Diş Minesi Nasıl Zarar Görür?

Diş Apsesi Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Diş Minesi Nasıl Zarar Görür?

Haber güncelleme tarihi 10.12.2018 17:20

Diş Apsesi Nedir ve Nasıl İyileşir?

Dişlere gösterilen yetersiz ve özensiz bakım, dişlerde zamanlarda deformasyona neden olmaktadır. Dişlerin her gün düzenli olarak fırçalanmaması durumunda bakteri ve mikroplarda artış görülür. Bu artış zamanla düşlerin çürümesine ve diş etlerinin iltihaplanmasına neden olur.

 Diş sağlığı için hergün düzenli olarak sabah akşam dişlerinizi fırçalamalısınız. Diş apsesi tedavi edilmediği takdirde cidde sorunların oluşmasına neden olabilir. Tedavi edilmediği takdirde dişinizi kaybetmenizin yanı sıra iltihap beyin ve kalbe giderek ciddi sorunlara sebebiyet verir.

Diş apsesinde şiddetli diş ağrısının yanı sıra yanakta şişmede görülebilir.  

Diş Apsesinin Oluşma Nedenleri Nelerdir?

Dişlerin düzenli olarak fırçalanmaması ve bakımının yapılmaması durumunda dişlerde kalan yemek kalıntıları bakteri ve tartar (diş taşı) oluşumuna neden olur.

Bakteri ve mikropların burada çoğalması durumunda diş çürümesi ile birlikte iltihaplanmaya kadar giden bir yol izlenir.

Aynı zamanda diş eti ve diş köklerine yayılan çürükler çeşitli enfeksiyonlarla diş kaybına sebebiye verir.

  • Diş apsesinin oluşmasında birçok faktör rol oynamaktadır. Diş etinin zarar görmemesi ve çürüklerin oluşmaması için en önemli faktörlerden biri bakım ve temizliktir. İhmalkar davranmadan sabah ve akşam düzenli olarak diş fırçalamak diş eti ve diş kökünde oluşabilecek tüm sorunların önüne geçecektir. Dişlerin fırçalanmaması durumunda dişlerde yemek kalan yemek kalıntıları zamanla bakteri ve mikroba dönüşerek dişin en büyük düşmanlarından olmaktadır.
  • Sağlıklı beslenmenin faydaları bu konuda da kendini göstermektedir. Asit ve şeker miktarı yüksek yiyecek ve içecekler diş minelerine zarar vererek zamanla çürüklerin oluşmasına neden olur. Diş minelerinin zarar görmesi durumunda bakteri ve mikroplar diş içerinde kolaylıkla apse oluşumuna neden olmaktadır.
  • Sağlıklı beslenme ve düzenli diş fırçalamanın uygulanmaması takdirde dişlerde oluşan çürükler apse oluşumunu hızlandıracaktır. Tedavi edilmeyen diş çürükleri ilerleyemeye ve çürük dişin tedavi edilmemesi takdirde bakteriler yayılmaya devam edecektir.
  • Bazı durumlarda sizin dişlerinize gösterdiğiniz özeni doktorlar göstermeyebilirler. Yanlış uygulanan kanal tedavileri ve kalitesiz dolgu malzemeleri, dişte oluşan sorunu ortadan kaldırmak yerine yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Dolgu yapılacak yerin tamamen temizlenmeyerek dolgu yapılması kalan boşluklardan asitli ve şekerli yiyeceklerin dişi tahrip etmesine neden olacaktır.
  • Diş kökünün ve diş etinin tahrip olmasına neden olan en önemli faktörlerden biri de yanlış diş çekimi sırasında kana mikrop karışması ve diş çekiminde diş kökünün bir kısmının çekilmemesi gibi durumlar diş apsesine ve beraberinde birçok soruna neden olmaktadır.

Diş Apsesi Belirtileri Nelerdir?

  • Dişte zonklama şeklinde ağrı
  • Yemek yerken hissedilen ağrı
  • Ateşlenme
  • Sürekli yorgunluk hissi
  • Yanak ve boyun bölgesinde şişmeler
  • Sıcak veya soğuk yiyecek ve içecekelere karşı hassasiyet

Diş Apsesi Tedavisi​

Dişte oluşan çürükler bir an önce tedavi edilmelidir. Tedavi edilmeyen çürükler bakterinin daha fazla yayılarak dişte daha büyük çürüklere ve apse oluşumuna neden olmaktadır. Dişte apse oluşmuşsa öncelikle tedaviye 1 haftalık antibiyotik kullanımı ile başlanır.

Böylece dişte oluşan iltihabın azalması amaçlanır. İltihaplı yanı apseli dişin çekilmesi tehlidir. Apseli dişin çekilmesi durumunda iltihabın kana karışma olasılığı mevcuttur.

 Antibiyotik tedavisinden herhangi bir sonuç alınamamış ve şişkinlikle birlikte iltihapta azalma görülmemiş ise iltihaplı bölge delinerek iltihap akıtılır. Böylece iltihap tamamen boşaltılır.

Ancak iltihabın boşaltılması zor olduğu durumunlarda cerrahi yöntem uygulanarak iltihap boşaltılır. İltihaplı bölge kesilerek iltihabın akıtılması ve temizlenmesi sağlanır. Bu yöntem vücudun çeşitli bölgelerinde oluşan iltihaplarda da kullanılır.

İltihap akıtıldıktan sonra iltihap oluşumunun nedenlerine göre bir tedavi yöntemi belirlenir. Siş çekimi, kanal tedavisi veya dolgu gibi yöntemler uygulanabilir.

Diş Apsesi Tedavisinde Size Düşenler

  • Ağzınızı günde 4-5 kere tuzlu su ile gargara yapın.
  • Bol bol sıvı tüketin.
  • Doktorun önerdiği ilaçları aksatmadan düzenli olarak kullanın.
  • Çiğnerken apseli bölümü kullanmayın.
  • Günlük diş bakımınızı aksatmadan devam edin.
  • Sigara ve alkol tüketiminden uzak durun.
  • Diş ipi kullanma alışkanlığı edinin.
  • Şekerli veya asitli yiyecek ve içeceklerden uzak durun.
  • Çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler tüketmeyin.
  • Sakız çiğnemeyin.
  • Ağrı kesici etki edene kadar karanfil ve nane yağı ile anlık olarak rahatlama sağlayabilirsiniz.

Önerilen İçerik;

► Diş Apsesi Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/dis-apsesi-nedir-ve-nasil-tedavi-edilir-3758h.htm

Diş Minesi Nasıl Zarar Görür?

Diş Minesi Nasıl Zarar Görür?

Dişler insan bedeninin en önemli yerlerinden biridir. Sağlık açısından kilit bir nokta olarak görülür. Dişte yaşanan bir sorun müdahale edilmediği takdirde vücudun diğer organlarını da etkilemektedir. Sağlıklı dişler için ilk önce diş minesi tabakasını korumak gerekmektedir. Diş minesi oldukça önemlidir. Diş minesi nasıl zarar görür? Bilmek ve dikkat etmek gerekir.

Diş Minesi Nedir?

Ağız içi olarak bulunan dişleri çepeçevre saran ve insan vücudunda en sert ve en kireçlenmiş doku diş minesi olarak tanımlanır. Diş minesi yapı olarak bakıldığında yüzde 1 oranı organik yapıda iken geri kalan kısmı inorganik yapıdadır.

Diş Minesinin Yaptığı Görev Nedir?

Diş minesinin sahip olduğu en büyük ve en önemli görev, çiğneme kısmındadır. Alınan besinlerin dişlere vereceği fiziksel ya da kimyasal etkilerden dişleri korur.

Diş Minesinin Zarar Görme Sebepleri?

Dişlerin mine yapısı sert ve sağlamdır. Fakat yine de bazı durumlarda zarar görebilir. Bu zararlar beslenme ile alınan besinlerin fiziksel veya kimyasal etkisi ile olabilir.

Yaşanan bir travma durumunda, dişleri sıkma durumunda, diş gıcırdatma durumunda ve sert kabuğu olan yemişleri diş ile kırmaya çalışma durumunda diş minesi zarar görüp aşınabilir.

Kişinin yaşlanma durumunda da diş minesin de aşınma ya da düzleşme görülebilmektedir. Asitli içecekler sık olarak tüketilir ise diş minesi aynı şekilde zarar görüp aşınabilmektedir.

Diş minesine zarar veren sebepler incelendiğinde kötü olarak yayılma yapan ağız hijyeni ile aşırı karbonhidrat tüketimi de diş minesine zarar vermektedir.

Çünkü ağız hijyeni ile karbonhidrat tüketiminin fazla olması diş çürümesi yaratan bir etkendir.

Diş Minesini Korumak İçin Yapılabilecekler

Diş yapısını korumak için ilk önce diş minesini korumaya özen göstermek gerekir. Diş minesinin en çok zarar görmesi diş gıcırdatma olması sebebi ile diş gıcırdatmamaya özen gösterilmesi gerekir.

Gıcırdatma gece uyur iken yapılıyor ise çözüm için diş hekimi ile görüşme sağlanmalıdır. Diş hekimleri bu tür durumlarda olan hastaların diş minelerini düzeltebiliyor.

Ya da gıcırdatmaya yönelik sorunlara çözüm bulabiliyor. Bu tür yaşanan problemlerde diş hekimleri diş minesinin diş gıcırdatmaya karşı zararının önüne geçmek için gece plağı uygulaması yapmaktadır.

Diş minesini asitli içeceklere karşı yaşanacak sorunlar için asitli içecek alımı azaltılmalı ya da asitli içecek alımında pipet kullanılmalı.

Asitli içecek alınır iken pipet kullanımı diş minesinin alacağı zararı büyük oranda azaltmaktadır.

Diş minesinin korunması için dişler düzenli olarak ve doğru bir şekilde fırçalanması gerekir. Aynı zamanda diş minesi korumak için diş aralarına giren artık besin maddeleri diş fırçalama ile gitmediği zaman diş çürümesi yapmaması için belli zaman aralıkları ile diş ipi kullanılarak dişler iyice temizlenmelidir.

Unutulmaması gerekli olan önemli bir ayrıntı. Kişi yemek yedikten 20 dakika kadar sonra yenilen besin maddeleri ağızda asit durumuna dönmektedir ve tükürük ile beraber bu asit oranı nötr hale gelir.

Her yemekten sonra dişleri vakit kaybetmeden bu süreç için de fırçalamak diş sağlığı açısından büyük önem taşır. Karbonhidrat sık tüketen kişilerin ağız sağlığına ekstra önem vermeleri gerekir.

Karbonhidrat tüketimini diş çürüme olasılığını arttırması sebebi ile elma tüketimi dişleri temizlemektedir. Aynı zamanda yine elma tüketimi diş etlerine masaj etkisi yapmaktadır.

Diş Minesi Zarar Görmesi Durumunda Düzelme Olur mu?

Diş yapısının en önemli bölümü olan diş minesinin zarar görmesi durumunda diş minesi yeniden oluşum göstermez.

Bu tür yaşanan durumlarda diş hekimlerinin yaptığı genel bir tavsiye vardır. Diş minesi aşınan kişinin, flor içeren diş macunu ve gargara kullanmaları tavsiyesine uymak fayda sağlamaktadır.

Diş minesin de aşınma yaşanmış olan yerlere flor içeren jel sürülmesi durumunda diş yapısı zaman ile güçlenir. Diş minesinin aşınma sebebi eğer ki diş gıcırdatma ise mutlaka gece plağı kullanılmalı ve bu durumunda en kısa zaman dilimi içerisinde önüne geçilmelidir.

Zaman içerisinde diş minelerinde yaşanan aşınma büyük bir orana ulaşmış ise dişlere kronlama işlemi yapılabilmektedir. Dişlerde çürüme var ise çürük tedavisi yapılır.

Eksik bulunan dişler de diş hekimi tarafından tamamlanabilmektedir.

Çocuklarda diş yapısı çok hassas olması sebebi ile ebeveynlerin çocuklarının diş sağlığına ekstra önem vermeleri gerekir.

Çocukların dişlerinde eğer ki bir renk değişimi görülür ise diş hekimine hemen başvuru yapılmalıdır.

Источник: https://www.modakentim.com/dis-minesi-nasil-zarar-gorur/

Diş minesi nedir? Diş minesinin özellikleri ve yapısı nasıldır?

Diş Minesi Nasıl Zarar Görür?

Bu Yazıda Okuyacaklarınız:

  • Diş Minesi
  • Diş Minesinin Yapısı

Sizden gelen soru:

[box type=”success” ] Diş minesi nedir? [/box]

Cevap:

Vücudun en ser maddesi diş minesidir. En sert maddesi olmasının yanı sıra aynı zamanda vücudun en yoğun mineralleşmiş maddesidir. Dişi oluşturan 4 ana dokudan birisi minedir ve diğerleri de dentin, sement ve pulpa dokularıdır

Normal olarak dişin görünür dental kısmıdır ve ve mutlaka alttan dentin ile desteklenmelidir.Minenin yüzde doksanaltısı mineralden geri kalanı ise su ve organik maddeden oluşur. Minenin normal rengi açık sarıdan grimsi beyaza kadar çeşitlilik gösterir. Minenin altında dentin bulunmayan dişin uç kısımlarında renk bazen hafif bir mavi tona dönebilir.

Mine yarısaydam olduğu için, dentinin rengi ve mine altındaki herhangi bir dolgu maddesi bir dişin fiziksel görünümünü güçlü bir şekilde etkiler. Mine dişin yüzeyinde farklı kalınlıklarda bulunur ve en kalın olarak tüberkül denilen tepe çıkıntılarında 2.5 mm; en ince olarak ise klinik açıdan mine-sement sınırında bulunur.

 Minenin temel minerali bir kristalize kalsiyum fosfat olan hidroksiapatittir. Minedeki minerallerin büyük çoğunluğu yalnızca gücü açısından değil kırılganlık açısından da değerlendirilmektedir. Diş minesi, Mohs sertlik skalası açısından 5 ile değerlendirildiğinden insan vücundaki en sert maddedir.

Dentin, 3-4 sertlik derecesi ile, daha az mineralize ve daha az kırılgan olarak, mineyi desteklemektedir ve sağlamlık için gereklidir. Dentin ve kemiğin tersine, minekollajen içermez. Bunun yerine amelogenin ve enomelin adında iki benzersiz protein içermektedir.

Bu proteinlerin işlevleri tamamen anlaşılmamış olsa da, bunların, diğer işlevlerinin yanı sıra, bir iskelet desteği gibi işlev görerek minenin gelişimine yardım ettikleri düşünülmektedir.

Diş Minesinin Yapısı

Minenin temel birimi mine çubuğudur.

 Daha önce mine prizması denilen, çapı yaklaşık olarak 4 μm – 8 μm uzunluğunda olan mine çubuğu, düzenli bir yapı içinde sıkıca biraraya getirilmiş bir hidroksiapatit kristalleri paketidir.

 Enine kesiti alındığında en güzel bir anahtar deliğine benzetilebilecek olan bu yapının üst kısmı ya da başı dişin taç kısmına doğru,ve alt kısmı veya kuyruğu diş köküne doğru durmaktadır.

Her bir mine çubuğundaki kristallerin düzeni oldukça karmaşıktır. Hem ameloblastlar (mine oluşumunu başlatan hücreler) hem de Tomes lifleri kristallerin düzenlerini etkiler. Mine çubuğunun baş tarafındaki mine kristalleri çubuğun uzun eksenine paralel olarak durmaktadır. Kristallerin yönlenmesi mine çubuğunun kuyruk kısmında uzun eksenden hafifçe uzaklaşır.

Minenin organik kısmı, hidroksiapatit kristallerine gömülmüş kollagen fibrillerden oluşmuştur. Minenin organik yapısı içerisinde başlıcametionin ve histidin olmak üzere 16 değişik aminoasit bulunur. Ayrıca organik kısımda, kalsifikasyona yardımcı olan fosfor yüksek oranda bulunur.

Minenin yapısındaki en önemli proteinler “Enomelin ve Amelogenin” dir. Bunlar, organik bölümün organizasyonunu sağlar. Ayrıca “Lösin” de diş minesinin organik yapısındaki önemli bir proteindir. Minedeki suyun %25 lik kısmı apatit kristallerine bağlıdır.

Diğer kısmı ise apatit kristallerini bir kabuk gibi sarar.

Diş minesinin, yıllarca sert, cansız, geçirgenliği olmayan bir doku olduğuna inanılmıştır. Ancak son yirmi yılda yapılan ileri düzey elektron mikroskobileri, diş minesinin elek gibi geçirgen bir doku olduğunu, özellikle mikromolekülleri kolaylıkla geçirdiğini ortaya çıkartmıştır.

Mine sertliği, bölgelere göre farklılık gösterir. Mine, Bilkers Sertlik Derecesine göre yüzeyde 400, orta bölgelerinde 350-370, mine-dentin sınırında 250-270 birim sertliktedir.

Yaşlandıkça, pulpa nın çekilmesi ve organik maddelerin azalmasına bağlı olarak mine sertleşir, esnekliğini yitirir ve kırılganlaşır.

Mine, milyonlarca mine prizmasından oluşur(1 mm3 de 3000-4000 mine prizması). Mine prizmaları kıvrımlar çizerek yüzeye ulaşır. Bu oluşuma “Hunter-Schreiger Bantları” denir. Mine prizmalarının yönleri, çürük oluşumu ve ilerlemesinde önemlidir.

Mine, elektron mikroskobunda incelendiğinde, 20-80 mikron aralıklarla üst üste gelmiş tabakalardan oluştuğu gözlenmiştir. tabakaların üst üste çökeldiği izlanimi vermektedir. Bu tabakaların oluşturduğu çizgilere “Retriuz çizgileri” denir.

Bu çizgiler kesici kenarda 13°, kolede (diş boynunda) 45°lik açılarla mine dış yüzeyine ulaşır. Minenin dış yüzeyine ulaştığı yere “periki mati” denir. Periki mati, genç dişlerde makroskobik olarak (gözle) görülebilir.

İntramental çizgiler olarak da adlandırılır.

Retriuz çizgileri, anomali olmayıp fizyolojik oluşumlardır. Oluşumları hakkında öne sürülen birçok görüş vardır, bunlardan başlıcaları:

  • Fizyolojik bir kalsifikasyon ritmidir.
  • Mine dokusu kalsifiye olurken durakladığı her aralıkta oluşan çizgilerdir.

Retriuz çizgilerine üst dişlerde pek rastlanmaz.

Neonatal Çizgi (doğum çizgisi): Doğum esnasında, halihazırda çene kamiklerine oluşan dişlerin dentinogenezinde meydana gelen duraksama sonucu oluşan net çizgilerdir.

Источник: http://www.renklinot.com/soru-cevap-2/dis-minesi-nedir-dis-minesinin-ozellikleri-ve-yapisi-nasildir.html

Diş Apsesi Nedir?

Diş Minesi Nasıl Zarar Görür?

Kök apsesi ya da dentoalveolar apse olarak da adlandırılan diş apsesi, dişin etrafındaki bölgelere yayılan enfeksiyonlar sonucunda oluşur.

Diş minesinde meydana gelen kırıklar, çatlaklar ya da çürükler iyileştirilmediği zaman bakterilerin oluşması için uygun bir ortam oluştururlar. Bunun sonucu olarak diş enfeksiyon kapar ve apse meydana gelir.

Diş apsesinin ilerlemesi durumunda çene kemiğinde kayıplar yaşanabilir ya da dişlerin çekilmesi gerekebilir. En çok görülen diş apsesi çeşitleri periapikal apse ve periodontal (dişeti) apsesidir.(1)

Periapikal apse

Periapikal apse, genellikle dişin kök ucunda biriken bakteriyel bir enfeksiyondur. Bakteriler çürük dişlerin ya da kırık dişlerin arasındaki boşluklardan geçerek dentinin adı verilen yumuşak doku tabakasına ulaşır ve burayı parçalamaya başlarlar.

Diş çürüğünün devam etmesi halinde enfeksiyon şiddetlenebilir. Bakteriler alveolar kemiği denilen, dişi çevreleyen ve destekleyen kemiğe doğru ilerler ve periapikal apseyi meydana getirirler.

Periodontal hastalıklar ya da başarısız bir kök kanal tedavisi de benzer bir apseyi oluşturabilir.

Periapikal apsesi olan kişiler bir şey çiğnerken ya da apsenin olduğu kısma dokunurken çok fazla ağrı yaşarlar. Bu kısım zamanla şişebilir ve ateşin yükselmesine neden olabilir. Özellikle bu bölgedeki lenf düğümleri apse nedeniyle büyürler. Bu apseler fistuloustract isimli açıklıklardan akarlar.

Periapikal apsenin tedavisinde, enfeksiyon kapmış bölge kanal tedavisiyle temizlenebilir. Bu işlem sırasında enfekte olmuş kısım tamamen temizlenebilir. Kanal tedavisi ile apsenin büyümesi ve ağzın diğer kısımlarını etkilemesi önlenebilir. Apse çok şiddetli değilse antibiyotikler ya da tuzlu su ile gargara yapmak işe yarayabilir. (2)

Periodontal apse

Periodontal cepte bakterilerin çoğalması sonucu enfeksiyon oluşabilir bu da periodontal apse olarak adlandırılan bir soruna neden olur. Diş eti dokusunda bulunan bakteriler diş etine ulaştığında diş etleri iltihaplı hale gelir ve dişin kökünü çevreleyen doku, dişin tabanından ayrılabilir.

Periodontal cep, oldukça küçük bir ceptir ve periodontal ligament kökten ayrıldığında oluşur. Periodontal cep çok kolay kirlenir ve bu kısmı temiz tutmak çok zordur. Bakteriler periodontal cebte biriktikçe, diş eti apsesi olarak bilinen periodontal apse oluşur.

Başka bir apse periodontal apsenin görülmesini engelleyebilir. Yanlış antibiyotik kullanımı da periodontal apseye neden olabilir. Periodontal apsenin tedavisinde cep astarını temizlenmesi ve enfeksiyon kapan bölgenin tekrar enfekte olmaması için antibiyotik uygulanır.

(3)

Diş hekimleri kök kanal tedavisi yaparak diş apselerini önleyebilirler. Ancak bazı durumlarda dişin çekilmesi gerekebilir. Tedavi edilmeyen bir diş apsesini öylece bırakmak ciddi, hatta hayatı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir.

Komplikasyonlar

Diş apsesi tedavi olmadan hiçbir şekilde kendiliğinden geçmez. Apse yırtılırsa, ağrı önemli ölçüde azalabilir ama yine de tedavi edilmesi gerekir. Apse drenaj yapmazsa, enfeksiyon çeneye, başın ve boynun diğer bölgelerine yayılabilir.

Vücutta yayılan ve hayatı tehdit eden bir enfeksiyon olan sepsis bile gelişebilir. Diş apsesi vakalarının çoğunda komplikasyonlar sadece apse tedavi edilmediği takdirde ortaya çıkar. Ancak, tedaviden sonra bile nadir de olsa bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Olası komplikasyonlar şunlardır: (4)

Diş kistleri: Abse tedavi edilmezse dişin dibinde sıvı dolu bir boşluk gelişebilir. Buna diş kisti denir. Kistin enfekte olması önemli bir risktir. Böyle bir durumda, hastaya antibiyotik verilmesi gerekebilir. Diş kistinin ilerlemesi durumunda hastanın ameliyat olması muhtemeldir.

Osteomiyelit: Apse içindeki bakteriler kan dolaşımına girer ve kemiği enfekte eder. Hasta, yüksek vücut ısısı, etkilenen kemikte şiddetli ağrı ve mide bulantısı sorunları yaşar. Bununla birlikte, osteomiyelit kan dolaşımına yayılmış olabileceği için, vücuttaki herhangi bir kemik de bu sorundan etkilenebilir. Tedavi, oral veya intravenöz antibiyotiklerle yapılır. (5)

Kavernöz sinüs trombozu: Bakterilerin yayılması, kavernöz sinüste, beynin tabanındaki geniş bir damarda kan pıhtılaşmasına neden olur. Kavernöz sinüs trombozu antibiyotiklerle tedavi edilir ve bazen sinüs drene edilir. Bazı durumlarda durum ölümcül olabilir. Bu çok nadir görülen bir komplikasyondur.

Ludwig anjini: Diş apsesine neden olan bakteriler yayıldığı zaman ağız tabanını ve boynu etkileyebilir. Bunun sonucu olarak dil altında ve boyunda şişlik ve yoğun ağrı meydana gelir. Şiddetli vakalarda, hasta nefes almakta bile zorlanabilir. Ludwig anjini, potansiyel olarak ölümcül bir durumdur. Hastalar antibiyotiklerle tedavi edilir.

Maksiller sinüzit: Bakteri, maksiller sinüsler olarak adlandırılan elmacık kemiklerinin arkasındaki küçük boşluklara yayılır. Bu ciddi bir durum değildir ancak hastalar maksiller sinüzit nedeniyle acı çekebilir ve ateşleri çıkabilir. Kendi kendine yok olabileceği gibi antibiyotiklerle de tedavi edilebilir. (6)

Diş Apsesi Belirtileri

Diş apsesi nasıl anlaşılır? Diş apsesi başlangıcı genellikle sürekli tekrar eden bir acı şeklinde kendini gösterir. Bunun dışında en sık görülen belirtiler şunlardır;

  • Zamanla artan ve zonklama şeklinde keskin bir acı. Dişin üzerine basınç uygulandığında acı artar.
  • Enfekte olan bölge dokunmaya karşı oldukça hassastır.
  • Enfekte olan kısımda şişlik görülür.
  • Apsenin çevre dokulara yayılması halinde boyundaki lenf bezleri şişebilir.
  • Migren
  • Çenede ağrı
  • Yutma ve solunum sorunları (7)

Diş Apsesi Belirtileri hakkında detaylara göz atabilirsiniz

Diş Apsesi Nedenleri

Diş apsesi neden olur? Bakteriler diş pulpalarını işgal ettiği zaman diş apsesi oluşur. Diş pulpası, dişin en iç kısmındaki kan damarları, sinirler ve bağ dokusudur. Bakteriler diş boşluğuna girer ve dişin köküne kadar yayılır. Bakteriyel enfeksiyon kökün ucunda şişme ve inflamasyona neden olabilir. Diş apsesinin nedenleri şunlardır;

  • Ağız hijyeninin tam yapılmaması. Dişlere ve diş etlerine iyi bakmamak, dişleri günde iki kez fırçalamamak ya da diş ipi kullanmamak, diş çürümelerine, diş eti hastalıklarına ve diş apsesine neden olabilir.
  • Çok fazla şeker yemek diş apselerini ve diş çürüklerini artırır.
  • Önceden tedavi edilmeyen diş sorunları (8)

Diş Apsesi Nedenleri geniş bilgisi için tıklayın

Diş Apsesi Tedavisi

Diş apsesi nasıl geçer? Diş apsesi genellikle kendisi ağrı ve şişlik şeklinde belli eden, bakteriyel bir rahatsızlıktır.

Diş etlerinin enfeksiyon kapması sonucunda yapılan muayenede röntgen çekimi yapılır. Bu röntgen sonucunda doktor, dişin antibiyotikle tedavi edilmesine karar verebilir.

Eğer apse çok ilerlemiş ve çevre dokulara zarar vermeye başlamışsa dişin çekilmesi gerekebilir. (9)

Diş apsesi ameliyatı: Diş apsesini yok etmek için kök kanal tedavisi oldukça yaygın olarak kullanılır. Diş hekimi pulpayı temizleyerek boş kısımları dolgu ile kaplar. Böylece dişler enfeksiyondan temizlenerek daha sağlıklı hale gelirler.

Diş apsesi için hangi doktora gidilir? Periapikal doku hastalıkları konusunda uzmanlaşmış endodontistlere gidilmesi gerekir. (10)

Diş Apsesi Tedavisi makalemize tıklayarak bakabilirsiniz.

Diş Apsesine Ne İyi Gelir?

Diş apsesi bitkisel tedavisi: Diş apsesi tedavisinde tuzlu su, kekik yağı, çemen otu çayı, karanfil yağı ve sarımsak kullanılabilir. (11)

Diş apsesi evde tedavi yöntemleri: Diş apsesinin önlenmesi için dişlerin bakımının düzenli olarak yapılması çok önemlidir. Diş çürümelerini önlemek için;

  • Florlu içme suyu kullanın.
  • Dişlerinizi florürlü bir diş macunu ile günde en az iki kez fırçalayın.
  • Dişlerinizi günlük olarak temizlemek için diş ipi veya interdental temizleyici kullanın.
  • Diş fırçanızı her üç veya dört ayda bir veya kıllar yıprandığında değiştirin.
  • Şekerli yiyecekleri sınırlandırarak sağlıklı yiyecekler yiyin.
  • Düzenli kontroller ve profesyonel temizlik için diş hekiminizi ziyaret edin. (12)

Источник: https://www.acil.net/dis-apsesi-nedir/

Diş minesi kaybı nasıl önlenir? – Ayşe Tolga İyi Yaşam

Diş Minesi Nasıl Zarar Görür?

Ağız ve diş sağlığı, bebeklikten ömrün sonuna kadar çok özen gösterilmesi gereken huşuların başında yer alıyor. Sağlığımızı, yaşam kalitemizi ve hatta ömrümüzün ne kadar süreceğini bile beslenme şeklimize borçlu olduğumuz için, sağlıklı beslenmek durumundayız.

Sağlıklı beslenmenin de aslında en temel hususlarından birisi aslında sağlıklı bir ağız içi ve sağlıklı dişlerdir. Sağlıklı ağız içi ve sağlıklı dişler, yediğimiz, içtiğimiz her şeyin en faydalı şekilde midemize ulaşıp genel vücut sağlığına katkı vermesini sağlıyor.

Oysaki dişlerin, dişetlerinin sorunlu, sağlıksız olduğu kişiler nelerle beslenirse beslensin ağız içindeki çürükler, zararlı bakteriler ve eksilen dişler yüzünden genel sağlık durumu olumsuz etkilenecektir.

Bu bakımdan ağız ve diş sağlığına ekstra özen göstermek, bebeklikten itibaren dişleri korumak, bakımını yapmak çok önemlidir. Diş kaybının en önemli nedenlerinden olan diş minesi kaybını da mutlaka önleyici tedbirler alınmalıdır.

Diş minesi nedir?

Dişin en sert dış yüzeyi olan diş minesi, vücuttaki en sert madde olarak bilinmektedir. Bununla birlikte diş minesinin zamanla kademeli olarak aşınarak alttaki dentinin açığa çıkabiliyor olması da bir gerçektir. İşte böyle bir durumda diş hassasiyeti, diş sorunları, hatta diş kayıpları yaşanabilir.

Diş minesi, dişleri günlük aşınma, yıpranma, aşırı sıcaklıklar ve kimyasallardan koruyucu bir tabaka şeklindedir. Aslında diş minesinin zarar görmesi çok zor olsa da, zamanla ve yanlış uygulamalarla zarar görebilir ve hücreleri de canlı olmadığı için hasar gördüğünde vücut diş minesini onaramaz.

Ancak iyi haber şu ki; diş minesi kaybını ve hasarını önlemek, dişleri güçlü ve sağlıklı tutabilmek için yapılabilecek çok şey var.

Diş minesi aşınması nedir?

Dişin sert en dış yüzeyi olan diş minesi, vücuttaki diğer tüm maddelerden daha sert olmakla birlikte zamanla kademeli olarak aşınabilir ve alttaki dentin açığa çıkarak hassas dişlere yol açabilir.

Diş minesi aşınması da diş minesinin hasar görerek, yıpranması olarak sorunudur.

Diş minesi aşınmasının önlenememesi, gerekli bakımın yapılmaması durumunda diş minesi hasarı ve kaybı ortaya çıkararak çok ciddi sorunlara yol açabiliyor.

Diş minesi aşınmasına sebep olan etkenler nelerdir?

Diş gıcırdatma sorunu hem fizyolojik hem de psikolojik birtakım sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor.

Altında yatan sebepler farklı olmakla birlikte ve kesinlikle tedavi edilmesi gerekmekle birlikte diş gıcırdatmanın dişlere, diş minesine ve dişetlerine zarar verdiği de bir gerçektir.

Özellikle geceleri diş gıcırdatmak çok sık karşılaşılan bir sorunken, gün içinde zaman zaman dişlerini gıcırdatanlara da rastlamak mümkündür.

Gece ya da gündüz dişlerini gıcırdatan kişilerin zamanla diş minesini aşındırdıkları, dişlere zarar verdikleri ve ilerleyen dönemlerde alttaki dentinin açığa çıkmasına sebep oldukları bilinmektedir. Bu sebeple de diş gıcırdatma sorunu olanların bir an önce diş hekimine ve gerekiyorsa altında yatan sebebi öğrenmek ve tedavi etmek için başka bir hekime başvurmaları gerekiyor. Zira bu sorun önlenmezse diş kayıpları da yaşanabilir.

Ağız ve diş temizliğinde en önemli husus dişlerin günde iki kez düzenli olarak fırçalanmasıdır. Çocukluktan itibaren herkesin bu alışkanlığı kazanması gerekiyor.

Ancak dişleri çok sık veya çok seyrek aralıklarla fırçalamak, çok sert fırçalamak, doğru diş macununu kullanmamak gibi olumsuz ve yanlış tutumlar diş minesinin aşınmasına, diş minesi hasarı ve kaybına neden olabiliyor, dişeti çekilmesi yaşanabiliyor.

İşte tüm bunları önlemek için, herkes kendisi için en iyi diş fırçalama tekniği ve ağız hijyeni rutini ile ilgili olarak diş hekimine danışmalıdır. Diş hekimleri en doğru yönlendirmeyi yapacaktır. Bu anlamda yumuşak kılları olan bir diş fırçası kullanmak en doğru seçim olacaktır.

Asitli yiyecekler, içecekler başta dişler olmak üzere aslında pek çok organa zarar vererek sağlığımızı olumsuz etkilemektedir. Asitli besinlerin sık sık tüketilmesiyle zaman içerisinde diş minesi aşınır, hasar görür ve diş minesi kaybı yaşanabilir.

İşte bu sorun da “asit erozyonu” olarak adlandırılır. Asitli besinler ifadesiyle; yiyecekler ve içecekler, meyveler ve meyve suları, gazlı içecekler, sade kahve veya çay, şarap, ketçap ya da salata sosu gibi keskin bir tada sahip olan her şey anlatılıyor olabilir.

İşte bu besinlerden gün içinde 3 -4 kez gibi tüketmeyi alışkanlık haline getirenlerde dişler ve diş minesi fazla aside maruz kalmış oluyor ve diş minesinde asit aşınması olarak da bilinen asit erozyonu riski oluşabiliyor.

Asit erozyonunun ilerleyen süreçte diş kayıplarının da en önemli sebeplerinden birisi haline geldiği bir gerçektir.

Yukarıda bahsedildiği gibi diş minesinde asit aşınması riski olan kişilerin diş hekimine danışması gerekir.

Diş hekimleri hem beslenme rutinin daha sağlıklı bir şekilde düzenlenmesi hem de aşınmayı önlemek için alınması gereken önlemler konusunda doğru bilgilendirmeyi yapacaktır.

Bu anlamda en iyi diş fırçalama tekniği, en doğru diş fırçası ve diş macunu ve ağız hijyeni ile ilgili bilgi almak çok önemlidir. Ayrıca beslenme alışkanlıklarına dikkat ederek diş sorunlarını önlemeye çalışmak faydalı olacaktır.

Diş minesi kaybı ve hasarı neden olur?

Diş minesi kaybından bahsedildiğinde en büyük düşmanların şeker, nişasta ve asit olduğu söylenebilir.

Bunlara ek olarak diğer nedenler; ağız kuruluğu, reflü, gastrointestinal hastalıklar ve ilaçlardan kaynaklanan yan etkiler olarak sıralanabilir.

Ayrıca kimi zaman genetik birtakım etkenlerden dolayı da diş minesi kaybı ve hasarı görülebilirken, aşırı ve sert fırçalama ya da diş gıcırdatma gibi sorunlar da yıpranmalara yol açabilir.

Diş minesi kaybı belirtileri nelerdir?

  • Çok tatlı, sıcak veya soğuk içeceklere, yiyeceklere karşı aşırı hassasiyet,
  • Dişlerin özellikle kenarlarının kirli veya yarı saydam görünmesi,
  • Dişlerin pürüzlü olması,
  • Dişlerde çatlaklar oluşması,
  • Diş minesi hasarı ilerlediğinden din iç tabakasının ortaya çıkmasıyla birlikte dişlerin renksiz bir görünüm alması,
  • Dişlerin yüzeyinde gözle görülür girintiler ve oyukluklar oluşması

Diş minesi kaybı ve hasarı nasıl önlenebilir?

  • Aşırı tatlı, asitli yiyecek ve içecekler kısıtlanmalı,
  • Asitli içecek tüketilirken pipet kullanılmalı,
  • Gün içinde çok sık ve fazla miktarda atıştırmalık tüketiminden kaçınılmalı,
  • Dişler günde iki kez yumuşak bir fırça ile ve florürlü bir diş macunu ile fırçalanmalı,
  • Dişler gün içinde çok sık değil, sadece 2 kez fırçalanmalı,
  • Dişler sert ya da hızlı değil, masaj yapar gibi yumuşak hareketlerle fırçalanmalı

Sonuç olarak; diş minesi vücuttaki en sert madde olmakla birlikte, zaman içinde, yanlış işlemler sebebiyle hasar görebiliyor ve bir kez hasar gördüğünde ya da diş minesi kaybı yaşandığında kendi kendini onaramıyor. Dolayısıyla diş minesinin yeniden geri kazanımı söz konusu değildir. Bu bakımdan dişlerde, diş minesinde sürekli asit erozyonunu en aza indirebilmek için her gün, günde iki kez olmak üzere düzenli ve doğru bir ağız bakım rutini uygulamak çok önemlidir. Gerekli bakım ve önlemlerle herkes uzun yıllar boyunca daha sağlıklı dişlere, diş minesine sahip olabilir ve daha mutlu bir şekilde gülümseyebilir.

Источник: https://www.aysetolga.com/dis-minesi-kaybi-nasil-onlenir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.