Erkeklerde Sık Görülen Bir Hastalık: Prostat Kanseri

içerik

Prostat Kanseri | ÜRO-TIP

Erkeklerde Sık Görülen Bir Hastalık: Prostat Kanseri

Prostat, erkekte yardımcı üreme organı olarak görev yapan bir salgı bezidir. Yaklaşık bir kestane büyüklüğündedir. Kalın barsağın son kısmının önünde ve mesanenin (İdrar kesesi) hemen altında yer alır.

Prostat, üretra denilen ve idrarı mesaneden penis ucuna kadar taşıyan kanalın başlangıcındaki yaklaşık 3 cm.lik bölümü çepeçevre sarar.

Prostat bezi, orgazm sırasında sperm ile karışan, spermin taşınmasını kolaylaştıran bir sıvı salgılar.

Prostat Kanseri

BPH ile tek benzerliğinin aynı yaş grubunda olduğu kabul edilse de prostat kanseri tamamen farklı bir hastalıktır. Prostat kanseri, prostatta malign (kötü karakterde) büyümeyi tanımlamaktadır.

Kanser hücrelerinin en önemli özelliği vücutta başka organlara yayılıp orada da çoğalabilme yeteneklerine sahip olmalarıdır. Dolayısıyla bir çok kanserde asıl amaç hastalık organa sınırlı iken tanı koymak ve böylece kesin tedavi imkanı sağlamaktır.

Prostat kanseri için de aynı durum söz konusudur. Prostat kanseri, ülkemizde ve dünyada erkeklerde en sık görülen kanser haline gelmiştir. Kanser ölümlerinde de ikinci sırada yer almaktadır. Nitekim A.B.D.’de yılda 360.000’den fazla prostat kanseri tanısı konmakta ve 44.

000’den fazla ölüm meydana gelmektedir. Günümüzde kesin tedavi imkanı sadece hastalık organa sınırlı iken sağlanabilmektedir.

Prostat Kanseri Belirtileri

Prostat kanseri hastalığına ait özel bir şikayet yoktur. Genelde aynı yaş grubunda olması sebebiyle BPH’da görülen yakınmalar söz konusu olabilir. Bunun yanı sıra ileri evre hastalarda kemik ağrısı gibi yakınmalar ilk başvuru sebebi olabilir.

Ancak amaç hastalığın hiç bir belirti ortada yokken erken tanısı olduğundan prostat kanseri için tarama yapılması gündemdedir.

AUA (Amerikan Üroloji Birliği) 50 yaş üzeri her erkekte yılda bir, ailesinde prostat kanseri olan kişilerde ise 40 yaştan itibaren prostat kanseri taraması yapılmasını önermektedir.

Prostat kanseri tanısı nasıl konulur?

Prostat kanseri taramasında bugün için 4 metod kullanılmaktadır:

1.Parmakla rektal yoldan prostat muayenesi

2.Rektal yolla prostat ultrasonografisi (TRUS)

3.Prostat spesifik antijen (PSA)

4.TRUS eşliğinde prostat biyopsisi

Parmakla rektal yoldan prostat muayenesi ile hekim sadece prostatın büyüklüğü konusunda fikir sahibi olmamakta, aynı zamanda özellikle sert bir alan hissedilmesi prostat kanseri şüphesini uyandırmaktadır. Tüm dünyada sadece rektal muayene bulgusu şüpheli olanlarda bile prostat biyopsisi gerekli görülmektedir.

Rektal yolla prostat ultrasonografisi (TRUS) ile prostatın anatomik özellikleri ayrıntılı olarak ortaya konabilmekte ve prostat büyüklüğü saptanabilmektedir. TRUS’un en önemli kullanımı prostat biyopsisi sırasında olmaktadır. Öte yandan TRUS’da saptanan soğuk sahalardan ek biyopsi alınması da önerilmektedir.

Prostat spesifik antijen (PSA) ise prostat kanseri taramasında en önemli parametredir. PSA, prostat hücrelerinden salgılanan ve meninin akışkanlığını sağlayan bir maddedir. Belirli bir oranda seruma da karışmaktadır.

Hastadan alınan serum örneğinde yüksek bulunması biyopsi ihtiyacını doğurmaktadır. Öte yandan BPH, prostatitler ve üretral (idrar borusu) girişimler de PSA’da yüksekliğe yol açabilir. Son yıllarda PSA’nın bir alt grubu olan serbest PSA’nın da ölçülmesi tavsiye edilmektedir.

Serbest PSA’nın total PSA’ya oranı ne kadar düşükse o oranda kanser olasılığının arttığı bilinmektedir. Özellikle ailesinde prostat kanseri olan hastalarda takip edilmesi gereken yıllık Total PSA artışıdır.

Artış hızı önemli olduğundan Total PSA testinin her yıl aynı laboratuarda yapılması önemlidir. Yıllık PSA artış hızı 0.5ng/ml olan kişilerin doktora başvurması gerekir.

Bu aşamadan sonra PSA ve/veya parmakla rektal muayene bulgusu anormal olanlarda TRUS eşliğinde prostat biyopsisi gerekmektedir. Bu biyopsi işlemi hastaneye yatırılmadan kolayca yapılabilmektedir.

Biyopsi sonucu kanser saptanmayan hastaların takibi önerilirken, biyopsi sonucu prostat kanseri tespit edilenlerde hastalığın evresini değerlendirmek için ileri tetkikler gereklidir.

Bunlar hekimin gerekli görmesi halinde akciğer grafisi, kemik sintigrafisi, batın tomografisi gibi hastalığın yayılıp yayılmadığını araştıran görüntüleme metodlarıdır.

Bu aşamadan sonra hastaya evresine göre uygun tedavi alternatifleri sunulmaktadır.

Prostat Kanseri Tedavisi

Genç hastalarda lokal (yayılmamış) hastalıkta artık tüm dünyada cerrahi tedavi ilk seçenek olarak sunulmaktadır. Radikal prostatektomi adı verilen bu ameliyatla hastaya kesin tedavi şansı verilmektedir. Bu ameliyat BPH’daki ameliyatlardan tamamen farklı olup, prostatın tümünün meni keseleriyle birlikte çıkartılması ve idrar yolunun yeniden oluşturulması işlemidir.

Tecrübeli merkezlerde son derece düşük komplikasyon oranlarına sahiptir. Bu operasyon son zamanlarda laparaskopik ya da robot yardımı ile de yapılmaktadır.

Bu yöntemlerin en önemli avantajı kanama riski, idrar kaçırma riski ve ereksiyon ile ilgili yan etkiler açık operasyona göre daha az olmasıdır, dezavantajı ise kanserli hücrelerin vücutta kalma ihtimali ve maliyetleri açık cerrahiye göre fazladır.

Lokal hastalıkta diğer bir tedavi alternatifi de özellikle yaşlı, çeşitli ciddi dahili hastalıkları olan ya da lokal olarak çevre dokulara yayılmış hastalarda ön planda düşünülen radyoterapidir (şua tedavisi). Bunun da yan etkiler açısından teknik donanıma sahip deneyimli merkezlerde yapılması gereklidir.

Son zamanlarda yine lokal hastalıkta, prostat içine çeşitli radyoaktif elemanlar konularak uygulanan ve brakiterapi adı verilen bir tedavi seçeneği gündeme gelmiştir.

Prostatı 50 gramın altındaki hastalarda kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde ameliyathane şartlarında anestezi altında yaklaşık 80-100 adet radyoaktif çekirdek prostatta belirli bölgelere yerleştirilir.

Ancak bu yöntemin uzun dönem etkinliği henüz bilinmemektedir.

Cryoterapi adı verilen prostat dokusunun dondurulması esasına dayanan diğer alternatif bir yöntem son yıllarda kullanılmaya başlanmıştır. Yan etkileri, maliyeti ve uzun dönemde etkinliği bilinmediğinden açık operasyona tercih edilmemektedir.

İleri evre (yayılmış) hastalıkta ise tedavi hormonaldir. Prostat hücreleri testosteron hormonuna (erkeklik hormonu) hassastır.

Bu hormon, ilaçlarla (depo iğneler) ya da lokal anestezi altında basit bir cerrahi ile testislerin iç kısmı alınarak ortadan kaldırıldığında hastalıkta gerileme olmaktadır.

Bu tedaviye rağmen hastalık ilerler ve hormon bağımsız hale gelirse çeşitli kemoterapatik ajanların kullanımı söz konusu olmaktadır.

PCA 3 Tahlili

PCA3, 1999 yılında varlığı gösterilen, prostat kanserli hücrelerde bulunan küçük bir RNA molekülüdür. PCA3’ün tümörlü prostat dokusunda 60–100 kat arttığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

PCA3 ile Total PSA arasında ki fark nedir?

Irka ve prostat kanseri tipine göre yüksekliği değişiklik gösteren PCA3 prostat hastalıklarıyla ilgili önemli bir takip belirteci ve biyopsi ön belirleyicisidir.

Rutinde prostat kanseri tanı ve takibinde kullanılmakta olan kan testi PSA (prostat spesifik antijen) ile karşılaştırıldığında, PCA3 daha düşük duyarlılık ama daha yüksek bir özgüllüğe sahiptir.

PSA’dan farklı olarak PCA3’ün prostat hacmine bağımlı olmaması da önemlidir

PCA 3 hangi durumlarda gereklidir? PCA 3 tahlili yaptırmak biyopsi olasılığını ortadan kaldırır mı?

PCA3, PSA düzeyleri yüksek, ancak ilk biyopsi sonucu normal bazı olgularda gereksiz biyopsi tekrarının önlenmesinde yol gösterici olabilir. Gereksiz biyopsi tekrarı oranları yüksek olan bu hastaların PCA3 düzeyleri ile takip edilmesi ve PCA3 değerinin 35’ten yüksek olması durumunda hastaların biyopsiye yönlendirilmesi önerilmektedir. Yüksek PCA3 düzeylerinde ileri takip şarttır.

PCA3 numune için ön hazırlık gerekli midir?

Hayır, PCA3 ölçümünün ideal olarak parmakla yapılan rektal prostat muayenesi sonrası idrarda ölçülmesi önerilmektedir. Bu nedenle hastanın ön hazırlık yapmasına gerek yoktur.

ProPSA

Pro PSA,Serbest PSA’nın günümüz yöntemleriyle tespit edilebilen üç komponentinden (ProPSA, BPSA ve inaktif PSA) biridir.

PSA, Serbest PSA ve ProPSA testlerinin analizi, değerlerinin matematiksel kombinasyon şeklinde değerlendirilmesi ile Prostate Health Index (phi) hesaplanmakta, kanser teşhis oranı yükselmektedir.

Klinik çalışma verileri prostat kanserini saptamada ProPSA testinin doğruluğunun diğer PSA parametrelerinden yüksek olduğunu göstermektedir.

ProPSA ile Total ve Serbest PSA arasında ki fark nedir?

Prostat spesifik antijen (PSA) ve Serbest PSA prostat kanserinde yaygın olarak kullanılan tümör belirtecidir. Ancak belirli bir düzeyin altında (10 ng/ml) bu hastalık için özgüllük değeri düşüktür.

Prostat büyümesi ve prostatit gibi prostatın iyi huylu hastalıklarında da kan düzeyleri yükselebilmektedir.
Kanser saptama oranını arttırmak amacıyla ek olarak Serbest PSA’nın total PSA’ya oranı hesaplanmaktadır.

Bu şekilde PSA değeri 4-10 ng/ml arasında olan hastalarda kanser tanısında önemli bir artış sağlanmaktadır. Ancak yine de bazı düzeylerde iyi huylu-kötü huylu ayrımında yeterli olmamaktadır.

Son yıllarda prostat kanseri ile ilgili yapılan pek çok çalışmada yüksek oranda prostat kanserini saptayabilen ideal bir tümör belirteci bulunması amaçlanmıştır.Bu alanda saptanan en önemli tümör belirteçlerinden biri ProPSA’dır.

ProPSA hangi durumlarda gereklidir? ProPSA tahlili yaptırmak biyopsi olasılığını ortadan kaldırır mı?

ProPSA, Total ve Free PSA testlerinin birlikte çalışılması ile elde edilen phi gereksiz biyopsi oranını %25 kadar düşürebilir. Prostat kanseri için takip edilen hastalarda düşük phi skorları sağlıklı prostatı gösterirken, yüksek phi skorları prostat kanseri riskinin artmış olduğunu veya mevcut kanserin yüksek gleason skoruna sahip agresif bir kanser olabileceğini işaret eder.

ProPSA oranı yüksek olması durumunda hastaların biyopsiye yönlendirilmesi önerilmektedir. Yüksek ProPSA düzeylerinde ileri takip şarttır.

ProPSA numune için ön hazırlık gerekli midir ?

Hayır, ProPSA ölçümü için hastanın ön hazırlık yapmasına gerek yoktur.

Ziyaretçi ilgisi:

  • psa değeri 100
  • free bölü total psa nasıl hesaplanır
  • prostat kanseri tedavisi

Источник: https://www.urotip.com.tr/prostat-kanseri.html

Prostat Kanseri Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Erkeklerde Sık Görülen Bir Hastalık: Prostat Kanseri

Prostat, sadece erkelerde bulunan bir bezdir. Prostat mesanenin altında, makatın önünde yer alan bir salgı bezidir. Prostat yaklaşık 3 cm büyüklüğündedir. Prostat kanseri günümüzde erkek toplumunu ilgilendiren başlıca sağlık sorunlarından biridir.

Avrupa’da her sene yaklaşık 2,6 milyon kişiye prostat kanseri tanısı konulmaktadır. Avrupa’da tüm erkek kanserlerinin % 11’ini prostat kanseri oluşturmaktadır ve bu oran kanser ölümlerinin % 9’unu kapsar. Prostat kanseri Afrika kökenli erkeklerde Asya kökenli erkeklere göre daha sık görülmektedir.

Prostat kanserine neden olan faktörler

Prostat kanserinin sebebi tam olarak bilinmemektedir ve genellikle ileri yaş hastalığıdır. Prostat oluşumunda genetik yatkınlık (baba, erkek kardeşte prostat kanseri varlığı gibi) önemli yer tutar. 75 yaş üzeri erkeklerin yaklaşık yarısında prostat tümörü bulunmaktadır fakat bu tümörlerin çoğu hasta tarafından hissedilmeyecek kadar küçüktür.

Prostat kanseri gelişiminde genetik yatkınlık dışında çevresel faktörler, yüksek yağlı beslenme ve sigara kullanımı gibi faktörlerde rol oynar. Prostat kanseri ailesinde meme kanseri olan erkeklerde daha sık görülür.

Nedeni ne olursa olsun prostat kanserinde bugün için kabul gören en önemli neden yaşın ilerlemesidir.

Ayrıca bazı verilere göre erkeklerin ayakta çişlerini yapması (işemeleri) gibi bir nedenin de prostat kanserine sebep olabildiği hakkında bilgiler vardır.

Prostat kanseri belirtileri

Prostat kanserinin en çok görülen belirtileri arasında sık idrara çıkma, geceleri daha fazla idrara çıkma, idrar akımının güçsüzleşmesi, kesik kesik idrar yapma, idrarda kan görülmesi, menide kan görülmesi, kilo kaybı, idrar torbası iltihabı gibi belirtiler görülür, ancak bu belirtiler prostat kanseri dışında benzeri hastalıklarda da görülebilir. Hastalığın belirtileri 10-15 sene sonra meydana çıkabileceği gibi kanser çok hızlı şekilde de ilerleyebilir ve kanser vücudun başka yerlerine özellikle kemiklere yayılabilir.

Prostat kanseri teşhisi

Prostat kanseri tedavisi

Prostat kanseri teşhisinde farklı inceleme yöntemleri vardır. Prostat kanserinden şüphelenen hasta öncelikle iyi bir üroloji uzmanına başvurmalıdır. Ürolojik muayenede hastanın aile öyküsü, şikayetleri ve sigara kullanımı sorgulanır. Sonrasında hastanın prostatı makattan elle muayene edilir (rektal muayene).

Doktor rektal muayene sırasında sert bir düğüme rastlar ise o bölgede prostat kanseri olma olasılığı söz konusu olabilir.

Fizik muayene sonrası kan testleri, idrar testleri, prostat biyopsisi ve prostat kanseri vücudun başka bölgelerine yayılmış ise başka tetkikler de yapılır.

Kemik taraması (sintigrafi), bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi, akciğer grafisi gibi tetkikler de yapılır.

Prostat kanseri tedavisi

Prostat kanseri tedavisi kanserin yerleşim yerine, evresine hastanın genel durumuna göre değişiklik gösterir. Bazı hastalarda hastalık sadece prostata yerleşir ve bu hastalarda tedavi ile tam şifa sağlanabilir.

Bu hastalarda hastalığın ilerlemesini önlemek için tedavi verilir fakat önleme amaçlı tedavi ile hastalık tamamen iyileşmez.

Kanser prostatta sınırlı ise kanserin tedavisi ve tam şifa sağlanması için cerrahi tedavi ve ışın tedavisi gibi tedaviler uygulanır.

Prostat kanseri ameliyatı

Prostat kanseri ameliyatında kanserli prostat tamamen çıkarılır. Daha sonra idrar kanalı ve idrar torbası birbirine bağlanır.

Prostat kanseri ameliyatının başarı oranı ve komplikasyonları nedir?

  1. Prostat kanseri ameliyatından sonra erkeklerin geneli ilk aylarda idrarını tutmakta zorlanır. Bu nedenle hastanın idrarını kaçırmaması için ameliyattan sonra birkaç hafta sonda takılır.
  2. Ameliyattan sonra bazı erkeklerde ağır bir şey kaldırırken, öksürürken ya da hapşırırken az idrar kaçırma görülebilir.

    Bunun için hastanın kegel egzersizi yapması önerilir. Kegel egzersizi idrar kaçırma ve idrar tutamama problemlerinde oldukça yararlı bir egzersizdir.

  3. Çoğu erkekte sık sık ishal ve bağırsakların tam boşalmaması gibi durumlar görülebilir.
  4. Bazı hastalar kalan yaşamlarını bu şekilde sürdürmek zorunda kalabilirler.

  5. Dışarıdan ışın tedavisi ereksiyon (sertleşme) problemleri riskini arttırabilir. Prostat ameliyatı ve ışın (radyoterapi) tedavisi nedeni ile ilk senelerden itibaren ereksiyon sorunları başlayabilir ve giderek artabilir.

  6. Prostat kanseri vücudun başka kısımlarına yayılmış ise tedavi tam şifa sağlayamaz fakat tedavi ile kanserin daha fazla yayılması önlenebilir.
  7. Erkeklik hormonu (testosteron) kanserin büyümesinde ve yayılmasında etkilidir. Testosteron hormonu testislerde üretilir.

    Vücudun testosteronu ya da testosteron hormonunun etkileri ortadan kaldırılır ise kanserin büyümesi ve yayılması engellenir.

  8. Testosteron hormonunu ortadan kaldırabilecek iki tip tedavi mevcuttur. Bu tedavi yöntemleri hormon tedavisi (antihormon behadling) ve testislerin alınması gibi tedaviler uygulanır.

  9. Belli bir süreden sonra hormon tedavisi faydalı olmadığı için kemoterapi tedavisi başlar. Kemoterapi kanser hücrelerini tahrip eden ilaç tedavisidir.

Prostat kanseri cinsel yaşamı etkiler mi?

Prostat kanseri cinsel yaşamı maalesef etkiler. Prostat ameliyatı ve ışın tedavisi cinsel organ sinirlerini hasar vereceği için ereksiyon (sertleşme) problemleri başlar. Yayılmış kanser tedavisi için testisler alındığı için verilen hormon tedavisi cinsel hormonları da etkiler. Bu durum hem cinsel isteksizliği hem de ereksiyon sorununu ortaya çıkarır.

Bu gibi durumlarda hastanın psikolojik destek alması gerekebilir. Prostat kanseri erken teşhis edilir ise tedavi şansı oldukça yüksektir, bu nedenle belirtilerden herhangi biri veya birkaçı olan 45-50 ve 60 yaşın üzerindeki erkeklerin mutlaka bir üroloji uzmanına görünmeleri oldukça önemlidir.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/prostat-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi/

Prostat, Prostat Kanseri belirtileri sebepleri nelerdir | Saglık.Com

Erkeklerde Sık Görülen Bir Hastalık: Prostat Kanseri

Erkeklerde idrar kesesinin hemen altında yer alan küçük bir salgı bezine verilen addır prostat. Yetişkin bir erkekte prostat ağırlığı ortalama 18-20 gramdır. Prostat salgı bezi idrar kesesinin (mesane) çıkımında idrar yolunu çevreler. Prostatın mesaneyi çevrelediği bölümde, meni kanalı idrar yoluna açılmaktadır. İdrarı tutmayı sağlayan iki tane büzük (sfinkter) sistemi bulunmaktadır.

Sponsorlu Bağlantılar

Prostat kanseri erkeklerde en sık rastlanılan kanser türüdür. Erkek üreme sisteminin en mühim ögesi olan prostatta meydana gelen kötü huylu değişimler olarak tanımlanır.

Prostat kanserinin, Amerika’da her 5 erkekten binde görüldüğü belirlenmiştir. Prostat kanseri genelde 50 yaş üzeri erkeklerde görülür ancak ender de olsa 50 yaş altındaki genç erkeklerde de görülebilir. Prostat yer olarak mesanenin hemen altında, rektumun önünde, ceviz büyüklüğünde bir tür bez halinde bulunur.

Prostat, ejekulasyon sırasında spermin dışarı atılmasını sağlayan akışkan sıvının ve enzimlerin 1/3 ünü salgılamaktadır. Ejakulatın içinde var olan sperm, testislerde üretilir ve vas deferens diye tabir edilen tüpler vasıtasıyla taşınır. Bu sırada prostattan bu katkı maddelerini alır ve penise taşıyıp dışarı atılmasını sağlar.

Prostatın arkasında bulunan seminal kabarcıklar bu akışkanın gerçekleştiği alandır. Prostata olan direkt teması ve yakınlığı sebebiyle, kanser bu seminal kabarcıkları ve prostatı çevreleyen kapsülü de etkileyebilmektedir. Böyle bir durumda ameliyat, kanseri yok etmek açısından pek fayda sağlamayabilir.

Rektuma olan yakınlığı yüzünden Rektal muayene prostat hakkında fikir verebilir.

Sponsorlu Bağlantılar

Prostat kanserinin nedeni tam olarak tespit edilememiştir. Fakat bazı unsurların, prostat kanseri riskini artırdığı tespit edilmiştir.Prostat kanseri riskini artıran ilk faktör, genetik etkenlerdir. Ailesinde prostat kanseri olan bir erkeğin prostat kanserine yakalanma riski, iki kat fazladır.

Yaş unsuru prostat kanseri riskini artıran bir diğer etkendir. Genelde 50 yaş üzerindeki erkeklerde prostat kanseri riski fazla iken 65 yaş üzeri erkelerde bu risk artmaktadır.

Yaşanılan coğrafyanın da prostat kanseri üzerinde etkili olduğu düşünülür.

Zira Afrikalı-Amerikalılarda prostat kanserinin daha çok görüldüğü tespit edilmiştir. Prostat kanserinin, erkeklik hormonları ile bağı olduğu düşünülmektedir. Zira kısır erkeklerde veya sonradan kısırlaştırılmış erkeklerde prostat kanserinin görülmemesi bu düşünceyi kuvvetlendirmektedir.

Karaciğer hastalıkları da prostat kanseri riskini artıran faktörlerden biridir.

Prostat kanseri belirtileri nelerdir?

Prostat kanseri maalesef çoğu zaman ileri evreye gelene kadar belirti vermeyebilir. Ancak uzman bir doktor muayenesi ve Prostate Specific Antigen (PSA) diye bilinen kan tahlili ile genellikle belirti vermeden önce erken evrelerde teşhis konulabilir.

Prostat kanseri ilk evrelerinde, prostat bezinin büyümesi ile idrar yapamama ve kanlı idrar gibi belirtiler gösterir. Hissedilen ağrı da prostat kanseri şüphesini akla getirir. Prostat kanserini önlemek için net bilgiler olmamakla birlikte, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz önerilir.

Prostat kanseri kimlerde görülür?

Erkeklerde en çok görülen iç organ kanseri prostat kanseridir. 50 yaş üzerindeki erkeklerde akciğer kanserinden sonran en sık rastlanılan kanser türü prostat kanseridir. 65 ila 75 yaş arasında prostat kanseri görülme riski en fazla olur bu yaşlı erkek hastalığı diye ifade edilir.

Prostat kanserinin bir belirti vermeyen kanser türü daha yaygındır ve 75 yaş üzeri erkeklerde prostat kanserine yakalanma riski yüzde 50dir. Kip kişinin yaşı ilerledikçe prostat kanser riski artmaktadır.

Zira yapılmış olan araştırmalar 60 beşi yaş üzeri erkeklerde süs prostat kanseri görülme ihtimalin daha yüksek olduğu görülmüştür.

Prostat kanseri teşhisi

Prostat kanseri teşhisi için yapılan prostat muayenesi rektal tuşe ile yapılır. Yapılan rektum muayenede prostat kenarları düzensiz ve noduler şekilde ele gelir. Ayrıca Prostate Specific Antigen (PSA) testinin ortaya çıkması da prostat kanseri teşhisinde yeni bir çağ açmıştır. Bu test sayesinde prostat kanseri çok erken evrelerinde teşhis edilmektedir.

Prostat kanseri tedavisi

Prostat kanseri tedavisinde, hastanın yaşı, kanserin evresi, hastanın genel sağlık durumu gibi bazı faktörler rol oynar. Prostat tedavisinde radyasyon tedavisi yani dışarıdan ışın tedavisi, Radikal Prostatektomi, hormon tedavisi uygulanır.

Radyasyon tedavisi, sadece prostatla sınırlı kalmış kanser türlerinde başarılı sonuçlar vererek, iyileşme sağlar. Hastanın hastanede yatması gerekmez ve ortalama 2 aylık bir tedavi süreci gerektirir. Ağrısız bir tedavi yöntemidir. Her bir tedavi seansı bir iki dakiak sürer.

Radikal Prostatektomi tedavi yönteminde ise prostat ve bağlı seminal kabarcıklar birlikte ameliyatla alınırlar. Hastanın birkaç gün hastanede kalması gerekir. ameliyat genel anestezi veya lokal anestezi ile yapılır. Ameliyatla kanserli dokunun tamamının alınması halinde iyileşme sağlanır.

Fakat kanser prostat dışına çıkarak lenf bezlerine, çevre dokulara sıçramış ise, ameliyat ile kanserli bu alanlar alınamadığı için, ameliyat sonrası bu bölgelere radyasyon tedavisi uygulanarak tedavi yoluna gidilir. Yine kanserin prostat dışına sıçraması durumlarında hormon tedavisi uygulanır.

Hormon tedavisi ile, testislerdeki erkeklik hormonunun salınımı baskılanır. Böylece kanser gelişimi durdurulabilir. Bu tedavide en hızlı yol testislerin alınmasıdır. Fakat çoğu zaman ağızdan alınan ilaçlar veya 3 aylık enjektabl ilaçlar bu tedavide tercih edilmektedir.

BAŞKA BİR KAYNAK

Prostat kanseri nedir

Vücudumuzda var olan tüm hücreler belirli bir düzen içersinde kontrol altında çoğalarak kendilerini yinelerler. Bazı sebepler yüzünden bu hücrelerin çoğalmasını kontrol edilmesi imkansızlaşabilir.

Kontrolsüz şekilde çoğalan bu hücreler  bir araya toplanarak tümör oluştururlar.Yani kısaca tümör kontrolsüz çoğalan hücrelerin topluluğudur.

Bu tümörlerin bazıları çoğaldığı yerde kalır, bazıları ise  dolaşım sistemi ile birlikte başka organlara yayılır ve yayıldığı organları tahrip eder. İşte bu şekilde yayılan tümörlere kanser veya kötü huylu tümörler denir.

Kanserli hücreler başka bir alana yerleşip, orada çoğalma üreme özel yeni sahiptirler. Prostat ise tüm erkeklerde var olan bir organdır. Prostatın işlevi erkekte meni yapımını sağlamaktır. Prostatta meydana gelen, kanser türüne  prostat kanseri denir.

Prostat kanserinin nedenleri

Prostat kanserinin sebebe tam olarak belirlenememiş olsa da, genelde var olan  hormonlar meydana getirmediği için  ergenlik döneminden sonra salgılanan hormonlar, prostat kanserinin tedavisinde kullanılan hormonların, prostat kanseri üzerinde etkili olduğunu düşündürmektedir.

Bu sebeple  genetik faktörler de,  prostat kanserinin nedenlerinden biri olarak sorumlu tutulmaktadır.

özellikle  belirli coğrafi bölgelerde prostat kanserinin daha sık görülmesi, kanserin oluşumunda coğrafi faktörlerin etkili olduğu düşüncesine sebep olmaktadır.

Örneğin İskandinav ülkelerinde prostat kanseri daha çok görülürken, Japonya ve bazı Asya ülkelerinde daha nadir görülmektedir.

Bunun yanında hayvansal yağların fazla olduğu besinlerin tüketilmesi prostat kanserine neden olduğu düşünülmektedir.

Prostat kanserinin belirtileri

Bir prostat kanseri  genelde sinsi ilerleyen ve yavaş gelişen bir hastalık olduğu için erken teşhis ya da erken tedavi sürece şansı pek olmamaktadır. Bir prostat kanseri olan kişi teşhis konulduğu ana kadarı prostattan herhangi bir şikayete bulunmaz. Siz ancak hastalık bu ilerledikten sonra kişide bu  bazı  şikayetler ortaya çıkmaya başlar.

Kişi idrar yaparken zorluk çeker.

Kişiye sık sık idrara çıkma isteği duyar.

İdrarında kan görebilir.

Bu şikayetler prostatın büyüdüğü zaman ortaya çıkmaya başlar bu prostat kanserinin ses yayılması ile birlikte vücutta ağrılar oluşmaya ve  hızla kilo kaybı görülmeye başlar.

Prostat kanseri tedavisi

Prostat kanser erken teşhis edilirse bu hastalıktan tamamen kurtulmak mümkündür. Prostat kanserine en uygun tedavi yapılabilmesi için öncelikle tümörü incelenir. Kanserin yayılma süreci bit tümörüm hangi bölgelerde oldurup tespit edilir.

Prostat kanser tedavisinde birinci tedavi yöntemi ilaç tedavisidir. Kanserli hücreleri yok etmek için kullanılan  ilaçlarla bu tedavi sürecine başlanır. Takviye olarak hormon tedavisi uygulanabilir.

Prostat kanserinde bir diğer tedavi şekli ise ışın tedavisidir. Yani diğer adıyla radyoterapi tedavisi. Işın tedavisin de amaç kanser hücrelerini yok edebilmektir. Prostat ameliyatında yapılan tedavi şekli ise kanserin yayıldığı organların çıkarılmasıyla olur.

Konuda dikkat çekici nokta herkes için aynı kanser tedavisinde uygulanmayacağıdır.

Sponsorlu Bağlantılar

Источник: https://www.xn--saglk-q4a.com/prostat/

Prostat hastalıkları ve prostat kanseri hakkında sık sorulan sorular – Prof. Dr. Tibet Erdoğru

Erkeklerde Sık Görülen Bir Hastalık: Prostat Kanseri

ÜroKlinik, Prof. Dr. Tibet Erdoğru, erkeklerden en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanseri ile prostat hastalıkları hakkında merak edilen ve sık soruların soruları yanıtladı.

Çıkabilir. Benim 37 yaşında prostat kanseri olan hastam var. Literatürde en genç hasta 24 yaşında. Prostat kanseri hastalığı en yüksek oranda Amerikalı Afrika kökenlilerde oluyor. Prostat kanserinin 3 kesinleşmiş risk faktörü var: ırk, yaş, genetik.

Bir kişinin birinci derece akrabasında prostat kanseri varsa o kişinin prostat kanserine yakalanma riski normale göre 5-6 kat artabilir. Örneğin; Amerika’da yaşayan erkeklerde prostat kanseri görülme riski çok yüksek. Uzakdoğular’da bu oran çok düşük. Amerika’ya göç etmiş Uzakdoğulularda da görülme oranı yükseliyor.

Çevre faktörleri de hastalığın ortaya çıkmasına neden oluyor. Yağlardan zengin beslenme bunda çok etkili. Kanser gelişiminde hücre seviyesindeki kalsiyum yüksekliğinin yanında fosfat yüksekliğinin de etkisi önemli. Tabii ağızdan alınan fosfatın bunda rolü var anlamına gelmiyor. Özellikle fosfat en fazla kabak çekirdeğinde ve ay çekirdeğinde var.

Halk arasında kabak çekirdeği prostata iyi gelir diye düşünülür. Halbuki daha bilmediğimiz farklı riskleri de olabilir. Ancak kabak çekirdeği prostat kanserine yol açabilir diyemeyiz.

İnsülin yüksekliğinin kanser gelişimine zemin hazırladığı ile ilgili kanının doğruluk payı nedir? 

Vücudumuzda insüline bağlı büyüme faktörü vardır. Bunun kanser gelişiminde önemli bir etkisi var. İnsülinin çok yüksek olduğu dönemlerde bu büyüme faktörü de etkileniyor. Bu sadece prostat kanseri için değil kolon kanseri için de meme kanseri için de geçerli.

Yüksek insülin düzeyi oluşan hastalarda insüline bağlı büyüme faktörü etkileniyor. Bu nedenle, yapılan araştırmalarda sadece insüline bağlı büyüme faktörü yüksekliğinin önemli olmadığı bazı alt oranların değişikliğinin de kanser oluşumuna daha etkili olduğu söyleniyor.

Sonuçta bunların hepsinde genelde kalsiyum üzerinden hücresel seviyede etki eder.

Avustralya’da herkes kabak çekirdeğinin yağının çorbasına salatasına damlatıyormuş. Prostatı önlüyormuş. Doğru mu?

Böyle bir şey vardır. Prostat büyümesini önleyebilir ama daha bilinmeyen ve aydınlatılması gereken birçok nokta var.

Fast food gibi doymamış yağlardan zengin beslenme kanser riskini artırır mı?

Fast food tarzı beslenme alışkanlıkları, doymamış yağdan zengin yiyeceklerin tüketilmesi prostat kanseri riskini artırmaktadır. Yeme ve diyet alışkanlıkları elimizdeki epidemiyolojik verilere göre prostat kanserinden korunmada etkilidir. Sadece ırk değil çevresel faktörlerin de etkili olduğu ve prostat kanserinde en önemli faktörlerden biri olarak sağlıksız beslenme gösterilebilir.

Prostat hastalıkları kısırlığa neden olur mu? Genelde ileri yaş hastalığı olarak değerlendirse de 50 yaşından sonra baba olmak isteyen biri için risk oluşturur mu?

Prostat hastalıkları grubuna, iyi huylu prostat büyümesi, prostat kanseri ve prostat iltihabı girmektedir. Prostat iltihabı daha çok genç kuşakta görülüyor. Prostat iltihabının özelliği ise kronik yani müzmin bir hastalık olması.

Mikroplara bağlı olabileceği gibi şu anda dahi anlaşılamayan nedenlerle ortaya çıkabilen farklı iltihaplanmalar var. Bir de kadınlardaki gibi erkeklerde de kronik pelvik ağrı sendromu denilen bir hastalık görülüyor.

Yani leğen kemiği olan pelvik bölgede kronik ağrı ve insanın yaşam kalitesini altüst eden durum söz konusu. Ürolojide bu durum ciddi nitelikte hasta volümünü oluşturmaktadır. Bunun dışında iyi huylu prostat büyümesi söz konusu.

BPH diye kısaltarak söylediğimiz bu hastalıkta tedavi tercihinde ileride çocuk isteniyor olması önemli. 50 yaşında bir hasta baba olmayı istiyorsa, o zaman ameliyat yerine ilaç tedavisi uygulanması gerekiyor. Tek çözüm bu. Hasta baba olana kadar ilaç tedavisi ile idare etmek zorunda.

Zira ameliyat olduğunda, ki bu lazer olsun, kapalı olsun ya da açık olsun fark etmiyor, meni idrar torbasına geri kaçmaktadır. Bu nedenle böyle bir hasta ilaç tedavisi ile şikayetlerini kontrol ederek, çocuk sahibi olduktan sonra da ameliyat olabilecektir.

Prostat kanseri ise tümüyle farklı bir durumdur. Burada yaşamı tehdit söz konusudur ve erken teşhis çok önemlidir. Prostatın kapsülünün içinde tespit edilmiş kanserli durumda prostatın tümüyle radikal şekilde çıkartılması gerekir. Çünkü prostat kanserinde yapılan ameliyat hastayı tamamen kanser riskinden korumak zorundayız.

İleri yaş hastaların prostat şikayetleri ortadan kaldırıldığında cinsellikle ilgili yaşadıkları sorunlar da bitiyor mu?

Erkeklerde yaş ilerledikçe özellikle boşalma ile ilgili sorunlar artmakta ve ağrılı boşalma şikayetleri ortaya çıkmaktadır. İleri yaş, sertleşme sorununu da beraberinde getirmektedir. 70 yaş hasta grubundaki hastaları değerlendirdiğimizde prostat şikayetlerini hafif, orta ve ağır olarak derecelendiriyoruz.

Henüz sonuçlarını yayınlamadığımız bir araştırmamızda, 70 yaş grubundaki hastalarda ereksiyon ve boşalma sorunları görülmektedir. Ancak prostat şikayetleri ortaya çıktığında bu sorunlarda da artış olur. Yani idrar yapma sorunu ile birlikte ağrılı boşalma, meni miktarında ve sertleşme oranında azalma da ortaya çıkmaktadır.

Bu 60 yaş için de 50 yaş için de geçerli bir durum. 50 yaşındaki bir kişinin prostat şikayeti varsa, boşalma ve ereksiyon şikayetleri de ortaya çıkabilmektedir. Bu araştırmalarla ortaya konuldu.

Bu nedenle hastaların prostat şikayetlerini tedavi ettiğimiz zaman ereksiyon ve boşalma fonksiyonunun sorunlarında da iyileşme sağlanabilmektedir.

Her prostat ameliyat edilmeli mi?

Her prostat büyümesi ameliyat edilmemelidir. Ameliyat edilenlerin %25-30’unda şikayetler hala devam etmektedir veya daha da artmaktadır. Hastanın idrarını depolama ve idrar yapma ile ilgili sorunları olduğunda, bunun tek nedeni olarak prostat gösteriliyor.

Hastanın prostat ile ilgili bir sorunu olmadığı, mesanenin kendisinde ve depolama fonksiyonunda bir sorun olabilir. Bu durumda prostatı almanın hastaya bir yararı olmaz. Prostat alınsa bile hasta daha fazla sıkıntı çekecektir.

Zira sorun prostat nedenli değil, mesanenin kendisindedir.

Erkekler prostat kanseri veya prostat ile ilgili sorunu kendileri tespit edebilir mi? Kendi kendilerini nasıl kontrol etmelerini öneriyorsunuz?

Erkekler kendi kendilerini sorgulayarak bunu anlayabilirler. Çünkü prostat kanseri çok sinsi bir hastalıktır.

Prostat kanserinin belirtileri dendiğinde, artık prostat kapsülü dışına taşmış bir kanser dokusu vardır ki o zaman kansersiz yaşam olanağı o hasta için zordur.

O nedenle prostat kanseri ile ilgili bir şikayet ortaya çıkmadan önce her erkeğin 50 yaşından sonra düzenli prostat muayenesi ile kandaki PSA değerine baktırması gerekir. Bu yaş birinci derecede akrabasında prostat kanseri olan erkeklerde 45’dir.

Prostatın en belirleyici özelliği olan idrar yapmada değişiklikler nasıl sorgulanmalı?

İyi huylu prostat büyümesinde hücreler vücuda kanser gibi yayılmıyor. Prostatta büyüme oluyor ve idrar kanalını tıkayarak, idrar yaparken zorlanmaya neden oluyor. İdrar kanalındaki tıkanıklık, bir hafta ya da bir yılda olan bir sorun değil. Çok yavaş ilerlediği için erkeklerde uzun vadede idrar yapma özelliği yavaş yavaş değişiyor.

60 yaşındaki bir kişi idrar yaparken herhangi bir sorun yaşamadığını söylese de 40 yaşındaki gibi idrar yapamadığını da kabul ediyor. Erkeklerin bu açıdan kendilerini dikkatli şekilde sorgulamaları gereklidir. Örneğin; prostat büyümesinin ilk belirtilerinden biri bekleyerek idrar yapmaktır. Yani idrarı hemen başlatamamaktır.

İkinci belirti ise idrarın hızında ortaya çıkan azalmadır. Hastanın bunu takip etmesi önemlidir.

5

Источник: https://uroklinik.com.tr/prostat-hastaliklari-hakkinda-sik-sorulan-sorular/

Prostat Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Erkeklerde Sık Görülen Bir Hastalık: Prostat Kanseri

Prostat erkeklerde üriner sistemin sonlarındaki bir bölgede mesane ile üretranın arasında kalan ceviz büyüklüğünde bir organdır. Kadınların skene bezi denen dokusuyla eş değerdir. Herhangi bir problem söz konusu değilken; normal işleyişinde 2 adet görevi vardır. Boşaltım aşamasında idrarı, idrar torbasına taşımak ve boşalma sırasında spermin taşınmasını sağlamak.

Ayrıca meni içindeki spermleri besler ve kadın üreme sisteminde ilerlerken spermleri koruyan bir protein molekülü salgılar. Prostat denilen organı daha yakından tanıyacak olursak; mesanenin alt kısmına yerleşmiş olan prostat, üretra yani idrar yolu tarafından çevrilmiş vaziyettedir. Erkekte ejekülasyon esnasında spermlerin dışarı atılmasını sağlar.

Lösemi (Kan Kanseri) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Testisler tüm erkek hormonlarının üretim yeridir. Salgılanan erkek hormonları ise prostat bezinin büyümesini sağlar. Normalden fazla büyüyen prostat bezi üretraya baskı yaparak, idrarın penise akmasını yavaşlatır. Şimdi, daha çok ileri yaşlarda meydana gelen prostat kanserinin nedenlerini, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini detaylı bir şekilde öğrenelim.

Prostat Kanseri Nedir?

Prostat erkekte meninin yapımından sorumlu olan, üreme sisteminde görevli bir organdır. Bir bez şeklinde olan bu organda meydana gelen kontrolsüz hücre topluluğuna yani kansere ise prostat kanseri adı verilmektedir. Genel olarak 50 yaş üstü erkeklerde görülen prostat kanseri, akciğer kanserinden sonra en çok görülen kanser türüdür.

Prostat Kanserinin Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?

Prostat kanserinin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, altında genetik ve çevresel faktörlerin yattığı tahmin edilmektedir. Bu kansere sebep olan genlerin hangisi olduğu henüz tespit edilmemiştir. Ancak birinci dereceden akrabalarda da aynı hastalığın görülmesi genetik yatkınlığın hastalığın sebepleri arasında olduğunun göstergesidir.

Bunun yanında, hastalık ergenlik döneminde meydana gelmemektir. Yani ergenlik döneminden sonra aktif hale geçen hormonlar hastalığın sebeplerinden biri olabilir. Diğer tüm kanser türlerinde olduğu gibi aşırı sigara, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme ve stres koşulları altında çalışmak başta olmak üzere birçok çevresel faktör de prostat kanserine davetiye çıkarmaktadır.

Prostat Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Prostat kanseri, prostat organında üreyen zararlı hücreler olarak tanımlanabilir. Prostatta oluşan sürekli enfeksiyonlar neticesinde gelişebilecekleri gibi başka bölgelerden prostata da sıçrayabilirler. Kanser hücreleri hızla yayılabilir.

Erkeklerin çoğunda görülebilen bir hastalıktır. Belirtileri kadınlardaki idrar yolu enfeksiyonu ile benzerlik gösterir. Basit bir prostat enfeksiyonunda da aynı belirtileri görebileceğinizden; sürekli olarak kontrolleri yaptırmak etkili olabilir.

Prostat kanserinin en önemli belirtileri şunlardır;

  • Kişiler hem geceleri hem de gündüzleri çok sık idrara çıkarlar.
  • Kendini çok sıkışmış hisseden birey bazı zamanlar tuvalete ulaşamadan idrarını kaçırır.
  • İdrarın yapılmaya başlanmasında görülen zorluk da önemli belirtilerindendir. İlk etapta idrarın akışında zayıflık görülebilir. Bazen damla damla ya da kesik kesik gelen idrar görülebilir.
  • İdrara yeni çıkılmış olmasına rağmen mesanede idrar hissi yine vardır.
  • İlerleyen zamanlarda kişiler tuvaletini fazlasıyla kaçırmaya başlar ve hatta bazen hissizlik bile olabilir.

Prostat Kanserinden Korunma Yolları Nelerdir?

Prostat kanseri ve diğer tüm hastalıkları önlemek belli bir noktaya kadar bizim elimizde olmaktadır.

Yanlış beslenme ve kötü alışkanlıkların sebep olduğu durumları kendimizi kontrol ederek değiştirebiliriz. Fakat genetiksel veya hormonal sorunların elbette önüne geçemeyiz.

Biz tedbiri elden bırakmamakta fayda var diyor ve prostat kanserini önlemek için şu kurallara dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatıyoruz;

  • Sağlıklı beslenmek prostat kanserini önlemede ciddi bir adımdır. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerekmektedir. D vitamini eksikliğine dikkat edin ve mutlaka bağışıklık güçlendirici besinlerle beslenin.
  • Egzersizi kesinlikle ihmal etmeyin. Terleme ile vücuttan zararlı maddeleri atın.
  • Sigara ve alkol kullanımını sonlandırın. Her ikisi de bağışıklık sisteminde ciddi çöküşlere neden olan maddelerdir.
  • Aşırı kilodan mutlaka uzak durun. Aşırı kilo insülin yüksekliği demektir ve kanser hücreleri de şeker ile beslenir.
  • Eğer ailenizde daha önce bu hastalığa yakalanmış bireyler varsa; yüksek risk grubundasınız. Mutlaka düzenli olarak kontrollerinizi yaptırın.

Prostat Kanserinin Tedavisi Nedir?

Tüm kanser tedavilerinde olduğu gibi kanserin evresi, işleyişi ve yayılma durumu ön planda tutulur. Önemli olan diğer konu da kişinin bağışıklık sistemidir. Prostat kanserinin tedavisi sistemik ve lokal olmak üzere iki türlüdür.

Lokal Tedavi

Cerrahi ya da radyoterapi yöntemlerini içeren tedavi yöntemidir. Amaç kanserli hücreleri ortadan kaldırmaktır.

Cerrahi Yöntem: Erken fark edilen kanserlerde cerrahi yöntemi ile kanserli hücreler alınabilir. Prostatın tamamı ya da bir kısmı alınabilir. Bu tamamen kanserin yayılma türüne bağlıdır. Sinirler korunarak cerrahi mümkündür. Böylelikle ereksiyon olmaya yardımcı sinirler korunur.

Radyoterapi Yöntemi: Radyasyon tedavisinde, tedavi edilen alandaki zararlı hücreler yüksek enerji içeren ışınlarla öldürülür. Erken evrelerde tercih edilebilir bir yöntemdir. İlerleyen evrelerde ise ağrının dindirilmesi için etkili bir yöntemdir.

Sistemik Tedavi

Örneğin hormon tedavisi sistemik bir tedavi yöntemidir. Hastalığın yayılmasında etkili rol oynar ancak gerilemesinde pek etkili değildir. Günlük hayatı zorlaştıran bir tedavidir. Cinsel isteksizlik, kemik gücünde azalma gibi yan etkileri bulunur.

 Hormonlardan androjen prostat kanseri hücrelerinin gelişmesine yardımcı olan bir hormondur. Daha doğrusu kanser bu hormona ihtiyaç duyar. Hormon tedavisinde kanser ihtiyaç duyduğu androjenden ayrılmak zorunda kalır.

Hormon tedavisi ilaçlı tedavi ve cerrahi yöntemlerini kapsar.

Akciğer Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

İlaçla Tedavi: Hormonları düzenleyen ve ihtiyaca göre yön veren ilaçlar sayesinde kanserli hücrelerin beslenmesi durdurulur. İlaçlar androjen ve testosteron hormonlarının salgılanmasını durdurur.

Cerrahi Yöntemi: Testisler cerrahi yöntemle alınır ve böylece hormon salgılanması imkânsız hale gelir. Başka bir ifadeyle hormon blokajı yapılır.

Источник: https://bilgihanem.com/prostat-kanseri-nedir/

Prostat Kanseri Erken Teşhisi

Erkeklerde Sık Görülen Bir Hastalık: Prostat Kanseri

Erken teşhisin oldukça önemli olduğu hastalıkların başında kanser gelmektedir. Bu kanser çeşidi Prostat olunca erken teşhisin önemi bir kat daha fazla artmaktadır.

Kadınlarda nasıl ki meme kanseri en çok görülen kanser türü ise erkeklerde de en çok görülen kanser türlerinin başında Prostat kanseri gelmektedir. Erkeklerdeki prostat kanseri daha çok iyi huylu olmaktadır. Bu nedenle 40-45 yaşına kadar kişide var olduğu halde fark edilmeyebilmektedir. Bu durum da doğal olarak erken teşhis yapmanın önüne geçmektedir.

Erken teşhis sonucu belirlenen prostat kanserinin tedavi edilme ihtimali neredeyse %100’e yakındır. Bu yüzden 20’li – 30’lu yaşlarda dahi olsanız yılda bir defa da olsa bir checkup yaptırmanız sizler için en doğru karar olacaktır.

Prostat kanserinin erken teşhisi ölüm ile yaşam arasındaki ince çizginin belirlenmesinde de önemli rol oynamaktadır. Yaşam standartlarınızda düşme olmaması için de mutlaka prostat kanserinin erken teşhisi çok önemlidir.

Uzman hekimler hastalarını prostat kanserinin erken teşhisi konusunda önemli bilgiler ile donatmak için ciddi çalışmalar ve eğitimler de vermektedirler.

Prostat Kanserinin Önceden Tahmin Edilme İhtimali Var mıdır?

Prostat kanserinin önceden tahmin edilmesi zor bir ihtimaldir çünkü erkeklerde genellikle iyi huylu olarak görüldüğü için kişi bu kanser çeşidini fark etmiyor. Bunun sonucunda yaş ilerledikçe kişi rahatsızlık duyduğundan dolayı geç de olsa prostat kanseri olduğunu öğreniyor.

Bu kanser çeşidini daha önceden öğrenmek için düzenli kontroller ile veya bu durumdan şüphelendiğiniz andan itibaren bir uzman doktora görünmeniz önceden tahmin edilme ihtimalini artıracaktır.

Prostat kanserinde 50 yaşında risk faktörü binde 10, 60 yaşında binde 50 ve 70 yaşından sonra ise %100’ yakın bir ihtimalle kişi bu kanser çeşidi riski ile karşı karşıyadır. Sağlıklı bir erkeğin prostat kanserine yakalanma riski ise %17 civarlarındadır.

Erken teşhis için hızlı bir şekilde harekete geçmek durumunda olan kişiler, ailesinde veya akrabasında prostat kanseri tedavisi gören kişilerdir. Bu kişiler mutlaka genetik nedenlerden dolayı kendilerinde prostat kanseri riskinin yüksek olduğunu unutmamalıdırlar. 

Prostat Kanseri Nedenleri

Prostat kanseri diğer kanser türlerinde olduğu gibi maalesef tam olarak neden olduğu bilinmemektedir. Fakat genel kanı genetik yatkınlık, çevre koşulları, yaş, ailede prostat kanseri varlığı, hormonlar ve yağlı beslenme gibi birçok durum bu kanser çeşidine neden olduğu tahmin edilmekte ve ileri sürülmektedir.

Prostat kanseri olan bireylerin çocuklarının bu hastalığa yakalanma riski ise %3 ile %9 oranında değişme göstermektedir.

Genetik Yatkınlık: Bu etken kişinin ailesinden bir kişinin prostat kanserine yakalanmış olup olmaması ile alakalı bir durumdur. Kişinin ailesinde bu kanser çeşidini yakalamış birisi var ise bu hastalığa yakalanma riski o derece de artış göstermektedir.

Çevre Koşulları: Çevre koşullarından kasıt kişinin yaşamış olduğu çevre sağlıksız bir çevre ise veya daha öncesinden bir takım biyolojik sıkıntılar yaşanmış ise çevre koşulları nedeniyle kişi prostat kanserine yakalanabilmektedir.

Yaş: Yaş faktörü kişinin yaşının ilerlemesi sonucunda oluşan bir nedendir. Yazımızın bir takım kısımlarında da belirttiğimiz gibi kişi yaşlandıkça bu hastalığa yakalanma riski o denli artış gösterebilmektedir.

Hormonlar:  Genetik olarak bir yatkınlık olmasa kişinin hormonlarındaki bir takım bozukluklar prostat kanseri olma riskini artırabilmektedir.

Yağlı Beslenme: Bu hastalık çeşidi kilolu bireylerde oldukça sık görülen bir kanserdir. Bu hastalığa yakalanmak istemeyen bir birey yağlı gıdalardan uzak durarak kilo almasının önüne geçecek ve bu sayede prostat kanseri yakalanma riskini ciddi oranlarda azaltabilecektir.

Prostat Kanseri Nasıl Önlenir?

Prostat kanserinin tam olarak neden olduğu bilinmediğinden bu hastalık ile ilgili olarak nasıl önlenmesi gerektiğine dair tam net bir bilgi yoktur. Fakat son zamanlarda hekimler hastalarına yaşam şeklini değiştirerek ve beslenme alışkanlıklarında revizyona giderek bu hastalığın önüne geçmeye çalışmaktadırlar.

Prostat Kanseri Erken Teşhis Yöntemleri Nelerdir?

Prostat kanseri erken teşhis yöntemleri arasında PSA (prostat spesifik antijen) testi gelmektedir. Bu test yönteminin kullanılması ile birlikte prostat kanserlerinde ciddi oranlarda azalmalar görülmüştür.

Prostat kanseri PSA ile tedaviden başka ayrıca elle kontrol, ultrason, röntgen ve prostattan parça alarak teşhis edilebilmektedir. 

PSA Teşhis Yöntemi

PSA kan tahlili ile ölçülür bu değerin yüksek oranda seyretmesi prostat kanseri olabilme ihtimalini artırmaktadır. Bu teşhis yönteminin mutlaka yılda bir defa 50 yaşını geçen insanlar için gerekli olduğu hekimler tarafından öngörülmektedir.

Elle Kontrol Teşhis Yöntemi

Uzman doktor elle kontrol teşhis yönteminde bizzat fiziki bir müdahale yaparak prostat kanserinin olup olmadığını anlayabilmektedir. Prostat erkeğin penisine bağlı bir organ olduğu için doktor yaptığı teknik incelemeler sonucunda oldukça kolay bir şekilde kanser bulunup bulunmadığını anlayabilmektedir.

Ultrason ve Röntgen Teşhis Yöntemleri

Bu tedavi şekli en çok bilinen teşhis yöntemlerinden biri olarak bilinmektedir. Kanserin oldukça net bir şekilde bulunup bulunmadığını ultranson ve Röntgen yöntemleri ile anlamak oldukça kolay olmaktadır.

Prostattan Parça Alınarak Teşhis Yöntemi

Prostattan parça alarak teşhis yönteminde doktor kanser olup olmadığını anlamakta güçlük çektiği zamanlarda veya net bir bilgiyi hastasına vermek amacıyla tercih etmektedir. Hastanın prostat organından bir parça alınarak yapılan bir takım testler sonucunda hastada kanser bulunup bulunmadığı rahatlıkla anlaşılabilmektedir.

Kısaca prostat kanserine yakalanma riskinizi ciddi boyutlarda azaltmak için erken teşhise oldukça büyük önem vermeli ve düzenli bir şekilde doktor kontrolünden geçmelisiniz.

Prostat kanseri hakkında yazılan diğer makalelerimiz aşağıda yer almaktadır.

Prostat Ameliyatı Sonrası

Источник: https://www.safahastanesi.com.tr/saglik-kosesi/Prostat-Kanserinde-Erken-Teshisin-Onemi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.