Diyabet Türleri

Diyabet Nedir, Diyabet Hastalığı Belirtileri

Diyabet Türleri

diyabet nedir, diyabet hastalığı belirtileri

Diyabet nedir? Diyabet belirtileri nelerdir? Diyabet hastalığı, pankreas tarafından yeterince insülin üretilememesi ya da üretilen insülinin vücut tarafından verimli kullanılamamsı ile oluşan ve ömür boyu devam eden bir hastalıktır.

Sağlıklı metabolizmalarda besinler bağırsaklarda parçalanarak şekere (glikoza) dönüşür. Parçalanarak şekere dönüşen besinler kana geçer ve kan şekerini yükseltir. Sağlıklı kişilerde kandaki bu glikoz pankreasın salgıladığı insülin hormonuyla hücrelere taşınır.

Eğer insülin hormonu yeterince yoksa ya da işlevini yapamıyorsa şeker hücrelere taşınamaz ve kandaki şeker artar. Kan şekeri hastalığı meydana gelir.

Diyabetin en yaygın erken habercisi sık idrara çıkmak ve artan susuzluk hissidir. Bu erken belirtiler genellikle yükselen kan şekeriyle bağlantılıdır. Hastalığın birkaç tipi vardır. Diyabetin en yaygın görülen tipleri:

Diyabet Hastalığı

  • Tip 1 diyabet nedir: Genellikle 30  yaş öncesi normal kilodaki kişilerde bir anda ortaya çıkar. Tip 1 diyabetin sebebi bağışıklık sisteminin pankreasa zarar vermesi sonucunda pankreasın yeterince insülin üretememesidir. Tip 1 diyabet hastalığı genellikle çocukluk döneminde başlar, nadiren de ilerleyen yaşlarda görülür. Tip 1 diyabetin ciddiye alınması gerekir. Sadece yediklerine dikkat edilmesi ve kilo kontrolü ile iyileşebilecek bir hastalık değildir. Tip 1 diyabetli kişiler kandaki şekerin ölümcül seviyeye ulaşmaması ve diğer ciddi komplikasyonlardan korunmak için her gün düzenli olarak günde birkaç defa insülin iğnesi yapmalıdır.
  • Tip 2 diyabet nedir: Daha çok ilerleyen yaşlarda ortaya çıkar ve kilolu insanlarda görülür. Diyabetli hastaların %90’ından fazlasını tip 2 oluşturur. Tip 2 diyabette insülin üretiminin devam etmesine karşılık, üretilen insülin miktarının yeterli olmaması veya vücut hücrelerinin insüline direnç göstermesi söz konusudur. Bu gruptaki hastaların büyük kısmı obezdir. Tip 2 diyabet genellikle yetişkinlerde görülür ve yavaş yavaş gelişen bir hastalıktır. Ancak günümüzde obez çocukların sayısının artması ile tip 2 diyabetin çocuklardaki görülme sıklığı da artmaktadır. Bu tipteki hastalar çoğunlukla insülin iğnelerine ihtiyaç duymazlar. Ağızdan alınan ilaçlar, beslenmenin düzenlenmesi, kilo verilmesi ve egzersizler hastalığın tedavisi için yeterli olur. Bununla birlikte tip 2 diyabetli hastaların bir kısmı ilerleyen dönemlerde insüline ihtiyaç duyar.

diyabet hastalığı

Diyabet Nedenleri

  • Tip 1 diyabet nedenleri: Çevresel faktörlerden ya da genetik yatkınlıktan kaynaklandığı düşünülmektedir. Kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir.
  • Tip 2 diyabet nedenleri: Tip 1’de olduğu gibi çevresel faktörlerin ve genetik yatkınlığın etkili olduğu düşünülmektedir. Fazla kilolu olmak tip 2 diyabette önemli bir tetikleyicidir ancak hastaların hepsi fazla kilolu değildir. Kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Diyabet Belirtileri

  • Tip 1 diyabet belirtileri: Tip 1 diyabet belirtileri genellikle korkutucu bir şekilde ve bir anda ortaya çıkar. Tip 1 diyabet belirtileri sık idrara çıkma ve aşırı susama, mide bulantısı, kilo kaybı, kusma, deride kuruma ve kızarma, açlık hissi, hızlı nefes alıp verme, zihin bulanıklığı, nefesin aseton gibi kokması ve karın ağrısıdır.
  • Tip 2 diyabet belirtileri: Tip 2 diyabet belirtileri ilk başlarda far edilmeyebilir. Hatta hastaların birçoğu rütin kan tahlilleri sonucunda tesadüfen diyabetten haberdar olurlar. Bunun nedeni de tip 2 diyabetin yavaş yavaş zaman içinde oluşmasıdır. En sık rastlanan belirtileri sık idrara çıkma ve aşırı susama, açlık hissi, kilo kaybı, görmede bulanıklık, bitkinlik ve halsizlik, tekrar eden vajinal mantar enfeksiyonu, ağız içi enfeksiyonlar ve deri enfeksiyonlarıdır. Bunların dışında kalp krizi, ciddi enfeksiyon ve inme gibi durumlar sonucunda kan şekerinin çok fazla yükselmesiyle daha ciddi belirtiler görülebilir.

Diyabet Tedavisi

Ömür boyu devam eden bir hastalık olan diyabete yakalandığını öğrenenler ilk başlarda büyük bir moral bozukluğu yaşar.

Ancak bu hastalar zamanla etraflarında ne kadar çok diyabet hastası olduğunu ve bu hastaların üretken olduklarını, hastalığın gündelik yaşam üzerine çok büyük etkileri olmadığını gözlemledikçe hastalığı kabullenirler.

Hastalığın bir başka moral veren yanı da tedavilere çok olumlu yanıt veriyor olmasıdır. Üstelik diyabet tedavisi için çok önemli çalışmalar vardır.

Diyabet tedavisi ile kan şekeri, kolesterol ve tansiyonun kontrol altında tutulması hedeflenir. Böylece uzun vadede oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilmesi amaçlanır.

Diyabet tedavisi ile ne kada olumlu sonuçların alınacağı diyabetin türü (tip1 veya tip2 olmasına), hastanın yaşı, egzersiz ve beslenme alışkanlığı, kilosu, önceki hastalıklara ve hastanın çalışma programına bağlıdır.

Bu faktörlerin tamamı göz önünde bulundurularak her hasta için değişkenlik gösterebilen bir tedavi programı planlanır. Diyabet hastalığı tedavisi kararlılık ve sabır ister. Tedaviye düzenli uymak gerekir.

Diyabet hastalığı tedavisi birçok kişi için enjeksiyon yoluyla veya ağızdan ilaç almak, bazı yemekleri kısıtlamak, zayıflamak ve kan şekerini düzenli takip etmek anlamını taşır. Diyabet hastalığı tedavisi zamanında ve düzenli yapılmadığında ciddi kalp, göz, böbrek ve sinir hastalıkları oluşabilir.

Diyabet Diyeti

Diyabetli hastaların yememsi gerekenler: Şeker ve şekerli yiyecekler, hazır meyve tozları, boza, sıcak çikolata, kola, meşrubatlar, şekerli içecekler, alkollü içeceklerin hepsi, helva, kek, pasta, kurabiye, börek, bisküvi, şekerli tatlılar, yağda kızartılmış yiyeceklerin tamamı, sakatatlar, yağlı et, salam, sosis, sucuk, kavurma, pastırma, salata sosları, mayonez, ketçap, tahin, pasta sosları, krema, kaymak, iç yağı, tere yağı, margarin ağı ve kuyruk yağı.

diyabet nedir

Diyabet diyeti tedavinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Diyabetli hastalar için örnek bir diyabet diyeti listesi:

  • Sabah: Şeker eklenmemiş 2 tatlı kaşığı kuş burnu marmelatı, 2 dilim çavdar ekmeği, 2 kibrit kutusu az tuzlu peynir, 4 tane sivri biber, 1 fincan yeşil çay.
  • Ara öğün: Kabuklarıyla birlikte 1 tane yeşil elma.
  • Öğlen: Boza kıvamında 1 kase sarı mercimek çorbası, Derisiz ve kızartma 1 porsiyon az yağlı balık ya da tavuk.
  • Ara öğün: 1 avuç yaban mersini, 1 bardak yağsız süt, 15 tane tuzsuz çiğ fındık.
  • Akşam: Boza kıvamında 1 kase sarı mercimek, sivri biberli 54-5 kaşık bulgur, brokoli, ıspanak ya da pırasa.
  • Gece: 1 fincan kuşburnu çayı, tuzsuz sarı leblebi.

Источник: http://saglikloji.com/diyabet-nedir-diyabet-hastaligi-belirtileri/

Kadınlarda ilk belirtiler ve diyabet türleri nelerdir?

Diyabet Türleri

Son yıllarda diyabetli kişilerin sayısında önemli bir artış görülmüştür.

Başlangıçta hastalık hemen hemen hiç ortaya çıkmaz – ilk aşamada, prensipte hiçbir belirti yoktur, ancak diabetes mellitusun bazı dış belirtileri vardır, bazıları sadece kadınlarda kalıtsaldır.

Kan şekeri normu 3.1-5.7 mmol / l'dir. Bu göstergenin büyümesi 6 birimden fazla olduğu için – önemli bir sebep endişe

Rahatsızlık nedenleri

Genç ya da genç yaşta hastalık hakkında konuştuklarında, bu demektir – bu tip 1. Bu tip son derece agresiftir, kadınlarda bu tip diyabetin ilk belirtileri hızla birbirini değiştirir ve son aşamalarda koma olasılığı vardır.

İkinci tip çok yoğun bir şekilde gelişmez, şeker yavaş yavaş büyür ve vücutta doğal olarak üretilen insülin, hücreler tarafından algılanmadığından, şekerin dokudan çekilmesini teşvik etmez.

Kadınlarda tip 2 diyabetin belirtileri, erken dönemlerde neredeyse görünmezdir, hasta hasta olduğu yıldan bile şüphelenemez.

Diyabet için önkoşullar:

  • Konjenital yatkınlık;
  • Uykusuzluk ve kalıcı stres varlığı;
  • Fiziksel aktivitenin yokluğu;
  • obezite;
  • Kötü alışkanlıklar.

Bu hastalık kalıtsal olarak kabul edilir – hastalığın bir babası veya annesi varsa, o zaman% 50'den fazla bir olasılıkla çocuk da diyabet hastası olacaktır. Bu durumda, eğer şeker her iki ebeveynte de artarsa, o zaman olasılık yüzde yüz güvenceye dönüşür.

Yukarıdakilerin hepsi, hem kadınlarda hem de erkeklerde diabetes mellitusa neden olabilir, ancak kadın vücuduna özgü olan belirli faktörler vardır.Bunlar şunları içerir:

  • Polikistik over. Hastalığın varlığı bazen diyabet olasılığını arttırır. Hastalığın özü yumurtaların yumurtalıkta kalması, ama bırakmamasıdır. Çalışmalar, polikistosisin varlığının hücrelerin insüline tepki verme yeteneğini yitirdiğini, dolayısıyla şekerlerin bunlardan atılmasını baskıladığını göstermiştir.
  • Hamilelik sırasında obezite. Üreme doktorları, aşılamayan ağırlık normları geliştirdi.
  • Gebelik ve emzirme ile ilişkili kan glikoz seviyelerindeki değişimlerin dinamiği. Hormonların artışının 5-10 yıl sonra kadın vücudunu etkileme olasılığı vardır.
  • Yeni doğmuş bir bebeğin ağırlığı 4 kilogramı geçtiği durumlarda
  • Fetüste kalp defekti varlığı.

60 yaşından sonra kadınlarda diabetes mellitusun bazı spesifik nedenleri vardır:

  1. Aşırı tatlı tüketimi;
  2. hiperglisemi;
  3. hipertansiyon;
  4. Kalıtsal kalp hastalıkları.

Kadın vücudunun özellikleri, hastalığın başlangıç ​​nedenleri hem semptomları hem de sonuçlarıdır. Bu nedenle, ilk aşamaların tamamlanmasından sonra hastalık, hastalığın gelişimini uyaran klinik belirtiler gösteren, geometrik bir ilerlemede gelişmeye başlar.

Kadınlarda diabetes mellitus kliniği

Pek çoğu bu hastalığı insülin bağımlılığı ile ilişkilendirir, ancak bu tamamen doğru değildir. Pankreasın bozulması nedeniyle 1 tip gerçekten oluşur. Bununla birlikte, tip 2 diabetes mellitus insüline bağımlı değildir. Sorun, maddeyi emebilme yeteneğinin kaybıdır. Tiplerin klinik belirtileri anlamlı ölçüde farklıdır.

1 tip

Çoğu zaman, 30 yaşın altındaki kadınları etkiler. Bir kızı korumak için aşağıdaki kadın diyabet belirtileri:

İçmek arzusu. Bu alışılmadık bir susuzluk, hemen fark edeceksiniz, çünkü yaşamınızda asla bakmayacağınız miktarlarda sıvı tüketeceksiniz.Vücutta hormonal denge bozulur, çünkü bir sıvı ile elde edilen glikoz emilmez. Boğazda sürekli kuruluk ve boğulma bir hastayı çılgına çevirebilir, ancak susuzluğun giderilmesi imkansız iken, hasta ne kadar içmeye başlarsa o kadar çok ister.

  1. Kilo vermek. Tip 1 diyabet, hızlı kilo kaybı ile karakterizedir. Besinler sindirilmez ve vücut, kaslarda depolanan tüm enerjiyi işledikten sonra, yağlı dokuları aktif olarak parçalamaya başlar. Bir kadın ayda 5 kg ya da daha fazla bir hızda bir kitle kaybeder.
  2. Açlık. Bu hastalık bir kadın iki zıtlığı birleştirir – yüksek iştah ve keskin kilo kaybı.
  3. İdrar. Birleştikten sonra, yukarıda açıklanan diyabet semptomları vücudun büyük miktarda sıvı kaybetmesine neden olacaktır – günde 3 litreye kadar. Günde idrar yapmak için 10 veya daha fazla dürtü, endişe verici bir sendromdur. Böyle bir semptomatoloji başka bir hastalığa – sistite, yani hastalığın farklılaşması çok önemli olduğu için tanıklık edebilir.
  4. Ağızdan hoş olmayan aseton kokusu. Proteinlerin parçalanmasının bir sonucudur, bu yüzden normalde çok küçük miktarlarda salınır, çünkü hücreler besinleri tüketebilir.Sindirilmeyen hallerde, aseton miktarı artar, vücudu zehirler ve iletişim sırasında koku fark edilir.
  5. Kuru cilt Hastanın çok fazla içtiği ve yediği gerçeğine rağmen, belki de doğru olsa bile, cilt hala acınacak bir halde kalacaktır. Hastanın subjektif rahatsızlık yaşadığı gerçeği sadece ilk problemdir, bu tür bir cildin yavaş bir rejenerasyonu vardır ve çatlamaya eğilimlidir, hatta küçük bir çizik bile büyük bir ülsere dönüşebilir. Düşen görme. Gözlerinizden önce sinekler ya da bir peçe olabilir. Bu, görme organları ile ilgili bir sorun değildir, ancak beynin, özellikle glukoz olmak üzere, besin eksikliğiyle ilgili sinyallerini vermektedir.
  6. Düşük sıcaklık 35.6-36.2 dereceye düşer. İnsan vücudunun ısısı, enerjiden yoksun olduğunda, ürünlerden enerji tüketerek korunur – sıcaklık düşer.
  7. Libido'nun düşüşü. Cinsel ihtiyaçlar neredeyse yok. Nedeni hormonal sıçramalar ve vücudun genel acınası durumudur.
  8. Ayak ve parmakların uyuşması. Bu semptomların sonraki aşamalarında, kramplar eklenir. Sinir ve kardiyovasküler sistemler acı çeker ve bu tür hasarlar iz bırakmadan geçmez. Bu semptomun komplikasyonları kangren olabilir.
  9. Kaşıntı.Genellikle kadınlarda epikent, epidermisin doğal nem ihlallerine özellikle duyarlı olduğu cinsel organlar haline gelir.

Yukarıdaki öznel duyumlara ek olarak, tip 1 diabetes mellitus, özel laboratuvar analizleri ile tespit edilen vücutta çeşitli objektif değişiklikler getirmektedir. Bunlar şunları içerir:

  • Kandaki kantitatif glukoz içeriği. Bu analiz bağımsız olarak verilebilir. Propiska yerine terapiste danışmak ve onun yönünü almak gerekir. Sabahları ve aç karnına çıkarırlar ve sonuçlar kliniğe bağlı olarak bir iki gün içinde hazır olacaktır.
  • Keton cisimleri için örnek. Bu, özel maddeler – keton cisimleri, (proteinlerin parçalanmasının saptanabilir ürünleri) varlığı için kontrol edildiği idrar test testleri. Onların varlığı, diyabetin güvenilir bir göstergesidir.

Tip 2

Tip 2 diyabetin bazı belirtileri ilk türe benzerdir. Bunlar şunları içerir: kaşıntı, ayak uyuşması, aşırı idrara çıkma, aşırı susama ve görüşte düşüş, bu formun özelliği olan spesifik belirtiler vardır.

30 yaşından sonra kadınlarda diyabetin özel belirtileri şöyledir:

  • Osteoporoz.Kemiklerin kırılganlığı kemik dokularının beslenmesindeki eksiklikten kaynaklanır ve yaşlı kadınlar için tipiktir, ancak diyabet onlarca kez yaşlanma sürecini hızlandırır, bu nedenle sorun 30 yıl içinde ortaya çıkabilir.
  • Zayıf kaslar. Diyabetle birlikte, periferik sinir sistemi hasarlıdır, çünkü kas kütlesinin doğru kontrolü imkansızdır.
  • Obezite. İkinci türün SD'si, sahibini hiçbir şekilde kilo vermeyerek ödüllendirir, aksine keskin bir ağırlık kümesiyle ödüllendirir.

Gebe kadınlarda diyabetes mellitusun özellikleri

Bu dönemde diyabet, herhangi bir özel klinik bulgu olmadan gerçekleşir, bu form gestasyonel olarak adlandırılır ve hastalık sadece üçüncü trimesterde tespit edilebilir.

Bu diyabetin en büyük tehsi, oluşmakta olan fetusu etkilemesidir. Hastalık merkezi sinir sistemini etkiler ve bebeğin beyninin yetersiz gelişmesine yol açabilir. Dolaylı belirtiler şunlardır:

  • Ağırlıkta keskin bir artış;
  • Bol idrara çıkma;
  • susuzluk;
  • depresyon;
  • İştah eksikliği.

Hastalık hamilelik sırasında teşhis edildiğinde veya şüphe edildiğinde – doğumdan hemen sonra bebeğin olası anormallikler için tam bir muayeneden geçmesi gerekir. Amacı, süreçler tersine çevrilebilir olduğu sürece bunları zamanında ele almaktır.

Laboratuvarın tanı doğrulaması

Anamnez için herhangi bir tedavinin atanması için yeterli olmadığından, tanının doğrulanmasıyla tam teşhisi yapmak gerekir. İlk olarak, genel testler verirler.

Onların sonuçları hem diyabetin varlığı hem de benzer semptomların ortaya çıkışını kışkırtan hastalıklar-uydular hakkında bilgi verebilir.

Son aşama, glikoz toleranslı bir testtir, şeker içeriği yaklaşık 6 mol olduğunda gerçekleştirilir.

Ek analizler rol oynayabilir:

  • Şeker içeriği için idrar testi;
  • Hemoglobin miktarının belirlenmesi;
  • Kan biyokimyası;
  • Keton testi;
  • Kreatinin içeriği için kan testi.

Sonuç olarak

Artık kadınlarda diyabetin ilk belirtilerini biliyorsunuz, bir hastalığın öznel anamnez ile olasılığını belirlemeniz daha kolay olacaktır. Asıl önemli olan hızlı kararlar almak değil, ilk belirtilerde sakin bir şekilde endokrinolojiye dönüyor, teşhisler yapacak ve tedaviye başlayacaktır.

Videoyu izle: Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Источник: https://tr.diabetes-education.net/kadinlarda-ilk-belirtiler-ve-diyabet-turleri-nelerdir/

Diyabet Belirtileri

Diyabet Türleri

Diyabet başlangıcı durumunda çok hafif belirtiler yaşamak ya da hiç belirti yaşamamak mümkündür. Bu tür durumlar kişinin diyabete sahip olduğunu bilmesini engelleyebilmektedir. Genellikle tip 2 şeker hastalarında görülen bir durumdur.

Pre-diyabet olarak bilinen ve çoğunlukla tip 2 diyabete yol açan bir durum da belirtiler göstermeyebilir. Tip 2 diyabet belirtileri yavaş yavaş gelişmektedir. (1)

Tip 1 diyabet da fark edilmeyebilir, ancak bunun olma olasılığı daha düşüktür. Diyabet belirtilerinin bazıları aniden ortaya çıkabilir ve bulantı, kusma veya mide ağrısı şeklinde görülebilir.

Herhangi bir diyabet şüphesi varsa veya diyabet belirtilerinden bazıları yaşanıyorsa bir doktora başvurmak önemlidir, çünkü hızlı tanı ve yönetim, ciddi komplikasyonların olasılığını önleyebilmektedir.

Diyabetin en yaygın belirtisi yüksek kan şekeri seviyeleridir. Bu durumda, sık idrara çıkma ve susama yaşanabilmektedir. Dehidrasyon ve yeme sorunları ile ilgili yorulma da yüksek kan şekeriyle ilişkilendirilebilir.

Diyabet nasıl anlaşılır? Diyabetin en yaygın belirtileri şunlardır: (2)

Sık İdrara Çıkma

Günün büyük bir bölümünü tuvalette harcamak ya da devamlı olarak tuvalete gitme ihtiyacı hissetmek diyabet belirtilerinden biridir.  Kanda çok fazla glikoz (şeker) olduğu zaman daha sık idrara çıkma yaşanmaktadır.

Vücut insülin üretmiyorsa ya da üretilen yeterli değilse, böbrekler şekeri kana geri filtre edemez. Böbrekler, şekeri sulandırmak için kandan su alır ve bu da mesanenizi doldurur. (3)

Çok Susama

Her zamankinden daha fazla idrara çıkıldığı için vücut kaybettiği sıvıya tekrar ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle de şeker hastası her zamankinden çok daha fazla su içmektedir. Normalden çok susamak diyabet belirtilerinden biri olarak görülmektedir.

Sık Acıkma

Kanda bulunan insülin düzgün çalışmadığında ya da hiç üretilmediğinde hücreler ihtiyaç duyduğu enerjiyi bulamamaktadır. Bu durumda vücut daha fazla enerji bulmak için sık acıkarak tepki vermektedir. Yani, diyabet durumunda sık sık acıkmak bir belirti olarak görülebilmektedir. (4)

Kilo Alma

Vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için oluşturduğu acıkma hissi normalden daha fazla yemek yemeye neden olabilmektedir, bu nedenle, kilo almak da bir diğer diyabet belirtisi olabilir.

Kilo Kaybı

Bu durum özellikle, tip 1 diyabet olan insanlar arasında daha sık görülür. Vücudunuz insülin yapamadığından, başka bir enerji kaynağı bulacaktır. Kas dokusu ve yağ enerji için parçalanacaktır. Tip 1 daha ani bir başlandığı ve Tip 2 çok daha kademeli ilerlediği için Tip 1 durumunda kilo kaybı daha belirgindir. (5)

Yorgun Hissetme

İnsülin düzgün çalışmadığında veya hiç bulunmadığında, şeker hücrelere girememektedir ve bu durumda da enerji sağlamamaktadır. Sonuç olarak, kişi kendini yorgun ve huzursuz hissetmektedir.

Sinirlilik

Sinirlilik ise enerji yetersizliğinden kaynaklanabilmektedir.

Görme Problemleri

Bunun nedeni, dokuların göz merceklerinden çekilmesidir. Neticesinde gözün odaklanma yeteneği etkilenir. Doğru tedavi ile bu durum tedavi edilebilir. Körlük veya devam eden görme problemlerinin görülebileceği ciddi vakalar da bulunmaktadır. (6)

Geç İyileşen Kesikler ve Yaralar

Diyabet durumunda vücutta oluşan kesikler ve morluklar normalden çok daha uzun bir zamanda iyileşmektedir. Vücutta bulunan fazla şeker vücudun iyileşme kabiliyetini zayıf düşürebilir.

Sık Enfeksiyon Yaşama

Vücutta normalden daha fazla şeker olduğunda, bu durum vücudun enfeksiyonlardan kurtulma yeteneğini etkilemektedir. Şeker hastası olan kadınlar mesane ve vajinal enfeksiyonlardan kurtulmada oldukça sorun yaşayabilmektedir. (7)

Kaşıntı

Cilt üzerinde yaşanan kaşıntı bazen diyabetin bir belirtisi olarak ortaya çıkabilir.

Dişeti Problemleri

Dişetlerinde sık olarak yaşanan kızarıklık ya da şişme diyabetin bir belirtisi olabilir. Dişetlerinde gevşemeler de meydana gelebilir. Diğer yandan, dişeti hastalıkları ya da dişeti enfeksiyonları da yaşanabilmektedir. (8)

Cinsel İsteksizlik

Eğer 50 yaş üzerindeyseniz ve sürekli olarak cinsel isteksizlik yaşıyorsanız, bu durum diyabetin bir belirtisi olabilir.

El ve Ayaklarda Uyuşukluk ya da Karıncalanma

Vücutta normalden çok daha fazla şeker varsa, bu sinirleri besleyen küçük kan damarlarına hasar görebilir. El ve ayaklarda karıncalanma veya uyuşukluk meydana gelebilir. (9)

Diyabet Nedir?

Diyabet, kandaki şeker seviyesinin çok yüksek olduğunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Kan şekeri vücudun ana enerji kaynağıdır ve yediğiniz gıdalardan gelmektedir.

Pankreas tarafından üretilen bir hormon olan insülin, gıdalardan enerji almak için hücrelerinize girmesine yardımcı olur. Bazen vücudunuz yeterli insülini yapamaz ya da insülini iyi kullanmaz.

Bu durumda, şeker daha sonra kanınızda kalır ve hücrelerinize ulaşamaz.

Zamanla, kandaki çok fazla şeker sağlık problemlerine neden olabilir. Diyabetin kesin bir tedavisi olmasa da, diyabetinizi idare etmek için bazı adımlar atabilir ve sağlıklı kalabilirsiniz. (10)

Diyabet nedir hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayınız.

Çocuklarda Diyabet Türleri, Belirtileri ve Diyabet Tedavisi

Diyabet Türleri

Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Kliniği'nden Uzm. Dr. Figen Günindi “çocuklarda diyabet” hakkında bilgi verdi.

Dr. Günindi, “Diyabet insülin üretimi salınımı veya etkisinde yetersizlik sonucu ortaya çıkan kan şekeri yüksekliği ile karakterize kronik seyirli bir hastalıktır.

İnsülin kandaki şekerin hücre içine girmesi ve enerji olarak kullanılmasını sağlayan Anahtar hormondur ve pankreas tarafından üretilir.

Pankreas yeterli insülin üretemediği zaman şeker hücre içine giremez ve enerjiye dönüşemez. Kan şekeri yükselmeye başlar ve diyabet gelişir” dedi.

ÇOCUKLARDA DİYABET TÜRLERİ

Çocuklarda ve genç erişkinlerde en sık rastlanan diyabet tipinin, Tip1 diyabet olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Günindi “Ancak obezite sıklığındaki artış nedeniyle çocuklarda Tip2 Diyabet riski de artmaktadır.

Bunların dışında yenidoğan döneminde ortaya çıkan neonatal diyabet, gebelikte ortaya çıkan Gestasyonel Diyabet ve tek gen hastalığına bağlı (MODY) diyabet tipleri de bulunmaktadır. Ülkemizde, çoğu Tip1 diyabet olmak üzere her yıl bin 700 civarında çocuk ve ergene diyabet tanısı konulmaktadır” şeklinde konuştu.

TİP1 DİYABET NASIL ORTAYA ÇIKAR?

Tip1 diyabetin çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıktığını dile getiren Günindi, “Doğuştan var olan, diyabete yatkınlık sağlayan doku grupları diyabet gelişme riskini artırır.

Bizi hastalıklardan koruyan bağışıklık sistemimiz bazı durumlarda insülin salgılayan hücreleri yabancı algılayarak yok edebilir. Bunun dışında diyabete genetik yatkınlığı olan kişilerde virüslere bağlı enfeksiyonlar, gıdalardaki katkı maddeleri, stres, diyabeti başlatan tetikleyici faktör olabilir.

Yakın akrabalarında (anne, baba, kardeş, çocuk) Tip1 diyabet olan kişilerde diyabet gelişme riski daha fazladır” diye konuştu.

DİYABETİN BELİRTİLERİ

Diyabetli çocukların pankreaslarında, insülin üreten hücrelerin tahrip olması nedeniyle insülin üretilemediğini söyleyen Dr. Günindi,

“İnsülin eksikliği nedeniyle vücut şekeri kullanamaz ve kan şekeri yükselir. Fazla şekeri atmak için sık ve bol idrar çıkarma başlar. Sıvı kaybı nedeni ile ağız kuruluğu ve susama hissi olur.

İdrarla kaybedilen sıvı kaybını gidermek için çok Su içme, gece idrara çıkma, daha önce idrar kaçırmayan çocuklarda gece işemesi başlar.

Şeker enerji kaynağı olarak kullanılamadığı için sık yemek yemeye rağmen açlık hissi olur.

Vücut enerji üretmek için kendi yağ ve proteinini yakar, yağ ve kas dokusu yıkımına bağlı kilo kaybı gelişir. Gece sık uyanma, şeker yüksekliği, enerji eksikliğine bağlı halsizlik, çocukta davranış değişikliklerine neden olabilir. Bu belirtiler genellikle bir aydan kısa sürelidir.

Fark edilmediği veya zamanında tanı konmadığı durumda bulantı, kusma, karın Ağrısı, dalgınlık, hızlı ve derin solunum, ağızda Aseton kokusu ve ardından diyabetik ketoasidoz denilen koma hali gelişir. İnatçı enfeksiyonlar ve tekrarlayan mantar enfeksiyonları, özellikle bebeklerde düzelmeyen bez bölgesi dermatiti, ergenlik öncesi kızlarda vajinal kandidiyazis diğer belirtilerdir” dedi.

DİYABETİ NASIL TANIRIZ?

Diyabet tanısının açlık, tokluk veya rastlantısal olarak bakılan kan şekerinin düzeyine göre konulduğunu belirten Dr. Günindi, “Normal kan şekeri değerleri en az 8 saatlik açlık sonrası 80-100 mg/dl arasında, toklukta (yemekten 2 Saat sonra) 140 mg/dl altında olmalıdır.

Açlık kan şekeri 126 mg/dl üzerinde veya Oral Glukoz Tolerans Testinin 2. saatinde 200 mg/dl üzerinde olması; bunun dışında çok su içme, çok idrar çıkarma şikayetleri olan kişilerde herhangi bir zamanda ölçülen kan şekerinin 200 mg/dl üzerinde olması diyabet olarak tanımlanır” şeklinde konuştu.

ÇOCUKLARDA DİYABET TEDAVİSİ

Tip1 diyabette insülin eksikliğinin olduğunu ve ihtiyaç olan insülinin dışarıdan verilmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Günindi

“Sağlıklı kişilerde açlıkta sürekli olarak aynı düzeyde (bazal) ve yemek sonrası kan şekerinin yükselmesini önlemek için hızlıca ve bol miktarda (bolus) insülin salgısı olmaktadır. Diyabetli kişilerde insülin tedavisi fizyolojik insülin salınımına en uygun şekilde kullanılmaktadır.

Ülkemizde rekombinan DNA tekniği ile elde edilen insülin analogları kullanılmaktadır. Sığır ve domuz insülini ile domuzdan elde edilen semisentetik insülin kullanılmamaktadır. İnsülin hayati bir hormondur ve bağımlılık yapmaz.

Tip1 diyabet kronik bir hastalıktır ve sürekli insülin tedavisi yanında, diyabetik hasta ve ailesinin eğitimi, beslenme planlaması ve egzersiz tedavinin önemli bileşenleridir.

Diyabet eğitimine, insülin tedavisine eşdeğer bir önem verilmelidir” açıklamalarında bulundu.(İHA)

Источник: https://www.diyadinnet.com/saglik-1860-cocuklarda-diyabet-turleri-belirtileri-ve-diyabet-tedavisi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть