Diyabetliler Kalp Krizini Geç Hissediyor

Kalp krizini tetikleyen 9 neden

Diyabetliler Kalp Krizini Geç Hissediyor

Günümüzde her 7 kişiden 1’i kalp kriziyle karşı karşıya. Üstelik artık bu sorundan gençler de nasibini alıyor; ekonomik gelişme sonucu aşırı beslenme ve sigara tüketiminin artması nedeniyle gençlerde de kalp krizi sıklığı gün geçtikçe artıyor.

Bu iç karartan tablonun yanı sıra, yüz güldüren sonuçlar da var: Kalp krizi aslında yaşam alışkanlıklarında alınabilecek önlemlerle yüzde 70-80 oranında önlenebiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr.

İlke Sipahi, kalp krizine yol açan  nedenlere ve bu nedenleri ortadan kaldırmak için yapılabileceklere dikkat çekti:

SİGARA

Her ne kadar klişe gibi gözükse de bazı gerçekler hiç değişmiyor;  o da sigaranın kalp krizi riskini misliyle arttırdığı. Araştırmalar gösteriyor ki  sigara kalp krizini erkeklerde de kadınlarda da yaklaşık 3 kat  arttırıyor.

Üstelik sigara sadece kalp krizi riskini arttırmayıp, akciğer hastalıkları ve gırtlak ile mesane kanserlerinin yanı sıra birçok kanser çeşidinin de riskini dramatik olarak arttırıyor.

Sigara içiyorsanız, bu zararlı alışkanlığınızı bir an önce bırakın.

YÜKSEK KOLESTEROL

Her ne kadar kolesterolün kalp krizine yol açıp açmadığı konusunda tartışmalar sürüyor olsa da, Prof. Dr. İlke Sipahi, bilim dünyasında böyle bir tartışmanın söz konusu olmadığını söylüyor. Kötü huylu kolesterol olan LDL-kolesterol ne kadar yüksekse kalp krizi riski o kadar yüksek oluyor.

Öte yandan iyi huylu HDL-kolesterol seviyesi de ne kadar yüksekse kalp krizi riski o kadar düşüyor. Ancak kolesterol seviyelerimiz sadece diyetten etkilenmiyor. Genetik faktörler de çok önemli. Diyet yeterli olmadığında ‘‘statin’’ grubu kolesterol ilaçları kriz riskini tartışmasız olarak belirgin azaltıyor.

Kolesterolü azaltmak için sakatattan, kalamar, midye, karides gibi kabuklu deniz hayvanlarından, kırmızı et, sucuk, salam, sosisten, kızartmalardan, kaymak, krema, mayonez gibi yağlı gıdalardan uzak durmak gerekiyor.

Öte yandan fındık, ceviz ve yer fıstığı gibi kuruyemişler kolesterol seviyesinde mütevazı olarak bazı düzelmeler sağlayabiliyor.

DİYABET

Diyabet kalp krizinin çok önemli bir nedeni.  Diyabet hastaları en sık kalp krizi nedeniyle hayatını kaybediyor. Öyle ki  kalp krizinden ölüm oranı tip 1 diyabetlilerde 3-10 kat, tip 2 diyabetlilerde erkekse 2, kadın ise 4 kat artıyor.

Bunun nedeni ise diyabetin damar duvarının esnekliğini bozması, kanda pıhtılaşmayı artırması ve damar iç yüzeyindeki hücre hasarını kolaylaştırması. Prof. Sipahi “Maalesef son yıllarda hastalar çok yiyip-az hareket etmeyi, ‘insülin direnci’ diye yumuşatarak ifade etmeyi tercih ediyor.

İsmine ne dersek diyelim oburluk ve hareketsizlik diyabet hastalığına yol açıp kalp krizi riskini arttırıyor” diyor.

YÜKSEK TANSİYON

Yüksek kan basıncı da kalp krizinin risk faktörlerinden.  Öyle ki kalp krizi riskini göreceli olarak yaklaşık yüzde 50 oranında arttırıyor. Üstelik sadece kalp krizi riskini değil, inme ve kalp yetersizliği riskini de çok belirgin olarak yükseltiyor. Yüksek tansiyon hastası olmamanın  en etkili yolu ise tuz tüketimini azaltıp düzenli egzersiz yapmak.

İLERLEYEN YAŞ

Kalp krizi gençlerde de görülüyor ancak risk, artan yaşla beraber yükseliyor. “Öte yandan kalp krizinin gençlerde daha ölümcül olduğu yönündeki kanı da doğru değil” diyen Prof.

Sipahi sözlerine şöyle devam ediyor: “Araştırmalar yaşlılarda kalp krizi sonrası ölüm oranlarının gençlere kıyasla kat be kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

Ancak bu demek değildir ki genç kalp krizi hastalarının tamamı kalp krizinden sağ kurtuluyor.”

ERKEK OLMAK

Kalp krizi konusunda erkekler kadınlara göre daha şanssız. Kalp krizi riski açısından kadınların yaklaşık 10 yıllık bir avantajı söz konusu. Yani 50 yaşında bir erkeğin riski yaklaşık 60 yaşında bir kadınınki kadar.

Buna neden olarak da kadınlardaki östrojen hormonunun koruyucu etkisi gösteriliyor.

Dolayısıyla erkeklerin değiştirebilecekleri risk faktörlerine, yani sigara, kolesterol, şeker ve tansiyona daha da erken dikkat etmeye başlamaları gerekiyor.

OBEZİTE

Obezite damarlarda erken yaşlanma ve işlev bozukluğunun yanı sıra sertleşmeye ve kalp krizine yol açıyor. Kalp krizine karbonhidrat ve lipid metabolizmalarını bozarak neden oluyor. Dr.

Sipahi erkeklerde bel çevresi 102 cm’yi kadınlarda 88 cm’yi geçtiğinde riskin arttığını belirtiyor: “Ancak obezite kalp krizi açısından minör bir risk faktörü olarak kabul ediliyor, yani eğer eşlik eden diyabet, tansiyon, kolesterol bozukluğu yoksa kalp krizi riskini göreceli olarak sadece yüzde 10-20 oranında arttırıyor.”

AİLE ÖYKÜSÜ

Özellikle 1. derece yakınlarda genç yaşlarda (örneğin babada  veya erkek kardeşte 55 yaşından önce, annede veya kız kardeşte 65 yaşından önce) kalp hastalığı öyküsü olması, kişinin riskini arttırıyor. Ancak bireyin kolesterol seviyeleri ideal seviyede ise aile öyküsü olmasına rağmen riskin aslında önemli derecede artmadığı biliniyor.

KANDA BAZI MADDELERİN YÜKSEK OLMASI

Şeker ve kolesterol seviyeleri kadar önemli olmasa da, kanda bazı maddelerin yüksekliğinin kalp krizi riski ile ilişkili olabileceği iddia ediliyor. Bunlar arasında karaciğerden üretilen ve iltihap göstergesi olan C-reaktif protein, bir kan yağı-proteini olan lipoprotein (a), bir amino asit olan homosistein, bir pıhtılaşma faktörü olan fibrinojen bulunuyor.

BU RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT

Prof. Dr. İlke Sipahi kalp krizine yol açan diğer faktörleri de şöyle sıralıyor: “Böbrek yetmezliği, özellikle hipertansiyona yol açarak kalp krizi riskini arttırıyor.

Bunun yanı sıra gut hastalığı, romatizmal-iltihabi hastalıklar, AIDS hastalığı, aşırı alkol tüketimi, bazı ağrı kesiciler, kadınlarda doğum kontrol hapları ve bazı menopoz sonrası hormon ilaçlarının kullanımı da kalp krizi riskini yükseltebiliyor.”

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/kalp-krizini-tetikleyen-9-neden-2016-04-16.html

Diyabet Hastaları Kalp Krizini Hissetmiyor

Diyabetliler Kalp Krizini Geç Hissediyor

İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi’nden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Sarıtaş,“Diyabetli hastalar sinir uçlarındaki mikrobik olmayan iltihaplar nedeniyle kalp krizi anında ağrıyı pek hissetmeyebilirler” uyarısında bulundu. Prof. Dr. Sarıtaş, kalp krizinin belirtilerini ve kriz anında neler yapılması gerektiğini anlattı.

Günümüzde kalp krizi geçirme yaşı düştü. Genç yaşta kalp kaynaklı ölümlerde artış var. Modern hayatın olumsuz yönleri elbette bu durumu tetikliyor. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Sarıtaş hayat kurtaracak tavsiyeler verdi.

Üzülünce göğsünüz sıkışıyorsa

Kalbimiz hiç durmadan çalışan bir organımız. Diğer organlarda olduğu gibi, kalbimizin de bu görevini yapabilmesi için oksijenden ve besin maddelerinden zengin, temiz kana ihtiyacı var.

İşte kalbimize temiz kanı temin eden bu atardamarlara ‘koroner arter’ ve bu atardamarların hastalığına ise koroner arter hastalığı denir. Koroner damarların sertleşmesi sonucunda ortaya çıkan koroner arter hastalığı, bu nedenle halk dilinde ‘damar sertliği’ olarak da bilinir.

Yaşlı nüfusta daha sık olmakla birlikte özellikle obezite, diyabet, hipertansiyon, sigara gibi risk faktörleri olduğu takdirde, daha erken yaşlarda da görülebilir.

Yürürken belirti verebilir

Ülkemizde ve tüm dünyada en sık ölüm sebebi olarak karşımıza çıkar. Koroner arter hastalığında şikâyetler, darlığın yerleşim yeri ve darlığın derecesiyle yakından ilişkili olabilir. Bu hastalıkta ağrının çok tipik bir karakteristiği vardır.

Genellikle istirahat esnasında ağrı yoktur. Yol yürümekle, merdiven çıkmakla, özellikle yokuş yukarı çıkmakla, ağır yemeklerle ya da stresle ve çeşitli duygu-durum bozukluklarıyla ortaya çıkar.

Göğüste sıkışma ve baskı hissi tarzında olup, boyun, sırt ve kollara yansıyabilir. Ağrı genellikle istirahat etmeye başlayınca ya da tetikleyen faktör ortadan kalktıktan sonra geçer. Dilaltı ilaçlara iyi yanıt verir.

Ağrı dışında çarpıntı, nefes darlığı, çarpıntı, terleme, yorgunluk, halsizlik, bacaklarda şişlik gibi diğer şikâyetler de eşlik edebilir.

Sırttan boyuna yayılan ağrı tehli

Damar sertliği, kalp krizine yol açan en büyük nedendir. Buna yol açan sebeplerse kandaki total kolesterol ve LDL yüksekliğidir. Hastaların büyük bir çoğunluğunda kalp krizi esnasında göğüste şiddetli bir ağrı ortaya çıkar. Ağrı daha çok baskı tarzında olup genellikle sırt bölgesine, çeneye, boyuna ve sol kola yayılır.

Bununla birlikte çoğunlukla ağrıya bulantı ve kusma da eşlik edebilir. Bu arada unutulmaması gereken önemli bir nokta vardır. Şeker hastalarında oluşan sinir uçlarındaki mikrobik olmayan iltihaplar nedeniyle, diyabeti olan hastalar ağrıyı pek hissetmeyebilirler. Ayrıca özellikle kalbin sağ atardamarını ilgilendiren kalp krizleri bazen mide şikâyetleriyle karıştırılabilir.

Aile hikâyesi olan hastalar da kalp krizine adaydırlar.

Göğüs ağrısı hisseden ve kalp krizi geçirdiğini düşünen bir kişi önce acil olarak kendisini güvenli bir konuma almalıdır. Örneğin, direksiyon başındaysa hemen aracını kenara çekmelidir. Ayaktaysa oturabileceği bir pozisyona geçmelidir.

Sonra da kendilerine yardım edebilecek etraflarındaki kişilere durumunu bildirmelidir. Eğer yakınında yardım edebilecek veya yardım isteyebilecek kişiler yoksa 112 acil hattını aramalıdır.

Kalp atışlarında düzensizlik, hızlanma veya aşırı yavaşlama hissederse öksürerek ya da hafifçe ıkınarak kalp atışlarını düzene sokmaya ya da normalleşmesini sağlamaya çalışmadır.

Kalp krizinde dilaltı almak krizi önlemese de kan akışının artmasını sağlar. Kriz sırasında kalp kasının yeterli oksijen alamaması nedeniyle fonksiyonlarını yapamaz hale gelir. Süre uzadıkça kalp kası geri dönüşümsüz olarak fonksiyon kaybına uğramaya başlar.
Hastanın kalp krizi sırasında hayatını kaybetmesinin en büyük nedeni, yeterli enerji alamayan kalbin ritminin bozulmasıdır.Kalp krizinin tanı ve tedavisindeki gecikme, istenmeyen sonuçları beraberinde getirir.

Özellikle olaydan sonraki ilk 6 saat içinde yapılacak tedavi, kalp kası hücrelerinde oluşan hasarın geri döndürülmesi noktasında özellikle önemlidir.

Diyabetlilerde Koroner bypass ilk seçenek

Kalp krizi tedavisinde hangi tedavi yönteminin uygulanacağına tamamen o hastanın özelliklerine göre karar verilir. Hastanın yaşı, eşlik eden diğer hastalıkların (diyabet, KOAH vs.) varlığı, hastanın genel durumu, şok tablosunda olup olmadığı, kalp fonksiyonlarının ne oranda etkilendiği, göğüs ağrısından sonra kaçıncı saate hastaneye başvurduğu gibi çeşitli parametreler değerlendirilir.

Günümüzde kullanılan yöntemler arasında trombolitik uygulanması, balon ya da stent uygulanması ve koroner bypass ameliyatları sayılabilir. Genellikle bir damarda problem varsa ve yerleşim yeri itibarıyla uygunsa, balon ya da stent uygulanabilir. Ancak maalesef her darlık balon ya da stent için uygun bulunmayabilir.

Balon ya da stendin uygun olmadığı hastalar ile çok damar hastalığı olan veya beraberinde diyabeti olan hastalarda koroner bypass ameliyatları ilk seçenek olarak tercih edilmelidir. Günümüzde koroner bypass ameliyatları çok düşük risklerle yapılabilmektedir.

Özellikle yapılan istatistiklere göre, diyabeti olan hastalarda stent ile koroner bypass sonuçları karşılaştırıldığında koroner bypassın belirgin bir üstünlüğü bulunmaktadır.

Kalp krizinden nasıl korunabiliriz

Kalp krizinden ve olumsuz etkilerinden korunmak için risk faktörü olan hastaların düzenli olarak kardiyolojik muayeneden geçmeleri oldukça önemlidir.

Hastaların düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmaları, stresten uzak durmaları, sigarayı bırakmaları da önem arz etmektedir.

Aşağıdaki öneriler uygulandığında, koroner arter hastalığı gelişiminde önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkan diyet faktörü ile risk azaltılabilir;

– Doymuş yağlardan ve kolesterolden fakir diyet seçilmeli. Sıvı yağlarda doymamış yağ daha fazla olduğundan, sıvı yağlar tercih edilmeli,

– Genel olarak sebze, meyve ve tahıl tüketilmeli.

– Kızartmalardan kaçınılmalı,

– Kırmızı et yerine beyaz et tercih edilmeli,

– Yüksek tansiyon varsa kullanılan tuz azaltılmalı,

– Karaciğer, böbrek ve beyin gibi kolesterolü fazla olan etlerden uzak durulmalı,

– Gıdaların yağ ve kalori içeriklerine de dikkat edilmeli, yağı azaltılmış peynir, süt tercih edilmelidir.

Источник: https://www.bandirmaninsesi.com/diyabet-hastalari-kalp-krizini-hissetmiyor-41164.html

Mide bulantısı deyip geçmeyin kalp krizi olabilir!

Diyabetliler Kalp Krizini Geç Hissediyor
Mide bulantısı deyip geçmeyin kalp krizi olabilir!

İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi’nden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Sarıtaş;

“Diyabetli hastalar sinir uçlarındaki mikrobik olmayan iltihaplar nedeniyle kalp krizi anında ağrıyı pek hissetmeyebilirler” uyarısında bulundu. Prof. Dr. Sarıtaş, kalp krizinin belirtilerini ve kriz anında neler yapılması gerektiğini anlattı.

Günümüzde kalp krizi geçirme yaşı düştü. Genç yaşta kalp kaynaklı ölümlerde artış var. Modern hayatın olumsuz yönleri elbette bu durumu tetikliyor. Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, stres, sosyallikten uzak bir hayat, kalp krizine zemin hazırlıyor. Hipertansiyon, diyabet ve sigara gibi kötü alışkanlıklar da diğer faktörler olarak karşımıza çıkıyor.

İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Sarıtaş hayat kurtaracak tavsiyeler verdi.

Üzüldüğünüzde göğsünüz sıkışıyorsa…

Kalbimiz hiç durmadan çalışan bir organımız. Diğer organlarda olduğu gibi, kalbimizin de bu görevini yapabilmesi için oksijenden ve besin maddelerinden zengin, temiz kana ihtiyacı var.

İşte kalbimize temiz kanı temin eden bu atardamarlara ‘koroner arter’ ve bu atardamarların hastalığına ise koroner arter hastalığı denir.

Koroner damarların sertleşmesi sonucunda ortaya çıkan koroner arter hastalığı, bu nedenle halk dilinde ‘damar sertliği’ olarak da bilinir.

Yaşlı nüfusta daha sık olmakla birlikte özellikle obezite, diyabet, hipertansiyon, sigara gibi risk faktörleri olduğu takdirde, daha erken yaşlarda da görülebilir.

Yolda yürürken belirti verir

Ülkemizde ve tüm dünyada en sık ölüm sebebi olarak karşımıza çıkar. Koroner arter hastalığında şikâyetler, darlığın yerleşim yeri ve darlığın derecesiyle yakından ilişkili olabilir. Bu hastalıkta ağrının çok tipik bir karakteristiği vardır.

Genellikle istirahat esnasında ağrı yoktur. Yol yürümekle, merdiven çıkmakla, özellikle yokuş yukarı çıkmakla, ağır yemeklerle ya da stresle ve çeşitli duygu-durum bozukluklarıyla ortaya çıkar.

Göğüste sıkışma ve baskı hissi tarzında olup, boyun, sırt ve kollara yansıyabilir. Ağrı genellikle istirahat etmeye başlayınca ya da tetikleyen faktör ortadan kalktıktan sonra geçer.

Dilaltı ilaçlara iyi yanıt verir. Ağrı dışında çarpıntı, nefes darlığı, çarpıntı, terleme, yorgunluk, halsizlik, bacaklarda şişlik gibi diğer şikâyetler de eşlik edebilir.

Sırttan boyuna yayılan ağrı olabilir

Damar sertliği, kalp krizine yol açan en büyük nedendir. Buna yol açan sebeplerse kandaki total kolesterol ve LDL yüksekliğidir. Hastaların büyük bir çoğunluğunda kalp krizi esnasında göğüste şiddetli bir ağrı ortaya çıkar.

Ağrı daha çok baskı tarzında olup genellikle sırt bölgesine, çeneye, boyuna ve sol kola yayılır. Bununla birlikte çoğunlukla ağrıya bulantı ve kusma da eşlik edebilir. Bu arada unutulmaması gereken önemli bir nokta vardır.

Şeker hastalarında oluşan sinir uçlarındaki mikrobik olmayan iltihaplar nedeniyle, diyabeti olan hastalar ağrıyı pek hissetmeyebilirler. Ayrıca özellikle kalbin sağ atardamarını ilgilendiren kalp krizleri bazen mide şikâyetleriyle karıştırılabilir. Aile hikâyesi olan hastalar da kalp krizine adaydırlar.

İlk 6 saat hayati önem taşıyor

Göğüs ağrısı hisseden ve kalp krizi geçirdiğini düşünen bir kişi önce acil olarak kendisini güvenli bir konuma almalıdır. Örneğin, direksiyon başındaysa hemen aracını kenara çekmelidir.

Ayaktaysa oturabileceği bir pozisyona geçmelidir. Sonra da kendilerine yardım edebilecek etraflarındaki kişilere durumunu bildirmelidir. Eğer yakınında yardım edebilecek veya yardım isteyebilecek kişiler yoksa 112 acil hattını aramalıdır.

Kalp atışlarında düzensizlik, hızlanma veya aşırı yavaşlama hissederse öksürerek ya da hafifçe ıkınarak kalp atışlarını düzene sokmaya ya da normalleşmesini sağlamaya çalışmadır.

Kalp krizinde dilaltı almak krizi önlemese de kan akışının artmasını sağlar. Kriz sırasında kalp kasının yeterli oksijen alamaması nedeniyle fonksiyonlarını yapamaz hale gelir. Süre uzadıkça kalp kası geri dönüşümsüz olarak fonksiyon kaybına uğramaya başlar.

Hastanın kalp krizi sırasında hayatını kaybetmesinin en büyük nedeni, yeterli enerji alamayan kalbin ritminin bozulmasıdır. Kalp krizinin tanı ve tedavisindeki gecikme, istenmeyen sonuçları beraberinde getirir.

Özellikle olaydan sonraki ilk 6 saat içinde yapılacak tedavi, kalp kası hücrelerinde oluşan hasarın geri döndürülmesi noktasında özellikle önemlidir.

Diyabetlilerde koroner bypass ilk seçenek

Kalp krizi tedavisinde hangi tedavi yönteminin uygulanacağına tamamen o hastanın özelliklerine göre karar verilir. Hastanın yaşı, eşlik eden diğer hastalıkların (diyabet, KOAH vs.) varlığı, hastanın genel durumu, şok tablosunda olup olmadığı, kalp fonksiyonlarının ne oranda etkilendiği, göğüs ağrısından sonra kaçıncı saate hastaneye başvurduğu gibi çeşitli parametreler değerlendirilir.

Günümüzde kullanılan yöntemler arasında trombolitik uygulanması, balon ya da stent uygulanması ve koroner bypass ameliyatları sayılabilir. Genellikle bir damarda problem varsa ve yerleşim yeri itibarıyla uygunsa, balon ya da stent uygulanabilir.

Ancak maalesef her darlık balon ya da stent için uygun bulunmayabilir. Balon ya da stendin uygun olmadığı hastalar ile çok damar hastalığı olan veya beraberinde diyabeti olan hastalarda koroner bypass ameliyatları ilk seçenek olarak tercih edilmelidir.

Günümüzde koroner bypass ameliyatları çok düşük risklerle yapılabilmektedir. Özellikle yapılan istatistiklere göre, diyabeti olan hastalarda stent ile koroner bypass sonuçları karşılaştırıldığında koroner bypassın belirgin bir üstünlüğü bulunmaktadır.

Kalp krizi riskinden nasıl korunabiliriz?

Kalp krizinden ve olumsuz etkilerinden korunmak için risk faktörü olan hastaların düzenli olarak kardiyolojik muayeneden geçmeleri oldukça önemlidir. Hastaların düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmaları, stresten uzak durmaları, sigarayı bırakmaları da önem arz etmektedir.

Aşağıdaki öneriler uygulandığında, koroner arter hastalığı gelişiminde önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkan diyet faktörü ile risk azaltılabilir;

• Doymuş yağlardan ve kolesterolden fakir diyet seçilmeli. Sıvı yağlarda doymamış yağ daha fazla olduğundan, sıvı yağlar tercih edilmeli,

• Genel olarak sebze, meyve ve tahıl tüketilmeli.

• Kızartmalardan kaçınılmalı,

• Kırmızı et yerine beyaz et tercih edilmeli,

• Yüksek tansiyon varsa kullanılan tuz azaltılmalı,

• Karaciğer, böbrek ve beyin gibi kolesterolü fazla olan etlerden uzak durulmalı,

• Gıdaların yağ ve kalori içeriklerine de dikkat edilmeli, yağı azaltılmış peynir, süt tercih edilmelidir.

Kalp krizi nasıl olur? Kadınlar erkeklere göre neden daha şanslı?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/10/kalp-krizi-mide-bulantisi/

Kalp Krizi Öncesinde ve Kriz Anında Nasıl Belirtiler Yaşanır?

Diyabetliler Kalp Krizini Geç Hissediyor

Kalp krizi gerçekleşmeden önce bir takım belirtiler vermektedir. Bunlar göğüs bölgesinde oluşan ağrı, omuzlara ve sırtta oluşan ağrı, gibi belirtiler ile kalp krizinin yaklaştığının sinyalini vermektedir.

Kalp Krizi

Miyokard enfarktüsü olarak adlandırılan kalp krizinin birçok insanın yaşamını tehdit etmektedir. Kalp kasının oksijen almasını sağlayacak olan atar damarların tıkanması sonucunda kalp krizi meydana gelecektir.

Kalp krizinin nedenleri arasında ailesinde daha önceden kalp krizi geçirilmesi, sigara kullanması, yüksek tansiyon hastası olması gibi nedenlerin yanında diyabet hastalarının ve sağlıksız bir yaşama sahip olan kişilerde riskli olduklarından sıklıkla görülmektedir.

Hastanın göğüs ağrısı yaşamakta olduğu zaman kalp krizi öncesinde yaşayacak olduğu belirtilerin grip hastalığına benzediği için birçok hasta kalp krizi belirtileri neler olduğunu bilmemektedir. Bu nedenle de kalp krizi belirtilerini sıklıkla göz ardı edeceklerdir.

Kalp krizi belirtilerine sahip olan bir kişinin koroner damarlarında daralma olduğu için vücudun bu durumu sizlere haber verecek olduğu belirtilere dikkat etmelisiniz. Bir an önce kardiyolog tarafından muayene edilerek, EKG, Holter ve Efor testi ayrıca kan testlerini de yaptırarak kalbinizde bir sorun olup olmadığını anlamalısınız.

Kalp Krizi Öncesi Belirtileri

Kalp krizi belirtileri arasında sıklıkla kişilerin göğüs ağrısı olarak bilinen en önemli belirtilerden bir tanesi göğüs ağrısı olmaktadır.

İnsanların göğüs kemiğinin arkasında bulunan bu göğüs ağrısının sıklıkla insanların kalp krizinin en önemli belirtisi olarak bilinmektedir.

Özellikle göğüs ağrısı kalp krizinden aylar öncesinde de hafif bir şekilde ortaya çıkabilecek olan bir kalp krizinin belirtileri arasında olmaktadır.

Bazı hastalarda koroner damarların tıkanmasına rağmen herhangi bir belirti vermeyecektir. Bu duruma sessiz gelişen gizli kalp hastalığı denmektedir.

Kalp krizi oluşmadan önce kişilerde kalp krizinin belirtileri arasında ağrı her zaman için göğüste başlayacak ve omuzlara yayılacaktır. Kişilerin sırtının ortasında hissedilecek olması da mümkündür.

Ayrıca enseye kadar hatta bazı kişilerde çeneye kadar da yayılacaktır. Hem sağ kolda hem de sol kolda ağrı ve karıncalanma gibi belirtiler ve uyuşmalar da meydana gelecektir.

Bu ağrı kalp krizinin 12 belirtisi içerisinde sayılmaktadır.

İnsanların kalp krizinin belirtileri neler sorusunu sıklıkla merak etmektedir. Bu belirtiler bazı kişilerde ufak belirtiler olsa da göz ardı edilmemesi gereken ciddi sorunların olmasına neden olacak belirtiler olmaktadır.

Birçok kişinin haftalar öncesinde yaşamakta olduğu şiddetli karın ağrıları oluşacaktır. Bu karın ağrıları aşağı doğru uzayacağı gibi genellikle karnın orta kısmında olmaktadır.

Bunun sonucunda mide yanması da görülmekte ve kişilerde sindirim problemler, yediklerini hazmedememe gibi birçok belirti de kalp krizinin belirtileri neler sorusunun cevaplarından bir tanesi olmaktadır.

Kalp krizinin erkeklerde daha sıklıkla meydana gelmesi nedeniyle birçok insan erkeklerde kalp krizi belirtileri nelerdir sorusunun cevabını aramaktadır. Bu sorunun cevaplarından bir tanesi de nefes darlığı olmaktadır. Derin nefes almaya çalışırken başarılı olamaması bu nedenle de soluk soluğa kalacağı gibi bir durum söz konusu olacaktır.

Hastanın gece uyurken ya da gün içerisinde ayakta olduğu sıra içerisinde sıklıkla terlemesi söz konusu olacaktır. Bu terleme soğuk terleme olarak adlandırılan bir terleme olacaktır. Ve hastanın ateş basması gibi bir durum söz konusu olur. Menopozda ki kadınlar bu durumun sıklıkla menopoz nedeni ile meydana geleceğini düşünmektedir.

Sık sık herhangi bir efor harcamasa bile kişilerde sıklıkla kalp çarpıntısı oluşması durumu ortaya çıkacaktır. Kalp atışının hızlanmasının nedenlerinden biri de kalp krizi olmaktadır. Bunun dışında sizlerde de kalp krizi olup olmadığını mide bulantısı yaşamanız sonucunda anlarsınız.

Daha önceden kalp krizi geçiren bir hastanın ikinci bir kalp krizi geçirme korkusu gelişecektir. Özellikle anjiyo yapılan hastalarda ilk 6 ayı içerisinde ikinci bir kalp krizi riski bulunmaktadır.

Bu nedenle hastaların ikinci kalp krizi geçirmeden önce bir takım belirtileri ortaya çıkacaktır. Bu durumda da hastanın sıklıkla kalp krizinin belirtileri nelerdir sorusunu kendisine sorma ve bilgi toplamaya başlamaktadır.

Kişilerde sıklıkla anksiyete bu nedenle gelişecektir.

Kalp Krizi Anında Belirtiler

Kalp krizi esnasında göğüs ağrısı yaşanması durumunda bu göğüs ağrısı sıklıkla 20 dakikadan daha uzun bir süre geçmeden kişiyi rahatsız edecektir. Bu birkaç saatte sürebilir. İnsanların genellikle dinlenmesi durumunda da geçmeyecektir. Kişi nitrogliserinle bile bu göğüs ağrısı geçmeyecektir.

Göğüs ağrısı yaşanmakta olduğu zaman bu ağrı çok şiddetlidir. Kişi hareket bile edemeyecek duruma gelebilir. Ağrının sonucunda göğüste sıkışma yaşanacağı gibi ağırlık çökecektir. Bu durumda göğse baskı yapılıyormuş gibi hissedilmesine neden olacaktır.

Birçok erkeklerde kalp krizi belirtileri sırasında sol kolda şiddetli bir uyuşma, karıncalanma ve ağrı meydana gelirken, kadınlarda ise her iki kolda da uyuşma görülmesi mümkün olacaktır. Kişinin göğüs kafesinde daralma hissi olacaktır.

Bu durum hazımsızlık olarak da nitelendirilecek olduğu belirtileceği gibi aynı zamanda da kalp krizi geçirilme anında kişilerde soğuk bir şekilde terleme meydana gelecek ve bununla birlikte ölüm korkusu da meydana gelecektir.

  • Solunum problemleri;
  • Kusma;
  • Baş dönmesi;
  • Terleme;
  • Bilinç kaybı;
  • Kalbin durması.

Kalp krizi esnasında sıklıkla göğüste oluşan ağrıyla birlikte yukarıda ki belirtiler de meydana gelmektedir.

Bu durumda kişinin bilincini kaybetmemesi ve hafif kalp krizi geçirmesi durumunda sıkı olan kıyafetlerini gevşeterek 112 acil servisi bir an önce araması gerekmektedir.

Uzman ekipler kalp krizi geçiren bir hastaya ilk müdahaleyi olay yerinde yapmalı ve hastayı hastaneye kaldırmalıdır.

(5 votes, average: 3,00 5)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-krizi-belirtileri.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.