Diş Eksikliği Kariyerinize Engel Oluyor!

içerik

Diş Eksikliği Polisliğe Engel Mi

Diş Eksikliği Kariyerinize Engel Oluyor!

Polis mesleğini seçen kişiler meslek hayatlarında karşılaşacakları zorlukların yanı sıra mesleğe girmeden önce de sınavlarda olsun sağlık raporu olsun bazı zorluklarla karşılaşmaktadır.

Emniyet Genel Müdürlüğü polis alımlarında özellikle Polis Meslek Yüksek Okuluna girişte başvuran adayların sağlık yönünden titizlikle inceleme yapılmaktadır. PMYO’na başvurusunu yapan adaylar ilk sözlü mülakata gittiklerinde komisyonda bulunan doktorlar tarafından dış muayene yapılmaktadır.

Polis alımlarda özellikle dikkat edilen hususlardan birisi eşkal belirleyici nitelikte iz veya emare bulunmaması gerekmektedir. Onun için yüz bölümünde, kolda, ellerde veya dişlerde dışarıdan bakıldığı zaman kişinin aklında kalıcı iz veya belirtilerin bulunmaması gerekmektedir.

Polis adayların akıllarına takılan sorulardan birisi de Diş Eksikliği Polisliğe Engel mi sorusu bulunmaktadır.

Polis Adayları İçin Diş Eksikliği Polisliğe Engel Mi

Polis alımlarında Emniyet Genel Müdürlüğünün Sağlık Şartları Yönetmenliğindeki kurallar geçerli olduğu için Diş Eksikliği Polisliğe Engel mi sorusuna buradaki maddelere bakarak cevaplamak açıklayıcı olacaktır. Yönetmeliğin Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde yer alan maddelerde şu hususlar belirtilmektedir.

  • Ön grup dişlerin olmaması öğrenciliği etkileyeceği,
  • Ön grup dişlerinden hariç 5 veya 5’ten fazla diş eksiğinin bulunması,
  • Alt ve üst çene arasındaki dişler arasında 6 mm’den fazla açıklık olması nedeni ile alt çene geriliği,
  • Alt ve üst çene arasındaki dişler arasında 3 mm’den fazla açıklık olması nedeni ile alt çene ilerikliği,
  • 6 mm fazla open – bite vakaları,
  • Çene eklem rahatsızlığı, kemik iltihapları ve şekil bozuklukları gibi durumları bulunan kişiler başvuru yapsalar dahi sağlık yönünden elenmektedirler.

Belirtilen kurallara bakıldığında kişilerin güldüğünde veya normal olarak duruşlarında ön dişlerinin olmaması nedeni ile konuşmalarında yaşanılan bozukluk ve dikkat çekici olması, ayrıca ön dişler haricinde 5 dişin eksikliği de öğrenciliğe kabul edilmemektedir.

Alt çenenin önce veya geride olması durumunda da belirleyici bir özellik olduğu kabul edilerek böyle durumda olan kişilerde sağlık raporunda elenerek öğrenciliğe kabul edilmemektedir.

Diş Eksikliği Polisliğe Engel mi sorusu ile ilgili olarak Open – Bite vakası denilen ön dişler ile alt dişler arasındaki açıklıktan dolayı dişlerin birbirine temas etmemesinden dolayı ağızda istemsiz açıklık meydana geldiğinden bu durumda belirleyici bir etken olduğundan bu rahatsızlığı bulunan kişilerde öğrenciliğe kabul edilmemektedir.

Diş Eksikliği Polisliğe Engel Mi Sorusunun Cevabı

Yönetmelik kapsamında sayılan diş rahatsızlıklarının hepsinin tedavisi bulunduğu için polis olmak isteyen kişiler bu rahatsızlıklarından biri mevcut ise başvuru da bulunmadan önce mutlaka gerekli tedavilerini yaptırmaları gerekmektedir.

Diş Eksikliği Polisliğe Engel mi sorusuna cevap arayanlar yönetmelikte belirtilen bu hususlar kapsamında kendilerinde bir rahatsızlığı yer alıyorsa sağlık kurulunda elenebilirler.

Dişlerin tel bulunan kişiler sağlık kurulunda herhangi bir problem yaşamayacaklardır ancak telin ne zaman çıkarılacağı bu noktada önemlidir. Dişlerde bulunan tellerde belirleyici bir özellik olarak değerlendirilmektedir.

Diş Eksikliği Polisliğe Engel mi diye merak eden kişiler diş problemlerini aşmaları dahilinde12 ayrı birimden de muayene olmaları ve sağlam raporu almaları gerekmektedir.

Lisans ve Önlisans mezunu olan kişilerin başvuru yaptıkları POMEM başvurularında da sağlık rapor alımlarında da bu hususlara dikkat edilmektedir.

Bunun yanı sıra adaylardan bazı tahlillerin yapılması istenildiğinden yapılacak bu tahliller de polisliğe engel teşkil edecek durumun olmaması gerekmektedir.  Adaylara başvuru yaptıktan sonra verilen Sağlık Bilgi Formunda yer alan soruları doldurarak imzalamaları istenilmektedir.

Bu alanda adayların geçmişten itibaren sağlıkları ile herhangi bir problemlerinin olup olmadığı, yaşadıkları sağlık problemleri ile ilgili sorular yöneltilmektedir. Burada istenilen bilgiler var veya yok olarak cevaplandırılmaktadır.

Diş Eksikliği Polisliğe Engel Mi Tedavisi Bulunmakta mı

Dahiliye bölümünde muayene olan adaylarda şeker, tansiyon, organ eksikliği gibi rahatsızlığı bulunan kişiler adaylığa kabul edilmemektedirler.

Bulaşıcı rahatsızlığı bulunanlar rahatsızlığını sürekli ilaç tedavisi altında tutmaya çalışanlar, solunum rahatsızlığı bulunanlar da elenmektedirler.

Konuşma bozukluğu bulunanlar, iç kulak iltihabı olanlar, Vertigo ve venier gibi kulak rahatsızlığı bulunanlar ile dişlerinde belirli sayıda eksik olanlar kişilerinde adaylığı kabul edilmemektedir.

Polis adaylarının lens kullanılmasına izin verilmediği için renk körü olanlar, şaşı, göz bebeklerinde yabancı cisim olanlar, görme oranı gözündeki rahatsızlığa göre belirtilen orandan yüksek olan kişilerde sağlık kurulunca elenmektedirler. Diş Eksikliği Polisliğe Engel mi diye düşünen adaylar bu konuları da değerlendirmelidir.

Emniyet Genel Müdürlüğü Sağlık Şartları Yönetmeliğinde adayların hangi rahatsızlıkları bulunduğu ve derecesinin ne olduğunda adaylıklarının kabul edileceği veya edilmeyeceği ayrıntılı olarak belirtildiği için polis olmayı düşünenler //www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/01/20180103-1-1.

pdf adresinde yer alan şartları kontrol etmeleri gerekmektedir. Sağlık şartlarının yanı sıra polis alımlarında ayrıca belirtilen şartları da okuyarak başvurunuzu yaparsanız, şartlarınızın uymadığı gerekçesi ile elenme yaşadığınızda hayal kırıklığı yaşamamış olursunuz.

Diş Eksikliği Polisliğe Engel mi sorusunun cevabını hem yazı da hem de belirtilen adreste bulmanız mümkündür.

Ön dişlerde veya ön dişler haricinde 5 ve 5’ten fazla diş eksiği olanlar ile dişlerin arasındaki açıklıktan dolayı ağız ve çene yapısında bozukluk bulunan kişiler komisyonda elenebildikleri gibi, tam teşekküllü devlet hastanelerinden alacakları raporlarda ilgili bölüme şerh düşürüldüğü için elenebilmektedirler.

Diş Eksikliği Polisliğe Engel mi sorusuna cevap bulan adaylar böyle rahatsızlıkları bulunuyor ise tedavilerine baktırarak başvurularını yapabilirler.

Zorlu bir yoldan geçecek olan adaylar polislik mesleğine gönül vermişler ise bu meşakkatli yolu geçerlerken dikkatli olmaları gerektiği gibi belirtilen hususlara bakmaları gerekmektedirler.

Источник: //www.sgkraporu.com/dis-eksikligi-polislige-engel-mi/

Diş Eksikliği – Eksik Dişlerin Tamamlanması

Diş Eksikliği Kariyerinize Engel Oluyor!

En büyük diş sorunlarından bir tanesi diş eksikliğidir. Dişlerin değişik sebeplerle kaybedildiği hastalarda çiğneme konuşma ve estetik problemler ortaya çıkar. Bu sorunları gidermek amacı ile eksik diş yerine diş köprüsü veya implant uygulamaları yapılır.

6 yaşında çıkmaya başlayan sürekli dişler çeşitli nedenler ile kaybedilebilir.

En çok rastlanılan diş çekim nedenleri

  • Dolgu veya protez yapılamayacak kadar madde kaybedilmiş dişlerin çekimi
  • Kanal tedavisi yapmanın mümkün olmadığı akut enfeksiyonlu dişlerin çekimi
  • Dişlerin çene kemiği desteklerini aşırı ölçüde kaybettiği diş eti hastalığı bulunan dişlerin çekimi.
  • Kök ucunda enfeksiyon bulunan dişlere uygulanan rezeksiyon ameliyatına rağmen olumlu yanıt alınamayan dişlerin çekimi,
  • Çocuk veya travma nedeni ile ağızda sadece kök olarak kalmış dişlerin çekimi
  • Ortodonti tedavisi için çekilmesi gereken dişlerin çekimi
  • Fazla dişlerin çekimi
  • Üst çenede sinüs iltihabına yol açan sinüs boşlukları ile bağlantılı dişlerin çekimi
  • Enfeksiyona(mikroorganizmaların enfeksiyon odağından yani dişten kan veya lenf yolu ile başka organ ve dokularda enfeksiyona yol açması) neden olacak dişlerin çekimi gerekebilir.

Diş Çekimi

Aslında ne diş hekiminin ne de hastanın hiç de istemediği bir işlem olan diş çekimi ancak çok mecbur kalındığında uygulanmak zorunda kalınır.

Diş Eksikliği Öncesi Tedaviler 

Günümüzde kanal tedavisi ve diş kaplamaları gibi uygulamalar dişlerin aşırı madde kaybetmesine rağmen ağızda kalmasına yardımcı olan diş hekimliği uygulamalarıdır. Bütün çalışmalara rağmen çekimi gereken dişler için artık eksik diş boşluğuna yapılması gereken tedaviler düşünülmeli ve en uygun plan dahilinde dişsizlik sorunu ortadan kaldırılmalıdır.

Diş Eksikliği Nelere Yol Açar

Çekilen diş boşluğuna diş yapılmadığında kapanışta olan karşı çene dişi boşluğa doğru uzama yapar. Çekim boşluğunun ön ve arkasındaki dişler de eksik olan bölgeye doğru devrilme hareketi yaparlar. Dişçekimini takiben bir yıl içerisinde başlayan bu diş hareketleri daha sonra yapılacak olan köprü veya implant içinde zorluk çıkarırlar.

Diş çekimini takiben mümkün olan en kısa süre içerisinde insan veya köprü tedavisine karar vermeli ve diğer dişler çekimden etkilenmeden eksik diş bölgesine uygulama yapılmalıdır.

Çekilen dişin olduğu bölgede yeterli kemik var ise implant son yıllarda daha çok tercih edilen bir yöntemdir.

Çekilen dişin ön ve arkabölgesindeki dişler üzerine hiçbir işlem yapmaya gerek kalmadan sadece çekimbölgesindeki çene kemiği içerisinde silindirik vida yerleştirilerek çekimboşluğunun kapatılması implant diş uygulaması sayesinde mümkünolmaktadır.

Diş eksikliğinin olduğu bölgede kemik yeterli değilse, yani implant vidasını koymak için yeterli hacimde kemik bulunmuyor ise alışılmış yöntemler ile uygulanan kuron köprü tedavisi yapılır.

Tek diş eksikliği Tedavi önerileri:

Bir dişin çekilmesi ağızda diğer dişlerin sağlam olması durumunda uygulanabilecek en iyi alternatiflerden bir tanesi implant yapımıdır. Çünkü eksik dişin her iki yanında bulunan diş üzerinde hiçbir işlem yapmaya gerek kalmaz.

İmplant uygulaması çekilen diş boşluğu bölgesinde bulunan kemik içerisine yapılır. Özellikle tek diş eksikliğinde çekim bölgesine vakit kaybetmeden implant uygulaması planlanır ve yapılır ise kemik kaybı yaşanmayacağı için uzun ömürlü ve sağlıklı estetik bir implant uygulanmış olacaktır.

Çekim sonrası uzun zaman beklenmiş olan tek diş eksikliği vakalarında dişler çekim boşluğuna doğru devrilme hareketli yapacakları için implant uygulaması mümkün olmayabilir. Çekilen diş boşluğu nerede ise yarı yarıya kapanır.

Diğer taraftan karşı çenedeki dişin kapanış sırasında temas sağlayamaması nedeniyle uzadığı görülür.

Bu durumda karşı çenedeki dişe ve devrilmiş dişlere ortodonti tedavisi uyguladıktan sonra o bölge için eksik diş tedavisi amacı ile implant veya köprü uygulanması mümkün olabilir.

Çoklu diş eksikliği > Tedavi önerileri:

Ağızda birden fazla dişin çekilmiş ya da kaybedilmiş olduğu durumlarda değişik tedavi planları yapmak mümkündür.

Hekimin yaklaşımı ve hastanın istek beklentileri doğrultusunda implantlar eksik diş boşluklarını en uygun çiğneme ve estetik ihtiyacı giderecek şekilde yerleştirilirler. Çekilen her diş için bir implant yapmaya çoğu zaman gerek olmaz.

Örneğin 3 diş eksik olan bir bölgede iki implant yapılır.Araya bir tane gövde uygulanır ve bu sayede 3 diş boşluğu iki implant yardımı ile kapatılmış olur.

Tüm dişlerin kaybedilmesi Tedavi önerileri

Bütün dişlerini kaybetmiş hastalar için implant neredeyse hayat kurtarıcı bir öneme sahiptir. Ağzında hiç diş bulunmayan hastalar alışılmış total protezler yapıldıktan sonra bunlara alışmakta büyük sorun yaşarlar. Çünkü protezi ağızda tutmak için destek ve dayanak bulunmaz.

Çiğneme sırasında gelen kuvvetler protezi hareket ettirirler. Tam bu noktada implantlar devreye girer.

Ağzında yeterli kemik bulunmayan vakalarda implant proteze destek olacak şekilde 2 veya 4 tane yerleştirilir ve kuvvet geldiğinde dayanak olan implantlar sayesinde protezin hareket etmesini engeller.

Mümkünse sabit protezler değilde implant destekli hareketli protezler uygulanır.

Size uygulanacak en iyi implant alternatifini değerlendirebilmemiz için ücretsiz ilk randevu alınız.

Источник: //www.istanbuldent.com.tr/dis-eksikligi.html

Diş Sağlığınızdaki Eksiklikleri İmplant ile Tamamlamak Mümkün

Diş Eksikliği Kariyerinize Engel Oluyor!
Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları

Memorial Hizmet Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü uzmanları eksik dişlerin fonksiyon ve estetiği için uygulanan implant yöntemi hakkında bilgi verdi.

İmplant nedir?

İmplantlar; kaybedilen organ ve dokuların yerine yerleştirilen canlı dokuyla uyumlu yapay organ ve dokulardır. Ağız içinde, kaybedilen dişler yerine kullanılan implant tipine “dental implant” adı verilir.

Dental implant uygulamasında; doğal dişler herhangi bir nedenle kaybedildiği zaman, kaybolan dişlerin geri kazanılması için, çene kemiği içerisine dişlerin köklerinin yerini alan fonksiyon görebilen, estetik ihtiyaçları yerine getirebilen yapay kökler yerleştirilir. Dişler bu yapay kökler üzerine sabitlenir.

Dental implantlar dişlerini kaybetmiş insanların gülmesini, konuşmasını, iyi ve rahat şekilde çiğnemesini ve estetik bir görünüme sahip olmalarını sağlar.

Diş kaybeden her bireyin implantlara yönelmesi doğru değildir, implantlar her derde deva değildir, implantlar kuvvetli bir kemik desteği varsa ve bölge sağlıklı kan kaynaklarıyla besleniyorsa daha başarılı olur. Bunun dışında; dental, medikal, psikolojik, gelişimsel ve maddi nedenler de bir kişiyi ideal olmayan bir implant adayı haline getirebilir.

Ağızdaki hangi durumlar dental implantlan gerektirir?

Tek bir dişinizi, dişlerinizin bir kısmını ya da çenenizdeki tüm dişleri kaybettiyseniz bu eksiklikler dental implantlarla tamamlanabilir.Yapılan çalışmalar ve pratik tecrübeler implantı destekleyecek yeterli yoğunlukta, sağlıklı çene kemiği varlığında implantların en iyi şekilde amaca hizmet ettiğini göstermiştir.

Implant uygulaması yapılabilmesi için sağlıklı, hastalıksız diş eti de gereklidir. Dental implantların uzun dönem başarısı, implantın etrafındaki kemik ve dişetinin sağlıklı olmasına bağlıdır.

İmplantları olan hastalar implantlarını temiz tutmalı ve implantın sağlığını tehdit eden problemleri doğrulatmak amacıyla kontrol için düzenli olarak diş hekimine gitmelidir.

Dental implantlar sizin için uygun mu?

Yaşınız genel olarak implant yerleştirilmesine ve kullanmanıza engel olmayacaktır. Ancak yetişkinlik öncesi ya da çok yaşlı bireyler tedavi için uygun aday olamayabilirler.Aşağıdaki soruların herhangi birine “evet” cevabı veriyorsanız dental implant için aday olabilirsiniz.

– Alt veya üst çenede yada her iki çenede de tüm doğal dişlerinizi kaybettiniz mi?- Ağzınızda bir yada daha fazla dişinizi kaybettiniz mi?- Protezinizi büyük bulma, protez vurması, öğürme yada genel olarak ağız içindeki hareketli herhangi bir şeyden rahatsız olma gibi nedenlerle hareketli protezinizi düzenli olarak takmakta zorlanıyor musunuz?

– Doğumsal, cerrahi operasyon, yaralanma gibi nedenlerden dolayı ağız içi yada ağız dokularının bir kısmında kayıp durumunuz var mı?

Implant tedavisinin sağlığınıza herhangi bir zararı var mıdır?

Dental implantlar düşünüldüğünde sağlıkla ilgili bazı faktörler önemlidir.Cerrahi ya da anestezi:Lokal ya da genel anesteziyle ilgili önlemler alınmalıdır. Bazen üst dişlerin üzerinde sinüs boşluğu içine açılma ya da sinir zedelenmesi meydana gelebilir.

Bunlar uygulama öncesi yapılan incelemeler ile en aza indirilir. Anormal psikolojik stres yaşayan yada motive edilemeyen kişiler cerrahiyle ilgili problem çıkarabilirler ve oral hijyen uygulamalarını takip etmekte isteksiz olabilirler.

Ancak kaybedilmiş ya da cazibesini yitirmiş dişlerinden endişe ettikleri için diğer insanlarla ilişki kurmaktan kaçınan insanlara yardım edilebilir.

İmplantların yerleştirilmesinden kaynaklanan bazı geçici durumlar vardır: Diş etlerinin, dudağın ya da dilin ödemi ve ağrı; konuşma problemleri; dişetlerinde ateş, kızarıklık, şişlik ve ağrı, sinir zedelenmesi.

% 2-3 oranda karşılaşılan implantın başarısızlığı durumunda kemik kaybı, diş etlerinin büyümesi ve ağız içi veyaa genel bakteriyel enfeksiyonlar gibi olası uzun dönem başarısızlıkları görülebilir.

Vücutlarının diğer bölümlerinde yapay protez taşıyan ya da kalp kapağı problemi olan hastalar için endokardit veya enfeksiyon riski olabilir.

İmplant uygulamasını kim yapar?

İmplantları eğitimini almış her diş hekimi tarafından yerleştirilebilir ve ardından dişlerin yapım işlemini gerçekleştirebilir. Bu konuda uzmanlık yoktur. Özel firmaların verdiği eğitimine devam eden her diş hekimi uygulama yapabilir.Pek çok fiziksel durum dental implantların nasıl iyi bir şekilde başarılı olacağı üzerine etki eder.

Genel tıp ve diş hekimliğindeki gelişmeler sonucunda implantlar için kesin uygulanamaz olan pek az medikal durum kalmıştır. Ancak halen kesin uygulanmama durumu vardır. Diğer durumlar önemsenmediği zaman problem yaratan, fakat özenli yaklaşıldığında problem yaratmayan durumlar  olarak adlandırılır.

  •    Hamilelik: anestezi, röntgen ışınları ve ağrı medikasyonu doğmamış çocuk için çeşitli seviyelerde risk oluşturur. Bu nedenle, hamile annenin implant tedavisi doğum sonrasına ertelenmelidir.
  •    İlerlemiş dermatolojik hastalıklar: Rahatsızlıkların bir kısmı mukoz membranları, dişetleri ve deriyi etkileyebilir (Eritema multiforme, n planus, lupus eritamatozus, pemfıgus gibi yumuşak doku defektleri). Hastalar hafif derecedeki vakalar olsalar bile şiddetli ağrı ve ülserasyonla kendini belli eder. Ülserasyonlar ve mukoza lezyonları ile dolu bir ağızın implant tedavisi için iyi birer aday değillerdir.
  •    Malign hastalıklar: Kanser için radyasyon, cerrahi, kemoterapi tedavileri immün sistem üzerine büyük stresler yükler. Bu nedenle en iyisi bu gibi tedaviler başarıyla tamamlanana kadar implant işlemlerini ertelemektir. Hasta direkt olarak çenelerine primer ya da sekonder radyasyon alması istisnai bir durumdur. Bu gibi tedavilerde genelde çene kemiğindeki damarlar olumsuz bir şekilde etkilenir. Bu kategorideki insanlar için bir alternatif hiperbarik oksijen odasında yapılan bir dizi tedaviye maruz kalmaktır. Oda içindeki oksijenden zengin atmosferde bulunmak implant cerrahisi öncesi ve sonrasında çenedeki kan teminini artırır. Bu yardımcı tedavi, pahalı ve zaman alıcı olduğu halde implant tedavisini başarılı ve mümkün kıldığı gösterilmiştir.
  •    Sigara içmeye bağlı sağlık sorunları: Tek bir sigara içimi parmaklara kan akış hızını bir saatte % 40` dan daha fazla azaltır. Kısıtlanan kan akımı vücudun iyileşme kapasitesini engeller/bozar. Günde 5 taneden bile az sigara içimi negatif etki gösterir. Doğru olan, eğer implant cerrahisinden 2 hafta ya da daha önce sigarayı bırakırsanız ve cerrahi sonrası 8 hafta kaçınmaya devam ederseniz implantlarınız sigara içmeyen birine yerleştirilmiş kadar başarılı olur (Tabii ki ideal olan sigarayı tamamen bırakmaktır). Bunun tersine; bu alışkanlığından vazgeçemeyen tiryakiler kötü prognoz gösterirler. Araştırmalar sigara içenlerde başarısızlık oranının 3 kat fazla olduğunu göstermektedir.
  •    Diyabet: Metabolik hastalık tüm vücutta komplikasyonlara neden olabilir. Diyabet ağız içinde; yüksek oranda çürük ve dişeti hastalığıyla ilişkilidir, ağız kuruluğuyla birlikte enfeksiyon insidansın da artış ve diğer değişikliklere neden olur. Hastalar diyabetlerini diyet, insülin ya da diğer yollarla kontrol ettikleri zaman çalışmalar implant başarısının nondiabetikler kadar başarılı olduğunu göstermiştir.
  •    Hemofili: Uzun zaman önce, bu kanama hastalığı implantlar için kesin kontrendikasyon olarak düşünülürdü. Bugün, bu gibi insanlar cerrahi öncesi kandaki eksik faktörü tamamlanır ve normal pıhtılaşma sağlanırsa, böylece cerrahi güvenli şekilde gerçekleştirilebilir.
  •    Epilepsi: Pek çok epileptik hasta artık medikasyonla epileptik konvülsyonlarını kontrol altına alabilmekte ve normal bir yaşam sürebilmektedir. Bu kategoriye giren birisi için implant cerrahisi risk göstermez. Kontrol altında olmayan epileptik nöbetler diğer taraftan, cerrahi ve anestezi sırasında hastayı tehye atabilir. Dahası, nöbetler sırasında dişlerin büyük kuvvetlerle sıkılması implantlara zarar verir.
  •    Bazı ilaçlar: Antiepileptik birtakım ilaçlar bazı kişilerde implant abutmenti ya da diş çevresinde diş eti büyümesine neden olabilir.
  •    Bazı hastalıklar: Felç, şiddetli artrit, amputasyon ve paralizi kişinin ağzını ve implantlarını korumak için yapması gerekli faaliyetleri yapma yeteneğini azaltır.
  •   Doğru ağız bakımının yapılmaması: İyi bir oral hijyenin yokluğunda, implantların başarısız olması muhtemeldir. Ancak bu engel eğer aile fertleri ya da diğer bakıcılar hasta için rutin temizlik işlemlerini gerçekleştirebilirlerse aşılabilir.
  •    Diğer medikal rahatsızlıklar: İlave medikal durumların varlığı implant tedavisinin prognozunu etkileyebilir, impant tedaviside bu rahatsızlıkların prognozunu etkileyebilir. Bunlar kalp aritmisi, anjina, romatik kalp rahatsızlığı, kronik bronşit, amfizem, ülserler, karaciğer disfonksiyonu, böbrek hastalıkları vb. dir. Hastaların vücutlarındaki diğer yapay replasmanların varlığındaki gibi bunların hepsi aslında özenli yaklaşıldığında problem yaratmayan durumlardır.

İmplant tedavisinde yaş etkili midir?

Spektrumun en üst noktasında tıp bilimi implant sahibi olmak için asla çok yaşlı olunmaması gerektiğini göstermiştir. Diğer medikal problemlerin yokluğunda yaş tek başına etkili değildir.

Ancak çocukların durumu farklıdır. Gençlerde implant yerleştirilmesindeki problem, çenelerin gelişimlerini tamamlamamış olmalarıdır.

Çeneler gelişirken, implantlar pozisyonların değiştirebilir ve çeşitli problemler oluşabilir.

Çocuklar hangi yaşta kaybedilmiş dişlerini implantlarla tamamlayabilirler?

Bu durum, bireyden bireye değişiklik gösterir ailedeki diğer bireylerin boyları, mevcut kalıcı dişlerinin durumları büyümenin ne zaman tamamlanacağına ilişkin bilgiler yararlı bir rehber olabilir. Konjenital diş eksikliği olan çocuklarda (nadir vakalar), çocuk gelişimini tamamlamadan önce implantlar modifiye protokoller uygulanarak yerleştirilebilir.

İmplant çeşitleri var mıdır?

İmplant uygulaması son yıllarda vida olarak nitelendirilen şekle ulaşmıştır.Ancak marka, üretim şekli, üretildiği ülke ve geçmişe uzanan üretim tecrübesi v.b. nedenlerden dolayı ayrılmaktadır.İmplant her vakada ve her hastaya uygulanabilir mi?Çene kemiğinde uygun derinlik ve genişlikte kemik varsa uygulanabilir.

Başarı şansını etkileyen olumsuz faktörler ise hastada sistemik olarak hastalıkların varlığıdır. Lokal veya genel anestezi uygulandığı için acı duyulmaz. Operasyon sonrasında ise basit ağrı kesiciler ile ağrı hissi ortadan kalkar. Bazı markalar uzun süreli üretim tecrübeleri ile ön plana çıkmaktadırlar. Yeni üretim yapılan markalarda vardır.

İmplantın ömrü ile hastanın genel sağlık durumu ve ağız hijyeni ilişkilidir. Literatürde 20- 30 yıl kullanımı olan implant uygulamaları vardır. İlk bakışta diğer tedavi yöntemlerine göre pahalı görülse bile; implantların kullanım süresi göz önünde bulundurulunca aslında daha ucuz bir tedavi olduğu ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca daha iyi bir estetik ve fonksiyon sağlayacağı düşünülmelidir. Genel sağlık durumu incelenir gerekli olursa tahliller istenir. Ağız içi muayene, röntgen ve model incelemeleri yapılır. Genel veya lokal anestezi altında diş çekiminden daha kolay olan yöntem ile İmplantın çene içerisine yerleştirilmesi.

Bu aşamada İmplant çene kemiği ile bütünleşir. Hastanın genel sağlık durumu, İmplantın bölgesi de iyileşme sürecinde etkilidir. Bu parça implantın ağız içerisinde görünen kısmıdır, görüntüsü ağızda ufaltılmış olan diş şeklindedir. Yapılacak olan kaplama veya protez bu parçaya oturacaktır. Bu aşamadan sonra ölçü alınarak proteze başlanır.

Ölçü alındıktan sonra yapılan kaplama veya protezin ağız içine yerleştirilmesi ile son bulur.

Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Sağlık Rehberi Yazıları

Источник: //www.hizmethastanesi.com/saglik-rehberi/dis-sagliginizdaki-eksiklikleri-implant-ile-tamamlamak-mumkun/

Demir Eksikliği Belirtileri Nelerdir? Demir Eksikliğine Ne İyi Gelir?

Diş Eksikliği Kariyerinize Engel Oluyor!

Demik eksikliği dünyada en çok görülen anemi yani kansızlık türüdür. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde demir eksikliğine bağlı anemi oranı yüksektir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre; hemoglobin değerlerinin hamile olmayan kadınlarda 12 gr/dl, erkeklerde 14 gr/dl’nin altına düşmesi durumu “anemi” olarak adlandırılmaktadır. Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerine rengini veren oksijenin kanda taşınmasını sağlayan bir proteindir.

Demir de hemoglobinin temel yapısına giren bir elementtir ve akciğerden alınan oksijenin hemoglabine bağlanarak dokulara aktarılmasında büyük önem taşır.  Demirin eksik olduğu durumlarda anemi oluşur ve buna bağlı olarak da ‘’demir eksikliği anemisi’’ tanısı konur.

  İstatistiklere göre dünyada kadınların % 35'inde, erkeklerin % 20'sinde ve hamilelerin %50’sinde demir eksikliği anemisi (kansızlık) görülür. Memorial Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü Uzmanları demir eksikliği ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Demir eksikliği nedir?

Toplumda kansızlık olarak bilinen demir eksikliği anemisi, kandaki kırmızı kan hücrelerinin yapısında oksijenin taşınması ve bu hücrelerin kırmızı olmasını sağlayan hemoglobin miktarının azalmasıdır. Demir eksikliği, öncelikle mide ve bağırsak kanseri olmak üzere pek çok önemli hastalığın da belirtisi olabilir.

Demir eksikliği belirtileri nelerdir?

Demir eksikliğine bağlı kansızlık bazı durumlarda belirti göstermez. Demir eksikliği rutin sağlık kontrollerinde yapılan kan tahlillerinde teşhis edilebilir.Demir eksikliğinin belirtileri arasında;

  • Cilt solgunluğu,
  • Vücutta güçsüzlük, yorgunluk,
  • Konsantrasyon bozukluğu,
  • Baş ağrısı,
  • Ellerde ve ayaklarda uyuşma,
  • Sinirlilik hali,
  • Kulakların uğuldaması,
  • Dudaklarda çatlaklar ve ağız kenarında yaralar,
  • Tırnakların çabuk kırılması,
  • Saçlarda dökülme sayılabilir.

Demir eksikliğinin ileri derece belirtileri arasında; çarpıntı, toprak veya buz yeme, yavaşlayan tiroit fonksiyonları ve huzursuz bacak sendromu gibi durumlar da görülür. Çocuklarda demir eksikliği belirtilerinde ise karşımıza çocuklarda yürüme-oturma-konuşmasında gecikme, öğrenmede güçlük  ortaya çıkabilir.

Demir eksikliği neden olur?

Demir eksikliğinin birçok nedeni vardır. Kansızlık, demir, folik asit ve B12 vitamıni eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkar ve tedavi edilmediğinde büyük sorunlara neden olabilir. Demir eksikliğinin nedenlerinden biri  olan demirin yetersiz alımı, yanlış diyet programları nedeniyle yetersiz kalabilir.

Ayrıca  gebelik, emzirme, büyüme çağındaki çocuklar, düşük doğum tartılı ve erken doğan bebeklerde de demire olan ihtiyaç fazladır.  Çocukların anne sütü yerine demir desteği olmayan mamalarla beslenmesi, inek sütünde 1 yaşından önce geçilmesi, hazır gıdalarla beslenme ve hayvansal gıdaların yeterli alınmaması demir eksikliğine neden olabilir.

Yetişkinlerde demir eksikliğinin en belirgin sebepleri ise; çay, kahve tüketiminin fazla olması, etin kavrularak ya da fırında fazla pişirilmesi ile sosis, salam gibi işlenmiş besinlerin sık tüketilmesidir. Bazı kişilerde demir bağırsak tarafından yeterince emilemez. Bu da demir eksikliğine neden olan bir başka etkendir.

  Kadınlardaki aşırı adet kanaması, sık ve fazla sayıda doğum, düşükler, kürtaj yaptırmış olmak, mide-bağırsak sistemindeki iyi ya da kötü huylu tümörler de demir eksikliğinin sebeplerindendir.

Demir eksikliğine ne iyi gelir? Demir eksikliği nasıl tedavi edilir?

Demir eksikliği tedavisinde doğru tanı çok önemlidir. Doğru tanı için hastanın şikayetleri ve demir eksikliği belirtilerinin nasıl ilerlediği konusu iyi bilinmelidir.

Değerlendirme sırasında özellikle hastanın daha önce yaşadığı önemli sağlık sorunları, aile öyküsü, kullanmış olduğu ilaçlar ve  mevcut hastalıkları da ele alınır. Gerekli tetkikler ile demir eksikliğine bağlı aneminin neden oluştuğu belirlenir.

Demir eksikliği tedavisinde  aneminin türüne göre kemik iliği naklinden, kan veremeye kadar pek çok yöntem bulunmaktadır. Tedavinin en etkili kısmında demir eksikliğine neden olan etkenin tedavi edilmesi yer alır.

Eğer hastanın ülseri var ise, bunun tedavi edilmesi  kanamayı durduracağı için aneminin tekrar etmesini engeller. Adet sürecinin kontrol altına alınması da demir eksikliği tedavisinde çok önemlidir. Adet kanaması yoğun olan kadınların hormonal destek alıp, adet dönemlerin düzenlemeleri önerilir.

Aynı zamanda kanda eksik olan maddeler ve mineraller de takviye edilmelidir. Demir eksikliğinde demir, vitamin B12 eksikliğinde vitamin B12, folik asit eksikliğinde folik asit, kronik börek yetmezliğinde eritropoietin verilir.

Eğer demir eksikliğine bağlı anemi yaşam kalitenizi düşürecek kadar ciddi bir boyutta ise kan nakli de tedavinin diğer seçeneklerinden biridir.  Demir eksikliği tedavisinde bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar da kullanılır. Özellikle bağışıklık sisteminin alyuvarlar yapımı nı durduruğu ya da parçaladığı durumlarda bu ilaçlara başvurulur. Ayrıca kemik iliğinin hastalıklarına bağlı kansızlıklarda kemik iliği nakli de seçenekler arasındadır.

Demir eksikliği ilaçları nelerdir?

Demir eksikliği tedavisinde dengeli ve sağlıklı beslenmenin yanı sıra düzenli ilaç kullanımı başarı şansını arttırmaktadır. Demir eksikliği ilaçları aç karnına kullanılmalı ve kesinlikle süt ve süt ürünleri ile birlikte tüketilmemelidir.

Vücutta yeterli demir depolanabilmesi için en az 6 ay boyunca ilaç kullanımına devam edilmelidir. Demir ilaçları doktor önderliğinde kullanılmalı ve yine doktora danışılmadan bırakılmamalıdır.

Demir eksikliğinden korunmak için alınacak ilaçlarınyanı sıra sakatat, kırmızı et, pekmez gibi gıdalar ve C vitamini içeren besinler tüketmek de faydalıdır.

Demir eksikliğinde ne yemeli, ne yememeli?

“Demir eksikliği için ne yemeliyiz?” sorusu toplumda en çok merak edilen konulardan biridir. Demir eksikliğinden korunmak için kayısı, kuru baklagiller, taze sebze ve meyve bolca tüketilmelidir. Demir eksikliğinde ne yenmeli konusunda yapılabilecek en doğru davranışlardan biri de C vitaminini sık tüketmektir.

Çünkü  C vitamini demirin bağırsaklardan emilimini artırır. Demir eksikliğinde ne yenmemeli sorusu da oldukça önemlidir. Kafeinli içecekler, süt ve kepek demir emilimini azalttığı için sık tüketilmemelidir. Ayrıca B 12 vitamini alımı da demir eksikliğinde oldukça önemlidir.

Çünkü B12 kırmızı kan hücrelerinin kemik iliğinde üretilmesini sağlar ve kansızlığa yol açabilir.

Demir eksikliğine ne iyi gelir;

  • C vitamini demirin emilimini artırır. Bu nedenle yumurtayı portakal suyu veya domatesle, köftenin yeşil salata ile tüketilmesi demirim emilimin artırmak açısından önemlidir.
  • Mayalı ekmekteki demir mayasız ekmeğe göre daha çok emilir.
  • İyi pişmemiş kuru baklagiller ya da kepek ekmeği demirin emilimin azaltır.
  • Posalı gıdalarla beslenme demirin emilimini azaltır.
  • Gıdaları saklamakta kullandığımız alüminyum, paslanmaz çelik ve teneke de demirin emilimin azaltır.

Yemeklerle çay ve kahve Tüketmeyin!

Demir eksikliğini önelemenin bir yolu da çay ve kahveyi yemek sırasında ya da  hemen sonrasından tüketmemekten geçiyor. Çay ve kahveyi mümkün olduğunca ara öğünlerde tüketmeye özen gösterin. Ayrıca çayı açık ve limonla birlikte tüketmekte fayda vardır.

Demir eksikliğine iyi gelen besinler!

  • Kuru kayısı, kuru üzüm, kuru dut gibi kuru meyveler
  • Yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı)
  • Fındık, fıstık ve susam
  • Karaciğer, kırmızı et, tavuk ve balık eti
  • Yumurta
  • Pekmez ve üzüm
  • Kuru baklagiller
  • Yumurtayı portakal suyu ile tüketin
  • Baklagilleri etle pişirin
  • Her öğünde mutlaka bol yeşillik tüketin.
  • Demir emilimini artırmanın önemli bir yolu bu besinleri C vitamini ile birlikte tüketmektir!
  • Yumurta haşlama yerine kimi zaman menemen gibi pişirilip; yeşil, kırmızıbiber, domates ve soğanla C vitamini kazandırıldığında, demirin alımını artırılmış olur.
  • Ispanak yanına yoğurt ile tüketildiğinde demir emilimi azalmaktadır. Ispanağın yumurta ile pişirilmesi ise biyoyararlılığını artırır.
  • Kurubaklagil ve tahıllı yemekler; yanında mutlaka bol maydanozlu, marullu, domates ve limonlu salata ile tüketildiğinde, tahıl ve baklagillerin içindeki demir daha fazla emilir. Ayrıca bu besinler kıyma, parça et ya da tavukla pişirildiğinde demir alımı artmaktadır.
  • Demir eksikliği ileri boyutta olan kişiler; süt, yoğurt ve ayran gibi kalsiyum içeren gıdaları yemeklerin yanına değil, ara öğünlerde tüketmelidir. Çünkü kalsiyumun demirin emilimini yavaşlatma özelliği vardır.
  • Kahvaltılarda 1- 2 tatlı kaşığı kadar pekmez günlük demir ihtiyacının çoğunu karşılamaktadır. Özellikle keçiboynuzu pekmezi demir yüksek demir içerir.
  • Ara öğünlerde; kuru meyvelerden kayısı, dut ve kuru üzüm, günlük demir alımına katkıda bulunur.

Gözleriniz şişiyor, tırnaklarınız sararıyor veya istemsiz kilo kayıpları yaşıyorsanız, bu belirtileri göz ardı etmemeniz gerekiyor. Vücudunuz ile ilgili bu sinyaller, böbrek hastalığından kalp yetmezliğine kadar pek…

Kadınlarda demir eksikliği

Demir eksikliği erkeklere oranla kadınlarda daha çok görülür. Özellikle doğurganlık çağında olanlar, demir ihtiyacı artmış olan hamile ve emziren anneler ilk sırayı alır. Demir eksikliği kadınlardan sonra en çok çocukları ve uzun dönem asprin ve ağrı kesici kullanan kişilerde de görülür.

Kansızlığın %90 oranında en sık nedeni demir eksikliği olsa da kadınları ve çocukları daha fazla etkilediği görülmektedir. Dünyada demir eksiklği kadınlarda %30-40, erkeklerde ise yaklaşık %20 gibi bir oranda rastlanmaktadır. Kansızlık bazı durumlarda kadınlarda rahim kanserinin de belirtisi olarak kabul edilir.

Bu nedenle kansızlık önemsenmeli ve mutlaka altındaki nedenler araştırılmalıdır. Erişkin erkeklerde 13gr/dl, kadınlarda 12gr/dl, 6ay-6yaş arası çocuklarda 11gr/dl ve 6-14 yaş arası çocuklarda 12gr/dl’nin altındaki hemoglobin değerleri anemiye işaret etmektedir. Kadınların kullandığı spiral de de demir eksikliğine neden olan bir başka etkendir.

  Doğum kontrol hapları ise adet kanamalarında kaybedilen kan ve demiri %50-60 oranında azaltır. Bu nedenle demir eksikliğine karşı uzman bir jinekolog önderliğinde kullanılabilir.

Hamilelikte demir eksikliği

Demir eksikliği hamilelerin yüzde 50’sinde görülür. Demir eksikliği gebelerde halsizliki çarpıntı, nefes darlığı, uykuya meyillilik gibi şikayetler yaratabilir. Hamile kalmadan önce demir eksikliği tedavisi olunması gebelik sürecinin çok daha sorunsuz geçmesini sağlar.

Aynı zamanda demir eksikliğine karşı “kan yapıcı’’ ve demirden zengin  gıdalar tüketmeleri de tavsiye edilmektedir. 4. aydan itibaren folik asit kullanımı da olukça önemlidir. Çünkü bu aydan itibaren demir eksikliğine bağlı kansızlığa rastlanabilir.

Eğer demir eksikliği ileri seviyelerdeyse hamileliğin erken dönemlerinde demir ilaçlarına başlanabilir. Demir ilaçlarının kesinlikle sütle veya çayla birlikte içilmemelidir. Çünkü bu ürünler  demirin emilimini azaltarak etkisizleştirmektedir. C vitamini ile alınması emilimini artıracaktır.

Hamilelikte demir ilacı kullanımı mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır.

Demir eksikliğiniz olup olmadığını öğrenmek için hemen online hastane ranevusu oluşturun. 
Güncellenme Tarihi: 08 Temmuz 2019Yayınlanma Tarihi: 01 Kasım 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/demir-eksikligi/

Gömülü Diş

Diş Eksikliği Kariyerinize Engel Oluyor!

Gömülü diş, gelişimini tamamladığı halde çene kemiği ve damak içinde kalarak çıkmaması sonucu oluşan veya yarısı çıkmış dişe verilen isimdir. Diş geliştiği halde dış etkenlerin sonucunda da çıkamaması gömülü kalmasına sebep olur. Bu olay, üzerini örten diş eti, kemik veya başka dişlerin varlığından kaynaklanabilir.

İnsan dişlerinin neden gömülü kaldığına dair kesin bilgi olmamakla birlikte, gömülü dişlerin sebebi şöyle açıklanmıştır, genetiksel nedenlerden dolayı veya üst ve alt çene büyümelerin uyumsuzluğunun sonucu dişler gömülü kalabilir.

Dişlerin gelişimi tamamlanmış ve çıkan dişlerin gelişimi sonrası 20’lik dişlerin çıkmaya karar vermesi sonucunda yer bulamaması, çene darlığı veya yanlış durumlarda diğer dişleri rahatsız etme gibi sebeblerle de karşılaşılabiliniyor.

Öncelik sırasına göre, akıl dişleri diye adlandırılan 20’lik yaş dişlerinden alt çenede yer alan dişler, üst 20’lik dişler, üst çene köpek dişleri ve alt çene küçük azı dişler gömülü olarak kalabilecek dişlerdir. Gömülü diş sorunları olan bireylerin gömülü dişleri olup olmadığını anlayabilmesi oldukça zordur.

Bazen gömülü dişlerden dolayı verilen rahatsızlıklar kendisini belirtir, bazen sadece ağız-çene bölgesinde çekilen filmler sayesinde görüntülenebilir, bazen de diş muayenesi sırasında gömülü dişlerin olduğu görülmektedir. Gömülü dişlerin pozisyonları da büyük önem taşımaktadır.

Normal yoldan sapan gömülü dişler, komşu dişlerin köklerine baskı yaparak komşu dişlerin erimesine yol açabilir. Farklı pozisyonda ise komşu dişlerin çürümesine sebep olabilecek ve durumu ciddileştirecek kadar soruna sebep olabilir bu yüzden de dolgu ve kanal tedavisi yapmak zorunda kalınabilinir.

Peki, aklımıza gelen sorulardan bir tanesi olan gömülü dişlere sahip olduğumuzu nasıl anlarız veya gömülü dişlerin getirdiği belirtiler nelerdir bu sorulara cevaplar bulalım.

Gömülü dişler kendilerini göstermedikleri gibi uzun süre bulunduğu yerde sessizce zamanın geçmesini bekler. Bu sürenin dolmasından sonra ise çok zararlara yol açabilir. Diş sağlığınızı, ağız sorununuzu ve beraberinde de ciddi sorunlara yol açar. Bu sorunlar nelerdir?

Bu sorunların başında görme zorluğuna sebep vermek ve ağız içi enfeksiyona neden olmak vardır. Bu durumun öncesinde teşhis koymak ve gerekeni yapmak istiyorsak, herhangi ağrı, diş eti kızarıklık, o bölgedeki fonksiyonel bozuklukta ihmal etmeden tedavi olmalısınız.

Aksi takdirde daha ciddi sonuçlara yol açabilir. Gömülü dişlerin belirtilerinden bir diğeri de, gömülü dişin komşu dişe uyguladığı basınç ve temas halinde çevre dişleri etkileyerek çürüklük veya bir takım diş eti hastalıklara yol açabilir.

Gömülü dişlerin belirtisini gördüğünüz anda diş doktorlarına görünmeniz size fayda sağlayacaktır.

Birçok zaman gömülü veya yarı gömülü dişlerin tedavilerde engel olduğu görülmekte ve çekilmesi gerekmektedir. Örneğin; eksik veya kaybedilmiş dişlere yapay dişlerle tedavi edilme durumunda kemik sırtına yakın olan gömülü dişler çekilmektedir ki tedavi anında sorunlar çıkmasın.

Bir diğer durum olarak, gömülü dişlerin veya yarı gömülü dişlerin yerini almaması sonucu herhangi çene kırığında bu dişlerin çekilmesi uygun görülmüştür. Gömülü dişlerin özellikle 20’lik dişlerin, çevresindekilere verdiği zarar nedeniyle ağrı kaçınılmaz olmaktadır. Bu durumlarda mutlaka gömülü dişler çekilmelidir.

Gömülü dişlerin olumsuz etkilediği diğer durum, estetiksel düzgün görülmesi adına yapılan diş teli tedavisini aksatmak ve düzeni bozmakla kalmayıp ayrıca tedavi süresini uzatmaktır.

En önemli sorun olarak da şunu tanımlarız ki, gömülü dişler bulunduğu bölgeyi ya da ağız içi fonksiyonlarını etkiler ve bu etkilenmeden oluşabilecek kist, tümör sakıncalarını engellemek adına çekilmesi en kolay ve hızlı bir yöntemdir.

Maymunlar üzerinde denenerek bulgulara ulaşılmış bir çalışma da bize gösteriyor ki, gömülü dişler gömülü olmayan dişlere göre daha fazla çene kemiklerini zayıflatarak, çene kırıklığını kolaylaştırıyor. Eğer kırık oluşursa, gömülü dişler yüzünden tedavi güçleşir ve enfeksiyon oluşumunu hızlandırır.

Gömülü dişler üzerinde bulunan yumuşak dokuda veya yarı gömülü dişlerin etrafında herhangi besin birikmesi sonucu bakteri çokluğuna ve temizlenmediği takdirde çürüklük, enfeksiyonlara neden olabilir. Ayrıca gömülü dişlerin varlığının enfeksiyonları boyna kadar gidebilecek dereceye gelebilir.

Sorun Yaratmayan Gömülü Dişler

Bu durum en çok merak edilen bir sorundur, eğer sorun yaratmayan gömülü dişleri çektirmek istemiyorsanız çektirmeyebilirsiniz. Ama şunu unutmayın ki gömülü dişler her defasında sessiz de kalsalar mutlaka sorun çıkartırlar. Bu sorundan dolayı düzenli olarak diş kontrolüne ihtiyaç vardır.

Bir diğer sorun olarak, bu gömülü dişlerin çevresine ne zaman zarar vereceği diş kontrolü olsa dahi bilinmemektedir. Araştırmalar gösteriyor ki akıl dişlerinin ortalama %85’i çekilmektedir.

En iyisi gömülü olan dişten bir an önce kurtulun çünkü zaman ilerledikçe kökleşen bu dişlerin tedavisi daha zordur ve daha ciddi hasarlara yol açacaktır. Genç gömülü diş köklerinin gelişmesi fazla değildir ve onları çevreleyen kemik daha yumuşaktır, ayrıca sinirleri zedeleme olasılığı daha azdır.

Yaş ilerledikçe çekimi daha fazla zahmet gerektirecektir. Araştırmacılar gömülü dişin çekimi için beklenilmesinin akıl karı olmadığını aksine daha kötü sonuçlara açtığını söylemektedir, ve genç yaşta çekilmesini önermektedirler.

Gömülü Diş Tedavisi

Diş çekim veya diş tedavilerinde herkesin korktuğu kaçınılmazdır. Ama teknolojinin gelişimi ve bu konuda uzmanların olması biraz içinizi rahatlatacaktır. Gömülü diş çekimi zor bir süreçtir, bu süreci herhangi diş doktorlarıyla atlatmak değil de uzmanların elinde tedavi aramak en mantıklı çözümdür.

Bu yüzdendir ki gömülü diş tedavisinde kendinizi güvendiğiniz uzmanlara teslim edin ve zararları minimuma indirgeyin. Uzman öncelikli olarak gömülü dişin pozisyonunu, verdiği zararı, çekim zorluğunu, dişin kök oluşumunu, hasta yaşını ve mevcut durumuyla ilgili muayene yaparak hasta ile planı paylaşmakta ve gereken işlemlerle gömülü dişleri çekmektedir.

Cerrahi müdahale sonrası birtakım sorun giderme protokolleri ile hastalar sorun yaşamamaktadır. Hafif diş bölgesinde kızarıklık, şişlik ve ağrı olması gayet normaldir uzmanın verdiği ilaçlarla geçeceğine emin olabilirsiniz. Diş çekimi sonrası o bölgenin temizliği ve ne soğuk ne sıcak, yumuşak yiyeceklerle bir süre devam edilmesi gerekir.

Çekim sırasındaki dikişler kendiliğinden eriyen tipte değilse 7 veya 10 gün içerisinde alınmaları iyi olacaktır.

Zaman zaman da gömülü dişlerin çekime uygun olmadığı görülmüştür. Bu durumlar şöyledir;

  • Komşu dişlerde sinir damar kısımlarında yüksek hasara yol açılması.
  • Diş protez yapımında gömülü dişin dayanak olarak kullanılması.
  • Hastaların sağlık durumlarındaki uygunsuzluk koşulunda.
  • Çok ileri yaşlardaki hastaların gömülü dişleri herhangi radyoaktif ve klinik olarak patolojik belirti vermediği takdirde gömülü dişlerin çekimi gerçekleşmemektedir.

Gömülü dişlerin çekiminin en uygun yaşları 14 ve 22 yaş aralığıdır. Yaşlar ilerledikçe hem iyileşme süresi yavaşlar hem de zorlu süreç başlar.

Ameliyat Sonrasında Detaylı Olarak Yapılması Gerekenler Nelerdir?

  • İlk 24 saat içerisinde çekilen diş tarafıyla çiğnemeyiniz ve yara yerini dikkatlice koruyunuz.
  • Ağza yerleştirilen tamponu 30 dakika sonra çıkartınız ve herhangi yabancı madde koymayınız.
  • İlk 2 saat içerisinde ağzınıza besin girmesini önleyiniz ve sonrasında mutlaka yumuşak yiyecekler tüketiniz.
  • Soğuk veya sıcak yiyeceklerden kaçınınız.
  • Sigara kullanıcıysanız eğer, ilk 24 saat kullanmayınız.
  • 48 saat boyunca ağzınızda kan kokusunun olması gayet normaldir.
  • Cerrahi işlemlerden sonra şişlik ve ağrı olması normaldir.
  • Uzmanınız tarafından önerilen ilaçların istenilen ölçekte kullanılması size olumlu sonuçlarla karşılaştırır.
  • Günün sonunda dikişlerin alınması için uzmana gidiniz.
  • Herhangi beklenmedik sonuçlarla karşı karşıya kaldığınızda uzmana başvurunuz.

Источник: //evdesifa.com/gomulu-dis/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.