Doğum Sonrası Depresyon

içerik

Doğum sonrası depresyonuna dur deyin

Doğum Sonrası Depresyon

Hamilelik, birçok kadının hayatı boyunca yaşamak istediği, yaşadıktan sonra inanılmaz bir deneyim olarak hayatı boyunca unutamayacağı bir süreç.

Dokuz ay boyunca kadının vücudundaki hem fiziksel hem de hormonal değişikliklerle birlikte duygu durumunda da dalgalanmalar yaşanıyor.

10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü ile ilgili konuşan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Kadın Ruh Sağlığı Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Hatice Turan; kadınlardaki intihar düşüncesinin en çok doğum sonrası dönemde ortaya çıktığını söylüyor.

İntihar yani özkıyım kişinin isteyerek kendisine uyguladığı şiddet ve yaşamına son vermek olarak tanımlanıyor ve dünya genelinde ilk 10 ölüm nedeni arasında yerini alıyor.

Dünyada genel olarak intihar erkeklerde fazla iken, Sri Lanka, El Salvador, Küba, Ekvador, Çin ve Doğu Akdeniz Bölgesi’nde ve Türkiye’de 24 yaş ve altındaki grupta kadın özkıyım oranı diğer yaş gruplarına göre daha fazla görülüyor.

Kırsal bölgelerden göç etme, hızlı toplumsal değişiklikler, okuma-yazma oranının düşüklüğü, ataerkil toplum yapısı, erken yaşta yapılan çoğunlukla istenmeyen evliliklerin yanı sıra doğum yapan kadınların yüzde 35 ile 70’inde görülen doğum sonrası hüznü de önemli bir neden olarak kendini gösteriyor.

Doğum sonrası hüznü kadınların yüzde 35 -70’inde görülüyor

Doğum sonrası hüznü sık ortaya çıkmakla birlikte annenin genetik yatkınlığının yanı sıra yakın çevresinden ve eşinden gördüğü ilgi, sevgi ve destek, içinde bulunduğu sosyoekonomik durumun etkisiyle 4 ile 10 gün içerisinde kendiliğinden düzelebiliyor.

Ancak seyrek de olsa annenin ağır tablolara sürüklenmesine de neden olabiliyor. Dr. Hatice Turan, iki haftadan uzun süren doğum sonrası hüznünün ve psikozun doğumu takiben ilk 2 hafta içinde sinsice başladığını ve 1- 2 yıla kadar uzayabildiğini belirtiyor.

LOHUSA DEPRESYONU NEDİR?

Tiroit bozukluğu, folik asit eksikliği depresyona neden olabilir

Ancak eşlerin ve annenin yakın çevresinin çok daha dikkatli olması gereken bir durum daha var.

Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı araştırmalara göre her 100 anneden 10’u ila 15’i çeşitli şiddette depresyon yaşıyor ve bu depresyon intihar düşüncesini de beraberinde getirebiliyor.

Annenin yaşadığı şiddetli hüzün ya da boşluk duygusu, yorgunluk, enerji kaybı, keyif veren etkinliklerden uzak durma, bebeklerini yeterince sevmedikleriyle ya da bakım veremedikleri ile ilgili düşünceler, bebeğe zarar verme endişesi, dikkat ve odaklanma sorunları, bellek sorunları, yerinde duramama, kaygı, sinirlilik, sıkıntı, bunaltı, kendiliğinden ağlamalar gibi duygusal tepkiler, iştahsızlık, kilo kaybı, uykusuzluk, bebekle ilgilenmek istememe, kendisine ve bebeğe zarar verme düşünceleri dikkatli olunması gereken belirtilerden.

İngiltere’de son yapılan çalışmalarda anne ölümlerinin birinci sıradaki sorumlusunun intihara neden olan doğum sonrası depresyon olarak saptandığını söyleyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Hatice Turan: “Biyolojik ve psikososyal nedenler olduğu görülmektedir.

Gebelik döneminde yükselen östrojen ve progesteron düzeylerinin doğumla birlikte ani düşmesi depresyondan sorumlu tutulmuştur.

Geç başlangıçlı doğum sonrası depresyonda tiroit bozukluklarının, aneminin ve folik asit eksikliğinin rol oynayabileceği düşünülmektedir” dedi.

DOĞUM SONRASI DEPRESYONUNUN BELİRTİLERİ NELER?

Nasıl olsa geçer” demeyin

Doğum sonrası dönemde annenin davranışlarının yakın çevresi tarafından titizlikle takip edilmesi gerekiyor. Çünkü annedeki davranışsal farklılıkların altında yatan ana neden “bana yardım edin” mesajı olabiliyor. Ancak çoğunlukla bu belirtiler yüksek risklerine ve sık görülmesine rağmen “nasıl olsa geçer” denilerek atlanıyor ya da üzerine düşülmüyor. Dr.

Turan; “ Yakınlarının, annenin ruhsal durumunu gözlemeleri ve doğum sonrası hüznü hakkında anneyle konuşmaları önerilir. Hüznün artması, yukarıda sıralanan ek depresif belirtilerin ortaya çıkması ve iki haftadan fazla sürmesi hem anne hem de yakınları için uyarıcı olmalıdır.

Böyle bir durumun ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden bir ruh sağlığı ve hastalıkları hekimine danışılmalıdır” dedi.

Tedavisi var

Doğum sonrası hüznü ya da depresyon tedavisinde annenin belirtilerinin şiddetine göre belirlenecek motivasyonel görüşmeler, bilişsel davranışçı çalışmalar, ilaç tedavisi, Transkraniyal Manyetik Uyarı (TMU) ve Elektro Konvülsif (EKT) tedavisi gibi seçenekler kullanılıyor.

Hem sıklığının yüksek olması hem ölümcül sonuçlarının olabilmesi açısından kadın ruh sağlığında dikkat edilmesi gereken durumların ilk sırasında gelmekte olan doğum sonrası depresyonu koruyucu ruh sağlığının önemini de açıkça gösteriyor. Bu nedenle kadının gebe kalmadan önce ruhsal olarak iyi durumda olması, gebelik süreci ve sonrasında kendisini nelerin beklediği ile ilgili bilgilendirilmesi, süreçle baş etme becerilerinin güçlendirilmesi önem taşıyor.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON ÖLÇEĞİ

Источник: https://hthayat.haberturk.com/hamilelik/haber/1037955-dogum-sonrasi-depresyon

9 Soruda Hamilelik Depresyonu ve Doğum Sonrası Depresyon Hak | Anneysen.com

Doğum Sonrası Depresyon

Lohusalık dönemi illa doğum sonrası depresyonla mı sonuçlanır? Postpartum depresyonun belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir? Hamilelik depresyonu yaşayanların doğum sonrası depresyon yaşama ihtimalleri artar mı? Lohusa dönemi psikolojisine dair merak ettiğin her şeyi Uzman Klinik Psikolog İpek Gökozan'a sorduk! Videolu anlatımları kaçırma!

Majör depresyonla aynı belirtileri gösteren hamilelik depresyonu belirtileri şunlardır:

  • Bir süredir devam eden üzgün, depresif ve ağlamalıklı duygu hali
  • Karamsarlık ve hiçbir şey düzelmeyecekmiş hissi
  • Suçluluk, değersizlik ve beceriksizlik düşünceleri
  • Bir zamanlar keyif alınan aktivitelerden artık ze almamak
  • Enerji düşüklüğü, kronik yorgunluk hissi, sabah yataktan kalkmak istememe
  • Az veya çok uyuma, uykuya dalmada güçlük veya gece sıkça uyanıp uykuya devam edememe
  • Konsantre olmada güçlük, hafızda zayıflama, çalışma veriminin düşmesi
  • Huzursuzluk
  • İntihar düşünceleri veya girişim planları

2- Hamilelikte depresyon ya da panik atak yaşamış anne adaylarının doğum sonrası depresyon yaşama riski artar mı?

Gebelik depresyonu yaşayan anne adaylarının doğum sonrasında da depresyon yaşama olasılıkları yüksektir. Ancak hamilelikte panik atak yaşayan anne adaylarının doğum sonrasında depresyon değil, panik atakları yaşama riski daha yüksektir.

Öncesinde panik atak yaşayan bir bireyin, hamilelik sonrasında panik atak sayısı artacak diye bir kesin durum söz konusu değildir.

Ancak panik atağı tetikleyici durumların başında stres faktörü geldiğini düşünürsek; eğer anne adayı gebeliğini çok stresli geçirirse, panik atak geçirdiği durumlarda bebeğe zarar verip vermediğine takılı kalırsa, doğum süreci hakkında endişesini tetikleyici senaryolar yazarsa panik ataklar artabilir.

Bütün duygu durum bozukluklarında olduğu gibi, hamilelik depresyonunun geçebilmesi için psikoterapi süreci olmazsa olmazlardandır. Hamilelikte ilaç kullanımı çoğu kez söz konusu olmadığı için, terapi süreci ile ilerlemek en iyi çözümdür… Anne adayının psikolojik olarak iyi olmadığını hisseden eşinin veya aile büyüklerinin onu ilk fırsatta bir uzamana gitmesi için ikna etmelidir.

4- Lohusa depresyonu, doğum sonrası depresyon, postpartum depresyon bu ifadelerin hepsi aynı durumu mu tanımlar? Kısaca ne olduklarına değinebilir miyiz?

Bu ifadelerin hepsi birbirinin aynısıdır. Doğum sonrasında lohusalık dönemi içerisinde her annede ilk 15 gün hafif bir hüzün olması normaldir. Buna doğum sonrası hüznü deriz.

Bu süreç çok uzun sürmez ve belirtileri depresyon kadar ağır değildir. Duygusal iniş çıkışların olması, kolayca öfkelenme veya hüzünlenme, ağlama, uyku hijyeninde bozulma, endişe, yorgunluk gibi belirtiler beklendiktir.

Ancak; bu belirtilerin şiddeti ve süresi artmaya başlarsa, doğum sonrası depresyon durumundan söz ediyor olabiliriz.

5- Doğum sonrası depresyon belirtileri nelerdir?

Doğum sonrası depresyonun belirtileri şöyledir:

  • Depresif ruh hali veya ciddi duygusal iniş çıkışlar
  • Ciddi ağlama krizleri
  • Bebekle bağ kurmada güçlük
  • Aile ve arkadaşlardan kendini geri çekme
  • İştah kaybı veya her zamankinden çok yeme hali
  • Uykusuzluk veya çok uyuma isteği
  • Eskiden ze alınan aktivitelerden ze alamama
  • Yoğun sinir ve öfke hali
  • İyi bir anne olamama korkusu yaşama
  • Değersizlik, yetersizlik düşünceleri
  • Konsantrasyon güçlükleri
  • Ciddi kaygı durumu veya panik atak geçirme
  • Bebeğe veya kendine zarar verme isteği
  • Sıklıkla ölümü düşünme veya planlama

6- Doğum sonrası depresyon nasıl geçer? Doğum sonrası depresyon yaşayanlar bu durumu nasıl atlatabilir? Yakınlarından ya da uzmanlardan nasıl destek alabilir?

Doğum sonrası hüzün kendiliğinden geçer. Ancak doğal annelik hüznü artık depresyon derecesine ulaştıysa; yani annenin gündelik hayat fonksiyonelliği bozulmaya başladıysa mutlaka bir uzman desteği almalı. Kendine ve bebeğine bakım veremeyen, yatağından çıkmak istemeyen, devamlı uyuyan, ölümü düşünen bir annenin kendiliğinden bu süreci atlatması zordur ve durum ciddidir.

Bu tip bir durumda sosyal destek çok önemlidir. Eşinin çok anlayışlı davranması, bebeğe iyi bakamadığı için anneyi suçlamaması, bunun bir hastalık süreci olduğunu kabullenmesi gerekir.

Aile büyüklerinin de anneyi yalnız bırakmaması ve bebek bakımında ona yardımcı olması önemlidir.

Ancak dozu kaçırmamak da önemli… Anne, baba ve çocuğun yeni bir aile olduğunu ve özel alanlara ihtiyaçlarının olabileceğini unutmamak gerekir.

Hamilelik sonrası depresyonda bir psikiyatri uzmanına veya uzman psikoloğa başvurmak ve tedavi için belirlenen basamaklara uymak önemlidir. Tedaviler annenin emzirme sürecini göz önünde bulundurarak düzenlenir.

7- Doğum sonrası depresyon ne kadar sürer? Bunun makul bir zaman aralığı var mıdır? Belli bir süreyi geçen durumlarda nasıl önlemler almak gerekir?

Doğum sonrası depresyonun ne kadar süreceği kişiden kişiye göre değişebilir. Belirli bir zaman aralığı vermek çok zor; 6 ay da sürebilir, 1 yıl da. Sürenin uzaması depresyonun şiddetinin arttığına dair bir işarettir. Postpartum depresyonu tetikleyici faktörlerin sayısı ve annenin yatkınlığı ne kadar fazlaysa uzama olasılığı o kadar yüksektir.

Yeri gelmişken, doğum sonrası depresyonunu tetikleyen faktörlerden bahsedelim. Hamilelik sürecinde anne adayında pek çok hormonal değişim olur. Bu değişimler hamilelik sonrasında da devam eder ve depresyonu tetikleyebilir. Biyolojik faktörlere ek olarak sosyal çevrenin anneye yaklaşımı ve eş desteği depresif sürecin oluşmasında önemli bir rol oynuyor.

Lohusa dönemindeki bir anneye eşinin vereceği destek, anlayış ve bebeğin bakımında üsteleneceği rol çok önemlidir. Anne kendini tek başına kalmış hissederse mutsuzluk ve endişe duyguları tetiklenebilir.

Zaman zaman da yeni annenin kendi annesi veya kayınvalidesi bebek bakımında fazlaca söz sahibi olabiliyor. Bu tip bir durumda anne kendini bebek bakımında yetersiz hissedebiliyor ve endişe, öfke gibi duyguların oluşumu kaçınılmaz oluyor.

Bütün bunlara ek olarak, çiçeği burnunda annenin kendi annesiyle olan ilişkisi de hamilelik depresyonuna vesile olabiliyor.

Eğer yeni annenin kendi annesiyle küçükken iyi bir ilişkisi yoksa veya aralarında sevgi dolu bir bağ olmadıysa; yeni anne kendi bebeğiyle kuracağı ilişkisinde benzer olumsuz bağların kurulmasından endişe edebilir. Bunlara “hayalet duygular” diyoruz.

Yani; anne-çocuk arasında 0-3 yaş aralığında kurulamayan sıcak ilişki, nesilden nesile aktarılarak yeni annenin kendi bebeğiyle kuracağı ilişkiyi de olumsuz etkileyebilir.

8- Doğum sonrası depresyon testi nedir? Nasıl uygulanır?

İnternette bu tip testlere denk gelebiliyoruz. Ancak bu testler geçerli ve güvenilir testler değildir. Uzman olmayan bir kişi bu tip testlerle tanı veya teşhis koymamalıdır. En doğru hamle bir uzmana gitmektir.

9- Lohusalık dönemi her kadın için doğum sonrası depresyonla mı sonuçlanır? Yoksa bu dönemi lohusa sendromu yaşamadan atlatan kadınlar da olabilir mi?

Elbette her kadın lohusa sendromu yaşamaz. Doğal annelik hüznü görülebilir, ama depresyona dönmeyebilir. Annenin hamilelik sürecini stressiz geçirmesi, sosyal desteğinin iyi olması, eşi ile aralarında sevgi dolu bir bağın olması koruyucu faktörler arasında sayılabilir.

Источник: https://www.anneysen.com/ilk-yil/makale/dogum-sonrasi-anne-9-soruda-hamilelik-depresyonu-ve-dogum-sonrasi-depresyon-hakkinda-merak-ettigin-her-sey_10158

Doğum Sonrası Depresyon Nedir? Nasıl Aşılır?

Doğum Sonrası Depresyon

Bir bebeğin doğumu, heyecan ve sevinçten korku ve endişeye kadar birçok güçlü duyguyu bir araya toplayabilir. Ama aynı zamanda beklenmedik bir durumla da sonuçlanabilir: Depresyon.

Yeni anne olan birçok kadın doğum sonrası depresyonunu diğer bir adıyla postpartum depresyonu tecrübe eder. Bu, bir bebeğe sahip olmakla ilişkili fiziksel ve psikolojik değişimlere bağlı bir durum ve kesinlikle bir karakter bozukluğu veya zayıflık değil.

Bazen yalnızca doğum yapmış olmanın bir komplikasyonudur ve antidepresan ilaçlarla veya sadece terapiyle tedavi edilmesi mümkündür.

1. Fiziksel Faktörler

Doğum sonrası yaşanan fiziksel değişikliklerin başında hormonlardaki değişimler gelir. Hamilelik döneminde östrojen ve progesteron seviyesi normalden daha yüksektir. Doğumun gerçekleşmesiyle birlikte hormon seviyeleri önceki durumlarına geri döner. Bu ani değişim depresyona yol açabilir. Diğer bazı fiziksel faktörler şunları içerebilir:

  • Düşük tiroid hormon düzeyleri
  • Uyku eksikliği
  • Yetersiz beslenme
  • Uyuşturucu ve alkol kullanımı
  • Altta yatan bazı tıbbi durumlar

2. Duygusal Faktörler

Geçmişte bir duygudurum bozukluğu yaşadıysanız veya ailenizde duygudurum bozuklukları yaşayan kişiler varsa, doğum sonrası depresyonla karşılaşmanız daha olasıdır. Duygusal stres etkenleri şunlardır:

  • Yakın zamanda yaşanan bir ayrılık, boşanma durumu ya da sevilen birinin ölümü
  • Sosyal izolasyon
  • Finansal açıdan sıkıntı çekmek
  • Destek eksikliği

Doğum sonrası depresyon geçiren annelerin çocuklarının uyku ve yeme zorlukları, aşırı ağlama ve dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi duygusal ve davranışsal sorunlara sahip olma olasılığı daha fazladır. Dil gelişimindeki gecikmeler de daha yaygın görülür.

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri

Doğum sonrası depresyon belirtileri çeşitlilik gösterebilir ve şiddeti kişiden kişiye değişebilir.

  • Aşırı üzüntü, boşlukta hissetmek veya umutsuzluk
  • Bebeğe bağlanmakta zorluk çekme veya bebekle ilgilenmemek
  • Geceleri uyku problemi çekme ya da gün içinde uyanık kalma problemi
  • İştah kaybı veya normalden daha fazla yemek yemeye başlamak
  • Aile ve arkadaş çevresinden uzaklaşma
  • Konsantre olmakta veya karar vermekte zorluk çekme
  • Ağlama krizleri
  • Her zamanki aktivitelere ve hobilere karşı ilgi kaybı
  • İyi bir anne olunamayacağına dair endişe duymak
  • Değersizlik, utanç, suçluluk veya yetersizlik duyguları

Doğum Sonrası Psikoz

Doğum sonrası psikoz, doğumdan sonraki ilk üç ay içinde hızlı bir şekilde gelişen nadir bir durumdur ancak çok ciddi bir ruhsal bozukluktur. Çoğu zaman, bipolar rahatsızlık ile ilişkilendirilir. Belirtileri ve semptomları depresyona göre çok daha şiddetlidir:

  • En erken belirtiler huzursuzluk, sinirlilik ve uykusuzluktur ve bu belirtilerin gözden kaçması olasıdır.
  • Kafa karışıklığı ve oryantasyon bozukluğu
  • Bebek hakkında obsesif düşünceler
  • Halüsinasyonlar ve sanrılar (bunlar daha çok görsel değil, işitsel halüsinasyonlardır)
  • Uyku bozuklukları, duygu durumunun hızlı bir şekilde değişmesi
  • Paranoya
  • Kendine veya bebeğine zarar verme girişimleri

Doğum sonrası psikoz yaşamı tehdit eden düşüncelere veya davranışlara yol açabilir ve acil tedavi gerektirir.

Doğum Sonrası Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

Doğum sonrası depresyon genellikle psikoterapi (konuşma terapisi veya zihinsel sağlık danışmanlığı olarak da adlandırılır), ilaç tedavisi veya her ikisi ile tedavi edilir.

1. Psikoterapi

Bir psikolog veya psikiyatristle endişelerinizi paylaşmanız depresyon halinden kurtulabilmeniz için en etkili yöntemdir. Terapi sayesinde duygularınızla başa çıkmanın, problem çözmenin, gerçekçi hedefler belirlemenin ve durumlara olumlu bir şekilde cevap vermenin daha iyi yollarını bulabilirsiniz. Bazı durumlarda aile ya da ilişki terapisi de yardımcı olur.

2. Antidepresanlar

Çözüme ulaşmak için doktorunuz antidepresan kullanmanızı önerebilir. Eğer emziriyorsanız, aldığınız ilaçlar sütünüze de geçer. Ancak, bazı antidepresanlar emzirme sırasında bebek için çok az yan etki riski ile kullanılabilir. Doktorunuz bu konuda gereken bilgiyi size verecektir.

Sizin için en uygun ilacı ve en doğru dozajı bulmak bazı deneme-yanılmalara neden olabilir. Aynı zamanda ilaçların etkisini göstermesi de üç veya dört hafta sürebilir, bu süre zarfında sabırlı olmalısınız.

Doktorunuzun belirlediği dozu artırıp azaltmadan reçete ettiği şekilde kullanmanız ve hiçbir dozu atlamamanız önemlidir.

Bazı antidepresanların ağız kuruluğu, mide bulantısı, baş dönmesi, uykusuzluk, yorgunluk, kilo artışı, terleme, kabızlık ve ishal gibi yan etkileri bulunur ancak bunların çoğu kısa bir süre sonra düzelir. Günlük yaşamınıza müdahale eden yan etkiler yaşarsanız veya depresyonunuz daha da kötüleşirse, doktorunuzla iletişime geçmelisiniz.

Doğum sonrası depresyon ne kadar sürer diye sorulacak olursa; depresyonun şiddetine ve tedavi olup olmamaya göre değişiklik gösterdiği söylenebilir. Tedavi gören annelerde genelde ilk 3 ay içerisinde iyileşme sağlanırken, tedavi olmayan veya olmayı reddeden kişilerde bu sürenin 1-1,5 yıla kadar çıktığı görülmüştür.

Doğum Sonrası Depresyon Nasıl Geçer?

  • Sürekli duygu ve düşüncelerinizle baş başa kalmak depresyonunuzu daha kötüleştirir. Çok hareketli bir sosyal hayata sahip olmak zorunda değilsiniz ancak en yakın ilişkilerinizi sürdürmeye çalışın. Bağlılık hissi daha çabuk toparlanmanıza yardımcı olabilir.
  • Bir grup ortamında rahatsanız, özellikle yeni anneler için açılan depresyon destek gruplarına veya sadece yeni anneler için açılan bir gruba katılabilirsiniz. Grup içinde yer almak, başka şeylere odaklanmanıza ve stresinizi azaltmanıza yardımcı olabilir.
  • Eğer yapmak istemiyorsanız ev işlerini bırakın gitsin. Enerjinizi sadece kendinizin ve bebeğinizin temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullanın.
  • Hem vücudun hem de ruhun iyi bir gece uykusuna ihtiyacı var. Bebeğiniz uzun süre uyumuyorsa, nöbetinizi eşinize devredin ve uyuyun. Eğer uyumakta zorluk çekiyorsanız, sıcak bir banyo yapmayı veya kitap okumayı deneyin. Ayrıca meditasyon ve masaj da vücuttaki gerginliği hafifletir ve uykuya dalmanıza yardımcı olabilir.
  • Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre egzersiz ve sporun doğum sonrası depresyonu yaşayan kadınlar için antidepresan etki yaptığı ortaya çıkmıştır. Özellikle de sık sık yürüyüş yapmak (bebek arabası ile de yürüyüşe çıkabilirsiniz) depresyonu atlatmak için en etkili yöntemlerdendir.

Doğum Sonrası Psikoz Nasıl Tedavi Edilir?

Doğum sonrası psikoz genelde hastanede tedavi gerektirir.

1. İlaç

Güvenliğiniz sağlandığında (hastaneye yatış), antidepresanlar, antipsikotik ilaçlar ve duygudurum düzenleyicileri gibi ilaçların bir kombinasyonu semptomlarınızı kontrol etmek için kullanılabilir.

2. Elektrokonvülsif tedavi (ECT)

Doğum sonrası depresyon şiddetli ise ve ilaca cevap vermiyorsa, ECT önerilebilir. Bu tedavide, nöbet sırasında meydana gelenlere benzeyen beyin dalgaları üretmek için beyninize küçük miktarlarda elektrik akımı uygulanır. Elektrik akımları tarafından tetiklenen kimyasal değişiklikler, özellikle diğer tedaviler başarısız olduğunda, psikoz ve depresyon belirtilerini azaltabilir.

Durumunuz stabilize edildikten sonra doktorlarınız, hisleriniz ve duygularınız üzerinde çalışmanıza yardımcı olabilecek bir terapiste danışmanızı tavsiye edebilir. Tedavi, taburcu olduktan sonra da devam etmelidir.

Источник: https://sebboy.com/dogum-sonrasi-depresyon-nedir/

Doğum sonrası depresyon nedir? – Ayşe Tolga İyi Yaşam

Doğum Sonrası Depresyon

Doğum sonrası kilo vermek gibi mevzulardan zaten konuşmuştuk. Bu sefer aileniz ve siz için daha önemli olabilecek bir konudan bahsetmek istiyorum: Doğum sonrası depresyon. Çoğumuz bu konuda bilgi sahibi olmasak da araştırmalara göre ülkemizde doğum yapmış kadınlardan her dört kadından birinde görülebiliyor. Bu yazımda sizlere bununla ilgili bilgi vereceğim.

Doğumdan sonra bazılarımızda dışarıdan anlam verilemeyen hareketler gözlemlenebiliyor. Sinirlilik, değişik derecelerde depresyon, eşten uzaklaşma… “Ben kendimi anne olmaya hazır hissetmiyorum.”, “Benden iyi anne olur mu ki?” diye düşünen kadınların pek çoğu doğum sonrası bebeklerine yetememe korkusuyla onlardan uzaklaşabiliyor.

‘Aile’ fikrine önem veren kadınların küçük tedirginliklerle başlayan bir süreçte sağlıklı aile hayallerini yitirmesi ihtimali çok korkutucu gelebilir; fakat doğum sonrası depresyona karşı erken tanı ile önlem alınabilir ve bu kolayca aşılabilir. Esas sıkıntımız ise doğum sonrası yaşanabilecek olumsuzluklar hakkında yeterli farkındalığın bulunmaması.

Gelecek endişesi bulunan anne adaylarımız, lütfen yardım alabileceğiniz uzman kişilere ve gruplara başvurmaktan çekinmeyin. En önemlisi de çevrenizdeki hamile ve yeni çocuklu annelerden moral desteğinizi esirgemeyin. Bir anneyle yapılan beş dakikalık bir konuşma bir ömür boyu devam edecek sağlıklı bir aile ortamına temel olabilir.

Doğum sonrası duygu durumunu ve zihine etkilerini araştıran araştırmalar ülkemizde de devam etmekte. Sabancı Üniversitesi’de araştırmacılar tarafından yürütülen bir anket çalışması ile doğum ve doğum sonrası sürecin hafıza üzerindeki etkisi inceleniyor.

Araştırmaya hamile kadınlar ve 0-6 ay aralığında bebeği olan tüm anneler katılabiliyor ve böylece bilime büyük bir katkıda bulunmuş oluyorlar. Deneyimlerinizi esirgemeyin ki birlikte güçlenelim, sizin için hazırlanan ankete aşağıdaki linke tıklayarak katılabilirsiniz:

http://bit.ly/2qo4TYP

Yeni annelerin biraz üzgün hissetmesi, endişelenmesi veya yorulması oldukça yaygındır. Annelerin %80’i doğumdan sonraki bir iki hafta boyunca bu hisleri yaşarlar. Tamamen normaldir ve genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden kaybolur.

Ancak postpartum depresyon çok daha güçlüdür ve daha uzun sürer. İlk kez anne olan kadınlarda veya daha önce doğum yapanlarda doğumların yaklaşık %15’inde görülür.

Şiddetli ruh hali dalgalanmalarına, yorgunluğa ve umutsuzluk hissine neden olabilir. Bu duyguların yoğunluğu, bebeğiniz veya kendiniz için bakım yapmayı zorlaştırabilir. Doğum sonu depresyon hafife alınmamalıdır.

Bu ciddi bir bozukluktur, ancak tedavi yoluyla aşılabilir.

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Bir bebeğe sahip olduktan sonra huysuz hissetmek veya yorulmak normal olsa da, doğum sonrası depresyon bunun ötesine geçer. Belirtileri şiddetlidir ve işlev kabiliyetinizi etkileyebilir. Doğum sonrası depresyon belirtileri insandan insana ve günden güne değişiklik gösterir. Doğum sonrası depresyonunuz varsa, bu göstergelerden birkaçına sahipsiniz demektir:

• Nedensiz üzülüyorsunuz ya da çok ağlıyorsunuz.• Uykusuzluktan ölüyorsunuz ama uyuyamıyorsunuz.• Çok fazla uyuyorsun.• Yemeyi bırakamıyorsunuz ya da hiç yemek yemiyorsunuz.• Açıklanamayan çeşitli ağrı, sancı ya da hastalıklarınız var.• Neden sinirli, endişeli veya öfkeli olduğunuzu bilmiyorsunuz.

• Ruh haliniz aniden ve uyarılmaksızın değişiyor.• Kendinizi kontrol dışı hissediyorsunuz.• Her şeyi hatırlamakta güçlük çekiyorsun.• Konsantre olamıyorsunuz veya basit kararları alamıyorsunuz.• Beğendiğiniz şeylere artık ilgi duymuyorsunuz.

• Bebeğinizden ayrılmış hissediyor ve neden sevmediğinizi düşünüp, sevinçle dolmadığınızı merak ediyorsunuz.• Her şey çok zor ve umutsuz geliyor.• Duygularınız hakkında değersiz ve suçlu hissediyorsunuz.• Kimseye açılamayacakmış gibi hissediyorsunuz çünkü kötü bir anne olduğunuzu düşünecekler, bu yüzden geri çekiliyorsunuz.

• Herkesten ve her şeyden kaçmak istiyorsunuz.• Kendinize veya bebeğinize zarar verme hakkında düşünceleriniz var.

• Arkadaşlarınız ve aileniz onlardan ve sosyal faaliyetlerden uzaklaştığınızı söylüyorlar veya artık kendinizmiş gibi değilsiniz.

Semptomların doğumdan sonraki birkaç hafta içinde başlaması muhtemeldir. Postpartum depresyon aylar sonra ortaya çıkmaz. Belirtiler bir iki güne kadar sürebilir ve sonra geri dönebilir. Tedavi olmazsanız semptomlar kötüleşmeye devam edebilir.

Doğum Sonrası Depresyon İçin Doğal Yollar Var mı?

Doğum sonu depresyon ciddi ve doktor olmadan tedavi etmeye teşebbüs etmemeniz gereken bir hastalıktır.

Tıbbi tedavinin yanı sıra, egzersiz ve doğru miktarda uyku almak gibi doğal yollar semptomları iyileştirmeye yardımcı olabilir. Masaj ve meditasyon gibi uygulamalar daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir.

Diyetinizde ihtiyacınız olan besin maddelerini almıyorsanız, doktorunuzdan doğru besin takviyeleri önermelerini isteyin.

Doğum Sonrası Depresyonun Sebebi Nedir?

Kesin nedeni net değildir, ancak doğum sonrası depresyona katkıda bulunabilecek bazı faktörler var. Postpartum depresyon, fiziksel değişiklikler ve duygusal stres faktörlerinin bir kombinasyonu tarafından tetiklenebilir.

Fiziksel faktörler

Doğum sonrası en büyük fiziksel değişikliklerden biri de hormonları içerir. Hamileyken östrojen ve progesteron seviyeleri her zamankinden daha yüksektir. Doğumdan sonraki saatler içinde hormon seviyeleri önceki durumuna geri döner. Bu ani değişim depresyona neden olabilir. Bazı diğer fiziksel faktörler şunları içerebilir:

• Düşük tiroid hormonu seviyeleri• Uyku eksikliği

• Yetersiz beslenme

• Uyuşturucu ve alkol kullanımı

Duygusal faktörler

Geçmişte bir duygudurum bozukluğu yaşadıysanız veya ailenizde duygudurum bozuklukları yaşayanlar varsa doğum sonrası depresyon geliştirme olasılığınız daha yüksek olabilir. Duygusal stres faktörleri aşağıdakileri içerebilir:• Boşanma ya da sevilen birinin ölümü• Siz veya çocuğunuz ciddi sağlık sorunları yaşıyor• Asosyallik• Maddi yükler

• Destek eksikliği

Doğum Sonrası Depresyon İçin Nereden Destek Bulabilirim?

İlk olarak, fiziksel semptomlarınızı gidermek için doğum uzmanınıza danışın. Gerekliyse, doktorunuz bir terapiste başvurmanızı önerebilir. Yerel hastane tavsiye almak için iyi bir yerdir.

Aynı yollardan geçmiş başka insanlarla iletişim kurarak daha rahat hissedebilirsiniz. Neyi hissettiğinizi anlarlar ve sizi yargılamadan bir destek sunabilirler. Yeni anneler için bir gruba katılmayı düşünün.

Bazıları depresyon, endişe ya da doğum sonrası depresyon yaşıyor olabilir.

Şiddetli Doğum Sonrası depresyon Nedir?

Tedavi edilmediğinde, doğum sonrası depresyon giderek daha da kötüleşebilir. Kendinize veya başkalarına zarar verme düşüncelerine yöneldiğinde en tehli haline gelmiş olur. Bu düşünceler oluşmaya başladığında tıbbi müdahale gereklidir.

Şiddetli doğum sonrası depresyon belirtileri şunları içerir:• Halüsinasyonlar veya gerçekten orada bulunmayan şeyleri görme, işitme, koklama veya hissetme• Sanrısal inançlara sahip olmak, önemsiz şeylere fazla önem vermek• Karışıklık ve saçma konuşma• Garip veya düzensiz davranış• Öfke veya şiddet eylemleri• İntihar düşünceleri veya intihar girişimi• Bebeğinize zarar verme düşünceleri

Bunların hepsi acil tıbbi tedaviye ihtiyacınız olduğunun işaretidir. Hastaneye kaldırma gerekli olabilir. Şiddetli doğum sonrası depresyon hayati teh oluşturabilir, ancak başarıyla tedavi edilebilir.

Doğum Sonrası Depresyonun Önlenmesi

Mutlak önleme gerçekten mümkün değildir. Yine de, bazı faktörler doğum sonrası depresyona daha yatkın olmanızı sağlayabilir, bu nedenle riski azaltmak için birkaç şey yapabilirsiniz.

Öncelikle, proaktif olun. Hamilelik sırasında şu durumlarda doktorunuza bildirin:• Daha önce doğum sonrası depresyon yaşadıysanız.

• Şimdiye kadar majör depresyon veya başka bir duygudurum bozukluğu yaşadıysanız

• Şu anda depresyon belirtileri yaşıyorsanız

Doktorunuz uygun terapiyi reçete edebilir ve tavsiyelerde bulunabilir. Ayrıca şu ipuçlarını takip ederek doğum sonrası depresyon geliştirme şansınızı azaltabilirsiniz:

• Bebeğiniz doğmadan önce destek sisteminizi güçlendirin.• Bir eylem planı yapın ve yazın. Doktorunuzun iletişim bilgilerini, yerel destek servislerini ve güvenebileceğiniz bir aile üyesini veya arkadaşınızı bu plana ekleyin.• Çocuk bakımı için bir düzenleme yapın, böylece mola verebilirsiniz. Belirtiler ortaya çıkarsa, tam olarak ne yapmanız gerektiğini bilirsiniz.

• Sağlıklı bir diyet yapın ve her gün biraz egzersiz yapmaya çalışın.

• Hoşunuza giden etkinliklerden çekilmeyin ve bol miktarda uyku almaya çalışmayın.

• Sevdiklerinizle iletişimi koparmayın.

Evde yeni bir bebek, aile dinamiklerini değiştirir ve uyku düzenini değiştirir. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz, bu yüzden kendinize güvenin. Belirtileri hemen doktorunuza bildirin. Erken tedavi hızlı iyileşmenize yardımcı olabilir.

Источник: https://www.aysetolga.com/dogum-sonrasi-depresyon

Doğum sonrası depresyonu

Doğum Sonrası Depresyon

Doğum sonrası depresyon diğer adıyla Postpartum depresyon (PPD) doğumdan sonra bir kadında gerçekleşen fiziksel, duygusal ve davranışsal değişimlerin karmaşık bir karışımıdır.

PPD başlangıcı, doğumdan sonraki dört hafta içinde gerçekleşen bir majör depresyon formudur.

Postpartum depresyonun teşhisi konurken sadece doğum ve başlangıcı arasındaki zamanın uzunluğuna değil, aynı zamanda depresyonun şiddetine de bakılır.

POSTPARTUM DEPRESYON NEDİR?

Postpartum depresyon, bebek sahibi olmakla ilişkili kimyasal, sosyal ve psikolojik değişikliklerle bağlantılıdır. Birçok yeni annenin deneyimlediği fiziksel ve duygusal değişikliklerin tanımıdır. Postpartum depresyon ilaçla ve danışmanlıkla tedavi edilebilir.

DOĞUM SONRASI DEPRESYONU

Doğumdan sonra hormonlardaki hızlı düşüş kimyasal değişikliklere neden olur. Bu düşüş ve depresyon arasındaki gerçek bağ henüz net değildir.

Fakat bilinen şudur ki, östrojen ve progesteron dişi üreme hormonları seviyeleri hamilelik esnasında on misli artar ve doğumdan hemen sonra düşer. Doğumdan sonraki üç gün içinde bu hormonların seviyeleri hamilelik öncesi hale gelir.

Bu kimyasal değişikliklere ek olarak, bebek sahibi olmakla ilişkili olan sosyal ve psikolojik değişiklikler depresyon riskini arttırır.

POSTPARTUM DEPRESYONUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Postpartum depresyonun belirtileri doğumdan sonra tüm annelerin yaşadığı uyku eksikliği, iştah değişmesi, aşırı yorgunluk, azalan libido ve sürekli değişen ruh hali gibi deneyimlere benzer, doğum sonrası depresyonda tüm bu belirtilere majör depresyon belirtileri eşlik eder. Majör depresyon belirtileri ise şunlardır: depresif ruh hali, haz kaybı, değersizlik hissi, umutsuzluk ve acizlik, ölüm veya intihar düşünceleri.

POSTPARTUM DEPRESYONUN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Birçok faktör postpartum depresyon riskini arttırabilir: -Hamilelik esnasında depresyon -Hamilelik yaşı ne kadar gençseniz risk o kadar yüksektir -Hamilelik hakkında ikilem yaşamak -Çocuklar ne kadar çok çocuğunuz varsa o kadar çok depresif olma ihtimaliniz vardır -Depresyon geçmişi olması veya premenstrüel disforik bozukluk (PMDB) -Sınırlı sosyal destek -Yalnız yaşamak -Evlilikte çatışma

KİMLER POSTPARTUM DEPRESYON RİSKİ TAŞIR?

Yeni annelerin çoğu doğumdan sonra ''bebek melankolisi'' çeker. Bu kadınların her 10 tanesinde biri doğumdan sonra daha şiddetli ve uzun süreli depresyon geliştirecektir. Her bin kadından biri postpartum psikozu denen daha ciddi bir durum geliştirir.

POSTPARTUM DEPRESYON NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Postpartum depresyon kadının semptomlarının şiddetine ve tipine göre farklılık gösterir. Tedavi seçenekleri şunlardır: anti-anksiyete veya antidepresan ilaçlar ve duygusal destek ve eğitim için bir destek grubuna katılmak.

Portpartum psikoz durumunda psikoz için kullanılan ilaçlar tedaviye ilave edilir. Hastaneye yatmak da çoğunlukla gerekebilir. Eğer emziriyorsanız, depresyon, anksiyete veya psikoz ilaçlarını kullanamayacağınızı düşünmeyin. Doktor gözetiminde birçok kadın emzirirken antidepresan kullanır.

Bu sizle doktorunuz arasında verilmesi gereken bir karardır.

YENİ ANNE NE ZAMAN PROFESYONEL TEDAVİ İÇİN BAŞVURMALIDIR?

Tedavi edilmemiş postpartum depresyon yeni anneler ve çocukları için tehli olabilir. Yeni bir anne şu durumlarda profesyonel yardım almalıdır: -Belirtiler iki haftadan fazla sürerse -Normal hareket edemediği zaman -Günlük durumlarla başa çıkamadığında -Kendisine veya bebeğe zarar vermeyi düşünüyorsa -Günün çoğunu aşırı endişeli, korkmuş veya panik halinde geçiriyorsa

FARKLI POSTPARTUM DEPRESYON TÜRLERİ VAR MIDIR?

Doğumdan sonra bir kadının sahip olabileceği üç tür ruh hali değişikliği vardır: Bebek melankolisi, doğumdan sonraki günlerde çoğu kadında vardır ve normal olarak görülür. Yeni annenin, çok mutlu ve sonra çok üzgün hissetmek gibi ani ruh hali değişiklikleri vardır.

Sebepsiz yere ağlayabilir ve sabırsız, rahatsız, tedirgin, endişeli, yalnız ve üzgün hissedebilir. Bunun için genellikle tedavi gerekmez. Çoğunlukla yeni annelerin destek grubuna katılmak veya başka bir anneyle konuşmak yardımcı olur. Postpartum Depresyon (PPD) doğumdan birkaç gün sonra ve bazen aylar sonra bile gerçekleşebilir.

Kadın, bebek melankolisine benzer duygulara sahip olabilir üzüntü, çaresizlik, anksiyete, aşırı hassaslık fakat bunları bebek melankolisinden çok daha şiddetli hisseder. PPD çoğunlukla kadının günlük işlerini yapmasını engeller. Kadının yükümlülüklerini yerine getirme becerisi etkilendiğinde, doktoruna gitmesi gerekir.

Eğer PPD tedavi edilmezse, belirtiler kötüleşebilir ve bu kötüleşme bir sene boyunca devam eder. PPD ciddi bir durum olsa da ilaç ve danışmayla tedavi edilebilir. Postpartum Psikoz, yeni anneleri etkileyebilen çok ciddi ruhsal bir hastalıktır. Bu hastalık çok çabuk başlayabilir, çoğunlukla doğumdan sonraki üç ay içinde gerçekleşebilir.

Kadınlar gerçeklikle ilişkilerini yitirebilir, işitsel halüsinasyon (birinin konuşması gibi gerçekte olmayan şeyleri duyabilirler) ve sanrılar yaşayabilirler (rasyonel olmayan şeylere inanırlar). Görsel halüsinasyonlar (olmayan şeyleri görmek) daha nadirdir. Diğer belirtiler uykusuzluk asabiyet ve öfkeli hissetmek, garip duygular ve davranışlardır.

Postpartum psikozu olan kadınların hemen tedavi edilmesi gerekir ve çoğunlukla ilaç tedavisi gerekir. Kendilerine ve diğerlerine zarar verme riskleri olduğundan, bazen hastaneye yatırılmaları gerekir.

POSTPARTUM DEPRESYON  ANKSİYETE RAHATSIZLIKLARINI ARTTIRIR MI?

Obsesif kompulsif bozukluk belirtileri ortaya çıkabilir veya bu belirtiler postpartum depresyon esnasında kötüleşebilir. Obsesyonlar çoğunlukla bebekle ilgili endişeler veya bebeğe zarar vermekle ilgilidir. Panik bozukluk da görülebilir. Her iki durum da depresyonla bir arada oluşur.

POSTPARTUM DEPRESYON ÖNLENEBİLİR Mİ?

Aşağıda postpartum depresyonu önlemenize veya bununla başa çıkmanıza yardımcı olacak ipuçları bulunmaktadır: -Yardım isteyin diğerlerine size nasıl yardımcı olabileceklerini söyleyin.-Kendiniz ve bebeğiniz için beklentilerinizde gerçekçi olun.

-Egzersiz yapın, yürüyüş yapın ve bir süreliğine evden çıkın.-Bazı günlerin iyi, bazılarının kötü olacağının farkında olun.-Akla yakın bir diyet uygulayın; alkol ve kafeinden uzak durun.

-Eşinizle ilişkinizi geliştirin birbirinize zaman ayırın.-Aile ve arkadaşlarınızla iletişim içinde olun kendinizi izole etmeyin.–  Eve ilk çıktığınızda ziyaretçilere sınır koyun.– Telefon konuşmalarınızı eleyin.

– Bebeğiniz uyuduğunda uyuyun veya dinlenin.

WEBMD

Источник: https://www.e-psikiyatri.com/dogum-sonrasi-depresyonu-26055

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть