Doğuştan Kalp Hastalıklarında Erken Teşhisin Önemi

Doğuştan Kalp Hastalığı

Doğuştan Kalp Hastalıklarında Erken Teşhisin Önemi

Prof. Dr. Nazan Özbarlas: “En yaygın görülen doğuştan kalp hastalığı kalpteki deliklerdir. Kalbinde orta ya da geniş büyüklükte delik olan bebekler daha hızlı nefes alır, yemek yerken ya da uyurken terlerler, kilo almaları zordur, sık alt solunum yolu enfeksiyonu geçirirler. Doktor muayenesi sırasında kalplerinde üfürüm denilen sesler duyulur.

Anne veya babada doğuştan kalp hastalığı varsa bebekte de olma olasılığı normal popülasyona göre artmaktadır (%10-15).

En yaygın görülen doğuştan kalp hastalığı kalpteki deliklerdir.

Tüm doğuştan hastalıklar arasında en sık görüleni kalbin yapısal bozukluklarıdır. Doğuştan kalp hastalıkları doğumla birlikte görülen kalp problemleridir. Doğum öncesi dönemde kalbin tam olarak gelişememesi ya da hatalı gelişmesi sonucu görülürler.

Doğuştan kalp hastalığı görülme sıklığının her bin canlı doğumda yaklaşık 8 olduğu göz önüne alındığında ülkemizde her yıl yaklaşık 12.000 yeni doğuştan kalp hastası dünyaya gelmektedir. Doğuştan kalp hastalıkları değişik şiddette ve şekilde olabilir ve yüzde 40’ı hayatlarının bir döneminde anjiyo ya da ameliyat yolu ile tedavi gerektirir.

Tedavi ihtiyacı olanların üçte birinde ise her yönden çok özel bir dönem olan bebeklik döneminde bu işlemlerin yapılması gerekmekte aksi takdirde bebekler kaybedilmektedir.

Neden Olur?

Bebeğin doğuştan kalp hastalığı ile doğmasının nedeni çoğunlukla bilinmemektedir. Genetik ya da annenin hamilelikte kullandığı ilaçlar veya geçirdiği enfeksiyonlar neden olabilir.

Hamileliğin ilk 8 haftalık döneminde kalp gelişimine zararı olan ilaç kullanımının yanı sıra röntgen filmi gibi radyasyon içeren görüntüleme yöntemleri, kızamıkçık gibi bazı viral enfeksiyonların geçirilmesi, bebekte Down Sendromu gibi kromozom bozukluklarının olması, annede şeker hastalığı olması bebekte doğuştan kalp hastalığı olma riskini artırmaktadır. Anne veya babada doğuştan kalp hastalığı varsa bebekte de olma olasılığı normal popülasyona göre artmaktadır (%10-15).

Hamilelik Sırasında Yapılan Testlerde Belli Olur mu?

Doğuştan kalp hastalıklarından yenidoğan döneminde girişim gerektirecek kadar ağır ve önemli olanları anne karnında fötal ekokardiyografi (bebek kalbinin ultrasonografi ile incelenmesi) ile rahatlıkla anlaşılabilir. Ancak tetkiki bu konuda uzmanlaşmış, deneyimi olan Çocuk Kardiyoloji Uzmanı’nın yapması ve yorumlaması gerekmektedir.

Tanı Ne Zaman Konur?

Önemli ve ameliyat gerektiren doğuştan kalp hastalıklarında anne karnında tanı konabilir. Ancak daha hafif olan ya da erken belirti vermeyen bazı yapısal kalp bozukluklarının tanısı (doğuştan olmasına rağmen) ileri yaşlara kadar gecikebilir.

Belirtisi Nedir?

Birçok hafif olguda hiç belirti olmayabilir. Ağır olgularda ise doğumdan sonraki ilk haftada ya da ilk aylarda belirtiler ortaya çıkar.

En yaygın görülen doğuştan kalp hastalığı kalpteki deliklerdir. Kalbinde orta ya da geniş büyüklükte delik olan bebekler daha hızlı nefes alır, yemek yerken ya da uyurken terlerler, kilo almaları zordur, sık alt solunum yolu enfeksiyonu geçirirler.

Doktor muayenesi sırasında kalplerinde üfürüm denilen sesler duyulur.

Şayet erken teşhis edilmez ve zamanında tedavi edilmez ise kalp yetersizliği, pulmoner hipertansiyon, büyüme ve gelişme geriliği, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları gibi önemli sorunlar olur.

Diğer bir önemli doğuştan kalp hastalığı grubu morarma ile seyredenlerdir ki bu tip hastalığı olan çocuklar çok daha erken dönemde tedavi ve ameliyat gerektirirler.

Kalp kapaklarında ağır darlık olan çocuklarda ilk belirti bayılma ya da bayılacak gibi olmadır, özellikle efor sırasında bu şikayetlerin olması çok ciddiye alınması ve araştırılması gereken bir durumdur.

Doğuştan kalp hastalıkları ayrıntılı fizik inceleme ile birlikte EKG, telekardiyografi ve ekokardiyografi gibi tetkikler kullanılarak teşhis edilirler.

Tedavi Süreci Nasıl?

Kalbinde küçük bir delikle doğan bebeklerin bir kısmında hiç belirti olmadan bu delik kendiliğinden 2-3 yaşına dek kapanabilmektedir.  Küçük deliklerin belli özellikte olanları ya da hafif kapak darlıklarında tedavi gerekmeden çocuklar normal yaşantılarını sürdürebilmektedirler.

Doğuştan kalp hastalıklı bebek ve çocuklarımız kateter yolu ile tedavi edilebilmekte ya da ameliyat sonrasında normal veya normale yakın bir hayat kalitesine ve yaşam beklentisine sahip olabilmektedir. Doğuştan kalp hastalıkları çok çeşitlidir ve tedavi gereksinimi, girişim/ameliyat zamanlaması hastalık tipine göre değişmektedir.

Ülkemizde çocuk kalp ameliyatları, yetkin merkezler tarafından artık her boyutu ile yapılabilmektedir. Anne karnında dahi tespit edilebilen bu hastalıklara, doğumun hemen akabinde cerrahi müdahaleler gerçekleştirilmektedir.

Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan bir tanesi bu ameliyatların her zaman tek aşamada tamamlanamaması ve birkaç ameliyata daha ihtiyaç duyulabilmesidir.

İlk ameliyat sonrası iyiliği sağlanan çocuklarımızın daha sonraki ameliyat zamanlamaları için kontrollerini aksatmamaları çok önemlidir.  Bu süreç sabır ve özveri isteyen bir süreçtir.

Doğuştan kalp hastalığı ile dünyaya gelen bir bebeğin iyi beslenmesi, büyüme ve gelişmesinin yakından takip edilmesi gerekmektedir. Bu bebekler için en önemli konulardan biri de enfeksiyonlara daha açık olup, Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV), influenza A, B, adenovirus  gibi solunum yolu enfeksiyonlarına daha kolay yakalanabilmeleridir.

RSV, bebeklikte ve erken çocuklukta çok sık görülen bir virüstür. Bebeklerin hayatının birinci yılında görülen bronşiyolit ve pnömoninin yaygın nedenidir ve doğuştan kalp kusuru olan bebeklerin bu virüsü kapma olasılığı diğer bebeklere oranla daha yüksektir.

RSV ile oluşan alt solunum yolu enfeksiyonu bu bebeklerde maalesef daha şiddetli seyretmekte, uzun sürmekte ve planlanan anjiyo veya ameliyatın gecikmesine neden olmaktadır.

Ayrıca kış aylarında enfeksiyon hastalıklarından korunmaya da çok dikkat edilmelidir. Bu tür hastalıklar genellikle solunum ve direkt temas yolu ile bulaşır.

Dolayısıyla hasta insanlarla aynı ortamda uzun süre kalmak, el sıkışmak, öpüşmek ve benzeri şekillerde temastan kaçınmak, bebeğe temas öncesi elleri bol sabun ve suyla yıkamak gibi basit yöntemler bu yüksek riskli bebekler için hayat kurtarıcı olabilir.

Üfürüm Nedir?

Kalp ve damarlardaki kan akışının yol açtığı, hekimin muayene sırasında kalbi dinlerken duyduğu farklı seslerdir. Doğuştan ve sonradan gelişen kalp hastalıklarının hemen hemen tümünde kalp içinde kan akımının türbülansı nedeniyle üfürüm duyulur.

Bununla birlikte çocuklarda en sık karşılaşılan üfürümler kalpte bir hastalık olmadan duyulan üfürümlerdir. Bu üfürümlere “masum üfürüm”, “fonksiyonel üfürüm” gibi isimler verilir.

Özellikle 3-8 yaş arası çocuklarda ateşli bir hastalık sırasında daha belirgin duyularak kalpte delik ya da kapak darlığına ait üfürüm sesleri ile karıştırılabilir. Deneyimli bir hekim çoğu zaman duyduğu üfürümün masum olup olmadığını ayırt edebilir.

Üfürüm masum ise ileri bir tetkik yapılmasına gerek yoktur. Hekim üfürümün niteliği konusunda emin olamadıysa hastayı bir Çocuk Kalp Hastalıkları Uzmanına yönlendirmelidir.

Bazı durumlarda üfürümün masum olup olmadığını muayene ile ayırmak güç olabilir, bu durumlarda uygulanacak ekokardiyografi tanıyı kesinleştirmedeki en emin yöntemdir. Elektrokardiyografi (EKG) ise için kalbin elektrik sistemini gösteren ve ayrı önemi olan diğer bir tetkiktir.

Источник: https://www.annebebek.com.tr/bebek/Bebek-Sagligi-ve-Hastaliklar/Dogustan-Kalp-Hastaligi-/1057

Doğumsal kalp hastalıklarında erken teşhisin önemi

Doğuştan Kalp Hastalıklarında Erken Teşhisin Önemi

Dr. Hüseyin Okutan, doğumsal kalp hastalıklarının anne karnında tespitinin ve tedavisinin mümkün olduğunu belirterek, doğumdan önce ultrason kontrolünün önemini vurguladı.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin halk sağlığı bilgilendirme toplantıları devam ediyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile özel bir hastanenin ortaklaşa düzenlediği “Anne Karnından Yaşlılığa Doğumsal Kalp Hastalıkları Hakkında Her Şey” konulu toplantı Büyükşehir Belediyesi Toplantı Salonu'nda gerçekleşti. Toplantıya Dr. Hüseyin Okutan ile Dr. Gayaz Akçurin katıldı.

“Anne karnında tespit ediliyor”

Dr. Hüseyin Okutan, doğumsal kalp hastalığının anne karnından başlayıp, çocuklarda, gençlerde, yetişkinlerde ve yaşlılarda olabildiğini bunların da küçük kesi ameliyatları ile giderilebildiğini anlattı. Kalp rahatsızlığının daha anne karnındayken meydana gelebileceğini belirten Dr.

Okutan, “Doğumsal kalp hastalığı tanısı doğum öncesi olabilir, bir gebenin doğurmadan önce ultrason yapmasında çok fayda var. Bu bize doğumdan önce önemli bilgiler verebilir. Yeni doğanda doğumsal kalp hastalığı tanısı koymak çok önemli. Bunlar da başarılıyla ameliyat edilebiliyor” dedi.

“Yeni doğan da ameliyat edilebiliyor”

Dr. Okutan, “Anne karnında çocuğun normal mi değil mi diye artık baktırmamız gerekiyor. Bir delik var mı, damarlar doğru yerden çıkıyor mu, bu çocuğun daha sonra ameliyat olması gerekiyor mu sorularını yanıtlıyor. Artık modern çağda bunu yaptırmamız lazım. Örneğin yeni doğmuş bir bebeğimiz vardı, Dr.

Gayaz Akçurin hocamız anne karnında bebeğe bakıp problem olup olmadığını söylüyor, bakıyoruz ki bir problem var. Bebekte kapanması gereken bir damar kapanmamış akciğerlere çok kan gidiyor. Bunu tespit ediyoruz ve müdahale ediyoruz. Yeni doğanda kalp ameliyatı olur mu? Olabiliyor. Ameliyat ettiğimizde bebek 750 gramdı.

Kaburgaların arasından giriyoruz çok küçük bir kesi ile göğsünden ilerleyip damarı buluyoruz. Basit dikişlerle kapatıyoruz. Atar damarla toplardamar arasındaki ilişki de kayboluyor. Şu anda sağlıklı şekilde hayatına devam ediyor.

Kalp ameliyatı olmak normal yaşamından uzaklaştırmıyor bilakis normal hayata devam ettiriyor” ifadelerini kaydetti.

“Küçük kesi ile ameliyat”

Doğumsal kalp hastalığının gençlerde, yetişkinlerde ve hamilelerde de görülebildiğini belirten Dr. Okutan, “Yaşlılarda da hiç göğsü açmadan bu ameliyatları yapabiliyoruz. Geleneksel yöntemde 15-30 santimlik kesilerle yapıyoruz.

Küçük kesilerde ise 5-7 santimlik küçük bir delikten yaptığımız için bunu bir şişenin içinde gemi maketi yapmaya benzetebiliriz. Bu ameliyatlar modern ve yüksek teknolojiyle yapılabiliyor. Hastalarımızı genellikle iki gün yoğun bakımda tutuyoruz.

Ameliyat sonrası da düzenli kontrol de çok önemli” diye konuştu.

Dr. Gayaz Akçurin de kalp anatomisi ve değerlendirme yöntemlerini anlattı. Toplantının sonunda Dr. Okutan, kalp ameliyatı hakkında vatandaşların sorularını yanıtladı.

  • Afyon
  • Aydın
  • Denizli
  • İzmir
  • Kütahya
  • Manisa
  • Muğla
  • Uşak
  • Adıyaman
  • Batman
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Kilis
  • Mardin
  • Siirt
  • ŞanlıUrfa
  • Şırnak
  • Adana
  • Antalya
  • Burdur
  • Hatay
  • Isparta
  • K.maraş
  • Mersin
  • Osmaniye

Page 3

Antalya'da 2017 yılı içerisinde sigara bırakma polikliniklerine başvuran 9 bin 883 kişiden 7 bin 507 kişi ilaç kullanarak, 2 bin 376 kişi ise danışmanlık hizmeti alarak sigarayı bıraktı.

Antalya İl Sağlık Müdürü Dr. Ünal Hülür, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü'nde vatandaşları sigarayı bırakmaya davet etti.

Sigara kullanımının, halk sağlığını tehdit eden ve mücadele edilerek önlenmesi gereken bir sorun olduğunu ifade eden Hülür, “Aktif ve pasif sigara içiciliğinin ölümlere, hastalıklara, sakatlıklara neden olduğu, psikolojik ve maddi açıdan da kişi ve toplum sağlığını tehdit ettiği bilinen gerçeklerdir.

İçinde 50'den fazla kanser yapıcı, 5 binden fazla kimyasal madde bulunan sigaraya bağlı hastalıklar nedeni ile her yıl milyonlarca insanımız hayatını kaybetmekte. Ülkemizde sigaraya karşı mücadelede, özellikle kamusal alanda sigara kullanımının önlenmesine yönelik ‘Tütün ve Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun' önemli bir aşamadır.

Tütün ürünlerini kullanmayan fakat tütün dumanına maruz kalan halkımızı özellikle genç, çocuk, hamile ve engelliler gibi risk gruplarını korumak, sigara içenlerin bu davranışlarını bırakmasını desteklemek, çocuklar ve gençler başta olmak üzere bireylerin sigara içmeye başlamalarını önlemek amacıyla yürürlüğe girmiştir” dedi.

Antalya'da tütün ve tütün ürünlerinin zararları ile ilgili çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü hatırlatan İl Sağlık Müdürü Hülür, “Kepez ve Muratpaşa Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM), Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Atatürk Devlet Hastanesi, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Kumluca Devlet Hastanesi, Alanya Devlet Hastanesi, Manavgat Devlet Hastanesi, Kepez Devlet Hastanesi, Korkuteli Devlet Hastanesi, Finike Devlet Hastanesi, Kemer Devlet Hastanesi, Serik Devlet Hastanesi ve Alanya Başkent Üniversitesi Hastanesi bünyesinde Sigara Bırakma Polikliniklerimiz hizmet vermekte” ifadelerini kaydetti.

9 bin 883 kişi sigarayı bırakmak için başvuruda bulundu

Ünal Hülür, “2017 yılında sigara bırakma polikliniklerimize 9 bin 883 kişi başvuruda bulundu. Vatandaşlarımıza ilaç tedavisi ve danışmanlık hizmeti sağlandı. Bunlardan 7 bin 507 kişi ilaç kullanarak, 2 bin 376 kişi de danışmanlık hizmeti alarak sigarayı bıraktı” dedi.

Page 4

Türkiye Kadınlar Futbol 1'nci ligi takımlarından 1207 Antalya Döşemealtı Belediyesi Kadın Futbol takımı ikinci yarı hazırlıklarını tamamladı. Ligin ikinci yarısının ilk maçında 11 Şubat Pazar günü Yeşilbayır Şehit Er Tevfik Cebeci stadyumunda Fatih Vatanspor Kadın Futbol takımını ağırlayacak olan Döşemealtı Kadın Futbol takımında hedef mutlak galibiyet.

Lige verilen arada Azerbaycan ve Romanya Milli takımları ile karşılaşan Kırmızı-Siyah-Beyazlı ekip Azerbaycan A Milli Kadın Futbol takımıyla yaptığı 3 maçın ikisini kazanırken birinde sahadan beraberlikle ayrıldı. Ardından Romanya Kadın Milli Takımıyla iki maç oynayan kadın futbol takımı iki maçı da kazandı.

4 Sakat var

Hafta sonu kendi saha ve seyircisi önünde ikinci yarının ilk maçına çıkacak olan 1207 Antalya Döşemealtı Belediyesi Kadın Futbol takımında sakatlıklar can sıkıyor. A takım kadrosunda yer alan Tamara, Cansu, Büşra ve Ayşenur'un sakatlıkları sürerken genç futbolcuların bu karşılaşmada forma giyemeyecek olmaları teknik patron Türk'ün kadro kurmakta zorlanmasına neden oluyor.

Türk: “Taraftarlarımızı bekliyoruz”

1207 Antalya Döşemealtı Belediyesi Kadın Futbol takımı Sportif Direktörü Hüseyin Türk, Fatih Vatanspor maçının kendileri için ligin en önemli maçı olduğunu söyledi. Türk, “Lige çok iyi hazırlandık. Kısıtlı kadromuzda sakatlıkların oluşması bizi oldukça zora soktu.

Ancak biz sezonun ilk maçında iyi futbolumuzu skora yansıtarak bu maçı mutlak kazanmak istiyoruz. Yeni bir süreci yaşıyoruz ve bu süreci başlangıç olarak kabul ederek en iyi şekilde değerlendirmeyi hedefliyoruz.

Tüm taraftarlarımızı bizi desteklemek üzere tribünlerde görmek istiyoruz” dedi.

Page 5

Kepez Belediyesi, Masadağı çevresindeki 9 mahalleye ilişkin hazırladığı imar planı revizyonunun, parselasyon uygulamasında yaşanan sorunları Ankara'nın desteği ile çözüyor.

Kepez Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü, Barış, Kazım Karabekir, Yavuz Selim, Esentepe ve Çankaya Mahallelerine ilişkin imar planı revizyonu hazırladı. Bu bölgeye komşu olan ve aynı imar ve mülkiyet sorunlarını yaşayan Çamlıbel, Göçerler ve Fatih Mahalleleri için de imar planı revizyon çalışması yapıldı.

Dönüşüm vatandaş eliyle yapılacak

İmar planı revizyonu çalışmasıyla mevcut parseller birleştirilerek, imar adaları haline getirildi. Bu çalışma, bölgedeki vatandaşların 2/B tespitlerinde birkaç parça olarak almış olduğu hisselerini bir arada toplama imkanı da sağladı.

Vatandaşlar arasında sosyal problem oluşturma potansiyeli bulunan bu konu da çözümlenmiş olacak. Revizyon, hak sahiplerine yoğunluk ve kat artışı avantajı da sağlıyor. Bölgenin topografyası da dikkate alınarak, oluşturan ada parselleri ile vatandaşlar deniz manzaralı konutlar inşa edilebilecek.

İmar düzenlemesinin getirdiği geniş yollar ile bölgede otopark sıkıntısı da yaşanmayacak.

İmar revizyonu sonucunda kentsel dönüşüm ve yenilenmeyi vatandaş kendisi gerçekleştirecek. Vatandaşların mülkleri de değer kazanacak.

Belediye imar planını hazırlayacak ve oluşacak imar parselleri üzerinde inşaatlar, parsel sahipleri tarafından yapılacak.

Site tarzı ve modern konutlarda yaşama imkanı sunan her iki imar planı revizyonu da halk meclisi toplantılarında bölge sakinlerine anlatıldı.

Tütüncü Ankara'da

Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, ilçe ve Büyükşehir meclis süreçleri devam eden imar revizyonunun, parselasyonunun hazırlanmasında kamu kurumlarını ilgilendiren çalışmalarla ilgili Ankara'da bir dizi görüşmelerde bulundu. Tütüncü, parselasyon düzenlemesine imkân sağlayacak çalışmalarının hızlandırılması amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdür Vekili Gökhan Kanal ve Milli Emlak Genel Müdürü Tufan Büyükuzun ile görüştü.

Görüşmelere Kepez'in mülkiyet ve diğer kamu hizmetiyle ilgili sorunlarının çözümüne ciddi bir destek veren Ak Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse de eşlik etti.

Ziyaretlerde Başkan Yardımcısı Mustafa Sağdur, Emlak ve İstimlak Müdürü Aysel Akkız Koçer Demirci ile İmardan Sorumlu Başkan Danışmanı Ramazan Eciş de hazır bulundu.

Başkan Tütüncü, ziyaretlerde Göçerler, Çamlıbel, Fevzi Çakmak, Çankaya, Esentepe, Yavuz Selim, Kazım Karabekir ve Barış Mahallerinin mülkiyet ve parselasyon sorunlarının çözümünün konuşulduğunu belirtti.

Page 6

  • Afyon
  • Aydın
  • Denizli
  • İzmir
  • Kütahya
  • Manisa
  • Muğla
  • Uşak
  • Adıyaman
  • Batman
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Kilis
  • Mardin
  • Siirt
  • ŞanlıUrfa
  • Şırnak
  • Adana
  • Antalya
  • Burdur
  • Hatay
  • Isparta
  • K.maraş
  • Mersin
  • Osmaniye

Источник: https://www.iha.com.tr/antalya-haberleri/dogumsal-kalp-hastaliklarinda-erken-teshisin-onemi-1926006/

Doğuştan kalp hastalıklarında erken teşhis çok önemli!

Doğuştan Kalp Hastalıklarında Erken Teşhisin Önemi

Global biyofarma şirketi AbbVie’nin desteğiyle gerçekleştirilen toplantıda doğuştan kalp hastalığı (DKH) ile yaşayan çocukların eserleri sergilendi.

Tüm doğuştan hastalıklar arasında en sık görüleni kalbin yapısal bozukluklarıdır. Türkiye’de her yıl yaklaşık 12.000 doğuştan kalp hastası dünyaya geliyor.

1,2 Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği’nin öncülüğü ve global biyofarma şirketi AbbVie’nin desteğiyle düzenlenen toplantıda 7-14 Şubat Dünya Doğuştan Kalp Hastalığı Farkındalık Haftası’nda doğuştan kalp hastalığı ve sonuçları hakkında farkındalık yaratmanın ve toplumsal bilinci artırmanın önemi vurgulandı.

Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği’nin söz konusu hafta kapsamında düzenlediği organizasyonda kendi hikayelerini anlatan kalp hastası çocukların eserleri de toplantıda sergilendi.

Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Nazan Özbarlas ve Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu’nun katılımıyla 8 Şubat 2017’de gerçekleşen toplantıda doğuştan kalp hastalığının, belirtileri ve sonuçlarına; erken teşhis için doğum öncesi ve sonrası kontrollerin önemine dikkat çekildi.

Doğuştan kalp hastalığı hakkında detaylı bilgi veren Prof. Dr.

Nazan Özbarlas, erken teşhisin önemine işaret ederek, Türkiye’deki çocuk kalp sağlığı hizmetlerinin son yıllarda önemli ilerlemeler gösterdiğini, anne karnında teşhis konulabildiğini ve birçok ağır doğuştan kalp hastalığının kateter ya da ameliyat yolu ile tedavi edilebildiklerini söyledi. Prof. Dr. Özbarlas, sözlerini şöyle sürdürdü:

Doğuştan kalp hastası bebekler enfeksiyona daha açık

“Kalplerinde orta veya geniş deliklerle doğan bebekler erken teşhis edilmez ve zamanında tedavi edilmezlerse kalp yetersizliği gelişebilir, akciğer tansiyonu yükselebilir, büyüme ve gelişmeleri geri kalır, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarıyla sağlıkları ve tüm ailenin yaşamı etkilenir.

Diğer bir önemli doğuştan kalp hastalığı grubu morarma ile seyredenlerdir ki bu tip hastalığı olan çocuklar çok daha erken dönemde tedavi ve ameliyat gerektirir.

Doğuştan kalp hastalıklı bebek ve çocuklarımız kateter yolu ile tedavi ya da ameliyat sonrasında normal veya normale yakın bir hayat kalitesine ve yaşam beklentisine sahip olabilir.”

Doğuştan kalp hastası olan bebekler için en önemli konulardan birinin enfeksiyon riski olduğunu belirten Prof. Dr.

Özbarlas, “Doğuştan kalp kusuru olan bebekler Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV), influenza A, B, adenovirus gibi etkenlerle oluşan solunum yolu enfeksiyonlarına daha kolay yakalanabilmektedir.

3 RSV ile oluşan alt solunum yolu enfeksiyonu bu bebeklerde maalesef daha şiddetli seyretmekte, uzun sürmekte ve planlanan anjiyo veya ameliyatın gecikmesine neden olmaktadır” dedi.

Düzenli takip ve koruma önemli

Kalp rahatsızlığı olan bebek ve çocukların sağlıklı bir kalbe kavuşabilmesi için anne ve babalara yapılması gerekenler konusunda da bilgi veren Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu, şöyle konuştu:

Anne ve babaların bu zor süreçte sabırlı olup çocuklarının takip ve tedavilerini kesinlikle aksatmamaları çok önemli. Çünkü doğuştan kalp kusuru ile dünyaya gelen bir bebeğin iyi beslenmesi, büyüme ve gelişmesinin yakından takip edilmesi gerekiyor.

Özellikle içinde bulunduğumuz kış aylarında enfeksiyon hastalıklarından korunmaya da çok dikkat edilmeli. Bu tür hastalıklar genellikle solunum ve direk temas yolu ile bulaşır.

Dolayısıyla hasta insanlarla aynı ortamda uzun süre kalmak, el sıkışmak, öpüşmek ve benzeri şekillerde temastan kaçınmak, bebeğe temas öncesi elleri bol sabun ve suyla yıkamak gibi basit yöntemler bu yüksek riskli bebekler için hayat kurtarıcı olabilir.

Ayrıca bu anne ve babalar çocuklarının sigara dumanına maruz kalmasına kesinlikle izin vermemeli gerekirse evlerinde sigara içilmesini yasaklamalı.

Doğuştan kalp hastalığı hakkında

Tüm doğuştan hastalıklar arasında en sık görüleni kalbin yapısal bozukluklarıdır. Doğuştan kalp hastalığı görülme sıklığının yaklaşık yüzde 1 olduğu göz önüne alındığında ülkemizde her yıl yaklaşık 12.000 yeni doğuştan kalp hastası dünyaya geliyor.

1,2 Doğuştan kalp hastalıkları değişik şiddette ve şekilde olabilir ve yüzde 40’ı hayatlarının bir döneminde anjiyo ya da ameliyat yolu ile tedavi gerektirir. Tedavi ihtiyacı olanların 3’te 1’ine her yönden çok özel bir dönem olan bebeklik döneminde bu işlemlerin yapılması hayat kurtarıcı olabiliyor.

Günümüzde doğmadan önce tanı koyulabilmesiyle tedavi şansı yakalayabilecek bebek sayısı giderek artıyor. Doğuştan kalp hastalıklarının daha az ciddi olanları ise çocukluk yıllarında ya da yetişkinlikte bile teşhis edilebiliyor. Ancak erken müdahale gerektiren bazı tiplerinin teşhisinin gecikmesi tedaviyi olanaksız hale getirebiliyor.

Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği hakkında

Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği 8 Aralık 1995 tarihinde Ankara’da kurulmuştur.

Dernek, çocuk kalp hastalıklarının ve erişkin yaşa gelmiş doğumsal kalp hastalıklarının tanı ve tedavileri ile ilgili en doğru bilgileri ülke çapında yayıp hastaların çağdaş yöntemler ile tedavi edilmelerini sağlamak ve uygulanacak önleyici tedbirlerle toplumumuza sağlıklı bireyler kazandırmak amacıyla kurulmuştur.

Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği’nin misyonu; çocuk kardiyolojisi alanında yapılan araştırma, çalışma ve gelişmeleri izlemek; ülkemizdeki bu konudaki araştırma ve çalışmaları teşvik etmek; çocuk ve gençlerde kalp ve damar hastalıklarına ilişkin mediko sosyal çalışmalarda bulunmak; tıp mensupları ve halk için eğitici toplantılar düzenlemek ve bu çalışmaları gerçekleştirecek müesseseler kurmaktır.

Fetal eko nedir? Anne karnında bebeğin kalp sağlığı

Источник: https://indigodergisi.com/2017/02/dogustan-kalp-hastaligi-nedir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.