Diyabetli Kadınlarda Hamilelik Ve Doğum

Diyabetli Gebeler Normal Doğumu Tercih Etmeli — Hamileyim.net

Diyabetli Kadınlarda Hamilelik Ve Doğum

Şeker hastalığı yani diyabet, toplumun %14’unu etkileyen ve ömür boyu tedavi gerektiren önemli bir sağlık sorunudur. Türkiye’de her 100 kişiden 14’ünün şeker hastası olduğu düşünüldüğünde, bu sayı 7 milyona ulaşmaktadır.

Diyabet, kandaki şeker seviyesi kontrol altında tutulduğu sürece kişinin normal yaşantısını için bir engel değildir. Bu nedenle anne olmak isteyen şeker hastaları için de bir yasak yoktur. Ancak diyabet hastalarının gebeliği planlı olmalı ve öncesinde şeker seviyesi kontrol altına alınmalıdır.

Diyabetli gebeler, bu süreçte doktor kontrollerini aksatmamalı ve şeker takiplerini düzenli olarak yaptırarak, ilaçlarını doktor kontrolünde kullanmalıdır. Diyabetli gebelerde ilk tercih normal doğum olmalı, tıbbi mecburiyet bulunmadıkça sezaryen yapılmamalıdır.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Mehmet Öztürkmen, şeker hastası anne adaylarının gebelik döneminde dikkat etmesi gerekenleri anlattı.

Diyabetliler plansız gebe kalmamalı

Şeker hastası olan bir kadının gebe kalmasında bir sakınca yoktur. Ancak gebelik için, hastalığın vücuttaki etkilerine ilişkin önemli kriterler de göz önünde tutulmalıdır. Örneğin; diyabet nedeniyle; göz, böbrek ve kalp gibi organlarda hasar oluşmuşsa, öncelikle bunların tedavilerinin yapılması gerekir.

Gebelik öncesi şeker seviyesinin, günün hangi saatinde olursa olsun 80’den aşağı, 120’den yukarı olmaması gerekir. Eğer seviye bu değerlerin üzerindeyse, gebelik riskli olabilir. Çünkü bebeğin, gebeliğin 5 ve 6’ıncı haftasında tamamlanan beyin ve omurilik gelişimi, annedeki şeker düzeyinden olumsuz etkilenebilir.

Bebekte gelişme gerilikleri, anomaliler ile düşük tartılı ve iri doğumlar görülebileceği gibi doğum sırasında bebek kayıpları ortaya çıkabilir.

Gebelik öncesi hap tedavisinin yerini insülin almalı

Gebelikte Tip 2 diyabet tedavisi gören anne adaylarının ağızdan aldıkları ilaçlar, ilk aylarda bebek sağlığı üzerinde olumsuz etkiye yol açabilir.

Bu nedenle tip 2 diyabet hastaları, gebelik planı öncesi hap tedavisinden insülin tedavisine geçmelidir. İnsülin kullanımı doğum sürecinde devam eder. Doğumdan sonra ise anne tekrar hap tedavisi alabilir.

Loğusalık döneminde bebeğini emziren annelerin kullandığı hapın süte geçme gibi bir etkisi bulunmamaktadır.

İnsülin kullanılırken öğün atlanmamalı

Gebelik süresince insülin kullanımı bebeğe zarar vermez. Aksine, annenin şeker seviyesi kontrol altına alınacağı için bebek için de dolaylı olarak yararlıdır. Gebelerde diyabet tedavisinde insülin kullanımı; günde 3 kez kısa ve etkili, bir kez ise orta ya da uzun etkili şekilde yapılmalıdır. Kısa olanlar; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden hemen önce, orta ve uzun olanlar gece 23.

00’te uygulanmalıdır. Ancak insülinin düzenli olarak kullanılmasının yanı sıra anne adaylarının öğünlerine dikkat etmesi de çok önemlidir. Uzun etkili insülinler öğün atlandığında, ani şeker düşmesi ya da yükselmesine yol açabilir. Bu durum, bebek sağlığı için çok ciddi sonuçlar ortaya çıkarabilir. Dengeli ve düzenli beslenme de en az insülinin gerekli şekildeki kullanımı kadar önemlidir.

Mecbur olmadıkça sezaryenle doğum yapılmamalı

Diyabet nedeniyle göz, böbrek ve tansiyon sorunu olan gebelerin özellikle mecbur kalmadıkça sezaryenden kaçınması önemlidir. Çünkü bu hastalarda yara iyileşmesi çok zor olur. Tıbbi zorunluluk bulunmadıkça diyabetli gebelerde normal doğum tercih edilmeli, bebeğin yüksek kilolu olduğu durumlarda sezaryene başvurulabilir.

Diyabet hastaları gebelik sürecinde nelere dikkat etmeli?

Diyabetliler aşırı kilo almamalı

Gebelikte aşırı kilo alan bir diyabet hastasının kan şekeri, normal seviyelerin dışına çıkar. Yüksek kan şekeri bebeğe geçerek onun da kan şekerini yükseltir.

Bu durum da bebekte kalp, böbrek ve damar sorunları oluşturur. Bebek, tüm endokrin dengesi bozulmuş olarak dünyaya gelebilir. Gebeler; 4’üncü aydan sonra ayda ortalama 750 gram ya da 1 kilo alabilir.

Gebelik tamamlandığında bu, 10-11 kiloyu geçmemelidir.

Sağlıklı beslenmeli

Gebeler, 3 ana öğünde sevdiği bir yiyeceği, 3 ara öğün olarak tüketmelidir. Bu alışkanlık, hem kilo almalarını önler hem de 4 saati aşmayan açlıklar ortaya çıkmaz.

Folik asit kullanılmalı

Folik asit diyabet hastası gebeler için oldukça yararlıdır ve günde 4 kez kullanılması önerilmektedir. Folik asidin düzenli kullanımı, bebeklerde “spina bifida” adı verilen omurilik gelişim bozukluğunun oluşmasına önler.

Düzenli egzersiz yapılmalı

Diyabetli anne adayları, sabah ve akşam 20 dakikayı geçmeyen hafif egzersizler yapmalıdır. Gebeler için en ideal egzersiz yürüyüştür. Düzenli egzersiz, insülin gibi kan şekerini düşürme özelliğine sahiptir.

Yeterli uyku önemli

Vücudun ihtiyacı olan 7-8 saatlik uyku sonrası hormon sistemi kendini toparlar. Vücut için yararlı olan, gece uykusudur. Kan şekeri gece gündüz ritmi ile bire bir ilişkilidir. Bu nedenle gece uyumadan, uykusunu gündüz almaya çalışan diyabet hastalarında şeker kontrolü sağlanması zorlaşır.

Источник: //hamileyim.net/diyabetli-gebeler-normal-dogum/

Hamilelikte Hipoglisemi

Diyabetli Kadınlarda Hamilelik Ve Doğum

Hamilesiniz ve sık sık başınız dönüyor, elleriniz titriyor, aniden ter mi basıyor? Kısacası kan şekeriniz mi düşüyor? Endişelenmeyin. Hamilelikte hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) anne adayları arasında sıklıkla rastlanılan bir durumdur. Diyabetli kadınlarda daha fazla görülmekle beraber, geçmişte şeker sorunu yaşamayan kadınlarda da teşhis edilebilir.

Peki hamilelikte hipoglisemi neden kaynaklanır, belirtileri nelerdir? Hipoglisemi bebeğe zarar verir mi? Hamilelikte kan şekeri düşüklüğü nasıl kontrol edilir? Gestasyonel diyabet doğum sonrasında geçer mi?

Hipoglisemi Nedir?

Hipoglisemi, düşük kan şekeri anlamına gelen tıbbi bir terimdir; genellikle, kan şekeri değerinin alt sınır sayılan 50 mg/dl’nin altına düşmesi olarak kabul edilir. Vücudun yeterli enerjiyi alamaması anlamına gelir.

Hipoglisemi Belirtileri Nelerdir?

Hipogliseminin hafif belirtileri, açlık, solukluk, konsantrasyon bozukluğu, huzursuzluk, çarpıntı hissi, bulantı, terleme ve titreme olarak sayılır.

Orta şiddetli belirtiler arasında bulanık görme, baş ağrısı, karın ağrısı, çarpıntı, sinirlilik, soğuk terleme, uyuşukluk, konuşma güçlüğü ve uykuya eğilim yer alır.

Ağır belirtiler ise şuur kaybı ve bayılma noktasına varabilir; kasılma, konvülsiyonlar ve şoka eğilim görülebilir.

Hamilelik sırasında bu belirtilerle karşılaşan kadınlar derhal doktora gitmelidir. Hafif belirtiler görüldüğünde önlem alınmaması halinde, semptomların ağırlaşabileceğini unutmamak gerekir.

Hamilelikte Hipoglisemi Neden Olur?

Hamilelik sırasında yaşanan hipogliseminin sebepleri kişiden kişiye değişmekle beraber şöyle sıralanabilir:

Diyabet: Hamilelikte kan şekeri düşüklüğünün en yaygın sebebi diyabettir. Diyabetli anne adaylarının hipoglisemi yaşama ihtimali yüksektir.

Diyabetliler, hamileliklerinin farklı dönemlerinde hiperglisemi ve hipoglisemi (yüksek kan şekeri) yaşayabilirler.

Yüksek kan şekeri (hiperglisemi), hem vücudun doğru seviyede insülin üretemediği Tip 1 diyabetten, hem de insülin direncinden kaynaklanan Tip 2 diyabetten kaynaklanıyor olabilir.

Düşük kan şekeri (hipoglisemi) ise bir şeker hastasının ilaçlarını kullanmaması veya yeterli beslenememesi sonucunda ortaya çıkar.

Diyabetli kadınlar, hamilelikteki hormonal ve diğer değişimler sonucunda kan şekeri düşüklüğü yaşayabilir.

Bu nedenle, diyabetli anne adaylarının dengeli beslenmeleri ve hamilelikleri boyunca kan şekeri seviyelerini düzenli olarak takip etmeleri hayati önem taşır.

Gestasyonel Diyabet (Gebelik Diyabeti): Geçmişte diyabet tanısı konmamış bir anne adayında gebelik sırasında tespit edilen kan şekeri düzensizliğine gestasyonel diyabet denir. Bu durum, vücudun hamilelik sırasında glukozu düzenleme ve metabolize etme şeklinde değişiklikler yaşandığı için ortaya çıkar.

Hamilelik sırasında anne adayları kandaki şekeri düzenleyen insülin hormonuna daha fazla ihtiyaç duyar. Plasenta daha fazla glukoz üretir ve insülin ihtiyacı artar. Kişiye özgü bazı faktörler ve hormonal değişikliklerle bir araya geldiğinde, bu durum bazı gebeliklerde vücudun kan şekerini düzenlemesini zorlaştırır.

Araştırmalara göre, kadınların yaklaşık yüzde 9’u hamilelik sırasında hormonal değişimler, insülin direnci, yeterince insülin üretememe veya gebeliğin vücut üzerinde artan talepleri nedeniyle gestasyonel diyabet geliştirebilir.

Hamileliğin 24’üncü haftasından sonra görülen bu vakalarda, kan şekerindeki dengesizlik çoğunlukla doğumdan sonra ortadan kaybolur.
Sabah bulantısı: Hamilelik sırasında sabah bulantılarını ağır geçiren anne adaylarının kan şekeri hipoglisemi seviyesinde düşebilir.

Yaşam tarzı: Hamileyken yeterince yemek yemeyen, yeterli karbonhidrat tüketmeyen, öğün atlayan, fazla egzersiz yapan, alkol tüketen ve bir yeme bozukluğu yaşayan kadınlarda hipoglisemi görülebilir.

Hastalık: Nadir görülen bazı hastalıklar, hamilelikte hipoglisemiye yol açabilir. Bazı enzimlerin olmaması, ciddi hormonal dengesizlik veya pankreas sorunları, hamilelik sırasında kan şekerinin düşmesine sebep olabilir. Bu durumlar bebeğin gelişimini de etkileyebilir.

Ani Hipoglisemi Atağı Sırasında Ne Yapmalı?

Eğer hamileyken kan şekerinizin aniden düştüğünü hissederseniz, hızlı harekete geçen bir karbonhidratla müdahale etmeniz gerekir. Meyve suyu gibi diyet olmayan şekerli bir içeceği tercih edebilirsiniz. Yanınızda daimi olarak kana hızlı karışan bir atıştırmalık veya muz gibi meyveler taşımanız önerilir.

Düşük Kan Şekeri Bebeği Etkiler mi?

Hafif ve hemen müdahale edilen bir hipogliseminin bebeğe zarar vermesi çok düşük bir ihtimaldir. Ancak ağır belirtilerden şikâyetçi olmanız halinde hastaneye gitmeniz önerilir.  Ayrıca uzun süreli ve tekrarlayan hipoglisemilerde düşük riski artar.

Gebelikte Hipoglisemi Nasıl Kontrol Edilir?

  • Eğer hamileyseniz ve kan şekeri düşüklüğü ile karşılaşıyorsanız, öncelikle bu durumun sebebini öğrenmek için doktorunuzla görüşmeniz gerekir.
  • Bol su içmeniz, B6 vitamini almanız, öğün atlamamanız, tahıl ve protein oranı yüksek, bol ara öğün içeren bir diyet programı benimsemeniz, beyaz undan ve rafine gıdalardan  kaçınmanız gerekir.
  • Kan şekerinizi düzenli olarak ölçerek kontrol altında tutmanız önerilir.
  • Egzersizlerinizi doğru zamanda, yemeklerin üzerinden bir saat geçtikten sonra yapmanız önerilir. Kan şekeri düşüklüğü sorunu yaşıyorsanız, ne kadar süre ile ve günün hangi zamanlarında egzersiz yapacağınız konusunda doktorunuza danışmalısınız.

Gestasyonel Diyabet için Risk Faktörleri

Eğer ailenizde diyabet hastalığı varsa, kiloluysanız, 35 yaşın üzerinde gebe kaldıysanız, önceki gebeliklerde bebeğiniz 4 kilogramın üzerinde doğduysa ve yine önceki gebeliklerde gestasyonel diyabet yaşadıysanız, gebelik diyabeti geliştirme riskiniz daha yüksektir.

Diğer yandan, gestasyonel diyabet tanısı konan anne adaylarının yaklaşık yüzde 50’sinde de bu risk faktörlerinden hiçbiri görülmez. Dolayısıyla, yukarıdaki faktörlerden hiçbiri görülmese ve kan şekeri sorunu yaşamıyor olsanız bile, gebeliğin 24’üncü ve 28’inci haftalarında mutlaka şeker tarama testine girmelisiniz.

Gestasyonel Diyabet Tanısı Nasıl Konur?

Hamileliğin 24’üncü ve 28’inci haftaları arasında Glikoz Tarama Testi (PPG) yaptırarak şekerinizi ölçtürmelisiniz. Bu testte anne adayının önce açlık kan şekeri ölçülür. Ardından 50 gram glukoz içirilir ve kan şekeri bir saat sonra yeniden ölçülür. Açlık kan şekerinin 90 mg/dL’nin, ikinci testteki oranın da 140 mg/dL’nin altında çıkmaması gerekir.

Ancak değerlerden birinin olağan aralıkta çıkmaması doğrudan diyabet tanısı konması için yeterli görülmez. Değerlerleriniz yüksek çıkarsa, PPG’nin sadece bir tarama testi olması nedeniyle tanı şeker yükleme testine (OGTT) tabi tutulmanız gerekir.

PPG testinde içirilen glukoz yoğun olduğu için anne adaylarının midesini bulandırabilir; içine limon sıkmayı unutmayın…

Bebek diyabetli mi doğar?

Gestasyonel diyabet (hamilelik diyabeti) yaşayan annelerin çocuklarında doğuştan şeker hastalığı riski görülmez. Fakat kan şekeri doğru kontrol edilmez ve bebek iri doğarsa, ileride şişman olabilir. Bu da çocuğun diyabetli olma olasılığını artıran bir durum olarak görülür.

Diyabetik annelerin bebeklerinin ise genetik faktörlerden ötürü ileride diyabetli olma ihtimali de daha yüksektir. Ancak bu da söz konusu bebeklerin illa ki diyabetli olacağı anlamına gelmez.

Hamilelik Diyabeti Doğumdan Sonra Geçer mi?

Gestasyonel diyabet çoğunlukla doğumdan sonra geçse de, ilerleyen dönemlerde diyabet riski yüksektir.

Bu nedenle, hamilelik şekeriyle karşılaşan annelerin beslenmelerine dikkat etmesi, düzenli egzersiz yaparak kilo almaması ve kan şekerini normal sınırlar dahilinde tutması önerilir.

Aynı zamanda, hem doğumdan sonra OGTT testi yaptırarak kalıcı Tip 2 Diyabet olup olmadığının tespit edilmesi, hem de ilerleyen yıllarda düzenli olarak kan şekeri testi yaptırmaları tavsiye edilir.

Birçok anne, hamilelik şekerinin doğumdan sonra yok olması ve tüm dikkatini bebeğe vermesiyle, diyabet riskini ihmal eder. Fakat bu büyük bir hatadır. Gebelik sırasında kan şekerinizi nasıl kontrol altında tuttuysanız, sonrasında da aynısını yapmanız gerekir. Bu süreçte edindiğiniz beslenme ve egzersiz alışkanlıklarından doğum sonrasında vazgeçmeyin.

Источник: //www.onikibilgi.com/hamilelikte-hipoglisemi/

Diyabetli Kadınlar Hamile Kalabıir Mi?

Diyabetli Kadınlarda Hamilelik Ve Doğum

Diyabet hastası olan kadınların sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmesi ve sağlıklı bir bebeğe sahip olması için, gebeliğin öncesinden başlayarak uzman kontrolünde olmaları gerekiyor. Acıbadem Diyabet Merkezi’nden Dr. Yaser Süleymanoğlu merak edilen soruları yanıtlıyor.

bebek.com: Diyabeti Olan Kadının Hamile Kalması Ve Sağlıklı Bir Bebek Dünyaya getirmesi Mümkün Mü?

Dr. Yaser Süleymanoğlu: Diyabetle yaşamayı bilen ve kontrollerini düzenli yaptıran diyabet hastalarının sağlıklı bir bebek sahibi olmaması için neden yok. Ancak gebe kalmadan önce ve gebelik döneminde bilinmesi, dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var.

Gebelik döneminde diyabet hastalığının görülme sıklığının %5- %9 arasındadır. Diyabet ve gebelik ilişkisi, önemli bir konudur.

Tanı ve tedavideki gelişmeler sayesinde, binlerce diyabetik kadın problemsiz bir gebelik dönemi geçirerek sağlıklı bebek sahibi olabilirler. İnsülinin keşfinden önce, hem anne hem de çocuk için varolan büyük problemler artık yok olabiliyor.

Bugün uygulanan bilinçli erken tedavi yöntemleri hastalığın yan etkilerini ve anne-çocuğun ölüm riskini en düşük düzeylere indirebiliyor.

bebek.com: Gebelik Döneminde De Daha Önce Hiç Şikayeti Olmamasına Karşın Bazı Anne Adaylarında Diyabet Görülebiliyor. Bunun Sebebi nedir?

Dr. Yaser Süleymanoğlu: Gebelik döneminde gebeliğin fizyolojisi gereği, bebeğin gelişimi için bazı hormonlar normalden daha fazla salgılanıyor. Gebelikte artan gebelik hormonları ise (Beta HCG ve HPL) diyabetin oluşmasında rol oynuyor. Bu açıdan özellikle diyabeti olan anne adaylarının diyabet doktoru ve kadın hastalıkları uzmanına başvurmaları önem taşıyor.

bebek.com: Diyabetin Anne Karnındaki Bebeğe Etkileri Nelerdir?

Dr. Yaser Süleymanoğlu: Yükselen kan şekeri doğrudan çocuğa plasenta yoluyla geçer. Bu durumda çocuğun pankreası sürekli uyarılarak çocuğun kilosunda hızlı artış oluşur.

İri bebek doğumuna sebep olan bu durum aslında Tip II Diyabet tohumlarının atıldığının belirtisidir. Bu çocukların beslenmesine ve egzersizine özen gösterilmezse aşırı şişman ve şeker hastası olurlar.

Ayrıca özellikle kan şeker düzeyleri kontrolsüz olarak yüksek olduğu durumlarda, düşük ve ölü doğum, gebelik toxemisi (hipertansiyon) ve plasentanın erken ayrılma riski artar.

bebek.com: Kimler Risk Altında?

Dr. Yaser Süleymanoğlu: Hamilelik döneminde hormonların artışı tüm gebelerde görülüyor. Ancak gebelik diyabeti sadece bazı kadınlarda rastlanıyor. Bunları şöyle sıralamak mümkün:

* derece akrabalarında diyabet öyküsü olanlar,* Kilolu veya şişman olanlar,* Daha önce 4 kg.

ve üzerinde bebek doğuranlar,* Daha önce ölü doğum ve düşük yapmış olanlar,* Daha önceki gebeliklerinde “Gestasyonel Diyabet” geçirmiş olanlar,* Hipertansiyonu (yüksek tansiyon) olanlar ve kan yağları yüksek olanlar,* Yaşı 30 ve üzerinde olanlar,* Daha önce “gizli şeker” olduğu söylenmiş olanlar,

* Polikistik over sorunu olanlar

bebek.com: Tanı Nasıl Konuyor?

Dr. Yaser Süleymanoğlu: Gebelik döneminde şeker tanısı koymak zor değil. Bunun için yapılması gereken hamileliğin 24. ve 28. haftada arasında 50 gr glukoz ile tarama testi yaptırmak. Testte, günün herhangi bir saatinde, suda eritilen 50 gram şeker alındıktan 1 sonraki kan şekeri değerine bakılıyor.

“Eğer glukoz yüklemesinden 1 saat sonraki kan şekeri 135mg/dl altında ise tarama testi negatif olarak değerlendirilir ve gebede gestasyonal diyabet olasılığından uzaklaşılır.

” Ancak daha önceden bahsedilen risk faktörlerinin varlığında (önceki gebelikte gebelik diyabeti, iri bebek, ileri anne yaşı, aile hikayesi olanlarda) 50 g şeker yükleme testi erken dönem gebelikte yapılmalı ve sonrasında, 24-28. hafta arasında tekrarlanmalıdır. Eğer kan şekeri 135mg/dl üzerinde ise gebeye 100 gr glukoz ile 3 saatlik ikinci bir şeker yüklemesi yapmak gerekir.

Gebeliklerinde gestasyonel diyabet tanısı konmuş annelere lohusalık bitiminde 75 gram glukozla şeker yükleme testi uygulanır. Bu test normal çıksa da annenin sonraki gebeliklerinde ya da hayatının ileriki dönemlerinde şeker hastalığına yakalanma riskinin diğer insanlara göre %30-50 daha fazla olduğunu bilmesi gerekir.

bebek.com: Tedavisi Nedir?

Dr. Yaser Süleymanoğlu: Gebelik döneminde diyabet sorunu yaşayan kadınların sürekli uzman kontrolü altında tutulmaları gerekiyor. Hatta diyabeti olan kadınların gebe kalmadan birkaç ay önce izlenmeye başlanması ve tedavi programına alınması şart.

Gebeliği sırasında ortaya çıkan diyabeti olan hastalarda başlangıçta gebe izlenir ve kişiye özel egzersiz, özel beslenme planı uygulanır. Bir- iki hafta izleme rağmen kontrol sağlanamayan durumlarda kan şekerini ideal hale getirebilmek için insülin tedavisine başlanmalıdır.

Bu dönemde anne mutlaka kan şekeri ölçüm cihazı almalı, kan şekerini her öğünden önce, öğünlerde 2 saat sonra ve yatarken olmak üzere 7 defa ölçmelidir.

bebek.com: Tedavide İnsülin Kullanılır Mı?

Dr. Yaser Süleymanoğlu: Hasta ve yakınları insülin bağımlılığı veya çocuğa verecek zararlar gibi değişik yanlış bilgilerle karşımıza çıkmaktadırlar. Biz diyoruz ki, insülin tedavisi doğal ve fizyolojik bir yaklaşımdır.

Anneye ve çocuk için son derece güvenlidir. Asıl yanlış olan gebe olup, gebelik sırasında kan şekerini takipsiz bırakmak ve kontrol altına almayarak hem anne hem de çocuğunun hayatını tehdit edecek sorunlarla karşılaşmaktır.

Oysa yurt dışında yapılan bir araştırma da insülin kullanımın olası komplikasyonları önlemede ne kadar etkin bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Buna göre hamileliğin 24–34.

haftaları arasında bulunan ve diyabeti olan 1000 gebe kadından kan şekeri kontrol altında tutulanlarda rutin takip edilenlere göre daha az doğum komplikasyonu görülmüş.

Источник: //www.bebek.com/diyabetli-kadinlar-hamile-kalabiir-mi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.