Diyabette Şeker Düşmesine ya da Yükselmesine Bağlı Acil Durumlar

içerik

SADECE ŞEKER HASTALARININ ANLAYABİLECEĞİ 11 DURUM

Diyabette Şeker Düşmesine ya da Yükselmesine Bağlı Acil Durumlar

Diyabette dediğimiz şeker hastalığı; pankreasın yeterli düzeyde insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülinin doğru bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve yaşam boyu süren bir hastalıktır.

Bunun sonucunda yediğimiz besinlerden kana geçen şekeri (glukoz) kullanamayız ve dolayısıyla kan şekerimiz yükselir. Bu duruma tıp dilinde hiperglisemi denilmektedir. Eğer kandaki şeker hücrelere giremezse doğal olarak kanda birikir ve başka sağlık sorunlarına da yol açabilir.

Şeker hastalığının teşhisi, yüksek kan şekeri seviyesi ve gerekli görülen bazı diğer testler sonucunda yapılır.

Metabolik bir hastalık olan diyabet kalıtsal ya da çevresel faktörlere bağlı olarak gelişir ve bütün vücuda zarar verir. Kandaki yüksek şeker tıpkı bir zehir gibidir. Ülkemizde yaklaşık sayısı 6 milyon olarak tahmin edilen şeker hastalarının günlük hayatlarında neler yaşadığına bizlerde sıkça tanık oluyoruz. İşte yalnızca şeker hastalarının anlayabileceği 11 durum:

Şeker hastası olmanın zorluğunu ancak yaşayan bilir. Çünkü çevrenizdeki bazı insanlar ‘‘Aman canım biraz yesen ne olacak sanki?’’, ‘‘Yani, şeker herkeste var büyütme bu kadar!’’ derken sinir katsayınızın nasıl da yükseldiğini tahmin edebiliyoruz. Evet, tedavi mümkün fakat günlük hayatınızı ne kadar zorlaştırdığına sıkça tanık oluyoruz.

2. Çölde kalmışcasına susamak

Kandaki şeker miktarı yükseldikçe daha fazla su içme isteği alışılan bir durumdur. Bazen su içmeyi unuttuklarında ya da bu isteği, geceleri su içmeye üşendikleri için bastırmaya çalıştıklarında ağız kuruluğu yaşamaları olasıdır.

Çölde kalmışçasına susayan diyabet hastaları için bir bardak su içmekten daha fazla ferahlatan bir şey yoktur diyebiliriz. Tabi bazen kimseye yakalanmadan sevdikleri şekerli yiyeceklerin tadını çıkardıkları küçük kaçamaklar dışında.

Kanda biriken glikoz su içme isteğini tetiklediği gibi idrara çıkma ihtiyacını da beraberinde getirir.

Vücutta insülin miktarı yok denecek kadar azsa veya vücudunuz var olan insülini kullanamıyorsa böbrekler şekeri inceltmek için vücutta dolaşan kanı kullanır. Bu sebepten idrar torbası dolar ve sizi tuvalete gitmeye zorlar.

Yazın terlemenin etkisiyle birlikte belki de bu kadar rahatsızlık vermeyen tuvalete gitme durumu kışın özellikle de geceleri sizi uykunuzda bile rahat bırakmaz.

4. Yemek için her fırsatı değerlendirmek

Kandaki şekerin hücre içine girmesi için yeterli insülin bulunmadığı zaman kaslar ve organlarda enerji açığı meydana gelir. Bu durum açlığınızı tetikler.

Yemek yedikten hemen sonra bile açlık hisseder, kısa bir süre sonra tekrar ‘ne yesem?’ diye düşünmeye başlarsınız.

Vücudunuz insülini kullanamadığından yiyeceklerin içindeki şeker, adeta enerji fakiri olan dokularınızı doyurmaz. Tekrar tekrar yemek ve kendinizi iyi hissetmek istersiniz.

5. Küçük kaçamaklar

Aslında nasıl beslenmeniz gerektiğini bilmenize rağmen bazen canınızın çektiği yiyeceklere karşı koyamadığınız ve yalnız kaldığınızda kendinizi mutfağa attığınız olmuştur.

Buzdolabının karşısında ya da ‘zor zamanlar çekmecesi’ne sakladığınız şeyleri karıştırırken harcadığınız zamanı en aza indirgemenizi tavsiye etmekten başka bir şey yapamıyor olsak da size hak verdiğimizden emin olabilirsiniz.

6. Aşırı kilo almak ya da açıklanamayan kilo kaybı

Aşırı acıkma sonucu fazla ve sık yemek yemek kilo alma sorunuyla yüzleşmenize neden olur. Genellikle Tip 2 diyabeti olanlar bunun ne demek olduğunu daha iyi bilir. Tip 1 diyabette ise acıkmayı azaltmak için daha fazla yemek yenilmesine rağmen hızla kilo kaybedilir.

Enerji olarak kullanılabilecek şeker bulunmadığı için kas dokuları ve yağ depoları erir. Şeker hastalığı olanlar basit bir düşünceyle, diğer semptomları bir kenara bırakırlarsa, büyük ihtimalle kilo almak yerine vermenin daha iyi bir etki olduğunu düşünebilirler.

Ancak biliyoruz ki diyabetin iki tipi de bu kilo değişiklikleri yüzünden can sıkıcı olabiliyor.

7. Yorgunluktan ölecek gibi hissetmek

Hücrelerinizin içine giremeyen şeker, enerji yoksunluğu nedeniyle size yorgunluktan ölecekmişsiniz gibi hissettirir. Bu bitkinlik hali aynı zamanda sizi huzursuz eder. Bir an önce kendinizi yatağa atmak ve dinlenmek istersiniz.

8. Baktığınız noktada görüntüyü bir türlü netleştirememek

Gözlerinizi ovuşturup, tekrar tekrar bakarak bulanık görüntüyü seçmeye çalıştığınızı biliyoruz. Bulanık görme problemi vücudun susuz kalmasıyla ilgilidir.

Kan şekerinde yaşanan ani yükseliş ve düşüşler görmeyi sağlayan sinir tabakası retinadaki damarları etkiliyor.

Özellikle 10 yıldan fazla süredir diyabet hastasıysanız ciddi görme kayıplarına neden olmadan bulanık görme sorununu çözmek için harekete geçmelisiniz.

9. Şekerin yol açtığı başka hastalıklarla da savaşmak

Şekeri, “Halkın bir numaralı düşmanı” olarak tabir etmek hiç de yanlış olmaz. Dahası şekerin, “kalsiyum hırsızı” olduğu da biliniyor. Yüksek glikoz seviyeleri sinirlerde hasara yol açtığından geceleri ayak ağrıları ve kramplar yaşadığınızı biliyoruz.

İnatçı hiperglisemi, uzun vadede kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, görme bozuklukları, migren, romatizma, karaciğer şikayetleri, kaşıntı, basur, depresyon ve unutkanlığa da yol açabiliyor.

Bunlarla savaşmak elbette kolay değil ancak unutmayın ki doktorunuzun tavsiyelerine uymak ve güçlü kalmak zorundasınız!

10. Geç iyileşen yaralar ve kaşıntıyla uğraşmak

Kan şekeri yükselirse deri enfeksiyonlarında artış görülür. Çünkü şeker bakterilerin üremesi için uygun koşullar yaratır. Özellikle kadınlardaki mantar, vajinal enfeksiyonlar, ciltte kaşınma problemi de cabasıdır.

Peki, yaraların, şeker hücrelerinin sinirlere zarar vermesi sonucu açıldığını ve bu bölge hissizleştiği için siz dikkatsiz davrandığınızda ilerlediğini, dolayısıyla da bir türlü iyileşemediğini biliyor muydunuz? Tüm bu aşamalara gelmeden diyabeti kendinizin ve sevdiklerinizin yaşam kalitesini korumak için kontrol altında tutma bilincine sahip olduğunuzu biliyoruz.

11. İnsülin iğnesi ve glukometreyle sıkı dost olmak

Glukometre yani kan şekeri ölçümü yaptığınız cihazla da en az insülin iğneleriniz kadar sıkı dost olduğunuz bir gerçek. Bazen yemekten önce yaparsınız bazen unutur hemen sonra yaparsınız.

Çoğu zaman yemeği fazla kaçırdığınızı düşündüğünüzde hemen glukometrenize sarılırsınız. Her şeyden önemlisi nereye giderseniz gidin insülini yanınızda taşımanız gerektiğidir.

İşte tam da bu yüzden artık sizin en yakın arkadaşınız olmuştur.

Sonuç olarak diyabetle yaşamak gerçekten zor ve her an özen göstermeyi gerektiriyor. Ancak kendinize dikkat ederseniz bu hastalığın kısıtlamalarıyla karşı karşıya gelmek zorunda kalmazsınız. Doktorunuzun tavsiyelerine ve vücudunuzun ihtiyacına göre beslenir, düzenli egzersiz yaparsanız şeker düzeyinizi kontrol altında tutabilirsiniz.

Источник: https://evdesifa.com/sadece-seker-hastalarinin-anlayabilecegi-11-durum/

KAN ŞEKERİ YÜKSELİNCE NE YAPMALI?

Diyabette Şeker Düşmesine ya da Yükselmesine Bağlı Acil Durumlar

Kan şekerindeki yükselmeler, glukoz adı verilen basit şekerin kan akışında birikmesi sonucu ortaya çıkıyor. Diyabeti olan insanlar için bu durum bedenin glukozu doğru şekilde kullanamamasından kaynaklanıyor.

Yediğimiz gıdaların büyük kısmı parçalanarak glukoza dönüşürler. Bedenin bu glukoza ihtiyacı vardır çünkü kaslar, organlar ve beynin çalışması için gerekli olan temel yakıt glukozdur. Fakat glukoz hücrelerin içine girene kadar bir yakıt olarak kullanılamaz.

Pankreas tarafından üretilen insülin hormonu ise hücrelerin tabiri caizse kilidini açar ve böylece glukoz onların içine girebilir. İnsülin olmaksızın glukoz gidecek hiç bir yeri olmadan kan akışında dolaşmaya devam eder ve zaman içerisinde daha da konsantre hale gelir.

Glukoz kanda biriktiği zaman, kan glukoz yani şeker düzeyi artar. Uzun vadede bu durum organlara, sinirlere ve kan damarlarına hasar verir.

Kan şekeri yükselmesi diyabeti olan insanlarda insülinin verimli bir şekilde kullanılamamasından dolayı ortaya çıkar.

Tedavi edilmeyen kan şekeri yükselmesi tehli olabilir ve şeker hastası olan insanlarda ketoasidoz adı verilen ciddi rahatsızlığa yol açar.

Kronik yüksek kan şekeri kalp hastalıkları, körlük, nöropati ve böbrek iflası gibi ciddi komplikasyonlara sebep olabilir.

Kan Şekerinin Yükselme Belirtileri

Yüksek kan şekeri yani hiperglisemi belirtilerini öğrenmek, diyabetinizi kontrol etmenize yardımcı olabilir. Diyabet olan bazı insanlar yükselen kan şekerinin belirtilerini hemen hissederler ancak bazıları yıllarca tanı almayabilirler çünkü belirtiler hafif ve görünmez olabilirler.

Hiperglisemi belirtileri genelde kanda desilitre başına glukoz düzeyi 250 miligramı aştığı zaman ortaya çıkar. Tedavi görmedikçe daha kötü hale gelirler.

Kan şekeri yükselmesinin belirtileri arasında şunlar var:

  • sık idrara çıkma
  • yorgunluk
  • artan susama hissi
  • görüşte bulanıklık
  • baş ağrısı

Kan Şekeri Yükselince Ne Yapmalı?

Hiperglisemi belirtilerini bilmek önemli. Eğer kan şekerinizin yüksek olduğundan şüpheleniyorsanız, parmaktan ölçüm sağlayan çubuklar ile düzeyini kontrol edin.

Özellikle nişastalı karbonhidratlar tükettikten sonra spor yapmak ve su içmek kan şekerinin düşmesine yardımcı olabilir.

Ayrıca insülin enjeksiyonu da kullanabilirsiniz ancak bu yöntem sadece doktorun belirlediği doz ve tavsiye üzerine kullanılmalı. Yersiz kullanılırsa hipoglisemi yani düşük kan şekerine sebep olabilir.

Ketoasidoz ve Ketosis

Ketoasidoz ve ketosis arasındaki farkı anlamak da önemli.

Eğer kan şekeri düzeyleri çok uzun süre tedavi edilmeden yüksek kalırlarsa, glukoz kanda birikir ve hücreler yakıtsızlık çekerler. Hücreleriniz bu durumda yakıt için yağlara yönelirler. Hücreler glukoz yerine yağ kullandıkları zaman ortaya keton adı verilen yan ürünler çıkar.

  • Diyabet olan insanlar diyabetik ketoasidoz geliştirebilirler ve bu rahatsızlık kanın çok asidik hale gelmesine sebep olan öldürücü bir durumdur. Diyabetli insanlarda insülin fonksiyonları azaltığı için, keton düzeyleri kontrolden çıkar ve tehli seviyelere hızlıca gelirler. Bunun sonucunda diyabetik koma ve ölüm ortaya çıkabilir.
  • Diyabeti olmayan insanlar ise kanlarında bir düzeye kadar ketona tolerans gösterebilirler ve buna ketosis denilir. Ketoasidoz geliştirmezler çünkü bedenleri hala glukoz ve insülini doğru kullanabiliyordur. Doğru çalışan insülin keton düzeyini sabit tutabilir.

Ketoasidoz acil bir durumdur ve acil tedavi gerektirir. Eğer aşağıdaki belirti ve işaretleri yaşırsanız hemen 112’yi aramalı veya acile gitmelisiniz:

  • meyveli gibi kokan nefes veya ter
  • bulantı ve kusma
  • aşırı kuru ağız
  • nefes alma zorluğu
  • zayıflık
  • karın bölgesinde ağrı
  • kafa karışıklığı
  • koma

Kan Şekerindeki Artışın Sebepleri

Kan şekeri düzeyleri gün içerisinde dalgalanır. Yemek yediğiniz zaman, özellikle de ekmek, patates ve makarna gibi yüksek karbonhidratlı şeyler tükettiyseniz, kan şekeri neredeyse hemen artış gösterir.

Eğer kan şekeriniz devamlı yüksekse, diyabetinizi yönetmek için doktorunuzla görüşmelisiniz. Kan şekeri şu durumlarda yükselir:

  • yeterince insülin almazsanız
  • insülin sandığınız kadar uzun süre idare etmiyorsa
  • oral diyabet ilaçlarınızı almıyorsanız
  • ilaç dozunuz ayarlama gerektiriyorsa
  • insülinin kullanım tarihi geçtiyse
  • beslenme planınızı takip etmiyorsanız
  • hastalık veya enfeksiyonunuz varsa
  • steroid gibi belli ilaçları kullanıyorsanız
  • yaralanma veya ameliyat gibi fiziksel stres altındaysanız
  • iş, ev ve para problemleri gibi duygusal stres altındaysanız

Eğer kan şekeri iyi kontrol ediliyorsa ancak yine açıklanamayan şeker yükselmesi görüyorsanız, daha akut bir vaka olabilir.

Tükettiğiniz tüm gıda ve içeceklerin kaydını tutun. Doktorun önerilerine göre kan şekeri düzeylerinizi kontrol edin.

Kan şekeri ölçümünü sabah kalkar kalkmaz bir şeyler yemeden almak ve ardından bir şeyler yiyip iki saat sonra almak yaygın bir uygulama. Sadece bir kaç günlük bir kayıt bile size veya doktorunuza yükselmenin sebebini bulmak için faydalı olabilir.

Yaygın sebepler şöyle:

  • Karbonhidratlar: Karbonhidratlar en yaygın problem. Karbonhidratlar glukoza hızlıca dönüştürülürler. Eğer insülin alıyorsanız, doktorunuza insülin-karbonhidrat oranını sorun.
  • Meyveler: Taze meyveler sağlıklıdırlar ancak fruktoz adı verilen ve kan şekerini yükselten bir şeker tipine sahiptirler. Ancak taze meyveler meyve sularından, jölelerden ve reçellerden daha sağlıklılar.
  • Yağlı gıdalar: Yağlı gıdalar pizza etkisi adı verilen şeye sebep olurlar. Örneğin bir pizzayı ele alalım, hamurdaki ve sostaki karbonhdiratlar kan şekerini aniden yükseltirler ancak yağ ve proteinler bir kaç saat sonrasına kadar kan şekerini etkilemezler.
  • Meyve suyu, kola, elektrolit içecekleri ve şekerli kahve içecekleri: Bunların hepsi şekerinizi etkiler ve bu nedenle içeceklerdeki karbonhidratları da saymak gerek.
  • Alkol: Alkol kan şekerini aniden yükseltir, özellikle de meyve suyu veya kola ile karışırsa. Aynı zamanda bir kaç saat sonra düşük kan şekeri düzeyine sebep olabilir.
  • Yetersiz fiziksel aktivite: Günlük fiziksel aktiviteler insülinin daha verimli olmasını sağlarlar. Doktorunuz ile ilaçlarınızı sporunuzu bozmayacak şekilde nasıl alacağınızı görüşün.
  • Düşük kan şekerini aşırı tedavi etmek: Aşırı tedavi hayli yaygın. Kan glukoz düzeyleriniz düştüğü zaman ani dalgalanmaları engellemek için ne yapılacağını doktorunuza danışın.

Kan Şekeri Artışını Engellemek İçin 7 Yöntem

  1. Bir yeme planı oluşturmak için beslenme uzmanı ile görüşün. Yemeklerinizi planlamak ani artışların önlenmesine yardımcı olabilir.
  2. Kilo verin. Kilo vermek vücudun insülini daha verimli kullanmasına yardımcı olur.
  3. Karbonhidrat sayımını öğrenin.

    Karbonhidrat sayımı ne kadar karbonhidrat tükettiğinizin kaydının tutulmasını sağlar. Her yemek için bir maksimum sınır koymak kan şekerini dengeleyebilir.

  4. Glisemik endeksi öğrenin. Araştırmalar tüm karbonhidratların aynı olmadığını gösteriyorlar. Glisemik endeks, farklı karbonhidratların kan şekerini nasıl etkilediğini ölçer.

    Endeks değeri yüksek olan gıdalar kan şekerini düşük olanlara göre daha fazla etkilerler.

  5. Sağlıklı tarifler bulun. İnternette diyabetliler için hazırlanmış pek çok sağlıklı yemek tarifi mevcut.
  6. Online yemek planlama yapın. İnternette yemek planlaması için kullanabileceğiniz pek çok araç mevcut.
  7. Porsiyon kontrolünü unutmayın.

    Bir mutfak terazisi bile daha kontrollü porsiyonlar tüketmenize yardımcı olabilir.

Kaynaklar

How to Recognize and Manage a Blood Sugar Spike

Common Causes of Blood Sugar Spikes

Источник: https://kafekadinca.com/kan-sekeri-yukselince-ne-yapmali/

ŞEKER HASTALIĞI BELİRTİLERİ NELERDİR?

Diyabette Şeker Düşmesine ya da Yükselmesine Bağlı Acil Durumlar

Milyonlarca kişi şeker hastası ve birçoğu farkında değil. Belirtiler çok hafif olduğu için pek çok insan diyabetli olduğunu bilmeden yaşıyor.

İlk görülen belirtiler yüksek kan glikoz düzeylerine doğrudan bağlıdır. Ancak, hastaların bir kısmında yüksek kan şekerine bağlı belirtilerden ziyade, direk organ hasarı (örneğin görme kaybı) bulguları ile diyabet tanısı konulduğu da bilinen bir gerçektir.

Prof. Dr. Alper Çelik, şeker hastalığının erken belirtileri hakkında şu bilgileri verdi:

SIK İDRARA ÇIKMA

Normalde böbreklerimiz kan şekeri düzeyi belli bir seviyeye gelinceye kadar bunu filtreleyip tutar. Ancak, kandaki glikoz düzeyi 160 mg/dl’yi geçtiğinde, glikoz idrara geçmeye başlar.

Kandaki şeker miktarı daha da yükselirse, böbrekler kandaki şeker miktarını azaltmaya çalıştığı için su atılımını artırırlar.

Böbreklerden çok fazla idrar atıldığı için, diyabeti olan kişilerde idrar hacmi artar (sık ve çok miktarda idrar çıkarma).

Çok fazla idrara çıktığınızı ve bunun için mantıklı bir neden olmadığını ve özellikle de gecede birden fazla tuvalete kalktığınızı fark ederseniz, doktora gitme zamanı gelmiş demektir.

AŞIRI SUSAMA

Aşırı ve yoğunluğu artmış idrar çıkarma aşırı susamaya neden olur.

Bu kadar idrara çıkınca, vücudun dehidrate (sıvı kaybı) olması kaçınılmazdır. İşin kötüsü diyabeti olduğunu bilmeyen kişiler, susuzluklarını şeker içeren soda, meyve suyu gibi kan şekerini artıracak içeceklerle gidermeye çalışırlar!

BEKLENMEDİK KİLO KAYBI VE AÇLIK HİSSETME

İdrarla aşırı kalori atıldığı için kişi kilo kaybedebilir.

Buna ilaveten, kan şekerinin kontrolsüz yüksekliği keton cisimcikleri adı verilen ve özellikle yağ moleküllerinin yıkımı ile ortaya çıkan maddeler nedeniyle kas yıkımı yaşarlar.

Bu durumu telafi etme ihtiyacı ile kişi genellikle açlık hisseder. Sersemlik, halsizlik, bulantı, egzersize tahammülün azalması gibi diğer belirtiler de görülebilir.

Açıklanamayan kilo kaybı pek çok neden yüzünden ortaya çıkabilir ve diyabet bu nedenlerden birisidir. Kilo kaybı kimi zaman 5 – 10 kilo arasında olabilmektedir. Genellikle altı ay içinde isteminiz dışında vücut ağırlığınızın yüzde 5 ile 10’u arasında kilo kaybı yaşadıysanız doktora görünmelisiniz.

BULANIK GÖRME

Kandaki glikoz seviyesi çok yüksek ise vücudun tüm dokularından su çekilir. Bu işlem göz merceğinde de gerçekleşir. Bu sebeple bakılan objelere odaklanılması güçleşir, bulanık ve puslu bir görme ortaya çıkar.

Kandaki aşırı şeker gözlerdeki kılcal damarlara hasar verir bu da görmede bulanıklığa yol açar. Diyabet hastası bir kişi tedavi olmazsa kan damarlarındaki bu hasar daha da ciddileşebilir ve kalıcı görme kaybına kadar götürür.

DİYABETİK KETOASİDOZ

Tip 1 diyabeti olan kişilerde insülin üreten pankreas hücrelerinin yüzde 90’ından fazlası kalıcı olarak kaybedilmiştir. Belirtiler genellikle ani ve dikkat çekici şekilde başlar. Diyabetik ketoasidoz denilen durum hızla gelişebilir. İnsülin olmadığından birçok hücre kandaki glikozu kullanamaz.

Ne var ki, hücrelerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için enerjiye ihtiyaçları vardır ve şeker kullanılamadığında enerji elde etmek için yedek mekanizmalar harekete geçirilir. Bu amaçla yağ hücreleri yıkılır ve keton cisimleri oluşur. Ketonlar hücrelere enerji sağlar; ancak kanın asitlik düzeyini de artırırlar.

Bu duruma da ketoasidoz adı verilir.

Diyabetik ketoasidozun ilk belirtileri; aşırı susama ve aşırı idrar çıkarma, kilo kaybı, bulantı, kusma, halsizlik ve özellikle çocuklarda karın ağrısıdır. Solunumun derinliği ve hızı artar. Keton bileşikleri nefese de geçtiği için nefeste aseton kokusu ortaya çıkar. Tedavi edilmediğinde koma ve ölüm gelişebilir.

Tip 2 diyabette vücutta insülin üretimi vardır; ancak glikoz kontrolü için yeterli değildir ya da vücutta insüline karşı direnç gelişmiştir. Hastalar uzun yıllar tanı almayabilirler. Belirtiler hafif olup, zaman içinde yavaş bir şekilde ortaya çıkabilir. İdrar çıkışının ve susama hissinin artışı başlangıçta hafiftir. Yavaş bir şekilde belirginleşir.

KAN ŞEKERİNİN DÜŞTÜĞÜ DÖNEMLER

Diyabetin erken evrelerinde bazen kan şekerinin normalden daha düşük olduğu dönemler görülebildiği gibi; yanlış ilaç ve insülin tedavisinden kaynaklanan nedenlerle de ani kan şekeri düşmesi (hipoglisemi) görülebilir.

KETONLARA BAĞLI OLMAYAN AŞIRI KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ

Tip 2 diyabette vücutta insülin var olduğu için uzun süre tedavi edilmediğinde bile genellikle ketoasidoz gelişmez.

Öte yandan özellikle stres, enfeksiyon ya da ilaç kullanımı gibi bazı durumlarla karşılaşıldığında, kan şekeri aşırı düzeyde yükselebilir.

Vücutta şiddetli su kaybı nedeniyle bilinç bulanıklığı, sersemlik ve nöbetler görülebilir. Genellikle bu aşamaya gelmeden tanı konmuş olur.

ENFEKSİYONLARA EĞİLİM

Diyabet çeşitli enfeksiyonlara eğilimi artırmaktadır.

Deri, derialtı dokular, kasa yayılan enfeksiyonlar görülebilir. Küçük yaralar ve ülserler, enfeksiyon nedeniyle daha karmaşık ve iyileşmesi zor bir duruma gelebilir. Özellikle ayakta görülen enfeksiyonlar önemlidir.

İdrar yolu enfeksiyonlarına da sık rastlanmaktadır. Bunların başında mesane iltihabı (sistit) gelmektedir. Böbrek iltihabının gelişmesi özellikle önem taşır; çünkü diyabet kontrolünü daha da zorlaştırabilir.

Kandaki şekerin yüksek oluşu, vajinada mantar enfeksiyonu için elverişli bir ortam yaratır. Şeker mantar için enerji kaynağıdır. Etrafta ne kadar çok şeker varsa mantar da o kadar artar.

Birkaç ayda bir iki ya da üç mantar enfeksiyonu yaşıyorsanız ya da standart tedaviler işe yaradıysa doktora görünme zamanı gelmiş demektir.

Kan şekeri kontrol altına alındıktan sonra mantar da ortadan kalkacaktır.

Mantar enfeksiyonu deride de görülebilir. Kuru cilt ya da zayıf dolaşıma bağlı olarak diyabetliler sık sık kaşıntı hissederler. Zayıf dolaşım nedeniyle bacaklar en çok kaşınan yerledir. Daha az banyo yaparak, nemlendirici bir sabun kullanarak ve yıkandıktan sonra losyon kullanarak kaşıntıyı azaltabilirsiniz.

KAŞINTILI DERİ

Kaşıntı, derinin kuru olmasına, mantar enfeksiyonuna ya da kan dolaşımındaki bir azalmaya bağlı olabilir.

NEFESİNİZ KÖTÜ KOKUYORSA

Diyabete bağlı dehidratasyon ağız kuruluğu yapar ve buna kötü bir koku eşlik eder. Üstelik, kuru bir ağız bakterilerin yeterince uzaklaştırılmamasına ve ağızdaki pH dengesinin bozulmasına yol açar.

SÜREKLİ AÇ HİSSETMEK

Sürekli açlık ya da susuzluk Tip 2 diyabetin erken işaretlerindendir. Diyabet hastası kişiler yedikleri yemeklerden yeterli enerji alamazlar.

Sindirim sistemi besinleri glikoz adı verilen basit şekerle parçalar ve vücut bunları yakıt olarak kullanır. Diyabeti olan hastalarda kan dolaşımındaki bu glikoz vücut hücrelerine yeterince taşınamaz.

Sonuç olarak Tip 2 diyabet hastası kişiler ne kadar süre önce yemek yemiş olurlarsa olsunlar sürekli açlık hissederler.

EL VE AYAKLARDA KARINCALANMA, UYUŞMA VE AĞRI

Tip 2 diyabet hastalarının yarısından fazlasında kollar, bacaklar, eller ve ayaklarda iğne batması gibi bir his yaratan ya da uyuşukluğa neden olan bir durum ortaya çıkar.

Yüksek kan şekeri seviyesi kan dolaşımını etkiler ve vücuttaki sinirlere zarar verir. Tip 2 diyabeti olan kişilerde bu el ve ayaklarda ağrı, karıncalanma ya da hissizliğe yol açar. Bu durum zamanla kötüleşir kişi diyabet hastalığını tedavi ettirmezse çok daha ciddi komplikasyonlara yol açar.

KESİK VE YARALARIN YAVAŞ İYİLEŞMESİ

Kandaki yüksek seviyede şeker vücuttaki sinirleri ve kan damarlarını tahrip eder bu da kan dolaşımında bozulmaya yol açar. Sonuç olarak küçük kesik ya da yaraların bile iyileşmesi haftalar hatta aylar sürebilir.

Hassasiyetinizin azalması, daha kolay yaralanmanıza yol açar. Bir yerinizin kesildiğini fark etmezsiniz. Yaraların yavaş iyileşmesi enfeksiyon riskini de artırır.

Kandaki yüksek şeker oranı bakterilerin üremesi için iyi bir ortam yaratır.

ÇOK YORGUN HİSSETMEK

Tip 2 diyabet kişinin enerji seviyelerini etkiler ve son derece yorgun ve bitkin hissetmesine neden olabilir. Bu yorgunluk kan dolaşımından vücut hücrelerine şeker iletiminin yetersiz olması sonucunda ortaya çıkar. Aşırı yorgunluk ve düşük enerji için diğer diyabet belirtilerinin yanı sıra başka iyi bir neden bulamıyorsanız kontrole gitmeniz iyi olacaktır.

CİLDİNİZDEKİ TUHAF KOYU LEKELER

Boyun, koltuk altı veya kasık kıvrımlarında koyu renkli cilt lekeleri de yüksek diyabet riskini gösterebilir. Bu lekeler çok yumuşak ve kadifemsi bir his verir.

Bu durum -çikolata kisti- Polikistik Over Sendromu (PCOS) olan kadınlarda daha sık görülür. PCOS olan kadınlar insülin konusunda daha fazla risk taşıyor. Cildinizde yeni koyu lekeler oluştuğunu fark ederseniz bunları doktora göstermelisiniz.

ADETTEN KESİLME

Tip 1 diyabette ergenliğin gecikmesi ve adet görememe durumları görülebilir. Tip 2 diyabette rastlanan insülin direnci de adet düzensizlikleri ile bağlantılıdır.

Источник: https://www.metabolikcerrahi.com/seker-hastaligi-belirtileri

Şeker Koması Belirtileri

Diyabette Şeker Düşmesine ya da Yükselmesine Bağlı Acil Durumlar

Şeker koması nasıl anlaşılır? Kan şekeri seviyesinin aşırı yükselmesi veya kan şekeri seviyesinin aşırı düşmesi genellikle ani bir şeker koması başlangıcı ya da şeker komasına girmeden önce fark edilen olağan belirtilerdir. (1)

Hipoglisemi Belirtileri

Halk arasında, kişinin hiç yemek yememesi, kasıtlı olarak yemek yemeyi atlaması ya da yemek yemeden önce kendisini titrek, huysuz ve yorgun hissetmesi genellikle hipoglisemi ile ilişkilendirilmektedir. Hipoglisemi durumunda çok bitkin hissetmek oldukça belirgin bir belirtidir.

En sık karşılaşılan hipoglisemi belirtileri, yani diğer bir deyişle düşük kan şekeri belirtileri ise şunları içermektedir:

  • Açlık, bazen yoğun ve ani olarak ortaya çıkabilir
  • Sinirlilik veya titreme gibi endişe belirtileri
  • Terleme, uyurken meydana gelen gece terlemesi de dâhil (bu durum gece hipoglisemisi belirtisidir)
  • Baş dönmesi veya başı düşüyormuş gibi hissetmek
  • Yorgun, bitkin veya sersem olma
  • Uykuda uyanmak ve uyurken bile yorgun hissetmek
  • Huzursuz hissetmek ve ruh hali vakaları geçirmek
  • Yüz solgunluğu
  • Baş ağrısı
  • Kas güçsüzlüğü
  • Karışıklık hissi ve çalışma veya konsantrasyon sorunları yaşama (2)

Şiddetli durumlarda (diyabet ilaçları dâhil olduğunda), hipoglisemi nöbetler, koma ve hatta ölüme neden olabilir.

Diyabetik hastalar, özellikle de uzun süreler boyunca tekrar tekrar ortaya çıkması durumunda, ciddi hipoglisemi atakları için yüksek risk altındadırlar.

Diyabetli yaşlı hastalarda şiddetli hipoglisemik ataklarının, demans, kalp hastalığı, fonksiyonel beyin hasarı, sinir hasarı ve ölüm riski artışı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. (3)

Kan şekeri seviyeleri kontrol altına alınmadığında hipoglisemi belirtileri yaşanmaya devam edecektir. Zaman içinde, bunlar yorgunluk, şeker isteği, kan basıncındaki değişiklikler, kilo kaybı veya kazanımı, sinir hasarı ve sinirlilik dâhil olmak üzere, pre-diyabet veya şeker hastalığının göstergesi olan komplikasyonlar ve sıklıkla yan etkilerle birlikte ortaya çıkabilmektedir. (4)

Hiperglisemi Belirtileri

Hiperglisemi durumunda yüksek olan kan şekeri seviyesi şu şekilde tanımlanmaktadır:

  • Yemek yemeden önce 130 mg / dL’den (miligram / desilitre) daha yüksek
  • Yemek yedikten iki saat sonra eşit veya 180 mg / dL’den (miligram / desilitre) daha yüksek

Normal olan kan şekeri, şeker hastalığınızın türüne ve çocuk ya da yetişkin olup olmadığınıza ve bazı durumlara bağlı olarak değişmektedir. (5)

Hiperglisemi ile ilişkili olan üç ana belirtiyi şöyle açıklamak mümkündür:

Polifaji: Polifaji, açlığın artması ya da aşırı açlık olarak tanımlanmaktadır. Bunun nedeni, diyabet ilaçların alınması sonucu ortaya çıkan düşük kan şekeridir. Bir yemekten sonra olan bir doz insülin eksikliği ve çok fazla fiziksel aktivite, kan şekerinin düşük olmasına ve açlığın artmasına neden olan diğer faktörlerdir.

Polidipsi: Aşırı susuzluğu ifade etmektedir ve genellikle şiddetli ağız kuruluğuna yol açmaktadır.

Poliüri: Poliüri, aşırı ve anormal derecede fazla miktarda idrarın geçişi anlamına gelmektedir. (6)

Diğer hiperglisemi belirtileri arasında şunlar bulunmaktadır:

  • Bulanık görme
  • Yaraların yavaş iyileşmesi
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Düzenli olarak idrar yolu enfeksiyonları yaşama
  • Mantar enfeksiyonlarına yatkınlık

Önlemi alınmayan ya da tedavi edilmeyene çok yüksek kan şekeri seviyeleri, sıvı kaybı, mide bulantısı, kusma ve son olarak da koma ve bilinç kaybına yol açmaktadır. (7)

Diyabetik Ketoasidoz Belirtileri

Eğer hiperglisemi tedavi edilmiyorsa, keton olarak adlandırılan toksik asitlerin, kan ve idrarda (ketoasidoz) birikmesine neden olabilmektedir. Bu durumun belirtileri şunları içerebilmektedir:

  • Meyve kokulu nefes
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Nefes darlığı
  • Ağız kuruluğu
  • Zayıflık
  • Karışıklık
  • Karın ağrısı
  • Koma (8)

Şeker Koması Nedir?

Şeker koması ya da diyabetik koma, bilinç kaybına neden olan ve hayatı tehdit eden bir diyabet komplikasyonu olarak tanımlanmaktadır. Diyabet hastalığı varsa, tehli derecede yükselen kan şekeri yani hiperglisemi veya tehli derecede düşen kan şekeri yani hipoglisemi, şeker komasına yol açabilmektedir.

Kişi şeker komasına girdiğinde canlıdır, ancak manzaraları, sesleri veya diğer uyarı türlerini algılayamamaktadır veya kasıtlı olarak uyarı sinyallerine tepki verememektedir. Tedavi edilmediğinde, diyabetik bir koma ölümcül sonuçlara neden olabilmektedir.

Şeker komasının korkutucu sonuçlara neden olabileceği ihtimali bulunsa da, gerekli önlemleri almak için adımlar takip edilebilmektedir. Diyabet hastalığı için oluşturulan tedavi planına uymak durumu kontrol altında tutmayı sağlamaktadır. (9)

Şeker Koması Nedir? hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayabilirsiniz.

Şeker Koması Nedenleri

Şeker koması neden olur? Şeker hastalığı olan kişilerde ortaya çıkan şeker komasının başlıca nedenleri ya kan şekeri seviyesinin çok düşmesi ya da kan şekeri seviyesinin çok yükselmesidir. Diğer bir neden ise şeker hastalığı nedeniyle ortaya çıkan bazı komplikasyonlardır.

Şeker hastası olan kişilerde şeker komasının en yaygın üç nedeni şunlardır:

  • Şiddetli hipoglisemi (düşük kan şekeri)
  • Diyabetik ketoasidoz
  • Hiperglisemik hiperosmolar sendrom (10)

Şeker Koması Nedenleri daha fazlası için

Şeker Koması Tedavisi

Şeker koması nasıl geçer? Şeker komasına karşı uygulanacak olan acil tedavi yöntemi, kan şekeri seviyenin çok yüksek veya çok düşük olmasına bağlı olarak değişmektedir.

Kan şekeri seviyesinin çok yüksek olması durumunda uygulanabilecek tedavi yöntemleri şunlardır:

  • Sıvı takviyesi içim serumla tedavi
  • Hücrelerin doğru şekilde çalışmasına yardımcı olmak için potasyum, sodyum veya fosfat takviyeleri
  • Dokuların kandaki glikozu emmesine yardımcı olmak için insülin
  • Altta yatan herhangi bir enfeksiyon için tedavi

Eğer kan şekeri seviyesi çok düşükse, kan şekeri düzeyinin hızla yükselmesine neden olacak bir glukagon enjeksiyonu yapılabilmektedir. Kandaki şeker seviyelerini yükseltmek için damardan dekstroz da verilebilmektedir.

Kan şekeri normal seviyeye ulaştığında ise kişi şeker komasından çıkmakta ve bilinç genellikle geri gelmektedir. (11)

Şeker Koması İçin Hangi Doktora Gidilir?

Şeker koması teşhisi ve tedavisi için aile hekimi, dâhiliye uzmanı (iç hastalıkları uzmanı), çocuk doktoru, endokrinolog (metabolizma hastalıkları uzmanı) ve diyetisyenden yardım alabilirsiniz. (12)

Şeker Koması Tedavisi fazlası için tıklayabilirsiniz

Источник: https://www.acil.net/seker-komasi-belirtileri/

Şeker Hastalığına Bağlı Sinir Hasarları – Diyabetik Nöropati Neden Olur? – Sağlık Ocağım .NET

Diyabette Şeker Düşmesine ya da Yükselmesine Bağlı Acil Durumlar

Diyabetik nöropati, uzun süreli ya da yeterli kontrol altına alınamamış diyabetis mellitustan kaynaklanan çeşitli nöropati (sinirlerde oluşan hastalık veya hasar) tiplerinden herhangi birisidir.

En yaygın rastlanan diyabetik nöropati tipi çevresel (periferik) duyusal nöropati olarak adlandırılır. Bu bozukluğun erken evrelerinde ektremitelerde (uzuvlarda), özellikle de ayaklarda ara ara ağrı ve karıncalanmalar olur. Ağrı zamanla kötüleşerek, sonunda bir bölgedeki ağrı duyusunun kaybolmasına sebep olur.

Duyusal nöropati bulunan hastalar hissetmedikleri için ilerleyen dönemlerde ayaklarındaki kesiklerin, sıyrıkların, yanıkların farkında olmazlar ve ciddi yaralar (diyabetik ayak) durumu meydana gelir. Eğer tedavisi yapılmaz ise bu tür yaralanmalar nedeni ile uzvun kesilmesine kadar gidebilecek doku ölümleri (kangren) oluşur. Diyabet hastalarının  ayak bakımı oldukça önemlidir.

Diyabetik nöropati nedenleri

Diyabetik nöropati, diyabetin uzun süren komplikasyonlarından biridir. Diyabetin sinirlere verdiği zararın nedenleri tam olarak anlaşılmamıştır fakat yüksek kan şekeri, düşük kan şekeri ve yüksek kan yağları seviyelerinin, sinirlerin sinyal göndermesine ayrıca sinirlere oksijen ve besin taşıyan kan damarlarına zarar verdiği bilinmektedir.

Bunların dışında bağışıklık sistemi organizmasının kendisine saldırısı olarak sinir hasarı, karpal tünel sendromu gibi mekanik nedenler, sinir dokusundaki hasara kalıtsal yatkınlık, genetik faktörler, ilerlemiş yaş, alkol ve sigara kullanımı gibi etkenler de diyabetik nöropatiye neden olabilir. Şeker hastalığını kontrol altında tutmak sinirlerin çok fazla hasar görmemesi için çok önemlidir.

Nöropati nedir?

Nöropati sinir hasarıdır. Sinirler, beyin ile vücudun her bölümü arasında mesaj göndererek görmemeyi, duymamayı, hissetmeyi ve hareket etmeyi sağlarlar.

Sinirler aynı zamanda kişi farkında olmadan çalışan kalbin atması, akciğerlerin nefes alması için de sinyal gönderirler.

Nöropati şeker hastalarında oldukça fazla görülen bir durum olmasına rağmen diyabetli hastaların geneli bu durumun farkında olmayabilir.

Diyabetik nöropati (şeker hastalığında sinir hasarı) belirtileri

Diyabetik nöropatinin belirtileri etkilenen sinirlere, etkilenme şiddetine ve hastalığın süresine göre farklılık gösterir. İlk dönemlerde genellikle belirti vermeyebilir. Sinirleri hasar görmeye başlayan bir çok diyabet hastası şikayetlerden rahatsızlık duymayabilir.

Belirti vermeye başladığında hafif belirtiler ile kendini gösterir. Genellikle ilk görülen belirtiler ciltte başlar. Diyabetik sinir hasarının nasıl belirti göstereceği tutulan sinire ya da organlara göre farklılık gösterir.

  1. Diyabetik nöropatinin cilt belirtileri : Ellerde, ayaklarda ve bacaklarda ağrı, uyuşma veya karıncalanma başlayabilir ve sıcak, soğuk ve acıyı hissetmeme gibi belirtiler görülür.
  2. Diyabetik nöropatinin kaslarda gösterdiği belirtiler : Kaslarda güç kaybı, güçsüzlük, ağrı ve uykuda kas erimesi, bu duruma bağlı ayaklarda veya bacaklarda kemik kırılmaları, ayak şekil bozuklukları (diyabetik ayak) oluşabilir.
  3. Diyabetik nöropatinin mide ve bağırsaklarda gösterdiği belirtiler : Çok uzun aç kalındığında yiyeceklerin bağırsaklara geçişi yavaşlar ve gastroparezi denilen durum meydana gelir. Bu durum, mide bulantısına, karın gerginliğine, kusmaya, ishale, kabızlığa, genel rahatsızlığa ve istenmeyen kilo kaybına sebep olabilir.
  4. Diyabetik nöropatinin mesanede gösterdiği belirtiler : İdrar yapma problemi olabilir ya da mesaneyi tamamen boşaltamama gibi bir his oluşması, tedavisi yapılmaz ise idrar kaçırma problemi, idrar yapma yeteneğinin tamamen kaybolması gibi şikayetlere yol açabilir.
  5. Diyabetik nöropatinin cinsel yaşama etkisi nedir? : Bu durum erkeklerde ereksiyon işlev bozukluğuna ya da iktidarsızlığa, kadınlarda cinsel disfonksiyona yol açabilir.
  6. Diyabetik nöropatinin kan damarlarına olan etkisi nedir? : Ayağa kalkıldığında veya yataktan kalkarken tansiyonun düşmesi nedeni ile baş dönmesi, halsizlik hissedilir. Göğüs ağrısı (anjina) ya da kalp krizi geçirme belirtilerini hissetmek zorlaşabilir.
  7. Diyabetik nöropatinin ter bezlerine etkisi nedir? : Vücut kendi ısısını düzenlemede zorlanabilir. Alt bacaklarda terleme olamadığı için, ayak derilerinin kurumasına ve çatlamasına sebebiyet verebilir. Yemek yerken terleme, çiğnedikten hemen sonra başlayabilir ve terleme sadece bazı yiyeceklerde olur. Terleme genellikle alında başlayıp, yüzde, kafa derisinde, boyun bölgesinde ve bazende vücudun üst kısmında oluşabilir.
  8. Diyabetik nöropatinin göz belirtileri : Göz kaslarını besleyen sinirlerin hasarlanması sonucu görme bozukluğu, çift görme, kalıcı görme kaybı ve göz ağrısına neden olur.

Diyabetik nöropati teşhisi

Diyabetik nöropati tanısı genellikle ağrı polikliniklerinde yapılacak fizik muayene, beyin cerrahisi uzmanlığında yapılan muayene ve tetkikler ve hastada görülen belirtiler ile konulabilir. Muayene sırasında kan basıncı, kalp atış hızı, kas gücü, hastanın vereceği refleksler, titreşim, sıcaklık ve hafif dokunmaya duyarlılık düzeyi kontrolü yapılır.

Şeker hastalarının her yıl düzenli olarak nöropatik ayak muayenesi olmaları gereklidir. Kapsamlı bir ayak muayenesinde cilt, kaslar, kemikler, dolaşım ve ayak hissi değerlendirilir. Saç fırçasının bir teli kalınlığındaki bir naylon monofilament ile ayak altına dokunarak duyu ve duygu durumu değerlendirilir.

Ayrıca sıcaklık algısı kontrolü için titreşimli bir çatal kullanılarak dokunma basıncından daha duyarlı olan vibrasyon algısı değerlendirilir. Bunların yanı sıra, sinir ileti çalışmaları ya da elktromiyografi testi, kalp hızı değişikliklerinin nabız ölçümü ile kontrol edilmesi ve diğer organ hasarları için ultrasonografi gibi tetkikler de yapılır.

Diyabetik nöropati teşhisi

Diyabetik nöropati (şeker hastalığında sinir hasarı) tedavisi

Diyabetik nöropati tedavisi tutulan sinirlere ya da organlara, tutulum derecesine göre farklılık gösterir. Ciltte gelişen hasarın şiddetine ve farkına göre farklı ilaç tedavileri uygulanır. Hasta doktorunun verdiği ağrı kesicinin faydası olup olmadığını not etmelidir, bu sayede hastanın doktoru, ilacın dozunu ya da tedavi yöntemini değiştirebilir.

Hastanın, özel tedavi yöntemleri için ağrı polikliniklerine se edilmesi gerekebilir.

  1. Kaslarda oluşan sinir hasarı tedavisi nasıl yapılır? : Hastanın diyabetik ayak sorunu var ise hassas kemikler üzerindeki baskının azaltılması için, özel yapım ayakkabılar veya ayağın şeklini alan tabanlıklar verilebilir. Ayakta başka rahatsızlıklar oluşmaması için dinlenmek önemlidir. Ayak için alçı ya da atel tedavisi gerekebilir. Bu durumda koltuk değneği veya tekerlekli sandalye kullanılmasına ihtiyaç duyulabilir. Ayakta şekil bozukluğu oluşmuş ise (çekiç parmak, pençe parmak, baş parmak çıkıntısı gibi) ameliyat ile düzeltilmesi gerekebilir.
  2. Mide ve bağırsaklarda oluşan sinir hasarı tedavisi nasıl yapılır? : Sindirimi hızlandırma amaçlı ilaç tedavisi ya da diğer bulguları hafifletmeye yönelik tedaviler uygulanabilir.
  3. Mesanede oluşan sinir hasarı tedavisi nasıl yapılır? : İdrar yolu enfeksiyonları nedeni ile antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Hastaya idrarı olmasa bile her üç saatte bir tuvalete gitmesi önerilir.
  4. Cinsel problemlere neden olan sinir hasarı tedavisi nasıl yapılır? : Erkeklerde ve kadınlarda farklı tedaviler uygulanır. İlaç tedavileri, enjeksiyon tedavileri, vakum pompası, implantasyon gibi farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir.
  5. Kan damarları sorunlarına neden olan sinir hasarı tedavisi nasıl yapılır? : Kompresyon çorapları hızlı bir şekilde ayağa kalkmaktan dolayı meydana gelen baş dönmesi tedavisinde faydalı olabilir ve hastanın ayağa kalkarken sakin kalkması, yataktan kalkarken önce oturup sonra kalkması ve başını döndüren ani hareketlerden kaçınması tavsiye edilir.
  6. Ter bezlerinde oluşan sinir hasarı tedavisi nasıl yapılır? : Kuruyan cilt için nemlendirici kremler kullanılabilir fakat ayaklarda veya bacaklarda ciddi çatlaklar, yaralar olur ise enfeksiyon riski nedeni ile hasta kesinlikle doktoruna gitmeli ve şikayetlerini bildirmelidir.
  7. Gözlerde oluşan sinir hasarı tedavisi nasıl yapılır? : Diyabetik göz hasarlarında (diyabetik retinopati) damar bozukluklarını iyileştirmeye yönelik ilaç tedavileri bulunmamaktadır. Diyabetik retinopati önlenemese de, buna bağlı ortaya çıkacak görme kaybı erken tanı ve zamanında müdahale ile önlenebilir. Bu nedenle düzenli göz muayenesi önemlidir.

Şeker hastaları kendini nasıl korumalı

Şeker hastalığı ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/seker-hastalg-ve-sinir-hasarlar/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.