Doktor-Hasta İletişimi

Doktor Hasta İlişkisi

Doktor-Hasta İletişimi

Doktor hasta ilişkisi sağlık hizmeti uygulamasının merkezindedir ve hastalığın hem teşhisinde hem tedavisinde yüksek nitelikli sağlık hizmeti verilmesi için şarttır. Doktor hasta ilişkisi çağdaş tıp etiğinin temellerinden birini oluşturur.

Birçok üniversite, öğrencilerine en baştan, hastanelere ayak basmadan bile önce, hastalarıyla profesyonel bir yakınlık kurması, hastaların şereflerini korumaları ve mahremiyetlerine saygı göstermeleri öğretir.Bir hasta doktorunun yeterliliğine inanmalı ve ona güvenebileceğini hissetmelidir. Birçok doktor için, hastalarıyla iyi bir ilişki kurmak önemlidir.

Bazı tıbbi uzmanlıklar, örneğin psikiyatri ve aile hekimliği, patoloji veya radyoloji gibi başka uzmanlıklardan daha fazla doktor hasta ilişkisini vurgular. Doktor hasta ilişkisinin niteliği iki taraf için de önemlidir.

Karşılıklı saygı, bilgi, güven, paylaşılan değerler, hastalık ve yaşam hakkındaki bakış açıları ve mevcut zaman açısından ilişki ne kadar iyi olursa hastanın hastalığı hakkında, iki tarafa da aktarılan bilginin miktarı ve niteliği o kadar iyi olur, teşhisin kesinliği kuvvetlenir ve hastanın bilgisi artar.

Bu ilişkinin zayıf olduğu yerde doktorun tam bir değerlendirme yapma becerisi tehye girer, tıbbi tavsiyeyi bilfiil uygulamaya dair rızanın azalmasına neden olarak hastanın teşhise ve önerilen tedaviye güvenmemesi olasıdır.

Böyle durumlarda ve tıbbi görüşlerin gerçek bir ayrılığının olduğu vakalarda başka bir doktordan ikinci bir görüş istenebilir veya hasta başka bir doktora gitmeyi seçebilir.

Sorunlar

Aşağıdaki sorunlar tam anlamıyla ele alınmazsa doktor hasta ilişkisini karmaşıklaştırabilir veya olumsuz olarak etkileyebilir.

Doktor üstünlüğü

Doktor, bilgi ve referans sahibi olduğu için hastadan üstün görülebilir ve ev sahibi de genelde odur.

Doktor hasta ilişkisi hastanın acısı ve onu kendisinin geçirmesindeki kısıtlı becerisi tarafından da karmaşıklaşır, potansiyel olarak çaresizlik ve doktora bağımlılık durumuyla sonuçlanır.

Martın 13 ünde hasta oldum 28 ile 30 günde bir hasta olurum adetim yaklaşık 7ile 9 gun arası gecikti adetliyken bir ilişkim oldu korunmasızdık ancak i… devamı

Doktor, hastayla ilişki kurabilmek ve iletişimi en iyi hale getirmek için en azından bu eşitsizliklerin farkında olmalıdır. Hastanın kendi bakımının en üst sorumluluk derecesini alması yönünde motive edilmesiyle birlikte paylaşılan bir bakım olması doktor hasta ilişkisi için daha da yararlı olabilir.En etkili tedavi belirlemenin veya tedaviden kaçınmayla karşılaşılmasının doktorla hasta arasında bir dizi nedenden ötürü anlaşmazlık yarattığı durumlarda ikilem ortaya çıkabilir. Böyle vakalarda, doktorun olumsuz tedavi seçeneklerini ve istenmeyen bilgiyi doktor hasta ilişkisindeki baskıyı en aza indirirken hastanın genel fiziksel sağlığına ve en iyi ilgilerine yarar sağlayacak şekilde sunmanın stratejilerine ihtiyaç duyar.Doktorların hastanın mevcut durumunu hastaya nasıl sunması gerektiği zamanla değişmiştir. Paternalizm, yani “doktor en iyisini bilir”den hastalar bakımlarının karşılanmasında seçenek sahibi olmalı ve tıbbi süreçlerde bilgilendirilmiş onay verme hakkı sağlanmalı fikrine geçiş yapıldı. Doktor hasta ilişkisinde bilgilendirilmiş onayın, örneğin durumları hakkına bilgi sahibi olmak istemeyen hastaların nasıl ele alınacağına dair sorunlar olabilir. Plasebo kullanımına veya plasebo vermenin doktorla hasta arasındaki güveni sarsıp sarsmadığına ve hastayı kendi yararına kandırmanın saygılı ve izin temelli doktor hasta ilişkisiyle uyumlu olup olmadığına dair etik kaygılar vardır.Doktorla hasta arasında doktor hasta ilişkisinin ne kadar resmi ya da rahat olması gerektiğine dair görüş farklılıkları olabilir. Örneğin, bir İskoç çalışmasına göre, hastalar mevcut durumdakinden daha fazla isimleriyle hitap edilmek istiyor. Bu çalışmada hastaların çoğu isimleriyle hitap edilmeyi ya seviyordu (223) ya da isimleriyle hitap edilmeyi umursamıyordu (175). Yalnızca 77 kişi bunu sevmiyordu, bu kişilerin çoğu 65 yaşın üzerindeydi. Diğer yandan, birçok hasta doktora adıyla hitap etmek istemiyordu. Doktorla biraz tanışıklık hastaların cinsel konular gibi bazı mahrem konuları konuşmasını genelde daha kolaylaştırır ama bazı hastalar için çok yüksek tanışıklık derecesi hastanın böyle mahrem konuları açıklamakta isteksiz kılabilir.Hastaların sağlık hizmeti çalışanları arasında geçişi, uygun doktor hasta ilişkilerini yeniden kurmak için geçen zamanda bakımın kalitesini azaltabilir. Genel olarak, doktor hasta ilişkisi uzman personele göre bakımın devamıyla kurulur. Çoklu sağlık çalışanlarının yer aldığı durumlarda, örneğin yatay bütünleşmede (benzer bakım düzeylerini, mesela çeşitli profesyonellerden oluşan bir ekibi birleştirmek) ve dikey bütünleşmede (farklı bakım düzeylerini, mesela ikincil ve üçüncül bakımları birleştirmek), özel bütünleşik bakım stratejileri gerekebilir.Doktor hasta karşılaşmasında başka insanların iletişimlerine etki edebileceği bir örnek, anne babadan birinin veya her ikisinin reşit olmayan bir çocuğun doktorla randevusunda bulunmasıdır. Bunlar hastaya psikolojik destek sağlayabilir ama bazı vakalarda, doktor hasta ilişkisini tehye atabilir ve hastanın rahatsız veya mahrem konuları açıklamasını engelleyebilir. Bir sağlık uzmanını cinsel sorunlardan dolayı ziyaret ederken çiftteki iki partnerin de bulunması genelde gereklidir ve çoğunlukla iyi bir şeydir ama bazı konuların açıklanmasını da engelleyebilir ve bir rapora göre, stres düzeylerini artırır.Hastaya karşı iyi bir tutum genelde, teşhis hakkında dürüst olurken hastaya güven veren ve onu rahatlatan bir tavırdır. Ses tonları, vücut dili, açıklık, mevcudiyet ve tavrın gizlenmesinin hepsi hastaya karşı tutumu etkileyebilir. Hastaya karşı kötü tutum hastanın hoşnutsuz, endişeli, korkmuş veya yalnız hissetmesine neden olur. Hastaya karşı tutum, bir sağlık uzmanı hastaya olumsuz bir teşhisi açıklarken ama hastanın paniklememesine uğraşırken zorlaşır.

Vücut dilinin hastanın bakım algısını nasıl etkilediğine dair bir örnek, acil serviste hastayla geçirilen zamanın, karşılaşma süresince doktor oturursa daha uzun algılanmasıdır.

Источник: https://www.hemensaglik.com/makale/doktor-hasta-iliskisi

Hasta, hasta yakını ve hekim iletişimi nasıl olmalı?

Doktor-Hasta İletişimi

Yazı Boyutu:

Küçült

Sıfırla

Büyült

26.04.2018

Hasta, hasta yakını ve hekim arasındaki etkili iletişim tüm hastalıkların tedavi sürecinde olduğu gibi onkoloji hastalarının tanı ve tedavi sürecinde de çok önemlidir.

Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (American Society of Clinicial Oncology-ASCO) hastalar ile iletişimi güçlendirmek için hekimlere yönelik bazı öneriler içeren özel bir kılavuz geliştirmiştir.

Bu kılavuz çerçevesinde ülkemizin de onkoloji pratiğini göz önüne alarak hazırladığımız yazımızı sizler ile paylaşmak istedik.

Bu yazıyı okumanızın sizlerin de iletişim konusunda nelere odaklanacağınızı algılamanız konusunda yararlı olacağını düşünüyoruz.

Kılavuz 11 Eylül’de Journal of Clinical Oncology’de yayımlanmıştır. Bu kılavuz iletişim odaklı olup hasta ve hasta yakınlarının ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmış.

Onkoloji alanında hasta, hasta yakını ve hekim ilişkisi güçlüklerle doludur

Bu süreç doğru yönetilemez ve hasta-hekim ilişkisi bir güven üzerine inşa edilemez ise hasta ve hasta yakını mutsuzluğu, hekimlerde tükenme ve hatalı tıbbi uygulama (malpraktis) davalarında artışa neden olur.

Onkoloji pratiğinde sıklıkla karşımıza çıkan iletişim güçlüklerinin kaynakları

• Kuşkulu bir kanser bulgusu sonrası endişe verici tanı koyma süreci,

• Kanser tanısı alan hasta ve yakınına hastalığın söylenmesi,

• Tedavi yan etkilerinin ve olası ölüm riskinin konuşulması,

• Tedavi alıp almamanın sonuçlarının anlatılması,

• Tedavi sürecinde ortaya çıkan, tedaviye yanıt alamama veya tedavi yan etkisi gibi olumsuz tedavi sonuçlarını paylaşma,

• Ülkede onayı olmayan etkili olabilecek tedavileri paylaşma,

• Alternatif tedavilerin olumsuz etkileri konusunda hasta, hasta yakınını bilgilendirme,

• Şifa şansı olmayan bir durumda yaşam süresinin konuşulması,

• Ne kadar yok saysak da bir grup hastada ölüm sürecinin konuşulması ve yönetilmesi.

Görüldüğü üzere çok sayıda konu başlığı, günlük onkoloji pratiğinde yaşanan hasta ve hekim ilişkisinde zorlukların kaynağı olabilmektedir.

Ülkemizde neredeyse tüm onkoloji klinikleri oldukça yoğun çalışmakta, onkoloji hekimleri adeta cansipârâne hizmet vermekteler. Hekimlerin işlerinin kolaylaşması, hasta ve hasta yakınlarının hekimlerin içinde bulunduğu güçlükleri algılamaları ile mümkün olabilir.

Unutulmamalıdır ki bu alanda hekime yardımcı olmak, iletişimi kolaylaştıracak, hekimin de kendini güvende hissetmesine neden olacak, hastaya olan sevgi bağını güçlendirecek ve kaliteli bir sağlık hizmetinin sunulmasını kolaylaştıracaktır.

Kanser zor bir hastalıktır ve tıbbi onkoloji uzmanları hastalara destek ve hastalıkla baş etmeleri konusunda yardımcı olmalılar. Hasta ve yakınlarının yeterince bilgilendirilmesi ve endişelerini hafifletme yönünde caba harcamalılar.

Hastaların çoğunun karmaşık olan kanser hastalığının tanı ve tedavisi hakkında bilgileri yoktur. Hekimlerin mesleki eğitimlerinde ağırlık hastalıklarının tanısı ve tedavisine yöneliktir. Aslına bakarsanız hastalığı tedavi etme ve iyi iletişim kurma farklı becerilerdir.

Çok özel bir konu olmasına rağmen hekimlerin eğitim süresince bu alana yönelik profesyonellerce hazırlanmış dersler ve kurslar son derece azdır.

Hekimlerin okuduğu uluslararası kaynaklar, günlük pratikte edindikleri deneyimler, tecrübeli kıdemlileri ve hocaları, hasta ve yakınlarının geri bildirimleri gelişmelerine en önemli kaynaklardır.

Araştırmalar, iyi tasarlanmış eğitim programlarının onkoloji uzmanlarının ve hastaların etkili iletişim becerilerini geliştirebileceğini vurgulamaktadır. Bununla birlikte hasta ve yakınları da iletişimin önemini kavramalı ve bu yönde çaba sarf etmeliler.

Doğru iletişim için doktorlara yönelik anahtar öneriler

• Onkoloji hizmeti ulaşılabilir olmalı; hasta geribildirim sağlayabilmeli, hastalar ve yakınları ile olan etkileşimler gözlemlenebilmelidir.

• Kanser tedavi süreci yönetim planı hastalar ile birlikte tasarlanmalıdır, hasta ve yakınının hem tanı hem de tedavi seçeneklerini yeterince anlaması sağlanmalıdır. Tıbbi bakım hedefleri ve tedavi kararları hastaların değer ve öncelikleriyle uyuşmalıdır.

• Hastalar ve yakınları endişelerini konuşmaya ve muayene sırasındaki alınacak tedavi kararlarına katılmalarına teşvik edilmelidir. Bu sayede hasta ve yakınlarının güveni artar ve tedavilerinde aktif rol almaları sağlanır.

• Hekimler şifa şansı olmayan hastalıkların tedavi sürecinde erkenden yaşam süresi ile ilgili hasta ve yakınları ile konuşmalı; hastalığın neden olduğu şikayetler ve hastalığın ilerlemesine bağlı ortaya çıkacak sorunlar ve olası çözümleri için hasta ve yakınının tercihlerini almalılar.

• Tedavi sürecinde karşılarına çıkabilecek ek ödemeler, bakım masrafları tartışılmalı ve bununla ilgili kaygılar olabildiğince giderilmeli, gerekli görülen durumlarda hastalar için mali danışman veya sosyal hizmet uzmanlarına yönlendirilmelidir.

• Hastalar tedavi seçeneklerinden haberdar edilmelidir. Bunlar; klinik çalışmalar ve palyatif bakım gibi tedavi seçeneklerini de içermelidir. Tedavi edilemez hastalığı olanlar için onkoloji uzmanları aktif tedavi ve palyatif bakım seçenekleri hakkında aynı anda bilgi vermelidir.

Doğru iletişim için hasta ve yakınlarına yönelik anahtar öneriler

• Hasta yakınları hastalarının hastalıkları konusunda bilgi edinme çabalarını engellememeli ve hekimine yeterince bilgilendirmesi konusunda kolaylık sağlamalılar.

• Tedavilerini üstlenen hekimler ile güven veren bir iletişim tarzı içinde olmalı ve merak ettikleri konuları sormalı, düşüncelerini dürüstlükle paylaşmalılar.

• Tedavi süresini, tedaviden elde edilecek başarı oranlarını, başarısızlık durumunda onları nelerin beklediğini kapsamlı sorgulamalılar.

• Ülkemizde onaylı olmayan ilaçlar, insani amaçlı erken erişim programları, klinik araştırmaların kendileri için uygun olup olmadığı tedavi planı öncesi sorgulanmalı.

• Hekimleri ile ayak üstü görüşmeye çalışmamalı, randevu öncesi sorularını yazılı olarak hazırlamalı ve randevusuz görüşme çabası içinde olmamalı.

• Tedavisini üstlenen hekimin haberi olmadan alternatif tıp ürünleri gibi hastasını tehye atabilecek uygulamalar yapmamalı, hekimine ek tedavi alacaksa mutlaka bilgi vermeli.

• Onkoloji alanında en sık ihtiyaç duyulan şey ikinci görüş almaktır. Bu durumu da hekiminden saklamamalı, gerektiğinde kapsamlı tıbbi öyküsünü içeren epikrizini talep etmeli ve sonuçta aldığı önerileri hekimi ile paylaşmalı.

• Hekimine tüm tıbbi süreçlerde yardımcı olmalı, onun alacağı zor kararlara katılım sağlamalı.

Bu kılavuzun hazırlanmasında Amerikan Kanser Derneği (ASCO), doktorlarla hasta ve yakınlarının güven, empati ve dürüstlük ilişkisi kurabilmesine yardımcı olabilmeyi amaçlamıştır. Bizde bu yazıya kendi tecrübelerimiz ve akademik yayınlarımızdan alıntılar yaparak hasta-hekim iletişiminize bir ışık tutmak istedik.

İlginizi çekebilir: Nüks eden (tekrarlayan) meme kanserli hasta doktoruna neden kızar?

Sağlıklı ve mutlu kalın…

Kaynak:1. Timothy Gilligan, Nessa Coyle, Richard M. Frankel ve ark.Patient-Clinician Communication: American Society of Clinical Oncology Consensus Guideline.Journal of Clinical Oncology – September 11, 20172. Ozdoğan M, Samur M, Artac M, ve ark.Factors related to truth-telling practice of physicians treating patients with cancer in Turkey.

J Palliat Medicine 2006

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.drozdogan.com/hasta-hasta-yakini-ve-hekim-iletisimi-nasil-olmali/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.