Diyabet Ve Hipoglisemi

içerik

HİPOGLİSEMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Diyabet Ve Hipoglisemi

Hipoglisemi, düşük kan şekeri yani kandaki glikoz miktarının düşük olması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalıkta kan şekeri normal değerin altındadır.

Hipoglisemi hastalığının oluşma nedeni genellikle diyabet hastalarının kullandığı, insülin ve benzeri gibi ilaçların kullanılmasıdır. Hipoglisemi, glikoz seviyesinin tanımlanmasına göre bazı türlere ayrılmaktadır.

Diyabet hastalarında tespit edilen glikoz seviyesi 70 mg/dL değerinden düşüktür. Yemek yeni doğanlarda ise bu değer, 40 mg/dL değerinden düşük olması durumunda, hipoglisemi meydana gelmesi olasıdır.

Hipoglisemi, kandaki şeker miktarının azalmasına sebep olduğu için, vücudun enerji kaybetmesine de yol açmaktadır. Çünkü şeker vücudun temel enerji kaynağıdır.

Diyabet hastalığının tedavisi ile yakından ilişkili olan hipoglisemi, nadir olarak diyabet hastası olmayan kişilerde de görülebilmektedir. Aslında hipoglisemi tek başına bir hastalık değildir, bir sağlık problemi göstergesidir.

Eğer kandaki şeker seviyesi 70 mg/Dl ve 110 mg/Dl değerleri arasında ise herhangi bir problem yoktur. Fakat bu değerlerin altında ya da üstünde ise bir problemin varlığından söz edilebilmektedir.

Hipoglisemi kan şekerinin yani glikoz seviyesinin çok fazla miktarda düşmesi sonucu meydana gelmektedir. Hipoglisemiye sebep olan birkaç neden vardır. Fakat hipoglisemi oluşmasına sebep olan en yaygın neden, diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların yan etki göstermesidir.

Sindirim sırasında, vücut gıdalardan gelen, pirinç, ekmek, makarna, sebzeler, meyveler ve süt ürünleri kaynaklı karbonhidratları parçaladıktan sonra açığa çıkan ürün basit şekerdir. Bu şeker molekülünün adı ise vücudun enerji kaynağı olan glikoz şekeridir.

Pankreasın insülin salgılaması, kandaki şeker seviyesinin normal değerde olmasını sağlamaktadır. İnsülin ise, hücrelerin kilidini açarak, glikozun hücre içine girmesini sağlar ve glikozun hücre yakıtı olarak faaliyet göstermesine yardımcı olur.

Yani insülin salgısının aşırı derecede artması sonucu, şeker molekülü hücreye giriş yapamaz ve hipoglisemi oluşur. Ayrıca, karaciğerde depolanan glikozun vücuda dağıtılmaması halinde, kandaki şeker miktarı düşer bu durumda hipoglisemi oluşmasına sebep olmaktadır.

Diyabet hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar da, insülün ve glikoz seviyelerini etkilediği için, hipoglisemiye neden olabilmektedir.

Fakat, diyabet hastası olmayan kişilerde de hipoglisemi gözlenebilmektedir. Tabi bu durum oldukça nadirdir ve oluşum nedenleri; ilaçlar, aşırı alkol tüketimi, bazı kritik hastalıklar, vücudun çok fazla insülin üretmesi, hormon eksiklikleri gibi faktörlerdir.

Hipogliseminin diğer oluşum nedenleri ise; böbrek yetmezliği, bazı tümörler, karaciğer hastalıkları, hipotiroid, yetersiz beslenme, metabolizmada doğuştan gelen hatalar, şiddetli enfeksiyonlar ve reaktif hipoglisemi gibi sağlık problemleridir.

Nasıl ki bir aracın çalışması için yakıta ihtiyaç var ise, insan vücudunun ve beyninin de, fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için glikoza ihtiyacı vardır. Eğer vücutta glikoz seviyesi çok düşük ise hipoglisemi belirtileri ortaya çıkmaya başlamaktadır.

Hipogliseminin belirtileri; kalpte çarpıntı, halsizlik, ciltte solgunluk, titreklik, sakarlık, anksiyete, terleme, açlık hissi, asabiyet, ağız etrafında karıncalanma hissi ve uyku sırasında ağlama gibi semptomlardır.

Bunun yanı sıra hipoglisemide gözlenen daha ağır belirtiler ise; dalgınlık ve anormal davranışlar, rutin işleri aksatma, görme problemleri, nöbetler ve konsantrasyon bozuklukları gibi semptomlardır.

1.Kalpte Çarpıntı

Hipoglisemi kandaki şeker miktarının aşırı derecede azalmasına sebep olan bir sağlık sorunudur. Kandaki şeker ise vücudun ana enerji kaynağıdır. Kalbe ulaşan kanda şeker miktarının az olması, kalbin fonksiyonlarını etkin şekilde yapmasına engel olacağı için, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebilmektedir.

2.Halsizlik

Gıdalardan alınan karbonhidratlar vücudun enerji kaynağı niteliğindedir. Karbonhidratlar, karaciğerde parçalandıktan sonra açığa çıkan kimyasal ise glikozdur. Glikoz yani kan şekeri, hipoglisemi sebebi ile kandan hücrelere yeteri kadar taşınamaz. Bu durumda hücre enerji kazanamadığı için fonksiyonlarını gerçekleştiremez. Böylece kişide yorgunluk ve halsizlik ortaya çıkabilmektedir.

3.Ciltte Solgunluk

Hipoglisemide, kandaki glikoz seviyesi ciddi anlamda düştüğü için kişinin ten renginde solgunluk yaşanabilmektedir.

4.Titreklik ve Sakarlık

Kan şekerinin düşmesine bağlı olarak kişinin el ve ayaklarında titreklik gözlenebilmektedir. Ellerde koordinasyon bozukluğu, sürekli sakarlık ve sersemlik hali, kandaki şeker seviyesinin düşmesine bağlı olarak gelişen hipoglisemi belirtisi olabilmektedir.

5.Anksiyete ve Endişe

İnsülin hormonu ile yakından ilişkili olan hipoglisemi, insülin hormonunun üretilmesini etkilemektedir. Vücutta sadece bir hormon salgısının dahi etkilenmesi, diğer hormonların işlevini de etkileyecektir. Bundan dolayı kişide birtakım endişe ve huzursuzluk hali gelişebilmektedir.

6.Terleme

Vücudun yeterli miktarda enerjiye sahip olmaması organların daha fazla yorulmasına sebep olabilmektedir. Bu durum tüm vücudu etkisi altına alarak, kişinin sürekli olarak terlemesine yol açabilmektedir.

7.Açlık Hissi

Kan şekerinin düşmesi halinde kişide, devamlı olarak bir açlık hissi ve iştahta artış yaşanması normal bir süreçtir. Fakat, hipoglisemide kişinin kan şekeri çok fazla miktarda düştüğü için, bu acıkma hali daha yoğun ve sık şekilde yaşanmaktadır.

8.Asabiyet

Kan şekerinin düşmesinden dolayı genel bir sinirlilik hali ve asabiyet yaşanması olağandır. Hipoglisemili kişinin devamlı olarak asabiyet yaşaması semptomlardan biridir.

9.Ağız Etrafında Karıncalanma

Ağız etrafında karıncalanma yaşanması, tansiyon değerlerinin düşmesiyle alakalı olabileceği gibi, kan şekerinin düşmesiyle de yakından alakalı bir durumdur.

10.Uyku Sırasında Ağlama

Hipoglisemi, endişe ve anksiyeteye sebep olduğu için, kişinin uykusunda huzursuzluk yaşamasına yol açmaktadır. Bundan dolayı hipoglisemili sorunu olan kişiler, uykularında ağlayabilir ya da sayıklayabilirler.

Komplikasyonlar

Eğer, hipoglisemi belirtileri ihmal edilip, uzun süre tedavi edilmez ise, birtakım sağlık problemlerinin yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bu komplikasyonlar; inme, bilinç kaybı, hipoglisemi duyarsızlığı (kalp çarpıntısı ve kalp ritminde bozukluğa sebep olur) ve ölüm şeklindedir.

Tanı ve Testler

Hipoglisemiyi tanımlayan glikoz seviyesi oldukça değişkendir. Glikoz seviyesi, diyabet hastalarında, bebeklerde ve normal insanlarda farklı değerlerde bulunmaktadır. Bundan dolayı hipoglisemi tanısı konulmadan önce doktor, birtakım kan tahlilleri istemektedir. Tanı koyabilmek için istenen diğer testler ise, insülin ve kandaki C peptit seviyesinin ölçülmesidir.

Ayrıca doktor hipoglisemi tanısı koyabilmek için üç kriter kullanmaktadır. Bu üç kritere Whipple üçlüsü adı verilmektedir.

Bu üçlü; doktorun belirti ve semptomları sorarak takip etmesi, doktorun belirlemiş olduğu semptomların kandaki glikoz miktarının düştüğünü işaret etmesi sonucu, doktorun kan testi istemesi ve son olarak, doktorun bazı yöntemler ile glikoz seviyesini yükseltmesi ile belirtilerin ortadan kaybolması. Bu şekilde 3 aşamada doktorlar, hipoglisemi tanısı koyabilmektedirler.

Bunlara ek olarak doktor, hastanın ilaç geçmişine dayanarak fiziksel muayene yapabilmektedir.

Tedavi ve İlaçlar

Hipoglisemi tedavisinde, öncelikle kan şekeri değerlerini yükseltecek ilaçlar kullanılmaktadır. Daha sonra ise, hipoglisemi ortadan kaldırılarak bir daha tekrarlanmaması amaçlanmaktadır.

Temel ve derhal tedavi yöntemi olarak, hipogliseminin erken evresinde, genellikle 15-20 gram miktarında hızlı etkili karbonhidrat tedavisi uygulanmaktadır. Hızlı etkili karbonhidrat, şekerlemeler, meyve suları, alkolsüz meşrubatlar ya da glikoz tabletler yolu ile alınabilmektedir.

Öte yandan, yağ ve protein içeren gıdalar hipoglisemi tedavisinde faydalı değildir. Çünkü protein ve yağ, vücuttaki şekerin emilmesine neden olmaktadır.

Her hızlı etkili karbonhidrat tedavisinin ardından kan testi yapılarak, kan şekeri değerlerinin 70 ml/dL değerini aşıp aşmadığı kontrol edilmektedir.

Eğer belirtiler çok şiddetli ise, glikagon ya da damar içine glikoz enjeksiyonu tedavisi uygulanabilmektedir.

Bunların dışında hipogliseminin altında yatan hastalık tedavi edilebilir. Pankreasta gelişen bir tümör hipoglisemiye sebep olacağı için, ameliyat ile bu tümör temizlenmektedir.

Alınacak Önlemler

Özellikle diyabet hastaları hipoglisemide risk altındadır.

Eğer diyabet hastasıysanız; Doktor yardımı ile diyabet sürecini iyi izlemeniz, ilaçları dikkatli kullanmanız, egzersiz ve yeme içme alışkanlıklarına özen göstermeniz, hipoglisemi gelişimini önlemenize yardımcı olacaktır. Glikoz monitorü yardımı ile ölçülen kan şekeri değerlerinde aşırı derecede düşüş görüldüğünde doktora danışmak faydalı olacaktır.

Eğer diyabet hastası değilseniz; Kan şekerinizin normal değerlerini korumak için, gün içinde sürekli olarak fakat az az miktarda atıştırmanız önemli olacaktır. Böylece, hipoglisemi riski de düşürülmüş olmaktadır.

Источник: https://evdesifa.com/hipogliseminin-belirtileri-nelerdir/

Hipoglisemi Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Diyabet Ve Hipoglisemi

Hipoglisemi nedir? belirtileri ve tedavisi hakkında tüm detayları aşağıdaki yazımızdan okuyabilirsiniz. Sorularınız olursa, yazının altına yorum olarak bırakabilirsiniz. Tüm sorularınızı cevaplıyor olacağım.

Diyabet Nedir?

Pankreasın langerhans adacıklarında salgılanan insülin hormonunun yetersiz veya tamamen salınımının bozulması sonucu oluşan metabolik hastalığa diyabet denmektedir.

Hiperglisemi (kan şekeri yüksekliği) ile karekterizedir. Besinlerle alınan ve vücutta üretilen glikoz insülin hormonu eksikliğinde hücre içine giremez ve kanda serbest halde dolaşır ve kandaki glikoz miktarını arttırır.

Şeker hastalığı için tanı kriterleri mevcuttur.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından dünyada 180 milyon diyabetli bireyin bulunduğu ve bu sayının 2030 yılında ikiye katlanacağı tahmin edilmektedir. Obezitenin artışı diyabetin artışı ile doğru orantılı bulunurken “Diabetize” adı altında yeni tanım oluşturulmaktadır. Obezite görülen kişilerde diyabet, diyabet görülen kişilerde obezite görülmek sıklığı giderek artış göstermektedir.

Diyabet hakkında tüm detaylar için, Şeker Hastaları Nasıl Beslenmelidir? Örnek Diyabet Diyeti başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Diyabet prevelansının artmasında rol oynayan başlıca faktörler; genel nüfus artışı, yaşam süresinin uzamasına bağlı olarak yaşlı birey sayısındaki artış, kentsel yaşam ve beraberinde getirdiği beslenme alışkanlıkları, sedanter yaşam, stres ve obezitedir.

Gelişmiş ülkelerde diyabetlilerin yaklaşık %90’ı tip 2 diyabetlilerden oluşmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde ise bu oranın, hızlı toplumsal ve kültürel değişiklikler, yaşlı nüfusun artışı, kentleşme, beslenme değişiklikleri ve yetersiz fiziksel aktivite gibi faktörler nedeniyle daha yüksek olacağı tahmin edilmektedir.

Ayrıca, tip 2 diyabet hakkında tüm detayları için Tip 2 Diyabet Nedir? Belirtileri ve Beslenme Tedavisi başlıklı yazımızdan bilgi alabilirsiniz.

Diyabet Tanı Kriterleri Nelerdir?

Diyabet durumunda vücutta birçok değişiklik görülmekte ancak tıbbi olarak öncelik biyokimyasal testler uygulanmaktadır. Diyabet tanısı için en önemli iki etmen açlık kan şekeri seviyesi ve OGTT sonucudur.

  1. Açlık kan şekeri; Bir damla kan ile teknolojik kan şekeri ölçebilen cihazlarla öğrenilebilmektedir. Açlık kan şekeri 120 mg/dL üzerinde ise diğer testlere bakılır.
  2. OGTT (Oral Glikoz Tolerans Testi); Bu test tıbbı olarak gözetim altında bireye glikoz verilerek daha sonrasındaki kan şekerindeki artışa bakılır.
  3. HbA1c; 3 aylık kan şekeri ortalamasını verir. Kan şekerinin geçmişe dayalı düzen aralığını bu değere göre öğrenilmektedir.

Diyabet tanısı için en önemli iki etmen açlık kan şekeri seviyesi ve OGTT sonucudur. Daha sonrası ve geç kalınmış tanı için oluşabilecek olumsuz komplikasyonlar için testler yapılmaktadır.

Bunlar göz muayenesi, böbrek fonksiyon testleri, karaciğer fonksiyon testleri, daha ileri teknik olarak sinir testleri yapılmaktadır. Aynı zamanda, Gizli Şeker (Pre-diyabet) Nedir? Tanısı ve Diyet Tedavisi yazımıza göz atabilirsiniz.

Hiperglisemi Nedir?

Hiperglisemi kan şekerinin açlık seviyesinin 120 mg/dl tokluk kan şekerinin 160 mg/dl üzerinde olmasıdır. Diyabetin akut komplikasyonları arasında yer almaktadır. Hiperglisemi durumunda vücutta birçok komplikasyon gerçekleşmektedir. Bunlardan;

  • Çık idrara çıkma,
  • Çok su içme,
  • Baş dönmesi,
  • Halsizlik,
  • Yorgunluk,
  • Bulanık görme,
  • Mide bulantısı,
  • Refleks kaybı…

Kan şekerinin yükselmesi durumunda beyin enerji kaynağı olan glikozu kullanamaz ve karaciğerden sentezlenen keton cisimciklerini kullanmak durumunda kalır. Bu durumun uzun süre devam etmesi metabolizma bozukluklarına neden olmakta ve diğer kronik hastalıkları tetiklemektedir. Bu nedenle tedavisi önemlidir.

ÖNEMLİ NOT: Diyabet çok şeker yemek sonucu oluşan bir hastalık değildir bu nedenle şekeri tüketimini azaltmak tedavi yöntemi değil, beslenme tedavisine destek veren bir yöntemdir. Gerekli tıbbi destek geç kalınmadan alınması önerilmektedir.

Hipoglisemi Nedir?

Hipoglisemi, kan şekerinin 70 mg/dL’nin altına inme durumudur. Diyabetin akut komplikasyonları arasında yer almaktadır. Diyabetin tedavi yöntemi, beslenme, fiziksel aktivite şiddeti gibi durumlardan etkilenmektedir.

Hipoglisemi plazma glikoz konsantrasyonunun 50 mg/dl’nin altına düşmesi, çarpıntı, terleme, sinirlilik hali, kontrolsüz davranışlar, konfüzyon, koma ya da epileptik atak belirtilerinden bir ya da birkaçının görülmesi ve belirtilerin glisemik düşüklüğü ortadan kaldıran tedavi ile geçmesi hali olarak tanımlanmaktadır.

İnsülin ile tedavi edilen diyabetik bireyler için çok sık rastlanan bir komplikasyondur. Tüketilen besinlerin karbonhidrat miktarı ve glisemik indekslerine göre beslenme ve tedavi programı hazırlanmakta bunları etkilen ağır fiziksel aktivite gibi durumlarda hipoglisemi ile karşılaşılabilmektedir.

DİKKAT: İnsülin kullanan diyabetik bireylerin %90’ının hipoglisemiyi deneyimlediği tespit edilmiştir.

Hipoglisemi Belirtileri Nelerdir?

Hipoglisemi belirtileri arasında nörojenik ve nöroglikopenik olmak üzere iki türde belirtiler gözlenmektedir. Bu belirtileri sırayla aşağıda bulabilirsiniz.

Nörojenik Belirtiler:

  • Titreme
  • Çarpıntı
  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Ürperti
  • Açlık hissi

Nöroglikopenik Belirtiler:

  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Güçsüzlük
  • Uykusuzluk
  • Görmede bozukluk
  • Konuşmada boukluk
  • Nöbetler
  • Hipoglisemi Sınıflaması

Hipoglisemi Çeşitleri Nelerdir?

Hipoglisemi kan şekerinin 70 mg/dl altına düşünden itibaren gösterdiği semptomlara göre ayrılmaktadır. Ciddi, semptomatik, asemptomatik ve göreceli olmak üzere 4 çeşitte incelenebilir.

Ciddi Hipoglisemi:

  • Bireyin hipoglisemiden kurtulmak için dışarıdan birinin yardımına ihtiyaç duyduğu, yaşamı tehdit edici özelliği olan bir durumdur.
  • Farkına varılmadığı, tedavinin geciktirildiği ya da uygun şekilde yapılmadığı durumlarda kalıcı nörolojik hasarlara ve hatta ölüme neden olabilir.
  • Kan glikoz düzeyinin zamanında yükseltilmesi ile nörolojik iyileşme sağlanabilmektedir.

Semptomatik Hipoglisemi:

  • Hipoglisemi semptomlarının hissedildiği ve bunlara ilave olarak kan glikoz düzeyinin ≤70 mg/dl düzeyinde olduğu hipoglisemi türüdür.

Asemptomatik Hipoglisemi:

  • Kan şekerinin 70 mg/dl altında olması ancak hipoglisemi semptomlarının hissedilmeme durumudur.

Göreceli Hipoglisemi:

  • Kan şekerinin 70 mg/dl üzerinde olmasına rağmen hipoglisemi semptomlarının hissedilmesidir.

Hipogliseminin en sık görülen nedenleri

  • İnsülin ve insülin sekresyonu ya da duyarlılığını arttıran ilaçların (sülfonilüreler, meglitinidler) fazla alınması,
  • İnsülinin yanlış zamanda yapılması,
  • Öğünlerin geciktirilmesi ya da ertelenmesi,
  • Fazla alkol kullanımına bağlı endojen glikoz üretiminin azalması,
  • İlave karbonhidrat almadan ağır egzersiz yapılması,
  • Kilo verme ya da egzersiz yapma gibi nedenlerden dolayı insülin duyarlılığının artması,
  • Gastroparezi nedeniyle midenin geç boşalması,
  • İlerlemiş böbrek yetersizliğine bağlı insülin klerensinde azalma.

Hipoglisemi tehleri nelerdir?

Hipoglisemi ile ilişkili morbidite ve mortalite prevelansı ve insidansına ilişkin istatistiksel bilgiler yetersizdir. Ciddi hipoglisemiye bağlı mortalite hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla beraber tip1 diyabetlilerin %2-4’ünün ölüm nedeninin hipoglisemi olduğu tahmin edilmektedir

Uyku sırasında sağlıklı ya da diyabetli tüm bireylerde hipoglisemiye verilen hormonal yanıt değişikliğe uğradığından, genç diyabetlilerde görülen gece uykusu sırasındaki ölümlerin nedeninin ciddi hipoglisemi olduğu düşünülmektedir. 40 yaş altındaki diyabetlilerin %6’sının yatakta ölüm sendromu olarak adlandırılan uyku sırasında ölüm ile karşılaştığı bildirilmiştir

Hipoglisemi durumunda tüketilebilecek besinler nelerdir?

Hipoglisemi durumunda kan şekerinin hızlı yükselmesi istenmektedir. Kompleks karbonhidratlar kan şekerini yavaş yükseltmektedir. Bu nedenle hipoglisemi durumunda tüketimi önerilmektedir. Karbonhidratların sindirimi ağızda başlamaktadır. Bu nedenle şekerin kana geçmesi daha kolaydır.

Hipoglisemi durumunda öncelikle toplamda 15 gram karbonhidrat içeren 5 tane küp şeker tüketimi önerilmektedir. Tüketimden 15 dakika sonra semptomlar geçmemiş ve kan şekeri yükselmemiş ise 15 gram karbonhidrat daha tüketilmelidir. Çikolata gibi basit şeker içeren besinlerin sindirimi zor olduğu için şekerin kana geçişi uzun sürmektedir.

Bunların tüketimi yerine alternatif olarak bal, meyve suyu tüketimi önerilmekte ciddi hipoglisemi durumunda tıbbi olarak dekstroz ve glukagon verilmektedir.

Bal

  • Karbonhidrat içeriği çok yüksektir bu nedenle enerji değeride yüksektir.
  • Bal %50 glikoz %50 fruktoz içermektedir.
  • Yağ içermemektedir.
  • Şeker oranı yüksek olduğu için tüketimine dikkat edilmelidir.
  • Ilık suda erimesi sağlanarak hipoglisemi durumunda daha rahat tüketilebilmektedir.
  • Hipoglisemi durumunda bir yemek kaşığı tüketilmeli ve 15 dakika beklenmelidir.

Meyve suyu

  • Meyveler früktoz şekeri içermektedir.
  • Meyve suları kan şekerinde dengeli bir yükseliş sağlamaktadır.
  • Bu nedenle hipoglisemi durumunda tercih edilmektedir.
  • 1 çay bardağı meyve suyu tüketilmeli ve 15 dakika beklenmelidir.

Dekstroz

  • Vücuttaki sıvı kaybı sonucu meydana gelen dehidretasyonun tedavisi için kullanılmaktadır.
  • Aynı zamanda enerji gereksinimini de karşılamaktadır.
  • Olası hipoglisemiler için damar yolundan verilmektedir.

Glukagon

  • İnsüline ters etkili olarak çalışan bir hormondur.
  • İnsülin kan şekerini düşürürken glukagon bu durumda kan şekerinin yükselmesini sağlamaktadır.
  • Ciddi hipoglisemi durumunda kullanılmaktadır.

Hipoglisemiden Korunma

  • İlaç ve insülin dozlarına dikkat edilmelidir.
  • Öğünlerde karbonhidrat örüntüsüne dikkat edilmeli ve beslenme uzmanına danışılmalıdır.
  • Ağır egzersiz durumlarında ekstra karbonhidrat alınmalıdır.
  • Kan şekeri takibi düzenli yapılmalıdır
  • Yapılan bazı çalışmalarda karbonhidrat sayımının hipoglisemi ve hiperglisemi sıklığında önemli derece azalma görüldüğü bildirilmiştir.

Bu yazıyı beğendiyseniz, aşağıdaki sosyal medya paylaşım tuşlarından paylaşabilirseniz seviriz. Ayrıca, bu tip hastalıklar ve beslenme tedavileri için Hastalıklarda Beslenme ve Diyet kategorisindeki tüm yazılarımıza göz atabilirsiniz.

Yararlanılan Kaynaklar: 

Источник: https://aysetugbasengel.com/hipoglisemi-nedir-belirtileri-ve-tedavisi/

Hipoglisemi Belirtileri

Diyabet Ve Hipoglisemi

Şiddetli hipogliseminin potansiyel sonuçları dikkate alındığında, hafif hipoglisemiyi yani hipoglisemi başlangıcını mümkün olan en kısa sürede tedavi ederek bunu önlemek mümkündür. Buna ek olarak, hafif hipoglisemi erken tedavi edilse de belirtiler hemen kaybolmayacaktır.

Hipoglisemi nasıl anlaşılır? Hipoglisemi belirtileri aşağıda sıralanmıştır, ancak, bu, kişinin bütün belirtileri yaşayacağı anlamına gelmemektedir. Buna ek olarak, ortak bir belirti deneyimi başkasınınkinden biraz farklı olabilir veya beklenenden farklı olabilir. Bu nedenle, hipoglisemiye atfedilebilecek her türlü duygu, his, deneyim veya davranışa dikkat etmek önemlidir. (1)

Halk arasında, kişinin hiç yemek yememesi, kasıtlı olarak yemek yemeyi atlaması ya da yemek yemeden önce kendisini titrek, huysuz ve yorgun hissetmesi genellikle hipoglisemi ile ilişkilendirilmektedir. Hipoglisemi durumunda çok bitkin hissetmek oldukça belirgin bir belirtidir.

En sık karşılaşılan hipoglisemi belirtileri, yani diğer bir deyişle düşük kan şekeri belirtileri ise şunları içermektedir:

  • Açlık, bazen yoğun ve ani olarak ortaya çıkabilir
  • Sinirlilik veya titreme gibi endişe belirtileri
  • Terleme, uyurken meydana gelen gece terlemesi de dâhil (bu durum gece hipoglisemisi belirtisidir)
  • Baş dönmesi veya başı düşüyormuş gibi hissetmek
  • Yorgun, bitkin veya sersem olma
  • Uykuda uyanmak ve uyurken bile yorgun hissetmek
  • Huzursuz hissetmek ve ruh hali vakaları geçirmek
  • Yüz solgunluğu
  • Baş ağrısı
  • Kas güçsüzlüğü
  • Karışıklık hissi ve çalışma veya konsantrasyon sorunları yaşama

Şiddetli durumlarda (diyabet ilaçları dâhil olduğunda), hipoglisemi nöbetler, koma ve hatta ölüme neden olabilir.

Diyabetik hastalar, özellikle de uzun süreler boyunca tekrar tekrar ortaya çıkması durumunda, ciddi hipoglisemi atakları için yüksek risk altındadırlar.

Diyabetli yaşlı hastalarda şiddetli hipoglisemik ataklarının, demans, kalp hastalığı, fonksiyonel beyin hasarı, sinir hasarı ve ölüm riski artışı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. (2)

Kan şekeri seviyeleri kontrol altına alınmadığında hipoglisemi belirtileri yaşanmaya devam edecektir. Zaman içinde, bunlar yorgunluk, şeker isteği, kan basıncındaki değişiklikler, kilo kaybı veya kazanımı, sinir hasarı ve sinirlilik dâhil olmak üzere, pre-diyabet veya şeker hastalığının göstergesi olan komplikasyonlar ve sıklıkla yan etkilerle birlikte ortaya çıkabilir. (3)

Gece Hipoglisemisi Belirtileri

Uyurken hipoglisemi yaşamak, gece hipoglisemisi olarak da bilinmektedir. İnsülinle diyabet tedavisi olan insanlarda daha sık görülmektedir.

Bazı insanlar gece hipoglisemi yaşadıklarında rahatsız olduklarını fark etseler de belirtileri sadece sabahları uyandıklarında fark edebilirler.

Gece oluşan hipoglisemi belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Baş ağrısı – sıklıkla akşamdan kalmış gibi hissettirir
  • Sabahları alışılmadık derecede yorgun hissetmek
  • Nemli çarşaflar veya terden ıslanmış kıyafetler (4)

Acil Tıbbi Yardım Gerektiren Durumlar

Aşağıdaki durumlarda hemen tıbbi bir yardım almalısınız:

  • Daha önce hiç hipoglisemi belirtileri yaşamadıysanız ya da diyabetiniz yoksa
  • Şeker hastalığınız varsa ve tedavi yöntemleri hipoglisemine cevap vermiyorsa

Hipogliseminin başlangıçta tedavisi, düzenli ve dengeli beslenme, alkol tüketimini bırakma veya glikoz tabletleri alma gibi seçenekleri barındırmaktadır. Bu tedaviler kan şekerinizi yükseltmiyorsa ve belirtilerinizi iyileştirmiyorsa hemen doktorunuza danışın.

Aşağıdaki durumlarda da acil yardım isteyin:

  • Şeker hastalığı veya tekrar eden hipoglisemi öyküsü varsa
  • Ciddi hipoglisemi belirtileri veya bilinç kaybı varsa (5)

Hipoglisemi Nedir?

Halk arasında düşük kan şekeri olarak da bilinen hipoglisemi, kandaki anormal derecede düşük olan glikoz seviyesini tanımlamaktadır. Bu oran, litre başına dört milimol’dan az şeklinde verilebilir.

Glikoz yani kandaki şeker seviyesi çok düşük olduğunda, vücudunuz faaliyetlerini gerçekleştirecek kadar enerjiyi bulamamaktadır.

Hipoglisemi ile çoğunlukla şeker hastalığı olan kişiler mücadele etmektedir. Şeker hastası olan kişi çok fazla insülin aldıysa, yemek yediyse veya çok yorucu bir egzersiz yapıysa, hipoglisemi meydana gelebilmektedir.

Nadiren de olsa, şeker hastalığı olmayan kişinin de hipoglisemi yaşaması mümkün olabilmektedir. Kötü beslenme, aşırı içki içme veya Addison hastalığı gibi bazı durumlar hipoglisemiyi tetikleyebilmektedir. (6)

Hipoglisemi nedir hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayınız.

Hipoglisemi Nedenleri

Hipoglisemi neden olur? Hipoglisemi nedenleri aşağıdakileri içerebilmektedir:

  • Aşırı egzersiz veya gıda alımı eksikliği
  • Alkol tüketimi
  • Bazı tümör türleri, pankreas (İnsülinoma)
  • Mide ile ilgili ameliyatlar

Böbrek yetmezliği olan, diyaliz hastası olan kişiler de hipoglisemi yaşayabilir.

Karaciğer hastalığınız varsa, hipoglisemi riski taşıyabilirsiniz.

Tiroid, adrenalin veya hipofiz bezi ile ilgili sorunlarınız hipoglisemiyi tetikleyebilir.

Çok iyi yemek yeseniz bile vücudunuz yiyecekleri emmeyebilir, bu durum hipoglisemiye neden olabilir. (7)

Hipoglisemi nedenleri daha fazlası için

Hipoglisemi Tedavisi

Hipoglisemi nasıl geçer? Şeker hastalığınız varsa ve kan şekerinizin düşük olduğunu yani hipoglisemi olduğunuzu düşünüyorsanız, öncesinde mutlaka kan şekeri seviyenizi kontrol ettirmelisiniz.

Fazla şeker içeren yemeklerden sonra şeker seviyeniz sık sık düşüyorsa bu durumu not etmelisiniz. Çünkü bu durumda diyetinizde yapacağınız değişiklikler size yardımcı olabilir. Şekerli gıdalardan kaçınırken gün boyunca sık sık küçük öğünler şeklinde yemekler yemeye özen gösterin.

Yemek yemediyseniz kan şekeriniz düşebilir, bu durumda yatmadan önce protein veya daha karmaşık bir karbonhidrat atıştırmalıkları tüketebilirsiniz.

Eğer çok fazla insülin alıyorsanız doktorunuz bunu tespit edebilir. Bu durumda, insülin dozunu düşürebilir veya son dozunu aldığınız zamanı değiştirebilir. (8)

Hipoglisemi Ameliyatı

Hipoglisemi, pankreastaki bir tümör (İnsülinoma) veya pankreas dışındaki tümörlerden kaynaklanıyorsa, ameliyat uygun bir tedavi yöntemi olabilir. (9)

Hipoglisemi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Hipoglisemi teşhisi ve tedavisi için başlangıç olarak aile hekimine ya da iç hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. Sonrasında gerekli görülürse, bir diyabet, endokrinoloji ve metabolizma uzmanından yardım alabilirsiniz. (10)

Detaylı bilgi almak için bakınız: Hipoglisemi tedavisi

Источник: https://www.acil.net/hipoglisemi-belirtileri/

Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva

Diyabet Ve Hipoglisemi

Kişisel Bilgilerinizin gizliliğinin korunması Novo Nordisk için önemlidir. Bu çerçevede hazırladığımız Gizlilik Politikamızın kısa bir özetini aşağıda bulabilirsiniz.

İşbu Gizlilik Politikası’nın amacı, websitemizde ne tür bilgiler topladığımız, bunları nasıl sakladığımız ve kullandığımız, bu bilgileri hangi koşullar altında işleyip açıklayabileceğimiz konularında sizleri tam olarak aydınlatmaktır.

BU INTERNET SİTESİNİ KULLANARAK, BİLGİLERİN BU GİZLİLİK POLİTİKASINDA BELİRTİLDİĞİ BİÇİMİYLE İŞLENMESİNİ, TOPLANMASINI, SAKLANMASINI VE KULLANILMASINI ONAYLAMIŞ OLUYORSUNUZ.

Ziyaretçi/kullanıcı kişisel verileri NovoNordisk tarafından görevlendirilen firma PortalGrup İnternet Hizmetleri ve Yazılım Geliştirme Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (“Portalgrup”) tarafından tutulacaktır. Herhangi bir kişisel verinizi tarafımıza sunmadan da sitemizden faydalanabilirsiniz.

İnternet sitemizde paylaştığınız kişisel bilgilerinize her zaman erişim hakkınızın bulunduğu ve bu bilgilerin silinmesi, değiştirilmesi ve güncellenmesini her zaman talep edebileceğinizi belirtmek isteriz.

Kişisel bilgilerinizi bu internet sitesinde bildirmenizden sonra, siz bize aksi şekilde bir talimat vermedikçe, bu bilgiler bizden istediğiniz hizmeti size sunduğumuz sürece ya da yasalar bunu istediği sürece Portalgrup tarafından saklanacaktır.

1. Gizlilik Taahhüdü

“Kişisel Veriler” terimi, bu Gizlilik Politikasında kullanıldığı biçimiyle, size düzenli aylık bilgilendirme amaçlı e-bülten gönderimi için kullanılabilecek e-posta adresinizdir. Kanuni zorunluluklar haricinde Kişisel Veriler yalnızca işbu Gizlilik Politikası uyarınca işlenecek ve Portalgrup tarafından tutulacaktır.

İnternet sitemizde paylaştığınız bilgilerin bir kısmı, sizin yaşadığınız ülkeden farklı veri koruma kanunları olan başka ülkelerde yer alan bilgisayarlarca depolanıp işlenebilir. Bu tür durumlarda, bizler asgari olarak ülkenizde mevcut veri koruma kanunlarınca sağlanan korumanın bu bilgiler bakımından da sağlanacağını temin ediyor olacağız.

2. Kişisel Verilerin Kullanım Amacı

Aksi belirtilmediği takdirde, bu site yoluyla toplanan bilgileri, sitemizin içeriğini geliştirmek, siteyi tercihleriniz temelinde ihtiyaçlarınıza göre düzenlemek, (eğer talep etmişseniz) size bilgi sunmak amacıyla, kendi pazarlama ve araştırma amaçlarımız için ve belirtilen diğer herhangi bir amaç için kullanabiliriz. Ayrıca bu site aracılığıyla, kişisel nitelikte olmayan edinilmiş bilgilerin tümünden tamamen faydalanabiliriz.

İşbu internet sitesi kapsamında, ziyaretçi/kullanıcılar tarafından kendi rızaları doğrultusunda siteye sunulan kişisel veriler Portalgrup tarafından saklanmakta ve işlenmekte olup, bu veriler NovoNordisk ile paylaşılmamaktadır.

İşbu internet sitesi kapsamında; Portalgrup tarafından ziyaretçi/kullanıcılardan toplanan kişisel veriler, kanunlarca açıkça aksi öngörülmediği sürece, NovoNordisk adına kurulan diğer websitelerinde Portalgrup veya NovoNordisk’e bağlı diğer ajanslar tarafından uzaktan hizmet verilmesine yarayacak bilgiler niteliğindedir. Bu uzaktan hizmetler kişisel bilgilerin Novo Nordisk ile paylaşılmasına yol açmayacak olup şu alanları içermektedir:

• Kişisel iletişim hizmetleri (veri alışverişi) • Genel iletişim veya bilgi iletişim hizmetleri

• İnternetin kullanımıyla bağlantılı hizmetler

Kişisel veriler ancak Portalgrup tarafından mevzuat gereğince veya ziyaretçi/kullanıcının muvafakatiyle alınacaktır. Ancak bu bilgilerin Portalgrup tarafından kullanımında muvafakat aranmayacaktır.

Ayrıca, sitemize sunduğunuz kişisel bilgileri ve iletişim bilgileri Portalgrup tarafından pazar araştırması vb. hizmetler için kullanılabilecektir.

3. Kişisel Verilerin Açıklanmaması

Portalgrup tarafından toplanan kişisel verileriniz, bu Gizlilik Politikasında belirtilenler dışındaki üçüncü şahıslara verilmeyecek, açıklanmayacak ya da başka şekilde ifşa edilmeyecektir.

Kişisel verileriniz, verilerin asıl toplanma amacına uygun olarak işlenmesi ya da bu internet sitesinin yararlılığının değerlendirilmesi, veri yönetimi ya da teknik destek gibi amaçlarla işlenmesi için Portalgrup adına hareket eden üçüncü şahıslarla da paylaşılabilinir.

Bu sitenin ticari faaliyetlerinin ya da bunların bir kısmının satılması veya devir edilmesi durumunda; söz konusu satış veya devirle bağlantılı olarak, sizden alınan Kişisel Veriler Portalgrup tarafından satın veya devir alan üçüncü şahıslara aktarılabilecektir; böyle bir durumda alıcının veya devir edilen tarafın Kişisel Verileri bu Gizlilik Politikasına uygun olarak kullanmasını temin edeceğiz. Yürürlükte bulunan yasaların, mahkeme kararlarının ya da kamu kurumları tarafından alınan kararlar uyarınca ya da yurt içinde ya da yurt dışında cezai ya da başka hukuki soruşturma ya da kovuşturmaların desteklenmesi amacıyla Kişisel Veriler üçüncü şahıslara açıklanabilecektir.

4. Erişim, Düzeltme, Silme ya da İtiraz Hakkı

Portalgrup tarafından toplanan kişisel verilerinizin her işlenmesinde bu verilerin toplanma amacına uygun olarak doğru ve güncel tutulmasını sağlamak için gereken makul düzeydeki önlemleri almaktayız.

Anılan veri işleme uygulamasının bu politikada belirtildiği biçimiyle meşru amaçlar ya da yasalara uygunluk doğrultusunda işlenmediği takdirde Kişisel Verilerinizin işlenmesine itiraz edebilmenize olanak sağlayacağız.

Portalgrup ile elektronik posta veya telefon aracılığı ile irtibata geçerek her türlü Kişisel Verinizin Portalgrup tarafından düzeltilmesini, güncellenmesini ya da silinmesini talep edebilirsiniz.

Kişisel verilerin silinmesine ilişkin talepler, aksi kanunlarca açıkça öngörülmediği müddetçe (örneğin sizin izninizle alınmış kişisel verilerinizle ilgili olarak görülen mahkeme nezdinde bir dava ile bağlantılı olarak) bizim için bağlayıcılığı olan geçerli her türlü yasal ve etik bildirim, belge dosyalama ya da tutma yükümlülüklerine tabidir.

5. Güvenlik Ve Gizlilik

Bilgisayar bağlantılı olarak Portalgrup tarafından toplanan kişisel verilerinizin güvenliğini ve gizliliğini sağlamak için güvenli veri ağlarının yanı sıra endüstri standartlarında güvenlik duvarı ve veri koruma uygulamaları kullanmaktayız.

Kişisel Verilerinizin Portalgrup tarafından işlenmesi sırasında, bilgilerin kaybolmasını, kötüye kullanılmasını, açıklanmasını, değiştirilmesini, yok edilmesini; bu bilgilere izinsiz erişimi önleyecek biçimde makul düzeyde önlemler almaktayız.

Ancak NovoNordisk, Kişisel Verileri korumak üzere belirli prosedür ve standartlara tabi olarak makul önlemler almakta ve bu önlemleri teknolojik gelişmeler ışığında güncellemekte ise de; İnternet üzerindeki güvenlik önlemlerini atlatmak ya da bu verilere müdahale etmek isteyebilecek kişilere karşı tam bir güvenlik garantisi vermemektedir.

6.Otomatik olarak alınan bilgiler

Ziyaret tarih ve saatiniz, bilgisayarınızın IP adresi, bağlı bulunduğunuz domain gibi bilgiler, internet site istatistiklerini oluşturan programlarca kaydedilir. Bu bilgiler kişisel değildir ve sadece internet site trafiğinin analiz edilmesi ve sitenin geliştirilmesi için kullanılır.

Kişisel olmayan bilgiler, sorduğunuz sorular ya da paylaştığınız yorumlar, fikirler ve öneriler gibi şahsi olmayan bilgilerden veya tarafımızca toplanabilecek ve herhangi bir Kişisel Bilgi ile bağlantılı olmayan bilgilerden oluşmaktadır. Kişisel olmayan ve gizlilik taşımayan bilgiler olarak değerlendirilecek ve tarafınıza karşı herhangi bir yükümlülük taşımaksızın, herhangi bir amaç için ve herhangi bir surette ifşa edilebilecek ve/veya kullanılabilecektir.

7. Çerezler (cookies)

İnternet sitemiz diğer pekçok internet sitesi gibi “cookie” adlı bir teknolojiyi kullanmaktadır. Bu teknoloji sayesinde bizi tekrar ziyaret ettiğinizde sizi hatırlamamız mümkün olabilmektedir. “Cookie”ler kişisel bilgiler içermez ancak bir kullanıcının şifresi, sitede ziyaret ettiği sayfalar, ziyaret tarihi vs.

gibi bilgileri güvenli bir şekilde saklayabilir. “Cookie”ler sabit diskinizden dosya alınması, epostalarınızın okunması veya bilgisayarınıza virüs taşınması için kullanılamaz. İsterseniz tarayıcı programınızı bu teknolojiyi kullanmayacak şekilde ayarlayabilir ve “cookie”leri sabit diskinizden silebilirsiniz.

Bu konuyla ilgili yardım için lütfen tarayıcı programınızın “Yardım” bölümüne başvurunuz.

Novo Nordisk ve tüm dünyadaki iş ortakları, temsilcileri ve iştirakleri bu internet sitesinde saklanan bilgileri, işbu Politika’da belirtilen kapsam dışında tarafınızca onaylanmadan üçüncü şahıslar ile paylaşmamayı taahhüt eder.

Bu politika sadece ziyaret edilen internet sitesi için geçerlidir. İnternet sitemizde yer alan linkler ile ulaşabileceğiniz diğer internet sitelerini bağlamamaktadır.

8. Diğer Sitelere İlişkin Linkler

Bu Gizlilik Politikası, yalnızca bu site için geçerlidir; NovoNordisk’e ait olmayan internet siteleri için geçerli değildir. Ancak internet sitemizde ziyaretçi/kullanıcıların ilgisini çekebileceğini düşündüğümüz başka internet sitelerine ait linkler bulunabilir.

Amacımız, link verilen sitelerin güvenli internet siteleri olmasını sağlamaktır.

Ancak, bu durum hiçbir şekilde link verdiğimiz internet sitelerinin güvenli olduğu veya gizlilik standartları konusunda garanti verdiğimiz ve burada yer alan Gizlilik Politikası ve Kullanım Koşulları’nın, anılan sitelerde de yürürlükte olduğu anlamına gelmez.

Bu sebeple link verdiğimiz internet sitelerinin güvenliği ve içeriği ile ilgili olarak ziyaretçi/kullanıcılara herhangi bir garanti vermemekteyiz. Bu nedenle, bu internet sitesi dışında diğer bir sayfaya bağlanıldığında, kişisel tanımlayıcı bilgilerin verilmesinden önce, ilgili sitenin gizlilik politikasının incelenmesi tavsiye edilmektedir.

9. Çocukların Erişimi Hakkında

Bu site 18 yaş altı çocuklar için hazırlanmamıştır.

Çocukların gizliliğinin korunmasının önemine binaen, Portalgrup 18 yaş altı bireylerin bilgilerini, bu yönde yasal velilerinden önceden alınmış açık bir izin olmadan her ne amaçla olursa olsun toplamamakta ve kullanmamaktadır. Belirtilen yasal temsilcinin talep etmesi halinde çocuğun sağlamış olduğu bilgileri inceleme ve/veya bunların silinmesini gerekli kılma hakkı bulunmaktadır.

Ebeveynlerin, internet kullanımı ve internet sitelerine verilen bilgilerle ilgili olarak çocuklarıyla konuşmalarını tavsiye etmekteyiz.

10. Bize Ulaşın

Bu politika ve işbu internet sitesi kapsamında, Portalgrup ile aşağıdaki elektronik posta veya telefon aracılığı ile irtibata geçerek her türlü Kişisel Verinizin Portalgrup tarafından düzeltilmesini, güncellenmesini ya da silinmesini talep edebilirsiniz.

info@portalgrup.com
+90 (212) 279 42 42

NovoNordisk’in bilgi toplama, kullanma ve ifşa etme uygulamaları hakkında sorularınız veya talepleriniz olursa, bize aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz nnbilgi@novonordisk.com

Yasaların gerektirdiği haller dışında NovoNordisk ve Portalgrup, bu politika ve gizlilik uygulamaları ile ilgisi olmayan sorulara veya yorumlara cevap verileceğini garanti etmemektedir.

Источник: http://www.diyabet.com/diyabet/diyabet-hakkinda/diyabet-nedir/hipoglisemi-nedir/

Şeker Hastalığı Olmayanlarda Görülen Hipoglisemi

Diyabet Ve Hipoglisemi

Hipoglisemi, kan şeker seviyenizin farklı nedenlerle fazla miktarda düşmesiyle ortaya çıkan vd çeşitli belirtilerle karakterize bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Birçok kişi, hipoglisemiyi, sadece şeker hastalarında görülen bir rahatsızlık olarak düşünüyor. Fakat hipoglisemi, aynı zamanda diyabet hastası olmayan insanlarda da ortaya çıkabiliyor.

Hipoglisemi, kan dolaşımınızda çok fazla şeker bulunduğunda ortaya çıkan hiperglisemiden farklı özellikler taşıyor. Hipoglisemi, diyabet hastalarında vücutta çok fazla insülin üretilmesi nedeniyle görülüyor.

İnsülin, şekeri parçalayan, enerji için kullanılmasını sağlayan bir hormon olarak göze çarpıyor. Ayrıca şeker hastalığınız varsa ve çok fazla insülin alırsanız, hipoglisemi atağıyla karşılaşabilirsiniz.

Şeker hastalığınız yoksa; fakat vücudunuz çeşitli sebeplere dayalı olarak kan şekeri düzeyinizi sabitleyemiyorsa hipoglisemi ortaya çıkabiliyor.

Yazımızın devamında şeker hastalığı taşımayan kişilerde görülen bu hipoglisemi türü hakkında daha ayrıntılı bilgiler vermeye çalışacağız. Eğer şeker hastası olmamanıza rağmen lan şekeriniz düşüyorsa yazımızı okumaya devam ederek bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Hipogliseminin Belirtileri Nelerdir?

Herkesin vücudu kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmalardan farklı şekilde etkileniyor ve buna bağlı olarak da farklı tepkiler veriyor. Bazı hipoglisemi semptomları aşağıdakilerden oluşuyor:

  • Baş dönmesi
  • Aşırı derecede açlık hissi
  • Baş ağrısı
  • Zihinsel bulanıklık
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Terleme
  • Dengesizlik
  • Bulanık görme
  • Kişilik değişikliği
  • Halsizlik
  • Bayılma

Kan şekeriniz düşük olmasına rağmen herhangi bir belirti sizde bulunmuyor da olabilir.

Hipogliseminin Nedenleri Nelerdir?

Hipogliseminin reaktif ve açlık hipoglisemisi şeklinde iki farklı türü bulunuyor. Bu türlerin oluşumumda farklı sebepler etkili oluyor.

Reaktif hipoglisemi, yemekten sonraki birkaç saat içinde ortaya çıkıyor. İnsülinin aşırı üretilmesi reaktif hipoglisemiye neden oluyor. Reaktif hipoglisemi, şeker hastalığı geliştirme riski altında olduğunuz anlamına geliyor ve bu durumun tanısı oldukça güç olabiliyor.

Tokluk döneminde ortaya çıkıyor ve sık olarak karşılaşılan bir sağlık sorunu olduğu ifade ediliyor. Reaktif hipoglisemi tanısı için 75 gr glukoz yükleme testi yapılıp insülin ve glukoz değerlerine bakılıyor.

İnsülinin normal sınırların üstünde, glukozun ise altında çıkması tanı için önemli bir bulgu olarak karşımıza çıkıyor.

Açlık Hipoglisemisi

Reaktif olmayan hipoglisemi ya da açlık hipoglisemisi yemeklerle ilişkili olmayıp altta yatan bir hastalığa bağlı olarak gözleniyor.

Genellikle gece uzun süreli açlık sonrası sabah saatlerinde, öğün atlandığında ya da yemeklerden 6 saat sonra görülüyor.

6 saat açlıktan sonra ölçülen kan şekeri değeri 60 mg/dl’nin altında tespit ediliyor. Açlık hipogliseminin nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Bazı ilaçlar
  • Karaciğer, kalp veya böbrekleri etkileyen herhangi bir bozukluk
  • Aşırı alkol kullanımı
  • Anoreksiya gibi bazı yeme bozuklukları
  • Gebelik

Nadiren de olsa, pankreasta bulunan bir tümör vücuda çok fazla insülin veya insülin benzeri bir madde salgılayarak hipoglisemiye neden olabiliyor. Hormon eksiklikleri de başka bir etken olarak karşımıza çıkıyor; çünkü hormonlar glukoz seviyelerini kontrol ediyor.

Damping Sendromu

Gastroözofageal reflü hastalığının semptomlarını hafifletmek için mide reflü ameliyatı olduysanız, damping sendromu olarak bilinen bir durum için risk altında olabilirsiniz. Damping sendromunda, vücut karbonhidrattan zengin yemeklere yanıt olarak fazla insülini serbest bırakıyor ve kan şekerinde düşmeye yol açan bu durum hipoglisemiye ve ilgili semptomlara neden oluyor.

Kimler Şeker Hastası Olmadığı Halde Hipoglisemi Riski Taşıyor?

Şeker hastası olmadığı halde kan şekeri düzeyinin düşmesi durumu hem çocuklarda hem de erişkinlerde görülebiliyor. Aşağıdakileri taşıyanlarda hipoglisemi geliştirme riski daha fazla oluyor:

  • Aşırı kilolu olmak
  • Diyabetli aile üyelerine sahip olmak
  • Mide reflü ameliyatı geçirmiş olmak

Hipoglisemi Nasıl Tedavi Edilir?

Sizin için en doğru ve uzun vadeli tedaviyi belirleyebilmek için hipogliseminin nedenini saptamak önem taşıyor. Doktorunuz tarafından altta yatan nedene göre uygun tedavi seçenekleri değerlendirilip belirleniyor. Fakat ani gelişen kan şekeri düşmelerinde bazı basit uygulamalar yapmak belirtilerin hafiflemesinde yardımcı oluyor.

Bunun için glukoz tüketimi, kısa vadede kan şekeri düzeyinizi artırmanıza yardımcı oluyor. Portakal suyu veya başka bir meyve suyu, kan dolaşımınıza hızlı artış sağlamda etkili bir çözüm sunuyor. Fakat kısa süre içerisinde kan şekeri tekrar düşeceği için ek olarak makarna, tam buğday ekmeği gibi yavaş, fakat uzun süreli yükselme sağlayacak gıdalardan tüketmek  iyi olacaktır.

Hipoglisemi semptomları bazen çok şiddetli hale gelerek, günlük hayatınızdaki faaliyetleri yapmanızı dahi zorlaştırabiliyor. Bu durumlarda özel olarak üretilmiş glukoz tabletleri ya da enjektabl glukoz kullanmanız gerekebiliyor. Uzun süreli sağlık sorunlarına neden olabileceğinden hipoglisemiyi kontrol altına almak önem taşıyor.

Ciddi hipoglisemi durumları, nörolojik problemlere, bayılma ve bilinç kaybına yol açıyor.

Hipoglisemi Atakları Nasıl Önlenir?

Bunun için işlenmemiş, kompleks karbonhidratlar tüketmek fayda sağlıyor. Patates, tam buğday ekmeği gibi besinler kompleks karbonhidrat içeriyor. Kan şekeri seviyenizi dengede tutmak için 2 saatte bir küçük atıştırmalıklar tüketmek olumlu sonuçlar elde etmenize yardımcı oluyor.

Örneğin elma dilimleri, bir avuç fındık gibi doğal atıştırmalıklar bunu sağlamak için tüketilebilecek seçenekler arasında bulunuyor. Yanınızda her zaman aperitif atıştırmalık taşımanız öneriliyor.

Acil durumlar için kan şekerinizi hızlı yükseltebilecek kesme şeker, bal gibi yiyecekleri de yanınıza almayı ihmal etmemeniz önem taşıyor.

Источник: https://ailedergisi.com/seker-hastaligi-olmayanlarda-gorulen-hipoglisemi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.