Doğadaki Son Çocuk…

Doğadaki Son Çocuk – Richard Louv

Doğadaki Son Çocuk…
Me Doğadaki Son Çocuk'u inceledi.

@Bucketlist·02 Eki 2017·Kitabı okudu

450 syf.

·34 günde·Beğendi·9/10

Kitap, Yalın ayak toprağa hiç basmamış, yağmurda bilerek hiç ıslanmamış, bir böcek kovalamamış ya da alıp yetiştirmemiş ya da iribaşları hiç incelememiş olanlara yönelik yazılmış. Bizlik bir durum yok. Biz onlardan değiliz ya değildik değil mi?İlk çocukluk döneminin evrensel ilklerinden biri olan merak duygusunun giderildiği, olumlu pekiştirilmesi gerektiği yer olan doğal alanlar gün geçtikçe daha yapılandırılmış bir hal alarak çocukların bu duygularını köreltmekte ve doğadan tat alamayan eksik nesillerin yetişmesine neden olmaktadır. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile doğru orantılı olarak doğaya dönüş olduğunu vurgulayan kitap, bu ülkelerin eğitim kurumları vizyonunda teknoloji ve dijital dünyanın çok az kullanıldığı, doğada aktif zaman geçirmenin ise eğitim ortamlarını düzenlerken birincil öncelikleri olduğunu vurguluyor. Kitabı okurken çocukluğumuzda doğada yaptığımız birçok aktivitenin tüm çocuklarda ortak olduğunu gördüm. Aynı şeylere merak duyuyor, aynı yöntemlerle merakımızı gidermeye çalışıyoruz. Ancak günümüzde ne yazık ki artık bunları yapan çocuk sayısı gün geçtikçe azalıyor. Elbette çocuklar artık merak etmiyor diyemeyiz. Bu konuda daha çok engelleniyorlar. Ebeveynler, öğretmenler, yığınlaştırılmış müfredatlar daha pek çok şey onların dışarıya açılan kapılarının önüne yığılmış bir halde. Ve elbette en büyük engel öngörülemez şekilde artan teknolojik cihazları anlamsızca kullanmak. Doğadaki her şey canlı, hisleri var. Bir ağaca sarıldığınızda hisseder, bir çiçeği kokladığınızda bunu duyumsar, şimdilerde bunlar olmadığından çocuklara da doğa nimetlerini göstermeye çekiniyor. Çocuklarımıza küskün bir doğa bırakıyoruz, farkında mıyız?Çocukların ormanda sabah yürüyüşü yapması, bir ağaç ya da bitkideki değişimi gözlemlemesi, çeşitli böcekleri görüp onlarla vakit geçirmesi ve çeşitli canlıların doğaya uyum sürecini öğrenmesinin çocuk üzerinde olumlu değişimlerini etkili bir dille anlatmış yazar. Doğada olmanın çocuktaki alternatif düşünme becerilerini tetiklediğini, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi son yıllarda çokça rastlanan çocukluk çağı bozukluklarında olumlu değişimler gözlemlendiğini de, yapılan deney kontrol çalışmaları ve uzun yıllar yapılan izleme testleri ile göstermek istemiş. “Ee biz bunları biliyoruz.” diyeceksiniz. Sorun da zaten bunları bilmekte. Biliyor ama es geçiyoruz. Es geçtiğimiz ne var ne yoksa bugün karşımıza telefon tablet bağımlısı bebekler ve çocuklar olarak geri dönüyor. Bir üç yaş çocuğu çamura su karıştırıp oynaması gerektiği yerde ‘’sıkıldım buradan telefonunu ver diye annesine bağırabiliyor.’’ Belli ki bazı durumların ayarı biz de çoktan kaçmış. Kitap bir roman, öykü vb. gibi kurmaca bir metin olmadığı için çoğu yerde tekrara düşmüş hissini yaşatabilir. Birden fazla makalenin ve yazarın kendi hayatından deneyimlerinin yer alması dili biraz zoraki olmuş anlayışına okurları sürükleyebilir. Ancak ne olursa olsun, kıymetli araştırmalar ve önerilerin yer aldığı bu kitabı mutlaka her birey okumalı ve kütüphanesinde bulundurmalı. Yazar doğayı keşfederek oluşturulan her hikaye için ‘’Kaplumbağa Masalları’’ demiş. Çok anlamlı bir tanımlama. Ağır ağır ama sağlam adımlarla yürür çünkü onlar, dayanıklıdırlar ve bize örnek olacak kadar alternatif düşünceye sahiptirler. Bu yüzden bu tanımlama hoşuma gitti. Sanıyorum bizler de doğadaki çocukluğumuza geri bakış atsak çok fazla kaplumbağa masalımız olduğunu görürüz. Genel hatlar bakımından kitap kültürümüze, doğaya olan saygımıza ve yeşile verdiğimiz kıymete çok uygun. Kutlamış olduğumuz belirli gün ve haftaları ve çocuklara aşılamaya çalıştığımız birçok değeri pekiştirici kıymetli bilgiler içeriyor. Kitabın sonunda oldukça geniş öneriler listesi yer alıyor. Doğada çocuklarla aktif zaman geçirmek isteyen anne-babalara, müfredatına bunu almak isteyen öğretmenlere, vizyonunu doğaya çevirmek isteyen tüm okullarımıza güzel yollar açacağına inanıyorum. Çünkü doğa eğitir, ehlileştirir. Kim bilir belki insani duygularımızın köreldiği şu zamanlarda doğaya yeniden çıplak ayakla basmak gerekiyordur. Belki yeni kaplumbağa masallarını çocuklarla yazmalıyızdır. Ne dersiniz? 🙂 Umarım bir sürü kaplumbağa masalımız, doğayı aktif kullanacak birçok yöntemimiz ve elbette doğanın iyileştirici gücüne inancımız ve onu koruyacak gücümüz olur.

Bolca tavsiye edilir. 🙂

450 syf.

·2 günde·Beğendi·10/10

''Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu teh altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı Yeryüzü'nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.'' Richard Louv Öyle güzel anlatılmış ki, her ebeveynin okuması gereken bir kitap.

nazlıhan say Doğadaki Son Çocuk'u inceledi.

@nazsay·26 Oca 2018·Kitabı okudu

450 syf.

·39 günde·Puan vermedi

Amerika avrupa hk baya inceleme yapmış yetkin insanlarla görüşmüş cocuklar ve yetiskinlerle tartismis yerel kurum ve uluslararasi kurumlari incelemis ve doganin ile cocuklarin genclerin iliskisini ve nasil kurtarabilirz onu ortaya koymus. Keske biraz daha evrensel olsaydi da okurken daha cok ze alsaydim. Atlamak istediğim o kadar yer vardi ki. Takintim olmasaydi yarim bile birakabilirdim. Islevsel tek kismi sondaki 100 oneri. Ki yaklasik %40 yine bize hitap etmiyor.

450 syf.

·7 günde·Beğendi·10/10

Arkadaşlar ben bu kitabı okudum çünkü bende de var çok güzel ben bunu okuduğumda çok mutluydum gerçek yaşamlarını anlattı çok güzeldi bu sizde OKURSANIZ mutlu olursunuz

Müderris Doğadaki Son Çocuk'u inceledi.

@Muallim47·06 Haz 2018·Kitabı okudu

450 syf.

·Beğendi·Puan vermedi

İlk bakıldığında doğaya zarar veren hareketlerin bile, doğayla ilişki kurulmasını sağladığından, büyük resme bakıldığında faydalı olduğundan bahsediyor yazar. Örneğin balık avlamak, ağaç evler gibi. İnsanın bir şekilde doğayla bağını oluşturduklarından, onu önemsemeyi beraberinde getirdiğini söylüyor.

450 syf.

·10 günde·Puan vermedi

Kesinlikle, ben bir anneyim ya da babayım diyorsanız okumanız gereken bir kitap… Çocukların nasıl bilinçli ya da bilinçsizce yanlış yetiştirildiğini; onların doğaya, doğanın da genç kuşaklara nasıl ihtiyacı olduğunu birbirinden bağımsız gibi görünen fakat çok ince bir iple bağlantılı akademik makaleler üzerinden etkileyici ve yalın bir şekilde anlatabilen yazarı takdir etmemek mümkün değil…

İnsan okurken düşünmeden edemiyor ve aklına şu soru takılıyor; geçmişin doğal çocukları mı yoksa günümüzün yapay çocukları mı?

Bu kadar güzel bir konu ancak bu kadar sıkıcı anlatılabilirdi sanırım. Biraz ders kitabı tadında olsa da, çoğu noktasında güzel bilgiler aşılayabiliyor. Doğanın içinde olmanın çocukların (ve herkesin) ruhsal ve bedensel sağlığı açısından önemini anlayacaksınız.

Kitabın basım bilgileri

Yazar:

Richard Louv, Ceyhan Temürcü (Çevirmen)

Alt başlık:

Çocuklarımızdaki Doğa Yoksunluğu ve Doğanın Sağaltıcı Gücü

Kitabın türü:

Bilim-Teknoloji-Mühendislik

Orijinal adı:

Last Child in the Woods: Saving Our Children from Nature-Deficit Disorder

Yayınevi:

TÜBİTAK Yayınları

“Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu teh altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile Yeryüzü'nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.”-Richard Louv-Çocuklarının doğayla anlamlı bir bağ kurmadan büyüyen bir kuşağa ait olmasını istemeyen anne babaların başucu kitabı olan Doğadaki Son Çocuk, tüm dünyada hızla yayılan doğaya dönüş hareketinin biçimlenmesinde ve yaygınlaşmasında önemli roller üstlenmiş bir kitap. Richard Louv Doğadaki Son Çocuk'ta çocuklarda ve gençlerde obezite, dikkat bozukluğu, depresyon gibi vakalarda büyük artış yaşanması ile çocukların yaşamında doğanın giderek daha az yer alması arasında bir ilişki olduğunu örneklerle kanıtlarken aynı zamanda içinde bulunduğumuz bu durumu tersine çevirebilecek bir yol haritası sunuyor. Etkileyici ve sürükleyici bir üslupla kaleme alınan Doğadaki Son Çocuk'u yayımlarken özellikle anne babaların bu kitabı ellerinden düşüremeyeceklerine inanıyoruz.”Doğadaki Son Çocuk, doğada zaman geçirmenin çocukların sağlığını geliştirebileceği, yaratıcılıklarını teşvik edebileceği, düşünme yetilerini keskinleştirebileceği ve çevreye karşı duyarlı olmalarına yardım edebileceği inancını paylaşan birçok farklı ilgi grubunu bir araya getirdi.”-John Flicker-, National Audubon Society başkanı

(Arka Kapak)

Kitabın sıralamaları

  • En popüler kitaplar'da 688. sırada.

Источник: https://1000kitap.com/kitap/dogadaki-son-cocuk--22494

Doğadaki Son Çocuk – Richard Louv

Doğadaki Son Çocuk…

Doğadaki Son Çocuk, Richard Louv’un doğanın insan üzerindeki olumlu etkilerini, onu korumak için neler yapılması gerektiğini ve çocuklara nasıl doğa sevgisi kazandırılabileceğini anlattığı kitabı.

Kitap Tubitak tarafıdan basılmış ve MEB’in öğretmenlere önerdiği kitaplardan biri.

Yazarın “doğa yoksunluğu sendromu” dediği bir kavramın etrafında doğa ve insan (özellikle çocuklar) arasındaki ilişki ele alınıyor.

Kitap Tubitak tarafından basılmış olsa da, kitapta birçok bilimciden alıntılar yer alsa da “doğa yoksunluğu sendromu” kavramının bilimsel olarak altı dolu bir kavram olduğunu söylemek mümkün değil.

Kitapta çevre tabanlı eğitim, ekolojik okullar gibi projelere yer veriliyor haliyle. Eğitimin hatta şehirlerin dönüşmesi gerektiği fikri üstünde duruluyor. Doğa ile aramızdaki bağı tekrar kurmak için.

Eskiden çocuklar çok daha fazla doğadaydı ama şimdi evlere hapsoldular. Tekrar doğaya dönülmeli. Peki ama neden? Çünkü kitaba göre doğadan kopma ile bazı modern sorunlar arasında ciddi bir ilişki var.

Doğanın sağaltıcı, tedavi edici gücüne ihtiyacımız var. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite, obezite, öz saygı, kendine güven gibi günümüz sorunlarının çözümü doğada. Üstelik doğa sadece sorunları çözmüyor.

Yaratıcılığı artırıyor, istenmeyen davranışları azaltıyor ve huzurlu olmamızı sağlıyor.

Doğadaki Son Çocuk kitabından bazı alıntılar

Doğa ile ilgili sorunlar ve doğa kavramının artık değişmesi

Doğanın kusursuzluğuna ilişkin temel kültürel inancın hala yaşadığını varsayamayız. Önceki kuşaklardaki çocuklar için bir ağaç kadar kusursuz , onun kadar güzel olabilen pek az varlık vardı.

Şimdi araştırmacılar ağaçlara virüslerden ve bakterilerden aldıkları genetik malzemeleri aktararak, daha hızlı büyüyen, daha iyi ahşap veren ya da kirletilmiş toprakları temizleyebilen ağaçlar üretmeyi hedefliyorlar.

Çocuklar artık doğayı tanımıyorlar

İngiltere’de yapılan diğer bir araştırma, ortalama özelliklere sahip sekiz yaşındaki çocukların Japon kart değişim oyunu Pokemon’daki karakterleri tanımakta, yaşadıkları bölgenin doğal türlerini tanımaktan daha başarılı olduklarını ortaya çıkardı.

Doğa ile iç içe olmak bize ve çocuklara ne kazandırır?

Örneğin yeni araştırmalar, doğa ile temasın Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) belirtilerini azaltabileceğini, ayrıca bütün çocukların bilişsel yetilerini geliştirebileceğini ve olumsuz baskılara ve depresyona karşı dirençlerini artırabileceğini gösteriyor. Doğa strese de iyi gelmektedir.

Yüksek suç oranları, depresyon ve diğer şehir hastalıkları ile parkların ve açık alanların yokluğu ya da erişilemezliği arasında ilişki olduğu biliniyor.

Araştırmalar, deneklerin yalnızca bir akvaryumdaki balıkları seyretmelerinin, kan basınçlarını önemli ölçüde düşürdüğünü göstermiştir.

Ağaçlık bir alana bakan bir odada yatan hastalarla, tuğla bir duvara bakan bir odada yatan hastaların karşılaştırılması sonucu, ağaçlık manzaraya sahip hastaların diğer gruba göre daha erken taburcu olduğu bulunmuştur.

Hücreleri hapishane avlusuna bakan mahpusların, hücrelerinde çiftlik arazisi manzarası olan mahpuslara göre yüzde 24 oranında daha fazla hastalığa yakalandıkları ortaya çıkmıştır.

Doğa yoksunluğu arttıkça hareketsizlik ve Ritalin kullanımı artmaktadır

Hareketsizlik, tüm dünyada ölüm nedenlerinin yüzde 60’ını ve hastalıkların yüzde 47’sini oluşturan bulaşıcı olmayan hastalıklar için büyük bir risk etkeni olarak görülüyor.

Hastalık Denetim Merkezleri, çocukların televizyon izleme süreleriyle vücutlarındaki yağ oranı arasında doğru orantı bulunduğunu ortaya çıkardı.

Psycbiatric Services dergisinde 2003 yılında yayınlanan bir araştırma, Amerikalı çocuklara reçeteyle antidepresan verilme oranının beş yılda neredeyse iki katına çıktığını gösteriyor. En hızlı artış yüzde 66 ile okul öncesi çocuklarda.

Doğa ve Eğitim Üzerine

John Dewey yaparak yaşayarak öğrenme diyordu. Kitapta çevre tabanlı eğitimin bu eğitim bilimcinin eğitime yönelik düşünceleriyle uyumlu olduğu söyleniyor. Doğanın içinde olmayan eğitim aslında deneyimlenmez ve kalıcı değildir. Doğadan koptukça birincil deneyimin yerini televizyon almıştır. John Dewey’in eğitim anlayışı için bu yazıya bakabilirsiniz.)

Gardner’ın Çoklu Zeka Düşüncesi ve Doğa Zekası

Gardner’ın geleneksel zeka anlayışına karşı çıkarak sunduğu çoklu zeka alanlarından birisi de Doğa zekasıdır. Doğadaki Son Çocuk kitabında doğa zekası hakkında açıklamalar yer alıyor. Çocuğun doğa zekasının gelişmesi onu daha başarılı yapacaktır. Onun öğrenmelerini destekleyecektir.

Doğa Yoksunluğunun Artmasının Nedenleri ve Ekoloji Tabanlı Eğitim İçin Bazı İyi Örnekler

ABD’de federal hükümet , eyalet hükümetleri ve bölge okulları birlikleri 2000’li yılların başlarında daha yüksek sınav sonuçları için bastırınca, ilkokulların yaklaşık yüzde 40’ı teneffüsleri kaldırdı ya da kaldırma planları yaptı. Okullarda beden eğitimi zaten giderek ortadan kalkmaktaydı. Beden eğitimi derslerine devam eden öğrencilerin oranı 1991’den 2003’e kadar yüzde 42’den yüzde 28’e düştü.

2005 Temmuz’unda Soutlı Florida SunSentinel gazetesi, Broward yönetim bölgesindeki okul birliğinin, yaralanmaları ve davaları azaltmak için aldığı önlemler kapsamında 137 ilkokulda “koşmak yasaktır” tabelaları astığını bildirdi. Oyun bahçelerindeki atlıkarıncalar ve salıncaklar zaten tarih olmuştu.

Şurası da önemli bir nokta; organize sporların faydaları olsa da doğada olmakla aynı şey değildir. Finlandiye örneği yer alıyor kitapta. Kimi proje okullar da bahçecilik gibi uygulamalar yapıyorlar.

Minnesota’daki Little Falls Lisesi, dokuzuncu sınıf öğrencileri arasında çevre tabanlı programa devam edenlerin diğerlerine göre yüzde 54 daha az devamsızlık gösterdiklerini bildirdi. Hotchkiss İlkokulu’nda daha önce öğretmenlerce müdürlüğe bir yılda 560 disiplin olayı bildirilmişti. İki yıl sonra çevre tabanlı eğitimin başlamasıyla bu sayı 50’ye düştü.

Doğa ve Maneviyat

Doğa bize yaratılışı ve yaratıcıyı hatırlatır. Büyük sonsuzluğun bir parçası olduğumuzu hissederiz doğada. Yaratıcı ile doğa arasındaki ilişkiden bahsediliyor kitabın sonunda. Doğayı bilmeyen, yaratılanı bilmeyen fazlasını nasıl bilebilir?

Kitapta değinilen kimi noktalardan alıntılar yaptım. Doğadaki Son Çocuk kitabı 500 sayfa. Uzun uzun anlatılan konular hakkında birkaç satır yazdım ve bazı önemli konulara yer vermedim. Kitabı buradan satın alabilirsiniz. Kitabın sonunda bir de doğa için yapılabilecek uygulamalar var. Öğretmenler için, veliler için, belediyeler için ayrı ayrı uygulamalar.

İlgili

Источник: https://sirazduvari.com/dogadaki-son-cocuk-richard-louv/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть