Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

içerik

Diyabete İyi Gelen 10 Bitki

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?
Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Haber güncelleme tarihi 22.12.2018 16:46

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir?

Toplumumuzda en sık rastanılan sağlık sorunlarından biri olan diyabet (şeker hastalığı), oldukça önemli bir hastalıktır. Diyabet hastalarının sürekli olarak doktor kontrolünde olmaları oldukça önemlidir.

Şeker hastalığının oluşumundaki temel neden; kandaki şeker seviyesini düzenlemekle görevli insülin hormonunun işlevini tam olarak yerine getirememesidir. İnsülin hormonunun görevini yerine getirememesi sonucunda kan şekeri yükselir.

Bunun yanı sıra diyabet hastalığının birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabileceğini söyleyebiliriz.

Diyabet hastalığının oluşumunda birçok faktör rol oynamaktadır. Genetik etkenlere bağlı olarak meydana gelebilen diyabet, ilerleyen zamanlarda ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Şeker hastalığı zaman içinde tansiyon, felç, görme kaybı, böbrek  hastalıkları ve ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Şeker hastalığı “tip 1 diyabet” ve  “tip 2 diyabet” olmak üzere iki grupta incelenir.

Tip 1 Diyabet

Çocukluk çağında başlayan diyabet türüdür. Ayrıca tip 1 diyabet, insüline bağımlı diyabet olarak da adlandırılmaktadır. Tip 1 diyabetin kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Ancak tip 1 diyabet hastalarında insülin yapımından sorumlu pankreas beta hücrelerinin harabiyetine bağlı olarak gelişen mutlak bir insülin eksikliği söz konusudur.

Genetik yatkınlığı bulunan kişilerde yaygın olarak görülen tip 1 diyabet, viral enfeksiyonlar, travma ve stres sonucunda oluşabilir. Tip 1 diyabet toplumda nadir olarak görülen diyabet türüdür. Tüm diyabet hastalarının %5-10’u tip 1 diyabettir.

Tip 2 Diyabet

Genellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan tip 2 diyabet, en çok görülen diyabet tipidir. Tüm dünyadaki diyabet hastalarının yaklaşık %90’ına tip 2 diyabet teşhisi konulmuştur. Genetik yatkınlık başta olmak üzere obezite ve fiziksel aktiviteye bağlı olarak ortaya çıkan tip 2 diyabetin görülme sıklığı yaşlanmaya bağlı olarak artış gösterir.

Ancak gelişmiş ülkelerde 15 yaş altında görülen diyabet vakalarının yaklaşık olarak yarısının tip 2 diyabetli olduğu belirtilmektedir. Bu konudaki en önemli nokta; tip 2 diyabetin ne kadar ilerleyen yaşlarda görülürse yan etkilerinin de o kadar az görüleceğidir.

[attention type=yellow][attention type=yellow][attention type=yellow]
Bu nedenle erken yaşta görülen diyabet vakalarında vakit kaybetmeden doktora başvurmalı ve erkenden tedaviye başlanmalıdır.
[/attention][/attention][/attention]

Diyabet belirtilerinin görülmesi durumunda bir an önce doktora başvurmalı ve gerekli tetkikleri yaptırmalısınız. Her hastalıkta olduğu gibi şeker hastalığında da erken teşhis hayati önem taşımaktadır. Ancak doktorunuzdan gerekli onayı alarak çeşitli bitkisel tedavi yöntemleri ile diyabet tedavisine katkı sağlayabilirsiniz.

1. Yeşil Çay

Vücut sağlığına önemli katkılarda bulunan yeşil çay, herhangi bir yan etkiye neden olmaksızın kan şekerini dengeler. Ayrıca düzenli olarak tüketilen yeşil çay, tip 1 diyabet riskini azaltmaktadır. Eğer tip 1 diyabet hastasıysanız yeşil çay içerek hastalığın gelişim sürecini yavaşlatabilirsiniz.

Yapılan araştırmalar sonucunda yeşil çayın içinde bulunan bazı maddelerin nişastanın vücutta şekere dönüşmesi sırasında salgılanan amilaz enzimi miktarını azaltarak şekerin aniden kana karışmasını engellediği ifade edilmektedir.

Bir başka araştırmada ise yeşil çayın tip 2 diyabeti olan hastalarda insülin duyarlılığını arttırdığı belirtilmektedir. Ancak tüm bitkisel ürünlerde olduğu gibi yeşil çay tüketiminde de dikkat edilmesi gereken en önemli unsur kullanım miktarıdır.

Aşırı tüketilen yeşil çay, çeşitli yan etkilere neden olabilir.

2. Tarçın   

Mutfağın olmazsa olmazlarından biri olan tarçın, şeker seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur ve insülini sağlıklı düzeyde tutar. Ancak bunun için çubuk tarçın yerine toz tarçın kullanılması önerilmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalarda tarçının tip 2 diyabete karşı oldukça etkili olduğu ifade edilmektedir.

Bir bardak ılık suyun içine bir çay kaşığı tarçın ekleyerek tüketebilirsiniz. Ayrıca gün içinde tükettiğiniz sıcak içeceklerin içine de tarçın katabilirsiniz. Tarçının içindeki bileşenler insülini dengelese de aşırı miktarda tarçın tüketmek karaciğer sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

3. Çemen 

Şeker hastalarına önerilen bitkilerden bir diğeri ise çemendir. Şeker hastalığının temel nedeni olan yüksek glikoz seviyesini dengeleyerek diyabet tedavisine katkı sağlar.

Gece yatmadan önce suya iki yemek kaşığı çemen tohumu koyun ve sabaha kadar bekletin. Sabah beklettiğiniz suyu için. Aynı işlemi birkaç ay düzenli olarak uygulayarak glikoz seviyesini düşürebilirsiniz.

Ayrıca çemeni süte katarak da tüketebilirsiniz.

4. Acı Kabak

Halk arasında “acı kavun” olarak bilinen acı kabak, şekeri düşürücü özelliğe sahiptir. Acı kabak hem tip 1 diyabete hem de tip 2 diyabete karşı oldukça etkilidir.

Günlük beslenme listenize acı kabağı ekleyebileceğiniz gibi her sabah aç karnına acı kabak suyunu tüketebilirsiniz. Acı kabak suyunu elde etmek için kabak tohumlarını ayıklayıp presleyerek suyunu çıkarabilirsiniz.

Elde ettiğiniz suyu bir miktar saf su ile karıştırdıktan sonra içebilirsiniz. Bu sayede şeker seviyesini dengeleyebilirsiniz.

5. Köri Yaprakları

Anti-diyabet olarak bilinen köri yaprakları, glikoz seviyesini dengeler. Bu sayede şeker hastalığının belirtilerini azaltır. Bunun için 10 tane taze köri yaprağını çiğneyebilirsiniz.

6. Zerdeçal

Diyabet hastalığı için faydalı bitkilerden en faydalısı zerdeçaldır. Sağlıklı yaşam sisteminin kökünü oluşturan zerdeçalın bir çok faydalı özelliği mevcuttur.

İhtilap karşıtı yapıya sahip olan zerdeçal, kalp hastalıklarına iyi gelmektedir. İçerisindeki kurkumin sayesinde kandaki şeker seviyesini düşürür.

Diyabetten kurtulmak için günde az miktarda zerdeçal tüketmek yeterli olacaktır. 

7. Berberin

Kandaki yağ ve şeker oranını ciddi oranda azaltan berberin bitkisinin özü oldukça yararlıdır. Fakat fazla tüketildiğinde yan etkilerinin olacağını unutmayın. En sık karşılaşılan yan etkisi karın ağrısıdır.

8. Yaban Mersini Yaprağı

Yaban mersininin oldukça faydası olduğunu bir çoğumuz bilmekteyiz. Fakat bu sefer yaban mersininin yaprağından bahsedeceğiz. Yaban mersinin yapraklarından çay yapıp tüketmek, kan şekerinizi düşürür.

9. Yulaf Suyu  

Yulaftan yapılan yulaf suyu, çay gibi günlük tüketebileceğiniz bir içecektir. Fazla abartmamanız durumunda hiçbir zararı yoktur. Kan şekerini ve kolesterölü azaltmanızda yardımcı olur.

10. Enginar

Enginarın bir çok faydası vardır. Hem enginarın kendi hemde yaprağı kan şekerinin seviyesini dengelemeye yeterlidir. Enginarda ve yaprağında inulin adında bir lif mevcuttur. Bu lif vücuttaki şekeri enerjiye dönüştürür.

Önerilen İçerik: Doğal İlaçlar Meyvelerin Faydaları

Neoldu.com / Sosyal Fayda

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Источник: https://www.neoldu.com/diyabete-iyi-gelen-bitkiler-15863h.htm

Bamya diyabet için iyi mi?

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Son zamanlarda yapılan bir çok araştırmaya göre, bamya diyabet semptomlarını azaltabilir – tip 1 diyabet, tip 2 diyabet ve gestasyonel diyabet içeren bir grup hastalık.

Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre diyabet, 2013 yılında 75.578 Amerikalının hayatına mal oldu. 2014 yılında dünya çapındaki yetişkinlerin yüzde 8,5’i Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporu şartına sahipti. 2030’a kadar, diyabet yedinci önde gelen ölüm nedeni olabilir.

Hastalığın aile öyküsü de dahil olmak üzere, bireyin bireyin diyabet geliştirme riskini artırdığı bir dizi etken vardır. Yaşam tarzı faktörleri de rol oynar, bu nedenle doktorlar kan şekeri düzeylerini düşürmek için diyet değişiklikleri ve artan egzersiz önerilmektedir.

Bamya diyabetli bazı kişilerde kan şekeri düzeylerini düşürmeye yardımcı olabilir. Bu tohumlu sebzenin etkilerine ilişkin araştırmalar hala erken aşamadadır, ancak sonuçlar ümit vericidir.

Bamya nedir

Bamya, ılıman iklimlerde yetişir, sonunda yeşil tohumlu baklalara neden olan büyük ebegümeci çiçekleri üretir. Ebegümeci, kakao ve pamuk da dahil olmak üzere birçok popüler bitkiyi içeren ebegümeci ailesinin bir üyesidir.

Bilim olarak bilinen, bamya, Mısır’da 2000 BCE olarak uzun zaman önce yetiştirilmiş olabilir.

Bamya’nın lezzeti yumuşaktır ve tüm tohum kabı yenebilir. Bu sebze benzeri meyve de geleneksel tıpta uzun bir geçmişi vardır.

Kew Kraliyet Botanik Bahçeleri, Doğu geleneksel tıbbında bamya yaprakları ve meyvelerinin ağrı kesiciler, nemlendiriciler ve idrar bozukluklarını tedavi etmek için kullanıldığını bildirmektedir. Kongolu tıpta, bamya doğum sırasında güvenli teslimatı teşvik etmek için kullanılır.

Diyabet için bamya

Diyabet genellikle insülin ve diğer tıbbi tedaviler denen bir hormonun artmasıyla iyi yönetilebilir. Bununla birlikte, diyabetli bazı kişiler düzenli insülin enjeksiyonlarından kaçınmak istemektedir. Diğerleri kan şekeri diplerini ve diğer hoş olmayan yan etkileri tecrübe eder ve diyabet ilaçları herkes için işe yaramaz.

Hazır bir tohum kabuğunun diyabetin kontrol altına alınmasına yardımcı olması, heyecan verici bir durumdur. Ama bamya diyabetin iyileştirebileceği konusunda henüz bir kanıt yok. Şimdiye kadar, bamya üzerine yapılan araştırmalar sadece hayvanlar üzerindeki etkilerine baktı. İnsan bedenleri hayvanlara benzer, ancak hayvanlar üzerinde yapılan tüm araştırmalar insanlarda işe yaramadı.

Kasların şekerin artan emilimi

Yayınlanan 2005 tarihli bir çalışmada, bamyaların diyabetli sıçanlar üzerindeki etkileri araştırıldı. Myricetin adlı bir madde bamya ve kırmızı şarap ve çay da dahil olmak üzere diğer bazı gıdalarda bulunur.

Araştırmacılar, myricetin’i bamyadan izole ettiler, sonra fareye uyguladılar. Tedavi, sıçan kaslarında şekerin emilimini arttırdı ve kan şekerini düşürdü.

2012 tarihli bir gözden geçirme, myricetin ile kan şekerini düşüren diğer laboratuvar ve hayvan çalışmalarına işaret etmektedir. Çalışma, myricetin’in diyabet için diğer risk faktörlerini de azaltabileceğini öne sürmektedir.

Yedikten sonra kan şekeri dikenlerinde azalma

Yayınlanan bir 2011 çalışmasında, yemekten sonra bamya ve kan şekeri dikenleri arasında bir bağlantı bulunmuştur.

Araştırmacılar, bir besleme tüpünden sıçan sıvı şeker ve saflaştırılmış bamya ile beslenmiştir. Bamyayı tüketen sıçanlar beslendikten sonra kan şekeri ani yükselişinde bir azalma yaşadılar. Çalışmanın yazarları bunun, bamyaların bağırsaklardaki şekerin emilimini engellediğinden kaynaklandığını düşünüyorlar.

Çalışmada, tip 2 diyabette kan şekerini azaltabilen bir ilaç olan okra ve metformin arasındaki olası etkileşimler de araştırılmıştır. Bamya metformin emilimini de engelledi. Bu, bamyanın metforminin etkinliğini azaltabileceğini ve bu nedenle ilaçla aynı zamanda yenmemesi gerektiğini düşündürmektedir.

Düşük kan şekeri seviyeleri

2011 yılında yapılan bir çalışmada, bamya ve daha düşük kan şekeri arasındaki bağlantıyı ortaya koydu. Araştırmacılar, diyabetli sıçanların kan şekerinin 14 gün boyunca düz kalmasına izin verdi. Daha sonra, sıçanlara bamya kabuğu özü ve kilogram vücut ağırlığı başına 2000 miligrama kadar tohum dozu verdi.

Bu nispeten yüksek dozlarda bamya ile ilişkili hiçbir zehirli etki yoktu. Bamya yiyen sıçanlar, 28 gün boyunca bamya yedikten sonra kan şekeri seviyesini düşürmüştür. Çalışma 28. günde sona ermiştir, bu nedenle kan şekeri düzeylerindeki etkilerin daha uzun süreceği açık değildir.

Riskler

Az sayıda çalışma bamya ile olumsuz yan etkilere bağlanmıştır, ancak bazı olumsuz yan etkiler de mümkündür:

  • Bamya ilacı metformin daha az etkili hale getirebilir.
  • Okra oksalat olarak bilinen maddelerden yüksektir. Oksalatlar böbrek taşlarına karşı savunmasız kişilerde böbrek taşı riskini artırabilir.
  • Bamya iyice yıkanmazsa bakteri, böcek ilacı ve diğer tehli maddeleri içerebilir. İnsanlar, çürümüş bamya, son kullanma tarihi geçmiş dondurulmuş bamya veya iyice yıkanmamış bamya asla tüketmemelidir.
  • Bir bamya alerjisi olan kişiler bamya tüketmemelidir. Ebegümeci veya pamuk gibi ebegümeci ailesindeki diğer bitkilere karşı alerjisi olanlar da bamya alerjisi olabilir.

Beslenme

Okra diyabetle mücadelede etkisiz kalsa bile, diyabetli insanlar için güvenli bir atıştırmalık kalır.

100 gramlık tek bir porsiyon sadece 30 kalori içerir, ancak bir dizi besin faydası sunar:

  • Bamya doymuş yağ veya kolesterol içermez
  • Bamya lif açısından zengin, önerilen günlük değerin (RDV) yüzde 9’unu içeriyor
  • Okra, kalsiyumun RDV’sinin yüzde 8’ini, manganezin RDV’sinin yüzde 43’ünü, demir ve bakır RDV’nin yüzde 10’unu ve K vitamini RDV’sinin% 44’ünü içeriyor.

Diğer sağlık faydaları

Bamya, myricetin dahil antioksidanlar olarak bilinen koruyucu maddeler bakımından zengindir.Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi’ne göre, antioksidanlar, vücuttaki hücrelere zarar veren bir süreç olan oksidatif stresi azaltabilir.

Oksidatif stres, diyabetin gelişiminde ve ayrıca aşağıdaki gibi hastalıklarda rol oynar:

  • Parkinson hastalığı
  • Alzheimer hastalığı
  • Katarakt
  • Makula dejenerasyonu
  • Kalp ve damar hastalığı
  • Kanser

Antioksidan faydalarına ek olarak bamya da yorgunluğu azaltabilir. Okra tohumlarında bulunan ve polifenol ve flavonoid olarak bilinen maddelerin, yorgunluğu azaltabildiği bir 2015 çalışması yayınlandı.

Diyabetik nefropatili 72 katılımcının yer aldığı bir çalışma, diyara için geleneksel tedavi ile bamya tüketmenin ürik asidi azaltabileceğini göstermiştir. Bu gut olan insanlar için yararlı olabilir.

Büyüyen ve yemek bamya

Bamya toprak sıcaklığı 65 ° F’nin üzerine çıktığında ve yaz boyunca sıcaklığa dayanıklı olduğu zaman gelişir. İlk hasatın ekim tarihinden yaklaşık 2 ay olduğunu bildiriniz.

Bitkiler uzun boyludur, en az 2 ila 3 feet büyür ve bu nedenle büyümek için alan gerekir. Ayrıca istiflenmeleri gerekebilir.

Bamya çiğ veya pişmiş yemek güvenlidir. Bazı bölgelerde, kızarmış bamya popüler bir garnitür. Bamya, gumbo, salata gibi bazı çorbalarla da iyi gider ve turşu yapılabilir.

[attention type=red][attention type=red][attention type=red]
Limonun kan glikozunu azaltmaya yardımcı olabileceği öne sürülmüştür, ancak diyabetli sıçanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, önemli bir fark yaratmadığı bulunmuştur.
[/attention][/attention][/attention]

Источник: https://trmedbook.com/bamya-diyabet-icin-iyi-mi/

Diyabet için beslenme önerileri: Diyabete iyi gelen yiyecekler

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Diyabet hastalığının kontrol altına alınması için uzman eşliğinde kişiye özel beslenme programı belirlenmesi büyük önem taşıyor. Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, diyabet hastalarının beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Diyabeti le yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırıyor

Şeker hastalığı, pankreastan salgılanan insülin hormonun yetersiz olması sonucu glikoz yani kan şekeri değerinin artması sonucunda ortaya çıkmaktadır. İleri yaşlarda görülen Tip 2 Diyabet hastalığının sebeplerinin başında; genetik faktörler, fiziksel aktivite azlığı ve kilo fazlalığı gelmektedir.

Şeker hastalığı kontrol altına alınmadığında; böbrek yetmezliği, katarakt, kalp damar rahatsızlıkları, sinir hasarı, diyabetik ayak, enfeksiyonlara ve hastalıklara yatkınlık gibi rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir. Hastalığın kontrol altına alınması için sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmek gerekmektedir. Bu rahatsızlığı kabullenmek ve onunla yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırmaktadır.

Diyabet hastaları için doğru beslenme önerileri

Beslenme programı kişiye özel belirlenmelidir: Bu diyet geçici olmamalı, beslenme alışkanlığı haline getirilerek yaşam boyu devam ettirilmelidir.

Boy ve yaşa uygun kiloda olunmalıdır: Sahip olunan fazla kilolardan kurtulmak; şeker hastalığını kontrol altına almayı sağlayan en önemli ilkelerden biridir.

Öğünler 3 ara 3 ana olmak üzere düzenlenmelidir: Öğün araları 2-2,5 saati aşmamalı, öğünlerde alınan kalori dengeli olmalıdır. Ara öğün beslenme

Diyetteki posa içeriği artırılmalıdır: Öğünlerde alınan posa yüzdesinin fazla olması karbonhidrat emilimini yavaşlatacağından şeker seviyesinin düzenlenmesine olumlu etki edecektir.

Bu açıdan yemeklerin yanına salata eklenmeli, ekmek çeşidi olarak posa içeriği yüksek; çavdar, kepek veya tam buğday ekmeği tercih edilmelidir.

Ayrıca kabuklarıyla yenebilen meyveler soyulmadan tüketilmelidir.

Glisemik indeksi yüksek yiyecekler tüketilmemelidir: Patates, havuç, pirinç, beyaz ekmek gibi kan şekerini hızlı yükselten, glisemik indeksi yüksek besinlerden kaçınılmalıdır.

Su tüketimini artırılmalıdır: Gün içerisinde en az 2-2,5 litre su tüketmeye dikkat edilmelidir.

Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır: İlaç kullanıyorum, şekerim yükselmez düşüncesiyle, şeker ve şekerli yiyecekler tüketilmemelidir. Şeker hastalığı kronik bir rahatsızlıktır, geçti diye düşünülmemelidir. Ayrıca bal, pekmez gibi doğal tatlı olarak kabul edilen yiyecekler de masum değildir. Pekmezin üzümden yapıldığı, balda da şeker olduğu unutulmamalıdır.

Diyabetik ürünlerin de zararlı olabileceği unutulmamalıdır: Diyabetik ürünler zararsız gibi kabul edilmemelidir. Çeşidi ve miktarı diyetisyene sorulmadan tüketilmemelidir.

Yemek hazırlanırken sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılmalıdır: Diyabet hastalarında günlük alınan kalori miktarı ve bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ yüzdesi dağılımı orantılı olmalıdır. Alınan yağ miktarını artırmamak için yemekler; ızgara, haşlama veya fırınlama yöntemi kullanılarak pişirilmelidir.

1. Elma

Günde en az bir elma tüketimi %28 oranında diyabete yakalanmayı önlemektedir .”Her gün bir elma doktoru uzak tutar.

”sözü herkesin dilinde , iyice yıkandıktan sonra kabukları ile yenen elmanın tokluk hissi sağlaması yanında kabuğa yakın yüzeyde bolca bulunan kuersetin isimli antioksidanlarla şeker hastalığına iyi gelen özelliği öne çıkmaktadır.

Elmanın içerdiği lifler ise kan şekerini düşürme konusunda önemli görevler üstlenir. Tarım ilaçlarından arındırılmış temiz sularla yıkanmasına dikkat edilmesi gerekir.

2. Tarçın

Tarçının kimyasal yapısı insülin denilen kan şekerini düzenleyen hormona yapısal olarak benzerdir, insülin hormonu gibi davranır. Tarçın içeriğindeki “kumarin ” maddesi insülini dengede tutar. Tarçın şekeri kontrol edebilme özelliğine sahiptir.Şeker metabolizmasını 20 kata kadar hızlandırır.

Tarçın oksitlenmeye karşı sistemin güçlenmesine yardımcı olur. Oksitlenme şeker hastalarında önemli bir sorundur. Damar yapısının bozulmasında oksitlenme – antioksitlenme dengesinin bozulmasına yol açar Tarçının içinde bulunan polifenoller önemli bir antioksidan maddedir.

Fazla kilolu ve şişmanlarda açlık şekerini düşürür ve insülin etkinliğini artırır.

3. Kuru Baklagiller

Genelde şeker hastalarında yanlış bir olgu kuru baklagillerin şekeri yükselteceği ve bu yüzden tüketimini azaltırlar.

Bu yanlış bir tutumdur kuru baklagillerin yapısında bulunan posa ve fitonutiriyenlerle kalp sağlıklarına desteklerinin yanında diyabete karşı savunma geliştirmenize yardımcı olabilecek Kuru baklagiller (fasulye , mercimek ve bezelye )yüksek oranda suda çözünen lif içerir ve glisemik indeksleri düşüktür.

Besin lifi içeren yiyecekler vücut tarafından işlenmesi zamana yayılır kan şekerinde ani dalgalanmalar yaşanmadan enerjiye dönüştürür.Kepekli makarna, tam tahıllı çavdar ekmeği ve kepekli tahıllar kan şekerini sabit tutar.

4. Badem

Diyabet hastalarında özellikle yemeklerden sonra meydana gelen kan şekeri dalgalanmalarını azaltıcı etkiye sahiptir.

Ayrıca badem yüksek glisemik indekse sahip olan gıdaların sebep olduğu dalgalanmaları düzenler.

Sağlıklı yağ ve protein deposu olan badem metabolizmayı güçlendirerek, insülin direncinin kontrol edilmesine yardımcı olur. Diyabet riskini azaltmak için günde 10-15 tane badem tüketilmelidir.

5. Soğan ve sarımsak

Diyabet hastalığının korkulan komplikasyonlarından olan kalp damar tıkanıklığını önleyici etkileri vardır.Soğanda kuersetin adı verilen bir madde vardır. Kuersetin
kandaki şekeri düşüren bir özelliği vardır. Sıkılarak elde edilen soğan suyunu yemekten sonra yükselen kan şekerini kontrol altına alır.

Soğan ve sarımsak içinde bulunan organik kükürtlü amino asit bileşiklerinin etkili oldukları bilinmektedir. Bu bakımda tansiyon düşürücü ve kan sulandırıcı sarımsak hapı kullanan hastaların kanını kontrol etmeden kan şekerini düşürücü ilaç kullanmamaları doğru olacaktır.

Soğan pişirilmeden yendiğinde aynı etkiyi gösterir.

6. Sebze ve meyveler

Mineral, vitamin bakımından zengin olan aynı zamanda lifli yapılarıyla kan şekerini sabit kalmasına yardımcı olur.

yapılarındaki antioksidanlarla bağışıklık sistemini de geliştiren sebze ve meyvelerden başlıcaları, lahana, karalahana, portakal, ıhlamur, limon, şalgam, brokoli, turp, ıspanak, greyfurt, çilek ve böğürtlen ilk sıralarda gelmektedir.

Şekeri olanların yağ, sos, tuz eklenmiş sebzeleri yüksek miktarda sodyum içeren konserveleri ve turşu tüketmeleri doğru değildir.

7. Çay ve kahve

Türk milletinin en belirgin alışkanlıklarından olan çay doğru demleme ve doğru sıklıkta tüketilmesi durumunda oldukça iyi bir antidiyabetik besin sayılabilir. İçeriğinde bulunan kateşinler ve taninlerle bu faydaları gösteren çay şekersiz içildiğinde korkulacak bir içecek değildir.

Kahvenin diyabete karşı koruyucu etkisi tam olarak bilinmese de yapılan araştırmalar doğrultusunda varılan sonuçlar gereği, kahvede bulunan klorogenik asitin kan şekeri düzeyini dolaylı düzenlediği ve kafeinin pankreastan insülin salgısını artırdığı bilinmektedir.

Kahvede bulunan potasyum , magnezyum ve çeşitli antioksidanların kan şekerini düzenleyici etkisi vardır. Aşırı ve şekerli tüketilmemesi önerilir.

8. Yağsız Et

Daha az oranda doymuş yağ içeren yağsız et kolesterol düzeyini düşük tutmak için idealdir, bol miktarda protein içerir. Suda haşlanıp pişirilmeli fakat pişirme suyu asla yenmemelidir. Çünkü etin içindeki zararlı maddeler ve yağlar suya geçer. Bol baharat eklenerek etlerin hazmı kolaylaştırılmalı, ızgara eti yenmelidir. Koyun etinin hazmı zordur ara sıra yenebilir fakat yağsız olmalı.

Piliç-tavuk eti yağsız suda haşlanmış olması gerekir. Kaz eti çok yağlıdır bu nedenle yenmemesi gerekir. Hindi eti yağsız, suda haşlama yenebilir hazmı kolaydır. Balık, yağı diyabet hastaları için zararlıdır, bu nedenle taze ve hiç yasız olmadıkça şeker hastaları balık tüketmemelidir. Bu etlerin birinde safi et olarak günde sadece 100 gr kadar yenmelidir.

9. Domates Suyu

Domates suyu şeker hastaları için iyi bir kan sulandırıcı özellik taşır, karaciğerdeki yağlanmaları önler. Hazır domates suları yerine taze sıkılmış domates suyu tercih edilmelidir.

10. Kırmızı Biber

Kırmızı pul biberi şekerin ani düşüşlere sebep olan aşırı insülin salınımlarını engeller. Kırmızı benekli yediğimiz yiyecekler insülinin daha dengeli salınımının ve ekonomik kullanımı konusunda metabolizmaya yardımcı olur.

Diyabetik tedavide devrim: Kök hücre yöntemi

Источник: https://indigodergisi.com/2017/09/diyabet-beslenme-onerileri/

Diyabetli Yüksek Bir Yaşam Kalitesini Yaşadığınız – 2019

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Diyabet gibi kronik bir hastalığın yaşam kalitesinin düşmesi, ancak tam ve doyurucu bir yaşamdan daha az bir şey için razı olmanız gerekmez.

Birçok çalışma hayat kalitesi öyküsünü değerlendirdi ve aşağıdaki bölümler sadece bu çalışmaların ne olduğunu açıklamakla kalmadı, aynı zamanda kontrol altına alıp hayatınızın yüksek kalitesini koruduğunuzdan emin olduğum umudunu da açıkladı.

Şeker hastalığı geçirdiğinizde düzenli olarak egzersiz yapın

Düzenli egzersiz yapan kişiler bunu sıklıkla bağımlılık yapıcı olarak tanımlarlar. Bir sonraki oturum için sabırsızlanmalarını çok zeli buluyorlar. Ve şeker hastalığı olan kişinin faydaları çok fazladır.

Diyabetlilerde yaşam kalitesi üzerine yapılan uzun süreli bir çalışmada, yaşam kalitesinin düşük kalmasına katkıda bulunan bir faktör, fiziksel aktivitenin olmamasıydı ve bu da derhal değiştirebileceğiniz olumsuz bir faktördür.

Fiziksel aktivite, yaşam boyu devam ettirmeniz gereken bir alışkanlıktır. Sorun, daha fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzına uzun vadeli bir değişiklik yapmak zor.

Çoğu kişi bir süre daha aktif hale gelir, ancak sonunda etkin olmayan rutinlere döner.

Başka bir araştırma, diyabetli kişilerin (ve genel olarak insanlar için) belirli bir süre sonra egzersiz programından çıkma eğilimini gösterdi. Bu bilgi, Temmuz 1991'de New England Journal of Medicine 'da bildirilmiştir.

Bu çalışmada, diyabetli bir grup insan, fiziksel aktivitelerini arttırmaları için teşvik etmek için iki yıl profesyonel destek aldı.

İlk altı ay boyunca, çalışma katılımcıları iyi cevap verdi ve düzenli olarak egzersiz yaptı, böylece kan glikozu iyileşti, kilo kontrolü ve genel sağlık sağlandı. Bundan sonra, katılımcılar eğitime katılmaktan vazgeçmeye başladılar.

[attention type=green][attention type=green][attention type=green]
İki yıllık çalışmanın sonunda, katılımcıların çoğunun kilo aldı ve zayıf glikoz kontrolüne geri döndü. Bununla birlikte, egzersizlerini durdurmayan birkaç kişi yararları sürdü ve yaşam kalitesini yükseltti.
[/attention][/attention][/attention]

Eğer yoğunlaştırılmış insülin tedavisi gerektiren küçük şeker hastaları grubundaysanız, belki de yoğunlaştırılmış insülin tedavisinin günde üç veya dört günlük insülin atışı ve kan şekerinin sık test edilmesi, yapmak istediğiniz şeyleri yapmanıza engel olur ve günlük yaşam kalitenizi düşürecektir.

1998'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan bir araştırma, böyle şeker hastalığının tedavisi ile ekstra gayret ve zamanın insanların yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini araştırdı.

Çalışma şeker hastalığı olan kişileri gastrointestinal hastalık ve hepatit (karaciğer enfeksiyonu) gibi diğer kronik hastalıkları olan insanlarla karşılaştırdı. Diyabetik grup, diğer kronik hastalıklardan daha yüksek bir yaşam kalitesi bildirdi.

İlginç bir şekilde, diyabetik gruptaki insanlar, diyabetin fiziksel ve sosyal problemleri ve psikolojik zorluklarla ilgili yoğun ve zaman alıcı testler ve tedaviler gibi fiziksel sorunlarla fazla ilgili değildi.

1998'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan bir başka raporda insülin enjeksiyonlarının yaşam kalitesini düşürmediğini; İnsülin enjeksiyonlarına başlandıktan sonra kişinin fiziksel ve duygusal refah duygusu aynı olmaya devam eder; çünkü enjeksiyonlar gerekli olmuştur.

İnsülin enjeksiyonuna ihtiyaç duyan gençler, yetişkinlerin yanı sıra tedaviyi daima kabul etmemektedir, bu nedenle gençler sık ​​sık yaşam kalitesini düşürmektedirler.

Bununla birlikte, 2001'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan 2,000'den fazla gençle yapılan bir çalışmada, diyabet kontrolleri iyileştikçe gençler daha sağlıklı olduklarını, yaşamlarından daha fazla memnun olduklarını, ve bu nedenle kendilerini daha az ailenin yükü olduğuna inandılar.

Şeker hastalığınız olduğunda stres yönetimi

Ocak 2002'de Diyabet Bakımı 'da tanımlanan bir çalışma stresin düşürülmesinin kan şekerini düşürdüğünü gösterdi. Hastalar iki gruba ayrıldı; bunlardan biri diyabet eğitimi almış, diğeri diyabet eğitimi ve beş seans stres yönetimi ile sonuçlandırılmıştır. İkinci grup, diyabetik kontrol grubunda, önceki gruba göre anlamlı düzelme gösterdi.

Stres stres hormonlarının serbest bırakılmasına neden olarak kan şekerini doğrudan yükseltir veya dolaylı olarak overeating, yetersiz egzersiz yapma ve ilaç almama neden olarak yükseltir, stres yönetimi kesinlikle diyabetinizi yönetmeye yardımcı olur. İşte hayatınızda stres yönetimine yardımcı olmak için yapabileceğiniz bazı şeyler:

  • Stresin kaynağını belirleyin. Yaşamınızın değişmeyen bir parçası olarak kabul ederek veya başkalarını suçlayamadığınız veya kontrol edemediğiniz olayların dışında kendinizi suçlayarak kendinizi strese mi katıyorsunuz?
  • Şimdi stresle baş etme biçiminizi inceleyin. Sigara içiyor musunuz, fazla içiyorsunuz, yemek yiyor, ekranların önünde çok fazla zaman harcıyor, fazla uyuyorsunuz ya da zamanınızı kaybetmiyorsunuz?
  • Sağlıksız başa çıkma mekanizmalarını sağlıklı olanlarla değiştirin. Belirttiğiniz stresden kaçının veya hayatınızda bir değişiklik yapın. Strese uyum sağlayın veya kabul edin. Şeker hastalığınızı önleyemezsiniz.
  • Eğlence ve rahatlama için zaman ayırın. Yapabileceğiniz bazı şeyler şunlardır:
    • Piknik öğle yemeği
    • Masaj yapın
    • Uzun bir banyo yapın
    • Bahçede çalışın
    • Evcil hayvan ile oynamak veya hayvanat bahçesi
    • En sevdiğiniz müziği dinleyin
    • Komedi gösterisine gidin ya da komik bir film kiralayın
    • Diğer önemli yaşam kalitelerinizi dikkate alarak yatağınızda kalın

Pek çok diğer Çalışmalar diyabetin yaşam kalitesini etkileyen farklı yönlerini incelemiştir.Bu çalışmalar aşağıdaki konularda bazı yararlı bilgiler göstermektedir:

Aile Desteği:

  • Diyabetli insanlar, hastalıklarıyla uğraşırken ailelerinin yardımlarından büyük ölçüde yararlanmaktadır. Ancak yakın bir aileye sahip olmak diyabetli kişilere daha iyi diyabet kontrolü yapıyor mu? Şubat 1998'de Diyabet Bakımı 'da yapılan bir çalışmada bu soruya yanıt alınmış ve bazı beklenmedik sonuçlar ortaya çıkmıştır. Destekleyici bir aileye sahip olmak, mutlaka şeker hastalığı olan kişinin daha iyi glikoz kontrolü sağlayacağı anlamına gelmiyordu. Fakat destekleyici bir aile, şeker hastalığı olan kişiyi genel olarak daha fiziksel olarak kabiliyetli ve toplumdaki yerini daha rahat hissetmesini sağladı. Yaşam kalitesi uzun vadede:
  • Bir kişinin yaşam kalitesi algısı zamanla nasıl değişir? Yaşlandıklarında, çoğu diyabetliler yaşam kalitelerinin arttığını, azaltıldığını veya sabit bir seviyede kaldıklarını hissediyor mu? Birkaç çalışmanın görüş birliğiyle, şeker hastalarının çoğunun büyüdükçe artan bir yaşam kalitesi yaşanır. İnsanlar, kendilerini ve diyabetlerini on yıldan fazla süreyle hastalıkla uğraştıktan sonra daha iyi hissediyorlar. Bu rapor zamanın iyileştirici özelliğini göstermektedir. Aşağıda, şeker hastalığı olan kişilerin yaşam kalitesini iyileştiren bazı diğer faktörler yer almaktadır. Doktorlar ve hastalar hem onların öneminden kefil olabilirler.

Kan şekeri seviyeleri:

  • Kan şekerinizi olabildiğince normal tutun. Sürekli eğitim:
  • Diyabet bakımındaki en son gelişmelerin farkında olun. Tutumunuz:
  • Sağlıklı bir tutum sergileyin. Unutmayın ki bir gün, şu anda böcek olan şeyleri güldüreceksin, o zaman neden bekle?

Источник: https://tr.no-dummy.com/maintaining-high-quality-of-life-with-diabetes

Diyabete İyi Gelen 10 Bitki

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?
Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Haber güncelleme tarihi 22.12.2018 16:46

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir?

Toplumumuzda en sık rastanılan sağlık sorunlarından biri olan diyabet (şeker hastalığı), oldukça önemli bir hastalıktır. Diyabet hastalarının sürekli olarak doktor kontrolünde olmaları oldukça önemlidir.

Şeker hastalığının oluşumundaki temel neden; kandaki şeker seviyesini düzenlemekle görevli insülin hormonunun işlevini tam olarak yerine getirememesidir. İnsülin hormonunun görevini yerine getirememesi sonucunda kan şekeri yükselir.

Bunun yanı sıra diyabet hastalığının birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabileceğini söyleyebiliriz.

Diyabet hastalığının oluşumunda birçok faktör rol oynamaktadır. Genetik etkenlere bağlı olarak meydana gelebilen diyabet, ilerleyen zamanlarda ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Şeker hastalığı zaman içinde tansiyon, felç, görme kaybı, böbrek  hastalıkları ve ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Şeker hastalığı “tip 1 diyabet” ve  “tip 2 diyabet” olmak üzere iki grupta incelenir.

Tip 1 Diyabet

Çocukluk çağında başlayan diyabet türüdür. Ayrıca tip 1 diyabet, insüline bağımlı diyabet olarak da adlandırılmaktadır. Tip 1 diyabetin kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Ancak tip 1 diyabet hastalarında insülin yapımından sorumlu pankreas beta hücrelerinin harabiyetine bağlı olarak gelişen mutlak bir insülin eksikliği söz konusudur.

Genetik yatkınlığı bulunan kişilerde yaygın olarak görülen tip 1 diyabet, viral enfeksiyonlar, travma ve stres sonucunda oluşabilir. Tip 1 diyabet toplumda nadir olarak görülen diyabet türüdür. Tüm diyabet hastalarının %5-10’u tip 1 diyabettir.

Tip 2 Diyabet

Genellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan tip 2 diyabet, en çok görülen diyabet tipidir. Tüm dünyadaki diyabet hastalarının yaklaşık %90’ına tip 2 diyabet teşhisi konulmuştur. Genetik yatkınlık başta olmak üzere obezite ve fiziksel aktiviteye bağlı olarak ortaya çıkan tip 2 diyabetin görülme sıklığı yaşlanmaya bağlı olarak artış gösterir.

Ancak gelişmiş ülkelerde 15 yaş altında görülen diyabet vakalarının yaklaşık olarak yarısının tip 2 diyabetli olduğu belirtilmektedir. Bu konudaki en önemli nokta; tip 2 diyabetin ne kadar ilerleyen yaşlarda görülürse yan etkilerinin de o kadar az görüleceğidir.

[attention type=yellow][attention type=yellow][attention type=yellow]
Bu nedenle erken yaşta görülen diyabet vakalarında vakit kaybetmeden doktora başvurmalı ve erkenden tedaviye başlanmalıdır.
[/attention][/attention][/attention]

Diyabet belirtilerinin görülmesi durumunda bir an önce doktora başvurmalı ve gerekli tetkikleri yaptırmalısınız. Her hastalıkta olduğu gibi şeker hastalığında da erken teşhis hayati önem taşımaktadır. Ancak doktorunuzdan gerekli onayı alarak çeşitli bitkisel tedavi yöntemleri ile diyabet tedavisine katkı sağlayabilirsiniz.

1. Yeşil Çay

Vücut sağlığına önemli katkılarda bulunan yeşil çay, herhangi bir yan etkiye neden olmaksızın kan şekerini dengeler. Ayrıca düzenli olarak tüketilen yeşil çay, tip 1 diyabet riskini azaltmaktadır. Eğer tip 1 diyabet hastasıysanız yeşil çay içerek hastalığın gelişim sürecini yavaşlatabilirsiniz.

Yapılan araştırmalar sonucunda yeşil çayın içinde bulunan bazı maddelerin nişastanın vücutta şekere dönüşmesi sırasında salgılanan amilaz enzimi miktarını azaltarak şekerin aniden kana karışmasını engellediği ifade edilmektedir.

Bir başka araştırmada ise yeşil çayın tip 2 diyabeti olan hastalarda insülin duyarlılığını arttırdığı belirtilmektedir. Ancak tüm bitkisel ürünlerde olduğu gibi yeşil çay tüketiminde de dikkat edilmesi gereken en önemli unsur kullanım miktarıdır.

Aşırı tüketilen yeşil çay, çeşitli yan etkilere neden olabilir.

2. Tarçın   

Mutfağın olmazsa olmazlarından biri olan tarçın, şeker seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur ve insülini sağlıklı düzeyde tutar. Ancak bunun için çubuk tarçın yerine toz tarçın kullanılması önerilmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalarda tarçının tip 2 diyabete karşı oldukça etkili olduğu ifade edilmektedir.

Bir bardak ılık suyun içine bir çay kaşığı tarçın ekleyerek tüketebilirsiniz. Ayrıca gün içinde tükettiğiniz sıcak içeceklerin içine de tarçın katabilirsiniz. Tarçının içindeki bileşenler insülini dengelese de aşırı miktarda tarçın tüketmek karaciğer sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

3. Çemen 

Şeker hastalarına önerilen bitkilerden bir diğeri ise çemendir. Şeker hastalığının temel nedeni olan yüksek glikoz seviyesini dengeleyerek diyabet tedavisine katkı sağlar.

Gece yatmadan önce suya iki yemek kaşığı çemen tohumu koyun ve sabaha kadar bekletin. Sabah beklettiğiniz suyu için. Aynı işlemi birkaç ay düzenli olarak uygulayarak glikoz seviyesini düşürebilirsiniz.

Ayrıca çemeni süte katarak da tüketebilirsiniz.

4. Acı Kabak

Halk arasında “acı kavun” olarak bilinen acı kabak, şekeri düşürücü özelliğe sahiptir. Acı kabak hem tip 1 diyabete hem de tip 2 diyabete karşı oldukça etkilidir.

Günlük beslenme listenize acı kabağı ekleyebileceğiniz gibi her sabah aç karnına acı kabak suyunu tüketebilirsiniz. Acı kabak suyunu elde etmek için kabak tohumlarını ayıklayıp presleyerek suyunu çıkarabilirsiniz.

Elde ettiğiniz suyu bir miktar saf su ile karıştırdıktan sonra içebilirsiniz. Bu sayede şeker seviyesini dengeleyebilirsiniz.

5. Köri Yaprakları

Anti-diyabet olarak bilinen köri yaprakları, glikoz seviyesini dengeler. Bu sayede şeker hastalığının belirtilerini azaltır. Bunun için 10 tane taze köri yaprağını çiğneyebilirsiniz.

6. Zerdeçal

Diyabet hastalığı için faydalı bitkilerden en faydalısı zerdeçaldır. Sağlıklı yaşam sisteminin kökünü oluşturan zerdeçalın bir çok faydalı özelliği mevcuttur.

İhtilap karşıtı yapıya sahip olan zerdeçal, kalp hastalıklarına iyi gelmektedir. İçerisindeki kurkumin sayesinde kandaki şeker seviyesini düşürür.

Diyabetten kurtulmak için günde az miktarda zerdeçal tüketmek yeterli olacaktır. 

7. Berberin

Kandaki yağ ve şeker oranını ciddi oranda azaltan berberin bitkisinin özü oldukça yararlıdır. Fakat fazla tüketildiğinde yan etkilerinin olacağını unutmayın. En sık karşılaşılan yan etkisi karın ağrısıdır.

8. Yaban Mersini Yaprağı

Yaban mersininin oldukça faydası olduğunu bir çoğumuz bilmekteyiz. Fakat bu sefer yaban mersininin yaprağından bahsedeceğiz. Yaban mersinin yapraklarından çay yapıp tüketmek, kan şekerinizi düşürür.

9. Yulaf Suyu  

Yulaftan yapılan yulaf suyu, çay gibi günlük tüketebileceğiniz bir içecektir. Fazla abartmamanız durumunda hiçbir zararı yoktur. Kan şekerini ve kolesterölü azaltmanızda yardımcı olur.

10. Enginar

Enginarın bir çok faydası vardır. Hem enginarın kendi hemde yaprağı kan şekerinin seviyesini dengelemeye yeterlidir. Enginarda ve yaprağında inulin adında bir lif mevcuttur. Bu lif vücuttaki şekeri enerjiye dönüştürür.

Önerilen İçerik: Doğal İlaçlar Meyvelerin Faydaları

Neoldu.com / Sosyal Fayda

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Источник: https://www.neoldu.com/diyabete-iyi-gelen-bitkiler-15863h.htm

Bamya diyabet için iyi mi?

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Son zamanlarda yapılan bir çok araştırmaya göre, bamya diyabet semptomlarını azaltabilir – tip 1 diyabet, tip 2 diyabet ve gestasyonel diyabet içeren bir grup hastalık.

Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre diyabet, 2013 yılında 75.578 Amerikalının hayatına mal oldu. 2014 yılında dünya çapındaki yetişkinlerin yüzde 8,5’i Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporu şartına sahipti. 2030’a kadar, diyabet yedinci önde gelen ölüm nedeni olabilir.

Hastalığın aile öyküsü de dahil olmak üzere, bireyin bireyin diyabet geliştirme riskini artırdığı bir dizi etken vardır. Yaşam tarzı faktörleri de rol oynar, bu nedenle doktorlar kan şekeri düzeylerini düşürmek için diyet değişiklikleri ve artan egzersiz önerilmektedir.

Bamya diyabetli bazı kişilerde kan şekeri düzeylerini düşürmeye yardımcı olabilir. Bu tohumlu sebzenin etkilerine ilişkin araştırmalar hala erken aşamadadır, ancak sonuçlar ümit vericidir.

Bamya nedir

Bamya, ılıman iklimlerde yetişir, sonunda yeşil tohumlu baklalara neden olan büyük ebegümeci çiçekleri üretir. Ebegümeci, kakao ve pamuk da dahil olmak üzere birçok popüler bitkiyi içeren ebegümeci ailesinin bir üyesidir.

Bilim olarak bilinen, bamya, Mısır’da 2000 BCE olarak uzun zaman önce yetiştirilmiş olabilir.

Bamya’nın lezzeti yumuşaktır ve tüm tohum kabı yenebilir. Bu sebze benzeri meyve de geleneksel tıpta uzun bir geçmişi vardır.

Kew Kraliyet Botanik Bahçeleri, Doğu geleneksel tıbbında bamya yaprakları ve meyvelerinin ağrı kesiciler, nemlendiriciler ve idrar bozukluklarını tedavi etmek için kullanıldığını bildirmektedir. Kongolu tıpta, bamya doğum sırasında güvenli teslimatı teşvik etmek için kullanılır.

Diyabet için bamya

Diyabet genellikle insülin ve diğer tıbbi tedaviler denen bir hormonun artmasıyla iyi yönetilebilir. Bununla birlikte, diyabetli bazı kişiler düzenli insülin enjeksiyonlarından kaçınmak istemektedir. Diğerleri kan şekeri diplerini ve diğer hoş olmayan yan etkileri tecrübe eder ve diyabet ilaçları herkes için işe yaramaz.

Hazır bir tohum kabuğunun diyabetin kontrol altına alınmasına yardımcı olması, heyecan verici bir durumdur. Ama bamya diyabetin iyileştirebileceği konusunda henüz bir kanıt yok. Şimdiye kadar, bamya üzerine yapılan araştırmalar sadece hayvanlar üzerindeki etkilerine baktı. İnsan bedenleri hayvanlara benzer, ancak hayvanlar üzerinde yapılan tüm araştırmalar insanlarda işe yaramadı.

Kasların şekerin artan emilimi

Yayınlanan 2005 tarihli bir çalışmada, bamyaların diyabetli sıçanlar üzerindeki etkileri araştırıldı. Myricetin adlı bir madde bamya ve kırmızı şarap ve çay da dahil olmak üzere diğer bazı gıdalarda bulunur.

Araştırmacılar, myricetin’i bamyadan izole ettiler, sonra fareye uyguladılar. Tedavi, sıçan kaslarında şekerin emilimini arttırdı ve kan şekerini düşürdü.

2012 tarihli bir gözden geçirme, myricetin ile kan şekerini düşüren diğer laboratuvar ve hayvan çalışmalarına işaret etmektedir. Çalışma, myricetin’in diyabet için diğer risk faktörlerini de azaltabileceğini öne sürmektedir.

Yedikten sonra kan şekeri dikenlerinde azalma

Yayınlanan bir 2011 çalışmasında, yemekten sonra bamya ve kan şekeri dikenleri arasında bir bağlantı bulunmuştur.

Araştırmacılar, bir besleme tüpünden sıçan sıvı şeker ve saflaştırılmış bamya ile beslenmiştir. Bamyayı tüketen sıçanlar beslendikten sonra kan şekeri ani yükselişinde bir azalma yaşadılar. Çalışmanın yazarları bunun, bamyaların bağırsaklardaki şekerin emilimini engellediğinden kaynaklandığını düşünüyorlar.

Çalışmada, tip 2 diyabette kan şekerini azaltabilen bir ilaç olan okra ve metformin arasındaki olası etkileşimler de araştırılmıştır. Bamya metformin emilimini de engelledi. Bu, bamyanın metforminin etkinliğini azaltabileceğini ve bu nedenle ilaçla aynı zamanda yenmemesi gerektiğini düşündürmektedir.

Düşük kan şekeri seviyeleri

2011 yılında yapılan bir çalışmada, bamya ve daha düşük kan şekeri arasındaki bağlantıyı ortaya koydu. Araştırmacılar, diyabetli sıçanların kan şekerinin 14 gün boyunca düz kalmasına izin verdi. Daha sonra, sıçanlara bamya kabuğu özü ve kilogram vücut ağırlığı başına 2000 miligrama kadar tohum dozu verdi.

Bu nispeten yüksek dozlarda bamya ile ilişkili hiçbir zehirli etki yoktu. Bamya yiyen sıçanlar, 28 gün boyunca bamya yedikten sonra kan şekeri seviyesini düşürmüştür. Çalışma 28. günde sona ermiştir, bu nedenle kan şekeri düzeylerindeki etkilerin daha uzun süreceği açık değildir.

Riskler

Az sayıda çalışma bamya ile olumsuz yan etkilere bağlanmıştır, ancak bazı olumsuz yan etkiler de mümkündür:

  • Bamya ilacı metformin daha az etkili hale getirebilir.
  • Okra oksalat olarak bilinen maddelerden yüksektir. Oksalatlar böbrek taşlarına karşı savunmasız kişilerde böbrek taşı riskini artırabilir.
  • Bamya iyice yıkanmazsa bakteri, böcek ilacı ve diğer tehli maddeleri içerebilir. İnsanlar, çürümüş bamya, son kullanma tarihi geçmiş dondurulmuş bamya veya iyice yıkanmamış bamya asla tüketmemelidir.
  • Bir bamya alerjisi olan kişiler bamya tüketmemelidir. Ebegümeci veya pamuk gibi ebegümeci ailesindeki diğer bitkilere karşı alerjisi olanlar da bamya alerjisi olabilir.

Beslenme

Okra diyabetle mücadelede etkisiz kalsa bile, diyabetli insanlar için güvenli bir atıştırmalık kalır.

100 gramlık tek bir porsiyon sadece 30 kalori içerir, ancak bir dizi besin faydası sunar:

  • Bamya doymuş yağ veya kolesterol içermez
  • Bamya lif açısından zengin, önerilen günlük değerin (RDV) yüzde 9’unu içeriyor
  • Okra, kalsiyumun RDV’sinin yüzde 8’ini, manganezin RDV’sinin yüzde 43’ünü, demir ve bakır RDV’nin yüzde 10’unu ve K vitamini RDV’sinin% 44’ünü içeriyor.

Diğer sağlık faydaları

Bamya, myricetin dahil antioksidanlar olarak bilinen koruyucu maddeler bakımından zengindir.Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi’ne göre, antioksidanlar, vücuttaki hücrelere zarar veren bir süreç olan oksidatif stresi azaltabilir.

Oksidatif stres, diyabetin gelişiminde ve ayrıca aşağıdaki gibi hastalıklarda rol oynar:

  • Parkinson hastalığı
  • Alzheimer hastalığı
  • Katarakt
  • Makula dejenerasyonu
  • Kalp ve damar hastalığı
  • Kanser

Antioksidan faydalarına ek olarak bamya da yorgunluğu azaltabilir. Okra tohumlarında bulunan ve polifenol ve flavonoid olarak bilinen maddelerin, yorgunluğu azaltabildiği bir 2015 çalışması yayınlandı.

Diyabetik nefropatili 72 katılımcının yer aldığı bir çalışma, diyara için geleneksel tedavi ile bamya tüketmenin ürik asidi azaltabileceğini göstermiştir. Bu gut olan insanlar için yararlı olabilir.

Büyüyen ve yemek bamya

Bamya toprak sıcaklığı 65 ° F’nin üzerine çıktığında ve yaz boyunca sıcaklığa dayanıklı olduğu zaman gelişir. İlk hasatın ekim tarihinden yaklaşık 2 ay olduğunu bildiriniz.

Bitkiler uzun boyludur, en az 2 ila 3 feet büyür ve bu nedenle büyümek için alan gerekir. Ayrıca istiflenmeleri gerekebilir.

Bamya çiğ veya pişmiş yemek güvenlidir. Bazı bölgelerde, kızarmış bamya popüler bir garnitür. Bamya, gumbo, salata gibi bazı çorbalarla da iyi gider ve turşu yapılabilir.

[attention type=red][attention type=red][attention type=red]
Limonun kan glikozunu azaltmaya yardımcı olabileceği öne sürülmüştür, ancak diyabetli sıçanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, önemli bir fark yaratmadığı bulunmuştur.
[/attention][/attention][/attention]

Источник: https://trmedbook.com/bamya-diyabet-icin-iyi-mi/

Diyabet için beslenme önerileri: Diyabete iyi gelen yiyecekler

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Diyabet hastalığının kontrol altına alınması için uzman eşliğinde kişiye özel beslenme programı belirlenmesi büyük önem taşıyor. Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, diyabet hastalarının beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Diyabeti le yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırıyor

Şeker hastalığı, pankreastan salgılanan insülin hormonun yetersiz olması sonucu glikoz yani kan şekeri değerinin artması sonucunda ortaya çıkmaktadır. İleri yaşlarda görülen Tip 2 Diyabet hastalığının sebeplerinin başında; genetik faktörler, fiziksel aktivite azlığı ve kilo fazlalığı gelmektedir.

Şeker hastalığı kontrol altına alınmadığında; böbrek yetmezliği, katarakt, kalp damar rahatsızlıkları, sinir hasarı, diyabetik ayak, enfeksiyonlara ve hastalıklara yatkınlık gibi rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir. Hastalığın kontrol altına alınması için sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmek gerekmektedir. Bu rahatsızlığı kabullenmek ve onunla yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırmaktadır.

Diyabet hastaları için doğru beslenme önerileri

Beslenme programı kişiye özel belirlenmelidir: Bu diyet geçici olmamalı, beslenme alışkanlığı haline getirilerek yaşam boyu devam ettirilmelidir.

Boy ve yaşa uygun kiloda olunmalıdır: Sahip olunan fazla kilolardan kurtulmak; şeker hastalığını kontrol altına almayı sağlayan en önemli ilkelerden biridir.

Öğünler 3 ara 3 ana olmak üzere düzenlenmelidir: Öğün araları 2-2,5 saati aşmamalı, öğünlerde alınan kalori dengeli olmalıdır. Ara öğün beslenme

Diyetteki posa içeriği artırılmalıdır: Öğünlerde alınan posa yüzdesinin fazla olması karbonhidrat emilimini yavaşlatacağından şeker seviyesinin düzenlenmesine olumlu etki edecektir.

Bu açıdan yemeklerin yanına salata eklenmeli, ekmek çeşidi olarak posa içeriği yüksek; çavdar, kepek veya tam buğday ekmeği tercih edilmelidir.

Ayrıca kabuklarıyla yenebilen meyveler soyulmadan tüketilmelidir.

Glisemik indeksi yüksek yiyecekler tüketilmemelidir: Patates, havuç, pirinç, beyaz ekmek gibi kan şekerini hızlı yükselten, glisemik indeksi yüksek besinlerden kaçınılmalıdır.

Su tüketimini artırılmalıdır: Gün içerisinde en az 2-2,5 litre su tüketmeye dikkat edilmelidir.

Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır: İlaç kullanıyorum, şekerim yükselmez düşüncesiyle, şeker ve şekerli yiyecekler tüketilmemelidir. Şeker hastalığı kronik bir rahatsızlıktır, geçti diye düşünülmemelidir. Ayrıca bal, pekmez gibi doğal tatlı olarak kabul edilen yiyecekler de masum değildir. Pekmezin üzümden yapıldığı, balda da şeker olduğu unutulmamalıdır.

Diyabetik ürünlerin de zararlı olabileceği unutulmamalıdır: Diyabetik ürünler zararsız gibi kabul edilmemelidir. Çeşidi ve miktarı diyetisyene sorulmadan tüketilmemelidir.

Yemek hazırlanırken sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılmalıdır: Diyabet hastalarında günlük alınan kalori miktarı ve bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ yüzdesi dağılımı orantılı olmalıdır. Alınan yağ miktarını artırmamak için yemekler; ızgara, haşlama veya fırınlama yöntemi kullanılarak pişirilmelidir.

1. Elma

Günde en az bir elma tüketimi %28 oranında diyabete yakalanmayı önlemektedir .”Her gün bir elma doktoru uzak tutar.

”sözü herkesin dilinde , iyice yıkandıktan sonra kabukları ile yenen elmanın tokluk hissi sağlaması yanında kabuğa yakın yüzeyde bolca bulunan kuersetin isimli antioksidanlarla şeker hastalığına iyi gelen özelliği öne çıkmaktadır.

Elmanın içerdiği lifler ise kan şekerini düşürme konusunda önemli görevler üstlenir. Tarım ilaçlarından arındırılmış temiz sularla yıkanmasına dikkat edilmesi gerekir.

2. Tarçın

Tarçının kimyasal yapısı insülin denilen kan şekerini düzenleyen hormona yapısal olarak benzerdir, insülin hormonu gibi davranır. Tarçın içeriğindeki “kumarin ” maddesi insülini dengede tutar. Tarçın şekeri kontrol edebilme özelliğine sahiptir.Şeker metabolizmasını 20 kata kadar hızlandırır.

Tarçın oksitlenmeye karşı sistemin güçlenmesine yardımcı olur. Oksitlenme şeker hastalarında önemli bir sorundur. Damar yapısının bozulmasında oksitlenme – antioksitlenme dengesinin bozulmasına yol açar Tarçının içinde bulunan polifenoller önemli bir antioksidan maddedir.

Fazla kilolu ve şişmanlarda açlık şekerini düşürür ve insülin etkinliğini artırır.

3. Kuru Baklagiller

Genelde şeker hastalarında yanlış bir olgu kuru baklagillerin şekeri yükselteceği ve bu yüzden tüketimini azaltırlar.

Bu yanlış bir tutumdur kuru baklagillerin yapısında bulunan posa ve fitonutiriyenlerle kalp sağlıklarına desteklerinin yanında diyabete karşı savunma geliştirmenize yardımcı olabilecek Kuru baklagiller (fasulye , mercimek ve bezelye )yüksek oranda suda çözünen lif içerir ve glisemik indeksleri düşüktür.

Besin lifi içeren yiyecekler vücut tarafından işlenmesi zamana yayılır kan şekerinde ani dalgalanmalar yaşanmadan enerjiye dönüştürür.Kepekli makarna, tam tahıllı çavdar ekmeği ve kepekli tahıllar kan şekerini sabit tutar.

4. Badem

Diyabet hastalarında özellikle yemeklerden sonra meydana gelen kan şekeri dalgalanmalarını azaltıcı etkiye sahiptir.

Ayrıca badem yüksek glisemik indekse sahip olan gıdaların sebep olduğu dalgalanmaları düzenler.

Sağlıklı yağ ve protein deposu olan badem metabolizmayı güçlendirerek, insülin direncinin kontrol edilmesine yardımcı olur. Diyabet riskini azaltmak için günde 10-15 tane badem tüketilmelidir.

5. Soğan ve sarımsak

Diyabet hastalığının korkulan komplikasyonlarından olan kalp damar tıkanıklığını önleyici etkileri vardır.Soğanda kuersetin adı verilen bir madde vardır. Kuersetin
kandaki şekeri düşüren bir özelliği vardır. Sıkılarak elde edilen soğan suyunu yemekten sonra yükselen kan şekerini kontrol altına alır.

Soğan ve sarımsak içinde bulunan organik kükürtlü amino asit bileşiklerinin etkili oldukları bilinmektedir. Bu bakımda tansiyon düşürücü ve kan sulandırıcı sarımsak hapı kullanan hastaların kanını kontrol etmeden kan şekerini düşürücü ilaç kullanmamaları doğru olacaktır.

Soğan pişirilmeden yendiğinde aynı etkiyi gösterir.

6. Sebze ve meyveler

Mineral, vitamin bakımından zengin olan aynı zamanda lifli yapılarıyla kan şekerini sabit kalmasına yardımcı olur.

yapılarındaki antioksidanlarla bağışıklık sistemini de geliştiren sebze ve meyvelerden başlıcaları, lahana, karalahana, portakal, ıhlamur, limon, şalgam, brokoli, turp, ıspanak, greyfurt, çilek ve böğürtlen ilk sıralarda gelmektedir.

Şekeri olanların yağ, sos, tuz eklenmiş sebzeleri yüksek miktarda sodyum içeren konserveleri ve turşu tüketmeleri doğru değildir.

7. Çay ve kahve

Türk milletinin en belirgin alışkanlıklarından olan çay doğru demleme ve doğru sıklıkta tüketilmesi durumunda oldukça iyi bir antidiyabetik besin sayılabilir. İçeriğinde bulunan kateşinler ve taninlerle bu faydaları gösteren çay şekersiz içildiğinde korkulacak bir içecek değildir.

Kahvenin diyabete karşı koruyucu etkisi tam olarak bilinmese de yapılan araştırmalar doğrultusunda varılan sonuçlar gereği, kahvede bulunan klorogenik asitin kan şekeri düzeyini dolaylı düzenlediği ve kafeinin pankreastan insülin salgısını artırdığı bilinmektedir.

Kahvede bulunan potasyum , magnezyum ve çeşitli antioksidanların kan şekerini düzenleyici etkisi vardır. Aşırı ve şekerli tüketilmemesi önerilir.

8. Yağsız Et

Daha az oranda doymuş yağ içeren yağsız et kolesterol düzeyini düşük tutmak için idealdir, bol miktarda protein içerir. Suda haşlanıp pişirilmeli fakat pişirme suyu asla yenmemelidir. Çünkü etin içindeki zararlı maddeler ve yağlar suya geçer. Bol baharat eklenerek etlerin hazmı kolaylaştırılmalı, ızgara eti yenmelidir. Koyun etinin hazmı zordur ara sıra yenebilir fakat yağsız olmalı.

Piliç-tavuk eti yağsız suda haşlanmış olması gerekir. Kaz eti çok yağlıdır bu nedenle yenmemesi gerekir. Hindi eti yağsız, suda haşlama yenebilir hazmı kolaydır. Balık, yağı diyabet hastaları için zararlıdır, bu nedenle taze ve hiç yasız olmadıkça şeker hastaları balık tüketmemelidir. Bu etlerin birinde safi et olarak günde sadece 100 gr kadar yenmelidir.

9. Domates Suyu

Domates suyu şeker hastaları için iyi bir kan sulandırıcı özellik taşır, karaciğerdeki yağlanmaları önler. Hazır domates suları yerine taze sıkılmış domates suyu tercih edilmelidir.

10. Kırmızı Biber

Kırmızı pul biberi şekerin ani düşüşlere sebep olan aşırı insülin salınımlarını engeller. Kırmızı benekli yediğimiz yiyecekler insülinin daha dengeli salınımının ve ekonomik kullanımı konusunda metabolizmaya yardımcı olur.

Diyabetik tedavide devrim: Kök hücre yöntemi

Источник: https://indigodergisi.com/2017/09/diyabet-beslenme-onerileri/

Diyabetli Yüksek Bir Yaşam Kalitesini Yaşadığınız – 2019

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Diyabet gibi kronik bir hastalığın yaşam kalitesinin düşmesi, ancak tam ve doyurucu bir yaşamdan daha az bir şey için razı olmanız gerekmez.

Birçok çalışma hayat kalitesi öyküsünü değerlendirdi ve aşağıdaki bölümler sadece bu çalışmaların ne olduğunu açıklamakla kalmadı, aynı zamanda kontrol altına alıp hayatınızın yüksek kalitesini koruduğunuzdan emin olduğum umudunu da açıkladı.

Şeker hastalığı geçirdiğinizde düzenli olarak egzersiz yapın

Düzenli egzersiz yapan kişiler bunu sıklıkla bağımlılık yapıcı olarak tanımlarlar. Bir sonraki oturum için sabırsızlanmalarını çok zeli buluyorlar. Ve şeker hastalığı olan kişinin faydaları çok fazladır.

Diyabetlilerde yaşam kalitesi üzerine yapılan uzun süreli bir çalışmada, yaşam kalitesinin düşük kalmasına katkıda bulunan bir faktör, fiziksel aktivitenin olmamasıydı ve bu da derhal değiştirebileceğiniz olumsuz bir faktördür.

Fiziksel aktivite, yaşam boyu devam ettirmeniz gereken bir alışkanlıktır. Sorun, daha fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzına uzun vadeli bir değişiklik yapmak zor.

Çoğu kişi bir süre daha aktif hale gelir, ancak sonunda etkin olmayan rutinlere döner.

Başka bir araştırma, diyabetli kişilerin (ve genel olarak insanlar için) belirli bir süre sonra egzersiz programından çıkma eğilimini gösterdi. Bu bilgi, Temmuz 1991'de New England Journal of Medicine 'da bildirilmiştir.

Bu çalışmada, diyabetli bir grup insan, fiziksel aktivitelerini arttırmaları için teşvik etmek için iki yıl profesyonel destek aldı.

İlk altı ay boyunca, çalışma katılımcıları iyi cevap verdi ve düzenli olarak egzersiz yaptı, böylece kan glikozu iyileşti, kilo kontrolü ve genel sağlık sağlandı. Bundan sonra, katılımcılar eğitime katılmaktan vazgeçmeye başladılar.

[attention type=green][attention type=green][attention type=green]
İki yıllık çalışmanın sonunda, katılımcıların çoğunun kilo aldı ve zayıf glikoz kontrolüne geri döndü. Bununla birlikte, egzersizlerini durdurmayan birkaç kişi yararları sürdü ve yaşam kalitesini yükseltti.
[/attention][/attention][/attention]

Eğer yoğunlaştırılmış insülin tedavisi gerektiren küçük şeker hastaları grubundaysanız, belki de yoğunlaştırılmış insülin tedavisinin günde üç veya dört günlük insülin atışı ve kan şekerinin sık test edilmesi, yapmak istediğiniz şeyleri yapmanıza engel olur ve günlük yaşam kalitenizi düşürecektir.

1998'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan bir araştırma, böyle şeker hastalığının tedavisi ile ekstra gayret ve zamanın insanların yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini araştırdı.

Çalışma şeker hastalığı olan kişileri gastrointestinal hastalık ve hepatit (karaciğer enfeksiyonu) gibi diğer kronik hastalıkları olan insanlarla karşılaştırdı. Diyabetik grup, diğer kronik hastalıklardan daha yüksek bir yaşam kalitesi bildirdi.

İlginç bir şekilde, diyabetik gruptaki insanlar, diyabetin fiziksel ve sosyal problemleri ve psikolojik zorluklarla ilgili yoğun ve zaman alıcı testler ve tedaviler gibi fiziksel sorunlarla fazla ilgili değildi.

1998'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan bir başka raporda insülin enjeksiyonlarının yaşam kalitesini düşürmediğini; İnsülin enjeksiyonlarına başlandıktan sonra kişinin fiziksel ve duygusal refah duygusu aynı olmaya devam eder; çünkü enjeksiyonlar gerekli olmuştur.

İnsülin enjeksiyonuna ihtiyaç duyan gençler, yetişkinlerin yanı sıra tedaviyi daima kabul etmemektedir, bu nedenle gençler sık ​​sık yaşam kalitesini düşürmektedirler.

Bununla birlikte, 2001'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan 2,000'den fazla gençle yapılan bir çalışmada, diyabet kontrolleri iyileştikçe gençler daha sağlıklı olduklarını, yaşamlarından daha fazla memnun olduklarını, ve bu nedenle kendilerini daha az ailenin yükü olduğuna inandılar.

Şeker hastalığınız olduğunda stres yönetimi

Ocak 2002'de Diyabet Bakımı 'da tanımlanan bir çalışma stresin düşürülmesinin kan şekerini düşürdüğünü gösterdi. Hastalar iki gruba ayrıldı; bunlardan biri diyabet eğitimi almış, diğeri diyabet eğitimi ve beş seans stres yönetimi ile sonuçlandırılmıştır. İkinci grup, diyabetik kontrol grubunda, önceki gruba göre anlamlı düzelme gösterdi.

Stres stres hormonlarının serbest bırakılmasına neden olarak kan şekerini doğrudan yükseltir veya dolaylı olarak overeating, yetersiz egzersiz yapma ve ilaç almama neden olarak yükseltir, stres yönetimi kesinlikle diyabetinizi yönetmeye yardımcı olur. İşte hayatınızda stres yönetimine yardımcı olmak için yapabileceğiniz bazı şeyler:

  • Stresin kaynağını belirleyin. Yaşamınızın değişmeyen bir parçası olarak kabul ederek veya başkalarını suçlayamadığınız veya kontrol edemediğiniz olayların dışında kendinizi suçlayarak kendinizi strese mi katıyorsunuz?
  • Şimdi stresle baş etme biçiminizi inceleyin. Sigara içiyor musunuz, fazla içiyorsunuz, yemek yiyor, ekranların önünde çok fazla zaman harcıyor, fazla uyuyorsunuz ya da zamanınızı kaybetmiyorsunuz?
  • Sağlıksız başa çıkma mekanizmalarını sağlıklı olanlarla değiştirin. Belirttiğiniz stresden kaçının veya hayatınızda bir değişiklik yapın. Strese uyum sağlayın veya kabul edin. Şeker hastalığınızı önleyemezsiniz.
  • Eğlence ve rahatlama için zaman ayırın. Yapabileceğiniz bazı şeyler şunlardır:
    • Piknik öğle yemeği
    • Masaj yapın
    • Uzun bir banyo yapın
    • Bahçede çalışın
    • Evcil hayvan ile oynamak veya hayvanat bahçesi
    • En sevdiğiniz müziği dinleyin
    • Komedi gösterisine gidin ya da komik bir film kiralayın
    • Diğer önemli yaşam kalitelerinizi dikkate alarak yatağınızda kalın

Pek çok diğer Çalışmalar diyabetin yaşam kalitesini etkileyen farklı yönlerini incelemiştir.Bu çalışmalar aşağıdaki konularda bazı yararlı bilgiler göstermektedir:

Aile Desteği:

  • Diyabetli insanlar, hastalıklarıyla uğraşırken ailelerinin yardımlarından büyük ölçüde yararlanmaktadır. Ancak yakın bir aileye sahip olmak diyabetli kişilere daha iyi diyabet kontrolü yapıyor mu? Şubat 1998'de Diyabet Bakımı 'da yapılan bir çalışmada bu soruya yanıt alınmış ve bazı beklenmedik sonuçlar ortaya çıkmıştır. Destekleyici bir aileye sahip olmak, mutlaka şeker hastalığı olan kişinin daha iyi glikoz kontrolü sağlayacağı anlamına gelmiyordu. Fakat destekleyici bir aile, şeker hastalığı olan kişiyi genel olarak daha fiziksel olarak kabiliyetli ve toplumdaki yerini daha rahat hissetmesini sağladı. Yaşam kalitesi uzun vadede:
  • Bir kişinin yaşam kalitesi algısı zamanla nasıl değişir? Yaşlandıklarında, çoğu diyabetliler yaşam kalitelerinin arttığını, azaltıldığını veya sabit bir seviyede kaldıklarını hissediyor mu? Birkaç çalışmanın görüş birliğiyle, şeker hastalarının çoğunun büyüdükçe artan bir yaşam kalitesi yaşanır. İnsanlar, kendilerini ve diyabetlerini on yıldan fazla süreyle hastalıkla uğraştıktan sonra daha iyi hissediyorlar. Bu rapor zamanın iyileştirici özelliğini göstermektedir. Aşağıda, şeker hastalığı olan kişilerin yaşam kalitesini iyileştiren bazı diğer faktörler yer almaktadır. Doktorlar ve hastalar hem onların öneminden kefil olabilirler.

Kan şekeri seviyeleri:

  • Kan şekerinizi olabildiğince normal tutun. Sürekli eğitim:
  • Diyabet bakımındaki en son gelişmelerin farkında olun. Tutumunuz:
  • Sağlıklı bir tutum sergileyin. Unutmayın ki bir gün, şu anda böcek olan şeyleri güldüreceksin, o zaman neden bekle?

Источник: https://tr.no-dummy.com/maintaining-high-quality-of-life-with-diabetes

Diyabete İyi Gelen 10 Bitki

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?
Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Haber güncelleme tarihi 22.12.2018 16:46

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir?

Toplumumuzda en sık rastanılan sağlık sorunlarından biri olan diyabet (şeker hastalığı), oldukça önemli bir hastalıktır. Diyabet hastalarının sürekli olarak doktor kontrolünde olmaları oldukça önemlidir.

Şeker hastalığının oluşumundaki temel neden; kandaki şeker seviyesini düzenlemekle görevli insülin hormonunun işlevini tam olarak yerine getirememesidir. İnsülin hormonunun görevini yerine getirememesi sonucunda kan şekeri yükselir.

Bunun yanı sıra diyabet hastalığının birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabileceğini söyleyebiliriz.

Diyabet hastalığının oluşumunda birçok faktör rol oynamaktadır. Genetik etkenlere bağlı olarak meydana gelebilen diyabet, ilerleyen zamanlarda ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Şeker hastalığı zaman içinde tansiyon, felç, görme kaybı, böbrek  hastalıkları ve ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Şeker hastalığı “tip 1 diyabet” ve  “tip 2 diyabet” olmak üzere iki grupta incelenir.

Tip 1 Diyabet

Çocukluk çağında başlayan diyabet türüdür. Ayrıca tip 1 diyabet, insüline bağımlı diyabet olarak da adlandırılmaktadır. Tip 1 diyabetin kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Ancak tip 1 diyabet hastalarında insülin yapımından sorumlu pankreas beta hücrelerinin harabiyetine bağlı olarak gelişen mutlak bir insülin eksikliği söz konusudur.

Genetik yatkınlığı bulunan kişilerde yaygın olarak görülen tip 1 diyabet, viral enfeksiyonlar, travma ve stres sonucunda oluşabilir. Tip 1 diyabet toplumda nadir olarak görülen diyabet türüdür. Tüm diyabet hastalarının %5-10’u tip 1 diyabettir.

Tip 2 Diyabet

Genellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan tip 2 diyabet, en çok görülen diyabet tipidir. Tüm dünyadaki diyabet hastalarının yaklaşık %90’ına tip 2 diyabet teşhisi konulmuştur. Genetik yatkınlık başta olmak üzere obezite ve fiziksel aktiviteye bağlı olarak ortaya çıkan tip 2 diyabetin görülme sıklığı yaşlanmaya bağlı olarak artış gösterir.

Ancak gelişmiş ülkelerde 15 yaş altında görülen diyabet vakalarının yaklaşık olarak yarısının tip 2 diyabetli olduğu belirtilmektedir. Bu konudaki en önemli nokta; tip 2 diyabetin ne kadar ilerleyen yaşlarda görülürse yan etkilerinin de o kadar az görüleceğidir.

[attention type=yellow][attention type=yellow][attention type=yellow]
Bu nedenle erken yaşta görülen diyabet vakalarında vakit kaybetmeden doktora başvurmalı ve erkenden tedaviye başlanmalıdır.
[/attention][/attention][/attention]

Diyabet belirtilerinin görülmesi durumunda bir an önce doktora başvurmalı ve gerekli tetkikleri yaptırmalısınız. Her hastalıkta olduğu gibi şeker hastalığında da erken teşhis hayati önem taşımaktadır. Ancak doktorunuzdan gerekli onayı alarak çeşitli bitkisel tedavi yöntemleri ile diyabet tedavisine katkı sağlayabilirsiniz.

Diyabete İyi Gelen Bitkiler Nelerdir?

1. Yeşil Çay

Vücut sağlığına önemli katkılarda bulunan yeşil çay, herhangi bir yan etkiye neden olmaksızın kan şekerini dengeler. Ayrıca düzenli olarak tüketilen yeşil çay, tip 1 diyabet riskini azaltmaktadır. Eğer tip 1 diyabet hastasıysanız yeşil çay içerek hastalığın gelişim sürecini yavaşlatabilirsiniz.

Yapılan araştırmalar sonucunda yeşil çayın içinde bulunan bazı maddelerin nişastanın vücutta şekere dönüşmesi sırasında salgılanan amilaz enzimi miktarını azaltarak şekerin aniden kana karışmasını engellediği ifade edilmektedir.

Bir başka araştırmada ise yeşil çayın tip 2 diyabeti olan hastalarda insülin duyarlılığını arttırdığı belirtilmektedir. Ancak tüm bitkisel ürünlerde olduğu gibi yeşil çay tüketiminde de dikkat edilmesi gereken en önemli unsur kullanım miktarıdır.

Aşırı tüketilen yeşil çay, çeşitli yan etkilere neden olabilir.

2. Tarçın   

Mutfağın olmazsa olmazlarından biri olan tarçın, şeker seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur ve insülini sağlıklı düzeyde tutar. Ancak bunun için çubuk tarçın yerine toz tarçın kullanılması önerilmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalarda tarçının tip 2 diyabete karşı oldukça etkili olduğu ifade edilmektedir.

Bir bardak ılık suyun içine bir çay kaşığı tarçın ekleyerek tüketebilirsiniz. Ayrıca gün içinde tükettiğiniz sıcak içeceklerin içine de tarçın katabilirsiniz. Tarçının içindeki bileşenler insülini dengelese de aşırı miktarda tarçın tüketmek karaciğer sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

3. Çemen 

Şeker hastalarına önerilen bitkilerden bir diğeri ise çemendir. Şeker hastalığının temel nedeni olan yüksek glikoz seviyesini dengeleyerek diyabet tedavisine katkı sağlar.

Gece yatmadan önce suya iki yemek kaşığı çemen tohumu koyun ve sabaha kadar bekletin. Sabah beklettiğiniz suyu için. Aynı işlemi birkaç ay düzenli olarak uygulayarak glikoz seviyesini düşürebilirsiniz.

Ayrıca çemeni süte katarak da tüketebilirsiniz.

4. Acı Kabak

Halk arasında “acı kavun” olarak bilinen acı kabak, şekeri düşürücü özelliğe sahiptir. Acı kabak hem tip 1 diyabete hem de tip 2 diyabete karşı oldukça etkilidir.

Günlük beslenme listenize acı kabağı ekleyebileceğiniz gibi her sabah aç karnına acı kabak suyunu tüketebilirsiniz. Acı kabak suyunu elde etmek için kabak tohumlarını ayıklayıp presleyerek suyunu çıkarabilirsiniz.

Elde ettiğiniz suyu bir miktar saf su ile karıştırdıktan sonra içebilirsiniz. Bu sayede şeker seviyesini dengeleyebilirsiniz.

5. Köri Yaprakları

Anti-diyabet olarak bilinen köri yaprakları, glikoz seviyesini dengeler. Bu sayede şeker hastalığının belirtilerini azaltır. Bunun için 10 tane taze köri yaprağını çiğneyebilirsiniz.

6. Zerdeçal

Diyabet hastalığı için faydalı bitkilerden en faydalısı zerdeçaldır. Sağlıklı yaşam sisteminin kökünü oluşturan zerdeçalın bir çok faydalı özelliği mevcuttur.

İhtilap karşıtı yapıya sahip olan zerdeçal, kalp hastalıklarına iyi gelmektedir. İçerisindeki kurkumin sayesinde kandaki şeker seviyesini düşürür.

Diyabetten kurtulmak için günde az miktarda zerdeçal tüketmek yeterli olacaktır. 

7. Berberin

Kandaki yağ ve şeker oranını ciddi oranda azaltan berberin bitkisinin özü oldukça yararlıdır. Fakat fazla tüketildiğinde yan etkilerinin olacağını unutmayın. En sık karşılaşılan yan etkisi karın ağrısıdır.

8. Yaban Mersini Yaprağı

Yaban mersininin oldukça faydası olduğunu bir çoğumuz bilmekteyiz. Fakat bu sefer yaban mersininin yaprağından bahsedeceğiz. Yaban mersinin yapraklarından çay yapıp tüketmek, kan şekerinizi düşürür.

9. Yulaf Suyu  

Yulaftan yapılan yulaf suyu, çay gibi günlük tüketebileceğiniz bir içecektir. Fazla abartmamanız durumunda hiçbir zararı yoktur. Kan şekerini ve kolesterölü azaltmanızda yardımcı olur.

10. Enginar

Enginarın bir çok faydası vardır. Hem enginarın kendi hemde yaprağı kan şekerinin seviyesini dengelemeye yeterlidir. Enginarda ve yaprağında inulin adında bir lif mevcuttur. Bu lif vücuttaki şekeri enerjiye dönüştürür.

Önerilen İçerik: Doğal İlaçlar Meyvelerin Faydaları

Neoldu.com / Sosyal Fayda

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Источник: https://www.neoldu.com/diyabete-iyi-gelen-bitkiler-15863h.htm

Bamya diyabet için iyi mi?

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Son zamanlarda yapılan bir çok araştırmaya göre, bamya diyabet semptomlarını azaltabilir – tip 1 diyabet, tip 2 diyabet ve gestasyonel diyabet içeren bir grup hastalık.

Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre diyabet, 2013 yılında 75.578 Amerikalının hayatına mal oldu. 2014 yılında dünya çapındaki yetişkinlerin yüzde 8,5’i Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporu şartına sahipti. 2030’a kadar, diyabet yedinci önde gelen ölüm nedeni olabilir.

Hastalığın aile öyküsü de dahil olmak üzere, bireyin bireyin diyabet geliştirme riskini artırdığı bir dizi etken vardır. Yaşam tarzı faktörleri de rol oynar, bu nedenle doktorlar kan şekeri düzeylerini düşürmek için diyet değişiklikleri ve artan egzersiz önerilmektedir.

Bamya diyabetli bazı kişilerde kan şekeri düzeylerini düşürmeye yardımcı olabilir. Bu tohumlu sebzenin etkilerine ilişkin araştırmalar hala erken aşamadadır, ancak sonuçlar ümit vericidir.

Bamya nedir

Bamya, ılıman iklimlerde yetişir, sonunda yeşil tohumlu baklalara neden olan büyük ebegümeci çiçekleri üretir. Ebegümeci, kakao ve pamuk da dahil olmak üzere birçok popüler bitkiyi içeren ebegümeci ailesinin bir üyesidir.

Bilim olarak bilinen, bamya, Mısır’da 2000 BCE olarak uzun zaman önce yetiştirilmiş olabilir.

Bamya’nın lezzeti yumuşaktır ve tüm tohum kabı yenebilir. Bu sebze benzeri meyve de geleneksel tıpta uzun bir geçmişi vardır.

Kew Kraliyet Botanik Bahçeleri, Doğu geleneksel tıbbında bamya yaprakları ve meyvelerinin ağrı kesiciler, nemlendiriciler ve idrar bozukluklarını tedavi etmek için kullanıldığını bildirmektedir. Kongolu tıpta, bamya doğum sırasında güvenli teslimatı teşvik etmek için kullanılır.

Diyabet için bamya

Diyabet genellikle insülin ve diğer tıbbi tedaviler denen bir hormonun artmasıyla iyi yönetilebilir. Bununla birlikte, diyabetli bazı kişiler düzenli insülin enjeksiyonlarından kaçınmak istemektedir. Diğerleri kan şekeri diplerini ve diğer hoş olmayan yan etkileri tecrübe eder ve diyabet ilaçları herkes için işe yaramaz.

Hazır bir tohum kabuğunun diyabetin kontrol altına alınmasına yardımcı olması, heyecan verici bir durumdur. Ama bamya diyabetin iyileştirebileceği konusunda henüz bir kanıt yok. Şimdiye kadar, bamya üzerine yapılan araştırmalar sadece hayvanlar üzerindeki etkilerine baktı. İnsan bedenleri hayvanlara benzer, ancak hayvanlar üzerinde yapılan tüm araştırmalar insanlarda işe yaramadı.

Kasların şekerin artan emilimi

Yayınlanan 2005 tarihli bir çalışmada, bamyaların diyabetli sıçanlar üzerindeki etkileri araştırıldı. Myricetin adlı bir madde bamya ve kırmızı şarap ve çay da dahil olmak üzere diğer bazı gıdalarda bulunur.

Araştırmacılar, myricetin’i bamyadan izole ettiler, sonra fareye uyguladılar. Tedavi, sıçan kaslarında şekerin emilimini arttırdı ve kan şekerini düşürdü.

2012 tarihli bir gözden geçirme, myricetin ile kan şekerini düşüren diğer laboratuvar ve hayvan çalışmalarına işaret etmektedir. Çalışma, myricetin’in diyabet için diğer risk faktörlerini de azaltabileceğini öne sürmektedir.

Yedikten sonra kan şekeri dikenlerinde azalma

Yayınlanan bir 2011 çalışmasında, yemekten sonra bamya ve kan şekeri dikenleri arasında bir bağlantı bulunmuştur.

Araştırmacılar, bir besleme tüpünden sıçan sıvı şeker ve saflaştırılmış bamya ile beslenmiştir. Bamyayı tüketen sıçanlar beslendikten sonra kan şekeri ani yükselişinde bir azalma yaşadılar. Çalışmanın yazarları bunun, bamyaların bağırsaklardaki şekerin emilimini engellediğinden kaynaklandığını düşünüyorlar.

Çalışmada, tip 2 diyabette kan şekerini azaltabilen bir ilaç olan okra ve metformin arasındaki olası etkileşimler de araştırılmıştır. Bamya metformin emilimini de engelledi. Bu, bamyanın metforminin etkinliğini azaltabileceğini ve bu nedenle ilaçla aynı zamanda yenmemesi gerektiğini düşündürmektedir.

Düşük kan şekeri seviyeleri

2011 yılında yapılan bir çalışmada, bamya ve daha düşük kan şekeri arasındaki bağlantıyı ortaya koydu. Araştırmacılar, diyabetli sıçanların kan şekerinin 14 gün boyunca düz kalmasına izin verdi. Daha sonra, sıçanlara bamya kabuğu özü ve kilogram vücut ağırlığı başına 2000 miligrama kadar tohum dozu verdi.

Bu nispeten yüksek dozlarda bamya ile ilişkili hiçbir zehirli etki yoktu. Bamya yiyen sıçanlar, 28 gün boyunca bamya yedikten sonra kan şekeri seviyesini düşürmüştür. Çalışma 28. günde sona ermiştir, bu nedenle kan şekeri düzeylerindeki etkilerin daha uzun süreceği açık değildir.

Riskler

Az sayıda çalışma bamya ile olumsuz yan etkilere bağlanmıştır, ancak bazı olumsuz yan etkiler de mümkündür:

  • Bamya ilacı metformin daha az etkili hale getirebilir.
  • Okra oksalat olarak bilinen maddelerden yüksektir. Oksalatlar böbrek taşlarına karşı savunmasız kişilerde böbrek taşı riskini artırabilir.
  • Bamya iyice yıkanmazsa bakteri, böcek ilacı ve diğer tehli maddeleri içerebilir. İnsanlar, çürümüş bamya, son kullanma tarihi geçmiş dondurulmuş bamya veya iyice yıkanmamış bamya asla tüketmemelidir.
  • Bir bamya alerjisi olan kişiler bamya tüketmemelidir. Ebegümeci veya pamuk gibi ebegümeci ailesindeki diğer bitkilere karşı alerjisi olanlar da bamya alerjisi olabilir.

Beslenme

Okra diyabetle mücadelede etkisiz kalsa bile, diyabetli insanlar için güvenli bir atıştırmalık kalır.

100 gramlık tek bir porsiyon sadece 30 kalori içerir, ancak bir dizi besin faydası sunar:

  • Bamya doymuş yağ veya kolesterol içermez
  • Bamya lif açısından zengin, önerilen günlük değerin (RDV) yüzde 9’unu içeriyor
  • Okra, kalsiyumun RDV’sinin yüzde 8’ini, manganezin RDV’sinin yüzde 43’ünü, demir ve bakır RDV’nin yüzde 10’unu ve K vitamini RDV’sinin% 44’ünü içeriyor.

Diğer sağlık faydaları

Bamya, myricetin dahil antioksidanlar olarak bilinen koruyucu maddeler bakımından zengindir.Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi’ne göre, antioksidanlar, vücuttaki hücrelere zarar veren bir süreç olan oksidatif stresi azaltabilir.

Oksidatif stres, diyabetin gelişiminde ve ayrıca aşağıdaki gibi hastalıklarda rol oynar:

  • Parkinson hastalığı
  • Alzheimer hastalığı
  • Katarakt
  • Makula dejenerasyonu
  • Kalp ve damar hastalığı
  • Kanser

Antioksidan faydalarına ek olarak bamya da yorgunluğu azaltabilir. Okra tohumlarında bulunan ve polifenol ve flavonoid olarak bilinen maddelerin, yorgunluğu azaltabildiği bir 2015 çalışması yayınlandı.

Diyabetik nefropatili 72 katılımcının yer aldığı bir çalışma, diyara için geleneksel tedavi ile bamya tüketmenin ürik asidi azaltabileceğini göstermiştir. Bu gut olan insanlar için yararlı olabilir.

Büyüyen ve yemek bamya

Bamya toprak sıcaklığı 65 ° F’nin üzerine çıktığında ve yaz boyunca sıcaklığa dayanıklı olduğu zaman gelişir. İlk hasatın ekim tarihinden yaklaşık 2 ay olduğunu bildiriniz.

Bitkiler uzun boyludur, en az 2 ila 3 feet büyür ve bu nedenle büyümek için alan gerekir. Ayrıca istiflenmeleri gerekebilir.

Bamya çiğ veya pişmiş yemek güvenlidir. Bazı bölgelerde, kızarmış bamya popüler bir garnitür. Bamya, gumbo, salata gibi bazı çorbalarla da iyi gider ve turşu yapılabilir.

[attention type=red][attention type=red][attention type=red]
Limonun kan glikozunu azaltmaya yardımcı olabileceği öne sürülmüştür, ancak diyabetli sıçanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, önemli bir fark yaratmadığı bulunmuştur.
[/attention][/attention][/attention]

Источник: https://trmedbook.com/bamya-diyabet-icin-iyi-mi/

Diyabet için beslenme önerileri: Diyabete iyi gelen yiyecekler

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Diyabet hastalığının kontrol altına alınması için uzman eşliğinde kişiye özel beslenme programı belirlenmesi büyük önem taşıyor. Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, diyabet hastalarının beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Diyabeti le yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırıyor

Şeker hastalığı, pankreastan salgılanan insülin hormonun yetersiz olması sonucu glikoz yani kan şekeri değerinin artması sonucunda ortaya çıkmaktadır. İleri yaşlarda görülen Tip 2 Diyabet hastalığının sebeplerinin başında; genetik faktörler, fiziksel aktivite azlığı ve kilo fazlalığı gelmektedir.

Şeker hastalığı kontrol altına alınmadığında; böbrek yetmezliği, katarakt, kalp damar rahatsızlıkları, sinir hasarı, diyabetik ayak, enfeksiyonlara ve hastalıklara yatkınlık gibi rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir. Hastalığın kontrol altına alınması için sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmek gerekmektedir. Bu rahatsızlığı kabullenmek ve onunla yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırmaktadır.

Diyabet hastaları için doğru beslenme önerileri

Beslenme programı kişiye özel belirlenmelidir: Bu diyet geçici olmamalı, beslenme alışkanlığı haline getirilerek yaşam boyu devam ettirilmelidir.

Boy ve yaşa uygun kiloda olunmalıdır: Sahip olunan fazla kilolardan kurtulmak; şeker hastalığını kontrol altına almayı sağlayan en önemli ilkelerden biridir.

Öğünler 3 ara 3 ana olmak üzere düzenlenmelidir: Öğün araları 2-2,5 saati aşmamalı, öğünlerde alınan kalori dengeli olmalıdır. Ara öğün beslenme

Diyetteki posa içeriği artırılmalıdır: Öğünlerde alınan posa yüzdesinin fazla olması karbonhidrat emilimini yavaşlatacağından şeker seviyesinin düzenlenmesine olumlu etki edecektir.

Bu açıdan yemeklerin yanına salata eklenmeli, ekmek çeşidi olarak posa içeriği yüksek; çavdar, kepek veya tam buğday ekmeği tercih edilmelidir.

Ayrıca kabuklarıyla yenebilen meyveler soyulmadan tüketilmelidir.

Glisemik indeksi yüksek yiyecekler tüketilmemelidir: Patates, havuç, pirinç, beyaz ekmek gibi kan şekerini hızlı yükselten, glisemik indeksi yüksek besinlerden kaçınılmalıdır.

Su tüketimini artırılmalıdır: Gün içerisinde en az 2-2,5 litre su tüketmeye dikkat edilmelidir.

Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır: İlaç kullanıyorum, şekerim yükselmez düşüncesiyle, şeker ve şekerli yiyecekler tüketilmemelidir. Şeker hastalığı kronik bir rahatsızlıktır, geçti diye düşünülmemelidir. Ayrıca bal, pekmez gibi doğal tatlı olarak kabul edilen yiyecekler de masum değildir. Pekmezin üzümden yapıldığı, balda da şeker olduğu unutulmamalıdır.

Diyabetik ürünlerin de zararlı olabileceği unutulmamalıdır: Diyabetik ürünler zararsız gibi kabul edilmemelidir. Çeşidi ve miktarı diyetisyene sorulmadan tüketilmemelidir.

Yemek hazırlanırken sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılmalıdır: Diyabet hastalarında günlük alınan kalori miktarı ve bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ yüzdesi dağılımı orantılı olmalıdır. Alınan yağ miktarını artırmamak için yemekler; ızgara, haşlama veya fırınlama yöntemi kullanılarak pişirilmelidir.

Diyabete iyi gelen yiyecekler

1. Elma

Günde en az bir elma tüketimi %28 oranında diyabete yakalanmayı önlemektedir .”Her gün bir elma doktoru uzak tutar.

”sözü herkesin dilinde , iyice yıkandıktan sonra kabukları ile yenen elmanın tokluk hissi sağlaması yanında kabuğa yakın yüzeyde bolca bulunan kuersetin isimli antioksidanlarla şeker hastalığına iyi gelen özelliği öne çıkmaktadır.

Elmanın içerdiği lifler ise kan şekerini düşürme konusunda önemli görevler üstlenir. Tarım ilaçlarından arındırılmış temiz sularla yıkanmasına dikkat edilmesi gerekir.

2. Tarçın

Tarçının kimyasal yapısı insülin denilen kan şekerini düzenleyen hormona yapısal olarak benzerdir, insülin hormonu gibi davranır. Tarçın içeriğindeki “kumarin ” maddesi insülini dengede tutar. Tarçın şekeri kontrol edebilme özelliğine sahiptir.Şeker metabolizmasını 20 kata kadar hızlandırır.

Tarçın oksitlenmeye karşı sistemin güçlenmesine yardımcı olur. Oksitlenme şeker hastalarında önemli bir sorundur. Damar yapısının bozulmasında oksitlenme – antioksitlenme dengesinin bozulmasına yol açar Tarçının içinde bulunan polifenoller önemli bir antioksidan maddedir.

Fazla kilolu ve şişmanlarda açlık şekerini düşürür ve insülin etkinliğini artırır.

3. Kuru Baklagiller

Genelde şeker hastalarında yanlış bir olgu kuru baklagillerin şekeri yükselteceği ve bu yüzden tüketimini azaltırlar.

Bu yanlış bir tutumdur kuru baklagillerin yapısında bulunan posa ve fitonutiriyenlerle kalp sağlıklarına desteklerinin yanında diyabete karşı savunma geliştirmenize yardımcı olabilecek Kuru baklagiller (fasulye , mercimek ve bezelye )yüksek oranda suda çözünen lif içerir ve glisemik indeksleri düşüktür.

Besin lifi içeren yiyecekler vücut tarafından işlenmesi zamana yayılır kan şekerinde ani dalgalanmalar yaşanmadan enerjiye dönüştürür.Kepekli makarna, tam tahıllı çavdar ekmeği ve kepekli tahıllar kan şekerini sabit tutar.

4. Badem

Diyabet hastalarında özellikle yemeklerden sonra meydana gelen kan şekeri dalgalanmalarını azaltıcı etkiye sahiptir.

Ayrıca badem yüksek glisemik indekse sahip olan gıdaların sebep olduğu dalgalanmaları düzenler.

Sağlıklı yağ ve protein deposu olan badem metabolizmayı güçlendirerek, insülin direncinin kontrol edilmesine yardımcı olur. Diyabet riskini azaltmak için günde 10-15 tane badem tüketilmelidir.

5. Soğan ve sarımsak

Diyabet hastalığının korkulan komplikasyonlarından olan kalp damar tıkanıklığını önleyici etkileri vardır.Soğanda kuersetin adı verilen bir madde vardır. Kuersetin
kandaki şekeri düşüren bir özelliği vardır. Sıkılarak elde edilen soğan suyunu yemekten sonra yükselen kan şekerini kontrol altına alır.

Soğan ve sarımsak içinde bulunan organik kükürtlü amino asit bileşiklerinin etkili oldukları bilinmektedir. Bu bakımda tansiyon düşürücü ve kan sulandırıcı sarımsak hapı kullanan hastaların kanını kontrol etmeden kan şekerini düşürücü ilaç kullanmamaları doğru olacaktır.

Soğan pişirilmeden yendiğinde aynı etkiyi gösterir.

6. Sebze ve meyveler

Mineral, vitamin bakımından zengin olan aynı zamanda lifli yapılarıyla kan şekerini sabit kalmasına yardımcı olur.

yapılarındaki antioksidanlarla bağışıklık sistemini de geliştiren sebze ve meyvelerden başlıcaları, lahana, karalahana, portakal, ıhlamur, limon, şalgam, brokoli, turp, ıspanak, greyfurt, çilek ve böğürtlen ilk sıralarda gelmektedir.

Şekeri olanların yağ, sos, tuz eklenmiş sebzeleri yüksek miktarda sodyum içeren konserveleri ve turşu tüketmeleri doğru değildir.

7. Çay ve kahve

Türk milletinin en belirgin alışkanlıklarından olan çay doğru demleme ve doğru sıklıkta tüketilmesi durumunda oldukça iyi bir antidiyabetik besin sayılabilir. İçeriğinde bulunan kateşinler ve taninlerle bu faydaları gösteren çay şekersiz içildiğinde korkulacak bir içecek değildir.

Kahvenin diyabete karşı koruyucu etkisi tam olarak bilinmese de yapılan araştırmalar doğrultusunda varılan sonuçlar gereği, kahvede bulunan klorogenik asitin kan şekeri düzeyini dolaylı düzenlediği ve kafeinin pankreastan insülin salgısını artırdığı bilinmektedir.

Kahvede bulunan potasyum , magnezyum ve çeşitli antioksidanların kan şekerini düzenleyici etkisi vardır. Aşırı ve şekerli tüketilmemesi önerilir.

8. Yağsız Et

Daha az oranda doymuş yağ içeren yağsız et kolesterol düzeyini düşük tutmak için idealdir, bol miktarda protein içerir. Suda haşlanıp pişirilmeli fakat pişirme suyu asla yenmemelidir. Çünkü etin içindeki zararlı maddeler ve yağlar suya geçer. Bol baharat eklenerek etlerin hazmı kolaylaştırılmalı, ızgara eti yenmelidir. Koyun etinin hazmı zordur ara sıra yenebilir fakat yağsız olmalı.

Piliç-tavuk eti yağsız suda haşlanmış olması gerekir. Kaz eti çok yağlıdır bu nedenle yenmemesi gerekir. Hindi eti yağsız, suda haşlama yenebilir hazmı kolaydır. Balık, yağı diyabet hastaları için zararlıdır, bu nedenle taze ve hiç yasız olmadıkça şeker hastaları balık tüketmemelidir. Bu etlerin birinde safi et olarak günde sadece 100 gr kadar yenmelidir.

9. Domates Suyu

Domates suyu şeker hastaları için iyi bir kan sulandırıcı özellik taşır, karaciğerdeki yağlanmaları önler. Hazır domates suları yerine taze sıkılmış domates suyu tercih edilmelidir.

10. Kırmızı Biber

Kırmızı pul biberi şekerin ani düşüşlere sebep olan aşırı insülin salınımlarını engeller. Kırmızı benekli yediğimiz yiyecekler insülinin daha dengeli salınımının ve ekonomik kullanımı konusunda metabolizmaya yardımcı olur.

Diyabetik tedavide devrim: Kök hücre yöntemi

Источник: https://indigodergisi.com/2017/09/diyabet-beslenme-onerileri/

Diyabetli Yüksek Bir Yaşam Kalitesini Yaşadığınız – 2019

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Diyabet gibi kronik bir hastalığın yaşam kalitesinin düşmesi, ancak tam ve doyurucu bir yaşamdan daha az bir şey için razı olmanız gerekmez.

Birçok çalışma hayat kalitesi öyküsünü değerlendirdi ve aşağıdaki bölümler sadece bu çalışmaların ne olduğunu açıklamakla kalmadı, aynı zamanda kontrol altına alıp hayatınızın yüksek kalitesini koruduğunuzdan emin olduğum umudunu da açıkladı.

Şeker hastalığı geçirdiğinizde düzenli olarak egzersiz yapın

Düzenli egzersiz yapan kişiler bunu sıklıkla bağımlılık yapıcı olarak tanımlarlar. Bir sonraki oturum için sabırsızlanmalarını çok zeli buluyorlar. Ve şeker hastalığı olan kişinin faydaları çok fazladır.

Diyabetlilerde yaşam kalitesi üzerine yapılan uzun süreli bir çalışmada, yaşam kalitesinin düşük kalmasına katkıda bulunan bir faktör, fiziksel aktivitenin olmamasıydı ve bu da derhal değiştirebileceğiniz olumsuz bir faktördür.

Fiziksel aktivite, yaşam boyu devam ettirmeniz gereken bir alışkanlıktır. Sorun, daha fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzına uzun vadeli bir değişiklik yapmak zor.

Çoğu kişi bir süre daha aktif hale gelir, ancak sonunda etkin olmayan rutinlere döner.

Başka bir araştırma, diyabetli kişilerin (ve genel olarak insanlar için) belirli bir süre sonra egzersiz programından çıkma eğilimini gösterdi. Bu bilgi, Temmuz 1991'de New England Journal of Medicine 'da bildirilmiştir.

Bu çalışmada, diyabetli bir grup insan, fiziksel aktivitelerini arttırmaları için teşvik etmek için iki yıl profesyonel destek aldı.

İlk altı ay boyunca, çalışma katılımcıları iyi cevap verdi ve düzenli olarak egzersiz yaptı, böylece kan glikozu iyileşti, kilo kontrolü ve genel sağlık sağlandı. Bundan sonra, katılımcılar eğitime katılmaktan vazgeçmeye başladılar.

[attention type=green][attention type=green][attention type=green]
İki yıllık çalışmanın sonunda, katılımcıların çoğunun kilo aldı ve zayıf glikoz kontrolüne geri döndü. Bununla birlikte, egzersizlerini durdurmayan birkaç kişi yararları sürdü ve yaşam kalitesini yükseltti.
[/attention][/attention][/attention]

Eğer yoğunlaştırılmış insülin tedavisi gerektiren küçük şeker hastaları grubundaysanız, belki de yoğunlaştırılmış insülin tedavisinin günde üç veya dört günlük insülin atışı ve kan şekerinin sık test edilmesi, yapmak istediğiniz şeyleri yapmanıza engel olur ve günlük yaşam kalitenizi düşürecektir.

1998'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan bir araştırma, böyle şeker hastalığının tedavisi ile ekstra gayret ve zamanın insanların yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini araştırdı.

Çalışma şeker hastalığı olan kişileri gastrointestinal hastalık ve hepatit (karaciğer enfeksiyonu) gibi diğer kronik hastalıkları olan insanlarla karşılaştırdı. Diyabetik grup, diğer kronik hastalıklardan daha yüksek bir yaşam kalitesi bildirdi.

İlginç bir şekilde, diyabetik gruptaki insanlar, diyabetin fiziksel ve sosyal problemleri ve psikolojik zorluklarla ilgili yoğun ve zaman alıcı testler ve tedaviler gibi fiziksel sorunlarla fazla ilgili değildi.

1998'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan bir başka raporda insülin enjeksiyonlarının yaşam kalitesini düşürmediğini; İnsülin enjeksiyonlarına başlandıktan sonra kişinin fiziksel ve duygusal refah duygusu aynı olmaya devam eder; çünkü enjeksiyonlar gerekli olmuştur.

İnsülin enjeksiyonuna ihtiyaç duyan gençler, yetişkinlerin yanı sıra tedaviyi daima kabul etmemektedir, bu nedenle gençler sık ​​sık yaşam kalitesini düşürmektedirler.

Bununla birlikte, 2001'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan 2,000'den fazla gençle yapılan bir çalışmada, diyabet kontrolleri iyileştikçe gençler daha sağlıklı olduklarını, yaşamlarından daha fazla memnun olduklarını, ve bu nedenle kendilerini daha az ailenin yükü olduğuna inandılar.

Şeker hastalığınız olduğunda stres yönetimi

Ocak 2002'de Diyabet Bakımı 'da tanımlanan bir çalışma stresin düşürülmesinin kan şekerini düşürdüğünü gösterdi. Hastalar iki gruba ayrıldı; bunlardan biri diyabet eğitimi almış, diğeri diyabet eğitimi ve beş seans stres yönetimi ile sonuçlandırılmıştır. İkinci grup, diyabetik kontrol grubunda, önceki gruba göre anlamlı düzelme gösterdi.

Stres stres hormonlarının serbest bırakılmasına neden olarak kan şekerini doğrudan yükseltir veya dolaylı olarak overeating, yetersiz egzersiz yapma ve ilaç almama neden olarak yükseltir, stres yönetimi kesinlikle diyabetinizi yönetmeye yardımcı olur. İşte hayatınızda stres yönetimine yardımcı olmak için yapabileceğiniz bazı şeyler:

  • Stresin kaynağını belirleyin. Yaşamınızın değişmeyen bir parçası olarak kabul ederek veya başkalarını suçlayamadığınız veya kontrol edemediğiniz olayların dışında kendinizi suçlayarak kendinizi strese mi katıyorsunuz?
  • Şimdi stresle baş etme biçiminizi inceleyin. Sigara içiyor musunuz, fazla içiyorsunuz, yemek yiyor, ekranların önünde çok fazla zaman harcıyor, fazla uyuyorsunuz ya da zamanınızı kaybetmiyorsunuz?
  • Sağlıksız başa çıkma mekanizmalarını sağlıklı olanlarla değiştirin. Belirttiğiniz stresden kaçının veya hayatınızda bir değişiklik yapın. Strese uyum sağlayın veya kabul edin. Şeker hastalığınızı önleyemezsiniz.
  • Eğlence ve rahatlama için zaman ayırın. Yapabileceğiniz bazı şeyler şunlardır:
    • Piknik öğle yemeği
    • Masaj yapın
    • Uzun bir banyo yapın
    • Bahçede çalışın
    • Evcil hayvan ile oynamak veya hayvanat bahçesi
    • En sevdiğiniz müziği dinleyin
    • Komedi gösterisine gidin ya da komik bir film kiralayın
    • Diğer önemli yaşam kalitelerinizi dikkate alarak yatağınızda kalın

Pek çok diğer Çalışmalar diyabetin yaşam kalitesini etkileyen farklı yönlerini incelemiştir.Bu çalışmalar aşağıdaki konularda bazı yararlı bilgiler göstermektedir:

Aile Desteği:

  • Diyabetli insanlar, hastalıklarıyla uğraşırken ailelerinin yardımlarından büyük ölçüde yararlanmaktadır. Ancak yakın bir aileye sahip olmak diyabetli kişilere daha iyi diyabet kontrolü yapıyor mu? Şubat 1998'de Diyabet Bakımı 'da yapılan bir çalışmada bu soruya yanıt alınmış ve bazı beklenmedik sonuçlar ortaya çıkmıştır. Destekleyici bir aileye sahip olmak, mutlaka şeker hastalığı olan kişinin daha iyi glikoz kontrolü sağlayacağı anlamına gelmiyordu. Fakat destekleyici bir aile, şeker hastalığı olan kişiyi genel olarak daha fiziksel olarak kabiliyetli ve toplumdaki yerini daha rahat hissetmesini sağladı. Yaşam kalitesi uzun vadede:
  • Bir kişinin yaşam kalitesi algısı zamanla nasıl değişir? Yaşlandıklarında, çoğu diyabetliler yaşam kalitelerinin arttığını, azaltıldığını veya sabit bir seviyede kaldıklarını hissediyor mu? Birkaç çalışmanın görüş birliğiyle, şeker hastalarının çoğunun büyüdükçe artan bir yaşam kalitesi yaşanır. İnsanlar, kendilerini ve diyabetlerini on yıldan fazla süreyle hastalıkla uğraştıktan sonra daha iyi hissediyorlar. Bu rapor zamanın iyileştirici özelliğini göstermektedir. Aşağıda, şeker hastalığı olan kişilerin yaşam kalitesini iyileştiren bazı diğer faktörler yer almaktadır. Doktorlar ve hastalar hem onların öneminden kefil olabilirler.

Kan şekeri seviyeleri:

  • Kan şekerinizi olabildiğince normal tutun. Sürekli eğitim:
  • Diyabet bakımındaki en son gelişmelerin farkında olun. Tutumunuz:
  • Sağlıklı bir tutum sergileyin. Unutmayın ki bir gün, şu anda böcek olan şeyleri güldüreceksin, o zaman neden bekle?

Источник: https://tr.no-dummy.com/maintaining-high-quality-of-life-with-diabetes

Diyabete İyi Gelen 10 Bitki

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?
Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Haber güncelleme tarihi 22.12.2018 16:46

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir?

Toplumumuzda en sık rastanılan sağlık sorunlarından biri olan diyabet (şeker hastalığı), oldukça önemli bir hastalıktır. Diyabet hastalarının sürekli olarak doktor kontrolünde olmaları oldukça önemlidir.

Şeker hastalığının oluşumundaki temel neden; kandaki şeker seviyesini düzenlemekle görevli insülin hormonunun işlevini tam olarak yerine getirememesidir. İnsülin hormonunun görevini yerine getirememesi sonucunda kan şekeri yükselir.

Bunun yanı sıra diyabet hastalığının birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabileceğini söyleyebiliriz.

Diyabet hastalığının oluşumunda birçok faktör rol oynamaktadır. Genetik etkenlere bağlı olarak meydana gelebilen diyabet, ilerleyen zamanlarda ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Şeker hastalığı zaman içinde tansiyon, felç, görme kaybı, böbrek  hastalıkları ve ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Şeker hastalığı “tip 1 diyabet” ve  “tip 2 diyabet” olmak üzere iki grupta incelenir.

Tip 1 Diyabet

Çocukluk çağında başlayan diyabet türüdür. Ayrıca tip 1 diyabet, insüline bağımlı diyabet olarak da adlandırılmaktadır. Tip 1 diyabetin kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Ancak tip 1 diyabet hastalarında insülin yapımından sorumlu pankreas beta hücrelerinin harabiyetine bağlı olarak gelişen mutlak bir insülin eksikliği söz konusudur.

Genetik yatkınlığı bulunan kişilerde yaygın olarak görülen tip 1 diyabet, viral enfeksiyonlar, travma ve stres sonucunda oluşabilir. Tip 1 diyabet toplumda nadir olarak görülen diyabet türüdür. Tüm diyabet hastalarının %5-10’u tip 1 diyabettir.

Tip 2 Diyabet

Genellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan tip 2 diyabet, en çok görülen diyabet tipidir. Tüm dünyadaki diyabet hastalarının yaklaşık %90’ına tip 2 diyabet teşhisi konulmuştur. Genetik yatkınlık başta olmak üzere obezite ve fiziksel aktiviteye bağlı olarak ortaya çıkan tip 2 diyabetin görülme sıklığı yaşlanmaya bağlı olarak artış gösterir.

Ancak gelişmiş ülkelerde 15 yaş altında görülen diyabet vakalarının yaklaşık olarak yarısının tip 2 diyabetli olduğu belirtilmektedir. Bu konudaki en önemli nokta; tip 2 diyabetin ne kadar ilerleyen yaşlarda görülürse yan etkilerinin de o kadar az görüleceğidir.

[attention type=yellow][attention type=yellow][attention type=yellow]
Bu nedenle erken yaşta görülen diyabet vakalarında vakit kaybetmeden doktora başvurmalı ve erkenden tedaviye başlanmalıdır.
[/attention][/attention][/attention]

Diyabet belirtilerinin görülmesi durumunda bir an önce doktora başvurmalı ve gerekli tetkikleri yaptırmalısınız. Her hastalıkta olduğu gibi şeker hastalığında da erken teşhis hayati önem taşımaktadır. Ancak doktorunuzdan gerekli onayı alarak çeşitli bitkisel tedavi yöntemleri ile diyabet tedavisine katkı sağlayabilirsiniz.

Diyabete İyi Gelen Bitkiler Nelerdir?

1. Yeşil Çay

Vücut sağlığına önemli katkılarda bulunan yeşil çay, herhangi bir yan etkiye neden olmaksızın kan şekerini dengeler. Ayrıca düzenli olarak tüketilen yeşil çay, tip 1 diyabet riskini azaltmaktadır. Eğer tip 1 diyabet hastasıysanız yeşil çay içerek hastalığın gelişim sürecini yavaşlatabilirsiniz.

Yapılan araştırmalar sonucunda yeşil çayın içinde bulunan bazı maddelerin nişastanın vücutta şekere dönüşmesi sırasında salgılanan amilaz enzimi miktarını azaltarak şekerin aniden kana karışmasını engellediği ifade edilmektedir.

Bir başka araştırmada ise yeşil çayın tip 2 diyabeti olan hastalarda insülin duyarlılığını arttırdığı belirtilmektedir. Ancak tüm bitkisel ürünlerde olduğu gibi yeşil çay tüketiminde de dikkat edilmesi gereken en önemli unsur kullanım miktarıdır.

Aşırı tüketilen yeşil çay, çeşitli yan etkilere neden olabilir.

2. Tarçın   

Mutfağın olmazsa olmazlarından biri olan tarçın, şeker seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur ve insülini sağlıklı düzeyde tutar. Ancak bunun için çubuk tarçın yerine toz tarçın kullanılması önerilmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalarda tarçının tip 2 diyabete karşı oldukça etkili olduğu ifade edilmektedir.

Bir bardak ılık suyun içine bir çay kaşığı tarçın ekleyerek tüketebilirsiniz. Ayrıca gün içinde tükettiğiniz sıcak içeceklerin içine de tarçın katabilirsiniz. Tarçının içindeki bileşenler insülini dengelese de aşırı miktarda tarçın tüketmek karaciğer sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

3. Çemen 

Şeker hastalarına önerilen bitkilerden bir diğeri ise çemendir. Şeker hastalığının temel nedeni olan yüksek glikoz seviyesini dengeleyerek diyabet tedavisine katkı sağlar.

Gece yatmadan önce suya iki yemek kaşığı çemen tohumu koyun ve sabaha kadar bekletin. Sabah beklettiğiniz suyu için. Aynı işlemi birkaç ay düzenli olarak uygulayarak glikoz seviyesini düşürebilirsiniz.

Ayrıca çemeni süte katarak da tüketebilirsiniz.

4. Acı Kabak

Halk arasında “acı kavun” olarak bilinen acı kabak, şekeri düşürücü özelliğe sahiptir. Acı kabak hem tip 1 diyabete hem de tip 2 diyabete karşı oldukça etkilidir.

Günlük beslenme listenize acı kabağı ekleyebileceğiniz gibi her sabah aç karnına acı kabak suyunu tüketebilirsiniz. Acı kabak suyunu elde etmek için kabak tohumlarını ayıklayıp presleyerek suyunu çıkarabilirsiniz.

Elde ettiğiniz suyu bir miktar saf su ile karıştırdıktan sonra içebilirsiniz. Bu sayede şeker seviyesini dengeleyebilirsiniz.

5. Köri Yaprakları

Anti-diyabet olarak bilinen köri yaprakları, glikoz seviyesini dengeler. Bu sayede şeker hastalığının belirtilerini azaltır. Bunun için 10 tane taze köri yaprağını çiğneyebilirsiniz.

6. Zerdeçal

Diyabet hastalığı için faydalı bitkilerden en faydalısı zerdeçaldır. Sağlıklı yaşam sisteminin kökünü oluşturan zerdeçalın bir çok faydalı özelliği mevcuttur.

İhtilap karşıtı yapıya sahip olan zerdeçal, kalp hastalıklarına iyi gelmektedir. İçerisindeki kurkumin sayesinde kandaki şeker seviyesini düşürür.

Diyabetten kurtulmak için günde az miktarda zerdeçal tüketmek yeterli olacaktır. 

7. Berberin

Kandaki yağ ve şeker oranını ciddi oranda azaltan berberin bitkisinin özü oldukça yararlıdır. Fakat fazla tüketildiğinde yan etkilerinin olacağını unutmayın. En sık karşılaşılan yan etkisi karın ağrısıdır.

8. Yaban Mersini Yaprağı

Yaban mersininin oldukça faydası olduğunu bir çoğumuz bilmekteyiz. Fakat bu sefer yaban mersininin yaprağından bahsedeceğiz. Yaban mersinin yapraklarından çay yapıp tüketmek, kan şekerinizi düşürür.

9. Yulaf Suyu  

Yulaftan yapılan yulaf suyu, çay gibi günlük tüketebileceğiniz bir içecektir. Fazla abartmamanız durumunda hiçbir zararı yoktur. Kan şekerini ve kolesterölü azaltmanızda yardımcı olur.

10. Enginar

Enginarın bir çok faydası vardır. Hem enginarın kendi hemde yaprağı kan şekerinin seviyesini dengelemeye yeterlidir. Enginarda ve yaprağında inulin adında bir lif mevcuttur. Bu lif vücuttaki şekeri enerjiye dönüştürür.

Önerilen İçerik: Doğal İlaçlar Meyvelerin Faydaları

Neoldu.com / Sosyal Fayda

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Источник: https://www.neoldu.com/diyabete-iyi-gelen-bitkiler-15863h.htm

Bamya diyabet için iyi mi?

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Son zamanlarda yapılan bir çok araştırmaya göre, bamya diyabet semptomlarını azaltabilir – tip 1 diyabet, tip 2 diyabet ve gestasyonel diyabet içeren bir grup hastalık.

Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre diyabet, 2013 yılında 75.578 Amerikalının hayatına mal oldu. 2014 yılında dünya çapındaki yetişkinlerin yüzde 8,5’i Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporu şartına sahipti. 2030’a kadar, diyabet yedinci önde gelen ölüm nedeni olabilir.

Hastalığın aile öyküsü de dahil olmak üzere, bireyin bireyin diyabet geliştirme riskini artırdığı bir dizi etken vardır. Yaşam tarzı faktörleri de rol oynar, bu nedenle doktorlar kan şekeri düzeylerini düşürmek için diyet değişiklikleri ve artan egzersiz önerilmektedir.

Bamya diyabetli bazı kişilerde kan şekeri düzeylerini düşürmeye yardımcı olabilir. Bu tohumlu sebzenin etkilerine ilişkin araştırmalar hala erken aşamadadır, ancak sonuçlar ümit vericidir.

Bamya nedir

Bamya, ılıman iklimlerde yetişir, sonunda yeşil tohumlu baklalara neden olan büyük ebegümeci çiçekleri üretir. Ebegümeci, kakao ve pamuk da dahil olmak üzere birçok popüler bitkiyi içeren ebegümeci ailesinin bir üyesidir.

Bilim olarak bilinen, bamya, Mısır’da 2000 BCE olarak uzun zaman önce yetiştirilmiş olabilir.

Bamya’nın lezzeti yumuşaktır ve tüm tohum kabı yenebilir. Bu sebze benzeri meyve de geleneksel tıpta uzun bir geçmişi vardır.

Kew Kraliyet Botanik Bahçeleri, Doğu geleneksel tıbbında bamya yaprakları ve meyvelerinin ağrı kesiciler, nemlendiriciler ve idrar bozukluklarını tedavi etmek için kullanıldığını bildirmektedir. Kongolu tıpta, bamya doğum sırasında güvenli teslimatı teşvik etmek için kullanılır.

Diyabet için bamya

Diyabet genellikle insülin ve diğer tıbbi tedaviler denen bir hormonun artmasıyla iyi yönetilebilir. Bununla birlikte, diyabetli bazı kişiler düzenli insülin enjeksiyonlarından kaçınmak istemektedir. Diğerleri kan şekeri diplerini ve diğer hoş olmayan yan etkileri tecrübe eder ve diyabet ilaçları herkes için işe yaramaz.

Hazır bir tohum kabuğunun diyabetin kontrol altına alınmasına yardımcı olması, heyecan verici bir durumdur. Ama bamya diyabetin iyileştirebileceği konusunda henüz bir kanıt yok. Şimdiye kadar, bamya üzerine yapılan araştırmalar sadece hayvanlar üzerindeki etkilerine baktı. İnsan bedenleri hayvanlara benzer, ancak hayvanlar üzerinde yapılan tüm araştırmalar insanlarda işe yaramadı.

Kasların şekerin artan emilimi

Yayınlanan 2005 tarihli bir çalışmada, bamyaların diyabetli sıçanlar üzerindeki etkileri araştırıldı. Myricetin adlı bir madde bamya ve kırmızı şarap ve çay da dahil olmak üzere diğer bazı gıdalarda bulunur.

Araştırmacılar, myricetin’i bamyadan izole ettiler, sonra fareye uyguladılar. Tedavi, sıçan kaslarında şekerin emilimini arttırdı ve kan şekerini düşürdü.

2012 tarihli bir gözden geçirme, myricetin ile kan şekerini düşüren diğer laboratuvar ve hayvan çalışmalarına işaret etmektedir. Çalışma, myricetin’in diyabet için diğer risk faktörlerini de azaltabileceğini öne sürmektedir.

Yedikten sonra kan şekeri dikenlerinde azalma

Yayınlanan bir 2011 çalışmasında, yemekten sonra bamya ve kan şekeri dikenleri arasında bir bağlantı bulunmuştur.

Araştırmacılar, bir besleme tüpünden sıçan sıvı şeker ve saflaştırılmış bamya ile beslenmiştir. Bamyayı tüketen sıçanlar beslendikten sonra kan şekeri ani yükselişinde bir azalma yaşadılar. Çalışmanın yazarları bunun, bamyaların bağırsaklardaki şekerin emilimini engellediğinden kaynaklandığını düşünüyorlar.

Çalışmada, tip 2 diyabette kan şekerini azaltabilen bir ilaç olan okra ve metformin arasındaki olası etkileşimler de araştırılmıştır. Bamya metformin emilimini de engelledi. Bu, bamyanın metforminin etkinliğini azaltabileceğini ve bu nedenle ilaçla aynı zamanda yenmemesi gerektiğini düşündürmektedir.

Düşük kan şekeri seviyeleri

2011 yılında yapılan bir çalışmada, bamya ve daha düşük kan şekeri arasındaki bağlantıyı ortaya koydu. Araştırmacılar, diyabetli sıçanların kan şekerinin 14 gün boyunca düz kalmasına izin verdi. Daha sonra, sıçanlara bamya kabuğu özü ve kilogram vücut ağırlığı başına 2000 miligrama kadar tohum dozu verdi.

Bu nispeten yüksek dozlarda bamya ile ilişkili hiçbir zehirli etki yoktu. Bamya yiyen sıçanlar, 28 gün boyunca bamya yedikten sonra kan şekeri seviyesini düşürmüştür. Çalışma 28. günde sona ermiştir, bu nedenle kan şekeri düzeylerindeki etkilerin daha uzun süreceği açık değildir.

Riskler

Az sayıda çalışma bamya ile olumsuz yan etkilere bağlanmıştır, ancak bazı olumsuz yan etkiler de mümkündür:

  • Bamya ilacı metformin daha az etkili hale getirebilir.
  • Okra oksalat olarak bilinen maddelerden yüksektir. Oksalatlar böbrek taşlarına karşı savunmasız kişilerde böbrek taşı riskini artırabilir.
  • Bamya iyice yıkanmazsa bakteri, böcek ilacı ve diğer tehli maddeleri içerebilir. İnsanlar, çürümüş bamya, son kullanma tarihi geçmiş dondurulmuş bamya veya iyice yıkanmamış bamya asla tüketmemelidir.
  • Bir bamya alerjisi olan kişiler bamya tüketmemelidir. Ebegümeci veya pamuk gibi ebegümeci ailesindeki diğer bitkilere karşı alerjisi olanlar da bamya alerjisi olabilir.

Beslenme

Okra diyabetle mücadelede etkisiz kalsa bile, diyabetli insanlar için güvenli bir atıştırmalık kalır.

100 gramlık tek bir porsiyon sadece 30 kalori içerir, ancak bir dizi besin faydası sunar:

  • Bamya doymuş yağ veya kolesterol içermez
  • Bamya lif açısından zengin, önerilen günlük değerin (RDV) yüzde 9’unu içeriyor
  • Okra, kalsiyumun RDV’sinin yüzde 8’ini, manganezin RDV’sinin yüzde 43’ünü, demir ve bakır RDV’nin yüzde 10’unu ve K vitamini RDV’sinin% 44’ünü içeriyor.

Diğer sağlık faydaları

Bamya, myricetin dahil antioksidanlar olarak bilinen koruyucu maddeler bakımından zengindir.Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi’ne göre, antioksidanlar, vücuttaki hücrelere zarar veren bir süreç olan oksidatif stresi azaltabilir.

Oksidatif stres, diyabetin gelişiminde ve ayrıca aşağıdaki gibi hastalıklarda rol oynar:

  • Parkinson hastalığı
  • Alzheimer hastalığı
  • Katarakt
  • Makula dejenerasyonu
  • Kalp ve damar hastalığı
  • Kanser

Antioksidan faydalarına ek olarak bamya da yorgunluğu azaltabilir. Okra tohumlarında bulunan ve polifenol ve flavonoid olarak bilinen maddelerin, yorgunluğu azaltabildiği bir 2015 çalışması yayınlandı.

Diyabetik nefropatili 72 katılımcının yer aldığı bir çalışma, diyara için geleneksel tedavi ile bamya tüketmenin ürik asidi azaltabileceğini göstermiştir. Bu gut olan insanlar için yararlı olabilir.

Büyüyen ve yemek bamya

Bamya toprak sıcaklığı 65 ° F’nin üzerine çıktığında ve yaz boyunca sıcaklığa dayanıklı olduğu zaman gelişir. İlk hasatın ekim tarihinden yaklaşık 2 ay olduğunu bildiriniz.

Bitkiler uzun boyludur, en az 2 ila 3 feet büyür ve bu nedenle büyümek için alan gerekir. Ayrıca istiflenmeleri gerekebilir.

Bamya çiğ veya pişmiş yemek güvenlidir. Bazı bölgelerde, kızarmış bamya popüler bir garnitür. Bamya, gumbo, salata gibi bazı çorbalarla da iyi gider ve turşu yapılabilir.

[attention type=red][attention type=red][attention type=red]
Limonun kan glikozunu azaltmaya yardımcı olabileceği öne sürülmüştür, ancak diyabetli sıçanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, önemli bir fark yaratmadığı bulunmuştur.
[/attention][/attention][/attention]

Источник: https://trmedbook.com/bamya-diyabet-icin-iyi-mi/

Diyabet için beslenme önerileri: Diyabete iyi gelen yiyecekler

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Diyabet hastalığının kontrol altına alınması için uzman eşliğinde kişiye özel beslenme programı belirlenmesi büyük önem taşıyor. Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, diyabet hastalarının beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Diyabeti le yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırıyor

Şeker hastalığı, pankreastan salgılanan insülin hormonun yetersiz olması sonucu glikoz yani kan şekeri değerinin artması sonucunda ortaya çıkmaktadır. İleri yaşlarda görülen Tip 2 Diyabet hastalığının sebeplerinin başında; genetik faktörler, fiziksel aktivite azlığı ve kilo fazlalığı gelmektedir.

Şeker hastalığı kontrol altına alınmadığında; böbrek yetmezliği, katarakt, kalp damar rahatsızlıkları, sinir hasarı, diyabetik ayak, enfeksiyonlara ve hastalıklara yatkınlık gibi rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir. Hastalığın kontrol altına alınması için sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmek gerekmektedir. Bu rahatsızlığı kabullenmek ve onunla yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırmaktadır.

Diyabet hastaları için doğru beslenme önerileri

Beslenme programı kişiye özel belirlenmelidir: Bu diyet geçici olmamalı, beslenme alışkanlığı haline getirilerek yaşam boyu devam ettirilmelidir.

Boy ve yaşa uygun kiloda olunmalıdır: Sahip olunan fazla kilolardan kurtulmak; şeker hastalığını kontrol altına almayı sağlayan en önemli ilkelerden biridir.

Öğünler 3 ara 3 ana olmak üzere düzenlenmelidir: Öğün araları 2-2,5 saati aşmamalı, öğünlerde alınan kalori dengeli olmalıdır. Ara öğün beslenme

Diyetteki posa içeriği artırılmalıdır: Öğünlerde alınan posa yüzdesinin fazla olması karbonhidrat emilimini yavaşlatacağından şeker seviyesinin düzenlenmesine olumlu etki edecektir.

Bu açıdan yemeklerin yanına salata eklenmeli, ekmek çeşidi olarak posa içeriği yüksek; çavdar, kepek veya tam buğday ekmeği tercih edilmelidir.

Ayrıca kabuklarıyla yenebilen meyveler soyulmadan tüketilmelidir.

Glisemik indeksi yüksek yiyecekler tüketilmemelidir: Patates, havuç, pirinç, beyaz ekmek gibi kan şekerini hızlı yükselten, glisemik indeksi yüksek besinlerden kaçınılmalıdır.

Su tüketimini artırılmalıdır: Gün içerisinde en az 2-2,5 litre su tüketmeye dikkat edilmelidir.

Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır: İlaç kullanıyorum, şekerim yükselmez düşüncesiyle, şeker ve şekerli yiyecekler tüketilmemelidir. Şeker hastalığı kronik bir rahatsızlıktır, geçti diye düşünülmemelidir. Ayrıca bal, pekmez gibi doğal tatlı olarak kabul edilen yiyecekler de masum değildir. Pekmezin üzümden yapıldığı, balda da şeker olduğu unutulmamalıdır.

Diyabetik ürünlerin de zararlı olabileceği unutulmamalıdır: Diyabetik ürünler zararsız gibi kabul edilmemelidir. Çeşidi ve miktarı diyetisyene sorulmadan tüketilmemelidir.

Yemek hazırlanırken sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılmalıdır: Diyabet hastalarında günlük alınan kalori miktarı ve bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ yüzdesi dağılımı orantılı olmalıdır. Alınan yağ miktarını artırmamak için yemekler; ızgara, haşlama veya fırınlama yöntemi kullanılarak pişirilmelidir.

Diyabete iyi gelen yiyecekler

1. Elma

Günde en az bir elma tüketimi %28 oranında diyabete yakalanmayı önlemektedir .”Her gün bir elma doktoru uzak tutar.

”sözü herkesin dilinde , iyice yıkandıktan sonra kabukları ile yenen elmanın tokluk hissi sağlaması yanında kabuğa yakın yüzeyde bolca bulunan kuersetin isimli antioksidanlarla şeker hastalığına iyi gelen özelliği öne çıkmaktadır.

Elmanın içerdiği lifler ise kan şekerini düşürme konusunda önemli görevler üstlenir. Tarım ilaçlarından arındırılmış temiz sularla yıkanmasına dikkat edilmesi gerekir.

2. Tarçın

Tarçının kimyasal yapısı insülin denilen kan şekerini düzenleyen hormona yapısal olarak benzerdir, insülin hormonu gibi davranır. Tarçın içeriğindeki “kumarin ” maddesi insülini dengede tutar. Tarçın şekeri kontrol edebilme özelliğine sahiptir.Şeker metabolizmasını 20 kata kadar hızlandırır.

Tarçın oksitlenmeye karşı sistemin güçlenmesine yardımcı olur. Oksitlenme şeker hastalarında önemli bir sorundur. Damar yapısının bozulmasında oksitlenme – antioksitlenme dengesinin bozulmasına yol açar Tarçının içinde bulunan polifenoller önemli bir antioksidan maddedir.

Fazla kilolu ve şişmanlarda açlık şekerini düşürür ve insülin etkinliğini artırır.

3. Kuru Baklagiller

Genelde şeker hastalarında yanlış bir olgu kuru baklagillerin şekeri yükselteceği ve bu yüzden tüketimini azaltırlar.

Bu yanlış bir tutumdur kuru baklagillerin yapısında bulunan posa ve fitonutiriyenlerle kalp sağlıklarına desteklerinin yanında diyabete karşı savunma geliştirmenize yardımcı olabilecek Kuru baklagiller (fasulye , mercimek ve bezelye )yüksek oranda suda çözünen lif içerir ve glisemik indeksleri düşüktür.

Besin lifi içeren yiyecekler vücut tarafından işlenmesi zamana yayılır kan şekerinde ani dalgalanmalar yaşanmadan enerjiye dönüştürür.Kepekli makarna, tam tahıllı çavdar ekmeği ve kepekli tahıllar kan şekerini sabit tutar.

4. Badem

Diyabet hastalarında özellikle yemeklerden sonra meydana gelen kan şekeri dalgalanmalarını azaltıcı etkiye sahiptir.

Ayrıca badem yüksek glisemik indekse sahip olan gıdaların sebep olduğu dalgalanmaları düzenler.

Sağlıklı yağ ve protein deposu olan badem metabolizmayı güçlendirerek, insülin direncinin kontrol edilmesine yardımcı olur. Diyabet riskini azaltmak için günde 10-15 tane badem tüketilmelidir.

5. Soğan ve sarımsak

Diyabet hastalığının korkulan komplikasyonlarından olan kalp damar tıkanıklığını önleyici etkileri vardır.Soğanda kuersetin adı verilen bir madde vardır. Kuersetin
kandaki şekeri düşüren bir özelliği vardır. Sıkılarak elde edilen soğan suyunu yemekten sonra yükselen kan şekerini kontrol altına alır.

Soğan ve sarımsak içinde bulunan organik kükürtlü amino asit bileşiklerinin etkili oldukları bilinmektedir. Bu bakımda tansiyon düşürücü ve kan sulandırıcı sarımsak hapı kullanan hastaların kanını kontrol etmeden kan şekerini düşürücü ilaç kullanmamaları doğru olacaktır.

Soğan pişirilmeden yendiğinde aynı etkiyi gösterir.

6. Sebze ve meyveler

Mineral, vitamin bakımından zengin olan aynı zamanda lifli yapılarıyla kan şekerini sabit kalmasına yardımcı olur.

yapılarındaki antioksidanlarla bağışıklık sistemini de geliştiren sebze ve meyvelerden başlıcaları, lahana, karalahana, portakal, ıhlamur, limon, şalgam, brokoli, turp, ıspanak, greyfurt, çilek ve böğürtlen ilk sıralarda gelmektedir.

Şekeri olanların yağ, sos, tuz eklenmiş sebzeleri yüksek miktarda sodyum içeren konserveleri ve turşu tüketmeleri doğru değildir.

7. Çay ve kahve

Türk milletinin en belirgin alışkanlıklarından olan çay doğru demleme ve doğru sıklıkta tüketilmesi durumunda oldukça iyi bir antidiyabetik besin sayılabilir. İçeriğinde bulunan kateşinler ve taninlerle bu faydaları gösteren çay şekersiz içildiğinde korkulacak bir içecek değildir.

Kahvenin diyabete karşı koruyucu etkisi tam olarak bilinmese de yapılan araştırmalar doğrultusunda varılan sonuçlar gereği, kahvede bulunan klorogenik asitin kan şekeri düzeyini dolaylı düzenlediği ve kafeinin pankreastan insülin salgısını artırdığı bilinmektedir.

Kahvede bulunan potasyum , magnezyum ve çeşitli antioksidanların kan şekerini düzenleyici etkisi vardır. Aşırı ve şekerli tüketilmemesi önerilir.

8. Yağsız Et

Daha az oranda doymuş yağ içeren yağsız et kolesterol düzeyini düşük tutmak için idealdir, bol miktarda protein içerir. Suda haşlanıp pişirilmeli fakat pişirme suyu asla yenmemelidir. Çünkü etin içindeki zararlı maddeler ve yağlar suya geçer. Bol baharat eklenerek etlerin hazmı kolaylaştırılmalı, ızgara eti yenmelidir. Koyun etinin hazmı zordur ara sıra yenebilir fakat yağsız olmalı.

Piliç-tavuk eti yağsız suda haşlanmış olması gerekir. Kaz eti çok yağlıdır bu nedenle yenmemesi gerekir. Hindi eti yağsız, suda haşlama yenebilir hazmı kolaydır. Balık, yağı diyabet hastaları için zararlıdır, bu nedenle taze ve hiç yasız olmadıkça şeker hastaları balık tüketmemelidir. Bu etlerin birinde safi et olarak günde sadece 100 gr kadar yenmelidir.

9. Domates Suyu

Domates suyu şeker hastaları için iyi bir kan sulandırıcı özellik taşır, karaciğerdeki yağlanmaları önler. Hazır domates suları yerine taze sıkılmış domates suyu tercih edilmelidir.

10. Kırmızı Biber

Kırmızı pul biberi şekerin ani düşüşlere sebep olan aşırı insülin salınımlarını engeller. Kırmızı benekli yediğimiz yiyecekler insülinin daha dengeli salınımının ve ekonomik kullanımı konusunda metabolizmaya yardımcı olur.

Diyabetik tedavide devrim: Kök hücre yöntemi

Источник: https://indigodergisi.com/2017/09/diyabet-beslenme-onerileri/

Diyabetli Yüksek Bir Yaşam Kalitesini Yaşadığınız – 2019

Diyabetinizi İyi Yönetebiliyor Musunuz?

Diyabet gibi kronik bir hastalığın yaşam kalitesinin düşmesi, ancak tam ve doyurucu bir yaşamdan daha az bir şey için razı olmanız gerekmez.

Birçok çalışma hayat kalitesi öyküsünü değerlendirdi ve aşağıdaki bölümler sadece bu çalışmaların ne olduğunu açıklamakla kalmadı, aynı zamanda kontrol altına alıp hayatınızın yüksek kalitesini koruduğunuzdan emin olduğum umudunu da açıkladı.

Şeker hastalığı geçirdiğinizde düzenli olarak egzersiz yapın

Düzenli egzersiz yapan kişiler bunu sıklıkla bağımlılık yapıcı olarak tanımlarlar. Bir sonraki oturum için sabırsızlanmalarını çok zeli buluyorlar. Ve şeker hastalığı olan kişinin faydaları çok fazladır.

Diyabetlilerde yaşam kalitesi üzerine yapılan uzun süreli bir çalışmada, yaşam kalitesinin düşük kalmasına katkıda bulunan bir faktör, fiziksel aktivitenin olmamasıydı ve bu da derhal değiştirebileceğiniz olumsuz bir faktördür.

Fiziksel aktivite, yaşam boyu devam ettirmeniz gereken bir alışkanlıktır. Sorun, daha fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzına uzun vadeli bir değişiklik yapmak zor.

Çoğu kişi bir süre daha aktif hale gelir, ancak sonunda etkin olmayan rutinlere döner.

Başka bir araştırma, diyabetli kişilerin (ve genel olarak insanlar için) belirli bir süre sonra egzersiz programından çıkma eğilimini gösterdi. Bu bilgi, Temmuz 1991'de New England Journal of Medicine 'da bildirilmiştir.

Bu çalışmada, diyabetli bir grup insan, fiziksel aktivitelerini arttırmaları için teşvik etmek için iki yıl profesyonel destek aldı.

İlk altı ay boyunca, çalışma katılımcıları iyi cevap verdi ve düzenli olarak egzersiz yaptı, böylece kan glikozu iyileşti, kilo kontrolü ve genel sağlık sağlandı. Bundan sonra, katılımcılar eğitime katılmaktan vazgeçmeye başladılar.

[attention type=green][attention type=green][attention type=green]
İki yıllık çalışmanın sonunda, katılımcıların çoğunun kilo aldı ve zayıf glikoz kontrolüne geri döndü. Bununla birlikte, egzersizlerini durdurmayan birkaç kişi yararları sürdü ve yaşam kalitesini yükseltti.
[/attention][/attention][/attention]

Eğer yoğunlaştırılmış insülin tedavisi gerektiren küçük şeker hastaları grubundaysanız, belki de yoğunlaştırılmış insülin tedavisinin günde üç veya dört günlük insülin atışı ve kan şekerinin sık test edilmesi, yapmak istediğiniz şeyleri yapmanıza engel olur ve günlük yaşam kalitenizi düşürecektir.

1998'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan bir araştırma, böyle şeker hastalığının tedavisi ile ekstra gayret ve zamanın insanların yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini araştırdı.

Çalışma şeker hastalığı olan kişileri gastrointestinal hastalık ve hepatit (karaciğer enfeksiyonu) gibi diğer kronik hastalıkları olan insanlarla karşılaştırdı. Diyabetik grup, diğer kronik hastalıklardan daha yüksek bir yaşam kalitesi bildirdi.

İlginç bir şekilde, diyabetik gruptaki insanlar, diyabetin fiziksel ve sosyal problemleri ve psikolojik zorluklarla ilgili yoğun ve zaman alıcı testler ve tedaviler gibi fiziksel sorunlarla fazla ilgili değildi.

1998'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan bir başka raporda insülin enjeksiyonlarının yaşam kalitesini düşürmediğini; İnsülin enjeksiyonlarına başlandıktan sonra kişinin fiziksel ve duygusal refah duygusu aynı olmaya devam eder; çünkü enjeksiyonlar gerekli olmuştur.

İnsülin enjeksiyonuna ihtiyaç duyan gençler, yetişkinlerin yanı sıra tedaviyi daima kabul etmemektedir, bu nedenle gençler sık ​​sık yaşam kalitesini düşürmektedirler.

Bununla birlikte, 2001'de Diyabet Bakımı 'da yayınlanan 2,000'den fazla gençle yapılan bir çalışmada, diyabet kontrolleri iyileştikçe gençler daha sağlıklı olduklarını, yaşamlarından daha fazla memnun olduklarını, ve bu nedenle kendilerini daha az ailenin yükü olduğuna inandılar.

Şeker hastalığınız olduğunda stres yönetimi

Ocak 2002'de Diyabet Bakımı 'da tanımlanan bir çalışma stresin düşürülmesinin kan şekerini düşürdüğünü gösterdi. Hastalar iki gruba ayrıldı; bunlardan biri diyabet eğitimi almış, diğeri diyabet eğitimi ve beş seans stres yönetimi ile sonuçlandırılmıştır. İkinci grup, diyabetik kontrol grubunda, önceki gruba göre anlamlı düzelme gösterdi.

Stres stres hormonlarının serbest bırakılmasına neden olarak kan şekerini doğrudan yükseltir veya dolaylı olarak overeating, yetersiz egzersiz yapma ve ilaç almama neden olarak yükseltir, stres yönetimi kesinlikle diyabetinizi yönetmeye yardımcı olur. İşte hayatınızda stres yönetimine yardımcı olmak için yapabileceğiniz bazı şeyler:

  • Stresin kaynağını belirleyin. Yaşamınızın değişmeyen bir parçası olarak kabul ederek veya başkalarını suçlayamadığınız veya kontrol edemediğiniz olayların dışında kendinizi suçlayarak kendinizi strese mi katıyorsunuz?
  • Şimdi stresle baş etme biçiminizi inceleyin. Sigara içiyor musunuz, fazla içiyorsunuz, yemek yiyor, ekranların önünde çok fazla zaman harcıyor, fazla uyuyorsunuz ya da zamanınızı kaybetmiyorsunuz?
  • Sağlıksız başa çıkma mekanizmalarını sağlıklı olanlarla değiştirin. Belirttiğiniz stresden kaçının veya hayatınızda bir değişiklik yapın. Strese uyum sağlayın veya kabul edin. Şeker hastalığınızı önleyemezsiniz.
  • Eğlence ve rahatlama için zaman ayırın. Yapabileceğiniz bazı şeyler şunlardır:
    • Piknik öğle yemeği
    • Masaj yapın
    • Uzun bir banyo yapın
    • Bahçede çalışın
    • Evcil hayvan ile oynamak veya hayvanat bahçesi
    • En sevdiğiniz müziği dinleyin
    • Komedi gösterisine gidin ya da komik bir film kiralayın
    • Diğer önemli yaşam kalitelerinizi dikkate alarak yatağınızda kalın

Pek çok diğer Çalışmalar diyabetin yaşam kalitesini etkileyen farklı yönlerini incelemiştir.Bu çalışmalar aşağıdaki konularda bazı yararlı bilgiler göstermektedir:

Aile Desteği:

  • Diyabetli insanlar, hastalıklarıyla uğraşırken ailelerinin yardımlarından büyük ölçüde yararlanmaktadır. Ancak yakın bir aileye sahip olmak diyabetli kişilere daha iyi diyabet kontrolü yapıyor mu? Şubat 1998'de Diyabet Bakımı 'da yapılan bir çalışmada bu soruya yanıt alınmış ve bazı beklenmedik sonuçlar ortaya çıkmıştır. Destekleyici bir aileye sahip olmak, mutlaka şeker hastalığı olan kişinin daha iyi glikoz kontrolü sağlayacağı anlamına gelmiyordu. Fakat destekleyici bir aile, şeker hastalığı olan kişiyi genel olarak daha fiziksel olarak kabiliyetli ve toplumdaki yerini daha rahat hissetmesini sağladı. Yaşam kalitesi uzun vadede:
  • Bir kişinin yaşam kalitesi algısı zamanla nasıl değişir? Yaşlandıklarında, çoğu diyabetliler yaşam kalitelerinin arttığını, azaltıldığını veya sabit bir seviyede kaldıklarını hissediyor mu? Birkaç çalışmanın görüş birliğiyle, şeker hastalarının çoğunun büyüdükçe artan bir yaşam kalitesi yaşanır. İnsanlar, kendilerini ve diyabetlerini on yıldan fazla süreyle hastalıkla uğraştıktan sonra daha iyi hissediyorlar. Bu rapor zamanın iyileştirici özelliğini göstermektedir. Aşağıda, şeker hastalığı olan kişilerin yaşam kalitesini iyileştiren bazı diğer faktörler yer almaktadır. Doktorlar ve hastalar hem onların öneminden kefil olabilirler.

Kan şekeri seviyeleri:

  • Kan şekerinizi olabildiğince normal tutun. Sürekli eğitim:
  • Diyabet bakımındaki en son gelişmelerin farkında olun. Tutumunuz:
  • Sağlıklı bir tutum sergileyin. Unutmayın ki bir gün, şu anda böcek olan şeyleri güldüreceksin, o zaman neden bekle?

Источник: https://tr.no-dummy.com/maintaining-high-quality-of-life-with-diabetes

Источник: https://tr.lifehealthdoctor.com/can-you-prevent-gestational-diabetes-25439

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.