Diş Hassasiyeti Yazın Artıyor

Diş Hassasiyeti Nedenleri ve Tedavisi

Diş Hassasiyeti Yazın Artıyor

Haber güncelleme tarihi 29.12.2018 15:25

Diş Hassasiyeti Nedir?

Diş hassasiyeti, dişlerdeki dentin tabakasının zarar görmesi nedeniyle dış etkilere karşı duyarlı olması durumunda oluşan ağrı verici durum olarak ifade edilir.

Dentin tabakası kök kısmında sement, taç kısmında ise mine ile kaplıdır. Isıya ve dokunmaya karşı duyarlı canlı ve organik yapılı dokudur.

Dişin taç kısmında bulunan mine ve kök kısmında bulunan sementin altında sıvı ihtiva eden dişlerin sinir merkezlerine uzanan kanalcıkların bulunduğu dentin tabakası yer almaktadır.

Sıcak ve soğuk uyaranlar kanalcıklara temas ettiği zaman sıvı hareketine neden olacak ve sinirin uyarılması ile dişte ağrı oluşacaktır. Diş minesi zarar gördüğü ya da çürüğü durumda açıkta kalan dentin dış etkilere karşı duyarlı olur.

Bu nedenle şiddetli ve ani ağrılar yaşanmaktadır. Sıcak ya da soğuk içecek ve yiyeceklerin tüketildiği sırada hissedilen ağrıdır. Bu ağrılar genellikle soğuk hava solunduğunda dahi hissedilebilir.

 Genellikle dişler dişetlerinden çekildiğinde ya da diş eti dokusuna zarar geldiği, kaybedildiği zaman hassasiyet yaşanmaktadır. Diş eti çekilmeleri de diş hassasiyeti oluşumuna neden olur. Diş hassasiyeti kısa süreli, geçici ve aniden gelişen bir rahatsızlıktır.

Bu nedenle kısa süre içinde tedavi edilmelidir. Tedavi edilmediği takdirde ağız sağlığını teh altına alarak farklı sorunlara neden olabilir. Bazı durumlarda ise geç kalınır ise tedavi edilmesi zorlaşabilir.

Diş Hassasiyeti Nedenleri Nelerdir?

  • Sert diş fırçalama
  • Diş macunu ve diş fırçası 
  • Diş gıcırdatma
  • Diş sıkma
  • Diş eti çekilmesi
  • Diş eti hastalığı
  • Beslenme alışkanlığı
  • Sert obje çiğneme

Diş hassasiyeti farklı nedenlerden dolayı oluşmaktadır. Bu rahatsızlığın bazı ana nedenleri vardır.

Diş fırçalama diş hassasiyetine neden olmaktadır. Sert uçlu diş fırçalarıyla ve sert hareketlerle fırçalanan dişler minede aşınmaya neden olmaktadır. Bu durum diş eti çekilmesinin ardından dentin yüzeyinin açığa çıkmasına neden olur.

Aynı zamanda sert diş fırçaları gibi pürüzlü diş macunları da aynı sorunlara neden olabilir.

Diş eti iltihabı yaşayan kişilerde diş hassasiyeti sıklıkla görülür. Diş eti iltihabı açıkta kalmasına neden olmaktadır. Beslenme alışkanlığı en büyük faktörlerden biridir. Zararlı yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi dişlere ve diş etlerine zarar vermektedir.

Ayrıca bu yiyecek ve içecekleri tükettikten sonra ağız bakımının doğru yapılmaması sorunlara neden olmaktadır. Asitli içeceklerin sıklıkla tüketilmesi diş minesine zarar vermektedir. Diş minesini eriten asitli içecekler dentin tabakasının açıkta kalmasına neden olur.

Diş ve diş eti hastalıklarında zararı olduğu bilinen bazı kötü alışkanlıklarda ana neden olarak bilinir. Bunlar stresten ya da çocukluk döneminden kalma alışkanlıklardır.

Tırnak yeme, diş sıkma, diş gıcırdatma ve sert objeleri çiğneme gibi durumlar diş hassasiyetine neden olan bir diğer faktördür.

Diş Hassasiyetinde Önlem

  • Günlük ağız bakımı ve hijyeni sağlanmalıdır.
  • Diş ipi, arayüz fırçası ve ağız gargarası kullanılmalıdır.
  • Yumuşak diş fırçaları, flörür oranı yüksek diş macunları ve flörür içeren ağız gargaraları kullanılmalıdır.
  • Asitli yiyecek ve içecekler daha az tüketilmelidir.
  • Asitli yiyecek ve içecekler tüketildikten 30 dakika geçmeden diş temizliği yapılmalıdır.
  • Belirli zamanlarda klinikte diş temizliği yapılmalıdır.
  • Diş ve diş etleri ile altındaki kemik yapısı arasına uygulanacak florürlü vernik aşırı hassas kökleri kaplayarak koruma sağlar.

Diş Hassasiyeti Tedavisi

Diş hassasiyeti yaşadığını düşünen kişi ilk olarak bir diş doktoruna başvurmalıdır. Klinikte doktor tarafından muayene edilmelidir. Muayene sonrasında doktorun teşhis koyması ile tedavi süreci başlamaktadır. İlk olarak diş hassasiyetinin nedeni araştırılmalıdır.

Bu duruma neden olan faktörlere göre tedavi planı yapılarak tedaviye başlanmalıdır. Eğer diş hassasiyetinin nedeni diş eti çekilmesi ise oluşan soruna göre hastaya tedavi uygulanmalıdır. Aşınan yüzeye zarar vermeden ve aşındırmadan dolgu maddesi ile doldurulmalıdır.

Aşınan bölge için çeşitli asitli ilaçlar ile tedavisi yapılmaktadır. Bu şekilde o bölgeye estetik restorasyon uygulanmaktadır. Bu uygulama sonrasında dişin hassasiyeti kesilmektedir. Aynı zamanda dış etkenlerden koruma ve estetik bir görünüm sağlanmaktadır.

Diş hassasiyetine neden olan bir diğer faktör ise hatalı diş fırçalama ve uygun olmayan ürünler kullanmadır.

İlk olarak bu ürünlerin kullanımı durdurulmalıdır. Gerekli ve uygun ürünler kullanılmalıdır. Aynı zamanda ürünlerin doğru kullanımı sağlanmalıdır. Bu nedenle hastaya doğru şekilde diş fırçalamanın bilgileri verilmelidir. Doktor tarafından doğru ve düzenli yapılacak ağız bakımı eğitimi verilmelidir.

Bazı durumlarda ise hassasiyet nedeni diş çürükleri olabiliyor. Bu nedenle diş çürükleri tedavi edilmelidir. Çürük tedavisi için dolgu yapılmalıdır. Eğer çürük daha da ilerlemiş ise dolgu tedavisi yapılmalıdır.

Diş hassasiyeti nedenleri bazen ortodontik durumlar olabiliyor. Çapraşıklıklar bunlara en belirgin örnektir. Çapraşıklıklardan dolayı etkilenen dişlere tedavi uygulanmalı ve diğer dişlerin etkilenmemesi için ortodontik tedavi önerilmelidir.

Diş hassasiyeti nedenlerine göre tedavi uygulanarak kısa süre içinde kontrol altına alınmaktadır.

Önerilen İçerik;

► Diş Beyazlatmak İçin 14 Doğal Yöntem

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/dis-hassasiyeti-nedenleri-ve-tedavisi-15301h.htm

Diş Hassasiyeti Nasıl Geçer?

Diş Hassasiyeti Yazın Artıyor

Evde diş hassasiyeti nasıl geçer? Diş hassasiyetini geçirmek için aslında bir çok yöntem var. Ancak diş hassasiyeti için ilk yapılması gereken yöntem doğal ve bitkisel tedavidir.

Diş Hassasiyeti Nasıl Geçer? Bitkisel Tedavi

Soğuk, sıcak, tatlı veya ekşi gıdalar tüketirken diş sinir uçlarına vuran keskin bir ağrı hissedebilirsiniz. Bu rahatsızlık diş etlerinin hassasiyetinden oluşur. Hatta bir çok insan soğuk suyu bir dikişte içerken siz yavaş yavaş içersiniz. İşte bunların tek sorunu diş hassasiyetidir.

Diş kökleri bildiğiniz gibi minik tünellerden oluşur. Bu tünellere kanal denir. Sıcak, soğuk veya tatlı gıdalar tüketildiğinde bu tünellerdeki sinir hücreleri uyarılır. Birden bir zonklama ve ağrı gelir. Eğer bu tip sorunlarınız varsa sizinde diş hassasiyetiniz var demektir.

Diş hassasiyetinin bir çok nedeni olabilir. Diş çürümesi, diş arası boşluklar, kırık diş, yıpranmış dolgular, diş eti hastalığı, yıpranmış diş minesi ve daha sayamadığım bir çok nedenden dolayı diş hassasiyeti oluşabilir.

Neyse ki diş hassasiyeti için bir çok tedavi yöntemi var. Özellikle doğal ve bitkisel tedavi diş hassasiyeti için gerçekten çok etkili sonuçlar veriyor. Bu nedenle diş hassasiyetini evde geçirebileceğiniz bir kaç yöntemden bahsetmek istiyorum.

1- Hindistan Cevizi Yağı

Hindistan cevizi yağı doğal bir anti-bakteriyel bitkisel yağdır. Dişler üzerindeki plak oluşumunu azaltmaya yardımcı olur. En çokta diş hassasiyetini geçiren en kuvvetli bitkisel yağ olması bizim için önemlidir. Hemen hemen her aktardan satın alabileceğiniz hindistan cevizi yağı ile diş hassasiyetini evde ortadan kaldırabilirsiniz.

Hindistan cevizi yağı ağız sağlığını geliştirmede önemli rol oynar. Diş eti hassasiyetinin yanı sıra diş eti hastalığı, kötü nefes kokusu gibi problemleri de ortadan kaldırır.

  • 1 çorba kaşığı hindistan cevizini 4 dakika boyunca gargara ağzınızda gargara yapın.
  • Gargara yaptıktan sonra tükürün ve üstüne ılık su ile tekrar gargara yapın.
  • Hemen ardından normal olarak dişlerinizi fırçalayın.
  • Eğer mümkünse bu uygulamayı her sabah uygulayın.

Hindistan cevizi yağı bulamazsanız aynı uygulamayı susam yağı ile de yapabilirsiniz.

Not : Hindistan cevizi yağı ile gargara yaptıktan sonra sakın yağı yutmayın. Çünkü Hindistan cevizi yağı ağızdaki bakterileri alır ve yutarsanız tüm bakteriler midenize gider.

2- Tuzlu Su

Hindistan cevizi yağından sonra diş hassasiyeti için en iyi doğal yöntemlerden birisi tuzlu su ile gargara yapmaktır. Tuzlu su diş hassasiyetini hızlı bir şekilde hafifletir. Tuzlu su ile ağız çalkalandıktan sonra ağızdaki bakterilerin bir çoğu ölür. Ayrıca ağızda alkalin bir ortam yaratır ve pH dengesi gelişir.

Ayrıca tuzlu su diş ağrısı içinde iyidir. Dişiniz ağrıdığında tuzlu su ile gargara yapmak diş ağrısını az da olsa hafifletir.

  1. Bir fincan ılık su içerisine yarım çay kaşığı tuz koyun.
  2. Bu tuzlu su ile ağzınızı çalkalayın.
  3. Ağzınızdaki her bölgeye tuzlu suyun gelmesini sağlayın. Eğer diş ağrısı varsa o bölgede çalkalama yapmayın. Sadece tuzlu suyu tutmanızda işe yarayacaktır.
  4. Çalkalama işlemi bittikten sonra tükürün ve tekrar su ile ağzınızı çalkalayın.
  5. Diş hassasiyeti geçene kadar günde iki defa tuzlu su ile ağzınızı çalkalayın.

3- Karanfil Yağı

Diş hassasiyeti için karanfil yağı kullanabilirsiniz. Bildiğiniz gibi karanfil diş hekimleri tarafından tavsiye edilmektedir. Hem anti-bakteriyel hemde anestetik özelliği sayesinde kötü ağız kokusunu alır.

2013 yılında Phytomedicine Avicenna Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmada karanfilin diş hassasiyetine yararlı olduğu belirtilmiştir.

Karanfil ile diş hassasiyetini geçirmek için günde iki defa şu işlemi uygulayın:

  • 2 adet karanfili ezin ve bir kaç damla zeytin yağı ile karıştırıp, macun kıvamına getirin. Elde ettiğiniz macunu 30 dakika boyunca etkilenen dişin üzerinde tutun.
  • Bir parça pamuk üzerine karanfil yağı damlatıp, hassasiyet olan diş eti üzerine yerleştirin. En az 20-30 dakika kadar pamuğun diş etinde kalmasını sağlayın.
  • Yarım su bardağı içerisine 5-6 damla karanfil yağı karıştırın. Bu karışım ile ağzınızı çalkalayın.

4- Sarımsak

Sarımsak her ne kadar koku yapacak gibi düşünseniz de çok güçlü bir anti-bakteriyeldir. Bu nedenle kokudan çok sağlığınızı düşünün diyebilirim.

Diş hassasiyetinin yanı sıra ağızdaki enfeksiyondan kaynaklanan ağrının azalmasını sağlar. Bunun dışında ağız içindeki tüm enfeksiyonu yok eder ve mikropları öldürür.

  • 1 adet ezilmiş sarımsak ile 2-3 damla karanfil yağını karıştırın. Dilerseniz içerisine biraz da sofra tuzu ekleyebilirsiniz. Karışım macun kıvamına geldiğinde Doğrudan diş hassasiyeti olan bölgeye uygulayın. Günde iki defa tekrarlayabilirsiniz.
  • Alternatif olarak bir diş sarımsak ağrılı bölgeye sürülebilir. Ağrıyı hafifletileceğine emin olabilirsiniz. günde 2 veya 3 defa tekrarlayabilirsiniz.

5- Soğan

Soğanda sarımsak kadar anti-bakteriyel özelliklere sahiptir. Diş hassasiyeti nedeniyle acıdan kurtulmanıza yardımcı olur. Aynı zamanda ağızdaki zararlı bakterileri öldürür.

  1. Bir parça soğanı kesin ve diş hassasiyeti olan bölgeye koyun.
  2. Beş ile on dakika arasında soğanı bölgede bekletin.
  3. Ağızdaki soğan kokusunun geçmesi için tuzlu su ile ağzınızı çalkalayın.
  4. Günde 2 veya 3 kere tekrarlayabilirsiniz.

6- Diş Hassasiyeti için Kekik Yağı

Diş hassasiyetinden kurtulmak için kekik yağı kullanabilirsiniz. İçerdiği antibakteriyel formül ve antioksidan özellikleri sayesinde oldukça etkilidir.

  • Hijyenini sağladığınız parmağınıza 2 veya 3 damla kekik yağı damlatın ve hassasiyet olan bölgeye hafifçe uygulayın. Ardından ağzınızı su ile çalkalayın. Günde iki veya üç kez tekrarlayabilirsiniz.
  • Alternatif olarak yarım fincan su içerisine ılık su koyun ve 4-5 damla kekik yağı ile karıştırın. Bu karışım ile günde 2 veya 3 kez gargara yapın.

7- Asitli Gıdalardan Uzak Durun

Diş hassasiyetini tetikleyen en önemli şeylerden birisi asitli içeceklerdir. Asidi yüksek içecek ve yiyecekler diş minesini çözerler. Aynı zamanda diş hassasiyetini arttırırlar.

  • Gazlı içecekler, narenciye ve şarap gibi asitli içecek ve yiyeceklerden uzak durmaya çalışın.
  • İlle de gazlı içecek ve asitli yiyecek tüketiyorsanız sonrasında ağzınızı su ile mutlaka çalkalayın.
  • Asitli içecekler tükettikten hemen sonra dişler fırçalanmaz. En az 30 dakika bekledikten sonra dişlerinizi fırçalayın.

8- Ağız Hijyenini Koruyun

İyi bir şekilde ağız hijyenini sağlamak diş hassasiyetini ve iltihaplı veya ağrılı diş eti dokusunu ortadan kaldırır. Doğru diş fırçalama tekniklerini öğrenin. Bunun için sizlere daha önce yazdığımız doğru diş fırçalama yazımıza göz atabilirsiniz.

Источник: https://www.1ciltbakimi.com/dis-hassasiyeti-nasil-gecer/

Dişlerde hassasiyet

Diş Hassasiyeti Yazın Artıyor
Dişlerde hassasiyet

Hassasiyet dişlerin soğuğa-sıcağa tatlı,ekşi gıdalara, diş fırçalamaya ve hatta dokunmaya karşı verdiği keskin ani ağrı şeklinde ortaya çıkan ve oldukça sık karşılaşılan bir problemdir.

DİŞLERDE HASSASİYETİN NEDENLERİ:

1-Diş minesinde meydana gelen kırık ve çatlaklar

Ani ısı değişiklikleri

Mine dokusu ani ısı değişikliklerinden etkilenerek çatlayabilir. Sıcak bir kahvenin arkasından dondurma yemek minenin genişleme –büzülme hareketini çok hızlı yapmasını gerektirir ve bu esnada minik çatlaklar meydana gelir. Çatlaklar dişlerin hassaslaşmasına sebep olurlar ve kırıklara dönüşebilirler.

Diş sıkma-gıcırdatma

Diş sıkma özellikle büyük şehirde yaşayan stresli bireylerin hemen hemen tümünde gördüğümüz bir parafonksiyondur. Herkes farklı kuvvetlerle diş sıkar ve bu dönem dönem artıp azalabilir. Dişlerin kök kısımları çene kemiğine gömülü ve sabit bir durumdadır.

Ağızın içinde görülen kısımların(kuron) diş eti ile birleştiği bölge bu sıkma –gıcırdatma esnasında ciddi bir kuvvete maruz kalır.

Dişler sabit olan kök kısmından hareket edemeyeceği için kuron kısmından minik hareketlerle sallanır ve bu hareket sabit olan köke en yakın bölgedeki mine dokusundan kırılıp kopmalara neden olur.Yüzeydeki mine dokusunun kopmasıyla o bölgede hem hassasiyet meydana gelir hem de renkde bir bozulma- sararma ortaya çıkar.

Diş sıkan gıcırdatan bireyleri bu bölgedeki diş dokusu kayıplarından ve renk farkından teşhis etmek oldukça kolaydır. Bu problemi durdurmanın tek yolu kişiye özel hazırlanan ve diş sıkmayı engelleyen şeffaf plastik ağızlıkların ( bıte guard)kullanılmasıdır.

2-Mine yüzeyindeki aşınmalar

Sert fırçalama ve pütürlü–beyazlatıcı macunların kullanılması:

Diş fırçalamada en ideali, orta serlikte bir fırçayı fazla bastırmadan pütürsüz bir macun ile uygulamaktır.

Ama önceden kazanılmış alışkanlıklarla , bastırmadan fırçalandığında dişlerinin tam temizlenmediğine inanan ya da arada sırada karbonat vb ile dişlerini fırçalamanın faydalı olduğunu düşünen kişilerde zamanla dişetlerinin çekilmesi ve diş yüzeylerinde aşınmaların oluşması kaçınılmazdır. Diş minelerinde zamanla bu aşınma göz ile de görülür hale gelir.

Sağ elini kullananlar genellikle sol üst çenelerine fırçayı çok kuvvetli ve yatay olarak uygularlar bu sert fırçalamaya bağlı olarak dönem dönem sol üst çene dişlerinde hassasiyet görülme ihtimali vardır.

Bazı beyazlatıcı macunlar içindeki granüllerin gereğinden fazla ve büyük olması sebebiyle dişlerin minelerinde çizilmelere sebep olur.

Bu macunlar uzun dönemde kullanıldığında dişleri gerçektende daha lekesiz ve beyaz yaparlar ama mine yüzeylerinde oluşan çizikler sebebiyle kişi bu macunu kullanmayı bıraktığında dişler eskisinden çok daha hızlı lekelenir.

Dişlerde özellikle soğuğa ve diş etlerinde fırçalamaya hassasiyet ve kanamaya sebep olurlar.

3-Dişeti hastalığı sonucu oluşan, dişeti çekilmeleri

Diş eti hastalıklarında dişleri içinde tutan kemik dokusunda meydana gelen azalma diş etlerinin de kemik ile birlikte çekilmesine sebep olur.Dişlerin kök yüzeylerinin bir kısmı bu nedenle açıkta kalır.

Açıkta kalan bu kök yüzeyleri mine dokusu ile kaplı olmadığından doğal olarak hassasiyet gösteren yüzeylerdir. Diş eti hastalığı sonucu olan bu hassasiyet zaman ile geçmeye eğimlidir.

Hastalığın aktif olduğu dönemlerde hassasiyet de daha fazladır.

4-Asitli gıdaların fazla tüketilmesi

Hepimizin bildiği gibi kola,gazoz gibi içecekler bol miktarda asit içerir. Bunun yanında limon, portakal, greyfurt da aşırı asitli gıdalardır.Bol miktarda limon tüketen veya sık sık portakal suyu içen kişiler mine aşınmalarının ve hassasiyetlerin en rahat oluşabileceği kişilerdir.

Dikkat edilmesi gereken gıdalara erik, kiraz, domates ve ıspanağı da ekleyebiliriz. Bu gıdalar dişin yüzeyini kaplayan koruyucu tabakayı eritir ve diş yüzeyini korumasız hale getirir. Eğer bu korunmasız yüzeye yarım saatten önce kuvvetli bir fırçalama uygularsanız dişlerinizin aşınmasını başlatırsınız ve bundan sonrası daha hızlı ilerler.

Dişin mine dokusundaki bu hafif aşınmalar hassasiyete sebep olacaktır.

5-Yapılan tedavilerden sonra oluşan hassasiyet

Dolgu yada protez uygulamalarından sonraki hassasiyet

Dolgu ya da protez uygulamalarından sonra oluşan ve özellikle soğuk ile aktif hale geçen hassasiyetlerdir.Yaklaşık üç-dört hafta içinde oradan kalkması gerekir. Dişin yapısında bulunan dentin tüplerinin içindeki sıvının bu uygulamalar sırasında kullanılan alet ve malzemeler sebebiyle yer değiştirmesi ve dişin merkezinde bulunan sinire ağrı uyaranları göndermesiyle oluşur.

Diş taşı temizliği sonrası oluşan hassasiyet

Çok fazla diş taşı bulunan ve uzun aralarla temizlik yaptıranlarda temizlik seansından sonra özellikle soğuk olmak üzere tatlı-ekşi ve sıcağa hassasiyet meydana gelebilir. Diş taşları dişin diş etine en yakın bölgesinde birikir ve yavaşça dişetini aşağıya doğru iterek büyürler.

Diş taşları artıp, dişetini aşağıya doğru ittiğinde dişin mine ile örtülü olmayan kök yüzeyi açığa çıkar fakat diş taşları tarafından bir yara kabuğu gibi örtülü olduğu için hassasiyet göstermezler. Diş taşı temizliği sonrası ise bu artıklar temizlenir ve kök yüzeyi ağzın içindeki her türlü uyarana doğal olarak tepki vermeye başlar.

1-2 hafta sonra hassasiyet azalarak kaybolur. Hassasiyet olma ihtimali nedeniyle diş taşı temizliği yaptırmamak diş etlerinizin sağlığından çok şey götürür. Diş etlerinizin geri dönüşümsüz olarak çekilmesine ve bunun sonucu olarak da diş eti hastalığına olan eğiliminizin artmasına sebep olur.

Günümüzde diş eti hastalığı sebebiyle diş kayıpları,diş çürüğü nedeniyle olan diş kayıplarının çok çok önündedir.

TEDAVİ

Ağız hijyeninize· dikkat edin. Orta sertlikte fırça veya hassasiyet çok yoğunsa bu durumlar için özel hazırlanmış “sensitive” diş fırçalarını kullanın.

Pütürlü macunları-temizleyicileri· kullanmaktan kaçının

Beyazlatıcı macunlar hassasiyetinizi· artırıyorsa kullanmayın, hassas dişler için hazırlanmış özel macunları kullanın . Bu macunlar uzun vadeli kullanımda oldukça etkilidir.

Çok sıcak ve çok soğuk gıdalardan ve· özellikle bunları arka arkaya tüketmekten kaçının.

Diş sıkma probleminizin olup olmadığını· hekiminize danışın, gereken önlemleri alın

Asitli gıdaları minimuma indirin ve bunları· tükettikten sonra en az yarım saat dişlerinizi fırçalamaktan kaçının.

Florlu gargaralar kullanın.

Antalya Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!

Diş hassasiyeti,

Hassas dişler en sık karşılaştığımız diş sorunlarının belki de en önde geleni. Muayenehaneme başvuran her 10 hastamdan 9 u dişlerinde hassasiyet problemi yaşıyor.

Diş hassasiyeti olan hastalar, sıcak-soğuk, ekşi-tatlı gibi yiyecek-içeceklere karşı dişlerinde keskin bir ağrı ve kamaşma hissederler. Hatta bazı hastalar ağızdan nefes aldıklarında bile dişlerinde duyarlılık olur.

Problem basit gibi gözükse de yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır.

Hatalı ve sert fırçalama

Kötü ağız hijyenine bağlı diş eti iltihabı ,

Diş sıkma alışkanlığı ,

Asitli gıdaların çok tüketilmesi gibi etkenler dişeti çekilmesine ve dişin koruyucu tabakası olan minenin aşınmasına neden olur. Minenin altında bulunan dentin dediğimiz canlı sinir uçları içeren tabaka açığa çıkar. Böylece korumasız kalan diş, sıcak-soğuk gibi dış uyaranlara karşı aşırı duyarlı hale gelir.

Bazen bu etkenlerin bulunmadığı ve ağız bakımının son derece iyi olan hastalarda bile diş hassasiyeti oluşabilir.

Diş hassasiyetini tedavi etmek için öncelikle buna neden olan etkenleri ortadan kaldırılmak gerekir.

Bana hassasiyet problemi ile başvuran hastama öncelikle asitli gıdaları çok tüketmemesini söylüyorum ve eğer dişlerini sıkıyorsa ona bir gece plağı veriyorum.

Ayrıca diş fırçasını değiştirerek daha yumuşak kıllı bir fırça tavsiye ediyorum.

Doğru diş fırçalama yöntemini göstererek, ağız hijyenine motive ediyorum.

Ve en önemlisi mutlaka hastaya hassasiyet giderici bir diş macunu tavsiye ediyorum.

Hasta bu macunu düzenli olarak kullandığında diş macununun içeriğindeki yüksek orandaki flor hem hassas yüzeylerde asite karşı koruyucu bir tabaka oluşturuyor hem de defektli alanların onarılmasını sağlıyor. Böylece dişin hassas yüzeyini dış ortamdan izole ederek duyarlılığı önlüyor.

Hassas dişler istemiyorsanız ağız ve diş sağlığınıza hassasiyet gösterin, günde 2 kere dişlerinizi fırçalayarak düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edin

İstanbul Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!

Bu makaleye oy verin :

Puan : 5 / Oy veren : 1 kişi

Источник: https://www.doktorsitesi.com/makale/dislerde-hassasiyet

Yaz Sıcaklarında Diş Hassasiyeti Artıyor

Diş Hassasiyeti Yazın Artıyor

Yaz mevsiminin gelmesiyle sıcak ve soğuk farkına yol açan gıdaların tüketilme sıklığı artar. Kışın belki de çok dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız diş hassasiyetinden, yazın soğuk içecek ve yiyeceklerin tüketilmesinin artmasıyla kaçamaz hale geliriz ve böylece diş hassasiyeti, gündemimizdeki sırasını belirler.

Şikayetler oldukça belirgindir ancak diş hekiminin hastadan daha ayrıntılı klinik bilgiyi toplamaya ihtiyacı vardır. Hasta hassasiyet şikayeti ile geldiğinde ilk adım tüm hikayeyi hastadan dinlemektir. Öngörülen gerekli bilgiler:

  • Diş ağrısının şekli ve niteliği (keskin, künt, vurucu)
  • Hassasiyetin lokalizasyonu (genellikle benzer grup dişlerde benzer şikayetler oluşabilir)
  • Dişte hassasiyetin başladığı yüzey
  • Ağrının şiddetinin tanımlanması (1-10luk skalada, 1=hafif, 10=dayanılmaz )
  • Hassasiyeti başlatan uyarıcı tetikleyici yiyecek ve içecekler var mı?

Diş hassasiyeti diş ağrısı ile karıştırılabiliyor

Diş hassasiyetinin ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynayabilir. Ağız içerisindeki gelişen çeşitli sorunlar, çürükler, diş eti çekilmeleri, diş ve bazen kök kırık ve çatlakları, hatalı diş fırçalama alışkanlıkları, beslenme alışkanlıklarındaki hatalar, oluşan ağrının hasta tarafından diş hassasiyeti olarak tanımlanmasına yol açabilir.

Diş hassasiyetinin başlıca nedenleri

  • Eski dolgulu dişler: Kanal tedavisi uygulanmış ve sonradan fistül oluşmuş veya canlılığını tamamen ya da yarı yarıya kaybetmiş dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.
  • Kırık ve çatlak dişler: Dikey ve yatay, parça kırık veya çatlak oluşan dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.

  • Diş çürükleri: En yüksek derecede hassasiyet algısı, çürük doku diş minesini tamamen harap ettiğinde mine-dentin sınırını geçerken görülür. Hassasiyet, çürük dişin canlı dokusuna ilerleyene kadar artarak devam eder.

  • Diş eti çekilmesi: Kronik diş eti hastalığı olan kişilerde, diş eti ameliyatları sonrasında veya yaşla, ağız bölgesine alınan darbeler sonucu, dişlerdeki çapraşıklıklar ya da diğer yumuşak dokulardaki anomaliler ile dişlerin kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla oluşan ağrı.

  • Diş fırçası abrazyonu: Sert diş fırçası kullanımı veya yumuşak diş fırçasının aşındırıcı özelliği, fazla macun kullanımı veya hatalı fırçalama sonrasında genellikle baskın kullanılan elin denk geldiği bölgede oluşan aşınma, hem diş eti çekilmesine neden olabilir; hem de diş eti çekilmesi sonucu yumuşak kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla hissedilen ağrıya sebep olur.

  • Abfraksiyon lezyonları: Genellikle dişin anatomik şeklinin bozuk olduğu yerlerde dişlerde aşınma ve yüzeyden mikro düzeyde parça kopması ile oluşur. Çürük olmadığı halde diş yüzeyinde madde kaybı olan bu tip lezyonlar yüksek hassasiyet göstererek, dişin canlı dokusuna kadar ilerleyebilir.

  • Erozyon lezyonları: Düşük Ph’lı ve yüksek karbonat oranlı kola, meyve ve enerji içecekleri diş yüzeyinden çürüksüz madde kaybı oluşumuna sebep olmaktadır. Bu tür içeceklerin kullanım alışkanlıkları, asitle yüzeyel olarak yumuşayan mine veya dentinin diş fırçalama ile kolayca yerinden kalkmasına sebep olacaktır.

    Reflü, bulimia gibi gastointestinal sistem hastalıkları dişlerin dile bakan yüzeylerinde, yüzeylerine zarar verirken; beslenme ile alınan asitli gıda tüketiminin fazlalığıyla oluşan lezyonlar dişlerin yanaklara (dışa) bakan yüzeylerinde görülür.

  • Beslenme tipi: Herhangi bir sebeple hasarlanmış diş yüzeyi, domates, meyve suları, kola içecekleri gibi düşük Ph’ lı içeceklerin asidik sıvısıyla temas ettiğinde ani hassasiyet oluşacaktır. Beslenme şekli erozyondan dolayı oluşan hassasiyeti şiddetlendirebilir.
  • Genetik hassasiyet: Hassas dişlerin hikayesi yıllardır hastalar tarafından anlatılır.

    Bu tip hassasiyetin sebebi, %10 sementin kök dokusunun ve mine dokusunun diş dentin yapısını örtmediği tipte sınıflandırılan anatomik yapı bozukluğu ile de korelasyon kurularak veya tüm hastaların farklı ağrı eşik değerlerinin olmasıyla da açıklanabilir.

  • Dolgu sonrası hassasiyet: Bazı tip gümüş civa karışımı amalgam dolguların 24-48 saat büzülmeye bağlı olarak hassasiyet oluşturması; diş renginde yapılan dolgu uygulamalarında yeterli teknik hassasiyet gösterilmemesi veya hatalı asit uygulaması; dolgu yapılırken diş kurutma tekniğinin hatalı uygulaması; diş dokusunda çürük temizlenirken hatalı uygulamalar yaparak dişin canlı sinir dokusunu etkilemek; dolgu yaparken ani ısı değişikliği oluşturmak ya da dolgunun normalden yüksek bırakılması; ağız içinde ani uyarılmaya veya ‘pas ya da aliminyum’ tadına sebep olan farklı metaller arasındaki reaksiyonlar hassasiyet oluşumunu tetikler.
  • İlaç kullanımı: Ağız kuruluğuna sebep olan ilaçlar (antihistaminikler, tansiyon ilaçları gibi) tükürüğün miktarını azaltarak koruyucu etkisini de bozar ve beslenmeyle meydana gelebilecek travmalara veya bakteri plak artışına sebep olurlar. Tükürük akışındaki azalma, yaşlanma ve ilaç alınımıyla birlikte tükürük Ph’ının diş çürüklerinin ve erozyon lezyonlarının oluşumuna sebep verecek düzeye inmesine neden olur.
  • Beyazlatma hassasiyeti: Kanal tedavisi uygulanmamış dişlere uygulanan diş beyazlatmasında %10’luk karbamid peroksitin ( %3 hidrojen peroksit, %7 üre) mine ve dentini geçerek sinir dokusuna ulaşmasıyla oluşur. Dentindeki sıvı akışı ve materyalin sinir dokusuyla temasıyla yoğunluğun değişimi nedeniyle, hassasiyet geri dönüşebilir sinir dokusu iltihabı şeklini alır. Hassasiyet tüm diğer beyazlatma yöntemleri (in-office, ışık aktivasyonlu, yeni over the counter yöntemi!) sonucunda oluşabilir ve tercih edilen beyazlatma markası ve içeriği ile ilgilidir.

Beyazlatma işlemi sırasında hassasiyetin ortaya çıkması beklenmesine rağmen; klinik hassasiyet oluştuğunda sebebin beyazlatma olabileceği belirtilmelidir. Hafif seyreden hassasiyetlerin tedavi protokolünde yeri yoktur. Ancak diş hekimi, hastayı tedavi süresini uzatma (örneğin uygulama sıklığı) konusunda bilgilendirerek yeni uygulama talimatları verebilir. Bu yöntemin geçerli olmadığı durumda, bazı klinisyenler beyazlatma yönteminin diş yüzeylerine flor jelleri uygulamalarıyla desteklenmesini savunurlar. Diğer klinisyenler beyazlatma öncesi ve sonrasında 2-3 hafta boyunca hassasiyet giderici diş macunları kullanımı öneririler.

Potasyum içeren hassasiyet giderici yardımcı materyallerin ağza uygulanan plaklarla kullanımının gelişmesi, diş hekimine hassasiyeti gidermekte yardımcı olurken; tedavi sürecinde hastaların daha efektif rol oynamalarını da sağlamıştır. Beyazlatma çalışmalarında, ihtiyaç duyulduğunda 10-30 dk yardımcı hassasiyet giderici maddeler uygulanır. (Günde bir, haftada bir, beyazlatmadan önce veya beyazlatma tedavisinin uygulama tipine göre)

Hassasiyet giderici diş macunları, şikayetleri azaltıyor

En genel, profesyonel olarak önerilen, hassas dişe yalnız uygulama kolaylığı sunan hassasiyet giderici diş macunları, potasyum tuzları içerenlerdir. Potasyum tuzları mine ve diş dentin dokusundan kolayca geçerek birkaç dakika içinde dişin canlı sinir dokusuna ulaşır.

Çoğunlukla potasyum bazlı hassasiyet giderici diş macunları diş dokusunu korumak için flor içerir aynı zamanda bazıları da değişik tatlar, beyazlatma özelliği, tartar kontrolü ve karbonat içerikli olarak tüketiciye sunulur.

Kinik girişimlerde hassasiyet giderici etkili diş macunları günde iki kere ve yaklaşık iki hafta kullanım sonucunda hassasiyetin azalmasını sağlamış ve daha büyük etkileri de düzenli kullanımıyla gözlenmiştir.

Bu arada hasta, üreticinin tavsiyesine de uyarak günde iki defa ağız hiyjen uygulamasının bir parçası olarak fırçalamayı sürdürmelidir. Hastalara sürekli kullandıkları diş macununa benzer özellikler taşıyan hassasiyet giderici edici diş macunları önerildiğinde başarı oranı yükselecektir.

Diş hassasiyetinin birden fazla sebebi ve tedavisi vardır

Diş hekimi tüm olasılıkları gözden geçirmeli, doğru bir teşhis ve tedavi planı oluşturmalı ve buna göre hassasiyete sebep ve engel olan tüm faktörleri işaret eden bir tedavi stratejisi belirlemelidir. Tedaviler, hasta tarafından evinde restorasyon yapılan dişe uygulanan medikal materyallerden, pulpa extirpasyonu (kanal tedavisi) ve mukogingival (diş eti ameliyatları) cerrahiye kadar uzanır.

Hassasiyetin sıklığı ve şekli, tedavi seçenekleri arasındaki seçimi belirler. Restorasyon yapılmamış veya açık bir sorun patoloji bulunmayan kişilerde dişlerin kronik hassasiyet şikayeti çoğunlukla beklenmedik ve araştırılmaya muhtaç durumları işaret eder.

Diş beyazlatması sırasında diş hassasiyetini engellemesi için uygulanan %5lik potasyum nitrat flor jeli (diş macunu) gibi hassasiyet giderici materyaller oldukça etkili olmakta ve hastanın olay üzerindeki kontrolünü artırmaktadır.

Источник: https://sagliktayenilikler.com/yaz-sicaklarinda-dis-hassasiyeti-artiyor/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.