Diş tedavi korkusuna Lazerli çözüm. Acısız kanal tedavisi!

içerik

KANAL TEDAVİSİ

Diş tedavi korkusuna Lazerli çözüm. Acısız kanal tedavisi!

Diş sinirinin dejenere olup görevini yapamayacak hale gelmesi durumunda uygulanan tedavidir. Diş sinirinden kaynaklı sorunun giderilip dişi çevreleyen diğer dokuların sağlıklı bir şekilde devamlılığı sağlanır. Enfekte olmuş diş dokusunun uzaklaştırılmasıyla diğer bölgelerin zarar görmesi önlenmiş olur.

Kanal tedavisinde öncelikle dişin iç kısmındaki bakteriler, sinir dokusu ve sinir dokusunun yıkımı sonucu oluşan organik artıklar ve bakteriyel toksinler temizlenir. Bu temizliğin yapılmaması durumunda vücudun iltihabi bir reaksiyon başlatması muhtemeldir.

Bu işlemin ardından gerçekleştirilecek aşama dişin enfekte dokularının uzaklaştırılmasıyla oluşan boşluğun uygun kanal dolgu materyali ile doldurulmasıdır.

 Kanal Tedavisine İhtiyacınız Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

  • Sıcak ve soğuğa karşı uzun süreli hassasiyet,
  • Çiğnerken oluşan ağrı ya da rahat çiğneyememe ,
  • Kendi kendine, özellikle de geceleri başlayan ağrı,
  • Dişin renk değiştirmesi,
  • Dişe yakın bölgedeki lenf düğümlerindeki ağrı ya da elle hissedilen şişlik,
  • Enfekte bölgede meydana gelen şişlik, kanal tedavisine ihtiyacınız olduğunu gösterir.

Diş siniri tam olarak nerede bulunur?

Pulpa odası:

Dişler, sert kalsifiye dokular olmasına rağmen her dişin orta kısmında bir boşluk bulunur. Dişler sağlıklı iken, bu boşluk dişin siniri ve damarlarını içeren bağ dokusu tarafından doldurulmaktadır. Bu boşluk pulpa odası bu doku da pulpa olarak adlandırılır.

Kök kanalları:

Her dişin siniri ve damarları dişe köklerin en uç kısmından giriş yapar. Bu giriş noktasından sonra sinirler ve damarlar kök kanalları boyunca devam eder ve pulpa odasına ulaşır.

Diş sinirinin görevi nedir?

Pulpa dokusu dişin oluşumu ve gelişiminde önemli rol oynar. Diş oluşumundan sonra, pulpa dişin canlılığını ve sağlığını korumada görev yapar, dişin mineralize dokularının ( mine, dentin) beslenmesinde ve sağlığında rol oynar, aynı zamanda çürük gibi dış etkenlerde yeni sert doku oluşturarak dişi korur.

Pulpa dokusu aynı zamanda dişin duyarlılığı ve hassasiyetini sağlar, ancak bu işlevi beklediğinizden biraz daha farklı şekilde gerçekleştirir. Normal koşullarda dişlerimizdeki pulpa dokusu çok az tepki verir, sadece basınç, ısı veya ilerleyen çürük veya çatlak gibi dış etkenler karşısında, dişler ağrılı bir tepki verir.

Diş sinirine girişin sağlanması

Anestezi yapıldıktan ve diş uygun şekilde izole edildikten sonra, diş hekiminiz kök kanal tedavisinin gerçekleştirileceği, dişin merkezindeki pulpa odasına ulaşmak amacıyla, bir ?giriş kavitesi? hazırlar. Bu giriş kavitesi arka dişlerde çiğneyici yüzeyden, ön dişlerde ise dişin arkasından açılır.

Dişin temizlenmesi

Kök kanal tedavisinin bundan sonraki aşaması dişin iç kısmının ( pulpa odası ve kök kanalları) temizlenmesidir. Bu temizleme işlemi ile diş içerisinde yer alan bakteriler, toksinler sinir dokusu ve artıklar uzaklaştırılır.

Temizleme işleminin büyük kısmı kök kanal eğeleri ve bol yıkama ile gerçekleştirilir. Kök kanal eğeleri düz iğnelere benzer ancak daha yakından incelendiğinde yüzeylerinin düz olmayıp, pürüzlü olduğu gözlenir. Diş hekiminiz bu aletleri sıralı bir şekilde dişinize uygulayacak ve böylelikle kök kanallarının duvarlarını kazıma hareketi ile temizleyecektir.

Temizleme işlemine ilave olarak, diş hekiminiz düzenli olarak dişi yıkayarak mevcut artık ve birikintileri uzaklaştıracaktır. Yıkama işlemi için genellikle sodyum hipoklorit kullanılmaktadır. İşlem sırasında diş hekiminizin amacı tüm kanal boyunca yıkama yapılması, ancak kök ucundan dışarı kesinlikle gidilmemesidir.

Kök kanalı temizleme işlemi el ile kullanılan eğeler vasıtasıyla olduğu kadar diş başlıklarına takılan ve motorla çalışan döner aletler yoluyla da gerçekleştirebilir.

Kök kanal dolgusunun yerleştirilmesi

Kök kanalının temizliği tam olarak yapıldıktan sonra kök kanalı kanal dolgu maddesi ile doldurulur. Bu dolgu kök kanalının temizlendiği seansta da yapılabilir, bazı durumlarda bir süre sonra da yapılabilir.

    

Tedavi sırasında ağrı olur mu?

Kanal tedavisi sırasında ağrı hissedilmez. Kanal tedavisi olan diş ve onu çevreleyen kısım tamamıyla uyuşturulmuş durumdadır. Uyuşturucu jeller ve modern enjeksiyon sistemleri sayesinde enjeksiyon uygulamaları da acısız gerçekleşmektedir. Tedavinin bitim seansında uygun bir ağrı kesici kullanılarak tedavi sonrası olabilecek birkaç saatlik hafif hassasiyetlerin önüne geçmek mümkündür.

Kanal tedavisi yapılmış bir dişin ömrü nedir?

İyi yapılmış bir kanal tedavisi , uzun yıllar hastanın ağzında kalabilmektedir.

Kanal tedavisi yapılan dişlerde soğuk-sıcak hassasiyeti olur mu?

Kanal tedavisi yapılan bir dişin canlı dokularla ilişkisi devam eder,ancak dişin artık canlılığı kalmadığı için sıcak, soğuk ve tatlılara karşı hassasiyet meydana gelmez. Pulpası alınmış dişlerin de diğer dişler gibi çürüme riski bulunmaktadır. Bu nedenle, temizliklerinin diğer dişler gibi dikkatle yapılması gerekmektedir.

Bütün Dişlere Kanal Tedavisi Yapılabilir mi?

Kanal tedavisi ile bazı dişler kurtarılamayabilir.

Kanallara girilememesi (kanallara girilse bile ilave dallanmalar çatallanmaların varlığı veya beklenenden daha fazla kanala sahip olması) ,köklerdeki kırıklar, yeterli kemik desteğinin olmaması veya dişin restore edilemeyecek kadar harap olması ,kök kanalı çok iyi temizlenip doldurulmasına rağmen zamanla bozulmaların oluşabilmesi başlıca nedenlerdir.

Kanal tedavisi dişi öldürür mü?

Hayır. Çene kemiğinden ve çevre dokulardan gelen damar ve sinirlerle diş görevine devam eder ve çene kemiğinde tutunur. Tedavi sonrası yapılacak uygun bir dolgu ya da restorasyon yardımı ile çiğneme fonksiyonu görebilir ve protez ayağı olarak da kullanılabilir.

Источник: http://www.denizbaris.com/index.php/tedaviler/kanal.html

Kanal Tedavisi

Diş tedavi korkusuna Lazerli çözüm. Acısız kanal tedavisi!

Endodonti, diş hekimliğinin diş köklerindeki hastalıklarıyla uğraşan dalıdır. Doku, sinir ve kan damarlarından oluşan pulpa (dişin özü, sinirleri) dişi ilk çıktığında besler. Diş olgunlaştığında ise pulpa güvenle alınabilir ve böylece kök kanalları ve diş korunur.

Bunun sebebi dişin aynı zamanda çevreleyen damarlarla da beslenebilmesidir. Pulpanın alınması işlemine endodontik tedavi denir ve genelde kök kanal tedavisi olarak bilinir. Kök kanal tedavileri çok yaygın tedavilerdir.

Amerika’da her yıl kanal tedavisiyle 24 milyon dişin kurtarıldığı tahmin edilmektedir.

Neden Kanal Tedavisine İhtiyacınız Olur?

Kök kanal tedavisine genelde iki sebepten ihtiyaç duyulur: enfeksiyon ve pulpada geri dönülemez hasar. Tedavi edilmemiş çürükler pulpa enfeksiyonunun ana sebepleridir.

Tedavi edilmemiş çürük, mine ve dentin tabakasını aşarak kök kanallarına bakterilerin sızmasını sağlar. Dişin içindeki enfeksiyonlar antibiyotiğe cevap vermezler.

Enfeksiyonun yol açtığı şişme, dişe kan akışını yavaşlatır ve böylece kandaki antibiyotikler enfeksiyon bölgesine ulaşamazlar. Azalan kan akışı aynı zamanda pulpanın kendini iyileştirmesini de engeller.

Pulpa aynı zamanda travma, kırık ve üst üste yapılan dolgular gibi yoğun diş tedavileri dolayısıyla da hasar görebilir. Bazen, normal bir diş işlemi bile pulpanın şişmesini sağlayabilir. Örneğin, bazen dişi kurona hazırlarken de kanal tedavisine ihtiyaç olur.

Pulpanın şiştiği ama enfekte olmadığı çoğu durumda diş iyileşir ve eski haline döner. Diş hekiminiz kanal tedavi öncesi bu durumu gözleyebilir. Bazen ise şişme, acı vererek enfeksiyona yol açar.

Pulpa enfekte olduğunda, enfeksiyon diş çevresindeki kemiğe de yayılarak apse yapabilir. Kanal tedavisinin amacı hasarlı pulpayı alıp, enfeksiyonu tedavi ederek boş kanalların hareketsiz materyalle doldurulmasıdır.Eğer kanal tedavisi yapılmazsa dişin çekilmesi gerekebilir.

Doğal dişlerinizi olabildiğince korumanız önemlidir. Eğer diş çekilirse komşu diş sıradan çıkabilir ve üzerinde aşırı yük oluşur.

Doğal dişlerinizin olması aynı zamanda implant ve köprü gibi pahalı ve uzun süreli tedavilerden kaçınmanızı sağlar.

Eğer enfekte olmuş bir dişte kanal tedavisi yapılmazsa o dişi kaybedebileceğiniz gibi enfeksiyon vücudun diğer taraflarına da yayılabilir.

Bir dişte endodontik tedavi uygulanması o dişin birkaç içinde çekileceği anlamına gelmez. Kanal tedavisi yapılmasının ana sebebi genelde büyük bir çürüktür. Diş yapısal olarak zayıflar, ama kanal tedavisi sonrasında kuron veya dolgu yapılırsa uzun yıllar dayanabilir.

İşaretleri ve Belirtileri

    Eğer pulpada enfeksiyon varsa ilk başta acı hissetmeyebilirsiniz. Fakat tedavi edilmezse enfeksiyon ağrı ve şişmeye yol açar. Bazı durumlarda apse de oluşur ve sonunda dişin çekilmesi gerekir. Dişe kanal tedavisi gerektiğinin bazı belirtileri:

  • Isırdığınızda, dokunduğunuzda veya ittiğinizde acıyan diş
  • Sıcağa hassasiyet
  • Soğuğa karşı birkaç saniye süren hassaslık
  • Etkilenmiş dişin yakınında şişme
  • Ağrılı veya ağrısız, rengi değişmiş diş
  • Kırık diş Dişinizin kanal tedavisine ihtiyacı olup olmadığını anlamak için diş hekimi dişinize sıcak ve soğuk nesneler yerleştirir, çevre dokulara bakarak dişe nazikçe dokunur. Aynı zamanda dişin röntgenini çeker.Eğer bu testlerden dişin durumu anlaşılmazsa diş hekimi elektrikli pulpa testleri kullanabilir. Bu elde taşınan aletle pulpaya minik elektrik akımları yollanarak pulpanın canlı olup olmadığını anlaşılır. Bu test herhangi bir acı veya şoka yol açmaz ve dişte sadece çok güçsüz bir gıdıklanma hissi yaratır. Testler dişten ayrıldığı anda his geçer.

Uyarı: elektrikli pulpa testlerı kalp pili veya diğer elektrikli yaşam destek aletlerini kullanan insanlarda kullanılmamalıdır.

Tedavi Süresi

Kanal tedavisi duruma bağlı olarak bir veya bir kaç seferde yapılabilir. Enfekte olmuş diş için bir kaç sefer kliniğe gitmek gerekebilir.

Bazı dişlerin tedavisi pozisyon itibarıyla daha zordur çünkü bulunması zor olan bir çok kök kanalı olabilir. Sorunsuz bir kanal tedavisi genelde tek seferde tamamlanır.

Kanal tedavisi bittiğinde kuron veya dolgu için diş hekiminizi ziyaret etmeniz gerekir.

Ölçüm

İlk önce diş hekimi veya endodontist diş çevresindeki alanı uyuşturur. Daha sonra pulpaya ulaşmak için dişin üstüne veya arkasına bir yuva açarak hastalıklı pulpanın bir kısmını alır.

Arkasından kök kanallarının ölçülmesi gerekir.
Diş hekiminin kanalların uzunluğunu anlaması ve kanalların tamamen temizlendiğinden emin olması gerekir.

Aynı zamanda kanal temizlendikten sonra kullanılacak olan maddenin kanalı tamamen kaplaması gerekir.

Diş hekimleri kanal uzunluğunu anlamak için röntgen veya apex locator denilen aleti kullanırlar. İlk işlemde diş hekimi kanala bir el aleti yerleştirerek röntgen çeker ve kanal sonuna ne kadar yaklaştığına bakar. Apex locator ise küçük bir elektrik akımına verilen dirence bakar. Bu yöntem kök kanal uzunluğu hakkında detaylı bilgi verir ve genelde iki yöntem beraber kullanılır.

Temizleme

Kanallar ölçüldükten sonra diş hekimi veya endodontist özel aletlerle hastalıklı pulpayı temizler. Pulp temizlendikten sonra, kanal enfeksiyona karşı yardımcı olacak antiseptik solüsyonla temizlenir.

Kanal tedavisinin etkili olması için, diş içindeki bütün kanalların temizlenmesi gerekir. Genelde üst ön dişlerde bir kanal, alt ön dişlerde bir veya iki ön kanal, azı dişlerinde ise üç veya dört kanal bulunur.

Fakat bu kanalların tip ve yerleri çok değişir.

Kanallar temizlenip enfeksiyon bitirildiğinde kökler doldurulur ve yeni kök dolgusunu korumak için geçici dolgu yapılır. Kısa süre içinde diş kuronu kalıcı dolgu veya kuronla yenilenmelidir.

Çoğu durumda, özellikle azı dişleri söz konusu olduğunda, dişe kuron veya porselen dolgu (inley/ onley) gerekir. Bu tip indirekt bir restorasyon dişin gücünü kazanmasına yardımcı olur ve çatlamalardan korur. Kuron kanal tedavisi yapılan ay içinde değişmelidir. Kalıcı çözüm bulunması dişe daha ileride hasar gelmemesi için önemlidir.

Kanal tedavisi sırasında alınan pulpa dişin sıcaklığa hassas olan tarafıdır. Dişi çevreleyen dokular ve sinirler yerlerinde kaldığından basınç ve dokunmaya karşı his varolmaya devam eder.

Kök Kanal Tedavisi Sonrası

Tedavi sonrası 2-3 gün dişinizde şişme olabilir ve bu sürede diş hekimi sert yiyecekler çiğnememenizi ister, dişin üstüne basmanız sıkıntı verebilir. Tedavi öncesi enfeksiyon ne kadar kötüyse, tedavi sonrası şişme de o kadar uzun sürecektir. Rahatsızlığı azaltmak için ağrı kesici kullanabilirsiniz.

Olası Komplikasyonlar

Çoğu prosedürde olduğu gibi bu tedavide de komplikasyonlar oluşabilir. Aşağıda bunlardan bazılarını bulabilirsiniz.
Bazen kök kanalı tedavi için açıldığında havadaki oksijen bazı bakterilerin büyümesini tetikleyerek şişme ve ağrıya neden olur.

Bakteriler köklerin ucundan dışarı atılabilir. Kan damarları dişin altındaki küçük bir delikten dişe girerler. Bazen kanal tedavisi sırasında bakteriler bu küçük delikten çevre dokulara atılırlar. Eğer bu gerçekleşirse çevre dokular iltihap oluşturup enfekte olurlar. Bu durum antibiyotik ve ağrı kesici yardımıyla tedavi edilebilir fakat iyileşene kadar ağrı devam eder.

Kanal tedavisinde kazara dişin yanı delinebilir. Bu durum, eğer kanal bulunamıyorsa veya kıvrımlıysa görülür. Kullanılan aletler esneklerdir ve kanalın yapısına uygun hareket ederler fakat bazen alet dişin kenarında minik bir delik açar. Eğer deliğin içine tükürük kaçarsa, ileri tedavi veya dişin çekilmesi gerekir. Eğer delik diş etinin altında kalıyorsa kendi kendine iyileşebilir.

Bir kök kanalı atlanmış veya tam temizlenmemiş olabilir. Diş içindeki kanalları belirlemek zor olur. Eğer bir kanal atlanmışsa diş enfekte olarak kalır ve kanal tedavisinin tekrarlanması gerekir. Bu durum aynı zamanda kanal doğru ölçülmediyse ve enfekte olmuş pulpa parçaları tam alınmamışsa görülür.

El aleti kanal içinde kırılabilir. Genelde kırılan parçayı diş içinde bırakıp kök kanalı bitirilebilir ama kanalın temizlenmesi bitmediyse, parçanın mümkünse alınması gerekir. Bazen bu dişin üstünden yapılır. Bazı durumlarda ise rezeksiyon denilen işlemle bu parça alınır. Diş etinden açılan ufak bir kavite ile diş köküne ulaşılır ve tel aletinin parçasını içeren kökün bir bölümü alınır.

Acı veya Acı Olmayışı

Çoğu durumda kanal tedavisi sırasında ağrı hissetmezsiniz. Diş hekimi, diş ve çevresi alanı uyuşturur. Günümüzde doğru uygulandığında lokal anesteziler çok etkilidir, eğer işe yaramıyor gibi gözükürse diş hekiminizi hemen uyarın.

Bazı insanlar iğneden kanaldan çok korkarlar, fakat uyuşturucu jeller ve modern enjeksiyon teknikleri sayesinde bu kısım daha rahat geçmektedir. Bunu diş hekiminize anında söylemeniz ağrının devam etmemesi için tekniği değiştirmesini sağlar.

Kanal Tedavisi Sonrası Dişin Yenilenmesi

Eğer diş önde ve kavite küçükse dolgu ile halledilebilir, fakat çoğu durumda arka dişlerde kuron veya porselen onley gerekir.

Dişi kurona hazırlamak için diş hekiminin ilk önce bir destek oluşturması gerekir. Bu desteğe kor denir. Koru yerinde tutmak için diş hekiminin post kullanması gerekir.

Bunu yapmak için diş hekiminin kök kanal dolgu malzemesinin bir bölümünü çıkararak fiber veya metal bir çubuk olan posta yer açması gerekir.

Postlar daha önceden yapılmış olup dişteki core’la kullanılabilirler ve tek parça olarak dökümlenirler. Döküm post ve korlar genelde ön dişlerde kullanılır. Tedavinin tamamlanması iki seansta gerçekleşir; Bir seans dişin hazırlanması, bir seans ise postun yerine takılması için.

Sonrası için hazırlanan kuron restorasyonu metal seramik veya tam seramik olabilir. Eğer estetik tam seramik bir restorasyon yapılacaksa bu durumda kök kısmında metal içermeyen fiber post kullanmak daha doğru olur.

İkinci Sefer: Olası Tedavi ya da Ameliyat

Kök kanal bir kaç sebepten dolayı başarısız olabilir. Eğer bütün enfeksiyonu kanallardan temizlenemezse diş yeniden enfeksiyon kapabilir.

İşlem aynı olmasına rağmen, tekrarlanan bir kanal tedavisi (retreatment) daha zor ve uzun sürer çünkü diş hekiminin tedaviye başlamadan dolguyu çıkarması gerekir. Bu yüzden tedavi tekrarı ilk kanal tedavisine göre daha zor olur. Tedavi tekrarı daha uzun sürmesinin başka bir sebebi ise başarısız olmuş kanal tedavilerinde yok edilmesi daha zor olan enfeksiyonlar bulunmasıdır.

Bazı insanların ise tedavi tekrarı yerine endodontik operasyona gereksinimleri olur. Eğer ikinci kanal tedavisi sorunluysa cerrahi ameliyat gerekebilir. Örneğin, dişte post ve kor restorasyon yapılmış kanal tedavisi varsa dişe hasar vermeden restorasyonu çıkarmak zor olabilir. Retreatment sonrası diş hala enfekte ise rezeksiyon şeklinde köke ameliyata ihtiyaç olabilir.

Diş hekimi operasyon sırasında, diş yakınındaki dişetlerine minik bir yuva açar ve kökün ucundaki enfeksiyonu temizler. Daha sonra kökün 3-4 milimetresini de alarak nüks olmaması için ( bu işleme rezeksiyon denir) kök ucundan enfeksiyonu temizler ve tekrar kök ucuna dolgu yaparak kapatır.

Bu operasyonda başarı ihtimali yüksektir. Eğer ameliyatta enfeksiyon temizlenemezse dişin çekilmesi gerekir. Kurtarılamayan kanal tedavileri için çekilen dişin yerine belli bir zaman geçtikten sonra implant en sağlıklı çözüm olacaktır.

Kanal Tedavisi Hakkındaki Mitler

Kanal tedavisi genelde acılıdır.
İnsanlara kanal tedavisi gerektiğini söylediğimizde genelde acı çekeceklerini düşünüyorlar ama hissettikleri acı kanal tedavisinden değil, enfeksiyondan kaynaklanıyor. Kanal tedavisi acıyı yok etmek için yapılır ve çok nadir yan etkisi vardır.

Tedavi öncesi uygulanan lokal anestezi ile diş ve çevresi uyuşur ve böylelikle kanal tedavisinin mümkün olduğu kadar acısız geçirilmesi amaçlanır.

Dişin sinirleri alındığından bir daha acı hissetmem.
Çoğu insan kanal tedavisi olmuş dişte acı hissedilmeyeceğini düşünür. Fakat bu yanlış bir düşüncedir.

Kanal tedavisi sonrasında sıcak ve soğuk hassasiyeti olmamakla birlikte, bir kaç gün rahatsızlık devam edebilir. Ağrı diş çevresindeki şişmiş dokulardan kaynaklanıyor olabilir.

Eğer bu olursa diş hekimi ağrı kesici bir ilaç yazar.

Eninde sonunda dişim çekilecekse niye kanal tedavisi yaptırayım?
Kanal tedavisi yapılan dişin bir süre sonra çekileceğini düşünmek doğru değildir, açıkçası, çoğu kanal tedavisi başarılıdır ve dişi korurlar.

Ağrım yok o yüzden kanal tedavisine de ihtiyacım yok.
Kanal tedavisi gereken çoğu dişte ağrı olmaz fakat ağrı olmaması kanal tedavisi gerekmediği anlamına gelmez. Diş hekimi veya endodontistler yaptıkları testlerle dişin pulpasının sağlam olup olmadığını anlayabilirler. Eğer sağlam değilse kanal tedavisi gerekmektedir.

Bazen enfeksiyon olup olmadığını bilemezsiniz çünkü ağrı yoktur ama diş yakınında sivilce benzeri bir kütle görüyorsanız, diş hekimine görünmeniz gerekir. “Sivilce” de denilen bu sinus alanı yüzeydeki bir doku tünelinden akan enfeksiyon cerahatidir. Enfeksiyonun temizlenmesi ve kanal tedavisi yaptırılması önemlidir. Eğer yaptırılmazsa komşu dokular da hasar görmeye başlar.

Kanal tedavisi, diş köklerimin veya bütün dişimin alınması demek.
Kanal tedavisi sırasında tedavi edilen dişin dışı değil içidir. Kanal tedavisinde endodontist dişin merkezinde bulunan pulpayı alır ve dişin köklerine dokunmaz. Kanal tedavisi yaptırmanın bütün mantığı dişi çekmek değil kurtarmaktır.

Kanal tedavisi bittikten sonra uzun bir süre diş hekimine gitmem gerekmez.
Kanal tedavisi bittiğinde uzun bir süre diş hekimine gitmek istemeyebilirsiniz fakat kalıcı bir restorasyon için diş hekimine gitmeniz önemlidir. Pulpa alındıktan sonra yerine konulan kök dolgusu dişi enfeksiyondan korur ama dişin üstü de tedavi edilmelidir.

Eğer kuron arka dişte değilse yemek yeme ve ısırma anında dişin çatlama ihtimali çok daha yüksektir. Bu yüzden kanal tedavisi biter bitmez ikinci bir randevu alınarak kalıcı restorasyon yapılmalıdır.

Источник: https://www.onurozturk.com/kanal-tedavisi/

Ortodontik tedavi nedir? Diş tedavisi korkusuna lazerli çözüm

Diş tedavi korkusuna Lazerli çözüm. Acısız kanal tedavisi!

Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, ortodonti hakkında tüm merak ettiklerinizi yanıtlıyor.

Dişlerde neden şekil bozuklukları olur?

Diş çapraşıklıkları genetik veya çevresel (parmak emme, tırnak yeme, süt dişlerinin erken yaşta kaybedilmesi vs.) kaynaklı olabilir. Tedavi edilmeyen çapraşıklıklar erişkinlik döneminde psikolojik problemlere, çapraşıklık sebebiyle iyi fırçalanamamaktan dolayı diş ve dişeti problemlerine, konuşma problemlerine ve eklem sorunları gibi birçok soruna neden olabilir.

Çocuğunuzda dikkat etmeniz gereken ortodontik ipuçları:

  • Erken veya geç süt dişi kaybı
  • Çiğnemede veya kapatmada zorlanma
  • Ağızdan solunum
  • Parmak emmek
  • Çapraşıklık, yanlış konumlanmış veya sürmemiş dişler
  • Aşırı ilerde veya geride konumlanmış çene
  • Yanak ısırma ve dudak ısırma
  • Önde konumlanmış dişler
  • Alt ve üst dişlerin temas etmemesi veya anormal bir şekilde kapanması
  • Dengeli olmayan yüz görünümü
  • Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı

Hangi durumlarda ortodontik tedavi yapılır?

  • Ağızda çapraz kapanış varsa. Normalde ağız kapanışında  üst dişler alt dişlerden daha önde olmalıdır. Şayet tersi bir durum söz konusu ise yani  alt dişler üst dişlerin daha ilerisinde duruyorsa ki buna ‘ çapraz kapanış’ denir.
  • Ön dişlerin çok ilerde durduğu ve dudakların birbirine değmediği durumlarda,
  • Dişlerin düzgün yerleşmediği ya da birbiri üzerine bindiği durumlarda,
  • Dişlerin çok aralıklı dizildiği vakalarda,
  • Dişler kapanışa getirildiğinde alt ve üst ön kesiciler arasında büyük bir boşluk varsa dişler birbirlerinden çok uzak konumlanmışlarsa yani openbite dediğimiz vakalarda,
  • Ön kesici dişlerin arası çok açık ise,
  • Dişlerde bariz çapraşıklık olmadığı halde çiğnemede ya da bazı harfleri söylemede güçlük çekiyorsanız,
  • 4 yaşını geçtiği halde çocuğunuz halen parmak ya da yalancı emzik emiyorsa,
  • Düşme zamanından önce süt dişini kaybetmiş çocuklarda, özellikle 6 yaş grubunda zamanından önce çekim ya da travma sonucu düşen süt azılarının yokluğunda ortodontik tedavi gerekmektedir. 

İlk ortodontik muayene ne zaman yapılmalıdır?

Ortodontik tedaviye ihtiyaç duyan kişilerin erken dönemde yakalanması çok önemlidir. Çocuklarda alt-üst keser dişler sürdükten sonra ilk ortodontik muayeneleri yapılmalıdır.

Eğer tedavi gerekli ise 7-10 yaş büyüme-gelişme döneminde çenelerin büyüme potansiyellerinden yararlanılarak tedavi edilir. Böylelikle ileride tedavisi daha zor ve daha uzun süreli olan yöntemlere gerek kalmayacaktır.

Türk Ortodonti Derneği bütün çocukların 7 yaşını tamamlamadan ortodontik bir değerlendirme almasını tavsiye eder.

Tedavi ne kadar sürer, tedaviden sonra dişler eski haline döner mi?

Ortodontik tedavinin süresi 6 ay ile 3 yıl arasında değişmektedir.

Tedavi bittikten hemen sonra dişin etrafındaki yapılar (periodonsiyum) dişlerin yeni konumuna uyum sağlayamadığından ve kemik dokusu olgunlaşmadığından apareyler çıkarıldıktan sonra dişler eski yerlerine dönebilirler.

Bunu önlemek için düzelmiş dişlere yapılacak başka aygıtlarla oluşan durumu sabitlemek yani pekiştirmek gerekir. Tedavinin bu son aşamasına pekiştirme tedavisi denir. Bu dönemde de çocukların dişlerine gereken özeni göstermesi şarttır.

Ortodontik tedavi nasıl yapılır?

Hareketli Apareyler: Hasta tarafından takılıp çıkarılabilen sadece basit diş hareketleri yaptırabilen apareylerdir. Bunların üzerlerine konulan yaylar, vidalar, düzeltilecek dişlere bir kuvvet uygular. Erken dönem tedavisinde ve daha basit vakalarda uygulanır.

Fonksiyonel Apareyler: Aktif büyüme döneminde kullanılabilen, büyümeyi yönlendiren apareylerdir. Alt ve üst çenenin birbirine göre bozulan ilişkilerini (ortopedik problemler) düzeltmek amacıyla ergenlik dönemi öncesinde küçük yaşlarda çoğunlukla hastaların kendisinin takıp çıkarabildiği özel apereylerdir. Çoğu zaman sabit ortodontik apareylerle birlikte kullanılır.

Sabit Apareyler: Dişler üzerine özel tekniklerle yapıştırılan hasta tarafından çıkarılamayan, tedavi sonunda ortodontist tarafından sökülen apareylerdir. Sabit tedavide kullanılan braketler, kişilerin isteğine göre metal veya porselen olabilir.

Günümüzde daha az fark edilen malzemelerle ortodontik tedavinin en çekinilen özelliği olan tel görünümünden kurtulmak mümkün olabilmektedir. Hatta bazı durumlarda dişin görünmeyen arka kısımlarına da uygulanabilirler.

Hekiminiz sizi muayene ettikten sonra ağzınıza en uygun tedavi şeklini söyleyecektir.

Ortognatik Cerrahi: Ortodontik veya ortopedik tedavi ile düzeltilemeyecek durumlar söz konusu olduğu zaman büyüme ve gelişmesi tamamlanmış yetişkin hastalarda ortognatik cerrahiye başvurulur.

Konforlu bir tedavi ve iyileşme süreci

Lazerli diş tedavileri sırasında hiçbir temas, ağrı ya da basınç hissedilmediği için hastaya konforlu bir iyileşme süreci sunmaktadır. Bu avantajlar başta çocuklar olmak üzere birçok kişinin diş hekimi korkusunu yenmesini sağlamaktadır.

Ağız ve diş sağlığı için pek çok işlemde uygulanabiliyor

Lazer yöntemiyle ağız ve diş sağlığı alanında günümüzde hemen her işlem yapılabilmektedir. Diş beyazlatmadan implant cerrahisine, diş çürüğü tedavisinden diş eti renklenmelerinin düzenlenmesine, diş eti hastalıklarının tedavisinden gülüş tasarımına, kanal tedavisinden çocuk diş hekimliğine kadar geniş bir yelpazede diş lazerleri kullanılmaktadır.

Hekime hız, hastaya konfor sağlıyor

Lazerin diş tedavisinde kullanımı son derece pratiktir. Yapılan işlemleri kolaylaştıran bu yöntem; hekime hız, hastaya ise konforlu bir tedavi sağlamaktadır.

Öncesinde özel bir hazırlık, sonrasında da bakım gerektirmeyen lazerli diş tedavilerinin ardından hemen yemek yenebilir, günlük hayata dönülebilir. Lazer enerjisi ile diş etleri de başarılı bir biçimde şekillendirilmektedir. Bu işlem sırasında kanama riski sıfıra yakındır.

Lazer sayesinde sağlam dokulara zarar vermeden, sadece hasta bölgeler tedavi edilmektedir. Bu esnada ilgili bölgedeki tüm bakterilerden de uzaklaştırılmaktadır.

Sert doku tedavilerinde de uygulanıyor

Lazerin, diş hekimliği alanında ilk kullanım alanı, ağız içi yumuşak dokulardır. Bu işlemler; diş eti tedavileri, dezenfeksiyonu ve diş eti cerrahi işlemleriydi.

Lazerdeki gelişmelerle sert doku tedavi işlemleri, çürük, diş taşı ve kemik kaldırma işlemlerinin de tedavi yelpazesine eklenmiştir.

Günümüzde kullanılan lazer cihazları, hem sert hem de yumuşak doku tedavilerinde yüksek oranda başarı sağlamaktadır.

Anestezi ihtiyacını ve bekleme süresini ortadan kaldırıyor

Diş tedavilerinde kişiyi rahatsız ve huzursuz hissettiren etmenlerin başında titreşim ve ses gelmektedir. Lazerle yapılan tedavilerde ise dişe ve dokulara dokunulmadan işlem yapıldığı için herhangi bir titreşim ya da basınç oluşturmaz. Çıkan ses diğer diş hekimliği aletlerinden tamamen farklıdır.

Bunların yanı sıra lazer birçok işlemi anestezisiz; yani uyuşturmadan yapabilmeyi mümkün kılar. İşlemlerin anestezi gerektirmeden yapılması iğne korkusunu ve uyuşma için bekleme gereğini ortadan kaldırmaktadır. Böylece diş tedavisi süresi de kısalmaktadır.

Buna ek olarak yapılan işlemin başarısı lazerin aynı zamanda dezenfeksiyon etkisiyle artmaktadır.

Çocuklar diş hekimi koltuğuna keyifle oturuyor

Çocukların tedavilerinde de tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi tüm diş ve diş eti işlemleri, dişlerin sürmesine yardım edilmesi konusunda lazerler başarıyla kullanılmaktadır.

Hatta söz konusu çocuklar olunca işin içine biraz eğlence bile katılabilmektedir. Lazerli diş tedavileri ile artık çocuklar diş hekimine gelmekten korkmamaktadır.

Eskiden ağlayarak gittikleri diş randevularının yerini tedavinin ardından yemek yenilen, kutlama yapılan aktiviteler almış durumdadır.

Ağız ve diş bakımı: Bu 10 yanlış bir dişinizi götürebilir!

Источник: https://indigodergisi.com/2016/11/ortodontik-dis-tedavisi-nedir/

Hangi dişlere kanal tedavisi uygulanır?

Kanal tedavisi çürüğü derin olan dişlerde çoğunlukla ağrı ile gelen hastaların tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Kanal tedavisi yapıldıktan sonra diş işlevini kaybetmez. Aynı şekilde kullanılmaya devam edilir. Tedavi esnasında da bir ağrı hissedilmediği gibi tedavi sonrasında da bir ağrı genellikle hissedilmez.

Kanal tedavisi gerektiği durumda ağız içindeki bütün dişlere uygulanabilen bir tedavisidir. Ön dişlere, arka dişlere, gerektiği zaman yirmi yaş dişlerine bile kanal tedavisi uygulanan vakalar bulunmaktadır. Kanal tedavisinden sonra diş tamamen hissiz hale gelir. Yani dişte artık herhangi bir sıcak soğuk hassasiyeti hissedilmez.

Ağrı olmaz. Bunun haricinde dişte herhangi bir fonksiyon kaybı söz konusu değildir. Kanal tedavisi genel olarak tek seansta biten bir tedavidir. Tedavi süresi dişteki komplikasyon durumuna göre ortala yarım saat civarında sürer. Diş köklerinin sayısına göre tedavi süresi uzayabilir.

Enfeksiyon yada apse olma duruma göre tedavi için ilave seanslar gerekebilir.

Kanal tedavisi yapılan dişte ne gibi değişimler olur?

Kanal tedavisinde eski tip tekniklerle yapılan dişlerde zamanla boyar maddelerden dolayı dişlerde sararma, grileşme, hatta kahverengi rengine kadar giden renkleşmeler görülmekteydi.

Ancak günümüzde modern endodonti de kullanılan kanal içi dolgu malzemelerinde boyar maddeler olmadığı için artık renkleşme veya renk değiştirme gibi problemler ortadan genel olarak kalkmıştır.

Eskiden yapılan kanal tedavilerinde eğer herhangi bir ağrı yada fonksiyon kaybı yoksa sadece renk problemi varsa kanal içi beyazlatma yöntemi ile bu dişler orijinal rengine dönebilmektedir. Kanal tedavisi uygulanan dişler sinirleri alınıp canlılığını yitirdiği için daha kırılgan hale gelirler.

Bu durumda yapılması gereken bu dişleri ya kaplama yada güzel bir restorasyon dolgu malzemesi ile sızdırmaz bir şekilde kapatmaktır. Aynı şekilde bu dişlerin üzerinde çok sert gıdalar yememek gerekir. Koruyucu diş hekimliği amaçlı altı ayda bir diş hekimi kontrolünü gidilmelidir.

Başta çürük olmak üzere çeşitli nedenlerle canlılığını kaybetmiş dişleri daha uzun süre ağızda tutabilmek için kök kanal tedavisi uygulanmaktadır.Kök kanal tedavisinde öncelikle etkilenmiş diş siniri ( pulpa) özel aletlerle dişten uzaklaştırılır.

Diş kökleri uygun aletlerle temizlendikten sonra çeşitli dolgu malzemeleri ile canlılığını geri kazanır. Canlılığını kaybeden dişler daha kolay kırılacağından bu dişlerin restoratif tedavilerinde daha çok porselen, krom ve köprüler tercih edilir.

Kanal tedavisi uygulanmış diş canlılığını yitirmiştir. Zamanla diş renginde koyulaşmalar meydana gelebilir.

Kanal tedavisi dişin kron kısmına açılan kaviteye beyazlatıcı ajan uygulanarak birkaç seansta dişin istenilen beyazlığa getirilmesi mümkündür.

Eğer ön dişler gibi estetik talebin yüksek olduğu dişlerde yeterli beyazlık sağlanamıyorsa lamina veya zirkonyum kaplama ile dişlerin kaplanması da diğer tedavi seçeneklerindendir.

Endodonti dişlerde bulunan kök kanallarının tedavisi ile uğraşan bir branştır. Dişin mine ve dentin tabakalarının altında ''pulpa'' olarak adlandırılan dişin canlılığını sağlayan damar ve sinir paketinin bulunduğu bir bölüm vardır.

Dişin kronunda ''pulpa odası'' adını alan bu bölüm diş köklerinin sonuna kadar uzanmaktadır. Pulpanın herhangi bir sebeple iltihaplanması durumunda, dişin sinirinin alınarak, kanalların sterilize edilip ardından doldurulması gerekir.

Kanal tedavisi lokal anestezi altında yapılır ve ağrı duyulmaz. Dişin ağızda görünen kuron kısmından dişin sinir tabakasına (pulpa) açılan bir oyuktan (kavite) dişin çene kemiği içindeki kök kısmına giriş yapılır.Dişin sinirleri kök kısmındaki kanallarda bulunur.

Dişlerimiz 1,2,3 kanallı olabilir,hatta bazı dişlerimizde normalden fazla sayıda kanal bulunur.Kanal tedavisi işlemi sinirlerin alınması,kanalların şekillendirilip mikroorganizmalardan arındırılması ve daha sonrasında genişletilmiş kanalların doldurulması işlemidir.

Daha sonra dişin kuron kısmına harabiyetin büyüklüğüne göre restorasyon yapılır ve dişin estetik ve fonksiyonel olarak devamlılığı sağlanır.

Источник: http://www.dis-hekimi.org/makaleler/kanal-tedavisi.html

Kanal Tedavisi Acı Verir mi? Kanal Tedavisi Yaptıranların Yaşadıkları

Diş tedavi korkusuna Lazerli çözüm. Acısız kanal tedavisi!

Kanal tedavisi acı verir mi? Veya dişe yapılan kanal tedavisi ağrı verir mi? Gibi birçok sorunun cevabı aranıyor.

Kanal tedavisi yaptıranlar bu konu hakkında neler düşünüyor? Gerçekten dişe yapılan kanal tedavisi ağrılı mı geçiyor? Tüm merak ettiklerinizi kanal tedavisi yaptıranların ağzından sizlere sunuyoruz.

Diş hekimine gidip tedavi olan insanların yaşadığı ve geçirdiği aşamalara değinerek konu hakkında bilgi sahibi olacaksınız.

Kanal Tedavisi Nedir?

Kanal tedavisi, dişin merkezindeki küçük, iplik benzeri dokunun, yani diş özünün (pulpa) çıkarılmasıdır.

Hasar gören, hastalanan veya ölen pulpa çıkarıldığında, kalan boşluk temizlenir, şekillendirilir ve yeniden doldurulur. Bu işlemle kök kanalı kapatılır.

Yıllar önce, hastalanan veya zarar gören dişler çekilirdi. Bugün, kanal tedavisinde, kaybedilecek durumdaki dişler bile kurtarılabilmektedir.

Pulpa hasarının en genel sebepleri şunlardır:

+Çatlak diş+Derin çürük

+Geçmişte veya yakın zamanda dişe ciddi darbe gibi nedenlerle dişte hasar.

Pulpa enfeksiyon kaptığında veya öldüğünde, tedavi edilmediği takdirde, dişin kökünde, çene kemiği içinde apse oluşturan irin birikebilir. Apse, dişi çevreleyen kemiği yok ederek ağrıya neden olabilir.

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kanal tedavisi, duruma göre birden fazla seans gerektirecek çeşitli adımlardan oluşur. Bu adımlar şunlardır:

+Önce, ön dişin arka tarafında veya azı ya da küçük azı dişlerinin kuronunda bir delik açılır.

+Hastalıklı pulpa çıkarıldıktan sonra (pulpektomi) pulpa boşluğu ve kök kanalları temizlenir, genişletilir ve kanal dolgusu için şekillendirilir.

+Birden fazla seansa ihtiyaç varsa, seanslar arasında dişi korumak için kuronda açılan deliğe geçici dolgu yapılır.

+Daha sonra geçici dolgu çıkarılır ve pulpa boşluğu ve kanal kalıcı olarak doldurulur. Gutta percha (Güta Perka) adı verilen konik uçlu, kauçuk bir malzeme kanalların her birine sokulur ve genellikle simanla (yapışkanla) yerine yapıştırılır. Bazen, yapısal destek için kanalın içine metal veya plastik çubuk konulabilir.

+Son adımda, doğal görünümünü ve şeklini eski hale getirmek için dişin üzerine kuron kaplanır. Diş kırılmış ise, kuronu yerleştirmeden önce dişi onarmak için post uygulaması gerekebilir.

Kanal Tedavisi Acı Verir Mi? Yaptıran Kişilerin Yaşadıkları

Kanal tedavisi yaptıran bireylerden alınan bilgiler şöyledir. Dişçiye ilk gidildiği zaman tedavi sürecine başlamadan önce dişe röntgen çekilir. Dişin durumu ve kanal boyları incelendikten sonra diş hekimi tedaviye başlar.

Daha önce kanal tedavisi yaptıran bir okurumuzun geçirdiği aşamalar;

+Öncelikle dişe film çekilir. Hekim dişinizin durumunu inceler.

+Sonra dişiniz iğne ile uyuşturulur. Uyuşmanın gerçekleşmesi için 15dk beklenir. İğne yapılırken hiçbir ağrı duymazsınız. Uyuşma için acele etmeyin. Uyuşmanın tam gerçekleşmesi ağrı hissetmemenizi sağlayacaktır.

+Uyuşmadan sonra diş hekimi gelerek ilgili aletlerle dişinizde ki çürüğü temizler ve kanal yolu açar. Matkaba benzeyen aletleri sizi korkutmasın. Kesinlikle hiçbir acı hissetmeyeceksiniz.

+Kanal yolu açıldıktan sonra çeşitli araçlarla bölge bakterilerden temizlenir.

+Dişinizin durumuna göre 2-3 seans sürebilir. Doktor kanal tedavisi yaparken dişinizin iyileşme durumuna göre seansı uzun tutabilir. Eğer problem yoksa tek seansta acısız olarak kanal tedavisini bitirir.

+Dişiniz iyileşmemişse açtığı kanalları temizler ve buralara ilaç koyar. Daha sonra geçici dolguyla kapatıp tekrar muayene için size tarih verir.

+Diğer seanslarda dişinizi uyuşturmadan işlem yapar. Çünkü sinirler öldüğü için hiçbir ağrı hissetmezsiniz. Diş hekimi çeşitli aletlerle sinirleri alır ve temizlenen kanalları doldurur.

+Son aşamada kalıcı dolgu yapılarak tedavi sonlandırılır.

Kanal Tedavisi Yaptıracaklara Tavsiyeler

+Kanal tedavisi yaptıracak olanlar mutlaka diş hekimlerini iyi seçmelidir.+Tedavi yapılacak olan yerde teknolojik aletlerin olması ağrısız bir operasyon geçirmeniz için önemlidir.

+Doktorun teknolojiden haberdar olması oldukça elzemdir.

Bu öneriler kanal tedavisi yaptıran okurlardan alınmıştır. Kanal tedavisi acı verir mi? Sorusunun net cevabı yaptırdığınız yere göre değişkenlik gösterir.

Eğer teknolojiden haber iyi bir diş hekiminde tedavi oluyorsanız acı ve ağrı hissetmezsiniz. Kanal tedavisinde bu hususlara dikkat ettiğiniz taktirde kesinlikle acı hissetmezsiniz.

Diş fobisi olan diş yaptırmaktan korkan kişilerin korkmasına gerek yoktur.

Источник: https://volbiex.com/saglik/kanal-tedavisi-aci-verir-mi.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.