Enkoprezis alt ıslatmayla birlikte görülüyor

Enkoprezis (Dışkı Kaçırma)

Enkoprezis alt ıslatmayla birlikte görülüyor

Enkoprezis Türkçe adıyla dışkı kaçırma, genellikle istemsiz olmakla birlikte istemsiz olarak da gerçekleşebilen dışkının tuvalet gibi normal olmayan yerlere yapılma durumudur.Çoğunlukla kronik kabızlık sonucu oluşur, ancak %5 kadarında kabızlık olmadan da enkoprezis görülebilir (Erkan ve Tümay, 2001).

Enkoprezisin erkeklerde kızlardan 3 kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Enkoprezisi olan çocuklarda DEHB sıklığının genel popülasyona oranla 10 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir (Bozkurt ve Şahin, 2016).

Tanı Kriterleri:

 –En az üç ay içinde, her ay en az bir kez yaşanması,

 -Kronolojik yaşın en az 4 olması,

 -Kabızlıktan bağımsız bir durum olması,

 -Herhangi bir sağlık durumuyla ilişkilendirilmemesi.

 Doğuştan itibaren çocukta dışkı kontrolü hiç gelişmeden enkoprezis görülürse bu birincil (primer) enkoprezis, yaşamının bir döneninde dışkı  kontrolü geliştikten sonra enkoprezis başladıysa bu ikincil (sekonder) enoprezis olarak adlandırılır (Çalışkan vd., 2015).

 Altını ıslatma sıklıkla gece görülürken, dışkı kaçırma ise gündüz görülür. Enkoprezis çocuğun çamaşırına leke bulaşması ya da yoğun bir şekilde  dışkı bulaşması şeklinde olabilir. Çocuklar böyle bir durumla karşılaştıklarında genellikle utanırlar ve çamaşırlarını saklarlar.

Enkoprezis,  tekrarlayan bir durum olduğundan gerek ailede gerekse çocuklarda stres ve kaygıya sebep olan bir durumdur. Aynı zamanda bu bozukluğu yaşayan çocuklarda çeşitli davranış sorunlarına da rastlanmakta ve bu çocukların okul başarılarının düşük olduğu görülmektedir.

Enkoprezisin Nedenleri:

Bu çocuklarda dışkılama ya da kakayı tutma işleyişlerinde yapısal bir bozukluk yoktur. Bu nedenle sorun işlevseldir (fonksiyonel) (Çalışkan vd., 2015).Enkoprezisin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genel olarak biyolojik, psikolojik ve sosyal etkiler olarak sınıflandırılabilir.

Enkoprezisin önemli bir nedeni olarak kabızlık gösterilmektedir.Çocuklar sıkça dışarda oyun oynayarak vakit geçirdiklerindenenkoprezis görülen vakalarda dışkının kaçtığı anlar genellikle çocukların oyun oynarken yaptıkları çeşitli hareketler esnasında olmaktadır.Bu sırada durumla ilişkili kasların istemsiz çalışması sonucu olay gerçekleşir.

Diğer bir neden ise psikolojik olaylar olabilmektedir. Özellikle anne ve baba arasında yaşanan ya da kardeşlerle olan problemler gibi aile içi sorunlar da enkoprezisi tetikleyen etkenlerdendir. Ancak, çocuğun dışkı kaçırmasını öncelikle ve sadece böyle bir nedene bağlamak asıl nedenin gözden kaçmasına ve sorunun daha da derinleşmesine neden olabilir (Çalışkan vd., 2015).

Tuvalet eğitimi sırasında anne ve çocuk arasındaki olumsuz ilişki de enkoprezisin bir diğer nedeni olarak görülebilir. Tuvalet eğitimi verilirken çocuğa yönelik uygulanan sert davranışlar ve katı disiplin, bu tür davranışlara bir tepki olarak çocuğun dışkı kaçırmasına sebep olabilmektedir.

Enkoprezisin Tedavisi:

Enkoprezisin tedavisinde tuvalet eğitimi, davranış terapisi, farmakolojik ve fizyopatolojiye dönük yaklaşımlar yer almaktadır (Çalışkan vd., 2015).

Tedavide önce nedene yönelmek gerekir. Enkoprezisin nedeninin iyi belirlenmesi tedavinin başarılı olmasında önemli bir etkendir. Nedenlerin erken teşhisi, tedavinin de erkenden başlamasını sağlar.

Öncelikle tedavide aileye sorun ile ilgili bilgi verilmelidir (Goulet, 1999). Dışkı kaçırma eylemi alışkanlık haline dönüşebileceğinden ebeveynlerin duruma verecekleri tepkiyi doğru ayarlamaları gerekmektedir.

Ani ve sert bir tepki durumu şiddetlendirebileceği gibi süreğenliğini de artırma riski taşır. Bunun gibi tuvalet eğitiminin zamanı, mevsimi de büyük önem taşır. Çocuğun kaslarının gerekli olgunluğa ulaşmış olması eğitimdeki ilk koşuldur.

Hem çocuğun duruma alışması hem de ortaya çıkabilecek olumsuz durumları engellemek amacıyla gün içerisinde belirli aralıklarla (sabah uyandığında, yemek yediğinde ya da su içtiğinde, gece yatarken vs.) çocuğun tuvalete çıkması sağlanmalıdır.

Bu süreçte çocuğun yaptığı hatalara aşırı tepkiler verilmemeli, hoşgörüyle yaklaşılmalı ve cezalar verilmemelidir. Ayrıca, kabızlık durumunda mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Kaynakça:

Erkan, T. & T. Tümay, G. (2001). Kabızlık Dramatik Bir Olay Mıdır? Türk Pediatri Arşivi, 36, 186-191.

Çalışkan, H.,Avşaroğlu, S., Efilti, E., Arslan, G., Görgün, B., Öğülmüş, K., Bural, B. & Baltacı, Ö. (2015) Çocuk ve Ergenlerde Gelişimsel ve Davranışsal Bozukluklar Ankara: Vize

Bozkurt, H. & Şahin, S. (2016). Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda Atomoksetin İle Düzenlenen Bir Enkoprezis Olgusu, Türk Psikiyatri Dergisi, 27(2): 147-148

Goulet, O. (1999). Management Of ChronicConstipationInTheİnfant. Archives De Padiatrie: OrganeOfficiel De La SocieteFrancasie De Pediatrie, 6(11), 1224-1230.

SENA TOPAL

Yıldız Teknik Üniversitesi- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik/ 2. Sınıf

Источник: https://www.guncelpsikoloji.net/psikopatoloji/enkoprezis-diski-kacirma-h6413.html

Çocuklarda alt ıslatma nedenleri ve tedavisi

Enkoprezis alt ıslatmayla birlikte görülüyor

Nörolog Dr. Mehmet Yavuzaslında alt ıslatmanın çocuk sağlığı ve hastalıklarında  en sık rastlanan problem olduğunu söyleyerek çocuklarda alt ıslatmasının nedenleri ve tedavisi hakkında kapsamlı bilgiler verdi.

Çocuklarda alt ıslatma sorunu Enuresis nedir?

Çocuklar mesane kaslarının kontrolünü 2-3 yaşlarına geldiğinde kazanır. Gündüz genellikle     2 yaş civarında, gece ise 4-5 yaşları arasında alt ıslatma sorunu ortadan kalkar.

Eğer çocuklar 5 yaşını geçmesine rağmen bedeninde fiziksel bir anormallik olmadığı halde uykusunda istemsizce idrar kaçırmaya devam ediyorsa alt ıslatma sorunundan söz edilebilir.

Çocuklarda alt ıslatma sorunu % 80 gece (enuresis nocturna), %5’ i ise gündüz ( enuresis diurna) görülmektedir. Alt ıslatma erkek çocuklarda kız çocuklara oranla daha fazla gözlemlenir.

Çocuklarda idrar kaçırmanın birçok nedeni olabilir

Çocuklarda alt ıslatma nedenleri

Ebeveynler çocuklarının tuvalet ihtiyaçlarını kendi kendilerine çözmelerini beklerler. Bilinmesi gereken küçük yaştaki bir çocuğun tüm kas sistemi işleve hazır görünse de çocuğun sinir- kas kontrolü yavaş gelişebilir. Buna tıp dilinde primer enuresis adı verilir. Sinir ve kas kontrolünün yavaş gelişmesinden kaynaklanan bu durum zamanla kaybolur.

Çocuklarda alt ıslatma nedenleri: Çocuktaki ruhsal gerginlik durumları

Çocuğun duygusal dünyasında gerginliğe neden olan durumlar tuvalet kontrolü oluşan bir çocukta gerilemeye neden olabilir. Yeni bir kardeşin aileye katılması nedeniyle ilgi çekmek için kardeşine özenerek altını ıslatabilir.

Ailenin tuvalet eğitimine zamanından önce başlaması ve bu eğitimi verirken baskıcı bir tutum takınması çocukta korku ve endişeye sebep olur ve çocuğun duygusal dengesini bozar.

Tuvalet eğitimi konusunda hiç eğitim verilmemesi de enüresise neden olabilir. Çocuk 2.5 yaşına geldiğinde bu eğitime başlanabilir.

Ancak tuvalet eğitime başlamadan önce çocuğun buna hazır olup olmadığı da gözlemlenmelidir.

Ebeveynlerin yanlış tutumları nedeniyle çocukta oluşan davranış bozukluklarının en yaygın nedeni zorlamadır. Tüm çocuklara için geçerli olmasa da tuvalet eğitimi verilirken zorlanan çocukların bazıları, ileride yataklarını ıslatan, enuretik çocuklar olurlar.

Çocuklarda alt ıslatma nedenleri: Psikolojik nedenler

Alt ıslatma sorunu ile çocuğun duygusal dünyası arasında bir bağ vardır. Uykuda idrar kaçırma çocuğun duygularını sözlü olarak ifade edememesinin dışa vurumudur. Ailesinden yeterince ilgi ve sevgi göremeyen çocuk altını ıslatarak ilgi alaka beklediğini göstermiş olur.

Aşırı ilgi sonucunda da, alt ıslatmayla birlikte çocukta tırnak yeme, parmak emme, bebeksi hareketler ve konuşmalar gözlemlenebilir.

Aile içinde huzursuzluk, eşler arasındaki tartışmalar, anneye aşırı bağımlı olma, ailenin kuruyucu tutumu da hastalığın oluşmasındaki nedenler arasındadır.

Bazı çocukların uykusu çok derin olabilir. Gece idrar kaçırmanın önüne çekmek için ebeveynler geceleyin çocuğu uyandırıp tuvalete götürmek isteseler bile uyandıramadıklarını ifade ederler. Çocuğun uykusu derin ise idrar torbası dolsa bile beyne giden habere rağmen tepki veremezler.

Çocuklarda alt ıslatma nedenleri: Genetik Faktörler

Araştırmalara göre çocukta alt ıslatma sorununun başka bir nedeni de genetik faktörlerdir. Tek ebeveyn çocukluğunda aynı problemi yaşadıysa, çocuğunda olma olasılığı %44; hem annede hem babada bu sorun yaşandıysa çocukta görülme olasılığı %77 olduğu gözlemlenmiştir. Enuretik çocuklar içine kapanık, çekingen bir yapıya sahiptirler.

Kız çocuklarında idrar yolları enfeksiyonu daha yaygın

Bu sorun onların sosyal hayatını da olumsuz yönde etkiler. Mesela sürdürmekte olduğu herhangi bir hobi için yatılı bir kampa katılamaz, arkadaşlarının ya da akrabalarının evinde kalamazlar.

Anne babalar çocuklarının bilinçli olarak altlarını ıslattıklarını düşünebilirler. Oysaki çocukların büyük bir çoğunluğu altını istem dışı ıslatır.

Bilinçli ya da bilinçsiz eğer bir çocuk altını ıslatıyorsa rahatsız olduğu bir durum var demektir. Alt ıslatma davranışının yaygın olması bunun önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Eğer çocuk 5 yaşını doldurmasına rağmen hala altını ıslatmaya devam ediyorsa profesyonel yardım almalıdır. Tedaviye başlamadan önce çocuğun motive edilmesi gerekir.

Bunun içinde anne babanın çocukla sıcak bir iletişim kurması, problemin çözüleceğine dair çocuğa güven vermelidir. Her çocuk sabah uyandığında kuru kalmayı ister. Yatağını ıslattığı zamanlarda bu durumdan dolayı sıkıntı ve utanç duyar.

Altını ıslattığı için çocuğa bağırmak, hakaret etmek, suçlamak, cezalandırmak ters tepki yaratabileceği gibi özgüven kaybına neden olur.

Bu sorunu düzeltmek için su içirmemek ya da gece rastgele saatlerde çocuğu uyandırmak hastalığın tedavisi için kökten bir çözüm değildir.

Sadece yatağın o gece kuru kalmasını sağlar. Kuru kalktığı zamanlarda çocuğu ödüllendirmek, ‘’bunu başarabileceğini biliyordum’’ gibi ifadeler motive edici olacaktır. Başaramadığı zamanlarda ise çocuğa zaman tanınmalı, sabırlı ve sevecen bir tutum içerisinde ‘’bunun üstesinden beraber gelebiliriz’’şeklinde yaklaşılmalıdır.

Çocuklarda alt ıslatma tedavisi

Çoğu çocuk, altlarını ıslatmaktan, hiç yardım almadan kendi kendilerine kurtulabilir. Çoğu kez, ıslatma sekiz veya dokuz yaşından sonra da çok sık devam ediyorsa, sorun kendi başına geçmez. Yatak ıslatmayı tedavi etmenin birçok yolu vardır.

Herhangi bir bedensel sorun olmadığından emin olmak ve idrar torbasının gün boyunca nasıl çalıştığını görmek için bir sağlık profesyoneli çocuğu kontrol etmekle işe başlar.

Ardından yatak ıslatma tedavisinde en yaygın olarak kullanılan mevcut birkaç yöntem uygulanır: İdrar torbası eğitimi programları çocuğa sağlıklı bir idrar torbasına sahip olma alışkanlıklarını öğretir.

Bu, çocuğun bol miktarda sıvı almayı ve tuvalete gitmesi gerektiğinde idrar torbasını iyice boşaltmayı öğrenmesi anlamına gelir. Bu da, ıslatmaya neden olan ani dürtüleri azaltır. Çok miktarda idrarı gün boyunca tutmayı öğrenmek, geceleri yatak ıslatmamada her zaman yardımcı olmaz. Çocuk yatağı ıslattığında çalan gece alarmları.

İdrar tutamama nedenleri ve tedavisi

Bunlar çocuğa idrar torbasının dolduğunu hissettiğinde uyanmayı öğretir. Alarm, yatakta veya çocuğun külotunun içinde kullanılır.

En iyi sonuç, çocuklar kuru kalmak istediklerinde, çok sık ıslattıklarında, geceleri ana veya babadan yardım aldıklarında ve alarmı birkaç ay boyunca her gece kullandıklarında alınır.

Kimi çocuklar alarmı kullanarak bir süre yatak ıslatmazlar ama daha sonra yeniden başlarlar.

Alarmlar bu kötüye gidişten sonra yeniden işe yarayabilir. İdrar torbasının etkinliğini değiştiren veya gece boyunca üretilen idrar miktarını azaltan ilaçlar veya spreyler doktor tarafından verilebilir.

Bu ilaçlar, idrar torbasının geceleri daha iyi çalışmasına yardımcı olmak üzere kullanılabilir. İlaçlar yatak ıslatmayı çoğu kez tek başına tedavi edemez.

İdrar torbasının işlevi iyileştirilmelidir, yoksa ilaç kesildiğinde yatak ıslatma sorunu yeniden tekrarlayabilir.

  1. Beslenme alışkanlıkları gözden geçiril­melidir ve günlük sıvı alımı düzenlenmelidir. Gün içinde 6-7 kez 250 ml kadar, ya da 30ml/kg/gün olacak şekilde sıvı alımı sağlanmalıdır.
  2. Akşamları yatmadan 2 saat önce aşırı sıvı alımı mümkün olduğunca kısıtlanma-lıdır. Akşam yemeğinden sonra ve yatma­dan önce kafein, çay, kahve, kola, gazlı içecekler, tuzlu gıdalar ve kalsiyum alımından kaçınılmalıdır.
  3. Kabızlık ve boşaltım sorunları çözümlenmeli, düzenli gaita yapma alışkanlığı kazandı­rılmalıdır. Bununla ilgili olarak diyet ve gerekirse ilaç tedavisi önerilmelidir.
  4. Fizik aktivitesi düzenlenmeli, uzun süreli televizyon izleme, bilgisayar oyunları oynama gibi uzun süreli oturur pozis­yonda kalması engellenmelidir.
  5. Evde ve okulda 2-3 saatte bir düzenli tuvalete gidilmesi ve idrar yapılması sağlanmalıdır (günde 5-7 kez). Çocuğun pelvik taban kaslarının gevşemesi ve mesanenin ve barsakların tam boşalma­sının sağlanması için tuvalette uygun po­zisyonda oturması, ayaklarının yere basması sağlanmalı, gerekirse ayakları altına bir basamak konulmalıdır.
  6. Yatmadan önce mutlaka mesane boşal­tılmalıdır. Uyuduktan 2 saat sonra uyandı­rılarak idrar yapması sağlanmalıdır.
  7. Gece tuvalete kolay ulaşması sağlan­malıdır, yataktan iniş kolay olmalı, ge­rekirse koridorun ışıkları açık tutulmalıdır.
  8. Bez bağlamaktan kaçınılmalıdır.
  9. idrar kaçırma sonrası çocuğun ve giysi­lerin temizlenmesinde, çarşafın değiştiril­mesinde çocuğun aktif katkısı ve yardımı sağlanmalıdır.
  10. Ailenin ceza uygulaması önlenmelidir.
  11.  Çocuğun ıslak ve kuru geceleri takvim şeklinde not etmesi istenmelidir.

Destekleyici tedavi tek başına yeterli olmaz, bu nedenle diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanılmalıdır.

Çocuklarda alt ıslatma tedavisi: psikoterapi

Alt ıslatmaya sebep olan psikososyal faktörler varsa bu durumun çocukta yarattığı ruhsal sorunların üstesinden gelinmesi için doktorunuz uygun görürse bireysel terapi, oyun terapisi veya aile terapisi önerilebilir.

Çocuklarda alt ıslatma tedavisi: ilaç tedavisi

Alt ıslatma tedavisinde ilaç, çocuğun bu durumuna psikosoyal bir durum eşlik etmekteyse; çocukta kaygı bozukluğu, depresyon gibi hastalıklar varsa tercih edilir. Alt ıslatma sorununda kullanılabilen birçok farklı ilaç tedavisi bulunmaktadır.

Bu ilaçlar çocuğun ruhsal durumunu düzelterek, idrar torbasının kapasitesini genişleterek, uyku derinliğini azaltarak ve idrar salınımını azaltan hormonları artırarak etkili olurlar.

Toplumda yaygın olarak dile getirilen bu ilaçların kısırlık yaptığı, beyne zarar verdiği, çocuğun gelişimini etkilediği ve bağımlılık yaptığı söylentileri asılsızdır.

Çocuklarda alt ıslatma alarm tedavisi

Özellikle uyanma sorunu olan çocuklarda en etkili tedavi yöntemidir. Çocuk idrar yaptığı anda alarm çalarak çocuğun uyanmasını sağlar. Etkinliği zaman içinde mesane doldu­ğunda henüz idrar kaçırmadan uyanmanın öğrenilmesini sağlamasıdır. Tedavide ilk seçe­neklerden olabilir.

Başarı şansı %65-75 civarındadır. Relaps riski 6 aylık izlemde %15-30 oranındadır. Aile ve çocuğun motive olması şarttır. Her alarm çaldığında çocuk tuvalete götürülmelidir, uzun süreli bir tedavidir. Etkin olmadığını söylemek için en az 6-8 hafta uygulan­malıdır.

Eğer cevap alınırsa 3-5 ay tedaviye devam edilmelidir.

Ancak bazı aileler bu sürece uyum sağlayamaz. Uygulaması zor ve özveri gerektiren bir tedavi yöntemidir. En önemli başarısızlık sebebi ailenin uyumsuzluğudur. Aile erin %10-30’u tedaviyi tamamlayamamaktadır.

Özellikle 8 yaş altındaki, uyumlu ve ilgili ailesi olan, mesane kapasitesi yeterli ve noktürnal poliürisi olmayan çocuklarda tercih edilmesi başarı şansını artırır.

Tedavinin etkinli­ğinin az olduğu durumlar genellikle ailenin takibinin yetersizliği, düzensiz ve özensiz kullanma, ailenin konuya aşırı stresli yaklaşımı, hastanın psikolojik durum bozukluğu veya uyumsuzluğu, alarmın sesinin hastayı uyandır­maya yetmemesi, aile düzeninin bozukluğu, ev ortamının yetersizliği veya çocuğun gecede birden fazla ıslatmasıdır.

Tedavi etkin olmasına karşın her aile için uygun olmayabilir. Relaps sonrası tekrar tedaviye başlandı­ğında benzer başarılar elde edilir. Farklı tip alarmların etkinlikleri arasında fark yoktur. Randomize klinik çalışmalarla desteklenen bir tedavi yöntemidir.

Çocuklarda alt ıslatma tedavisikonusunda anne babalar ne yapabilir

Doktor, fizik tedavi uzmanı veya idrar ve aptes tutma danışman hemşiresi gibi çocukların idrar tutamama sorunları hakkında özel eğitim almış bir sağlık görevlisinden yardım isteyin. Bedeninin nasıl çalıştığı ile ilgili olarak çocuğunuzla konuşun.

Sorununa neyin neden olduğunu çocuğunuza anlatın. Çocuğunuzla, kendisini iyi hissetmesine yardımcı olacak şeyleri birlikte yapın. Sağlık profesyonelinin tavsiyelerini yerine getirdiğinde çocuğunuzu övün.

İdrar tutamama sorunu olan birçok çocuk yeterince su içmediğinden, çocuğunuzun günde beş veya altı bardak su içmesini sağlayın.

Çocuğunuzun içtiği gazlı içecek sayısını azaltmaya çalışın. Çocuğunuzun kuru kalmayı seçmesini destekleyin ve kullandığı tedaviler konusunda olumlu olun. İdrar sorununu kötüleştirebileceği için kabızlığa dikkat edin. Bu sürekli bir sorun ise, tıbbi yardım isteyin.

Çocuğunuz yatak ıslatma alarmı kullanıyorsa, çaldığında kalkın ve onun uyanmasına yardımcı olun ve giysilerini ya da çarşafı değiştirin. Tuvalete gitmenin kolay olması için geceleri yeterli ışık olmasını sağlayın. Yardımcı OLMAYAN bazı şeyler de vardır: Yatak ıslatma için CEZA VERMEYİN.

Çocuğu arkadaşları veya ailenin önünde UTANDIRMAYIN. Tuvalete gitmesi için çocuğu gece KALDIRMAYIN. Bu, yatak ıslatmalarını bazen azaltır ama, çocuğun kuru kalmayı öğrenmesine yardımcı olmaz. Ailenin diğer bireyleri stresli bir dönem geçiriyorsa, yatak ıslatma sorununu çözümlemeye ÇALIŞMAYIN.

 Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/cocuklarda-alt-islatma-nedenleri-ve-tedavisi/

Tuvalet Sorunları

Enkoprezis alt ıslatmayla birlikte görülüyor

Gelişimsel olarak çocukların 3 yaşının sonuna kadar mesane kontrolünü sağlaması beklenir. Gece kontrolünü ise 4 yaşının sonuna kadar tamamlaması beklenmektedir.

Genel olarak çocukların 5 yaşına kadar ara sıra gündüzleri ve geceleri alt ıslatması normal olarak kabul edilir, ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte alt ıslatma oranının azalması beklenmektedir.

Ancak 5 yaşından sonra alt ıslatmanın gece veya gündüz yineleyici bir şekilde devam etmesi durumunda enürezisten bahsedilebilir.

Enürezis sıklık olarak 5 yaşındaki çocuklarda , 8 yaşındaki çocuklarda %4 ve ergenlerde %1 oranındadır.

Enürezis için tanı kriterleri aşağıdaki gibidir;

  • Yatağa ya da giysilere yineleyici bir şekilde idrar kaçırma (istemsiz veya amaçlı olarak),
  • En az ardışık üç ay, haftada iki kez ortaya çıkan bir sıklıkta olması ya da klinik açıdan belirgin bir sıkıntı yaratması ya da toplumsal alanda ya da okulda veya diğer alanlarda işlevsellikte bozulmaya yol açması,
  • Takvim yaşının en az 5 olması,
  • Bu davranışın bir ilacın veya genel tıbbi durumun (diabet, spina bfida, bir konvulziyon bozukluğu) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı olmaması olarak tanımlanır.

Enürezis eğer geceleri oluyorsa nokturnal, gündüzleri oluyorsa diurnal olarak adlandırılır. Gündüzleri alt ıslatanların bir kısmının tuvalete koşarken veya pantolonunu indirirken idrarlarını kaçırdıkları belirtilmektedir. En az üç aylık kuruluk periyodunun olmadığı durumlar birincil enüresiz olarak adlandırılmaktadır.

Birincil enürezis genel olarak biyolojik, genetik etmenler ve gelişimsel problemler nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ancak sekonder enürezis denilen durumda belirli bir kuru dönem olmasına karşın alt ıslatmanın ortaya çıkmasıdır. Bu gibi durumlar daha çok psikososyal nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Psikososyal sorunlar olarak tuvalet eğitimine erken başlanması, katı tuvalet eğitimi, anne babanın cezalandırıcı davranışları, aile ortamındaki stres, aile ortamındaki önemli değişiklikler belirtilmektedir.

Özellikle kardeş doğumu, bazı çocuklarda kardeş kıskançlığı yaratıp çocukların regrese olmasına yol açabilmekte ve enürezis sorununu ortaya çıkarabilmektedir.

Enüresiz Tedavisi

Enüresiz tedavisine başlanmadan önce alt ıslatmanın herhangi bir organik nedene bağlı olup olmadığının anlaşılması için mutlaka bir tıbbi değerlendirme yapılması önerilir.

Herhangi bir tıbbi nedene rastlanmaması durumunda ise alt ıslatmanın altında yatan duygusal problemlerin anlaşılmasına çalışılır.

Bunun yanısıra aileye danışmanlık verilerek, aileye ev ortamında uygulayabilecekleri mesane kontrol teknikleri, koşullandırma yöntemi gibi farklı yöntemler öğretilir.

Enkoprezis (Kaka Kaçırma)

Çocuğun gelişimsel olarak bağırsak kontrolünü sağlayacak, kaka tutma ve bırakma işlevini kontrol edebilecek yaşta olmasına karşın kakasını uygunsuz yerlere yapması enkoprezis adı verilir. Enkoprezis tanısı 4 yaş ve üzeri olan bireyin en az 3-4 ay süreyle en az bir kez kakasını kaçırması durumunda konur.

Enkoprezis dört yaşındaki çocuklarda yaklaşık % 4 oranında, 10 yaşındaki çocuklarda yaklaşık % 1.6 oranında görülmektedir. Erkeklerde görülme sıklığının altı kat daha fazla olduğu belirtilmektedir.

Enkoprezis tanı kriterleri aşağıdaki gibidir;

  • İstemsiz ya da amaçlı olarak, yineleyen bir biçimde dışkının uygunsuz yerlere (örn. giysilerin ya da döşemenin üstüne) yapılması,
  • En az 3 ay süreyle ayda en az bir kez böyle bir olayın olması,
  • Takvim yaşının en az 4 olması (ya da eşdeğer bir gelişim düzeyi),
  • Bu davranış sadece bir maddenin (örn. laksatifler) ya da konstipasyona neden olma ile ilişkisi olmayan genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

Enkoprezis; kabızlıkla birlikte görülen ve kabızlığın olmadığı enkoprezis olarak ikiye ayrılmaktadır. Bebekliten beri kronik kabızlık çeken çocuklar refleks olarak kakasını tutabilmektedir. Bununla bağlantılı olarak bir süre sonra bu durumu kontrol edemeyip, altına kaçırabilmektedir. Kabızlık sorunu yaşayan çocuklarda tuvalet eğitimi verilirken, sabırlı yaklaşmak önemlidir.

Tuvalet eğitimi sırasında yaşanan çatışmalar çocuğun enkoprezis sorununu daha kötü bir boyuta taşıyabilmektedir. Bu tür enkoprezis primer enkoprezis olarak adlandırılır. Çocuğun bağırsak kontrolünü sağlamasına rağmen bir süre sonra kaka kaçırmaya başlaması sekonder enkoprezis olarak adlandırılır. Bu tür durumların genellikle psikososyal nedenlerden kaynaklandığı söylenebilir.

Çocuk biyolojik olarak hazır olmamasına rağmen tuvalet eğitimi verilmesi, tuvalet eğitimi sırasında ailenin katı bir tutumla yaklaşması gibi durumlarda kaka kaçırma problemi görülebilmektedir. Bunun yanısıra özellikle ebeveynlerin çok titiz bir tutum takınması, bu titizlikle çocuğa yaklaşması kimi zaman çocuğun tepkisel olarak kaka kaçırmasına neden olabilmektedir.

Aile içerisinde yaşanan stresli durumlar, aile içerisindeki önemli değişimler, zorlu hayat olayları da çocukların bu tür tepkiler vermesine yol açabilmektedir. Çocukların hayal dünyasında tuvalet ve kaka yapma ile ilgili farklı şeyler olabilmektedir. Bazı çocukların bu nedenle korku yaşadığı görülmektedir.

Bu korku da kimi zaman çocukların kaka tutmasına ve kaka kaçırmasına neden olabilmektedir.

Enkoprezis çocukların özgüvenini, sosyal ilişkilerini, okul başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuklarda içe kapanma, sosyal ilişkilerden geri çekilme, okul reddi gibi problemlere yol açabilmektedir. Bu nedenle tedavi edilmesi önemlidir.

Enkoprezis Tedavisi

Kabızlıkla birlikte görülen enkoprezis tedavisi beslenme danışmanıyla işbirliği yapılarak gerçekleştirilir.

Kişinin kabızlık sorununu en aza indirgemeye yönelik bir diyet programının uygulanmasının yanı sıra, kabızlık sorunun ve enkoprezis sorununun çocukta yarattığı duygusal etki üzerine çalışılır. Sekonder enkopreziste soruna yol açan duygusal nedenler anlaşılmaya çalışılır.

Çocuklarla oyun terapisi, bilişsel davranışçı terapi uygulamaları yapılır. Aileye ise soruna yönelik yapılabileceklerle ilgili bilgilendirme yapılır, müdahale teknikleri anlatılır.

Источник: https://www.monomente.com/tr/icerik/24/tuvalet-sorunlari

Farklı Tedavi Yöntemleri ile Alt Islatmaya Son

Enkoprezis alt ıslatmayla birlikte görülüyor

Her 100 çocuktan biri ergenlik çağında da alt ıslatma sorununu yaşıyor. İlaç tedavisinin alarm yöntemi ile birlikte kullanılması, tedavide başarı şansını arttırıyor.

Ailelerin bu sorunu yaşayan çocuklarına yaklaşımları sorunu çözümlemede son derece etkili oluyor. Bazı anne ve babaların çocuğun yatak ıslatmasına tepki göstermesi, ya da cezalandırma yoluna başvurması, bu sorunun çözülmesini hem zorlaştırıyor hem de derinleşmesine neden oluyor.

Ankara Üniversitesi Çocuk Ürolojisi Uzmanı Dr. Berk Burgu’ya alt ıslatma ile ilgili sorularımızı sorduk. Kendisine verdiği yanıtlar için teşekkür ederiz.

Her 100 çocuktan biri ergenlik çağında da alt ıslatma sorununu yaşıyor…

Gece altını ıslatma nedir? Sıklığı ne kadardır?

Enürezis de denilen bu durum 5 yaşından sonra çocuğun uykuda yatağını ıslatması olarak tanımlanabilir. Oldukça sık görülen bu gece ıslatmaları aslında normal gelişim sürecinin bir parçası olarak kabul edilmelidir ve 5 yaşından sonra devam etmesi halinde ancak bir sorun olarak tanımlanabilir.

3 yaşındaki çocukların % 30’u yatağını ıslatırken, 6 yaşında bu durum % 10’lara, 12 yaşında % 3’lere geriler.  Kabaca her yaşla  % 15 kaybolma özelliği gösteren bir durum olduğunu söyleyebiliriz. 100 altını ıslatan çocuktan birinin ergenlik döneminde de bu sorunun devam ettiğini biliyoruz.

Sıklıkla aile hikâyesi olan, yani ailenin başka bireylerini de etkileyen bu durum erkeklerde daha fazla görülür.

Tuvalet eğitimi kaç yaşında başlamalıdır? Alt ıslatma kaç yaşına kadar normal sayılır?

Tuvalet eğitiminin yaşı toplumdan topluma değişmekle birlikte kabaca 12 ay ile 4 yaş arasında gerçekleşir. Erkek çocuklarda tuvalet eğitimi kızlara göre daha geç oluşur. Barsak kontrolü ilk olarak oluşur.

2 yaşında bazı çocuklar gündüzleri kuru kalmayı başarırken, 3 yaşında her 10 çocuktan dokuzu gündüz tuvalet eğitini tamamlamıştır. Tuvalet eğitimine başlamak için kesin bir yaş söylemek yerine çocuğun hazır olduğuna dair bazı işaretleri beklemek daha uygun olacaktır.

Bunlar arasında çocuğun kirli bezinden rahatsız olması ve bezini işaret etmesi gündüz en az iki saat kuru kaldığı periyotların olması sayılabilir. Gece kuruluğu ise en son oluşur ve sıklıkla 3-5 yaşlar arası tamamlanır.

Yukarda da bahsedildiği üzere 5 yaşından sonra devam etmesi durumunda gece altını ıslatma bir sorun olarak kabul edilmelidir.

Gece altını ıslatmanın kaç çeşidi vardır?

Birincil tip alt ıslatmada idrar kaçırmalar, bebeklik döneminden itibaren kesintisiz olarak sürmektedir. Birincil alt ıslatma, bu sorunun yaklaşık %75-80’ini oluşturur. İkincil tip alt ıslatmada ise, en az altı aylık idrar kontrolünün kazanıldığı bir dönemin ardından idrar kaçırmalar başlamıştır.

Gece idrar kaçırma bazen pek çok belirtisi olan işeme bozukluğunun bir parçası olur. Bu durumda sıklıkla gündüz semptomları da enürezise eşlik eder. İşeme sıklığında olan değişiklikler, gündüz çişini ertelemeye yönelik bir takım hareketler (bacaklarını makaslama, çömelme vb.), kabızlık, sıkışma ve gündüz de çamaşırlarını ıslatma bu belirtiler arasında sayılabilir.

Birtakım çocuklarda ise gündüz belirtilerinin hiçbiri olmaksızın tek başına gece ıslatması oluşur.

Üriner sistem enfeksiyonları gece alt ıslatmaya neden olabilir

Nedenleri nelerdir?  Bazı hastalıklar buna neden olabilir mi?

Gece altını ıslatmayı açıklamaya yönelik pek çok görüş bulunmaktadır. Ancak bunları gece oluşan idrar miktarının fazla olması, uyanma ile ilgili sorunlar ve gündüz belirtilerinin eşlik ettiği işeme bozukluğu olarak 3 ana kategoriye ayırmak mümkündür.

Genellikle gece oluşan idrar miktarı gündüz idrar miktarının yarısı kadardır. Bunu gece salgılanan ve vücutta su tutulmasına yardımcı olarak idrarı azaltan bir hormon sağlamaktadır.

Eğer bu hormonun salınma ritminde bir problem varsa, gece oluşan idrar miktarı çocuğun mesane kapasitesinden fazla olur ve kaçınılmaz olarak gece ıslatmaları oluşur. Gece mesanenin dolduğu sırada olan uyanma zorluğu da nedenler arasındadır.

Sıklıkla gece ıslatmaları bu iki durumun birlikteliği ile oluşur.

İdrar depolandığı sürece normalde mesane kasının gevşek olması ve işeme anında ise verimli bir şekilde kasılarak mesaneyi boşaltabilmesi gerekir. Yukarıda bahsettiğim işeme bozukluğu gibi bazı durumlarda idrar depolandığında uyku sırasında mesane kasında kasılmalar olmakta ve idrar kaçabilmektedir.

Bunların yanı sıra bazı özel durumlar da gece ıslatmalarına neden olabilir.  Üriner sistem enfeksiyonlarının bazen başka belirtilerin yanı sıra gece ıslatmalarına neden olduğunu bilmekteyiz.

Oldukça nadir olmakla beraber özellikle erkeklerde geç başlayan gece ıslatmalarında mesaneden sonra idrar kanalında olabilecek valf denen yapılar da akla getirilmelidir.

Bütün bu korkutucu neden listesine karşın sıklıkla gece ıslatmalarının normal mesane santral sinir sistemi gelişiminin bir parçası olduğunun ve bunun gecikmesinden kaynaklanabileceğinin ve sıklıkla kendi kendine düzeleceğinin unutulmaması gerekir.

Gece altını ıslatan çocuklara hangi testler uygulanır?

Gece altını ıslatan çocuklarda hiç şüphesiz ki ilk yapılacak iş bir işeme günlüğünün doldurulmasıdır. Günlükler durumun sıklığı ve şiddeti hakkında bilgi sağladığı kadar gündüz belirtilerinin varlığını da araştırır ve hekime önemli bilgiler sağlar.

İdrar yoğunluğunun ve enfeksiyon varlığının araştırılması amacıyla basit bir idrar analizi faydalı olacaktır. Bazen gece oluşan idrar miktarının saptanması önerilebilir. Eğer gündüz belirtileri de olan işeme bozukluğundan şüphe varsa uroflovmetri denen işeme testi bazı çocuklarda gerekebilir.

Çok nadiren tedaviye dirençli olgularda daha invaziv testler uygulanır.

İlaç tedavisinin alarm yöntemi ile birlikte kullanılması, tedavide başarı şansını arttırıyor

Tedavide kullanılan yöntemlerden bahseder misiniz? 

Her şeyden önce basit bazı önlemler problemin çözülmesine yardımcı olabilir. Yatmadan 2 saat öncesinden başlanan sıvı kısıtlaması, uykudan önce mesanenin boşaltılması bunlar arasında sayılabilir. Genellikle gece kaçırmaları uykunun ilk 2 saati içinde gerçekleşmektedir.

Eğer çocuk uyuduktan bir saat sonra kaldırılıp tuvalete götürüldüğünde kuruluk sağlanıyorsa bu önerilebilir. Ancak hekime başvuran pek çok ailede bunlar denenmesine karşın sorunun devam ettiğini biliyoruz.  Günümüzde 5 yaşından sonra gece ıslatmaları devam eden çocuklar için kabul edilen başarılı iki tedavi yöntemi mevcuttur.

Bunlardan ilki yukarıda bahsettiğim gece idrar miktarını azaltan hormonun yetersizliği ya da salınım ritminde bozukluk varsa bu hormonun analoglarının verilmesidir. Bu tedavi yöntemi ilaç kullanılmaya başlanır başlanmaz sıklıkla sonuç vermektedir.

Aileler ve çocuk için motivasyon da sağlayan bu yöntemin tek dezavantajı ilaç kesiminde tekrarlama riskinin olabilmesidir. Bu nedenle tedavi bitiminde ilacın çocuğa özel bir şekilde kesilmesi uygun olacaktır.

İkinci tedavi yöntemi ise alarm cihazlarıdır. Gece ıslatan çocuklarda şartlı bir refleks oluşturma prensibine dayanan bu yöntem genellikle uyanma zorluğu olan çocuklarda önerilmektedir.

Her alarm çaldığında aile çocuğu uyandırmalı ve tuvalete götürmelidir. Bu tahmin edilebileceği üzere sabır gerektiren bir yöntemdir ve en az 3 ay süre ile düzenli olarak uygulanmalıdır.

Tedaviye alınan yanıt ancak bu süre sonunda oluşmaya başlamakta ve tekrarlama oranı düşük olmaktadır.

Bazı gece ıslatan çocuklarda bu iki yöntemin kombinasyonu kullanılabilir. Bütün bunlara dirençli ve özellikle gündüz belirtileri olan olgularda başka ilaçlar kullanılsa da başarı oranı daha düşüktür.

Tedavide kullanılan ilaçlar kısırlık yapar mı?

Tüm tedavi kılavuzlarına girmiş bu ilaçların böyle bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Tedavi ne kadar sürer? Bu çocuğun yapısına göre değişir mi?

Tedavi genellikle 3- 6 ay sürer. Hem çocuğun, hem de ailenin motivasyonunun bu uzun tedavi süresince korunması önemlidir. Tedavinin kesilmesi hastaya özel doz azaltma protokollerine göre yapılır ise problemin tekrarlama riski azalacaktır. Alarm tedavisinde ise tedavinin doğası gereği en az 3 ay süre ile düzenli devam etmesi önemlidir.

Bu rahatsızlığa karşı aileler çocuklarına karşı nasıl davranmalıdırlar?

Haklı olarak pek çok anne baba bu sorundan tükenmiş olarak hekime başvurmaktadır. Ancak burada unutulmaması gereken bunun bir zeka problemi olmadığı, çocuğun bunu inadına yapmadığıdır. Çocuğa bu konuda anlayışlı ve sabırlı davranmak motivasyonu yükseltecek ve tedavi başarısını da arttıracaktır.

Alt ıslatma ile ilgili bilinen yanlışlar nelerdir?

  • Birincisi sünnetle gece ıslatmaları arasında hiçbir ilişki yoktur. Sünnet olunca gece ıslatmalarının kesileceğini beklemek yerinde bir yaklaşım değildir.
  • Kıl kurdu gibi bazı parazitlerin bu soruna neden olduğuna dair halk arasında yaygın bir kanı olsa da bunun gerçeklik payı yoktur.
  • Gece altını ıslatan çocuklarda bel açıklığı olduğu ve bunun film çekilerek araştırılması gerektiği de en sık rastladığımız yanlış bilgiler arasındadır.

Biyografi: Dr. Berk Burgu

Dr Berk Burgu, 1991 yılında TED Ankara Koleji’ni, 1997 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 2002 de üroloji uzmanı olduktan sonra, iki yıl süre ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Pediatrik Üroloji Ünitesi’nde Çocuk Ürolojisi eğitimini tamamladı.

2004-2005 arası Avrupa Üroloji Birliği(EAU) Bursu ile İngiltere Great Ormond Street Children’s Hospital da bir yıl süre ile araştırmalarda ve klinik incelemelerde bulundu. Yaptığı çalışmalar ile EAU 2005 en iyi bursiyer ödülünü aldı.

2005-2006 arası 1 yıl süre ile ABD’nin Dallas şehrinde; University of Texas Southwestern Medical Center Çocuk Hastanesinde kadrolu fellow olarak çalıştı. Çocuk ürolojisi alanında yurtdışı yayınları bulunan Dr Berk Burgu, 2004 yılında Avrupa Çocuk Ürolojisi Kongresinde en iyi poster ödülünü aldı.

Dr Burgu, AAP (Amerikan Pediatri Akademisi) Üroloji Bölümü, ESPU (Avrupa Çocuk Ürolojisi Derneği), Türk Çocuk Ürolojisi Derneği, Türk Üroloji Derneği, Ankara Ürologlar Derneği ve Kontinans Derneği üyesidir.

İletişim: 0312 508 22 66

E-posta:berkburgu@gmail.com

Web:http://pediatrikuroloji.com

Blog: http://pediatrikuroloji.blogspot.com

İlgili yazılar

Meraklı Çocuk ve Kaka Amca

Çocuklarda PKU Hastalığı

Her Çocuk Bir Kapıdır

Источник: https://indigodergisi.com/2015/12/farkli-tedavi-yontemleri-ile-alt-islatmaya-son-enurezis-tedavi/

Enürezis Ve Ankoprezis | Dr. Adnan Çoban

Enkoprezis alt ıslatmayla birlikte görülüyor

Okul öncesi dönemde, bağırsak ve mesane kontrolünün temelleri atılır. Okul öncesi dönemde bulunan çocukların tuvalet ile ilgili problemlerinin belirlenmesi ve önlenmesi için en uygun dönemdir.

Çocuklar genellikle iki yaş civarında büyük tuvaletlerini, iki-üç yaş dolaylarında da küçük tuvaletlerini kontrol ederler. Bu dönemi, idrar kontrolünü sağlamadan geçen bir çocuğun enürezisi(alt ıslatma) vardır denilebilir.

Eğer çocuk, özellikle tuvalet eğitiminden sonra uygun olmayan yerlerde büyük tuvaletini kaçırıyorsa, buna da enkoprezis adı verilir.

Enürezis ve enkoprezis aileleri ve çocukları yoran, zorlayan ve utandıran sorunlardır. Anne babaların bu sorunla karşılaştıklarında ilk başvurdukları kişiler hekimlerdir. Fizyolojik nedenlerin olmadığı anlaşıldığında, ruh sağlığı alanında hizmet veren uzmanlara başvururlar.

Enürezis, herhangi bir organik bozukluğa bağlı olmaksızın idrar kontrolünün beklendiği yaştan sonra (4-5 yaş) gece ya da gündüz, yatağına ya da giysilerine istemli ya da irade dışı olarak yineleyen (haftada en az 2 kez) idrar kaçırması olarak tanımlanır. Enürezis başlangıcı ve seyrine göre birincil(primer) veya ikincil(sekonder) olabilir.

Uykuda işeme bazı çocuklarda doğuştan itibaren, arada hiç kuru kalma dönemi olmadan, sürerebilir. Buna birincil tip (primer enürezis) denir. Bazılarında ise bir süre (en az 6 ay) tuvalet eğitimi tamamlandıktan sonra, herhangi bir yaşta, birdenbire uykuda alt ıslatma başlamıştır.

Buna da ikincil tip (sekonder enürezis) adı verilir. Enürezis nokturnal ve diurnal olabilir. Gece uykuda alt ıslatma durumuna “nokturnal enurezis”, gündüz uyanıkken alt ıslatma ise “diurnal enürezis” olarak isimlendirilmektedir.

Gece veya gündüz yalnızca uykuda alt ıslatan çocuklarda, bundan başka bir yakınma yoksa buna tek semptomlu uykuda alt ıslatma (monosemptomatik enürezis nokturna) denilmektedir.

Enkoprezis, herhangi bir organik bozukluğa bağlı olmaksızın bağırsak kontrolünün beklenildiği yaştan sonra (4-5 yaş) en az 3-4 ay süreyle ayda en az bir kez, istemli ya da istemsiz bir şekilde kakasını kaçırmasıdır. Kaka kaçırma çocuğun sosyokültürel ortamına uygun olmayan yerlerde de gerçekleşebilir.

Fizyolojik bağırsak kontrolünün var olmasına rağmen kasıtlı olarak kakanın uygunsuz yerlere bırakılması söz konusudur. Çocukta, uzun süre tutma sonucu kaçırma ya da uygunsuz yerlere bırakma davranışı görülebilmektedir. Enkoprezis her sosyoekonomik durumda ve günün herhangi bir saatinde görülebilir.

Bebekliklerinden beri hiç kesilmeden kaka kaçıran çocukların daha alt sosyal sınıflardan geldiklerini gösteren araştırmalar vardır. Bazı çocuklarda bağırsak işlevlerinde yapısal etkenler, kronik kabızlık gibi nedenler bulunabilir ancak neden çoğunlukla psikolojiktir.

Enkoprezisi olan çocuklarda inatçılık, içe kapanma, okul korkusu, beslenme sorunları daha sık görülmektedir. Bu durum karşıt olma karşı gelme bozukluğu ya da davranım bozukluğu ile ilişkili olabilir.

Enkoprezisi olan çocuklarda soruna bağlı olarak sosyal etkinliklerden kaçınma, özgüvende azalma gibi sorunların yanı sıra, bulaştırdıkları çamaşırlarını saklama gibi davranışlar da gelişebilmektedir. Anne-baba ile çocuk arasındaki ilişkiler ve tuvalet eğitimi konusu bir arda değerlendirilmelidir.

Tedavi

Çocukların %78‘i eğitimsel, davranışsal ve fizyolojik girişimlere yanıt verirler. Tedavi nedene yöneliktir. Organik bir neden varsa bu sorunu gidermeye yönelik bir tedavi uygulanmalıdır.

Neden çoğunlukla psikolojik sorunlar olduğundan, bu sorunların nedenleri araştırılarak buna yönelik yaklaşımlar belirlenir. Ailedeki sorunların ya da gerginliklerin giderilmesi belirtilerde azalmaya neden olmaktadır. Her iki sorunda da takvim tutulması önerilir.

Bunlara ek olarak gerekliyse ilaç tedavisi de programa eklenir.

Kaka tutma ve kaçırma çocuğun bastırılan olumsuz duygularından büyük ölçüde beslendiğinden EMDR yöntemi ile bu duyguların açığa çıkması ve bu olumsuz yaşantı ve duygulara duyarsızlaşılması aynı zamanda tutmaya bağlı kabızlık belirtilerinin yarattığı travma izlerinin silinmesi açısından etkili olarak olumlu sonuçlar vermektedir.

Öneriler

Altını ıslatma bedensel bozukluklardan ileri geliyorsa, çocuk tıbbi muayenelerden geçirilip, tedavi yoluna gidilmelidir.

Alt ıslatma çoğunlukla uykunun ilk saatlerinde gerçekleşir. Özellikle çocuğun 7 yaşından önce gecede 1-2 kez tuvalete kaldırılması yararlı olabilir. Genellikle hangi saatlerde altını ıslattığı tesbit edilmeli ve o saatlerde tuvalete götürülmelidir.

Akşam yemeklerinde ve gece yatmadan önce çocuğa çok fazla sıvı gıdalar verilmemeli, her gece yatmadan önce tuvalete gitmesi sağlanmalıdır.

Akşam yemekleri fazla ağır olmamalı, sindirimi güç olan yiyecekler çocuğun uyku düzenini bozabilir ve düzensiz uyku içinde çocuk altını ıslatabilir.

Altını ıslatan çocuğun yatağı mutlaka her zaman temiz olmalı, her defasında değiştirilmeli, yatağı ve çarşafı korumak için altına muşamba gibi belirgin şeyler konulmamalıdır.

Çocuk her gece yatağına sevgi ve sevecenlik ile götürülmeli, yatağının temiz olduğu çocuğa açıkça söylenmemelidir.

Altını ıslatmadığı günler sayılarak ve ödüllendirilerek takvim tutma yöntemi ile kuru kalkmaya özendirilmelidir.

Alınan tüm önlemlere karşın yine altını ıslatmaya devam ederse, durum ne olursa olsun çocuğun temizliği çocuğu yargılamadan yapılmalıdır.

Altını ıslatmanın cezalarla, korkutmalarla giderilmesinin mümkün olmadığı unutulmamalıdır. Bu tür davranışlar çocukta oldukça olumsuz sonuçlar yaratır.

Источник: https://adnancoban.com.tr/enurezis_ve_enkoprezis.html

Çocuklarda Enürezis Ve Enkoprezis

Enkoprezis alt ıslatmayla birlikte görülüyor

Takvim veya gelişimsel yaşı en az 5 olan çocuğun, 3 ay boyunca, haftada en az 2 kez, istemli veya istemsiz olmasına bakılmaksızın idrarını giysilerine veya yatağına yineleyen biçimde kaçırarak altını ıslatması ve bu alt ıslatmanın anatomik bozukluk, endokrin, nörolojik sorunlardan yada ilaca bağlı nedenlerden kaynaklanmamasıdır. Alt ıslatma sadece gecenin belli bir saatine veya uykunun özel bir dönemine özgü değildir. Gün içinde de olabilir.

Genelde psikolojik faktörler rol oynasa da, yavaş kazanılan mesane kontrolü, nöromüsküler ve bilişsel gelişim, sosyal-duygusal etmenler, tuvalet eğitimi ve genetik etmenler de enürezise/enkoprezise neden olmaktadır.

Kardeş doğumu, okula başlama, yeni bir eve taşınma, ebeveynlerin boşanması, ölüm gibi çocuğun hayatını etkileyecek yeni veya zorlu yaşam olayları çocuklar da gerilemeye neden olmaktadır.

Genelde düşük sosyo-ekonomik sınıflarda, geniş ailelerde ve annenin eğitim seviyesinin daha düşük olduğu durumlarda ve erkek çocuklarda daha sık görülmektedir.

Enürezis İki Şekilde Sınıflandırılmaktadır. Bunlar;

  • Birincil Alt Islatma: Çocuk doğduğu zamandan itibaren idrar kontrolünü hiç kazanamamıştır, bu genelde gelişme ve fizyolojik gecikmelerinde ortaya çıkar.

  •  İkincil Alt Islatma: Çocuğun idrar kontrolünü kazandıktan ve en az 6 aylık bir dönem kuru kaldıktan sonra tekrar alt ıslatma davranışına gerilediği durumlardır.

    Bu durum psikolojik yada medikal kökenli olabilmektedir.

Çoğu çocukta enürezis;

  • Hiperkativite
  • Davranım problemleri
  • Kaygı bozuklukları
  • Gelişim gerilikleri
  • Öğrenme bozukluklarıyla birlikte görülmektedir.

Takvim veya gelişimsel yaşı en az 4 olan çocuğun en az 3 ay boyunca, ayda en az 1 kez, istemli veya istemsiz olmasına bakılmaksızın dışkısını giysilerine veya yatağına yineleyen biçimde yapmasıdır. Boşaltım genelde istemsiz olur fakat iradeli bir şekilde yapıldığı da olur.

Birçok enkopretik çocuk istemli dışkı tutmaya veya ağrılı dışkılamaya istinaden dışkılarını tutar ve kabız olurlar.

Birikmiş ve katı dışkı his kaybına ve basınca, duyarsızlaşmaya neden olduğundan, bu çocuklar dışkılama gereksinimlerinin farkına varmazlar ve sonucunda az miktarda sıvı ya da katı dışkı sızıntısı ile çamaşır kirletirler.

Duyusal ipuçlarının azalması veya kaybolmasıyla da zamanla kokuya alışarak rahatsız olmazlar. Bu çocuklarda az da olsa tuvalet kullanma korkusu vardır.

Enkoprezis Türleri:

  • Birincil Enkoprezis: Çocuk doğduğu zamandan itibaren dışkı kontrolünü hiç kazanamamıştır, bu genelde gelişme ve fizyolojik gecikmelerinde ortaya çıkar. İstemsizce olan kaçırmalardır.

  • İkincil Enkoprezis: Daha önceden dışkı kontrolünü kazanmış ve en az bir yıl boyunca kontrol edebildikten sonra çocuğun tekrardan eskiye dönmesidir. İstemli dışkı kaçırma söz konusudur ve psikolojik altyapısı yüksektir.

Çoğu çocukta enkoprezis;

  • Dikkat eksikliği,
  • Hiperaktivite,
  • Koordinasyon güçlüğü,
  • Kaygı bozuklukları,
  • Gelişim gerilikleriyle birlikte görülmektedir.

Dışa atım sorunları çocuğun sosyal ve akademik yaşamında belirgin bozulmaya neden olabilen hastalıklardır. Enürezis/Enkoprezis zamanında tedavi edilmezse çocukta özgüven kaybı, benlik saygısında azalma, içine kapanma, sosyal izolasyon, başarıda düşüş, depresif eğilimler, suçluluk duygusu gibi oldukça ciddi psikososyal sorunlar ortaya çıkabilir.

Enürezis Ve Enkoprezis’in Sebepleri Nelerdir?

  • Ailesel geçiş olasılığı yüksektir. Altına kaçıran çocukların çoğunun anne yada babasının çocukluğunda aynı durum vardır. Özellikle babada varsa bu olasılık daha da yükselir.
  • Çocukta gelişimsel gecikmeler olabilir.
  • Çocuğun tuvalet eğitimi sürecinin nasıl geçtiği çok önemlidir.  Uygun olmayan tuvalet eğitimi çocukta gece alt ıslatmalarına zemin hazırlar.

    Çocuğun fizyolojik,psikolojik ve bilişsel olarak hazır bulunmadığı zamanda, erkenden verilen  tuvalet eğitimi çocukta inatlaşmaya yol açar. Özellikle titiz anneler tuvalet eğitimi sürecinde başarısız oldukça daha çok konunun üstüne giderek, aşırı önlem alma yolunu tercih ederler ve tuvalet eğitimiyle ilgili çocuk üzerine baskı kurmaya çalışırlar.

    Çocuk da kendince aşırı titiz ve baskıcı annesini bu şekilde cezalandırmak isteyebilir. Bu nedenle tuvalet eğitimi sırasında çocuğa karşı anlayışlı olunmalı ve katı cezalardan kaçınılmalıdır.

  • Sonradan başlayan enüresizlerin büyük kısmı yaşam olaylarıyla ilgilidir.

    Ailede ölüm, ayrılık, boşanma, taşınma, geçimsizlik hatta okul başarısızlığı gibi stres ve  travma yaratıcı etkenler bu alanda sorunlara yol açabilir.

  • Ailenin aşırı hoşgörülü yada aldırmaz tutumları da çocukta bebeksi kalma isteği doğurabilir ve çocukta geriye dönüş(regresyon) olabilir.
  • En sık görülen sebeplerden biri de kardeş doğumudur.

    Çocuk anne babasının eski ilgisini kazanmak için kardeşi ile aynı düzeye gerileyebilir ve bebek gibi davranabilir.

  • Mesane kapasitesinin daha düşük olması, mesanede enfeksiyon veya idrar yollarının tıkanık olması idrar kaçırmaya neden olabilir.
  • Hormonal sebepler olabilir.  Yetişkinler geceleri gündüze göre 2-3 kat daha az idrar üretir.

    Yeni doğanlarda ise böyle bir mekanizma henüz kurulmamıştır. İdrar üretimini kısıtlayan hormon 3 yaş civarında salgılanmaya başlar. Bu hormonun salgılanmasındaki gecikmeler de gece alt ıslatma problemini ortaya çıkartabilmektedir.

Neler Yapılabilir?

  • Çocuğa tuvalet eğitimi 2–3 yaş civarında kas gelişimini tamamladıktan sonra verilmeli ve tuvalet eğitiminde baskıcı olunmamalıdır. Anne ve babanın tuvalet kontrolü üzerinde aşırı baskıcı ve titiz olması çocuğun bu davranışını kullanarak anne ve babasını kontrol altına almasına sebep olabilir.

  • Ceza çocuğun kaygı düzeyini oldukça arttıracağından çocuğa altını ıslattığı için asla ceza verilmemelidir.
  • Çocuğunuzu altını ıslattığı için suçlamayın ve diğer çocuklarla karşılaştırmayın.
  • Uyku saatinden önce çocuğunuza sulu gıdalar ve içecekler vermekten kaçının.

  • Çocuğunuzun tuvaleti geldiği zaman tutmasına müsaade etmeyin ve ihtiyacının bir an önce giderilmesini sağlayın.
  • Çocuk oyuna daldığı zaman tuvaletinin geldiğini hissetmeyebilir veya oyununu bırakmak istemeyebilir, ara ara çocuğunuzun yanına giderek tuvaletinin olup olmadığını sorarak hatırlatmalar yapabilirsiniz.

  • İleri yaştaki çocukların geceleri yatağını ıslattığı için altlarının bezlenmesi son derece yanlış bir tutumdur. Bu davranış çocuğun kafasının karışmasına neden olabilir.
  • Başkalarının yanında bu konuyu gündeme getirmeyin.

  • Çocuğunuz altını ıslattığı için kendisini suçlu, güçsüz ve güvensiz hissedebilir onunla duygularını paylaşın ve bu durumun geçici olduğunu ifade edin.
  • Altını ıslattığı saatleri önceden tespit ederek o saatlerde çocuğunuzu tuvalete kaldırabilirsiniz.

  • Çocuğunuzu gece tuvalete kaldırdığınızda uyanık olmasına dikkat edin ve ona yardımcı olması için tuvaletin ışığını açık bırakabilirsiniz.
  • Çocuğunuzla birlikte bir tablo oluşturarak kuru olarak uyandığı her gün tabloya güneşli sticker, ıslak uyandığı günlere yağmurlu sticker yapıştırarak çocuğunuzu kuru uyanmaya teşvik edebilirsiniz.

  • Çocuğunuza bu konuyla ilgili hikaye kitapları okuyabilirsiniz.
  • Çocuğunuzun duygularını dışarı yansıtabilmesi için evde bir tiyatro oyunu kurgulayıp canlandırabilirsiniz.
  • Sorunun devam ettiği durumlarda bir Çocuk Gelişimi Uzmanına başvurabilirsiniz.

Kaynak Ve İleri Okuma:

  • http://www.armpsikiyatri.com/anne-babalara-oneriler/

Источник: https://www.bilimvetekno.com/cocuklarda-enurezis-ve-enkoprezis/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.