Epilepsi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Epilepsi hastalığı hakkında bilinen yanlışlar! Epilepsi nedir?

Epilepsi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Hayatın ilk 1 yılında her 100 bebekten 1'inde görülen epilepsi hastalığının 100'den fazla türe sahip bir hastalık olduğuna dikkat çeken Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı, epilepsi hastalığında doğru bilinen yanlışlar konusunda önemli uyarılarda bulundu. 

“'EPİLEPSİSİ OLAN HASTALAR İYİLEŞMEZ, NÖBETLERİ ÖLENE DEK SÜRER' YANLIŞ BİLGİ”

Epilepsi hastalığının iyileşmediği, nöbetlerinin ölene dek sürdüğüne dair inanışın yanlış olduğunu belirten Prof. Dr. Bölükbaşı, “Epilepsi hastalarının yüzde 60'ında nöbetler ilaçla kontrol altına alınır. Bazı hastaların epilepsi türleri yaş ile ilişkilidir.

Delikanlılık çağında görülen rolandik epilepsi ilerleyen yıllarda kaybolur. Nöbetler çoğu hastada tedavi ile kontrol altına alınır.

Epilepsiye Karşı Uluslararası Birlik (ILAE), epileptik bir kişi en az 10 yıldır nöbet geçirmiyor ve en az beş yıldır ilaç da kullanmıyorsa; iyileşmiş kabul eder” dedi. 

“'EPİLEPSİ VE NÖBET AYNI ŞEYDİR' BİLGİSİ YANLIŞTIR “

Epilepsi ve nöbetin aynı şey olduğuna dair inanışın da yanlış olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bölükbaşı, “Birbirleri ile oldukça ilişkilidirler ama, aynı şey değildirler. Nöbet, normal beyin işlevindeki kısa bozulmadır. Nöbeti olan herkes epileptik olmaz. Diyabetten, üremiye, kanserden yüksek ateşe dek neredeyse herşey nöbet yapabilir.

Epilepsi ise, nöbetlere karşı duyarlılığın arttığı bir beyin hastalığıdır” dedi. Prof. Dr. Bölükbaşı ayrıca nöbetlerin ağrılı ve tehli olduğu inanışının da yanlış olduğunu söyleyerek, “Nöbetler çoğu kişide ağrısızdır. Nadiren nöbet sırasında ağrı hissettiğini söyleyen hastalar görülebilir.

Nöbetlerden kaynaklanan (çarpma, burkulma, ezilme, yanma gibi) ikincil ağrı nedenleri de olabilir. Nöbetler genel olarak tehsizdir” dedi. 

“NÖBET SIRASINDA KİŞİ DİLİNİ YUTABİLİR' İNANIŞI YANLIŞ

Nöbet geçirenlerin dilini yutmasının mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Bölükbaşı, bunun mümkün olmadığını ve hastaların ağzının açılmaya çalışılmaması gerektiğini söyledi. Bölükbaşı, “Kişi yan tarafına yatırılarak ağızda biriken sıvıların solunum yoluna kaçması önlenmeye çalışılmalıdır” dedi. Bir diğer yanlışa da değinen Prof. Dr.

Bölükbaşı, epilepsisi olan kişilerde gelişimsel bozukluklar ve ruhsal sıkıntılar da vardır inanışının yanlış olduğunu söyledi ve “Epilepsisi olanlarda otomatikman gelişimsel bozukluklar ve ruhsal sıkıntılar olmaz. Genelde epilepsi dışında tamamen normallerdir. Gelişimsel kusurları olanların bir kısmında ise, epilepsi de olabilir. Epileptiklerin bir kısmında depresyon da görülür.

Bazen varsanılan da halusinasyon da olabilir” dedi. 

“'TÜRKİYE'DE EPİLEPSİ HASTALARININ ARAÇ KULLANMASI YASAKTIR' BİLGİSİ”

Epilepsi hastalarının araç kullanmasının Türkiye'de kesinlikle yasak olduğunu söyleyen Prof. Dr.

Bölükbaşı, bir diğer yanlış inanış olan epilepsisi olan kadınların çocuklarının yüzde 90'dan fazla oranda sağlıklı doğduğunu belirtti ve “Ancak sağlıklı bir anne adayının endişeleri gibi, epileptiklerin de düşünecek bir sürü şeyi vardır. Bir numaralı sorun antiepileptik ilaçlardır.

Bazı antiepileptikler çocuğa zarar verebileceğinden, gebelikte kullanılabilecek güvenli ilaca geçmek gerekir. Yine de şunu belirtmeliyiz ki çocukta zararlı sonuçlara yol açan sadece bir antiepileptik var” dedi. 

Epilepsi hastalarının gece vardiyalarında çalışamayacağını da söyleyen Prof. Dr. Bölükbaşı, bu tarz mesai değişikliklerinin nöbetleri tetikleyebileceğini belirtti ve bazı mesleklerin epilepsi hastaları için uygun olmadığını açıkladı.

Epilepsi hastalarının alkol kullanamayacağı inanışının da yanlış olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bölükbaşı yüksek miktarda alkol alımının ilaç dozlarını etkileyeceği için tavsiye etmemekle beraber düşük dozda alkol alabileceklerini belirtti.

Hastaların yine de alkol almaya karar vermeden önce nörologları ile konuşmalarının önemli olduğunu açıkladı. 

Epilepside kandaki ilaç düzeylerinin takip edilemediğini söyleyen Prof. Dr. Bölükbaşı, “İlaç kan düzeylerine bakılarak yapılamaz. Epilepsi tedavisi ampiriktir. İlaç kan düzeyleri uzman tarafından hastada zehirlenme şüphesi varsa ya da hastanın ilacı kullandığı konusunda endişeler varsa istenir. Diğer kullanımları tartışmalıdır” dedi. 

EPİLEPSİ NEDİR?

Epilepsi nöbeti (yada krizi), beyin normal aktivitesinin, sinir hücrelerinde geçici olarak meydana gelen anormal elektriksel aktivite sonucu bozulması ile oluşan klinik bir durumdur.

Halk arasında “Sara Hastalığı” olarak da bilinen epilepsi, kendini epileptik nöbetler ile göstermektedir. Epileptik nöbet gerçekleştiğinde hastada gelip geçici bilinç kaybı veya farklı özelliklerde belirtiler olmaktadır.

Kişinin tek bir nöbet geçirmesi, epilepsi hastası olduğu anlamına gelmez.

Epilepsi oldukça yaygın bir hastalıktır. Toplumda görülmeme sıklığı, ülkemizde ve dünyada olduğu gibi % 0,5 ile %1 arasındadır. Cinsiyetler arasında epilepsi hastalığının görülme oranında herhangi bir farklılık yoktur.

Epilepsi belli bir yaş grubunda değil herhangi bir yaş ve zamanda ortaya çıkabilmektedir; ancak ilk 16 yaşa kadar ve 65 yaşından sonra görülme sıklığı artmaktadır. Çocuklarda 16 yaşa kadar en sık görülen nörolojik hastalık epilepsidir.

Hastalığın sık görüldüğü çocuk yaşlarda anne ve babanın gözlemleri teşhis için önemli rol oynamaktadır.

Çocuğun arada bir ağzını şapırdatması, kol ve bacaklarında ani sıçramalar-irkilmeler olması, burnuna kimsenin duymadığı kötü koku gelmesi (örneğin yanmış lastik kokusu) veya çocuğun arada bir gözünün dalması, bir yere birkaç saniye boş boş bakması gibi durumlar gözlemlenebilir. Bu gibi davranışların bir kısmı normal değildir ve şüphelenirlerse bir nöroloji hekimine başvurmakta fayda vardır.

Источник: https://www.karar.com/guncel-haberler/epilepsi-hastaligi-hakkinda-bilinen-yanlislar-epilepsi-nedir-797591

Epilepsi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Epilepsi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Epilepsi tekrarlayan nöbetlerle karakterize kronik bir hastalıktır. Ancak her nöbet geçiren kişi epilepsi değildir. Bir kişiye epilepsi hastası denmesi için nöbet yapan diğer durumların olmaması ve tekrarlayan nöbetlerin yaşanması gerekir.

Epilepsi hastalığındaki nöbetler beyindeki sinir hücrelerinin zaman zaman aşırı elektriksel boşalım yapması sonucu oluşur. Bazen bu elektriksel boşalımlar olduğu yerde kalır ve bu bölgenin işlevi ile uyumlu belirtiler oluşur. Örneğin görme bölgesindeki boşalımlar gözün önünde ışıklar şeklinde kendini gösterebilir.

Şakak lobu kaynaklı nöbetler dalma, sabit bakış, ağız şapırdatma, yalanma yutkunma, bir elin devamlı aynı hareketi yapması şeklinde hareketlere neden olur. Elektriksel deşarjlar eğer daha yayılır ve karşı beyin tarafına geçerse o zaman kasılmalı büyük nöbetlere dönüşürler.

Beynin ön ve yan bölgelerinden kaynaklanan nöbetler genellikle büyük kasılmalı nöbetlere yol açar.

EPİLEPSİNİN NEDENLERİ NELERDİR?

Bazı epilepsi tipleri irsi, yani aileseldir. Ebeveynlerdeki nöbetler çocuklarda da görülebilmektedir. (Bazı araştırmalara göre tüm epilepsilerin % 18’i irsidir.) Kalan hastalar ise irsi olmayan epilepsilerdir. Şakak lobu kaynaklı nöbetlere zor ve mor doğumlar ve bebeklikteki ateşli havaleler neden olmaktadır ve genellikle nöbetler geç yaşta başlar.

Anne karnındaki bebekte beyin gelişim bozuklukları epilepsiye yol açabilmektedir. Beyin tümörleri, beyin damar tıkanmaları, beyindeki damar yumakları ciddi kafa darbeleri geç yaşlarda epilepsi nedeni olabilir.

Beyin iltihapları sırasında ve hastalık sonrasında nöbetler başlayabilmektedir. Gebelik sırasında eklampsi denilen durumlarda nöbet olabilmektedir.

Epilepsi hastalarının yaklaşık yarısında epilepsinin nedeni bulunamaz. 

EPİLEPSİ TANISI NASIL KONUR?

Epilepsi tanısının konulmasında EEG (elektroensefalografi,  beyin elektrosu) çok önemli rol oynar. EEG ile epilepsinin tipi saptanabilir ve böylece en uygun ilaç tedavisi yapılabilir. Ancak EEG’nin normal olması epilepsi olmadığını göstermez.

Epilepsi kanıtı olarak gözlenen bozuk EEG dalgaları her EEG’de görülemeyebilir çünkü sessiz odak denilen durumlarda çekilen her EEG’de bozukluk görülemeyebilir. Uyku EEG, uykusuzluk sonrası EEG, uzatılmış EEG bu tip hastalarda uygulanabilir.

Bu tip hastalarda video EEG denilen EEG ile video kaydının eş zamanlı olarak kaydedildiği sistemler kullanılmaktadır.

EEG dışında epilepsinin nedenini saptamada son yıllarda gelişen görüntüleme yöntemleri çok yararlı olmuştur. Bunlarla beyindeki gelişim anormalliklerinden, beyin tümörlerine kadar birçok hastalık kolaylıkla tanınabilir.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bilgisayarlı beyin tomografisi gibi yöntemler kullanılır.

Nadiren pozitron emisyon tomografisi (PET), single foton emisyon tomografisi (SPET) gibi görüntüleme yöntemleri de özellikle cerrahi tedavide foküsün yerini saptamada kullanılmaktadır.

EPİLEPSİ TEDAVİSİNDE NELER YAPILIR?

Epilepsilerin tedavisinde epilepsi ilaçları kullanılır. Bunlar, nöbetleri durdurur ve çeşitli etki mekanizmaları vardır. Epilepsi ilaçlarını çok düzenli kullanmak gerekir.

Birden kesilmeleri, hayati tehye neden olabilen ve nöbetlerin sürekli ardışık olarak gelmesi şeklinde beliren duruma yol açabilir. Bu ilaçların yan etkileri de çeşitlidir.

Tüm bu nedenlerle epilepsi hastası ile hekimi arasında çok iyi bir iletişim olmalıdır.

Bazı durumlarda serumdaki kan ilaç düzeylerine bakmak gerekir. Ayrıca ilaçların kan, karaciğer ve böbreklerde yapabileceği yan etkiler yönünden izlenmeleri gerekir. Kan testlerini belirli aralıklarla yapmak gerekebilir.

İlaç tedavisi bazı ekollere göre en az 2 yıl, bazı ekollere göre en az 5 yıl nöbetsizlikten sonra yavaşça azaltılarak kesilebilir. 5 yıl nöbetsiz ve EEG’si normale dönmüş hastalarda ilaçların kesilmesinden sonra nöbetlerin tekrar başlama olasılığı % 30 civarında bulunmuştur.

EPİLEPSİ HASTASI NELERE DİKKAT ETMELİDİR?

Epilepsi hastaları epilepsi ilaçlarını çok düzenli kullanmalıdır. Ayrıca epileptikler kendi kullandıkları epilepsi ilaçları dışındaki her ilacı da kullanamazlar.

Nezle ve grip ilaçları, bazı antibiyotikler ve ağrı kesiciler, depresyon ilaçlarının bir kısmı ve bazı alerji ilaçları epileptiklerde nöbet yapabilir veya kanda epilepsi ilacının düzeyini etkileyebilir.

Bu nedenle verilen bir ilacı almadan önce epilepsiyi tedavi eden hekime sorulmalıdır.

Güneş altında fazla kalmak, uykusuz kalmak ve aşırı yorgunluktan kaçınmak gerekir. Alkollü içkiler, aşırı kahve tüketimi, çay, kola içmek, uzun süre aç kalmak epilepsi hastalarında sakıncalıdır, bu gibi durumlar nöbetleri tetikleyebilmektedir. 

Özellikle çocukluk çağı bazı epileptik sendromlarda yağdan zengin ketojenik diyet uygulanır, bunun dışında epilepsi hastaları için gıda kısıtlaması yoktur.

Источник: http://centralhospital.com/Haberler/epilepsi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/

Epilepsi (Sara) Nedir? Epilepsi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Epilepsi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Epilepsi halk arasında “sara” olarak bilinen hastalık erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takipler sayesinde kontrol altında tutulabiliyor. Epilepsiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar ise hastaların tedavi sürecini ve tüm yaşamını olumsuz etkileyebiliyor.

1-Bilinç kaybı olmadan nöbet geçirilebilir

Epilepsi beyinde yaşanan anormal elektriksel faaliyet sonucu ortaya çıkan bir tür kriz türüdür. Epilepsi denilince ani çığlıkla birlikte şuuruna kaybedip, yere düşen, sert kasılmalarla ağızdan salyalar akan nöbetler akla gelmektedir.

“Grand mal” denilen klasik epilepsi nöbetlerinin yanı sıra şuur kaybı yaşanmayan, hastanın kolunda hafif bir atma ya da titreme gibi lokal epilepsi nöbetleri de olabilmektedir.

Bazen nöbet çeşitleri arasında farklılıklar ve kaymalar yaşanabilse de genelde hasta aynı tip nöbetleri geçirmektedir.

2-Sadece çocuklarda değil her yaşta görülebilir

Epilepsi hastalığında ailesel yatkınlık önemli olsa da nedeni belli olmayan hastalık grubundadır. Epilepsi hastalığının çocukluk çağı hastalığı olduğu yanılgısı toplumda yaygındır. Her yaş grubunun değişik epilepsileri vardır. Genellikle çocukluk epilepsileri çoğu erişkin çağa geçerken düzelmektedir.

İdiopatik epilepsi denilen nedeni belli olmayan epilepsiler ise her yaşta yaşanabilmektedir. Azınlık bir grupta olsa da kafa travması, beyin kanaması, anevrizma gibi hastalıklar da epilepsiye neden olabilmektedir. Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte epilepsi artık ileri yaşlarda daha fazla görülebilmektedir.

3-Her travma ve yüksek ateş epilepsiye neden olmaz

Yataktan düşen, kafa travması yaşayan ya da yüksek ateşli hastalık geçiren çocukların epilepsi hastası olacağı gibi bir inanış bulunmaktadır.

Kafatasında kırık, beyin kanaması gibi hasarlara neden olmayan travmaların ileride bir sorun çıkartacağı görüşü yanlıştır. Önemli olan travmanın şiddeti değil beyinde bıraktığı hasardır.

Bununla birlikte ateşli hastalıklar uzun sürmezse, çocuğun bedeninin bir tarafından güçsüzlük yapmıyorsa, aşırı ve uzun ateşlenmeler yaşanmıyorsa epilepsi yaşanma ihtimali bulunmamaktadır.

4-Kilitlenen çeneyi açmaya çalışmak yerine nöbetin geçmesini bekleyin

Epilepsi nöbetleri sırasında kasılan ve çenesi kilitlenen hastanın dilini ısırmasını engellemek için çene sert bir cisimle açılmaya çalışılmaktadır. Nöbet geçiren hastanın ağzına sert bir cisim koymak ya da çeneyi açmaya çalışmak dişlerin kırılmasına ve ağızda yaralar oluşmasına neden olabilmektedir.

Ağza yerleştirilen cismin boğaza kaçarak nefes almayı engellemesi, çok daha ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Epilepsi nöbetinin kendi kendine geçtiği ve sınırlı olduğu unutulmayarak, hastayı koruyacak unsurlara başvurmak gerekmektedir.

Titreme yaşayan hastanın başını sert zemine vurması engellenmeli, ağızda oluşan köpük ve salyaların boğaza kaçmasının engellenmesi için hasta yan yatırılmalıdır. Hastanın çevresinde kendisine zarar verecek eşyalar uzaklaştırılması ve varsa gözlükleri çıkartılmalıdır.

Gerekli önlemler alındıktan sonra genellikle 1-1,5 dakika süren epilepsi nöbetinin geçmesi beklenmelidir. Daha uzun süren nöbetlerde hasta ambulansla bir sağlık merkezine ulaştırılmalıdır.

5-Soğan koklatmak hastayı ayıltmaz

Nöbet geçiren hastaya soğan koklatmak en çok yapılan yanlışlar arasındadır. Epilepsi nöbetleri geçici koma durumudur. Epilepsi nöbeti geçiren hastaya ne koklatılırsa koklatılsın hiçbir faydası olmayacaktır.

6- Epilepsi hastaları spor yapıp, otomobil kullanabilir

Halk arasındaki yaygın inanışın aksine epilepsi hastalarının spor yapmaları ya da otomobil kullanmalarında bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak vücudun direncini düşüren belirli durumların, nöbetlerin ortaya çıkmasında etkin olduğu unutulmamalıdır.

Aşırı yorgunluk, enfeksiyon, stres, uykusuzluk ve açlık nöbet seviyesini düşürmektedir. Grup halinde yapılan, risk içeren ve vücudu yorgun düşürebilecek futbol, basketbol, maraton, dağcılık gibi sporlardan hastaların uzak durması gerekmektedir.

Yaşanan nöbetler kontrol altına alınmışsa ve hasta ilaçlarını aksatmıyorsa otomobil kullanımında bir sakınca yoktur.

7- Düzenli takiple anne olabilirler

Epilepsi hastalarının anne olamayacağı gibi, gerçekle ilgisi olmayan inanışlar halk arasında oldukça yaygındır. Epilepsi yani sara hastası kadınların anne olmasında bir sakınca bulunmamaktadır.

Ancak, gebelik planlayan epilepsi hastaları en az 6 ay öncesinden doktoruyla konuşmalı ve asla ilaçlarını bırakmamalıdır. Epilepsi tedavisinde kullanılan bazı ilaçların anne karnındaki bebekte doğumsal bozukluklara neden olabileceği unutulmamalıdır.

Gebelik sırasında birden bırakılan ilaçlar şiddetli nöbetlere ve nöbetlerin neticesinde düşüklere neden olabilmektedir.

8- Epilepsi hastası kendisine uygun meslek seçmelidir

Epilepsi hastalarının çalışmasında doğru meslek seçimi yapıldığı sürece bir sakınca bulunmamaktadır. Asker, pilot, güvenlik görevlisi, avcı ya da balıkçı olmak yerine daha sakin ve teh içermeyen meslekler seçilmelidir.

9- Epilepsi zihinsel bir bozukluk değildir

Halk arasında epilepsinin zihinsel bir bozukluktan kaynaklandığı veya hastalık ortaya çıktıktan sonra zihinsel kapasite kaybına yol açtığını düşünülmektedir. Ancak epilepsinin zihinsel bozukluklarla ilgisi yoktur. Ancak bazı istisnai durumlarda zeka gerilemesine yol açabilmektedir.

10- Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır

Epilepsinin yaşam boyu sürdüğü ve tedavisinin olmadığı zannedilse de tedavisi mümkündür. İlaç tedavisiyle epilepsi hastalarının büyük bir çoğunluğunda yaşanan nöbetlerin önüne geçilebilmektedir.

2 yıl nöbet geçirmemek kaydıyla ilaçlar yavaş yavaş kesilebilmektedir. Bazı hastalarda ilaç kesildiğinde nöbetlerin tekrar başlaması mümkündür. Bu tür hastalar ömür boyu ilaç kullanarak epilepsi nöbetlerinden korunabilmektedir.

İlaçlara dirençli epilepsi hastalarında ise cerrahi ile tedavi yolları bulunmaktadır.

Epilepsi hastalarının yapması gerekenler nelerdir?

Düzenli takipler ve ilaç alımı aksatılmamalıdır.Uyku ve beslenme düzenine dikkat edilmelidir.Yorgunluk, stres, depresyon nöbetleri tetikleyebilir.Televizyon ve bilgisayar başında uzun zaman geçirilmemelidir. Işığa duyarlı fotoepilepsi hastalarında parlayan ışıklar nöbetleri harekete geçirebilir.Ateşli hastalıklar uygun şekilde uzman hekim tarafından tedavi edilmelidir

Alkol kullanımı hastalığın seyrini olumsuz etkileyebileceği için uzak durulmalıdır.

Источник: https://www.gramhaber.com/saglik/epilepsi-sara-nedir-epilepsi-hakkinda-bilmeniz-gerekenler.html

Epilepsi hakkında bilinmesi gerekenler

Epilepsi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

KONYA

Epilepsi hastalığı hakkında bilgi veren Özel Medline Konya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nigar İnceköy, “Epilepsi veya halk arasında bilinen adıyla sara, toplumda yaygın olan görüşün aksine psikiyatrik bir rahatsızlık değildir.

Epilepsi, beyin içinde bulunan sinir hücrelerinin ani boşalması sonucu ortaya çıkan nörolojik bozukluktur. Nöbetler halinde geçirilen hastalığın basit ve tedavi edilebilir türlerinin yanında tedavisi mümkün olmayan türleri de mevcuttur.

Epilepsi hastasının ilaca olumlu yanıt vermesi halinde hastalık tedavi edilebilir” diye konuştu.

Dr. İnceköy, epilepsi hastalığının nedenlerini şöyle sıraladı:

“Dr. İnceköy, doğuştan gelen beynin oksijensiz kalması ya da zedelenmesi, enzim eksikliği gibi faktörlerin yanı sıra, beyin zarlarında oluşan iltihap ve tümörler, gebelikte annenin sigara, alkol kullanması epilepsinin kalıtsal nedenleri arasında yer alır. Ayrıca kaza sonucu beyin zedelenmesi, travma ve ateşli havale.”

Epilepsi nöbetlerinin beyin fonksiyonlarının geçici bir şekilde bozulması sonucunda hastanın bilincinde geçici bozukluklar ve vücudunda kasılma şeklinde gerçekleştiğini ifade eden Dr. İnceköy, “Rahatsızlık eğer beynin sadece bir kısmını etkilerse nöbet geçiren kişi kontrol edilemeyen hareketler yapmaya başlar.

Kişi sersemlemiş ve şaşkın bir haldedir, gözlerinin önünde benekler görebilir, kulakları çınlayabilir, mide bulantısı olabilir. Genellikle nöbet geçtikten sonra da olanları hatırlamaz.

Bütün beyin etkilendiğinde ise nöbet geçiren kişi aniden şuurunu kaybeder ve yere düşer, kasları kasılır, ağzından köpük gelebilir, dilini ısırabilir, idrar kaçırabilir, dudaklarında, yüzünde, ellerinde morarma olabilir. Kısa süre sonra ise nöbet durur ve kişi kendine gelir” dedi.

Epilepsi nöbetlerinin kişiden kişiye değişmekle beraber tedavi süresince alınan ilaçlar sayesinde kontrol altına alınabildiğini de sözlerine ekleyen Dr. İnceköy, epilepsi nöbeti geçiren bir kişiye ilk yardım anında alınacak önlenmeleri de şu şeklide açıkladı:

“Daha rahat solunum için kişinin başı hafifçe alnından tutarak geriye doğru yatırılır ve ayakları hafifçe yüksek bir yere kaldırılır.

Dilini ısırmaması için nöbet geçiren kişinin çenesi açık tutulmaya çalışılmalıdır ve dişlerini sıkıyorsa sert ve temiz bir cisimle dilinin solunum yolunu tıkaması önlenir.

Hastayı kendine getirmek için soğuk su dökme, tokat atma, kolonya sürme, soğan koklatma gibi şeyler uygulanmamalıdır.

  • Afyon
  • Aydın
  • Denizli
  • İzmir
  • Kütahya
  • Manisa
  • Muğla
  • Uşak
  • Adıyaman
  • Batman
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Kilis
  • Mardin
  • Siirt
  • ŞanlıUrfa
  • Şırnak
  • Adana
  • Antalya
  • Burdur
  • Hatay
  • Isparta
  • K.maraş
  • Mersin
  • Osmaniye

Page 3

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 75 süt ve bal ürününde ''taklit ve tağşiş yapıldığını'' belirledi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, kontroller sonucunda elde edilen bilgilerin, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu uyarınca kamuoyunun bilgisine sunulabileceğinin hükme bağlandığı belirtildi.

Gıda ve Yemin Resmi Kontrolüne Dair Yönetmeliği'nde de laboratuvar sonucuyla taklit ve tağşiş yapıldığı kesinleşen gıda ve yemi üreten/ithal eden firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasının, Bakanlık resmi internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sunulabileceği hükmünün yer aldığı ifade edildi.

Taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen 17 gıda işletmesi ve bunların 34 parti bal ürününün adları, taklit ve tağşiş nedeni, son tüketim tarihi, parti ve seri numaraları şöyle:

''-Kılıçkaya İnş. Lokanta Otom. Yakıt Akaryakıt Day. Tük. Mal. Hay. Tarım ve Av Malz. Teks. Nak. Gıda Mad. Telekom Tic. ve San. Ltd. Şti Sarız / Kayseri, Süzme çiçek balı (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farklı, Başçeşme, STT: 7 Aralık 2013, 012

-HV Group Pazarlama Telemarketing ve Danışmanlık Hizmetleri – Hüsmen Fıçıcı Şişli / İstanbul, yayla balı (C4 şeker oranı yüzde, balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı, diastaz sayısı, prolin miktarı, fruktoz/glikoz) Osmanlı Balevi, STT: Şubat 2014, 5806,

-Keskinler Süt. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kars, süzme çiçek balı (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Kesginler, STT: 20 Eylül 2013, 20.09.2011,

-Emin Gıda İnş. Oto İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kazan/Ankara, süzme salgı balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Bayella, STT: Ekim 2013, 04, 01,

-Emin Gıda İnş. Oto İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kazan/Ankara, süzme salgı balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı, diastaz sayısı, fruktoz/glikoz), Bayella, STT: Ekim 2014, 04, 01,

-Emin Gıda İnş. Oto İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kazan/Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı, diastaz sayısı), Hevek, STT: 11 Mayıs 2014, 191,

-Emin Gıda İnş. Oto İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kazan/Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı, diastaz sayısı), Hevek, STT: 10 Kasım 2014, 079,

-Dermanbey Gıda İml. İth. San. Tic.Ltd.Şti. Yenimahalle / Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Efe, STT: Haziran 2013, 02.0320,

-Dermanbey Gıda İml. İth. San. Tic.Ltd.Şti. Yenimahalle / Ankara, süzme çam balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Efe, STT: 1 Ocak 2013, 5806,

-MND İnş. Teks. Elek. Gıda ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kazan / Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı, diastaz sayısı, fruktoz/glikoz, fruktoz glikoz), Lokman, STT: Aralık 2014, 01,

-MND İnş. Teks. Elek. Gıda ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kazan / Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Lokman, STT: Şubat 2015, 2/2015-01,

-MND İnş. Teks. Elek. Gıda ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kazan / Ankara, süzme salgı balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Arınur, STT: Mart 2015, 12, 01,

-MND İnş. Teks. Elek. Gıda ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kazan / Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Lokman Nedim, STT: Eylül 2014, 12, 01,

-MND İnş. Teks. Elek. Gıda ve Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. Kazan / Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı ve elektriksel iletkenlik), Lokman Nedim, STT: Şubat 2015, 27, 01,

-Ay-Bal Bitkisel Ürünler Küçükçekmece/İstanbul, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı, prolin miktarı, diastaz sayısı, fruktoz/glikoz), Ay-Bal Doğu Anadolu, STT: Şubat 2014, 8

-Tadaban Gıda Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Starmax, STT: Nisan 2013, 04.06,

-Tadaban Gıda Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Starmax, STT: 20 Nisan 2013, 0406,

-Tadaban Gıda Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Balbirlik, STT: 11 Şubat 2014, 1126,

-Tadaban Gıda Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Maxitat, STT: 24 şubat 2014, 24-26,

-Tadaban Gıda Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Maxitat, STT: Temmuz 2013, 0706,

-Kayserilioğulları Gıda San. Tic. Ltd. Şti. Lalahan/Ankara, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Oskar, STT: Mart 2014, 03,

-Tokgöz Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yenimahalle / Ankara, süzme bal (salgı balı), (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı, diastaz sayısı, HMF değeri, prolin miktarı, fruktoz/glikoz, fruktoz glikoz), Tokgöz, STT: Mart 2014, 01/02,

-Tokgöz Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yenimahalle / Ankara, süzme bal (piknik bal), (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Ahmet Tokgöz, STT: Ocak 2014, 02/07,

-Bölükoğlu Arı ve Tarım Ür. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Bergama / İzmir, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Bölükoğlu, STT: 12 Mart 2013, 07,

-Bölükoğlu Arı ve Tarım Ür. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Bergama / İzmir, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Bölükoğlu, STT: 16 Mart 2013, 34,

-Şakacı Gıda Dağıtım ve Pazarlama Bucak / Burdur, salgı balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Şapbalak, STT: 20 Ağustos 2013, 000128,

-Şakacı Gıda Dağıtım ve Pazarlama Bucak / Burdur, salgı balı, (C4 şeker oranı yüzde), Şapbalak, STT: 20 Ağustos 2013, 000124,

-Anaarı Gıda İnşaat Otomotiv Güvenlik Sistemleri Dış Tic. Paz. San. Ltd. Şti. Ataşehir / İstanbul, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı ve fruktoz glikoz), Bal Dünyası, STT: 1 Aralık 2013, 2012/13,

-Anaarı Gıda İnşaat Otomotiv Güvenlik Sistemleri Dış Tic. Paz. San. Ltd. Şti. Ataşehir / İstanbul, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı ve elektriksel iletkenlik), Bal Dünyası, STT: 15 Mayıs 2015, 2011/01,

-Gönen Çelik Borka Deva Gıda Koz. Tar. Ürn. Paz. San. Tic. A.Ş. Seyhan / Adana, karakovan balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı), Siirt Pervari, STT: 13 Şubat 2014, 13.02.2012,

-Alibaş Gıda Hayv. Tarım Ürn. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Kocasinan / Kayseri, süzme çiçek balı, (C4 şeker oranı yüzde balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı, diastaz sayısı, HMF miktarı, prolin miktarı, fruktoz/glikoz, fruktoz glikoz), Kay Altınbaş, STT: 18 Temmuz 2013, 199.''

Page 4

  • Afyon
  • Aydın
  • Denizli
  • İzmir
  • Kütahya
  • Manisa
  • Muğla
  • Uşak
  • Adıyaman
  • Batman
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Kilis
  • Mardin
  • Siirt
  • ŞanlıUrfa
  • Şırnak
  • Adana
  • Antalya
  • Burdur
  • Hatay
  • Isparta
  • K.maraş
  • Mersin
  • Osmaniye

Источник: http://www.iha.com.tr/haber-epilepsi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-272576/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.