Dünya Çapında Yürütülen Sedef Hastalığı Anketi Sonuçlandı

Sedef hastalığı anketi sonuçlandı: Hastalar ayrımcılığa uğruyorlar!

Dünya Çapında Yürütülen Sedef Hastalığı Anketi Sonuçlandı

Dünya genelinde orta-şiddetli sedefi olan 8.338 hastanın katıldığı anket Novartis’in hasta dernekleri ile bugüne kadar yaptığı en kapsamlı işbirliği olma özelliğini taşıyor.

31 ülkede 25 hasta derneğinin dahil olduğu araştırma, Türkiye’de Sedef Hastaları Dayanışma Derneği işbirliğinde yürütüldü.

381 hastanın katılımıyla 6 ayda tamamlanan anketin sonuçları sedef hastalarının yaşadıklarıyla ilgili çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.

Öncelikle dünya genelinin sonuçlarını paylaşan danışman hekim Prof. Dr.

Sibel Alper, orta-şiddetli sedef hastalığı olanların yüzde 84’ünün ayrımcılığa ve aşağılanmaya maruz kaldığını, yüzde 45’inin ise hastalığın bulaşıcı olup olmadığı sorusuyla karşılaştığına dikkat çekti. Prof. Dr.

Alper dünya sonuçlarıyla ilgili şu verileri paylaştı;
“Ankete katılanların yüzde 43’ü sedefin ilişkilerini etkilediğini ve bu hastaların yüzde 15’i sedef nedeniyle ilişkilerinin sona erdiğini belirtiyor.

Sedef hastalığı (psoriasis) nedir? Belirtileri, nedenleri ve tedavisi

Yüzde 54’ü sedefin iş hayatlarını etkilediğini söylüyor. %38’i sedef nedeniyle psikolojik bir tanı almış. Bu sonuçlar sedef hastalığının bireyin yaşam kalitesine ciddi etkileri olan bir hastalık olduğunu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Sonuçlar ayrıca bize katılımcıların tam veya tama yakın iyileşme beklentilerinin de düşük olduğunu gösteriyor.”

Prof. Dr. Sibel Alper çalışmanın Türkiye sonuçlarıyla ilgili şu bilgileri paylaştı;
“Anketin Türkiye sonuçları dünya sonuçlarıyla benzer bir tablo ortaya koyuyor. Türkiye’de de katılımcıların yüzde 84’ünün ayrımcılığa ve aşağılanmaya maruz kaldığını görüyoruz.

Ancak sedefin bulaşıcı olup olmadığı sorusuna maruz kalanların oranı Türkiye’de yüzde 56’ya yükseliyor. Katılımcıların yüzde 46’sı toplum içinde rahatsız edici bakışlarla karşılaşmış, yüzde 26’sı insanların ellerini sıkmayı istemediğini söylüyor.

Hastalar kendilerini çaresiz hissedebiliyorlar, bazıları sedef hastalığının hayatlarını ele geçirdiğini düşünüyor, bazıları cildinden utanıyor.

Tüm bunların gerek kişisel ilişkilere gerekse iş hayatına olumsuz etkileri oluyor. Türkiye’deki katılımcıları yüzde 51’i sedef hastalığının iş hayatlarını etkilediği belirtiyorlar. Sonuç itibarıyle sedefin bir cilt hastalığının ötesinde etkilerini görüyoruz. Sedef, yaşam kalitesini belirgin olarak olumsuz etkiliyor, hastalar çoğunlukla dışlanma nedeniyle içe kapanarak izole yaşıyorlar.

Sedef yalnızca hasta için değil, ailesi için de psikolojik, sosyal ve finansal sorunlara neden oluyor. Tüm bu olumsuzluklara ek olarak hastaların tedavi konusundaki umutlarının çok yüksek olmadığını görüyoruz. Hastalar normal bir hayat süreceklerine inanmıyorlar. Maalesef alternatif tedavilere de umut bağlayabiliyorlar.”

Sedef hastaları en çok önyargılardan ve ‘alternatif tıptan’ çekiyor

Sistemik bir hastalık olan sedefle birlikte sedefe bağlı artrit, kalp hastalıkları ve diyabet gibi eşlik eden hastalıkların da gelişebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Alper, anket sonuçlarına göre Türkiye’deki katılımcıları yüzde 69’unda sedefe bağlı eklem iltihabı (psoriatik artirit) görüldüğünü de belirtti.

Toplumsal önyargıların azalması hastaları izolasyondan kurtaracak

Anket sonuçları ile ilgili açıklama yapan Sedef Hastaları Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Yıldırım Türkiye’deki sedef hastalarını temsil etmek ve toplumu bilinçlendirmek amacıyla çalışırken diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin bu çerçevede önemine dikkat çekti.

Yıldırım; “Dünya çapında bu ankete destek veren 25 hasta derneğinden biri olmaktan gurur duyduğumuzu belirtmek isterim. Toplumda sedef hastalığı hakkında çok fazla yanlış bilgi var. Bu yanlış bilgiler ve önyargılar nedeniyle sedef hastaları çok zorluk yaşıyorlar.

Ben de bir sedef hastası olarak bunları bizzat yaşadım.

Hastaların yaşadıklarının toplum tarafından daha iyi bilinmesi gerekiyor. ‘Sedef Hastalığını Anlamak’ Hasta Anketi bu çerçevede çok önemli bir çalışma. Toplumsal önyargıların azaltılarak sedef hastalığının bulaşıcı olmadığının bilinmesi hastaları izolasyondan kurtarmak için çok büyük bir adım olacaktır.”

Sedef tedavisinde tama yakın deri iyileşmesi sağlayan yeni bir ilaç

Novartis’in desteğiyle dünya çapında yaptırılan anketin sonuçları, bilimsel dergilerde makale olarak yayımlanmak üzere hazırlanırken, 25. Avrupa Dermatoloji ve Veneroloji Derneği Kongresi’nde de sunulacak.

Sedef hastalığı hakkında (psoriasis)

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 3’ünü etkileyen Sedef hastalığı (psoriasis), yaygın olarak görülen, bulaşıcı olmayan bir bağışıklık sistemi (otoimmün) hastalığıdır.

Plak psoriasisi en yaygın olarak görülen formudur ve ciltten kabarık, kırmızı plakların üzerini gümüşümsü beyaz kabukların kapladığı cilt belirtileriyle kendini gösterir.

Sedef hastalığı sadece bir cilt hastalığı veya kozmetik bir problem değildir.

İnatçı, kronik (uzun süreli) ve çoğu zaman hastaların günlük yaşamlarının en basit yönlerini etkileyebilecek kadar sıkıntı verici bir hastalıktır.

Sedef hastalığı olan kişilerin yaklaşık yüzde 30’unda psoriatik artrit (sedefe bağlı eklem iltihabı) vardır ya da ileride gelişecektir.

Psoriatik artrit, eklemleri etkileyerek, ağrı, eklem katılığı ve geri dönüşü olmayan eklem hasarı gibi kısıtlayıcı belirtilere neden olmaktadır. Sedef hastalığı ayrıca, diyabet, kalp hastalığı ve depresyon gibi başka ciddi sağlık sorunları ile de ilişkilidir.

Novartis’in katkılarıyla gerçekleştirilen “Sedef Hastalığını Anlamak” Hasta Anketi, bir pazar araştırma şirketi olan Gesellschaft für Konsumforschung (GfK), İsviçre tarafından yürütüldü. Anket, tüm dünyadan önde gelen sağlık uzmanlarından oluşan bir yönetim komitesi tarafından desteklendi.

8.338 katılımcısıyla, sedef hastalığı konusunda bugüne kadar yapılan dünya çapındaki en büyük anket olarak dikkat çekerken, ayrıca, ciltte tam iyileşmeye ulaşmanın sedef hastalığı olan kişilerin yaşam kaliteleri üzerindeki anlamına odaklanan, alanındaki ilk anket olma özelliğini taşıyor.

Ankete ABD, Almanya, Arjantin, Avustralya, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, Hindistan, Hollanda, İrlanda, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Macaristan, Meksika, Norveç, Portekiz, Romanya, Rusya, Tayvan ve Türkiye’nin yer aldığı 31 ülkeden hastalar katıldı.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/sedef-hastaligi-anketi-sonuclandi-hastalar-ayrimciliga-ugruyorlar/

Sedef Hastalığı Nedir, Sedef Tedavisi

Dünya Çapında Yürütülen Sedef Hastalığı Anketi Sonuçlandı

sedef hastalığı nedir, sedef tedavisi

Tıp dilindeki adı psoriasis olan sedef hastalığı dünya üzerinde yaklaşık 125 milyon kişinin sorunudur. Sedef hastalığının görülme oranı son senelerde ciddi ölçüde artış göstermekte. Bu nedenle sedef nedir sorusu sıklıkla sorulmaya başlandı. Sedef deride kızarık zemin üzerinde beyaz kepeklenmeler şeklinde oluşur.

Sedef hastalığı her yaşta görülebilmektedir. En sık görüldüğü yaş aralığı 20-30 yaştır. 40 yaşından önce başlayan sedef erken başlangıçlı, 40 yaş sonrası başlayan ise geç başlangıçlı sedef olarak adlandırılır. Kişilere göre farklılık gösteren hastalık ile ilgili sedef nedir sorusu kadar sedef çeşitleri de merak edilmektedir.

Sedef çeşitleri aşağıdaki gibidir:

  • Plak tipi sedef: En çok karşılaşılan sedef çeşididir. Dirsek ve dizlerde kızarıklık, pullanma ve döküntü şeklindedir.
  • Ters sedef: Derinin katlanma bölgelerinde görülür. Skılıkla kasık ve koltuk altında oluşur. Kesin tanı öncesinde diğer egzama türleriyle çok karıştırılır.
  • Eritrodermik sedef: Kızarıklık ve deri döküntüsünün tüm vücuda yayılmış şeklidir. Elektrolit ve sıvı dengesizliğine sebep olabildiğinden tedavisi genellikle hastanede yapılır. Nadir görülen bir sedef türüdür.
  • Damla tipi sedef: Daha çok çocuklarda rastlanır. Damla şeklindeki sedef yaralarına bütün vücutta rastlanır.

Birçok insanın sorunu olan sedef hastalığı daha sık olarak dirsek, saçlı deri, diz, el ve ayaklarda görülür. Sedef yaralarının görüldüğü bölgelerde kaşıntı, ağrı veya batma olabilir. Nadir olarak cildin tamamı hastalıktan etkilenebilir. Sedefin bütün deri yüzeyini kaplayacak şekilde görüldüğü hali ölümcül olabilmektedir.

Bunun nedeni sedef yaralarıyla kaplanan cildin sıcaklık düzenleyici özelliğini kaybetmesi ve bariyer görevi özelliğini yitirmesi. Sedef hastalığı görülen kişilerin %10 unda eller ve el bilekleri, ayak ve ayak bilekleri, omurga ve boyunu etkileyen artrit gelişmekte. Bazen sedef hastalarının eklemleri gözle görülür şekilde deforme olabilmektedir.

Yine bazı hastaların el ve ayak tırnaklarında şekil bozuklukları ve dökülmeler görülebilir.

Orta şiddette ve şiddetli devam eden sedef hastalıkları bazı iç hastalıklarla birlikte görülebilir. Kardiyovasküler hastalıklarla sedef hastalığı arasında belirgin bir ilişki saptanmıştır. Sedef hastalarında inme, hipertansiyon, dislipidemi, istemik kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve Crohn hastalığı riski daha fazladır.

Sedef görülen kişilerin %60 ında yağlı karaciğer hastalığı görülür. Yine sedef hastalarında hipertansiyon görülme oranı %40 a yakındır. Sedef hastalığı hipertansiyon hastalığı oluşumu için başlı başına ve bağımsız bir sebep olabilmektedir.

Aynı zamanda sedef hastalığı olan kişilerde kalp krizi riski daha fazladır.

Sedef hastalığının şiddeti ve tedavi süresi ile bazı kanser türleri arasında doğrudan bir ilişki görülmüştür. Sistemik tedavi olan ve uzun süre tedavi gören hastalarda lenfohematopoetik kanserler, kolorektal kanserler ve böbrek-mesane kanserlerine daha sık rastlanmakta. Sedef hastalığı lenfoma ve melanom harici deri kanserleri için başlı başına bir risk faktörüdür.

Sedef Neden Olur

Hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. Uzmanlar hastalığın ortaya çıkmasında çok sayıda genin rol oynadığını düşünmekte. Ailesinde ve yakın akrabalarında sedef olanlarda, sedefe neden olan bu bozuk genlerin görülme ihtimali daha fazladır.

Yapılan araştırmalara göre anne-babanın her ikisinde de sedef hastalığı varsa çocukta olma ihtimali %41, yalnızca birinde varsa %14 ve kardeşte varsa %6 dır. Genetik sebepler dışında bazı ilaçlar, duygusal dalgalanmalar, stres ve sıkıntı, enfeksiyonlar, iklim, dahili hastalıklar ve travmalar hastalığa sebep olabilmekte ve hastalığı tetikleyebilmektedir.

Sedef neden olur sorusuna cevap arayan bazı uzmanlara göre sigara da sedef hastalığı tetikleyicilerindendir.

Hastalık herkeste aynı seyretmez ve kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Bunula birlikte en çok görülen sedef hastalığı belirtileri; deri üzerinde bazı bölgelerde kızarıklıklar, bu kızarıklıklar üzerinde kepeklenme ve döküntü, kaşıntı ve yanma şeklindedir.

Bu belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir doktora başvurulması önemlidir. Sedef hastalığının tedavisi olmadığı yönünde yaygın bir inanış vardır. Doğru olmayan bu inanış neticesinde belirtiler görülen bazı kişiler doktora başvurmayabilir. Bu yapılacak yanlış bir davranıştır.

Doktor kontrolünde uygulanacak tedavi ile hastalık kontrol altında tutulabilmektedir.

Sedef Bulaşıcı Mı

Sedef hastasıyla karşılaşan birçok kişi kötü görünümün de etkisiyle tedirgin olmakta ve sedef bulaşıcı mı endişesine kapılmakta. Sedef hastalığı ile ilgili toplumda birçok yanlış bilgi ve inanış vardır. Bunlardan bir tanesi de sedef hastalığının bulaşıcı olduğu inanışıdır.

Yanlış olan bu inanış hastanın sosyal aktivitelerini sınırlamasına, kendisini soyutlamasına ve yalnız kalmasına sebep olmaktadır. Yaygın inanışın aksine sedef hastalığı kesin olarak bulaşıcı bir hastalık değildir.

Yani sedef hastalığı temasla, aynı havuzda yüzmekle, aynı eşyaları kullanmakla, aynı havluya silinmekle, aynı tabaktan yemek yemekle ve benzeri şekilde bulaşmaz.

Sedef Hastalığı Tedavisi

Sedef hastalığı birçok duygusal sıkıntıyı da beraberinde getirmektedir. Öyle ki sedef hastalarının dörtte biri depresyondadır. Sedef hastaları açısından en çok sıkıntı yaratan durumlardan biri görünür yerlerde oluşan sedef yaralarıdır. Bu yaralar nedeni ile hasta kötü göründüğünü düşünür ve kötü hisseder.

Toplum içinde bulunmaktan rahatsızlık duyabilir ve özgüven kaybı yaşar. Bir diğer duygusal sıkıntı da yaraları gören kişilerin hastalığın bulaşıcı olabileceğini düşünmesi sonucunda sedefli insanlara yaklaşmaktan çekinmeleridir. Bu durum hastaların yalnızlaşmasına sebep olur.

Hem hastalığın beraberinde getirdiği rahatsızlıklardan dolayı, hem de yaşanan duygusal sıkıntılardan dolayı sedef hastalığı tedavisi oldukça önemli.

Sedef Tedavisi

Hastalığın tedavisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uygulanacak sedef tedavisi yönteminin belirlenmesinde hastalığın görüldüğü yerler ve sedef yaralarının yaygınlığı önemlidir. Örneğin yaralar vücudun %5 inden az bir alanda ise krem tedavisi uygulanırken, yaraların daha yaygın ve şiddetli olduğu durumlarda farklı tedaviler uygulanır. Uygulanan tedavilerde amaç:

sedef tedavisi

  • Hızlı hücre üremesini engellemek, kızarıklık ve kepeklenme şeklindeki döküntüleri azaltmaktır.
  • Sedef kabuklarının tedavisi ile yaraların ortadan kalkmasını ve deri yüzeyinin normale dönmesini sağlamak.
  • Döküntüler ve sedef yaraları tamamen ortadan kalktıktan sonra, yaraların sebebinin teşhisi ve bu sebeplerin ortadan kaldırılmasına yönelik tedaviyle hastalığın tekrarlamasını önlemek.
  • Sedefle birlikte beliren diğer hastalıkların tespiti ve tedavi edilmesidir.

Sedef tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Yaygın inanışın aksine uzman bir doktor yardımıyla hastalık kontrol altında tutulabilir, hasta çok az döküntüyle yaşamını sürdürür ve sedef hastalığının rahatsız edici semptomları ortadan kaldırılır.

Источник: http://saglikloji.com/sedef-hastaligi-nedir-sedef-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.