Diş Problemi olan Çocuklar Kendine Güvensiz ve İçine Kapanık Olabilir!

İçine Kapanık Çocuklar İçin Yapılması Gerekenler?

Diş Problemi olan Çocuklar Kendine Güvensiz ve İçine Kapanık Olabilir!

Sizden Gelen Soru:

Oğlum 12 yaşında içine kapandı.Bilgisayar oyunlarından kalkmıyor, arkadaş edinemiyor, arkadaşları ondan sıkılıyor.Karate kursuna girmek istedi, yazdıracağım.Başka ne yapabiliriz, oğlum mutsuz?

Cevap:

Bir insanın psikolojisi küçük yaşlardan itibaren şekillendiği için özellikle çocuklara karşı yapılan bütün davranışlarda dikkat edilmesi gereken durumlar vardır.

Aksi halde ileriki yaşlarda istenmeyen ölçülerde problemlerin yaşanmasına neden olunabilir.

Tüm detaylarıyla ayrıntılı bir şekilde inceleme durumuzun olmadığını tahmin edersiniz bu nedenle burada sadece bilgilendirme amaçlı bazı bilgiler bulacaksınız. Her zamanki uyarıyı birkez daha hatırlatalım mutlaka bir uzman görüşü alın.

İçine Kapanık ve Çekingen Çocuklar Neler Yapılabilir?

Çocuklar devamlı psikososyal bir gelişim gösterir. Normal sosyal gelişim içerisinde başta aile üyeleri olmak üzere diğer insanlar ile iletişim ve etkileşim önemlidir. Bu normal gelişim için kaçınılmaz bir durumdur.

 Bazı çocuklar gerek kişilik özellikleri gerekse ikincil olarak etki eden faktörler sonucunda içe dönük ,sosyal ortamlara ve alışılmadık mekanlara kolay adapte olamayan , genelde duygusal paylaşıma girmeyen , yabancı insanlardan tedirgin olan bir yapıda olabilirler.

Bu durum bazı psikiyatrik durumlarda görülebilir. Bu durumda çocuğun bu nedene yönelik tedavisi gereklidir.

Anne babaların bu durumda yapmaları gereken sık sık çocuğa söz hakkı tanımaları ,hemen her konuda onun kendisini ve duygularını ifade etmesini sağlamaları , ona sık sık ne hissettiğini ve düşündüğünü sormaları , çocuğun kendisine değer vermeleri , konuştuğu zaman dinlemeleri , sık sık sosyal ortamlarla irtibatını sağlamaları , onu olduğu gibi kabul ederek sevgilerini sık sık belli etmeleri , çocuğun her şeyine müdahale etmeden ve çok müdahaleci olmadan onun kendini ortaya koymasını sağlamaları önerilir.

Devam eden durumlarda bazı psikiyatrik tablolardan söz edilebilir. Bu durumun tedavisi gerekir. Özellikle okul çağı ile beraber sosyal ilişkilerde problem olmaması için durumun çözümlenmeye çalışılması önem kazanır.

İçe Kapanıklığın Nedenleri ve Öneriler

“Çocuklar problemlerle karşılaştıkça gelişirler.

Bunlar değişim fırsatıdır ve iyi kullanılmalıdır.” 

Ağzından kelimenin zorla çıktığı çocuklar vardır. Gittikleri yerde ses çıkarmadan otururlar, soru sorunca cevap alamazsınız. Bir şey söylemek ister ama anlatamaz. Acıktığında yabancı bir yerde yemek yemeye bile utanır. Bu tarz bir çocuğun başka çocuklarla uyum içinde güle oynaya zaman geçirmesini beklemek ise sadece kuruntudur.

Günümüzde hemen herkes bu tarz çocuklarla karşılaşır. Bununla beraber çok sık karşılaşılan yanlış bir durum daha vardır: “Bu tür çocuklar, uslu ve akıllı çocuklardır.” Ancak işin aslı böyle değildir. Sesi çıkmayan, konuşmayan, itiraz etmeyen, sözden çıkmayan çocuk “uslu çocuk” değildir. (1)

Yukarıda bir kısım belirtilen durumlar başka özel bir durum yoksa (özür vb durumlar) utangaç, içine kapanık, asosyal denilen çocuk özellikleridir. Ve bu çözümlenmesi gereken bir problemdir. Çünkü devam ettikçe insan karakterinde bıraktığı olumsuz tesirler de artacaktır.

O halde utangaçlık ve içe kapanıklılığın neden oluştuğunu ve neler yapılması gerektiğini görelim.

Çocuğun içine kapanık olması elbette bir kerede ve sebepsiz ortaya çıkmaz. Şiddet uygulanan bir aile ortamı fertlerin baskı altına alınmasına sebep olur.

(2) Çocuk bu ortamda konuşunca ya da bir iş yapınca hata yaparsa şiddet göreceğinden korkar ve içine kapanır. Yapılması gereken odur ki çocuk ailede düşüncelerini rahatça ifade edecek bir zemin bulabilmelidir.

Bir yanlış yaptığında “acaba ne olur…” korkusunu duymamalıdır. Daha evvel de denildiği gibi çocuk için hata yapmak bir haktır.

Sürekli suçlanmak çocuk üzerinde olumsuz tesir bırakır. Her durumda oğlunu eleştiren bir anne ile oğlu arasında şöyle bir deneyim yaşanır: “Akşam evde otururlarken deprem olur. Çocuk da odasında çalışmaktadır. Annesi oğlunu düşünerek ‘oğlum’ diye seslenir. O sırada odasında oturan çocuktan şu cevap gelir:

–          Anne, inana bana, ben yapmadım.

Bazen de suçlanmışlık çocuğun içine kapanmasına sebep olur. Hatta bazı durumlarda öyle ileri gider ki çocuktaki problemi çözmek uzman yardımına rağmen çok zor olabilir.

“S… okula henüz gitmeyen bir kız çocuğu. Annesi geçirdiği bir hastalık nedeniyle uzun süre evde yatalak kalır. Bu zaman diliminde annesine bakan akrabaları de beraber kalır. S… çocukluk gereği evde koşar, zıplar, şarkı söyler. Annesinin ağır durumundan bihaberdir. Akrabalar devamlı,

–          Dur kızım, ses çıkarma. Senin yüzünden annen hasta oldu. Uslu ol. Gibisinden sözler ederler.

Bir süre sonra da annesi hayatını kaybeder. Aradan bir süre geçer. S… annesini unutmamıştır henüz. Babasıyla evde kaldığı bir gün babası halsiz ve yorgun olduğunu söyleyerek eve gelmiştir. S… oynayıp eğlenmektedir. Baba kızından biraz sessiz olmasını ister. Fakat o babasını dinlemez. O an baba kalp krizi geçirdiğini bilmemektedir.

Aniden kızının gözü önünde yere yığılır. Babasını da kurtaramazlar. Akrabaları hep “senin yüzünden” diyerek S… ye kızarlar. İşte bu olaydan sonra S… bir daha hiç konuşmaz. En sevdiği halaları S… yi yanlarına alırlar. Fakat bir kelime bile konuşturamazlar. S… sanki bir robot olmuştur. Sofra serildiğinde bile gel derseler gelir, ye derseler yer.

Aksi takdirde hiçbir şey yapmaz.

            Bir zaman sonra ancak bir uzman yardımıyla S… nin neden suskun kaldığı ortaya çıkar: “ Suçlandığı için S… anne ve abasının kendisi yüzünden öldüğünü düşünür. ‘Ben ne zaman konuşsam sevdiklerime bir şey oluyor. Şimdi halamları da çok seviyorum, onların iyiliği için susmalıyım’ diye düşünmüştür. (3) Yani suçluluk duygusu çocuğun kendi içine kapanmasına neden olabilir.

Çocuklar arasında ayırımda bulunmak birisinin içine kapanmasına neden olabilecektir. (4) Ailede bir çocuk diğerlerinden daha çok ilgiye muhtaç olsa bile bu, diğerlerine mümkün olduğunca hissettirilmemelidir.

Topluluk içinde çocuğu küçük düşürmek gibi büyük bir yanlış onun sosyal ortamlarda rahat davranmasına engel olabilir. Böylesi bir durumu tamir etmek elbette çok zordur ve emek ve sabır ister. Çocuğu cesaretlendirerek ve yavaş yavaş sosyalleştirmek gerekir.

Bir defada içindeki çekingenlik ve güvensizlikten kurtulması mümkün değildir. Baskı ve zorlama ile çocuğu sosyal ortamlara itmek ise işi içinden çıkılmaz bir hale getirecektir. Bir bebeği yürütmek için takip edilen yöntem bu durum için de uygulanacaktır.

Önce emekleme, sonra tutunarak ayağa kalkma, sonra bir büyüğün elinden tutarak yürüme ve en son da gerçek yürüyüş…

Bilgisayar bağımlısı denecek kadar çok bilgisayarla ilgilenen çocuklar vardır. Ancak onun başına geçince rahat ederler. Bu tür çocuklarda sosyal ortamlarda başarısızlık görülmektedir.

Çocuk sorumluluk alarak büyümelidir. Her işini ebeveyninin yaptığı bir çocuk elbette sosyal ortamlarda içine kapanır. Çünkü kendisini yönetmeyi öğrenmemiştir. Küçük sorumluluklarla desteklenmelidir çocuk. Özellikle ilkokul çağında destek bekler, takdir bekler. Bu sayede bir şeyleri başaracağına dair bir inanç geliştirir.

Sonuç olarak çocuk yeri geldiğinde sorumluluk almalıdır. Takdir edilmeli, cesaretlendirilmelidir. Eleştirilmemeli, baskı altına alınmamalıdır. Bunun aileler için de çocuklar içinde en hayırlı olacağı unutulmamalıdır.

(1)   Çankırılı, Ali. Kötü Çocuk Yoktur. Zafer Yayınları. 2004. İstanbul

(2)   Nar, Ercan. Beni Anlayın. Babıâli Kültür Yayıncılığı. 2005. İstanbul

(3)   Kayaoğlu, Mehtap. Öpücük Kutusu. Timaş Yayınları,2003, İstanbul

(4)   Ünal, İbrahim. Çocuk ve Biz. Nesil Yayınları. 2004. İstanbul

Demir Eksikliği İçe Kapanıklık Nedeni

Demir eksikliği olan çocuklar daha içe kapanık ve çekingen davranışlar sergiliyor.

Bebeklik ve çocukluk dönemindeki demir eksikliği bilişsel gelişimi geciktirip, zeka düzeyini geriletebiliyor.

Trabzon Doğum ve Çocuk Bakımevi Başhekimi Uzmanı Dr. İsmail Topal, 0-5 yaş arası çocukların, demir eksikliğinden etkilendiğini, demir eksikliği olan 2 yaşından küçük çocuklarda ise uyum ve denge sorunları görüldüğünü söyledi.

Öğrenmeyi etkiliyor
Demir eksikliği olan çocukların daha içe kapanık ve çekingen davrandığını vurgulayan Topal, “Demir eksikliği, çocuğun etkileşime geçmesini önleyip öğrenme yetisini engelleyebildiği gibi, zihinsel yeteneklerini de köreltebilir. Bebeklik ve küçük çocukluk döneminde demir eksikliği, bilişsel gelişimi geciktirip, zeka düzeyini yaklaşık 9 puan geriletebilir” dedi.

Üzüm pekmezi yedirin
Topal, bazı konulardaki bilgisizliğin anemiyi oluşturan etkenleri doğurduğunu anlattı:

“Bilgisizlik nedeni ile demir kaynağı yiyeceklerin zamanında yeterli olarak verilmemesi demir eksikliğine neden olur. Çocukları kansızlıktan korumak için yaşlarına göre beslemek gerekir. Anne babalar, çocuklarının besinlerinde, tatlandırıcı olarak şeker yerine üzüm pekmezi kullanmalı. Bebeklere altıncı ayından itibaren mercimek köftesi ve ızgara köfte yedirilmelidir.”

C vitamininin rolü büyük
C vitamininin de yeterli miktarda alınması gerektiğini, demirin vücutta kullanılmasında C vitamininin rolünün büyük olduğunu belirten Topal, çocuklara demir yönünden zengin olan et, karaciğer, yumurta, dalak, balık ve kuru baklagillerin de mutlaka yedirilmesi gerektiğini söyledi.

Источник: http://www.renklinot.com/saglik/saglik-bilgisi/icine-kapanik-cocuklar-icin-yapilmasi-gerekenler.html

Çocuğun Kendini Sıkmasının Nedenleri Nelerdir?

Diş Problemi olan Çocuklar Kendine Güvensiz ve İçine Kapanık Olabilir!

Bebeklik ve devamında çocukluk döneminde bazı çocukların davranışları normal düzeyde gelişmeyebilir.

Akranlarının sahip olmadığı alışkanlıklara sahip veya tek bir hareketi sürekli olarak yapan çocuklar bulunur.

Aile o davranış yapmaması veya o hareketi bırakmasını istese bile çocuk savunma mekanizması geliştirip yapmaya devam edebilir. Temelde çocukların alışkanlıkları psikolojik etkenlere  bağlı olarak değişir.

Tabii bazı davranışların temelinde ise farkında olunmayan hastalıklar yatar. Bu hastalıklar çocuğun farkında olmadan bu davranışları sergilemesin neden olur.

İşte bahsettiğimiz olaylardan biri ise “çocuğun sürekli kendini sıkması” durumudur. Çocukta bazen bilinç dahilinde fakat çoğunlukla kendini sıkma ve kasma durumu psikolojik ve ruhsal birtakım sorunların sonucu olabilir.

Bu yazıda çocuğun kendini sıkmasının nedenlerinden bahsedeceğiz.

Çocuğun kendini sıkma davranış çoğu zaman normal karşılanmayan bir durumdur. Bebeklerde ve büyüme çağındaki çocuklarda uyurken veya uyumaya çalışırken el ve ayaklarda kasılma görülebilir.

Çocuk el ve ayakların göğsüne doğru birleştirerek kendini sıkar. Bu sırada bir yandan da dişlerini sertçe sıkıp gözlerini sıkıca kapatması bir sorunun varlığını işaret eder.

Hem bebeklerde hem de çocuklarda görülen bu davranış biçimi sinirsel problemleri veya psikoloji rahatsızlıkları işaret eder.

Kendini kasma davranışı çocuğun aşırı utangaç ve içine kapanık oluşu ile de alakalıdır. Çocuğu ile iletişim kurmayan ebeveynler bu davranışı tetikler. Çocuğun çevresinde pek kimse olmayışı kalabalık bir ortama girildiğinde kendini kasmasına ve akabinde sıkmasına neden olur.

Kendini sıkma durumu el ve ayaklarda olabileceği gibi bazen de dişlerini sıkma şeklinde görülür. Bu davranışın psikolojik kökenli olması sorunun çözümünü kolay hale getirir. Çocukta kendini sıkma davranışı bazı kötü olayların sonucu da olabiliyor. Çocuğun cinsel istismara uğraması sonucu kendini sıkma davranışı olabilir.

1. Sinir Sistemi Problemleri

Bebeklerde sinir sistemi insanlardaki gibi çok fazla gelişmemiştir. Bebek doğduktan 2 yıla kadar sinir sistemi gelişmeye devam eder. Bebeğin büyümesi ile paralel sinir sistemi de değişir ve gelişir.

Bu süreçte bebekte sinir sisteminin kontrol edememe ve bazı sinirsel zayıflıklardan dolayı kendini sıkma davranışı gözlenebilir. Bu ilk aşamada gözlendiğinde ailenin hemen tepki vermemesi gerekir. Çocuğun bu davranışı bilinç dahlinde yapıp yapmadığı kontrol edilir.

Buna göre çocuğun bu davranışının altında yatan nedenin sinirsel bir durum olduğu tespit edilir.

2. Psikolojik Sorunlar

Kendini sıkma davranışının önemli bir nedeni olabilir. Çocuklar ve bebekler yaşadıkları psikolojik sorunları anlatamadığı için bu durum kendini başka davranışlarda gösterir.

Çocuğun aile için huzursuzluk bulunan bir yerde yetişiyor oluşu, sürekli aile bireyleri veya yakınları tarafından sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalması gibi durumlarda içine kapanan çocukta kendini sıkma durumu gözlenir. Genelde uykuya dalarken görülen bu durum psikolojik destek ile çözülür.

Bunun yanında çocuğun bebeklikte veya ileri dönemlerde cinsel istismara uğramış olması da kendini sıkmasına neden olabilir.

Bu durum sadece kendini sıkma davranışı ile sınırlı değil; altına yapma, parmak emme, içine kapanma, aniden korkma, iletişim kuramama, karşıt cinse karşı nefret ve şiddet isteği, aşırı korku ve iştahsızlık görülür. Çocuğun sürekli olarak zarar göreceği düşüncesi ile çoğu zaman bilinçli olmadan yaptığı kendi sıkma davranışı güvende hissettiği zamanlarda devam etmez.

Çocukta Kendini Sıkma Davranışının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çocukta kendini sıkma davranışın tedavisinde bu alışkanlığın önce nedenin tespiti yapılır. Çünkü nedeni tespit edilmediğinde fiziksel mi, psikolojik mi? Müdahale yapılacağına kesin karar verilemez. Çocuktaki bu alışkanlık sinir sistemi bozukluğundan kaynaklı olabiliyor. Kendini sıkma problemi sinirsel bir sorundan kaynaklı ise bu durum sadece kendini sıkma belirtisi ile ortaya çıkmaz.

Çeşitli sinirsel sorunların da belirtileri görülür.

Zamanla düzelen ve azalan kendini sıkma davranışı problem değilken, zamanla artan ve şiddetlenen kendini sıkma durumunda ise ailenin çocuğu mutlaka bir doktora götürmesi gerekir.

Bir beyin ve omurilik cerrahının kontrol etmesi ile sıkma davranışına iten soruna ulaşılır. Daha sonra konu ile ilgili en doğru tanı konularak gerekli fiziksel tedavi uygulanır.

Bir istismar sonucu, psikolojik veya fiziksel travmalardan ötürü çocukta gelişen kendini sıkma alışkanlığı; uzman pedagoglar eşliğinde ikili tedavi ile ortadan kaldırılır. Çocuğun bu davranışının kendini koruma iç güdüsü ile mi yaptığı yoksa farkında olmadan gelişen bir psikolojik sonuç mu olduğu yapılan ikili terapide anlaşılarak çocuğa gerekli destek sağlanır.

Источник: https://evdesifa.com/cocugun-kendini-sikmasinin-nedenleri-nelerdir/

Özgüven Eksikliği Nedenleri ve Kurtulmanın Yolları

Diş Problemi olan Çocuklar Kendine Güvensiz ve İçine Kapanık Olabilir!

Haber güncelleme tarihi 09.06.2019 11:52

Genellikle gençlerde görülen öz güven eksikliği, içine kapanık, sosyal ortamlardan uzak duran ve psikolojik sorunlarıolan kişilerde görülmektedir. Kişide sürekli olarak negatifdüşünme, kendine güvenmeme, aşağılık duygusu, depresyon ve eleştirileri reddetme gibi durumlar gözlemlenir.

Yaşam tarzıöz güven eksikliğini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Ebeveynlerin çocukların üzerinde kurduğu baskı ve çocuklarına karşı güvensiz olmaları öz güven eksikliğinin oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Genellikle çocuklukta veya ergenlik dönemlerinde başlayan öz güven eksikliği,çözüm bulunmadığı ve gerekirse psikolojik tedavialınmadığı takdirde iş hayatlarında ve evliliklerinde de kendini fazlasıyla göstermektedir.

Öz güven eksikliği gençlerin büyük bir çoğunluğunda görülen ancak çözüme ulaştırılmayan bir rahatsızlık türüdür. İleri dönemlerde iş hayatı ve evliliklerinde büyük sorunlara neden olabilecek bir potansiyele sahiptir.

Kişi kendine olan güvensizliği nedeniyle kendi yetenek ve kabiliyetlerinin farkında değildir. Çoğu zaman negatif düşünceleri ve kendine olan güvensizliği nedeniyle hakkettiği başarılardan kendini soyutlar.

Kişi kendinde var olan potansiyeli sürekli olarak görmezden gelerek zamanla kendini köreltir.

Özgüven Eksikliğine Neden Olan Faktörler

Öz güven eksikliğinin başlıca nedeni ailevi problemler ve ebeveynlerin davranışlarıdır. Anne ve babası ayrılmış veya sürekli kavga eden ve problemler yaşayan ailelerin çocuklarında öz güven eksikliği sıklıkla görülmektedir.

Ayrıca anne ve babanın çocuklarına karşı sürekli güvensiz davranması, “sen yapamazsın!, sen beceremezsin!, sen anlamazsın!” şeklinde cümlelerle hitap etmesi çocuğun kendine olan güvenini yitirmesine ve içine kapanık olmasına neden olmaktadır.

Öncelikle ailelerin çocuklarının öz güvenli, kendine güvenen ve en önemlisi yapabileceklerinin farkında olup kendine inanan çocuklar yetiştirmeleri gereklidir.

Kişinin olumsuzluklara çok fazla takılması ve bu durumun çok uzun sürmesi öz güven eksikliğinin oluşuma neden olan faktörlerdendir.

Bir dersten beklediği notu alamaması veya sevdiği kişinin onu reddetmesi gibi nedenler kişinin ümidinihemenyitirmesi bu konudaki özgüveniniyitirmesine neden olur.

Böylece çocuk kendi potansiyelini görmezden gelerek pes eder.

Ailenin ve yakın çevrenin beklentilerinin çok yüksek olması ve sürekli olarak yapılanların ağır bir şekilde eleştirilmesi kişinin pes etmesine ve kendine olan güveninin sarsılmasına sebebiyet verir.

Gerek ailelerin ders konusundaki beklentileri gerekse arkadaş çevrenizin kendi kararlarınızı almanızı engelleyici tavırlar sergilemesi özgüveneksikliğinde önemli bir rol oynamaktadır.

Üzerlerinde sürekli bir baskı hisseden ve kendi kararlarını verip bu kararları uygulamaları engellenen çocuk ve yetişkinlerde zamanla öz güven eksikliği oluşmaktadır.

Aynı zamanda ebeveynlerin çocuklarını görmezden gelmeleri, onlarla iletişim kurmamaları ve onlara değersizmiş gibi davranmaları çocuklarda öz güven eksikliğine neden olmaktadır. Aynı durum öğretmen ve arkadaşların davranışları sonucunda da ortaya çıkmaktadır. Arkadaşları ile iletişim kuramayan ve arkadaşlarının onu görmezden gelmesi öz güven eksikliğine neden olur. 

Kişinin kendine olan güvensizliğinin yanı sıra çok uç noktalarda hedefler belirlemesi ve başarısızlığa uğraması da öz güven eksikliğine neden olmaktadır. Aynı zamanda gerçek olmayan veya gerçek olması pek mümkün olmayan hedeflerin belirlenmesi kişide hayal kırıklığı yaratarak içine kapanması ve küsmesine neden olur.

Öz güven eksikliğine neden olan çevresel faktörlerin yanı sıra kişinin karamsar olması da sıkça görülen nedenlerdendir. Kişinin yaptığı hiçbir işten tatmin olmaması ve beğenmemesi pes etmesine bu konudaki potansiyelini görmezden gelmesine neden olur.

Özgüven Eksikliğinden Kurtulmanın Yolları

  • Öncelikle kendinizi sevin ve hiçbir şeyin sizden değerli olmadığını bilin.
  • Kendinize değer vermeniz başkalarının da sizi değerli görmesini sağlayacaktır.
  • Kendinizi savunun, fikrinize, düşüncenize, karakterinize ve inançlarınıza ters düşen herşeye “hayır!” demeyi öğrenin. Fikrinize ve karakterinize ters düşen veya inanmadığınız her olay sizi başarısızlığa bir adım daha yaklaştıracaktır.
  • Gerekirse bir uzmandan yardım alın. Psikolog desteği ile kısa sürede olumlu sonuçlar alabilirsiniz.
  • Kendinize çok büyük ve uç noktalarda hedefler belirlemeyin. Küçük hedeflerle başlayın ve yapabileceklerinizin farkına varın. Zamanla başardıkça hedefleriniz de büyüyecektir.
  • Sevdiğiniz ve istediğiniz hedeflerin peşinden gidin. Mecbur kaldığınız için sevmeden yaptığınız her iş sizi mutsuz edecektir.
  • Pes etmeyin, vazgeçmeyin ve deneyin. Siz isterseniz yaparsınız.
  • Kendi hak ve hürriyetinize karşı herhangi bir baskıya, zorlamaya karşı sessiz kalıp kabullenmeyin.
  • Kendi fikirlerinizin arkasında durun ve savunun. Ancak sizin haklarınıza karşı gelebilecek herhangi bir saldırıya karşı durabilceğiniz gibi siz de başkalarının fikir ve haklarına müdahalede bulunmayın.
  • Başardığınız her iş için kendinize ödüller verin. Hiçbir başarı şans değildir. Başarı emekle elde edilen bir şeydir.
  • Duygularınızın mantığınızın önüne geçmesine izin vermeyin. Yaşadığınız her olumsuzlukta, her başarısızlıkta veya üzüntüde mantığınızı göz ardı etmeyin. O anki duygularınız gelip geçici olabilir.
  • Ve en önemlisi öğrenmeye devam edin. Öğrenmenin sonu yoktur. Bilmediğiniz her şey için umutsuzluğa kapılmayın, utanmayın ve pes etmeyin!

Siz yeter ki isteyin ve kendinize güvenin, başarı hemen yanınızda…

Önerilen İçerik;

► Özgüven Eksikliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Neoldu.com / Sosyal Fayda

Источник: https://www.neoldu.com/ozguven-eksikligi-nedenleri-ve-kurtulmanin-yollari-4342h.htm

Kavgaların çocuklarda neden olabileceği durum bozuklukları

Diş Problemi olan Çocuklar Kendine Güvensiz ve İçine Kapanık Olabilir!

Aşırı koruyucu ebeveynlerin çocukları sürekli birinin varlığına ihtiyaç duyan bağımlı, özgüveni az, hata yapmaktan korkan, hassas, içe kapanık, reddedilme korkusu nedeniyle kendini ifade etme zorluğu yaşayan kişilere dönüşebilir. Çocuk, hayatının tüm dönemlerinde bu çerçeveyle uyumlu davranış sergileyebilir.

Anne ve baba, disiplinin cezalandırma ve bir mahrum etme davranışı olduğunu düşünmemelidir. Disiplin sınırlama, planlama, erteleme, otokontrol gibi başlıkları da içerir.

Ebeveynler çocuğun gelişiminde her ikisinin de önemli olduğunu unutmamalı; sevgi veren, ağız birliği içinde tutarlı davranan bir davranışı benimsemeli, çocuğa empatiyle yaklaşmalıdır. Anne babalar aşırı katı, serbest bırakan ya da aşırı sevgi gösteren, donuk bir tutum ve sevgi anlayışı içinde olmamalıdır.

Çocuk gelişimi ile ilgili fikir ayrılıkları olsa da, anne babalar bunu çocuğa yansıtmadan, kendi aralarında konuşarak halletmelidir.

Çocuğun yaşına uygun bir sınırlama stratejisi belirlenmelidir. 2 yaşındaki çocukla, 12 yaşındaki çocuğu aynı kefeye koyarak hareket edilmemelidir. Sınırlar, çocuğun eğitimi için şarttır. Ancak, aşırı sınırlanan çocuklar pasif ve içe kapanık olabilirler.

Çocuk yönetildiğini düşünmeyeceği, aynı zamanda belirli sınırların da dışına çıkamayacağı bir sistem içinde eğitilmelidir. Ebeveynin amacı, çocuğun erişkin bir birey olduğunda kendi başına yaşamını devam ettirmesi ve sorunlarını çözebilmesi ise bu çerçevede bir eğitim verilmelidir.

Çocuğun sorumluluk alması sağlanmalı ayrıca kendini özgürce ifade edebileceği bir ortam oluşturulmalıdır.

Aşırı koruyucu anne tutumu çocuğa zarar veriyor

Aşırı ilgi ve sevgi verilen, eğitimin gevşek tutulduğu ailelerde yetişen çocuklarda sorumluluk duygusu yeterince gelişmez. Bu ortamda yetişen çocuk benmerkezci, talepkar ve alaycı olma eğilimindedir. Eğitimin gevşek verilmesi dışında, çocuğun yaşadığı kıskançlık duygusu da alaycı davranışa zemin oluşturabilir.

Anne ve babasının kendisi dışında başka çocuklarının olması ve sevginin bölüşülmesi çocuğu rahatsız edebilir ve güven duygusunu zedeleyebilir. Yarışmak zorunda hissetme ve onaylanmama endişesi, bir mücadelenin doğmasına yol açar. Kardeşe karşı agresyon ve öfke gelişir.

Bu da alay etmek, kavga etmek, paylaşamamak, karşı gelmek, mızmızlanmak gibi biçimlerle kendini gösterir. Böyle durumları ailenin öngörmesi ve bu tür davranışlar ortaya çıktığında ailenin, çocuğun değersizlik düşüncelerini değiştirmeye çalışması büyük önem taşır.

Çocuğun gerekçeleri fark edilmeye çalışılmalı, ayrıntılı dinlenmeli, düşünceleri yargılanmadan net bir şekilde öğrenilmelidir.

Boşanmış çiftlerin çocuklarında değişken ruh hali daha sık görülüyor

Anne babalar arasında yaşanan tartışmalar, aynı evde yaşayan çocukları da yakından etkiler. Bu etkiler yüksek sesli tartışmalar nedeniyle uyku düzeninin bozulması, yoğun stres nedeniyle oluşan baş ağrısının yanı sıra; çocuklarda huzursuzluk, mutsuzluk, öz güven eksikliği gibi psikolojik sonuçlar da doğurabilir.

Eşlerin kavgaları, çocuklarda anne babanın ayrılacağı yönünde korkular oluşmasına neden olur. Kavgaların şiddet uygulama boyutuna gelmesi, çocuğun psikolojisini daha derinden etkiler.

Çocuk hem psikolojik hem fiziksel şiddette öz güvensiz bir ortamda büyür; mide bulantısı, karın ağrısı, uykusuzluk gibi psikosomatik belirtiler gösterebilir.

Boşanan ebeveynlerin çocuklarında değişken ruh hali daha sık görülür.

  • Çocuklar kavgaların nedenini anlayacak olgunlukta ve yaşta olmadıklarından, olaylar karşısında şaşkın olabilir, gelecek kaygısı yaşayabilir.
  • Bebekler anlaşmazlıkları anlamasa dahi ev içerisindeki stresi yoğun biçimde hisseder; huzursuzluklarını ağlayarak, uykuya dalmayarak gösterebilir.
  • Çocuklar evdeki kavgalar nedeniyle olanları unutsalar dahi, bilinçaltında travmaya varabilen psikolojik sorunlar varlığını uzun yıllar sürdürebilir.
  • Evde anne babasının anlaşmazlığına şahit olan çocuklar, ileride karşı cinse karşı güvensiz hissedebilir. Bu durum ileriki yaşlarda, mutlu evlilik yapılmasına engel oluşturur.
  • Bazı çocuklar yaşadıkları travmadan dolayı öfke, içe kapanma, sinirlerini kontrol etmede zorlanma, depresif düşünce biçimleri gibi sorunlarla karşı karşıya kalır. Bu durumlar, uzun süreli psikolojik tedaviyi gündeme getirebilir.
  • Çocuklar en güvendikleri kişiler olan anne babalarını iletişim kuramazken gördükleri için, dış dünyaya karşı güvensiz bireyler olarak yetişir.
  • Bazı çocuklar, aile anlaşmazlıklarından dolayı dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu yaşayabilir. Okuldan kaçma, yüksek sesle konuşma, evden uzaklaşma gibi abartılı ve yanlış davranışlara yönelebilir.
  • Çocukların ders notlarında düşüş görülmesi tipiktir.
  • Çocuklar dikkat çekmeye çalışma amacıyla evden kaçma gibi davranışlar sergileyerek, ilgiye ihtiyaç duydukları konusunda işaretler verebilir.

Çocuklarda dil, zeka ve sosyal gelişimdeki gecikme depresyon habercisi olabilir!

Emsey Hospital’dan Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Orhan Karaca

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/kavgalarin-cocuklarda-neden-olabilecegi-durum-bozukluklari/

İçine Kapanık İnsanların İnanılmaz Derecede Çekici Olmasının 10 Nedeni

Diş Problemi olan Çocuklar Kendine Güvensiz ve İçine Kapanık Olabilir!

Utangaç, kendini saklayan, biraz bilgisayar kurdu, sosyal yönden garip… İnsanlara içine kapanık bir insanın tanımını sorsanız genellikle hep bu tanımlamaları duyarsınız.

Böyle düşünmeleri insanların hatası değil. Filmler ve televizyondakiler genelde içine kapanık insanları bize böyle sunarlar. Aslında içine kapanık insanlar inanılmaz derecede çekicidirler. Sadece onlar mükemmel yönlerini herkese gösterme konusunda berbattırlar.

Derin düşünürler

İçine kapanık insanlar herkesin bildiği gibi zamanın çoğunu kendi kafalarında yaşarlar.Çoğu içine kapanık insan için orası güvenli bir yerdir.Kafalarının içlerinde derin konuşmalar yaparlar, hayat, evren ve her şey hakkında uzun uzun düşünürler.

İçine kapanık bir insan konuştuğunda çoktan konu hakkında uzun uzun kafasında düşünüp söyleyeceklerini en ince detaya kadar şekillendirmiştir.

Daha samimi olurlar

Sizi kendi dünyasına dahil etmenin, içine kapanık insanlar için özel bir anlamı vardır. Bunu yaptıkları zaman inanın ki siz onun için çok özel bir insan olmuş olursunuz.Engellerini kırarak, sizinle yüzeysel seviyeden öte bir şekilde bağlantı kurarlar.Çoğu insanın görmediği samimiyeti ve hassasiyeti size gösterirler.

Çok iyi dinleyicilerdir

Herkes sıkılmadan saatlerce her şey hakkında konuşulabilecek bir eş hayali kurar.İçine kapanık insanların süper güçlerinden birisi de sizi dinlemesi ve gerçekten anlamasıdır.Dinlemeye bayılırlar ve eğer bir konu hakkında tavsiye veya destek isterseniz size en iyi çözümü vereceklerdir.

Gizemli olurlar

Kalabalığın içinde olsalar bile kafalarının içinde dışarıda gezinen insanlardır. Çoğu zaman yüzlerinde hileli bir bakış, sinsi bir gülümsemeyle etrafı sadece izleyip, incelerler. Eğer kendi partileriyse, herkesin iyi bir zaman geçirdiğinde emin olmak için gruptan grupa giderler. Bir yerde asla uzun süre kalmazlar.

Gördükleri her kişiyle konuşmazlar. Övünmezler, böbürlenmezler ve gösteriş yapmazlar. Ruh hallerinin kontrolünü kesinlikle eline alırlar. Duygularını hatta ve hatta beden dillerini de kontrol edebilirler. Bir şekilde insanları kendine çekmeyi başarırlar. Sahip oldukları gizemlilik mıknatıs gibidir ve insanları merak ettirip kendilerine çeker.

Zor insanlardır

Herkes zoru sever. Diğerlerinin anlaması için dışa dönük insanlar direkt konuya girdikleri zaman, içe kapanık insanlar daha korumacı olurlar. Onların hakkında neler bilebileceğinizi sadece onların belirledikleri zamanda öğrenebilirsiniz. Bu yarattıkları zorluk onları daha da çekici hale getirir. O koruduğu duvarların arkasında ne var ne yok diye merak edip kendinizi yersiniz.

Kendilerine bakarlar

Genel olarak içine kapanık insanlar, istenmeyen ilgiyi üzerlerine çekmek istemezler. Bunu sağlamak için de ne olursa olsun kalabalık ile uyum sağlamayı tercih ederler. Ancak bazı ip uçları bırakırlar. Mesela kalabalık içinde zamanının çoğunu tek başlarına harcama eğilimi içindedirler.

Çoğunlukla onları düzgün saçlı, tırnakları kesilmiş, hoş kokulu ve üstüne iyi uymuş elbiselerle görürsünüz. Genelde yüzünde flaşlar patlamayan bir model gibidirler.

Diğer insanları önemserler

Cömert bir ruha sahip olmakla birlikte fedakarlıktan kaçınmayan insanlardır. Mesela size her sabah kahvaltınızı hazırlayıp getirirler, hasta olduğunuzda çorba yaparlar, tatile gittiğinizde evinizi koruma teklifi sunarlar. Üstelik bunları herhangi bir karşılık beklemeden yaparlar.Hem iç hem dış yönlerinden dolayı muhteşem insanlardır.

Kendilerini bilirler

İçine kapanık insanlar neyi isteyip neyi istemediklerini bilirler.Kıymet verdiklerini ve hayatından çıkması gerekenleri çok iyi bilirler.Böylesine güçlü bir şekilde kendini bilmek, onları çekici, istek uyandıran ve karmaşık bir insan yapar.

Onların etrafında olmak kolaydır

İçine kapanık insanlar ilgi odağı olmak istemezler. Çevresindeki diğer insanları etkilemek gibi bir dertleri yoktur. İnsanlarla birlikteyken rahat ve eğleniyormuş gibi gözükürler. Onlarla birlikteyken yapmak istedikleriniz onlar için sorun olmaz. Sizinle zaman geçirmek onların hoşuna gider.

Mesela karoeke yapmak istediğinizi varsayalım. Çağrıldığınızda koşmak ve saklanmak isteseler bile sahne arkasından size en iyi tezahüratı yapacağından emin olabilirsiniz.

Sadıktırlar

İçine kapanık insanlar kendileriyle zaman geçirmek isteyen insanları dikkatli seçer. Onlara göre herhangi bir ilişkinin (iş, sosyal, romantik) düzgün yürümesi için önemli bir zaman yatırımı ve enerji gerekir.

Kimse sizi korumazken onlar sizi korur. Herkes sizi yüz üstü bıraktığı zaman, onlar her zaman sizin yanınızda olur. Sadık olmakla birlikte onları çok kez öfkelendirirseniz sizin için sadece bir anı olurlar.

Özetle içine kapanık insanlar harika insanlardır.Onlardan birini tanıyorsanız sevinin.

Источник: https://www.kizlarsoruyor.com/ask-iliskileri/a50470-icine-kapanik-insanlarin-inanilmaz-derecede-cekici-olmasinin-10-nedeni

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.