Diyabetlinin Sağlık Takvimi

Diyabetlilerin Yaz Tatilinde Yapması Gerekenler

Diyabetlinin Sağlık Takvimi
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Memorial Ataşehir Hastanesi

Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü uzmanları, “Diyabetlilerin sağlıklı bir yaz tatili geçirmesi için dikkat etmeleri gereken noktalar” hakkında bilgi verdi.

Diyabet hiperglisemi denen kan şekerinin yükseldiği, bir grup metabolik bozukla seyreden bir hastalıktır.

Genetik ve çevresel faktorlerin etkisiyle ortaya çıkan, insulin salgı bozuklukları ve glukoz yapımı ve kullanımıyla ilgili problemlerin eşlik ettiği bu hastalık zincirinde bir takım organ bozuklukları cok sık gorülür.

Giderek artan diyabetli sayısı, yanlış beslenmenin düzeltilememesi, organ hasarına bağlı ölümlerin çokluğu, tedavi ile ilgili zorluklar nedeniyle hastalık giderek önemli hale gelmektedir.

Bir diyabetlinin hastalık kontrolünde en önemli parametre kan şekerinin düzenlenmesidir. Açlık ve tokluk kan şekerleri ilerde yaşanılacak sağlık problemleri açısından en önemli göstergelerdir. Açlık kan şekerlerinin 90-110 mg/dl, tokluk kan şekerlerinin 140 mg/dl, HBA1C düzeylerinin 6,5 -7 arasında tutulması iyi bir tedavi protokolunun uygunlandıgını gösterir.

Yaz ayları bir diyabetlinin düzenini daha rahatça bozabildiği aylardır. Sıcak havalar, tatil yiyecekleri, su elektrolit dengesizliği, klimalı ortamlarda enfeksiyon riskinin artması, aşırı sıcaklar nedeniyle beslenme problemleri, uyku düzeni bozuklukları gibi etkenler diyabetlinin kan şekerini olumsuz etkileyebilir.

Şimdi bir diyabetlinin yaz tatilinde yapmaması gerekenleri özetleyelim.

1. GÜNEŞ ALTINDA FAZLACA KALMAYIN

Sıcaklarla beraber bol terleme, dehidratasyon, yani vucüttan su ve elektrolit kaybına neden olarak beklenmedik bir anda kan şekerinizi yükseltebilir.

Tansiyon düşüklüğü veya yüksekliğiyle birleştiginde daha vahim sonuçlar doğurabilir. Güneşin dik açıyla geldiği 11 00- 17 00 saatleri arasında mümkünse güneş ışığına fazlaca maruz kalmayın. Bol su tüketin.

Dehidratasyona bağlı diyabet komaları özellikle yaz aylarında oldukça sık gorülmektedir.

2. SU YERİNE DİĞER SIVILARI TÜKETMEYİN

Yaz aylarında genelde şu yanlışı yaparız. Su yerine meyve suları, soda, kola, çay, kahve, alkol gibi suyun yerine geçtiğini düşündüğümüz serinleten özellikli sıvılar tüketiriz.

Malesef bu sıvılar hem kan şekerinin oynamasına neden olur hem de vucuttan sıvı atarak sıvı kaybını daha da derinleştirir.

Özellikle diyabetik hastaların meyve suyu, alkol, bol kafeinlı içecekler içmemesini, onların yerine bol miktarda su tüketmesini öneriyoruz.

3.ÇIPLAK AYAKLA DOLAŞMAYIN

Sıcaklar arttı, yaz mevsimi geldi ve deniz kenarına, yazlıklara, tatil beldelerine yolculuklar başladı. Bir diyabetlinin yapmaması gereken en önemli maddelerden biri çıplak ayakla dolaşmaktır.

Vücudun elektiriği almak adına yapılan çıplak ayakla yürüyüşler, diyabetlinin deri bütünlüğü bozulduğundan kan sekeri nedeniyle vucut savunması zayıfladıgından ve ayrıca şekere bağlı ayakta sinir zedelenmesi nedeniyle hissizlik, uyuşmalar olabileceğinden mikropların kolayca deriden girmesine ayak enfeksiyonlarına, enfeksiyonların hızla ilerlemesine ve gangren olusumuna kadar giden bir sürece neden olabilir. Unutmayın ki amputasyon denilen ayak kesilmesi dunyada en sık diyabetli hastaların başına gelmektedir.

4. YAZ MEYVELERİNDEN BOLCA TUKETMEYİN

Çilek, üzüm, incir, kavun, karpuz, vişne gibi yaz meyveleri yüksek glisemik indekse sahiptir. Kan şekerinizi aniden yükseltebilir. Diyabetlinin bu tür yaz meyvlerinden uzak durması, kontrollu sekilde sadece tadına bakmak adına bir ölçek yemesi uygundur. Bunlar dışında dondurma, soğutulmuş tatlı içeren her türlü gıda, pastalar diyabetlinin diyetinde bulunmaması gereken gıdalardır.

5. ÖĞÜN ATLAMAYIN

Yazın yapılan en büyük yanlışlardan biri, sabah geç kahvaltı öğlen öğününü atlanması, gece geç yenen akşam yemekleridir. Bu öğün düzeninde maalesef diyabetlinin yapması gereken 3 ana, 3 ara öğün prensibi bozulmuş olur.

Kan şekerinin düzenlemesi için belli bir miktarda gıdanın belli sürelerle mideye ulaşması gerekmektedir. Geç yapılan kahvaltılar öncesinde hipoglisemi riskini sonrasında ise hiperglisemi riskini artırır.

Hastaların normal beslenme düzenlerini yaz aylarında da bozmadan devam ettirmeleri gerekmektedir.

6. EGZERSİZ DÜZENİNİ BOZMAYIN

Yaz ayları tatil anlamına gelse de, bir diyabetlinin hayatında sporsuz bir dönem olmamalıdır. Vücudun dinlenmesi egzersiz yapmayarak değil, tam tersi yaparak olur.

Yaz aylarında dikkat edilmesi gereken önemli kurallar egzersiz süresini abartılı bir şekilde uzatmamamak sıvı dengesine dikkat etmemek sıcak altında egzersiz yapmamamaktır.

Yaz aylarında şiddeti düşürülmüş, genelde serin ortamlarda yapılan, iyi su dengesiyle yapılmıs egzersizlere devam edilmelidir. Yüzmek en iyi spor aktivasyonu olabilir, saatlerine dikkat edildiği sürece.

7. KONTROLLERİNİ AKSATMAYIN

En çok yaşadığımız sıkıtılardan biri de, diyabetik hastanın yaz tatilinde doktorundan ve kontrolden uzaklaşmasıdır.

Gidilen yerde yeterli ekipmanın bulunmaması, hastanın “glukometre” gibi kendi kendinin kan şekerini ölçen aletlere sahip olamaması veya bunların çubuklarının tükenmesi beraberinde götürdüğü ilaçların tükenmesi ve yenilerinin alınanamaması veya alınmasının ertelenmesi gibi nedenlerden tam bir tatil döneminin yaşanması malesef üzücü sonuclar doğurmaktadır. Bir günlük kan şekeri oynaması bile önemli iken yaklaşık 3 ay boyunca kontrol dışında kalan diyabet hastası tekrar değerlendirildiğinde birçok organ bozukluğu gelişmiş olabilmektedir. Gittiğiniz yerde mutlaka bir sağlık tesisini sorgulayın ve düzeninizi bozmadan yapılması gerekenleri yaptırıp doktorunuzla iletişime geçin.

8. İLAÇLARINIZI YANINIZDA GÖTÜRÜN

Gittiğiniz her mekanda kullandıgınız ilaçlarınızı bulamayabilirsiniz, ulaşmanız zor olabilir. Tatil süresince gerekli olan ilaçlarınızı hesaplayın ve yanınızda biraz da fazlasını götürün.

Çok sıcaklar ilaçların saklanmasında problem cıkarabilir. Özellikle insulin kullanıyorsanız ilaçlarınızı taşırken soguk ortamlarla transportunu sağlayın ve gittiğiniz yerde mutlaka buzdolabı rafında saklayın.

Diğer ilaçlarınızı ise günes gormeyen, cok sıcak olmayan ve rutubetsiz bir ortamda saklayın.

9. UYKU DÜZENİNİZİ BOZMAYIN!

Yaz ayları sıcaklarla beraber uyku problemlerinizi artırabilir. Klimalı, çok sıcak ve rutubetli ortamlarda uyumak zor olabilir.

Uyku düzenin bozulması bir stres arttırıcı etki olarak kan şekerinizi bozabilir.

Uykusunu alamayan bir hasta, enerji veren içeceklere yönelebilir, atıştırmaları artırabilir bunlar da şeker dengesini etkileyebilir. Serin ve sessiz bir ortamda uykunuzu almaya çalışın.

10.YAĞLI YİYECEKLER TÜKETMEYİN!

Yaz ayları iştahın arttığı aylar olabilir. Özellikle yazlık mekanlarında yapılan mangal partileri, akşam eğlenceleri, alkol tüketiminin artması, misafirlerle artan yemekli kabuller gibi durumlarda maalesef kan sekerini, kalori alımını kontrol etmek zorlaşabilir.

Özellikle ağır ve yağlı yemekler depolanacagından insulin direncinizi daha da artırabilir, kolesterol dengenizi bozabilir.

Daha hafif, sıvı içeriği fazla, kızarma değil zeytinyağlı yiyeceklerin, bol sebzenin tüketildiği, kırmızı et yerine balığın tercih edildiği bir beslenme sekli sağlamalısınız.

Güncellenme Tarihi: 25 Haziran 2009Yayınlanma Tarihi: 25 Haziran 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/diyabetlilerin-yaz-tatilinde-yapmasi-gerekenler/

Diyabetli oruç tutabilir mi?

Diyabetlinin Sağlık Takvimi

Diyabetliler ramazanda ne yapacağını iyi bilmiyor. Nisan ayında İstanbul’da yaklaşık 15 ülkeden 100 civarında uzmanın katıldığı önemli bir toplantı vardı.

İkincisi İstanbul’da yapılan “Uluslararası Diyabet ve Ramazan Sempozyumu” nda tüm İslam ülkelerini ilgilendiren diyabetli hastalarla ilgili çok önemli kararlar alındı.

“Diyabetliler oruç tutmalı mı, kimlerin oruç tutması önerilmez, diyabetliler oruç tutmak isterse ne yapmalı?” gibi soruların cevapları üzerine konsensüs oluşturulmaya çalışıldı.

Diyabet ve ramazan

Sempozyumun eşbaşkanlığını birlikte yaptığımız Atlanta Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mahmoud Ibrahim, açılış konuşmasında “Dünyada yaklaşık 1.7 milyarın üzerinde Müslüman’ın yaşadığını, bu popülasyonun yaklaşık % 10’unun diyabetli olduğunu” vurguladı.

150 milyonun üzerinde diyabetlinin sağlığını ilgilendiren bu konuda az bilgi sahibi olduğumuzu ve tüm Müslüman ülkelerde benzer sorunların yaşandığını söyledi. Genel olarak diyabetlilerin, ramazanda nasıl davranmaları gerektiği konusunda yeterli bilgi sahibi olmadıklarını ve oruç tutma konusunda bir görüş birliği bulunmadığını belirtti

Bu sempozyumda sunulan birçok İslam ülkesinin katıldığı çalışmada, Tip 2 diyabetlilerin yaklaşık % 75’inin, Tip 1 diyabetlilerin ise % 20’sinin oruç tuttuğu gözlendi. Bu araştırmada öne çıkan diğer bir bulgunun da hekim ile hasta arasında kopukluk olduğu, diyabetlilerin büyük çoğunluğunun oruç konusunda hekimlerine danışmadığı belirlendi.

Bu çalışmanın sonuçlarından iki gerçek ortaya çıkıyor: Hasta oruç konusunda doktora danışırsa nasıl olsa “Hayır” cevabını alacağını düşünüyor, doktorlarda da söylediklerinin diyabetliler üzerinde bir etkisi olmayacağı önyargısı var.

Bu sempozyumun asıl amaçlarından biri, diyabetli hasta ile hekim arasındaki işbirliğini artırmak oldu.

RAMAZAN NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Peki diyabette risk değerlemesi nasıl yapılıyor?

Uzmanlar, oruç açısından diyabeti üç ayrı kategoride değerlendiriyor.

1. Grup: İnsülin direnci veya gizli şekeri olanlar ya da Tip 2 diyabet tanısı yeni konulmuş ama henüz şeker düşürücü ilaç kullanmayan diyabetliler bu grupta değerlendiriliyor. Bu gruba giren diyabetliler, hekim kontrolünde olmak kaydıyla eğer arzu ediyorlarsa oruç tutabilirler. Bu kişiler oruç süresince kan şekeri takibi ve beslenme programına devam etmelidir.

2. Grup: Tip 2 (ileri yaşta ortaya çıkan) diyabeti olan ve diyabete bağlı herhangi bir organ hasarı henüz bulunmayan, şeker düşürücü haplarla ya da bazal insülinle diyabeti kontrol altında olan diyabetliler bu kategoriye giriyor.

Uzmanlar kurulu kararına göre bu gruba giren diyabetlilere oruç tutması önerilmez, dini olarak da hastalığı nedeniyle oruç tutması caiz değildir. Ama hasta oruç tutmayı arzu ediyorsa mutlaka doktor kontrolü altında ve çok sık kan şekeri kontrolü altında tutulmalı.

3. Grup: Tip 1 (genç yaşta diyabeti olan ve insüline bağımlı) diyabetliler, Tip 2 diyabetin ileri döneminde olan, çoklu doz insülin kullanan, kan şeker kontrolü güç, gün içinde ani şeker düşmesi ve yükselmesi olan değişken seyirli diyabetliler ve diyabete bağlı organ hasarı olan hastalar bu grupta kabul ediliyor.

Bu gruptaki hastalara oruç tutması kesinlikle önerilmez, yaşamsal risk vardır ve ileri derecede hastalığı olduğu için dinen caiz değildir. Ramazan süresince tedavisini düzenli olarak sürdürmeli, beslenme planını uygulamalıdır.

  ÇOCUK DİYABETİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

İlaçlarını nasıl kullanmalı

Her diyabetlinin tedavisi kendisine özeldir. Diyabetli eğer oruç tutmakta ısrarlıysa mutlaka hekimine danışmalı ve tedavi planı yeniden düzenlenmeli. Genel hatlarıyla diyabet tedavisinde kullanılan haplar üç gruba ayrılır.

İnsülin direncini tedavi eden ilaçlar (metformin ve pioglitazon grubu), kan şekerini regüle edenler (inkretin grubu ilaçlar) ve kan şekerini düşürücü (silfonilüre, glinid grubu) ilaçlar. Diyabetli bir hastanın ramazanda insülin direnci ilaçlarını ve kan şekerini regüle eden ilaçların dozlarını ve saatlerini düzenlemeye gerek yok.

Ancak kan şekeri düşürücü ilaçların ve uzun etkili insülinlerin dozlarının yeniden düzenlenmesi, doz ağırlığının iftara kaydırılması gerekir. Aksi takdirde ani kan şekeri düşmeleri olabilir.

DİYABET NEDİR?

Ne yapmalı?

– Diyabetli iseniz, oruç tutup tutmama konusunda hekiminizle konuşun.

– Uluslararası Ramazan ve Diyabet Çalışma Grubu’nun önerilerine göre risk değerlendirmesi yapın.

– Yüksek riskli 3. Grup’ta iseniz, çok dikkatli olun ve doktorunuzun önerilerini dikkate alın.

– Oruç tutmaya karar verdiyseniz kan şekeri ölçümlerini düzenli yapın.

– Beslenme programınıza dikkat edin, kilo almayın.

– Hipoglisemi için önleminizi alın.

– İlaç tedavisini atlamayın.

Источник: //hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1035467-diyabetli-oruc-tutabilir-mi

Diyabet hastalarına beslenme önerileri – Anadolu Sağlık Merkezi

Diyabetlinin Sağlık Takvimi

okuyabilirsiniz.

Sağlıklı (kompleks) karbonhidratlar: Karbonhidratlar yaşam için gerekli üç ana besin grubundan biri olup başlıca enerji kaynağıdır. Karbonhidratlar protein ve yağlara göre glukoz düzeyleri üzerinde çok daha fazla rol oynar. Ancak karbonhidrat içermeyen sağlıklı bir beslenme planı düşünülemez.

Karbonhidratlar söz konusu olduğunda akılcı davranmak gerekir. Gıdalarla alınan tüm karbonhidratlar (basit şekerler, kompleks karbonhidratlar) vücutta yıkılarak glukoza dönüşür. Kompleks karbonhidratların yıkımı daha uzun sürede gerçekleşir. Yavaş sindirildiği için emilim daha yavaş ve dengelidir.

Bu nedenle basit karbonhidratların neden olduğu ani kan şekeri yükselmesi ve aşırı insülin salınımı görülmez. Gerekli lifi sağlayıp uzun süre tokluk hissi verirler.

Beyaz ekmek, makarna, pirinç, mısır, mısır gevreği, şekerli gıdalar yerine meyve, sebze, tam tahıl, kuru baklagiller (fasulye, nohut, bezelye ve mercimek) ve düşük yağ içeren süt ürünleri gibi sağlıklı karbonhidratlar tercih edilmelidir.
Liften zengin gıdalar: Bitkisel kaynaklı gıdaların sindirilemeyen ve emilemeyen kısımlarıdır.

Kardiyovasküler hastalık riskini azaltır ve kan şekerini düzenler. Sebzeler, meyveler, kabuklu yemişler, kuru baklagiller (fasulye, nohut ve bezelye), tam buğday unu ve buğday kepeği liften zengindir.

Balık: Haftada en az 2 kez tüketilmelidir. Kırmızı ete göre yağ içeriği daha düşüktür. Izgara tercih edilmelidir.

İyi yağlar: Tekli ve çoklu doymamış yağlar tercih edilmelidir. Badem, ceviz, zeytin, zeytin yağı vb kolesterolü düşürür. Ancak yağların kalori içeriğinin yüksek olduğu unutulmamalıdır.  

Diyabet hastalarının kaçınması gereken yiyecekler

  • Doymuş yağlar: Yüksek yağ içerikli süt ürünleri, hayvansal proteinler (biftek, sosis, salam vb) gibi. Günlük kalorinin %7’sinden fazlasını geçmemelidir. 
  • Trans yağlar: Bu tür yağlar işlenmiş gıdalarda ve margarinlerde bulunur.

     

  • Kolesterol: Yüksek yağ içerikli süt ürünleri, hayvansal proteinler, yumurta, kabuklu deniz ürünleri ve sakatatta bulunur. Günlük tüketim 300mg’ı geçmemelidir. 
  • Tuz: Bir çay kaşığından (2300 mg sodyum) fazla tüketilmemelidir.

    Sodyum (tuz) böbreklerde glukoz geri emiliminde rol oynar.  

Glisemik indeks (Gİ)

Bir besinin ne kadar hızlı glukoza dönüştüğünün işaretidir. Glisemik yük (GY) ise bir besinin hem glisemik indeksini hem de içerdiği glisemik yükü yansıtır. Yüksek Gİ olan gıdalar kan şekerini hızlı yükselttiği için tercih edilmemelidir.

Beyaz ekmek, beyaz pirinç, patates, fırınlanmış gıdalar, tatlılar ve işlenmiş gıdaların çoğu yüksek Gİ sahibidir ve kaçınılmalıdır.

Sebzeler, meyveler (meyve suyu hariç), kabuklu yemişler, tam tahıl, kuru baklagiller, kahverengi pirinç, tam tahıllı ekmek ve makarnalar düşük glisemik indekse sahiptirler ve tercih edilmelidirler.  
 

Şeker hastalarına genel öneriler ve ipuçları

  • Özel diyabetik ürünler ve size özel yemeklere ihtiyacınız yoktur.
  • Aileniz için pişirilen, “sağlıklı” her besin sizin için de uygundur.
  • Her gün her besin grubundan yemelisiniz.
  • Kompleks karbonhidratları tercih edin ve lif alımını artırın.

     

  • Daha fazla nişastasız sebze (brokoli, ıspanak), meyve ve bakliyat tüketin.
  • Çilek düşük kalorili, liften ve sudan zengin iyi bir meyve seçeneğidir.
  • Tahılların en az işlenmiş olanlarını tercih edin. 
  • Yulaf kan şekerinin hızla yükselmesini önleyip kan şekerini düzenler ve kilo vermeye yardımcı olur.

     

  • Patates ve işlenmiş tahıllardan kaçının (beyaz ekmek, beyaz makarna, vs.).
  • Tatlılardan kaçının.
  • Yağ, şeker ve tuzu mümkün olduğunca az kullanın.
  • Bir çay kaşığından (2300 mg sodyum) fazla tüketmeyin (hipertansiyon olmasa bile). Sodyum (tuz) böbreklerde glukoz geri emiliminde rol oynar.

     

  • Sağlıklı et tercih edin (balık, yağsız kırmızı et, tavuk eti).
  • Sağlıklı yağlar tercih edin; zeytin yağı, kabuklu yemişler (badem, ceviz, vs.). Hazır, paketlenmiş gıdada bulunan trans yağları tüketmeyin.

  • İlk gıda alımını takiben belli bir süre sonra beyindeki tokluk merkezi uyarılacağı için ne kadar yavaş yemek yenilirse o kadar az kalori alımı ile bu süreye ulaşılmış olur.
  • Tokluk hissedince yemeye devam etmeyin.
  • Sabredin. Belli gıdalara olan düşkünlük zamanla kaybolabilir ve tercihler değişebilir.

    Yeme alışkanlığınız iyi yönde değiştikçe zamanla eskiden çok sevdiğiniz gıdalar çok tatlı ve ağır gelmeye başlayacak ve gıda tercihiniz kendiliğinden sağlıklı yöne kayacaktır.

  • Diyabet şekerin sıfırlanması demek değildir. Çok ufak miktarda ve seyrek olarak tatlı tüketilebilir.

    Bu durumda aynı öğündeki karbonhidrat içeren gıdalar (ekmek, makarna, pilav vb) kısıtlanmalıdır. Yavaş ve tadına vararak yerseniz az miktarda yiyerek tatlı isteğinizi de gidermiş olursunuz. Tek başına değil öğünle beraber alınması tatlının yol açacağı ani ve aşırı kan şekeri yükselmesini önleyecek hem de tok olduğunuz için az bir miktar bile yeterli olacaktır.

Hayatınızda şekeri azaltmanın yolları

  • Meyve suyu yerine lif içeriği zengin meyveyi tercih edin.
  • Tarçın, vanilya ve hindistan cevizi tatlı hissi verdiği için şeker ihtiyacınızı azaltır.

  • Tatlı krizlerini sağlıklı tatlı ile giderin (dondurma yerine süt, buz, muz veya başka meyvelerin mikserden geçirilmesi veya tatlandırıcı kullanılarak yapılan tatlılar gibi).
  • Bal, reçel, marmelat gibi gıdalardan sakının.

    Reçelin meyveye su ve bol miktarda şeker katılarak hazırlandığını ve boş kalori içeriği olduğunu unutmayın. Bunun yerine taze veya kuru meyve tercih edin.

  • En zararlı yağlar doymuş yağlar ve trans yağlardır. Doymuş yağlar hayvansal ürünlerde (kırmızı et, yağlı süt ürünleri) bulunur.

    Trans yağlar, sıvı bitkisel yağların daha katı ve dayanıklı olması için hidrojenlenmesi ile elde edilir.

  • En sağlıklı yağlar doymamış yağlar olup bitki ve balık kaynaklıdır. Oda ısısında sıvı halde bulunur.

Diyette sağlıksız yağları azaltıp iyi yağları artırmanın yolları

  • Yemeklerde zeytinyağını tercih edin.
  • Pişirmeden önce et üzerinde görünen tüm yağları, tavuk ve hindinin derisini uzaklaştırın. 
  • Cips ve kraker yerine atıştırmalık olarak badem, ceviz gibi kuruyemişleri tercih edin. 
  • Kızartma yerine ızgara ve fırında pişirmeyi tercih edin.
  • Krema yerine yağsız süt ve un karışımı tercih edin.

     

  • Vücut ağırlığındaki %5-10 azalma bile kan şekeri düzeylerinde anlamlı düzelmeye yol açar. İdeal kiloya ulaşma hedefi sizi korkutuyorsa öncelikli hedefi %5-10 olarak belirleyin. Bu hedefe ulaşmak için karbonhidrat saymanız veya aç kalmanız gerekmez. Bu hedefe ulaşınca motivasyonunuz artacağı için hedeflerinizi büyütebilirsiniz.

  •  Mevcut kilonuza kaç yılda ulaştığınızı düşünün ve bu nedenle birkaç ay içinde mucizeler beklemeyin. Ulaşılabilir ve mantıklı hedefler koyun.
  • Kahvaltıyı atlamayın, kan şekerinizi dengede tutacaktır.
  • Aç olduğunuzda bir öğünde normalde yiyeceğinizden çok daha fazla yersiniz. Bu nedenle öğün atlamayın, üç ana ve üç ara öğün tüketin.

    Böylece ana öğüne daha tok girip daha az kalori almış olursunuz.

  • Her gün aynı saatlerde, ara ve ana öğün yemeye özen gösterin, öğün atlamayın.
  • Günlük kalori alımının aynı düzeyde olmasına dikkat edin. Bir gün veya bir öğünde fazla kalori alıp bir diğerini azaltmak veya atlamak kan şekeri dengenizi bozacaktır.

  • Kalori günlüğü tutun, günlük tutanlar tutmayanlara göre iki kat daha fazla kilo kaybetmektedir.
  • Yediklerinizi ve içtiklerinizi yazmanız neyi, neden ve ne kadar yediğiniz konusunda farkındalığınızı artıracaktır.
  • Sağlıklı beslenmenize engel olduğunu düşündüğünüz hayatınızdaki faktörleri gözden geçirin (iş, aile vb.).

  • Uykusuzluk ve stres diyet uyumunu güçleştirir ve kilo alımına yol açar.
  • Stresle baş etmenin yollarını araştırın (hobi, yürüyüş, doğa, vs.). Eğer kendi başınıza baş edemiyorsanız destek alın.
  • Dışarıda yeme alışkanlığınızdan kurtulun, sayıyı minimuma indirin. Evde yemek olmadığı için hazır yemek tüketmeyin.

  • Evde hızla hazırlanabilecek ya da açlığınızı giderebilecek sağlıklı besinler bulundurun. (yoğurt, sebze, meyve, ceviz, badem, vs.).
  • Alışveriş öncesi sağlıklı bir liste hazırlayın ve bunun dışına çıkamayın.
  • Çikolata, cips gibi gıdalar tüketmeyin, çocuklarınıza da erken yaşta sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırın.

  • Kilo vermeniz gerekiyorsa veya iradenize hakim olamıyorsanız servis tabaklarını küçültün.
  • Ana öğünden önce çorba veya salata tüketin.
  • Daha fazla çiğneyin, yavaş yemenizi sağlayıp tokluk hissi verecektir.
  • Daha fazla su tüketin.
  • Yemeklere baharat ilavesi iştahı azaltacaktır.
  • Fazla tuz içeren işlenmiş gıdalardan kaçının.

  • Televizyon, telefon veya tablet başında yemek yemeyin, farkında olmadan daha fazla yemenize yol açar.
  • Gıdaların kalori içeriği hakkında bilginizi artırın. Bilginiz arttıkça bilinciniz ve diyet uyumunuz artacaktır.
  • Aç kalmak sadece daha fazla yemenize neden olacaktır.
  • Sağlıklı beslenen insanlarla vakit geçirin ve yakınlarınızı bu konuda bilinçlendirin.

Kan şekerini düzenleyen gıdalar

Bu gıdaların hiçbiri diyabet tedavisinde bir mucize değildir. Az sayıda çalışmada kan şekeri düzeylerini bir miktar düşürdükleri gösterilmiş olmasına rağmen yeterli kanıt yoktur.

Pişirmenin ve diğer gıdalarla birlikte tüketilmelerinin ne tür etkilere yol açacağı hakkında da yeterli veri mevcut değildir. Bu gıdaların tüketimi doktorunuzu danışmadan ve düzenli kan şekeri ölçümü yapmadan ilaç veya insülin tedavinizi kesmeniz veya azaltmanız anlamına gelmez.

Tarçın: Günde 1 tatlı kaşığı tarçın açlık kan şekerini düşürüp, insülin duyarlılığını artırır.

Enginar, kereviz ve soğan: Enginarın içindeki cynarin kan şekeri düşürücü özelliğe sahiptir, soğan kan şekeri düşürücü özelliği olan kromyum içerir.

Asitli meyveler: Kan şekerini düşürücü etkileri olmasına rağmen içerdikleri şeker nedeni ile fazla tüketildiğinde kan şekerini yükseltirler (portakal, greyfurt, ananas, çilek, yaban mersini, nar, kivi, ekşi elma ve vişne).

Sirke ve limon suyu: Asitli gıdalar mide boşalmasını yavaşlatıp kan şekerinin hızla yükselmesini engeller. Salatalara ilave edilebilir.

Yaban mersini: Bir çalışmada yaban mersininden hazırlanan bir ekstrenin insülin duyarlılığını azaltıp, diyabet gelişimini önlediği gösterilmiştir.

Baharatlar: Bir çalışmada glukoz ve kolesterol metabolizması üzerine olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir.

Источник: //www.anadolusaglik.org/blog/diyabet-hastalarina-beslenme-onerileri

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.