Diyabette Kan Şekeri Takibi

içerik

Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ

Diyabette Kan Şekeri Takibi

Kişisel Bilgilerinizin gizliliğinin korunması Novo Nordisk için önemlidir. Bu çerçevede hazırladığımız Gizlilik Politikamızın kısa bir özetini aşağıda bulabilirsiniz.

İşbu Gizlilik Politikası’nın amacı, websitemizde ne tür bilgiler topladığımız, bunları nasıl sakladığımız ve kullandığımız, bu bilgileri hangi koşullar altında işleyip açıklayabileceğimiz konularında sizleri tam olarak aydınlatmaktır.

BU INTERNET SİTESİNİ KULLANARAK, BİLGİLERİN BU GİZLİLİK POLİTİKASINDA BELİRTİLDİĞİ BİÇİMİYLE İŞLENMESİNİ, TOPLANMASINI, SAKLANMASINI VE KULLANILMASINI ONAYLAMIŞ OLUYORSUNUZ.

Ziyaretçi/kullanıcı kişisel verileri NovoNordisk tarafından görevlendirilen firma PortalGrup İnternet Hizmetleri ve Yazılım Geliştirme Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (“Portalgrup”) tarafından tutulacaktır. Herhangi bir kişisel verinizi tarafımıza sunmadan da sitemizden faydalanabilirsiniz.

İnternet sitemizde paylaştığınız kişisel bilgilerinize her zaman erişim hakkınızın bulunduğu ve bu bilgilerin silinmesi, değiştirilmesi ve güncellenmesini her zaman talep edebileceğinizi belirtmek isteriz.

Kişisel bilgilerinizi bu internet sitesinde bildirmenizden sonra, siz bize aksi şekilde bir talimat vermedikçe, bu bilgiler bizden istediğiniz hizmeti size sunduğumuz sürece ya da yasalar bunu istediği sürece Portalgrup tarafından saklanacaktır.

1. Gizlilik Taahhüdü

“Kişisel Veriler” terimi, bu Gizlilik Politikasında kullanıldığı biçimiyle, size düzenli aylık bilgilendirme amaçlı e-bülten gönderimi için kullanılabilecek e-posta adresinizdir. Kanuni zorunluluklar haricinde Kişisel Veriler yalnızca işbu Gizlilik Politikası uyarınca işlenecek ve Portalgrup tarafından tutulacaktır.

İnternet sitemizde paylaştığınız bilgilerin bir kısmı, sizin yaşadığınız ülkeden farklı veri koruma kanunları olan başka ülkelerde yer alan bilgisayarlarca depolanıp işlenebilir. Bu tür durumlarda, bizler asgari olarak ülkenizde mevcut veri koruma kanunlarınca sağlanan korumanın bu bilgiler bakımından da sağlanacağını temin ediyor olacağız.

2. Kişisel Verilerin Kullanım Amacı

Aksi belirtilmediği takdirde, bu site yoluyla toplanan bilgileri, sitemizin içeriğini geliştirmek, siteyi tercihleriniz temelinde ihtiyaçlarınıza göre düzenlemek, (eğer talep etmişseniz) size bilgi sunmak amacıyla, kendi pazarlama ve araştırma amaçlarımız için ve belirtilen diğer herhangi bir amaç için kullanabiliriz. Ayrıca bu site aracılığıyla, kişisel nitelikte olmayan edinilmiş bilgilerin tümünden tamamen faydalanabiliriz.

İşbu internet sitesi kapsamında, ziyaretçi/kullanıcılar tarafından kendi rızaları doğrultusunda siteye sunulan kişisel veriler Portalgrup tarafından saklanmakta ve işlenmekte olup, bu veriler NovoNordisk ile paylaşılmamaktadır.

İşbu internet sitesi kapsamında; Portalgrup tarafından ziyaretçi/kullanıcılardan toplanan kişisel veriler, kanunlarca açıkça aksi öngörülmediği sürece, NovoNordisk adına kurulan diğer websitelerinde Portalgrup veya NovoNordisk’e bağlı diğer ajanslar tarafından uzaktan hizmet verilmesine yarayacak bilgiler niteliğindedir. Bu uzaktan hizmetler kişisel bilgilerin Novo Nordisk ile paylaşılmasına yol açmayacak olup şu alanları içermektedir:

• Kişisel iletişim hizmetleri (veri alışverişi) • Genel iletişim veya bilgi iletişim hizmetleri

• İnternetin kullanımıyla bağlantılı hizmetler

Kişisel veriler ancak Portalgrup tarafından mevzuat gereğince veya ziyaretçi/kullanıcının muvafakatiyle alınacaktır. Ancak bu bilgilerin Portalgrup tarafından kullanımında muvafakat aranmayacaktır.

Ayrıca, sitemize sunduğunuz kişisel bilgileri ve iletişim bilgileri Portalgrup tarafından pazar araştırması vb. hizmetler için kullanılabilecektir.

3. Kişisel Verilerin Açıklanmaması

Portalgrup tarafından toplanan kişisel verileriniz, bu Gizlilik Politikasında belirtilenler dışındaki üçüncü şahıslara verilmeyecek, açıklanmayacak ya da başka şekilde ifşa edilmeyecektir.

Kişisel verileriniz, verilerin asıl toplanma amacına uygun olarak işlenmesi ya da bu internet sitesinin yararlılığının değerlendirilmesi, veri yönetimi ya da teknik destek gibi amaçlarla işlenmesi için Portalgrup adına hareket eden üçüncü şahıslarla da paylaşılabilinir.

Bu sitenin ticari faaliyetlerinin ya da bunların bir kısmının satılması veya devir edilmesi durumunda; söz konusu satış veya devirle bağlantılı olarak, sizden alınan Kişisel Veriler Portalgrup tarafından satın veya devir alan üçüncü şahıslara aktarılabilecektir; böyle bir durumda alıcının veya devir edilen tarafın Kişisel Verileri bu Gizlilik Politikasına uygun olarak kullanmasını temin edeceğiz. Yürürlükte bulunan yasaların, mahkeme kararlarının ya da kamu kurumları tarafından alınan kararlar uyarınca ya da yurt içinde ya da yurt dışında cezai ya da başka hukuki soruşturma ya da kovuşturmaların desteklenmesi amacıyla Kişisel Veriler üçüncü şahıslara açıklanabilecektir.

4. Erişim, Düzeltme, Silme ya da İtiraz Hakkı

Portalgrup tarafından toplanan kişisel verilerinizin her işlenmesinde bu verilerin toplanma amacına uygun olarak doğru ve güncel tutulmasını sağlamak için gereken makul düzeydeki önlemleri almaktayız.

Anılan veri işleme uygulamasının bu politikada belirtildiği biçimiyle meşru amaçlar ya da yasalara uygunluk doğrultusunda işlenmediği takdirde Kişisel Verilerinizin işlenmesine itiraz edebilmenize olanak sağlayacağız.

Portalgrup ile elektronik posta veya telefon aracılığı ile irtibata geçerek her türlü Kişisel Verinizin Portalgrup tarafından düzeltilmesini, güncellenmesini ya da silinmesini talep edebilirsiniz.

Kişisel verilerin silinmesine ilişkin talepler, aksi kanunlarca açıkça öngörülmediği müddetçe (örneğin sizin izninizle alınmış kişisel verilerinizle ilgili olarak görülen mahkeme nezdinde bir dava ile bağlantılı olarak) bizim için bağlayıcılığı olan geçerli her türlü yasal ve etik bildirim, belge dosyalama ya da tutma yükümlülüklerine tabidir.

5. Güvenlik Ve Gizlilik

Bilgisayar bağlantılı olarak Portalgrup tarafından toplanan kişisel verilerinizin güvenliğini ve gizliliğini sağlamak için güvenli veri ağlarının yanı sıra endüstri standartlarında güvenlik duvarı ve veri koruma uygulamaları kullanmaktayız.

Kişisel Verilerinizin Portalgrup tarafından işlenmesi sırasında, bilgilerin kaybolmasını, kötüye kullanılmasını, açıklanmasını, değiştirilmesini, yok edilmesini; bu bilgilere izinsiz erişimi önleyecek biçimde makul düzeyde önlemler almaktayız.

Ancak NovoNordisk, Kişisel Verileri korumak üzere belirli prosedür ve standartlara tabi olarak makul önlemler almakta ve bu önlemleri teknolojik gelişmeler ışığında güncellemekte ise de; İnternet üzerindeki güvenlik önlemlerini atlatmak ya da bu verilere müdahale etmek isteyebilecek kişilere karşı tam bir güvenlik garantisi vermemektedir.

6.Otomatik olarak alınan bilgiler

Ziyaret tarih ve saatiniz, bilgisayarınızın IP adresi, bağlı bulunduğunuz domain gibi bilgiler, internet site istatistiklerini oluşturan programlarca kaydedilir. Bu bilgiler kişisel değildir ve sadece internet site trafiğinin analiz edilmesi ve sitenin geliştirilmesi için kullanılır.

Kişisel olmayan bilgiler, sorduğunuz sorular ya da paylaştığınız yorumlar, fikirler ve öneriler gibi şahsi olmayan bilgilerden veya tarafımızca toplanabilecek ve herhangi bir Kişisel Bilgi ile bağlantılı olmayan bilgilerden oluşmaktadır. Kişisel olmayan ve gizlilik taşımayan bilgiler olarak değerlendirilecek ve tarafınıza karşı herhangi bir yükümlülük taşımaksızın, herhangi bir amaç için ve herhangi bir surette ifşa edilebilecek ve/veya kullanılabilecektir.

7. Çerezler (cookies)

İnternet sitemiz diğer pekçok internet sitesi gibi “cookie” adlı bir teknolojiyi kullanmaktadır. Bu teknoloji sayesinde bizi tekrar ziyaret ettiğinizde sizi hatırlamamız mümkün olabilmektedir. “Cookie”ler kişisel bilgiler içermez ancak bir kullanıcının şifresi, sitede ziyaret ettiği sayfalar, ziyaret tarihi vs.

gibi bilgileri güvenli bir şekilde saklayabilir. “Cookie”ler sabit diskinizden dosya alınması, epostalarınızın okunması veya bilgisayarınıza virüs taşınması için kullanılamaz. İsterseniz tarayıcı programınızı bu teknolojiyi kullanmayacak şekilde ayarlayabilir ve “cookie”leri sabit diskinizden silebilirsiniz.

Bu konuyla ilgili yardım için lütfen tarayıcı programınızın “Yardım” bölümüne başvurunuz.

Novo Nordisk ve tüm dünyadaki iş ortakları, temsilcileri ve iştirakleri bu internet sitesinde saklanan bilgileri, işbu Politika’da belirtilen kapsam dışında tarafınızca onaylanmadan üçüncü şahıslar ile paylaşmamayı taahhüt eder.

Bu politika sadece ziyaret edilen internet sitesi için geçerlidir. İnternet sitemizde yer alan linkler ile ulaşabileceğiniz diğer internet sitelerini bağlamamaktadır.

8. Diğer Sitelere İlişkin Linkler

Bu Gizlilik Politikası, yalnızca bu site için geçerlidir; NovoNordisk’e ait olmayan internet siteleri için geçerli değildir. Ancak internet sitemizde ziyaretçi/kullanıcıların ilgisini çekebileceğini düşündüğümüz başka internet sitelerine ait linkler bulunabilir.

Amacımız, link verilen sitelerin güvenli internet siteleri olmasını sağlamaktır.

Ancak, bu durum hiçbir şekilde link verdiğimiz internet sitelerinin güvenli olduğu veya gizlilik standartları konusunda garanti verdiğimiz ve burada yer alan Gizlilik Politikası ve Kullanım Koşulları’nın, anılan sitelerde de yürürlükte olduğu anlamına gelmez.

Bu sebeple link verdiğimiz internet sitelerinin güvenliği ve içeriği ile ilgili olarak ziyaretçi/kullanıcılara herhangi bir garanti vermemekteyiz. Bu nedenle, bu internet sitesi dışında diğer bir sayfaya bağlanıldığında, kişisel tanımlayıcı bilgilerin verilmesinden önce, ilgili sitenin gizlilik politikasının incelenmesi tavsiye edilmektedir.

9. Çocukların Erişimi Hakkında

Bu site 18 yaş altı çocuklar için hazırlanmamıştır.

Çocukların gizliliğinin korunmasının önemine binaen, Portalgrup 18 yaş altı bireylerin bilgilerini, bu yönde yasal velilerinden önceden alınmış açık bir izin olmadan her ne amaçla olursa olsun toplamamakta ve kullanmamaktadır. Belirtilen yasal temsilcinin talep etmesi halinde çocuğun sağlamış olduğu bilgileri inceleme ve/veya bunların silinmesini gerekli kılma hakkı bulunmaktadır.

Ebeveynlerin, internet kullanımı ve internet sitelerine verilen bilgilerle ilgili olarak çocuklarıyla konuşmalarını tavsiye etmekteyiz.

10. Bize Ulaşın

Bu politika ve işbu internet sitesi kapsamında, Portalgrup ile aşağıdaki elektronik posta veya telefon aracılığı ile irtibata geçerek her türlü Kişisel Verinizin Portalgrup tarafından düzeltilmesini, güncellenmesini ya da silinmesini talep edebilirsiniz.

info@portalgrup.com
+90 (212) 279 42 42

NovoNordisk’in bilgi toplama, kullanma ve ifşa etme uygulamaları hakkında sorularınız veya talepleriniz olursa, bize aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz nnbilgi@novonordisk.com

Yasaların gerektirdiği haller dışında NovoNordisk ve Portalgrup, bu politika ve gizlilik uygulamaları ile ilgisi olmayan sorulara veya yorumlara cevap verileceğini garanti etmemektedir.

Источник: http://www.diyabet.com/diyabet/diyabet-takibi/diyabetin-kontrolu/hedef-kan-sekeri-degerleri-nelerdir/

​Diyabette kan şekeri düzeyi takibi hayati önem taşıyor

Diyabette Kan Şekeri Takibi

Büyütmek için resme tıklayın

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Güzin Oğuz Yıldırım diyabeti insülin eksikliği ya da insülin etkisindeki sorunlar nedeniyle organizmanın karbonhidrat yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı sürekli tıbbi bakım gerektiren kronik geniş kapsamlı bir metabolizma bozukluğu olarak tanımladı.

DIYABET PEK ÇOK ORGANDA HASARA YOL AÇABILIYOR

Diyabet tüm sinir ve damarlarda hastalıktır desek yanlış olmaz diyen Dr. Güzin Oğuz Yıldırım diyabetin pek çok organda hasara yol açabildiğini belirterek şunları söyledi:

Hızlanmış damar sertliği ile başta kalp damar hastalıkları dünyada ölüm oranı en yüksek hastalık gruplarını tetikleyip ilerlemesine sebep olmaktadır.

Göz damarlarının bozulduğu ve hastalığa has diyabetik retinopati adı verdiğimiz görme kaybına sebep olmaktadır.

Ayak ve el parmak uçlarından başlayarak hissizlik ve yanlış his gelişimi ile yaşam kalitemiz için oldukça büyük risk teşkil etmektedir. periferik nöropati

Sindirim sorunlarımızdan cinsel hayatımıza kadar yine yaşam kalitemizi bozmaktadır. Otonom nöropati

Diyalize kadar ilerleten böbrek hastalıklarında 1 numaralı sebep yine diyabettir. Diyabetik nefropati

Bağışıklık sistemimizi bozarak birçok fırsatçı mikroorganizmanın vücudumuzda enfeksiyona sebep olmasını kolaylaştırır.

Oluşan yaralarımızın iyileşmesini zorlaştırır geçirmemiz gereken ameliyatları riskli hale getirir ve ameliyat sonrası dönemde de risk artışı ile ayağa kalkma düzelme süresini uzatır.

ÇOK IDRARA ÇIKMA VE ÇOK SU IÇME DIYABET BELIRTISI OLABILIR

Diyabetin klasik ve daha az görülen belirtileri olduğunu ifade eden Dr.

Güzin Oğuz Yıldırım Klasik belirtiler olarak poliüri çok idrara çıkma polidipsi çok su içme polifaji çok yemek yeme veya iştahsızlık halsizlik çabuk yorulma ağız kuruluğu ve noktüri gece idrara çıkma sayılabilir.

Daha az görülen belirtiler ise bulanık görme açıklanamayan kilo kaybı inatçı infeksiyonlar tekrarlayan mantar infeksiyonları ve kaşıntı olarak sıralanabilir dedi.

TIP 1 DIYABET ÇOCUK VE GENÇLERDE GÖRÜLÜYOR

Diyabetes mellitus de denilen şeker hastalığının çeşitli formları olduğunu ifade eden Yıldırım Tip 1 Diyabet dediğimiz genellikle çocukluk ve gençlikte tespit edilen insülin yokluğu veya pankreas hücrelerine karşı vücut savunma hücrelerinin geliştirdiği salgılarla deforme olmasından kaynaklanmaka olup ancak vücudun yapamadığı insülini dışardan vücuda sağlayarak metabolizmayı dengede tutabilmekteyiz dedi.

TIP 2 DIYABET DOĞRU BESLENME VE KILO KONTROLÜ ILE ÖNLENEBILIR

Dr. Güzin Oğuz Yıldırım Tip 2 Diyabet denilen olguda ise insülin direnci adı verilen hücre çeperi alıcılarındaki bozukluğa bağlı olarak organizmanın ürettiği insülinin kullanımında sorunlar ortaya çıktığını söyledi. Dr.

Yıldırım Tip 2 Diyabet hastaları için kan şekerini olması gereken düzeyde tutmayı sağlayan tabletler cilt altı enjeksiyonlar insülinler insülin pompaları kullanıldığını söyledi. Dr.

Yıldırım hayat tarzı değişikliği ve kilo kontrolü sağlamanın Tip 2 diyabetten korunmada önemli olduğunu vurguladı.

DIYABETTE NE ZAMAN INSÜLIN TEDAVISINE GEÇILMELIDIR

Tip 1 Diyabetliler için insülin tedavisinden başka seçeneğin olmadığını ve hemen başlanması gerektiğini kaydeden Dr.

Güzin Oğuz Yıldırım Tip 2 Diyabetliler için ise insülin kullanımına dair hekimlerin tedavi yaklaşımları değişmekle birlikte hastaların hayati risk taşıdıkları hastanede tedavi edilmeleri gereken durumlarda insülin kullanımı en güvenilir yoldur.

Bunun dışında ilk tespitte oldukça yüksek kan şekeri varsa ve HbA1c dediğimiz ortalama 3 aylık kan şekerini öngörmemizi sağlayan testin 10 ve üzeri olması durumunda pankreası dinlendirmek ve yaşam değişikliği adaptasyonunu sağlayana kadar insülin tedavisi tercih etmekteyiz dedi.

DIYABETIKLER NASIL BESLENMELIDIR

Diyabetiklerde doğru ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu belirten Dr.

Güzin Oğuz Yıldırım Diyabetiklerde beslenme planı oluştururken amacımız bireye özgü sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşmasını sağlayarak ve uygulamaları destekleyerek kan glukoz düzeylerinde kardiyovasküler hastalık riskini azaltacak lipid profilinde kan basıncı ve vücut ağırlığında bireyselleştirilmiş hedefleri sağlamak ve korumaktır dedi.

5 CIVARINDAKI KILO KAYBI BILE INSÜLIN DIRENCINI AZALTIYOR

Kilolu ve insüline dirençli obez bireylerde 5 civarındaki kilo kaybının bile insülin direncini azalttığını ifade eden Dr. Yıldırım Bu nedenle diyabet riski olan kilolu veya obez bireylere kilo kaybı önerilir.

Enerjinin 30undan azının yağlardan karşılanması düzenli fiziksel aktivite ve düzenli izlemi içeren yaşam tarzı değişikliğine odaklı yapılandırılmış programlar ile hastanın başlangıçtaki kilosu 5-7 oranında azalabilir.

Günlük enerji alımından 500-750 kkal azaltmak ayda 2-3 kg ağırlık kaybı sağlar dedi.

DÜŞÜK KARBONHIDRAT DIYETI LDL-KOLESTREROL DÜZEYLERINI YÜKSELTEBILIR

Günlük karbonhidrat alımını 130 gın altında tutan düşük karbonhidrat içeren diyetlerin önerilmediğini vurgulayan Dr. Yıldırım Düşük karbonhidratlı diyetler düşük yağlı diyetlerle benzer kilo kaybı sağlar ancak LDL-kolesterol düzeylerini yükseltir. Düşük karbonhidratlı diyetlerin kısa süreli olan olumlu etkileri uzun vadede korunamamaktadır.

Akdeniz diyeti Hipertansiyonu Durduran Diyetsel Yaklaşım Dietary Approach Stop Hypertension-DASH ve bitkisel bazlı diyetler sağlıklı beslenme modellerine örnektir araştırmalarda olumlu sonuçları saptanmıştır fakat bireyselleştirilmiş beslenme planı belirli beslenme modellerinin uygulanmasından ziyade kişisel tercihler ihtiyaç ve hedefler üzerine odaklanmalıdır uyarısında bulundu.

MIDE KÜÇÜLTME OPERASYONLARI DÜŞÜNÜLEBILIR

Vücut ağırlığının azaltılmasında ilaç tedavisi yaşam tarzı değişikliği ile fiziksel aktivite kombine edildiğinde 5-10 oranında ağırlık kaybı sağlanabileceğini ifade eden Dr.

Yıldırım Bariyatrik cerrahi BKİ 35 kg/m2 olan tip 2 diyabetli bireylerde cerrahi müdahale düşünülebilir. Prediyabetli ve diyabetli bireylerde bariyatrik cerrahi riski ve uzun dönemli faydaları üzerinde çalışmalar devam etmektedir.

Bariyatrik cerrahi deneyimli hekimin bulunduğu donanımlı merkezlerde yapılmalıdır.

Bu kişilerin cerrahi öncesinde daha önceki diyet girişimleri obeziteye ilişkin sekonder nedenler ve obezite ile ilişkili riskler yönünden multidisipliner ayrıntılı bir incelemeden geçirilmesi ve perioperatuvar dönemden başlayarak metabolik ve spesifik nutrisyonel gereksinimleri açısından ömür boyu takipleri gereklidir dedi.

KARBONHIDRAT SAYIMI ÖĞRENILMELI

Dr. Güzin Oğuz Yıldırım sağlıklı olmak için gerekli beslenme modelinin tam taneli tahıllar meyveler sebzeler ve düşük yağlı süt gibi karbonhidratlı besinleri içermesi gerektiğini kaydetti.

Diyabet tedavisinde günlük karbonhidrat alımını 130 gramın altında tutan düşük karbonhidratlı diyetlerin önerilmediğini kaydeden Dr. Yıldırım Karbonhidrat sayımı değişim listeleri veya deneyime dayalı hesaplama yolu ile karbonhidrat alımının izlenmesi glisemik kontrolün sağlanmasında kilit noktadır.

Öğün zamanı insülinini kendisi ayarlayan veya insülin pompası kullanan tip 1 ve tip 2 diyabetliler insülin doz ayarını karbonhidrat alımına karbonhidrat/insülin: KH/İ oranı göre yapmalıdır.

Bunun için bireye karbonhidrat sayımı ve KH/İ oranının ve insülin duyarlılık faktör İDFnin hesaplanması için ayrıntılı beslenme eğitimi verilmeli bireye özgü kan glukoz ölçüm sonuçları ve besin tüketim kayıtları ilişkilendirilerek karbonhidratların kan glukozu üzerine etkisi açıklanmalıdır dedi.

Источник: https://www.bugunkocaeli.com.tr/haber/1742843/diyabette-kan-sekeri-duzeyi-takibi-hayati-onem-tasiyor

Kan Şekeri Takibinin Faydaları

Diyabette Kan Şekeri Takibi

Kendi kendine takip diyabetinizi kontrol altında tutmada sizin aktif rol almanız anlamına gelmektedir. Kendi kendine takibin en önemli kısmı kan şekerinizi ölçmenizdir. Ancak sadece kan şekerinizi test etmekle kalmayıp diğer testlerinizi de yaptırmanız çok önemlidir.

Bunlar 2-3 aylık ortalama kan şekeri seviyenizi görebileceğiniz Hemoglobin A1C ve vücudunuzun şeker yerine yağ yakmadığından emin olmanızı sağlayacak keton testidir. Aynı zamanda kilonuza, kan basıncınıza ve kan yağı adı verilen lipid seviyenize çok dikkat etmeniz gerekir.

Kan şekeri ölçümünüzü yaparak gün içindeki kan şekeri düzeyinin kaç olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Teknolojinin gelişimiyle birliklerde artık istediğiniz ortamda kan şekerinizi ölçebileceğiniz cihazlar edinebilirsiniz. Birçok insan nasıl hissettiğine göre kan şekeri seviyesinin kaç olduğundan emin olabileceğini düşünür.

Bazıları kan şekeri yüksekken düşük olduğunu ya da düşükken yüksek veya normal olduğunu hissedebilir.Emin olmak için yapılması gereken tek şey, kan şekerinizi ölçmektir.

Egzersiz yapmak kan şekeri seviyesini ne kadar düşürür? Fazla yemek kan şekeri seviyesini nasıl etkiler? Test yapmayı kendiniz ve diyabetiniz hakkında daha çok şey öğrenmek için bir araç olarak görmelisiniz.

Kan şekerimi ne sıklıkta test etmeliyim?

Ne kadar çok test ederseniz, kan şekeri kontrolü hakkında o kadar çok bilgi edinirsiniz. Kan şekerinizi her gün çok sayıda şey etkiler, örneğin yemek yemek, egzersiz yapmak, aldığınız ilaçlar, geçirdiğiniz hastalıklar ve yaşadığınız stres gibi. Bu nedenle, kan şekerinizi günün farklı saatlerinde test etmeniz önemlidir.

Kan şekerinin gerektiği gibi kontrolü diyabetle ilgili gelecekteki sorun risklerini azaltmada size yardım edecektir. Kendi kendine takip, çok yüksek veya düşük kan şekeri düzeyinden kaçınmak için gereksiniminiz olan bilgiyi size verir. Sağlık uzmanınız hangi sıklıkta test yapmanız gerektiğine karar vermenize yardım edecektir.

Kan şekerimi ne zaman test etmeliyim?

Sağlık uzmanınız size ne zaman test yapacağınıza karar vermenizde yardımcı olacaktır.Farklı zamanlarda kan şekeri sonucunuzu ölçmeniz iyi bir fikirdir. Kan şekerinizi ölçeçeğiniz uygun olabilecek zamanlar:

Kahvaltıdan önce. Buna açlık kan şekeri denir. Açlık 8 veya daha uzun süredir herhangi bir gıda almadığınız anlamına gelir.

  • Kahvaltıdan 1-2 saat sonra. Buna tokluk kan şekeri denir.
  • Öğle yemeğinden önce.
  • Öğle yemeğinden 1-2 saat sonra.
  • Akşam yemeğinden önce.
  • Akşam yemeğinden 1-2 saat sonra.
  • Yatmadan önce.
  • İnsülin alıyorsanız gece 2:00 veya 3:00’te. Aşağıdaki durumlarda, sıkı kan şekeri ölçümü yapmak iyi bir fikirdir:
  • Tedavi planınızda değişiklik olduğunda.
  • Diyabet için yeni bir ilaç kullanmaya başladığınızda.
  • Kan şekerinizin çok yüksek veya düşük olabileceğini düşündüğünüzde.
  • Hasta olduğunuzda.

Farklı zamanlardaki farklı kan şekeri düzeylerinden nasıl anlam çıkarabilirim?

Yemekten 1 veya 2 saat sonraki kan şekeri düzeyine tokluk kan şekeri denir. Araştırmalar diyabetli kişilerdeki kan şekeri düzeyinin yemek öncesi normal olsa bile, yemek sonrasında iki katı veya daha fazla oranda yükselebileceğini göstermektedir. Açlık ve tokluk şeker hedefleriniz hakkında sağlık profesyonelinizle görüşmeniz faydalı olacaktır.

Kan şekeri ölçüm sonuçlarımı kaydetmem gerekiyor mu?

Evet, kan şekeri ölçüm sonuçlarınızın yazılı bir kaydını (günlük takip kitapçığı) tutun. Ayrıca kan şekeri testinin tarih, saat ve yemekten önce mi sonra mı yapıldığını da yazın.Diyet, egzersiz, ilaç veya kendinizi nasıl hissettiğiniz hakkında bilgiyi de günlüğünüze kaydedebilirsiniz. Sağlık profesyonelinizi ziyaretinizde günlük takip kitapçığını daima yanınızda getirin.

Kendi kendine takibi iyileştirmek için ne yapabilirim?

  • Kullanmakta olduğunuz ölçüm cihazı ile birlikte verilen talimatları izleyin. Sağlık profesyonelinizle ölçüm cihazınız ve kendi kendine takip hakkında konuşun. Aşağıdaki ipuçları en doğru sonuçları almanıza yardım edecektir.
  • Ölçüm cihazınızı temiz tutun.
  • Test malzemenizi oda sıcaklığında tutun.
  • Test malzemenizin son kullanma tarihini kontrol edin.
  • Ellerinizi ılık, sabunlu suyla yıkayın.
  • İyice kurutun.
  • Yerçekiminin kanınızın parmak uçlarınıza akmasına yardım etmesi için elinizi sarkıtın.
  • Parmağınızı ayarlanabilir parmak delme cihazı ile delin.
  • Kan damlasını test stribine yeterli miktarda çektirin.
  • Sonuçlarınızı kaydedin.

Keton Testi

Keton testi kanınızda ne kadar keton veya asit bulunduğunun kontrol edilmesini kapsar, böylece vücudunuzun şeker yerine yağ yakmadığından emin olabilir ve ketoasidoz denilen, koma veya ölüme neden olabilen tıbbi bir acil durumdan kaçınabilirsiniz.

Keton nedir?

Ketonlar vücudunuz yakıt için depoda bulunan kendi yağını yaktığında oluşan bir asit türüdür. Vücudunuz enerji olarak kullanmak için yeterli şeker (glukoz) bulamazsa yağ yakar. Vücudunuz çok fazla yağı çok hızlı bir biçimde yaktığında, kanınızda ketonlar bulunabilir. Ketonlar kanınızdan idrarınıza geçerek uzaklaştırılır.

Niçin vücudum şeker kullanımında sorun yaşar?

Şeker vücudunuzun enerji için yakacağı ilk yakıttır. Şekerin kanınızdan yakıt olarak vücut hücrelerine hareketine yardım etmek için, vücudunuzun insüline gereksinimi vardır. İnsülin pankreas tarafından üretilen bir hormondur.

Eğer hücrelere şeker gitmesine yardım etmek için kanınızda çok az insülin varsa vücut yakmak için diğer yakıt çeşitlerini arayacaktır. Vücut depolanmış yağı yaktığında, vücutta ketonlar oluşmaya başlar. Kanda çok fazla miktarda bulunan keton, ketoasidoz denilen ciddi bir soruna neden olabilir.

Uygun tedavi uygulanmazsa, koma veya ölüme neden olabilir.

 Kimler keton testi yaptırmalı?

Tip 1 diyabetlilerde Tip 2 diyabetlilerden daha kolay keton oluşabilir. Tip 1 diyabetli herkes idrarlarındaki ketonu test etmelidir.

Tip 2 diyabetlilerin keton sorunu olması daha az olasıdır, fakat diyabetli herkes uyarı işaretlerini ve ne zaman test yaptırması gerektiğini bilmelidir.

Keton testi, kan şekeri testi gibi, çok önemlidir. İdrarınızda keton bulunması bir tehnin işareti olabilir.

Keton testi hamile Tip 1 veya Tip 2 diyabetliler veya gestasyonel diyabetli kadınlar (hamilelikte ortaya çıkan diyabet) için sıklıkla önerilir. Keton testi Tip 2 diyabetli çocuklar için de önerilebilir.

Ne zaman idrarımda keton testi yaptırmalıyım?

Sağlık profesyoneliniz ne zaman keton testi yaptırmanız gerektiğini size söyleyecektir. Ayrıca aşağıdaki durumlarda test yapmak önemlidir:

  • Kahvaltıdan önce. 8 veya daha uzun süredir herhangi bir gıda almamış olmanız gerekir.
  • Kan şekeriniz birbirini izleyen iki testte 250 mg/dL veya daha yüksek çıkmışsa
  • Hastaysanız (soğuk algınlığı bile olsa) ,çünkü hasta olmak ketonların ortaya çıkışına sebep olabilir
  • Kusma halindeyseniz
  • Stres altında veya üzüntülüyseniz
  • Hamileyseniz
  • Parmağınızı ayarlanabilir parmak delme cihazı ile delin.
  • Kan damlasını test stribine yeterli miktarda çektirin.
  • Sonuçlarınızı kaydedin.

 İdrarımda keton testini nasıl yaptırırım?

İdrarınızda keton testinin yapılması çok kolaydır. Basit bir “daldır ve oku” idrar test stripi kullanabilirsiniz. Test stripini idrar numunenize daldırdığınızda , striplerin üzerinde bulunan renkler değişirse idrarınızda keton vardır.

Sadece idrarınızdaki ketonların test etmek için eczaneden aldığınız Ketostix® Striplerini veya İdrarınızda hem şeker hem de ketonları test etmek içinse Keto-Diastix® Striplerini kullanabilirsiniz. .

Keton test stripleri şişelerde ve ayrı ayrı folyoya sarılı olarak mevcuttur. Işık ve neme karşı hassastırlar, bu nedenle kapağı sıkıca kapalı olarak kabında saklamanız gerekmektedir.

Şişenin veya ayrı ayrı sarılmış stribin üzerindeki son kullanma tarihini daima kontrol edin, ve son kullanma tarihi geçmiş stripleri kullanmayın.

Keton testim pozitif çıkarsa ne yapmalıyım?

Eğer sonuçlar eser miktarda veya çok az keton gösterirse:

  • Saat başı bir bardak su için
  • Kan şekerinizi ve ketonu her 3 – 4 saatte bir test edin.
  • Eğer kan şekeriniz 250 mg/dL’den yüksek ve ketonunuz varsa, egzersiz YAPMAYIN. Ayrıca sağlık profesyonelinizle mutlaka iletişime geçin.
  • Eğer kan şekeriniz ve keton sayınız iki test sonrasında DÜŞMÜYORSA, sağlık profesyonelinizi arayın.

Eğer sonuçlar eser miktarda veya çok az keton gösterirse:

  • HEMEN doktorunuzu arayın.
  • Saat başı bir bardak su için

Ketoasidoz hızla çok ciddi bir soruna ilerleyebilir. Testler yüksek seyretmeye devam ederse veya diyabetik ketoasidozun (DKA) herhangi bir erken işaretine sahipseniz sağlık profesyonelinizle irtibat kurun.

  • DKA’nın erken işaretleri:
  • Midenizde ağrı
  • Bulantı ve kusma
  • Hızlı nefes alma
  • Meyvemsi kokan nefes

Bu semptomlardan herhangi biri ve idrarınızda keton varsa, sağlık profesyonelinizi arayın veya acil servise gidin.

A1C Testi (Hemoglobin A1C veya HbA1C)

Bildiğiniz gibi, diyabetinizi kontrol altında tutmanız sağlıklı kalmanın anahtarıdır. Diyabetinizin kontrolünün iyi gittiğinden emin olmak için kan şekeri düzeyinizi günün farklı saatlerinde ölçersiniz.

Bu testler o anda kan şekeri düzeyinizin ne olduğunu söyler, ki bu çok yararlıdır. Bununla birlikte, kan şekeri düzeyiniz gün içinde çok fazla değişiklik gösterebilir .

Kendi kendine test, diyabetinizi yönetmenin en iyi yolu olsa da, TEK BAŞINA diyabet kontrolünün nasıl gittiği ile ilgili size bilgi vermez.

Son 2 – 3 aydır ortalama kan şekeri düzeyinizi size söyleyebilecek olan başka bir test daha vardır. Bu laboratuvar testine hemoglobin A1C denir. Bu test için farklı birkaç isim de duyabilirsiniz, örneğin:

  • HbA1C veya HbA1C
  • Glikohemoglobin
  • A1C veya A1C

Not: Ağustos 2001’de, Amerikan Endokrinoloji Derneği (ACE) ve Amerikan Klinik Endokrinologlar Birliği (AACE) hemoglobin A1C ‘den “A1C” olarak söz edilmesine karar verdiler. Biz de bu referansı kullanacağız.

Hemoglobin nedir?

Hemoglobin alyuvarlar içinde bulunan ve akciğerden bütün diğer hücrelere oksijen taşıma işlevi olan bir proteindir.

Hemoglobin aynı zamanda şeker de taşır çünkü şeker vücudunuzdaki her çeşit proteine bağlanabilir. Şeker hemoglobine bir kez bağlanınca alyuvarların yaşamı süresince, yaklaşık 2 veya 3 ay orada bağlı kalır.

Kanınızda ne kadar çok şeker olursa, o kadar çoğu hemoglobine bağlı olarak bulunur.

A1C neyi ölçer?

A1C hemoglobininize ne kadar şeker bağlanmış olduğunun bir ölçüsüdür. A1C sonucunuz size ortalama kan şekeri düzeyinizin son 2 – 3 aydır ne olduğunu söyler.

Eğer kanınızda çok fazla şeker varsa ve ortalama kan şekeriniz son birkaç aydır yüksekse, A1C değeriniz yüksek olacaktır. A1C testi genel kontrolunuzun gerçekte nasıl olduğunu görmenizi sağlar.

Günlük kan şekeri testleriniz ve A1C sonuçlarınız hakkında sağlık profesyonelinizle konuşmalısınız.

A1C testi bana nasıl yardım edebilir?

A1C üzerine ACE/AACE önerilerine göre %6.5’tan yüksek sonuçlar diyabetinizin kontrol dışı olduğunun uyarısıdır.

Eğer hemoglobin A1C değeriniz yüksekse sağlık profesyoneliniz diyabet planınızı kan şekerinizi daha iyi kontrol edebilmeniz için değiştirebilir.

Tedavi planınızda zaman zaman değişiklikler yapılması A1C değerinizin normale yaklaşmasına yardım edecektir. A1C değeriniz normale yakın olması diyabetinizin kontrol altında olduğunu gösterir.

Araştırmalar iyi kan şekeri kontrolunun önemli sağlık sorunları riskinizi düşürebileceğini göstermektedir, örneğin:

  • Kalp hastalığı
  • Felç
  • Böbrek hastalığı
  • Göz hastalığı
  • Sinir hasarı
  • Ampütasyonlar
  • Dolaşım sorunları

Kan şekeri düzeyinizi normale yakın tutarak, diyabet komplikasyonlarına engel olabilirsiniz. Yüksek kan şekeri düzeyinin kan damarları ve sinirlere vereceği hasarı durdurabilir veya erteleyebilirsiniz.

Hangi sıklıkta A1C testi yaptırmalıyım?

ACE ve AACE, diyabeti olan herkesin, hedefi %6.5 ve altındaysa her 6 ayda bir, hedefi %6.5 ve üzerindeyse yada tedavi değişikliğine karar verilecekse her üç ayda bir A1C testi yaptırmasını önermektedir.Eğer insülin kullanıyorsanız, bu testi her 3 ayda bir yaptırmalısınız.

Kan Şekeri takibinin bana yardımcı olacağını nereden bileceğim?

Diyabetle ilgili en son yapılan çalışmalar kan şekerinizi sıkı kontrol altında tutmanın neler kazandıracağını göstermiştir.

Diyabetin Kontrolü ve Komplikasyonları Çalışması (DCCT)

1441 Tip 1 diyabetli ile yapılmış olan DCCT çalışması, kendi kendine takibin diyabetten kaynaklanan komplikasyonların ortaya çıkma riskini azaltabileceğini göstermiştir.

Bu çalışma sonucunda kendi kendine takip yapan kişilerin normale yakın ortalama kan şekeri seviyeleri olduğu gözlenmiş ve göz, böbrek ve sinir tahribatları gelişme riskinin daha düşük olduğu görülmüştür.

Ayrıca Hemoglobin A1C seviyesindeki % 1 lik azalmanın bile diyabetin yaratacağı komplikasyonların görülme riskini azalttığını göstermiştir.

Kumamoto Çalışması

Kumamoto çalışması Tip 2 diyabetli hastalarla yapılan bir çalışmadır.Bu çalışma Diyabetin Kontrolü ve Komplikasyonları çalışmasıyla aynı sonuçlara varmıştır. Kendi kendine takip yapan diyabetlilerin göz, böbrek ve sinir tahribatlarıyla ilgili daha az sorun yaşadıkları gözlemlenmiştir.

Birleşik Krallık Prospektif Diyabet Çalışması (UKPDS)

UKPDS çalışması 5102 Tip 2 diyabetli ile şimdiye kadar yapılan en kapsamlı çalışmadır.

Çalışma sonucunda kan şekerinin düzenli ve sık takibiyle gözde oluşabilecek problemlerin %25 , böbreklerde oluşabilecek problemlerin ise %33 oranında azlaltılabileceği görülmüştür.

Aynı zamanda, tedavi planında ve ilaçlarıda zamanla bazı değişiklikler yapmanın gerekli olabileceğini ve yüksek kan basıncının ve kan yağlarının kontrol altında tutulmasının da yararlı olduğunu göstermiştir.

Источник: https://www.diyabetnedir.ascensia.com/dyabetm/kan/

Diyabet hastalığında kan şekeri (insülin direnci) takibi

Diyabette Kan Şekeri Takibi

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, diyabeti “insülin eksikliği ya da insülin etkisindeki sorunlar nedeniyle organizmanın karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik, geniş kapsamlı bir metabolizma bozukluğu” olarak tanımladı.

Diyabet, pek çok organda hasara yol açabiliyor

“Diyabet = tüm sinir ve damarlarda hastalıktır, desek yanlış olmaz” diyen Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, diyabetin pek çok organda hasara yol açabildiğini belirterek şunları söyledi:

“Hızlanmış damar sertliği ile başta kalp damar hastalıkları dünyada ölüm oranı en yüksek hastalık gruplarını tetikleyip ilerlemesine sebep olmaktadır.

Göz damarlarının bozulduğu ve hastalığa has diyabetik retinopati adı verdiğimiz görme kaybına sebep olmaktadır.

Ayak ve el parmak uçlarından başlayarak hissizlik ve yanlış his gelişimi ile yaşam kalitemiz için oldukça büyük risk teşkil etmektedir. (periferik nöropati)

Sindirim sorunlarımızdan cinsel hayatımıza kadar yine yaşam kalitemizi bozmaktadır. (Otonom nöropati)

Diyalize kadar ilerleten böbrek hastalıklarında 1 numaralı sebep yine diyabettir. (Diyabetik nefropati)

Bağışıklık sistemimizi bozarak birçok fırsatçı mikroorganizmanın vücudumuzda enfeksiyona sebep olmasını kolaylaştırır.

Oluşan yaralarımızın iyileşmesini zorlaştırır, geçirmemiz gereken ameliyatları riskli hale getirir ve ameliyat sonrası dönemde de risk artışı ile ayağa kalkma, düzelme süresini uzatır.”

Çok idrara çıkma ve çok su içme diyabet belirtisi olabilir

Diyabetin klasik ve daha az görülen belirtileri olduğunu ifade eden Dr.

Güzin Oğuz Yıldırım, “Klasik belirtiler olarak poliüri (çok idrara çıkma), polidipsi (çok su içme), polifaji (çok yemek yeme) veya iştahsızlık, halsizlik, çabuk yorulma, ağız kuruluğu ve noktüri (gece idrara çıkma) sayılabilir.

Daha az görülen belirtiler ise bulanık görme, açıklanamayan kilo kaybı, inatçı infeksiyonlar, tekrarlayan mantar infeksiyonları ve kaşıntı olarak sıralanabilir” dedi.

Tip 1 Diyabet, çocuk ve gençlerde görülüyor

“Diyabetes mellitus” de denilen şeker hastalığının çeşitli formları olduğunu ifade eden Yıldırım, “Tip 1 Diyabet dediğimiz genellikle çocukluk ve gençlikte tespit edilen insülin yokluğu veya pankreas hücrelerine karşı vücut savunma hücrelerinin geliştirdiği salgılarla deforme olmasından kaynaklanmaka olup ancak vücudun yapamadığı insülini dışardan vücuda sağlayarak metabolizmayı dengede tutabilmekteyiz” dedi.

Tip 2 diyabet doğru beslenme ve kilo kontrolü ile önlenebilir

Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, Tip 2 Diyabet denilen olguda ise insülin direnci adı verilen hücre çeperi alıcılarındaki bozukluğa bağlı olarak organizmanın ürettiği insülinin kullanımında sorunlar ortaya çıktığını söyledi. Dr.

Yıldırım, Tip 2 Diyabet hastaları için kan şekerini olması gereken düzeyde tutmayı sağlayan tabletler, cilt altı enjeksiyonlar, insülinler, insülin pompaları kullanıldığını söyledi. Dr.

Yıldırım, hayat tarzı değişikliği ve kilo kontrolü sağlamanın Tip 2 diyabetten korunmada önemli olduğunu vurguladı.

Diyabette ne zaman insülin tedavisine geçilmelidir?

Tip 1 Diyabetliler için insülin tedavisinden başka seçeneğin olmadığını ve hemen başlanması gerektiğini kaydeden Dr.

Güzin Oğuz Yıldırım, “Tip 2 Diyabetliler için ise insülin kullanımına dair hekimlerin tedavi yaklaşımları değişmekle birlikte hastaların hayati risk taşıdıkları hastanede tedavi edilmeleri gereken durumlarda insülin kullanımı en güvenilir yoldur.

Bunun dışında ilk tespitte oldukça yüksek kan şekeri varsa ve HbA1c dediğimiz ortalama 3 aylık kan şekerini öngörmemizi sağlayan testin % 10 ve üzeri olması durumunda pankreası dinlendirmek ve yaşam değişikliği adaptasyonunu sağlayana kadar insülin tedavisi tercih etmekteyiz” dedi.

Diyabetikler nasıl beslenmeli?

Diyabetiklerde doğru ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu belirten Dr.

Güzin Oğuz Yıldırım, “Diyabetiklerde beslenme planı oluştururken amacımız bireye özgü sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşmasını sağlayarak ve uygulamaları destekleyerek, kan glukoz düzeylerinde, kardiyovasküler hastalık riskini azaltacak lipid profilinde, kan basıncı ve vücut ağırlığında bireyselleştirilmiş hedefleri sağlamak ve korumaktır” dedi.

Yüzde 5 civarındaki kilo kaybı bile insülin direncini azaltıyor

Kilolu ve insüline dirençli obez bireylerde %5 civarındaki kilo kaybının bile insülin direncini azalttığını ifade eden Dr. Yıldırım, “Bu nedenle, diyabet riski olan kilolu veya obez bireylere kilo kaybı önerilir.

Enerjinin %30’undan azının yağlardan karşılanması, düzenli fiziksel aktivite ve düzenli izlemi içeren yaşam tarzı değişikliğine odaklı, yapılandırılmış programlar ile hastanın başlangıçtaki kilosu %5-7 oranında azalabilir.

Günlük enerji alımından 500-750 kkal azaltmak ayda 2-3 kg ağırlık kaybı sağlar” dedi.

Düşük karbonhidrat diyeti LDL-kolestrerol düzeylerini yükseltebilir

Günlük karbonhidrat alımını 130 g’ın altında tutan düşük karbonhidrat içeren diyetlerin önerilmediğini vurgulayan Dr. Yıldırım, “Düşük karbonhidratlı diyetler, düşük yağlı diyetlerle benzer kilo kaybı sağlar ancak LDL-kolesterol düzeylerini yükseltir. Düşük karbonhidratlı diyetlerin kısa süreli olan olumlu etkileri uzun vadede korunamamaktadır.

Akdeniz diyeti, Hipertansiyonu Durduran Diyetsel Yaklaşım (Dietary Approach Stop Hypertension-DASH) ve bitkisel bazlı diyetler sağlıklı beslenme modellerine örnektir; araştırmalarda olumlu sonuçları saptanmıştır fakat bireyselleştirilmiş beslenme planı, belirli beslenme modellerinin uygulanmasından ziyade kişisel tercihler, ihtiyaç ve hedefler üzerine odaklanmalıdır” uyarısında bulundu.

Mide küçültme operasyonları düşünülebilir

Vücut ağırlığının azaltılmasında ilaç tedavisi, yaşam tarzı değişikliği ile fiziksel aktivite kombine edildiğinde %5-10 oranında ağırlık kaybı sağlanabileceğini ifade eden Dr.

Yıldırım, “Bariyatrik cerrahi BKİ >35 kg/m2 olan tip 2 diyabetli bireylerde cerrahi müdahale düşünülebilir.

Prediyabetli ve diyabetli bireylerde bariyatrik cerrahi riski ve uzun dönemli faydaları üzerinde çalışmalar devam etmektedir.

Bariyatrik cerrahi deneyimli hekimin bulunduğu, donanımlı merkezlerde yapılmalıdır.

Bu kişilerin, cerrahi öncesinde; daha önceki diyet girişimleri, obeziteye ilişkin sekonder nedenler ve obezite ile ilişkili riskler yönünden multidisipliner, ayrıntılı bir incelemeden geçirilmesi ve perioperatuvar dönemden başlayarak metabolik ve spesifik nutrisyonel gereksinimleri açısından ömür boyu takipleri gereklidir” dedi.

Karbonhidrat sayımı öğrenilmeli

Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, sağlıklı olmak için gerekli beslenme modelinin, tam taneli tahıllar, meyveler, sebzeler ve düşük yağlı süt gibi karbonhidratlı besinleri içermesi gerektiğini kaydetti.

Diyabet tedavisinde günlük karbonhidrat alımını 130 gramın altında tutan düşük karbonhidratlı diyetlerin önerilmediğini kaydeden Dr. Yıldırım, “Karbonhidrat sayımı, değişim listeleri veya deneyime dayalı hesaplama yolu ile karbonhidrat alımının izlenmesi glisemik kontrolün sağlanmasında kilit noktadır.

Öğün zamanı insülinini kendisi ayarlayan veya insülin pompası kullanan tip 1 ve tip 2 diyabetliler, insülin doz ayarını karbonhidrat alımına (karbonhidrat/insülin: KH/İ oranı) göre yapmalıdır.

Bunun için, bireye karbonhidrat sayımı ve KH/İ oranının ve insülin duyarlılık faktör (İDF)’nin hesaplanması için ayrıntılı beslenme eğitimi verilmeli, bireye özgü kan glukoz ölçüm sonuçları ve besin tüketim kayıtları ilişkilendirilerek karbonhidratların kan glukozu üzerine etkisi açıklanmalıdır” dedi.

Kanser ve diyabete karşı koruyan çiğ beslenme diyeti

Источник: https://indigodergisi.com/2018/11/diyabet-kan-sekeri-insulin-duzeyi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.