Doğum Sonrası Nasıl Beslenilmeli

Doğum Sonrası Beslenmenin 11 Püf Noktası

Doğum Sonrası Nasıl Beslenilmeli

Doğum sonrasında annelerin aklına gelen soruların ilki, fazla kilolardan nasıl kurtulacaklarıdır. Ama siz, lohusalık döneminde kilolarınızı dert edinmeyin.

Çünkü öncelikle emziren bir anne olarak hem kendi sağlığınızı hem de bebeğinizin sağlığını ön planda tutmalısınız.

Biz de bunun için dikkat edilmesi gereken ayrıntıları sizin için Diyetisyen Ayşe Korkmaz’dan öğrendik. 

Dikkat edilmesi gerekenler

Aslında hamilelik döneminde uyguladığınız beslenme programıyla doğum sonrası beslenme planınız arasında pek fark yok. Süt kalitesinin iyi olması emzirme dönemindeki yeterli ve dengeli beslenme ile bağlantılıdır. Bu dönemde dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var:

  • Öncelikle emzirmenin yoğun olduğu ilk 6 ayda kilo vermek için hiçbir zayıflama diyeti uygulamayın.
  • Özellikle yağlı yemekler yapmaktan kaçının. Daha çok ızgara veya buharda pişirme yöntemlerini kullanın.
  • Emzirme döneminde zayıflama diyeti uygulamayınız. Ancak aşırı yağlı,  unlu ve şekerli gıdaları çok fazla tüketmemeye çalışınız.
  •  “Sütüm olacak” diye kilolarca tatlı yemenize gerek yok. Çünkü şeker ve şekerli besinler sütünüzü artırmaz.
  • Aspirin bile olsa, doktorunuza başvurmadan ilaç almamalısınız. Bunlar sütünüze geçebilir veya sütünüzün azalmasına neden olabilir. 
  • Doğumdan sonra emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösteriniz. Hazır meyve suları ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meye sularını tercih ediniz.
  • Hamilelikle birlikte aldığınız fazla kilolardan kurtulmak için ayda 1-2 kilodan fazla  vermemelisiniz. 
  • Canınız tatlı yemek istediği zaman sütlü tatlıları tercih ediniz. Böylece hem kilo kontrolü açısından hem de kalsiyum alımı açısından iyi bir tercih yapmış olursunuz.
  • Şekerli gıdalarda şeker yerine pekmezi tercih ederek kansızlığa karşı önlem almış olacaksınız.
  • Bazı besinlerdeki gaz yapıcı öğeler sütünüze geçebilir bu da bebeğinizin rahatsız olmasına neden olabilir. Bu besinleri tüketirken dikkatli olunuz. Bu besinler arasında; süt, yoğurt, karnıbahar, brokoli, lahana yer almaktadır. Yalnız unutulmamalıdır ki gaz yapacak besinler  kişiden kişiye değişklik gösterebilmektedir.
  • Kansızlığa neden olabileceği için yemekler ile birlikte çay tüketmemeye dikkat ediniz. Yemek yedikten 1-2 saat sonra açık ve limonlu olarak tüketebilirsiniz.
  • Kaynaklarda tatlandırıcı kullanmanın bir sakıncası olmadığı söylense bile anne sütü verdiğiniz süre içerisinde tatlandırıcı ve tatlandırıcı ile yapılmış ürünlerden uzak durmaya özen gösteriniz.
  • Anne sütüne geçtiği için bebeği etkileyeceğinden emzirme döneminde alkol kullanımı sakıncalıdır.

Hamileliğiniz sırasında “biz artık iki kişiyiz” mantığıyla aldığınız kilolar doğum sonrasında sizi iyice rahatsız etmeye başlar. Çünkü amacınıza ulaşmış; bebeğinizi dünyaya getirmişsinizdir. Geriye kalan fazla kilolarınızdan nasıl kurtulacağınızdır.

Ancak doğum sonrasında (eğer emzirmenize bir mani yoksa) en az altı ay bebeğinizi emzireceğinizden beslenmenizdeki ayarlamaları bu koşula göre yapmalısınız. Ayrıca şunu da ilk madde olarak belirtmekte fayda var ki bebeğinizi emzirmek kilo vermenizi kolaylaştıran en etkili yöntemdir.

Çünkü emzirme sırasında bazal metabolizma hızı denilen vücudun harcadığı enerji, normal dönemden daha fazladır. Bu nedenle, bu dönemde uygulanan sağlıklı bir beslenme programı ile hem kilo vermek kolaylaşıyor hem de bebeğinizi daha kaliteli sütle beslemiş oluyorsunuz.

İlk maddesi emzirmek olan bu 11 maddelik listemiz ise beslenmenizdeki yeni düzenlemeler için size yol gösterici olabilir.

1-Kalorilere dikkat!

Şu anda her lokmanız bir zamanlar içinizde gelişmekte olan bebeğinizle paylaştığınız kadar önemli olmasa da, besin seçiminiz  süt kaliteniz açısından önem taşımaktadır.

Özellikle yeni bir anne olarak çok daha fazla enerjiye ihtiyacınız olacak.

Bu nedenle eğer emziriyorsanız hamilelik öncesi ağırlığınızı korumak için almanız gereken kalori miktarına günde 400 ile 500 ekstra kalori eklemeniz gerekiyor.

2-Proteinler; beslenmenin yapı taşları

Hamileliğiniz boyunca aldığınız proteinler, yavrunuz henüz bir embriyo iken onu sağlıklı bir bebeğe dönüştürmek için gerekli olan hücrelerin meydana gelmesini sağlayacak oluşumda en büyük görevi üstlendi.

Şimdi ise, yeterli ve dengeli bir beslenme uygulamak için proteinlere ihtiyacınız bulunuyor. Enerjinizin %15’ini proteinlerden sağlayabilirsiniz. Protein bakımından zengin olan besinler ise et, tavuk, balık, yumurta ve kurubaklagillerdir.

Ayrıca bu besinler B grubu vitaminleri, demir ve çinko açısından da zengindir.

3-Kalsiyum; gelecek için önemli

Bu dönemde kalsiyum ihtiyacınızı tam anlamıyla karşılamak en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biri. Günlük beslenme içerisinde 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmek kalsiyum ihtiyacınızı yeteri kadar karşılayabilir. Ancak kilo kontrolü açısından bu besinlerin az yağlı olanlarını tercih etmelisiniz.

4-Doğal vitamin kaynakları sebze ve meyveler

Meyve ve sebzelerde hayati önem taşıyan vitaminler ve mineraller bulunur. Bunun için her öğünde mutlaka sebze ve meyve tüketmeye çalışın. Pişirme şekli vitamin ve mineral içerikleri üzerinde etkili olduğu için sebzeleri önce yıkayıp sonra mümkün olduğu kadar büyük parçalar şeklinde, çiğ olarak pişirin.

5-Demir açığınızı mutlaka telafi edin

Vücuttaki demir eksikliği hamilelik döneminde birçok kadının karşısına çözülmesi gereken bir sorun olarak çıkıyor. Bunun için hamilelikte demir ihtiyacına yönelik beslenmenin yanı sıra doktorun önerdiği şekilde dışarıdan demir takviyesi yapılıyor.

Çünkü hamileliğin ikinci yarısında bebeğiniz, demir depolarını oluştururken sizin demir depolarınızdan yararlanıyor.

Bu nedenle, doğum sonrasında da devam eden demir eksikliğinizi gidermek için öğünlerinizi demir yönünden zenginleştirmek için kırmızı et, pekmez, yumurta sarısı gibi gıdaları günlük beslenmenize eklenmelisiniz.

Yiyeceklerle beraber alınan demirin vücutta kullanılmasını önemli ölçüde engelleyen çay tüketimini ise mümkün olduğunca azaltmalısınız. Ayrıca demir emilimini artırmak için bu besinleri salata, taze sıkılmış meyve suları gibi C vitamini içeren besinlerle tüketmenizde daha fayda var.

6-Folik asiti ihmal etmeyin

Emzirme döneminde de tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi folik asit yönünden zengin besinler tüketmelisiniz.

Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler,  karaciğer, böbrek, yumurta, kabuklu tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, baklagiller ve taze sıkılmış portakal suyunda bulunuyor. Hamilelikte ve emzirme süresinde 400-800 mikrogram folik asit alınması gerekiyor.

Bu miktarı besinlerle karşılamak zor olduğu için vitamin haplarıyla açığı kapatabilirsiniz. Ayrıca folik asit vücutta depolanamadığı için her gün almak gerekiyor. 

7-Yağlarlardan uzak durun

Enerjinin %30’u bu gruptan sağlanmadığı için özellikle n-3, n-6 ve n-9 yağ asitleri örüntülerine dikkat etmelisiniz.

n-3 yağ asitleri, deniz ürünlerinde özellikle yağlı balıklarda (somon, uskumru), soya yağında, kanola yağında, yumurta sarısında ve anne sütünde bulunuyor.

n-6 yağ asiti; soya yağı, ayçiçek ve mısırözü yağından edinilebilirken, n-9 yağ asiti ise daha çok fındık ve zeytinyağında bulunuyor.

8-İyotlu tuz, dostunuz

Hamilelik dönemi vücudun iyot gereksiniminin arttığı bir dönemdir. Çünkü hamilelikte görülen iyot eksikliği düşük, ölü doğum ve bebek ölümlerinde artmaya neden olurken, bebeklerde zeka geriliğine, sağırlık ve cüceliğe neden oluyor. Emzirme döneminde iyotlu tuz kullanmak iyot ihtiyacını karşılamak için yeterli oluyor. Ancak tuzu kapalı ve ışık almayan bir yerde saklamalısınız.

9-Bol bol sıvı tüketin

Doğumdan sonra emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösterin. Bu miktarın tümünü suyla tamamlayabilirsiniz. Bunun yanı sıra hazır meyve suları ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meyve sularını tercih ederseniz bu sizin için daha faydalı olacaktır.

10-Vitamin takviyesi gerekebilir

Emzirme dönemi içerisinde doktor tavsiyesiyle ek vitamin takviyesi alabilirsiniz. Bu noktada sebze ve meyvede bulunan doğal vitaminlerden daha fazla yararlanabilmek için; sıkılmış meyve suyunu sıkıldıktan sonra yarım saat içinde tüketmelisiniz. Salata yaparken mümkün olduğu kadar az bıçak darbesiyle işlem uygulanmasına dikkat edin. Ayrıca salatanın limonunu da yemeden hemen önce sıkın.

11-Enerji için karbonhidrat tüketin

Emzirme döneminde hamilelikte olduğu gibi günlük enerjinin  %55-60’ını karbonhidratlardan sağlamanız gerekiyor. Burada dikkat etmeniz gereken nokta ise şeker gibi basit karbonhidrat yerine pilav, makarna, patates, ekmek gibi kompleks karbonhidratlar tercih etmeniz gerektiği. Bu şekilde beslenmeniz kilo kontrolünü sağlamanızı da kalaylaştıracaktır.

Источник: https://www.annebebek.com.tr/babalik/detay/id/327

Lohusalık döneminde nasıl beslenmeli?

Doğum Sonrası Nasıl Beslenilmeli

Yeni doğan bir bebek için en ideal besin, anne sütüdür. Anne sütü; en doğal ve taze besindir. Kolay sindirilir ve de anneyle bebeğin özel bir sevgi bağı kurmasını sağlar. Ama bazen annenin sütü bebeğe yeterli gelmeyebilir. Bu dönemde anneler, beslenmelerine dikkat ederek sütün miktar ve kalitesini artırabilirler.

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Derya Fidan, lohusalık döneminde en çok merak edilenleri açıkladı.

Anneler nasıl beslenmeli?

Emzirirken salgılanan süt, annenin aldığı besinlerin bir ürünüdür. Süt için gerekli olan besinler, annenin kendi gereksinimlerine ek sayılmalıdır.

Bu nedenle, gebelikte olduğu gibi emzirirken beslenmenin de 2 amacı vardır.

Bunlar; annenin besin depolarını dengede tutarak sağlığını korumak ve salgılanan sütün yeterliliğini ve verimliliğini artırmak, dolayısıyla da bebeğin normal büyümesi ve gelişmesini sağlamaktır. İşte annelere o öneriler:

  • Sıvı alımının günde ortalama 3 litre (10-12 su bardağı) kadar olmalı ve özellikle hafif ve doğal içecekler (su, ıhlamur, nane, papatya gibi bitki çayları, az şekerli komposto ve limonata, meyve suları, süt vb.) şeklinde tercih edilmelidir.
  • Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir günlük düzenli olarak tüketilmelidir. (Günde en az 2-3 su bardağı süt veya yoğurt, 2 dilim peynir)
  • Protein yönünden zengin olduğundan; haftada 3-4 adet yumurta, her gün et, tavuk, balık, köfte, etli sebze yemeği veya kuru baklagil tüketilmelidir.
  • Yemeklerin içerdiği demirin vücutta daha iyi emilmesi için yemeklerle beraber maydanoz, yeşil biber, portakal, mandalina, domates gibi C vitamininden zengin olan sebze ve meyveler yenmelidir.
  • Her gün mutlaka 3 porsiyon meyve, 7-8 kaşık sebze, her öğünde salata tüketilmelidir.

Gaz yapan yiyeceklerden uzak durun!

Anneler doğumdan sonra 5-7 hafta, bağırsak fonksiyonları normale geri dönene kadar gaz yapıcı besinlere dikkat ederek beslenmelidir. Nedir bu besinler:

  • Çiğ sebzeler (özellikle kırmızı lahana, turp, salatalık, soğan)
  • Meyveler (özellikle portakal, mandalina, greyfurt, üzüm, karpuz, vişne, erik)
  • Karnabahar, pırasa, brokoli, brüksel lahanası, lahana gibi pişmiş sebzeler
  • Bezelye, kuru fasulye, nohut, barbunya gibi kuru baklagiller
  • Bulgur, yarma
  • Ezogelin çorbası, mercimek çorbası
  • Asitli ve soğuk içecekler
  • Süt, yoğurt, ayran, cacık

Emzirme döneminde beslenmenize ne kadar dikkat ederseniz sütünüz o kadar iyi gelir, bebeğiniz sağlıklı büyür. Altıncı aydan sonra anne sütü tek başına yeterli değildir. Bu ayda ek besinlere başlanmalıdır. Anne sütünü ek besinlerle birlikte 1-1,5 yaşına kadar verebilirsiniz.

Bebeğinden ayrı kalmak zorunda kalan annelere süt saklama önerileri

Anne sütü yenidoğanın büyüme ve gelişmesinin sağlanmasında besleyiciliği ve immünolojik özellikleri bakımından en önemli ve eşsiz besin kaynağıdır. Çeşitli nedenlerle anneler, sütünü sağıp bebeğine öyle vermek durumunda kalmaktadırlar.

Anne sütünün saklanması, sütün besleyicilik ve immünolojik içeriğinin korunması ve mikroorganizma gelişiminin önlenmesi açısından önemli bir konudur. Annelerin anne sütünü saklama ve temizleme koşullarına yönelik yapacakları yanlış uygulamalar, bebeğin kaliteli ve sağlıklı sütle beslenmesini engellemektedir.

Özellikle çalışan anneler, bebeklerinden uzunca süre ayrı kalabilmektedirler. Bu zaman zarfında sütlerin, sağılması ve saklama koşullarına dikkat edilerek muhafaza edilmesi gerekmektedir.

Saklama kabı tercihinde bunlara dikkat!

Anne sütünü uzun süreli saklamak için sert plastik ya da camdan yapılmış sert kenarlı kaplar tercih edilmelidir. Bu kaplar hava geçirmez özellikte olmalıdır.

Anne sütünü, kısa süreli (72 saatten daha az) saklamak için plastik poşetler kullanılabilir.

Plastik poşetler dökülme, sızıntı ya da sert kaplara göre daha kolay kontamine olmaları ve anne sütündeki bazı maddelerin yumuşak plastikle etkileşime girmesi ve kaybolması nedeniyle uzun süreli saklama için önerilmemektedir.

Anne sütü saklanırken nelere dikkat edilmelidir?

  • Anne sütü sağılmadan ve bebeğe verilmeden önce eller mutlaka yıkanmalıdır.
  • Saklama kapları ve süt sağma pompası; sıcak, sabunlu suyla yıkanmalı ve durulanmalıdır. Mümkünse, bulaşık makinesinde yıkanabilir; bulaşık makineleri sıcak suyla yıkayarak yeterli temizliği sağlayabilir. Bulaşık makinesi yoksa kapları yıkadıktan sonra kaynatmak önerilmektedir.
  • Kalan sütün atılmaması için, az miktarlarda depolanmalıdır. Emzirilen bebekler, alternatif besleme yöntemine geçtiklerinde bir defada 60- 120 mL alabilirler. 60 mL saklamak ve bebek hala açsa vermek, bitirilmemiş sütün atılmasını önler.
  • Acil durumlar için küçük miktarlarda (30-60 mL) süt saklanmalıdır. Az miktarda süt, anne bebeğini emzirinceye kadar bebeği sakinleştirebilir.
  • Anne sütü günde birkaç kere sağılıp birleştirilerek istenen miktar elde edilebilir. Yeni sağılmış süt buzdolabının rafında ya da buz ya da buz paketlerinin içinde bir saat tutulur ve daha sonra aynı gün sağılıp önceden soğutulan sütün üzerine eklenir. Buz paketleri, saklama kabıyla temas etmelidir.
  • Ilık süt dondurulmuş sütün üzerine eklenmemelidir. Çünkü dondurulmuş sütün kısmen çözülmesine neden olarak bakteri üremesine yol açabilir.
  • Saklama kabı ağzına kadar doldurulmamalıdır çünkü anne sütü donunca genişler.

Anne sütünü saklama rehberi

  • Oda Sıcaklığı – 16-29⁰C (60- 85⁰F) – En Uygun 3-4 Saat. Son Derece Temiz Koşullarda 6-8 Saat Olabilir.
  • Buz Dolabı ≤4⁰C (39⁰F) – En Uygun 72 Saat. Son Derece Temiz Koşullarda 5-8 Gün.
  • Derin Dondurucu

Anneler eski kilolarına dönmek için acele etmemelidir

Anneler eski vücut ağırlıklarına dönmek için acele etmemelilerdir. Bu süre 6 ay ya da daha fazla sürebilir. Bebeğinizi emziriyorsanız eski formunuza daha kolay dönebilirsiniz.

Gebelik sırasında önerilenden fazla kilo aldıysanız her ay iki kilo kaybetmeniz normaldir. Ayda iki kilodan fazla ağırlık kaybı doğru değildir. Lohusalar, zayıflama diyeti uygulamamalıdır.

Ancak unlu, yağlı ve şekerli besinleri aşırı yememeye dikkat edilmelidir.

SÜTÜ ARTTIRMAK İÇİN BESİN DESTEĞİNE İHTİYAÇ VAR MI?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Karacanoğlu, doğum sonrası doğru beslenmeyle hem sütünüzün kalitesini nasıl artıracağınızı hem de hamilelik kilolarından nasıl kurtulabileceğinizi anlattı.

Hamilelik süreci yaşamınızda beslenmenin en önemli olduğu evrelerden biridir. Bu dönemdeki beslenmeniz hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için ne kadar önemliyse doğum sonrası süreç de bir o kadar önemlidir.

Bebeğinizi emzirmeye başladığınız dönemde aslında iki hedefiniz vardır; birincisi ve en önemlisi bebeğinizi en iyi şekilde beslemek; ikincisi ise hamilelik süresince aldığınız kilolarınızdan bir an önce kurtulmak… Aslında bunu yapmanız mümkün.

Sütünüzün kalitesini artıracak besinleri düzenli bir şekilde tüketirken aynı zamanda emzirdiğiniz için daha hızlı ve fazla kilo verebilirsiniz. Çünkü emzirme sırasında vücudunuzun harcadığı enerji, normal dönemden daha fazladır.

Emzirdiğiniz her gün fazladan 500 kalori harcarsınız. Ayrıca düzenli beslenirseniz sağlığınızı da korumuş olursunuz.

Sütünüzü artırmak istiyorsanız:

  • Günlük sıvı tüketiminiz 3-4 litre düzeyinde olsun. Böylece sütünüzün miktarı ve kalitesi artar.
  • Süt, su, ıhlamur, bitki çayları, meyve suyu, az şekerli kompostoları tercih edin. Özellikle de, hem kabızlığa iyi gelen hem de sıvı gıda tüketimi açısından önemli olan üzüm, erik, kayısı kompostolarının tüketilmesi iyi olacaktır.
  • Artan protein ve demir ihtiyacınızı her gün bir adet kayısı kıvamında haşlanmış yumurta, peynir ve yoğurtla karşılayın.

Emzirme döneminde bunlardan uzak durun:

  • Emzirme döneminde yiyeceklerle beraber alınan demirin kullanılmasını engelleyen çay ve kahvenin tüketimini mümkün olduğunca azaltın. Çay yerine taze sıkılmış meyve sularını tercih edin.
  • Hamilelik döneminde olduğu gibi emzirme döneminde de aşırı tuz tüketiminden kaçının.
  • Hamur işi, tatlı, börek, çörek, pilav, makarna, ekmek gibi kalorisi yüksek yiyeceklerden uzak durun.
  • Sebze ve meyve ağırlıklı beslenirseniz hamilelik döneminde aldığınız kilolardan daha hızlı bir şekilde kurtulabilirsiniz.

Doğum şekline göre beslenme…

Özellikle ilk haftalardaki beslenme şekli sezaryen ya da normal doğuma göre değişir. Normal doğum yaptıysanız özel bir diyet uygulamanız gerekmez. Sadece bol sıvı gıda tüketmeniz yararlı olacaktır. Sezaryenle doğum yaptıysanız ilk gün sadece sıvı gıdalarla beslenmelisiniz.

Daha sonra bağırsak hareketlerinizin normale dönmesiyle (bu süreç genellikle 2-4 gün arasında değişir) yumuşak gıdalara veya normal beslenmeye geçilir. Bu dönemde fazla kilolarınıza takılıp zayıflamak için diyete başlamayın.

Çünkü vücudunuzun ihtiyacı olan besin öğelerini belirli bir kalorinin altında olan diyetlerle karşılayamaz ve bebeğinizi istediğiniz kadar iyi besleyemezsiniz. Emzirme sürecinde günlük almanız gereken kalori 1800’ün altında olmamalıdır.

LOHUSALIK DÖNEMİNİ KOLAYLAŞTIRAN ÖNERİLER…

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/hamilelik/emzirme/haber/1009406-dogum-sonrasinda-nasil-beslenmeli-lohusalik-doneminde-nasil-beslenmeli

7 Adımda Hamilelikte Beslenme Nasıl Olmalı? | Anneysen.com

Doğum Sonrası Nasıl Beslenilmeli

Hamile olduğunu öğrenir öğrenmez muhtemelen beslenme şeklinde köklü değişiklikler yapmak isteyeceksin. Bunun için de en çok hamilelikte beslenme önerilerine ihtiyacın olacak. Öncelikle beslenmeye dair bazı prensipler edinmelisin.

Hamilelikte nasıl beslenmek gerektiğine dair genel bir bakış açısı kazanırsan kaliteli tercihler yapma ihtimalin artar. Eline verilen beslenme listelerini, örnek menüleri ezberlemeden önce 9 ay boyunca sağlıklı beslenmenin temel mantığını öğrenmelisin. İşte 7 adımda “Hamileyken nasıl beslenmek gerekir?” sorusunun cevabı!

1- Kalorilerini özenle seç: Nicelikten çok nitelik önemli!

Lokma tatlısından alacağın 200 kalori ile unsuz, şekersiz, tam tahıllı yulaftan yapılmış kuru üzümlü bir muffin'den alacağın 200 kalori eşit değildir. 10 tane patates cipsinden alacağın 100 kalori ile kabuğu ile önüne gelen fırında patatesten alacağın 100 kalori de.

İşin özeti; bebeğin her gün alacağın besleyici unsurlarla dolu 2000 kaloriden, besin açısından neredeyse bomboş 2000 kaloriye oranla kesinlikle daha fazla faydalanacaktır. Yani günlük kalori alımını tamamlarken seçtiğin kalorilerin boş ve değersiz değil; besleyici unsurlarla dolu, kaliteli kaloriler olmasına dikkat et. Çünkü tüm kaloriler eşit verimlilikte değildir.

Bu da ilgini çekebilir: 6 Soruda Hamilelikte Probiyotik Kullanımına Dair Bilmen Gereken Her Şey

2- Kendini aç bırakma: Sen aç kalırsan bebeğin de aç kalır!

Nasıl ki bebeğin doğduktan sonra onu aç bırakmayı aklından bile geçirmiyorsun, karnındayken de aç bırakma! Bir fetüsün tek besin kaynağı senin yediklerindir. Sen hiçbir şey yemezsen sadece vücudundakilerle beslenerek sağlıklı bir şekilde büyüyemez.

Düzenli aralıklarla düzenli beslenmeye ihtiyaç duyar. Bunu da sadece sen sağlayabilirsin. Sen aç olmasan bile bebeğin acıkmış olabilir.

Araştırmalar günde en az 5 kere (3 minik ana, 2 ara öğün) yemek yiyen annelerin, hamileliklerinin gününü doldurma şansının daha fazla olduğunu gösterir. Bu yüzden “Hamileyken nasıl beslenmeli?” sorusunun cevaplarından biri de küçük öğünlerle günde 5-6 defa yemek yemektir. Bu beslenme modeli anne karnında bebeğin gelişimini olumlu etkiler.

Üstelik senin de hamilelik boyunca yaşayacağın şişkinlik, bulantı, mide yanması ya da kabızlık gibi şikayetlerini minimuma indirir. Gün içinde azar azar ama sık sık yemek kan şekerini hep dengede tutacağı için enerjin de daha yüksek olur. Ayrıca baş ağrısı, duygusal salınımlar gibi semptomları da azaltacağı kesindir.

Her ana ve ara öğününde sebze ve meyve bulunsun. Eğer günde 3 ana 2 de ara öğün tüketiyorsan her öğünde mutlaka 1 porsiyon meyve ve 1 porsiyon sebze ye. Bu adımı atman, beslenmenin dengeli olmasında büyük değişiklik yaratacaktır.

Hem bebeğinin hem senin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her haftaya özel beslenme rehberimiz: Hamilelikte Beslenme Hafta Hafta Nasıl Olmalı?

4- Besin sepetini akıllıca doldur: Kalorisi düşük besin değeri yüksek yiyecekler seç!

Yükte hafif pahada ağır, yani kalorisi düşük, besin değeri yüksek yiyecekler seçmeyi öğrenmelisin. Örnek verelim: 25 gramlık protein porsiyonunu doldurmak için 1 bardak dolusu Antep fıstığı yemek (715 kalori) yerine, 120 gramlık hindi eti yemek (250 kalori) daha verimli bir seçim olur.

Yağların 1 gramında protein ya da karbonhidratların 1 gramından yaklaşık 2 kat daha fazla kalori bulunduğu için, seçimlerini düşük yağlı yiyeceklerden yana kullanman beslenme verimliliğini arttıracaktır.

Günlük menğnde birden fazla besin değeri kategorisinde önde giden gıdalar seçersen bir taşla iki kuş vurabilirsin.

Yeterince kilo alamadığın durumlarda da yine verimlilik ilkesini gözet. Tartının ibresini sağlıklı kiloya doğru kaydırmak için avokado, kuru yemiş, kuru meyve gibi besin değeri yüksek ama kalorisi de yüksek yiyecekler seç.

Besin sepeti nedir, gebelikte beslenme nasıl olmalı, besin sepetini nelerle doldurmalıyım diye merak ediyorsan Hamilelikte Beslenme Programı: Hamileler Ne Yemeli? yazımıza göz atabilirsin.

5- Karbonhidratlardan korkma: Doğru seçimler yap!

Beyaz ekmek, beyaz pirinç, rafine tahıllar, kek, börek, kurabiye gibi rafine karbonhidratların besin değerinin pek fazla olmadığı doğrudur.

Fakat karmaşık karbonhidratlarda (kompleks, rafine edilmemiş) temel B vitaminleri, protein ve lif bulunur. Tam tahıllı ekmek, yulaf ezmesi, esmer pirinç, taze meyve ve sebzeler, kuru fasulye, bakliyat ve kabuklu patatesi karmaşık karbonhidratlar arasında sayabiliriz.

Bunlar yalnızca bebeğin için değil; mide bulantısını, kabızlığı kontrol altında tutmalarıyla senin için de faydalıdır. Üstelik bol bol lifli besinler yemek gebeliğe bağlı şeker hastalığı riskini de azaltır.

Hamilelikte çok fazla kilo almaktan korkan kadınlar karbonhidratları tamamen hayatlarından çıkartırlar ama hata ederler. Çünkü karmaşık karbonhidratlar doyurucu ve lifli oldukları halde şişmanlatıcı değillerdir. Kilo kontrolünü sağlarlar.

Bu yüzden “Hamilelikte kilo almamak için ne yapmalı?” diye merak ediyorsan cevabımız, karbonhidratları kesmek değil, doğru karbonhidratlarla beslenmek olur. Kilo konusunda aklına takılanlar varsa Hamilelikte Kilo Alımı Hakkında Merak Ettiğin Her Şey yazımıza göz atabilirsin.

6- Şekerden uzak dur: Hem kendin için hem bebeğin için!

Hepimizin bildiği gibi şekerden gelen kaloriler boş kalorilerdir. Üstelik araştırmalar şekerin sadece boş ve faydasız değil; aynı zamanda aşırı miktarlarda tüketildiğinde potansiyel olarak zararlı da olabileceğini gösterir.

Obeziteye yol açmasının yanı sıra fazla şeker tüketimi, diş sorunlarına, şeker hastalığına, kalp hastalığına hatta depresyona bile sebep olabilir.

Bununla birlikte şekerin bol miktarda bulunduğu yiyecek ve içeceklerin besin değerleri çok düşüktür. Rafine şeker market raflarında pek çok farklı isimle karşımıza çıkar. En çok da mısır ve fruktoz şurubu olarak.

Tatlı ihtiyacını karşılamanın en makul yolu antioksidan oranı yüksek olan kuru erik, kuru kayısı, kuru üzün, kuru incir, hurma, keçiboynuzu, doğal bal gibi alternatiflerden yardım almaktır.

Şimdi biraz daha titizlenelim: Hamilelikte Güvenli Beslenmenin Yollarını Biliyor musun?

7- Doğru seçimler yap: Mevsiminde ve taze beslen!

Mevsiminde, taze, beklememiş, çok işlem görmemiş meyve ve sebze tüketmeye çalış. Paketlenmiş, dondurulmuş, hazır gıdalardan uzak dur. Raf ömrü uzun olan her gıdaya şüpheyle yaklaş. Fabrikadan geçip sana ulaşana kadar pek çok işlemden geçtiklerini, kimyasala, daha çok şekere, yağa maruz kaldıklarını unutma.

Mevsiminde ve tazeyken dondurulmuş ev yapımı konserveler hazırla. Kışın kullanmak için domates konservelerini yazdan hazırla ama kendin hazırla!

Her gün bir miktar çiğ sebze tüketmeye çalış. Pişirme yöntemi olarak da besin değerlerini en az öldüren buharda pişirmeyi tercih et. Kızartmalardan, yüksek ve uzun süreli ısıya maruz kalmış yiyeceklerden, mikrodalgada ısıtılmış öğünlerden uzak dur.

Yaz hamilesi, kış hamilesi olman fark etmez. Dört mevsime özel tüketmen gereken besinleri yazdık: Mevsimlere Göre Hamilelikte Beslenme Listesinin Olmazsa Olmaz Meyve ve Sebzeleri

Источник: https://www.anneysen.com/hamilelik/makale/beslenme-7-adimda-hamilelikte-beslenme-nasil-olmali_10021

Sezaryen Sonrası Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Doğum Sonrası Nasıl Beslenilmeli

Gebelikte olduğu gibi doğumdan sonra da hem anne hem bebek açısından annenin beslenmesi büyük önem taşımaktadır. Doğum sonrası bebek için yeterli süt sağlanması diğer taraftan annenin hamilelik sürecinde aldığı kiloların kaybını sağlamak adına bu dönem çok önemlidir. Bu yazımızda sezaryen sonrası beslenme üzerine bilgiler vereceğiz.

Sezaryen Nedir?

Doğum olayının kendiliğinden gerçekleşmediği durumlarda karın ve rahmin kesilerek bebeğin dünyaya getirildiği cerrahi işleme sezaryen denmektedir. Bazı durumlarda ölü fetüste bu yöntemle alınmaktadır.

Genellikle normal doğumun annenin ve bebeğin hayatını riske attığı durumlarda uygulanmaktadır. Çünkü her iki birey içinde en sağlıklı doğum şekli normal doğumdur.

Son zamanlarda sağlık bakanlığı normal doğumu özendirme konusunda büyük adım atmıştır.

Sezaryen Sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Genellikle sezaryen doğum sonrası anne 24 saat gözetim altında tutulduktan sonra taburcu edilmektedir. Bazı önemli durumlarda bu süre 3-4 günü de bulmaktadır.

Taburcu olan anne evde özellikle dinlenmeye çalışmalı, uyku düzenine, beslenmesine ve egzersizlerine dikkat etmelidir. Böylelikle bu durumda meydana gelebilecek olumsuzluklar minimum düzeye indirilebilmektedir.

sezeryan sonrası beslenme de hamilelikte beslenme kadar önemldir

Sezaryen Öncesi Beslenme

Her cerrahi operasyon öncesinde olduğu gibi kişinin rutin tetkiklerinin yapılması varsa kullandığı ilaçları doktoruna danışması gerekmektedir. Bununla birlikte kişi sezaryenden en az 8 saat önce beslenme işlemine son vermiş olmalı, su tüketimi dahi yapılmamalıdır.

Gün içerisinde de çok ağır, yağlı sindirimi zor besinlerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Meyve tüketimi gibi karında şişkinliğe neden olabilecek ürünler, gazlı içecekler, normalde tüketmediğiniz ekstra besinlerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Bu tarz besinler hem midenizi hem de bağırsaklarınızı bozabilecek potansiyele sahiptir.

Sağlıklı bir ameliyat geçirmek için sezaryen öncesi beslenme çok önemlidir.

Sezaryen sonrası beslenme

Asıl annelerin ve bebeklerinin günlük faaliyetlerini ilgilendiren kısım doğum sonrasındaki beslenmedir. Doğum sonrası anne ilk gün çok yüksek kalorili olmayan, yumuşak kıvamlı, gaz yapmayacak besinleri tercih etmelidir. Bu hem bebeğin huzuru hem annenin rahatlığı için önem arz etmektedir.

Özellikle tüketilen gaz yapıcı besinler hem annenin dikişlerinde sıkıntılara neden olurken hem de bebekte gaz sancılarını tetiklemektedir. Vücudun adaptasyonu olan bu geçiş dönemi 3-4 gün sürmektedir.

Bu adaptasyon sürecini hızlandırmak  ancak sezaryen sonrası beslenme ile mümkündür

Anne normal doğum gerçekleştirmediği için özellikle süt üretimi diğer annelere göre ilk başlarda daha az olmaktadır. Ancak bu endişelenecek bir durum değildir.  Uygun beslenme ve bol sıvı alımıyla birlikte bebeğinizi sık sık emzirirseniz korkacak bir durum söz konusu olmaz. Emziren anne günde en az 3 L sıvı tüketmelidir.

Bunu yaparken 2 L’sini su olarak değerlendirirken çay, kahve gibi sütün miktarını ve içeriği zayıflatan içecekler yerine su, süt, ıhlamur gibi içecekler tercih edilmelidir. Özellikle günde en az 2 su bardağı süt tüketimi anne için uygun bir seçim olacaktır.

Az şekerle yapılmış üzüm, kayısı, erik kompostoları da hem süt miktarını arttırırken doğum sonrası meydana gelen kabızlık problemine de yardımcı olacaktır.

Bunların yanında anne bu dönemde Ca, demir ve C vitamini alımını yeterli düzeyde tutmalıdır. sezaryen sonrası beslenme de bu vitamin ve mineraller çok önemlidir. Özellikle et, süt, yoğurt, yumurta ve peynir gibi besinler uygun porsiyonlarda tüketilmelidir.

Bu besinleri tüketirken iyi pişmiş ve uygun yerlerden temin edilmesi enfeksiyon riskini önlemek adına önemlidir.

Yine bu dönemde özellikle ödem oluşumunu önlenmesi için tuz tüketiminin minimuma düşürülmesi ve iyot ihtiyacı için iyotlu tuz kullanımı gerekmektedir.

Kadınların en çok istediği şey doğum sonrası kilolarından hemen kurtulmaktır. Bunun için en uygun dönem emziklilik dönemidir. Bu dönemin başı yani bilinen değişle 40 güne kadar süt salgısı tam sağlanması için diyet yapılması uygun değildir.

Anne emziklilik döneminde günlük 500 kalori fazla enerji harcamaktadır. Böylelikle yoğun bir diyet yapmadan sadece yeterli ve dengeli beslenme şekliyle rahatlıkla zayıflanabilmektedir. Bu şekilde beslenirseniz bilinenin aksine bu dönemde zayıflamak süt miktarınızı ve sütünüzün içeriğini etkilememektedir.

Kızartılmış, kavrulmuş besinlerden, abur cuburlardan bilinenin aksine unlu, şekerli besinlerden kaçınılması gerekir. Pilav, makarna, hamur işleri, tatlılar, börek, çörek gibi besinlerden uzak dururken; acılı, ekşi, baharatlı şeyler de tüketilmemelidir.

Anneler bu dönemde sigara ve alkol kullanımından da kaçınmalıdır. Sağlıklı beslenme bu dönemde büyük bir önem kazanmaktadır.

Egzersiz?

Peki egzersiz yapabilir miyiz? Sezaryen sonrası dikişlerin iyileşmesi döneminde yoğun spor aktivitelerinden kaçınılmalıdır. Ancak kendini iyi hissetmeye başladığınız zaman günlük 20-30 dakikalık kısa yürüyüşler yapabilirsiniz. İyileşme döneminiz tamamlandığında özellikle göbek bölgesi için mekik çekmek, 45 dakikalık koşular yapmak forma girmenizi sağlayacaktır.

Görüldüğü gibi sezaryen sonrası beslenme ve egzersiz hem anne hemde bebek için çok önemli bir yere sahiptir. Sevgili anneler ve adayları yaşayacağınız bu güzel tecrübenin ve mutluluğun devam etmesi için size özel yapılan tavsiyelere kulak verin. Bebeğinizin ve sizin huzurunuz hiç bozulmasın.

Источник: https://www.beslenmerehberim.net/sezaryen-sonrasi-beslenme/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.