Deri Hastalıkları Tedavisinde Kullanılan Otlar Tehlike Saçıyor

içerik

Deri Hastalıkları Nelerdir?

Deri Hastalıkları Tedavisinde Kullanılan Otlar Tehlike Saçıyor

Deri Hastalıkları Nelerdir?

Deri vücudu örten en büyük organlardan biridir.
Derinin görevi ise, vücudun ısısını dengelemek, gaz alışverişi yaparak solunuma ve terleyerek boşaltıma yardımcı olmasıdır. Derinin bir diğer görevi ise, vücudu dış etkilerden korumaktır. “Deri aynı zamanda bağışıklık süreçleriyle de ilgilidir ve metabolik fonksiyonlara sahiptir.”

Deri üç bölümden oluşmaktadır:

  • Üst Deri (Epidermis)
  • Alt Deri (Dermis)
  • Deri Altı (Subkutis, alt derinin bir parçasıdır)

Üst Deri (Epidermis)

  • Derinin alt bölümlerini koruyan tabakadır.
  • Bu tabakada kan damarları ve sinirler bulunmaz.
  • Üst derinin dış bölümü ölü hücrelerden meydana gelmiştir.
  • Derinin rengini belirleyen hücreler bulunur.
  • Deriyi zararlı ışınlardan korur.

Alt Deri (Dermis)

  • Üst deriye göre daha kalındır ve canlı hücrelerden oluşur.
  • Kan damarları, sinirler, ter bezleri, yağ bezleri, kıl kasları ve duyu almaçları bulunur.
  • “Deriye esnekliğini verir ve ince elastik lifler bulunur .”

Deri Altı (Subkutis)“Aslında dermis ve subkutis arasında net bir sınır bulunmaz ve her iki bölümün kalınlıkları ve geçiş özellikleri cinsiyete, yaşa, beslenme durumu ve yaşam koşullarıyla, vücudun hangi bölgesinde olduğuna göre değişir.”Vücudu çapmalara ve vurmalara karşı korur ve vücudun ısı kaybını önler.

Burada ter bezleri yer alır ve boşaltıma yardımcı olur.

Hastalıklar

  • Atopik Egzama (Atopik Dermatit)
  • Ergenlik Sivilcesi (Akne Vulgaris)
  • Kellik (Alopesi)
  • Kurdeşen (Urtiker)
  • n (n Planus)
  • Mantar Hastalığı ( Fungal Enfeksiyon)
  • Pitriazis Rosea
  • Uçuk (Herpes Simpleks)
  • Vitiligo
  • Behçet Hastalığı
  • Cüzzam (Lepra)

Atopik Egzama

“Atopik” ne demektir?
“Atopik” kelimesi deri ve solunum yollarının (burun ve akciğer gibi) aşırı duyarlı olmasına denir. “Bu terim genelde saman nezlesi ve astım gibi alerjik hastalığı olanlarda kullanılır.”

“Atopik Egzama” kac yaşında başlar, belirtileri nelerdir?
Atopik Egzama herhangi bir yaşta görülebilir. Bebeklerde görülme riski daha fazladır. Belirtileri, yüzde, kol ve bacakların dış yüzeyinde görülür. Büyüklerde ise genellikle kol ve bacakların iç yüzleriyle beraber vücudun her yerinde olabilir.

Atopik Egzama bulaşıcı mıdır?
Hayır, bulaşıcı değildir.

Nasıl tedavi edilir? Nelere dikkat edilmelidir?Tedavisi için mutlaka bir dermatoloğa gitmek gerekir. Ancak tetikleyici faktörlerden uzak durmak adına şu konulara dikkat etmek gerekir:1- Daima nemlendirilmelidir. Cilt kuru kalmamalı ve kısa süreli ılık banyo ve banyo sonrası nemlendirici sürülmelidir.

2- Cildi tahriş edebilecek maddelerden uzak durulmalıdır. Sabun, deterjan, parfüm, yün vb. cildi tahriş edebilir.3- Aşırı şekilde terlenmemeli ve çok sıcak ortamlardan uzak durulması gerekmektedir.4- Hasta olan bölgeleri kaşımamalı ve tırnakları kısa tutmalıyız. Stres, insanı kaşımaya yönelttiği için stresten uzak durulmalıdır.

5- Giysi seçiminde sentetik ve yünlü kıyafet kullanılması yanlıştır.

6- Saptanmış bir alerji varsa bundan uzak durulmalıdır.

Atopik Egzama iyileşir mi?
Hafifleme ve kaybolma ihtimali olsa da tekrarlayabilir.

Ergenlik Sivilcesi (Akne Vulgaris)

Sivilce nedir?
“Kıl-yağ bezi ünitesinin uzun süren ve tekrarlayan iltihabi bir hastalığıdır. “Genellikle yüz, sırt, göğüs ve omuzlara yerleşmektedir. En sık ergenlik çağında görülmektedir. Sağlıklı ve dengeli beslenme esası dışında beslenildiğinde sivilce oranı artabilir.

Hormon bozukluğuyla bir ilişkisi var mıdır?
Hormon düzeylerinin değişiklik gösterdiği ergenlik çağında sık görülmesine rağmen hekim tarafından öngörülmedikçe herhangi bir hormon bozukluğuna işaret etmez.

Sivilceyi artıran etkenler nelerdir?
Stres, fazla terleme, kozmetik ve kimyasal maddeler sivilceyi etkiler.

Sinirsel gerginlik sivilceye yol açar mı?
Sinirsel gerginlik, sivilce oluşumuna direkt bir etkisi yoktur. Ruhsal gerilim sivilceye yol açmaz. Fakat sivilce, sivilcesi olan birinde ruhsal gerilime yol açabilir.

“Bu durum özellikle gençlerde cok belirgindir. Bir çok hasta sivilcenin başlangıç elemanı olan siyah noktalar ve kıl köklerini ilgilendiren iltihapsız kabarıklıkları tahrip etmekle sivilce gelişimini engelleyebilecekleri sanısındadırlar.

Yapılmaması gerekenler nelerdir?
Sivilcelerinizi ellemeyiniz, sıkmayınız, yolmayınız. Aksi takdirde yeni sivilce oluşmasına, iz bırakmasına ve mikrop kapmasına yol açabilirsiniz.

Bulaşıcı mıdır?
Hayır, bulaşıcı değildir.

Tedavide dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
“Doktor kontrolünde ve uzun süreli tedavi gerektirir. Hastanın doktoruna güvenmesi, ilaçlarını düzenli şekilde kullanması ve takiplerine devam etmesi gerekir. Beklenmeyen bir etki görüldüğünde ise mutlaka hekiminize başvurunuz.”

Kellik (Alopesi)

Saç dökülmesi nedir?24 saat içerisinde 100 adetten fazla kıl dökülmesidir. Genel olarak 3 tip saç dökülmesi vardır:Yaygın saç dökülmesi;

Doğum, stres, ameliyat ve yüksek ateşli hastalıklardan 1-2 ay sonra saç dökülmesinde geçici bir süre için (6 ay) artış meydana gelebilir. Bunun dışında endokrinolojik hastalıklar sonucu dökülme yaşanabilir. Şeker hastalığı, bu tür hastalıklara iyi bir örnektir.

Bölgesel iz bırakmayan bazı kozmetik uygulamalar sonrası (Fön gibi) ve yüzeysel mantar hastalığında meydana gelebilir.

Bölgesel iz bırakan; bazı ailesel hastalıklar ve tümörel hastalıklar sonucu oluşabilir. Bunlar geriye dönüşümsüz harabiyet meydana getirir.

En çok hangi yaşlarda meydana gelir?
Bayanlarda 20-30, erkeklerde 30-40 yaşlarında meydana gelir.

Bulaşıcı mıdır?Bulaşıcı değildir.Saç dökülmesini engelleyecek kesin bir tedavi yöntemi var mıdır?

Tedaviye erken başlanırsa engellenebilir. Ayrıca Doktor tavsiyesi ile saç dökülmesini durduracak etkili ilaçlar da kullanılabilir.

Kurdeşen (Ürtiker)

Ürtiker nedir?
Latince’den gelen”Urtica” kelimesi ısırgan otundan gelmektedir. Halk arasında “kurdeşen” olarak bilinen bu hastalıkta genelde tüm vücutta yaygın olarak görülen, ciltten hafif kabarık, sınırları genelde belirgin, farklı boyutlarda, kızarık, bazen ortası soluk olabilen döküntüler oluşur.

Kurdeşen hayati teh yaratır mı?
Sadece cilde lokalize olmuşsa hayati teh yaratmaz. Fakat ciltte döküntüye yol açan deri altı ödem soluk borusuna kadar ilerlemişse hayati teh yaratabilir.

Ürtikerin nedenleri nelerdir?İlaçlar (Penisilin başta olmak üzere)Gıdalar(Yumurta, balık gibi pek çok gıda)Ev tozları ve hayvan tüyleri

Böcek ısırmaları

Tedavileri nelerdir ;
Öncelikle doktora başvurulmalıdır. Eğer hastalık tekrar ederse doktor değiştirmek yerine aynı doktora başvurulmalıdır. Ayrıca ilaç kullanımı ve balık, yumurta vb. gıdalarının tüketimine dikkat edilmelidir. Gereksiz ilaç kullanılmamalı ve balık , yumurta ve kabuklu yigeceklerin tüketimine dikkat edilmelidir.

n (Planus)

n Planus nedir?
n Planus, ağız içi, yemek borusu ve kadın ve erkek cinsel

organlarında görülen yaygın bir hastalıktır.

Bu hastalığı oluşturan başlıca etkenler nelerdir?
Stres, hastalığın oluşumda başlıca rol oynar. Bununla beraber hepatit B, hepatit C ve karaciğer hastalığı da etkenlerden biridir.

Hastalığa ait döküntülerin özellikleri nelerdir?
Bu döküntüler kaşımaya bağlı etkilerle ortaya çıkabilir. En çok döküntü el, ayak ve ön yüz bölgelerinde olur. Bu döküntüler miniktir fakat birleşerek geniş oluşumlar yaparlar.

Mantar Hastalığı

Mantar Hastalığı nedir? Nerelerde görülür?Mantar hastalığı, bulaşıcı, mikrobik, maya veya küf mantarlarının oluşturdukları hastalıklardır. ” Günlük yaşamda insan vücudu dışında da çok iyi bilindiği gibi maya ve küfler için en ideal üreme ortamı sıcak ve nemli ortamlardır”(Mat, 5)

Bu nedenle sıklıkla kasık, ayak parmakları arası, yüz ağız içi, tırnaklar saçlı deri ve bayanların cinsel organında görülmektedir.

Nasıl bulaşır?
Şapka, havlu, kep, otellerdeki halılar, banyo hamam gibi ortak kullanılan malzemeler ve yerler yoluyla bulaşabilir. Yakın temas halinde olduğunda insandan insana ve hayvandan insana bulaşabilir.

Tedavisi var mıdır?
Tedavisi vardır ve hastalık için doğru ilaçlar kullanıldığında düzelir. Fakat gerekli önlemler alınmazsa hastalık tekrarlayabilir. Ayrıca el ve ayak tırnaklarında mantar olursa tırnak çekilmemeli, doktora başvurulmalıdır.

Korunmak için ne yapılabilir?
Öncelikle kişisel eşyalar başkasıyla ortaklaşa kullanılmamalıdır. Vücudun kuru tutulması gerekir.

Her insanın hangi mantara yatkın olup olmadığı bilinmediği için alınması gereken önlemler farklıdır. Örneğin çocuklar saçlı derinin kimyasal yapısındaki özellik sebebiyle saçlı deri mantarına yatkındırlar.

Bunun için saçlarını temiz tutmaya özen göstermeli ve kapalı tutmamalılardır.

Pitriazis Rosea

Pitriazis rosea nedir?
Halk arasında “Gül Hastaligi” olarak bilinen ve derinin sık görünen hastalıklarından biridir.

Hastalığın sebebi nedir?
Pitriazis roseanin, kesin bir sebebi olmamakla beraber, virüslere karşı aşırı duyarlılıktan oluştuğu düşünülmektedir.

Nasıl ortaya çıkar ve yiyeceklerle bir ilişkisi var mıdır?
Önce büyük yuvarlak, kepekli ve döküntü şeklinde başlar ve her 5-15 gün içerisinde daha küçükleri ortaya çıkar ve yiyecekle bir ilişkisi yoktur.

Hastalık ne kadar sürer?
2-3 ay içerisinde geçer.

Uçuk (Herpes Simpleks)

Uçuk nedir ve nerelerde görülür?
Bir enfeksiyonun rahatsızlık yaratan ve görünüşü bozan sonuçlarıdır. “Herpes simpleks virus tip 1” uçuğa yol acan virüstür. Genellikle dudak, burun delikleri ve çevresi etrafında oluşur.

Hastalık nasıl bulaşır?
Doğrudan bir uçuğa dokunularak ya da ev eşyalarının paylaşılması yoluyla bulaşabilir. Bu şekilde virüs yalnızca ağız çevresine değil, göze ve cinsel organlara veya derinin bütünlüğünün bozulduğu herhangi bir bölgeye geçebilir.

Bu hastalık neden tekrarlıyor?
İlk enfeksiyon sonrasında, enfeksiyon olan bölgedeki sinirler grubu uykuya yatıyor ve o bölge uçuğun tekrarlanması için ideal bir yer oluyor.

Vitiligo

Vitiligo nedir?
Deri üzerinde beyaz lekelerin oluşmasına vitiligo denir. Vücutta vitiligo görülürse doktora başvurulmalıdır.

Vitiligo neden olur?
Vitiligonun oluşmasının temel ya da kanıtlanmış bir sebebi yoktur. Fakat vücuda renk veren hücrelerin sebepsiz bir şekilde yok olması sonucunda oluşan beyaz lekelere denir.

Vitiligonun tedavisi var mıdır?
Vitiligo kozmetik bir problemdir. Makyaj malzemeleri ile üstü örtülebilir. Onun dışında çeşitli tedavileri vardır. Bu tedaviler en az 3 ay sürer.

Vitiligo hastalığı olan bireyler nelere dikkat etmelidir?
Vitiligonun oluşmasının temel nedeni deriye rengini veren hücrelerin yok olmasıdır.

Bu hücreler aynı zamanda deriyi zararlı güneş ışınlarından korur. Bu yüzden vitiligosu olan insan güneşin zararlı ışınlarından uzak durmalıdır.

Kolaylıkla deride yanıklar oluşabilir ve kanser oluşumunu destekleyen benler oluşabilir.

Behçet Hastalığı

Prof. Dr. Hulusi Behçet
Hulusi Behçet, Türk dermatoloji ve bilim insanıdır. 1939 yılında kan damarı eflamasyonu olan ve bugün kendi adıyla adlandırılan Behçet hastalığını açıklayan ilk bilim adamıdır. Çalışmalarını İstanbul Tıp Fakültesinde sürdürmüştür.

Behçet Hastalığı nedir?
Behçet Hastalığı, ağız içi ve cinsel bölgede yaralar açan, ayrıca deri, göz, eklemler, damarlar başta olmak üzere vücuttaki tüm organ ve dokuları yayılabilen, nedeni belli olmayan bir hastalıktır.

Behçet Hastalığının belirtileri?Ağız yaraları hastaların hemen hemen hepsinde vardır. Hastalığın diğer belirtileri ortaya çıkmadan yıllarca önce tek başına görülebilir. Yaralar; yanak içi, dil, dudaklar, yumuşak damakta tek ya da çok sayıda ortaya çıkabilir.

Yaraların ortası kirli beyaz, etrafı kızarık ve ağrılıdır. Cinsel bölgede ağrı oluşur.Çeşitli deri belirtileri ortaya çıkar. Bacaklarda kırmızı ve ağrılı düğmeler oluşur. Nadiren vücutta dağınık şekilde oluşur.

Hastalık ilerledikçe, çeşitli yerlerde sivilceye benzer belirtiler de çıkmaya başlar.

Eklemlerde, damarlarda ve sinir sisteminde belirtiler olur.

Kaynakça: http://www.nhp.com.tr

Источник: http://bilgicem.com/saglik/deri-hastaliklari-nelerdir/

Deri Hastalıkları

Deri Hastalıkları Tedavisinde Kullanılan Otlar Tehlike Saçıyor

Deri vücudumuzu örten en büyük organdır.
Derinin görevi, vücut ısısını ayarlamak, gaz alışverişi yaparak solunuma ve terleyerek boşaltıma yardımcı olmaktadır. Deri, ayrıca vücudu dış etkilerden korumaktadır. “Deri aynı zamanda bağışıklık süreçleriyle de ilgilidir ve metabolik fonksiyonlara sahiptir.”

Deri üç bölümden oluşmaktadır:

  • Üst Deri (Epidermis)
  • Alt Deri (Dermis)
  • Deri Altı (Subkutis, alt derinin bir parçasıdır)

Üst Deri (Epidermis)

  • Derinin alt bölümlerini koruyan tabakadır.
  • Bu tabakada kan damarları ve sinirler bulunmaz.
  • Üst derinin dış bölümü ölü hücrelerden meydana gelmiştir.
  • Derinin rengini belirleyen hücreler bulunur.
  • Deriyi zararlı ışınlardan korur.

Alt Deri (Dermis)

  • Üst deriye göre daha kalındır ve canlı hücrelerden oluşur.
  • Kan damarları, sinirler, ter bezleri, yağ bezleri, kıl kasları ve duyu almaçları bulunur.
  • “Deriye esnekliğini verir ve ince elastik lifler bulunur .”

Deri Altı (Subkutis) “Aslında dermis ve subkutis arasında net bir sınır bulunmaz ve her iki bölümün kalınlıkları ve geçiş özellikleri cinsiyete, yaşa, beslenme durumu ve yaşam koşullarıyla, vücudun hangi bölgesinde olduğuna göre değişir.” Vücudu çapmalara ve vurmalara karşı korur ve vücudun ısı kaybını önler.

Burada ter bezleri yer alır ve boşaltıma yardımcı olur.

Hastalıklar

  • Atopik Egzama (Atopik Dermatit)
  • Ergenlik Sivilcesi (Akne Vulgaris)
  • Kellik (Alopesi)
  • Kurdeşen (Urtiker)
  • n (n Planus)
  • Mantar Hastalığı ( Fungal Enfeksiyon)
  • Pitriazis Rosea
  • Uçuk (Herpes Simpleks)
  • Vitiligo
  • Behçet Hastalığı
  • Cüzzam (Lepra)

Cilt (Deri) Hastalıkları Çeşitleri Nelerdir? Belirtileri ve Bitkisel Tedavileri

Deri Hastalıkları Tedavisinde Kullanılan Otlar Tehlike Saçıyor

Çeşitli fiziksel ve psikolojik etkenlerden dolayı cilt yani deri üzerinde meydana gelen rahatsızlıklar genel anlamda cilt hastalıklarını oluşturur.

Cilt hastalıkları stres, kötü beslenme, zararlı alışkanlıklar ve uykusuzluk gibi olumsuz etkenler nedeniyle meydana gelmektedir.

Bununla birlikte genetik faktörler nedeniyle de cilt yani deri hastalıkları görülebilir.

Deri hastalıkları başka bir hastalığın belirtisi veya sonucu olarak da kendisini belli edebilir. Dünya üzerinde yaygın bir şekilde görülen cilt hastalıkları arasında sivilce, egzama, kurdeşen dökülmesi, mantar, Sedef hastalığı, isilik, zona hastalığı, Behçet ve vitiligo sayılabilir.

Bu hastalıklar cilt üzerinde tahriş görünümüne neden olmakla birlikte zaman zaman ağrı ve acı hissi de yaşatır. Cilt hastalıklarının büyük bir kısmı bulaşıcı olma özelliği gösterir. Kimi cilt hastalıkları yüz ve çevresinde başladıktan sonra vücudun diğer kısımlarına yayılma gösterebilir.

Mantar ve Sedef hastalığı gibi deri rahatsızlıkları ise cilt ile birlikte tırnak ve saç yapısını da etkilemektedir.

Tüm deri hastalıkları ortak özelliklere sahip olmakla birlikte, birbirinden ayrılmasını sağlayacak belirgin belirti ve sebeplere de sahiptir.

Örneğin egzama ve Sedef hastalığında cildin pul pul döküldü görülürken, akne hastalığı daha çok iltihaplı bir durumu temsil etmektedir.

Bütün cilt hastalıkları tıbbi yöntemlerle araştırılmalı ve tedavisinde de aynı anlayış + uygulanmalıdır. Cilt hastalıklarına neden olan sebepler çok geniş çapta sayılabilir. Yanlış bir temizlik malzemesi kullanımı bile cilt hastalıklarına neden olabilir.

Cilt Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?

Cilt hastalıkları genellikle kızarıklık ve kaşıntı gibi en temel belirtiler ile kendisini gösterir. Hemen hemen her cilt hastalıkları belirtileri içerisinde kaşıntı olmaktadır.

Bu kaşıntıya kaşıyarak cevap verilmesi halinde belirtiler daha fazla kızarıklık ve şişlikler ile devam eder.

Aynı zamanda cildin pul pul dökülmesi, sivilceye benzer oluşumlar, iltihaplanma, yer yer kanamalar, dokunulduğu zaman sızı ya da acı hissi olması ve iltihap akması da cilt hastalıkları belirtileri arasında yer alır.

Yapılması Gerekenler ve Bitkisel Tedavileri

Cilt hastalıkları bitkisel tedavisi konusunda pratik ve faydalı uygulamalar yerine getirilebilir. Bu konuda birçok bitki, yağ, kür ve merhem fayda sağlar.

Cilt hastalıklarının bitkisel tedavisi için önerilen doğal yöntemler hem pratik hem de ekonomik olacaktır.

Bitkisel tedavi yöntemleri ne kadar güvenilir olursa olsun, bu yöntemlere de tıbbi bir bakış açısıyla yaklaşmak en doğrusu olacaktır.

Akneye Ne İyi Gelir? Akne Nasıl Geçer?

Daha çok gelişme çağındaki bireylerde görülen akne sorunu aslında her yaş grubu için riskli bir cilt hastalığıdır. Karbonat akne sorununu gidermek için büyük ölçüde fayda sağlar. Bir tatlı kaşığı karbonat içerisine iki tatlı kaşığı su ve birkaç damla limon ekledikten sonra haftada bir kez yüz üzerine sürüp 10 dakika bekletmek çok iyi gelecektir.

Egzamaya Ne İyi Gelir? Egzama Nasıl Geçer?

Egzama hastalığı, cildin pul pul dökülmesi ile birlikte kendisini gösteren bir rahatsızlıktır. İltihaplanma ve ağrıları azaltmak için aloe vera içeren bitkisel tedavi yöntemleri çok fayda sağlar. Doktorlar da içerisinde aloe vera bulunan kremleri önermektedir.

Benlere Ne İyi Gelir? Benler Nasıl Geçer?

Vücudun hiçbir sebep yokken farklı noktalarında çıkan benler için büyük ölçüde önlem almak amacıyla karbonat içeren maskeler iyi gelebilir.

Vitiligoya Ne İyi Gelir? Vitiligo Nasıl Geçer?

Vücudun pigmentleri ile alakalı olan bir hastalık olarak bilinen vitiligo rahatsızlığı için iki yemek kaşığı kırmızı kil tozu ve bir çorba kaşığı zencefil suyunun karıştırılması gerekmektedir. Bu karışım sabah ve akşam olmak üzere iki kez yüze sürülüp 10 dakika bekletilmelidir.

Zona Hastalığına Ne İyi Gelir? Zona Nasıl Geçer?

Virüslerin sebep olduğu bir cilt hastalığı olarak bilinen zona hastalığı, enfeksiyon açısından tehlidir. Bu nedenle antibiyotik etkisi yaratacak yöntemler uygulanmalıdır. Soğan ve sarımsak ile buğdayı unu hem kaşıntıyı alması hem de iltihabı engellemesi açısından tercih edilebilir.

Kurdeşene Ne İyi Gelir? Kurdeşen Nasıl Geçer?

Ürtiker adı ile de bilinen kurdeşen hastalığı için özellikle kaşıntıyı alması ve kızarıklığın giderilmesi açısından soğan içeren kürler ve soğuk kompresler faydalı olabilir. Bununla birlikte elma sirkesi, papatya ve buğdayı unu da kurdeşen için iyi gelecektir.

İsiliğe Ne İyi Gelir? İsilik Nasıl Geçer?

Daha çok yarattığı kaşıntı ve kızarıklık ile bilinen isilik hastalığı için buz kompresi uygulamak ve papatya içeren kremler sürmek iyi gelebilir.

Mantara Ne İyi Gelir? Mantar Nasıl Geçer?

Genellikle enfeksiyon ve iltihap içeren cilt hastalıkları dendiği zaman mantar oluşumu ilk sıralarda yer alır. İltihapların ve mikropların engellenmesi için mantar hastalığına sarımsakla hazırlanan kürler çok iyi gelmektedir.

Behçet Hastalığına Ne İyi Gelir? Behçet Nasıl Geçer?

Önemli cilt hastalıklarından birisi olan Behçet hastalığı iltihaplı bir cilt rahatsızlığıdır. Behçet hastalığı için dut kurusu ve tane karabiber ile hazırlanan kürler iyi gelebilir. Bu iki malzeme özellikle iltihapların engellenmesi açısından fayda sağlar.

Sedef Hastalığına Ne İyi Gelir? Sedef Nasıl Geçer?

Cildin soyularak yara almış görünümüne neden olan Sedef hastalığı için zerdeçal, zeytin yağı ve çay ağacı yağı ile hazırlanan kürler büyük ölçüde fayda sağlar.

Uçuk Nedir?

Uçuk, Herpeks Simpleks adlı virüsün özellikle dudak üzerinde ve çevresinde meydana getirdiği bir cilt hastalığı olarak bilinir. Hastalığı bir virüs sebep olduğu için bulaşıcı olma özelliği de göstermektedir.

Bu nedenle dikkate alınması gereken bir hastalık olarak bilinir. Uçuk çıktıktan sonra dudak veya deri üzerinde birçok belirti ile birlikte kendisini göstermeye başlar.

Uçuk belirtileri görüldükten sonra geç kalınmadan tıbbi bir müdahale yapılması şarttır.

Gereken tedavi yöntemlerinin uygulanmasına rağmen uçuğun iyileşmesi en az bir haftalık bir süre gerektirmektedir. Özellikle grip ve benzeri soğuk algınlığı hastalıkları öncesinde uçuk çıktığı görülebilir.

Bununla birlikte kişisel temizliğe ve hijyene dikkat etmemek, ağır ve zararlı kimyasal içeren cilt ürünleri kullanmak, sivilce ve benzeri cilt problemleri, sağlıksız beslenme ve kansızlık gibi etkenler nedeniyle de uçuk çıktığı görülebilir.

Özellikle dudak çevresinde uçuk çıktıktan sonra konuşmak, gülmek ve ağız çevresini hareket ettirmek daha zor hale gelir. Uçuğun olduğu bölüm hareket ettikçe acı hissi yaşatacaktır.

Uçuk Belirtileri Nelerdir?

Dudak veya cilt üzerinde uçuk çıkmaya başladıktan sonra ilk olarak o bölgenin kaşınması ile belirtiler başlar. Daha sonra uçuğun çıkacağı bölgede hafif kızarıklıklar ve şişlikler görülebilir. Bu kızarıklıklar zamanla iltihaplı su torbalarına dönüşmektedir. İltihap cilt üzerine tamamen yerleştikten sonra daha kırmızı ve yara görünümlü bir hal alacaktır.

Birçok uçuk üzerine hafif dokunulduğunda bile sızı yaratmaktadır. Bununla birlikte çok fazla dokunulduğunda yayılma riski de artar. Uçuğun çıktığı bölgenin daha sıcak olması, hafif ateş yükselmesi ve uçuğun olduğu bölgenin hafif bir şekilde sızlaması da uçuk belirtileri arasında yer almaktadır.

Uçuğun belirtileri başladıktan hemen sonra müdahale edilmesi daha kolay ve kısa sürede iyileşmesi açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle uçuk belirtileri konusunda her birey bilinçlenmeli ve kendisinde herhangi bir belirti fark ettiğinde hemen gereken müdahaleyi sağlamalıdır.

Virüs kapılması veya hijyenik bazı ihmaller nedeniyle çıkan uçuk, stres ve uykusuzluk gibi problemler nedeniyle de çıkabilir. Fiziksel etkenler kadar psikolojik etkenler nedeniyle de uçuk problem yaşanabilir.

Gelişme çağında olan bireylerin beslenmesine dikkat etmemesi ya da vücutlarında meydana gelen bazı eksiklikler sonucunda uçuk problemini çok sık yaşadığı görülür.

Böbrek, akciğer ve kalp hastalıklarının belirtileri arasında da yer alan bir sorundur ancak tek başına yeterli değildir.

Uçuk Bitkisel Tedavisi

İnsanlar uçuğun daha hızlı ve kolay bir şekilde iyileşmesi için genellikle bitkisel tedavi yöntemleri konusunda araştırma yaparlar. Uçuk için bitkisel tedavi dendiği zaman akla ilk olarak sarımsak mucizesi gelecektir.

Doğal bir antibiyotik olarak bilinen sarımsak sayesinde uçuğa neden olan virüsleri büyük ölçüde engellemek mümkün olacaktır. Ancak sarımsağın beklenen faydayı gösterebilmesi için uçuk henüz yeni başlarken yaralı bölgeye hafif hafif bastırmak gerekmektedir.

Uçuk çok ilerlediğinde sarımsak etki etmeyecektir. Aynı şekilde yağsız süt uçuğa iyi gelecek bitkisel tedavi yöntemlerinden birisidir. İçerisinde alo vera ve C vitamini bulunan bitkisel kürler ile uçuk oluşumunu büyük ölçüde engellemek mümkün olacaktır. Bu nedenle uçuk belirtileri başladığı zaman bol bol C vitamini içeren besinler tüketilebilir.

Uçuk Çıktıktan Sonra Ne Yapmalı?

Kendisinde uçuk çıkan bireyler kişisel temizliğine ve hijyenine çok daha dikkat ederek günlük yaşamına devam etmelidir. Uçuk bulaşıcı bir hastalık olduğu için kişisel malzemelerini kendisinden başka hiç kimse kullanmamalıdır. Havlu ve benzeri eşyalar günlük olarak değiştirilmelidir.

Uçuk üzerinde çok fazla sıcak veya soğuk malzemeler dokundurulmamalıdır. Bununla birlikte doktor onayı almamış herhangi bir tedavi yöntemi uygulanmamalıdır.

Bunun gibi yanlış hamleler virüs içeren uçukların daha tehli bir hal almasına neden olabilir. Uçuk genellikle iyileştikten sonra deri üzerinde iz bırakmaz.

Ancak uçuk bölgesi ile çok fazla oynamak ve yarayı kanatmak gibi yanlış hamleler hafif iz kalmasına neden olabilir.

Uçuk için kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemesi ve tıbbi anlamda onay verilen uygulamalarla iyileştirilmeye çalışılması en doğrusu olacaktır. Böylelikle beklenen süre içerisinde uçuğa neden olan virüs yok olarak iyileşme görülebilir.

Saraçolu- Egzama İçin Neler Yapılmalı? Video

Источник: https://saglikhaberleri.com/cilt-deri-hastaliklari-cesitleri-nelerdir-belirtileri-ve-bitkisel-tedavileri/

KOAH Tedavisinde Kullanılan İlaçlar ve Kullanım Şartları

Deri Hastalıkları Tedavisinde Kullanılan Otlar Tehlike Saçıyor

Koah hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında bronkodilatörler, iltihap gidericiler, antibiyotikler ve oksijen tedavisi yer alır. Koah ilaçları ancak önerilen doz ve sürelerde kullanılırsa etkili olur.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı çok tehli ve ilerleyici bir hastalık olmasına rağmen gerekli tedavilerin uygulanması halinde hastalığın ilerlemesi durdurulabilir ve karşılaşılan belirtiler önlenebilir.

Birazdan bahsedeceğimiz koah hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlara ek olarak; sigarayı bırakmanız, grip ve zatürre aşılarınızı yaptırmanız, stresten uzak durmanız ve beslenmenize dikkat etmeniz de koah tedavisinin bir parçasıdır.

Bronkodilatörler (Nefes Açıcı İlaçlar)

Bronkodilatör

Koah tedavisinde kullanılan ilaçlardan olan bu grupta beta 2 agonist, teofilin ve antikolinerjik içerikli ilaçlar bulunur. Her biri farklı bir etki süresine sahip olan bu ilaçlar genellikle hava yollarındaki kasları gevşeterek nefes darlığı, hırıltı öksürük belirtilerini azaltmak için kullanılır. Bu ilaçların neler olduklarını ve olası yan etkilerini tek tek inceleyelim.

Beta 2 agonist ilaçlar (Terbutalin, Salmaterol, Salbutamol, Formoterol)

Solunum yoluyla kullanılan bu koah ilaçları genellikle inhaler formunda bulunur. Ülkemizde; etkisi 4 ile 6 saat arasında süren kısa etkili ve 12 ile 24 saat arasında süren uzun etkili olmak üzere 2 formda satılır. Kullanan kişilerde görülen yan etkisi çarpıntı ve ellerde titremedir ancak bu iki yan etkide kısa zaman içinde kendiliğinden geçer.

Antikolinerjik ilaçlar (Tiyotropiyum, İpratopiyum)

Antikolinerjik koah ilaçları genel olarak 4-6 saat etkili olan kısa etkili beta2 agonistlerle beraber reçete edilir. Yani size yazılan inhaler içerisinde her iki ilaç da bulunur.

Ayrıca günde bir defa kullanılan uzun etkili tiyotropiyum ilaç da mevcuttur. Yan etkileri arasında; kabızlık, idrar güçlüğü ve ağız kuruluğu vardır. Bu etkilerin görülmemesi için bol bol su içilmelidir.

Teofilin

Enjeksiyon ve tablet formlarında bulunur. Önerilen dozun üzerine çıkılması durumunda; bulantı, çarpıntı, uykusuzluk ve kusma görülebilir. Bu ilacı kullanmadan önce birlikte kullanacağınız ilaçları doktorunuza bildirmelisiniz.

İltihap Gidericiler

İltihap giderici ilaç

KOAH hastalığı bronşlarda (hava kanalları) ve alveollerde (hava kesecikleri) akciğer dokusunu bozan iltihaplanmalara neden olabilir. Bu gruptaki koah ilaçları enfeksiyonların önüne geçmek için kullanılır.

İlerlemiş KOAH vakalarında görülebilecek olan enfeksiyonların tedavisinde kortikosteroidler kullanılır. Nefes açıcı olan bronkodilatör ve kortikosteroidin bir arada bulunduğu inhaler ilaçlar vardır. Bu tarz ilaçlar kullanıldıktan sonra ağız mutlaka bol su ile çalkalanıp tükürülmelidir. Aksi takdirde ses kısıklığı ve ağız içinde enfeksiyonlarla karşılaşılabilir.

Roflumilast

Genellikle koah başlangıcında kullanılması tavsiye edilmez. İleri evrelerde olan KOAH hastalarının tedavisinde kullanılan bu ilaç öksürük ve balgam çıkarma sorununa çözüm sunar. Tablet formunda bulunan bu ilaç daha çok sık sık koah atakları ile karşılaşıldığında kullanılır. Uzun süreli kullanımda hafif kilo kaybı ve bulantı gibi yan etkiler gösterebilir.

Antibiyotikler

Antibiyotikler

Kronik obstüktif akciğer hastalığıyla bağlantılı olarak; akciğerlerde, alveollerde(hava kesecikleri) ve bronşlarda (hava kanalları) bakterilerden kaynaklanan bir enfeksiyon varsa doktorlar tarafından antibiyotikler reçete edilebilir.

Antibiyotikleri doktorunuzun tavsiye ettiği dozdan daha yüksekte kullanmayın. Ayrıca ilacı tekrar almadan geçmesi gereken zaman geçmediyse bir etkisi olmayabilir. Bu yüzden doktorunuzun önerdiği saatlerde almaya çok dikkat edin.

Antibiyotiği düzenli olarak kullanmanıza rağmen durumunuzda bir düzelme görülmüyorsa doktorunuza danışmanız halinde başka bir antibiyotik reçete edebilir

Oksijen Tedavisi

Oksijen Tedavisi

Solunum yetmezliği; vücudun çalışması için yeterli olan oksijenin sağlanamaması durumudur. Hastalığın ileri evrelerinde karşılaşılan bu durum; yorgunluk ve uyku hali, kronik nefes darlığı, baş ağrısı, gerginlik ve huzursuzluk gibi durumlara neden olur. Bu evreye ulaşmış olan koah hastalığının tedavisinde sürekli oksijen tedavisi kullanılması gerekebilir.

Oksijen Tedavisi Alan KOAH Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler

  • Oksijen tüpünün ve makinesinin yakınlarında ateş yakmayın ve kesinlikle sigara içmeyin. Oksijen gazı yanıcı özellikte olduğu için çok tehli olabilir. Ayrıca ocak, fırın, soba gibi yanıcı maddelerin en az 2 metre uzağında tutmalısınız.
  • Düzenli olarak makinenin ayarlarını kontrol edin ve kesinlikle doktorunuzun önerdiği dozun dışına çıkmayın.
  • Cihazı satın aldığınız firmadan; bakım ve filtre değişim aralıklarını öğrenin ve kullanım talimatlarına uyun.

Kaynaklar

(2 oy, ortalama: 5,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/koah-tedavisinde-kullanilan-ilaclar.html

Emes Hastalığı İlaçları ve Emes Hastalığında Steroid Tedavisi

Deri Hastalıkları Tedavisinde Kullanılan Otlar Tehlike Saçıyor

Emes Hastalığı İlaçları

Emes hastalığı (MS Hastalığı – çoklu doku sertleşmesi) için kesin bir tedavi yöntemi yoktur. Ancak belirli emes hastalığı ilaçları hastalığın yönetilmesinde etkilidir.

(Emes hastalığının sebepleri, belirtileri, risk faktörleri ile ilgili ayrıntılı yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz)

Hastalığı Modifiye Eden Emes Hastalığı İlaçları

Yineleyici-düzelen MS adı verilen bir tür emes hastalığına sahipseniz ve hastalığınız yineliyorsa doktorunuz sizi öncelikle hastalığı modifiye eden emes hastalığı ilaçları tedavi etmek isteyebilir. Bu emes hastalığı ilaçları hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.

Hastalığı modifiye eden emes hastalığı ilaçları bağışıklık sistemini frenler. Böylece bağışıklık sistemi sinirleri çevreleyen miyelin isimli koruyucu katmana saldırmaz.

Hastalığı modifiye eden emes hastalığı ilaçları arasında şunlar yer alır:

  • Glatiramer asetat (Copaxone, Glatopa)
  • Interferon beta-1b (Betaseron, Extavia)

Hem hastalıktaki alevlenmeleri azaltan hem de Emes hastalığını hafifletmeye yarayan emes hastalığı ilaçları ise şunlardır:

  • Daclizumab (Zinbryta)
  • Dimetil fumarat (Tecfidera – Detaylı bilgi için buraya tıklayınız)
  • Fingolimod (Gilenya)
  • Interferon beta-1a (Avonex, Rebif)
  • Mitoksantron (Novantrone)
  • Natalizumab (Tysabri)
  • Okrelizumab (Ocrevus)
  • Peginterferon beta-1a (Plegridy)
  • Teriflunomid (Aubagio)

Interferon beta-1a (Avonex, Rebif)

İnterferon ilaçları ve Copaxone oldukça güvenilir ilaçlardır. Bunların yan eksilerinin çoğu enjeksiyonla ilgili yan etkilerdir: kızarıklık, sıcaklık, kaşıntı veya deride enjeksiyonun yapıldığı bölgede hafif şişme gibi.

İnterferon ilaçları alınırken baş ağrısı, yorgunluk, ateş ve üşüme gibi grip belirtilerine benzer belirtiler görülebilir. Ancak bu yan etkiler birkaç ay içerisinde ortadan kalkacaktır. Bu ilaçlar beyaz kan hücrelerinin sayısını bir miktar düşürdüğünden bağışıklık sistemiyle ilgili risk faktörlerini de yükseltebilirler.

Teriflunomid (Aubagio)

Emes hastalığının yineleyen türünü tedavi eden üç ilaç bulunmaktadır. Teriflunomid (Aubagio) günde bir kere alınan bir tablet şeklindedir.

Teriflunomid yan etkileri arasında ishal, anormal karaciğer testleri, mide bulantısı ve saç dökülmesi yer almaktadır.

Aubagio ilacı karaciğer problemleri ve doğum kusurları gibi yan etkileri nedeniyle FDA tarafından “siyah kutu” uyarısıyla etiketlenmiştir. Bu ilaç hamileler tarafından kesinlikle kullanılmamalıdır.

Gilenya yineleyen Emes hastalığında kullanılan bir diğer günlük tablettir. Bu ilaç alınmadan önce hastanın muhakkak suçiçeği aşısı yaptırması gerekmektedir (daha önce yaptırmamışsa). Bunun nedeni Gilenya ilacının klinik deneyleri sırasında bir hastanın kuşpalazına yakalanıp hayatını kaybetmiş olmasıdır.

Gilenya ilacının yan etkileri arasında baş ağrısı, ishal, sırt ağrısı, öksürük ve anormal karaciğer testleri yer almaktadır.

İlacın kalp atışını yavaşlatma olasılığı bulunduğundan ilk dozun alınmasını müteakiben doktor hastayı gözlem altında tutacaktır.

Ayrıca bu ilacı kullanan hastalarda bazı ilerlemeli çok odaklı lökoensefalopati (nadir bir beyin enfeksiyonu) vakaları bildirilmiştir.

Dimetil fumarat (Tecfidera)

Tecfidera yineleyen Emes hastalığı için günde iki kere alınan bir ilaçtır. Tecfidera bağışıklık hücrelerinin sayısını düşürebilir, bu nedenle ilaçtan sonra düzenli olarak kan tahlili yapılmalıdır.

Tecfidera ilacının en yaygın yan etkileri arasında kabarıklıklar, mide ağrısı, ishal, mide bulantısı ve kusma yer almaktadır. Tecfidera ilacındakine benzer bir etken madde dört ayrı ilerlemeli çok odaklı lökoensefalopati vakasıyla ilişkili olarak tespit edilmiştir.

(Tecfidera hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayınız)

Natalizumab (Tysabri)

Bu ilaçların işe yaramaması halinde bir sonraki adım natalizumab (Tysabri) ismi verilen hastalığı modifiye eden farklı bir ilacın denenmesidir.

Natalizumab etken maddesi bağışıklık hücrelerinin sinirlere hasar verdiği beyin ve omuriliğe girişini engeller bu ilaç da ilerlemeli çok odaklı lökoensefalopati ile bağlantılı görülmüştür.

Bu nedenle bu ilaç yalnızca diğer ilaçların tedavide işe yaramaması halinde doktor tarafından uygulanacaktır. Bu ilacı alıyorsanız doktorunuz sizi sıkı gözlem altında tutacaktır.

Mitoksantrone (Novantrone) Ve Alemtuzumab (Lemtrada)

Tedaviye cevap vermeyen şiddetli emes vakalarında doktorunuz mitoksantrone (Novantrone) veya alemtuzumab (Lemtrada) adı verilen ilaçları yazabilir. Her iki ilaç da kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarıdır.

Bunlar bağışıklık sistemini kontrol altına alarak sinir hücrelerine saldırmasını engellemek için kullanılmaktadır.

Bununla birlikte Novantron FDA tarafından kalp hasarı ve lösemi riski ile ilişkilendirildiğinden tedbirli bir şekilde kullanılmaktadır.

Alevlenme Dönemlerinde Tedavi

Hafif düzeydeki alevlenmeler kendiliğinden iyileşir. Bu nedenle sizi rahatsız etmiyorsa bunların tedavi edilmesi gerekmez. Diğer yandan alevlenmeler hayatınızı etkiliyorsa doktorunuz damar veya ağız yoluyla yüksek dozda steroid vererek alevlenmenin daha hızlı iyileşmesini sağlayabilir. Steroidler emes hastalığının genel seyir sürecini etkilemezler.

Şiddetli alevlenme görülen az sayıdaki hastanın steroidlere cevap vermediği görülmüştür. Bu durumda doktor plazma değişimi adı verilen bir teknik önerebilir. Plazma değişimi prosedüründe doktor kandaki plazma adı verilen sıvı kısmı beyaz ve kırmızı kan hücrelerinden ayırır. Kan vücuda tekrar verilmeden önce plazma değiştirilir.

Emes Hastalığında Diğer İlaçlar

Emes hastalığının belirli semptomlarını azaltmak için doktorunuz aşağıdaki ilaçları tavsiye edebilir.

  • Kas Tutulması ve spazmlar: Baclofen (lioresal) ve tizanidin (Zanaflex) gibi kas gevşeticiler veya klonazepam (Klonopin) ve diazepam (Valium) gibi yatıştırıcı ilaçlar.
  • Yorgunluk: Amantadin (Symmetrel), armodafinil (Nuvigil), modafinil (Provogil)
  • Depresyon: Bupropion (Wellbutrin), fluoksetin (Prozac) ve sertralin (Zoloft) gibi antidepresanlar
  • Kan Problemleri: Oksibutinin (Ditropan) veya tolterodin (Detrol)

Bir fizik tedavi uzmanı daha aktif olmanızı sağlamak için size egzersizler tavsiye edebilir. Ayrıca baston, yürüteç veya diğer yardımcı araçlarla hastanın hareketi sağlanabilir.

Emes hastalığı ilaçları ne kadar erken kullanılmaya başlanırsa o kadar iyidir. Bu ilaçlar hastalığın kişiye daha fazla zarar vermesini engellemek ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için uzun vadeli olarak kullanılacaktır.

Emes hastalığı ilaçları uzun süre alınması gereken ilaçlar olduğundan hasta kendini bu düzene alıştırmalıdır.

Emes ilaçlarının yan etkileri hasta için yönetilmesi zor hale gelirse veya emes hastalığı ilaçları hastayı rahatlatmıyorsa doktorunuzla görüşünüz.

Doktorunuz emes ilaçları içerisinden farklı bir ilaç önerebilir. Emes hastalığı ilaçları doktora danışılmadan kesinlikle bırakılmamalıdır.

IV Steroidler ile Emes Tedavisi

Solu-Medrol ve Decadron gibi ilaçlar enflamasyonu hafifleten ve akut multipl skleroz ataklarını tedavi etmek için kullanılan steroidlerdir.

Akut multipl skleroz atakları süresince emes hastalığı belirtilerinde belirgin bir artış gözlenir. Atağın başlangıcı birkaç gün veya hafta alabilir. Yeni belirtiler görülebilir veya uyuşukluk, titreme, konuşma bozukluğu, bulanık görme gibi emes belirtileri daha şiddetli hale gelebilir.

Emes atağı ortaya çıktığında tedavi planına göre bir sağlık merkezinde birkaç gün boyunca Medrol veya Decadron ilacı alınması gerekebilir.

Steroid Tedavisi Nedir?

IV Steroid tedavisinin uygulanacağı gün yaklaşık bir saat boyunca sağlık merkezinde kalmanız gerekecektir. Tedavi öncesinde tam kan tahlili, sodyum ve potasyum tahlilleri yapılabilir.

Sağlık uzmanı ayrıca tedaviden önce ve sonra tansiyonunuzu da ölçecektir. İlaç yaklaşık 30-45 dakika boyunca damar içi damlatma şeklinde veya doğrudan damara enjekte edilerek verilir.

Tedavi sonrasında hasta günlük faaliyetlerine (araç kullanmak dahil) devam edebilir.

Hastalar genellikle steroidlerle damar içi tedaviyi 1 ila 5 gün boyunca almaktadır. Tedavi sonrasında prednizon adı verilen bir steroidin ağız yoluyla alınması istenebilir. Bu ilacın ne zaman ve ne sıklıkla alınacağı sağlık görevlisi tarafından size anlatılacaktır.

IV Steroid Emes Tedavisinin Yan Etkileri

IV Steroidemes tedavisinin yan etkileri herkeste görülmeyebilir. Ancak bu tedavinin en yaygın yan etkileri şunlardır:

  • Mide yanması veya hazımsızlık gibi mide şikayetleri
  • Enerji artışı
  • Kalp atışının artması
  • Yüz, boyun veya göğüste kızarıklık
  • Sıcak veya soğuk hissetme
  • Sıvı kaybı (tuzlu gıdalardan uzak durun)
  • Duygu durum değişiklikleri (coşku, huzursuzluk, asabiyet gibi)
  • Ağızda metal tadı
  • Uykusuzluk
  • Mide bulantısı

Steroidlerin yan etkileri uzun vadede şunlar olabilir:

Steroid kullanımı osteoporoz riskini arttırdığından hastanın bu tedavi süresince beslenmesinde süt ve süt ürünlerini daha fazla tüketmesi yararlı olacaktır. Ayrıca D vitamini içeren kalsiyum takviyelerini de doktorunuza danışabilirsiniz.

Siz de Emes hastalığı ilaçları konusundaki deneyimlerinizi aşağıdaki yorum alanından diğer okuyucularımızla paylaşabilirsiniz!

Источник: https://www.iyibakkendine.com/emes-hastaligi-ilaclari-steroid-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.