Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları

içerik

Erkek ve Kadında Cinsel İşlev Bozukluğu ve Tedavisi

Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları

Kadın ve erkeklerde son zamanlarda sıkça karşılaşılan cinsel işlev bozuklukları ve iktidarsızlık  nedenleri insanları tedavi yöntemi aramaya yönlendirdi. Türkiye’de ve özellikle İstanbul’da bu konuda tavsiye edilebilecek en önemli psikologları önermek istedik.

İstanbul avrupa yakası anadolu yakası Ankara İzmir veya tüm Türkiye’ye hizmet veren bir cinsel işlev bozukluğu tedavi merkezi bulunmakta. Aşağıda size önerebileceğimiz ve tecrübe edinmiş bir tavsiye isterseniz size Psikolog Ergün İnce Beyefendi’yi öneririm.

Aşağıda iletişim bilgilerini vereceğim oradan arayıp randevu alın hatta İstanbul’daki ofisine gidemiyorsanız online tedavi hizmeti de vermekte kendileri. Çok geniş ve uzman bir ekibi bulunmakta.

Erkek ve Kadında Cinsel İşlev Bozukluğu ve Tedavisi

Kadın ve erkeklerdeki cinsel sorunların tedavisini uzman ekibiyle çözecek ve tedavi edecek psikolog tavsiyemiz Psikolog Ergün İnce. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve diğer tüm illerden arayabilirsiniz. Üstelik uzaktan online terapi hizmeti de sunmaktalar. Kliniği arayıp randevu alabilirsiniz.

Psikolog Ergün İnce: Mavi Defne (ANADOLU YAKASI): Özgür Cad. Sistem Plaza No:18 D:4
KAVACIK – BEYKOZ / İSTANBUL (Kavacık Bim Market Sokağında) GSM: (0507) 276 97 43
Sabit Tel: (0216) 680 29 77 Psikolog Ergün İnce’nin direkt hattı: (0541) 680 29 92 e-posta: psikologince@hotmail.com

Erkek Ve Kadında Cinsel İşlev Bozukluğu Tedavisi

Aşağıdaki yazımızda cinsel işlev bozukluğu, cinsel işlev bozuklukları, cinsel sorunlar, iktidarsızlık, iktidarsızlık nedir, cinsel iktidarsızlık, iktidarsızlık tedavisi, iktidarsızlık nedenleri, erkeklerde iktidarsızlık, iktidarsızlık ilaçları gibi konulara cevap, öneri ve tavsiye bulacaksınız.

KADINLARDA CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU OLUP OLMADIĞI NASIL ANLAŞILIR?

Cinsel işlev bozukluğu, ancak yapılan muayene ve testlerle teşhis edilebilir. Bu yüzden, bu alanda uzmanlaşmış sağlık ekibine başvurarak problemi anlatmak ve tedavi arayışına girmek en doğrusudur.

Teşhis ve tedaviyi etkilememek için sorun açıkça anlatılmalı ve hiçbir bilgi saklanmamalıdır. Hastadan edinilen bilgiler ve fizik muayene ile teşhis konabilse de, bazı testler yapılması gerekebilir.

Psikolog İstanbul ve Ankara Tavsiyem

Erkek Ve Kadında Cinsel İşlev Bozukluğu Tedavisi

Genel İlkeler

• Cinsel bilgi eksikliğinin giderilmesi ve yanlış bilginin düzeltilmesi.

• Cinsel baskıların azaltılması ve eşler arası iletişimin artırılması.

• Cinsel davranış yelpazesinin geliştirilmesi (Çeşitli cinsel yakınlaşma biçimlerinin denenmesi).

• Cinsel birleşme yasağı:

En İyi Psikolog Tavsiyesi ve Önerisi İstanbul, Ankara, İzmir. Psikolog Ergün İnce

Tedavinin başında uğrayacakları hayal kırıklıkları ilerlemelerini olumsuz etkileyebileceğinden ve ayrıca çiftlerin cinsel güvenlerinin gelişimi için basamaklı bir yol izleyerek zaman tanınması amacı

ile belli bir aşamaya gelen kadar eşlere ilişki yasaklanır.

• Gevşeme egzersizleri.

• Hayal kurma egzersizleri.

HORMON VE İLAÇ TEDAVİSİ

• Östrojen replasman tedavisi

Eksilen östrojeni (dişilik hormonu) dışarıdan tamamlama tedavisidir.

• Testosteron

Özellikle testosteron seviyesi düşük kadınlarda kullanılabilir.

cinsel işlev bozuklukları, cinsel sorunlar, iktidarsızlık

• Prostoglandin El

Damar genişletici etkisi ile klitoris ve vajinada kan dolaşımını artıracağı düşünülmekte ve krem formuna yönelik klinik çalışmalar sürmektedir.

• Alprostadil

Klitoral kan dolaşımını, vajinal ıslaklığı ve uyarılmayı artırmaktadır. Krem formları üzerinde klinik çalışmalar sürmektedir.

Psikolog İstanbul ve Ankara Tavsiyem

• Fentolamin

Düz kas gevşemesini sağladığı ve buna bağlı olarak klitoral sertleşme, vajinal genişleme ve ıslaklığı artırdığı düşünülmektedir.

• Apomorfin

Kadında cinsel organların seksüel cevabını düzenleyici olarak etki gösterdiği düşünülmektedir. Ancak henüz klinik kullanımı başlamamıştır.

• Sildenafil

Erkek cinsel işlevleri üzerindeki etkisi fark edildikten sonra bu alanda oldukça popüler olan Sildenafil halen yoğun olarak kullanılmaktadır.

Kadın ve erkeklerdeki cinsel sorunların tedavisini uzman ekibiyle çözecek ve tedavi edecek psikolog tavsiyemiz Psikolog Ergün İnce. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve diğer tüm illerden arayabilirsiniz. Üstelik uzaktan online terapi hizmeti de sunmaktalar. Kliniği arayıp randevu alabilirsiniz.

Psikolog Ergün İnce GSM: (0507) 276 97 43 Psikolog Ergün İnce’nin direkt hattı: (0541) 680 29 92 Sabit Tel: (0216) 680 29 77 

e-posta: psikologince@hotmail.com BEYKOZ / İSTANBUL

KLİTORAL VAKUM CİHAZI

Cinsel organlardaki kan dolaşımının yetersizliğine bağlı cinsel işlev bozukluğunu tedavi etmek amacıyla tasarlanan klitoral vakum cihazı, klitoristeki kan dolaşımını ve düz kas oranını artırmada yarar sağlar.

7 Soruda Cinsel Sorunlar ve İktidarsızlık Tedavisi | Psikolog Tavsiye

PSİKOLOJİK DANIŞMA

Cinsel işlev bozukluğu yasayan hastalarda ve partnerlerinde çeşitli psiko-sosyal sorunlar da görülebilir. Bu psiko-sosyal sorunlar cinsel işlev bozukluğunda kimi zaman sebep, kimi zaman da sonuç olarak karşımıza çıkar. Cinsel yaşamdaki aksaklıklar çiftler arasında sürtüşmelere ve ilişkilerin bozulmasına yol açabilir.

Cinsel işlev bozukluğuyla başvuran çiftlerde psikolojik ve sosyal sorgulama sonucunda psikoterapi ve cinsel terapi uygulanması gerekebilir. Psikolojik danışma ve terapi desteği, problemin tanımlanması ve çözümünde yardımcı olmasının yanı sıra, hastaya ve partnere sorunla baş edebilmede katkı sağlaması açısından çok önemlidir.

Psikolog Ergün İnce GSM: (0507) 276 97 43 Psikolog Ergün İnce’nin direkt hattı: (0541) 680 29 92 Sabit Tel: (0216) 680 29 77 

e-posta: psikologince@hotmail.com BEYKOZ / İSTANBUL 

Erkek ve Kadında Cinsel İşlev Bozukluğu ve Tedavisi

 CİNSEL TERAPİ

Cinsel terapi, bazı insanların cinsel sorunlarını ve bunların temelinde yatan kişisel deneyleri anlamalanın ve bu şekilde bu insanların kendi kendilerine yardımcı olmalarını sağlar.

Источник: https://www.haberpop.com/erkek-ve-kadinda-cinsel-islev-bozuklugu-ve-tedavisi/

Cinsel Bozukluk Nedir?

Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları
Genel Bakış

Stres, cinsel işlev bozukluğunun ortak bir nedeni. Diğer nedenler şunlardır:

cinsel travma

  • psikolojik sorunlar
  • diyabet
  • kalp hastalığı veya diğer tıbbi durumlar
  • ilaç kullanımı
  • alkol kullanımı
  • belirli ilaçlar

Kötü gece vs Bozukluk Ne kötü bir gece bir bozukluk olur?

Dört kategoride cinsel işlev bozukluğu var. Bazen havalede değilsiniz normaldir. Bunların hiçbiri düzenli olarak olmaz ve cinsel yaşamınızı önemli ölçüde etkilenmediği sürece hiçbir rahatsızlık olarak düşünülmemelidir:

Arzu rahatsızlığı, cinsel ilişkilere sürekli olarak çok az veya hiç ilgi duymadığınız zamandır.

  • Uyuşukluk duygusu, duygusal olarak ruh halinize girdiğiniz anlamına gelir; ancak vücudunuz buna dahil değildir.
  • Orgazm bozukluğu duygusal olarak ruh halinde olduğunuz anlamına gelir, ancak zımnenemediğiniz için sizi sinirlendirir.
  • Ağrı bozukluğu cinsel ilişki sırasında ağrıyı gerektirir.

LibidoLibido lowdown

Erkeklerde, düşük testosteron seviyeleri, cinsel istek veya libido kaybına neden olabilir.

düşük östrojen seviyeleri

  • düşük testosteron seviyeleri
  • doğum sonrası hormonal değişiklikler
  • emzirme
  • menopoz
  • Diğer nedenler şunlardır:

yüksek kan

  • diyabet
  • bazı ilaçlar
  • ilişki sorunları
  • cinsel inhibisyon
  • stres
  • yorgunluk
  • gebelik korkusu

ED, bir erkek cinsel ilişki için uygun bir ereksiyon elde edemediğinde veya devam ettirmediğinde ortaya çıkar. Bu, aşağıdaki nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir:

kan akışı sorunu

sinir bozukluğu

  • penise zarar verir
  • stres veya depresyon gibi psikolojik problemler
  • ilişki sorunları
  • Peyronie hastalığı > kronik hastalık
  • bazı ilaçlar
  • Devam eden ED, endişe yaratabilir.
  • Boşalım bozuklukları Erkeklerde cinsel işlev bozukluğu: Boşalma bozuklukları
  • Erken boşalma, penetrasyon öncesinde veya derhal gerçekleşen boşalma halindedir. Bu sıklıkla performans endişesinin bir sonucudur. Ayrıca şu sebeplerden kaynaklanabilir:

diğer psikolojik stresörler

cinsel inhibisyonlar

sinir hasarı

  • omurilik hasarı
  • belirli ilaçlar
  • Ejakülasyon bozukluğu, hiç boşaldığınızda ortaya çıkar. Bazı erkekler, özellikle de diyabetik nöropati olanlar, retrograd boşalma yaşarlar.Orgazm sırasında boşalma penise çıkmak yerine mesaneye girer. Bunun önemli tıbbi sorunlara neden olmamasına rağmen doğurganlığı zayıflatabilir. Varsa doktorunu onunla görmelisin.
  • Ağrı ve rahatsızlıklar Kadınlarda cinsel işlev bozukluğu: Ağrı ve rahatsızlıklar
  • Birçok şey cinsel aktivite sırasında ağrıya neden olabilir. Yetersiz yağlanma ve gergin vajinal kaslar penetrasyonu ağrılı yapar. Gönülsüz vajinal kas spazmları veya vajinismus, cinsel ilişki zarar verebilir. Bunlar nörolojik, üriner sistem veya bağırsak rahatsızlıklarının semptomları olabilir.

Menopoz hormonal değişiklikleriyle cinsel ilişki rahatsız edebilir. Östrojen düzeylerinde bir düşüş, genital bölgede derinin inceltilmesine neden olabilir. Aynı zamanda vajinal astarı inceltebilir ve yağlamayı düşürebilir.

Bir orgazm zorluğu Kadınlarda cinsel işlev bozukluğu: Bir orgazm zorluğu Zor

Stres ve yorgunluk orgazmın düşmanlarıdır. Cinsel aktivite sırasında da ağrı ve rahatsızlık vardır. Cinsel dürtü düşük olduğunda veya hormonlar patlak verince kadınlar orgazmı sağlayamayabilir.

Harvard Tıp Okulu'na göre, kadın cinsel tepkisinin ölçüsü kolaylıkla ölçülebilir değildir ve kaliteye dayanmaktadır. Temel olarak, cinsel işlevlerinizde yoksa, cinsel hayatınızdan memnun değilseniz, orgazmınız olmasa bile.

Doktorunuzu ne zaman göreceksiniz? Doktorunuzu ne zaman görebileceksiniz

Cinsel sorunlar yaşanmaya başlandığında her iki taraf da endişe edebilmektedir. Eğer konuşmazsan işler tırmandırabilir.

Durum iyileşmezse veya fiziksel bir nedenden şüpheleniyorsanız, artık doktorunuzu görme vakti. Reçete ve reçetesiz ilaçların bir listesi de dahil olmak üzere eksiksiz bir tıbbi hikaye vermeye hazır olun. Sorunuzun özelliklerini doktorunuza bildirin.

Doktorunuz fizik muayene ile başlayacaktır. Sonuca bağlı olarak, bunu teşhis testi izleyebilir. Fiziksel bir neden bulamazlarsa, bir terapist görmeyi düşünün.

Fiziksel nedenleri tedavi etme Fiziksel nedenleri düzeltme

Tedavi, özel nedene bağlıdır. Bazen, altta yatan bir tıbbi durumun tedavisi durumu çözecektir. Bazı durumlarda, anahtarlama ilaçları işe yarayabilir.

Son yıllarda ED tedavisi çok ilerlemiştir. Birçok erkek, Viagra gibi reçeteli ilaçları kullanarak olumlu sonuçlara sahiptir. Diğer ilaçlar arasında mekanik yardımlar, penil implantlar veya ameliyatlar bulunur.

Yağlayıcı jeller veya kremler veya hormon tedavisi vajinal kuruluk sorununu çözebilir.

Psikolojik nedenleri tedavi etme Psikolojik nedenleri iyileştirme

Psikolojik danışma yardımcı olabilir. Bir terapist size stres ve kaygı ile baş etmeyi öğretebilir. Eşinizle ortak danışmanlık, iletişimi geliştirmeye ve yakınlığı artırmaya yardımcı olabilir.

Bazen, cinsel davranış hakkında destek ve eğitim, ihtiyacınız olan her şeydir. Danışmanlıkta beden imajını ve diğer önlemleri belirleyebilirsiniz. Derinde kök salmış cinsel işlev bozukluğu için, psikoterapi gerekli olabilir.

Görünüm Uzun vadeli görünüm

Genellikle cinsel işlev bozukluğu devam ederse, stres ve kaygı düzeyiniz arttıkça artar.Bu, sorunu kalıcı hale getirebilir. Çoğu zaman, cinsel işlev bozukluğu olan insanlar için görünüm oldukça iyidir. Bununla birlikte, bazı tıbbi durumlar üstesinden gelmeyi zorlaştırmaktadır.

Onlara açık bir şekilde yaklaşırsanız, stres veya geçici durumlardan ötürü cinsel işlev bozukluğunu tersine çevirebilirsiniz. Derinlemesine oturan psikolojik sorunların yönetimi daha uzun sürebilir veya asla tam olarak çözülmez, ancak bunları geliştirebilirsiniz.

Düşünmek için TakeawayPoints

İletişim önemlidir. Herhangi bir cinsel işlev bozukluğunuz varsa, eşinizle konuşun. Tıbbi tavsiye almaktan çekinmeyin. Ulusal Sağlık Enstitüleri, cinsel saldırı mağdurlarını danışmanlık çağrısı yapmaya çağırıyor.

Alkol veya uyuşturucuya istismar ederseniz, cinsel işlev bozukluğu yaşayabilirsiniz. Yeni bir ilaç almadan önce potansiyel yan etkileri hakkında bilgi edinin. Onları yalnızca yönettiği gibi almanız gerekir.

Cinsel işlev bozukluğu çoğu insanda bir zamanlar ya da başka bir dönemde olur. Devam eden bir sorun haline gelirse, yardım aramalısınız.

Источник: https://tr.medic-life.com/what-is-sexual-dysfunction-10321

Cinsel İşlev Bozuklukları Psikoterapisi

Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları

Cinsellik insanların kendileri ve başka insanlarla ilişki içerisinde gerçekleştirdiği cinsel ze almaya, vermeye ve üremeye yönelik deneyimlerden oluşur. Haz, arzu, aşk ve yakınlık ile yakından ilişkili olan cinsellik bazen de bir zorunluluk ve kaygı eşliğinde yaşantılanabilir.

Temel olarak duyumlarla ilişkili olan cinsel ilişki sadece cinsel organlarla değil tüm bedenle ilişkili olduğu gibi cinsellik de sadece üreme ile ilişkili olmadığından cinsel sağlıktan söz edebilmek için cinselliğin zorunluluktan arınmış olması ön koşuldur.

Sağlıklı bir cinsel yaşam için cinsel birlikteliklerin fiziksel, duygusal, ekonomik, toplumsal baskılardan arındırılmış ve cinsellik ile ilgili kaygıların en aza indirilmiş olması gerekir.

A.2. Doyumlu ve Mutlu Cinsel Yaşam

Cinsel etkileşim her türlü etkileşimde olduğu gibi öncelikle kişinin kendini tanıması, kendine değer vermesi, güvenmesi ve bedeniyle, haz aldıkları ile ilgili farkındalığın oluşması ile başlar. Mutlu ve doyurucu bir cinsel yaşam için ilk koşullardan biri eşler arası etkin iletişim, açıklık, paylaşım ve karşılıklı saygıdır.

Kişlerin birbirlerine karşı sorumlu davranması, karşılıklı mahremiyeti ve değerinin tanınması önemlidir. Cinselliğin nasıl yaşanacağı ile ilgili her ayrıntı çiftlerin sözel veya davranışsal ortak istek ve rızası ile gerçekleşmelidir.

Çiftin cinsel ilişki ile ilgili kayglarını, haz aldıkları, hoşlandıkları, hoşlanmadıkları şeyleri birbirleriyle paylaşmaları ortak ve doyumlu cinsel yaşamı keşfetmelerine yardımcı olur.

A.3. Cinsel Mitler/Yanlış İnanışlar

Cinsel mitler ve yanlış inanışlar cinsiyet rolleri ve beklentileri ile sıkı biçimde ilişkili olup genellikle cinsel yaşamın üreme ve performans ekseninde değerlendirilmesine yol açar.

Aynı zamanda kadın cinselliğini sınırlamaya yönelik inanışlar da yaygındır. Bu inanışlar cinsel yaşamı sınırlar, kısıtlar ve cinsel yaşamla ilgili kaygıların belirginleşmesine neden olur.

Cinsel mitlerden bazıları şunlardır:

  • 'Her şeyde olduğu gibi cinsellikte de başarı önemlidir'
  • 'Cinsel ilişki isteğini erkek belirtmelidir'
  • 'Erkekler cinsel ilişkiye her zaman hazırdır'
  • 'Yaşlanma cinsel isteği tamamen ortadan kaldırır'
  • 'Menopoz cinsel isteği ortadan kaldırır'
  • 'Bir erkek ne kadar sık ve ve ardışık sevişiyorsa o kadar güçlü ve haz vericidir'
  • 'Erkek cinsel organı büyüklüğü oranında haz verir'
  • 'İlk cinsel ilişki kadın için ızdırap vericidir'
  • 'İlk cinsel ilişkide kadınlarda kan gelmelidir'
  • 'Sevişme her zaman kendiliğinden olmalıdır. Konuşmak sevişmeyi bozar'
  • 'Sevişmede neyin normal olduğuna dair kurallar vardır'
  • 'Olgun kadın birleşme ile orgazm olmalıdır'
  • 'Sık mastürbasyon zarar verir'

A.4. Kadın Cinselliği

Kadınların %30-60'ında yaşamları boyunca en az bir cinsel sorun yaşandığı tespit edilmiştdir. Toplumumuzda kadınlar genellikle kendi cinselliklerine yabancı biçimde sadece eşine yanıt verme beklentisi içinde yetiştirilmeye meyillidir.

Kadınlarda cinsel işlev bozukluğu gelişmesinde yanlış inanışların, yetiştirilme tarzının, geleneksel kadın rolünün dışına çıkmakta zorlanmanın büyük etkisi olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda aile içi şiddete tanık olmuş, maruz kalmış kadınlarda cinsel işlev bozukluğu sık görülmektedir.

Otoriter, baskıcı baba ve edilgen, güçsüz kalan/bırakılan anne modelleri özellikle vajinismus ve cinsel istek bozukluları gelişmesinde etkilidir.

Kadınlarda duygusal yakınlık ve sıcaklık, ön sevişme/sevişme, cinsel ilişkiye hazır olma önemli yer tutar. Bu nedenle yakınlık sorunları, kısıtlı sevişme, iletişim problemleri, evlilik çatışmaları cinsel sorunlara yol açabilmektedir. Cinsel organlardan hoşlanmama, 'kızlık zarı'nın ve cinsel organların zarar görnesi korkuları da cinsel sorun gelişmesine katkıda bulunur.

A.5. Erkek Cinselliği

Erkeklerin yaklaşık %40'ı yaşamları boyunca en az bir cinsel işlev bozukluğu geçirirler. Cinsel sorun ilk cinsel aktivitieden itibaren başlayabileceği gibi bazen de sonraki yıllarda bir süreci izleyerek gelişebilmektedir.

Cinsel sorun durumsal olabilir veya her cinsel aktivite sırasında yaşanabilir.

Erkeklerde cinsel sorunların kökeninde genellikle rollerle ilişkili olarak performans kaygısı, kısıtlı sevişme, yetersiz/yanlış bilgilenme, eşler arası iletişim ve diğer ilişki sorunları, kaygılı kişilik yapısı, suçluluk duyguları psikiyatrik rahatsızlıklar ve organik kökenli nedenler yer almaktadır.

B.1. Kadında Cinsel İşlev Bozuklukları

B.1.a. Cinsel İstek Bozukluğu

Cinsel istek bozukluğu kişinin yaşı ve yaşam koşulları dikkate alınarak, sürekli olarak ya da tekrarlayıcı bir biçimde cinsel fantezi ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması ya da hiç olmaması durumudur.

Diğer bir deyim ile cinsel hayaller kurmak, cinsel konularda konuşmak, cinselliği hatırlatan hemen her şeye karşı istektebir azalma ya da hiç istek olmaması durumudur. Kadının cinsel eylemi oluşturacak ortamı hazırlama, oluşturma, cinselliği başlatma ile ilgili hevesi yoktur ya da azalmıştır.

Cinsel isteksizliği olan kadınlarda uyarılma evresine ait belirtiler de (ıslanma, göğüslerde dikleşme) azalmıştır veya yoktur. 

B.1.b. Cinsel Tiksinti Bozukluğu

Tekrarlayıcı biçimde cinsel ilişki kurmaktan aşırı tiksinti duyma ve bundan tümüyle ya daçoğu zaman kaçınma durmudur. Genellikle cinselliği engelleyecek bazı gerekçeler bulunur.

Kadın partneriyle cinsel ilişki olasılığı ile karşılaştığında kaygı, korku iğrenme yaşar.

Rahatsızlık örneğin sadece genital salgılarla sınırlı olabileceği gibi, öpme, dokunma, birleşme gibi cinselliğin bütün alanlarına yönelebilir.

B.1.c. Cinsel Uyarılma Bozukluğu

Kadınlarda cinsel uyarılma sırasında yeterli bir ıslanma, kabarma tepkisi olmaması veya cinsel etkinlik bitene kadar sürdürememe durumudur. Sıklıkla orgazm bozukluğu ile birlikte görülür. Ülkemizde çoğunlukla cinsel eğitim ve deneyimin çok az olmasından ve temel cinsel tekniklerin ve partneri uyarma yöntemlerinin çiftler tarafından iyi bilinmemesinden kaynaklanmaktadır.

B.1.d. Orgazm Bozukluğu

Olağan bir cinsel uyarılma evresinden sonra orgazmın sürekli ya da yineleyici biçimde gecikmesi ya da olmamasıdır. Kadınlarda orgazmın anlaşılması ve değerlendirilmesi diğer cinsellik evrelerine göre daha zordur.

Orgazmın kendisinin anlaşılması bu denli güçlükler taşıyorken orgazm bozukluğunu tanımak zor olabilir.

Kadınlarda orgazmı oluşturacak uyarının türü ve yoğunluğu açısından bireysel farklılıklar erkeklere oranla daha sıktır.

B.1.e. Vajinismus

Vajinismus, vajinaya giriş denendiğinde, vajinanın dış üçte birini çevreleyen kaslarda yineleyici ya da sürekli birbiçimde istemsiz kasılmaların olmasıdır. Çoğunlukla cinsel birleşmeye olanak vermeyen bu kasılmayı kadın kendisi yapmaz ve kendi isteği ile de geçiremez.

Temel bozukluk, vajina girişindeki kasların istemsiz kasılmasıdır ancak vajinismusda buna bedenin çeşitli bölgelerinde bazen tüm bedende kasılmalar, sıklıkla bacakların kapanması, korku, bazen titreme, çarpıntı, terleme, bulantı, hatta kusma, fenalık hissi ve ağlama gibi belirtiler eşlik edebilir.

B.1.f. Disparoni (Ağrılı Cinsel Birleşme)

Cinsel ilişki sırasında eşlik eden genital bölge ağrının olmasıdır. Tekrarlayıcı olması önemlidir. Kısa süreli ve geçici olan ağrılar disparoni olarak değerlendirilmezler. Vajinismus ile birlikteliği sık görüldüğünden ve oluşmasına benzer nedenler yol açtığından günümüzde artık vajinismus ile aynı başlık altında değerlendirilip ele alınırlar.

Cinsel eylem sırasında ağrı olması nedeniyle beraberinde uyarılmanın kısa sürmesine bağlı uyarılma bozukluğu ya da orgazm bozukluğu görülebilir. Kadın cinsel sorunları içinde fiziksel nedenlerin en sık rastlandığı bozukluk disparonidir. Cinsel birleşmede ağrı yakınması olan bir kadında öncelikle fiziksel bir sorun olup olmadığı araştırılmalıdır.

B.2.a. Cinsel İsteksizlik

Erkeklerde ilgi/istek azlığı yakınmaları ile yapılan başvurular oldukça nadirdir. Bunun en önemli nedeni cinsel ilgi ve istek azalmasının sıklıkla sertleşme güçlüğüne (uyarılma bozukluğuna) neden olması ve erkeklerin daha çok serleşme güçlüğü yakınması ile başvurmalarıdır.

İlgi ve istek bozukluğu ile yapılan başvuruların sıklığını azaltan bir başka etken ise 'erkeklerin her zaman ve her koşulda cinselliğe hazır olduğu' biçimindeki cinsel mittir. Bu tür yanlış/abartılı bilgi ve beklentiler erkeğin yardım arama  davranışı içine girmesine engel olmaktadır.

  Cinsel ilgi ve istek bozuklukları erkeklerde hemen tamamen “azalmış cinsel istek” biçiminde kendini gösterir.

B.2.b. Sertleşme Güçlüğü

Sertleşme güçlüğü cinsel birleşmeyi sağlamak için gerekli sertleşmenin oluşmasında ya da sürdürülmesinde ortaya çıkan inatçı ve tekrarlayıcı yetersizlik olarak tanımlanabilir. Bir uyarılma bozukluğudur ancak cinsel ilgi ve istek kaybının bir sonucu olabrak ortaya çıkabilir.

B.2.c. Erken Boşalma

Erken boşalmanın fikir birliğine ulaşılmış bir tanımı yoktur. “Erkeğin, partneri orgazm olmadan önce boşalması” biçimindeki bir tanım yetersiz kalmakta ve bu tanımlama günümüzde bir cinsel mit olarak kabul edilmektedir.

  Erkeğin çok az cinsel uyarılma ile cinsel birleşme öncesinde ya da birleşmeden hemen sonra ve arzu ettiği süreden daha önce oluşan boşalma daha iyi bir tanımlama olmaktadır.

  Boşalma süresi yaş, cinsel birleşme sıklığı, partner özellikleri, ön sevişme süresi ve ortamın uyarıcılığı gibi etkenlere bağlı olarak değişebilmektedir. Bundan dolayı erken boşalma sorunu tekrarlayıcı ve inatçı seyrettiğinde bu tanı konur.

C. Cinsel Terapi

Cinsel terapi, cinsel sorunlar ve tedavileri konusunda eğitim almış psikiyatrist ve klinik psikologlar tarafından çiftlere yönelik olarak, bazen de bireysel uygulanan psikoterapi yöntemidir. Cinsel terapilerde çiftin psikodinamik özellikleri gözetilir ve temelde bilişsel-davranışçı terapi tekniğine dayalı bir yol izlenir.

Cinsel sorunu ortaya çıkaran ve yerleşimesine neden olan etkenlere göre tedavi yöntemi olarak psikoterapi ve/veya ilaç tedavisi seçilebilir. Sorun tamamen tıbbi/biyolojik etkene bağlı ise ilaç tedavis veya diğer tıbbi tedaviler seçilir.

Eğer sorunun kaynağı psikolojik etmenler ise veya tıbbi nedenler olmasının yanında psikolojik etmenler durumu ağırlaştırıyorsa psikoterapi uygulanmalıdır.

Uzun yıllardan beri etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış olan cinsel terapiler günümüzde cinsel sorunların çoğunu başarılı biçimde tedavi etmektedir. Cinsel sorunun özelliğiğine ve çifte göre değişmekle birlikte cinsel terapi ortalama olarak 2-4 ay sürer.

Bazı durumlarda 1-2 seans ile düzelen vakalar olabileceği gibi nadir durumlarda tedavinin 1-2 yıl sürmesi gereken vakalar vardır.

Tek görüşmede ve mucizevi ürünlerle tedavi iddiaları gerçekçi/bilimsel olmamakla birlikte cinsel tedavi arayışındaki kişilerin ümitsizliğini ve çare arayışını kısıtlayarak, zaman ve para kaybına yol açarak çift üzerine olumsuz etki yapabilmektedir.

Cinsel terapi bireylerin kendi bedenlerini, kimliklerini, cinselliklerini ve ilişki biçimlerini güvenli ve mahrem bir ortamda keşfetmeye cesaretlendirildikleri bir öğrenme biçimidir. Bu öğrenme ve keşif süreci çiftin özelliklerine göre değişen sürat ve derecelerde olur.

Источник: http://kolanbritish.com/tibbi-birimler/psikiyatri/cinsel-islev-bozukluklari-psikoterapisi/

Cinsel işlev bozuklukları

Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları

Cinsel tutum ve davranışlarda farklılıklar, batı toplumlarında ekonomik ve teknolojideki değişiklerlerle birlikte gelişmiştir. Son on yıllarda ABD'de cinsel davranışlar libereal bir tutum içindeyken, AIDS korkusu yüzünden daha konservatif yaklaşımlara kayış bulunmaktadır. Aynı korku, rönesans devrindeki liberal cinsel devriminde son bulmasına neden olmuştu.

Ancak o dönem korkulan hastalık sifilizdi. Tabi ki, liberal tutum cinsel hayata ilgiyi arttırmış, aynı zamanda cinsel işlev bozukluklarıyla ilgili çalışmalar da artmıştır. 1994 yılında Chicago Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada şu sonuçlara varılmıştır: · Evli kadınların %85'i, evli erkeklerin ise %75'i eşlerinden memnun değiller.

· Evli çiflerin %41'i haftada iki kez cinsel ilişkiye girerken, bu oran bekar insanlarda %23. · Erkelerin yaşam boyu sahip olduğu partner sayısı ortalama 6 iken, kadınların 2. · Homoseksüel yönelim erkeklerde %2.8 iken, kadınlarda %1.4 oranında saptanmıştır.

Ancak erkeklerin %9'u kadınların ise, %5'i yaşamları boyunca en az bir kez homoseksüel bir deneyim yaşadıklarını belirtmişlerdir. · Vajinal cinsel ilişki hem erkekler(%83) hem de kadınlar (%78) için en çok tercih edilen ilişki biçimidir. · Evli çiflerin %93'ü aynı ırktan, %82'si eşit eğitim düzeyinde, %72'si aynı dini paylaşmaktadır.

· Hem erkek hem de kadınlarda, çocukluk çağında cinsel kötüye kullanım varsa da, ortalama partner sayısı 10'u geçmekte, grup seksi ve homoseksüel deneyimler artmaktadır. · Araştırmaya katılanların %8'i, haftada dörtten fazla cinsel ilişkiye girdiklerini belirtmişlerdir.

· Evli kadınların dörtte üçü, bekar kadınların ise %62'si orgazm olabildiklerini belirtmişlerdir. Erkeklerde ise bu oran %95'tir. · Erkeklerin yarısından fazlası, kadınların ise sadece %19'u hergün seks hakkında düşündüklerini söylemişlerdir. Cinsel ifade ve davranış, insanların ömürleri boyunca yaşamlarının önemli bir parçasıdır.

Cinsel davranış çok çeşitli faktörlerden etkilenir. Cinsellik, kişilik faktörleri, daha önceki yaşantılar, biyolojik yapı ile yakından ilgilidir. Normal cinselliğin tanımını yapmak zordur.

Kendine ve başkasına zarar verici olan, dürtülerini bir kişiye yöneltemeyen, primer cinsel organlara yönelemeyen uygunsuz kompulsiyonlarla birlikte olan cinsel ilişki normal dışı olarak tanımlanabilir. Cinsel Kimlik(Sexual Identity): Kişinin kromozomlarının belirlediği, genital organları ve sekonder seks özelliklerini içeren biyolijik özelliklerdir.

Cinsiyet Kimliği(Gender Identity): Kişinin kadınlık ya da erkeklik algısıdır. Davranışın erkeklik ya da kadınlık içsel yönlerini yansıtır. Biyolojik faktörler eksiksiz gelişimini tamamlasa bile erkeklik ya da kadınlık hissinin gelişiminde bir sorun olabilir. Cinsel Rol ve Davranış(Gender Role): Cinsel davranış kişinin biyolojik faktörlerinin getirdiği özelliklerden dolayı toplumun beklediği ve kabul ettiği davranışlardır. Cinsel davranışlar, cinsel kimlikle ilişkilidir.

Kadın Cinselliğinde Temel Kavramlar

Fizyopatoloji: Kadın cinselliği yaşla birlikte değişiklikler gösterir. Evliliğin ilk yıllarında partnerin de yoğun cinsel isteği ile kadının cinsel isteği de motive olmaktadır. İlerleyen yaşla birlikte orgazmik reaksiyonun daha çabuk olduğunu görüyoruz.

Menapoz öncesi dönemde, hormonal değişiklikler nedeni ile cinsel istekte azalma, depresyon görülebilir. Menapoz sonrasında ise cinsel davranışlar bireysel farklılıklar göstermektedir. Seksüel birleşmenin olabilmesi için, genital organlarda şekil ve fonksiyon değişiklikleri olmaktadır.

Kadın ve erkekte seksüel cevap dört basamakta incelenmektedir: 1. Uyarılma: Bu dönemde erotik duygular başlar ve vajinal lubrikasyon olur. Ayrıca solunum derinleşir tansiyonda ve nabız sayısında artış olur. Kadınların bir kısmında klitoral kanlanmadaki artışa bağlı ereksiyon olabilir. Vajina genişler. 2.

Plato: Bu dönemde orgazmdan önce uyarılma en üst düzeye ulaşır. Genital organlarda vazokonjesyon maksimum seviyededir. 3. Orgazm: Vajina çevresi, perineal bölge, bulbokavernoz ve pubokoksigeus kaslarında 0.8 saniye aralıklarla kontraksiyonlarla orgazm gerçekleşir. Kadında erkektekinin aksine yeni bir orgazm için refrakter period gerekmemektedir.

4. Rezolüsyon: Cinsel uyarıya bağlı olan değişiklikler hızla kaybolur. Nabız, tansiyon solunum birkaç dakika içinde normale döner. Vajinanın istirahat haline dönmesi 15 dakikayı bulmaktadır.

Erkek Anatomisi

Normal erişkin erkekte eksternal genital organlar; penis, skrotum, testisler, epididim ve vas deferensin bir kısmıdır. İnternal genital organlar ise; vas deferens, seminal vezikülller, ejekülatuar kanallar ve prostat bezidir.

Penisin boyutları değişiklik göstermekle birlikte, flasid durumda ortalama 7-11 cm, ereksiyon halinde ise 14-18 cm arasında değişmektedir. Ejekulasyon, semen ve prostat, seminal veziküller, vas deferens ve epididimden salgılanan sekresyondan oluşmaktadır.

Prostatik üretranın genişlemesi ve sekresyonun penil üretradan geçişi, erkekte klimakterik his uyandırır. Bu dönem ejekulasyonun emisyon fazıdır. Pelvik ve perineal kaslar da ejekülatın penil üretraya geçişine yardım eder.

Ejekülasyonun bu fazı somatik efferentlerin kontrolü aktındadır. Ejekulat, oratlama 2.5 ml(bir çay kaşığ) kadardır ve 120 milyon sperm içerir.

Genital Organların İnnervasyonu

Genital organların innervasyonu, genel olarak otonom sinir sistemi tarfından yapılmaktadır. Parasempatik(kolinerjik) sistem pelvik splaknik sinir(S2, S3 ve S4) aracılığı ile ereksiyonu aktive etmektedir. Bu sinir penil arterlerdeki düz kasları dilate eder.

Kan, korpus kavernozumdaki sinüslere dolar ve geri dönüşü inhibe edilir ve ereksiyon olur. Klitoral engorjman da, klitoral dokuda kan akımının artışı ile olmaktadır. Ejekulasyondan ise, sempatik(adrenerjik) sistem sorumludur.

Hipogastrik pleksus aracılığı ile adrenerjik impulslar uretral cresti, epididim, vas deferens, seminal veziküller ve prostatı uyarırlar. Pleksusun uyarılması emisyona yol açmaktadır. Kadında ise sempatik sistem orgazm sırasında vajina, uterus ve üretra kaslarının kontraksiyonlarını kontrol etmektedir.

Otonom sinir sistemi, hem stres, ilaç gibi dış faktörlerden hem de hipotalamik, limbik ve kortikal değişikliklerden çok kolay etkilenmektedir.

Cinsel İşlev Bozuklukları

DSM-IV'te cinsel işlev bozuklukları(CİB) 7 kategoride incelenmektedir:1. Cinsel istek bozuklukları 2. Uyarılma bozuklukları 3. Orgazm bozuklukları 4. Cinsel ağrı bozuklukları 5. Genel tıbbi duruma bağlı CİB 6.

Madde kulanımına bağlı gelişen CİB 7. Başka türlü sınıflandırılamayan CİB DSM-IV'te CİB'lar, Eksen I tanısı olarak ele alınmışlardır. Hastalarda birden fazla bozukluk birarada bulunabilir. CİB içnde, en fazla tek başına bulunan, prematür ejekulasyondur.

CİB'lar; hayat boyu, kazanılmış, jeneralize ve durumsal olabilir. Başka bir hastalığın sonucu, madde kullanımına bağlı, ilaç yan etkisi gibi nedenlerle olabilir. Cinsel işlevler, ilişki problemlerinden, performans anksiyetesinden çok çabuk etkilenir.

CİB'lar, bir çok hastada depresyon, anksiyete bozuklukları, şizofreni ve kişilik bozuklukları gibi diğer pisikiyatrik bozukluklar ile birliktedir.

Cinsel Öykü alma

Cinsel İstek Bozuklukları: DSM-IV'te cinsel istek bozuklukları iki grupta incelenmiştir. i) Hipoaktif cinsel istek bozukluğu ve ii) Cinsel tiksinme bozukluğu Kaynak: ME Ceylan, B Yazan, Araştırma ve Klinik Uygulamada Biyolojik Psikiyatri, Cilt 3, Anksiyete Bozuklukları, 1997, İstanbul

Источник: https://www.e-psikiyatri.com/cinsel-islev-bozukluklari-35688

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть