Diz ağrınızın nedeni “patella-femoral ağrı sendromu” olabilir.

Diz Kapağı Ağrısı Neye İşarettir? Hangi Doktora Gidilir?

Diz ağrınızın nedeni “patella-femoral ağrı sendromu” olabilir.

Diz kapağı bölgesinde meydana gelen ağrılar yorgunluk gibi basit sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi kronik bir şekilde de meydana gelebilir ya da ters hareketler neticesinde ortaya çıkan semptomlar arasında da yer alabilir.

Ayrıca:

  • Diz kapağındaki ağrılar bazen vücudumuzla ilgili farklı durumlar hakkında işaretçi de olabilir. Uzun süre devam eden diz kapağı ağrıları yaşam kalitesini ciddi anlamda olumsuz etkileyebileceği, günlük hareketlerde zorluklara sebep olabileceği için bu şikayetlerden olabildiğince erken kurtulmak gerekir.

Eklemlerde bolca karşılaşılan bir ağrı çeşidi olan diz kapağı ağrısına bu kadar sık rastlanmasının sebebi dizlerin yaşam boyunca en çok kullanılan eklemlerden birisi olmasıdır. Bu sebeple diz bölgesinde meydana gelen ağrılar göz ardı edilmemeli ve arkasındaki sebebin öğrenilmesi için gerekli çaba gösterilmelidir.

Dizlerinize aşırı yük bindirdiğiniz zaman diz kapağındaki kıkırdak dokusunda süreç içerisinde bir yumuşama meydana gelir.

Bu yumuşama yüzünden sinir uçları daha korumasız bir hal alır ve buna bağlı olarak diz kapağının ön kısmında ağrı söz konusu olur.

Diz bölgesinde meydana gelen bu ağrı daha önce ortaya çıkmış başka bir hasarın da işaretçisi olabileceği için kesinlikle dikkate alınmalı ve en kısa sürede bir hekime bildirilmelidir.

Eğer:

  • Uzun süre oturup kalktıktan sonra diz bölgenizde bir ağrı hissediyorsanız ve dizlerinizden bazı sesler geliyorsa bu durumun bir hasara yönelik işaretçi olması çok muhtemeldir, uzmana görünmeyi ihmal etmemenizde fayda var.
  • Dizi kalçanın altına alıp oturmak,
  • Sandalyede oturulduğu esnada ayakları geriye doğru almak,
  • İşi diz üstünde görmek,
  • Alçak bir sandalyeye oturup uzun bir süre boyunca dizi kilitlemek gibi çeşitli eylemlerin neticesinde diz kapağınıza ciddi bir yük bindirmiş olursunuz.

Bu durumun sonucu olarak da diz bölgenizdeki kıkırdaklarda birtakım aşınmalar meydana gelebilir.

Benzer şekilde:

  • Yokuş aşağı doğru yürürken ya da merdivenden inerken de diz kapaklarınızda bir baskı oluşur ve bu baskıya bağlı olarak ağrılar ortaya çıkabilir.

Bu yüzden ters hareket yapmaktan kaçınmalı ve dizlerinize çok yük bindirebilecek eylemlerden uzak durup vücudunuzu korumaya özen göstermelisiniz.

3. Bilinçsiz egzersiz yapmak

Birçok durumda insanlar, sağlıklı olmak için spor yaparken bilinçsiz bir hareket neticesinde sürpriz ağrılarla ve sakatlıklarla karşı karşıya kalabilir. Bu konudaki en önemli örneklerden birisi sert zeminde bilinçsiz şekilde yapılan koşulardır.

Koşu:

  • Her ne kadar sağlık için çok faydalı bir spor olsa da asfalt gibi sert zeminlerin üstünde koşmaya başladığınız zaman attığınız her bir adımın ardından vücudunuzun üst bölgesinin bütün ağırlığını diz kapağınıza tek bir darbeyle vermiş olursunuz.
  • Bu düzenli darbeler zamanla diz bölgesindeki dokularda aşınmaya sebep olur ve bu da ağrıların ortaya çıkmasına neden olur.
  • Eğer spor amaçlı koşmak istiyorsanız kesinlikle toprak zemin üstünde ya da yumuşak bir zeminde koşu yapmaya çalışın.

4. Dizdeki yapısal bozukluklar

Dizde hissedilen ağrıların sebeplerinden birisi de yapısal bir faktör olabilir.

Örnek vermek gerekirse:

  • Dengesiz bir diz kapağı bağlanmasının söz konusu olması halinde uzman tarafından bu yapısal bozukluğu ortadan kaldırmak için çeşitli tedavilerin uygulanması gerekir.
  • Diz kapağının dışa doğru açılmaya meyilli olması gibi durumlar da bu bölgede kıkırdakların hasar görmesine ve şiddetli ağrıların meydana gelmesine neden olabilir.
  • Bu yüzden ağrıları ortadan kaldırmak için gergin olan bağların gevşetilmesi amaçlanır.

Diz Kapağı Ağrısı Neye İşaret Eder?

Halk arasında diz önündeki ağrılar olarak da tanımlanan ama tıp dilinde “patella femoral ağrı sendromu” olarak bilinen ağrılar birçok kişinin yaşam kalitesini negatif etkiliyor.

Diz kapağı anlamı taşıyan patella, halk arasında ayna kemiği adıyla da tanınıyor ve dizin ön bölgesinde yer alıyor.

Bu kemik sayesinde üst adalenin kuvvetinin dizin alt bölgesine iletilmesi mümkün oluyor.

Yani söz konusu kemik:

  • Bir anlamda gücün dizin altına iletilmesini sağlayan bir aracı olarak çalışıyor.
  • Merdivenlerden rahatça çıkmak, futbol oynayanların iyi şut vurması gibi çeşitli hareketler diz kapağı sayesinde gerçekleştiği için bu kemiğin önemi oldukça büyüktür.
  • Doğal olarak bu bölgelerde meydana gelen ve devamlılık gösteren ağrılar da önemli sorunlara yol açabiliyor.

Diz önündeki ağrıların meydana gelmesinde:

  • Arka grup adalelerdeki gerginlikler,
  • Bu adalelerin elastikiyetlerini kaybetmesi,
  • Ön gruptaki adalelerin zayıflaması gibi faktörler önemli rol oynuyor. Yani diz kapağında ağrı yaşayanların adalelerinde zayıflık, gerginlik ve elastikiyet kaybı gibi durumlar söz konusu olabilir.

Ayrıca:

  • Uzmanlar arka grup adalesinde spazm olan ve bu duruma bağlı olarak meydana gelen kısalmanın genellikle bel problemi yüzünden meydana geldiğini de dile getiriyorlar.
  • Dolayısıyla diz bölgesinde ağrı şikayeti olanların ilk olarak bel bölgesinde herhangi bir sorun olup olmadığına yönelik sorgulanması gerekiyor.

Yani diz bölgesindeki ağrılar, bel bölgesinde herhangi bir problem olduğuna dair de bir işaret olabilir.

Diz Kapağı Ağrısı İçin Hangi Bölüme Gidilir?

Diz kapağı arkası ağrısı ve dizle alakalı bütün problemler için ilk olarak hastanelerdeki ortopedi uzmanlarına görünmek gerekir. Ortopedi bölümü gerekli gördüğü durumda fizik tedavi bölümleriyle iş birliği içerisinde hareket edebilir fakat şikayete ilişkin ilk randevuyu ortopedi bölümünden almak daha yararlı olacaktır.

Diz Kapağı Ağrısı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diz ağrısının altında yatan sebeplerin araştırılması için doktor tarafından ilk etapta bazı yöntemler uygulanacaktır.

Hastanın şikayetlerinin asıl kaynağının tespit edilmesi için fiziksel muayenenin yanı sıra:

  • Röntgen,
  • Ultrason,
  • Kan testi,
  • Manyetik rezonans (MR),
  • Bilgisayarlı tomografi gibi çeşitli teşhis yöntemleri uygulanabilir ve buradan elde edilen sonuçlar kapsamında nasıl bir tedavi uygulanacağına yönelik kararlar alınır.

1. İlaç tedavisi

Diz ağrısı şikayetlerinin önüne geçilmesi için:

  • Kortikosteroid iğneler,
  • Trombositçe zengin plazma iğneleri,
  • Hiyalrüonik asit iğneleri gibi ilaçlarla tedavi uygulanabilir.

Bu ilaçların doktor tarafından önerilmesi gerekiyor, hastanın tek başına karar verip ilacı temin etmesi halinde çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir.

2. Cerrahi yöntemler

Diz kapağı ağrısı ve şişlik ile başlayan şikayetler için uygulanan tedavi yöntemlerinden birisi de cerrahi operasyonlardır. Fakat uzmanlar, cerrahi müdahaleyi son çare olarak görüyor.

Yani ilk etapta farklı tekniklerin denmesi ile hastanın şikayetlerden kurtulması amaçlanırken tüm çabaların olumsuz yanıt vermesi halinde final adımı olarak cerrahi yöntemlere başvuru yapılıyor.

Gerçekleştirilen cerrahi operasyonla:

  • Patella adı verilen bölgedeki yükün azaltılması ve diz bölgesindeki dengenin sağlanarak hastanın şikayetlerinden kurtulması amaçlanır.

Fakat ameliyatların çok sınırlı bir hasta grubuna uygulandığını, genelde işlerin buraya kadar uzamadan farklı tedavi yöntemleri ile çözüme kavuşturulduğunu söylemek yerinde olacaktır.

3. Bitkisel tedavi

Diz kapağı ağrısı bitkisel tedavi aracılığıyla da ortadan kaldırılabilir.

Tabii bu noktada kulaktan dolma bitkisel yöntemlerle problemin çözüme kavuşmasını beklemek yerine öncelikle bir doktora görünmek ve daha sonra doktorun önerdiği programla birlikte bitkisel tedaviden yararlanmak daha faydalı olacaktır.

Bilinçsiz bir şekilde uzmana danışılmadan tek başına bitkisel tedavi uygulamalarının gerçekleştirilmesi kimi sıkıntılara neden olabilir.

Yaygın olarak faydalanılan bitkisel yöntemlere örnek vermek gerekirse elma sirkesinden bahsedilebilir. Elma sirkesinin diz bölgesindeki ağrıları ortadan kaldırma noktasında oldukça yardımcı bir ürün olduğu bilinir.

İçeriğindeki maddelerin alkali özelliği sayesinde diz ekleminde birikmiş olan zararlı toksinlerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olan elma sirkesi, eklemlerin yağlanmasını destekler ve hareket yetisini artırır.

Elma sirkesi:

  • İki farklı yöntemle diz kapağındaki ağrıların tedavisi için uygulanabilir.
  • İsterseniz banyo yaptığınız suya ya da küvetin içine iki kupa elma sirkesi dökün ve ağrıyan dizinizi yarım saat kadar birkaç gün boyunca bu suyun içerisinde bekletin.
  • İsterseniz de iki kupa filtrelenmiş suyun içerisine iki tatlı kaşığı elma sirkesi döküp düzenli olarak bu karışımı için.
  • Her iki yöntem de ağrıların ortadan kalkması noktasında önemli pay sahibi olacaktır.

Ağrıyan diz bölgesine:

  • Zencefil yağıyla günde 2-3 defa masaj yapılması,
  • Bir su bardağı sütün içerisine bir tatlı kaşığı kadar zerdeçal tozunu ekleyip kaynattıktan sonra içine bal ilave ederek içilmesi gibi yöntemler de diz ağrısına iyi gelen bitkisel tedaviler arasındadır.

4. Bandaj

Diz kapağı ağrısına ilişkin tetiklerin yapılmasıyla birlikte doktor tarafından şikayetin olduğu bölgeye bandaj uygulanması önerilebilir. Bandajın uygulanması gereken sürecin sonunda şikayetlerin varlığını koruması halinde ise alternatiflere yönelmek gerekebilir.

5. Egzersiz yapmak

Diz kapağı ağrısı egzersizleri ile de bu bölgedeki ağrıların önüne geçmek mümkündür.

Diz kapağınızdaki ağrılardan kurtulmak için uygulayabileceğiniz egzersizlerden bazıları şu şekildedir:

  • Dizinizin altına bir havluyu rulo haline getirip koyun. Diz kapağı kemiğinizi yukarı doğru çekip dizin alt kısmındaki havluya bastırarak bacağınızın ön bölümünde bulunan uyluk kasınızı kasmaya çalışın. 5 saniye kadar bu pozisyonda bekledikten sonra gevşeyin.
  • İki bacağınızın arasına havlu rulo koyun, rulo diz bölgelerinize değecek pozisyonda olsun. Bacaklarınızla 5 saniye havlu ruloyu sıkıştırın ve sonrasında gevşeyin.
  • Diziniz düz olacak bir şekilde bacağınızı koltuk kenarına ya da duvara doğru itin, beş saniye kadar bu pozisyonda bekleyin.
  • Sırtüstü bir şekilde yatağa uzanın ve dizinizi düz tutup bacağınızı bir karış yukarı kaldırın. Beş saniye bekledikten sonra normal pozisyona dönebilirsiniz.

Faydalandığımız Kaynaklar:

Diz Ağrısına Ne İyi Gelir?

Kaynak2

Kaynak3

Источник: https://evdesifa.com/diz-kapagi-agrisi/

Diz Önü Ağrısı Sık Görülüyor, Az Biliniyor

Diz ağrınızın nedeni “patella-femoral ağrı sendromu” olabilir.
Ortopedi ve Travmatoloji
Memorial Kayseri Hastanesi

Merdiven çıkarken zorlanıyor, hatta bazen uzun süren ağrılar çekiyorsanız sorununuz diz önü ağrısı olabilir. Toplumda sıkça rastlanan bu rahatsızlığın tedavisinde ise uzman tavsiyesiyle yapılacak birtakım egzersizler büyük önem taşıyor.

Diz kapağının ne denli önemli olduğunu o bölgede bir sorun yaşadığımızda fark ediyoruz. Oysa bacağın hareketini sağlayan bu kemik ve etrafındaki diğer yapılar günlük hayatımızı sürdürmede bize büyük kolaylık sağlıyor. O bölgede oluşan diz önü ağrısı ise ortopedik rahatsızlıklar arasında sıkça görülüyor.

Polikliniğe başvuran hastaların yaklaşık yüzde 40’ında bu sorun görülüyor. Buna rağmen diz önü ağrısı başka birtakım hastalıklarla karıştırılarak tedavisinde sıkıntı yaşanıyor.

Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanları, diz önü ağrısının özellikle menisküs yırtıklarıyla karıştırılması halinde hastaların ameliyata rağmen iyileşemediğini, bu nedenle de doğru teşhisin önem taşıdığını belirtiyor.

Hastalar ağrıyı öncelikle diz kapağında hissediyor. Diz önü ağrısı tıp literatüründe “Patella-Femoral Ağrı Sendromu” olarak tanımlanıyor. “Patella” diz kapağı anlamına geliyor.

Halk arasında “ayna kemiği” olarak da bilinen bu kemik dizin önünde yer alıyor, yuvarlak şekliyle kapağı andırıyor. Bu kemik üst adalenin kuvveti dizin altına iletmesini sağlayan bir aracı olarak görev yapıyor.

Rahatlıkla merdiven çıkmak da, futbolcuların şut atması da diz kapağı sayesinde olduğu için bu kemik önem taşıyor.

Bel bölgesini de etkiliyor

Diz önü ağrısının ortaya çıkmasında adale zayıflıkları ya da bazı adale gruplarında fazla gerginlik olması önemli rol oynuyor. Örneğin dizin arka grup kaslarında, arka adalede (Hamstring) gerginlik varsa kişi bu hastalığa yatkın oluyor.

Üst adale yani uyluk kemiğinin ön tarafındaki adale grubunun (Quadriceps) zayıflığı da diz önü ağrısının ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Bunun yanı sıra düztabanlık, başparmak eğrilikleri, bel ağrıları hastalığın görülmesindeki risk faktörleri arasında yer alıyor. Prof. Dr.

Karaoğlu, bu tür etkenlerin varlığında diz önü ağrısı görülme riskinin daha yüksek olduğunu belirterek, “Hastalar en sık arka grup adalelerin gergin olması, elastikiyetlerini yitirmesi, ön grup adalelerin zayıf kalması yani arkanın fazla gergin, önün zayıf olması halinde rahatsızlanıyor.

Çünkü bu şartlar altında arka grup adaleleri lehine bir dengesizlik oluyor. Bu dengeyi tekrar sağlamadıkça hasta ağrıdan kurtulamıyor. Herhangi bir bel probleminin varlığı halindeyse arka adalelerde spazm oluyor. Bu durum uzun süre devam eder ve önlem alınmazsa adalelerde fiziki olarak kısalma başlıyor.

Düzelmesi için çok ciddi bir egzersiz programları uygulanması gerekiyor. Arka grup adalelerin kısalması da en çok bel probleminden kaynaklanıyor. Bu nedenle de diz ağrısı şikayetiyle gelen bir hastanın ilk olarak belinde bir problem olup olmadığı sorgulanıyor.

Yani diz önü ağrısının varlığı halinde bel kemiği, kuyruk sokumu kemiği, ön ve arka grup adaleleri, bacaktaki hatta ayak başparmağına kadar giden bölümleri iyi incelemek, mekanik bir bozukluk olup olmadığının kontrol edilmesi gerekiyor. Bu tür hastaların teşhisi böyle kompleks bir inceleme gerektiriyor” diyor.

Tanıda fizik muayene önemli

Hastalık kendini genellikle yürürken değil de, çömelme, merdiven inip çıkma gibi aktiviteler sırasında gösteriyor. Bir başka belirti de belli bir süre hareketsiz oturduktan sonra ağrının ortaya çıkması… Hastalar dizini uzatıp çekme, hareket etme ihtiyacı duyuyor.

İnsanlar sinemada oturmak zorunda oldukları için de bu belirti “sinema belirtisi” olarak adlandırılıyor. Aynı belirtilerin uzun süre, hareketsiz yolculuk yapan kişilerde de görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Karaoğlu, “Eğer hasta bu tür belirtiler yaşıyorsa, diz önü ağrısından şüphelenmek gerekiyor.

Çünkü tedavide geç kalınması halinde hastalar yürürken de ağrı duymaya başlıyor” diyor.

Birtakım şikayetlerle bir uzmana başvuran hastaya fiziki muayene uygulanıyor.

Hastanın menisküsüne bastırıldığında ağrı yaşamaması, bağlarda bir hassasiyet görülmemesine rağmen diz kapağının üstüne bası yapıldığında ve bazı hareketleri yaparken ağrısı varsa diz önü ağrısından şüpheleniliyor.

Tanı koymada görüntüleme yöntemlerinin üçüncü sırada geldiğini belirten Prof. Dr. Karaoğlu, şunları söylüyor: “MR, röntgen gibi tetkikler bizim için geri planda kalıyor. Tanı koyarken birinci öncelik hastanın fiziksel belirtileri oluyor.

Bunun yanında fizik muayenede elde edilen bulgular da önem taşıyor. Bazı özel durumlarda diz ağrısı adale dengesizliğinden ya da fiziki sebeplerden de ortaya çıkabiliyor. Örneğin diz kapağında kayma veya yırtıklar olabiliyor. Bunları tespit etmek içinse nadiren de olsa görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyuluyor.”

Tedavide son çare cerrahi

Sık görülen bu hastalık genellikle konservatif yani egzersiz, bandaj, ilaç gibi tedavilere olumlu cevap veriyor. Hastaların çok büyük bir çoğunluğunda uygulanan bu yöntemde dizlik ve ilacın yanı sıra bazı tavsiyeler ve egzersizler de veriliyor. En etkili tedavi yönteminin egzersiz olduğunu belirten Prof. Dr.

Karaoğlu, “Egzersizleri genelde hekimler belirliyor. Mekanizma genellikle aynı oluyor. Arka grup adalelerini uzatmaya, üst adaleyi de kuvvetlendirmeye yönelik çalışmalar yapılıyor. Hastaların yüzde 80’i egzersizle rahatlarken, kalan kısmında bir değişiklik görülmüyor.

Bu durumda da dikkatten kaçan bir şey olup olmadığı araştırılıyor ve ihtiyaca göre diğer tedavi yöntemleri de uygulanıyor” diyor.

Eğer halen hastanın şikayetlerinde azalma ya da düzelme yoksa tedavide cerrahi gündeme geliyor. Ameliyatla patella üzerindeki yükü biraz daha azaltmak, dengeyi sağlamak amaçlanıyor. Ancak diz önü ağrısında cerrahi son çare olarak düşünülüyor ve sınırlı bir hasta grubunu ilgilendiriyor.

Egzersizin devamlılığı gerekiyor

Hastalara verilen egzersizler belli bir yoğunlukta uygulanıyor. Örneğin tedavi boyunca hasta günde bir saatini bu çalışmalara ayırıyor. Ancak tedavi bitip, hasta şikayetlerinden kurtulduktan sonra bu rutinin bozulmaması gerekiyor. Prof. Dr. Karaoğlu idame tedavisinin önemine değinerek, bir saat olmasa da düzenli olarak, her gün en az 10 dakika egzersiz yapılması gerektiğini vurguluyor.

Hangi egzersizleri uygulamalı?

Bölüm uzmanları diz önü ağrısı tedavisinde kullanılan egzersizleri şöyle anlattı:

– Uyluk arkası (Harmstring) germe

Ağrıyan bacağınız arkada kalacak şekilde, öne doğru 45 derecelik açıyla eğilin. Eller önde bitişik pozisyonda, diz hizasında olsun.

Arkadaki bacağınız düz ve gerginken, bacak arka kaslarında gerilme başlayana kadar eğilin. Gerilme başladıktan sonra her 2-3 saniyede bir biraz daha eğilin ve bu işlemi 20 saniye kadar devam ettirin.

Gerilmeye bağlı olarak diz ve uyluk arka kısımda acı hissetmeniz gerekiyor.

– Elastik bant egzersizi

Ağrıyan dizin arkasından elastik bant geçirin, diğer ucunu da masanın bacağına bağlayın. Elastik bant gerilene kadar kendinizi arkaya doğru çekin. Sağlam bacağınızı geriye doğru kıvırıp, ağrının olduğu bacak üstünde kalın.

Dengenizi sağlamak için bir sandalyeye tutunun. Önce dizinizi 30 derece bükün. (A) Ardından dizinizi yavaşça düzleştirin ama bu sırada uyluk kasınızı gergin tutun. Eğer zorlanıyorsanız hareketi iki ayağınız da yerdeyken yapın.

(B)

Diz stabilizasyonu

Ağrıyan dizin olduğu ayak bileğine elastik bir bant geçirip, diğer tarafını masa bacağı gibi sabit bir yere bağlayın. Masaya sırtınızı dönüp, ayakta durun. Ağrıyan bacağınızı öne doğru çekin.

Güncellenme Tarihi: 16 Aralık 2015Yayınlanma Tarihi: 16 Aralık 2015

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/diz-onu-agrisi-sik-goruluyor-az-biliniyor/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.