Diyabet Hastaları İçin Ramazan Dönemine Özel Öneriler

Diyabet hastalarına ramazan önerileri – Haberleri ,Haber7 Ramazan Sayfası

Diyabet Hastaları İçin Ramazan Dönemine Özel Öneriler

Giriş: 30 Haziran 2015, 09:16 Güncelleme: 30 Haziran 2015, 09:16

Uzmanlar, zaman zaman doktora danışmadan oruç tutan diyabet hastalarının hayatlarını tehye attıklarını belirtti.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç.Dr. Ferit Kerim Küçükler, diyabet hastalarına sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmeleri için çeşitli önerilerde bulundu.

Hafif kahvaltılıklar tüketin

Ramazan ayının toplumsal olarak hayatımızda önemli bir yer teşkil etmekle birlikte bu ayda özellikle diyabetik hastaların oruç tutma konusunda endişeler yaşadığına dikkat çeken Yrd.Doç. Dr. Ferit Kerim Küçükler, bu ayda beslenme alışkanlıklarındaki önemli değişikliklerin düzenli giden şeker ve tansiyon değerlerinde bozulmalara yol açabildiğine dikkat çekti.

Bu durumla karşılaşmamak için sağlıklı kişilerin dahi Ramazan ayında iftar ile sahur arasına hafif bir ara öğün ekleyerek düzenli olarak üç öğün almalarının gerekli olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Küçükler, “Oruç, çorba gibi sıvı gıdalar ile açılıp hafif kahvaltılıklar yendikten sonra ana öğüne geçilmeli, öğünlerde aşırı kalori alımından kaçınılmalıdır.

 Sahur öğününün atlanması veya öğünlerde aşırı kalorili beslenme bir takım sağlık sorunların yaşanmasına neden olabilir. Özellikle yaz aylarında yeterli sıvı alımı mutlaka sağlanmalıdır. Orta ve ağır egzersizlerden özellikle gün sonu saatlerde ve yaz aylarında kaçınmak gereklidir.

Ramazan ayında insanlar genel olarak aç kaldıkları için zayıflayacaklarını düşünseler de genelde kilo alımı ile bayrama merhaba derler” dedi.
Diyabetik hastaların üç ara, üç ana öğün yemek zorunda olduklarından uzun süreli açlıkta şeker düşmesi ve yükselmesi, damar tıkanıklığı, kalp hastalıkları ve vücudun aşırı susuz kalma riskinin arttığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr.

Ferit Kerim Küçükler, “Diyabet hastaları için özel bir durum oluşturan Ramazan ayı için literatürde yapılmış, çeşitli çalışmalar bulunmaktadır.

Birkaç çalışmada Ramazan ayı boyunca tip 1 ve tip 2 DM hastalarında günlük kalori ve karbonhidrat alımının düştüğü saptanmış.

Tip 2 DM hastalarında düşen karbonhidrat alımına karşılık yağ alımında artış saptandığı fakat günlük total kalori alımının değişmediği bildirilmesine rağmen sağlıklı kişilerde iftar sırasında günlük kalorinin yüzde 65'inin alındığı düşünülmektedir. Vücut kütle indeksi ve kilonun değişmediği hatta azaldığı bildirilmiştir.

Diyabetli hastalarda günlük kalori alımının iftar ve sahur arasındaki döneme yayılarak alınması tavsiye edilir. Bazı çalışmalarda Ramazan ayındaki ek açlığın tip 2 DM'ta ideal düşük kalorili diyet olduğu yönünde sonuçlar çıkarılmıştır.

Her ne kadar çalışmalarda kilo ile ilgili olumlu sonuçlar olsa da ülkemizde Ramazan ayı boyunca özellikle hamur işi, kızartmalar, şekerli içecek ve yiyeceklerin tüketiminde önemli artış olmaktadır. Bu tarz beslenmede ise kilo artışının olacağı aşikardır. Diyet planı beslenme ve yaşam tarzı düzenlemelerini içerecek şekilde kişiselleştirilmelidir.

Genel olarak günlük kalorinin yüzde 55-60' ı karbonhidratlardan, yüzde 30'u yağlardan, yüzde 10-20'si proteinlerden karşılanmalıdır.

Oruç tutan diyabetlilerde hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) sıklığının arttığı bildirilmiştir.

Normal kilolu tip 2 DM'ta ve sağlıklı kişilerde kan şekerinde saat 15:00 sularında düşme, 21:00-08:00 saatleri arasında ise artış olduğu gösterilmiştir.

Bir çok çalışmada HbA1C'de ( üç aylık şeker ortalaması) değişiklik saptanmamakla birlikte bazı çalışmalarda düşme olduğu bildirilmiştir. İnsulin direncinde kadınlarda daha belirgin olmak üzere her iki cinste de düzelme olduğu görülmüştür.

Ürik asit düzeyinde de düşme olmuştur.

Bazı çalışmalar lipid düzeylerinde herhangi bir değişikliğin olmadığını savunurken bazıları da trigliserid düzeylerinde azalma, total kolesterol, HDL ve LDL kolesterol düzeylerinde artma olduğunu bildirmişlerdir.

Bu değişiklikler sağlıklı bireylerde de izlenmiş olup sadece LDL kolesterol düzeylerinde düşme görülmüştür. Hastalarımızın Ramazan ayını en iyi şekilde geçirebilmeleri için doktorlarının tavsiyelerine uymalarını tavsiye ederim” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Küçükler, insulin kullanan hastalar, insulin kullanmayan fakat kan şekeri düzenli olmayan hastalar, şeker ilaçlarından sulfonilüre (özellikle uzun etkili) kullananlar, diyabete bağlı göz, böbrek ve sinir hasarı olanlar, gebelik diyabeti olanlar, emzirme dönemindekiler ve yaşlı hastaların oruç tutmasına izin verilmeyen hastalar olduğunu açıkladı.

Ramazan ayı için menü tavsiyesi

Ramazan ayı için örnek bir menü tavsiyesinde de bulunan Yrd. Doç. Dr.

Küçükler, şunları kaydetti: “Sahurda 1-2 dilim ekmek yada pide, 1-2 dilim peynir yada 1 adet yumurta, 5-6 adet zeytin, domates, salatalık veya, 1 kase çorba, 1 kase yoğurt, 1 porsiyon etli sebze yada et yemeği, 1 dilim ekmek, domates, salatalık, iftarda ise 1-2 adet zeytin yada hurma veya peynir, 1 kase çorba, 1 porsiyon et yemeği yada etli sebze yemeği, salata (az yağlı), 2-3 dilim ekmek yada pilav veya makarna veya 1 dilim börek, ara öğünde ise 2 adet meyve, 1 su bardağı süt ya da yoğurt veya 1 kase meyve kompostosu ayrıca gece yatarken süt içilmeli.”

Источник: http://ramazan.haber7.com/ramazanda-saglik/haber/1437460-diyabet-hastalarina-ramazan-onerileri

Şeker hastaları için Ramazan ayına özel beslenme önerileri

Diyabet Hastaları İçin Ramazan Dönemine Özel Öneriler

Şeker hastalığının etkileri kişiden kişiye değişebildiği için hastaların doktorlarına danışmadan tutup tutmama kararını vermemesi gerektiğine dikkat çekti.

Diyetisyen Deniz Zünbülcan, oruç tutmalarında sakınca görülmeyen şeker hastaları için Ramazanı rahat geçirmenin püf noktalarını paylaştı.

Ramazan ayının başlamasıyla özellikle şeker hastalığı gibi kronik hastalıkları olanlar oruç tutma konusunda kararsızlık çekebiliyorlar.

Şeker hastalarının, doktorları tarafından oruç tutmalarında bir sakınca görülmemişse, diyetlerine özellikle dikkat etmesi gerekiyor.

Şeker hastalarının ramazan ayındaki beslenme programının olabildiğince normal beslenme düzenine yakın olması gerektiğini söyleyen DoktorTakvimi.com uzmanlarından Diyetisyen Deniz Zünbülcan, öncelikle şekere dikkat edilmesi konusunda uyarıyor.

Vücuda alınan fazla şekere dikkat

Oruç tutan diyabet hastası uzun süreli açlığın ardından iftar ve sahurda yediği besinlerle vücuduna fazla miktarda şeker alır. Bu durum kandaki şeker düzeyinin normalin üzerine çıkmasına neden olur. Tokluk kan şekerinin normalden daha yüksek olması kalp hastalıkları riskini de arttırabilir.

Sağlıklı kişilerde yemekten sonra pankreasta üretilen insülin hormonu normal bir şekilde salgılanırken, diyabet hastalarında insülin yeterli düzeyde salgılanmaz. Bu nedenle şeker hastası olan kişiler vücutlarına aniden çok fazla şeker sokmamalı ve pankreaslarını zor durumda bırakmamalılar.

Hastaların aniden fazla miktarda yemek yemenin vücuda verdiği yükü azaltmak için öğünlerini bölmesi gerekiyor.

İftar yemekleri hafif ancak kan şekeri dengesini sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.

İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, yaklaşık 15 dakika sonra diğer yemeklerle devam edilmesinin daha uygun olduğunu söyleyen DoktorTakvimi.

com uzmanlarından Diyetisyen Deniz Zünbülcan, iftarda ağır, yağlı, kızartmalar, hayvansal besinler yerine hafif çorba ve sebze yemekleri tercih edilmesini öneriyor. İftardan sonra ise yatmadan yaklaşık 2 saat önce meyve içeren bir ara öğün daha yapılması tavsiye ediliyor.

Ramazan’da gizli tehdit hipoglisemi

Oruç tutarken uzun süre aç kalınması kişilerde bazı sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Uzun süre açlığın getirdiği en önemli teh ise hipoglisemi denilen kan şekerinin aşırı düşmesi. Hipoglisemi, kan şekerinin 60 mg/dl’nin altına inmesi olarak tanımlanıyor. Hastaların bu konuda doktor ve diyetisyenlerin önerilerini dinlemeleri ve dikkat etmeleri büyük önem taşıyor.

Sahur ihmal edilmemeli

Şeker hastalarının sahura kalkmadan oruç tutmasının doğru olmadığını söyleyen DoktorTakvimi.com uzmanlarından Diyetisyen Deniz Zünbülcan, sahura kalkılması kadar sahurda tüketilen besinlerin de önemine dikkat çekiyor. DoktorTakvimi.com uzmanlarından Diyetisyen Deniz Zünbülcan’a göre sahurda gün boyunca kan şekeri dengesini sağlayacak besinlere yer verilmesi gerekiyor.

Bu besinler arasında protein içeriği yüksek süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi yiyecekler ön plana çıkıyor. Sahurda tüketilecek tuzlu besinler ise gün boyu su ihtiyacını artırabiliyor. Bu nedenle tuzlu zeytin, salamura ürünler, tuzlu peynirlerden uzak durulması gerekiyor.

Aynı zamanda sahurda tüketilecek tahıl ürünlerinin de glisemik indeksi düşük tam tahıllı olanlarının seçilmesi gerekiyor.

Tam tahıllı ürünler gün boyunca kan şekerinde oluşabilecek dalgalanmaları engelleyerek iştah kontrolünü sağlamaları açısından şeker hastalarının diyetinde yer vermeleri gereken besinlerden biri.

Su tüketimine dikkat edilmeli

Uzun süre susuz kalmak, böbrek fonksiyonlarının olumsuz etkilenmesine neden olabiliyor. Şeker hastalığından olumsuz etkilenebilecek organ olan böbrekleri korumak içinse iftar ile sahur arasında mutlaka yeterli miktarda su içilmesi gerekiyor.

Bu oran, kişiden kişiye değişse de ortalama olarak en az 2-2,5 litre olarak hesaplanıyor.

Hızlı su tüketimi mide-bağırsak sisteminde ani genişlemeye, kan basıncında ani düşüklüğe, buna bağlı baş dönmesi ve bayılmaya neden olabildiği için hızlı bir şekilde bir yudumda değil; oturarak ve yudumlanarak, yavaş bir şekilde içilmesi gerekiyor.

Su yemek sırasında da çok fazla tüketilmemeli. Çünkü midede bulunan fazla su, mide asidini seyrelterek sindirimi zorlaştırabiliyor. Özellikle et yemeği tüketilen iftar yemeklerinde buna daha çok dikkat edilmesi gerekiyor.

Gençlerde gizli şeker riskine dikkat!

Источник: https://indigodergisi.com/2018/06/seker-hastalari-ramazan-beslenme/

Türkiye Diyabet Vakfı’ndan Ramazan’da diyabetlilere beslenme önerileri

Diyabet Hastaları İçin Ramazan Dönemine Özel Öneriler

Uluslararası Ramazan ve Diyabet Çalışma Grubu önerileri doğrultusunda bir rehber hazırlayan Türkiye Diyabet Vakfı, diyabetlilerin oruç tutup tutamayacakları sorusuna bilimsel açıdan yanıt verdi.

Türkiye Diyabet Vakfı, Ramazan’da diyabetlilerin oruç tutup, tutamayacakları, oruç tutanların nasıl beslenmeleri gerektiğine yönelik öneriler içeren bir rehber hazırladı.

“Bilim dışı öneriler, diyabetliler için risk oluşturuyor”

Vakıf Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, her Ramazan öncesi medyada diyabetlilere yönelik uzman görüşü altında yüzlerce açıklamanın yer aldığını, bunların bir çoğunun da “bilim dışı öneriler” olduğunu bildirdi.

Önceki yıllarda diyabet gibi özel beslenme programı olan, hastaların önemli bir bölümünün şeker düşürücü ilaçlar kullanmak zorunda olduğu, yüksek risk ve tıbbi sorumluluk taşıyan bir hastalıkta konunun uzmanı olmayan hiç kimsenin açıklama yapma cesaretini kendisinde bulamadığını vurgulayan Yılmaz, “Artık büyük çoğunluğu konuyla ilgisi ve bu alanda uzmanlığı olmayan, hatta hekimlik yapma yetkisi bile bulunmayan birçok insan önüne uzatılan mikrofonun cazibesine kapılıp bir diyabet uzmanı oluyor, açıklamalarda bulunuyor. Bu açıklamaların önemli bölümü, diyabetli açısından yaşamı tehdit edecek kadar ciddi. Hastanın hayatını risk altına atıyor” dedi.

Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz

“Diyabetin tipi ve dönemi belirleyici”

Diyabetin, tek bir hastalık değil, çok fazla formu olan hastalıklar grubu, bir sendrom olduğunun altını çizen Prof. Dr. Temel Yılmaz, şu bilgileri verdi:

“Diyabet önce pankreastaki insülin salgılayan hücrelerin bozukluğuna bağlı grup (primer diyabet) ve diğer nedenle oluşan grup (sekonder diyabet) olarak 2 ana gruba ayrılıyor.

Primer diyabetin altında 4 farklı diyabet tipi, sekonder diyabetin altında 20 civarında değişik nedenlere bağlı farklı tip var. Her diyabet tipinin farklı klinik dönemleri var. Ayrıca diyabetlide organ hasarı olup olmadığını, hangi organ hasarı olduğunu, bu hasarın şiddetinin ne olduğunu belirlemek çok önemli.”

Diyabetli oruç tutabilir mi?

“Diyabetliler oruç tutar mı?” ya da “Tutamaz mı?” sorusuna bilimsel yanıt için önce hastanın diyabet tipinin ne olduğu, sonra diyabetin süresi ve komplikasyonların olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirten Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Yılmaz, “Bu ayrıştırmayı en doğru yapacak kişi öncelikli olarak hastanın doktorudur. Ancak bu konuda Türkiye Diyabet Vakfı, Uluslararası Ramazan ve Diyabet Çalışma Grubu önerileri doğrultusunda diyabetlinin kendisinin kolayca araştırabileceği ve uygulayabileceği bir rehber hazırlandı” diye konuştu. Yılmaz, şöyle devam etti:

Diyabet hastalarında üç grup

Bu rehberde oruç açısından diyabet hastaları üç grupta değerlendiriliyor:

1. GRUP: İnsülin direnci veya gizli şekeri olanlar ile Tip 2 diyabet tanısı yeni konulmuş ama ilaç kullanmayanlar.

Bu gruba giren diyabetliler, hekim kontrolünde olmak kaydıyla eğer arzu ediyorlarsa oruç tutabilirler. Bu kişiler oruç süresince kan şekeri takibi ve beslenme egzersiz programını aksatmamalı.

2. GRUP: Tip 2 diyabeti olan, şeker düşürücü haplarla diyabeti kontrol altında olan hastalar, Tip 2 diyabeti olan, günde bir ya da iki kez bazal etkili insülin kullanan ve diyabete bağlı herhangi bir organ hasarı bulunmayan hastalar.

Bu gruba giren diyabetlilere oruç tutması önerilmez, ama hasta oruç tutmayı arzu ediyorsa mutlaka doktor kontrolü ve çok sık kan şekeri kontrolü altında aşağıdaki beslenme ve ilaç kullanım oranlarına sıkı sıkıya uyarak oruç tutabilir.

3. GRUP: Tip 1 (genç yaşta diyabetli olan ve insüline bağımlı) diyabetlilerin tamamı, Tip 2 diyabetin ileri döneminde ya da diyabete bağlı organ hasarı olan hastalar, Tip 2 diyabeti olan, çoklu doz insülin veya insülin pompası kullanan ya da kan şeker kontrolü güç, gün içinde ani şeker düşmesi ve yükselmesi olan değişken seyirli hastalar.

Bu gruptaki hastalara oruç tutması kesinlikle önerilmez, yaşamsal risk vardır ve ileri derecede hastalığı olduğu için dinen caiz değildir.”

Oruç tutan diyabetliler nasıl beslenmeli?

Prof. Dr. Temel Yılmaz, belirlenen kurallara bağlı olarak oruç tutmasında sakınca görülmeyen diyabetliler için iftar ve sahurda beslenme önerilerini de şöyle sıraladı:

İftarda beslenme önerileri

İftarı kademeli yapın, önce bir bardak su, yarım kâse çorba ve bir dilim tam çavdar ekmeğiyle başlayın.

Çorbanın hemen ardından bir kâse salata yiyin, kısa bir ara verin, bir çay için, sonra ana menüye geçin. Bu yöntem uzun süreli açlıktan sonra hipoglisemik atağa bağlı aşırı yemek yiyip kan şekerinizi aşırı yükseltmesinden sizi koruyacaktır.

Ramazan pidesindeki beyaz unun kan şekerini hızlı artıracağını unutmayın, sınırlı alın.

Ramazan sofraları genel olarak, simit, börek, reçel, iftarda baklava gibi zengin olur. Bu tür hızlı emilen karbonhidratlardan, aşırı yağlı yiyeceklerden, özellikle kalp sağlığınız açısından hayvansal yağlardan uzak durun.

Bazı kişiler bol yağ yemenizi önerse de, dünyada hayvansal yağı en çok tüketen bölgelerin aynı zamanda koroner kalp hastalıkları oranının en yüksek bölgeler olduğunu unutmayın. Sebze ve balığa da ağırlık verin.

Sahurda nasıl beslenmeli?

Diyabetliyseniz ve oruç tutuyorsanız sahuru atlamayın ve mümkünse kahvaltı tarzı beslenin, Ekmeğiniz tam çavdar olsun, mutlaka yumurta yiyin, peyniriniz olabildiğince az tuzlu (tuz susatabilir) olsun.

Canan Hoca’nın (Canan Karatay) oruç tutarken bol bol kaya tuzu alın önerisini “kaya tuzunun yeni kuşak reklam uygulaması” olarak kabul edin ve kesinlikle aşırı tuz almayın, hipertansiyon krizi oruçta en ciddi risklerden biridir unutmayın.

Sahurda mutlaka büyük bir tabak salata, yeşillik, domates, biber, turp vb. yemelisiniz. Meyveden uzak durun, meyveden alacağınız vitamin ve mineralleri zaten salatadan alırsınız, üstelik kan şekeriniz yükselmez. Bol su için, su çok önemli.

Diyabet ilaçlarının kullanımı

Oruç tutan diyabetliler, insülin direncini tedavi eden ilaçların (metformin, pioglitazon) dozunu ve kullanım şeklini değiştirmeden saatini ayarlayarak aynı şekilde kullanabilir.

Şeker düşürücü ilaçlar kullanılıyorsa günün yemek ağırlığı iftara kaydığı için doktorunuzun da görüşünü alarak sabah dozu akşama, akşam dozu sabaha alınabilir. Sahurda alacağınız şeker düşürücü ilacın dozunun düşük olması önemli. Çünkü gündüz oruç sırasında uzun açlıkta şeker düşebilir.

Vücut sıvı dengesini etkileyen ya da böbrekler üzerinde etkili bazı ilaçlar oruçta sağlığınıza olumsuz etkide bulunabilir. Oruç tutan bir diyabetlinin hangi ilaçları kullanıp kullanamayacağı ya da hangi dozda kullanacağına doktoru karar vermeli.

Bazal insülin tedavisi altındaki diyabetliler mutlaka oruç tutmak isterse, insülinin ağırlıklı dozunu akşama almaları ve azaltmaları gerekir. Tek doz insülin kullanılıyorsa, insülinin iftardan önce alınması, ikili doz kullanılıyorsa büyük dozun iftarda yapılması, gündüz şekerin düşmesini, gece de yükselmesini önler.”

Diyabetliler için egzersiz uyarısı

Diyabetlilerin Ramazan’da nasıl egzersiz yapabileceklerini de açıklayan Yılmaz, kan şekerinin ani düşmesi ya da yükselmesi halinde yapılacakları da anlattı:

“Ramazanda ağır spordan kaçınmak gerekir. Oruçken, gündüz ağır spor hem sıvı kaybına hem de şeker düşmesine neden olabilir.

Spor ya da egzersiz iftardan 1-2 saat sonra yapılmalı. İftardan sonra en az 5-8 bin adım atmak hem kan şekerini hem de kiloyu kontrol altında tutar.

Kan şekeri ani düşerse

Oruç sırasında kan şekerinin ani düştüğü hissedilirse hemen şeker ölçülmeli.

Eğer ciddi bir hipoglisemi (ani şeker düşmesi) ise oruca devam etmeyin. Daha hafif bir hipoglisemiyse hareketten uzak durun, 15 dakika dinlenin ve şekerinizi yeniden ölçün. Şekeriniz düşmeye devam ediyor, 70 mg/dl’nin altında kalıyorsa oruca devam etmeyin, yaşamsal risk olabilir.

Hipoglisemiyi kontrol için 15’ler kuralını uygulayın. Hipoglisemi süresince her 15 dakikada bir 15 gr karbonhidrat içeren gıda (orta boy bir meyve, bir dilim ekmek veya eşdeğer şeker ya da meyve suyu) alın. 15 dakika sonra kan şekerinizi ölçün, şeker düzelinceye kadar bu işlemi sürdürün.

Kan şekeri ani yükselirse

Oruç sırasında şekeriniz aşırı yükselirse orucu durdurun ve bir sağlık merkezine gidin. Eğer bu olanak yoksa şeker düşürücü ilaçlarınızı için.

İnsülin kullanan diyabetli hastaysanız doktorunuza danışın, insülin düzeltme dozunu hesaplayarak ek insülin uygulayın.

Yüksek şeker kan yoğunluğunu artıracağı için bol su için.

Kan şekerini ölçmek orucu bozar mı?

Diyanet’ten alınan görüşe göre oruç sırasında kan şekerini ölçmek orucu bozmaz. Bu nedenle oruç tutan diyabetliler, özellikle orucun ilk günleri daha sık olmak üzere oruç süresince günde en az üç defa parmaktan kan şeker ölçümlerini ihmal etmemeli.

Daha güvenli yol, düşük ve yüksek kan şekerlerini gösteren, alarm sistemleri olan ve sürekli glikoz monitorizasyonu yapan bir cihaz (CGM) takılması.

Oruç kararı nasıl verilmeli?

Diyabetli iseniz oruç tutup tutmama konusunda hekiminizle konuşun.

Oruç tutmaya karar verdiyseniz kan şekeri ölçümlerini düzenli yapın.

Beslenme programınıza dikkat edin, Ramazan’da kilo almayın.

Hipoglisemi için mutlaka önleminizi alın. Hipoglisemi ile oyun olmaz.

İlaç tedavisini kesinlikle ihmal etmeyin.

Etiketler: Canan KarataydiyabetProf. Dr. Temel YılmazTürkiye Diyabet Vakfı

Источник: https://www.gidahatti.com/turkiye-diyabet-vakfi-ramazan-onerileri-104567/

Diyabet hastalarına beslenme önerileri – Anadolu Sağlık Merkezi

Diyabet Hastaları İçin Ramazan Dönemine Özel Öneriler

okuyabilirsiniz.

Sağlıklı (kompleks) karbonhidratlar: Karbonhidratlar yaşam için gerekli üç ana besin grubundan biri olup başlıca enerji kaynağıdır. Karbonhidratlar protein ve yağlara göre glukoz düzeyleri üzerinde çok daha fazla rol oynar. Ancak karbonhidrat içermeyen sağlıklı bir beslenme planı düşünülemez.

Karbonhidratlar söz konusu olduğunda akılcı davranmak gerekir. Gıdalarla alınan tüm karbonhidratlar (basit şekerler, kompleks karbonhidratlar) vücutta yıkılarak glukoza dönüşür. Kompleks karbonhidratların yıkımı daha uzun sürede gerçekleşir. Yavaş sindirildiği için emilim daha yavaş ve dengelidir.

Bu nedenle basit karbonhidratların neden olduğu ani kan şekeri yükselmesi ve aşırı insülin salınımı görülmez. Gerekli lifi sağlayıp uzun süre tokluk hissi verirler.

Beyaz ekmek, makarna, pirinç, mısır, mısır gevreği, şekerli gıdalar yerine meyve, sebze, tam tahıl, kuru baklagiller (fasulye, nohut, bezelye ve mercimek) ve düşük yağ içeren süt ürünleri gibi sağlıklı karbonhidratlar tercih edilmelidir.
Liften zengin gıdalar: Bitkisel kaynaklı gıdaların sindirilemeyen ve emilemeyen kısımlarıdır.

Kardiyovasküler hastalık riskini azaltır ve kan şekerini düzenler. Sebzeler, meyveler, kabuklu yemişler, kuru baklagiller (fasulye, nohut ve bezelye), tam buğday unu ve buğday kepeği liften zengindir.

Balık: Haftada en az 2 kez tüketilmelidir. Kırmızı ete göre yağ içeriği daha düşüktür. Izgara tercih edilmelidir.

İyi yağlar: Tekli ve çoklu doymamış yağlar tercih edilmelidir. Badem, ceviz, zeytin, zeytin yağı vb kolesterolü düşürür. Ancak yağların kalori içeriğinin yüksek olduğu unutulmamalıdır.  

Diyabet hastalarının kaçınması gereken yiyecekler

  • Doymuş yağlar: Yüksek yağ içerikli süt ürünleri, hayvansal proteinler (biftek, sosis, salam vb) gibi. Günlük kalorinin %7’sinden fazlasını geçmemelidir. 
  • Trans yağlar: Bu tür yağlar işlenmiş gıdalarda ve margarinlerde bulunur.

     

  • Kolesterol: Yüksek yağ içerikli süt ürünleri, hayvansal proteinler, yumurta, kabuklu deniz ürünleri ve sakatatta bulunur. Günlük tüketim 300mg’ı geçmemelidir. 
  • Tuz: Bir çay kaşığından (2300 mg sodyum) fazla tüketilmemelidir.

    Sodyum (tuz) böbreklerde glukoz geri emiliminde rol oynar.  

Glisemik indeks (Gİ)

Bir besinin ne kadar hızlı glukoza dönüştüğünün işaretidir. Glisemik yük (GY) ise bir besinin hem glisemik indeksini hem de içerdiği glisemik yükü yansıtır. Yüksek Gİ olan gıdalar kan şekerini hızlı yükselttiği için tercih edilmemelidir.

Beyaz ekmek, beyaz pirinç, patates, fırınlanmış gıdalar, tatlılar ve işlenmiş gıdaların çoğu yüksek Gİ sahibidir ve kaçınılmalıdır.

Sebzeler, meyveler (meyve suyu hariç), kabuklu yemişler, tam tahıl, kuru baklagiller, kahverengi pirinç, tam tahıllı ekmek ve makarnalar düşük glisemik indekse sahiptirler ve tercih edilmelidirler.  
 

Şeker hastalarına genel öneriler ve ipuçları

  • Özel diyabetik ürünler ve size özel yemeklere ihtiyacınız yoktur.
  • Aileniz için pişirilen, “sağlıklı” her besin sizin için de uygundur.
  • Her gün her besin grubundan yemelisiniz.
  • Kompleks karbonhidratları tercih edin ve lif alımını artırın.

     

  • Daha fazla nişastasız sebze (brokoli, ıspanak), meyve ve bakliyat tüketin.
  • Çilek düşük kalorili, liften ve sudan zengin iyi bir meyve seçeneğidir.
  • Tahılların en az işlenmiş olanlarını tercih edin. 
  • Yulaf kan şekerinin hızla yükselmesini önleyip kan şekerini düzenler ve kilo vermeye yardımcı olur.

     

  • Patates ve işlenmiş tahıllardan kaçının (beyaz ekmek, beyaz makarna, vs.).
  • Tatlılardan kaçının.
  • Yağ, şeker ve tuzu mümkün olduğunca az kullanın.
  • Bir çay kaşığından (2300 mg sodyum) fazla tüketmeyin (hipertansiyon olmasa bile). Sodyum (tuz) böbreklerde glukoz geri emiliminde rol oynar.

     

  • Sağlıklı et tercih edin (balık, yağsız kırmızı et, tavuk eti).
  • Sağlıklı yağlar tercih edin; zeytin yağı, kabuklu yemişler (badem, ceviz, vs.). Hazır, paketlenmiş gıdada bulunan trans yağları tüketmeyin.

  • İlk gıda alımını takiben belli bir süre sonra beyindeki tokluk merkezi uyarılacağı için ne kadar yavaş yemek yenilirse o kadar az kalori alımı ile bu süreye ulaşılmış olur.
  • Tokluk hissedince yemeye devam etmeyin.
  • Sabredin. Belli gıdalara olan düşkünlük zamanla kaybolabilir ve tercihler değişebilir.

    Yeme alışkanlığınız iyi yönde değiştikçe zamanla eskiden çok sevdiğiniz gıdalar çok tatlı ve ağır gelmeye başlayacak ve gıda tercihiniz kendiliğinden sağlıklı yöne kayacaktır.

  • Diyabet şekerin sıfırlanması demek değildir. Çok ufak miktarda ve seyrek olarak tatlı tüketilebilir.

    Bu durumda aynı öğündeki karbonhidrat içeren gıdalar (ekmek, makarna, pilav vb) kısıtlanmalıdır. Yavaş ve tadına vararak yerseniz az miktarda yiyerek tatlı isteğinizi de gidermiş olursunuz. Tek başına değil öğünle beraber alınması tatlının yol açacağı ani ve aşırı kan şekeri yükselmesini önleyecek hem de tok olduğunuz için az bir miktar bile yeterli olacaktır.

Hayatınızda şekeri azaltmanın yolları

  • Meyve suyu yerine lif içeriği zengin meyveyi tercih edin.
  • Tarçın, vanilya ve hindistan cevizi tatlı hissi verdiği için şeker ihtiyacınızı azaltır.

  • Tatlı krizlerini sağlıklı tatlı ile giderin (dondurma yerine süt, buz, muz veya başka meyvelerin mikserden geçirilmesi veya tatlandırıcı kullanılarak yapılan tatlılar gibi).
  • Bal, reçel, marmelat gibi gıdalardan sakının.

    Reçelin meyveye su ve bol miktarda şeker katılarak hazırlandığını ve boş kalori içeriği olduğunu unutmayın. Bunun yerine taze veya kuru meyve tercih edin.

  • En zararlı yağlar doymuş yağlar ve trans yağlardır. Doymuş yağlar hayvansal ürünlerde (kırmızı et, yağlı süt ürünleri) bulunur.

    Trans yağlar, sıvı bitkisel yağların daha katı ve dayanıklı olması için hidrojenlenmesi ile elde edilir.

  • En sağlıklı yağlar doymamış yağlar olup bitki ve balık kaynaklıdır. Oda ısısında sıvı halde bulunur.

Diyette sağlıksız yağları azaltıp iyi yağları artırmanın yolları

  • Yemeklerde zeytinyağını tercih edin.
  • Pişirmeden önce et üzerinde görünen tüm yağları, tavuk ve hindinin derisini uzaklaştırın. 
  • Cips ve kraker yerine atıştırmalık olarak badem, ceviz gibi kuruyemişleri tercih edin. 
  • Kızartma yerine ızgara ve fırında pişirmeyi tercih edin.
  • Krema yerine yağsız süt ve un karışımı tercih edin.

     

  • Vücut ağırlığındaki %5-10 azalma bile kan şekeri düzeylerinde anlamlı düzelmeye yol açar. İdeal kiloya ulaşma hedefi sizi korkutuyorsa öncelikli hedefi %5-10 olarak belirleyin. Bu hedefe ulaşmak için karbonhidrat saymanız veya aç kalmanız gerekmez. Bu hedefe ulaşınca motivasyonunuz artacağı için hedeflerinizi büyütebilirsiniz.

  •  Mevcut kilonuza kaç yılda ulaştığınızı düşünün ve bu nedenle birkaç ay içinde mucizeler beklemeyin. Ulaşılabilir ve mantıklı hedefler koyun.
  • Kahvaltıyı atlamayın, kan şekerinizi dengede tutacaktır.
  • Aç olduğunuzda bir öğünde normalde yiyeceğinizden çok daha fazla yersiniz. Bu nedenle öğün atlamayın, üç ana ve üç ara öğün tüketin.

    Böylece ana öğüne daha tok girip daha az kalori almış olursunuz.

  • Her gün aynı saatlerde, ara ve ana öğün yemeye özen gösterin, öğün atlamayın.
  • Günlük kalori alımının aynı düzeyde olmasına dikkat edin. Bir gün veya bir öğünde fazla kalori alıp bir diğerini azaltmak veya atlamak kan şekeri dengenizi bozacaktır.

  • Kalori günlüğü tutun, günlük tutanlar tutmayanlara göre iki kat daha fazla kilo kaybetmektedir.
  • Yediklerinizi ve içtiklerinizi yazmanız neyi, neden ve ne kadar yediğiniz konusunda farkındalığınızı artıracaktır.
  • Sağlıklı beslenmenize engel olduğunu düşündüğünüz hayatınızdaki faktörleri gözden geçirin (iş, aile vb.).

  • Uykusuzluk ve stres diyet uyumunu güçleştirir ve kilo alımına yol açar.
  • Stresle baş etmenin yollarını araştırın (hobi, yürüyüş, doğa, vs.). Eğer kendi başınıza baş edemiyorsanız destek alın.
  • Dışarıda yeme alışkanlığınızdan kurtulun, sayıyı minimuma indirin. Evde yemek olmadığı için hazır yemek tüketmeyin.

  • Evde hızla hazırlanabilecek ya da açlığınızı giderebilecek sağlıklı besinler bulundurun. (yoğurt, sebze, meyve, ceviz, badem, vs.).
  • Alışveriş öncesi sağlıklı bir liste hazırlayın ve bunun dışına çıkamayın.
  • Çikolata, cips gibi gıdalar tüketmeyin, çocuklarınıza da erken yaşta sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırın.

  • Kilo vermeniz gerekiyorsa veya iradenize hakim olamıyorsanız servis tabaklarını küçültün.
  • Ana öğünden önce çorba veya salata tüketin.
  • Daha fazla çiğneyin, yavaş yemenizi sağlayıp tokluk hissi verecektir.
  • Daha fazla su tüketin.
  • Yemeklere baharat ilavesi iştahı azaltacaktır.
  • Fazla tuz içeren işlenmiş gıdalardan kaçının.

  • Televizyon, telefon veya tablet başında yemek yemeyin, farkında olmadan daha fazla yemenize yol açar.
  • Gıdaların kalori içeriği hakkında bilginizi artırın. Bilginiz arttıkça bilinciniz ve diyet uyumunuz artacaktır.
  • Aç kalmak sadece daha fazla yemenize neden olacaktır.
  • Sağlıklı beslenen insanlarla vakit geçirin ve yakınlarınızı bu konuda bilinçlendirin.

Kan şekerini düzenleyen gıdalar

Bu gıdaların hiçbiri diyabet tedavisinde bir mucize değildir. Az sayıda çalışmada kan şekeri düzeylerini bir miktar düşürdükleri gösterilmiş olmasına rağmen yeterli kanıt yoktur.

Pişirmenin ve diğer gıdalarla birlikte tüketilmelerinin ne tür etkilere yol açacağı hakkında da yeterli veri mevcut değildir. Bu gıdaların tüketimi doktorunuzu danışmadan ve düzenli kan şekeri ölçümü yapmadan ilaç veya insülin tedavinizi kesmeniz veya azaltmanız anlamına gelmez.

Tarçın: Günde 1 tatlı kaşığı tarçın açlık kan şekerini düşürüp, insülin duyarlılığını artırır.

Enginar, kereviz ve soğan: Enginarın içindeki cynarin kan şekeri düşürücü özelliğe sahiptir, soğan kan şekeri düşürücü özelliği olan kromyum içerir.

Asitli meyveler: Kan şekerini düşürücü etkileri olmasına rağmen içerdikleri şeker nedeni ile fazla tüketildiğinde kan şekerini yükseltirler (portakal, greyfurt, ananas, çilek, yaban mersini, nar, kivi, ekşi elma ve vişne).

Sirke ve limon suyu: Asitli gıdalar mide boşalmasını yavaşlatıp kan şekerinin hızla yükselmesini engeller. Salatalara ilave edilebilir.

Yaban mersini: Bir çalışmada yaban mersininden hazırlanan bir ekstrenin insülin duyarlılığını azaltıp, diyabet gelişimini önlediği gösterilmiştir.

Baharatlar: Bir çalışmada glukoz ve kolesterol metabolizması üzerine olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir.

Источник: https://www.anadolusaglik.org/blog/diyabet-hastalarina-beslenme-onerileri

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.