Diyabet- Şeker Hastalarında Pankreas Nakli

içerik

Şeker hastalığına bitkisel kesin çözüm

Diyabet- Şeker Hastalarında Pankreas Nakli

şeker hastalığına bitkisel kesin çözüm başlıklı bu yazımızda şekere bitkisel kesin çözüm olabilecek bitkisel kür tariflerini sizlerle paylaşacağız. Şeker hastalığı çağımızın en yaygın kronik hastalıklarından biri.

Maalesef, şeker ilaçlarını kullanarak iyileşen bir hastayı bizler şu ana kadar tanımadık, sizin çevrenizde var mı bilmiyoruz. Tam tersine, kullanılan ilaçlar bir süre sonra böbrekler ve göz başta olmak üzere, çeşitli organlarda rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden oluyor.

Beslenme alışkanlıklarınızı, yaşam tarzınızı değiştirerek ve aşağıda verdiğimiz bitkisel kürleri uygulayarak şekere bitkisel kesin çözüm bulabilir, insüline bağımlı olmadan sağlıklı bir şekilde hayatınıza devam edebilirsiniz.

Bu yazımızda öncelikle, şeker hastalığı (diabet) nedir, şeker hastalığı belirtileri nelerdir, doğal yollarla şeker hastalığı tedavisi  , şeker hastalığına iyi gelen bitkiler , konularında sizleri bilgilendirmeye çalışacağız.

Şeker hastalığı çok sık görülen ve önlemi alınmadığı takdirde böbreklerin işlevini görmez hale gelmesi, görme kayıpları ve ölüm ile sonuçlanmaktadır. Hastalık boyunca de insanların yaşam kalitesi ciddi bir şekilde düşmektedir.

Peki şeker hastalığının tedavisi mümkün değil midir? Bu hastalığa yakalananlar ilaçlar ile tamamen iyileşebilirler mi? Sizin çevrenizde tıbbi ilaç kullanarak şeker hastalığı tamamen iyileşen kişi var mı? Dr.

Ümit Aktaş’ın bu konudaki yazısından bir alıntı: “ilaçlar diyabeti tedavi falan etmez, aksine daha vahim bir tablonun oluşmasına zemin hazırlar.

Şekeriniz normal değerlerin biraz üstünde seyrediyor, diye doktora gidersiniz, doktor hemen ilaç verir ve bir de bakmışsınız birkaç sene sonra kendinize insülin iğnesi yapmaya başlamışsınız.  Hastalığı kendi seyrine bıraksanız dahi bu kadar karanlık bir tabloyla karşılaşmazsınız!”
şeker hastalığına bitkisel kesin çözüm

şeker hastalığına bitkisel kesin çözüm vardır ve şeker hastalığından tamamen kurtulmak, bedenimize verdiği rahatsızlıkları minimuma indirmek mümkündür.

Maalesef, toplumumuzda insanlar hastalıklarının sebebini araştırmamakta, sadece doktorların verdiği ilaçlar ile hastalıklarının tedavi olmasını beklemektedirler.

Tabi ki, modern tıbbı yok saymak yanlış ama tek başına modern tıp hastalıklarımızdan kurtulmak için yeterli değildir. Yediklerimiz, içtiklerimiz tedavi sürecinde çok etkilidir.

Şeker Hastalığı Nedir?

Şeker hastalığına kesin çözüm , tedavinin etkili ve başarılı olabilmesi için öncelikle hastalığımızı tanımamız, sebeplerini bilmemiz gerekir. Şeker hastalarının sık sık dile getirdikleri terimleri kısaca açıklayalım, şeker hastalığının tedavisi .

Glikoz: Beyin hücreleri de dahil olmak üzere vücudumuzdaki pek çok hücrenin temel enerji kaynağıdır, bu sayede günlük yaşamımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebiliriz. Glikoz vücudumuzun ana yakıt ve enerji kaynağı olan özel bir şekerdir.

Birçok sebze ve meyve, tam tahıllar, baklagiller, süt, yoğurt, pirinç ile patates gibi nişastalı besinler, yapılarında doğal olarak glikoz bulunduran gıda kaynaklarıdır.

 İnsan midesine giren karbonhidratların çok büyük bir kısmı, vücut tarafından kullanılmak üzere, glikoza dönüştürülmektedir. Glikoz, sindirim sırasında direkt kana karışmakta ve hücreler için hızlı bir enerji kaynağı haline gelmektedir.

Beyin yakıtı olarak da tanımlanan glikozun bir diğer önemi ise, kırmızı kan hücrelerine etki etmesidir. Çünkü glikoz, hücrelerin solunum ve enerji kaynağıdır.

İnsülin: Midenin hemen altında yer alan ve bir beze şeklinde olan pankreas tarafından üretilen bir hormondur. Alınan besinler ile üretilen glikoz direkt kana karışır.

 Vücudumuzdaki olan enerjinin üretilmesi için hücrelerin glikoza ihtiyacı olduğunu belirtmiştik, peki direkt kana karışan glikoz hücrelere nasıl gelecek. Kandaki glikozu hücrelere taşıyan insülin hormonudur.

  İnsülin, vücut hücrelerinin “kapılarını” (glikoz kanalları) açan ve glikozun, enerji için kullanılmak üzere kandan hücrelere geçmesini olanaklı kılan bir anahtar gibidir.

Özetleyecek olursak vücudumuzdaki hücrelerin glikoza ihtiyacı vardır. Aldığımız besinler ile kana karışan glikozun da hücrelere taşınabilmesi için insüline ihtiyaç vardır. (www.hezarfenyayinlari.com)

Şeker Hastalığının Sebebi Nedir?

  • Şeker hastalığında, pankreas ya insülin üretemez veya ürettiği insülin doğru bir şekilde çalışamaz.
  • İnsülinin işini yapmaması durumunda ise, glikoz kanalları kapanır. Glikoz kanda birikerek yüksek kan şekeri düzeylerine yol açar, bu da şeker hastalığı ile bağlantılı sağlık sorunlarına neden olur.

Şeker Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

  • Aşırı susama ve sus içme isteği,
  • Aşırı şekilde yemek yeme ve iştahın açılması,
  • Geceleri uyanarak dahi olmak üzere sık sık idrara çıkma,
  • Cilt üzerinde kuruluklar,
  • Çok çabuk yorulma ve sürekli olarak halsizlik durumu,
  • Vücudumuzda oluşan yaraların çok geç iyileşmesi,
  • Görme duyumuzda bozulmalar olması, ara sıra bulanık görmeler,
  • Mide bulantısı,
  • Kusma,
  • Nefes kokusu.

Şeker Hastaları için Öneriler

Şeker hastalığına bitkisel kesin çözüm , şeker hastalığına ne iyi gelir bitkisel , şeker hastalığının tedavisinin temelini doğru beslenme ve düzenli egzersiz oluşturur.

Şeker hastaları sağlıklı beslenmeli, sigara içmemeli, alkol tüketmemeli, düzenli egzersiz yapmalı.

Beslenme:

  • Makarnayı, ekmeği, böreği, çöreği kısacası tüm buğday ürünlerini, pirinci, pilavı, bulguru, tatlıyı, işlenmiş gıdaları hayatınızdan çıkarın.
  • Et, balık, tavuk, ciğer, yumurta gibi hayvansal protein kaynakları, zeytinyağı, tereyağı gibi sağlıklı yağlar ve mevsim sebzelerinden bir diyet kan şekerinizi dengelemeye yardımcı olacaktır.
  • İşlenmiş gıdaları hayatınızdan çıkarmalısınız.
  • Tüm sebzeleri mevsiminde yemelisiniz. Mevsim dışında yedikleriniz sebze değil, tarım ilacı ve hormon deposudur.
  • Meyvelerin şeker içerdiğini unutmayın. Şeker hastaları çok çok az meyve yemelidir. Seçiminizi elma gibi düşük oranda şeker içeren, yani glisemik indeksi düşük meyvelerden yana yapmalısınız. Meyve sularından ise kesinlikle uzak durmalısınız.
  • Hazır mayalı gıdalar yasak. Hazır maya insan vücudunda sindirilemez ve gıda intoleransına neden olur. Evde kullandığınız yaş maya, kuru maya, fırıncı mayası, pastane mayasından uzak durun.
  • Tüm sakatatlar faydalı ve gereklidir. Ciğer, paça çorbası, kemik suyu diyabet hastalarının öğünlerinde her zaman yer almalıdır.
  • Mevsim sebzeleriyle hazırladığınız tüm zeytinyağlı yemekleri sofranızdan eksik etmeyin. Halis tereyağından da korkmayın, bolca tüketebilirsiniz. Asıl korkmanız gereken margarinlerdir! Bir de çiçek yağı ve mısır özü yağı var, bunların bitkisel kökenli olduklarına bakmayın, üretim süreçlerindeki işlemler yüzünden sağlığa zararlı yağlar arasındalar.
  • Ev yapımı sirke, limon ve zeytinyağı ile hazırlanan tüm salatalar serbest. Mevsimine göre nane, tere, roka, kırmızı lahana, domates, biber, kereviz gibi sebzeleri bolca tüketebilirsiniz.
  • Laktoz içerdiğinden dolayı, diyabet hastaları asla süt içmemelidir.
  • Ev yapımı yoğurt, kefir ve şirden mayasıyla yapılmış peynirler sağlıklı olmak isteyen herkesin öğünlerinde yer alması gereken besinlerdir.

Egzersiz:

Egzersiz diyabete karşı en etkili silahlarınızdan biridir. Düzenli yapılan egzersiz kan şekerini kontrol altında tutar. Nasıl mı? Egzersiz sırasında kandaki şeker kaslar tarafından kullanılır, dolayısıyla da kan şekeri seviyesi dengelenmiş olur. 

Şeker hastalığı bitkisel tedavisi , bu sayfada verdiğimiz bilgiler doğrultusunda yaşam tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirirseniz Allah’ın izni ile şeker hastalığına bitkisel kesin çözüm bulabileceksiniz. 

Çörek Otu Kürü:

3 çay kaşığı çörekotunu havanda iyice ezdikten sonra 1 kase yoğurtla karıştırarak tüketebilirsiniz.  İçerisine 1 çay kaşığı tarçın ve 1 çay kaşığı mahlep de koymalısınız. Günde en fazla 2 kez (sabah-akşam) kullanılabilir. Her ikisi arasında en az 6 saat zaman geçmeli.  Çörekotu kürü en az 15 gün en fazla 1 ay uygulanmalıdır. (doğal şeker ilacı)

Beyaz Lahana Kürü:

Beyaz lahananın 5 tane yaprağını bütün halde kaynamakta olan yarım litre suya atın ve kısık ateşte ağzını kapatarak ortalama 15 dakika süresince haşlayın.

Tatlandırıcı olarak kesinlikle içerisine herhangi bir madde eklemeyin.
Haşladıktan sonra süzün ve soğuk olacak şekilde sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez aç veya tok olarak 1 su bardağı kadar tüketin.

 Bu kürü her gün taze olarak tüketmeniz gerektiğini de unutmayın.

Tarçın Kürü:

Kan şekerini dengeleyen, diyabetle savaşan Tarçın Kürü ile kalp ve damar sağlığınızı destekleyin. 2 adet çubuk tarçın, – 1 tatlı kaşığı zeytin yaprağını 3 bardak kaynar suya koyun. Ağzı kapalı bir şekilde 10 dakika demleyin. Yemeklerden 2 saat sonra, günde 3 kez birer bardak içebilirsiniz. (doğal şeker ilacı)

Pankreas Hasarını Düzelten Kür:

Diyabet hastalarında pankreas hasarı yüksek orandadır. Şeker hastalığın tedavi edilmesi için pankreas hasarının giderilmesi gerekmektedir.

1 tatlı kaşığı atkuyruğı

1 tatlı kaşığı aynısafa

1 tatlı kaşığı karahindiba

Hazırlanışı:

– Tüm malzemeleri kaynamakta olan suya atın.

– Kısık ateşte 3 dakika kaynatın.

– Süzdükten sonra sıcak halde için.

– Günde 2 defa yemeklerden 2 saat sonra içmelisiniz.

Şeker hastaları bu kürü 15 gün uygulayıp, 15 gün ara vererek kullanmalıdırlar. (doğal şeker ilacı)

“İlahi Dokunuş ve Şifanın Şifresi” kitabı+kişiye özel hazırlanacak olan ametist taşı bileklik kargo dahil 80 TL. Kapıda nakit ödeme sistemi ile sipariş için tel 0212 284 19 41-0532 547 99 57 (WhatsApp). www.hezarfenyayinlari.com

Not: Karaciğer yağlanmasına kesin çözüm başlıklı yazımızı da mutlaka okumanızı tavsiye ederiz. https://www.hayatvesaglik.net/karaciger-yaglanmasina-kesin-cozum/

Şeker hastalığı tedavisi, sıkı kontrol gerektiren bir tedavidir.

Mutlaka doktor takibinde kalmalısınız ve kullandığınız ilaçları kendi başınıza bırakmaya kalkmamalısınız, şeker hastalığı tedavisi , Şeker hastalığına kesin çözüm , şeker hastalığına iyi gelen bitkiler , şeker hastalığının tedavisi , şeker hastalığına bitkisel kesin çözüm , şekere bitkisel kesin çözüm .

Источник: https://www.hayatvesaglik.net/seker-hastaligi-tedavisi/

11 Soruda Diyabet (Şeker Hastalığı) Uzman Doktor Cevaplıyor

Diyabet- Şeker Hastalarında Pankreas Nakli

Şeker hastalığı (diyabet) genel olarak kanda şeker (glukoz) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıyla seyreden ve ömür boyu süren bir hastalıktır.

2) Şeker hastalığı neden olur?

Şeker hastalığı, vücudumuzda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretememesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Kandaki şekerin kullanılmak üzere hücrelere alınabilmesi için insülin gereklidir.

İnsülin yokluğu veya etkisizliği durumunda kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri hücrelerinin içine sokamaz ve kandaki şeker seviyesi yükselirken, hücreleri şekerden yani enerjiden yoksun kalır.

Glukoz, özellikle beyin ve kalp hücreleri başta olmak üzere hücrelerin çalışmasını sağlayan temel enerji kaynağıdır.

Şeker hastalığında ise esas olarak hücrelere yakıt olması gereken glukoz hücre dışında kalarak vücut için zararlı bir madde haline döner.

3) Şeker hastalığı hangi yaşta görülür ve kaç tipi vardır?

Diyabet her yaşta görülebilir. Şeker hastalığının genel olarak 2 tipinden söz edilebilir. Tip 1 diyabet, çocuk ve gençlerde (25-30 yaş altı) görülür. Pankreas bezindeki insülin üreten hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından tahrip edilmesi sonucu hiç insülin üretimi olmadığı için mutlak insülin gereksinimi söz konusudur.

Diyabet hastalarının %90-95’inde görülen diyabet şekli ise tip 2 diyabettir.

Tip 2 diyabet daha sıklıkla erişkin yaş grubunda görülür ve sağlıksız beslenme, obezite (şişmanlık), hareketsiz yaşam ve genetik faktörler ile ilişkilidir.

Son yıllarda artan fast food (ayaküstü hızlı beslenme) tarzı beslenme, artan obezite ve hareketsiz yaşam nedeniyle çocuk ve ergenlik çağındaki bireylerde de Tip 2 diyabet görülme sıklığı giderek artmaktadır.

Tip 1 ve Tip 2 diyabetten farklı olarak gebelik sırasında ortaya çıkıp genellikle gebelik sonrası düzelebilen bir diyabet formu da gebelik diyabeti (gestasyonel diyabet) olarak adlandırılmaktadır.

4) Gizli şeker (pre-diyabet) nedir?

Kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek olmasına karşın diyabet tanısı koyacak kadar yüksek değilse bu durumda kişi pre-diyabetik (gizli şeker hastası) olarak tanımlanır. Esasında pre-diyabetin Tip 2 diyabet için bir adaylık durumu olduğu söylenebilir. Pre-diyabet olan kişilerin çoğu eğer önlem alınmaz ise 10 yıl içinde Tip 2 diyabet geliştirirler.

Pre-diyabetli bireylerde kalp damar hastalığı riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat daha fazladır. Bunlara rağmen pre-diyabetli bireyler yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde diyabetli olmayı önleyebilir veya geciktirebilir.

5) Şeker hastalığının belirtileri nelerdir?

Ağız kuruluğu, aşırı susama hissi, çok su içme, sık idrara çıkma, yemek sonrası yorgunluk ve uyuklama, bulanık görme, açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan enfeksiyonlar, iyileşmeyen yaralar sık görülen şeker hastalığı belirtileridir.

Çocuklar ve gençlerde görülen Tip 1 diyabette bu belirtiler çok kısa süre içinde (haftalar ya da aylar) ortaya çıkabilir ve hatta tip 1 diyabetlilerin ilk başvuruları acil servise şeker yüksekliği koması (diyabetik ketoasidoz) şeklinde olabilir.

6) Şeker hastalığının ve gizli şeker hastalığının tanısı nasıl konur?

Normal bir insanın kandaki glukoz düzeyi açlıkta 70 – 100 mg/dl arasındadır. Diyabet teşhisinde yapılan kan şekeri ölçümünün yorumu kişinin açlık tokluk durumuna göre olur.

  • Açlık kan şekerinin 126 mg/dl üzerinde olması durumunda şeker hastalığı (diyabet) tanısı konulur. Eğer 100 ile 126 arasında ise bunun adı “bozulmuş açlık şekeri” dir ve bu bir çeşit gizli şeker (pre-diyabet) formudur.
  • Rastgele mesela yemekten herhangi bir zaman sonra toklukta ölçülen kan şekerinin 200 mg/dl üzerinde olması ve kişide yüksek şeker belirtilerinin olması durumunda yine şeker hastalığı tanısı konur.
  • Şeker yükleme testinin (OGTT) ikinci saatinde kan şekerinin 200 mg/dl üzerinde olması durumunda şeker hastalığı tanısı konulur. Eğer ikinci saat kan şekeri 140 ile 200 arasında ise bunun adı “bozulmuş glukoz toleransı” dir ve bu bir çeşit gizli şeker (pre-diyabet) formudur.
  • Son 3 aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c testinin sonucunun % 6,5 ve üzeri olması durumunda şeker hastalığı tanısı konulur. HbA1c değeri % 5,7 altı olması normal, %5,7-6,4 arası olması sınırdadır ve bu durumda gizli şeker (pre-diyabet) var denilir.

7) Şeker hastalığının tedavisi var mıdır?

Şeker hastalığı kontrol altına alınabilinir; ancak kesin çözüm olan bir tedavisi yoktur.

Tip 1 diyabetlilerde mutlak insülin eksikliği olduğu için insülinsiz kalmak bu hastalarda yaşam ile bağdaşmayan bir durumdur.

Tip 2 diyabetlilerin ise diyet yaptıklarında ve zayıfladıklarında kan şekerleri normale gelir; yani hastalıkları kontrol altına alınmış olur. Ancak diyete uyumları bozulursa tekrar kan şekerleri yükselmeye başlar.

Şeker hastalığında pankreasın veya pankreastaki insülin üreten hücrelerin nakli tedavileri üzerinde yoğun çalışmalar devam etmekte ve seçilmiş hastalarda uygulanmaktadır.

Diğer alanlarda olduğu gibi diyabet tedavisi konusunda da teknolojik gelişmeler ciddi kolaylıklar sağlamaktadır. Özellikle Tip 1 diyabetlilerde olmak üzere insülin pompası tedavilerinin kullanımı giderek artmaktadır.

Yine geliştirilme aşamasında olan yapay pankreas teknolojileri gibi gelişmeler de hem hekimler hem de hastalar için daha konforlu bir diyabet tedavisi imkanı sağlayacaktır.

8) Şeker hastaları ne yememeli?

  • Beyaz ekmek: Rafine edilmiş beyaz un lif ve besin değeri düşük bir gıdadır. Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar veya kepekli ekmekler tercih edilmelidir.
  • Patates: Patates nişastası zengin bir sebzedir ve nişasta hızlıca parçalanıp şekere dönüşmektedir. 1 küçük boy patates (90 gram), 1 dilim ekmek kadar karbonhidrat içerir. Patates yasak olmamakla birlikte haşlanmış bir patates yendiğinde kan şekerini hızla yükseltebilir.
  • Beyaz pirinç: Pirinç, karbonhidrat kaynağıdır. Diyabetli bireyin öğünde alması gereken karbonhidrat miktarı içinde, pirinç yemesinde sakınca yoktur. Ancak, bulgur pilavını (posa yönünden daha zengin olduğu için) pirinç pilavına tercih etmek daha doğru olacaktır.
  • Kahvaltılık gevrekler: İçeriğinde bulunan tahıllar faydalı gibi gözükse de bu tahıllara eklenen tatlandırıcı ve şekerler bunu şeker hastaları için sakıncalı hale getirmektedir.
  • Gazlı içecekler: Kandaki şekeri bir anda yükselttikleri için sadece diyabetiklerin değil sağlıklı insanların da uzak durması gereken içeceklerdir.
  • Hazır paketlenmiş meyve suları: Liften yoksun olmaları, kan şekerini hızla yükseltmeleri ve içerdikleri katkı maddelerinden ötürü diyabetiklerin olduğu kadar sağlıklı insanların da uzak durması gereken içeceklerdir.
  • Taze sıkılmış meyve suları: Meyve suları taze sıkılmış dahi olsa şeker hastalarında bir anda yüksek miktarda alınan fruktozun ani kan şekeri yüksekliğine yol açmasından ötürü meyve suyu yerine taze meyvenin kendisinin tüketiminin tercih edilmesi önerilmektedir.
  • Bal, pekmez: Doğal olduğu düşünülse de bal ve pekmezde yüksek düzeyde şeker olduğundan dolayı ani kan şekeri yükselmelerine yol açabilirler. Bu nedenle şeker hastaları bu gıdaları doğal dahi olsa ölçülü tüketmeye dikkat etmelidirler.
  • Reçel: Doğal ev yapımı dahi olsa reçel içerdiği yüksek şeker nedeniyle diyabetiklerin sakınmaları gereken gıdalardandır.
  • Paketlenmiş ürünler: Çikolata, bisküvi, kek, gofret veya cips gibi paketlenmiş, trans yağ oranı yüksek ürünler sadece şeker hastaları için değil sağlıklı her birey için toksik etki yapan, sağlıksız kilo aldıran, diyabet ve kalp damar hastalığı riskini artıran sahte besinlerdir.
  • Karpuz, kavun, kayısı, üzüm, incir, muz gibi meyvelerin şeker oranının yüksek olması nedeniyle diyabetik hastaların bu gibi meyveleri ölçülü miktarda yemeleri önerilmektedir. Meyveler posa ve vitamin içeriği zengin besinler olduğu için diyabetli bireyin beslenmesinde bulunması gereken besin grubudur. Hiçbir meyve diyabetli bireye yasak değildir. Her meyvenin içinde meyve şekeri diye bilinen fruktoz bulunur ve kan şekerini etkiler ancak her besinin kan şekerini yükseltme hızı (glisemik indeksi) farklıdır. Kavun, üzüm gibi meyvelerin glisemik indeksi yüksektir, ancak bir seferde yenilen miktarına (glisemik yük) dikkat edildiğinde kan şekerini diğer besinlere göre daha fazla yükseltmez.
  • Yağlı kırmızı etler ve salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş et ürünleri: Şeker hastaları aynı zamanda kalp damar hastalığı riski de taşıdığından, diyabetli bireylerin doymuş yağ oranı yüksek et ve et ürünlerinden kaçınması gerekmektedir. Bunun yerine yağsız etler, tavuk (derisi hariç) veya balık tercih edilmelidir. Yine bu etlerin hazırlanma şeklinde de kızartma yerine haşlama, buğulama veya ızgara tercih edilmelidir.
  • Konserve ve turşu gibi gıdalarda sodyum yani tuz oranı yüksek olduğundan dolayı diyabet hastalarının uzak durması gereken gıdalardır. Tuzsuz turşular tercih edilebilir.

9) Şekeri ne düşürür? Şekeri düşüren yiyecekler var mı?

Şeker hastalığında asıl tedavi hekimler tarafından verilen ilaçlardır. Diyabetik bir hastanın kan şekeri yiyecekler ile düşürülemez ancak bazı gıdaların kan şekerindeki dalgalanmayı azalttığı ve içerdikleri besin öğelerinden ötürü faydalı oldukları bilinmektedir.

  • Tam tahıllar: Lif içeriklerinden ötürü ani şeker yükselmesini önleyip daha uzun süre tokluk hissi sağlarlar.
  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler: Ispanak, lahana, karalahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler düşük enerjileri ve yüksek posa içerikleri ile diyabeti olan bireylerin tüketmesi önerilen bir besin grubudur. Sebze ve meyve tüketiminin artmasıyla diyabetin gelişme riskinin azaldığını gösterilmiş ve özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler ön plana çıkarılmıştır.
  • Yağlı tohumlar: Badem, fındık, ceviz içi gibi yağlı tohumlar hem içerdikleri kaliteli yağ asitleri hem de liften ötürü hem kan şekerinde ani yükselmeleri azaltır hem de tokluk hissi sağlar. Tabi ki kalori içeriklerinden ötürü mutlaka porsiyon kontrolü yapılmalıdır. Günlük 8-10 çiğ badem ya da fındık veya 2-3 tam ceviz içi gönül rahatlığıyla tüketilebilir.
  • Tarçın: Tarçın ile yapılan çalışmalarda, tip 2 diyabetlilerde insülin direnci üzerine olumlu etkisi olduğuna dair bulgular gösterilmiştir. Ancak birkaç çalışma sonucu ile diyabetli bireylere “tarçın yeyin şekeriniz düşsün” önerisinde bulunulamaz.
  • Su: Şeker hastalarının kalp ve böbrek yetmezliği gibi engel teşkil eden bir durum yoksa günde 2-2.5 litre su tüketmeleri kan şekeri dengesini sağlamada kolaylık sağlar.
  • Yoğurt, süt veya kefir içerdikleri dengeli besin öğeleri açısından ara öğünlerde tercih edilebilir. Ancak içine limon sıkılması şekeri düşürmez.

10) Şeker hastaları vitamin takviyesi almalı mı?

Doğru beslenen ve kan şekerini kontrol altında tutabilen bir diyabetli, yediği yiyeceklerle gereken vitamin ve mineralleri vücuduna alır. Ek olarak vitamin almasına gerek kalmaz. Şeker hastalığının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da vitamin eksikliği (B12 vitamin gibi) yaratabildiğinden ötürü takipler sırasında bazen hekimlerin de vitamin takviyesi yapmaları gerekebilir.

11) Hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) nedir ve hipoglisemi olunca ne yapılmalı?

Şeker hastalarının kullandığı bazı diyabet ilaçlarının dozunun fazla gelmesi, öğün atlanması veya gecikmesi ve aşırı egzersiz hipoglisemiye neden olabilir. Ayrıca başka hastalıklar için kullanılan bazı ilaçlar da kan şekeri düşüklüğü yapabilir.

Hipoglisemide açlık hissi, soğuk terleme, baş ağrısı, titreme ve aşırı yorgunluk şikayetleri olabilir. Kan şekerinin çok düşmesi bayılma veya nöbet geçirme ile sonuçlanabilir. Hipoglisemi ile ilişkili olabilecek şikayetleriniz olduğunda kan şekerinizi ölçünüz ve eğer 70 mg/dl altında ise vakit kaybetmeden bir çay bardağı meyve suyu ya da 5-6 adet kesme şeker alınız.

Diyabet ilaçlarının uygun kullanımı, beslenme tedavisine uyulması, öğünlerin düzenli olması ve düzenli kan şekeri takibi ile hipogliseminin önüne geçilebilir.

Eğer hipoglisemiye neden olabilecek diyabet ilacı kullanıyorsanız acil durumlar için yanınızda kesme şeker ya da meyve suyu taşımanız gerekir.

Çikolata gibi yağ oranı yüksek şekerli besinlerin (baklava, kek, kurabiye, gofret gibi) sindirimi yavaş olacağı için kan şekerinin daha geç (2-3 saat gibi) yükselmesine neden olacaktır. Bu nedenle şeker düştüğü zaman tercih edilecek besin çikolata gibi yağ da içeren besin olmamalıdır.

Doç. Dr. Ethem Turgay Cerit

Endokrinoloji Uzmanı

Instagram: @drturgaycerit

: Doç. Dr. Ethem Turgay Cerit

Источник: https://www.nefisyemektarifleri.com/blog/11-soruda-diyabet-seker-hastaligi-uzman-doktor-cevapliyor/

Şeker (Diyabet) Hastalığının Belirtileri, Tanısı ve Tipleri

Diyabet- Şeker Hastalarında Pankreas Nakli

Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Mümtaz Takır bilgilendiriyor…

Günlük yaşamda gerekli aktiviteleri sürdürebilmemiz için vücudumuz, glukoz denilen bir tür şekere ihtiyaç duyar.Glukoz, tükettiğimiz gıdalarla özellikle de nişastalı ve şekerli olanlarla alınır. Sindirim işlemi sayesinde bu gıdalardaki nişasta ve şeker glukoza çevrilerek kana karışır. Ancak, kandaki glukozun enerji olarak kullanılabilmesi için bir işlem daha gereklidir.

Bu işlem vücutta pankreas adı verilen bir organın sağladığı insülin tarafından gerçekleştirilir. Kandaki glukoz, insülin sayesinde hücrelerin içine girebilir ve enerji elde etmek için kullanılır.Pankreas yeterince insülin yapamadığında vücudumuz glukozu kullanamaz ve kandaki bu glukoz, yani şeker giderek yükselir.

Bu durumun yol açtığı rahatsızlığa şeker hastalığı (diyabet) diyoruz.

Şeker Hastalığı Tipleri

Tip 1 Diyabet, çok genç yaşlarda başlar. Bu tipte, pankreasta üretilen insülin miktarı çok düşüktür veya üretim tamamen durmuştur. Tip 1 diyabet sıklığı ülkeler (bölgeler) arasında farklılık göstermekte ve her yıl 15 yaş altındaki 100.000 çocuktan 1-42'sinde şeker hastalığı gelişmektedir.

Tip 2 Diyabet, yetişkin yaşlarda başlar. Burada insülin üretiminin eksikliğinden ziyade, üretilen insülin gerektiği şekilde etki gösterememektedir. Çünkü insülin hücrede bulunan bağlantı bölgelerine bağlanamaz. Genel olarak erişkin nüfusta %4-8 oranında tip 2 diyabet görülmektedir.

Ayrıca yatkınlığı olan kişilerde, gebelikte üretilen bazı hormonlara ve metabolik yükteki artışa bağlı olarak gebelik sırasında ortaya çıkan ve gestasyonel (gebelik) diyabet adı verilen bir şeker hastalığı çeşidi daha vardır.

Bu tip şeker hastalığında kan şekeri hamilelik sonrasında genellikle normale döner. Ancak bu kişilerin yaklaşık % 40'ında,sonraki 15 yıl içerisinde tip 2 diyabet gelişir.

Gebe kadınların yaklaşık % 3'ünde şeker hastalığı ortaya çıkabilir.

Şeker Hastalığı Riski Kimlerde Daha Fazladır?

Herkeste, her yerde, her yaşta şeker hastalığı teşhis edilebilir.

  • Ailesinde şeker hastalığı olanlar,
  • Şişman kişiler,
  • 4 kg'dan daha ağır bebek doğuran kadınlar,
  • Stres altında yaşayan kişilerde şeker hastalığı görülme riski daha yüksektir.
  • Ayrıca pankreasın kronik iltihabı, pankreas tümörleri ve ameliyatları ile hipertiroidi, akromegali gibi bazı hormon hastalıkları tip 2 diyabete yol açabilir.

Şeker hastalığının Belirtileri ve Tanısı

  • Sık idrara çıkma,
  • Ağız kuruluğu,
  • Çok su içme,
  • Cilt yaralarının geç iyileşmesi,
  • Kuru ve kaşıntılı bir cilt,
  • Sık sık infeksiyon gelişmesi
  • Ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma görülür. Ancak bu belirtiler zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkar.

Bir kişinin şeker hastası olup olmadığı açlık kan şekeri(AKŞ) ölçümü veya Oral Glikoz Tolerans Testi(OGTT) yapılarak saptanır. AKŞ ölçümü 100-125 mg/dl olması gizli şeker(pre-diyabet) sinyalidir.

AKŞ ölçüm sonucunun 126 mg/dl veya daha fazla olması şeker hastalığının varlığını gösterir.OGTT'de glikozdan zengin sıvı aldıktan 2 saat sonraki kan şekeri değeri önemlidir.

İkinici saat kan şekeri ölçümü 140-199 mg/dl ise gizli şeker,200 mg/dl veya daha yüksek ise şeker hastalığı tanısı konulur.

Gizli Şeker (Pre-diyabet) Nedir? Gizli Şeker Belirtileri ?

Eğer bir kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek olmasına karşın şeker hastalığı tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse gizli şeker belirtisi göstermektedir ve bu durumda kişi gizli şeker hastası olarak tanımlanır. Bazı çalışmalar gizli şekerli çoğu kişide 10 yıl içinde Tip 2 diyabet geliştiğini saptamıştır. Yani gizli şeker Tip 2 diyabete adaylık durumudur.

Gizli şekerli kişilerde kalp ve damar hastalığı riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat daha fazladır. Şeker hastalarında ise 2-4 kat fazladır.

Şeker Hastalığından Kurtulmak İçin Ne Yapılmalı ?

  • Hekiminizin diyet, egzersiz ve ilaç önerilerini aynen uygulayın.
  • Kan şekeri düzeyinizi düzenli olarak ölçün veya ölçtürün ve kaydedin.
  • Sigara içiyorsanız bırakın.
  • Şeker hastalığının uzun dönemde ortaya çıkan komplikasyonları konusunda mümkün olduğunca fazlaca bilgi edinin.
  • Sık sık tansiyonunuzu kontrol edin; yüksekse düşürmek için ne yapmanız gerektiğini öğrenin ve verilen tedaviyi aynen uygulayın.
  • Her yıl tam bir göz muayenesinden geçin.
  • Böbrek hasarına ait belirtiler açısından kanınızda ve idrarınızda gerekli testleri yaptırın. Sonuçların ne anlama geldiğini, böbreklerinizi korumak için neler yapmanız gerektiğini öğrenin.
  • Kan yağlarınızı ölçtürün; yüksekse nasıl düşürüleceğini öğrenin ve verilen diyet, egzersiz ve tedaviyi aynen uygulayın.
  • Sinir hasarına ait yakınmalar (el ve ayaklarda karıncalanma ve yanma hissi, his azalması gibi) varsa, doktorunuza mutlak söyleyin.
  • Ayaklarınızı ve derinizi her gün kontrol edin. Ayakkabılarınızı geniş ve yumusak derili ayakkabılardan seçin tırnaklan uzun ve düz kesin. Herhangi bir sorun varsa, hemen tedavi edilmesini sağlayın.
  • Gebe iseniz veya gebe kalmayı planlıyorsanız hemen doktorunuzu görün. Kan şekerinizin gebelik öncesinde ve sırasında normale yakın değerlerde devam ettirilmesi hem sizin, hem de bebeğinizin karşılaşabileceği riskleri azaltır.

Endokrinoloji hastalıklarıyla ilgili sorularınız için çağrı merkezi 444 77 99 numaralı telefondan bize ulaşabilir veya info@centralhospital.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Источник: http://centralhospital.com/haberler/seker--diyabet--hastaliginin-belirtileri-tanisi-ve-tipleri/

Şeker Hastalığı: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Diyabet- Şeker Hastalarında Pankreas Nakli
86 / 100SEO Score

Şeker hastalığı, vücudun kan şekeri dengesini sağlayamadığı ve şekerin dokulara zarar verebilecek seviyelere yükseldiği metabolik bir hastalıktır. Özellikle hareketsiz yaşam tarzının benimsendiği çağımızda önemli bir sağlık sorunudur.

Kandaki şekerin temel olarak iki kaynağı vardır; birincisi yediğimiz besinler ikinci ise karaciğerde depo halinde bulunan glikoz(şeker). Uzayan açlık durumunda karaciğerden kana şeker salınırken, yemek sonrası ise kandan karaciğer ve dokulara glikoz (şeker) geçişi olur. Kan şekeri başta insülin hormonu olmak üzere birçok hormonun etkisi altında hassas bir şekilde kontrol edilir.

Şeker Hastalığı Nedir?

Şeker hastalığı tıp dilindeki ismiyle “diyabet” , adından da anlaşılacağı üzere kan şekeri seviyelerinin yüksekliği ile seyreden bir hastalıktır. Şeker (glikoz) vücudumuz için önemli bir enerji kaynağı olmakla birlikte beyin için temel enerji kaynağıdır. Yaşamın devamı için kan şekeri belli seviyelerde tutulur.  Eğer bu seviyelerin üzerine çıkmaya başlarsa dokulara zarar verir.

Bu Hastalık Temelde 2 Mekanizma İle oluşur:

  1. İnsülin hormonunun yetersizliği: Vücutta yeterince insülin üretilemez.
  2. İnsülin hormonuna direnç: Yeterli insülin olduğu halde dokularda bu insüline karşı direnç vardır. Yani insülinin etkisini gösterememesi.

Peki insülin nedir?

İnsülin pankreastan salgılanan, kanda bulunan şekerin dokularımız tarafından kullanılmasını sağlayan bir hormondur. Birçok görevi olmasına rağmen temel olarak kan şekerini düzenler.

Yemek yediğimizde kana geçen glikoza (şekere) karşılık salgılanan bu hormon, şekerin hem dokularımız tarafından kullanılmasını hem de depolanmasını sağlar.

Sonuç olarak kan şekerinin yükselmesini engelleyen bir hormondur.

Yüksek şeker neden tehlidir?

Yüksek şeker, dokular üzerinde toksik etki yapar. Başta damarlar olmak üzere dokular ile etkileşime geçerek bunların yapısını bozar. Bu da uzun süreçte farklı organlarda, farklı derecelerde hasarlara yol açar. Özellikle damar yapısını bozuyor olması kalp, böbrek, göz, sinir gibi önemli yapıların beslenmesini bozar.

Şeker hastalığının temelde 3 türü vardır:

  • Tip 1 Diyabet,
  • Tip 2 Diyabet,
  • Gestasyonel Diyabet(Gebelik şekeri).

Not: Günümüzde birçok şeker hastalığı alt tipi bulunmaktadır. 

Şeker Hastalığının Nedenleri

Vücuttaki iki mekanizmanın bozukluğu şeker hastalığına neden olur.

  • Birincisi pankreastan yeterince insülin üretilememesi,
  • İkincisi ise insülin miktarı normal olduğu halde vücudumuzda buna karşı direnç olması ve olan insülinin kullanılamamasıdır.

Şeker hastalığının şeker tüketmek ile direkt bir ilişkisi yoktur. Yani kişi şeker yediği için şeker hastası olmaz.

Tip 1 Şeker Hastalığı Nedenleri (Tip 1 Diyabet)

Genetik yatkınlığı olan kişilerde çevresel faktörlerin (bazı virüsler, toksinler, stres) etkisi ile ortaya çıkar. Tip 1 diabette kandaki insülin hormonu ya yoktur yada çok azdır.

Oluşma şekli büyük oranda otoümminiteye bağlıdır.

Yani normalde zararlı etmenlere (virüs,bakteri,yabancı maddeler…) karşı savaşan ve onları öldüren savunma hücrelerinin, kendi pankreas hücrelerine saldırıp onları yok etmesi sonucu oluşur.

Sonuç olarak pankrestan insülin salgılayan hücreler ya yok olmuştur yada çok az kalmışlardır. Bu da şeker hastalığının gelişmesine neden olur.

Daha çok 30 yaş öncesinde başlayan tip 1 diyabette şikayetler aniden başlar.  Bu hastalığı olanlar genellikle zayıf veya normal kilodadırlar. Mutlak insülin eksikliği olduğu için tedavide insülin verilir.

Tip 2 Diyabet

Tip 2 diyabette asıl sorun kandaki insüline karşı vücutta direnç gelişmesidir. İnsülin direnci sonucu dokular kandaki şekeri kullanamaz. Yani kabaca insülin var ama yeterince etki etmiyor denilebilir. Bu durum şekerin yükselmesine neden olur. Tip 2 diyabet hastalığının ilerleyen dönemlerinde insülin miktarında da düşme olur.

Tip 2 diyabette genetik yatkınlık çok önemlidir. Bu hastalığa yakalananların çoğu obez veya fazla kiloludurlar. Genellikle sinsi seyreder ve başlangıçta hiçbir belirti vermeyebilir.

Gestasyonel Diyabet (Gebelik şekeri)

Gebelik şekeri olarak bilinen gestasyonel diyabet hastalığının tetikleyicisi gebeliğin devamı için salgılanan hormonlardır. Gebelikle artan hormonlar insüline karşı direnç oluştururlar. Normalde insan vücudu bu direnci daha fazla insülin salgılayarak yener. Ancak gebelik şekeri bulunan kişilerin pankreas hücreleri bu yanıtı oluşturamaz. Sonuç olarak kan şekeri yükselir.

Gebelikte vücut daha fazla insüline ihtiyaç duyar. Ancak bazı kişilerde insülin üreten hücreler sınırlıdır. Üretilen insülin miktarı normal şartlarda yeterli olsa da gebelikte yetersiz kalır.

Genellikle doğum sonrası düzelen gebelik şekeri diğer gebeliklerde de tekrarlar. Gebelik şekerinde de genetik yatkınlık söz konusudur.

Gebeliğin şekeri olan kişiler doğum sonrası normale dönerler. Ancak bu kişilerim ilerleyen dönemlerde tip 2 diyabet olma riskleri yüksektir.

Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler kan şekerinin yüksekliği ile ilişkili olarak değişir. Hiçbir belirti vermemesinden komaya kadar değişen bir tabloya neden olabilir.

Şeker hastalığının en sık görülen belirtileri:

  1. Ağız kuruluğu
  2. Çok su içme
  3. Sık idrara çıkma
  4. Çok acıkma, çok yemek yeme veya iştahsızlık
  5. Artan ve açıklanamayan halsizlik
  6. Çabuk yorulma
  7. Sinirlilik
  8. Açıklanamayan kilo kaybı (genelde  tip 1 diyabette görülür)
  9. Bulanık görme (kan şekerindeki dalgalanmalar sonucu)
  10. Yavaş iyileşen yaralar
  11. Sık enfeksiyon geçirme ve tekrarlayan mantar enfeksiyonları
  12. Diş etlerinde ağrı, kızarıklık ve hassasiyet
  13. Erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu
  14. Ellerde ayaklarda yanma, uyuşma, karıncalanma

Kimler Şeker Hastalığı Açısından Risk Altındadır?

Tip 1 diyabet için en önemli risk faktörü ailede şeker hastası bireyin olmasıdır. Bebekleri 4 ayından önce inek sütüyle beslemek ve D vitamini eksikliğinin riski arttırdığı söylenmektedir.

Tip 2 diyabet için birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:

  • Obez veya fazla kilolu olmak
  • Yüksek tansiyon hastalığı
  • Kötü kolesterolün yüksek olup iyi kolesterolün düşük olması
  • Hareketsiz yaşam tarzı, egzersiz yapmama
  • Ailede şeker hastalığı öyküsü olması
  • Polikistik over sendromu olması
  • Gebelik şekeri (gestasyonel diyabet) geçirmiş olmak
  • İleri yaş
  • İnsülin direnci veya bozulmuş glikoz toleransının olması.

Yukarıdaki faktörlerin birine veya birkaçına sahip olanlar şeker hastalığı için risk taşımaktadır. Bu durum şeker hastası olacakları anlamına gelmez ancak şeker hastalığı belirtileri için daha dikkatli olmalarını gerektirir.

 Şeker Hastalığının Vücuda Verdiği Zararlar (Komplikasyonlar)

Uzun süreli kan şekeri yüksekliği vücuttaki birçok dokuyu ve organı olumsuz etkileler. Zamanla dokuların ve organların fonksiyonunu bozar.

Kişinin kan şekeri ne kadar kontrolsüzse risk de o kadar yüksektir. Yani şekeri sürekli yüksek olan ve düzenli tedavi almayan birinde istenmeyen etkiler daha kısa sürede başlar.

Şeker Hastalığının Vücuda Verdiği Zararlar

  • Kalp hastalığına yakalanma ve kalp krizi geçirme riskini arttırır.
  • Görme problemlerine neden olur . Gözün ışığa duyarlı bölgesinin kan akımının azalması sonucu diyabetik retinopati adı verilen durum gelişir. Görme bulanıklığından tam görme kaybına kadar değişebilen sorunlara neden olur.
  • Böbreklerin fonksiyonlarında bozulma veya böbrek yetmezliğine neden olabilir. Diyabetik nefropati adı verilen bu durum, idrarda protein kaçağı ile kendini gösterebilir.
  • Vücuttaki sinirlere hasar verebilir(nöropati). Sinir hücrelerini besleyen küçük kan damarlarında daralma veya tıkanıklık yaparak çeşitli sinirsel belirtilere neden olur. Ellerde, ayaklarda uyuşma ve duyu kaybı gibi…
  • Ayaklarda gelişen hissizlik sonucunda küçük yaralar gelişir.  Bu yaralar bazen mikrop kapabilir. Bu enfeksiyonlu yaralar çok yavaş iyileşir ve ciddi sorunlara neden olabilir. Bu durumun ilerlemiş haline diyabetik ayak adı verilir.
  • Kan dolaşımını bozduğu için cinsel fonksiyon bozukluğu yapabilir.

Şeker hastalığı bunların dışında birçok dokuyu etkileyerek fonksiyon bozukluğu yapabilir.

Kan şekerini sıkı bir şekilde kontrol altına almak, yukarıdaki durumlara yakalanma riskini düşürür. Ayrıca sigara içme, yüksek tansiyon, yüksek kolestrol, fazla kilolu olmak, hareketsiz yaşam tarı gibi faktörler yukarıdaki durumların gelişme riskini arttırır.

Şeker Hastalığı Teşhisi

Şeker hastalığı kanınızdaki şeker değerinin belli seviyelerin üzerinde olması ile anlaşılır.

Şeker hastalığı belirtileri olan kişide teşhis için:

  • Açlık (8 saat hiçbirşey yememe) kan şekerinin 126 mg/dl üzerinde olduğu iki ayrı testle onaylanması.
  • Herhangi bir dönemde rastgele bakılan şeker seviyesinin 200 mg/dl üzerinde olması. Bu yükseklik 2 ayrı testte onaylanmış olmalıdır.
  • HbA1c değerinin 6.5 mg/dl üzerinde olması. (Bkz: HbA1c nedir?)
  • Şeker yükleme testi (OGTT) sonrası 2. saat şeker seviyelerinin 200 mg/dl üzerinde olması.

Belirtileri olan kişide yukarıdaki dört testten herhangi birinin pozitif çıkması teşhisi için yeterlidir. Şeker hastalığından şüpheleniyorsanız lütfen beklemeden doktorunuza başvurunuz.

Gizli Şeker Nedir? Nasıl Anlaşılır?

Gizli şeker olarak bilinen durum şu isimlerle de anılır; prediabetik, bozulmuş glikoz toleransı, bozulmuş açlık glikozu…

Gizli şekerde, kan testlerinde kişinin şeker hastası olmadığı belirlenmiştir. Ancak test sonuçları ileride şeker hastalığı gelişebileceğini düşündürecek seviyededir.

  • Açlık şekeri 100-125mg/dl arasında olması,
  • Şeker yükleme testi sonrası 2. saat şekerinin 140-199 mg/dl arası olması,
  • HbA1c (3 aylık şeker) seviyesinin 5.7 ile 6.4 arasında olması.

Yapılan testlerde sonuçlar yukarıdaki gibi çıkarsa kişide gizli şeker olduğu söylenir.

Gizli Şeker, kişinin şu anda şeker hastası olmadığını ancak şeker testlerinin sınırda geldiğini ifade eder. Bu durumun ilerde şeker hastalığına ilerleyebileceğini gösterir. Bir anlamda şeker hastalığının habercisidir.

Gizli şekeriniz varsa hızlıca yaşam tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekir. Hareketli yaşam tarzı(egzersiz) ve fazla kiloların verilmesi, gizli şekeri olan hastaların şeker hastalığına yakalanma ihtimalini %58 oranında engeller veya geciktirir.

Şeker Hastalığının Tedavisi

Şeker hastalığının tipine göre tedavi değişmektedir.

Tip 1 diyabet tedavisi

Tip 1 diyabet hastalarının ömür boyu insülin kullanmaları gerekir. Yaşam tarzı değişiklikleri, egzersiz ve beslenme alışkanlıkları tedavinin bir parçasıdır.

Pankreas nakli (adacık hücre nakli), tip 1 diyabet hastaları için insülin kullanımını ortadan kaldıran bir seçenek olarak görülmektedir. Ancak her zaman başarılı olmaması ve başarılı olsa bile nakil sonucu ömür boyu farklı ilaçlar kullanmak zorunda kalınması bu tedavinin dezavantajıdır. Bu dezavantaj kimi zaman şeker hastalığından daha tehli sonuçlar doğurabilir.

Tip 2 diyabet (şeker) hastalarının tedavisi

Tip 2 diyabetin tedavisi, daha geniş seçenekler içermektedir. İlaç tedavisi, ağızdan alınan haplardan insülin kullanımına kadar değişir. Bu hastalar ilk dönemlerde yaşam tarzı değişikliği ve hap tedavisi ile şekerlerini kontrol altına alabilirler. İlerleyen dönemlerde ise insülin ihtiyaçları ortaya çıkar ve insülin kullanmak zorunda kalırlar.

Ağızdan alınan şeker ilaçlarının üç farklı etki mekanizmaları vardır:

  • Pankreastan insülin salınımını arttıranlar,
  • Vücudun insülin direncini azaltıp dokuların şeker kullanımını arttıranlar,
  • Mide barsak sisteminden şeker emilimini azaltanlar.

Tip 2 diyabet(şeker) hastalarına yukarıdaki mekanizmalara sahip ilaçlardan biri veya birkaçı birlikte verilebilir.  Aşırı kilo önemli bir risk faktörü olduğundan, obez hastalarda zayıflama ameliyatları (bariatrik cerrahi) yapılmakta ve kan şekerleri düşürülmektedir. Bu ameliyatlar her hastaya uygun değildir.

Şeker Hastalarında Egzersizin Önemi

Düzenli egzersiz kandaki şekerin hücreler tarafından alınıp kullanılmasını arttırarak kan şekeri seviyelerinin düşmesine yardımcı olur. Vücuttaki insülin direncini azaltıp, insülin duyarlılığını arttırır. Böylece şeker hastaları daha düşük seviyelerde insüline ihtiyaç duyarlar.

Şeker hastaları nasıl beslenmeli?

Egzersiz, özellikle tip 2 diyabet hastalığının gelişmesini engellemeye yardımcı olur. Ayrıca gizli şeker teşhisi almış kişiler egzersiz yaparak şeker hastalığına yakalanma riskini önemli derecede azaltmış olurlar. Şeker hastalığı dahiliye veya endokrinoloji doktoru tarafından takip edilir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/seker-hastaligi-belirtileri-nedenleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.