Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları

Diyabetlilerin dikkat etmesi gereken 10 hastalık

Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları

Diyabet ömür boyu dikkat ve kontrol gerektiren bir hastalık. Bu süreçte doktor kontrolü aksatılmadığında ve hayat diyabetin gerekliliklerine göre düzenlendiğinde, kaliteli ve uzun bir ömür mümkün oluyor. Ancak diyabeti olanların, hastalığın kendisi kadar diğer hastalıklara karşı da dikkatli olması gerekiyor.

Çünkü diyabeti olanların kendi hastalıkları yanında diğer bazı hastalıklara karşı duyarlılıkları da artabiliyor ve bu ek rahatsızlıklar diyabet şikayetlerini artırabiliyor. Acıbadem Bağdat Caddesi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Yaser Süleymanoğlu, diyabet hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları anlattı.

Göz hastalıkları

Diyabet kılcal damarları hedef alan bir hastalık. Kılcal damarlar da en çok göz, beyin, kalp ve böbreklerde bulunuyor. Bu nedenle diyabeti olanların göz sağlığına dikkat etmesi çok önemli.

Diyabet hastalarında kan şekeri yüksek seyir ettiği için gözün arka tabakasında bulunan kılcal damarların yapısı ve dolaşımı etkilenebiliyor ve zamanla göz kanaması ve körlük gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor.

Bununla birlikte gözün ön tarafında bulunan lenste de, şeker birikimi sonucunda katarakt meydana gelebiliyor.

Nasıl korunmalı?

Göz sağlığıyla ilgili sorun yaşamamak için diyabeti olanların açlık ve tokluk kan şekerini düzenli olarak kontrol ettirmesi gerektiğini belirten Dr. Süleymanoğlu, “Diyabetli bireylerde; açlık kan şekeri 100-110 mg ve tokluk kan şekeri 140 mg seviyesinde olmalı.

Ayrıca kan şekeri ortalamasını gösteren Hba1c seviyesi 6,2’in altına çekilmeli. Bununla birlikte diyabeti olanların 6-12 ayda bir rutin olarak detaylı göz muayenesi yaptırması da çok önemli. Muayenede arka göz, retina, lens durumu, göz tansiyonu, görme alanı ve keskinlik gözden geçirilmeli” diyor.

Göz muayenesinin diyabet konusunda uzmanlaşmış bir göz hastalıkları uzmanı tarafından yapılması gerekiyor.

Yüksek tansiyon

Diyabeti olanların yüzde 70’inde aynı zamanda tansiyon hastalığı da görülüyor. Dr. Süleymanoğlu; “Diyabetin en fazla zarar verdiği yerlerden biri damarlar olduğundan, diyabetle birlikte görülen tansiyon erken dönem organ kayıpları, inme, beyin kanaması, göz içi kanama ve kalp krizi gibi riskleri artırabiliyor” diyor.

Nasıl korunmalı?

Tansiyonu kontrol etmek için açlık kan şekerinin 100-110 mg, tokluk kan şekerinin ise 140 mg’ın altında tutulması ve sürekli kontrol edilmesi gerekiyor. Bununla birlikte kan basıncını da sürekli kontrol etmek çok önemli. Diyabette büyük tansiyon 12’in altında, küçük tansiyon ise 75’in altında olmalı. Ayrıca rutin kalp incelmesi de gizli kalp riskini ortadan kaldırıyor.

TOPLUMDA YANLIŞ BİR ALGI: DİYABET VE CİNSELLİK

Diş eti hastalıkları

Kan şekeri yüksek olan diyabetli hastalarda diş etlerinde şeker birikiyor. Bu durum diş etinin içinde birçok bakteri ve mantar oluşmasına neden oluyor ve diş eti iltihabı, diş eti çekilmesi ve erimesi gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Ek olarak diş eti iltihabı ve sorunu olan hastalarda kan şekerini kontrol altına almak zorlaşabiliyor.

Grip ve soğuk algınlığı

Diyabet, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık ve kan şekeri yüksek seyir ettiğinde bu baskılanma daha da artabiliyor. Bu nedenle diyabet hastaları grip, nezle hatta zatürre gibi hastalıklara karşı diğer insanlara göre daha yatkın olabiliyor.

Kolesterol

Kontrol edilmeyen diyabet, tansiyon ve kolesterolün hayati risklere neden olabilecek bir üçgen olduğunu belirten Dr. Süleymanoğlu, “Özellikle LDL kolesterolün damar çeperini daraltarak tıkıyor. Bu nedenle diyabet hastalarında kalp krizi riski 4 kat artıyor” diyor.

Cilt hastalıkları

Cilt, vücudun diyabetten en çok etkilenen yerlerinden biri. Kılcal damarların diyabetten etkilenmesiyle dolaşımın azalması sonucunda ciltte kuruluk, egzama, mantar ve deri enfeksiyonları ortaya çıkabiliyor. Bununla birlikte özellikle ayak derisinin bozulması, diyabete bağlı ayak yarası riskini artırıyor.

Ayak yaraları

Diyabet hastalarının derisinde ve yumuşak dokularda normal insanlardan daha fazla glikoz yani şeker birikiyor. Bu şeker zamanla ayak derisinin kurumasına, his kaybına ve parmak arasında mantar meydana gelmesine neden olabiliyor. Ek olarak ayağın kemik yapısı bozulabiliyor ve farkına varılmayan yaralar oluşabiliyor.

Mide ve bağırsak hastalıkları

Uzun yıllar diyabet hastalığı olanlarda hazım sorunları ortaya çıkabiliyor. Gastroparezi olarak da adlandırılan “mide ve bağırsak tembelliği” hazım, emilim ve tuvalet alışkanlığını olumsuz etkiliyor. Buna ek olarak diyabet hastalarının çok fazla ilaç kullanması da mide ve bağırsak sorunlarına yol açabiliyor.

Obezite

Tip 2 olarak bilinen erken tip diyabet ortaya çıkmadan yıllar önce, insülin direnci nedeniyle kilo sorunlarının ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Süleymanoğlu, “Obezite hastalarının yüzde 80’i hayatlarının devamında diyabet sorunuyla karşılaşıyor. Diyabet de sıklıkla fazla kilolu kişilerde görülüyor. Bu nedenle obezite ve diyabet birebir ilişki içindeki iki hastalık” diyor.

Depresyon ve stres

Stresli bir yaşamın hem diyabeti hem de tansiyonu olumsuz etkilediğini belirten Dr.

Süleymanoğlu, “Kan şekeri düzenli kontrol edilmediğinde ve ani düşme ve yükselmeler olduğunda hastalarda sinirlilik, uyku hali ve depresyon sorunları ortaya çıkabiliyor.

Ek olarak diyabet müzmin ve ömür boyu süren bir hastalık olduğu için hastalar bu süreci yaşamlarının ek bir yükü olarak görebiliyorlar ve bu da motivasyonlarını bozabiliyor” diyor.

Şeker Hastalığında Ayak Yarası Bakımı

Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları

Sistemik bir hastalık olan şeker hastalığı tıp literatüründe Diyabet olarak tanımlanmaktadır. Şeker hastalığı, kişinin genel sağlık durumunu etkilemekle birlikte birçok ciddi şikayete yol açarak hastanın yaşam kalitesini de önemli derecede düşürmektedir. Kronik bir hastalık olan diyabet probleminin mutlaka hastaya uygun tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınması gerekmektedir. 

Şeker hastalığı bulunan hastaların yaklaşık 'inde yaşamlarının bir dönemlerinde ayak tabanlarında şeker yaralarının açıldığı tespit edilmiştir.  Bununla birlikte şeker yarası bulunan hastaların %6'sı oluşan yaranın enfeksiyona maruz kalması ve benzeri nedenler ile hastaneye yatırılmaktadır. 

Son yıllarda şeker hastalığı nedeni ile birçok hastada bacak kesilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Amputasyon olarak adlandırılan bu durum; şeker yarası oluşan hastaların yaklaşık %24'ünde uygulanmaktadır.

Bu nedenle şeker hastalığının kontrol altına alınmasının yanı sıra şeker yaraarının nitelikli bir şekilde tedavi edilmesi de hastanın genel sağlık durumunun korunmasında büyük önem taşımaktadır.

Aksi halde şeker yaraları hayati önem taşıyabilmektedir. 

Kimlerde Ayak Yarası Gelişir?

Şeker hastalığı bulunan kişilerin birçoğunda ayaklarda ve ayak bileklerinde yara açılmaları yaşanabilmektedir.

Özellikle ileri yaşlardaki erkek hastalarda, inüslin kullanan hastalarda ve şeker hastalığı sonucunda böbrek, göz ve kalp hastalıkları yaşayan hastalarda şeker yarası oluşum riski daha fazladır.

Bunlarla birlikte alkol ve sigara tüketen hastalarda da şeker yarası oluşum riski bulunmaktadır. 

Şeker Hastalarında Ayak Yarası Nasıl oluşur?

Şeker hastalığı bulunan hastaların sinirleri uzun süreçte zarar görmektedir. Yüksek kan şekerinin açığa çıkardığı bu problem nöropati olarak tanımlanmakta ve bunun sonucunda ayakta dokunma hissinde azalmakta ve kaybolmaktadır. Bu nedenle ayaklarındaki ağrı ve acı hissedilmemektedir.

Şeker yarası ise uzun süreçte birden fazla durumun açığa çıkması sonucunda oluşmaktadır.

Ayakta duyunun  azalmasının yanı sıra dolaşım bozukluğu yaşanması, ayakta şekil bozukluklarının bulunması ve ayaklarda aynı bölgelerde tekrarlayan tahrişlerin yaşanması şeker yarasının açılmasına neden olmaktadır. 

Şeker hastalarının büyük çoğunluğunda ayağa ulaşan damarlarda damar tıkanıklıkları bulunmaktadır. Damar tıkanıklığının yanı sıra şeker hastalığının da etkisi ile ayaklarda açılan yaraların kendiliğinden iyileşme oldukça zor olmaktadır. Bununla birlikte uzun süre açık kalan yaralarda enfeksiyon oluşumu gözlemlenmekte ve bu durum iyileşme sürecini çok dahaz zorlu bir hale sokmaktadır. 

Şeker hastalığı; görme problemlerine de yol açmaktadır. Bu nedenle diyabet nedeni ile açılan yaraları hastaların fark etmesi uzun sürmektedir. Bu durumda ise şeker yaralarının tedavisi için çoğunlukla geç kalınmaktadır. 

Niçin Yara Tedavi Edilmelidir?

Şeker yarası oluşumu sonrasında ayak bakımının profesyonel bir şekilde uzman kontrolünde sağlanması gerekmektedir. Bu süreci podiatri uzmanları yürütmektedir. Enfeksiyon oluşumunun engellenmesinin yanı sıra ayak bakımı amputasyon işleminin de engellenmesini sağlamaktadır. 

Gerek hastanın yaşam kalitesinin yükselmesi gerekse de ayak fonksiyonunun sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini sağlamak amacı ile şeker yarasının mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. 

Şeker hastalarının pek çoğunda görülen ayak yarası probleminde tedavi sürecindeki temel amaç yaranın kısa sürede iyileşmesinin sağlanmasıdır.

Erken dönemde şeker yarasının iyileştirilmesi; enfeskyion oluşumunun önüne geçebileceği gibi gangren gibi problemlerin de oluşumunu engelleyebilecek niteliktedir.

Şeker yarasının tedavi sürecinde gerekli olan bazı koşullar bulunmaktadır. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir; 

  • Enfeksiyonun engellenmesi ve tedavi edilmesi
  • Yara bölgelerinde baskı ve ağırlığın önüne geçilmesi ve engellenmesi
  • Ölü dokuların temizlenmesi (debridman), Depridman uygulaması ile ölü dokuların temizlenmesi
  • Uygun pansuman ve bakım yapılması, Nitelikli bakım ve pansumunan uygulanması
  • Kan şekerinin kontrol altında tutulması
  • Dolaşım bozukluğu problemlerinin tedavisi 

Şeker yaralarının tamamı enfekte olmayabilmektedir. Enfeksiyon durumunun olup olmadığı nitelikli bir tanı süreci ile belirlenmesi ve nitelikli bir şekilde tedavi planlamasının yapılması gerekmektedir. 

  • Kan şekerinin kontrol altına alınması
  • Yaranın sterilizasyonunun tamamlanması
  • Yaranın nitelikli bir şekilde pansumanının uygulanması
  • Ayaklar çıplakken yürünmemesi

Yara olan bacağın üzerine aşırı yük bindirilmemeli ve bu bölge baslı altında tutulmamalıdır. Aynı zamanda özel olarak tasarlanan ayakkabılar ile yaranın büyümesi enfekte olması engellenebilmektedir. Kısacası yaranın herhangi bir materyal ile temasından kaçınılmalıdır. 

Yara bakımı için son yıllarda çeşitli ürünler geliştirilmiştir. Bu ürünler arasında en sık tercih edileni izotonik sodyum klorür içeren steril tuzlu sudur. Bu ürünlerin reçeteye uygun bir şekilde doktor kontrolünde kullanılması önerilmektedir. Aynı zamanda kapalı ve nemli ortamlarda saklanması da gerekmektedir. Şeker yarasının bakımı uzman doktorlar tarafından yapılmalıdır. 

Kan Şekerinin Kontrolü

Şeker yaralarının iyileşmesi ve yeni yaralar açığa çıkmaması için kan şekerinin kontrol altına alınması gerekmektedir. Kan şekeri endokrinoloji uzmanları tarafından tedavi süreçleri ile kontrol altında tutulabilmektedir. 

Enfeksiyona maruz kalmamış birçok yara cerrahi uygulamalara ihtiyaç duyulmadan tedavi edilebilmektedir. Ancak tüm cerrahi dışı yöntemlerin uygulanmasına rağmen yarada iyileşme gözlemlenmiyorsa cerrahi işlem uygulanması gerekebilmektedir.

Cerrahi tedavi yönteminde yaranın iyileşmesine engel olan dokular ve kemikler çıkarılmakta, bölge enfeksiyondan arındırılmakta ve deformasyonların pdüzeltilerek deri parçaları kullanılarak yaranın kapatılması işlemleri gerçekleştirilmektedir.

 

İyileşmeye Etkiyen Faktörler

Yara iyileşme sürecinde pek çok faktör etkili olmaktadır. Bunlar; yaranın kapladığı alan ve ne kadar derin olduğu ile yaranın bulunduğu konumdur. Aynı zamanda yaranın iyileşme sürecinde yara bölgesinde dolaşım bozukluğu olup olmadığı, hastanın kan şekeri oranı da büyük önem taşımaktadır. 

Yara Oluşumu Nasıl Engellenebilir?

Şeker hastalarının özellikle ayak ve bacak bölgelerini yara açılmalarına karşı ve travmatik olaylara karşı maksimum derecede koruması gerekmektedir. Bu süreç oldukça basit ve ucuz yöntemler ile uygulanabilmektedir. 

Şeker hastalarının çoğunda yaşanan yara açılmalarında risk faktörleri aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir; 

  • Dolaşım bozukluğu yaşanması
  • Ayak hijyeninin sağlanamaması
  • Ayakta şekil bozukluğu olması
  • Nöropatik durum yaşanması
  • Kan şekerinin kontrol altında tutulamaması
  • Yanlış ayakkabı ve çoraplar tercih edilmesi

Yara açılması riskine karşın hasta alkol ve sigara tüketmemeli, doğru ve sağlıklı ayakkabılar ve çoraplar tercih etmelidir.

Aynı zamanda kan şekerinin ve kötü kolesterol oranının da kontrol altında tutularak tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Doktor kontrollerinin aksatılmaması ve herhangi bir problem yaşandığında doğru ve nitelikli şekilde müdahale edilmesi de şeker yaralarının oluşmasının önüne geçilmesinde etkili rol oynamaktadır. 

Источник: https://www.cuneytkoksoy.com/seker-hastaliginda-ayak-yarasi-bakimi

Şeker Hastalarında Ayak Yaraları Neden Olur? (Diyabetik Ayak Nedir?) – Sağlık Ocağım .NET

Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları

Şeker hastalığı (diyabet), bazı sorun ve sorumluluklara sebep olan ve başladıktan sonra yaşam boyu devam eden bir hastalıktır. Diyabetik ayak, şeker hastalığının en önemli ve en ağır komplikasyonlarından biridir.

Şeker hastası olan kişilerin ortalama %50’si geri kalan yaşamları süresince diyabetik ayak (ayak lezyonları) gelişme riski altındadır. Bu nedenle tıbbi açıdan, sosyal açıdan ve ekonomik açıdan şeker hastalığında yaşanan ayak problemleri oldukça önemlidir.

Şeker hastalarında ayak yaralarına neden olan faktörler

Kan şekeri yükseldiği zaman ayaklarda problemler başlayabilir. Hastalar bu yaraları içeriden gelen bir sorun olarak görürler.

Fakat bu yaralar dışarıdan gelen travmalara veya enfeksiyonel sorunlara bağlı gelişir. Örneğin, ayakkabıların vurması, sıkması ve batması gibi nedenlerden ayaklarda ülser gelişir.

Bu ülserleşme akut hale gelen ve bütün ayağı, bacağı etkileyen gangren oluşumuna kadar gidebilir.

Şeker hastalığı tanısı konulan bir kişide şeker hastalığı ile yaşam süreci başlar ve bu süreç ne kadar erken başlar ise ayakların etkilenmesi o kadar fazla olur. Ayakların etkilenmesinde iki temel bozukluk ön plandadır.

Birinci bozukluk nöropati (sinirlerde meydana gelen tahribat), ikincisi ya hemen başlar ve etkisi hemen görülen ya da yavaş yavaş ortaya çıkan damar bozukluğudur. Bu durum sonucu hastaların ayaklarında deformasyonlar (bozulmalar) ve hissizlik nedeni ile yaralanmalar ortaya çıkar veya hastalar hissizlik olduğu için, ayakta oluşacak travmalara ve yaralanmalara dikkat etmezler.

Şeker hastalarında ayak yaraları belirtileri

Şeker hastalığının neden olduğu ayak ülserlerinde belirtiler, ayakta basınç, ağrı, kesik, yanık ve yaralanmaları hissetmeme sorunu başlayabilir. Kesik, yanık ve yaralanmalar sonrası ayak ülserleri meydana gelir.

Bazı mikropların ve mantarların çoğalması şeker hastalığında daha fazla görülür. Bakteri ve mantar iltihaplanarak daha ciddi sorunlara yol açabilir. Sinir hasarı nedeni ile kaslarda güçsüzlük başlar. Bu durum deride, yumuşak dokuda, kemik ve eklemlerde rahatsızlıklara neden olur. Bu hasarlar başladığında koşu, futbol ve benzeri aktiviteler ayaklara daha fazla zarar verebilir.

Diyebette ayaklarda oluşan hastalıklar, ayak mantarı enfeksiyonu, ayak nasırları, iltihaplı şişme, ayakta şekil bozukluğu, tırnak batması, ayakta morarma, deride çatlaklar, derin ya da yüzeysel ayak yaraları, kemik enfeksiyonu (osteomiyelid) ve gangren gibi ayak sorunlarına sebep olabilir.

Şeker hastalarında oluşan ayak yaralarının tedavisi

Diyabetik ayak tedavisi, ayakta oluşan yara ve enfeksiyonun türü, derinliği ve büyüklüğüne uygun tedavi seçeneği uygulanır. Diyabetik ayak tedavisi, uzmanlar tarafından endokrinoloji, dermatoloji, plastik cerrah, kalp ve damar cerrah, ortopedi uzmanı, enfeksiyon hastalıkları uzmanı gibi uzmanlar tarafından değerlendirilir ve soruna yönelik tedavi planı yapılır.

En önemli tedavi kan şekeri kontrolünün devamlı olarak sağlanmasıdır. Bu kontrolün sağlanması için, öncelikle diyet programının düzenlenmesi ve şeker hastalığına yönelik alınan tedavinin gözden geçirilmesi gerekir. Bu nedenle şeker hastalığı olan bireylerin düzenli olarak kontrollerine gitmeleri ve ayak bakımına dikkat etmeleri gereklidir.

Şeker hastaları ayak yaralarından nasıl korunmalı?

Diyabet hastalığı ve yaralardan korunma

Şeker hastalarında ayak bakımı, ayaklar üşüdüğü için sobaya yakın tutmak yanlış çünkü his kaybı olabileceğinden ayaklar yanabilir. Dışarıda çıplak ayakla dolaşmak ayak yaraları açısından sakıncalıdır. Açık ve ayağı rahatsız eden ayakkabı giymek ayaklarda yara oluşmasına neden olabilir.

Ayakkabı seçiminde önü düz ve kapalı ayağın rahat edeceği ayakkabı seçimi yapılmalıdır ve giyilecek ayakkabı tabanlık ile desteklenmelidir. Ayakkabının içten dikişli olmaması ve asla çorapsız giyilmemelidir. Ayakkabının içinde herhangi bir cisim bulunmamasına dikkat etmek gereklidir.

Şeker hastalarının, mümkün olduğunca her gün en az 40 dakika tempolu yürüyüş yapmaları, özel üretilmiş yürüyüş ayakkabısı giymeleri, yazlık ayakkabılardan uzak durmaları, parmak arası terlikler giymemeleri, ayaklarını ve parmaklarını her akşam düzenli olarak ılık suda beyaz sabun kullanarak ve sıcaklığını dirsek ile kontrol ederek yıkamaları, yıkadıktan sonra vazelin benzeri kremler işle deri yumuşatılmalı, ayaklar her gün gözden geçirilmeli ve kırmızılık, morluk, şişlik, su toplaması, yara ve benzeri sorunların varlığı kontrol edilmelidir.

Tırnaklar çok uzatılmamalı ve keserken çok dibinden kesilmemeli, pamuklu ve yünlü çorap giyilmeli, sigaradan kesinlikle uzak durulmalıdır. Bütün bu anlatılanları uymak, düzenli kontrollere gitmek, beslenmeye dikkat etmek, doktorun önerdiği yaşam tarzını yaşam süresince ciddiye almak şeker hastalarının başlıca görevleridir.

Şeker hastalığı ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/seker-hastalg-ayak-yaralar-diyabetik/

Diyabetik hastalarda ayak yarası ölümcül risk taşıyor!

Diyabetlilerde (Şeker Hastalarında) Ayak Yaraları
Diyabetik hastalarda ayak yarası ölümcül risk taşıyor!

Diyabet hastalarında ayak bakımının önemini vurgulayan uzmanlar, şeker düzeyinin kontrol altında tutulmasını, ayakların her gün sabunlu suyla yıkanmasını, yumuşak ayakkabı kullanılmasını tavsiye ediyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, diyabet hastalarında ortaya çıkan kronik diyabetik ayak yarası tedavisinin önemli olduğunu vurguladı.

“Kronik yara, geç ya da güç iyileşen ya da iyileşmeyen tüm yaralara verilen isimdir” diyen Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, “Bir yara tedaviye rağmen 4-6 hafta içinde iyileşmiyorsa bu isimi alır.

Altta yatan hastalıklar diyabet, damar tıkanıklığı, yatak bası yaralarıdır. Eşlik eden faktörler ise obezite, sigara kullanımı, genel durum bozukluğu, ileri yaş, kanser ve kullanılan bazı ilaçlardır.

Ayrıca uygun olmayan ayakkabı ve ayak şekil bozukluğu artırıcı nedenlerdir” diye konuştu.

Ayaktaki küçük kızarıklık bile çok önemli!

Diyabet hastalarında başlayan küçük bir kızarıklık ve yaranın çok önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, “Dokunun yeterince beslenmemesine bağlı olarak iyileşmeyen bölgeye ayrıca enfeksiyon yerleşmesi sonucu yaranın tedavisi daha da güçleşir.

Diyabet hastalarında bacak sinirlerinin bozulması (nöropati), damarların tıkanması ve savunma sisteminin zayıflaması sonucu yaraların iyileşme sorunu artar. Diyabetik hastalarda başlayan küçük bir kızarıklık, başlayan yara bile çok önemlidir. Dikkatli bir takip ve tedavi gerektirir.

Bu durumdaki hastaların çoğunda ayakta kronik yaralar oluşur. Kronik yara oluşan hastaların yarısında yeterli tedavi yapılmazsa amputasyona kadar ulaşan kötü sonuçlar görülür” uyarısında bulundu.

Ayak yarası olmaması için şeker kontrol altında tutulmalı!

Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, diyabet hastalarının, kronik yara oluşmasından korunmak için alması gereken önlemleri de şöyle sıraladı:

– Şekerini kontrol altında tutmaları gerekir.

– Bu hastalarda koruyucu his duygusu kaybolacağı için her gün dikkatli ayaklarında yara kontrolü yapılmalı (Ayna yardımı ve yakınlarının yardımı ile)

Ayaklar her gün yıkanmalı, beyaz havlu ile kurulanmalı!

– Her gün ayak ılık su ve sabunla yıkanıp, yumuşak beyaz havlu ile kurulanıp, yumuşatıcı krem ile bakımı yapılması gerekir. Havlunun beyaz olması ufak bir kanamayı fark ettirecektir.

– Tırnaklar dikkatli ve düz kesilmeli, lastiksiz pamuklu dikişsiz çoraplar günlük değiştirilmeli.

Ayak yarası olmaması için mutlaka yumuşak ayakkabı giyilmeli

– Ayakkabıları yumuşak, yuvarlak ve kapalı burunlu, sıkmayan modelde olmalı. Parmak arası terlik, yüksek topuklu, dar önü açık ayakkabı giyilmemelidir. Mutlaka çorapla (en az iki ayakkabı dönüşümlü) giyilmelidir.

– Oluşan nasır, tırnak batığı, mantar hastalıklarını kendisi tedavi etmemeli, uzman hekim yardımı almalı.

– Kesinlikle çıplak ayakla dolaşılmamalı. Isıtıcılara, sıcak su torbalarına temas etmemeli.

Uzun yürüyüş ve uzun süre oturma sakıncalı

– Uzun süre oturmalarda ayak yukarı kaldırılmalıdır (iki üç saatte bir), istirahat ve egzersiz dengesi iyi sağlanmalıdır. (Uzun yürüme ve uzun oturma süreleri uygun değildir.)

– Antibiyotikli kremler kontrolsüz uygulanmamalı. Kesinlikle flaster, yara bandı ile kapatma yapılmamalıdır.”

Kronik ayak yarası tedavisi hastanede yapılmalı

Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, bu hastalarda yara oluşunca multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayarak ilerleyen kronik yara hastalarının tedavilerinin hastanede yatarak yapıldığına dikkat çekti.

Uzm. Dr. Abdullah Şarlak, “Bu kronik ayak yarası hastalarında öncelikle şeker düzeltilir, yara tedavisi yapılır. Kültür sonucuna göre antibiyotiğe başlanır. Yara bakımında günlük pansuman ve debritmana ek olarak vakum tedavisi, hiperbarik oksijen tedavisi gibi ek tedaviler uygulanır.

Hastaların damar yapısı gerekli tetkiklerle USG, BT, anjiyografi gibi girişimler yapılıp araştırmalıdır. Bu konuda girişimsel radyolojik işlem yapılır. Gerekirse damar cerrahı uzmanı müdahale eder. Daha sonra kontrol altına alınan yara gerekirse greftler ile kapatılır. 5 yıl içinde %75 tekrar yaraların oluşma riski bulunmaktadır.

Bu nedenle çok sıkı takip edilmeli” diye konuştu.

Diyabet hastalarına yaşam kalitesini artıran öneriler

Источник: https://indigodergisi.com/2018/05/diyabetik-ayak-yarasi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.