Doğum Sonrası Depresyon

Doğum Sonrası Depresyon

Doğum Sonrası Depresyon

Bir bebek sahibi olmak çoğu kadın için eğlenceli bir zamandır. Bununla birlikte birçok kadın doğumdan sonra kendini üzgün, korkmuş, kızgın ve gergin hisseder. Yeni annelerin çoğu bu duyguları “doğum sonrası hüzün” denilen hafif bir şekilde atlatırlar. Bu duygulara bazen “bebek hüznü” denir.

Doğum sonrası hüzün hemen daima birkaç gün içinde geçer. Yeni anne olmuş kadınların yaklaşık %10’unda daha ciddi bir sorun olan doğum sonrası depresyon gelişir. Doğum sonrası depresyon doğum sonrası hüzne göre daha uzun sürer ve daha şiddetlidir. Sıklıkla psikolojik danışmanlık verilmesini ve tedaviyi gerektirir.

Doğum sonrası depresyon sadece birinciden sonra değil her doğumdan sonra gelişebilir.

Doğum Sonrası Hüzün Nedir?

Birçok yeni anne doğumdan sonra ne kadar zayıf, yalnız ve alt-üst olmuş hissettiklerini görünce şaşırırlar. Bunlar doğumdan önce yaşayacaklarını tahmin ettikleri duygular değildir. Neden depresyonda olduklarını merak ederler. Bu duyguların kötü bir anne olduğunu göstermesinden korkarlar.

Aslında kadınların %70-80’inde çocuğun doğumundan sonra bebek hüznü oluşur. Doğumdan yaklaşık 2-3 gün sonra deprese, gergin ve alt-üst olmuş hissetmeye başlarlar. Hiçbir neden yokken bebeğe, eşine veya diğer çocuklara kızgınlık hissedebilirler. Ayrıca,

  • nedensiz ağlayabilirler
  • uykuya dalmada, yemek yemede ve seçim yapmada sıkıntı çekebilirler
  • bebeğin bakımı ile baş edip edemeyeceklerini hemen daima sorgularlar

Bu duygular çocuğun doğumundan sonraki birkaç gün içinde gidip gelebilir. Doğum sonrası hüzün tedaviye gerek kalmadan birkaç saat ile birkaç hafta arasında sıklıkla geçer.

Doğum Sonrası Depresyon Nedir?

Doğum sonrası depresyonu olan kadınların o kadar güçlü üzüntü, gerginlik veya umutsuzluk duyguları vardır ki günlük görevlerinin üstesinden gelmekte sorun yaşarlar.

Doğum sonrası depresyon doğumdan sonra herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir fakat en sık en sık 1-3 hafta sonra başlar. Doğum sonrası depresyon bulunan kadınların psikolojik danışma ve bazen ilaçla tedavi edilmeleri gerekir.

Tedavi edilmezse doğum sonrası depresyon ağırlaşabilir veya uzayabilir.

Doğum sonrası depresyonun annenin yaşı veya sahip olduğu çocuk sayısı ile ilişkisi yoktur.

Duygusal desteği olmayan ve aşağıdaki durumları olan kadınlarda daha yüksek ihtimalle bulunur:

  • önceden doğum sonrası depresyon geçirenler
  • psikiyatrik bir hastalığı olanlar
  • yakın zaman önce sevilen birinin kaybedilmesi, aileden birinin hastalığı veya yeni bir şehre taşınma gibi stres yaşamış olma

Doğum sonrası depresyon bu risk faktörlerinin hiçbirisi bulunmayan bir kadında da ortaya çıkabilir.

Çok az sayıda yeni anne daha şiddetli bir ruhsal hastalık olan doğum sonrası psikoz geliştirir. Bununla birlikte bu durum çok nadirdir. Kendisinde veya ailesinde manik depresyon (bipolar bozukluk) veya şizofrenisi olan kadınlar daha fazla risk altındadır.

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri

Yeni annede aşağıdaki belirti ve bulgulardan herhangi birisi varsa doğum sonrası depresyon ya vardır ya da yeni gelişmektedir.

  • Bebek hüznü yaklaşık 1 hafta sonra düzelmemiş ve duygular kötüleşir.
  • Çocuğun doğumundan 1-2 ay sonra şiddetli depresyon ve kızgınlık hisleri
  • Üzüntü, şüphe, suçluluk veya yardımsızlık hisleri her geçen hafta artar ve normal işlevleri etkiler.
  • Kendisine veya bebeğine bakamaz
  • Evde veya işte görevlerini yapmakta zorlanır.
  • İştahı değişir.
  • Önceden ze veren şeyler artık vermez.
  • Bebek konusunda ilgi ve endişe aşırı fazladır veya bebeğe karşı ilgisizdir.
  • Gerginlik veya panik atak ortaya çıkar. Evde bebekle yalnız kalmaktan korkabilir.
  • Bebeğe zarar vermekten korkar. Bu duygular korkutucu olabilmelerine rağmen doğum sonu depresyonu olan kadınlar hemen hemen hiçbir zaman bu duygulara göre davranmazlar. Bu duygular suçluluk hissine yol açabilir ve bu, depresyonu daha da ağırlaştırır.
  • Kendisine zarar verme veya intihar düşünceleri vardır.

Bu bulgu ve belirtilerin herhangi birisi bulunan bir yeni annenin hemen yardım almak için adım atması gerekir.

Doğum Sonrası Depresyon Nedenleri

Doğum sonrası depresyon muhtemelen beden, ruh ve yaşam şekli faktörlerinin bileşiminden kaynaklanır. Hiçbir iki kadının aynı biyolojik yapı veya hayat tecrübesi yoktur.

Bu farklılıklar bazı kadınların doğum sonrası depresyon geçirip diğerlerinin geçirmemesinin nedeni olabilir.

İşte bu nedenle bir kadın günlük yaşamın gereklerinin üstesinden gelebilirken yeni bir bebeğin stresiyle baş etmekte zorlanabilir.

Vücut değişiklikleri

Doğum sonrası dönem vücutta büyük değişikliklerin olduğu bir zamandır. Bu değişiklikler bir kadının ruh halini ve davranışlarını günler veya haftalarca etkileyebilir.

Öströjen ve progesteron hormonlarının düzeyleri doğumdan sonraki saatlerde aniden düşer.

Bu değişiklik adet döneminden önceki çok daha küçük hormon değişimlerinin duygusal gel-git ve gerginliğe yol açması ile aynı şekilde depresyonu tetikleyebilir.

Bazı kadınlar bu değişikliklerden diğerlerine daha fazla rahatsız olurlar. Bunların doğum sonrası hüzün veya depresyon geçirme ihtimalleri daha fazladır.

Tiroit bezinden salgılanan hormonlar da doğumdan sonra aniden düşebilirler. Bu seviyeler çok düşükse yeni anne duygusal gel-gitler, sinirlilik, yorgunluk, uyuma zorluğu ve gerginlik gibi depresyona benzer belirtileri olabilir.

Bir çok kadın doğum yaptıktan sonra kendini çok yorgun hisseder. Kadının eski gücüne tekrar kavuşması haftalar alabilir. Bazı kadınlar sezaryenle doğum yaparlar. Bu büyük bir ameliyat olduğu için kendilerini tekrar güçlü hissetmeleri daha uzun zaman alır.

Ayrıca yeni anneler nadiren gerektiği kadar dinlenebilirler. Hastanede ziyaretçiler, hastane rutini ve bebeğin beslenmeleri nedeniyle uyku bozulur. Evde ev işleriyle birlikte saat başı bebek beslenir ve ilgilenilir. Yorgunluk ve uykusuzluk aylarca devam edebilir. Bunlar depresyon için önemli nedenlerdir.

Duygusal boyut

Birçok duygusal faktör bir kadının enerjisini ve stresle baş etme yolunu etkileyebilir. Bu, doğum sonrası depresyona katkıda bulunabilir.

Gebelik konusunda şüphe duyguları sıktır. Gebelik planlanmamış olabilir. Planlanmış olsa bile, bir çiftin bebek bakımı için gerekli ekstra çabaya uyum sağlamaları için 40 hafta yeterli gelmeyebilir.

Bebek erken doğmuş olabilir. Bu, anne-babanın ev ve işinde beklemediği değişiklikler yapmalarına neden olabilir. Eğer bebekte özür varsa anne-babanın uyum sağlaması daha da zor olabilir.

Hastanede kalması gereken bir bebek sahibi olmak üzüntü ve suçluluk duygusuna neden olabilir. Bebek olmadan eve dönmenin üzüntüsü çok sık görülür.

Bir kadının geçmişinden bazen karışık duygular ortaya çıkar. Kendi annesini erken kaybetmiş veya annesiyle kötü bir ilişkisi olmuş olabilir. Bu, onun yeni gelen bebeğe karşı duygularından emin olmamasına neden olabilir. Bebekle ilgilenmesinin acı, hayal kırıklığı ve kaybetme hissine yol açmasından korkabilir.

Kaybetme hisleri bebek sahibi olduktan sonra yaygındır. Bu depresyona katkıda bulunabilir. Kaybetme birçok şekil alabilir:

  • Özgürlük kaybı. Kapana kısılmış ve kıskıvrak bağlanmış gibi hissetme
  • Eski kimliğin kaybı. Anne birinin kendisiyle ilgilenmesine veya birinin kontrolü altında olmaya alışık olabilir.
  • Gebelikten önceki formunun ve cinsel olarak çekici olma duygularının kaybı

Yaşam şekli faktörleri

Doğum sonrası depresyondaki önemli bir faktör başka birinin desteğinden yoksun olmaktır.

Yeni annenin eşinin, diğer aile bireylerinin ve arkadaşların sürekli desteği gebelik sırasında ve doğumdan sonra bir rahatlıktır.

Diğerleri ev işlerini üzerlerine aldıklarında ve çocuğun bakımını paylaştıklarında yardımcı olur. Bir kadın yalnız yaşıyor veya ailesinden uzaktaysa destek yeterli olmayabilir.

Emzirme problemleri yeni annenin depresyonda hissetmesine neden olabilir. Yeni anne emziremez veya emzirmeyi bırakmaya karar verirse kendisini suçlu hissetmesine gerek yoktur. Bebek mama ile yeterli beslenebilir. Eşiniz veya başka bir destekleyici kişi bebeğin bazı beslenmelerine yardımcı olursa kendinize vakit ayırabilir ve dinlenebilirsiniz.

Yanlış inançların rolü

“Mükemmel anne” fikri olan kadınların günlük annelik gerekleri ile karşılaştıklarında kendilerini düşmüş ve depresyonda hissetme ihtimalleri daha fazladır. Annelik konusunda üç yanlış inanç yaygındır:

Yanlış inanç 1: Annelik içgüdüseldir. İlk kez anne olanlar sıklıkla yenidoğan bir bebeğe nasıl bakılacağını bilmeleri gerektiğine inanırlar.

Aslında yeni annelerin tıpkı diğer yaşam becerilerini öğrendikleri gibi annelik becerilerini de öğrenmeye ihtiyaçları vardır. Bu zaman alır ve sabır gerektirir.

Çocuk bakımı kitapları okunmalı, becerikli çocuk bakıcıları izlenmeli ve diğer annelerle konuşulmalıdır. Bir anne becerileri geliştikçe kendisinden daha fazla emin olmaya başlar.

Anneler yenidoğan bebeklerine karşı belirli duygular beslemeleri gerektiğine aksi taktirde “anaç” olamayacaklarına da inanabilirler. Gerçekte ise bazı kadınlar ilk başta bebekleri için çok az annelik hissederler. Annelik becerileri gibi anne sevgisi de hemen oluşmaz. Bağlanma sıklıkla günler hatta haftalar alır. Özel annelik duyguları ortaya çıkmaya başlayınca beslenip büyütülmelidirler.

Yanlış inanç 2: Mükemmel bebek. Çoğu kadın bebeklerinin doğumdan sonra nasıl olacağını hayal eder. Bebek geldiğinde hayallerindeki bebek gibi olmayabilir.

Ayrıca bebeklerin doğumdan itibaren kendilerine has kişilikleri vardır. Bazı bebeklerin bakımı kolaydır. Diğerleri mızmız, midesi bozuk ve rahat ettirmesi zordur. Yeni anne bebeğe uyum sağlamakta zorlanabilir.

Yanlış inanç 3. Mükemmel anne. Bazı kadınlar için mükemmel olmak asla bitmeyen bir amaçtır. Anne ideal yaşamadığını düşünebilir. Başarısız olduğunu düşünebilir.

Doğaldır ki hiçbir anne mükemmel değildir. Her kadının her şeyi olması doğru değildir. Çoğu kadın yeni bebeğin bakımı ile ev işleri, diğer çocuklar ve işi arasındaki dengeyi tutturmakta zorlanır.

Bol destekle bile genelde böyle düşünürler.

Doğum Sonrası Depresyon Tedavisi

Çocuğunuzun doğumundan sonra kendinizi depresyonda hissediyorsanız kendiniz ve bebeğinizin bakımı için yapabilecekleriniz vardır:

  • Bol bol dinlenin. Her şeyi yapmaya çalışmayın. Bebek uyurken siz de kestirmeyi deneyin.
  • Aileniz ve arkadaşlarınızdan yardım isteyin, özellikle başka çocuğunuz varsa. Eşiniz gece beslenmelerinde yardım etsin.
  • Kendi bakımınıza özel önem gösterin. Her gün duş alın, giyinin ve dışarı çıkın. Bir bebek bakıcısı tutun alın veya bebeği yanınızda götürün. Yürüyüşe çıkın, bir arkadaşınızla buluşun ve başka yeni annelerle konuşun.
  • Eşinize veya bir arkadaşınıza kendinizi nasıl hissettiğinizi anlatın. Sadece güvendiğiniz birisiyle sohbet etmek bile yararlı olabilir.

Duygularınız düzelmez veya kendinizi umutsuz hissederseniz doktorunuzu arayın. Yaklaşık bir haftada düzelmeyen veya daha da kötüleşen hüzün daha şiddetli bir depresyonun işaretleri olabilir. Bebeğinize zarar vermek veya ihmal etmekten korkuyorsanız doktorunuzla konuşun.

Doktorunuz sizi depresyon tedavisinde uzmanlaşmış kişilere gönderebilir. Bu uzmanlar duygusal destek verir, duygularınızı düzenlemenize ve yaşamınızda değişiklikler yapmanıza yardımcı olurlar. Size depresyon ilaçları da verilebilir.

Doğum sonrası depresyonu bulunan kadınlar için destek grupları vardır. Bölgenizde yardım alabileceğiniz yerler hakkında doktorunuzla konuşun.

Doğum sonrası depresyonu olan kadınların iyileşmek için gerçekçi hedeflere ve desteğe ihtiyaçları vardır. Kendinizi ve ailenizi nasıl eğiteceğinizi öğrenin. Küçük, günlük şeyler büyük farklar yaratabilir. Kendiniz için zaman ayırmanız, evin dışına çıkmanız, aile ve arkadaşlara ulaşmanız önemlidir. Sadece gerekli olanı yapın ve bırakın gerisi gelsin.

Önceden doğum sonrası depresyon geçirmiş olan kadınların gelecekteki hamileliğinden sonra da tekrar depresyon geçirme riskleri vardır. Doktorunuz doğum sonrası depresyonu önlemek için hamileliğinizden hemen sonra tedaviye başlamanızı önerebilir.

Sonuç Olarak

Birçok yeni anne bebek sahibi olduktan sonra üzüntü, korku, öfke ve endişe hisseder. Bu normaldir. Bir kadın ve anne olarak başarısız olduğunuz veya bir akıl hastalığınız olduğu anlamını taşımaz. Bu duygulara sahip olmak çocuğun doğumunu takip eden birçok değişikliğe uyum sağladığınız anlamına gelir.

Bebek hüznü düzelmez veya kötüleşirse doğum sonrası depresyonunuz olabilir. Doktorunuzla konuşun. Psikolojik danışma ve tedavi için kaynaklarınızı kullanın. Depresyonunuz şiddetli olsa bile tedavi kısa sürede normale dönmenize yardımcı olabilir.

İlgili Yazılar:

  1. Düşük Sonrası Sağlıklı Bir Doğum Şansı Yüksektir

Источник: https://canersonmez.com/index/2012/05/dogum-sonrasi-depresyon/

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Doğum Sonrası Depresyon

Gerçek hayatta anne olmak, sosyal medyadakinden oldukça zordur. Bir çocuğunuzun olması hayatınızı büyük ölçüde değiştirir. Bir bebeğin ebeveyni olmanın verdiği heyecan ve mutluluğun yanısıra ciddi bir sorumluluk yükünün altına gitmiş olmak, yorgunluk ve uykusuzluğun da doruk noktalara ulaştığı anları yaşamak tartışmasız hayatta tadılabilecek en değişik deneyimlerin başını çeker.

Annelik hüznü diye adlandırılan ve doğumu izleyen bir-iki hafta içinde annenin birden bire değişen hormonlarının etkisiyle ağlama nöbetleri geçirmesi, depresif bir ruh hali içinde olması, kaygı ve korku yaşaması oldukça yaygındır ve olağan karşılanır. Bu ruh hali çoğu zaman ilk iki hafta içinde kendiliğinden geçer.

Ancak çoğunlukla bebeğin kırkı çıktıktan sonra da benzer durumları yaşamaya devam etmek, hatta daha da kötü hissetmek doğum sonrası depresyon (postpartum depresyon) yaşandığının sinyalleri olabilir.

Doğum sonrası depresyon belirtileri ilk 4 hafta içinde ya da daha sonra da çıkabilir. Belirtilerden yola çıkarak çözüm amaçlı destek almak önemlidir. Çünkü bu durum bir yıla kadar devam edebilir.

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri:

  • Aile ve arkadaşlardan uzaklaşmayı istemek,
  • Annenin hem kendi hemde bebeğinin sağlığı ve özbakımı ile ilgilenmemesi,
  • Bebeği sahiplenememe, ona bağlanmada problem yaşama,
  • Annenin iyi bir anne olamadığına dair korkular ve kaygılar yaşaması,
  • Şiddetli ruhsal dalgalanmalar, kaygı ve panik atak,
  • Sürekli uyumak isteme ya da uykusuzluk,
  • Günlük işlerle ilgilenmeme,
  • Aşırı yorgunluk ya da enerji kaybı,
  • Önceden keyifle yapılan işlerden eskisi kadar ya da hiç ze alamama,
  • Yoğun öfke ve sinirlilik,
  • Umutsuzluk,
  • Değersizlik, utanç, yetersizlik ve suçluluk duyguları ile yaşama,
  • Bebeğe zarar verecek eylemleri düşünme,
  • İntihar eğilimleri ya da teşebbüsleri

Eğer yukarıdaki belirtileri siz de yaşıyor ve doğum sonrası depresyon (postpartum depresyon) geçirdiğinizi düşünüyorsanız mutlaka bir uzman desteği almalısınız. Çünkü tedavi edilmeyen doğum sonrası depresyon aylarca hatta daha uzun sürebilir.

Doğum Sonrası Depresyon Neden Olur?

Doğum sonrası depresyon pek çok nedenden kaynaklanabilir. Fakat duygusal sorunlar ve fiziksel nedenler doğum sonrası depresyon yaşama riskini arttırır.

  • Duygusal sorunlar: Aniden değişen hormonlarınız nedeniyle duygu dünyanız sarsılmış olabilir. Bunun yanında güvenebileceğiniz insanların yokluğu, yalnızlık çekmeniz, kendinize eskisi kadar özen gösteremediğiniz için aynaya baktığınızda hissettikleriniz de doğum sonrası depresyon yaşamanıza neden olabilir.
  • Fiziksel Nedenler: Uykusuzluk, stres, madde bağımlılığı ve alkol tüketimi vb.

Kimler Risk Altında?

  • Geçmiş hamileliklerinizde ya da önceki hayatınızda bir depresyon geçimişiniz varsa,
  • Bir önceki doğumunuzdan sonra doğum sonrası depresyon yaşadıysanız,
  • Yakın aile üyelerinizde benzer duygu durum bozuklukları yaşayan birileri varsa,
  • Yakın geçmiş dönemde eş ya da iş kaybı, ciddi gebelik komplikasyonları ya da sağlık sorunları yaşadıysanız,
  • Bebeğinizin sağlık problemleri ya da özel ilgiye ihtiyacı varsa,
  • Aynı anda ikiz, üçüz ya da daha fazla bebek sahibi olmuşsanız,
  • Bebeğinizi beslemekte zorlanıyorsanız,
  • Eşiniz ya da sizi yakından ilgilendiren birileriyle sorunlar yaşıyorsanız,
  • Size destek olan birileri yoksa,
  • Maddi sıkıntılarınız varsa ve
  • İstenmeyen/plansız bir gebelik yaşamış ve istemediğiniz bir doğum yapmışsanız doğum sonrası depresyon yaşama ihtimaliniz diğer kişilere göre daha fazla olabilir.

Doğum Sonrası Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

Doğum sonrası depresyon tedavisinde üç yol izlenir: birincisi psikoterapi; bir psikoterapist, psikolog ya da bir ruh sağlığı uzmanı ile sorunlarınızı konuşmanız(konuşma terapisi), ikincisi ilaç tedavisi (antidepresanlar), üçüncüsü ise hem psikoterapi hemde ilaç tedavisinin eş zamanlı uygulanması.

Doğum Sonrası Ruhsal Denge Bozukluğu

Çok nadir de olsa bazı kadınlar doğum sonrası ciddi anlamda ruhsal denge bozukluğu yaşarlar. Bu çok ciddi bir durumdur ve acil önlem ile birlikte tedavi de gerektirir. Aşağıdaki belirtiler ruhsal denge bozukluğuna işaret edebilir:

  • Uyku problemleri yaşıyor ve uyuyamıyorsanız,
  • Sağlıklı düşünemiyorsanız,
  • Halisünasyon görmeye başladıysanız ya da olmayan bir şeylerin varlığı sizi korkutuyorsa,
  • Bebeğiniz hakkında takıntılarınız varsa,
  • Paronayaksanız, herkesten şüpheleniyorsanız,
  • Yemek yiyemiyor haldeyseniz,
  • Kendinize ya da bebeğinize zarar verme düşünceleri sizi bırakmıyorsa mutlaka doktora gitmeniz gerekir.

Yaşadığınız doğum sonrası depresyon ve ruhsal denge bozuklukları tıbbi durumlardır. Dolayısıyla bu durumları kendi kişilik ya da karakteriniz ile ilişkilendirmeden durumunuzu çözüme kavuşturacak bir uzmana başvurmak, yaşam kalitenizin artmasına ve eski sağlıklı halinize geri dönmenizi sağlayacak en kısa yoldur.

Kaynaklar:

www.webmd.com

www.mayoclinic.org

Источник: https://yenianneyim.com/dogum-sonrasi-depresyon/

Doğum sonrası depresyonu

Doğum Sonrası Depresyon

Doğum sonrası depresyon diğer adıyla Postpartum depresyon (PPD) doğumdan sonra bir kadında gerçekleşen fiziksel, duygusal ve davranışsal değişimlerin karmaşık bir karışımıdır.

PPD başlangıcı, doğumdan sonraki dört hafta içinde gerçekleşen bir majör depresyon formudur.

Postpartum depresyonun teşhisi konurken sadece doğum ve başlangıcı arasındaki zamanın uzunluğuna değil, aynı zamanda depresyonun şiddetine de bakılır.

POSTPARTUM DEPRESYON NEDİR?

Postpartum depresyon, bebek sahibi olmakla ilişkili kimyasal, sosyal ve psikolojik değişikliklerle bağlantılıdır. Birçok yeni annenin deneyimlediği fiziksel ve duygusal değişikliklerin tanımıdır. Postpartum depresyon ilaçla ve danışmanlıkla tedavi edilebilir.

DOĞUM SONRASI DEPRESYONU

Doğumdan sonra hormonlardaki hızlı düşüş kimyasal değişikliklere neden olur. Bu düşüş ve depresyon arasındaki gerçek bağ henüz net değildir.

Fakat bilinen şudur ki, östrojen ve progesteron dişi üreme hormonları seviyeleri hamilelik esnasında on misli artar ve doğumdan hemen sonra düşer. Doğumdan sonraki üç gün içinde bu hormonların seviyeleri hamilelik öncesi hale gelir.

Bu kimyasal değişikliklere ek olarak, bebek sahibi olmakla ilişkili olan sosyal ve psikolojik değişiklikler depresyon riskini arttırır.

POSTPARTUM DEPRESYONUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Postpartum depresyonun belirtileri doğumdan sonra tüm annelerin yaşadığı uyku eksikliği, iştah değişmesi, aşırı yorgunluk, azalan libido ve sürekli değişen ruh hali gibi deneyimlere benzer, doğum sonrası depresyonda tüm bu belirtilere majör depresyon belirtileri eşlik eder. Majör depresyon belirtileri ise şunlardır: depresif ruh hali, haz kaybı, değersizlik hissi, umutsuzluk ve acizlik, ölüm veya intihar düşünceleri.

POSTPARTUM DEPRESYONUN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Birçok faktör postpartum depresyon riskini arttırabilir: -Hamilelik esnasında depresyon -Hamilelik yaşı ne kadar gençseniz risk o kadar yüksektir -Hamilelik hakkında ikilem yaşamak -Çocuklar ne kadar çok çocuğunuz varsa o kadar çok depresif olma ihtimaliniz vardır -Depresyon geçmişi olması veya premenstrüel disforik bozukluk (PMDB) -Sınırlı sosyal destek -Yalnız yaşamak -Evlilikte çatışma

KİMLER POSTPARTUM DEPRESYON RİSKİ TAŞIR?

Yeni annelerin çoğu doğumdan sonra ''bebek melankolisi'' çeker. Bu kadınların her 10 tanesinde biri doğumdan sonra daha şiddetli ve uzun süreli depresyon geliştirecektir. Her bin kadından biri postpartum psikozu denen daha ciddi bir durum geliştirir.

POSTPARTUM DEPRESYON NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Postpartum depresyon kadının semptomlarının şiddetine ve tipine göre farklılık gösterir. Tedavi seçenekleri şunlardır: anti-anksiyete veya antidepresan ilaçlar ve duygusal destek ve eğitim için bir destek grubuna katılmak.

Portpartum psikoz durumunda psikoz için kullanılan ilaçlar tedaviye ilave edilir. Hastaneye yatmak da çoğunlukla gerekebilir. Eğer emziriyorsanız, depresyon, anksiyete veya psikoz ilaçlarını kullanamayacağınızı düşünmeyin. Doktor gözetiminde birçok kadın emzirirken antidepresan kullanır.

Bu sizle doktorunuz arasında verilmesi gereken bir karardır.

YENİ ANNE NE ZAMAN PROFESYONEL TEDAVİ İÇİN BAŞVURMALIDIR?

Tedavi edilmemiş postpartum depresyon yeni anneler ve çocukları için tehli olabilir. Yeni bir anne şu durumlarda profesyonel yardım almalıdır: -Belirtiler iki haftadan fazla sürerse -Normal hareket edemediği zaman -Günlük durumlarla başa çıkamadığında -Kendisine veya bebeğe zarar vermeyi düşünüyorsa -Günün çoğunu aşırı endişeli, korkmuş veya panik halinde geçiriyorsa

FARKLI POSTPARTUM DEPRESYON TÜRLERİ VAR MIDIR?

Doğumdan sonra bir kadının sahip olabileceği üç tür ruh hali değişikliği vardır: Bebek melankolisi, doğumdan sonraki günlerde çoğu kadında vardır ve normal olarak görülür. Yeni annenin, çok mutlu ve sonra çok üzgün hissetmek gibi ani ruh hali değişiklikleri vardır.

Sebepsiz yere ağlayabilir ve sabırsız, rahatsız, tedirgin, endişeli, yalnız ve üzgün hissedebilir. Bunun için genellikle tedavi gerekmez. Çoğunlukla yeni annelerin destek grubuna katılmak veya başka bir anneyle konuşmak yardımcı olur. Postpartum Depresyon (PPD) doğumdan birkaç gün sonra ve bazen aylar sonra bile gerçekleşebilir.

Kadın, bebek melankolisine benzer duygulara sahip olabilir üzüntü, çaresizlik, anksiyete, aşırı hassaslık fakat bunları bebek melankolisinden çok daha şiddetli hisseder. PPD çoğunlukla kadının günlük işlerini yapmasını engeller. Kadının yükümlülüklerini yerine getirme becerisi etkilendiğinde, doktoruna gitmesi gerekir.

Eğer PPD tedavi edilmezse, belirtiler kötüleşebilir ve bu kötüleşme bir sene boyunca devam eder. PPD ciddi bir durum olsa da ilaç ve danışmayla tedavi edilebilir. Postpartum Psikoz, yeni anneleri etkileyebilen çok ciddi ruhsal bir hastalıktır. Bu hastalık çok çabuk başlayabilir, çoğunlukla doğumdan sonraki üç ay içinde gerçekleşebilir.

Kadınlar gerçeklikle ilişkilerini yitirebilir, işitsel halüsinasyon (birinin konuşması gibi gerçekte olmayan şeyleri duyabilirler) ve sanrılar yaşayabilirler (rasyonel olmayan şeylere inanırlar). Görsel halüsinasyonlar (olmayan şeyleri görmek) daha nadirdir. Diğer belirtiler uykusuzluk asabiyet ve öfkeli hissetmek, garip duygular ve davranışlardır.

Postpartum psikozu olan kadınların hemen tedavi edilmesi gerekir ve çoğunlukla ilaç tedavisi gerekir. Kendilerine ve diğerlerine zarar verme riskleri olduğundan, bazen hastaneye yatırılmaları gerekir.

POSTPARTUM DEPRESYON  ANKSİYETE RAHATSIZLIKLARINI ARTTIRIR MI?

Obsesif kompulsif bozukluk belirtileri ortaya çıkabilir veya bu belirtiler postpartum depresyon esnasında kötüleşebilir. Obsesyonlar çoğunlukla bebekle ilgili endişeler veya bebeğe zarar vermekle ilgilidir. Panik bozukluk da görülebilir. Her iki durum da depresyonla bir arada oluşur.

POSTPARTUM DEPRESYON ÖNLENEBİLİR Mİ?

Aşağıda postpartum depresyonu önlemenize veya bununla başa çıkmanıza yardımcı olacak ipuçları bulunmaktadır: -Yardım isteyin diğerlerine size nasıl yardımcı olabileceklerini söyleyin.-Kendiniz ve bebeğiniz için beklentilerinizde gerçekçi olun.

-Egzersiz yapın, yürüyüş yapın ve bir süreliğine evden çıkın.-Bazı günlerin iyi, bazılarının kötü olacağının farkında olun.-Akla yakın bir diyet uygulayın; alkol ve kafeinden uzak durun.

-Eşinizle ilişkinizi geliştirin birbirinize zaman ayırın.-Aile ve arkadaşlarınızla iletişim içinde olun kendinizi izole etmeyin.–  Eve ilk çıktığınızda ziyaretçilere sınır koyun.– Telefon konuşmalarınızı eleyin.

– Bebeğiniz uyuduğunda uyuyun veya dinlenin.

WEBMD

Источник: https://www.e-psikiyatri.com/dogum-sonrasi-depresyonu-26055

Doğum sonrası depresyon nedir? – Ayşe Tolga İyi Yaşam

Doğum Sonrası Depresyon

Doğum sonrası kilo vermek gibi mevzulardan zaten konuşmuştuk. Bu sefer aileniz ve siz için daha önemli olabilecek bir konudan bahsetmek istiyorum: Doğum sonrası depresyon. Çoğumuz bu konuda bilgi sahibi olmasak da araştırmalara göre ülkemizde doğum yapmış kadınlardan her dört kadından birinde görülebiliyor. Bu yazımda sizlere bununla ilgili bilgi vereceğim.

Doğumdan sonra bazılarımızda dışarıdan anlam verilemeyen hareketler gözlemlenebiliyor. Sinirlilik, değişik derecelerde depresyon, eşten uzaklaşma… “Ben kendimi anne olmaya hazır hissetmiyorum.”, “Benden iyi anne olur mu ki?” diye düşünen kadınların pek çoğu doğum sonrası bebeklerine yetememe korkusuyla onlardan uzaklaşabiliyor.

‘Aile’ fikrine önem veren kadınların küçük tedirginliklerle başlayan bir süreçte sağlıklı aile hayallerini yitirmesi ihtimali çok korkutucu gelebilir; fakat doğum sonrası depresyona karşı erken tanı ile önlem alınabilir ve bu kolayca aşılabilir. Esas sıkıntımız ise doğum sonrası yaşanabilecek olumsuzluklar hakkında yeterli farkındalığın bulunmaması.

Gelecek endişesi bulunan anne adaylarımız, lütfen yardım alabileceğiniz uzman kişilere ve gruplara başvurmaktan çekinmeyin. En önemlisi de çevrenizdeki hamile ve yeni çocuklu annelerden moral desteğinizi esirgemeyin. Bir anneyle yapılan beş dakikalık bir konuşma bir ömür boyu devam edecek sağlıklı bir aile ortamına temel olabilir.

Doğum sonrası duygu durumunu ve zihine etkilerini araştıran araştırmalar ülkemizde de devam etmekte. Sabancı Üniversitesi’de araştırmacılar tarafından yürütülen bir anket çalışması ile doğum ve doğum sonrası sürecin hafıza üzerindeki etkisi inceleniyor.

Araştırmaya hamile kadınlar ve 0-6 ay aralığında bebeği olan tüm anneler katılabiliyor ve böylece bilime büyük bir katkıda bulunmuş oluyorlar. Deneyimlerinizi esirgemeyin ki birlikte güçlenelim, sizin için hazırlanan ankete aşağıdaki linke tıklayarak katılabilirsiniz:

http://bit.ly/2qo4TYP

Yeni annelerin biraz üzgün hissetmesi, endişelenmesi veya yorulması oldukça yaygındır. Annelerin %80’i doğumdan sonraki bir iki hafta boyunca bu hisleri yaşarlar. Tamamen normaldir ve genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden kaybolur.

Ancak postpartum depresyon çok daha güçlüdür ve daha uzun sürer. İlk kez anne olan kadınlarda veya daha önce doğum yapanlarda doğumların yaklaşık %15’inde görülür.

Şiddetli ruh hali dalgalanmalarına, yorgunluğa ve umutsuzluk hissine neden olabilir. Bu duyguların yoğunluğu, bebeğiniz veya kendiniz için bakım yapmayı zorlaştırabilir. Doğum sonu depresyon hafife alınmamalıdır.

Bu ciddi bir bozukluktur, ancak tedavi yoluyla aşılabilir.

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Bir bebeğe sahip olduktan sonra huysuz hissetmek veya yorulmak normal olsa da, doğum sonrası depresyon bunun ötesine geçer. Belirtileri şiddetlidir ve işlev kabiliyetinizi etkileyebilir. Doğum sonrası depresyon belirtileri insandan insana ve günden güne değişiklik gösterir. Doğum sonrası depresyonunuz varsa, bu göstergelerden birkaçına sahipsiniz demektir:

• Nedensiz üzülüyorsunuz ya da çok ağlıyorsunuz.• Uykusuzluktan ölüyorsunuz ama uyuyamıyorsunuz.• Çok fazla uyuyorsun.• Yemeyi bırakamıyorsunuz ya da hiç yemek yemiyorsunuz.• Açıklanamayan çeşitli ağrı, sancı ya da hastalıklarınız var.• Neden sinirli, endişeli veya öfkeli olduğunuzu bilmiyorsunuz.

• Ruh haliniz aniden ve uyarılmaksızın değişiyor.• Kendinizi kontrol dışı hissediyorsunuz.• Her şeyi hatırlamakta güçlük çekiyorsun.• Konsantre olamıyorsunuz veya basit kararları alamıyorsunuz.• Beğendiğiniz şeylere artık ilgi duymuyorsunuz.

• Bebeğinizden ayrılmış hissediyor ve neden sevmediğinizi düşünüp, sevinçle dolmadığınızı merak ediyorsunuz.• Her şey çok zor ve umutsuz geliyor.• Duygularınız hakkında değersiz ve suçlu hissediyorsunuz.• Kimseye açılamayacakmış gibi hissediyorsunuz çünkü kötü bir anne olduğunuzu düşünecekler, bu yüzden geri çekiliyorsunuz.

• Herkesten ve her şeyden kaçmak istiyorsunuz.• Kendinize veya bebeğinize zarar verme hakkında düşünceleriniz var.

• Arkadaşlarınız ve aileniz onlardan ve sosyal faaliyetlerden uzaklaştığınızı söylüyorlar veya artık kendinizmiş gibi değilsiniz.

Semptomların doğumdan sonraki birkaç hafta içinde başlaması muhtemeldir. Postpartum depresyon aylar sonra ortaya çıkmaz. Belirtiler bir iki güne kadar sürebilir ve sonra geri dönebilir. Tedavi olmazsanız semptomlar kötüleşmeye devam edebilir.

Doğum Sonrası Psikoz Nasıl Tedavi Edilir?

Psikoz tedavisinde çeşitli ilaçlar kullanılır. Tek başlarına veya kombinasyon halinde kullanılabilirler ve aşağıdakileri içerir:

• Duygudurum düzenleyiciler• Antidepresanlar

• Antipsikotikler

Bu ilaçlar belirtileri kontrol etmenize ve stabilize olmanıza yardımcı olabilir. Aksi halde elektrokonvülsif terapi (ECT) yapılabilir. ECT beyindeki kimyasal değişiklikleri tetiklemek için elektrik akımı kullanır. Genellikle iyi tolere edilir ve doğum sonrası psikoz tedavisinde etkili olabilir.

Dengelendikten sonra, doktorlarınız size duygularınızı atmanıza yardımcı olabilecek bir terapistle görüşmenizi önerebilir. Hastaneden taburcu edildikten sonra bile tedavi devam etmelidir. İyileştikçe, ilaçlarınızın biraz ayarlanması gerekebilir. Aynı zamanda iki kutuplu veya başka bir zihinsel sağlık bozukluğunuz varsa, o sağlık sorunu için de tedavi planınızı takip etmeniz gerekecek.

Doğum Sonrası Depresyon İçin Doğal Yollar Var mı?

Doğum sonu depresyon ciddi ve doktor olmadan tedavi etmeye teşebbüs etmemeniz gereken bir hastalıktır.

Tıbbi tedavinin yanı sıra, egzersiz ve doğru miktarda uyku almak gibi doğal yollar semptomları iyileştirmeye yardımcı olabilir. Masaj ve meditasyon gibi uygulamalar daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir.

Diyetinizde ihtiyacınız olan besin maddelerini almıyorsanız, doktorunuzdan doğru besin takviyeleri önermelerini isteyin.

Doğum Sonrası Depresyonun Sebebi Nedir?

Kesin nedeni net değildir, ancak doğum sonrası depresyona katkıda bulunabilecek bazı faktörler var. Postpartum depresyon, fiziksel değişiklikler ve duygusal stres faktörlerinin bir kombinasyonu tarafından tetiklenebilir.

Fiziksel faktörler

Doğum sonrası en büyük fiziksel değişikliklerden biri de hormonları içerir. Hamileyken östrojen ve progesteron seviyeleri her zamankinden daha yüksektir. Doğumdan sonraki saatler içinde hormon seviyeleri önceki durumuna geri döner. Bu ani değişim depresyona neden olabilir. Bazı diğer fiziksel faktörler şunları içerebilir:

• Düşük tiroid hormonu seviyeleri• Uyku eksikliği

• Yetersiz beslenme

• Uyuşturucu ve alkol kullanımı

Duygusal faktörler

Geçmişte bir duygudurum bozukluğu yaşadıysanız veya ailenizde duygudurum bozuklukları yaşayanlar varsa doğum sonrası depresyon geliştirme olasılığınız daha yüksek olabilir. Duygusal stres faktörleri aşağıdakileri içerebilir:• Boşanma ya da sevilen birinin ölümü• Siz veya çocuğunuz ciddi sağlık sorunları yaşıyor• Asosyallik• Maddi yükler

• Destek eksikliği

Doğum Sonrası Depresyon İçin Nereden Destek Bulabilirim?

İlk olarak, fiziksel semptomlarınızı gidermek için doğum uzmanınıza danışın. Gerekliyse, doktorunuz bir terapiste başvurmanızı önerebilir. Yerel hastane tavsiye almak için iyi bir yerdir.

Aynı yollardan geçmiş başka insanlarla iletişim kurarak daha rahat hissedebilirsiniz. Neyi hissettiğinizi anlarlar ve sizi yargılamadan bir destek sunabilirler. Yeni anneler için bir gruba katılmayı düşünün.

Bazıları depresyon, endişe ya da doğum sonrası depresyon yaşıyor olabilir.

Şiddetli Doğum Sonrası depresyon Nedir?

Tedavi edilmediğinde, doğum sonrası depresyon giderek daha da kötüleşebilir. Kendinize veya başkalarına zarar verme düşüncelerine yöneldiğinde en tehli haline gelmiş olur. Bu düşünceler oluşmaya başladığında tıbbi müdahale gereklidir.

Şiddetli doğum sonrası depresyon belirtileri şunları içerir:• Halüsinasyonlar veya gerçekten orada bulunmayan şeyleri görme, işitme, koklama veya hissetme• Sanrısal inançlara sahip olmak, önemsiz şeylere fazla önem vermek• Karışıklık ve saçma konuşma• Garip veya düzensiz davranış• Öfke veya şiddet eylemleri• İntihar düşünceleri veya intihar girişimi• Bebeğinize zarar verme düşünceleri

Bunların hepsi acil tıbbi tedaviye ihtiyacınız olduğunun işaretidir. Hastaneye kaldırma gerekli olabilir. Şiddetli doğum sonrası depresyon hayati teh oluşturabilir, ancak başarıyla tedavi edilebilir.

Doğum Sonrası Depresyonun Önlenmesi

Mutlak önleme gerçekten mümkün değildir. Yine de, bazı faktörler doğum sonrası depresyona daha yatkın olmanızı sağlayabilir, bu nedenle riski azaltmak için birkaç şey yapabilirsiniz.

Öncelikle, proaktif olun. Hamilelik sırasında şu durumlarda doktorunuza bildirin:• Daha önce doğum sonrası depresyon yaşadıysanız.

• Şimdiye kadar majör depresyon veya başka bir duygudurum bozukluğu yaşadıysanız

• Şu anda depresyon belirtileri yaşıyorsanız

Doktorunuz uygun terapiyi reçete edebilir ve tavsiyelerde bulunabilir. Ayrıca şu ipuçlarını takip ederek doğum sonrası depresyon geliştirme şansınızı azaltabilirsiniz:

• Bebeğiniz doğmadan önce destek sisteminizi güçlendirin.• Bir eylem planı yapın ve yazın. Doktorunuzun iletişim bilgilerini, yerel destek servislerini ve güvenebileceğiniz bir aile üyesini veya arkadaşınızı bu plana ekleyin.• Çocuk bakımı için bir düzenleme yapın, böylece mola verebilirsiniz. Belirtiler ortaya çıkarsa, tam olarak ne yapmanız gerektiğini bilirsiniz.

• Sağlıklı bir diyet yapın ve her gün biraz egzersiz yapmaya çalışın.

• Hoşunuza giden etkinliklerden çekilmeyin ve bol miktarda uyku almaya çalışmayın.

• Sevdiklerinizle iletişimi koparmayın.

Evde yeni bir bebek, aile dinamiklerini değiştirir ve uyku düzenini değiştirir. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz, bu yüzden kendinize güvenin. Belirtileri hemen doktorunuza bildirin. Erken tedavi hızlı iyileşmenize yardımcı olabilir.

Источник: https://www.aysetolga.com/dogum-sonrasi-depresyon

Doğum sonrası depresyonuna dur deyin

Doğum Sonrası Depresyon

Hamilelik, birçok kadının hayatı boyunca yaşamak istediği, yaşadıktan sonra inanılmaz bir deneyim olarak hayatı boyunca unutamayacağı bir süreç.

Dokuz ay boyunca kadının vücudundaki hem fiziksel hem de hormonal değişikliklerle birlikte duygu durumunda da dalgalanmalar yaşanıyor.

10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü ile ilgili konuşan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Kadın Ruh Sağlığı Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Hatice Turan; kadınlardaki intihar düşüncesinin en çok doğum sonrası dönemde ortaya çıktığını söylüyor.

İntihar yani özkıyım kişinin isteyerek kendisine uyguladığı şiddet ve yaşamına son vermek olarak tanımlanıyor ve dünya genelinde ilk 10 ölüm nedeni arasında yerini alıyor.

Dünyada genel olarak intihar erkeklerde fazla iken, Sri Lanka, El Salvador, Küba, Ekvador, Çin ve Doğu Akdeniz Bölgesi’nde ve Türkiye’de 24 yaş ve altındaki grupta kadın özkıyım oranı diğer yaş gruplarına göre daha fazla görülüyor.

Kırsal bölgelerden göç etme, hızlı toplumsal değişiklikler, okuma-yazma oranının düşüklüğü, ataerkil toplum yapısı, erken yaşta yapılan çoğunlukla istenmeyen evliliklerin yanı sıra doğum yapan kadınların yüzde 35 ile 70’inde görülen doğum sonrası hüznü de önemli bir neden olarak kendini gösteriyor.

Doğum sonrası hüznü kadınların yüzde 35 -70’inde görülüyor

Doğum sonrası hüznü sık ortaya çıkmakla birlikte annenin genetik yatkınlığının yanı sıra yakın çevresinden ve eşinden gördüğü ilgi, sevgi ve destek, içinde bulunduğu sosyoekonomik durumun etkisiyle 4 ile 10 gün içerisinde kendiliğinden düzelebiliyor.

Ancak seyrek de olsa annenin ağır tablolara sürüklenmesine de neden olabiliyor. Dr. Hatice Turan, iki haftadan uzun süren doğum sonrası hüznünün ve psikozun doğumu takiben ilk 2 hafta içinde sinsice başladığını ve 1- 2 yıla kadar uzayabildiğini belirtiyor.

LOHUSA DEPRESYONU NEDİR?

Tiroit bozukluğu, folik asit eksikliği depresyona neden olabilir

Ancak eşlerin ve annenin yakın çevresinin çok daha dikkatli olması gereken bir durum daha var.

Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı araştırmalara göre her 100 anneden 10’u ila 15’i çeşitli şiddette depresyon yaşıyor ve bu depresyon intihar düşüncesini de beraberinde getirebiliyor.

Annenin yaşadığı şiddetli hüzün ya da boşluk duygusu, yorgunluk, enerji kaybı, keyif veren etkinliklerden uzak durma, bebeklerini yeterince sevmedikleriyle ya da bakım veremedikleri ile ilgili düşünceler, bebeğe zarar verme endişesi, dikkat ve odaklanma sorunları, bellek sorunları, yerinde duramama, kaygı, sinirlilik, sıkıntı, bunaltı, kendiliğinden ağlamalar gibi duygusal tepkiler, iştahsızlık, kilo kaybı, uykusuzluk, bebekle ilgilenmek istememe, kendisine ve bebeğe zarar verme düşünceleri dikkatli olunması gereken belirtilerden.

İngiltere’de son yapılan çalışmalarda anne ölümlerinin birinci sıradaki sorumlusunun intihara neden olan doğum sonrası depresyon olarak saptandığını söyleyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Hatice Turan: “Biyolojik ve psikososyal nedenler olduğu görülmektedir.

Gebelik döneminde yükselen östrojen ve progesteron düzeylerinin doğumla birlikte ani düşmesi depresyondan sorumlu tutulmuştur.

Geç başlangıçlı doğum sonrası depresyonda tiroit bozukluklarının, aneminin ve folik asit eksikliğinin rol oynayabileceği düşünülmektedir” dedi.

DOĞUM SONRASI DEPRESYONUNUN BELİRTİLERİ NELER?

Nasıl olsa geçer” demeyin

Doğum sonrası dönemde annenin davranışlarının yakın çevresi tarafından titizlikle takip edilmesi gerekiyor. Çünkü annedeki davranışsal farklılıkların altında yatan ana neden “bana yardım edin” mesajı olabiliyor. Ancak çoğunlukla bu belirtiler yüksek risklerine ve sık görülmesine rağmen “nasıl olsa geçer” denilerek atlanıyor ya da üzerine düşülmüyor. Dr.

Turan; “ Yakınlarının, annenin ruhsal durumunu gözlemeleri ve doğum sonrası hüznü hakkında anneyle konuşmaları önerilir. Hüznün artması, yukarıda sıralanan ek depresif belirtilerin ortaya çıkması ve iki haftadan fazla sürmesi hem anne hem de yakınları için uyarıcı olmalıdır.

Böyle bir durumun ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden bir ruh sağlığı ve hastalıkları hekimine danışılmalıdır” dedi.

Tedavisi var

Doğum sonrası hüznü ya da depresyon tedavisinde annenin belirtilerinin şiddetine göre belirlenecek motivasyonel görüşmeler, bilişsel davranışçı çalışmalar, ilaç tedavisi, Transkraniyal Manyetik Uyarı (TMU) ve Elektro Konvülsif (EKT) tedavisi gibi seçenekler kullanılıyor.

Hem sıklığının yüksek olması hem ölümcül sonuçlarının olabilmesi açısından kadın ruh sağlığında dikkat edilmesi gereken durumların ilk sırasında gelmekte olan doğum sonrası depresyonu koruyucu ruh sağlığının önemini de açıkça gösteriyor. Bu nedenle kadının gebe kalmadan önce ruhsal olarak iyi durumda olması, gebelik süreci ve sonrasında kendisini nelerin beklediği ile ilgili bilgilendirilmesi, süreçle baş etme becerilerinin güçlendirilmesi önem taşıyor.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON ÖLÇEĞİ

Источник: https://hthayat.haberturk.com/hamilelik/haber/1037955-dogum-sonrasi-depresyon

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть