Düşük Türleri Ve Riskler

Düşük Tehdidi Nedir? Düşük Neden Olur? Düşük Türleri – Sağlık Ocağım .NET

Düşük Türleri Ve Riskler

Düşük, klasik tanımıyla 20. gebelik haftasından önce gebeliğin yarısı gelmeden sonlanmasıdır. Düşük bazen bebeğin ölümü, anne ve baba adayının gebeliği istememesi gibi nedenlerden dolayı doktor tarafından uygulanan işlem (kürtaj) ile de gerçekleştirilir. Tıpta düşüğe “abortus” adı verilmektedir.

Düşük tehdidi nedir?

Genel manada düşük tehdidi gebeliğin herhangi bir haftasında 20. haftadan önce anne adayında kanama oluşmuş ise düşük olsa da olmasa da doktorlar bazı önlemler alır. Örneğin, hamilenin istirahat etmesi, bazen gereken durumlarda ilaç tedavisi gibi önlemler alınır. Kısacası düşük tehdidi düşük olma olasılığı olan bir durum anlamına gelir.

Hamilelik sırasında kanama olduğunda düşük tehdidi akla getirilir ve buna göre önlemler alınır. Fakat her kanama düşük tehdidi değildir. Özellikle bebek ana rahmi içine düştüğü andan itibaren implantasyon adı verilen ve bebeğin yerleşmesi sırasında küçük bir kanama olabilir. Yine 6. – 9.

haftalar arasında bebeğin plasentasının rahim içini destekleyen progesteron hormonunu üretmesi esnasında üretimin hafif düşük olmasına bağlı rahim içinden küçük bir kanama olabilir. Bu durum her ne kadar düşük tehdidi olmasa da, bu durumun anlaşılması belli bir zaman sonra olur.

Belli bir zaman sonra bebek düşmemiş ise bu durum düşük tehdidi olarak kabul edilmez.

Düşük olabileceğini ayırt etmenin bir özeliği de rahim ağzının açık olmasıdır. Rahim ağzı kapalıysa düşük riski yok denilebilir ancak rahim ağzı açıksa düşük riski var sayılır.

Düşük belirtileri

Düşük gerçekleştiğinde mutlaka bir belirti verir. Temel belirtiler; kanama, ağrı, bazen ağrı olmayabilir, düşüğün olmazsa olmaz belirtisi kanamadır. Fakat gebeliğin ilk günlerinde gebelik devam etmezse, düşük belirtisiz de gerçekleşebilir.

Adet gecikmesi olan ve gebelik testi yapmış olan bir kadında kanama ve ağrı gibi şikayetler başlamış ise mutlaka doktoruna başvurmalıdır. Her kanama düşük tehsi içermeyebilir ve rahim içine yerleşme kanaması olabilir ve bu durum oldukça sık görülür.

Diğer bir kanama nedeni olan bebeğin rahim içine yerleşiminden sonra bebeğin kendi hormonunu üretmesi sırasında oluşan plasental progesteron hormonu nedeniyle oluşan kanamadır. Bunlar tehli kanamalar değildir. Lakin neden ne olursa olsun kanaması olan gebe mutlaka bu durumu doktoru ile paylaşmalıdır.

Düşük türleri veya çeşitleri

Düşük belirtileri

Düşük türleri anne adaylarının kafasının çok fazla karışmasına neden olur. Anembriyonik gebelik (boş gebelik), düşük tehdidi, bebeğin karın içinde ölmesi, dış gebelik gibi hamilelik komplikasyonları anne adaylarını oldukça tedirgin eden durumlardır. Aslında bu risklerin her birinin ortak noktası hamileliğin devam etmeyeceğidir.

Dış gebelik nedir? Dış gebelik bir gebelik komplikasyonu olarak görülmez. Çünkü dış gebelik rahim içine yerleşen bir gebelik değildir.

Anembriyonik gebelik nedir? Halk arasında genellikle boş gebelik kesesi, su gebeliği ve boş gebelik olarak bilinir. Anembriyonik gebelikte embriyo yoktur. Boş gebelik nedeniyle gerçekleşen düşük örneklerinin incelenmesi sonucunda en sık nedenin kromozom anomaliliklerinin olduğu görülmüştür.

Kimyasal gebelik nedir? Kimyasal gebelik çok özel bir gebelik komplikasyonu olarak kabul edilmez. Kimyasal gebelikte gebelik, kanda ve idrarda saptanırken, ultrasonografide görülmez. Kimyasal gebelik pek çok kadında sıklıkla görülen bir durumdur. Bu nedenle kadın doğum uzmanları, gebelik testlerinin adet gecikmesinden en erken bir hafta sonra yapılmasını önermektedirler.

Düşük tehdidi nedir? Düşük tehdidinde kanama varsa bunun adı direkt düşük tehdididir ve düşük olup olmayacağı doktor tarafından takip edilir.

Önlenemeyen düşük nedir? Önlenemeyen düşük, bebek düşecekse ve bebek rahim içerisinden belli bir noktaya kadar gelmiş ise bu durum önlenemeyen düşük olarak tanımlanır. Önlenemeyen düşükte kanama yoğundur veya gittikçe artmaktadır ve karın ağrısı, sancılar vardır.

Tamamlanmamış düşük nedir? Tamamlanmamış düşük tipinde düşük başlamıştır, ancak içerideki gebeliğe ait diğer mekanizmaların hepsi atılamadığı için bu durum tamamlanmamış düşük olarak adlandırılır. Bu durumda kalan diğer gebelik ürünleri doktor tarafından kürtaj yöntemiyle temizlenir.

Tamamlanmış düşük nedir? Tamamlanmış düşükte düşük olduktan sonra doktor tarafından herhangi bir tedaviye gerek duyulmayan düşük tipidir.

Hamilelikte düşüğe neden olan faktörler?

Hamilelikte düşük oldukça sık görülen bir durumdur ve bazı faktörler düşük riskini arttırmaktadır. Bu faktörlerden bazıları önlenebilirken, bazıları da önlenemez.

Her hamilelikte düşük riskine karşı dikkatli olunmalıdır.

Hamilelikte düşüğe sebep olan faktörler;

  • İleri yaş gebelik,
  • Daha önceki gebeliklerde düşük yaşanmış olması,
  • Hamilelik sırasında yüksek ateşli bir hastalık geçirilmesi,
  • Karın ve rahim üzerine gelen darbeler,
  • Amniosentez ve CVS gibi rahim içine yapılan müdahaleler,
  • Annenin rahminde doğumsal anomali olması,
  • Rahim urları,
  • Rahimin çift olması,
  • Rahim ağzı gevşekliği,
  • Bazı miyomlar,
  • Kan uyuşmazlığının bazı tipleri,
  • Babadan gelen spermin bozukluğu,
  • Bazı enfeksiyonlar,
  • İlaç veya gaz zehirlenmeleri,
  • Sigara ve alkol kullanımı, bunlar gibi sebepler hamilelikte düşüğe yol açabilir.

Hamilelikte düşüğe sebep olabilecek diğer faktörler;

  • Bazı ilaçlar,
  • Aşırı kafein tüketimi,
  • Uyuşturucu kullanımı,
  • Annenin böbrek ve karaciğer hastası olması,
  • Diyabet hastalığı,
  • Bazı kalp ve damar hastalıkları,
  • Yoğun stres,
  • Hamilelik depresyonu,
  • Elektrik çarpmaları,
  • Kazalar,
  • Şiddete maruz kalma,
  • Beslenme bozuklukları, bunlar gibi faktörler de düşüğe neden olabilir.

Hamilelik ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/dusuk-tehdidi-nedir-dusuk-neden-olur/

Tahvil Nedir? Türleri Nelerdir? Nasıl Yatırım Yapılır?

Düşük Türleri Ve Riskler

Borsada en yüksek işlem hacmine sahip olan hisse senetleri, yüksek getiri sağlar; ama aynı oranda risk içerirler. Hisse senetlerinin spekülatif yapıları, bu risklerin nedenidir.

Dolayısıyla bir portföy oluşturulması ve risk dengesinin sağlanması gerekmektedir. Bu konuda farklı yatırım araçlarına başvurulması en sık görülen alışkanlıktır.

Bu noktada, tahvil gibi yatırım araçları hem kazanç hem de risk dengesi sağlamaktadır.

Tahviller, hisse senetlerine göre daha az risk içermesiyle tanınırlar. Anonim şirketlerin kaynak bulma amacıyla çıkarttıkları tahvillerin vadeleri 1 yıldan uzundur.

Bu nedenle orta ve uzun vadeli yatırımların vazgeçilmezidir. Ticaret ve sermaye piyasası kanunlarına göre çıkartılan tahvillerin, itibari kıymetler ile eşit ve ibareleri aynı olmak zorundadır.

Aynı zamanda devlete ait olanlar, geri ödeme garantilidir.

Emtia Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Üzerinde yazılı olan kupon veya anapara vadesi geldiği zaman, borçlu olan şirketin borcunu ödemesi temeline göre alınıp satılırlar. Şirketlere ucuz ve uzun vadeli kaynak sağlamaları da hem yatırımcı hem de şirket bazında önemlidir.

En sık kullanılanları ise devlet ve özel şirket tahvilleridir. Devlet tahvilleri, vade ve faiz riski bulundurmazlar. Ama özel şirketlere ait olan tahvillerde çeşitli riskler söz konusu olabilmektedir.

Bu nedenle doğru tahvilin seçilmesi gerekmektedir.

Tahvil Nedir?

Genellikle devletin, anonim şirketlerin ve bankaların kendilerine finansman kaynağı sağlamak için çıkardıkları değerli kağıtlardır. Diğer adıyla borç senetleri diyebiliriz.

Tahvillerin çıkarılmasında ticaret ya da sermayepiyasası kanunları rol alır. Düzenlemeleri ve çıkartılmaları bu kanunlara göre yapılır. Tahvil ile bonolar birbirine karıştırılan iki değerli kağıttır.

(Bakınız: Bono Nedir?) Bunların ayrımları ise vadelerinden yapılır. Tahvillerin vadeleri bir yıldan uzundur. Bu durumda uzun vadeli yatırımlar için uygundur.

Tahvil yatırımı yapmak istediğinizde elinizde bulunan birikimi devlete, şirkete ya da bankaya borç olarak verirsiniz. Vadesi geldiğinde ise belirlenen faiz oranında artı gelirinizle birlikte teminatınızı alırsınız.

Böylelikle hem şirket kendine uzun ve ucuz yollu kaynak sağlar hem de siz birikimlerinizi değerlendirirsiniz.

Yatırım yapmak istiyor ve piyasaların risklerinden ürküyorsanız, tahvil ve diğer güvenli yatırım araçları sizin için bir fırsat olabilir.

Tahvil Türleri Nelerdir?

Tahvilin kendi altında birçok çeşidi bulunur. Genelde bu çeşitler çıkarılan kuruma göre şekillense de tahvil değerinin piyasa oranlamasına göre de farklılık göstermektedir. O zaman yatırım yapılabilecek tahvil çeşitlerini inceleyelim ve sizin seçimlerinize yardımcı olmaya çalışalım.

Devlet Tahvilleri

İsminden de anlayacağınız gibi devletin yani hazinenin çıkardığı tahvillerdir. Diğer adıyla hazine tahvilleri de denir. Bu tür tahviller çeşitleri arasında en risksiz olanıdır.

Çünkü paranızı borç olarak verdiğiniz kurum devlettir ve geri almama şansınız yoktur. Bu yüzden getirisi her ne kadar az da olsa en güvenli tahvil çeşididir. Bu yüzden tercihi de bir hayli yüksektir.

Özel Sektör Tahvilleri

Bankaların ya da anonim şirketlerin çıkardığı tahvillere denir. Kendilerine finansman geliri sağlamak isteyen şirketler için tahviller uzun vadeli gelir kaynağıdır. Risk bakımından incelendiğinde ise tahvil grubu arasında en yüksek riske sahiptir. Fakat diğer araçlarla karşılaştırıldığında elbette ki daha güvenlidir.

Burada dikkat etmeniz gereken tahvilini alacağınız şirketin sıkıntı yaratmayacağını bilmektir. Bunun için de araştırmalar yapar ve belli kriterleri değerlendirirsiniz. Eğer paranızı geri almanız konusunda aklınıza bir soru takılmıyorsa, işlemlerinizi rahatlıkla yapabilirsiniz.

Primli ve Başa Baş Tahviller

Her tahvilin üzerinde bir değer bulunur. Eğer bu değer ile piyasaya arz ediliyorsa başa baş tahvil denir. Fakat üzerinde yazan değerden daha düşüğü ile piyasaya sürülmüşse bunlara da primli tahvil denir.

Hamiline ve Nama Yazılı Tahviller

Tahvillerde isim belirtme zorunluluğu yoktur. Bu tamamen şirkete kalmıştır. Eğer isim belirtili ise nama yazılı belirtilmez ise de hamiline yazılı tahvil denir. Nama yazılı tahvilleri o kişiden bir başkası ciro ettirmediği sürece bozduramaz. Hamiline yazılı tahviller ise kimin elindeyse bozdurma hakkı ona aittir.

Paraya Çevrilme Kolaylığı Olan Tahviller

Belirlenen vade sonuna kadar beklenildiğinde faiziyle geri alındığından bahsettik. Fakat vadenin sonunu beklemeden paraya çevrilebilen ve o günü tarihine kadar faiz hakkını kullandıran tahvillere paraya çevrilmesi kolay evraklar denir.

İkramiyeli Tahviller

Bu tür tahviller ise finansman gelirini daimi kılmak ya da daha fazla satış yapabilmek için kullanılır. Tahvili aldığınızda yanına farklı yönde vaadlerde bulunur. Böylelikle tercihi artırılmaya çalışır. Fakat bu uygulama ülkemizde mevcut değildir.

Sabit ve Değişken Faizli Tahviller

Bildiğiniz üzere yatırım piyasalarında fiyatlar arz ve talebe göre belirlenir. Eğer tahviller arz ve talebe göre belirleniyorsa değişken faizli tahviller denir. 3, 6 ve 1 yıllık dönemli olarak değişken faizli tahvil yerine sabit faiz uygulanır.

Garantili ve Garantisiz Tahviller

Garantili tahviller bir banka ya da başka şirket tarafından belli şekillerde güven verilmesidir. Bunun dışında çıkarılan ve normal şartlarda işleyen borç senetlerine garantisiz tahvil denir.

Endeksli Tahviller

Tahvilin anaparası altın, döviz gibi yatırım araçlarına göre artırılır ve kişiye ödenir. Bu durumda bir araca bağlı endekslenmiş olur. Hesaplamalarda ise tahvilin vade süresi boyunca, endekslenen yatırım aracında gösterilen değişkenler üzerinden hesaplanır.

Tahviller Nasıl Çalışır?

Özel şirketlerin, kuruluşların ve devletin yeni projelerini finanse etmek, devam etmekte olan işlerini sürdürmelerini sağlamak veya mevcut borçlarını bitirmek için ihtiyaç duydukları kaynaklar vardır.

Tahviller, bu kaynakların sağlanması için bankadan kredi almak yerine tercih edilen modelidir.

Borçlu taraf yani tahvili ihraç eden taraf, ödenecek olan faiz oranı, tahvil anaparası ve vade tarihi gibi konuları ele alan sözleşmelere dayalı olarak basım işini yaparlar.

Basılan tahvilin nominal yani vade bitimi fiyatı, genel olarak tahvil başına 1000 lira olarak belirlenmektedir.

Tahvilin gerçek piyasa fiyatı ise ihraççının kredibilitesi, son kullanma tarihine kadar geçen süre, o tarihte geçerli olan genel faiz ortamına ve tahvilin faiz oranına göre değişmektedir.

Bu bilgiler üzerinden tahvil satışı gerçekleşir ve vade sonunda borcu ödeme yükümlülüğü doğar.

Tahvili alan yatırımcı için de 2 farklı kazanç imkanı sunmaktadır. Bunlardan birincisi, tahvili alarak vade sonunda sunduğu faizi beklemektir. İkincisi ise tahvilin ikincil piyasadan gerçekleşen piyasa hareketleri üzerinden alınmasıdır.

Örneğin; 1 yıl vadeli, yüzde 10 sabit kupon ödemeli ve vade sonunda fiyatı 1000 lira olacak bir tahvilin ihraç fiyatı, kabaca bir hesapla 910 liradır.

Bu bedelden ihraç anında, tahvili alan bir yatırımcı vade sonunda piyasa faizleri ne olursa olsun parasını 1000 lira olarak alır. Bu durumda 1000 – 910 hesabından 90 lira kar eder.

Ama 910 liraya ihraç edilen tahvilin fiyatı, ikinci piyasada alınıp satıldığı zaman faiz oranlarına göre artabilir veya azalabilir.

Tahvilin faiz oranını belirleyen 3 faktör bulunmaktadır. Bunlar; piyasa faiz oranları, ihraççı şirketin kredi kalitesi ve tahvilin vade tarihi olarak listelenmektedir.

Eğer tahvil ihraççısının kredi notu düşükse temerrüde düşme riski daha fazlası. Bu nedenle bu tahvilin ihracında alıcısı olması için daha yüksek faiz oranı uygulaması gerekmektedir.

Aynı zamanda tahvilin vade tarihi ne kadar uzunsa risk de o kadar yüksek olacaktır. Bu tür tahvillerde de faiz oranı yükselmektedir.

Tahvile Nasıl Yatırım Yapılır?

Birikimlerini değerlendirmek isteyen kişiler için günümüz yatırım seçenekleri oldukça şekillidir. Her insanın yatırım isteğine göre farklı farklı araçlar mevcuttur.

Böylelikle hem güvenli hem de riskli ama kazançlı yatırım yapmak isteyenler, kendi amaçlarına uygun araçları kullanırlar.

Eğer siz de daha az kazançlı ama güvenli yatırım yapmak isterseniz seçeneklerinizden biri tahviller olabilir.

Yatırım aracı çeşitlerinden olan tahvillerin kaybetme olasılığı düşüktür. Bu yüzden çoğu yatırımcının birincil ya da ikincil aracı olarak portföyünde bulunur. Birincil araç olarak portföylerinde tutan kişiler kendilerini bir nevi garantiye alırlar.

İkincil olarak bulunduranlar ise riskleri azaltmayı amaçlarlar. Yani bakıldığında yatırım araçlarından olan tahvili çoğu yatırımcı değerlendirmektedir. Bu yüzden tahvil nedir, ne gibi çeşitleri vardır ve yatırımı nasıl yapılır bilmek önemlidir.

 Yatırımlarınızı bilinçli ve güvenli yapabilmeniz için tahvil hakkında bilgi sahibi olmanız da kaçınılmazdır.

Hisse Senedi Alırken Nelere Dikkat Edilir?

Tahvil yatırımları tahmin ettiğiniz gibi genel olarak borsada yapılır. Borsanın ürkütücü yapısını tahvil gibi güvenli yatırım araçları yumuşatmaktadır.

Böylelikle yatırımcıların internet üzerinden hem kolay hem de avantajlı bir şekilde birikimlerini değerlendirebilir. Bunun için yapılması gereken ise borsada bulunmak için hesap açmaktır.

Borsada aracı kurum seçimi nasıl olmalı araştırarak, dikkat edilmesi gereken konulara özen göstermeli ve tercih ona göre yapılmalıdır.

Aracı kurum seçiminizi yaptıktan sonra hangi tarz tahvile yatırım yapacağınıza karar vermelisiniz. Bunun için de tahvillerden beklentilerinizi belirlemeli ve pozisyonlarınızı öyle oluşturmalısınız.

Seçiminiz şirketlerden yana ise araştırmalar yapmayı ve analizleri kullanmayı unutmamalısınız. Değerlendirdiğiniz ve güvendiğiniz tahvillere belli stratejiler doğrultusunda yatırımınızı gerçekleştirirsiniz.

Vadesi geldiğinde ise faizden elde ettiğiniz gelirle birlikte teminatınızı geri alır ve kazancınızı oluşturursunuz.

Источник: https://bilgihanem.com/tahvil-nedir-nasil-yatirim-yapilir/

Statinler: Yan etkiler, kullanımlar ve riskler

Düşük Türleri Ve Riskler

Statinler, kan kolesterol seviyelerini düşürmek için kullanılan bir ilaç sınıfıdır. Bunu, kolesterol yapmak için gerekli olan karaciğerdeki bir enzimin etkisini engelleyerek yaparlar.

Kolesterol normal hücre ve vücut fonksiyonu için gereklidir, ancak çok yüksek seviyeler ateroskleroza yol açabilir, bu durum atardamar içeren plakların arterlerde biriktiği ve kan akışını engellediği bir durumdur.

Kan kolesterol seviyelerini düşürerek, statinler göğüs ağrısı (angina), kalp krizi ve felç riskini azaltır. Burada statinlerin nasıl çalıştığını, bunları kimin kullandığını ve ilgili riskleri ve faydaları ele alacağız.

Statinler hakkında hızlı gerçekler:

  • Statinler kandaki kolesterol seviyelerini düşürmek için kullanılır.
  • Statinler, HMG-CoA redüktaz adı verilen bir enzimi inhibe ederek çalışır.
  • Ateromla ilişkili hastalık, diyabet ve kalp krizi öyküsü olan kişiler sıklıkla reçete edilen statinlerdir.
  • Karaciğer hastalığı olan kişiler, statinlerin risk ve faydalarını doktorlarıyla dikkatlice tartışmalıdır.

Statinler nelerdir?

Statinler, kolesterol üretimine yardımcı olan bir karaciğer enziminin etkisini engelleyen bir ilaç türüdür. Genellikle düşük kan kolesterol seviyelerine reçete edilir. Statin türleri şunları içerir:

  • atorvastatin
  • serivastatin
  • fluvastatin
  • lovastatin
  • mevastatin
  • pivastatin
  • pravastatin
  • rosuvastatin
  • simvastatin

Atorvastatin ve rosuvastatin en güçlü, fluvastatin ise en az etkilidir. Bu ilaçlar, aşağıdakiler dahil olmak üzere birkaç farklı marka adıyla satılmaktadır:

  • Lipitor (atorvastatin)
  • Pravachol (pravastatin)
  • Kemetor (rosuvastatin)
  • Zocor (simvastatin)
  • Lescol (fluvastatin)
  • Vytorin (simvastatin ve ezetimibe kombinasyonu)

Yan etkiler

Statin alan çoğu insanın yan etkileri az veya hiç yoktur. Küçük yan etkiler şunlardır:

  • baş ağrısı
  • iğneler ve iğneler
  • karın ağrısı
  • şişkinlik
  • ishal
  • hasta hissetmek
  • bir döküntü

Bazı statin uyuşturucuları hafızayı bozabilir – İngiltere’deki Bristol Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, iki yaygın reçete edilen statin – pravastatin (Pravachol) ve atorvastatin (Lipitor) – bir hayvan çalışmasında tanıma ve çalışma belleğinin performansını azalttığını buldular.

Statinler de katarakt gelişme riskini artırabilir. San Antonio Askeri Tıp Merkezi’nde (TX) bir araştırma ekibi, statin kullanımının katarakt riskini yüzde 27 artırdığını bildirdi.

Her ikisi de nispeten nadiren meydana gelen en ciddi iki yan etki, karaciğer yetmezliği ve iskelet kası hasarıdır.

Kas hasarı tipik olarak farklı bir statin türüne geçerken genellikle rahatlatan kas ağrısı olarak ortaya çıkar. Nadir durumlarda, rabdomiyoliz denilen ciddi bir miyopati türü ortaya çıkabilir.

Rabdomiyoliz nedir?

Rabdomiyoliz, kas ağrısı olarak başlar ve hastanın ciddi kas dökümü yaşadığı, böbrek yetmezliği veya ölme yaşadığı ölçüde kötüleşebilir.

Statinler, yüksek rabdomiyoliz riski taşıyan diğer ilaçlarla veya kandaki statin seviyelerini yükselten diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığında daha sık görülür.

Kimler statin almamalıdır?

Karaciğer hastalığı olan kişiler, bir statin başlamadan önce riskleri ve faydaları hakkında doktorlarıyla dikkatli bir şekilde konuşmalıdır. Karaciğer hastalığı stabil ve kronik ise, düşük doz statin riskinden daha büyük yarar sağlayabilir.

Karaciğer hastalığı ilerleyici ise, statinler tavsiye edilmez.

Statin alırken karaciğer hastalığı gelişirse, doz azaltmayı, ilaç değişimini veya statin kullanımını tamamen durdurmak için doktorunuzla bir görüşme yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, hamile ve emziren kadınlar veya hamile kalmak isteyen kadınlar statinler almamalıdır.

Genelde statins kullanan kişilerin bunları aşağıdaki ilaçlar ile birleştirmemeleri önerilir:

  • proteaz inhibitörleri (AIDS tedavisi)
  • eritromisin
  • itrakonazol
  • klaritromisin
  • diltiazem
  • verapamil
  • fibrat ilaçlar (aynı zamanda LDL seviyelerini düşürür)

Statin alan insanlar, bir etkileşimin potansiyel olarak tehli etkilerinden dolayı greyfurt ve greyfurt suyundan kaçınmalıdır.

fonksiyon

Statinler karaciğerde kolesterol üretimini kontrol eden HMG-CoA redüktaz adı verilen bir enzimi inhibe eder. İlaç enzimi bloke ederek kolesterol üretim sürecini yavaşlatır.

İnsanlar genellikle kolesterol seviyelerini litre başına 5 milimol (mmol / L) altına veya% 30-60’a düşürmek için statin tedavisine başlarlar. Bu hedefe ulaşılmazsa dozaj artırılabilir.

Statinlerle tedavi genellikle ateroskleroza karşı korumaya devam etmek için hedef kolesterol seviyesine ulaşıldıktan sonra da devam eder.

Statinleri kim alır?

Statinler aşağıdaki durumlarda reçete edilebilir:

  • Kalp hastalığı, inme ve ateroskleroz gibi aterom ile ilişkili hastalıklar.
  • Ateroma bağlı bir hastalık geliştirme riskini artıran diyabet.
  • Yükseltilmiş LDL kolesterol seviyeleri, dekübre başına 190 miligramda (mg / dL) veya daha yüksektir.
  • 10 yıllık kardiyovasküler hastalık riski% 7.5 veya daha yüksektir.

Yüksek bir kolesterol seviyesi, bir kişinin reçete yazması için en yaygın sebeptir, ancak ilaçlar da aterosklerozu önleyerek kalp hastalıkları riskini azaltır.

Aterosklerozdan elde edilen plaklar, kan kolesterolü azaldığında bile oluşabilir. Bu nedenle, statinler, yüksek kolesterol düzeylerine sahip olmasalar bile, halihazırda ateroskleroza sahip olan veya daha yüksek bir gelişme riski taşıyan kişileri tedavi etmek için kullanılabilir.

Statinlerin zararları ve yararları hakkında daha fazla bilgi için makalemize bakın: Statinler İyi mi Kötü mü?

Источник: https://trmedbook.com/statinler-yan-etkiler-kullanimlar-ve-riskler/

Aptallar için Finansal Risk Yönetimi Cheat Sheet – mankenler 2019

Düşük Türleri Ve Riskler

Aaron Brown

tarafından Finansal risk yönetimi çok karmaşık olabilir, bu da nerede düşünmeye başlayacağınızı bilmeyi zorlaştırabilir o. Bu Cheat Sheet, risk-teh ve fırsat, olasılık, oynaklık, normalite ve belirsizlik gibi bazı önemli kavramları ayırt eder.

Varlık yöneticileri, bankalar, sigorta şirketleri ve bayiler de dahil olmak üzere finansal kuruluşlarda yedi büyük finansal risk türlerini nasıl yöneteceğini tartışıyor. Bunlar özel değildir; Aslında ortak bir hata, yalnızca bir tür risk üzerinde tespit etmektir. Çoğu risk sınırları aşar ve birkaç, hatta yedi türdeki sorunları sunar.

Yedi tür, piyasa riski, kredi riski, operasyonel risk, likidite riski, fonlama riski, itibar riski ve politik risktir.

7 Finansal Risk Türleri

Finansal riski düşünmek, özellikle pazarın durgunluğunun ardından ya da piyasa belirsizliklerinden korktuğunuzda, tünel vizyonunu tetikleme eğilimindedir. Bununla birlikte, risk, teh ve fırsat, belirsizliğin yakından uyumlu yönleridir ve yatırım kararları alırken her yönü değerlendirmeniz gerekir:

  • Teh tek taraflı bir belirsizliktir. Teh sadece kötü sürprizler üretir ve sonuçları para ya da bir araya getirilebilecek başka bir şeyle ölçülmez. Kısıtlamalara tabi olarak, teh minimuma indirilmelidir.

  • Risk iki taraflı bir belirsizliktir – iyi ve kötü sürprizler mümkündür. Risk sonuçları bir araya getirilebilir. Hedefiniz koşullarınız için doğru seviyeyi seçerek riski optimize etmektir. Tahmin edilebilirlik için düşük riski veya heyecan için yüksek riski reflektif olarak seçmeyin.

  • Fırsat tek taraflı olup, nitelendirilemeyen sonuçlarla yalnızca iyi sürprizler getiriyor. Kısıtlamalara tabi olan fırsatlarınızı en üst düzeye çıkarın.

İnsanlar, benzeri görülmemiş ve beklenmedik olayların (risk) olasılığını hafife alırken, kötü olayların olma ihtimalini (tehler) aşırı derecede artırmakta ve dramatik ancak “film arsa” senaryolarından korkmaktadırlar.

Finansal kararlar alırken, stratejinizi etkileyebilecek karşılaşabileceğiniz risk türlerini göz önünde bulundurun:

  • Piyasa riski: Piyasa fiyatlarındaki değişikliklerden kaynaklanan belirsizlik.

  • Kredi riski: Bir dış varlığın bir söz vermemesi nedeniyle belirsizlik.

  • Operasyonel risk: Piyasa riski veya kredi riski dışındaki kurumsal belirsizlikler.

  • Likidite riski: Şartlarla ilgili belirsizlik ve gerekli veya arzulanır bir işlem yapma yeteneği.

  • Finansman riski: Yatırımcıların yeterli fon sağlayıp sağlamayacağı konusunda belirsizlik.

  • İtibar riski: Varlığınızın nasıl algılanacağına dair belirsizlik.

  • Siyasi risk: Hükümet eylemlerine ilişkin belirsizlik.

Risk dağılımını göz önüne aldığınızdan ve herkesin piyasa riskini düşünmesi durumunda itibar riskini veya finansman riskini de düşünmek için bir dakikanızı ayırın.

Finansal Piyasa Riski Yönetmek

Finansal riski yönetirken, piyasada fiyatların nasıl değişeceğine ilişkin belirsizlik olan piyasa riski sürekli bir endişe kaynağıdır. Ve geçerli biri. Herhangi bir piyasa kararını vermeden önce daima riskleri tartmalısınız.

Fiyatlar, yatırımcılar kolayca ödeyebileceğinizden daha fazlasını kullanırsa, menkul kıymetlerinizi kontrolünüz altına almanıza neden olan seviyelere taşınabilir. Alternatif olarak, borç verenler, yükseltebileceğinizden daha fazla para isteyebilir. Tehler çeşitli yönlerden gelebilir.

Fiyatların normal yükseliş eğilimi, , para kazanma şekliniz ve temel piyasa riski. Çok düşük bir oynaklık düzeyi, yatırımcıları tatmin etmek veya kötü zamanlardan sağ çıkmak için iyi zamanlarda yeterli kar üretmediğiniz anlamına gelebilir; Çok yüksek bir seviye getiri içine yiyebilir ve yatırımcıları ve karşı tarafı korkutabilir.

Bazen piyasa fiyatları, normal pazarlarda yapamayacağınız bir pozisyon başlatmanızı sağlayan bir seviyeye geçer. Bu tür fırsatları ele geçirmeye hazır olun.

Finansal Kurumlarda Kredi Riski Nasıl Yönetilir

Finansal risk yönetiminde, bir dış varlığın vaat etmemesi, her gün aldığınız bir kredi riskidir. Bu belirli bir noktaya kadar bekleniyor. Bu riski yönetmek önemli bir bölüm.

Bir müşteri rutin bir ödeme yapmazsa veya bir tedarikçi söz vermiş bir teslimat yapmazsa siz ve kuruluşunuz, kuruluşunuzun başarısız olması noktasında ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabilir. Öte yandan, bir şirketin başarısızlığı, fırsattan yararlanabilirseniz, sizin için karlı bir pazar alanı açar.

Kredi riskini dengelemelisiniz.

Yalnızca en güvenilir karşı taraflarla uğraşarak ve onları iş ilişkinizdeki tüm belirsizlikleri kabul etmeye zorlamak suretiyle kredi riskinizi düşük tutarsanız, yeniliklerden ve bilgi paylaşımından kendinizi kesebilir ve hizmetler için çok fazla ödeme yapabilirsiniz. Kredi riskiniz çok yüksekse, temerrütlerin birikimi muhtemelen herhangi bir iş planını bozacaktır.

Finansal Kurumlarda Operasyonel Risk Nasıl Yönetilir

Finansal risk yöneticisi olarak, dikkate almanız gereken risklerden biri kendi organizasyonunuzdaki belirsizliktir. Kurumsal ya da operasyonel riskler, örneğin çalışanların kötü muamelesi, bilgisayar hataları, saldırılar (fiziksel veya siber) ve çok fazla sayıda listelenecek çok sayıdadır.

Operasyonel riski yönetirken, işyerinin ne kadar sıkı ya da gevşek olduğunu görmek için bakın.

Çok işe yaramayan bir yer, hatalara, verimsizliklere, kötü disipline, yetenekli çalışanlara yönelik hayal kırıklığına ve tembel veya beceriksiz olanlara hasara yol açar.

Bir işyerinin aşırı sıkılığı, insanlara işlerinden nefret etme, stres ve inovasyon engellerini getirir; kendilerini herhangi bir iş yapmaktan ziyade başkalarını patronlardan hoşlananları cezbedebilirler.

Operasyonel riski fırsat haline getirmeye yardımcı olmak için iş eğlencesi veren, faydalı bir iş kuran, sosyal ihtiyaçları karşılayan ve çalışanların kariyer gelişimine, kişisel büyüme ve finansal güvenliğe katkıda bulunan iş uygulamalarına konsantre olun.

Finansal Kurumlardaki Likidite Riski Nasıl Yönetilir

Likidite, varlıkların nakit olarak hızlı bir şekilde dönüştürülmesi, finansal risk yönetimi kararlarınızı açık bir şekilde etkiler.

Yeterli likiditeye sahip değilseniz, savunmasız pozisyonlardan kurtulamayabilir veya umut ve beklentilerin çok ötesinde kayıplarla varlık satmaya zorlanmış olabilirsiniz.

Çok fazla likidite, kısa vadeli piyasa görüşlerini görmezden gelmeyi zorlaştırıyor; Çok az likidite, karar vericileri gerçeklerden ayırır.

Ancak, bir pazarda bir likidite dondurma , ilgili piyasalarda kârlı işlemler yapmanızı sağlar ve aşırı likidite, normal zamanlarda imkansız olan pozisyonları almanızı sağlar.

Finansal Kurumlarda Finansman Riskini Nasıl Yönetirsiniz?

Yatırımcıların yeterli fon sağlayıp sağlamayacaklarına dair belirsizlik, her finansal risk yöneticisinin karşılaştığı zorluktur. Bu riskleri dengelemek, başarı için çok önemlidir. Düşünmek için birkaç şey var.

Yatırımcıların kazıklarını nakit olarak kullandıkları ya da faizlerini diğerlerine düşük fiyatlarla satarak finanse etmeleri durumunda, kuruluşunuza olan güven eksikliğine neden olabilir ve yeni fonlar oluşturmanıza ve diğer yatırımcıları gemiye atlamanıza teşvik etmemize neden olabilir. .

Uzun vadede, az denetim hakkı ile kapatılmış olan yatırımcılar, size uzun bir bakış açısı getirmemize izin verirler, ancak başarılı olmak için hiçbir baskı yapmazlar ve muhtemelen sermayelerine çok şey yüklerler.

İsteğe bağlı olarak tam değer elde edebilen yatırımcılar sizi ayak parmaklarınızın üzerinde tutmanıza ve sermayeleri için daha az ücret talep etmesine karşın gerçek ortak olma olasılığı düşüktür.

Ancak, bazı yatırımcılar geri çekilirse, kalan yatırımcılar için daha iyi bir yol izlemek için işinizi yeniden yapılandırma fırsatına sahipsiniz.

Finansal Kurumlarda İtibarlı Riski Nasıl Yönetirsiniz?

Kuruluşunuz itibarını ne algıladı, finansal risk yönetimi stratejinizde önemli bir bileşen oluşturuyor. Kötü bir şöhrete kavuşmanın en kolay iki yolu şöhretle ilgilenmek ve şöhret umurunda değil. İyi bir şöhret kazanmak, başkalarının duygularını dikkate alarak ve gerektiğinde kalabalığa karşı ayakta kalmaya istekli olmak gibi dikkatli bir karışım gerektirir.

Bir finansal varlıkta utanç verici bir skandal sıklıkla düzenleyici darbelere, iş kaybına, davalara, çalışan kayıplarına ve diğer kötü sonuçlara yol açar.

Ölçekin diğer ucunda yenilikçi ve çekici yeni bir ürüne dönüşen işe fon sağlamak ve topluluk oyun alanı oluşturmak için atılan çalışanlardan herhangi bir şey takdire şayan bir şey yapıyor görünen bir örgüt ya da onunla bağlantılı insanlar var.

Finansal Alanda Siyasi Riskin Nasıl Yönetilir

Siyasi risk her zaman mevcut ve kontrol edilemez. Bir finansal risk yöneticisi olarak, bariz tehleri önlemeyi ve hükümet eylemlerinden fayda sağlamayı umut edebilirsiniz.

Siyasi riskin tehleri çoktur: Hükümetlerin mülkleri ele geçirdiği, belirli işyeri türlerini veya ticari uygulamaları yasakladığı, liderleri hapishaneye attığı veya öldürdüğü bilinmektedir.

Daha az zararlı ama rahatsız edici tarafta, hükümet yetkilileri, hayatınızı, kırmızı bant, adaletsizlik, yolsuzluk ve ikili görüş ile sefil duruma getirebilir.

Bazen iyi sebepleri var, bazen değil, ancak bunlar nadiren öngörülebilir durumdadır.

Olumlu tarafı, hükümetlerin hakları koruması, iş ihtiyaçlarına bakması, fırsatlar sunması, genel barış ve refah yaratması ve bir vatandaş olmaktan gurur duyması bilinmektedir. Hükümetlerle çalışmak ve desteklemek çok ödüllendirici olabilir.

Yatırımcılar, hükümetler gibi açık kurallar koymak ve onlara bağlı kalmak için vergiler, yasal yapı, sözleşmeler gibi şeyleri planlayabiliyorlar.

Bununla birlikte, hükümet birimlerinin yeni fikirleri düşünmek ve çevrelerindeki dünyadaki değişimleri değiştirmek için yeterince esnek olmasını istiyorlar.

İdeal olarak, aynı tarafta olduğunuza yakın olan hükümet ilişkileri kurmak, ancak yakın arkadaş değilseniz, düzenleyiciler veya devletin temsilcilerini yakalamak istiyorsanız.

Источник: https://tr.no-dummy.com/financial-risk-management-for-dummies-cheat-sheet

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть