Emzirirken Dikkat Edilmesi Gereken 10 Püf Noktası

Kilo Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Emzirirken Dikkat Edilmesi Gereken 10 Püf Noktası

Fazla kilolardan kurtulmak isteyenler için çok geniş bir tedavi alanı bulunuyor. Doktor, diyetisyen, spor hocası, yaşam koçu, sağlık otelleri, detoks merkezleri, estetik merkezleri, light zayıflama ilaçları ve diyet kitaplarına kadar zayıflamak isteyenler için büyük bir seçenek yelpazesi var.

Fazla kiloya sahip olduğunuz zaman kıyafetlerin olmaması, sürekli büyük beden arayışı, estetik açıdan rahatsızlık ve özgüven azalması gibi sorunlar ortaya çıkar. Aynı zamanda fazla kiloya sahip olmak birçok sağlık sorununu da beraberinde getirir. Kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorununa yakalanma riskiniz çok yüksek olur.

Bu sebeple kilo vermek olmazsa olmaz bir hal alır. Fakat kilo verirken dikkat edilmesi gereken hususlar vardır.

Fazla kiloya sahip olan birçok insanın en büyük sorunu bir süre diyete sadık kalarak, disiplinle devam etmesi ancak bir süre sonra tekrar bozmasıdır. Diyetleri bir seviyeye kadar taşıyıp bozduğunuz zaman, eski kilonuzdan daha fazlasını geri alırsınız.

Kilo verme isteğini beyninizde oluşturmalısınız. Beyninize bu sinyali verdikten sonra, zorlanmadan uzun süreli istediğiniz diyeti uygulayabilirsiniz. Ancak sürekli olarak diyet değiştirmek, birçok diyet denemek de metabolizmanızı olumsuz olarak etkiler.

Kilo vermek için dikkat edilmesi gereken birtakım noktalar var.

İlk olarak gün içerisinde ne yediğinizi ve günün geri kalan zamanında ne yiyeceğinizi mutlaka not alın. Not almayı genelde sağlıklı kilo veren herkes yapar.

Bu alanda yapılan araştırmalar da not almanın zayıflama üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu kanıtlar nitelikte. Yediği her öğünü not alan fazla kiloya sahip olan bireyler, bir süre sonra %15 oranında kilo veriyor.

Yediklerinizi ve gün içerisinde yiyeceklerinizi not almanız, kaç kalori aldığınızı da gösteren bir kanıttır.

2. Öğün Atlamayın

Tüm diyetisyenler zayıflamak isteyen bireylere ilk olarak öğün atlamamaları gerektiğini tavsiye eder. Aslında kilo sorunu olmayan insanların da sağlıklı yaşamak için öğün atlamaması gerekir. Bir öğünü atlasanız bile, diğer öğüne daha aç olursunuz ve doymanız daha geç olur. Atladığınız öğünden alacağınız kaloriyi tek seferde iki katı kadar alırsınız.

Öğün atladığınız zaman, metabolizmanız da daha yavaş hareket eder ve kalori oranın daha azını yakar. Mesela günün ilk öğünü olan kahvaltıyı atladığınız zaman, bir sonraki öğüne daha aç bir şekilde oturursunuz.

Normalde diyet listenizde olmayan birçok gereksiz besinleri de yiyebilirsiniz. Daha geç bir zamanda doyarsınız. Aynı zamanda öğün atladığınız zaman kan şekeri düşer, böylece kendinizi halsiz ve yorgun hissedersiniz.

3. Kendinizi Uzun Süre Aç Bırakmayın

Diyetisyenlerin özellikle uyardığı bir diğer önemli nokta ise, kilo vermek isteyenlerin kendilerini uzun süre aç bırakmaması. Genel olarak fazla kiloya sahip olan çoğu insan, bir an önce sonuç almak ve zayıflamak için, vücudunu uzun süre aç bırakır. Ancak bu hem sonuca ulaştırmaz hem de sağlığınızı tehye atar. Aç kalmak kilo verme konusunda herhangi bir olumlu katkı sağlamaz.

Uzun süre aç kaldığınız zaman, aksine strese girdiğiniz için daha çok hormon salgılanır ve vücudunuzda daha fazla yağ depolanır. Aynı zamanda daha önceki verdiğiniz kiloları da hızlı bir şekilde geri almanıza neden olur. Bu nedenle diyet yaparken aç kalmanız çok sakıncalı. Acıkmadan yemek yemeyin ama uzun süre de vücudunuzu aç bırakmayın.

4. Bol Su İçin

İnsan vücudunun büyük bir çoğu sudan oluşur. Bu nedenle hem kilo vermek hem de sağlıklı bir birey olmak için mutlaka günlük olarak 2,5 litre su içmelisiniz. Günlük olarak belirli oranda su içtiğiniz zaman hem uzun süre tok kalmanızı sağlar hem de vücudunuza büyük fayda sağlar.

Enerji içeceği, diyet koya ve içerisinde yapay tatlandırıcı olan içecekler yerine mutlaka su içmelisiniz. Bu tür diyet içeceklerinin kalorisi düşük olabilir ancak içerisinde insan sağlığına zararlı olan birçok kimyasal madde bulunur.

Su içmek zor geliyorsa, içerisine limon, maydanoz gibi besinleri ilave ederek tatlanmasını sağlayabilirsiniz.

5. Günlük Olarak Kalori Hesabınıza %10 Ekleyin

Günlük olarak her yediğiniz besinin kalorisini bir kağıda not alın.

Tüm yediğiniz besinlerden yaklaşık olarak 1600 kalori alıyorsanız ve kilo vermede yine zorlanıyorsanız, kalori oranına %10 kadar daha fazla ekleyin.

Çünkü yemeklerin pişirilme şekli, yemek yaparken içerisinde ilave ettiğiniz yağ oranı ya da yediğiniz peynir türüne göre kalori oranı değişebilir. Bu nedenle düşündüğünüz kadar çok kilo verememiş olabilirsiniz.

6. Kendi Diyet Listenizi Kendiniz Hazırlayın

Diyet listesi, aynı kişisel eşyalar gibi kişiye özel olur. Sosyal medya araçlarında her gün farklı bir diyet listesi yayınlanır. Tüm diyet listelerini sağlığınızı riske atmamak için denemeyin.

Çünkü her diyet listesine, farklı yapılarda olan insanların vücudu bu karışıklığa uyum sağlayamaz. Bir kişiye iyi gelen diyet listesi, diğer bir kişiye iyi gelmez. Kilo vermesine yardımcı olmaz.

Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için ilk olarak bir diyetisyene giderek, kendi ölçülerinize ve kan değerlerinize göre belirlediği listeyi uygulayın.

7. Kendinize Gerçekçi Hedefler Belirleyin

Birçok insanın ortak sorunu haline gelen fazla kilodan kurtulabilmek için kendinize gerçekçi hedefler belirleyin. Yani ilk aşamada ulaşamayacağınız hedefler belirleyip, motivasyonunuzun kötü etkilenmesine izin vermeyin. Mesela, 3 ayda 20 kilo verme gibi ulaşılması zor hedefler belirlememelisiniz. 20 kilo gibi çok fazla olan kiloyu 3 ayda verebilmeniz mümkün değil.

Bu tür ulaşılmaz hedefler koyduğunuz zaman moraliniz bozulabilir. Her alanda olduğu gibi diyet yaparken de moralinizin yüksek olması çok önemli bir unsur. Sizi strese sokan hedefler belirlemek yerine, ilk ayda birkaç kilo vermeyi hedefleyebilirsiniz.

8. Acıkmadan Yemek Yememeye Çalışın

Bazı insanlar tam olarak açlık hissetmeden masaya oturur. Özellikle evde çok fazla vakit geçiren bireyler canı sıkıldığı zaman yemek yer. Bu durumda fazla kilodan kurtulmak ve diyet listesine tam olarak uyum sağlamak mümkün olmaz. Bazı stres, sıkıntı duyulan durumlarda da fazla yemek ve abur cubur yenebilir.

Gereksiz olarak yediğiniz yemekler hiç kalori harcamadan, tekrar kalori alınmasıyla birlikte vücutta büyük oranda yağ depolanmasına yol açar. Tüm bu sorunları yok etmek için, tam olarak acıkmadan yemeğe oturmamanız gerekir ve bu durumu alışkanlık haline getirerek, gereksiz kalori alımını durdurabilirsiniz.

9. Mutlaka Kahvaltı Yapın

Günün ilk öğünü olan kahvaltı çok önemli bir beslenme zamanı. Kahvaltı yapmadan güne başlamamanız gerekir. Kahvaltı yapmadan güne başladığınız zaman, insan vücudu uyku halinden çıkmakta çok zorlanır ve günlük hayata odaklanmada sıkıntı yaşar.

Bu durumda metabolizma hızı, normal hızın altında kalır ve vücudun yaktığı kalori oranı büyük oranda azalır. Aynı zamanda kahvaltı yapmadığınız günlerde fiziksel ve zihinsel olarak güne başlamanız da zor bir hale gelir. Gün içerisinde yaptığınız işlere odaklanma yeteneğiniz büyük oranda azalır. Kendinizi çok halsiz ve yorgun hissedersiniz.

Источник: https://evdesifa.com/kilo-verirken-dikkat-edilmesi-gerekenler/

Bebek Bakımının Püf Noktaları

Emzirirken Dikkat Edilmesi Gereken 10 Püf Noktası

Haber güncelleme tarihi 02.03.2019 18:53

Bebek Bakımı

Bebekdünyaya gelmeden önce annenin yaşayacaklarını önceden bilmesi, öğrenmesi her zaman onun için avantaj olacaktır.

Bu yüzden bebeğiniz henüz karnınızdayken bebek bakımı ile ilgili püf noktaları öğrenmeye başlamalısınız.

 Başlıklar altında ebeveynler için kriz haline gelendurumları ve çözümlerini açıklayalım;

Bebek Bakımı ile İlgili Püf Noktaları

Bebek Emzirme Nasıl Yapılır?

Anne ve bebek arasındaki en güçlü bağdır. Anne için en mükemmel andır aynı zamanda.

Bebek için de öyle, hem beslenmesi açısından hem de annesinin kokusunu tamamen içinde hissedebildiğinden olsa gerek.

Bu dünyanın en güzel duygusunu yaşamak ve bebeğinize de yaşatmak için emzirmenin birkaç püf noktasına uyarak bu anları her zaman mükemmel şekilde yaşayabilirsiniz.

Bebeğinizi emzirirken;

  • Mutlaka her 10 dakikada bir, iki göğsünüzden de emzirin.
  • Yenidoğan bebeklerde emzirme saati, aralığı diye bir şey yoktur. Bebeğiniz her ağladığında emzirebilirsiniz.
  • Bebeğin günde 10- 12 kez emmesi normal olandır.
  • Bebeğinizi emzirdiğiniz için ona başka hiçbir şey vermenize gerek yoktur. Suya bile ihtiyacı yoktur.
  • Emzirdiğiniz süre boyunca göğsünüzün yara olmaması için düzenli olarak krem kullanmalısınız. ( Anneler endişelenebilir, ancak bu kremin bebeğe emerken hiçbir zararı olmaz.)
  • Geceleri uyku halindeyken bebeğinizi emzirirken çok dikkatli olmalısınız. Uyuya kalırsanız bu bebeğiniz için büyük teh oluşturabilir. Bu şekilde hayatını kaybeden çok bebeğin olduğunu sakın unutmayın.

Bebek İdrarı ve İdrar ve Dışkısı Hakkında

  • Annelerin en çok endişelendikleri konulardan bir tanesi de bebeklerin dışkılarını ve idrarlarını ne kadar sürede yaptıkları ya da yapmadıklarıdır.
  • Yenidoğan bebek ilk aylarda günde 6-7 kez dışkı yapar.
  • Bebeğin ilk aylarda dışkısının cıvık olması normaldir. Bu anne sütüyle beslendiğinin göstergesidir.
  • Dışkı ilk aylarda yeşil renkte olur. Daha sonra sarıya döner.
  • Bir bebek günde 6-8 kez idrar yapmalıdır. Bu onun doyduğunun göstergesidir.
  • Aylar geçtikçe bebekler 2-3 günde bir dışkı yapar.

Bebeğin Altı Nasıl Değiştirilir?

Bebekler altları pis ve ıslaksa huzursuz olurlar. Annenin de bebeklerinin altını sık sık kontrol edip değiştirmesi gereklidir. Bebeğinizin altı uzun süre pisli kalırsa pişik olabilir.

Bu yüzden sık değiştirmek önemlidir. Bebeklerinizin altını ıslak mendille temizleyebilirsiniz.

Ancak ıslak mendilimutlaka sabunundan arındırmalı, suyun altında yıkamalısınız.

Yeni Doğan Bebekte Göbek Bağı Bakımı

Hastanedentaburcu olurken hemşireler göbek bağı bakımı konusunda sizi bilgilendireceklerdir. Eczaneden alacağınız göbek bağı bakım seti ile bebeğinizin göbek bağı bakımını düzenli olarak yapmalısınız.

Önemli olan göbek ve çevresinin her zaman kuru tutulmasıdır. (Bebeğinizin bezini bağlarken henüz göbek bağı düşmemişse bez bağlarken de sıkıntı yaşayabilirsiniz.

Bunun için göbek bağı düşmeyen bebekler için satılan bebek bezlerinden alabilirsiniz.)

Bebek Banyosu Ne Zaman Yapılır?

Yeni doğan bebeğinize göbek bağı düşene kadar banyo yaptırmamalısınız. Göbek bağı düşmeden önce ise bebeğinizin vücudunu temiz bir bezle silebilirsiniz. Bebeklerin göbek bağı 5-15 gün arasında düşer.

Bebek banyosu için kendinden oturaklı küçük küvetler kullanabilirsiniz. Bu bebeğinizi banyo yaptırırken size büyük kolaylık sağlayacaktır. Ayrıca oturağı olmayan ancak fileler yardımıyla da bebeğinizi rahatlıkça yıkayabilirsiniz.

Ancak en rahatı içerisinde kendinden yatar pozisyonda oturağı olan bebek küvetleridir. Bu küvetler banyoda duşa kabin ya da küvetlerin içerisine yerleştirilebilir.

Özel satılan bu bek küvetlerinin altında yer alan tıpayı açmanız halinde de kirli su direk olarak duşa kabine ya da küvete akar. Böylece çok rahat edebilirsiniz.

Bebeklerde Cilt Bakımı

Bebeğinizin cildine krem, yağ sürmenize gerek yoktur. Kremler bebeğinizin terlemesini önler, sonunda da vücudunda sivilce çıkmasına neden olur. Ancak bebeğinizin cildi kuru ise bebek losyonunu sürebilirsiniz. Doktorunuzun vereceği krem ve losyonları kullanmayı ise ihmal etmemelisiniz. Ayrıca bebekler için özel olarak üretilen bitkisel vücut şampuanları vardır.

Bunlardan bazıları kendinden yağa sahip şampuanlardır. Doktorunuzun önerilerine göre kuru cilt sorununa bu şekilde önlemler alabilirsiniz. Ancak bebek yağı doktorunuz önerirse banyodayken havluya daha bebeğinizi sarmadan uygulamanız daha faydalı olacaktır.

Çünkü bebeğinizin vücudu ıslak iken uyguladığınız bu tedavi bebeğinizin yağı cildine daha kolay çekmesini sağlayacaktır.

Bebeklerde Tırnak Bakımı

Bebeğinizin yüzünü, gözünü çizmemesi için tırnaklarını bir bebek tırnak makasıyla mutlaka kesmelisiniz. Ancak bunu yaparken mutlaka birinden yardım istemelisiniz.

Bebeğinizin tırnağını o uyuduğunda da rahatça kesebilirsiniz. Bebek tırnak makaslarının dışında bebek marketlerde bebeklere özel makaslarda satılır.

Bu ürünler olası kazalara karşı önlem almanızı sağlarlar.

Bebeklerde Hıçkırık

Bebekler küçükken oldukça sık hıçkırırlar. Bunun nedeni diyafram kasının uyarılmasıdır. Anneler bebekleri hıçkırdıklarında da endişelenirler. Ancak endişelenecek bir şey yoktur. O anda anne bebeğini hemen emzirirse, bebeğin hıçkırığının geçtiğini görebilir.

Bebeklerin Yatış Pozisyonu

Bebeklerinyatmapozisyonu da çok önemlidir. Bebekler için en güvenli pozisyon sırt üstü yatmaktır. Bununla birlikte bebeğinizin üstünü göğsüne kadar örtmelisiniz. Yatağında oyuncak olmamalı. Bunlar bebeğinizin güvenli bir şekilde uyuması için almanız gereken tedbirlerdir.

Bebek Odalarında İdeal Isı Derecesi

Bebeklerin odasında olması gereken sıcaklık 21 derecedir.21derece bebekler için uygun sıcaklıktır. Tabi bu zamanında doğmuş ve sağlık problemi olmayan bebekler için geçerlidir.

Ayrıca bebek odalarında nem oranı da önemlidir. Bebek odalarında nemoranı %50 oranında olmalıdır.

Eğer bebek odasının nemi bu oranın çok altındaysa buharmakinesi kullanarak odayı nemlendirebilirsiniz.

Annenin Bebek Büyütürken Stresini Azaltması İçin İpuçları

1. Kendinize çok iyi bakın.

Dünyaya gelmiş ve tamamen size muhtaç bir melek var artık hayatınızda. Onun için güçlü olmak zorundasınız. Bebek bakmak, büyütmek çok zorlu bir süreç olduğu için yorulmanız ve bazen kendinizi tükenmiş hissetmeniz çok normal. Ancak bu sırada beslenmenizden, dinlenmenizden kısacası kendinize bakmaktan asla vazgeçmeyin. Bunun için verebileceğimiz en önemli ipuçlarından bazıları;

2. Bebeğiniz uyuduğu vakit hemen siz de uyuyun.

Dinlenmek için bundan daha iyi bir fırsat emin olun ki yok. Bu yüzden bebeğiniz her uyuduğunda mutlaka uyumalısınız.

3. Geceleri bebeğiniz sık uyanacaktır.

Bunun için eşinizden yardım isteyin. Dönüşümlü olarak bebeğe bakarsanız daha az yorulmuş olursunuz.

4. Ziyarete gelenler için kurallar koyun.

Bebeğinizi görmeye gelecek olan arkadaşlarınız ve akrabalarınız için belirli kurallar ortaya koyun. Örneğin; hangi gün kendinizi dinç ve iyi hissediyorsanız o zaman misafirleri kabul edebilirsiniz. Bebeğinizi sevmek isteyenlerin ellerini yıkamalarını isteyin.

5. Bir süreliğine planlamayı bırakın.

İlk aylarda bebeğinizin bir rutinin içine girmesi, alışması çok mümkün değildir. Bu yüzden biraz her şeyi kendi haline bırakın. Bebeğiniz ağladığında emzirin, uyuduğunda siz de uyuyun gibi.

6. Yaşadığınız buhrandan kurtulmaya çalışın.

İlk günler bazı anne ve babalar için zor geçebilir. Ailenize yeni bir üye katıldı ve tamamen size muhtaç, üzerinizde sorumluluk hissettirecek bir üye. Bu yüzden bu duruma alışmak biraz zorlu ve güç olabilir. Bunu atlatmak için içinizdekileri dökün, birileriyle düşüncelerinizi mutlaka paylaşın. Bu size iyi gelecektir.

7. Günlük işleri, ev işlerini bir müddet bırakın.

Eskiden olduğu gibi ev işlerine çok fazla vakit ayıramayabilirsiniz. Bunun için hiç stres yapmayın, öncelik her zaman bebeğinizin, ev işleri biraz beklesin.

8. Dışarı çıkmaya çalışın.

Bebeğinizi güvendiğiniz birine bırakıp yarım saat bile olsa dışarı çıkmaya çalışın. Biraz hava almak size iyi gelecektir.

9. Yardım etmek isteyenleri kabul edin.

Bebeğinizle bir arkadaşınız ilgilenirken siz de biraz işlerinizle meşgul olabilirsiniz.

10. Evdekilerle ilgilenin.

Bebeğinizle meşgul olurken, başka çocuğunuz varsa onunla da ilgilenmeyi ihmal etmeyin. Eşinizle de vakit geçirmeye çalışın.

Bebeğiniz Büyürken Bu Hataları Yapmayın!

Yalnız bunu yaparken bazı yanlış davranışlarda bulunabiliriz. İşte bebek büyütürken yapmamamız gerekenler;

1. Bebeğin gereğinden fazla kilo almasını istemek.

Bebeğinizi fazla kilo alması, kilolu doğması ona bir şey kazandırmaz. En önemlisi sağlıklı olması, sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi.

2. Bebeğin baş çevresinin düşük çıkmasına üzülmek.

Bebeğin kafasının büyük ya da küçük olması ilk zamanlar da bir şey ifade etmez. Çünkü bebeklerin kafa gelişimi doğduktan sonrada devam etmektedir. Buna üzülmek anlamsızdır.

3. Bebekleri diğer bebeklerle karşılaştırmak.

Bebeğinizin boyunu başka bebeklerin boyuyla ölçmenizde oldukça yanlış bir davranıştır. Her bebek birbirinden farklı genetik özelliklere sahiptir. Siz siz olun bebeğinizi diğer bebeklerle asla kıyaslamayın.

4. Bebeğinizin premetiro doğmasına üzülmeyin.

Çok daha fazla gelişme göstererek diğer bebeklerin seviyesine gelebilir. Bunun tıpta birçok örneği vardır. Bu yüzden kendinizi yıpratmayın.

5. Bebeğiniz çok emiyor, kilo alacak diye endişe etmeyin.

Anne sütü kadar bebeğinize fayda sağlayacak başka bir şey yoktur. Bebeğinizi bol bol emzirin.

6. Bebeğinizin kilosu kız ya da erkek olmasına bağlı olarak değişmez.

Bebeklerin büyümelerinin standart bir ölçüsü zaten vardır. Size de bunu takip etmek düşer.

Bebek Bakımında Anneyi Hataya Sürükleyen Ön Yargılar

Tecrübesiz anne babalar yanlış bildikleri bir sürü şey hakkında kendilerini strese sokup bebeklerini de tedirgin ederler. Aslında yanlış yapılan birşey yok. Anne babaların korkularına, endişelerine göre bazı tespitlerde bulunmuş uzmanlar.

1. Bebeğim aç kalıyor, ilk gün henüz süt gelmedi.

İlk günlerde anneden gelen süt bebeğin ihtiyacı olanı karşılar. Emzirdikçe süt çoğalır. Bebeğinizin aç kalması söz konusu değil, hem kendinizi hem de onu strese sokmayın.

2. Devamlı emzirmeliyim.

Bebeğinizi ilk doğduğu günlerde sarılık tehsine karşı 2 saatte bir emzirmelisiniz.İlerleyen günlerde sürekli emzirmek süt birikmesine engel olacağından bebeğiniz doymamaya başlayacaktır.

3. Evdeki kedi ve köpekleri göndermeliyim.

Yaşam şartlarınızda değişiklik yapmak, bebeğinizin steril yaşayacağı anlamına gelmez.Bırakın bebeğiniz size uysun.

4. Uyurken bebeği sallamamalıyım.

Anne karnında sürekli sallanan bebeğinizi, küçük ritimler halinde sallayabilirsiniz, bu onun denge gelişimine yardımcı olacaktır.

5. Karanlık ve sessiz ortamda uyutmalıyım.

Bebeğiniz gürültüde uyuyamaz diye bir şey yok. Eğer karnı toksa ve gazı çıkmışsa heryerde uyuyabilir. Sessizlik şart değil.

6. Bebeğime eldiven takmalıyım, üşür.

Ortalama 20- 22 derece sıcaklık bebekler için ideal olandır. 2500 gr. doğan bebeklerin vücut sıcaklıklarını korumaları güç olduğundan sıcak tutulmalıdır.

7. Yenidoğan bebekte gaz olmaz.

Yanlış. Bebekler emerken hava da yutacaklarından, her emmeden sonra gazları çıkarılmalıdır.

8. Kaka çok yapıyor ve yeşil renkte üşüttü.

Bunun üşütmekle hiç alakası yoktur. Yeşil renkte kaka bebeğin çok emdiğine işarettir. Düzgün beslenen bebekte ise sarı renkte kaka görülür.

9. Altını her açışımda pişik kremini sürmeliyim.

Pişik kremi her bez açılışında değilde az kullanılmalıdır. Her seferinde kullanılması o bölgenin direncinin düşmesine neden olacağından az kullanılmalıdır.

10. Bebeği kundaklamak zararlıdır.

Bebeği ilk haftalarda yarım kundak yapmak rahat uyumasını sağlar.

Önerilen İçerik; Yeni Doğan Bebek Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Neoldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/bebek-bakiminin-puf-noktalari-9602h.htm

Gebe Kalmayı Kolaylaştırmanın 10 Püf Noktası

Emzirirken Dikkat Edilmesi Gereken 10 Püf Noktası

Hamile kalmayı planlayan çiftlerin dikkat etmesi gereken unsurlar nelerdir? Hamileliği kolaylaştırailecek faktörler ve bir süre denemelerine rağmen neden çocuk sahibi edinmeyen çiftlerin merak ettikleri soruların temeli bu şekildedir.

Öncelikle düzenli ve korumasız olarak ilişkiye girildiği halde 1 sene içerisinde beklenen hamilelik gerçekleşmemişse çok büyük ölçüde çiftlerden birisinde kısırlık bulunmaktadır. Bu durumda çiftlerin doktora başvurmaları ve kısırlık tedavisi olmaları gerekmektedir.

Bunun dışında kadın yaşına bağlı olarak hamile kalınamaması ile karşı karşıya kalınabilir. Çünkü 35 yaş üstü kadınlarda östrojen hormonundaki azalmaya bağlı olark doğurganlık azalmaktadır. Hamile kalmak için kadınların en ideal yaş aralığı 20 ile 30 yaştır.

Bu dönem kadınların en çok doğurganlık içerisinde oldukları dönemdir.

Yumurtlama döneminde ilişkiye girin

Kadınlarda hamilelik durumu, erkekteki spermin kadın yumurtalıklarındaki yumurtalar ile birleşip döllenmesi ile gerçekleşmektedir. Ancak spermin yumurtalıklara girip döllenmesi ve ardından rahme tutunması kolay bir durum değildir.

Bunun için özellikle kadınların iki adet dönemi arasında doğurganlık ve cinsel isteklerinin arttığı dönemde çiftlerin ilişkiye girmeleri çok önemlidir. Kadının son adet gününden geçen 11. ve 16. günler arasındaki süreç, doğurganlık oranının zirve yaptığı dönemlerdir.

 Bu dönemde çiftlerin bulunabilecekleri ilişki gebelik için olumlu sonuçlar verecektir. Ayrıca haftada iki ya da üç kez ilişkide bulunulması tavsiye edilmektedir. Ancak her kadındaki yumurtlama dönemi farklılık gösterebileceğinden, tıp kadınlar için kolaylaştırı imkanlarda sunabilmekte.

Yumurtlama gününün hesaplanabilmesi için evlerde yapılabilecek yumurtlama (ovulasyon) testlerini de kullanabilirsiniz.

Düzenli olarak cinsel ilişkiye girin

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin haftada en az iki ya da üç kez düzenli olarak cinsel ilişkide bulunması hamilelik şanslarını yüksek ölçüde arttıracaktır. Her gün birden fazla ilişkide bulunulması hamilelik şansını daha fazla arttırmayacaktır. Çünkü spermin rahimle buluştuktan sonra orada üç gün kadar yaşayabilmektedir.

Bu yüzden çiflterin haftada 2 ya da 3 kez cinsel ilişkide bulunmaları daha yararlıdır. Böylelikle erkekteki sperm miktarında da azalma olmaz. Her gün ilişkiye giren ve boşalma yaşayan erkeğin sperminde ve sperm üretiminde ciddi oranda azalma yaşanabilir.

Bunun yerine gün aşıra yaşanan cinsel birleşmede erkeğin spermleri birikeceği için daha verimli ve kaliteli olacak bu durumda hamile kalınmasını daha da kolaylaştıracaktır.

İlişiki esnasında doğru boşalmanın önemi

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin ilişki esnasında dikkat etmesi gereken noktalardan birisi de birleşme esnasında erkeğin yaşadığı boşalma anıdır. Erkek ilişki esnasında boşalmaya başladığında vajinanın tamamen içine boşalması ve penisini hemen dışarı çıkarmaması gerekmektedir.

Böylelikle sperminin tamanını kadının yumurtalıkları ile buluşturma şansını yakalayabilir. Kadının da ilişki sonrasında 15 dakika kadar ayağa kalkmadan sırt üstü yatması önerilmektedir. Hemen kalkılması durumunda spermlerin dışarı akmasına neden olabilir ve bu da beklenen gebeliği engelleyebilir. Kadın sırt üstü yattığı sırada bir miktar spermin dışarı çıktığı görülebilir.

Bu normal bir durumur, içeride kalan spermler hamilelik için yeterli olabilecektir.

Hamilelik çalışmalarının yürütüldüğü dönemde sigara ve alkolden uzak durulmalıdır

Sigara içmek ve aşırı alkolün tüketilmesi erkek spermlerinde ciddi oranda azalma meydana getirebilmektedir.

Erkek sperminin azalması durumunda, spermeler yumurtalıkla buluşsa bile yetersiz sperm miktarından dolayı rahime tutunamayabilir. Bu durumda hamilelik şansı çok büyük ölçüde azaltmaktadır.

Bu yüzden çiftlerin hamilelik çalışmalarını yürüttükleri dönemde sigara ve alkolden özellikle uzak durmaları gerekmektedir.

Stresten uzak durun

İki ya da üç birleşme sonucu hamilelik hemen gerçekleşmeyebilir. Bu durumda çiftlerde sıkıntı yaratabilmektedir. Çiftlerin bu dönemde yaşadıkları kaygıların sebeplerinin nedeni stres olmalarıdır.

Stres hamileliği olumsuz yönde etkileyen çevresel faktörlerdendir. Çiftler ilk denemelerinde beklenen gebelik sağlanamamışsa hemen umutsuzluğa kapılmamalıdırlar.

Hamilelik çalışmalarına devam etmeleri ve kendilerini stresten korumaları gerekmektedir.

Doğru ilaç kullanımı

Bu dönemde çiftler kullandıkları ilaçlara dikkat etmeleri gerekmektedir. Çünkü kadın ya da erkeğin kullandığı ilaçlar çiftlerin çocuk sahibi olmalarını engelleyebilir. Örneğin anne adayının kullandığı bir ilaç yüzünden yumurtlama işleme gerçekleşmeyebilir.

Aynı şekilde erkek bireyin kullandığı ilaç iktidarsızlık, erken boşalma ya da sperm sayısında azalmaya neden olabilir. Bu dönemde kullanılan tüm ilaçların kadın doğum uzmanı bir doktoruna gösterilip, ilaç kullanımının kesilip kesilmeyeceğine karar verilmesi önemlidir.

Kafeini azaltın

Kafeinli ürünlerin özellikle de kahvenin direkt olarak hormonlara etkisi olabildiği için çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bir süre uzak kalması gereken ürünlerdendir. Bu yüzden çiftlerin bir süre kafein içeren içeceklerden kendilerini uzak tutmaları gerekmektedir.

Doktor gözetiminde olun

Birden fazla kez ilişkide bulunulmasına rağmen çiftler çocuk sahibi olamadılar ise ortada hemen korkulacak ya da umutsuzluğa neden olacak bir durum yoktur.

Böyle durumlarda uzman bir kadın doğum uzmanına başvurulabilir. Çünkü erkek de ya da kadında medikal bir hastalık olabilir bu durumda doktor tedavisi ile mümkündür.

Ayrıca doktorunuzdan alacağınız tavsiye de hamilelik yolunda çiftlere önemli avantajlar sağlayacaktır.

Beslenmenize dikkat edin

Eğer ki anne adayı hamile kalmak istediği dönemde diyet yapıyorsa derhal diyetini bırakmalıdır. Çünkü kadın vücuduna giren kalori alımı düştüğü zaman üreme hormonlarında da aynı oradan düşüş yaşanmaktadır.

Ancak bu demek olmuyor ki, aşırı kalori alın ve bununla beraber üreme hormonlarınız artış göstersin… Bu, yanlış bir kanıdır. Hamile kalınmak istenilen dönemde doğru ve dengeli beslenme yeterlidir.

Özellikle A ve D vitamini içeren yiyeceklerin yenmesi özellikle tavsiye edilmektedir.

Ağrı kesici kullanımına dikkat edin

Ağrı kesiciler hem doktor önerisi ile hem de reçetesiz alınabilindiği için ulaşımı çok kolay ilaçlardandır. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin dikkat etmesi gereken bir diğer unsur ise, bireylerin istedikleri zaman ağrı kesici kullanmalarıdır.

Örneğin kadının yumurtlama dönemi kullanacağı ağrı kesici kadındaki üreme hormonlarına olumsuz yönde etki edebilmektedir. Ağrı kesici kullanımının bu dönemde dikkat edilmesi çok önemlidir.

Kullanılması çok gereksinim duyulur ise muhakkak doktora danışılarak kullanılması önerilmektedir.

Источник: http://serkanoral.com/gebe-kalmayi-kolaylastirmanin-10-puf-noktasi/

Ev Taşımanın 10 Püf Noktası

Emzirirken Dikkat Edilmesi Gereken 10 Püf Noktası

Ağu
22
2013

Bu liste, taşınma gününe kadar yapmanız gerekenler hakkında size yardımcı olacaktır.

• Sahip olduğunuz eşyaları objektif olarak değerlendirin. Hangilerini götürmeli, hangilerini bırakmalı veya atmalısınız? Fazla eşyanın, daha fazla taşınma maliyeti yaratacağını unutmayın. Atacağınız, bırakacağınız ve taşıyacağınız eşyaları ayırmakla işe başlayabilirsiniz.

• Eğer satış değeri olan eşyalarınız varsa, bu eşyalar için ilan verebilirsiniz.

• Paketlemeyi siz yaparsanız, uygun biçimde paketlenmeyen eşyalarda oluşabilecek hasarlardan siz sorumlu olursunuz.

• Paketleme işini kendiniz yapacaksanız, porselen yemek takımı, spesifik mutfak aletleri vb. gibi nadiren kullandığınız eşyalar öncelikli olmak üzere, kolileri hazırlamaya başlayın. Kolileri hazırladıkça üzerine içeriğini ve hangi odaya ait olduğunu yazmayı unutmayın ve kolilerin taşınamayacak kadar ağır olmamasına özen gösterin

• Yeni eviniz için bir yerleşim planı hazırlamaya başlayın. Önceden yapılan planlama, eşyalar geldiği anda karar verme stresini ortadan kaldırır. Spesifik eşyaları ayrıca planınızda belirtin.

• Gazete, dergi abonelikleri ve kredi kartı adres değişikliklerinizi yapın.

• Doğal gaz, elektrik, su, telefon, kablo tv, internet bağlantısı gibi aboneliklerinizi iptal ettirmek için gerekli başvuruları yapın.

Yeni abonelikler için taşınmadan bir gün önce kullanıma hazır olacak şekilde başvurun, böylece taşınma günü her şey kullanıma hazır olmuş olur.

Beyaz eşya ve mobilya gibi eşyalarınızın demonte edilmesi, taşınmaya hazır hale gelmeleri ve yeni evde tekrar kullanmaya hazır hale gelmeleri için ilgili yetkili servislerden randevu alın.

• Eğer doktorunuzu, diş hekiminizi ve veterinerinizi değiştirmek zorunda kalacaksanız, her birinden kayıtlarınızın bir kopyalarını rica edin.

• Taşınırken seyahat etmeniz gerekecekse, gerekli planlamayı/rezervasyonları yaptırın.

• Gıda alışverişlerinizi, taşınma günü buzdolabınızda en az miktar kalacak şekilde sınırlandırın. Tüm dondurulmuş gıdalarınızı tüketmeye çalışın. Çünkü taşınmaları zor olabilir ve kullanılamaz hale gelebilirler.

• Yeni evinizin temizlenmesi için gerekli kişilerle temasa geçin. Kendiniz de temizleyecek olsanız, mümkün olduğu kadar taşınma gününe yakın bir tarih seçin. Ev, bu süre zarfına muhtemelen boş olacağı için, temizliğin titizlikle yapılmasına, kuytu yerlerin ve eskiden mobilyaların durduğu yerlerin iyice temizlenmesine dikkat edin.

• Çocuklarınızın okul nakilleri için gerekli görüşmeleri yapın.

• Bankada bir kiralık kasanız varsa, yeni taşınacağınız yerdeki bir şubeye transferi için bankanızla görüşün.

• Eğer eviniz sigortalı ise, sigorta şirketinize uyarıp, poliçenizin yeni evinize transfer edilmesini veya iptal edilmesini sağlayın.

• Eğer banka hesaplarınızı başka bir şube/bankaya aktaracaksanız, bankanızla bu durumu görüşün.

• Eğer başka bir şehire taşınıyorsanız ve oraya arabanızla gidecekseniz, aracınızı servise sokmayı unutmayın. Ayrıca, araç içerisinde eşya konulabilecek bölmeleri boşaltmayı da unutmayın.

• Toksik veya yanıcı maddeleri tüketin yada imha edin. Petrol veya gazla çalışan soba, çim biçme makinesi vb. eşyalarınız varsa, depolarını boşaltın. Depoları dolu şekilde taşınmaları sakıncalıdır ve mümkün değildir.

• Kullandığınız beyaz eşyalar ve diğer elektronik eşyaların sökülmesi ve yeniden kurulması için yetkili servise ihtiyacınız olacaksa, randevu almayı unutmayın.

• Küçük yaşta olan çocuğunuz varsa, taşınma günü onunla ilgilenmesi için bir bakıcı ayarlamak isteyebilirsiniz.

• Eğer başka bir şehire taşınıyorsanız, birkaç günlük ihtiyaçlarınız için bir bavul hazırlayın.

• Nakliyecilerin kolaylıkla fark edebilmeleri için, son yüklenecek ve ilk açılacak kolilerinizi ayrı bir yere koyun.

• Mevcut tüm faturalarınızı ödeyin ve abonelikleri, eğer sizin üzerinizeyse, iptal ettirin. Transfer edilebilecek olanlar için yeni adresinizi bildirmeyi unutmayın.

• Eğer yeni evinize taşımak istiyorsanız, evinize özel yapılmış mobilyaları ve diğer demirbaş eşyaları demonte ettirin.

Taşınmadan 1-2 Gün Önce

• Buzdolabı ve derin dondurucunuzu boşaltın ve defrost işlemine başlayın. Her ikisini de dezenfekte edin, temizleyin ve havalanmalarını sağlayın.

• Evde kasanız varsa, içindekileri boşaltın. Önemli evraklarınızı, mücevher ve değerli eşyalarınızı güvenli bir yere, kiralık banka kasasına aktarın.

• Kamyon şoförüne yeni evinize nasıl gideceğini belirten bir kroki hazırlayabilirsiniz. Ayrıca, cep telefonunuzu vermeyi unutmayın. Eğer, şehirlerarası bir taşınıyorsanız, size ulaşamadığı durumlar için alternatif bir kişinin telefonunu verin.

• Gelen kargo ve mektupları size yönlendirebilmeleri için, apartman/site görevlileri veya yöneticilerine yeni adresinizi bildirin.

Taşınma Günü

• Nakliye firması yetkilileri evinize geldiğinde, tüm detayları ve evrakları tekrar gözden geçirin. Eşyaların taşınması sırasında, taşıyıcıları yönlendirin.

Yeni Eve Ulaşınca

• Nakliye taşıtları yeni evinize varmadan önce orada olmaya özen gösterin.

• Eğer yeni evinize nakliyecilerden önce ulaştıysanız, etrafı biraz toparlamaya çalışın. Böylelikle, nakliye elemanları eşyaları hemen yerine yerleştirebilir.

• Arabanızda bulunan eşyaları, evinize taşıyın.

• Eşyalarınızı koymak istediğiniz yerleri tekrar değerlendirin.

• Nakliye firması tarafından montajı ve bağlantısı yapılacak eşyalarınız durumunu kontrol edin. Aksi durumlarda, gerekli hatırlatma ve uyarıları yapın.

• Bir kişinin eşyalar boşaldıkça eşya listesini kontrol etmesi faydalı olur. Başka bir kişi de, taşıyıcı elemanları eşyaları koymaları gereken yerler için yönlendirebilir. Tüm eşya ve koliler taşındıktan sonra, ilk birkaç gün ihtiyacınız olacak eşyaların bulunduğu kolileri öncelikle açmaya başlayın.

*

Kadın ve Kadın

Bir önceki yazımız olan İş Yerinde Sıkılanlar İçin 10 Öneri başlıklı makalemizde evde çalışma, iş hayatı ve iş yeri kuralları hakkında bilgiler verilmektedir.

Источник: https://hepsi10numara.com/ev-tasimanin-10-puf-noktasi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.