Doğumsal Böbrek Hastalıklarının Belirtileri

Böbrek Hastalıkları, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Doğumsal Böbrek Hastalıklarının Belirtileri

Böbrek hastalıkları anında ya da yavaş yavaş ortaya çıkabilen belirtilerle birlikte erken teşhisten sonra tedavi edilmesi gereken hastalıklar arasındadır.

Böbrek Hastalıkları

Böbrek hastalığının ilk aşamasında herhangi bir belirti görülmeyebilir. Fakat böbreklerin çalışma kapasitesi düştüğü sürece vücuttaki elektrolit ve su dengesi bozulmaya başlamaktadır.

Böbrek rahatsızlığı bir sonraki aşamaya geçtiğinde güçsüzlük ve nefes darlığı gibi rahatsızlıklar görülmektedir. Bu noktada başta ayaklar ve bacaklar olmak üzere vücut genelinde bir şişlik oluşabilmektedir.

Böbrekler tam kapasite ile çalışmadığından dolayı tuvalette idrar çok az gelebilir ya da idrar hiç gelmemektedir. Diğer belirtileri ise iştah azlığı, kusma ve mide bulantısıdır.

Tüm bunlar ile beraber zihin karışıklığı, sinirlilik hali, kaygı ve uyku sorunları da baş gösterebilmektedir.

Böbrek rahatsızlığının saydığımız belirtilerine ek olarak görülen diğer bazı belirtileri ise hıçkırık, kas krampları, göğüs ağrısı, kas seğirmesi, kaşıntı, kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon olarak sıralanabilmektedir.

Böbrek rahatsızlığının belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilmekte ya da başka bir rahatsızlığın belirtileri ile benzeşebilmektedir.

Aynı zamanda böbrekler her türlü duruma oldukça kolay uyum sağlayabildiğinden, böbrek hastalıklarının ciddi belirtileri, böbrekler geri döndürülemez şekilde hasar görene kadar ortaya çıkmayabilir.

Bu durumdan korunmak adına, belirtiler hafif bile olsa, normal dışı bir durum fark edildiğinde vakit geçirmeden doktor kontrolüne gidip, gerekli testlerin yaptırılması önerilmektedir.

Böbrek hastalıkları sebeplerine göre 5 ana kategoriye ayrılmaktadır.

Böbrek Hastalıkları Nelerdir?

Böbrek hastaliklari ve etkileri böbrek hastası olan kişilerde hızlı bir şekilde seyredebilir. Bunlardan birincisi akut prerenal böbrek yetmezliğidir. Akut prerenal böbrek yetmezliği böbreklere doğru olan kan akışının azalması halinde yaşanmaktadır.

Kan akışı yetersiz olduğundan dolayı böbrekler kanı tam anlamı ile filtreleyemezler. Bu tip böbrek yetmezliği genelde kan akışını etkileyen durumun düzeltilmesi ile beraber tedavi edilebilmektedir. İkincisi akut içsel böbrek yetmezliğidir.

Akut içsel böbrek yetmezliği direkt böbrekleri etkileyen travmalar halinde görülmektedir.

Böbreklere alınan darbeler, kazalar, toksin yüklenmesi, böbreklere yeterince oksijen gitmemesi, çok fazla kan kaybı, böbrek enfeksiyonları, akut içsel böbrek yetmezliğinin sebepleri arasında sayılabilmektedir. Üçüncüsü kronik prerenal böbrek yetmezliğidir.

Kronik prerenal böbrek yetmezliği tedavi edilmediği zaman ve de böbrekler kanı temizleyemediği zaman, bu durum akut içsel böbrek yetmezliğine dönüşmektedir. Bu noktada böbrekler küçülmeye başlayıp, fonksiyonunu yavaş yavaş kaybetmektedirler. Dördüncüsü kronik içsel böbrek yetmezliğidir.

Böbreklere alınan darbeler, travmalar ve tedavi edilmemeiş böbrek enfeksiyonları akut içsel böbrek yetmezliğinin, kronik içsel böbrek yetmezliğine dönüşmesine sebep olmaktadır. Sonuncusu ise kronik postrenal böbrek yetmezliğidir.

Bu tip böbrek yetmezliği de idrar yollarının uzun süre tıkalı kalması ve idrarın vücuttan tam olarak atılamaması halinde oluşmaktadır.

Peki, böbrek hastalıklarının riskini arttıran faktörler nelerdir?

Yukarıda sayılan durumlara ek olarak kısa zamanda

  • aşırı miktarda sıvı kaybı,
  • kalp krizi,
  • kalp hastalıkları,
  • yüksek tansiyon ilaçları,
  • enfeksiyon,
  • karaciğer yetmezliği,
  • bazı ilaçların (aspirin, ibuprofen) sık kullanımı,
  • lupus hastalığı,
  • kolesterol birikimi sebebi ile tıkanan damarlar,
  • kemik iliği kanseri,
  • aşırı alkol tüketimi,
  • çok ciddi yanıklar,
  • uyarıcı ilaçların kullanımı,
  • kan damarlarında görülen iltihaplanmalar
  • vücudun susuz kalması

böbrek hastalıklarının sebepleri arasındadır.

Böbrek Hastalıklarının Teşhisi

Doktorun hastanın dikkatini çeken belirtilerin neler olduğunu öğrendikten sonra fiziksel muayene yapmaktadır. Gün içinde ne kadar idrar yapıldığını ve idrara çıkıldığını, herhangi bir problem yaşayıp yaşamadığını sormaktadır.

Böbrek rahatsızlığı teşhisinin tam konulabilmesi adına çeşitli testler ve prosedürler kullanılmaktadır. İdrar ve kan testleri, böbreklerin fonksiyonunu tam olarak yapıp yapmadığının belirlenmesi için doktora yardımcı olacaktır.

Böbreklerin ebatlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığının görülebilmesi adına ultrason ya da CT taraması gibi görüntüleme yöntemlerine de başvurulabilmektedir.

Aynı zamanda bazı durumlarda böbrek biyopsisi yapılması da gerekebilir. Bu hastalığın tedavi seçenekleri böbrek yetmezliğinin nedenine bağlı olarak değişebilmektedir.

Mesela böbrek yetmezliği kandaki sıvı eksikliğine bağlı olarak oluşmuş ise, doktor damar yolu ile (entravenöz) sıvı takviyesi önerebilir.

Eğer tam tersi bir durum söz konusu ise, yani böbrek yetmezliği aşırı sıvı birikimi sebebi ile gelişir ise idrar söktürücü ilaçlar reçete edilebilmektedir. Aynı zamanda hastanın kanında bulunan mineral (kalsiyum, potasyum) oranlarını normal düzeylerine çekebilmek için de ilaç desteği önerilebilmektedir.

Böbrek hastalığı sebebi ile artan kandaki toksinler, diyaliz tedavisi ile beraber atılabilir. Yapay bir böbrek görevi gören diyaliz makinesi, kanı filtreden geçirip, daha sonra toksinleri temizlemektedir.

Böbrek hastalıklarının tedavisi sırasında ve sonrasında böbrekleri korumak için doğru beslenme kritik bir rol oynamaktadır.

Doktorlar hastanın durumunuza uygun bir beslenme programının oluşturulması için, kişiyi aynı zamanda beslenme uzmanına yönlendirebilir.

Böbrek hastalığı yaşayan hastalara, böbreklere binen yükün hafiflemesi adına genelde daha az potasyum tüketmeleri (muz, portakal, patates, domates yüksek oranda potasyum içeren gıdalardan bazıları, ıspanak), sodyumu kontrol altında tutmaları (konserve gıdalar, dondurulmuş gıdalar, hazır gıdalar, fast-food gıdalar yüksek oranda sodyum içerir), tükettikleri fosforu sınırlandırmaları (süt, fıstık, kuruyemişler yüksek fosfor içeren besinler arasındadır) önerilir.

Böbrek rahatsızlığından korunmak için yapılabilecek olan tek şey, böbreklere aşırı yük bindirmeyen bir beslenme programına sadık kalmak olacaktır. Çok fazla tuz tüketiliyor ise, aşırı yağlı gıdalar ile besleniliyor ise, düzenli olarak alkol kullanılıyor ise, sigara içiliyor ise, böbrek yetmezliği riskini artıyor demektir.

Çünkü böbrekler tüm bunları temizlemek için fazla mesai yapacaktır. Bu da daha çok yorulmasına neden olacaktır. Uzun süreden beri normalinden fazla çalışan böbrekler günün birinde yorulabilmektedir.

Bilhassa yüksek tansiyon ve diyabet hastaları, ilerleyen yıllarda böbrek yetmezliği yaşamamak için, doktorlarının verdiği ilaçları düzenli olarak kullanıp, tansiyonu ve diyabeti kontrol altında tutmalıdır.

Farklı durumlardan ya da enfeksiyondan etkilenen böbrek de, sancı durumu ortaya çıkar ve önüne geçilmediği müddetçe daha zararlı etkileşimlere sebebiyet verebilir. Ancak aynı husus söz konusu böbrekler için söylenemez. Çünkü bu husus, böbrekteki farklı rahatsızlıkların ve yahut da enfeksiyonun habercisi de olabilmektedir.

Böbreklerin ilk hedefi, vücuda giren sudaki zararlı maddeleri süzmek görevidir. Bu hedefinin yanı sıra bir de kandaki elektrolit dengesini, baz ve asit dengesini sağlamaya çalışmaktadır.

Yine aynı zamanda vücuda hormon ve şeker desteği de sağlamaktadır. Bu görevleri ve hedefleri, böbreklerin yerine getirmemesi, yani çalışmaması halinde böbrek arasında böbrek yetmezliği olarak bilinirken, bunun çözümü ise direkt böbrek nakli ya da diyaliz merkezleridir. Bu zaman zarfına kadar ağrı devrededir.

 Böbrek ağrısı da doğal olarak böbrekteki rahatsızlığı dile getiren bir çağrı şeklindedir. Böbrek ağrısına, genellikle sol kaburganın altında ateş belirtisi ve halsizlik ile durumlar sebep olmaktadır. Yine aynı şekilde idrar yollarında yaşanan problem de bunun sonucudur. Böbrek ağrıları çoğu zaman bel hizasında iken sancılı ya da hafif olarak devam edebilmektedir.

Bazı günlerde de kasığa kadar, hatta böbrekten karına kadar devam eden ağrılar ile karşılaşmak mümkündür.

Ağrı ve sancının olduğu zamanlarda hastanın biçimini ya da bulunduğu konumu değiştirmesi ne yazık ki ağrı üzerinde hiçbir etki sağlamamaktadır. Böbrek sancısının, böbrek içerisinde kum olması, idrar yolu enfeksiyonu, böbrek taşı, damar sertleşmesi, böbrek enfeksiyonu, polikistik böbrek hastalığı gibi sebepleri mevcuttur.

 Böbrek taşından şikayetçi olan kişilerin, esasında bu ağrıların sebebinin böbrek olmadığını da bilmeleri gerekmektedir. Asıl sancı, taşın böbrekten çıkarkenki başlangıcında görülmektedir. Hele de taş idrar yolundan idrar torbasına doğru ilerler iken şiddetli bir sancı oluşturmaktadır.

Ağrının ara ara olması yani sürekli olmaması ile beraber meydana geldiğinde hastanın yerinde duramadığı gözlemlenmiştir. Bu durum da sancının ne kadar yoğun olduğuna bir işarettir. Hatta bu ağrılar, bazı durumlarda mide bulantısı ve kusmaya kadar gidebilen sancılardır.

İdrar yolu enfeksiyonu da mesanede veya sidik yollarında görülebileceği gibi böbrekte de görülebilmektedir. Bu durumdaki risk erkeklere nazaran kadınlarda daha fazladır.

Böbrek enfeksiyonu, bir diğer adı ile piyelonefrit, çoğu kez mesanede başlayıp, böbreklere kadar uzanan enfeksiyonun özel bir çeşididir.

(1 oy, ortalama: 3,00en yüksek 5)
Loading…

Источник: //bobrekagrisi.com/bobrek-hastaliklari/bobrek-hastaliklarin-belirtileri

Böbrek Hastalıkları ve Tedavileri Nelerdir?

Doğumsal Böbrek Hastalıklarının Belirtileri

Sizden gelen soru:

Böbrek rahatsızlıkları ve tedavisi?

Cevap:

Böbrek Hastalıkları

Vücudun en önemli organlarından birisi olan Böbrek, bazı nedenlerden dolayı çeşitli hastalıklara yakalanabiliyor.Şimdi sizlere en çok görülen böbrek hastalıklarını sıralayacağız ve bu böbrek hastalıklarının tedavileri hakkında bilgiler vereceğiz.İşte en çok bilinen 6 böbrek hastalığı ve tedavi yöntemleri,

Nefrit ve Tedavisi

Nefronların iltihaplanması sonucu oluşan bir hastalıktır. Bu hastalık böbrek yetmezliğinin oluşmasındaki en önemli sebeplerden birisidir.

Her hastada farklıdır. Böbrek biyopsisinin sonucu ve hastada mevcut olan sorunlara göre tedavi planlanır.

 Sadece çocuklarda, eğer nefrotik sendrom var ise önce tedavi verilip, daha sonra gerekirse böbrek biyopsisi yapılabilir. Glomerülonefrit tedavisi kesinlikle uzman hekim, tercihen nefroloji uzmanı denetiminde olmalıdır.

Tedavide başarısızlık kalıcı böbrek yetmezliğine yol açabilir ve hasta sürekli diyaliz tedavisine ihtiyaç duyabilir.

Albumin ve Tedavisi

Böbreğimizde bulunan idrar süzme kapsüllerinin tam randımanlı olarak çalışmamasından dolayı oluşan bir hastalıktır.

Mikroalbuminüri teşhisi konduysa böbrek kılcal damar yumaklarında harabiyet olduğunu ve bu durumun kandaki proteinlerin idrar yollarına geçmesine izin verdiğini biliyoruz. Böbrek içi basıncın da yüksek olması bu duruma katkıda bulunmaktadır.

Doktorunuz size bu dönemde önereceği ilaç damar genişlemesini sağlayacağı için hem genel kan basıncını hem de böbrek içi basıncı düşürerek kılcal damar yumaklarından oluşan süzme ünitesine gelecek hasarı azaltacaklardır. Sonuç olarak idrarla albumin atılması azalacaktır.

Kan basıncı normal olsa dahi bu ilaçları böbrekleri korumak amacıyla kullanmak mümkündür. Tedavi süresince doktorunuz belirli aralıklarla idrar albumin düzeyini kontrol etmek isteyecektir.

Böbrek Taşları ve Tedavisi

Kişide bulunan idrar yollarında oluşan iltihap sonucu eğer bir tıkanma olur ise, buradaki maddeler çökelerek vücudumuzda böbrek taşlarını oluşturmaktadır. Bunun sonucunda böbrek taşları da böbreğimizde ciddi anlamda şiddetli ağrı ve kanamalara sebebiyet vermektedir. Bazen bu hastalıkta idrarın kanlı çıktığı da görülmüştür.

Kalsiyum ve ürik asit taşları için ilaç kullanılabilir. Çok etkin olmamakla birlikte idrarın alkali veya asit olmasına dayanır. Allopürinol idrarda kalsiyum ve ürik asit miktarını azaltır.

Sitrat ve magnezyum alımı taş oluşumunu engeller. Bazı barsak hastalıklarınıda kalsiyum fazla emilir, bunu önleyen ilaçlar kullanılır (selüloz fosfat). İdrar yolu enfeksiyonları taşa neden olabilir.

Bu nedenle antibiyotik tedavisi yapılır.

  • Öncelikle ESWL (Vücut dışından taşların ses dalgaları ile kırılarak tedavisi) En rahat, kolay, en zararsız tedavi yöntemidir. Bugün taşların %90-95′i bu yöntemle tedavi edilmektedir. 1,5 cm.’den büyük çaplı taşlarda kırılmadan önce böbrek içine silikondan yapılmış tüpler (kateter) takılır. Bu sayede taş kırıldığında kanallar tıkanmaz ve kolayca çıkar.
  • Endoskopik yolla; İdrar kanallarının içine optik aletler ile girilerek taşlar basket aletleri sepetinin içine alınarak çıkarılır ve idrar kanalı içinde taşlar ultrasonik ve lazer problar ile kırılarak yok edilebilir.
  • Çok büyük taşlarda (3,5cm.’den daha büyük çaplı taş) cerrahi yöntem uygulanmaktadır.

Taş kırma aletleri;

  • Elektrohidrolik
  • Piezoelektrik
  • Elektromanyetik

Tedavi sonrasında hastada idrar kanlı gelebilir. Hasta idararını bir kapta toplar, tülbentten süzer ve taşları toplar. Taş düşme sırasında oluşabilecek ağrılar ilaç tedavisi ile giderilebilir.olmak üzere 3 değişik yapıdadır.

Cihazların hepsinin ortak özelliği ses dalgaları üreterek taş üzerine yönlendirip taşın küçük parçacıklar halinde idarar yollarından atılması esasına dayanır. Merkezimizde en etkin ve en zararsız cihaz olan elktrohidrolik cihaz kullanılmaktadır.

Bugün kırılabilecek böbrek taşlarının tedavi başarı şansımız %90-95 arasındadır. Yaklaşık tedavi 1 ila 5 seans sürebilir. Her seans 30 dakika vakit alır. İki günde bir, hasta tedavi için çağrılır. Taşların %70′i ilk seansta kırılır. Ancak büyük ve sert taşlarda seans sayısı arttırılabilir.

Ortalama bir taşın tedavisi 7 gün ila 45 arasında değişir. Bu, taşın sertliği ve büyüklüğü ile orantılıdır.

Üremi ve Tedavisi

Bu hastalık böbreğin yeterli derecede üreyi süzememesi sonucu oluşmaktadır. Bu hastalık kanda bulunan üre miktarı artması sonucu oluşmaktadır.

Üremide dikkat edilecek en önemli noktalardan biri hastanın yiyeceklerinin düzenlenmesidir. Başlıca yeşil sebzelermeyveler domates ve şekerli besinler verilmelidir. Ekmek azaltılırken et yumurta gibi albüminli besinler önemli ölçüde kısılırtuz ise tam anlamıyla kesilir.

Bundan sonra yapılacak iş böbreğin tedavi edilmesidir. Kandaki asit miktarı artmışsa bol miktarda meyve vermekle ya da sodyum bikarbonatla asidoz önlenmeye çalışır. Kansızlık haline karşı vücuda yeterli oranda kan verilir.

Böbrek Kanseri ve Tedavisi

 Böbrek kanserinde orta yaş üzeri ve çocuk tümörü olmak üzere iki türlü tümör vardır. Orta yaş üzeri tümörüne “renal hücreli karsinom” denilmektedir. Çocuk tümörüne ise “Wilm’s tümörü” denilmektedir. Bu iki tümörün belirtisi ise, idrarın kanlı olması ve karnınızda oluşan sancılı ağrılardır. Eğer tümör erken teşhis edilirse tedavi şansı yüksektir.

Kanserli tümörün böbreğe ne derece sınırlı olduğu veya diğer bölgelere yayılımının ne derece olduğuna göre değişmektedir. Böbrek kanserinde yayılma olasılığı diğer kanser türlerinde olduğu gibi olabilmekte ve her zaman risk oluşturmaktadır.Böbrek kanseri hastalarının genel sağlık durumları ve sigara kullanımının da tedavi seçimi ve sürecinde önemli rol oynamaktadır.

Böbrek kanseri oluşumundan sonra cerrahi müdahale sonrasında genelde sırasıylaradyoterapikemoterapi tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Kanserli tümörün böbrekte sınırlı olduğu kanser hastalarında, yapılan ameliyat sonrasında öncelikle böbrek ve ilgili lenf düğümleri çıkartılıp temizlenmektedir. Kanserli bölgenin boyutuna göre, böbreğin bir kısmının çıkartılması da bir tercih olarak gösterilmektedir.

Burada hastanın genel durumu hastalığa karşı tedavi yöntemlerine verdiği cevaplar da çok önemlidir. Eğer sigara içmeyen bir kişi hasta ise iyileşme ve tedaviye cevap verme olasılıkları ciddi oranda artmaktadır.

Böbrek kanseri tedavilerinde radyoterapi uygulamaları genelde sınırlı olarak uygulanabiliniyor ve genellikle böbrek kanserinin metastazlarının tedavisinde kullanılıyor. Yine benzer bir şekilde böbrek kanserleri, geleneksel kemoterapi ilaçlarına ne yazık ki genellikle dirençli tümörleri oluşturmaktadır.

Böbrek Yetmezliği ve Tedavisi

Kronik ve Akut böbrek yetmezliği olarak 2 gruba ayrılmaktadır. Kişideki böbreklerin tam olarak görevini yerine getirememesi sonucu bu hastalık ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığın olup olmadığını, kanımızdaki kreatinin ve üre oranına baktırarak öğrenebiliriz.

Böbrek yetmezliğine yakalanan kişilerin sayısı her geçen gün artarken böbrek yetmezliği ve tedavisi ile ilgili araştırmalara da hız verilmeye devam ediliyor. Yapılan tüm kampanyalara rağmen kadavradan organ bağışı için yeterli sayıya ulaşılamazken organ nakli bekleyen kişiler nakil gelene kadar diyaliz adı verilen özel bir cihaza düzenli olarak girmek zorunda kalıyor.

Kronik böbrek yetmezliğinde hastaların tek tedavi şansı böbrek nakli olurken böbrek nakli için ülkemizde genelde canlı vericiler kullanılıyor. Ancak yakın akrabalarında bazen doku uyuşması mümkün olmuyor.

Böyle durumlarda isimleri organ bağış listesine alınan kişiler ne yazık ki organ bağışı yapan kişilerin sayılarının az olması nedeni ile uzun yıllar sıra beklemek zorunda kalıyor. Bu süre zarfında böbrek yetmezliği tedavisi için hastalar düzenli olarak diyalize giriyor.

Diyaliz bir tedavi yöntemi olmamakla beraber hastaların yaşam sürelerini ve kalitesini yükselttiği için organ nakli yapılana kadar hastaların diyalize girmeleri gerekiyor.

Böbrek Hastalıklarının Belirtileri

Yukarıda belirttiğimiz böbrek hastalıklarının belirtileri, diğer hastalıklar kadar kendini kolay kolay ele vermez. Böbrek hastalıklarının genel belirtileri ise;

  • Sık sık idrar yapmaya çıkma
  • Nefes darlığı
  • Karın kısmınızda devamlı olarak ağrı
  • İdrarın kanlı gelmesi
  • Sürekli bulantı hali
  • İdrar yapmaya hiç çıkamama
  • Ayak ve el bölgelerinde şişme

gibi belirtilerdir.
Eğer kendinizde böbrek hastalığından şüpheleniyor iseniz, idrar tahlili yaptırarak bu şüphelerden kurtulabilirsiniz. 6 aylık süreçlerde yapılacak idrar tahlilleri böbrek hastalıklarının erken teşhisinde çok önemlidir. Bu sayede tedavi edilebilme olasılığı daha yüksektir.

Böbrek Hastalıklarına İyi Gelen Şifalı Bitkiler

Adaçayı bir miktar kurutulup 1 litre suda kaynatılırak içildiğinde böbrek ve mesane rahatsızlıklarına iyi gelir.

Anason tohumları toz haline getirilip, üzüm şırasına karıştırılarak içildiğinde böbrek taşlarını düşürür.

Armut, böbrekleri çalıştırır.

Arpa’nın suda kaynatılarak elde edilen sıvısı böbrek ve safrakesesi taşlarının sebebiyet verdiği ağrılara, karaciğer ve dalak hastalıklarına iyi gelir.

Aşk otu tohumları bir bardak sirke içine konup 2 saat bekletilerek içilirse böbrek, mesane ve safrakesesi taşlarını düşürür.

Ayrık otu (50gram) kökünün bir litre suda kaynatılması sonucu elde edilen ilaç böbrek taşlarını ve idrar yollarındaki kumu düşürür.

Andız otu üzüm şırasının içinde bir ay bekletilip içilirse böbrek, mesane ve safra kesesi taşlarının oluşumunu önler.

Aşk otu gövdesi böbrek ve mesane rahatsızlıklarına iyi gelir. Çok miktarda alınan aşk otu böbrekleri yorabilir. Böbrek rahatsızlığı çekenlerin aşk otundan yapılan ilaçları kullanmamaları tavsiye edilir.

Biberiye çayı, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Safra kesesi salgısını çoğaltır.

Domates, pırasa, armut ve üzüm safra ve böbrek taşlarına iyi gelir. Domates, sıcak aylarda bol miktarda yenilirse, böbrek ve kan dolaşımını rahatlatır. Domatesten tam olarak yararlabilmek için daima çiğ yemelidir.

Hint safranı kökü ve çalısı kaynatılarak içildiğinde karaciğer ve safrakesesi rahatsızlıklarını giderir.

Huş ağacı yapraklarından yapılan çay, böbrek tembelliğini ve vücudun su tutmasını önler.

Kabak böbrek ve mesane iltihaplarına iyi gelir ve idrar sökücü etki yapar.

Lavanta çiçeği böbrekleri temizler.

Meyan kökü böbrek ve idrar yollarındaki taşları düşürür.

Mürver ağacı kabuklarından yapılan çay, böbrek iltihaplarına iyi gelir.

Nohut böbrek kumlarını temizler.

Şeftali yapraklarından yapılan çay uzun süre içilince böbrek ve safra taşlarına iyi gelir.

Turp böbreklerdeki mikropları öldürür.

Üzüm, elma, kavun, kereviz ve karahindiba böbrek hastalıklarına iyi gelir.

Yabani armut (ahlat) mesane içinde mevcut olan taşları bakterilere dönüştürerek zamanla yok olmalarını sağlar.

Источник: //www.renklinot.com/saglik/hastalik-ve-tedavi/bobrek-hastaliklari-ve-tedavileri-nelerdir.html

Böbrek Ağrısı Belirtileri ve Böbrek Hastalıkları Belirtileri

Doğumsal Böbrek Hastalıklarının Belirtileri

Böbrek Hastalıkları ve Böbrek Ağrısı Belirtileri. Böbrekler Ne İşe Yarar? Böbrekler, vücuddaki birçok toksinin beden dışına atılmasını sağlayan hayati bir organdır. Üre, kreatinin, ürik asit gibi  zararlı ve atık maddeleri süzerek, idrar yoluyla vücuddan atılmasını sağlar.

Salgıladıkları eritropoetin hormonu ile kemik iliğini uyararak kan yapımında rol oynarlar. Vücud için gerekli olan bazı minerallerin, suyun, glikozun ve proteinlerin dengede tutulmasında görev alırlar. D vitaminin kullanılmasını sağlayarak kandaki kalsiyum-fosfor düzeyinin dengelenmesini sağlar.

Ayrıca salgıladıkları renin hormonuyla da tansiyonun dengelenmesine yardımcı olurlar.

Böbrek Hastalıkları Belirtileri

Böbrek rahatsızlıklarının çoğu ağrısız ve belirtisiz ilerler. Böbrek işlevlerinin azalması veya kaybolması, akut ya da kronik şekilde oluşabilir. Belirtiler hastalığa yol açan faktöre göre farklık gösterir.

Böbrek ağrısına özellikle idrar yollarında akımın engellenmesi ve iltihaplanması durumunda rastlanır.

Günlük idrar miktarında azalma ya da aşırı miktarda idrar yapma, sık idrara çıkma, idrarın köpüklenmesi, ağrılı idrar yapma, kanlı idrar, bulanık idrar, gece birden fazla idrara kalkma, halsizlik, çabuk yorulma, bulantı, kusma, çarpıntı, nefes darlığı, işitme zorluğu, kaşıntı, cildin sarımsı-kahverengi renk alması, vücutta su birikimi, iştah kaybı, ani ve sürekli tansiyon yükselmeleri böbrek hastalıklarında görülebilecek belirtilerdir. Böbrek işlevlerinin kaybolması kandaki atık maddelerin birikmesine yol açararak tüm organları etkileyen ve komaya kadar gidebilen bir zehirlenmeye sebep olur.

Böbrek hastalıklarında görülen belirtilerin önemli bir kısmına başka hastalıklarda da rastlanabileceği için yapılacak tetkiklerle sözkonusu belirtilerin böbreklerden kaynaklandığının tespit edilmesi gerekir.

İdrarda kan ve iltihap hücreleri ve protein olması, kanda kan üre ve kreatinin değerlerinin yüksek çıkması, kan albumin seviyesinin düşük bulunması, ürik asit yüksekliği, idrarın çok ama yoğunluğunun düşük çıkması, ödem, anemi ve yüksek tansiyon gibi tespitler bir böbrek hastalığına gösteren laboratuar bulgularıdır.

Kimler Risk Altında?

Diyabet, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalığı ve ailesinde böbrek hastalığı bulunan kişiler kronik böbrek hastalığı bakımından yüksek risk grubunda olan kişilerdir.

Ayrıca obezite, böbrek taşı, sigara kullanımı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, devamlı ağrı kesici ilaç kullanımı ve bağ dokusu hastalıkları da risk faktörleri arasındadır.

Böbrek Hastalıkları Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Böbrek damarlarının daralması, böbreğin, taş, iltihap ve diğer sebeplerle harap olmasıyla oluşan hipertansiyonlar her yaşta görülebilir.

Kronik böbrek hastalığının kalp damar sisteminde yol açtığı etkiler nedeniyle ani ölüm, kalp yetmezliği, inme ve felçler gibi kardiyovasküler sorunlar ölümlere sebebiyet vermektedir.

Böbrek yetmezliği özellikle hastalığın ileri dönemlerinde çok ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Erken dönemde tespit edilip tedavi edilmediği takdirde diyaliz uygulamaları ve  böbrek nakli gibi durumlar sözkonusu olur.

Böbrek Ağrısı Belirtileri – Böbrek Ağrısı Nasıl Anlaşılır?

• Böbrek taşı olarak bilinen idrar yolu taşları, böbrekten dış idrar kanalına kadar her bölgede bulunabilir. En çok, böbrek ile idrar kesesi arasındaki idrar borusunda karşılaşılır.

Böbrek taşları, hastada yan ağrısı, idrarda kanama, enfeksiyon, ateş, bulantı-kusma gibi belirtilerle kendini gösterir.

Böbrek ağrısı bazı hastalarda belli belirsiz bir sızlama şeklinde hissedilirken bazılarında ise  son derece şiddetli, kıvrandırıcı ve hastaneye yatmayı gerektirecek yoğunluktadır.

• Şiddetli ağrı atakları genellikle 20 ila 60 dakika kadar sürebilir. Böbrek ağrısı, taşın bulunduğu vücut tarafında hissedilir. Ağrının yeri taşın yerine ve hareketine göre değişebilir.

Böbrekte ya da üst üreterdeki taş, kaburga ile kalça arasında yan ağrısına yol açabilir. Alt üreterde ve mesaneye yakın taşlar ise karın alt kısmında ya da cinsel organa doğru yayılan ağrıya sebep olur.

Ağrı dışında idrarda kanama, bulantı, kusma, idrar yaparken yanma gibi belirtiler de görülür.

• Ancak böbrek taşları her zaman ağrı ya da kanamaya sebep olmazlar, bazen sessizce idrar yollarını tıkayıp uzun süre herhangi bir şikayete yol açmadan durabilirler.

Tıkanmış olan kanallar üst sistemin şişmesine, iltihaplanmasına, böbreğin idrar yapamayacak duruma gelmesine, apseleşmesine neden olabilir.

Bu durum, böbreğin alınmasını gerektirebileceği gibi, hayatı tehdit edebilecek kadar ağır sonuçlara da sebep olabilir.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: //www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/bobrek-agrisi-belirtileri

DOĞUMSAL BÖBREK HASTALIKLARI

Doğumsal Böbrek Hastalıklarının Belirtileri

HER İKİ BÖBREĞİN YOKLUĞU

5000 doğumda bir görülür. Bu çocuklar prematürdürler. Potter yüzü denilen, her iki göz arasındaki mesafenin uzaklığı, düşük kulak, geniş ve büyük burun ve kırışık cilt bulunur. Bunun nedeni doğum öncesi idrar yapımı yokluğuna bağlı oligohidroamniozdur. Hastalarda aynı zamanda gelişmemiş akciğer de vardır. Bu çocuklar en geç birkaç gün içinde akciğer veya böbrek yetmezliğinden ölürler.

TEK BÖBREĞİN YOKLUĞU 

Böbreğin tek taraflı gelişmesi halidir. Yaklaşık 1000 doğumda bir görülür. Kongenital soliter böbrek de denir. Genellikle o tarafta üreter de yoktur.

Hastalarda karşı karşı taraf böbrekdaha fazla gelişir.
Bu anomali ile beraber ürogenital veya diğer sistem kongenital anomalileri de sık bulunur. Bu böbreklerde enfeksiyon ve taş insidansı yüksektir.

Genital anomaliler kız çocuklarda daha belirgindir.

Hastalar ya diğer anomaliler nedeniyle yapılan taramalar sırasında ya da tesadüfen bulunur. Komplikasyon veya eşlik eden anomalilerin dışında tedavi gerektirmeyebilir.

ÇOK SAYIDA BÖBREK:

Oldukça nadir görülen bir anomalidir. Normal böbreklere ek olarak bir veya daha fazla böbrek gelişmesi halidir. Komplikasyon olmadığı sürece tedavi gerekmez.

BASİT BÖBREK KİSTLERİ 

Böbreğin en sık görülen kistleri bunlardır. Tek böbreği veya iki böbreği birlikte tutabilirler. Elli yaşını geçmiş insanların %50’sinde basit böbrek kisti vardır. Ancak çoğunlukla bulgu vermezler. Çaptaları 10 cm. ye kadar varabilir.

Böğür ağrılarına neden olurlar. Direkt üriner sistem grafisinde böbrek kontrünunun düzensizliği görülebilir. Ultrasonografi tanıda en etkili tetkikdir. Tomografiye genellikle ihtiyaç yoktur.

Genellikle tedavi gerektirmez. Ancak hipertansiyon, hematüri, boşaltım sistemi bozuklukları vb. şikayetler yapıyorsa mutlak tedavi gerektirir.

MALTROTASYON

Böbreğin duruşunda bir anormallik olması halidir. Tıkanma ve buna bağlı taş gelişimi riski fazladır. Herhangi tedavi gerektirmez.

EKTOPİK BÖBREK

Bir veya iki böbreğin olması gereken yer dışında yerleşmeleri halidir. 500 – 1000 doğumda bir görülür. Daha çok erkek çocuklarda ve solda görülür. Bu böbrekler obstrüksiyon ve enfeksiyon eğilimlidirler.
Tanı IVP ile konur. Ultrasonografi, etkili bir tetkikdir.

Ektopik böbreklerde komplikasyon olmadığı sürece tedavi gerekmez. Şikayetlere neden oluyorsa böbrek çıkarılabilir.

ATNALI BÖBREK

Böbreklerde birleşme anomalisi söz konusudur. Böbreklerin yeri normalden biraz daha aşağıdadır. İki polü birleştiren dokuya istmus adı verilir ve bu dokuya normal parankimden ya da fibrotik dokudan oluşmuştur.

Pelvisler ön taraftadır ve üreterler de önden çıkıp istmusun üzerinden geçerler. Bu bölge genellikle büyük damarların önünde yer alır. 1/400-1/1800 oranında görülür.

Şikayetler erken yaşta başlar ve sıklıkla üriner enfeksiyon ve hematüriye bağlıdır.

Teşhis IVP ile konur. Hastaların yaklaşık 2/3 ünde taş, hidronefroz, fonksiyon kaybı ve renal atrofi gibi belirgin anormallikler gözlenir. Tedavi komplikasyonlara yöneliktir.

Çocukluk tipi: Irsi (Otozomal resesif) geçer. Her iki böbreği de etkiler . Böbrekler ileri derecede büyük ve düzensizdir. Ağır derecelerinde hastalar doğumu takib eden ilk birkaç günde pulmoner veya renal yetmezlikle ölürler.

Daha hafif derecelerinde ise hastalar birkaç yıl yaşayabilir. Ancak bunlar da renal yetmezlik, hipertansiyon nedeniyle erken çocukluk çağında kaybedilirler.

Aşağıdaki resimde infantil (çocukluk tip) tip polikistik böbrekler görülmekte.

Erişkin tipi: Daha sık karşılaşılır ve otozomal dominan (ırsi) geçer. Her iki böbreği de etkiler . Bulgular 40 yaşın üstünde başlar. Kistlerin çapları birkaç mm. den birkaç cm. ye kadar değişir. Kistik yapıların sayısı zaman geçtikçe artmaz. Ancak bu yapılar giderek büyürler, sağlam böbrek dokusunu basıya uğratır ve hasara uğratırlar. Vakaların %50-60 ında karaciğer, dalak veya pankreasda da kistler görülür. Böbrekler oldukça büyüktürler. Yüzeyleri düzensizdir. Genellikle ilk bulgu ağrıdır. Bu ağrı her iki böğür bölgesinde birden olur. Hastalarda her iki böbrek ele gelir. Hipertansiyon vakaların %60-70’inde vardır. Üremi başlamış ise buna bağlı halsizlik, solukluk, anemi gibi bulgular da tabloya eşlik eder.IVP oldukça aydınlatıcıdır. Kaliksler genişlemiş ve düzleşmiştir(örümcek deformitesi). Ultrasonografi tanıda en etkili tetkikdir. Tomografiye genellikle ihtiyaç yoktur.Polikistik böbrek hastaları kronik böbrek yetmezliğine adaydırlar. Bu kaçınılmaz bir sonuç olmakla beraber gelişim süreci geciktirilebilir. Hastalar düşük protein ve bol sıvı diyetine alınmalıdırlar. Günde 3 lt. den fazla sıvı içilmelidir. Hipertansiyon tedavisi yapılmalıdır. Enfeksiyon ve pyelonefrit varsa tedavi edilmesi gereklidir.
Kistler ileri derecede büyüyüp bası semptomları yapıyor ise veya içi abseleşmişse kistektomi yapılabilir. Hastalar uygun dializ proğramına alınmadıkça ve tranplantasyon uygulanmadıkça semptomların ortaya çıktığı yaştan itibaren 10 yıl içerisinde genellikle kaybedilir.

Op. Dr. Erdal KALCI

Üroloji Uzmanı

info@ozelsevgihastanesi.com       (0266) 243 14 34 – (0266) 241 14 24

YASAL UYARI: BU SİTE İÇERİSİNDEKİ  TÜM TIBBİ İÇERİK BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA SUNULMUŞTUR.  TEDAVİ YERİNE GEÇMEZ. TEDAVİ DOKTOR NEZARETİNDE YAPILMALIDIR.

Источник: //urolojiblog.wordpress.com/dogumsal-bobrek-hastaliklari/

Çocuklarda Kronik Böbrek Yetmezliği Nedenleri Ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Doğumsal Böbrek Hastalıklarının Belirtileri

Çocuklukta kronik böbrek yetmezliği (KBY) yetişkinler kadar sık rastlanmasa da görülme sıklığı dünya genelinde gittikçe artış gösteren ve hastalığın hem kendisi hemde neden olduğu diğer sorunlar nedeni ile çocukların geleceklerini etkileyen, tedavisi uzun, zor ve maliyeti yüksek bir sağlık sorunudur.

Yeni doğan dönemindekronik böbrek yetmezliği genellikle konjenital (doğumsal) nedenlerden kaynaklanır. Geri dönüşümü olmayan böbrek hasarı çoğunlukla doğumdan önce oluşmuştur. Bebeklerde edinsel kronik böbrek yetmezliği çok nadir görülür.

Bebeğin anne karnında ki 5-6 aylık döneminde gerçekleşen hasar çok şiddetli olur ise anne karnındaki bebeğin böbrekleri tekrar normal fonksiyonunu kazanamayabilir.

Yaşamın ilk iki yılında yani çocuğun 2 yaşına kadar olan dönemde kronik böbrek yetmezliği görülme sıklığı yılda milyonda 0.31 vakadır.

Çocuklarda ve bebeklerde kronik böbrek yetmezliği nedenleri

Bebeklerde ve süt çocukluğu döneminde kronik böbrek yetmezliğinin en sık nedeni böbrek hipoplazi / displazisidir.

Böbrek hipodisplazisi genellikle posterior üretral valv (PUV) ve bilateral vezikoüretral reflü (VUR), otozomal resesif polikistik böbrek hastalığı gibi doğumsal ve edinsel üropatilere ikincil olarak gelişir.

Renal arteriyel venöz obstrüksiyon, renal kortikal nekroza neden olarak yeni doğan döneminde böbrek yetersizliği ile seyredebilir. İndometasin gibi non-steroidal anti-enflamatuar gibi ilaçlarda yeni doğan dönemi böbrek yetersizliğine yol açabilir.

Ayrıca hamilelik döneminde kullanılan selektif-COX-2 inhibitörü olan nimesülid kullanımının da fetüste geri dönüşümsüz böbrek hasarı yaptığı ve yeni doğan döneminden itibaren kronik böbrek yetmezliği ile seyrettiği gösterilmiştir.

Bilateral Wlms tümörü süt çocuklarında görülebilen diğer bir nadir kronik böbrek yetmezliği nedenidir.

Kronik böbrek yetmezliği genellikle 5 yaş altı çocuklarda doğumsal hpoplazi, displazi ve ostrüksiyon gibi nedenlerden, 5 yaş üzeri çocuklarda ise edinsel glomeruler hastalıklardan kaynaklanır.

Çocuklarda kronik böbrek yetmezliği belirtileri

Çocuklarda hızla ilerleyen böbrek yetmezliği belirtilerinde, idrar miktarında azalma, solukluk, iştahsızlık, kilo alamama, kusma, yüzde ve bacaklarda şişme ne nefes darlığı ortaya çıkar.

Uzun süren ve sinsi ilerleyen böbrek yetmezliği belirtilerinde ise ilk dönemlerde bol idrar yapma, çocuğun geceleri birkaç kez idrar yapması, büyüme geriliği, kemik gelişiminin bozulması, anormal diş gelişimi, kemiklerde eğrilme, halsizlik, iştahsızlık ve solukluk gibi belirtiler ile seyreder.

Çocuklarda kronik böbrek yetmezliği klinik bulguları

Yeni doğan döneminde genellikle kan değerinde kreatinin yüksekliğinin yanı sıra bebekte kilo alamama, kanda potasyum miktarının aşırı artmış olması, kanda ürik asit yükselmesi, kan kalsiyum seviyesinin normalin altında olması ve bikarbonat düşüklüğü ile birlikte metabolik asidoz gibi böbrek yetersizliğinin tipik biyokimyasal değişiklikleri görülür.

Belirtiler hastalığa özgü olmadığı için, haftalar ya da aylar süresince kronik böbrek yetmezliği gözden kaçabilir. Çocuğun büyümesi ve gelişmesi bu dönemlerde ciddi derecede etkilenir.

Bu nedenle yeterli kilo alamayan yeni doğan ve süt çocuklarında böbrek fonksiyon testleri mutlaka yapılmalıdır. Böbrek displazisi olan yeni doğanların genelinde idrar sodyum atılımı fazla olduğu için yeterli takviye yapılmaz ise elektrolit dengesizliği gelişebilir.

Hipertansiyon, natriürezisi olan yeni doğanlarda daha az sıklıkta görülür.

Çocuklarda kronik böbrek yetmezliği tedavisi

Pediatrik nefrologlar son dönem böbrek yetmezliğindeki yeni doğan ve süt çocuklarının tedavisi için yıllarca bir kararsızlık içinde kalmışlardır.

Bu bebek ve çocukların tedavisinin yapılıp yapılmaması konusunda yıllarca tartışılmış ve helen tartışılmaktadır.

Son dönem böbrek yetmezliği olan bebek ve süt çocuklarının tedavisinde esas amaç destek tedavisini özellikle beslenme ve elektrolit bozukluklarının yeterli seviyede düzenlenmesi ve diyaliz ve nakil sürecini geciktirmektir.

Son dönem böbrek yetmezliği olan süt çocuklarında maksimum destek tedavisi ile yeterli büyüme ve gelişmenin sağlaması erken dönem böbrek nakli fırsatı sağladığı için de önemlidir. Bu çocuklarda yeterli ve yoğun beslenme ile gelişme geriliği önlenebilir.

Bu çocuklarda beslenme tedavisinin yanı sıra eksik olan elektrolitlerin dengesinin sağlanması, büyüme hormonu tedavisi ve gereken durumlarda diyaliz tedavisi gibi tedavi yöntemleri de uygulanır.

Çocuklardaki kronik böbrek yetmezliği tedavisinde çocuk doktoru, nefrolog ve ailenin birlikte hareket etmesi ve bu çocukların takibinin ve tedavisinin düzenli sağlanması oldukça önemlidir.

Kronik böbrek yetmezliği olan çocuğun beslenmesi

Kronik böbrek yetmezliği olan çocuklarda beslenmeye dikkat etmek oldukça önemlidir.

Bu çocukların büyümesi ve gelişmesi için besin öğelerinin dikkatli ve düzenli verilmesi önemli olur iken, bir taraftan da çocuğun böbrekleri çalışmadığı için vücutta biriken zararlı maddelerin atılamaması söz konusu olduğundan çocuğun beslenmesinde bazı kısıtlamalar gerekir. Bu dengeyi sağlamak çok ama çok önemlidir.

Diyalize giren çocukların diyaliz tedavisi sırasında yediklerine dikkat edilmesi gerekir. Bazı yiyeceklerde kısıtlama yapılır. Örneğin, ağızdan alınan sıvılar, tuzlu yiyecekler, fosfor içeriği ve potasyum içeriği yüksek yiyeceklerde kısıtlama yapılır.

Kronik böbrek hastası çocuklarda diyaliz tedavisi uygulanır mı?

Kronik böbrek yetmezliği olan çocuklarda kesin tedavi yöntemi böbrek naklidir. Fakat uygun organ bulunana kadar bu çocuklarda gerekir ise diyaliz tedavisi uygulanır.

Diyaliz tedavisi yapay böbrek görevi gören bir cihazdır ve kanı temizler. Diyaliz tedavisi çocuklarda da uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. İki tip diyaliz tedavisi vardır ve bu yöntemler hemodiyaliz ve periton diyaliz yöntemleridir.

Çocuk için hangi diyaliz tedavisi uygun ise o diyaliz yöntemi uygulanır.

Böbrek hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: //www.saglikocagim.net/cocuklarda-kronik-bobrek-yetmezligi/

Böbrek Hastalığı Belirtileri

Doğumsal Böbrek Hastalıklarının Belirtileri

Böbreklerin pek çok sağlık problemi altında bile çalışmaya devam etme gibi bir özelliği bulunmaktadır. Bu nedenle, böbrek hastalığı başlangıcı belirtilerini fark etmek uzun bir zaman alabilmektedir. Böbrek fonksiyonları yavaş yavaş hasar görmeye başlasa da, belirtiler bir zaman sonra ortaya çıkmaktadır.

Böbrekler vücutta birden çok fonksiyonu bulunan organlardır. Hasar görmeleri durumunda ise vücudu farklı şekillerde etkileyebilmektedir. Ortaya çıkan belirtilerin seyri ise hastadan hastaya göre değişebilmektedir. (1)

Böbrek hastalığı nasıl anlaşılır? Ortak böbrek hastalığı belirtileri şöyle sıralanmaktadır:

  • Anemi (kansızlık)
  • Yorgunluk, nefes darlığı, baş dönmesi ve sürekli üşüme hissi
  • Kemiklerde, eklemlerde, kaslarda veya sinirlerde ağrı
  • Özellikle bacaklarda kas krampları
  • Kabızlık veya ishal gibi bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler
  • Mide bulantısı, kusma ve iştah kaybı
  • Ağız veya dişlerle ilgili problemler (örneğin, ağız kokusu, ağızda metalik bir tat)
  • Cilt kaşıntısı
  • Morarma
  • Depresyon, anksiyete, sinirlilik, değişken ruh hali
  • Uyku problemleri
  • Saç dökülmesi (2)

Erken belirtiler dikkate alındığı takdirde, hasar önlenebilmektedir. Bununla birlikte, müdahale edilmediğinde hasar daha da kötüleşmekte ve sonuç olarak, böbrek yetmezliği ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle, erken teşhis böbrek yetmezliğinin önlenmesinde oldukça önemli bir kıstastır.

Böbrek fonksiyonlarında meydana gelen anormallikler aşağıdaki gibi diğer belirtilere de yol açabilmektedir: (3)

İdrarda Kan Görme

İdrarda kan görmek böbreklerde veya idrar yolunda bir şeylerin yanlış gittiği işaret etmektedir. Bu her zaman bir böbrek hastalığının varlığını göstermemektedir, ancak böbrek problemleri böbrek hastalığına yol açabileceğinden, problemi mümkün olan en kısa sürede tedavi etmek önemlidir.

İdrarda Protein Kaçağı

İdrarda protein kaçağı, böbrek hastalıklarının bir belirtisi olabilmektedir. Protein normalde kanda bulunmaktadır ve sağlıklı böbrekler kanı ve sıvıyı filtrelerken protein ihtiyacını karşılamak için besin maddelerini bırakmaktadır. Böbrekler hasar gördüğünde ise albümin isimli bir proteinin kandan idrara kaçmasına izin vermektedir. (4)

Böbrek Taşları

Böbrek taşları böbrek problemlerinin başında gelmektedir. Böbreklerin içinde meydana gelen mineral birikmeleri sonucu oluşan böbrek taşları, ağrılara neden olabilmektedir. Taş küçükse idrar yolundan geçerken herhangi bir ağrıya yol açmamaktadır. Bununla birlikte, taş eğer büyükse, hareket ederken oldukça sancı verici olabilmektedir.

Akut Böbrek Hasarı

Böbreklerin kısa süreli olarak fonksiyonlarını yerine getirememesine akut böbrek hasarı denmektedir. Bu süre birkaç saat veya gün olabilmektedir. Tedavi edilmediği takdirde ciddi sorunlar yaratabilmektedir. (5)

Böbrek Enfeksiyonu

Böbrek enfeksiyonu genellikle idrar yoluyla vücuda giren ve böbreklere kadar ulaşan bakteriler nedeniyle ortaya çıkmaktadır. En sık görülen belirtileri arasında sırtta, yanlarda ve kasıklarda hissedilen ağrı, ateş, kusma ve genel halsizliktir. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmektedir. Hemen tedavi edilmediği takdirde kalıcı böbrek hasarları meydana gelebilmektedir.

Böbrek Ağrısı

Böbrek ağrısı, sırtın ortasında, üstünde ya da yanlarında hissedilebilmektedir. Bununla birlikte, sırtta veya yanlarda hissedilen ağrı, her zaman böbreklerle ilgili problemin oluştuğu anlamına gelmemektedir.

Hepatit C

Hepatit C, karaciğeri etkileyen viral bir hastalıktır. Hepatit C ve böbrek hastalığı arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Hepatit C, böbrek hastalığına neden olabilmektedir. (6)

Diğer Belirtiler

Böbrekler düzgün bir şekilde çalışmadığı takdirde, oluşabilecek diğer belirtiler şunlardır:

  • Yüksek tansiyon
  • İdrar miktardaki değişiklikler
  • İdrarın köpüklü olması
  • Bacakların, ayak bileklerinin veya göz çevrelerinin şişmesi
  • Yorgunluk ve uyumakta zorluk çekme
  • İştah kaybı
  • Baş ağrısı
  • Zayıf konsantrasyon
  • Kaşıntı
  • Nefes darlığı
  • Kötü nefes ve ağızda metalik bir tat
  • Kas krampları
  • El ve ayak parmaklarında iğnelenme hissi (7)

Ortaya çıkan bazı belirtiler böbrek hastalığı komplikasyonlarına dönüşebilmektedir. Aşağıda sıralanmış olan belirtilerin yaşanması durumunda, hemen bir sağlık uzmanına başvurmalısınız:

  • Enerji seviyesinde veya gücünde değişiklik
  • Bacaklarda, gözlerin çevresinde veya vücudun diğer kısımlarında artan ödemler
  • Nefes darlığı ya da normal solunumda değişiklik
  • Mide bulantısı ya da kusma
  • Baş dönmesi
  • Kemik ya da eklem ağrısı
  • Cildin kolayca morarması ve kaşınması

Böbrek hastalığı belirtileri yaşayan kadın aynı zamanda hamileyse, zaman geçirmeden bir doktora başvurmalıdır.

Diyabet, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi kronik durumların kontrolünün ve tedavisinin doktor gözetimi altında düzenli olarak yapılması gerekmektedir.

Aşağıda sıralanmış olan belirtiler durumun oldukça ciddi olduğunu işaret etmektedir. Bu nedenle, bu belirtilerin gözlemlenmesi durumunda hemen acil yardıma gidilmelidir:

  • Bilinç seviyesinde değişim
  • Aşırı uyku hali veya uyanma zorluğu
  • Şiddetli yorgunluk
  • Göğüs ağrısı
  • Zorlayıcı solunum
  • Şiddetli bulantı ve kusma
  • Şiddetli kanama (herhangi bir kaynaktan)
  • Kas güçsüzlüğü (8)

Böbrek Hastalığı Nedir?

Böbrekler vücudun filtreleme sistemi olarak görev alan ve iki adet fasulye görüntüsünde olan organlardır. Saatte 12 kez kanı süzmekte olan böbrekler, atık maddeleri ve fazla sıvıyı da vücuttan atmaktadır. Böbrekler hasar gördüğünde ise kanı, sıvıları ve diğer maddeleri etkili bir şekilde filtreleyememektedir. (9)

Böbrek hastalığı nedir? Tıklayıp geniş bilgiye ulaşabilirsiniz

Böbrek Hastalığı Nedenleri

Böbrek hastalığı neden olur? Böbrek hasarına yol açabilecek pek çok faktör bulunmaktadır. Bunlardan bazıları fiziksel yaralanma, enfeksiyon, böbreklerdeki kistler, mesaneden idrarın geri akışı veya kalıtsal nedenlerdir. Bazı ilaçlar ve yasa dışı uyuşturucuların kullanımı da böbreklere hasar verebilmektedir. (10)

Böbrek hastalığı nedenleri hakkında detay için

Böbrek Hastalığı Tedavisi

Böbrek hastalığı nasıl geçer? Böbrek hasarı ne kadar erken teşhis edilirse, tedavinin sonucu da o kadar olumlu olabilmektedir. Henüz erken aşamadayken, diyet ve ilaç tedavisiyle böbreklerin işlevi kontrol altına alınabilmektedir.

İlerlemesi ve tedavinin geç kalınması durumunda ise diyaliz makinesi ve böbrek nakli bir seçenek olabilmektedir. (11)

Böbrek hastalığı tedavisi konumuza göz atabilirsiniz

Böbrek Hastalığı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Böbrek hastalıkları tanısı ve tedavisi için iç hastalıkları ve nefroloji bölümüne başvurulabilmektedir. (12)

Источник: //www.acil.net/bobrek-hastaligi-belirtileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.