Dismorfofobi: Bedeninden Memnun Olmayanların Hastalığı

Dismorfofobi hakkında bilinmesi gerekenler

Dismorfofobi: Bedeninden Memnun Olmayanların Hastalığı

Dismorfofobi olarak da bilinen beden dismorfik bozukluğu, dünya çapında sıkça görülen şiddetli bir zihinsel rahatsızlıktır. Gerçekte normal görünmelerine rağmen, çirkin olduklarına inanırlar. Bu rahatsızlığı yaşayanlar çalışma ve sosyalleşmeyi bırakabilir, eve kapanabilir ve hatta intiharı bile düşünebilirler.

Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoterapist Mehmet Başkak, halk arasında 'ayna hastalığı' olarak bilinen dismorfofobi hakkında önemli bilgiler verdi.

Çirkinlik korkusu

Dismorfofobik bir insan, herhangi bir organının şeklini, görünümünü kafaya takmıştır, kendini beğenmez, çirkin olduğunu düşünür. Herkes normal olduğunu söylese de o rahatsızdır, yine de çirkin olduğunu düşünür.

Estetikçilere gitse de on defa operasyon geçirse de görünümünden memnun değildir.

Günlük meselelerin ortasında, sohbetler sırasında, masada otururken, okurken; aslında her yerde ve günün her saatinde, çirkinlik korkusu ile gerçekten mutsuz olan kişidir.

Hafif bir fiziksel anormallik varsa, kişinin kaygısı aşırı boyutlara ulaşır. Bu kaygı, sosyal, mesleki veya diğer önemli alanlarda klinik olarak önemli derecede sıkıntı veya işlev bozukluklarına neden olur.

Dismorfofobik kişiler, algılanan görünüm kusurunun asgari olması veya herhangi bir görünüm kusuru olmaması durumunda bile, nasıl göründükleri konusunda yanlış düşünürler. Kendilerini çirkin veya deforme, hatta iğrenç bir canavar gibi görüyor olabilirler.

Endişeler genellikle yüze veya kafaya odaklanır. Görünüş kaygısını kontrol etmek veya bu kaygıya direnmek zordur. Bu bireyin hayatından ortalama günde 3 – 8 saat çalar.

Bu kaygılar genellikle reddedilme korkusu ve düşük benlik saygısı, utanç, değersizlik ve sevimsiz olma duyguları ile ilişkilendirilir.

Buna ek olarak, çoğu hasta, başkalarının onların sahip olduğu kusura bakarak, söz konusu kusur hakkında konuşarak ya da alay ederek, kendisini çirkin buldukları algısına sahiptir.

Günde birkaç saat sürer

Çoğu hasta, tekrarlayan kompülsif davranışlar sergiler. Yaygın davranışlar arasında ayna kontrolü, başkalarıyla karşılaştırma, aşırı bakım (makyaj, saç şekillendirme), kamuflaj (şapka, giysi veya makyaj), sık giysi değiştirme, güvence arama, deri soyma ve diyet yapma vardır. Bu davranışlar günde bir kaç saat sürer ve kontrol etmesi zordur.

Mesela, tamamen ince olduğu halde, yarım beden daha zayıflamam lazım diyerek sürekli arayış içinde olabilir. Burnunun şeklini, başkalarının burnuyla kıyaslaması saatler sürebilir. Çenesi ile uğraşabilir.

Erken ergenlik çağında başlar

Çocukluk çağında da temelleri oluşabilmekle birlikte dismorfofobi genellikle erken ergenlik çağında, ergenlik sorunlarıyla birlikte kendini gösterebilir.

Ergenlikte genellikle kişilerin kendi görünümleriyle fazla ilgilenmeleri, bir sivilceyi, burnunu ya da bir başka fiziksel unsuru çirkin bulmaları, bunu aşırı önemsemeleri çokça rastlanan bir durum dönemsel bir özelliktir.

Bununla birlikte beğenilme, önemsenme, kabul görme konusunda aşırı sorun yaşayanlar, benlik saygısı ve güven problemi yaşayanlarda bu sorunun fiziksel bir unsurla bağdaştırılmasıyla birlikte ergenlik dönemi geçse dahi söz konusu fiziksel kusur algısı kalıcı olabilir, bu takıntı haline gelebilir.

Ergenlik çağında bu duruma dikkat etmek, bu dönemde sorunun aslında fizikselden çok psikolojik olduğunu tesbit etmek, kişinin yetişkinlikte dismorfofobiden muzdarip olmasının önüne geçebilir.

Estetikçiden önce ruh doktoruna gidin

Estetik cerhhaninin oldukça yaygınlaştığı ve estetik operasyonların giderek daha normal kabul edildiği günümüzde dismorfofobi tanısı koymak zor olabilir, çünkü birçok hasta, basitçe daha düzgün bir görünüm için estetiğe müracaat ediyor havasındadır.

Endişelerinin boşa çıkarılmasından korkarak semptomlarını söylemekten çekinirler.

Fakat estetik hekimleri bunlara en uygun operasyonu gerçekleştirse bile, asla mutlu olmaz ve şikayete devam ederler, bunun üzerine genellikle psikiyatra/psikoloğa yönlendirilirler.

– Rahatsız olduğunuz fiziksel durumu sürekli düşünüyor, hep başkalarıyla kıyaslıyor ve mutsuz mu oluyorsunuz?

– Beğenilmediğiniz, çok çirkin göründüğünüz düşüncesi sürekli tekrarlayan düşüncelere mi dönüşmüş durumda?

– Herkesin sizin o çirkin bulduğunuz organınızı görüp, ona dikkat ettiğini ve sizi o görünümden dolayı çok çirkin bulduğunu mu düşünüyorsunuz?

– Görünüşünüzü ya da bir uzvunuzu sürekli gizleme eğiliminde misiniz, insanlar görecek diye iletişim kurmaktan hep kaçınıyor musunuz?

– Görünüşünüzle ilgili bu endişenizin, hayatınız üzerinde etkisi var mı? Eğer varsa: Sosyal hayatınızı, okul çalışmanızı, iş hayatınızı, veya hayatınızın diğer yönlerini önemli ölçüde olumsuz etkiledi mi?

Görünümünüzden herhangi bir şekilde endişe duyuyorsanız ve sürekli zihniniz bu endişeyle meşgulse ve oldukça uzun zamandır bu endişlere sahipseniz; bu durumlara benzer özelliklere sahip olanların bir estetikçiden önce bir ruh sağlığı profesyoneline ihtiyacı vardır, çünkü sorun psikolojiktir. Düzeltilmesi gereken bir organa en iyi estetik müdahale yapılsa bile, sorun devam edebilecektir.

Tedavisi var mı

Dismorfofobik bireylerin sınırlı sayıda arkadaşı olabilir ya da hiç arkadaşı olmayabilir ve ilişkiden ve diğer sosyal etkileşimlerden uzak dururlar.

Alışılmadık derecede yüksek stres yaşarlar ve yaşam kaliteleri belirgin derecede düşüktür. Çoğu hasta da akademik, mesleki kariyerlerinde veya rol işlevlerinde bozukluklar gösterir.

Yukarıdaki kriterlerin birkaç tanesini taşıyan birinin estetikçiden evvel, bir psikoloğa ihtiyacı olduğunu kabul etmesi gerekiyor.

Dismorfofobik hastaların çoğunluğu, cerrahi tedavi istemekte diretiyor. Umutsuzluk içinde olan bazıları kendi ameliyatlarını bile yapma girişiminde bulunabiliyor (örneğin zımba teli ile yüz gerdirme girişiminde bulunmak gibi).

Vasıfsız kişilere merdiven altı sözde estetikçilere müracaat edebiliyor.

Tedavi şekillerinden memnun olmayan bazı hastalar intihar riskine kadar yüksek düzeyde psikolojik sorunlar yaşayabiliyor ya da doktora karşı şiddet gösterebiliyor.

Genellikle kişinin yaşadığı sorunun psikolojik arka planına bağlı olarak tedavisi uzun ya da kısa sürebiliyor. Uzmanın uygun görmesine bağlı olarak ilaç tedavisi ve eşlik eden psikoterapiler belli bir süreçte kişilerin huzuru bulmasını sağlayabilmekte.

Bilişsel davranışçı terapi ve buna eşlik eden hipnoterapi desteği bu tür hastalara ciddi faydalar sağlayabilmektedir.

Tedavi sürecinin bir estetik müdahaleden önce psikolojik zeminde gerçekleşmesi şarttır ve psikolojik tedavide, iyileşme şansı her zaman yüksektir.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/dismorfofobi_hakkinda_bilinmesi_gerekenler.html

Dismorfofobi nedir

Dismorfofobi: Bedeninden Memnun Olmayanların Hastalığı

Dismorfofobi olarak da bilinen beden dismorfik bozukluğu, dünya çapında sıkça görülen şiddetli bir zihinsel rahatsızlıktır. Gerçekte normal görünmelerine rağmen, çirkin olduklarına inanırlar. Bu rahatsızlığı yaşayanlar çalışma ve sosyalleşmeyi bırakabilir, eve kapanabilir ve hatta intiharı bile düşünebilirler.

ÇİRKİNLİK KORKUSU İLE MUTSUZ OLAN KİŞİLER

Dismorfofobik bir insan, herhangi bir organının şeklini, görünümünü kafaya takmıştır; kendini beğenmez, çirkin olduğunu düşünür. Herkes normal olduğunu söylese de o rahatsızdır, yine de çirkin olduğunu düşünür. Estetikçilere gitse de on defa operasyon geçirse de görünümünden memnun değildir.

Günlük meselelerin ortasında, sohbetler sırasında, masada otururken, okurken; aslında her yerde ve günün her saatinde, çirkinlik korkusu ile gerçekten mutsuz olan kişidir. Hafif bir fiziksel anormallik varsa, kişinin kaygısı aşırı boyutlara ulaşır.

Bu kaygı, sosyal, mesleki veya diğer önemli alanlarda klinik olarak önemli derecede sıkıntı veya işlev bozukluklarına neden olur.

NASIL GÖRÜNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMEK

Dismorfofobik kişiler, algılanan görünüm kusurunun asgari olması veya herhangi bir görünüm kusuru olmaması durumunda bile, nasıl göründükleri konusunda yanlış düşünürler. Kendilerini çirkin veya deforme, hatta iğrenç bir canavar gibi görüyor olabilirler. Endişeler genellikle yüze veya kafaya odaklanır.

Görünüş kaygısını kontrol etmek veya bu kaygıya direnmek zordur. Bu bireyin hayatından ortalama günde 3-8 saat çalar. Bu kaygılar genellikle reddedilme korkusu ve düşük benlik saygısı, utanç, değersizlik ve sevimsiz olma duyguları ile ilişkilendirilir.

Buna ek olarak, çoğu hasta, başkalarının onların sahip olduğu kusura bakarak, söz konusu kusur hakkında konuşarak ya da alay ederek, kendisini çirkin buldukları algısına sahiptir.

BURNUNUN ŞEKLİNİ KIYASLAMA

Çoğu hasta, tekrarlayan kompülsif davranışlar sergiler.

Yaygın davranışlar arasında ayna kontrolü, başkalarıyla karşılaştırma, aşırı bakım (makyaj, saç şekillendirme), kamuflaj (şapka, giysi veya makyaj), sık giysi değiştirme, güvence arama, deri soyma ve diyet yapma vardır.

Bu davranışlar günde birkaç saat sürer ve kontrol etmesi zordur. Mesela tamamen ince olduğu halde, yarım beden daha zayıflamam lazım diyerek sürekli arayış içinde olabilir. Burnunun şeklini, başkalarının burnuyla kıyaslaması saatler sürebilir. Çenesi ile uğraşabilir.

TAKINTI HALİNE GELEBİLİR

Çocukluk çağında da temelleri oluşabilmekle birlikte dismorfofobi, genellikle erken ergenlik çağında, ergenlik sorunlarıyla birlikte kendini gösterebilir.

Ergenlikte genellikle kişilerin kendi görünümleriyle fazla ilgilenmeleri, bir sivilceyi, burnunu ya da bir başka fiziksel unsuru çirkin bulmaları, bunu aşırı önemsemeleri çokça rastlanan bir durum dönemsel bir özelliktir.

Bununla birlikte beğenilme, önemsenme, kabul görme konusunda aşırı sorun yaşayanlar, benlik saygısı ve güven problemi yaşayanlarda bu sorunun fiziksel bir unsurla bağdaştırılmasıyla birlikte ergenlik dönemi geçse dahi söz konusu fiziksel kusur algısı kalıcı olabilir, bu takıntı haline gelebilir. Ergenlik çağında bu duruma dikkat etmek, bu dönemde sorunun aslında fizikselden çok psikolojik olduğunu tesbit etmek, kişinin yetişkinlikte dismorfofobiden muzdarip olmasının önüne geçebilir.

KORKARAK SEMPTOMLARINI SÖYLEMEKTEN ÇEKİNİYOR

Estetik cerrahinin oldukça yaygınlaştığı ve estetik operasyonların giderek daha normal kabul edildiği günümüzde dismorfofobi tanısı koymak zor olabilir. Çünkü birçok hasta, basitçe daha düzgün bir görünüm için estetiğe müracaat ediyor havasındadır.

Endişelerinin boşa çıkarılmasından korkarak semptomlarını söylemekten çekinirler.

Fakat estetik hekimleri bunlara en uygun operasyonu gerçekleştirse bile, asla mutlu olmaz ve şikayete devam ederler, bunun üzerine genellikle psikiyatra/psikoloğa yönlendirilirler.

ESTETİKTEN ÖNCE RUH SAĞLIĞI

Görünümünüzden herhangi bir şekilde endişe duyuyorsanız ve sürekli zihniniz bu endişeyle meşgulse ve oldukça uzun zamandır bu endişlere sahipseniz; bu durumlara benzer özelliklere sahip olanların bir estetikçiden önce bir ruh sağlığı profesyoneline ihtiyacı vardır, çünkü sorun psikolojiktir. Düzeltilmesi gereken bir organa en iyi estetik müdahale yapılsa bile, sorun devam edebilecektir.

SINIRLI SAYIDA ARKADAŞLARI OLABİLİR

Dismorfofobik bireylerin sınırlı sayıda arkadaşı olabilir ya da hiç arkadaşı olmayabilir, ilişkiden ve diğer sosyal etkileşimlerden uzak dururlar. Alışılmadık derecede yüksek stres yaşarlar ve yaşam kaliteleri belirgin derecede düşüktür. Çoğu hasta da akademik, mesleki kariyerlerinde veya rol işlevlerinde bozukluklar gösterir.

Dismorfofobik hastaların çoğunluğu, cerrahi tedavi istemekte diretiyor. Umutsuzluk içinde olan bazıları kendi ameliyatlarını bile yapma girişiminde bulunabiliyor. Vasıfsız kişilere merdiven altı sözde estetikçilere müracaat edebiliyor.

Tedavi şekillerinden memnun olmayan bazı hastalar intihar riskine kadar yüksek düzeyde psikolojik sorunlar yaşayabiliyor ya da doktora karşı şiddet gösterebiliyor.

UZUN YA DA KISA SÜRELİ TEDAVİ

Genellikle kişinin yaşadığı sorunun psikolojik arka planına bağlı olarak tedavisi uzun ya da kısa sürebiliyor. Uzmanın uygun görmesine bağlı olarak ilaç tedavisi ve eşlik eden psikoterapiler, belli bir süreçte kişilerin huzuru bulmasını sağlayabilmektedir.

Bilişsel davranışçı terapi ve buna eşlik eden hipnoterapi desteği, bu tür hastalara ciddi faydalar sağlayabilmektedir. Tedavi sürecinin bir estetik müdahaleden önce psikolojik zeminde gerçekleşmesi şarttır ve psikolojik tedavide, iyileşme şansı her zaman yüksektir.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/dismorfofobi-nedir.html

dismorfofobi

Dismorfofobi: Bedeninden Memnun Olmayanların Hastalığı

Dismorfofobi (Dismorfofobi), bireyin fiziksel kusurunun akut bir tecrübesinden oluşan ağrılı bir sendromdur. Dismorfofobi doğası gereği genellikle tuhaftır ve hipokondriyal meşgul olmaya yol açan somatik duyumlara dayanmaktadır. Ağır depresyona (depresif durumlara) sahip şizofreni ve beyindeki organik hastalıklar bu fobiya neden olabilir.

Dismorfofobi, hem psikologlar hem de psikiyatristler için çalışmada ilgi çekicidir. Fobi, ergenlik çağından itibaren yaygınlaşmaya başlar.

İstatistiklere göre, gençlerin% 80'den fazlası görünüşlerinden memnun değiller, patolojik olarak ergenlikteki değişimlerinden korkuyorlar, kendi bedenlerinin kusurlarına saplantılı fikirler takıntılı.

Kendinizle olan hoşnutsuzluk, ergenlerin hayatlarını küçük renklerle renklendirdiği gerçeğine götürür ve tüm dünya görüşleri kötü bir hayata indirgenir. Çoğu zaman, figürün kusuruyla ilgili ağırlaştırılmış duygulara gerekçe yoktur ve bunların tümü, hayali belirgin bedensel anomalilerdir.

Dismorfofobi sendromu ilk kez 19. yüzyılın sonlarında İtalyan psikiyatrist E.Morsell tarafından tarif edildi ve bu terimi bilimsel terminolojinin kullanımına da sokmuştur. Bu fenomeni, 20. yüzyılın başında P.Jane'in çalışmalarında kaçınılmadı; bu fobiyi ayrıntılı olarak anlattı. Yerel yazarlar VM Bekhterev ve SA Sukhanov da dismorfofobi sorununun çözümünden kaçınmadılar.

Dismorfofobiye adanmış ilk ev işleri 1912'de yayınlanan N.E. Osipova idi.

Yazar, yaptığı çalışmada hayali yüksek büyümenin yanı sıra çirkin bir yüzü olan ve cerrahi müdahale için bir arzuyu yaratan bir hastayı tarif etti.

Hasta çok acı çekti ve kendini açlıktan ölmek istedi, çünkü intihar düşüncesi onu terk etmedi. Osipov, Freudcu duruşlardan yorumladı ve tedavi psikanalitik bir karaktere sahipti.

Dismorfofobi – Sebepler

Dismorfofobi sendromu şimdi birçok uzman tarafından, kitle kültürüne saplantı ile açıklanmaktadır; bu da, görünüşte standartların gerçekçi olmayan standartlarını kalıcı olarak empoze eder.

Görünüşün iyileştirilmesi için öneriler, reklam kozmetik cerrahisinin yanı sıra her çeşit kozmetik ürünün teşvik edilmesi ve teşvik edilmesiyle sağlanır. Kendi kaderini tayin etmenin bir sonucu olarak, gençler yapay standartlara ve dolayısıyla benlik saygısının düşüklüğüne güvenirler. Standartlar çocukluktan beri dikilir ve parlak bir örnek de Barbie bebeğidir.

Amerikalı bir psikolog olan Kelly Brownell, bu bebeklerin anoreksiya nervoza gibi bir hastalığın oluşumuna katkıda bulunduğuna inanıyor. Rakamlarını iyileştirmek için takıntılı tutkuyla tabi tutulan gençler, tükenmeyi tamamlamak için gelirler

Dismorfofobi – belirtiler

Dismorfofobi sendromunun geniş yayılımı, en genç yaşın özelliklerine bağlıdır, çünkü bu dönemde dış verilere dikkat akut hale gelir. Dismorfofobi semptomları, özellikle yüzünde ortaya çıkmalarına ciddi ve sık dikkat edildi.

Genç, hayali anomalisini düzeltmek için aspirasyonun üstesinden gelir. Hoşnutsuzluk hem büyüdükçe hem de vücut ağırlığıyla ortaya çıkmaktadır. Bu görüş öznel olarak ve diğerlerinin etkisi altında oluşur.

İnsanlar ne düşündüğüne dair düşünceler, genç insanlar arasında çekicilik konusunda korkulara ve şüphelere neden olur.

Dismorfofobi semptomatolojisi, kendisi ile hoşnutsuzluk duygusu, fiziksel bir kusur sahibi olma, kendinizi son derece çirkin, çirkin gibi gören ve gerçekten var olmayan bu anormalliği değiştirmek isteyen inancıyla kendini gösterir.

Birinin kendi bedeninin çekici olmama korkusu, sağlıklı ergen ve genç erkekler arasında yaygın bir fenomen olduğuna dikkat edilmelidir.

Dismorfofobi sendromu episodik geçiş karakteridir ve sadece ara sıra kalıcıdır (kalıcı).

Ancak sağlıklı insanlar egemen düşünceye (kendi vücudunun cazibesine kapılma korkusu) tabi değildir ve davranışları, yaşam tarzı herhangi bir fiziksel kusurun ortadan kaldırılmasına bağlı değildir.

Diğer vakaların fiziksel engeller açısından ciddi bir patolojik özelliği vardır. Bu durumda, psikolog dikkatli olmalı; çünkü ağrılı bir sendrom olma ihtimali var ve yalnızca bir psikiyatrist bu ustalıkla yargılayabilir

Dismorfofobi – tedavi

Psikoanalistler, dismorfofobinin psikoanaliz metoduyla tedavisinin etkili olduğunu, ancak diğer yöntemlerin temsilcilerinin şüphe ettiğine inanmaya eğilimlidirler.

Psikologlar ayrıca, gözlemlenen dismorfofobi vakalarının çoğunun akut bir patoloji olmadığını ve tıbbi olmayan bir müdahaleye ihtiyaç duyduğundan eminler.

Birinin kendi bedeninin çekici olma korkusu patoloji tarafından şiddetlendirilmiyorsa, psikologlar, sağlıklı bir benlik saygısını oluşturmak ve özellikle de gerçekçi olmayan standartlara karşı kritiklik geliştirmek olan gençler ile istişari, açıklayıcı ve psikoterapi çalışmaları yapmalarını tavsiye eder.

Uzmanlar, hayatın güvenliği için, çocuklara okuldaki parlak dergilerdeki fotoğrafları nasıl göreceklerini ve algılamalarını öğretmek gerektiğini savunuyorlar.

Adolesanları, görünüşteki değişiklikler ve daha iyi olması için belli bir ömür boyunca ortaya çıkması için hazırlamak son derece önemlidir, ancak bunlar geçici bir olgudur.

Buna ek olarak, biz bir bütün olarak, bir kişi olarak değil, ayrı parçalar tarafından algılanıyoruz. Vücudunuz ve bu eksikliğiniz hakkında aşırı derecede endişe sıklıkla yaşamanızı engelliyor.

Bu nedenle, ergenlerin dikkatini başarıya ulaşacağı aktivite türüne kaydırmak, başkalarının onayını almak ve kendine olan saygısını yükseltmek için son derece önemlidir.

Bu konuyla ilgili diğer makaleler:

Источник: https://tr.med-directory.com/dismorfofobiya_default.htm

Hayali bir beden kusuruyla uğraşıp duranların hastalığı: Dismorfofobi

Dismorfofobi: Bedeninden Memnun Olmayanların Hastalığı

Son derece fit bir vücuda sahip olsa da göbeğinden, kalçasından veya vücudunun herhangi bir yerinden devamlı olarak şikayet eden birileri vardır çevrenizde. Onlara hiç kızmayın; dismorfofobik olabilirler!

Bu hastalık, 1886 yılında Psikiyatr Enrico Morselli tarafından tanımlanmasına rağmen 1997’de rapor edilerek psikiyatri literatürüne ‘’beden dismorfik bozukluğu’’ yani ‘’dismorfofobi’’ olarak geçti.

Dismorfofobikler, bedenlerinde olan ya da olduğunu varsaydıkları en ufacık bir kusuru bile sürekli gözlerinde büyüterek bu kusuru düzeltmeye çalışıyor, ondan kurtulmayı takıntı haline getiriyorlar. Kusurlarını görmek istemedikleri için ya aynalardan kaçıyorlar ya da sürekli olarak aynaya bakarak kendilerini inceliyorlar.

Bu nedenle Türkçeye ‘’ayna hastalığı’’ olarak da geçmiş durumda. Daha da önemlisi bu rahatsızlık, depresyona kadar çeşitlenen daha pek çok psikolojik probleme neden olabiliyor.

“Kimi ağır vakalarda kişi bedenine zarar verebilir”

En çok saç, cilt, burun, meme, kulak, dudak gibi organlarda görülen dismorfofobi, hastaların günlük hayatlarında da pek çok sorun yaşamasına neden oluyor.

Uzman Psikolog Serap Duygulu’ya göre bazı ağır vakalarda kişi, kendisinde var olduğuna inandığı bedensel kusur konusunda çevresindekileri ikna edemediğini gördüğünde, gerçek anlamda kendisine ve sorunlu olduğunu düşündüğü organına zarar verebiliyor.

Bu rahatsızlığın genellikle içe kapanık, arkadaş edinmekte sorun yaşayan, insanların yargı ve düşüncelerine çok önem veren kaygılı kişilerde daha sık görüldüğünü vurgulayan Serap Duygulu ayrıca şunları belirtiyor: “Bedeni hakkında bu kadar çok takıntıya sahip olmak, bireyin tüm sosyal yaşantısını ve sosyal ilişkilerini bozacak kadar kötüleşebilir. Zira birey sadece kendisi ve bedeni hakkındaki olumsuz yargısına dair konuşmak isteyerek çevresindeki insanların düşüncelerini öğrenmeye çalışır ve duyduğu hiçbir olumlu yoruma inanmaz.’’

Psikiyatri ya da psikoloji klinikleri yerine estetik cerrahi!

Beden dismorfik bozukluğu, çocukluk veya ergenlik dönemi travmaları, çevre-kültür baskısı, kalıtımsal faktörler gibi pek çok nedenle özellikle 20’li ve 30’lu yaşlarda ortaya çıkıyor.

Dismorfofobisi olan kişiler yaşadıkları problemin kaynağını psikolojik olarak değil de tamamen bedensel olarak gördükleri için genelde hasta olduklarının farkında olmuyorlar. Bu yüzden bedenlerinde onlara rahatsızlık veren yeri düzeltmek ya da gizlemek için dermatoloji veya estetik cerrahi kliniklerine başvuruyorlar.

Gerçek veya hayali fiziksel kusur giderildiğinde dahi tam olarak rahatlayamayan hastalar, aynı kusurun başka bir noktasıyla ilgilenmeye veya yeni hayali kusurlar bulmaya başlıyorlar.

Dismorfofobi, kadın ve erkeklerde eşit oranlarda görülüyor. “Kadın ve erkeklerde eşit oranlarda görülüyor”

Kadıköy Toplum Sağlığı Merkezi’nden Psikolog Arife Kır “Dismorfofobinin popülasyondaki dağılımını incelediğimizde, toplumdaki genel kanının aksine kadın ve erkeklerde eşit oranda görülen bir rahatsızlık olduğunu görüyoruz” diyor ve şöyle devam ediyor: “Hastalığın dağılımı cinsiyete göre değil, cinsiyetleri etkilediği vücut bölgelerine göre farklılaşıyor. Örneğin erkeklerde sorun daha çok cinsel organlar, kıllanma problemleri ve saç dökülmesi üzerine yoğunlaşırken, kadınlarda meme, bel bölgesi, bacaklar ve saç rengiyle ya da yapısı üzerinde yoğunlaşıyor”. Kır’a göre algılanan söz konusu kusuru makyaj, abartılı giyim tarzı gibi dışarıdan müdahale yoluyla gizleme davranışı ise kadınlarda daha sık görülüyor. Son yıllarda sosyal medyanın da gücünü artırmasıyla toplumun çizdiği güzellik ve mükemmellik algısının daha görünür hale gelmesi, özellikle gençlerde bu hastalığın fazlalaşmasına ve yaşamın işlevselliğinin sekteye uğramasına neden oluyor.

Dismorfofobi son yıllarda artış gösteriyor

Psikolog Serap Duygulu’ye göre dismorfofobinin son yıllarda artmasının sebeplerinden biri toplumsal olarak estetik algılarımızın değişmiş olması.

“Giderek daha fazla kişinin estetik uzmanlarına başvurduğunu ve özellikle göğüs, genel yüz operasyonları geçirdiğini gözlemliyoruz” diyor ve şunları ekliyor: “İletişim ve teknoloji alanlarındaki gelişmeler de estetik operasyonların daha çok kabul görmesinde önemli etkenler arasında sayılabilir. Sosyal paylaşım platformlarında insanların birbirleriyle olan iletişimi ve etkileşimi arttıkça, kişilerin kendilerine yönelik estetik kaygılarında da ciddi anlamda artışlar başlamış durumda. Daha iyi ve güzel görünmek, daha iyi giyinmek, daha pırıltılı hayatlar sürmek gibi isteklerin artışı, dismorfofobi rahatsızlığına doğrudan sebep olmasa bile tetikleyen etkenler arasında görülebilir.”

İlaç tedavisiyle psikoterapi bir arada yürütülmeli

Ciddi bir rahatsızlık olan dismorfofobi için psikiyatri kontrolünde ilaç tedavisi görmek kadar psikoterapi desteği almak da oldukça önemli.

Bireylerin sanat, spor ve sosyal etkinlikler gibi kendilerini ifade edebileceği alanların iyileştirici gücünden yararlanmasının da tedavi sürecinde büyük bir paya sahip olduğunu vurgulayan Duygulu, gönüllü çalışmalarda yer almanın ve başkalarına yardım etmenin de tedavi sürecinde işe yaradığının altını çiziyor.

Источник: https://blog.quicksigorta.com/saglik/hayali-bir-beden-kusuruyla-ugrasip-duranlarin-hastaligi-dismorfofobi-119

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть