Doktoralı Dil ve Konuşma Terapistleri Yetişecek

Konuşma ve Dil Terapisi – APAMER Aktüel Psikoloji

Doktoralı Dil ve Konuşma Terapistleri Yetişecek

Kelimelerin gücünü anlayamadan insanların gücünü anlayamazsınız’

Konfiçyus

Konuşma yetisi insanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliğidir. İnsanın anne karnında başlayan çevre ile iletişimi, doğumla birlikte artar. Bu iletişim konuşabilen canlı varlık olan iki insanın bir araya gelmesiyle daha da hızlanır. İletişim araçlarından birisini de konuşma oluşturur. İnsan neslinin sürekliği ile konuşmanın varlığı paralellik arz ederek devam edecektir

Konuşmak insanın kendisini ifade etmek için kullandığı bir araçtır. İnsan konuşarak dileklerini, duygularını, düşüncelerini ifade etmektedir. Karşısındakini merak ettiği için veya ondan öğrenmek için konuşur.

Dil-terapisi

Konuşmayı sağlayan (işitme, dil, dudak, gırtlak, akciğerler gibi) yapılardan herhangi birinde ortaya çıkabilecek bir işlev hatası konuşma bozukluğunu doğurur.

Bozulan konuşma kişinin kendisini ifade etmesinin önünde engeldir. Kendisini yeterince ifade edemeyen insanın benlik algısı olumsuz olacaktır.

Bu nedenle konuşma bozuklukları psikolojik gelişimin, sağlıklı kişilik gelişiminin engellerinden birisidir.

Konuşma bozukluğu tedavisinin amacı; kişinin sahip olması gereken cinsiyet özelliklerine ve yaşına uygun nitelikte sesleri kullanarak her türlü ortamda kendisini ifade edebilmesini ağlamaktır.

Konuşma bozukluklarında genel olarak etkili olan unsurlar:

  • 1-) Organik nedenler2-) Taklit
  • 3-) Direnç geliştirme (Çevreye tepki sonucu ortaya çıkan)
  • 4-) Uyaran eksikliği
  • 5-) Anne ve babanın hatalı tutumları
  • 6-) Çocuktan gerçekçi olmayan beklentiler
  • 7-) Kardeşlerin etkisi

SES VE KONUŞMANIN GELİŞİMİ

  • 1–3 ay İlk sesli harfler
  • 4.ay Duygu durumuna göre ağlama ve gülme
  • 4–7 ay Ego gelişimi / dış çevreyi algılama / duygusal sesli iletişim
  • 6–8 ay Tekrarlayan ses ve konsonantlar (mama, baba, dada)
  • 12–18 ay İlk sözcükler ve Tek sözcüklü cümle dönemi
  • 18. ay 10 kelime hazinesi
  • 18–24 ay 2 kelimelik cümleler
  • 24. ay 3 kelimelik cümleler
  • 32. ay /h/p/b/m/n/ dudak sesleri
  • 36. ay tüm sesliler/f /k/g/t/d/
  • 4 yaş akıcı, anlaşılır konuşma /y/
  • 6 yaş / r /, / l /
  • 7 yaş / ç /, / ş /, / j /
  • 8 yaş / s /, / z /, / v /, / c / sürtünmeli sesler

GECİKMİŞ KONUŞMA

  • Zihinsel yeti
  • Nörolojik gelişim
  • Psikolojik duygusal çatışma
  • İşitme kaybı
  • Aile ve çevre koşulları
  • Evde iki dil konuşulması
  • Pekiştirme döneminde çocukla ilgilenen kimsenin olmaması
  • Uyaran eksikliği
  • Konuşulan dilin kalitesiz oluşu

ARTİKÜLÂSYON BOZUKLUĞU

Artikülâsyon ses tellerinin havayla titreşimi sonucu sesin şekillendirilmesi ve anlamlı hece ve kelimelere dönüştürülmesidir.

  • Dudaklar
  • Yumuşak damak sert damak
  • Dişler
  • Dil sesin oluşumunda etkili yapılardır.
  • Bozulma, Değişme
  • Yer değiştirme
  • Eksiltme
  • Ekleme

Sık görülen artikülasyon bozukluğu çeşitlerindendir. Gelişimsel konuşma bozukluğu olan artikülasyon bozukluğunun ilköğretimin ilk yılı sonunda düzelmesi beklenir.

RİTİM BOZUKLUĞU (KEKEMELİK, HIZLI KONUŞMA)

Konuşma esnasında konuşmanın düzenli bir şekilde ilerlemesini bozan duraklama, bazı ses ve sözcükleri yineleme ya da bir heceyi uzatarak oluşan bir konuşma bozukluğudur.

Bununla birlikte kekemelik birincil ve ikincil olmak üzere ikiye ayrılır.

Birincil kekemelik dil ve konuşma gelişiminin ilk yıllarında ortaya çıkmaktadır (3–5 yaş). Her 100 çocuktan 4′ ünde erken dönem kekemelik belirtisi görülmektedir.

Kekemelik için gelişimsel bir konuşma bozukluğu diyebiliriz, çünkü kekemelik belirtileri büyük oranda dil ve konuşma gelişiminin başladığı yıllarda görülür.

En çok 2 – 5 yaş arasında görülmektedir. Erkeklerde kadınlara göre 3 – 4 kat daha fazla görülmektedir. Şayet çocuk konuşma bozukluğu ile benliği arasında bir ilişki kurmamışsa bunu birincil kekemelik olarak adlandırırız.

Yabancıların bulunduğu kalabalık ortamlar, bir otorite konumundaki kişinin karşısında, telefona yanıt verirken, birinden bir şey isterken, beklenmedik bir durumla hazırlıksız bir şekilde karşılaşma gibi hallerde belirginleşmektedir.

3 – 5 yaş arasındaki çocukların çok çeşitli becerileri geliştirmesi gereken bir yaş olduğu için çocuklar zaten normal olarak tekrarlama yapmaktadır. Bu nedenle bu yaşlarda normal tekrarlamayla kekemeliği ayırt etmek zordur. Bu yüzden bu yaşlar arası normal tekrarlar kekemelik olarak değerlendirilmemelidir

Genellikle çocuklukta başlar. %75’i 3,5 yaşından önce. Erken dönem kekemeliğin zaman içerisinde çocuk tarafından kendiliğinden kontrol altına alınabildiği gözlenmiş ve bu tip konuşma sorunu olan çocuklardan %75’inin 5–6 yaş civarında kekemelikten kurtuldukları ortaya konmuştur.

  • Erken dönemde % 4
  • Bu % 4′ ün % 75′ i bu sorunu kendiliğinde aşabilmektedir
  • % 4 ‘ün % 25′ inde ise sorun ileri yaşlarda da devam etmektedir
  • Genel nüfusa göre sıklık % 1

Davranışçı terapi, nefes alıştırmaları, gevşeme teknikleri, konuşma terapisi ( konuşmanın yavaşlatılması, ses düzey kontrolü gibi ) yapılmalıdır. Tedavi aşamasında kaygının azalmasıyla kekemelikte ve kaçınma davranışlarında belirgin azalmalar gözlenmektedir.

Grup Eğitimi:

Grup Eğitiminde öğrenci sayısı 4, kekemelerde ise 4-8 arasında bir grup çalışması yapılmaktadır. Öğrenilen bilgilerin grup içinde pekiştirilmesi, ritim eğitimi, psiko-ritmik eğitim, bedensel ritmik eğitim çalışmaları yapılır. Bedensel devinim yanında, paylaşma, sırasını bekleme ve grup içinde rahat hareket etme, kendine güven gibi amaçlar gerçekleştirilir.

ANNE BABALAR NE YAPABİLİRLER

  • Çocuğunuzla konuşun ve konuşma gereksinimi yaratın
  • Konuşma girişimlerini destekleyin
  • Jest ve mimiklerle yapılan anlatımları görmezden gelin
  • Yatmadan önce öykü okuyun
  • Yanlış telaffuz pekiştirilmemeli
  • Kekemelikte paniğe kapılmayın. Gelişiminde normal bir dönem
  • Çocukla konuşurken yavaş ve anlaşılır konuşun
  • Konuşmasını tamamlamayın
  • Öğüt vermeyin, yavaş konuş, heyecanlanma v.b
  • Sabırlı olun
  • Uzmandan yardım alın

Duygular var oluşumuzun temelidir.

Duygularımızı paylaştıkça varlığımızı hissederiz.

Konuşma ve Dil Terapisi Tedavisi konusunda profesyonel destek almak için 0212 466 10 50 veya Randevu Formu’nu kullanarak randevu alabilirsiniz. Randevu Formu İçin Tıklayınız

Источник: http://www.apamer.com.tr/konusma-ve-dil-terapisti/

Nasıl Dil ve Konuşma Terapisti Olunur ? | Dil Terapistim – Dil ve Konuşma Terapisi Rehberi

Doktoralı Dil ve Konuşma Terapistleri Yetişecek

# Türkiye’de Dil ve Konuşma Terapisti olmak için 2012-2013 dönemi öncesi seçim için pek şansınız yoktu yanlızca 1999 yılından beri eğitim  veren Anadolu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsüne bağlı olan, Dilkom’dan 3 yıl öğrenim sonrası yüksek lisans ya da doktora ünvanı alarak bu mesleği icra edebilirdiniz. Ama 2012- 2013 eğitim döneminden sonra başta Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde açılan 4 yıllık lisans Dil ve Konuşma Terapisi bölümünü okuyarakta Dil ve Konuşma Terapisti olabilirsiniz. 

Yüksek Lisans veya Doktora İle Dil ve Konuşma Terapisti Olmak

Dil ve Konuşma Terapisti Nasıl Olunur ? Yüksek Lisans

# Yüksek Lisans düzeyinde eğitim 3 yıl süre ile eğitim alırlar. İlk yıl itibari ile alana ait pek çok ders alırlar ve önemli gözlemler yapmaya başlarlar. Öğrencilerin yüksek akademik ortalama ve KPDS/YDS gibi sınavlarda yüksek bir nota sahip olmaları gereklidir. İlk sene bilimsel hazırlık dersler alırlar. 2.

yıl terapi odaklı bilimsel dersler alırlar. 3. yılda spesifik alanlarda terapi uygulamaları ve bitirme projeleri başlar. Öğrenciler toplamda 400 saat uygulama ve 30’dan fazla ders ile birlikte bitirme projesinde başarılı olduktan sonra Uzman Dil ve Konuşma Terapisti olarak mezun olurlar.

Güncel olarak belirtmek isteriz Üsküdar Üniversitesi ve Medipol Üniversitesi yüksek lisans bölüm açacağını duyurdu.

# Yüksek Lisans ile Dil ve Konuşma Terapisti olan öğrenciler Uzman Dil ve Konuşma Terapisti ünvanını alırlar. Lisans okuyan öğrenciler uzmanlık ünvanı almazlar.

Lisans Dil ve Konuşma Terapisti

Dil ve Konuşma Terapisti Nasıl Olunur ? Lisans

# Lisans Dil ve Konuşma Terapisti eğitimi 2012-2013 eğitim yılında ÖSYM tarafından Anadolu Üniversitesinde Sağlık Bilimleri Fakülteside açıldı. MF-3 puan türü ile alımları yapmaktadır. Programın birinci yılında sağık dersleri ağırlıklı bir eğitim ile birlikte temel kavramları almaktadırlar.

  İkinci ve üçüncü yıllarda dil, konuşma, ses ve yutma bozukluklarının özellikleri, tanılama ve terapi yöntemleri ile özelleşmiş konuşma terapisi yöntemleri üzerine eğitim alırlar. Dördüncü yıl ise öğrenciler bitirme ödevi ile birlikte öğrendiği bilgileri pekiştirmek için klinik eğitim alırlar. Bu yıl uygulama yılıdır. Öğrenciler terapi yapmaya başlarlar.

Okulumuzun (Üsküdar Üniversitesi) Altunizade polikinlik binasında intörn terapist olarak uygulama yaparlar. Gelen aileler sizlerin öğrenci olduğunuzu bilerek gelirler. Uzman hocaların gözleminde terapiyi siz yönetirsiniz. Ayrıca öğrenciler, 2. yılın yazından itibaren zorunlu yaz stajı yapmak zorundalar.

Bölümün en büyük avantajı ikinci yıldan itibaren staj olanağı verilmesi.

ÖSYM klavuzuna göre bölüme giriş için 2 koşul bulunmaktadır.

  • Öğrenciler isteğe bağlı 1 yıl hazırlık okuyabilirler.
  • Programa kayıt için konuşma, işitme ve görme engelinin bulunmaması gerekir.

//!// Evet ingilizce hazırık zorunlu değil ama bizce kesinlikle zorunlu olması gerekir. Çünkü türkçe kaynak oldukça sınırlıdır. Hatta yoktur.

Источник: https://dilterapistim.com/nasil-dil-ve-konusma-terapisti-olunur.html

Dil gelişimi, konuşma bozuklukları ve konuşma terapisi

Doktoralı Dil ve Konuşma Terapistleri Yetişecek

Bu kez konuğumuz ülkemizin önde gelen konuşma terapistlerinden Özlem Akgün Bilgili. Kendisi bizimle konuşma bozuklukları ve konuşma terapisi konularında bilgilerini paylaşıyor.

Dil ve Konuşma Terapisti Kimdir?

Dil ve konuşma terapisti, dil, konuşma ve yutma sorunu olan çocukları ve yetişkinleri değerlendirmek ve tedavi etmek amacı ile yüksek lisans/doktora düzeyinde bu alanda eğitim almış meslek uzmanıdır.

Dil ve Konuşma Terapisi Nedir?

Dil ve konuşma terapisi; anatomik, fizyolojik, nörolojik, zihinsel, psikolojik, gelişimsel bozuklulara bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli konuşma problemlerinin, dil edinimindeki gecikmelerin veya belli bir nedeni olmayan yanlış öğrenme ve pekiştirilmeyle gelişebilen dil edinimindeki gecikme ve konuşma problemlerinin düzeltilme sürecidir.

Dil ve Konuşma Terapisi Hangi Yaşlarda Yapılır?

Her yaşta konuşma terapisi yapmak mümkündür. Ancak, problemin nedenine bağlı olarak kişinin bulunduğu yaşta konuşma terapisinden göreceği fayda ve çalışma süresi değişebilir.

Örneğin artikülasyon bozuklukları (bazı sesleri düzgün üretememe) her yaşta düzeltilebilir ancak terapi süresi çocuklardakinden biraz uzun olabilir. Otizm gibi bir nedene bağlı olarak hiç konuşmayan bir çocuğa ise ergenlik döneminden sonra konuşma öğretilemeyebilir.

Yine de iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik alternatif-destekleyici yöntemlerle konuşma terapisi yapılabilir.

Gecikmiş Dil ve Konuşma Bozuklukları

Otizm, spastisite (CP), dudak damak yarıklığı, zeka geriliği, özgün dil bozukluğu, işitme engeli, disleksi, öğrenme güçlüğü, nedeni bilinmeyen, olumsuz çevre koşulları gibi sebeplerden ötürü çocuğun alıcı ve ifade edici dil becerilerinin yaşından beklenen düzeyde gelişme göstermemesidir.

Artikülasyon (sesiletim) ve Fonolojik (sesbilgisel) Bozukluklar

Seslerin, hecelerin ya da sözcüklerin yanlış üretilmesidir. Örn; “sarı” yerine “tarı” “ekmek” yerine “etmek” , “portakal” yerine “porkatal” vb. Terapide çocuğa/yetişkine hangi kaslarını nasıl kullanması gerektiği konusunda pratik yaptırılır.

Çocuklarda, terapinin evde tekrarlanabilmesi için çocuğun ebeveynlerinden birine bu çalışmalar gösterilir. Çalışmaların tek ebeveyn ile evde her gün tekrarlanması terapiden kısa sürede sonuç alınmasını sağlar.

Öğretilen teknikleri terapisti izlememiş olan başka bir yetişkinin (çocuğun bakıcısı, akrabaları, okul öğretmeni vb) uygulamaya çalışması ise istenmeyen sonuçlar doğurabildiğinden kesinlikle önerilmemektedir.

Çocuk ses çıkarmayı öğrendikten sonra, genelleme aşamasında ise çocuğun çevresindeki tüm yetişkinlerden önerilen şekilde yardım etmeleri istenir.

Kekemelik ve Diğer Akıcılık Sorunları

Konuşmanın akıcılığı ve ritminin, duraklamalar, tekrarlar, uzatmalarla ve bazen bunlara eşlik eden beden hareketleriyle kesintiye uğramasıdır. Erken çocukluk döneminde başlayan kekemelik bozuklukları genellikle değişken bir seyir izler.

Çocuğun konuşmasındaki takılmalar zaman zaman artar zaman zaman azılır ve hatta birçok çocukta tamamen geçtiği dönemler olur. Kekemelikteki bu dalgalanma ve değişkenlik çocuğu kez ebeveynlerin kafasını karıştırır ve aile beklemek ya da bir uzmana başvurmak konusunda kararsız kalabilir.

Genellikle ebeveynler kekemeliğin iyice şiddetlendiği dönemde çocuğu bir uzmana götürme eğilimi gösterirler.

Bu konuda yapılacak en doğru şey, çocuğun konuşmasında bir farklılık sezinlediklerinde vakit kaybetmeden bir dil ve konuşma terapistine başvurup, çocuğun kekemeliğinin tipi, şiddeti ve derecesine ilişkin bilgi almak, daha da önemlisi bu dönemde çok mühim olan çevresel düzenlemelere ilişkin uzmandan bilgi alıp, çocuğu takip etmek yönünde olmalıdır. Ergenlik ve yetişkinlik döneminde ise, kişiyi terapi alması yönünde zorlamamak, bu konuda ikna etmeye çalışmamak, kendi istediği zamanda bir konuşma terapisti ile çalışabileceğine ilişkin bilgi vermek yönünde olmalıdır.

Ses Bozuklukları

Çocuklarda görülen ses bozuklukları, çok sık / uzun süren ağlamalar, çok yüksek sesle konuma, sert konuşma alışkanlıkları, bağırarak istek bildirme davranışları gibi nedenlerle oluşan ses teli lezyonlarına bağlı olan ses kısıklıklarıdır.

Dört yaşından küçük çocuklarda görülen ses bozukluklarında davranış terapisi için psikoloğa gidilmesinde fayda vardır. Dört yaşından büyük çocuklarda konuşma terapisi yapılabilir.

Ergenlik döneminde, özellikle erkek çocuklarda görülen ses bozuklukları ise, hızlı büyümeye adapte olamayan çocuklarda ortaya çıkabilmektedir ve bir ya da iki seansta düzeltilebilmektedir.

Düzeltilmemesi durumda bu çocuklar tüm hayatları boyunca olgunlaşmamış, çocuk-erkek sesi arasındaki “çatlak” sesi kullanmaya devam edebilmekte ve bunun sonucunda psikolojik sorunlar yaşayabilmektedirler. Yetişkinlik dönemdeki ses bozuklukları ise, ses hijyenine dikkat etmeme, reflü, kötü ve yanlış ses kullanımından ortaya çıkabilmektedir.

Источник: https://www.bebekhastanesi.com/konusma-bozukluklari/dil-gelisimi-konusma-bozukluklari-ve-konusma-terapisi

Dil ve Konuşma Terapisi

Doktoralı Dil ve Konuşma Terapistleri Yetişecek

Dili kullanabilmenin ve dolayısıyla konuşabilmenin önüne kimi zaman çeşitli engeller, sorunlar çıkabiliyor. Çoğu zaman fizyolojik olarak adlandırabileceğimiz sorunlar, zaman zaman zihinsel yetersizliklerle birlikte görülebiliyor. Dil ve konuşma bozuklukları olarak tanımlanan bu sorunların tedavisi ise dil ve konuşma terapisi ile mümkün.

Dil ve Konuşma Terapisi Nedir?

Çocuklarda olduğu kadar erişkinlerde de görülebilen, konuşma, iletişim ve dilsel becerilerde yoksunlukla ortaya çıkan; dil, konuşma ve yutkunma bozukluklarının yönetimi ve tedavisi ile ilgili terim olan dil ve konuşma terapisi, alanında ilgili uzman hekim tarafından teşhisi konulan, dil, konuşma ve yutkunma bozukluklarının rehabilitasyonunu sağlayan sağlık mensuplarının yürüttükleri destek tedavisi olarak adlandırılabilir. Bu meslek grubu üyeleri dil ve konuşma terapisti unvanıyla görevlerini sürdürürler.

Kanunla belirtilen özellikleri ve şartları taşıyan, çoğunlukla lisans ya da yüksek okul mezunlarından, dil ve konuşma terapisi alanında üniversitelerin fakülte, yüksek lisans ya da doktora eğitimi almış uzmanlardan oluşan dil ve konuşma terapistleri, dil ve konuşma terapisi ne ihtiyaç duyan çocukların ya da yetişkinlerin tedavilerinde rehabilite sağlamakta ve bu bozuklukların giderilmesinde onlara yardımcı olmaktalar.

Konuşma Terapisi Nasıl Yapılır?

Konuşma ve dil terapisi , çoğunlukla üç ana bölümde yapılan terapileri içerir.

Dil ve konuşma terapisi, konuşma bozukluklarının temelinde yatan etkenlere ulaşabilmek ve onların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmaları da kapsayan bir süreç olduğu için, öncelikle dile müdahaleyi içeren terapileri, buna bağlı olarak konuşmadaki bozukluklara yönelik terapileri ve yutma bozukluklarının giderilmesine yönelik terapileri içerir.

  • Dile Müdahale Terapisi: Bu terapi, çoğunlukla çocuklara oyunla, resimlerle, dil ve konuşma terapisi seti ile onların konuşmaya teşvik edilebilmesi için iletişim kurmayı, bu yolla dil becerileri kazanmalarını sağlayabilmek için gerekli konuşma terapisi egzersizleri ni de kapsar.
  • Artikülasyon Terapileri: Halk arasında sesleri söyleyememe olarak da bilinen konuşma bozuklukları olan artikülasyon bozukluklarının önüne geçmeyi hedefleyen dil ve konuşma terapisi dir. Bu terapi yoluyla, hece ve sesin üretilmesinde sorun yaşayan çocukların doğru modeli sesleyebilmesi ve heceleyebilmesi amacıyla çeşitli egzersizler yapılır.
  • Yutma Terapisi: Çok çeşitli yiyeceklerin dokularının ve ısılarının kullanıldığı terapiler yoluyla, yutkunma sorunları yaşayan çocukların bu sorunla ilgili farkındalıklarını yükseltme hedeflenir. Yutkunma, ağzın dil, çene ve dudak gibi farklı bölümlerinin birlikte ürettiği bir refleks olduğu için dil, dudak ve çene egzersizleri ile yutkunma sorunlarının aşılması amaçlanmaktadır.

Dil ve Konuşma Terapisine Kimler İhtiyaç Duyar?

Teşhisi konulmuş olan dil, konuşma ve yutma sorunları, yoğun bir terapi ile desteklenirse bu bozukluklar büyük oranda düzeltilebiliyor. Dil ve konuşma terapisi ne ihtiyaç duyulan durumları ise şöyle belirtebiliriz;

  • Ses ve hece üretimindeki yetersizlikler olarak adlandırdığımız artikülasyon bozukluğu olanlar.
  • Ses organlarında sesin üretilmesinde yaşanan ses kısıklığı ya da ses çatlamaları gibi problemler yaşayanlar
  • Geç konuşmaya başlayan ya da gecikmiş konuşmaya sahip çocuklar,
  • Kekemelik durumu olan bireyler,
  • Kazalar, beyin kanamaları nedeniyle, beyin travması sonucu oluşan dil ve konuşma bozukluğu yaşayanlar,
  • Yutma motor becerilerinde sorun yaşayan çocuklar,
  • Otizm ve down sendromu nedeniyle konuşma sorunu olan kişiler,
  • İşitme sorunlarına bağlı konuşma bozuklukları çekenler ile
  • Dudak, dil, damak yarığı gibi anomalilere sahip bireyler dil ve konuşma terapisi ihtiyacı duyarlar.

Dil Konuşma Terapisi Eğitimi

Dil ve konuşma terapistleri, yasal olarak dil ve konuşma terapisi yapabilmeleri için bu alanda eğitim alarak uzmanlaşırlar. Ülkemizde gerek devlet ve gerekse özel üniversitelerde son yıllarda artan ihtiyaçlar doğrultusunda açılan dil ve konuşma terapisi bölümleri bu ihtiyaçların giderilebilmesine yönelik olarak uzmanlar yetiştiriyor.

Farklı alanlarda lisans eğitimi yapıp, dil ve konuşma terapisi yüksek lisans ve doktora eğitimini alan bireylerin de dil ve konuşma terapisti unvanı alabildikleri enstitüler açılmaya başlandı.

Şimdilik yalnıza Anadolu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Dil ve Konuşma Bozuklukları Anabilim Dalında dil ve konuşma terapisi yüksek lisans programı ve doktora programları yürütülmekte.

Dil ve konuşma terapisi bölümü lisans eğitimleri ise devlet üniversiteleri ve yoğunlukla özel üniversitelerde veriliyor.

Dil ve konuşma terapisi, sıralama ve aynı zamanda yarışma sınavı olan, Lisans Yerleştirme Sınavı puanlarına göre öğrenci alıyor.

Dil ve konuşma terapisi puanları, ülkemizde lisans eğitim veren Hacettepe Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve diğer özel üniversitelerin tam burslu ya da yüzde elli burslu olma durumlarıyla da yakından ilgili.

Ülkemizde en yüksek puanla dil ve konuşma terapisi bölümü adaylarını Hacettepe Üniversitesi alırken, sıralamada Anadolu Üniversitesi ikinci ve özel üniversitelerin tam burslu bölümleri ise üçüncü durumda.

Источник: https://diksiyonakademi.com/dil-konusma-terapisi

Konuşma ve Dil Terapisi

Doktoralı Dil ve Konuşma Terapistleri Yetişecek

Afazi, beyindeki konuşma merkezlerinde meydana gelen bir hasar sonucunda konuşma, konuşulanı anlama, adlandırma, tekrarlama, okuma veya yazma gibi becerilerinkısmen ya da tamamen kaybıdır.

Beyin damar hastalıkları, beyin kanamaları, beyin tümörleri, kafa travması, enfeksiyon hastalıkları gibi nedenlerle oluşur. Ayrıca bellek ve dikkat bozuklukları da eşlik edebilir. Afazi sonrası kişinin planlama, basit etkinlikleri yerine getirme, problem çözme ve karar verme becerileri de etkilenebilir.

  Afazisi olan kişi bir işe nereden ve nasıl başlayacağını belirlemekte, o işi yerine getirmek için gerekli basamakları oluşturmakta güçlük yaşayabilir.

Afazinin tipleri nelerdir?

Afaziyi başlıca “akıcı” ve “tutuk” olmak üzere iki temel gruba ayrılır. Akıcı afazide ana sorun anlama güçlüğüdür. Tutuk afazide anlama güçlüğü geri plandadır.

Hasta kendini ifade etmekte, söylemek istediği kelimeleri bulup söylemekte zorluk çeker. Bu iki ana başlık altında pek çok farklı afazi türü belirlenmiştir.

Afazi türlerine göre işitsel anlama, konuşma, adlandırma, tekrarlama, okuma ve yazma becerileri farklı düzeylerde etkilenmiştir.

Afazili bireylerin dil ve konuşma sorunlarında seyir nasıl olur?

Geçirilen rahatsızlık her bireyi farklı oranda etkilediğinden afazide standart bir rehabilitasyon sürecinden bahsetmek olanaklı değildir.

İyileşme süreci ve derecesi; hasarın yerine, yaygınlığına, şiddetine, hastanın yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, motivasyonu ve içinde bulunduğu toplumsal çevreye, afazinin tipine, neden olan duruma, olayın üzerinden geçen süreye ve alınan terapiye göre bireysel farklılıklar gösterir.

Ayrıca hastalık öncesi zeka düzeyi, iletişim becerileri, dilsel olmayan algısal bozuklukların varlığı ve derecesi, hastalık öncesi ve sonrası duygusal denge, tedavinin etkinliği açısından önemlidir.

Olumlu bir kişilik ve güçlü bir aile desteği tedavi sürecinin gidişini olumlu yönde etkilemektedir. Genç olma, kadın olma veya sol el baskınlığı, tedavi alan afazili hastaların iyileşme olasılıklarını artıran etkenlerdir.

Dil değerlendirmesi nedir?

Afazili hastalarda dil değerlendirmesi oldukça detaylıdır. Dilin her bir bileşeninin tek tek ve her açıdan test edilmesi gerekir. Bir dil değerlendirmesi; spontan konuşma, adlandırma, tekrarlama, işitsel anlama, konuşma üretimi, okuma ve yazma gibi dile ait bilgi toplayabileceğiniz tüm alanları kapsamalıdır.

Konuşmadaki akıcılık, konuşma çıktısındaki sözcük sayısı, konuşmayı başlatabilme, kullanılan kelimeler içindeki hece veya kelimelerin anlamını ilgilendiren hataları, sözcük bulma amaçlı duraklamalar, tereddütler veya sözcük bulamamanın getirdiği laf dolandırmaları, ses çıkarma zorlukları spontan konuşma içinde değerlendirilmelidir.

Afazili bireylerin dil ve konuşma sorunlarında konuşma terapisinin faydaları nelerdir?

Afazilerde herhangi bir tedavi desteği almaksızın değişik derecelerde kendiliğinden iyileşme görülebilir. Fakat bu düzelme sınırlı olmaktadır. Terapi desteğinin konuşmanın gelişiminde çok daha yararlı olduğu bilinmektedir.

Bireysel özelliklerine göre hazırlanan tedavi programıyla dil, konuşma ve iletişim becerileri desteklenir.

Afazili hastalarda yapılan rehabilitasyonun amacıkişilerin kaybettikleri becerileri yeniden öğrenmelerine yardımcı olmak ve kişilere kalıcı yetersizliklerinin üstesinden gelmelerini sağlayacak yeni beceriler öğretmektir.

Afazili bireylerin dil ve konuşma sorunlarının rehabilitasyonu ile kim ilgilenir?

Beyin hasarı sonrası afazili kişilerin iletişim becerilerinin geliştirilmesi ile dil ve konuşma terapistleri ilgilenir. Dil ve konuşma terapisti ilk olarak hastayı uygun testler ile değerlendirerek hastanın hangi alanlarda güçlük çektiğini belirler.

Daha sonra tespit edilen alanlardaki güçlükleri gidermek için hazırlanan tedavi programı dahilinde hasta ile bireysel çalışmalara başlar. Hastaların gelişim durumlarına uygun olarak kimi zaman grup terapileri de uygulanır.

Grup terapileri, hastalara kendileri ile aynı sorunları yaşayan başka kişilerin de olduğunu gösterme ve motive olmalarında fayda sağlamayı amaçlamaktadır. Beyin hasarını takiben ilk günlerden başlayarak dil ve konuşma terapisi alınabilir. Bu terapilerde hastanın yaşadığı iletişim güçlüklerini olabildiğince ortadan kaldırmak hedeflenmektedir.

Geçirilen rahatsızlıktan ne kadar süre sonra terapiye başlandığı, hastanın terapiye katılımı ve yapılan çalışmaları yerine getirme ve terapinin sıklığı iyileşme sürecinde farklılıklara neden olmaktadır.

Afazili hastada ne zaman terapiye başlanmalıdır?

Afazili hastayla mümkün olduğunca erken konuşma terapisine başlanmalıdır. Hastanın genel sağlık durumu stabil olduktan sonra ve iletişim kurabilecek seviyeye (söyleneni anlama) geldiğinde terapiye başlanabilir.

Zamanında ve yoğunlaştırılmış bir konuşma terapisinin konuşma becerilerinin geri kazanılmasında etkili olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır.

Özellikle ilk 6-12 ay hızlı bir gelişim olacağı için bu süre içinde terapi desteği almak oldukça yararlıdır.

Güncellenme Tarihi: 11 Ocak 2013Yayınlanma Tarihi: 11 Ocak 2013

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/konusma-ve-dil-terapisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.