Diyabet (Şeker) Belirtileri Nelerdir?

ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Diyabet (Şeker) Belirtileri Nelerdir?

Şeker hastalığı genelde semptomları göz ardı edilebilen bir hastalıktır. Şeker hastalığının olup olmadığını öğrenmenin en iyi yolu gerekli testleri bir uzman kontrolünde yaptırmaktır. Böylece şeker hastalığının semptomları belirlenip, hastalık teşhisi konulabilmektedir.

Şeker hastalığı kanda bulunan, bir çeşit şeker olan glikozun seviyesine göre değişiklik göstermektedir. Bu hastalığın ilk belirtileri çok hafif belirtilerdir. Bu yüzden fark edilmeyebilir.

Özellikle diyabet 2 için geçerli bir durumdur. Bazı insanlarda hastalığın zararları uzun vadede boy göstermedikçe hastalıktan şüphelenmezler.

Diyabet 1’in belirtileri genelde birkaç gün ya da birkaç hafta içerisinde, hızlı bir şekilde belli olmaktadır.

Şeker hastalığının belirtileri erken tespit edildiğinde zararsız bir şekilde durdurulması sağlanabilir. Bu yüzden herhangi bir etki gördüğünüzde derhal bir sağlık kuruluşunda gerekli testleri yaptırınız. Böylece erken teşhis ile hastalıktan herhangi bir zarar görmeden kurtulabilirsiniz.

Bu hastalığın belirtileri genellikle çabuk susama ve idrar atımı, halsizlik, kilo kaybı, bulanık görme, enfeksiyon kapma, açlık hissi, ağızda kuruluk, mide bulanıklığı, kusma ve ayaklarda acı hissidir. Şimdi de yazımızın devamında bu belirtileri çok daha ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz.

Normal bir vücut işleyişi varsayılacak olduğunda insanlar, günde 4-7 saatte bir idrar atımı ihtiyacı duyarlar. Ancak diyabet hastalığına sahip kişilerde bu ihtiyaç daha fazladır. Peki bu durumun sebebi nedir?

Genelde vücut fazla glikozu absorbe etmez ve böbreklerden akıp gitmesine izin verir. Fakat diyabet kan şekerini yükselttiğinden, vücut tüm glikozu hücrelere almaz. Aksine fazla glikozdan kurtulmak için daha fazla üre atımı ihtiyacı duyar.

Bunu sağlamak için vücudun sıvılara olan ihtiyacı artmaktadır. Alınan sıvılar daha fazla atılmak için üre sistemini ve böbrekleri daha çok çalıştırır. Böylece diyabet hastalarında daha fazla susama ve daha sık idrara çıkma eğilimi gözükmektedir.

Vücudumuz genel olarak yemiş olduğumuz yiyeceklerden aldıklarını, vücut hücrelerinin kullanacağı enerjiye çevirmektedir. Ancak fazla gelen glikozun seviyesini düşürmek için vücudun insüline ihtiyacı bulunmaktadır.

Eğer vücuda gerekli olan insülin salgılanmaz ise, vücut hücreleri yapmış olduğu insüline karşı direnç gösterir. Böylece glikoz seviyesi hücrelere ulaşamaz. Böylece enerjiniz bitmiş olur.

Çok daha çabuk yorulursunuz ve bununla doğru orantılı olarak açlık hissi de artar.

3.Bulanık Görme

Şeker hastalığının belirtilerinden biri de bulanık görmeye başlamaktır. Diyabet hastalığı görüş kabiliyetini de etkilemektedir. Yüksek seviyede kan şekeri hücrelerden sıvıların çekilmesini sağlamaktadır. Bu duruma gözün tabakaları da dahildir.

Gözün tabakalarından suyun çekilmesi durumunda odaklanma kabiliyetinizde azalma meydana gelir ve bulanık görmeye başlarsınız. Ayrıca diyabet retinada yani gözün arka kısmında yeni kan damarlarının oluşmasını sağlar ve bu yeni oluşturulan damarların hasar görmesini sağlar.

Çoğu insanda bu erken değişimler, herhangi bir probleme sebep olmazken, önlem alınmaması durumunda görüş kaybına ve körlüğe sebep olabilmektedir.

4.Kilo Verme

Kanda bulunan şeker miktarının yükselmesi, kilo kaybını da hızlandırır. 2-3 ay gibi bir süreç içerisinde 5-10 kilo arasında bir kilo kaybınız gerçekleşebilir. Ayrıca bu kilo kaybı sağlıklı bir kilo kaybı da değildir. Çünkü insülin hormonu glukozu hücrelere ulaştıramaz. Böylece hücrelerde enerji açığı oluşur.

Enerji eksiği oluştuğunda vücut bir nevi kendini aç hisseder. Bu durumun sonucu olarak proteinleri yakmaya başlar. Protein de kas kütlesi demektir. Bu da kas kaybınız olacağı anlamına gelmektedir. Kaslar da vücudun ayakta kalmasını sağlayan yapı taşlarıdır.

Bu yüzden kas kaybı vücudunuzu zayıflatacak ve sağlıksız bir ağırlık kaybı yaşamanızı sağlayacaktır. Böylece sağlığınız düşmüş olur.

5.Cilt Sorunları

Kaşıntılı bir cilt oluşumu, kuru bir cildin ve zayıf bir kan sirkülasyonunun sonucudur. Bu durum da şeker hastalığının bir belirtisidir. Belli bölgelerde kaşıntılar meydana gelir.

Bunun sonucu olarak da ciltte kalıcı hasarlar ve lekeler oluşabilir. İnsülin direnci olan kişilerde kan şekeri o kadar yüksek olmayabilir.

Bu yüzden herhangi bir belirti gördüğünüzde doktorunuza giderek kan ölçümü yaptırmanız ve kan şekeriniz olup olmadığını öğrenmeniz gerekmektedir.

6.İyileşme Süreci

Kan şekeri yüksek olan kişilerin iyileşme süreci normal insanlardaki gibi gerçekleşmemektedir. Herhangi bir yaralanma olduğunda yaraların kapanması daha uzun bir zaman alır.

Enfeksiyonlarda, kesiklerde ve yanıklarda yavaş iyileşme sürecinin olması şeker hastalığının bir diğer belirtisidir. Bu durumun sebebi ise kan damarların geçiş sırasında yüksek miktardaki glikozdan hasar görmesidir.

Bu kişilerin yaralanmaları sakıncalı durumlara sebebiyet verebilir.

7.Sinirlilik

Kan şekeri yüksek olan kişilerin, yüksek kan şekerine maruz kalma sürelerine göre kendilerini iyi hissetmeme durumları meydana gelebilir. Sinirlenme ve asabi olma gibi yan etkiler meydana gelebilir. Yorgun olduğunuz zamanlarda daha sinirli olursunuz ve bu gerginlikten dolayı gece uykularınız bölünüp uyanabilirsiniz.

Bu tarz durumlarda lavaboya gidip yüzünüzü yıkamak iyi gelecektir. Çünkü yorgun olduğunuzda vücudunuz ekstra efor sarf eder. Bu durum enerjinin yetmemesi ile alakalı olarak glikoz seviyesi ile de ilgilidir. Yorgun olmak bu yüzden sinirlerin gerilmesine ve asabiyet sorunlarına sebep olur.

Kan şekerinin normal seviyelere inmesi durumunda bu sinirlilik hali de normale dönecektir.

8.Karıncalanma ve Uyuşma

Uyuşma özellikle el ve ayaklarda hemen herkesin başına gelen bir durumdur. Ancak bu durumun çok sık meydana gelmesi ve etkisinin daha fazla olması şeker hastalığının bir işareti olabilir. Bu durum sinirlerin, şeker hastalığı yüzünden hasar görmesi açısından gerçekleşir.

Uyuşma etkileri muhtemelen geri dönüştürülebilir sorunlardır. Uyuşma geçse de sinirlerde meydana gelen hasarlar kalıcı olabilir. Bu yüzden şeker hastalığının erken teşhisi büyük önem taşımaktadır. Erken teşhis durumunda zararlı ve kalıcı etkileri de önleme imkanı bulacaksınız.

Kan şekerini kontrol etmek için pek çok test yapılmaktadır. Çünkü tek bir test şeker hastalığının doğruluğunu kesin bir şekilde ifade etmede yüzde yüz etkili sonuçlar vermeyecektir. Bu testlerden biri plazma glikoz testidir. Bu testin yapılması için en az 8 saat aç kalınması gerekmektedir.

Böylece kan şekeri değerleri daha net bir şekilde ölçülebilir. Kanda bulunan glikoz seviyesinin desilitre başına 126 miligram olması kan şekerinizin olduğu anlamına gelir. Normalde kabul edilen sınır değeri ise 99 mg/dL’dir.

Bu değer kan şekeri için sınır olup, daha yüksek değerler şeker hastalığı tehsini tetiklemektedir.

Şeker hastalığı genelde ilerleyen yaşlarda meydana gelmektedir. 45 yaş ve üzeri olan kişiler şeker hastalığı riski taşımaktadır. Bu yüzden test yaptırmak büyük bir önem arz eder.

Şeker hastalığının erken teşhis edilmesi kalıcı hasarların önlenmesinde yardımcı olur. Önleyebileceğiniz hasarlar arasında sinir hasarları, kalp sorunları ve diğer komplikasyonlar yer almaktadır.

Peki doktorunuza gitmeniz gereken genel kurallar nelerdir?

Midenizde ağrı, zayıflık ve susuz hissettiğiniz durumlar, idrar atımı sıklığınız arttığın, bel ağrısı yaşadığınız durumlar, normale göre daha hızlı ve derin nefes almaya başladığınızı hissettiğiniz ve nefesinizin sürekli kokmaya başladığı durumlar (Keton miktarının yüksek olduğunu gösterir) şeker hastalığının belirtileri olabilir. Bu durumlarda en kısa sürede bir doktora görünmeniz gerekmektedir. Böylece şeker hastalığının belirtileri ile ilgili bilgiler vermiş olduğumuz yazının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Sağlık ilk sırada gelir. Bu yüzden herhangi bir semptom oluştuğunda kontrol ettirmeyi ihmal etmeyiniz.

Источник: https://evdesifa.com/seker-hastaliginin-belirtileri-nelerdir/

Diyabet Belirtileri

Diyabet (Şeker) Belirtileri Nelerdir?

Son yıllarda etkisini artıran diyabet hastalığı tedavi edilmediği takdirde ciddi sonuçları olan bir rahatsızlıktır ve herkes için farklı belirtiler gösterir.

Bu nedenle her bireyin diyabet hakkında bilgi sahibi olması, diyabetin belirtilerine vakıf olup vücudundaki göstergelere karşı uyanık olması gerekir. Ciddi bir hastalık olan diyabet, beslenme düzeninin değiştirilmesi, medikal tedaviler ve spor ile kontrol altına alınabilir.

Yaşam tarzlarında yapacakları değişikliklerle diyabet hastalarının uzun yıllar sağlıklı bir yaşam sürmeleri mümkündür.

DİYABET NEDİR?

Pankreas insülin hormonu üretmekle görevli organdır. Diyabet ise bu organdan yeteri kadar insülin hormonu üretilmediği veya üretilen insülin hormonunun etkili kullanılmamasıyla ortaya çıkan hastalıktır. Vücuda alınan besinler, özellikle karbonhidrat grubu besinler, enerji elde etmek üzere glukoza dönüştürülür.

Pankreas, glukozun dokular tarafından kandan alınmasını ve enerji olarak kullanılmasını sağlayan insülin hormonunu üretir. İnsülin hormonu glukozu hücrelere yönlendirir. Hücreler ise glukozu yakıt gibi kullanırlar. Glukoz miktarı ihtiyaç olan orandan fazlaysa karaciğerde, yağ dokusunda depolanır.

Diyabeti olan kişilerde bu hormon bozukluğu nedeniyle glukoz hücrelere yeteri kadar taşınmaz ve kanda yükselir. Sağlıklı bir bireyde kan şekeri düzeyi açlık halinde 120 mg/dl, tokluk halinde (yemekten iki saat sonra) 140 mg/dl’nin üstünde olmaz.

Diyabet varlığından söz etmek için açlık ve tokluk kan şekeri ölçümlerinin bu miktarın üzerinde olması gerekir.

Tip 1 Diyabet: Genellikle 30 yaş öncesi ortaya çıkar. Bağışıklık sistemi pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerine saldırır. Bu hücreler yok edildiği için pankreasta insülin üretimi gerçekleşmez.

Bu hastalığın tek çözümü ömür boyu dışarıdan insülin hormonu almaktır. Beslenme programları tip 1 diyabetin kontrol altına alınması için yeterli değildir. Ülkemizde diyabet hastalarının %10'u tip 1 diyabet etkisi altındadır.

Tip 2 Diyabet: Diyabet hastalığının en çok görülen biçimidir. Bütün diyabet tipleri arasında %90'lık bir orana sahiptir. Çoğunlukla 40 yaş üzerindeki bireylerde görülür. İnsülin üretimi mevcuttur ama hücreler insülini kullanamaz. Kandaki şeker seviyesi yükselir. İlerleyen vakalarda pankreasta insülin üretimi de sekteye uğrar.

Tedavinin ilk aşamasını beslenme düzenini değiştirmek ve egzersiz programına başlamak oluşturur. Bunlara rağmen kan şekeri istenilen düzeyde tutulamazsa şeker düşüren haplarla tedaviye devam edilir. Bazı durumlarda ise insüline ihtiyaç duyulabilir. İlaç tedavisi gören Tip 2 diyabet hastalarının düzenli olarak kan şekeri ölçümü yaptırmaları önemlidir.

Gizli Şeker (Pre-Diyabet): Kan şekeri düzeyi normalden yüksek ancak diyabet tanısı koymaya yeterli değilse bu durum pre-diyabet olarak adlandırılır. Bu kişilerin çoğunda daha sonraki evrelerde Tip 2 diyabet gelişimi oluşur. Ayırca pre-diyabet hastalarının kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riskleri daha fazladır. Yaşam tarzında yapılan değişikliklerle tedaviye başlanır.

Gestasyonel Diyabet: İlk defa gebelik sırasında ortaya çıkan kan şekeri yüksekliğidir. Bu durum, Tip 2 diyabet gelişimi için risk yaratır. Bebeğin gelişimi için normalden fazla salgılanan hormonlar kan şekerinin yükselmesine neden olur. Gestasyonel diyabet genellikle gebeliğin 24.

haftasından sonra artarak devam eder. Bebek anneden aldığı besinlerle beslenir. Annede diyabet olması durumunda bebeğin de kan şekeri yükselir ve bebek insülin salgısını artırır. İnsülin salgısının artması büyümeyi uyarır. Yüksek doğum ağırlığı doğum sırasında risk oluşturur.

Tedavi ile gestasyonel diyabeti kontrol altına almak mümkündür.

Diyabetin kişilere göre farklı nedenleri olabilir. Genetik yatkınlıktan düzensiz yaşama kadar diyabeti tetikleyen farklı unsurlar vardır.

1. Obezite
Tip 2 diyabet hastalığının en önemli nedeni obezitedir. Vücutta insülin direnci oluşur ve kan şekerini depolayamaz. Obezite, insülin direncine neden olur. Obezite sorunu olan kişilerde diyabet tedavisi ve kan şekeri kontrolü de zorlaşır. Bu nedenle tedavinin bir parçası fazla kiloların verilmesi üzerinedir.

2. Otoimmün tepki
Pankreasta bulunan beta hücrelerine bağışıklık sisteminin saldırması sonucu insülin üretiminin gerçekleşmemesidir. Bu saldırının nedeni tam olarak bilinmese de genlerden dolayı ortaya çıktığı düşünülmektedir. Çok sayıda Tip 2 diyabetli yakını olanlar, birinci derece akrabalarında Tip 1 diyabet olan kişiler bu bozukluk için risk altındadırlar.

3. Virüsler
Pankerasa zarar veren virüsler de bu organın görevini yapmasını engeller. Bu nedenle insülin salgılanmasında sorun oluşur. Rota virüsü, kızamıkçık, kabakulak, konjenital rubella gibi virüsler bu sınıftadır.

4. Gebelik şekeri
Gebelikte şeker sorunu yaşanması, gebelik öncesi diyabet sıkıntısı olmayan kadınlarda da görülebilir. Gebelik şekeri doğum sonrası normale döner. Ancak ilerleyen yıllarda diyabet hastası olma riskini artırır.

5. Hareketsiz yaşam
Son yılların en büyük sorunu olan hareketsizlik diyabet oluşturan nedenlerden biri. Hareket miktarının azalmasıyla birlikte kilo artışı ve vücutta yağ birikimi artarak diyabete zemin oluşturur.

DİYABET BELİRTİLERİ

Diyabetin belirlenen belirtilerinin bir ya da birden fazlası aynı anda görülebilir.

1. Sık idrara çıkma
Diyabetin en önemli belirtileri arasında normalden fazla idrara çıkma isteği gelir. Kandaki şeker hücrelere giremediği için kan şekeri yükselir. Vücut bu şekeri idrar yoluyla atmaya çalışır. Bu döngü sırasında idrara çıkma sıklaşır.

2. Sürekli su içme
Vücut kandaki şekeri atmak için idrar mekanizmasını devreye sokar. Diyabet hastaları fazla şekeri idrar yoluyla atarlar. Bu esnada vücutta su kaybı oluşur. Böylece susuzluk hissi artar.

3. Kronik halsizlik
İnsülin eksikliğinden dolayı hücrelere kandaki şeker alınamaz. Enerji üretimi durur. Enerji üretiminin olmadığı durumlarda da sürekli bir yorgunluk hissi yaşanır.

4. Yaraların geç iyileşmesi
Diyabet hastalarının en büyük sorunlarından biri de vücutta oluşan yaraların geç iyileşmesidir. Normal sürecinden daha uzun süren iyileşme dönemi diyabet habercisi olabilir.

5. Diğer belirtiler
Diyabetin diğer belirtileri arasında kilo ve kas kütlesinde kayıp, genital bölge mantarları, görme sorunları, cilt kuruluğu, aşırı yemek yeme isteği gibi durumlar da vardır.

DİYABET TEDAVİSİ

Diyabet tedavisi hastalığın tipine göre planlanır. Amaç kan şekerini belirli bir seviyede tutarak vücuda zarar vermesini engellemektir. Bu seviye düzenlenemediği zaman daha riskli hastalıkların da oluşma ihtimali artar. Doktorunuz diyabet tipinize ve vücudunuza göre size en uygun tedavi sürecini ayarlar.

1. İnsülin tedavisi
Tip 1 diyabet hastalığının tek tedavisi dışarıdan insülin alımı sağlamaktır. Bu hastalarda insülin şırınga yoluyla alınır.

Oral olarak alınan insülin sindirim sisteminden kana karışmaz. Alınacak insülin dozu doktor tarafından belirlenir. İnsülin dışarıdan verilerek kandaki şeker miktarının vücut tarafından kullanılarak yükselmesi önlenir.

Bu yöntem, Tip 2 diyabet hastalarının bazılarında da kullanılır.

2. Beslenme
Özellikle Tip 2 diyabet hastalarında beslenmenin önemi büyüktür. Kan şekerinin aniden yükselmesine neden olan şekerli gıdalar diyetten çıkartılır. Öğünlerdeki porsiyon miktarı kısıtlanır.

Şarküteri ürünleri, margarinler, sağlıksız yağlar yemekten kaçınılır. Daha çok sebze ve ızgara ağırlıklı bir beslenme düzeni oluşturulur. Beslenme düzeni oluşturmakta zorlananlar bir diyetisyenden yardım alabilirler.

3. Egzersiz yapmakKısa süren ve gittikçe artan egzersiz programı ile başlanır. Egzersiz sırasında kan şekerinin düşmemesine dikkat edilir. Bu program doktor tarafından oluşturulur.

Egzersizin amacı kilo kaybı sağlayarak yağlanmanın önüne geçmek ve kan şekerini kontrol altına almaktır. Diyabet hastalarının egzersiz yapmaları için en uygun zaman dilimi kahvaltıdan iki saat sonrasıdır.

İstanbul'la ilgili belgeler de var! Yıllardır tüm dünyadan saklamışlarBoyun Fıtığı BelirtileriMenopoz Belirtileri

Источник: https://www.mynet.com/diyabet-belirtileri-1220429-mykadin

Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Diyabet (Şeker) Belirtileri Nelerdir?
Yulia Yusipova 2018-11-06T18:42:37+0300 2018-07-10T15:22:24+0300

Şeker hastalığı mellitus, insülin sekrosyonundaki bozukluk veya onun etkilerinden ya da her ikisinden kaynaklanan yüksek kan şekeri ( glikoz) seviyesi ile açıklanan bir metabolik hastalıktır.

Diyabet olarak da adlandırılan hastalık aşırı kas kaybıyla tanımlanır. Şeker hastalarında glikoz seviyesi dalgalanır ve pek çok sağlık sorununa neden olur.

Normalde kandaki glikoz seviyesi pankreas tarafından üretilen  bir hormon olan insülin tarafından sürekli kontrol altında tutulur.

İnsülin kan şekeri seviyesi yükseldiğinde düşürür. Genelde yemek yedikten sonra kan şekeri yükselir, glikozun kan hücrelerine alınmasını teşvik etmek için insülin pankreastan alınır. Sağlıklı insanlarda sistem bu şekilde işler.

Şeker hastalarında ensülinin yeterli seviyede üretilmemesi ve gerekli ensülinin alınamaması sonucu hiperglami seviyesi yükselir. Böylece şeker hastalığı açığa çıkar.

Şeker hastalığı kronik bir hastalıktır, hayatın sonuna kadar kontrol altında tutulmalıdır.

Dünyada ne kadar şeker hastası var?

Dünyada Ne Kadar Şeker Hastası Var

2015 verilerine göre dünya’da 415 milyon şeker hastası var ve bu sayı giderek yükseliyor. En çok şeker hastası 150 milyon ile Çin’de iken Türkiye’de bu rakamın 7 milyon olduğu tahmin ediliyor.

2035 yılında ülkemizde şeker hastası sayısının 14 milyon olması bekleniyor.

Şeker hastalığı artışının önlenemeyen yükselişinin nedenleri arasında şimdiye kadar yapılan araştırmalar, sağlıksız beslenme, gıda ürünlerinde sağlıksız glikoz kullanımı olarak gösteriliyor.

Şeker hastalığını nedenleri ile ilgili tıp dünyasında tartışmalar hala devam ediyor.

Şeker Hastalığının Türleri Nelerdir?

Şeker hastalığı türleri temelde dörde ayrılır. İki tanesi tedavi edilebilir veya geçici, diğer ikisi ise kalıcı, sürekli kontrol altındatutulmalıdır.

Tip 1 ve Tip 2 şeker hastalığı olmak üzere diyabet ikiye ayrılır.

Tip 1 Şeker hastalığı pankreasın insülini hiç üretememesi veya yeterince üretememesi ile açıklanan diyabet türüdür.

Tip 2 Şeker Hastalığı: Bünye insülin üretir ama hücreler üretilen insüline direnç gösterir. Bu durum diğer bir hastalık olan insülin direnci sorununu ortaya çıkartır.

Daha çok otaya yaş ve üzerindeki kişilerde görülen Tip 2 şeker hastalığı, özellikle yemekten sonra şekerin yükselmesi ile açıklanır. Hastaların %90’da Tip 2 şeker hastalığı görülür.

Gizli Şeker ( pre-diyabet) Nedir?

Şeker hastalığı belirtileri en zor tespit edilen türdür.

Adından da anlaşılacağı gibi, hastanın şeker seviyesinin yüksek olduğu halde hastalığa tanı koyamayacak yükseklikte olmasıdır.

Yapılan çalışmalar  gizli şeker hastalarında tip 2 şekerin gelişiminin 10 yıldan fazla zaman aldığını ortaya koymaktadır.

Gizli şeker hastasının sağlıklı kişilere göre kalp damar hastalıklarına yakalanma riski 2 kat daha fazladır.

Gizli şeker hastalığı sağlıklı beslenme ile kontrol altına alınabilir veya tamamen iyileştirilebilir şeker hastalığı türüdür.

Hamilelikte Şeker Hastalığı

Hamilikte Şeker hastalığı genelde geçici olmasına rağmen çok nadir kalıcı olabilir.

Hamilelikten önce yeterli miktarda insülin üretebilen pankreas hormonlardaki değişiklikler yüzünden görevini yapamaz duruma gelir.

Gestasyonel Diyabet olarak adlandırılan durum genelde hamilelikten sonra geçer.

Hamilelik döneminde şeker hastalığı 30 yaşın üzerinde olan kadınlarda daha sık görülür, bundan dolayı hamilelik döneminde şeker seviyesi sürekli kontrol altında tutulur.

Aynı şekilde aşırı kilolu gebe anne adaylarında da hamilelik döneminde şeker hastalığı çıkma riski yüksektir.

Bazı araştırmalar hamilelik döneminde şeker hastalığının %50 kalıcı olduğunu ortaya koymaktadır fakat sağlıklı beslenme bu riski azaltır.

Tip 1 ve Tip 2 Şeker Hastalığı Belirtileri

Tip 1 ve Tip 2 şeker hastalığı belirtilerinin bir kısmı benzerdir.

Tip 1 şeker hastalığı belirtileri daha çok çocuklarda ve gençlerde kendisini gösterir.

Tip 2 diyabet belirtileri isi erişkinlerde ve yaşlılarda daha fazla görülür.

  • sık enfeksiyonlar
  • mide bulantısı
  • kusma
  • bulanık görüş
  • açlık hissi
  • dehidratasyon
  • kilo kaybı veya artışı
  • yorgunluk,
  • kuru ağız,
  • yavaş iyileşen yaralar
  • kaşıntı cilt
  • enfeksiyonlara artan duyarlılık.

Şeker Hastalığının 10 Erken Belirtisi

Şeker Hastalığını Belirtileri Nelerdir?

Şeker hastalığının erken teşhisi hayati önem taşımaktadır.

Şeker hastalığı geliştikçe diğer organların sağlığını bozan ölümcül hastalıklardandır.

Şeker hastalığının erken teşhisi hayat kurtarır. Bundan dolayı belirtilerini erken anlamak hayati önem taşır.

  1. Tedavi edilmeyen, kontrol altına alınmamış şeker hastalığı yüksek kan şekeri seviyeleri yüzünden sık sık idrara çıkılmasına neden olur. Sık aralıklarla idrara çıkmak sadece şeker hastalığı belirtisi olarak algılanmamalı fakat ihmal edilmemelidir.
  2. Susuzluk şeker hastalığı belirtileri arasında en yaygınıdır.
  3. Kilo kaybı, şeker hastalığı belirtileri arasında en çok hissedilenidir. Şeker hastaları kısa zamanda aşırı kilo kaybına uğrayabilirler.
  4. Düzenli beslenme ve fazla gıda tüketimine rağmen kilo kaybı devam eder.
  5. Yorgunluk hissi, tedavi edilmemiş şeker hastalığı belirtilerindendir. Şeker hastaları kendilerini sürekli yorgun hissederler.
  6. Mide bulantısı ve kusma, şeker hastalığı erken belirtileri arasındadır.
  7. Enfeksiyon mesane, deri ve vajinal bölgelerde sık enfeksiyon oluşması şeker hastalığı belirtileri arasındadır.
  8. Görme bozukluğu, başlangıç aşamasından hastalığın ilerleme sürecine göre düzenli artan bulanıklık, görme bozuklukları.
  9. Koma, aşırı yükselen kan şekeri sonucu, hastalığın ilerlediği dönemde bilinç kaybı, koma hali oluşur.
  10. Kanda glikoz dalgalanması, sağlıklı kişilerde kanda glikoz seviyesinde dalgalanma olmaz.

Şeker Hastalığı Risk Faktörleri

Diyabet için risk faktörleri nelerdir?

Tip 1 diyabet için risk faktörleri, tip 2 diyabet için olduğu kadar iyi anlaşılmamıştır.

Tip 1 Dayebtin risk faktörleri genelde kalıtsal olarak açıklanmaktadır.

Tip 2 diyabet ve pre-diyabet için risk faktörleri çoktur.

Aşağıdakiler tip 2 diyabet geliştirme riskinizi ile ilgilidir.

  • Obez
  • Aşırı kilo
  • Yüksek tansiyon
  • Yüksek seviyelerde trigliserit
  • Düşük seviyelerde “iyi” kolesterol (HDL)
  • Sedanter yaşam tarzı
  • Aile Geçmişi, kalıtsal
  • Yaşlılık
  • Polikistik over sendromu
  • Bozulmuş glukoz toleransı
  • İnsülin direnci
  • Gebelikte şeker

Şeker Hastalığına Hangi Bölüm, Doktor Bakar

Şeker hastalığı diğer organları da etkileyen bir hastalık olduğunu söylemiştik, bundan dolayı birkaç doktora gitmek zorunda kalabilirsiniz.

Fakat başlangıç ve teşhis aşamasında dahiliyeye gitmelisiniz.

Endokrinoloji, hem hormon rahatsızlıkları ile ilgilenen tıbbın uzmanlık alanıdır. Ayrıca endokrinologlar pediatrik endokrinologlar diyabetli hastaları yönetmektedir.

Şeker hastaları aile hekimliği veya iç hastalıkları uzmanları tarafından tedavi edilebilir

Komplikasyonlar ortaya çıktığında, şeker hastaları, nörologlar, gastroenterologlar, göz doktorları, cerrahlar, kardiyologlar veya diğer sağlık uzmanları tarafından kontrol ve tedavi edilebilirler.

Şeker Hastalığı Hakkında Daha Fazla Bilgi

Şeker hastalığı hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayınız.

İlgili linkte şeker hastalığı, tedavi yöntemleri, detaylı belirtileri, bitkisel tedavi yöntemleri hakkında daha detaylı makaleleri inceleye bilirsiniz.

Dr. Yulia Yusipova bitkisel tedavi uzmanı olarak bitkilerin faydaları üzerinde araştırmalar yapmaktır. Saglikfit.com için ele aldığı makaleler bu araştırmaların gölgesinde hazırlanmaktadır.

Источник: https://www.saglikfit.com/seker-hastaligi-belirtileri-nelerdir

Şeker (Diyabet) Hastalığının Belirtileri, Tanısı ve Tipleri

Diyabet (Şeker) Belirtileri Nelerdir?

Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Mümtaz Takır bilgilendiriyor…

Günlük yaşamda gerekli aktiviteleri sürdürebilmemiz için vücudumuz, glukoz denilen bir tür şekere ihtiyaç duyar.Glukoz, tükettiğimiz gıdalarla özellikle de nişastalı ve şekerli olanlarla alınır. Sindirim işlemi sayesinde bu gıdalardaki nişasta ve şeker glukoza çevrilerek kana karışır. Ancak, kandaki glukozun enerji olarak kullanılabilmesi için bir işlem daha gereklidir.

Bu işlem vücutta pankreas adı verilen bir organın sağladığı insülin tarafından gerçekleştirilir. Kandaki glukoz, insülin sayesinde hücrelerin içine girebilir ve enerji elde etmek için kullanılır.Pankreas yeterince insülin yapamadığında vücudumuz glukozu kullanamaz ve kandaki bu glukoz, yani şeker giderek yükselir.

Bu durumun yol açtığı rahatsızlığa şeker hastalığı (diyabet) diyoruz.

Şeker Hastalığı Tipleri

Tip 1 Diyabet, çok genç yaşlarda başlar. Bu tipte, pankreasta üretilen insülin miktarı çok düşüktür veya üretim tamamen durmuştur. Tip 1 diyabet sıklığı ülkeler (bölgeler) arasında farklılık göstermekte ve her yıl 15 yaş altındaki 100.000 çocuktan 1-42'sinde şeker hastalığı gelişmektedir.

Tip 2 Diyabet, yetişkin yaşlarda başlar. Burada insülin üretiminin eksikliğinden ziyade, üretilen insülin gerektiği şekilde etki gösterememektedir. Çünkü insülin hücrede bulunan bağlantı bölgelerine bağlanamaz. Genel olarak erişkin nüfusta %4-8 oranında tip 2 diyabet görülmektedir.

Ayrıca yatkınlığı olan kişilerde, gebelikte üretilen bazı hormonlara ve metabolik yükteki artışa bağlı olarak gebelik sırasında ortaya çıkan ve gestasyonel (gebelik) diyabet adı verilen bir şeker hastalığı çeşidi daha vardır.

Bu tip şeker hastalığında kan şekeri hamilelik sonrasında genellikle normale döner. Ancak bu kişilerin yaklaşık % 40'ında,sonraki 15 yıl içerisinde tip 2 diyabet gelişir.

Gebe kadınların yaklaşık % 3'ünde şeker hastalığı ortaya çıkabilir.

Şeker Hastalığı Riski Kimlerde Daha Fazladır?

Herkeste, her yerde, her yaşta şeker hastalığı teşhis edilebilir.

  • Ailesinde şeker hastalığı olanlar,
  • Şişman kişiler,
  • 4 kg'dan daha ağır bebek doğuran kadınlar,
  • Stres altında yaşayan kişilerde şeker hastalığı görülme riski daha yüksektir.
  • Ayrıca pankreasın kronik iltihabı, pankreas tümörleri ve ameliyatları ile hipertiroidi, akromegali gibi bazı hormon hastalıkları tip 2 diyabete yol açabilir.

Şeker hastalığının Belirtileri ve Tanısı

  • Sık idrara çıkma,
  • Ağız kuruluğu,
  • Çok su içme,
  • Cilt yaralarının geç iyileşmesi,
  • Kuru ve kaşıntılı bir cilt,
  • Sık sık infeksiyon gelişmesi
  • Ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma görülür. Ancak bu belirtiler zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkar.

Bir kişinin şeker hastası olup olmadığı açlık kan şekeri(AKŞ) ölçümü veya Oral Glikoz Tolerans Testi(OGTT) yapılarak saptanır. AKŞ ölçümü 100-125 mg/dl olması gizli şeker(pre-diyabet) sinyalidir.

AKŞ ölçüm sonucunun 126 mg/dl veya daha fazla olması şeker hastalığının varlığını gösterir.OGTT'de glikozdan zengin sıvı aldıktan 2 saat sonraki kan şekeri değeri önemlidir.

İkinici saat kan şekeri ölçümü 140-199 mg/dl ise gizli şeker,200 mg/dl veya daha yüksek ise şeker hastalığı tanısı konulur.

Gizli Şeker (Pre-diyabet) Nedir? Gizli Şeker Belirtileri ?

Eğer bir kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek olmasına karşın şeker hastalığı tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse gizli şeker belirtisi göstermektedir ve bu durumda kişi gizli şeker hastası olarak tanımlanır. Bazı çalışmalar gizli şekerli çoğu kişide 10 yıl içinde Tip 2 diyabet geliştiğini saptamıştır. Yani gizli şeker Tip 2 diyabete adaylık durumudur.

Gizli şekerli kişilerde kalp ve damar hastalığı riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat daha fazladır. Şeker hastalarında ise 2-4 kat fazladır.

Şeker Hastalığından Kurtulmak İçin Ne Yapılmalı ?

  • Hekiminizin diyet, egzersiz ve ilaç önerilerini aynen uygulayın.
  • Kan şekeri düzeyinizi düzenli olarak ölçün veya ölçtürün ve kaydedin.
  • Sigara içiyorsanız bırakın.
  • Şeker hastalığının uzun dönemde ortaya çıkan komplikasyonları konusunda mümkün olduğunca fazlaca bilgi edinin.
  • Sık sık tansiyonunuzu kontrol edin; yüksekse düşürmek için ne yapmanız gerektiğini öğrenin ve verilen tedaviyi aynen uygulayın.
  • Her yıl tam bir göz muayenesinden geçin.
  • Böbrek hasarına ait belirtiler açısından kanınızda ve idrarınızda gerekli testleri yaptırın. Sonuçların ne anlama geldiğini, böbreklerinizi korumak için neler yapmanız gerektiğini öğrenin.
  • Kan yağlarınızı ölçtürün; yüksekse nasıl düşürüleceğini öğrenin ve verilen diyet, egzersiz ve tedaviyi aynen uygulayın.
  • Sinir hasarına ait yakınmalar (el ve ayaklarda karıncalanma ve yanma hissi, his azalması gibi) varsa, doktorunuza mutlak söyleyin.
  • Ayaklarınızı ve derinizi her gün kontrol edin. Ayakkabılarınızı geniş ve yumusak derili ayakkabılardan seçin tırnaklan uzun ve düz kesin. Herhangi bir sorun varsa, hemen tedavi edilmesini sağlayın.
  • Gebe iseniz veya gebe kalmayı planlıyorsanız hemen doktorunuzu görün. Kan şekerinizin gebelik öncesinde ve sırasında normale yakın değerlerde devam ettirilmesi hem sizin, hem de bebeğinizin karşılaşabileceği riskleri azaltır.

Endokrinoloji hastalıklarıyla ilgili sorularınız için çağrı merkezi 444 77 99 numaralı telefondan bize ulaşabilir veya info@centralhospital.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Источник: http://centralhospital.com/haberler/seker--diyabet--hastaliginin-belirtileri-tanisi-ve-tipleri/

Şeker Hastalığı: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Diyabet (Şeker) Belirtileri Nelerdir?
86 / 100SEO Score

Şeker hastalığı, vücudun kan şekeri dengesini sağlayamadığı ve şekerin dokulara zarar verebilecek seviyelere yükseldiği metabolik bir hastalıktır. Özellikle hareketsiz yaşam tarzının benimsendiği çağımızda önemli bir sağlık sorunudur.

Kandaki şekerin temel olarak iki kaynağı vardır; birincisi yediğimiz besinler ikinci ise karaciğerde depo halinde bulunan glikoz(şeker). Uzayan açlık durumunda karaciğerden kana şeker salınırken, yemek sonrası ise kandan karaciğer ve dokulara glikoz (şeker) geçişi olur. Kan şekeri başta insülin hormonu olmak üzere birçok hormonun etkisi altında hassas bir şekilde kontrol edilir.

Şeker Hastalığı Nedir?

Şeker hastalığı tıp dilindeki ismiyle “diyabet” , adından da anlaşılacağı üzere kan şekeri seviyelerinin yüksekliği ile seyreden bir hastalıktır. Şeker (glikoz) vücudumuz için önemli bir enerji kaynağı olmakla birlikte beyin için temel enerji kaynağıdır. Yaşamın devamı için kan şekeri belli seviyelerde tutulur.  Eğer bu seviyelerin üzerine çıkmaya başlarsa dokulara zarar verir.

Bu Hastalık Temelde 2 Mekanizma İle oluşur:

  1. İnsülin hormonunun yetersizliği: Vücutta yeterince insülin üretilemez.
  2. İnsülin hormonuna direnç: Yeterli insülin olduğu halde dokularda bu insüline karşı direnç vardır. Yani insülinin etkisini gösterememesi.

Peki insülin nedir?

İnsülin pankreastan salgılanan, kanda bulunan şekerin dokularımız tarafından kullanılmasını sağlayan bir hormondur. Birçok görevi olmasına rağmen temel olarak kan şekerini düzenler.

Yemek yediğimizde kana geçen glikoza (şekere) karşılık salgılanan bu hormon, şekerin hem dokularımız tarafından kullanılmasını hem de depolanmasını sağlar.

Sonuç olarak kan şekerinin yükselmesini engelleyen bir hormondur.

Yüksek şeker neden tehlidir?

Yüksek şeker, dokular üzerinde toksik etki yapar. Başta damarlar olmak üzere dokular ile etkileşime geçerek bunların yapısını bozar. Bu da uzun süreçte farklı organlarda, farklı derecelerde hasarlara yol açar. Özellikle damar yapısını bozuyor olması kalp, böbrek, göz, sinir gibi önemli yapıların beslenmesini bozar.

Şeker hastalığının temelde 3 türü vardır:

  • Tip 1 Diyabet,
  • Tip 2 Diyabet,
  • Gestasyonel Diyabet(Gebelik şekeri).

Not: Günümüzde birçok şeker hastalığı alt tipi bulunmaktadır. 

Şeker Hastalığının Nedenleri

Vücuttaki iki mekanizmanın bozukluğu şeker hastalığına neden olur.

  • Birincisi pankreastan yeterince insülin üretilememesi,
  • İkincisi ise insülin miktarı normal olduğu halde vücudumuzda buna karşı direnç olması ve olan insülinin kullanılamamasıdır.

Şeker hastalığının şeker tüketmek ile direkt bir ilişkisi yoktur. Yani kişi şeker yediği için şeker hastası olmaz.

Tip 1 Şeker Hastalığı Nedenleri (Tip 1 Diyabet)

Genetik yatkınlığı olan kişilerde çevresel faktörlerin (bazı virüsler, toksinler, stres) etkisi ile ortaya çıkar. Tip 1 diabette kandaki insülin hormonu ya yoktur yada çok azdır.

Oluşma şekli büyük oranda otoümminiteye bağlıdır.

Yani normalde zararlı etmenlere (virüs,bakteri,yabancı maddeler…) karşı savaşan ve onları öldüren savunma hücrelerinin, kendi pankreas hücrelerine saldırıp onları yok etmesi sonucu oluşur.

Sonuç olarak pankrestan insülin salgılayan hücreler ya yok olmuştur yada çok az kalmışlardır. Bu da şeker hastalığının gelişmesine neden olur.

Daha çok 30 yaş öncesinde başlayan tip 1 diyabette şikayetler aniden başlar.  Bu hastalığı olanlar genellikle zayıf veya normal kilodadırlar. Mutlak insülin eksikliği olduğu için tedavide insülin verilir.

Tip 2 Diyabet

Tip 2 diyabette asıl sorun kandaki insüline karşı vücutta direnç gelişmesidir. İnsülin direnci sonucu dokular kandaki şekeri kullanamaz. Yani kabaca insülin var ama yeterince etki etmiyor denilebilir. Bu durum şekerin yükselmesine neden olur. Tip 2 diyabet hastalığının ilerleyen dönemlerinde insülin miktarında da düşme olur.

Tip 2 diyabette genetik yatkınlık çok önemlidir. Bu hastalığa yakalananların çoğu obez veya fazla kiloludurlar. Genellikle sinsi seyreder ve başlangıçta hiçbir belirti vermeyebilir.

Gestasyonel Diyabet (Gebelik şekeri)

Gebelik şekeri olarak bilinen gestasyonel diyabet hastalığının tetikleyicisi gebeliğin devamı için salgılanan hormonlardır. Gebelikle artan hormonlar insüline karşı direnç oluştururlar. Normalde insan vücudu bu direnci daha fazla insülin salgılayarak yener. Ancak gebelik şekeri bulunan kişilerin pankreas hücreleri bu yanıtı oluşturamaz. Sonuç olarak kan şekeri yükselir.

Gebelikte vücut daha fazla insüline ihtiyaç duyar. Ancak bazı kişilerde insülin üreten hücreler sınırlıdır. Üretilen insülin miktarı normal şartlarda yeterli olsa da gebelikte yetersiz kalır.

Genellikle doğum sonrası düzelen gebelik şekeri diğer gebeliklerde de tekrarlar. Gebelik şekerinde de genetik yatkınlık söz konusudur.

Gebeliğin şekeri olan kişiler doğum sonrası normale dönerler. Ancak bu kişilerim ilerleyen dönemlerde tip 2 diyabet olma riskleri yüksektir.

Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler kan şekerinin yüksekliği ile ilişkili olarak değişir. Hiçbir belirti vermemesinden komaya kadar değişen bir tabloya neden olabilir.

Şeker hastalığının en sık görülen belirtileri:

  1. Ağız kuruluğu
  2. Çok su içme
  3. Sık idrara çıkma
  4. Çok acıkma, çok yemek yeme veya iştahsızlık
  5. Artan ve açıklanamayan halsizlik
  6. Çabuk yorulma
  7. Sinirlilik
  8. Açıklanamayan kilo kaybı (genelde  tip 1 diyabette görülür)
  9. Bulanık görme (kan şekerindeki dalgalanmalar sonucu)
  10. Yavaş iyileşen yaralar
  11. Sık enfeksiyon geçirme ve tekrarlayan mantar enfeksiyonları
  12. Diş etlerinde ağrı, kızarıklık ve hassasiyet
  13. Erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu
  14. Ellerde ayaklarda yanma, uyuşma, karıncalanma

Kimler Şeker Hastalığı Açısından Risk Altındadır?

Tip 1 diyabet için en önemli risk faktörü ailede şeker hastası bireyin olmasıdır. Bebekleri 4 ayından önce inek sütüyle beslemek ve D vitamini eksikliğinin riski arttırdığı söylenmektedir.

Tip 2 diyabet için birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:

  • Obez veya fazla kilolu olmak
  • Yüksek tansiyon hastalığı
  • Kötü kolesterolün yüksek olup iyi kolesterolün düşük olması
  • Hareketsiz yaşam tarzı, egzersiz yapmama
  • Ailede şeker hastalığı öyküsü olması
  • Polikistik over sendromu olması
  • Gebelik şekeri (gestasyonel diyabet) geçirmiş olmak
  • İleri yaş
  • İnsülin direnci veya bozulmuş glikoz toleransının olması.

Yukarıdaki faktörlerin birine veya birkaçına sahip olanlar şeker hastalığı için risk taşımaktadır. Bu durum şeker hastası olacakları anlamına gelmez ancak şeker hastalığı belirtileri için daha dikkatli olmalarını gerektirir.

 Şeker Hastalığının Vücuda Verdiği Zararlar (Komplikasyonlar)

Uzun süreli kan şekeri yüksekliği vücuttaki birçok dokuyu ve organı olumsuz etkileler. Zamanla dokuların ve organların fonksiyonunu bozar.

Kişinin kan şekeri ne kadar kontrolsüzse risk de o kadar yüksektir. Yani şekeri sürekli yüksek olan ve düzenli tedavi almayan birinde istenmeyen etkiler daha kısa sürede başlar.

Şeker Hastalığının Vücuda Verdiği Zararlar

  • Kalp hastalığına yakalanma ve kalp krizi geçirme riskini arttırır.
  • Görme problemlerine neden olur . Gözün ışığa duyarlı bölgesinin kan akımının azalması sonucu diyabetik retinopati adı verilen durum gelişir. Görme bulanıklığından tam görme kaybına kadar değişebilen sorunlara neden olur.
  • Böbreklerin fonksiyonlarında bozulma veya böbrek yetmezliğine neden olabilir. Diyabetik nefropati adı verilen bu durum, idrarda protein kaçağı ile kendini gösterebilir.
  • Vücuttaki sinirlere hasar verebilir(nöropati). Sinir hücrelerini besleyen küçük kan damarlarında daralma veya tıkanıklık yaparak çeşitli sinirsel belirtilere neden olur. Ellerde, ayaklarda uyuşma ve duyu kaybı gibi…
  • Ayaklarda gelişen hissizlik sonucunda küçük yaralar gelişir.  Bu yaralar bazen mikrop kapabilir. Bu enfeksiyonlu yaralar çok yavaş iyileşir ve ciddi sorunlara neden olabilir. Bu durumun ilerlemiş haline diyabetik ayak adı verilir.
  • Kan dolaşımını bozduğu için cinsel fonksiyon bozukluğu yapabilir.

Şeker hastalığı bunların dışında birçok dokuyu etkileyerek fonksiyon bozukluğu yapabilir.

Kan şekerini sıkı bir şekilde kontrol altına almak, yukarıdaki durumlara yakalanma riskini düşürür. Ayrıca sigara içme, yüksek tansiyon, yüksek kolestrol, fazla kilolu olmak, hareketsiz yaşam tarı gibi faktörler yukarıdaki durumların gelişme riskini arttırır.

Şeker Hastalığı Teşhisi

Şeker hastalığı kanınızdaki şeker değerinin belli seviyelerin üzerinde olması ile anlaşılır.

Şeker hastalığı belirtileri olan kişide teşhis için:

  • Açlık (8 saat hiçbirşey yememe) kan şekerinin 126 mg/dl üzerinde olduğu iki ayrı testle onaylanması.
  • Herhangi bir dönemde rastgele bakılan şeker seviyesinin 200 mg/dl üzerinde olması. Bu yükseklik 2 ayrı testte onaylanmış olmalıdır.
  • HbA1c değerinin 6.5 mg/dl üzerinde olması. (Bkz: HbA1c nedir?)
  • Şeker yükleme testi (OGTT) sonrası 2. saat şeker seviyelerinin 200 mg/dl üzerinde olması.

Belirtileri olan kişide yukarıdaki dört testten herhangi birinin pozitif çıkması teşhisi için yeterlidir. Şeker hastalığından şüpheleniyorsanız lütfen beklemeden doktorunuza başvurunuz.

Gizli Şeker Nedir? Nasıl Anlaşılır?

Gizli şeker olarak bilinen durum şu isimlerle de anılır; prediabetik, bozulmuş glikoz toleransı, bozulmuş açlık glikozu…

Gizli şekerde, kan testlerinde kişinin şeker hastası olmadığı belirlenmiştir. Ancak test sonuçları ileride şeker hastalığı gelişebileceğini düşündürecek seviyededir.

  • Açlık şekeri 100-125mg/dl arasında olması,
  • Şeker yükleme testi sonrası 2. saat şekerinin 140-199 mg/dl arası olması,
  • HbA1c (3 aylık şeker) seviyesinin 5.7 ile 6.4 arasında olması.

Yapılan testlerde sonuçlar yukarıdaki gibi çıkarsa kişide gizli şeker olduğu söylenir.

Gizli Şeker, kişinin şu anda şeker hastası olmadığını ancak şeker testlerinin sınırda geldiğini ifade eder. Bu durumun ilerde şeker hastalığına ilerleyebileceğini gösterir. Bir anlamda şeker hastalığının habercisidir.

Gizli şekeriniz varsa hızlıca yaşam tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekir. Hareketli yaşam tarzı(egzersiz) ve fazla kiloların verilmesi, gizli şekeri olan hastaların şeker hastalığına yakalanma ihtimalini %58 oranında engeller veya geciktirir.

Şeker Hastalığının Tedavisi

Şeker hastalığının tipine göre tedavi değişmektedir.

Tip 1 diyabet tedavisi

Tip 1 diyabet hastalarının ömür boyu insülin kullanmaları gerekir. Yaşam tarzı değişiklikleri, egzersiz ve beslenme alışkanlıkları tedavinin bir parçasıdır.

Pankreas nakli (adacık hücre nakli), tip 1 diyabet hastaları için insülin kullanımını ortadan kaldıran bir seçenek olarak görülmektedir. Ancak her zaman başarılı olmaması ve başarılı olsa bile nakil sonucu ömür boyu farklı ilaçlar kullanmak zorunda kalınması bu tedavinin dezavantajıdır. Bu dezavantaj kimi zaman şeker hastalığından daha tehli sonuçlar doğurabilir.

Tip 2 diyabet (şeker) hastalarının tedavisi

Tip 2 diyabetin tedavisi, daha geniş seçenekler içermektedir. İlaç tedavisi, ağızdan alınan haplardan insülin kullanımına kadar değişir. Bu hastalar ilk dönemlerde yaşam tarzı değişikliği ve hap tedavisi ile şekerlerini kontrol altına alabilirler. İlerleyen dönemlerde ise insülin ihtiyaçları ortaya çıkar ve insülin kullanmak zorunda kalırlar.

Ağızdan alınan şeker ilaçlarının üç farklı etki mekanizmaları vardır:

  • Pankreastan insülin salınımını arttıranlar,
  • Vücudun insülin direncini azaltıp dokuların şeker kullanımını arttıranlar,
  • Mide barsak sisteminden şeker emilimini azaltanlar.

Tip 2 diyabet(şeker) hastalarına yukarıdaki mekanizmalara sahip ilaçlardan biri veya birkaçı birlikte verilebilir.  Aşırı kilo önemli bir risk faktörü olduğundan, obez hastalarda zayıflama ameliyatları (bariatrik cerrahi) yapılmakta ve kan şekerleri düşürülmektedir. Bu ameliyatlar her hastaya uygun değildir.

Şeker Hastalarında Egzersizin Önemi

Düzenli egzersiz kandaki şekerin hücreler tarafından alınıp kullanılmasını arttırarak kan şekeri seviyelerinin düşmesine yardımcı olur. Vücuttaki insülin direncini azaltıp, insülin duyarlılığını arttırır. Böylece şeker hastaları daha düşük seviyelerde insüline ihtiyaç duyarlar.

Şeker hastaları nasıl beslenmeli?

Egzersiz, özellikle tip 2 diyabet hastalığının gelişmesini engellemeye yardımcı olur. Ayrıca gizli şeker teşhisi almış kişiler egzersiz yaparak şeker hastalığına yakalanma riskini önemli derecede azaltmış olurlar. Şeker hastalığı dahiliye veya endokrinoloji doktoru tarafından takip edilir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/seker-hastaligi-belirtileri-nedenleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.