Diş Hassasiyeti ve Tedavisi

Yaz Aylarında Diş Hassasiyeti Artıyor

Diş Hassasiyeti ve Tedavisi
Dr. Dt. Ezel Yıldız ELMAS
Ağız ve Diş Sağlığı
Memorial Ataşehir Hastanesi

Yaz mevsiminin gelmesiyle sıcak ve soğuk farkına yol açan gıdaların tüketilme sıklığı artar.

Kışın belki de çok dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız diş hassasiyetinden, yazın soğuk içecek ve yiyeceklerin tüketilmesinin artmasıyla kaçamaz hale geliriz ve böylece diş hassasiyeti, gündemimizdeki sırasını belirler.

Şikayetler oldukça belirgindir ancak diş hekiminin hastadan daha ayrıntılı klinik bilgiyi toplamaya ihtiyacı vardır. Hasta hassasiyet şikayeti ile geldiğinde ilk adım tüm hikayeyi hastadan dinlemektir. Öngörülen gerekli bilgiler:

  • Diş ağrısının şekli ve niteliği (keskin, künt, vurucu)
  • Hassasiyetin lokalizasyonu (genellikle benzer grup dişlerde benzer şikayetler oluşabilir)
  • Dişte hassasiyetin başladığı yüzey
  • Ağrının şiddetinin tanımlanması (1-10luk skalada, 1=hafif, 10=dayanılmaz )
  • Hassasiyeti başlatan uyarıcı tetikleyici yiyecek ve içecekler var mı?

Diş hassasiyeti diş ağrısı ile karıştırılabiliyor

Diş hassasiyetinin ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynayabilir. Ağız içerisindeki gelişen çeşitli sorunlar, çürükler, diş eti çekilmeleri, diş ve bazen kök kırık ve çatlakları, hatalı diş fırçalama alışkanlıkları, beslenme alışkanlıklarındaki hatalar, oluşan ağrının hasta tarafından diş hassasiyeti olarak tanımlanmasına yol açabilir.

Diş hassasiyetinin başlıca nedenleri

  • Eski dolgulu dişler: Kanal tedavisi uygulanmış ve sonradan fistül oluşmuş veya canlılığını tamamen ya da yarı yarıya kaybetmiş dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.
  • Kırık ve çatlak dişler: Dikey ve yatay, parça kırık veya çatlak oluşan dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.
  • Diş çürükleri: En yüksek derecede hassasiyet algısı, çürük doku diş minesini tamamen harap ettiğinde mine-dentin sınırını geçerken görülür. Hassasiyet, çürük dişin canlı dokusuna ilerleyene kadar artarak devam eder.
  • Diş eti çekilmesi: Kronik diş eti hastalığı olan kişilerde, diş eti ameliyatları sonrasında veya yaşla, ağız bölgesine alınan darbeler sonucu, dişlerdeki çapraşıklıklar ya da diğer yumuşak dokulardaki anomaliler ile dişlerin kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla oluşan ağrı.
  • Diş fırçası abrazyonu: Sert diş fırçası kullanımı veya yumuşak diş fırçasının aşındırıcı özelliği, fazla macun kullanımı veya hatalı fırçalama sonrasında genellikle baskın kullanılan elin denk geldiği bölgede oluşan aşınma, hem diş eti çekilmesine neden olabilir; hem de diş eti çekilmesi sonucu yumuşak kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla hissedilen ağrıya sebep olur.
  • Abfraksiyon lezyonları: Genellikle dişin anatomik şeklinin bozuk olduğu yerlerde dişlerde aşınma ve yüzeyden mikro düzeyde parça kopması ile oluşur. Çürük olmadığı halde diş yüzeyinde madde kaybı olan bu tip lezyonlar yüksek hassasiyet göstererek, dişin canlı dokusuna kadar ilerleyebilir.
  • Erozyon lezyonları: Düşük Ph’lı ve yüksek karbonat oranlı kola, meyve ve enerji içecekleri diş yüzeyinden çürüksüz madde kaybı oluşumuna sebep olmaktadır. Bu tür içeceklerin kullanım alışkanlıkları, asitle yüzeyel olarak yumuşayan mine veya dentinin diş fırçalama ile kolayca yerinden kalkmasına sebep olacaktır. Reflü, bulimia gibi gastointestinal sistem hastalıkları dişlerin dile bakan yüzeylerinde, yüzeylerine zarar verirken; beslenme ile alınan asitli gıda tüketiminin fazlalığıyla oluşan lezyonlar dişlerin yanaklara (dışa) bakan yüzeylerinde görülür.
  • Beslenme tipi: Herhangi bir sebeple hasarlanmış diş yüzeyi, domates, meyve suları, kola içecekleri gibi düşük Ph’ lı içeceklerin asidik sıvısıyla temas ettiğinde ani hassasiyet oluşacaktır. Beslenme şekli erozyondan dolayı oluşan hassasiyeti şiddetlendirebilir.
  • Genetik hassasiyet: Hassas dişlerin hikayesi yıllardır hastalar tarafından anlatılır. Bu tip hassasiyetin sebebi, %10 sementin kök dokusunun ve mine dokusunun diş dentin yapısını örtmediği tipte sınıflandırılan anatomik yapı bozukluğu ile de korelasyon kurularak veya tüm hastaların farklı ağrı eşik değerlerinin olmasıyla da açıklanabilir.
  • Dolgu sonrası hassasiyet: Bazı tip gümüş civa karışımı amalgam dolguların 24-48 saat büzülmeye bağlı olarak hassasiyet oluşturması; diş renginde yapılan dolgu uygulamalarında yeterli teknik hassasiyet gösterilmemesi veya hatalı asit uygulaması; dolgu yapılırken diş kurutma tekniğinin hatalı uygulaması; diş dokusunda çürük temizlenirken hatalı uygulamalar yaparak dişin canlı sinir dokusunu etkilemek; dolgu yaparken ani ısı değişikliği oluşturmak ya da dolgunun normalden yüksek bırakılması; ağız içinde ani uyarılmaya veya ‘pas ya da aliminyum’ tadına sebep olan farklı metaller arasındaki reaksiyonlar hassasiyet oluşumunu tetikler.
  • İlaç kullanımı: Ağız kuruluğuna sebep olan ilaçlar (antihistaminikler, tansiyon ilaçları gibi) tükürüğün miktarını azaltarak koruyucu etkisini de bozar ve beslenmeyle meydana gelebilecek travmalara veya bakteri plak artışına sebep olurlar. Tükürük akışındaki azalma, yaşlanma ve ilaç alınımıyla birlikte tükürük Ph’ının diş çürüklerinin ve erozyon lezyonlarının oluşumuna sebep verecek düzeye inmesine neden olur.
  • Beyazlatma hassasiyeti: Kanal tedavisi uygulanmamış dişlere uygulanan diş beyazlatmasında %10’luk karbamid peroksitin ( %3 hidrojen peroksit, %7 üre) mine ve dentini geçerek sinir dokusuna ulaşmasıyla oluşur. Dentindeki sıvı akışı ve materyalin sinir dokusuyla temasıyla yoğunluğun değişimi nedeniyle, hassasiyet geri dönüşebilir sinir dokusu iltihabı şeklini alır. Hassasiyet tüm diğer beyazlatma yöntemleri (in-office, ışık aktivasyonlu, yeni over the counter yöntemi!) sonucunda oluşabilir ve tercih edilen beyazlatma markası ve içeriği ile ilgilidir.

Beyazlatma işlemi sırasında hassasiyetin ortaya çıkması beklenmesine rağmen; klinik hassasiyet oluştuğunda sebebin beyazlatma olabileceği belirtilmelidir. Hafif seyreden hassasiyetlerin tedavi protokolünde yeri yoktur. Ancak diş hekimi, hastayı tedavi süresini uzatma (örneğin uygulama sıklığı) konusunda bilgilendirerek yeni uygulama talimatları verebilir. Bu yöntemin geçerli olmadığı durumda, bazı klinisyenler beyazlatma yönteminin diş yüzeylerine flor jelleri uygulamalarıyla desteklenmesini savunurlar. Diğer klinisyenler beyazlatma öncesi ve sonrasında 2-3 hafta boyunca hassasiyet giderici diş macunları kullanımı öneririler.

Potasyum içeren hassasiyet giderici yardımcı materyallerin ağza uygulanan plaklarla kullanımının gelişmesi, diş hekimine hassasiyeti gidermekte yardımcı olurken; tedavi sürecinde hastaların daha efektif rol oynamalarını da sağlamıştır. Beyazlatma çalışmalarında, ihtiyaç duyulduğunda 10-30 dk yardımcı hassasiyet giderici maddeler uygulanır. (Günde bir, haftada bir, beyazlatmadan önce veya beyazlatma tedavisinin uygulama tipine göre)

Hassasiyet giderici diş macunları, şikayetleri azaltıyor

En genel, profesyonel olarak önerilen, hassas dişe yalnız uygulama kolaylığı sunan hassasiyet giderici diş macunları, potasyum tuzları içerenlerdir. Potasyum tuzları mine ve diş dentin dokusundan kolayca geçerek birkaç dakika içinde dişin canlı sinir dokusuna ulaşır.

Çoğunlukla potasyum bazlı hassasiyet giderici diş macunları diş dokusunu korumak için flor içerir aynı zamanda bazıları da değişik tatlar, beyazlatma özelliği, tartar kontrolü ve karbonat içerikli olarak tüketiciye sunulur.

Kinik girişimlerde hassasiyet giderici etkili diş macunları günde iki kere ve yaklaşık iki hafta kullanım sonucunda hassasiyetin azalmasını sağlamış ve daha büyük etkileri de düzenli kullanımıyla gözlenmiştir.

Bu arada hasta, üreticinin tavsiyesine de uyarak günde iki defa ağız hiyjen uygulamasının bir parçası olarak fırçalamayı sürdürmelidir. Hastalara sürekli kullandıkları diş macununa benzer özellikler taşıyan hassasiyet giderici edici diş macunları önerildiğinde başarı oranı yükselecektir.

Diş hassasiyetinin birden fazla sebebi ve tedavisi vardır

Diş hekimi tüm olasılıkları gözden geçirmeli, doğru bir teşhis ve tedavi planı oluşturmalı ve buna göre hassasiyete sebep ve engel olan tüm faktörleri işaret eden bir tedavi stratejisi belirlemelidir. Tedaviler, hasta tarafından evinde restorasyon yapılan dişe uygulanan medikal materyallerden, pulpa extirpasyonu (kanal tedavisi) ve mukogingival (diş eti ameliyatları) cerrahiye kadar uzanır.

Hassasiyetin sıklığı ve şekli, tedavi seçenekleri arasındaki seçimi belirler. Restorasyon yapılmamış veya açık bir sorun patoloji bulunmayan kişilerde dişlerin kronik hassasiyet şikayeti çoğunlukla beklenmedik ve araştırılmaya muhtaç durumları işaret eder.

Diş beyazlatması sırasında diş hassasiyetini engellemesi için uygulanan %5lik potasyum nitrat flor jeli (diş macunu) gibi hassasiyet giderici materyaller oldukça etkili olmakta ve hastanın olay üzerindeki kontrolünü artırmaktadır.

Güncellenme Tarihi: 21 Temmuz 2009Yayınlanma Tarihi: 21 Temmuz 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/yaz-aylarinda-dis-hassasiyeti-artiyor/

Diş hassasiyeti, nedenleri ve tedavisi

Diş Hassasiyeti ve Tedavisi

 Diş hassasiyeti (aşırı duyarlılık) – bir sürü sorun teslim edebilir. Sıcak, soğuk, tatlı, baharatlı: Bizim diş herhangi bir uyarana cevap başlar gibi görünüyor.

Son yıllarda tıbbi istatistik diş hassasiyeti hakkında diş bakımı için tedavi birkaç kat arttığını göstermiştir – bu çürüksüz hastalık büyüme diyor.

Ne aşırı duyarlılık nedeni ve hangi araçları, bunu önlemek bir kadın dergisi JustLady söyleyebilirim.

ArtanDiş hassasiyeti diş çürüğü, periodontal hastalık ve mine hipoplazisi erozyonu: termal, mekanik ve kimyasal uyaranlara birçok hastalığa eşlik eder. Ancak, tatsız ve bazen ağrılı semptomların ortaya çıkması kuvvetle muhtemel ve mine ve dentin yapısı görünür kusurları olmadan.

Reaksiyon (sadece sıcaklık etkisi de ortaya çıktığında: Diş Hekimleri aşırı duyarlılık lezyonların üç tipi vardırSoğuk-sıcak hassasiyeti diş); ağrılı termal uyarıya karşı bir tepki kimyasal reaksiyon etkileri (akut, ekşi, vs ..) ilave edildiği zaman; ve üçüncü kademe bir uyarana ağrı başlangıcı belirlenir.

ArtanDiş hassasiyeti sadece zor tüm dental işlemler gibi, hastanın tedaviye ciddi bir engel olduğunu, acı neden olur. Ağrı dişlerin tüm grup olarak keskin ağrı donuk ve tezahür farklı bir karaktere sahip ve diş ayrı bir alanda olabilir.

Çoğu durumda, sistemik aşırı duyarlılık vücudun fonksiyonel hataları ile bağlantılı olarak ortaya çıkan (genelleştirilmiş) oluşur. Onun nedenleri farklı borne hastalıkları, esansiyel mineraller ve hatta sinir stres (kalsiyum ve fosfor metabolizmasının ihlal) yetersizlik olabilir.

Sistemik olmayan (sınırlı) aşırı duyarlılık, bireysel diş etkiler ve mine ve dentin kusurları neden olur.

Diş hassasiyeti: Nedenler

aşırı duyarlılık basit oluşma mekanizması: nedenleri diş minesinin çeşitli dentin tabakasında bulunan küçük kanallar açarak, incelir. Bu tübüller hamuru ve diş sinire doğrudan yol, ve maruz kaldıkları takdirde, herhangi bir dış uyaran rahatsızlık ve ağrıya neden olur. Diş minesi zarar nedenlerle çeşitli neden olabilir.

• Yetersiz beslenme vücut maddeler ve mine normal durumunu korumak için gerekli mineralleri ve tatlılar aşırı tüketimi sağlamaz, tatlı içecekler ve asitli gıdalar PH-denge ve koruyucu tabakanın kimyasal bozulması ihlali yol açar.

• Sert diş fırçası ve diş macunu aşındırıcı elemanlar mekanik dişin boyun maruz kalmanıza neden olabilir hangi bir sonucu olarak emaye, dişeti dokusu kışkırtmak atrofi zarar. Başka bir nedeni acı hassasiyet – Eğer diş ile ilgili sorunlar varsa, • Arıza diş hekimine hijyen ağız bakımı ve zamansız itiraz kurallarına uymak.

Bu aynı zamanda, diş sıkıştırarak çatlama ve mine dağılması neden vb tırnaklarını, ısırma alışkanlığı içerebilir.

• Soğuk-sıcak dişlerin hassasiyeti diş hamuru veya sinir iltihabı sonucu olabilir. Tedavi diş diş hekimi sonra veya soğuk yiyecek aldıktan sonra oluşabilir.

Bir apse (şiddetli inflamasyon) bir işareti ve hemen bir doktora görmelisiniz – Ağrı birkaç gün içinde gibi değilse, şişmiş diş etleri, ortaya şişlik.

Diş Hassasiyeti: Tedavi

Tedavi artmış nedeni sonra verilenDiş hassasiyeti. İlk olarak, diş hekimi, ağız genel denetim yapmak izole ve dişlerin zarar tamir edecektir: mine defektleri, çürük, pulpitisler, tartar. Bu neden sonra dişler maddeleri veya emaye mikroporları kapsayan özel vernik kaybedilen mineralleri.

Nedeniyle flor içeriği yüksek, onlar sinir lifleri ve doymuş doku fosfor, kalsiyum ve magnezyum duyarlılık eşiğini yükseltmek. Diş dokularında kullanılan terapötik ilaçların daha iyi nüfuz etmesi için bir iyontoforez – zayıf galvanik akım boşaltımlar kullanılarak ilâç solüsyonlarının uygulanması fizyoterapi yöntemi.

Bundan sonra, hasta (düşük hassasiyet) maddeler duyarsızlaştırarak özel memeleri Cap yardımıyla, kendi tedaviye devam edebilirsiniz.

Dişleri izin vermeyin “salya”

Nedenlerle diş hassasiyeti Yukarıda, bazı basit kurallar gözlemleyerek önlenebilir söyledi:

– A vitamini (karaciğer, yumurta, havuç), kalsiyum ve fosfor (süt, peynir, deniz balık) içeren ürünler, daha fazla dikkat, asitli ve şekerli gıdalar ve içecekler önlemek, diyet yiyecek dikkat edin. Ağzınızı çalkalayın, her yemekten sonra deneyin.

– Yumuşak kıllı bir diş fırçası alın sert basınç ve ani hareketler yapmadan dişlerinizi fırçalayın. Beyazlatma etkisi ile macun istismar etmeyin – aşındırıcılar, diş minesinin aşınması katkıda bulunur. Potasyum ve flor bileşikleri içeren özel tedavi macunu kullanın, onlar dentin hassasiyeti katmanı azaltır.

– Beyazlatma prosedürleri, en nazik yöntem dikkatli olunDiş hassasiyeti – Ultrason ya da lazer beyazlatma. Ve ağız boşluğunun rutin muayene hakkında unutmayın – Eğer diş hekimi her altı ayda bir ziyaret etmelisiniz.

 Svetlana Krutova
Kadın dergisi JustLady

Etiketler: hassasiyeti, tedavi, hiperestezi

Источник: https://jladytr.github.io/hastalklarn-salk80/di-hassasiyeti-nede4034.html

Diş Hassasiyeti Nedenleri ve Tedavisi

Diş Hassasiyeti ve Tedavisi

Haber güncelleme tarihi 29.12.2018 15:25

Diş Hassasiyeti Nedir?

Diş hassasiyeti, dişlerdeki dentin tabakasının zarar görmesi nedeniyle dış etkilere karşı duyarlı olması durumunda oluşan ağrı verici durum olarak ifade edilir.

Dentin tabakası kök kısmında sement, taç kısmında ise mine ile kaplıdır. Isıya ve dokunmaya karşı duyarlı canlı ve organik yapılı dokudur.

Dişin taç kısmında bulunan mine ve kök kısmında bulunan sementin altında sıvı ihtiva eden dişlerin sinir merkezlerine uzanan kanalcıkların bulunduğu dentin tabakası yer almaktadır.

Sıcak ve soğuk uyaranlar kanalcıklara temas ettiği zaman sıvı hareketine neden olacak ve sinirin uyarılması ile dişte ağrı oluşacaktır. Diş minesi zarar gördüğü ya da çürüğü durumda açıkta kalan dentin dış etkilere karşı duyarlı olur.

Bu nedenle şiddetli ve ani ağrılar yaşanmaktadır. Sıcak ya da soğuk içecek ve yiyeceklerin tüketildiği sırada hissedilen ağrıdır. Bu ağrılar genellikle soğuk hava solunduğunda dahi hissedilebilir.

 Genellikle dişler dişetlerinden çekildiğinde ya da diş eti dokusuna zarar geldiği, kaybedildiği zaman hassasiyet yaşanmaktadır. Diş eti çekilmeleri de diş hassasiyeti oluşumuna neden olur. Diş hassasiyeti kısa süreli, geçici ve aniden gelişen bir rahatsızlıktır.

Bu nedenle kısa süre içinde tedavi edilmelidir. Tedavi edilmediği takdirde ağız sağlığını teh altına alarak farklı sorunlara neden olabilir. Bazı durumlarda ise geç kalınır ise tedavi edilmesi zorlaşabilir.

Diş Hassasiyeti Nedenleri Nelerdir?

  • Sert diş fırçalama
  • Diş macunu ve diş fırçası 
  • Diş gıcırdatma
  • Diş sıkma
  • Diş eti çekilmesi
  • Diş eti hastalığı
  • Beslenme alışkanlığı
  • Sert obje çiğneme

Diş hassasiyeti farklı nedenlerden dolayı oluşmaktadır. Bu rahatsızlığın bazı ana nedenleri vardır.

Diş fırçalama diş hassasiyetine neden olmaktadır. Sert uçlu diş fırçalarıyla ve sert hareketlerle fırçalanan dişler minede aşınmaya neden olmaktadır. Bu durum diş eti çekilmesinin ardından dentin yüzeyinin açığa çıkmasına neden olur.

Aynı zamanda sert diş fırçaları gibi pürüzlü diş macunları da aynı sorunlara neden olabilir.

Diş eti iltihabı yaşayan kişilerde diş hassasiyeti sıklıkla görülür. Diş eti iltihabı açıkta kalmasına neden olmaktadır. Beslenme alışkanlığı en büyük faktörlerden biridir. Zararlı yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi dişlere ve diş etlerine zarar vermektedir.

Ayrıca bu yiyecek ve içecekleri tükettikten sonra ağız bakımının doğru yapılmaması sorunlara neden olmaktadır. Asitli içeceklerin sıklıkla tüketilmesi diş minesine zarar vermektedir. Diş minesini eriten asitli içecekler dentin tabakasının açıkta kalmasına neden olur.

Diş ve diş eti hastalıklarında zararı olduğu bilinen bazı kötü alışkanlıklarda ana neden olarak bilinir. Bunlar stresten ya da çocukluk döneminden kalma alışkanlıklardır.

Tırnak yeme, diş sıkma, diş gıcırdatma ve sert objeleri çiğneme gibi durumlar diş hassasiyetine neden olan bir diğer faktördür.

Diş Hassasiyetinde Önlem

  • Günlük ağız bakımı ve hijyeni sağlanmalıdır.
  • Diş ipi, arayüz fırçası ve ağız gargarası kullanılmalıdır.
  • Yumuşak diş fırçaları, flörür oranı yüksek diş macunları ve flörür içeren ağız gargaraları kullanılmalıdır.
  • Asitli yiyecek ve içecekler daha az tüketilmelidir.
  • Asitli yiyecek ve içecekler tüketildikten 30 dakika geçmeden diş temizliği yapılmalıdır.
  • Belirli zamanlarda klinikte diş temizliği yapılmalıdır.
  • Diş ve diş etleri ile altındaki kemik yapısı arasına uygulanacak florürlü vernik aşırı hassas kökleri kaplayarak koruma sağlar.

Diş Hassasiyeti Tedavisi

Diş hassasiyeti yaşadığını düşünen kişi ilk olarak bir diş doktoruna başvurmalıdır. Klinikte doktor tarafından muayene edilmelidir. Muayene sonrasında doktorun teşhis koyması ile tedavi süreci başlamaktadır. İlk olarak diş hassasiyetinin nedeni araştırılmalıdır.

Bu duruma neden olan faktörlere göre tedavi planı yapılarak tedaviye başlanmalıdır. Eğer diş hassasiyetinin nedeni diş eti çekilmesi ise oluşan soruna göre hastaya tedavi uygulanmalıdır. Aşınan yüzeye zarar vermeden ve aşındırmadan dolgu maddesi ile doldurulmalıdır.

Aşınan bölge için çeşitli asitli ilaçlar ile tedavisi yapılmaktadır. Bu şekilde o bölgeye estetik restorasyon uygulanmaktadır. Bu uygulama sonrasında dişin hassasiyeti kesilmektedir. Aynı zamanda dış etkenlerden koruma ve estetik bir görünüm sağlanmaktadır.

Diş hassasiyetine neden olan bir diğer faktör ise hatalı diş fırçalama ve uygun olmayan ürünler kullanmadır.

İlk olarak bu ürünlerin kullanımı durdurulmalıdır. Gerekli ve uygun ürünler kullanılmalıdır. Aynı zamanda ürünlerin doğru kullanımı sağlanmalıdır. Bu nedenle hastaya doğru şekilde diş fırçalamanın bilgileri verilmelidir. Doktor tarafından doğru ve düzenli yapılacak ağız bakımı eğitimi verilmelidir.

Bazı durumlarda ise hassasiyet nedeni diş çürükleri olabiliyor. Bu nedenle diş çürükleri tedavi edilmelidir. Çürük tedavisi için dolgu yapılmalıdır. Eğer çürük daha da ilerlemiş ise dolgu tedavisi yapılmalıdır.

Diş hassasiyeti nedenleri bazen ortodontik durumlar olabiliyor. Çapraşıklıklar bunlara en belirgin örnektir. Çapraşıklıklardan dolayı etkilenen dişlere tedavi uygulanmalı ve diğer dişlerin etkilenmemesi için ortodontik tedavi önerilmelidir.

Diş hassasiyeti nedenlerine göre tedavi uygulanarak kısa süre içinde kontrol altına alınmaktadır.

Önerilen İçerik;

► Diş Beyazlatmak İçin 14 Doğal Yöntem

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/dis-hassasiyeti-nedenleri-ve-tedavisi-15301h.htm

Diş Hassasiyeti Nasıl Geçer?

Diş Hassasiyeti ve Tedavisi

Evde diş hassasiyeti nasıl geçer? Diş hassasiyetini geçirmek için aslında bir çok yöntem var. Ancak diş hassasiyeti için ilk yapılması gereken yöntem doğal ve bitkisel tedavidir.

Diş Hassasiyeti Nasıl Geçer? Bitkisel Tedavi

Soğuk, sıcak, tatlı veya ekşi gıdalar tüketirken diş sinir uçlarına vuran keskin bir ağrı hissedebilirsiniz. Bu rahatsızlık diş etlerinin hassasiyetinden oluşur. Hatta bir çok insan soğuk suyu bir dikişte içerken siz yavaş yavaş içersiniz. İşte bunların tek sorunu diş hassasiyetidir.

Diş kökleri bildiğiniz gibi minik tünellerden oluşur. Bu tünellere kanal denir. Sıcak, soğuk veya tatlı gıdalar tüketildiğinde bu tünellerdeki sinir hücreleri uyarılır. Birden bir zonklama ve ağrı gelir. Eğer bu tip sorunlarınız varsa sizinde diş hassasiyetiniz var demektir.

Diş hassasiyetinin bir çok nedeni olabilir. Diş çürümesi, diş arası boşluklar, kırık diş, yıpranmış dolgular, diş eti hastalığı, yıpranmış diş minesi ve daha sayamadığım bir çok nedenden dolayı diş hassasiyeti oluşabilir.

Neyse ki diş hassasiyeti için bir çok tedavi yöntemi var. Özellikle doğal ve bitkisel tedavi diş hassasiyeti için gerçekten çok etkili sonuçlar veriyor. Bu nedenle diş hassasiyetini evde geçirebileceğiniz bir kaç yöntemden bahsetmek istiyorum.

1- Hindistan Cevizi Yağı

Hindistan cevizi yağı doğal bir anti-bakteriyel bitkisel yağdır. Dişler üzerindeki plak oluşumunu azaltmaya yardımcı olur. En çokta diş hassasiyetini geçiren en kuvvetli bitkisel yağ olması bizim için önemlidir. Hemen hemen her aktardan satın alabileceğiniz hindistan cevizi yağı ile diş hassasiyetini evde ortadan kaldırabilirsiniz.

Hindistan cevizi yağı ağız sağlığını geliştirmede önemli rol oynar. Diş eti hassasiyetinin yanı sıra diş eti hastalığı, kötü nefes kokusu gibi problemleri de ortadan kaldırır.

  • 1 çorba kaşığı hindistan cevizini 4 dakika boyunca gargara ağzınızda gargara yapın.
  • Gargara yaptıktan sonra tükürün ve üstüne ılık su ile tekrar gargara yapın.
  • Hemen ardından normal olarak dişlerinizi fırçalayın.
  • Eğer mümkünse bu uygulamayı her sabah uygulayın.

Hindistan cevizi yağı bulamazsanız aynı uygulamayı susam yağı ile de yapabilirsiniz.

Not : Hindistan cevizi yağı ile gargara yaptıktan sonra sakın yağı yutmayın. Çünkü Hindistan cevizi yağı ağızdaki bakterileri alır ve yutarsanız tüm bakteriler midenize gider.

2- Tuzlu Su

Hindistan cevizi yağından sonra diş hassasiyeti için en iyi doğal yöntemlerden birisi tuzlu su ile gargara yapmaktır. Tuzlu su diş hassasiyetini hızlı bir şekilde hafifletir. Tuzlu su ile ağız çalkalandıktan sonra ağızdaki bakterilerin bir çoğu ölür. Ayrıca ağızda alkalin bir ortam yaratır ve pH dengesi gelişir.

Ayrıca tuzlu su diş ağrısı içinde iyidir. Dişiniz ağrıdığında tuzlu su ile gargara yapmak diş ağrısını az da olsa hafifletir.

  1. Bir fincan ılık su içerisine yarım çay kaşığı tuz koyun.
  2. Bu tuzlu su ile ağzınızı çalkalayın.
  3. Ağzınızdaki her bölgeye tuzlu suyun gelmesini sağlayın. Eğer diş ağrısı varsa o bölgede çalkalama yapmayın. Sadece tuzlu suyu tutmanızda işe yarayacaktır.
  4. Çalkalama işlemi bittikten sonra tükürün ve tekrar su ile ağzınızı çalkalayın.
  5. Diş hassasiyeti geçene kadar günde iki defa tuzlu su ile ağzınızı çalkalayın.

3- Karanfil Yağı

Diş hassasiyeti için karanfil yağı kullanabilirsiniz. Bildiğiniz gibi karanfil diş hekimleri tarafından tavsiye edilmektedir. Hem anti-bakteriyel hemde anestetik özelliği sayesinde kötü ağız kokusunu alır.

2013 yılında Phytomedicine Avicenna Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmada karanfilin diş hassasiyetine yararlı olduğu belirtilmiştir.

Karanfil ile diş hassasiyetini geçirmek için günde iki defa şu işlemi uygulayın:

  • 2 adet karanfili ezin ve bir kaç damla zeytin yağı ile karıştırıp, macun kıvamına getirin. Elde ettiğiniz macunu 30 dakika boyunca etkilenen dişin üzerinde tutun.
  • Bir parça pamuk üzerine karanfil yağı damlatıp, hassasiyet olan diş eti üzerine yerleştirin. En az 20-30 dakika kadar pamuğun diş etinde kalmasını sağlayın.
  • Yarım su bardağı içerisine 5-6 damla karanfil yağı karıştırın. Bu karışım ile ağzınızı çalkalayın.

4- Sarımsak

Sarımsak her ne kadar koku yapacak gibi düşünseniz de çok güçlü bir anti-bakteriyeldir. Bu nedenle kokudan çok sağlığınızı düşünün diyebilirim.

Diş hassasiyetinin yanı sıra ağızdaki enfeksiyondan kaynaklanan ağrının azalmasını sağlar. Bunun dışında ağız içindeki tüm enfeksiyonu yok eder ve mikropları öldürür.

  • 1 adet ezilmiş sarımsak ile 2-3 damla karanfil yağını karıştırın. Dilerseniz içerisine biraz da sofra tuzu ekleyebilirsiniz. Karışım macun kıvamına geldiğinde Doğrudan diş hassasiyeti olan bölgeye uygulayın. Günde iki defa tekrarlayabilirsiniz.
  • Alternatif olarak bir diş sarımsak ağrılı bölgeye sürülebilir. Ağrıyı hafifletileceğine emin olabilirsiniz. günde 2 veya 3 defa tekrarlayabilirsiniz.

5- Soğan

Soğanda sarımsak kadar anti-bakteriyel özelliklere sahiptir. Diş hassasiyeti nedeniyle acıdan kurtulmanıza yardımcı olur. Aynı zamanda ağızdaki zararlı bakterileri öldürür.

  1. Bir parça soğanı kesin ve diş hassasiyeti olan bölgeye koyun.
  2. Beş ile on dakika arasında soğanı bölgede bekletin.
  3. Ağızdaki soğan kokusunun geçmesi için tuzlu su ile ağzınızı çalkalayın.
  4. Günde 2 veya 3 kere tekrarlayabilirsiniz.

6- Diş Hassasiyeti için Kekik Yağı

Diş hassasiyetinden kurtulmak için kekik yağı kullanabilirsiniz. İçerdiği antibakteriyel formül ve antioksidan özellikleri sayesinde oldukça etkilidir.

  • Hijyenini sağladığınız parmağınıza 2 veya 3 damla kekik yağı damlatın ve hassasiyet olan bölgeye hafifçe uygulayın. Ardından ağzınızı su ile çalkalayın. Günde iki veya üç kez tekrarlayabilirsiniz.
  • Alternatif olarak yarım fincan su içerisine ılık su koyun ve 4-5 damla kekik yağı ile karıştırın. Bu karışım ile günde 2 veya 3 kez gargara yapın.

7- Asitli Gıdalardan Uzak Durun

Diş hassasiyetini tetikleyen en önemli şeylerden birisi asitli içeceklerdir. Asidi yüksek içecek ve yiyecekler diş minesini çözerler. Aynı zamanda diş hassasiyetini arttırırlar.

  • Gazlı içecekler, narenciye ve şarap gibi asitli içecek ve yiyeceklerden uzak durmaya çalışın.
  • İlle de gazlı içecek ve asitli yiyecek tüketiyorsanız sonrasında ağzınızı su ile mutlaka çalkalayın.
  • Asitli içecekler tükettikten hemen sonra dişler fırçalanmaz. En az 30 dakika bekledikten sonra dişlerinizi fırçalayın.

8- Ağız Hijyenini Koruyun

İyi bir şekilde ağız hijyenini sağlamak diş hassasiyetini ve iltihaplı veya ağrılı diş eti dokusunu ortadan kaldırır. Doğru diş fırçalama tekniklerini öğrenin. Bunun için sizlere daha önce yazdığımız doğru diş fırçalama yazımıza göz atabilirsiniz.

Источник: https://www.1ciltbakimi.com/dis-hassasiyeti-nasil-gecer/

ASİT EROZYONU VE DİŞ HASSSASİYETİ

Diş Hassasiyeti ve Tedavisi

Günümüzde değişen beslenme alışkanlıkları, dişler üzerinde önemli ağız diş sağlığı sorunları ve estetik diş sorunları oluşturmuştur. Özellikle dişler üzerinde meydana gelen aşınmalarını gelişmiş toplumlarda uzayan yaşam süresine ve asitli yiyecek alışkanlıklarına bağlı olduğu belirlenmiştir. Sosyoekonomik düzeyi yüksek genç yaş grubuna ait kişilerde diş aşınmaları daha çok görülür.

Bu aşınmalar elemeler dişin sert dokularının herhangi bir bakteri etkisi olmadan kimyasal olarak çözülmesi şeklindedir. Minenin kritik değeri olan Ph5.

5 ve daha düşük asidik değerlere ile maruz kalması ve uzun süreli ve sık uygulandığında diş midesinde erozyon adı verilen aşınmalara ve dolayısı ile diş hassasiyeti ne  neden olur. Bu gibi durumlarda minenin kristal yapısı bozulur ve diş yüzeyi erimeye başlar.

Mine yüzeyindeki kristaller çözüldükten sonra mikro tabakalar kopmaya başlar. İlerleyen dönemlerde dişin içerisindeki dentin tabakası açığa çıkar.

Klinik olarak özellikle soğuk sıcak hassasiyeti veya ağrı gibi problemler ortaya çıktıktan sonra diş minesinden giderek artan büyüklükte mine parçaları kopar . Minenin altında bulunan dentin tabakası açığa çıkar. Özellikle soğuk sıcak hassasiyeti ve ağrı rahatsızlık verir.

Bu duruma neden olan faktörler iç ve dış faktörler olarak değerlendirilir.

DİŞ HASSASİYETİ VE AŞINMASINA NEDEN OLAN İÇ FAKTÖRLER:

İç faktörler de vücut kaynaklı asitler özellikle mide hastalıkları sinirsel kusmalar ve sindirim yolu hastalıkları etkilidir. Hamilelik döneminde kusmalar artabilir. Mideden ağıza gelen sıvının asitlik derecesi 1 ile 2 civarındadır. Reflünün neden olduğu erozyon tipinde üst çene dişlerde özellikle damak kısmında ve alt çene dişlerin de dil kısmında yüzeyde aşınmalar gözlenir.

DİŞ AŞINMASINA NEDEN OLAN DIŞ FAKTÖRLER

Dişin yüzeyinde aşınmaya neden olan ve vücuda dışardan alınan asitlerdir. Kişinin yaşam biçimi, beslenme alışkanlıkları, mesleği, kullandığı ilaçlar, diş aşınmalarını etkiler. Dış kaynaklı asitler en fazla yiyeceklerle alınır.

Asitli yiyecek ve içecekler dişin yüzeyinde yumuşamaya neden olur. Dış kaynaklı asitler en fazla içecekler ve yiyeceklerle alınmaktadır.

Özellikle kola, buzlu çay, portakal suyu, süt, yoğurt, elma, üzüm, greyfurt gibi besinler asit değeri 3 ve altında olan besinlerdir.

Diş yüzeyinde aşınmalar bir çok faktörün bir araya gelmesiyle oluşur besinlerin yanında kişinin beslenme ve diş fırçalama alışkanlıklarında mine yüzeyindeki kaşınma miktarını etkiler. Asitli içecek ve gıdaların tüketim sıklığı, miktarı ve bunların ağız içerisinde kalma süreleri de dişler üzerindeki etkisini arttıran faktörlerdir.

Asitli yiyecek ve içeceklerin hemen ardından diş fırçalanması diş yüzeyinde daha fazla madde kaybına yol açar. 1 saat sonra diş fırçalanması tercih edilmelidir. Tükürüğün akış hızı içeriğindeki kimyasallar aşınma bakımından önem taşır.

Kalsiyum oranı yüksek tükürük asitli ortamda kaybedilen mineral kaybının düzenlenmesine yardımcı olur ve daha az hasar oluşur. Tükürük akış hızı az olduğunda diş yüzeyini yıkama yetersiz olacağı için erezyon oluşma ihtimali daha fazladır.

Tükürüğün tamponlama kapasitesi çürük oluşumunda ve mine erozyonlarında büyük önem taşır.

Meslek hastalığı olarak da dişler üzerinde erozyon görülür. Aşırı klorlu havuzlarda yüzen su sporcuları asit buharına veya asitli gazlara maruz kalan fabrika çalışanları, şarap eksperleri ve laboratuvarda pipet ile asitli sıvılara çalışma yapan kimya uzmanları asit erezyona daha fazla yatkın olurlar.

ASİT EROZYONU TEŞHİSİ

En önemli tanı klinikte dişlerin görünümüdür. Başlangıç aşamasında maddi madde kaybı olmadan görülen mine yumuşaması herhangi bir belirti vermez. erozyon başladıktan sonra yüzeyin hafif cilalı ve içbükeylikler göstermesi en önemli belirtisidir.

Dişin çiğneme yüzeylerinde mini kırılmalar ve anatominin bozulması aşınan tüberküller ve diş yüzeyinde çukurlaşmalar görülür. Dentin dokusuna ulaşan lezyonlarda tamir dentini oluşmaya başlar. Bu sayede pulpa dış uyarılardan korunur.

Açığa çıkan dentin yüzeyinde sıcak ve soğuk yiyeceklere karşı hassasiyet dokunma ile de ortaya çıkar. Özellikle üst dişlerin damak tarafında

DİŞ AŞINMASI VE HASSASİYETİ TEDAVİSİ

Diş yüzeyinde görülen aşınmaları erken dönemde tanı koyulduğunda etken ortadan kaldırılarak önlenebilir. Diş yüzeyinin aside maruz kalma süresini azaltmak veya diş yüzeylerini de mineralizasyona karşı dayanıklı hale getirmek alınabilecek koruyucu tedbirlerden bazılarıdır. Doğru tanıyı koymak için hastadan alınan bilgiler son derece önemlidir.

Beslenme alışkanlıkları, diş fırçalama zamanı ve şekli. kişinin mesleki bilgileri tanı koyulmak amacıyla dikkatlice sorgulanmalıdır.

Diş aşınması ve hassasiyeti olan kişide beslenme şekli ile ilgili bir sorun bulunmadığı takdirde beslenme bozuklukları, sindirim sistemi hastalıkları, reflü kronik kusma, ilaç kullanımı, tükürük kalitesi ve ağız bakım fırçalama alışkanlıklara gibi faktörler araştırılmalıdır.

Estetik Porselen Diş

Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve flor uygulanması yanı sıra koruyucu plak kullanmak diş aşınmasının ve hassasiyetinin önlenmesi bakımından önemlidir. Hazırlanan plakların içerisine floor jelleri veya kazein fosfat içerikli kremlerin uygulanması da faydalı olacaktır. Diş üzerindeki mine çözülmelerine karşı en kolay yöntem floor uygulaması dır.

Floor jellerinin diş üzerinde uygulanması nötral florür özelliğinin mine yüzeyinde CaF2 den zengin bir tabaka oluşturarak İkincil bir asit atağından diş yüzeylerine koruyacaktır. Flor koruyucu tedavi olarak kullanılır etkinliğini geliştirmek için çeşitli metalik iyonlar eklenerek desteklenir.

Flor vernikleri diş yüzeyine tutunduğunda daha uzun süreli olarak salgılandığı için erozyondan korunmada solüsyonlara ve jellere göre daha etkilidir. Aşınmanın derecesine bağlı olarak diş hassasiyet şikayeti ortaya çıkar. Estetik problemlerde bu şikayetlere eşlik edebilmektedir. Bu durumlarda bonding uygulamalarına gidilir.

Hangi malzemenin kullanılacağına ortaya çıkan mine yüzey defektlerinin şiddetine ve oluştuğu bölgeye göre karar verilir.

ÖN DİŞLERİN AŞINMASINDA TEDAVİ

Sadece mine yüzeyini ilgilendiren lezyonlarda eğer sızı ve diş ağrısı yok ise herhangi bir işlem yapılmaz. Koruyucu önlemler alınır. Ancak derinleşen vakalarda diş üzerine kompozit bonding uygulaması başarılı sonuçlar verecektir koruyucu plak tavsiye edilebilir.

Sonuçolarak, günümüzde beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile birlikte dişler üzerinde meydana gelen aşınmalar ve diş hassasiyeti her geçen gün daha da önemli bir sorun haline gelmektedir. İlerleyen madde kayıplarını engellemek amacıyla erken teşhis büyük adam taşır.

Hastalardan dikkatli bir şekilde beslenme ve genel tıbbi durumları hakkında bilgi alınmalıdır. Klinik olarak detaylı muayene yapıldıktan sonra kişinin beslenme alışkanlıkları sorgulanır ve diş aşınmasına rol açan etkenler ortaya koyulur.  Hastaya koruyucu uygulamalar hakkında bilgi verilir.

Gerekli tedaviler uygulandıktan sonra koruyucu plak ile takibe alınır.

Dişleriniz üzerinde herhangi bir diş hassasiyeti veya diş aşınması var ise konuyla ilgili bilgi al alabilirsiniz.0 212 909 37 48

Sağlıkla kalın.

Bu yayın ne kadar yararlı oldu?

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Ortalama puanı / 5. Oy sayısı:

Bu yazıyı yararlı bulduğun gibi …

Sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz

Источник: https://www.drsertac.com/asit-erozyonu-dis-hassasiyeti-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.