Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları

Diyabet hastalarının ayak bakımına yeterince özen gösterilmemesi ciddi problemleri beraberinde getirir. Kan şekeri düzensiz ve çok yüksek seyreden diyabetlilerde ayak problemleri daha fazla görülür ve damarlarda oluşan kan dolaşımı bozukluğu bunun nedeni olabilir.

Bu yazımızda diyabet hastalarını zorlayan ayak sağlığı hakkında bilgileri toparlayacağız.

Diyabet hastalarının ayak bakımı nasıl olmalı? Diyabet hastaları neden ayak bakımına dikkat etmeli? Ayak temizliği yada ayak bakımı için neler yapabilirsiniz? sorularının cevabını ayrıntılı olarak bulabileceksiniz.

Kan bildiğiniz gibi hayati bir sıvıdır. Kan ne kadar kaliteli ve sağlıklı ise hayat o kadar refahtır. Kan içeriği bu yüzden belli aralıklarla kontrol edilmelidir.

Vücudumuzdaki bütün organlar, damarlar tarafından taşınan kanla beslenip işlevlerini sürdürürler.

Kişinin kan şekeri sürekli yüksek seyrederse, damarlarda tahribat başlar.

Tahribata uğramış damarlarda kan yeterli ve sağlıklı bir şekilde organlara ulaşamazsa o organlarda fonksiyon bozuklukları ve uzun vadede geri dönüşümü olmayan hasarlar görülebilir.

Diyabet komplikasyonlarından biri, nöropati denilen sinir hasarıdır.

Diyabetik Nöropati Nedir?: Diyabetik nöropati, diyabetin neden olduğu sinir hasarıdır. Zamanla, kan şekeri de denilen yüksek kan şekeri seviyeleri ve diyabet kanında trigliseritler gibi yüksek seviyelerde yağlar sinirlerinize zarar verebilir. Semptomlar, hangi tip diyabetik nöropatiye sahip olduğunuza bağlıdır.

Nöropatisi olan bir diyabet hastasının ayaklarında his kaybı oluşabilir. Bununla beraber, ayak dolaşımının bozulmuş olması ayaklarda yara, kesik, enfeksiyon gelişme riskini artırır.

Hastalarda his kaybı olduğundan ayaklarına vuran bir ayakkabıyı hissetmeyecek veya ayakkabı içindeki bir yabancı cisimle bütün gün dolaşabileceklerdir. Bu da ayakta yara oluşmasına neden olur.

Ayak yaraları oluşunca iyileşmeleri daha zordur. Erken müdahale edilmesi gerekir. Ayak yaraları enfekte olup yara derin dokulara, kemiklere kadar ilerleyebilir.

Bazı durumlarda ihmal edilen küçük bir yara, dolaşımın da kötü olması nedeniyle bir kangrene dönüşüp ayak parmağının, ayağın, hatta bazen bacağın diz altından veya üstündenampute edilmesine (kesilmesine) kadar gidebilir.

Bu sebeplerden ötürü diyabet hastalarında ayaklarda sensoriyal nöropatinin monofilament testi denilen basit yöntemlerle en az yılda bir kez diyabet muayeneleri esnasında değerlendirilmesi ve ayak bakımı konusunda ayrıntılı eğitimlerin verilerek öneminin vurgulanması gerekir.

Kişinin kan şekeri sürekli yüksek seyrederse damarlarda tahribat başlar.

Diyabete bağlı sinir hasarlarıayaklarda his kaybına neden olabilir. Bu nedenle ayaklarda meydana gelen kesikler veya yaralar fark edilmeyebilir.

Ayaklarda zamanla biçim değişikliği de meydana gelebilir ve bu değişim yerlerinde yaralar ve ayak ülserleri ortaya çıkabilir. Ayak ülseri çok çabuk iltihaplanarak ciddi sorunlara yol açabilir. Kan damarlarının hasar görmesi ve sürekli yüksek seyreden kan şekeri damarlarda tahribat yapar.

Azalan kan akımı ayak ülserinin ve yaraların daha geç iyileşmesine neden olur.

Diyabet ve Metabolizma Bölümü uzmanı olan Dr. Tahir Haytoğlu, aşağıdaki belirtiler görüldüğü takdirde, kesinlikle sağlık kuruluşuna gitmenin gerektiğini belirtiyor. Bu belirtiler;

  • Deride renk değişiklikleri,
  • Bölgesel ısı artışı,
  • Ayakta ve bilekte şişlik,
  • Bacaklarda ağrı (dinlenme veya hareket sırasında),
  • Yavaş iyileşen yaralar,
  • Tırnakta mantar enfeksiyonu veya batık,
  • Nasır oluşumu,
  • Deride çatlakların oluşumudur.

Diyabet hastaları neden ayak bakımına dikkat etmeli? | Diyabet hastaları ayak hislerini kaybettiğinde oluşan yaraları fark edemez

Diyabet ve Ayak Problemleri: Diyabet ayaklarımı nasıl etkiler?

Ayak problemleri diyabetli kişilerde yaygındır. Bir diyabet için ayak parmağını, ayağını ya da bacağını kaybedeceğin, ya da sahip olan birini tanıyacağından korkuyor olabilirsin, ama her gün ayağına dikkat ederek diyabetle ilgili ayak problemlerine sahip olma şansını azaltabilirsiniz.

Kan şekeri seviyenizi de deneyen kan şekeri düzeyinizi yönetmek de ayaklarınızın sağlıklı kalmasına yardımcı olabilir.

Zamanla diyabet, diyabetik nöropati olarak da adlandırılan , karıncalanma ve ağrıya neden olabilen sinirlerin zarar görmesine ve ayaklarınızda hislerin kaybolmasına neden olabilir.

Ayaklarda hissettiğiniz hissi kaybettiğinizde, çorabınızın içinde bir çakıl taşı veya ayağınızdaki bir keseyi hissedemezsiniz, bu da kesiklere ve yaralara yol açabilir.

Kesikler ve yaralar enfekte olabilir.

Diyabet ayrıca ayaklarınızdaki kan akış miktarını azaltabilir. Bacaklarınıza ve ayaklarınıza yeterince kan akmaması, bir yara ya da iyileşmek için bir enfeksiyon için zorlaştırabilir. Bazen kötü bir enfeksiyon asla iyileşmez. Enfeksiyon kangrene yol açabilir .

Tedaviye daha iyi cevap vermeyen gangren ve ayak ülserleri , ayak parmağınızın, ayağınızın veya bacağınızın bir kısmının ampütasyonuna yol açabilir . Bir cerrah kötü bir enfeksiyonun vücudunuzun geri kalanına yayılmasını önlemek ve hayatınızı kurtarmak için amputasyon yapabilir. Ciddi enfeksiyonları ve kangrene önlemek için iyi bir ayak bakımı çok önemlidir.

Nadiren de olsa diyabet kaynaklı sinir hasarı, Charcot’un ayağı gibi ayaklarınızın şeklini değiştirebilir . Charcot’un ayağı kızarıklık, sıcaklık ve şişlik ile başlayabilir. Daha sonra, ayaklarınızdaki ve ayak parmaklarınızdaki kemikler kayabilir veya kırılabilir, bu da ayaklarınızın “rocker alt” gibi garip bir şekle sahip olmasına neden olabilir.

Diyabet hastaları neden ayak bakımına dikkat etmeli? | Charcot’un ayağı: Ayağınızdaki eklemleri ve yumuşak dokuyu tahrip eden sinir hasarı.

Ayak temizliği yada ayak bakımı için neler yapabilirsiniz?

Ayaklar her gün kontrol edilmeli; ayak sırtına ve tabanlarına bakılmalı. Rahat görülemiyorsa bir ayna kullanılabilir ya da aile bireylerinden yardım istenebilir. Herhangi bir yara, ayaklarda veya ayak parmaklarında herhangi bir değişiklik (renk, sıcaklık veya biçim değişikliği) olup olmadığı kontrol edilmeli.

Ayaklar her gün, tahriş etmeyen bir sabun ve ılık suyla yıkanmalı; ayaklar ayak banyosunda uzun süre tutulmamalı. Bu işlem ayak derisinin kurumasına ve çatlamasına yol açabilir.

Ayakları özellikle parmak aralarına dikkat ederek, iyice kurulamalı. Bu, ayaklarda mantar enfeksiyonunun ortaya çıkmasını önleyecektir.

Lasonil losyonu veya vazelinli merhem kullanarak cilt yumuşatılmalı. Ayak parmaklarının arasına losyon sürmemeli.

Ayaklar terlerse çok az pudralanabilir.

Ayak tırnaklarının bakımına özen gösterilmeli; ayak tırnakları banyodan sonra yumuşak iken kesilmeli.

Ayak tırnaklarının düz kesilmesine özen gösterilmeli, köşeleri daha derin alınmamalı. Zımparalı bir tırnak törpüsüyle törpülenmeli.

Ayaklardaki nasırlara ve sertleşmiş deri bölümlere dikkat edilmeli; ayaklardaki nasırları ya da sertleşmiş deri kısımlarını almak için kesici alet kullanılmamalı. Asla çıplak ayakla yürünmemeli; denizde, kumsalda ve evde dahi terlik kullanılmalı.

Yeni ayakkabı giyildiğinde ilk günler kısa süreli giyip değiştirilmeli, ayaklar sık sık kontrol edilmeli.

Her gün temiz çorap giyilmeli. Pamuklu ve yünlü çoraplar tercih edilmeli, içinde yabancı madde varsa çıkarılmalı.

Ayak dolaşımı güçlendirilmeli; kesinlikle sigara kullanılmamalı. Sigara içmek ayaklara giden kan miktarını daha da azaltır. Kan şekeri seviyesinin normal olmasına dikkat edilmeli.

Her gün egzersiz yapılmalı.

Ayaklara sıcak su şişeleri, ısıtıcı petler veya diğer ısı kaynakları uygulanmamalı.

Ayakları sıkmayan ayakkabılar giyilmeli; öne doğru sivrilen, yüksek topuklu ayakkabılardan kaçınılmalı. Parmak arası sandalet giyilmemeli.

Sorunlar sağlık ekibiyle daima paylaşılmalı; düzenli olarak doktor ziyaret edilmeli. Ayaklar mutlaka muayene edilmeli.

En az bir hafta boyunca geçmeyen ayak yaraları varsa, mutlaka doktora danışılmalı.

Kan şekeri kontrol altına alınamıyorsa doktora mutlaka bildirilmeli.

Diyabet hastaları neden ayak bakımına dikkat etmeli? | Diyabet hastaları olan yada olmayan kişilerin ayak bakımı ve kontrolü yapması gerekir

Kaynaklar ve Dış Bağlantılar

Источник: https://www.gelgez.net/diyabet-hastalari-neden-ayak-bakimina-dikkat-etmeli/

Şeker Hastalığında Ayak Yarası Bakımı

Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları

Sistemik bir hastalık olan şeker hastalığı tıp literatüründe Diyabet olarak tanımlanmaktadır. Şeker hastalığı, kişinin genel sağlık durumunu etkilemekle birlikte birçok ciddi şikayete yol açarak hastanın yaşam kalitesini de önemli derecede düşürmektedir. Kronik bir hastalık olan diyabet probleminin mutlaka hastaya uygun tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınması gerekmektedir. 

Şeker hastalığı bulunan hastaların yaklaşık 'inde yaşamlarının bir dönemlerinde ayak tabanlarında şeker yaralarının açıldığı tespit edilmiştir.  Bununla birlikte şeker yarası bulunan hastaların %6'sı oluşan yaranın enfeksiyona maruz kalması ve benzeri nedenler ile hastaneye yatırılmaktadır. 

Son yıllarda şeker hastalığı nedeni ile birçok hastada bacak kesilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Amputasyon olarak adlandırılan bu durum; şeker yarası oluşan hastaların yaklaşık %24'ünde uygulanmaktadır.

Bu nedenle şeker hastalığının kontrol altına alınmasının yanı sıra şeker yaraarının nitelikli bir şekilde tedavi edilmesi de hastanın genel sağlık durumunun korunmasında büyük önem taşımaktadır.

Aksi halde şeker yaraları hayati önem taşıyabilmektedir. 

Kimlerde Ayak Yarası Gelişir?

Şeker hastalığı bulunan kişilerin birçoğunda ayaklarda ve ayak bileklerinde yara açılmaları yaşanabilmektedir.

Özellikle ileri yaşlardaki erkek hastalarda, inüslin kullanan hastalarda ve şeker hastalığı sonucunda böbrek, göz ve kalp hastalıkları yaşayan hastalarda şeker yarası oluşum riski daha fazladır.

Bunlarla birlikte alkol ve sigara tüketen hastalarda da şeker yarası oluşum riski bulunmaktadır. 

Şeker Hastalarında Ayak Yarası Nasıl oluşur?

Şeker hastalığı bulunan hastaların sinirleri uzun süreçte zarar görmektedir. Yüksek kan şekerinin açığa çıkardığı bu problem nöropati olarak tanımlanmakta ve bunun sonucunda ayakta dokunma hissinde azalmakta ve kaybolmaktadır. Bu nedenle ayaklarındaki ağrı ve acı hissedilmemektedir.

Şeker yarası ise uzun süreçte birden fazla durumun açığa çıkması sonucunda oluşmaktadır.

Ayakta duyunun  azalmasının yanı sıra dolaşım bozukluğu yaşanması, ayakta şekil bozukluklarının bulunması ve ayaklarda aynı bölgelerde tekrarlayan tahrişlerin yaşanması şeker yarasının açılmasına neden olmaktadır. 

Şeker hastalarının büyük çoğunluğunda ayağa ulaşan damarlarda damar tıkanıklıkları bulunmaktadır. Damar tıkanıklığının yanı sıra şeker hastalığının da etkisi ile ayaklarda açılan yaraların kendiliğinden iyileşme oldukça zor olmaktadır. Bununla birlikte uzun süre açık kalan yaralarda enfeksiyon oluşumu gözlemlenmekte ve bu durum iyileşme sürecini çok dahaz zorlu bir hale sokmaktadır. 

Şeker hastalığı; görme problemlerine de yol açmaktadır. Bu nedenle diyabet nedeni ile açılan yaraları hastaların fark etmesi uzun sürmektedir. Bu durumda ise şeker yaralarının tedavisi için çoğunlukla geç kalınmaktadır. 

Niçin Yara Tedavi Edilmelidir?

Şeker yarası oluşumu sonrasında ayak bakımının profesyonel bir şekilde uzman kontrolünde sağlanması gerekmektedir. Bu süreci podiatri uzmanları yürütmektedir. Enfeksiyon oluşumunun engellenmesinin yanı sıra ayak bakımı amputasyon işleminin de engellenmesini sağlamaktadır. 

Gerek hastanın yaşam kalitesinin yükselmesi gerekse de ayak fonksiyonunun sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini sağlamak amacı ile şeker yarasının mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. 

Şeker hastalarının pek çoğunda görülen ayak yarası probleminde tedavi sürecindeki temel amaç yaranın kısa sürede iyileşmesinin sağlanmasıdır.

Erken dönemde şeker yarasının iyileştirilmesi; enfeskyion oluşumunun önüne geçebileceği gibi gangren gibi problemlerin de oluşumunu engelleyebilecek niteliktedir.

Şeker yarasının tedavi sürecinde gerekli olan bazı koşullar bulunmaktadır. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir; 

  • Enfeksiyonun engellenmesi ve tedavi edilmesi
  • Yara bölgelerinde baskı ve ağırlığın önüne geçilmesi ve engellenmesi
  • Ölü dokuların temizlenmesi (debridman), Depridman uygulaması ile ölü dokuların temizlenmesi
  • Uygun pansuman ve bakım yapılması, Nitelikli bakım ve pansumunan uygulanması
  • Kan şekerinin kontrol altında tutulması
  • Dolaşım bozukluğu problemlerinin tedavisi 

Şeker yaralarının tamamı enfekte olmayabilmektedir. Enfeksiyon durumunun olup olmadığı nitelikli bir tanı süreci ile belirlenmesi ve nitelikli bir şekilde tedavi planlamasının yapılması gerekmektedir. 

  • Kan şekerinin kontrol altına alınması
  • Yaranın sterilizasyonunun tamamlanması
  • Yaranın nitelikli bir şekilde pansumanının uygulanması
  • Ayaklar çıplakken yürünmemesi

Yara olan bacağın üzerine aşırı yük bindirilmemeli ve bu bölge baslı altında tutulmamalıdır. Aynı zamanda özel olarak tasarlanan ayakkabılar ile yaranın büyümesi enfekte olması engellenebilmektedir. Kısacası yaranın herhangi bir materyal ile temasından kaçınılmalıdır. 

Yara bakımı için son yıllarda çeşitli ürünler geliştirilmiştir. Bu ürünler arasında en sık tercih edileni izotonik sodyum klorür içeren steril tuzlu sudur. Bu ürünlerin reçeteye uygun bir şekilde doktor kontrolünde kullanılması önerilmektedir. Aynı zamanda kapalı ve nemli ortamlarda saklanması da gerekmektedir. Şeker yarasının bakımı uzman doktorlar tarafından yapılmalıdır. 

Kan Şekerinin Kontrolü

Şeker yaralarının iyileşmesi ve yeni yaralar açığa çıkmaması için kan şekerinin kontrol altına alınması gerekmektedir. Kan şekeri endokrinoloji uzmanları tarafından tedavi süreçleri ile kontrol altında tutulabilmektedir. 

Enfeksiyona maruz kalmamış birçok yara cerrahi uygulamalara ihtiyaç duyulmadan tedavi edilebilmektedir. Ancak tüm cerrahi dışı yöntemlerin uygulanmasına rağmen yarada iyileşme gözlemlenmiyorsa cerrahi işlem uygulanması gerekebilmektedir.

Cerrahi tedavi yönteminde yaranın iyileşmesine engel olan dokular ve kemikler çıkarılmakta, bölge enfeksiyondan arındırılmakta ve deformasyonların pdüzeltilerek deri parçaları kullanılarak yaranın kapatılması işlemleri gerçekleştirilmektedir.

 

İyileşmeye Etkiyen Faktörler

Yara iyileşme sürecinde pek çok faktör etkili olmaktadır. Bunlar; yaranın kapladığı alan ve ne kadar derin olduğu ile yaranın bulunduğu konumdur. Aynı zamanda yaranın iyileşme sürecinde yara bölgesinde dolaşım bozukluğu olup olmadığı, hastanın kan şekeri oranı da büyük önem taşımaktadır. 

Yara Oluşumu Nasıl Engellenebilir?

Şeker hastalarının özellikle ayak ve bacak bölgelerini yara açılmalarına karşı ve travmatik olaylara karşı maksimum derecede koruması gerekmektedir. Bu süreç oldukça basit ve ucuz yöntemler ile uygulanabilmektedir. 

Şeker hastalarının çoğunda yaşanan yara açılmalarında risk faktörleri aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir; 

  • Dolaşım bozukluğu yaşanması
  • Ayak hijyeninin sağlanamaması
  • Ayakta şekil bozukluğu olması
  • Nöropatik durum yaşanması
  • Kan şekerinin kontrol altında tutulamaması
  • Yanlış ayakkabı ve çoraplar tercih edilmesi

Yara açılması riskine karşın hasta alkol ve sigara tüketmemeli, doğru ve sağlıklı ayakkabılar ve çoraplar tercih etmelidir.

Aynı zamanda kan şekerinin ve kötü kolesterol oranının da kontrol altında tutularak tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Doktor kontrollerinin aksatılmaması ve herhangi bir problem yaşandığında doğru ve nitelikli şekilde müdahale edilmesi de şeker yaralarının oluşmasının önüne geçilmesinde etkili rol oynamaktadır. 

Источник: https://www.cuneytkoksoy.com/seker-hastaliginda-ayak-yarasi-bakimi

Şeker Hastalarında Ayak Yaraları Neden Olur? (Diyabetik Ayak Nedir?) – Sağlık Ocağım .NET

Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları

Şeker hastalığı (diyabet), bazı sorun ve sorumluluklara sebep olan ve başladıktan sonra yaşam boyu devam eden bir hastalıktır. Diyabetik ayak, şeker hastalığının en önemli ve en ağır komplikasyonlarından biridir.

Şeker hastası olan kişilerin ortalama %50’si geri kalan yaşamları süresince diyabetik ayak (ayak lezyonları) gelişme riski altındadır. Bu nedenle tıbbi açıdan, sosyal açıdan ve ekonomik açıdan şeker hastalığında yaşanan ayak problemleri oldukça önemlidir.

Şeker hastalarında ayak yaralarına neden olan faktörler

Kan şekeri yükseldiği zaman ayaklarda problemler başlayabilir. Hastalar bu yaraları içeriden gelen bir sorun olarak görürler.

Fakat bu yaralar dışarıdan gelen travmalara veya enfeksiyonel sorunlara bağlı gelişir. Örneğin, ayakkabıların vurması, sıkması ve batması gibi nedenlerden ayaklarda ülser gelişir.

Bu ülserleşme akut hale gelen ve bütün ayağı, bacağı etkileyen gangren oluşumuna kadar gidebilir.

Şeker hastalığı tanısı konulan bir kişide şeker hastalığı ile yaşam süreci başlar ve bu süreç ne kadar erken başlar ise ayakların etkilenmesi o kadar fazla olur. Ayakların etkilenmesinde iki temel bozukluk ön plandadır.

Birinci bozukluk nöropati (sinirlerde meydana gelen tahribat), ikincisi ya hemen başlar ve etkisi hemen görülen ya da yavaş yavaş ortaya çıkan damar bozukluğudur. Bu durum sonucu hastaların ayaklarında deformasyonlar (bozulmalar) ve hissizlik nedeni ile yaralanmalar ortaya çıkar veya hastalar hissizlik olduğu için, ayakta oluşacak travmalara ve yaralanmalara dikkat etmezler.

Şeker hastalarında ayak yaraları belirtileri

Şeker hastalığının neden olduğu ayak ülserlerinde belirtiler, ayakta basınç, ağrı, kesik, yanık ve yaralanmaları hissetmeme sorunu başlayabilir. Kesik, yanık ve yaralanmalar sonrası ayak ülserleri meydana gelir.

Bazı mikropların ve mantarların çoğalması şeker hastalığında daha fazla görülür. Bakteri ve mantar iltihaplanarak daha ciddi sorunlara yol açabilir. Sinir hasarı nedeni ile kaslarda güçsüzlük başlar. Bu durum deride, yumuşak dokuda, kemik ve eklemlerde rahatsızlıklara neden olur. Bu hasarlar başladığında koşu, futbol ve benzeri aktiviteler ayaklara daha fazla zarar verebilir.

Diyebette ayaklarda oluşan hastalıklar, ayak mantarı enfeksiyonu, ayak nasırları, iltihaplı şişme, ayakta şekil bozukluğu, tırnak batması, ayakta morarma, deride çatlaklar, derin ya da yüzeysel ayak yaraları, kemik enfeksiyonu (osteomiyelid) ve gangren gibi ayak sorunlarına sebep olabilir.

Şeker hastalarında oluşan ayak yaralarının tedavisi

Diyabetik ayak tedavisi, ayakta oluşan yara ve enfeksiyonun türü, derinliği ve büyüklüğüne uygun tedavi seçeneği uygulanır. Diyabetik ayak tedavisi, uzmanlar tarafından endokrinoloji, dermatoloji, plastik cerrah, kalp ve damar cerrah, ortopedi uzmanı, enfeksiyon hastalıkları uzmanı gibi uzmanlar tarafından değerlendirilir ve soruna yönelik tedavi planı yapılır.

En önemli tedavi kan şekeri kontrolünün devamlı olarak sağlanmasıdır. Bu kontrolün sağlanması için, öncelikle diyet programının düzenlenmesi ve şeker hastalığına yönelik alınan tedavinin gözden geçirilmesi gerekir. Bu nedenle şeker hastalığı olan bireylerin düzenli olarak kontrollerine gitmeleri ve ayak bakımına dikkat etmeleri gereklidir.

Şeker hastaları ayak yaralarından nasıl korunmalı?

Diyabet hastalığı ve yaralardan korunma

Şeker hastalarında ayak bakımı, ayaklar üşüdüğü için sobaya yakın tutmak yanlış çünkü his kaybı olabileceğinden ayaklar yanabilir. Dışarıda çıplak ayakla dolaşmak ayak yaraları açısından sakıncalıdır. Açık ve ayağı rahatsız eden ayakkabı giymek ayaklarda yara oluşmasına neden olabilir.

Ayakkabı seçiminde önü düz ve kapalı ayağın rahat edeceği ayakkabı seçimi yapılmalıdır ve giyilecek ayakkabı tabanlık ile desteklenmelidir. Ayakkabının içten dikişli olmaması ve asla çorapsız giyilmemelidir. Ayakkabının içinde herhangi bir cisim bulunmamasına dikkat etmek gereklidir.

Şeker hastalarının, mümkün olduğunca her gün en az 40 dakika tempolu yürüyüş yapmaları, özel üretilmiş yürüyüş ayakkabısı giymeleri, yazlık ayakkabılardan uzak durmaları, parmak arası terlikler giymemeleri, ayaklarını ve parmaklarını her akşam düzenli olarak ılık suda beyaz sabun kullanarak ve sıcaklığını dirsek ile kontrol ederek yıkamaları, yıkadıktan sonra vazelin benzeri kremler işle deri yumuşatılmalı, ayaklar her gün gözden geçirilmeli ve kırmızılık, morluk, şişlik, su toplaması, yara ve benzeri sorunların varlığı kontrol edilmelidir.

Tırnaklar çok uzatılmamalı ve keserken çok dibinden kesilmemeli, pamuklu ve yünlü çorap giyilmeli, sigaradan kesinlikle uzak durulmalıdır. Bütün bu anlatılanları uymak, düzenli kontrollere gitmek, beslenmeye dikkat etmek, doktorun önerdiği yaşam tarzını yaşam süresince ciddiye almak şeker hastalarının başlıca görevleridir.

Şeker hastalığı ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/seker-hastalg-ayak-yaralar-diyabetik/

Diyabetik hastalarda ayak yarası ölümcül risk taşıyor!

Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları
Diyabetik hastalarda ayak yarası ölümcül risk taşıyor!

Diyabet hastalarında ayak bakımının önemini vurgulayan uzmanlar, şeker düzeyinin kontrol altında tutulmasını, ayakların her gün sabunlu suyla yıkanmasını, yumuşak ayakkabı kullanılmasını tavsiye ediyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, diyabet hastalarında ortaya çıkan kronik diyabetik ayak yarası tedavisinin önemli olduğunu vurguladı.

“Kronik yara, geç ya da güç iyileşen ya da iyileşmeyen tüm yaralara verilen isimdir” diyen Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, “Bir yara tedaviye rağmen 4-6 hafta içinde iyileşmiyorsa bu isimi alır.

Altta yatan hastalıklar diyabet, damar tıkanıklığı, yatak bası yaralarıdır. Eşlik eden faktörler ise obezite, sigara kullanımı, genel durum bozukluğu, ileri yaş, kanser ve kullanılan bazı ilaçlardır.

Ayrıca uygun olmayan ayakkabı ve ayak şekil bozukluğu artırıcı nedenlerdir” diye konuştu.

Ayaktaki küçük kızarıklık bile çok önemli!

Diyabet hastalarında başlayan küçük bir kızarıklık ve yaranın çok önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, “Dokunun yeterince beslenmemesine bağlı olarak iyileşmeyen bölgeye ayrıca enfeksiyon yerleşmesi sonucu yaranın tedavisi daha da güçleşir.

Diyabet hastalarında bacak sinirlerinin bozulması (nöropati), damarların tıkanması ve savunma sisteminin zayıflaması sonucu yaraların iyileşme sorunu artar. Diyabetik hastalarda başlayan küçük bir kızarıklık, başlayan yara bile çok önemlidir. Dikkatli bir takip ve tedavi gerektirir.

Bu durumdaki hastaların çoğunda ayakta kronik yaralar oluşur. Kronik yara oluşan hastaların yarısında yeterli tedavi yapılmazsa amputasyona kadar ulaşan kötü sonuçlar görülür” uyarısında bulundu.

Ayak yarası olmaması için şeker kontrol altında tutulmalı!

Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, diyabet hastalarının, kronik yara oluşmasından korunmak için alması gereken önlemleri de şöyle sıraladı:

– Şekerini kontrol altında tutmaları gerekir.

– Bu hastalarda koruyucu his duygusu kaybolacağı için her gün dikkatli ayaklarında yara kontrolü yapılmalı (Ayna yardımı ve yakınlarının yardımı ile)

Ayaklar her gün yıkanmalı, beyaz havlu ile kurulanmalı!

– Her gün ayak ılık su ve sabunla yıkanıp, yumuşak beyaz havlu ile kurulanıp, yumuşatıcı krem ile bakımı yapılması gerekir. Havlunun beyaz olması ufak bir kanamayı fark ettirecektir.

– Tırnaklar dikkatli ve düz kesilmeli, lastiksiz pamuklu dikişsiz çoraplar günlük değiştirilmeli.

Ayak yarası olmaması için mutlaka yumuşak ayakkabı giyilmeli

– Ayakkabıları yumuşak, yuvarlak ve kapalı burunlu, sıkmayan modelde olmalı. Parmak arası terlik, yüksek topuklu, dar önü açık ayakkabı giyilmemelidir. Mutlaka çorapla (en az iki ayakkabı dönüşümlü) giyilmelidir.

– Oluşan nasır, tırnak batığı, mantar hastalıklarını kendisi tedavi etmemeli, uzman hekim yardımı almalı.

– Kesinlikle çıplak ayakla dolaşılmamalı. Isıtıcılara, sıcak su torbalarına temas etmemeli.

Uzun yürüyüş ve uzun süre oturma sakıncalı

– Uzun süre oturmalarda ayak yukarı kaldırılmalıdır (iki üç saatte bir), istirahat ve egzersiz dengesi iyi sağlanmalıdır. (Uzun yürüme ve uzun oturma süreleri uygun değildir.)

– Antibiyotikli kremler kontrolsüz uygulanmamalı. Kesinlikle flaster, yara bandı ile kapatma yapılmamalıdır.”

Kronik ayak yarası tedavisi hastanede yapılmalı

Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, bu hastalarda yara oluşunca multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayarak ilerleyen kronik yara hastalarının tedavilerinin hastanede yatarak yapıldığına dikkat çekti.

Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, “Bu kronik ayak yarası hastalarında öncelikle şeker düzeltilir, yara tedavisi yapılır. Kültür sonucuna göre antibiyotiğe başlanır. Yara bakımında günlük pansuman ve debritmana ek olarak vakum tedavisi, hiperbarik oksijen tedavisi gibi ek tedaviler uygulanır.

Hastaların damar yapısı gerekli tetkiklerle USG, BT, anjiyografi gibi girişimler yapılıp araştırmalıdır. Bu konuda girişimsel radyolojik işlem yapılır. Gerekirse damar cerrahı uzmanı müdahale eder. Daha sonra kontrol altına alınan yara gerekirse greftler ile kapatılır. 5 yıl içinde %75 tekrar yaraların oluşma riski bulunmaktadır.

Bu nedenle çok sıkı takip edilmeli” diye konuştu.

Diyabet hastalarına yaşam kalitesini artıran öneriler

Источник: https://indigodergisi.com/2018/05/diyabetik-ayak-yarasi/

Diyabetik Ayak Yaraları

Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları

Toplumda Şeker hastalığı olarak bilinen Diyabet; birtakım sağlık sorun ve sorumluluklarını beraberinde getiren , yaşam boyu süren önemli bir hastalıktır. Şeker hastalarının ayaklarında değişik biçimlerde ortaya çıkan lezyon ve yaralar olarak tanımlanabilen Diyabetik ayak ; diyabetin en ciddi ve en ağır istenmeyen komplikasyonlarından biridir.

Diyabetes Mellitus tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de genel bir sağlık sorunudur . Diyabetin toplumda görülme sıklığı arttıkça diyabetik ayak hastalığının sıklığı ve önemi giderek artmaktadır. Diyabetik ayak problemlerinin en önemli sonucu ayak ülseri sonrası dolaşım bozukluğu, iyileşmeyen yara ve ampütasyonlardır.

Diyabetik hastaların hayatları boyunca –15 oranında ayak ülseri gelişme riski vardır . . Diyabetik ayak ülserleri morbidite artışına, hayat kalitesinin bozulmasına, yüksek tedavi maliyetlerine ve yüksek oranda alt ekstremite ampütasyonlarına neden olurlar. Non-travmatik ayak ampütasyonlarının %40–60’ı diyabetiklere yapılmaktadır . Her yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde 82.

000 diyabetik ayak ampütasyonu yapılmaktadır ve bu ampütasyonlar çoğunlukla yaşlı diyabetik popülasyonda uygulanmaktadır. Ayak ülserli bir hastanın ortalama hastanede kalış süresi ülseri olmayan diyabetiklerden en az %50 daha uzundur.

Diyabetik ayak ülserlerinin uygun şekilde değerlendirilmesi ile enfeksiyona bağlı morbidite, hastaneye yatış, hastanede kalış süresi ve major ekstremite ampütasyonu oranları azaltılabilmektedir

Diyabetli kişilerin yaklaşık %50’si tüm yaşamları boyunca, ayaklarında ciddi sağlık problemleri oluşturan ve hayatı tehdit edebilen diyabetik ayak gelişme riski altındadır. Bu nedenle hem tıbbi, hem sosyal, hem de ekonomik açıdan diyabette yaşanan ayak sorunları oldukça önemlidir.

Kan şekeriniz eğer çok yüksek ve düzensiz seyrediyorsa ayaklarda problemler yaşanmaya başlanır. Bunun nedeni damarlarda oluşan kan dolaşımı bozukluğudur. Bu dolaşım bozukluğu sonucunda damarlarda tahribat başlar. Yeterli kan ulaşamayan bu ayaklarda ,yeterli bakım ve özende gösterilmiyorsa işlev bozuklukları ile birlikte doku kayıpları meydana gelebilir.

Damar harabiyeti yanısıra aynı zamanda kan şekeri yüksekliği devam eden olgularda , ayaklardaki sinirlerde hasar oluşabilir ve bu kişilerin sinirlerindeki değişik seviyelerdeki hasara bağlı olarak ayak ve parmak uçlarında his kaybı meydana gelebilir.

Bu his azalması ve değişik derecelerde kaybolması nedeniyle; basınç, ağrı, kesik, yanık ve yaralanmalar hissedilmeyebilir.

Hissizliğe bağlı olarak farkındalık olmadan gelişen kesik, yanık ve yaralanmalara bağlı zaten şeker hastalığı nedeniyle yeteri kadar beslanmesi olmayan ayaklarda diyabetik ayak ülserleri dediğimiz kapanması ve iyileşmesi oldukça güç olan tipik ayak yaraları ortaya çıkar.

Ayrıca diyabetik olgularda mikroplar daha kolay enfeksiyon oluşturmakta ve bu ortamda daha kolay çoğalabilmektedir. Mikroorganizmalar bağlı gelişen ayaktaki enfeksiyonlar , deri bütünlüğünü bozarak değişik büyüklük ve derinlikte yaraların oluşumuna yol açar. Bu yaralar çok çabuk iltihaplanarak ciddi sorunlara neden olurlar.

Tedavisiz bırakıldığında, gangren ve hatta ileri derecede hasar görmüş beslenmesi ciddi bozulmuş ayağın amputasyonuna kadar gidebilen önemli sağlık problemi gelişebilir. Diyabtik ayaklarda sinir hasarı ile ayak kaslarındada gelişen anatomik bozukluk ve güçsüzlük nedeniyle deride, yumuşak dokuda, kemik ve eklemlerde hasarlar meydana gelebilir. Bu hasarların oluştuğu zaman koşu, futbol, tenis vs. gibi ayağa yük bindirecek, travma yaratacak fiziksel aktivitelerden kaçınmak gerekir.

Diyabetik Ayak Oluşumununda Risk Faktörleri

  • Kan şekeri kontrolünün uygun şekilde yapılamaması
  • Sigara içiciliği
  • Ayağa uygun olmayan , özellikle dar ayakkabı giymek
  • Travma oluşumunu kolaylaştıracak şekilde çıplak ayakla evde, bahçe veya deniz kenarında dolaşmak
  • Damarlarda dolaşım bozukluğu ve damar tıkanıklığı bulunması

Diyabetiklerde Ayak Damarlarında Tıkanıklık Gelişimi;

Diyabetli hastalarda ateroskleroz özellikle dizin altındaki arterlerde görülmektedir. Oksijen ve besleyici madde yetersizliği daralmış yahut tıkanmış arterlerin beslediği alanlar kolayca yaralanırlar ve zor iyileşirler yada iyileşemezler.

Özellikle ayak parmakları ve topuklar tıkayıcı damar hastalığından en çabuk etkilenen bölgelerdir. Diyabetiklerde Tıkayıcı Ayak Damar Hastalığında ayaklar soğuktur ve ayak nabızları alınamaz.

Belli bir mesafe yürümekle baldırda/tüm bacakta ağrılar başlar, durup dinlenmekle geçerler. İlerleyen safhalarda kann akımı daha da azalırsa hasta istirahat anında da ağrı duyar. Hasta ayağını sarkıtmakla ağrının azaldığını bildirebilir.

Ayaklardaki kanlanmanın azalması nedeniyle ayaklar soğuktur ve hastalar bu nedenle özellikle geceleri ayaklarını uygun olmayan yollarla ısıtmaya çalışırlar.

Damar Hastalığında Tedavi Yöntemleri

Damar hastalığının tedavisindeki amaçlar şunlardır:

1. Yürüme ile meydana gelen bacak ağrısının medikla tedavi ile azaltılması veya ortadan kaldırılması

2. Klodikasyon başlayıncaya kadar olan yürüme mesafesinin arttırılarak egzersiz kapasitesinin arttırılması.

3. Ayaklarda açık yara, gangren veya ayak veya bacağın kesilmesine neden olabilecek olan ciddi damar tıkanıklığının cerrahi olarak yapılması.

Ayak damar tıkanıklığının tedavileri arasında yaşam ve beslenme şeklinin değiştirilmesi, düzenli egzersiz, ilaç tedavisi, anjioplasti ve cerrahi tedavi yöntemleri bulunmakta olup hastanın kliniğine göre bu tedavi modaliteleri uygulanmaktadır.

Diyabetik Ayak Bakımında Prensipler;

Diyabetik hastaların eğitimi, diyabetik ayak yarasının önlenebilirliği ve tedavisi açısından en önemli unsurdur. Hastaya verilmesi gereken öneriler şu şekilde özetlenebilir:

Ayakların ve parmak aralarının her gün kırmızılık, şişlik, kesi ve nasırlar açısından gözlenmesi. Gerekirse ayak tabanını görmek için ayna kullanılması,

Ayakların her gün ılık su ile yıkanıp, iyice kurulanması, yanıktan korunmak için suyun sıcaklığının kontrol edilmesi, ayakların özellikle parmak aralarının kurulanması, nasırların evde tedavi edilmemesi (ayak polikliniklerinde steril ortamda temizlenmesi), nasır ilacı kullanılmaması,

Tırnakların düz olarak kesilmesi, derin kesilmemesi, pedikür yaptırılmaması,

Çıplak ayakla dolaşılmaması, yaralanmaları önlemek için evde sürekli terlik giyilmesi,

Kolay giyilen, sıkı olmayan, yumuşak derili, kalın tabanlı ve geniş burunlu dayanıklı ayakkabılar seçilmesi, giyildikten kısa süre sonra ayakların kızarıklık yönünden kontrol edilmesi,

Ayakkabıları giymeden önce ayakkabının içinde yabancı cisim olup olmadığının kontrol edilmesi (ayakkabının ters çevrilip silkelenmesi),

Dikişsiz çorap giyilmesi, ayakları daha kuru tuttuğu için pamuklu veya kışın yünlü çorapların tercih edilmesi,

Ayakları ısıtmak amacıyla sıcak bir yere kesinlikle dayanmaması,

Ayakta veya tırnakta mantar enfeksiyonu varsa düzenli izlenmeli,

Egzersiz yapılacağı zaman, koşu ve yürüyüş ayakkabıları giyilmesi

Sandaletler, yüksek topuklu ve sivri burunlu ayakkabıların giyilmemesi önerilir . Bu tür ayakkabılar ayakların aşırı basınç altında kalmasına neden olur ve bu bölgelerde derinin ezilmesine yol açar.

Dolaşım bozukluğuna neden olacağından,bağdaş kurarak veya bacak bacak üst üste atarak uzun süreli oturulmaması

Her gün ayakların alt ,üst, topuk ve parmak kısımlarına dokunarak his kontrolü yapılması

Düzenli ve iyi bir ayak bakımı alışkanlığı kazanılması gereklidir.

Diyabetik Ayakta Acil Doktora Müracatı Gerektiren Durumlar;

  • Ayak ve tırnakta enfeksiyon düşündüren değişiklikler
  • Tırnak büyümesinde anormallik,tırnak batmaları.
  • Nasır oluşumu
  • Deride çatlaklar, çizilmeler ve travmalar
  • Ciltte oluşan yaralar ve kesiler
  • Ayakta renk değişimi (morarma, solukluk,kızarma)
  • Bölgesel ısı artışı yada azalmasıyla kendini gösteren ısı değişimleri
  • Daha önce olmayan ağrı ve his kaybı
  • Ayak yada ayak bileğinde şişlik , şekil ve görünümde değişiklikler

Источник: https://www.efeskbb.com/tr/icerik/192/diyabetik-ayak-yaralari

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.