Erkelerde ve Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

içerik

Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Erkelerde ve Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Sağlıklı bir bebek sahibi olmak, evlenip yuva kurmuş her çiftin ortak hayalidir. Ancak bazı durumlarda çiftlerden ikisinin de bunu çok istemesine rağmen bu hayalleri gerçekleşmeyebilir. Kadınların genel olarak doğurganlık açısından en verimli olduğu dönem 25’li yaşlarıdır.

35 yaşından sonra kadının doğurganlık özelliğinde azalma olduğu tespit edilmiştir. Elbette ki sadece yaşın ilerlemesi bir kadının anne olmasına engel teşkil etmez. Çiftler hiçbir korunma yöntemi kullanmamasına rağmen çocuk sahibi olamıyorlarsa, bu durumda kısırlıktan söz edilebilir. Kısırlığın ise birçok nedeni ve etkeni bulunmaktadır. 

Dış (Ektopik) Gebelik Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Genel olarak yeni evli çiftler, evlendikten sonra birkaç ay geçmesine rağmen hamile kalınmaması durumunda panik olup doktora başvurmaktadır. Uzmanlar ise anne baba adaylarını bu konuda ısrarlar uyarıyor; genç çiftler kısırlık teşhisi konusunda çok aceleci davranmamalıdır. Çitler en az bir yıl boyunca gebelik gerçekleşmiyorsa bunun sebeplerini araştırmaya başlamalıdır.

İnfertilite (Kısırlık) Nedir?

İnfertilite yani kısırlık çağımızın en sık rastlanan sorunları arasında yer almaktadır.

Çiftlerin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamasına, normal bir cinsel yaşam sürmelerine rağmen, istekleri dışında, 1 yıl (Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2 yıl) gibi bir süre içerisinde gebeliğin gerçekleşmemesi durumuna infertilite yani kısırlık denmektedir.

Sağlıklı bir cinsel yaşam ortalama haftada iki kez yaşanan cinsel birliktelik olarak kabul edilmektedir. Çocuk sahibi olamamaya neden olan kısırlık sadece annede, sadece babada veya her iki tarafta da eşit olarak görülebilir.

Kısırlığın Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?

Son yıllarda oldukça artan kısırlığın birçok nedeni bulunmaktadır. Genel olarak düzensiz beslenme, düzensiz yaşam, stres gibi faktörler gebeliğe engel olmaktadır. Ancak kısırlığın nedenleri erkekte ve kadında olmak üzere iki ayrı grupta incelenebilir.

Kadınlarda Kısırlığın Nedenleri

  • Kadınlarda en sık görülen kısırlık problemi, yumurtlamada meydana gelen aksaklıklardır. Yani adet döneminin düzensiz, seyrek veya hiç olmaması durumudur. Zaten yumurtanın oluşması için gerekli olan hormonlar vücutta eksikse ergenlik döneminden itibaren adet kanaması görülmez veya çok düzensiz olur. Adet düzensizliğine sebep olan diğer bir problem de polikistik over sendromudur. Bu kişiler erkeklik hormonu salgıladıklarından yumurta normal bir şekilde oluşamaz. Dolayısıyla düzenli adet ve gebelik de görülmez.
  • Eğer tüplerde bir hasar veya tıkanıklık varsa yumurta ile sperm birleşemediğinden döllenme oluşamaz. Bu sorunun bilinen en büyük nedeni cinsel yolla bulaşan hastalıklardır. Çünkü sağlıklı bir kadında rahim ağzında bir mukus salgılanır, spermler bu mukus sayesinde ilerler ve yumurtaya ulaşır. Eğer bu mukus salgısı bozulur veya rahim ağzında herhangi bir hasar oluşursa döllenme gerçekleşemez ve kısırlık ortaya çıkmaktadır.
  • Kadındaki kısırlığın diğer bir nedeni de endrometriozistir. Yani rahim içini döşeyen endrometrium dokusunun, rahim dışında gelişmesi durumudur. Normal yerleşiminden farklı olarak rahim dışında oluşan bu doku odakları bir süre sonra rahmin tıkanmasına ve yumurtlamada aksaklıklara yol açmaktadır.
  • Gebeliğin gerçekleşmesine neden olan sorunlardan biri de kadın hastalıklarıdır. Polip, miyom gibi rahmin içine doğru büyüyen tümörler, rahim içindeki iltihaplanma, çift rahme sahip olma gibi durumlar gebelik gerçekleşse bile bebeğin gelişmesine engel olacağından düşüklere yol açmaktadır. Cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir bir sorundur.Alerjik nedenler de kısırlığa sebep olan bir faktördür. Fakat alerjik nedenlerin tespit edilmesi ve tedavisi oldukça zordur.
  • Kadınlarda görülen kısırlığın en önemli sebeplerinden biri de ilerlemiş yaştır. Kadının yaşının ilerlemesiyle birlikte yumurtalarının kalitesinde düşüş görülmektedir. Günümüzde kadınların geç evlenmesi ve ilerleyen yaşlarda anne olmaya çalışması yumurtalık yaşlanması sebebi ile görülen kısırlığın sayısında da artış olmasına yol açmıştır.
  • Her hastalığın sebepleri arasında karşımıza çıkan sigara kısırlıkta da küçümsenmeyecek kadar önemli bir yere sahiptir. Sigara içen bir anne adayının öncelikle bu alışkanlığından kurtulması gerekmektedir. Çünkü nikotin yumurtaların kalitesini bozmakla kalmayıp, tüp bebek yöntemlerinde bile hamileliğin gerçekleşme şansını düşürmektedir.
  • Aşırı zayıflık ve şişmanlık, düzensiz cinsel ilişki, vajinismus, antisperm antikorlarının salgılanması, tiroid hormonu bozuklukları, genital enfeksiyonlar, rahim ve yumurtalıklarda daha önceden geçirilmiş ameliyatlar, prolaktin adı verilen süt hormonunun fazla salgılanışı gibi daha birçok neden kadınlarda kısırlığın oluşmasında önemli sebepler arasında yer almaktadır.

Erkeklerde Kısırlığın Nedenleri

  • Erkekte meydana gelen kısırlığın en genel ve önüne geçilebilir sebebi çevresel faktörlerdir. Düzensiz beslenme, stres, aşırı sigara ve alkol tüketimi, sürekli oturmak, çok sıcak ortamda çalışmak, kimyasal maddeleri solumak kısacası yanlış yaşam tarzı kısırlığa davetiye çıkarmaktadır.
  • Sperm üretimindeki bozukluklar veya sperm kanallarının tıkalı oluşu kısırlığa yol açmaktadır. Sperm üretimindeki bozukluk deyince spermlerin şekli, sayısı hareket yeteneğindeki bozukluklar akla gelmelidir. Döllenmenin gerçekleşebilmesi için sağlıklı bir erkekte sperm sayısının en az 20 milyon ve bunların da en az yarısının hareketli olması gerekmektedir. Bazı ilaçlar, hormon bozuklukları, enfeksiyon hastalıkları ve tabi ki sigara canlı sperm sayısını olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Bazı durumlarda ise sperm sayısının normal olmasına rağmen yine de kısırlık görülebilmektedir. Eğer spermler, üretim yeri olan testislerden herhangi bir sorun veya tıkanıklık sebebiyle çıkamaz ise yine kısırlık ortaya çıkmaktadır.
  • Çiftler arasında görülen kısırlığın % 15’lik bir kısmında ise sorunun nedeni bilinmemektedir. Uzmanlar bu vakalarda henüz kanıtlanmasa da stres gibi psikolojik faktörlerin rolü olduğunu düşünmektedir.

Kısırlığın Belirtileri Nelerdir?

Aslında diğer hastalıklarda olduğu gibi kısırlıkta herhangi bir belirtiden söz edilemez. Çünkü kısırlık kendini gösteren, kişiye rahatsızlık veren bir durum değildir. Ancak uzmanlar dolaylı olarak kısırlığın ergenlik döneminde fark edilebileceğini savunmaktadırlar.

Ergenlik döneminde kız çocuklarında görülen aşırı kıllanma, düzensiz adet kanamaları; erkek çocuklarındaki meme büyümeleri gibi hormonal bozukluklar ileriki yaşlarda kısırlığa neden olabilmektedir. Bu gibi durumlarda ailelerin dikkatli davranması ve zamanında müdahale etmesi gerekmektedir.

Bunun yanında cinsel birliktelik esnasında ze alamama veya cinsel ilişkiye girme ihtiyacı duymama gibi durumlar da kısırlığın belirtileri arasında sayılmaktadır.

Kısırlığı Önleme Yolları Nelerdir?

Kısırlığı önlemenin yolları aslında nedenlerinde yatıyor. Herhangi bir hastalığa yol açan etkenleri bildiğimizde, ondan korunmanın yollarını da öğrnemiş oluyoruz. Kadın ve erkek olmak üzere kısırlığı önlemin başında sigara ve alkolden uzak durmak geliyor.

Bu ürünlerin içindeki maddeler vücuttaki sağlıklı hücrelere zarar veriyor. Daha sonra hayatımızda stresi uzaklaştırmamız gerekiyor.

Sağlıklı ve düzenli beslenmek, belirli aralıklarla doktor kontrolünden geçmek, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı tedbirli olmak, aşırı sıcak ortamlarda bulunmamak kısırlığı önlemenin yolları arasında yer alıyor.

Kısırlığın Tedavisi Nedir?

Yapılan son araştırmalara göre toplumumuzdaki çiftlerin % 15’i çocuk sahibi olmakta zorlanmaktadır. Kısırlık tedavisi çiftlerin yaşına, kaç yıldır çocuk sahibi olamadıklarına, var olan sağlık problemlerine göre değişiklik göstermekte ve kişiye göre planlanmaktadır.

Çocuk sahibi olamayan çiftlerde genel olarak sorunun % 40’ı erkekten kaynaklanmaktadır. Erkekte görülen kısırlığın sayısı her geçen gün artmaktadır.

Fakat geçirilmiş iltihabi hastalıklar, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle oluşan erkek kısırlığının tedavisi mümkündür.

Hatta son yıllarda görülen gelişmeler sayesinde çok az canlı sperm hücresi olan bir erkeğin bile baba olma şansı bulunmaktadır.

Kadındaki kısırlık tedavisi erkeğe nazaran biraz daha kapsamlı ve zordur;

  • Kadınlardaki kısırlık tedavisinde en çok uygulanan yöntem yumurtlama tekniğidir. Yumurtlama düzeninde bir bozukluk saptanması durumunda, kadının her ay düzenli olarak yumurtlamasını sağlayacak tedaviler uygulanmaktadır. 3-6 ay arasında değişen bu tedavi sürecinde hastaya ağızdan alınan haplar ve deri altından yapılan iğneler uygulanmaktadır. Bu süreç sonunda eğer olumlu yanıt alınmaz ise hastaya uygun farklı bir tedavi yöntemine geçilmektedir.
  • Kadındaki kısırlığın diğer bir tedavi yöntemi aşılamadır. Yukarıda anlattığımız yumurtlama sürecinde aynı anda yumurtlama takibi ve aşılama yapılabilir. Bunun için adetin 3. günü başlanan ilaç ve iğneler sayesinde yumurtanın büyümesi sağlanır. Belirli aralıklarla yapılan ultrason görüntüleri ile yumurtanın büyüklüğü takip edilir. İdeal büyüklüğe gelen yumurta eğer çatlamıyorsa çatlama iğnesi yapılır. Aşılama yapılacaksa çatlama iğnesinden sonra 36 saat geçmesi beklenir; aşılama yapılmayacaksa çiftlere iğneden bir gün sonra ilişkiye girmesi söylenmektedir.
  • Çocuk sahibi olamayan kadında polip, miyom, çikolata kisti gibi patalojik sorunların olması durumunda cerrahi müdahale gerekmektedir. Yapılan başarılı ameliyatlar sayesinde kadın bu sorunlardan kurtulur ve eğer başka bir engel yoksa gebe kalabilmektedir.
  • Şu an en çok tercih edilen ve en iyi verim alınan tedavi yöntemi ise tüp bebek yöntemidir. Bu yöntem sayesinde yumurtlama dönemi bozuk, tüm kanalları tıkalı bir kadın ve sperm sayısı çok düşük bir erkek bile çocuk sahibi olabilmektedir. Tüp bebek tekniğinden kısaca bahsetmek gerekirse; IVF ve ICSI olmak üzere iki ayrı teknikten oluşan tüp bebek yönteminde anneden alınan yumurta hücresi özel bir laboratuvar ortamında 50-100 bin sperm hücresi arasına konur ve bu spermlerden birinin kendi kendine döllenmesi beklenir. Daha sonra döllenen yumurta hücresi rahim içerisine yerleştirilir ve burada gelişimini tamamlaması sağlanır.

Doğum Kontrolü Nedir? Doğum Kontrol Yöntemleri ve Faydaları Nelerdir?

Tüp bebek yönteminde genel mantık tıkanıklık gibi herhangi bir nedenle spermlerin yumurtaya ulaşamayıp döllenmenin gerçekleşmediği durumlarda, tıbbi müdahale ile yumurta ve spermlerin buluşturulması esasına dayanır.

Bu işlem sperm ve yumurtanın aynı ortama bırakılıp kendi kendine döllenmesini beklemekle sağlandığı gibi; mikroskop altında, çok ince bir iğne yardımıyla, erkekten alınan bir spermin yumurtaya enjekte edilmesi ile de yapılabilmektedir.

Bu yöntemin adı ise mikroenjeksiyondur(ICSI). Klasik tüp bebek yöntemi (IVF) ile mikroenjeksiyon (ICSI) arasındaki tek fark budur.

 Sperm sayısının çok az olduğu kişilerde mikroenjeksiyon yöntemi daha avantajlıdır.

Çünkü kaliteli sperm sayısının az olduğu durumlarda, normal tüp bebek yöntemi (IVF) ile döllenmenin kendi kendine olması beklendiğinden oldukça zor ve hatta bazen imkansız olabilmektedir.

Источник: https://bilgihanem.com/kisirlik-infertilite-nedir/

Erkeklerde ve kadınlarda kısırlık nedenleri

Erkelerde ve Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Erkeklerde ve kadınlarda kısırlık nedenlerine geçmeden önce kısırlık nedir açıklamak gerekiyor. Aile kurulduktan ortalama bir yıl içinde korunma yöntemleri kullanılmamasına rağmen gebeliğin oluşmamasına kısırlık adlandırılır. Bazen bu zaman iki yıl da olabilir. Fakat çift çocuk sahibi olmak istiyorsa beklemek için bir yıl bile fazladır.

Şu anda ülkemizde nikâhtan önce tıbbi tahliller yapılır ki, bu da bir çok hastalıklarla birlikte bazı nedenlerden kaynaklanan kısırlık sorununun önlenmesi için de olumlu bir durumdur. Genel olarak dünya aile istatistiklerine göre, ailelerin % 15-10 kısırlık sorunu ile karşı karşıyadır. Bu insanların çoğunluğunu çok zor tedavilere ihtiyacı olan grup oluşturuyor.

Erkek ve kadın kısırlığına gelince şu anda erkeklerde kısırlık daha sık görülür. Nitekim bu sorunun daha önce kadınlar arasında daha yaygın olmasına rağmen, zamanla bu oran değişti. Son yılların istatistikleri ise birçok ülkede kısırlığa neden olan sorunlara erkeklerde daha çok tesadüf edildiğini gösteriyor.

Rakamlarla ifade edildiğinde ise genel göstergelerin yaklaşık % 45 erkek kısırlığı oluşturmaktadır. Bu çok büyük bir rakamdır. Öyle ki, erkek kısırlığının tedavisi kadınlara oranla daha zordur. Hatta yardımcı üreme teknolojileri bile erkek kısırlığı ile mücadelede kadınlara oranla daha az olumlu sonuç verir.

Kadınlarda kısırlık nedenleri

Kısırlığın varoluş nedenlerine gelince bunlar çeşitlidir. Kadın kısırlığında çeşitli faktörler rol oynar ki, onları kısa olarak birkaç grupta toplayabiliriz.

Sorunun % 15-20 yumurtalık borusu faktörü önemli bir rol oynar.

Öyle ki, hamilelik yumurtalık boruların geçirgenliği sayesinde döllenmiş hücrenin rahim yönünde ilerleyerek rahime girmesi ve rahim duvarına yapışması sonucu oluşur. Bu zincirin halkalarının bozulması kısırlığa neden olur.

Kısırlığın nedenlerinden biri de cinsel yollarla bulaşan enfeksiyonların zamanında tedavi olunmamasıdır.

O halde çocukluktan öte gebeliğin gerçekleşmesi de istisna hal değil ki, bu da işlem aracılığıyla yumurtalık boruların bedenden alınması ile de sonuçlanabilir.

Yumurtalık boruların bağlanmasının bir sebebi çocuk yaşlarda geçirilmiş, düzgün yapılmayan körbağırsak işlemleri sonucunda karın boşluğunda oluşan komplikasyonlar da olabilir.

Ayrıca kısırlığın oluşumunda yaklaşık % 15-20 oranında yumurtalıklarda yumurta hücrelerinin olgunlaşma ihlali oluşturmaktadır. Bu, daha çok endokrin organların fonksiyonlarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle yumurtlama sürecinin bozulması sonucu ortaya çıkar. Bu sorunun temel belirtileri şişmanlamaya yatkınlık, saç dökülmesi ve yüzlerinde oluşan aşırı kıllanma ihlalleridir.

Yumurtalıkların polikistik sendromu adı verilen bu sorun yumurtalıkların fonksiyonunun bozulmasının bir nedenidir. Aynı zamanda, diğer endokrin organların fonksiyonunun bozulması da neden olabilir. Bunun oluşma nedenlerinden biri de, son yıllarda dünyada, hem de Türkiye’de yayılmış Tiroid bezinin fonksiyonlarının bozulmasıdır. Bu da doğrudan yumurtalıkların fonksiyonuna olumsuz etkiliyor.

Diğer nedenlerden biri olarak endometriozis (Çikolata kisti )hastalığıdır. Endometriozis hususunda çok konuşabilir, fakat bu sorunun nedenleri tam olarak halen bilinmemekte. Bu ihlallerin temel belirtileri uzun süreli olup ağrılarla müşahede edilmesidir.

Endometriozis sonucu rahimin özünde belli değişiklikler gerçekleşir. Çoğu zaman bu hastalık nedeniyle yumurtalık boruların kapatılmasına da rastlanır. Genellikle kısırlık nedenli olduğu gibi çeşitli doğumsal nedenleri de var.

Bunlara rahim içinde olan anadan gelme patolojiler, myomatosus düğümler, polipler, rahim içindeki doğuştan çeperleri örnek vermek olur. Rahimin içindeki doğuştan çeperler sonucunda rahim sanki ikiye bölünmüş durumda olur ve bu zaman gebeliğin gerçekleşmesi mümkün değildir.

Yapılan bazı kontrollerden sonra bile hastalara cerrahi müdahale edilir ve sadece bundan sonra onlar gebeliğe hazırlanırlar.

Kısırlığın meydana gelmesinde psikojen faktörler de büyük rol oynuyor. Bazı durumlarda çiftlerin her ikisinin tahlillerinde patolojiye rastlanılmamasına rağmen gebelik oluşmaz. Bu da, psikojen faktörlere bağlıdır ki, buna da % 5-10 oranı durumlarında görülür. Çoğu zaman bu sorunla yüzleşenlerin psikolojik destek sonucu doğal yolla hamile kalması mümkün olur.

Erkeklerde kısırlık nedenleri

Erkek kısırlığı konusunda ise çok konuşabilir. Ancak erkek kısırlığının başlıca nedeni sperm hücrelerinin hareketinde ve sayısında değişiklik vermesi veya kalitesinin düşük olmasıdır.

Bu da daha çok içki, sigara gibi kötü alışkanlıkları olan, belli uyuşturucu maddelerden kullananlar veya radyasyon ortamında çalışanlarda görülür. Erkek kısırlığının daha bir nedeni de azospermidir.

Hastalığın başlıca nedenlerinden biri geçirilmiş enfeksiyonlardır.

Kısırlığın meydana çıkmasında genetik faktörler ve akraba evlilikleri de büyük rol oynuyor. Ayrıca böyle insanlarda gebelik gerçekleştiği zaman bile çok zaman cenin gelişmeden kalması veya düşmesi ile de karşı karşıya gelinir.

Nedeni olmayan kısırlıklar da var ki, bunların tedavisinde konservatif yöntemler sonuç vermeyince bu insanlara tüp bebek yöntemi önerilmektedir.

Источник: http://www.hamilekadinlar.com/erkeklerde-ve-kadinlarda-kisirlik-nedenleri.html

Erkeklerde kısırlık nedenleri

Erkelerde ve Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Doğumda veya doğumdan sonra en geç bir yıl içinde testisler skrotuma (yumurtalık torbasına) iner. Testislerin her ikisinin veya bir tanesinin skrotuma inmemesi, kriptorşizm olarak adlandırılır. Bu vakalarda karın içinde yukarıda kalan testisler daha yüksek ısılara maruz kaldıkları için sperm üretimi bozulur.

Çift taraflı inmemiş testis vakalarında azospermi (menide hiç spermin olmaması) görülebilir. İnmemiş testis vakalarında ileride testis tümörü gelişme ihtimali de fazladır. Testisler 1-2 yaşları arasında cerrahi ile yumurtalık torbasına indirilirse, ileride üreme sağlığı olumsuz etkilenmez.

Erken tedavi edilmemiş vakalarda, yardımcı üreme teknikleri ile çocuk sahibi olunabilir.

Testis Tümörleri

Testis tümörü nedeni ile tedavi gören erkeklerde infertilite sık görülür. Kemoterapi için kullanılan ilaçlar ve radyoterapi, sperm üretimini olumsuz etkiler. Bu vakalardan tedavi öncesinde alınan sperm örnekleri dondurularak saklanır.

Testislerde meydana gelen yaralanmalar, infertilite ile sonuçlanabilir. Travma sonrası testislerde bulunan sertoli hücreleri, kan dolaşımına karışarak anti-sperm antikorlarının oluşmasına ve bu da kısırlığa yol açar.

Varikosel

Varikosel, skrotumda (yumurtalık torbası) ve testislerin etrafında oluşan varisli damarlardır. Genişlemiş damarlar erkeklerin yüzde 15’inde görülür.

Her varikoseli olan erkek infertil değildir fakat infertilite nedeni ile değerlendirilen erkeklerin yaklaşık üçte birinde varikosel vardır. Spermatik damarların kapakçıklarının olmaması veya çalışmaması nedeni ile kan geriye doğru kaçarak göllenir.

Bu, vakaların yüzde 90’ında sol tarafta görülür.

Varikosel; kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak skrotumda ısı artışına neden olarak, sol böbrek üstü bezinden gelen ters yöndeki kan akımı testislerin yüksek düzeyde toksik atıklara maruz kalmasına neden olarak, üreme hormonlarının dengesinin bozulmasına neden olarak infertiliteye yol açar. Varikoselden şüphelenildiğinde Doppler Ultrasonografi incelemesi ile tanı kesinleştirilir.

Enfeksiyonlar erkeklerde kısırlı nedenlerinden biridir

Üreme organlarındaki enfeksiyonlar infertiliteye yol açabilir. Gonore (bel soğukluğu), tüberküloz ve bazı bakteriyel enfeksiyonlar sırasında meydana gelen iltihabi reaksiyonlar üreme kanallarında tıkanıklıklara yol açar.

Bakteriyel enfeksiyonlar sperm hareketini bozarak ve gelişmekte olan sperm hücrelerine zarar vererek kısırlığa neden olabilir. Kabakulak özellikle geç yaşta geçirildiğinde testis tutulumu görülür ve kalıcı hasar oluşur.

Cinsel temas yolu ile bulaşan ve oldukça yaygın olarak görülen klamidya, mikoplazma ve üreoplazma enfeksiyonları da sperm kalitesini bozarak infertiliteye neden olabilir. Bu enfeksiyonların erken tanı ve tedavisi önemlidir.

Yüksek ateşli hastalıklar üreme sağlığını olumsuz etkiler. Yüksek ateş birkaç saat içinde sperm hücrelerine zarar verir. Yüksek ateşli hastalık geçiren bir erkekte yaklaşık üç-dört hafta sonra sperm sayısında ve normal yapıdaki spermlerin oranında azalma görülür.

Böbrek ve karaciğer hastalığı olan erkeklerde üreme hormonları azalır. Böbrek hastalarında impotans, cinsel isteksizlik, sperm üretiminde azalma görülür. Özellikle sık diyalize giren hastalarda hormonal dengesizlik ve sperm üretiminde azalmaya rastlanır.

Bazı alerjik reaksiyonlardan sonra da sperm kalitesinde bozulma görülmektedir.

Üreme kanallarında tıkanıklık

Üreme kanallarında meydan gelen tıkanıklıklar spermin dışarı çıkışını engeller. Enfeksiyonlar, yaralanmalar, cerrahi işlemler; kanallarda tıkanıklıklara neden olabilir. Bazı erkeklerde ise kanallar doğuştan yoktur. Her iki tarafta da tam tıkanıklığın olduğu durumlarda menide hiç sperm bulunmaz.

Geriye boşalma

Ejakülasyon (boşalma) sırasında meninin mesaneye doğru geriye akmasıdır. Bu vakalarda boşalma sırasında bazen çok az meni dışarı akar bazen hiç akmaz.

Bu durum diyabet (şeker hastalığı), multiple skleroz, mesane boynu yaralanmaları ve prostat ameliyatları sonrasında veya hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Bu vakalardan alınan idrar örneklerinden spermler ayrıştırılarak aşılama yapılabilir.

Omurilik zedelenmeleri; ejakülasyonun olmamasına, ereksiyon (sertleşme) problemlerine, cinsel ilişkinin gerçekleşememesine ve sperm üretiminin azalmasına neden olur. Bu vakalarda elektrik uyarı ile ejakülasyon gerçekleştirilebilir.

Bazı genetik bozukluklar kısırlığa neden olabilir

Cinsiyet kromozomlarındaki birçok bozukluk infertiliteye neden olur. Bu vakaların birçoğunda testisler ve sperm üretimi olumsuz etkilenmiştir. Cinsiyet kromozomlarını etkilemeyen genetik bozukluklar da infertiliteye neden olabilir.

Bazı kas hastalıklarında, orak hücreli anemide, Akdeniz anemisinde ve mesaneye ait bozukluklarda infertilite sık görülür. İnfertilitenin eşlik ettiği diğer bir hastalık olan kistik fibroz vakalarında ise meni miktarı ve sperm sayısı azdır.

Bu vakalarda sperm kanalları gelişmemiştir.

Antibiyotik ve kemoterapi sperm üretimine zarar verir

Çevresel faktörler ve yaşam tarzı üreme sağlığını şu şekilde etkiler:

Sigara sperm sayısını, hareketini ve yapısını olumsuz etkiler. Sigara içen erkeklerin eşlerinde düşük ihtimalinin arttığı belirlenmiştir.

Alkol, sperm üretiminin bozulmasına neden olur. Kronik alkolizm vakalarında testisler küçülür, testosteron üretimi bozulur.

Uyuşturucu maddeler sperm kalitesini ve üretimini olumsuz etkiler. Bu maddeler hormonal dengesizliklere de yol açar.

Antibiyotiklerin birçoğu, parazit ilaçları, depresyon, mide ülseri, hipertansiyon ve alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların, erkek üreme sağlığını olumsuz etkilediği gösterilmiştir.

Kemoterapi ve kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, sperm üretimine zarar verir. Bu ilaçların bir kısmının etkisi kalıcı olabilir. Kemoterapi öncesinde bu hastalardan ileride kullanılmak üzere sperm örnekleri alınarak dondurulabilir.

Testislerde sperm üreten hücreler radyasyona çok duyarlıdır. Radyoterapi gören hastalarda sperm üretimi üç-beş yıl içinde tekrar başlayabilir.

Yüksek ısı, sauna ve sıcak su banyoları sperm üretimini olumsuz etkiler.

Üreme hormonlarının eksikliği kısırlık nedeni

Üreme hormonlarının üretimi ve salınması hipotolamus, hipofiz bezi ve testisler tarafından kontrol edilir. Hipofiz bezinden LH (Luteinize edici hormon) ve FSH (Folikül stimüle edici hormon) salgılanır. Bu hormonların salınımını hipotalamustan salınan GNRH adı verilen hormon kontrol eder.

Testislerde testosteron üretilir ve testosteron genital organlar dışındaki dokularda androjenlere (erkeklik hormonu) ve östrojenlere (kadınlık hormonu) dönüştürülür.

Hipogonadotropik Hipogonadizm, Kalman Sendromu, İzole LH eksikliği, Hiperprolaktinemi veya Postpubertal Gonadotropin eksikliği de erkek kısırlığına neden olabilir.

Hazırlayan: Ferti-Jin Tüp Bebek ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Klinik Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/erkeklerde-kisirlik-nedenleri/

KISIRLIK BELİRTİLERİ NELERDİR?

Erkelerde ve Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Kısırlık, son bir yıl içinde fakat genellikle son altı ay içinde, korunmasız bir şekilde seks yapılmasına rağmen hamilelik durumunun gerçekleşmemesi halidir. Günümüzde kısırlık bir hayli artmıştır. Sadece ABD’de çiftlerin % 15’i kısırdır. Partnerlerin sadece biri ya da ikisi birden kısır olabilir. Ama genellikle sadece bir taraf kısırdır.

Kısırlık, tek bir nedene bağlı olarak gelişebildiği gibi, gebelikten korunma yöntemlerinin sürekliliği nedeniyle de gelişebilir. Ama neyse ki, kısırlığın üstesinden gelmek için güvenli ve etkili tedavi yöntemleri vardır. Bu tedaviler, önemli oranda gebe kalınmasına yardımcı olmaktadır.

Gebeliğin oluşabilmesi için yumurtlama ve döllenme gibi karışık süreçlerin doğru şekilde işlemesi gerekir. Bazı çiftler için kısırlık problemi, mevcut olan doğumdan kaynaklanmaktadır. Veya bir şeylerin yanlış ve ters gitmesi, kısırlık ile sonuçlanabilir.

Çiftlerin her ikisi için de kısırlık oluşum nedenleri şu şekildedir;

  • Kısırlık vakalarının yaklaşık üçte biri, sadece erkekten kaynaklanmaktadır.
  • Kısırlık vakalarının yaklaşık üçte biri, sadece kadından kaynaklanmaktadır.
  • Geriye kalan durumlarda, hem kadın hem de erkek kısırlık kaynağı olabilir ya da her ikisinde de kısırlık için herhangi faktör olmayabilir.

Erkeklerde Kısırlık Oluşma Nedenleri

Erkeklerde kısırlık durumunun yaşanmasının bazı nedenleri olabilir. Bu nedenler şu şekildedir;

  1. Anormal sperm üretimi ya da sperm fonksiyonu: Bu durum, inmemiş testis, genetik bozukluklar, diyabet gibi sağlık sorunları, önceden geçirilmiş kabakulak gibi enfeksiyonlar, travma ya da önceden testislerden veya kasıklardan ameliyat olmak gibi çeşitli sorunlara bağlı olarak gelişebilir. Testislerdeki damarların genişlemesi, kan akışını ve ısısını artırabilir. Bu durumda, sperm sayısını ve formunu etkilemektedir.
  2. Sperm dağıtımı ile ilgili sorunlar: Bu durumlar, erken boşalma, geri boşalma, bazı genetik hastalıklar, kistik fibrozis, yapısal problemler, testislerin tıkanması, epididimis, üreme organlarında hasar oluşması ya da bir kazadan dolayı yaralanma olması gibi cinsel problemler nedeniyle oluşmaktadır.
  3. Daha önceden meni kanalı ameliyatı (vazektomi) geçirmiş olmak, sperm kurtarımına dayanan ameliyatlar geçirmek de sperm dağıtımı ile ilgili sorunların yaşanmasına sebep olabilir.
  4. Bazı kimyasal ve toksinlere yüksek dozda kalmak: Böcek ilacı, bitki ilacı, radyasyon, sigara, alkol, esrar ve steroidler (testosteron da dahil) gibi kimyasallara, çok fazla oranda maruz kalmak, erkeklerde kısırlık oluşmasına neden olabilir. Bunlara ek olarak, sık sık saunaya gitmek ve sıcak küvette vakit geçirmek, yani çok fazla ısıya maruz kalmak da, sperm üretimini bozabilir.
  5. Kanser tedavisi ile alakalı hasarlar: Radyasyon ya da kemoterapi gibi tedavi yöntemleri, sperm üretimini olumsuz etkilemektedir.

Kadınlarda Kısırlık Oluşma Nedenleri

Kadınlarda kısırlık durumunun yaşanmasının bazı nedenleri olabilir. Bu nedenler şu şekildedir;

  1. Yumurtlama bozuklukları: Yumurtaların serbest kalmasının önlenmesi ya da aksaması gibi sorunları kapsar. Polikistik yumurtalık sendromu gibi hormonal sorunlar, yumurtalıkların testosteron erkek hormonunu çok fazla miktarda üretmesi, hiperprolaktinemi (anne sütü üretilmesini kontrol eden prolaktin hormonunun çok fazla üretilmesi) gibi problemler, kadınlarda kısırlığa yol açabilir. Diğer yandan, aşırı miktarda egzersiz yapmak, beslenme bozuklukları, kazalar, yaralanmalar ve tümörler de yumurtlama bozukluklarına sebep olmaktadır.
  2. Rahim ya da rahim ağzı anormallikleri: Rahim boynu ya da rahim boynu mukuslarını içeren sorunlar ya da anormallikler, rahim boşluğu ya da şekli ile alakalı sorunlar, kısırlığa yol açabilir. Kadınlarda yaygın olarak gözlenen ve rahim duvarında oluşan iyi huylu tümörler, nadir olarak da olsa kısırlığa sebep olabilir. Fallop tüplerinin tıkanması, tümörlerin rahim boşluğunu bozması, döllenmiş yumurtanın yerine ulaşması ile ilgili sorunların yaşanması da kısırlığa yol açabilir.
  3. Fallop tüplerinin tıkanması ya da hasara uğraması: Bu durum genellikle fallop tüplerinin iltihaplanması sonucu gerçekleşir. Endometriozis gibi rahim hastalıkları da fallop tüplerinin tıkanmasına sebep olarak, kısırlığa yol açabilmektedir.
  4. Primer yumurtalık yetmezliği: Erken menopoz olarak da bilinen bu durum, 40 yaşından önce gerçekleşir. Bu duruma ise, bağışıklık sistemi sorunları, radyasyon, kemoterapi tedavisi ve sigara neden olabilmektedir.
  5. Pelvik sorunları: Karın ameliyatları, apandisit ameliyatları ya da pelvik ameliyatlar sonrasında, organları bağlayan yara izlerinin enfeksiyon kapması, kısırlığa ol açabilir.

Kadınlarda kısırlığa sebep olan diğer nedenler ise şöyledir;

  • Tiroid problemleri,
  • Kanser ve tedavi süreci,
  • Bazı ilaçlar,
  • Cushing hastalığı, orak hücreli anemi, böbrek hastalıkları ve diyabet gibi bazı hastalıklar.

Kısırlık Belirtileri

Normalde 6 ay boyunca korunmasız olarak seks yapan birçok çift, hamilelik amacına ulaşır. 12 ayın üzerinde süreyle, düzenli olarak korumasız seks yapan çiftlerin yaklaşık % 90’ı hamilelik hedefine ulaşmaktadır. Bu süreç doğaldır ve herhangi bir tedavi gerektirmeden gerçekleşir.

Kısırlığın en temel belirtisi, çiftlerde gebelik için yeterli gücün (iktidarsızlık) olmamasıdır. Bunun dışında belirgin herhangi bir semptom yoktur.

Fakat bazı durumlarda, kadınlarda kısırlık belirtileri şu şekilde olabilir;

1.Hormonal Sorunlar

Hormonlarda sürekli olarak ve sık sık sorunlar yaşanması, kısırlık belirtisi olabilir. Yumurtalıkların aşırı miktarda erkek hormonu yani testosteron üretmesi, kadınlarda kısırlık semptomu olarak kabul edilebilir. Vücuttaki her hormonun özel bir görevi vardır. Bunlardan birinin bile görevini aksatması, kısırlığa sebep olabilir.

2.Düzensiz Regl Periyotları

Regl periyotlarında yaşanan düzensizlikler, herhangi başka bir hastalık semptomu olabileceği gibi, kısırlık belirtisi de olabilir. Çünkü kısırlık durumunda, rahim kanalları tıkanır. Tıkanan tüpler ve kanallar ise, regl kanamasının düzensiz olmasına sebep olabilir.

3.Regl Olmama

Tamamen kapalı olan rahim kanalları ve yumurtalıklarda meydana gelen tıkanıklıklar, normalde ergenlikte başlaması gereken adet döngüsü engellemektedir.

Böyle bir durumda adet döngüsü o kadında hiçbir zaman yaşanmaz.

Yani normal sağlıklı bir kadında, her ay olgunlaşarak döllenmeye hazır hale gelen yumurtaların, döllenme gerçekleşmeyince atılması olayı olan adet kanaması görülmesi, kısır bir kadında yaşanmaz.

Bazı durumlarda, erkeklerde kısırlık belirtileri ise şu şekildedir;

2.Saç Uzamasında Değişimler

Hormonal dengelerde yaşanan sorunlar, erkeklerin saç uzama durumlarında değişiklik yaşanmasına sebep olabilir.

3.Cinsel İsteksizlik

Bu durumun da hormonal sorunlar ile bir ilgisi olabilmektedir. Testosteron hormonu üretilmesinde yaşanan sorunlar ve miktarında yaşanan düşüş, cinsel isteksizliğe yol açabilmektedir.

Cinsel isteksizliğin oluşması, diğer bazı durumların da belirtisi olabilir. Bazen fazla stres altında olmak ya da bazı çevresel faktörler de cinsel isteksizlik yaşanmasına sebep olabilir.

Cinsel isteksizlik, erkeklerde kısırlık belirtisi de olabilmektedir.

4. Cinsel Fonksiyonlarda Azalma

Hormonal bozukluk ve cinsel isteksizliğe bağlı olarak gelişen cinsel fonksiyonlarda azalma, kısırlık belirtisi olabilmektedir.

5.Erken Boşalma

Cinsel ilişki sırasında yaşanan erken boşalma, her zaman olmamakla birlikte, kısırlık belirtisi olabilmektedir.

Risk Faktörleri

Hem kadınlarda hem de erkeklerde birçok durum, kısırlık için risk faktörü oluşturabilir. Bu risk faktörleri şu şekildedir;

  • Yaş: Kadınlarda 35 yaşından sonra ve erkeklerde ise 40 yaşından sonra, kısırlık riski artmaktadır.
  • Sigara: Kadınlarda sigara kullanımı düşük yaşanmasına sebep olarak kısırlığa davetiye çıkarırken, erkeklerde sigara kullanımı ise, sperm sayılarında düşüş yaşanmasına neden olmaktadır.
  • Alkol: Alkol tüketimi kadınlarda özellikle gebelik sürecinde zararlı olduğu için ve erkeklerde ise, sperm sayısında azalmaya ve sperm hareketliliğini olumsuz etkilediği için, kısırlık riskini artırmaktadır.
  • Fazla kilo: Kadınlarda aşırı kilolu olmak ve hareketsiz bir yaşam kısırlık riskini artırmaktadır. Erkeklerde ise, aşırı kilolu olmak, testosteron hormonunun azalmasına bağlı olarak sperm sayısında azalmaya neden olmaktadır. Bu durum ise erkeklerde kısırlık riskini artırmaktadır.
  • Aşırı zayıflık: Düşük kalorili ve yetersiz beslenme ile yeme bozuklukları kadınlarda kısırlık riskini artırmaktadır.

Tanı ve Analizler

Kısırlık tanısı koyabilmek için doktor, çiftlere bazı sorular yönlendirir. Fakat kısırlık tanısının konulması aylarca sürebilir. Ayrıca, kısırlık tanısı da tedavisi de oldukça masraflı olabilmektedir ve çoğu hastane masrafları karşılamamaktadır.

Kısırlık tanısı ve testleri kadın ve erkeklerde farklı şekillerde yapılmaktadır.

Erkekler İçin Kısırlık Tanı Testleri

Bu testler, yeterli kadar sağlıklı sperm hücresinin olup olmadığını analiz etmeye yardımcı olmaktadır. Bu amaçla genel bir fiziksel ve genital muayene yapılır. Ayrıca bunlara ek olarak şu analiz ve testlerde yapılır;

  • Meni analizi,
  • Hormon testi,
  • Transrektal ve scrotal ultrason,
  • Genetik testler,
  • Testis biyopsisi,
  • Diğer bazı testler.

Kadınlar İçin Kısırlık Tanı Testleri

Kadınlarda kısırlık tanısı için yapılan testler, sağlıklı yumurta hücresi kontrolü ve fallop tüplerinin durumunu öğrenmek için yapılmaktadır.

Bunların yanı sıra, rahim ve rahim duvarı genel sağlık durumu da bu testler yardımı ile belirlenmektedir.

Fiziksel muayene ve düzenli jinekolog muayenelerinin yanı sıra, diğer bazı test ve analizler de kısırlık tanısında kullanılmaktadır. Bu test ve analizler şu şekildedir;

  • Ovulasyon (yumurtlama) analizi,
  • Histerosalpingografi,
  • Yumurtalık rezervi testi,
  • Diğer hormon testleri,
  • Görüntülü tarama (pelvis ultrason),
  • Rahim ve fallop tüplerinin görüntülü taraması,
  • Laparoskopi,
  • Genetik testler

Tedavi ve İlaçlar

Kısırlık tedavisinde izlenecek yol, kadın ve erkeklerin yaşlarına, kısırlık durumunun ne zamandan beri olduğuna ve birçok kişisel özelliklere bağlı olarak belirlenmektedir. Öte yandan, kısırlık tedavisi önemli ölçüde finansal, fiziksel ve psikolojik destek gerektirmektedir. Yani zorlu bir mücadeledir. Kısırlık tedavisi kadın ve erkeklerde farklılıklar göstermektedir.

Erkeklerde Kısırlık Tedavisi

Erkeklerde kısırlık tedavisinde amaç, sağlıklı sperm eksikliğini gidermek ve cinsel problemleri iyileştirmektir. Bu doğrultuda kısırlık tedavisinde uygulanan yöntemler şu şekildedir;

  • Enfeksiyon tedavisi,
  • Cinsel ilişki sorunlarının tedavisi,
  • Hormon tedavisi ve ilaçlar,
  • Ameliyat,
  • Yardımlı üreme teknolojisi (ART).

Kadınlarda Kısırlık Tedavisi

Kadınlarda kısırlık tedavisi uygulanırken, çok çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu tedavi yöntemleri şu şekildedir;

  • Kısırlık ilaçları ile ovulasyon (yumurtlama) uyarıcı ilaçlar,
  • Rahim içi dölleme (IUI),
  • Ameliyat.

Alınacak Önlemler

Bazı kısırlık türleri maalesef önlenemez. Fakat bazı diğer kısırlık durumları, önlenebilir. Öte yandan bazı alınacak olan önlemler, gebelik olasılığını artırabilir. Kısırlık için alınacak önlemler, çiftler, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı şekildedir.

Çiftlerin alması gereken önlemler: Yumurtlamadan bir gün önce ya da sonrasına kadar birkaç gün meydana gelen cinsel ilişkide gebelik olasılığı yüksektir. Bu dönem genellikle 28 gün olan adet döngüsünün tam ortasındaki süreci kapsamaktadır.

Erkeklerin alması gereken önlemler: Erkeklerde birçok kısırlık durumu önlenemez özelliktedir. Fakat bazı önlemler kısırlık riskini azaltabilir;

  • Çok fazla miktarda, ilaç, sigara ve alkol kullanımından kaçınmak,
  • Yüksek sıcaklıktan kaçınmak,
  • Endüstriyel toksinlerden uzak durmak,
  • Reçetesiz ilaçlardan uzak durmak,
  • Düzenli olarak egzersiz yapmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, ideal kiloda olmak,

Kadınların alması gereken önlemler: Kadınlarda kısırlıktan korunmak için bazı önlemler bulunmaktadır. Bu önlemler aynı zamanda hamile kalma ihtimalini de artırabilir;

  • Dengeli şekilde egzersiz yapmak,
  • Fazla kilolu olmaktan kaçınmak,
  • Sigarayı bırakmak,
  • Alkolden ve uyuşturucu maddelerden uzak durmak,
  • Fazla ve reçetesiz ilaç kullanımından kaçınmak,
  • Kafein tüketimine sınır getirmek.

Источник: https://evdesifa.com/kisirlik-belirtileri-nelerdir/

Kadınlarda Kısırlık: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Erkelerde ve Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Kısırlık ya da infertilite, gebe kalma veya hamile kalma konusunda sorun yaşamak anlamına gelmektedir.

Doğurganlık sorunları genellikle kadınlarda daha sık görülmekte ve birçok nedene sahip olabilmektedir.
Bazı insanlar hamile kalma konusunda zorlanırlar.

Bir yıl veya daha fazla deneme ardından hamile kalmazsanız veya çoklu düşükleriniz varsa genellikle infertilite (kısırlık) teşhisi konur.

İlgili Haber

Kısıklık Nedenleri Nelerdir?

Kısırlık, çeşitli hastalıklar ve tıbbi durumlardan kaynaklanabilir ve üreme çağındaki kadından birini etkilemektedir. Eğer aşağıdaki koşulları yerine getiremiyorsanız, bir uzmana görünmeniz gerekebilir. Kısırlık belirtileri şu şekildedir:

  • 35 yaşın altındaki bir kadınsın ve bir yıl boyunca korunmasız cinsel ilişki sonrasında hamile kalmayı başaramadın.
  • 35 yaşın üstünde bir kadınsın ve altı ay ya da daha fazla süredir gebe kalmaya çalışıyorsun.
  • İki veya daha fazla düşük yaptınız.
  • Endometriozis veya polikistik over sendromu (PKOS) gibi tıbbi bir durumla baş etmeye çalışıyorsunuz.
Yukarıdaki durumlardan bir veya birkaçını yaşıyorsanız kısırlık teşhisi almanız muhtemeldir.

En sık rastlanan kısırlık nedenleri arasında şunlar bulunmaktadır:

  • Adet ve Ovulasyon İle İlgili Sorunlar: Düzensiz veya anormal ovülasyon, anovulasyon olarak adlandırılır, kadın infertilitesinin en büyük nedenlerinden biridir ve tüm kadın kısırlığı problemlerinin %25’ini oluşturur.
  • Fallop Tüpleri: Fallop tüplerinin tıkanması veya yara izi, yumurtalık bölgelerinden döllenmenin gerçekleştiği uterusa kadar uzanan boşluklu yapılara neden olur.
  • Endometriozis: Endometriozis, uterus dışındaki uterin astar dokusu ile karakterize, genellikle yumurtalıklarda, fallop tüplerinde, uterusta, bağırsaklarda ve mesanede bulunan ağrılı ve kronik bir durum olabilir. Bu durumdan oluşan yara dokusu infertiliteye neden olabilir.
  • Polikistik Over Sendromu (PKOS): PKOS hormonal bir dengesizlik olup, ovulasyon eksikliği, düzensiz adet dönemleri ve infertilite ile sonuçlanır. Ultrasonda görüldüğü gibi yumurtalıkta birçok küçük kistin ortaya çıkması ile karakterizedir.
  • Miyomlar: Fibroidler, uterusta büyüyen kanserli olmayan, östrojene bağlı iyi huylu tümörler olup, pelvik ağrıya ve adet kanamasına yol açabilir. Ayrıca infertiliteye ve tekrarlayan düşüklere de neden olabilirler.
  • Yaşlı Anne Adayı: Ne kadar iyi göründüğü ya da hissettiğine bakılmaksızın, bir kadının yumurtalık fonksiyonu hem yaş hem de nicelik bakımından azalmaktadır. Bu nedenle, 40 yaş üstü kadınlar için üç aylık bir süre hamile kalmaya çalıştıktan sonra yardım almaları önemlidir.

Kısırlık ve PKOS (Polikistik Over Sendromu) İlişkisi

Polikistik over sendromu (PKOS), birçok kadının infertilitesinin nedenini araştırırken öğrenmiş oldukları çok yaygın bir hastalıktır.

PKOS, üreme çağındaki kadınların %5-10’unu etkiler ve en yaygın hormonal bozukluklardan biri olarak bilinir. PKOS’un kesin nedeni bilinmemektedir.

Muhtemelen faktörlerin bir kombinasyonunun PKOS gelişimine yol açması olasıdır. PKOS’un genetik bir nitelik olduğu düşünülür ve ailelerde de olabilir.

İlgili Haber

PKOS’lu kadınların üç karakteristik belirtisi vardır. Bu üç semptomdan en az iki tanesine sahip olduklarında kadınlara PKOS teşhisi konur:

  • Düzensiz adet dönemleri
  • Fazla androjen üretimi – ya kanda ölçülür ya da akne gibi semptomlar ya da fazla saç dökülmesi görülür
  • Polikistik yumurtalıklar – ultrasonda görülür

PKOS’lu kadınlar düzensiz adet dönemlerine sahip olabilirler. PKOS’lu birçok kadın, düzensiz adet dönemleri ile ilgili infertilite yaşamaktadır. Ayrıca, PKOS’lu kadınlar hamile kaldığında düşük yapma riskine de sahiptirler.

PKOS’un bir başka ortak semptomu akne veya yağlı deridir. Akne yüz üzerinde oluşabilir, ancak sırt veya göğüs üzerinde de bulunabilir. Bu, kan akışında dolaşan testosteronun nispeten daha yüksek seviyelerinden kaynaklanmaktadır.

Testosteron, erkeklerde çok daha yüksek seviyelerde bulunan bir hormondur. PKOS’da görülen hormonal dengesizlikler ayrıca kafa derisinin ön kısmında oluşan bir saç dökülmesine neden olabilir.

Bazen kan testleri, PKOS’lu kadınlarda aşırı testosteron düzeyleri gösterebilir.

Obezite, PKOS’lu kadınlarda da yaygındır. PKOS’lu kadınların %50-60’ı obezdir. Yukarıda açıklananlar gibi PKOS semptomları obezite ile kötüleşebilir. PKOS’lu kadınlarda bulunan hormonal dengesizlikler, kilo verme ve obez olma eğilimine neden olabilir.

Stresin Kısırlığa Bir Etkisi Var Mı?

Günümüzün modern, hızlı tempolu toplumunda, insanlar için stresli olmak kolaydır. Ancak gerçekçi olarak, stres vücut geneli için iyi bir şey değildir ve doğurganlık üzerinde çok büyük bir etkisi vardır.

İster inanın ister inanmayın, vücudumuz aşırı stres dönemlerinde gebelik oluşmasını önlemek için yaratılmıştır.

Stresli zamanlarda vücudumuz tarafından salınan hormon olan adrenalinin varlığı, vücudumuzun gebelik için ideal olmadığını bildirir. Adrenalin, doğurganlık için gerekli olan progesteron hormonu kullanılmsını engeller.

Aynı zamanda, hipofiz bezinin daha yüksek prolaktin seviyelerini serbest bırakmasına ve dolayısıyla infertiliteye neden olmasını sağlar.

Son araştırmalar, stresin, cinsel salımdan sorumlu olan vücudun ana hormonu olan GnRH’nin (gonadotropin salınım hormonu) salınmasını engelleyebilecek adrenalin, katekolaminler ve kortizol gibi stres hormonlarının seviyesini artırdığını gösterdi. Bu, kadınlarda yumurtlamayı engelleyebilir, erkeklerde sperm sayısını azaltabilir ve hem kadınlarda hem de erkeklerde libidoyu düşürebilir.

Kronik stres, libido eksikliğine ve genel doğurganlıkta azalmaya neden olabilir. Hiçbir sonuca varmaya çalışmadıysanız, bu gerçekler göz önüne alınması çok önemlidir. Stresli zamanlarda gebelik süresine getirmeye çalışmak, fetüsü risk altına sokar.

Vücut bunu biliyor, bu yüzden temelde isteğe meydan okuyan bir ortam yaratıyor. Genellikle, stresli bir kişi sağlıksız bir kişidir.

Yüksek stres seviyesinde yaşayan insanlar genellikle aşırı yorulur, kötü diyet ve yaşam tarzı alışkanlıklarını seçmelerine neden olabilecek gerginlikle yaşar.

Doğurganlık testleri yaptırdıysanız ve kısırlığınızın tıbbi bir nedeni bulunmuyorsa, hayatınızı değerlendirmenin ve ne kadar stres yaşadığınızın tespitinin zamanı geldi. Tabii ki, bir değerlendirmeye bile ihtiyacınız olmayabilir. Stresli olduğunu biliyor olabilirsiniz. Bu durumda, doğurganlığınıza yardımcı olmak için o stresi yenilemenin zamanı gelmiş olabilir.

Kadınlarda Kısırlığın Önlenmesi İçin Alınması Gereken Önlemler

Hamile kalmanın kolay olduğuna dair bir yanılgı vardır. Aksine, bir kadının hamile kalabilmesi için bir sürü şeyin bir araya gelmesi gereklidir. hamile kalmaya dair tek tek gerçekleşmesi gereken birçok durum vardır.

Bu nedenle yol boyunca her aşamadaki sorunlar infertiliteye neden olabilir. İnfertilite bir çiftin 1 sene boyunca düzenli olarak korunmasız bir biçimde cinsel ilişkiye girmesine rağmen çocuk sahibi olamaması durumudur.

Maalesef, kısırlık vakalarının çoğu, infertilitenin önlenmesinde kullanılan herhangi bir temel yöntemin ötesinde bir şeydir. Bununla kişi kısırlığı önleyebilmek adına bazı önlemler de alabilir. İşte o önlemler:

Yaşam Tarzı Önlemleri

  • Aşırı egzersizden kaçının
  • Rekreasyonel ilaç kullanımını durdurun
  • Sigarayı bırakın. Sigara, düşük doğumlara neden olur.

  • Kafein ve alkol alımını en aza indirin (alkol hormonal dengeyi bozabilir ve düşüğe yol açabilir)
  • Alkol içermeyen stres giderme yöntemlerini uygulayın ( meditasyon ve diğer gevşeme teknikleri gibi )
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan kaçınmak için mutlaka önlemler alın
  • Hormonal dengesizliği önlemek için makul derecede ideal bir vücut ağırlığına ulaşmaya çalışın
  • Pestisitler ve ağır metaller gibi çevresel tehlere maruz kalmaktan kaçının ve radyasyondan korunun
  • Aylık adet döngüsünü takip etmek için bir grafik tutun

Sağlık Önlemleri

  • Taze meyve ve sebzeler içeren bir beslenme düzeni benimseyin (özellikle folik asitte yüksek gıdalar)
  • Kilonuzu kontrol altında tutun
  • Düzenli fizik muayene (pap smear dahil) yaptırın
  • Diyabet ve hipotiroidizm gibi sağlık konularını kontrol etmek için uygun adımlar atın
  • Reçete edilmiş ilaçlar ve aldığınız her bitkisel ilaç dahil olmak üzere aldığınız herhangi bir ilacın doğurganlık sorunlarına neden olup olmadığı konusunda doktorunuza danışın

Kısırlık Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kısırlık, hem kadınları hem de erkekleri etkileyen üreme sisteminin bir koşulu veya rahatsızlığıdır. Bir kişinin veya çiftin infertilitesinin nedeni belirlendikten ve bir teşhis yapıldıktan sonra doğurganlık tedavileri başlayabilir.

Muhtemelen doğurganlığa giden yolda kısırlık tedavisi ve doğurganlık tedavisi terimlerinin neredeyse birbirlerinin yerine kullanıldığını göreceksiniz. Seçtiğiniz terim ne olursa olsun, hedef aynıdır. Gebelik ve ebeveynlik hayallerinizin gerçekleşmesi.

Hamile kalmak için bir süre uğraşıyor ve başarılı olamıyorsanız, bir sonraki adım bir doktora gitmektir. Doktorunuz ne denediğinizi soracak ve sizin için en iyi seçenekleri tartışacaktır.

Doktorunuz size kısırlık tedavisi öncesi şu önerilerde bulunabilir;

  • Cinsel ilişkide daha iyi zamanlama
  • Yaşam tarzı değişiklikleri
  • Hormonal problemleri düzeltmek veya yumurtlamayı teşvik etmek için ilaçlar

İleri ile basit infertilite tedavisi seçenekleri her zamankinden daha sayısız ve çeşitlidir. Gelişmiş yardımcı üreme teknolojilerinin yanı sıra akupunktur, doğurganlık danışmanlığı, yoga ve beslenme programı gibi diğer destek hizmetleri, ailenizi kurmada başarılı olmak için gereken her şeyi sağlar.

  • IVF (Tüp Bebek): İn vitro fertilizasyon tüp bebek olarak da bilinir ve işlem sırasında, yumurtalar kadının vücudundan alınır, embriyoları oluşturmak için laboratuvarda sperm ile birleştirilir ve daha sonra kadının rahmine aktarılır.
  • KOH (Kontrollü Ovaryan Hiperstimülasyon): İğne tedavisi olarak da bilinen bu tedavi yöntemi kısırlık tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. yumurtlamanın sağlanması için ilaçla uyarılma işlemine denmektedir.
  • Beslenme Programı: İyi beslenme, sağlıklı bir yaşam biçiminin hayati bir yapı taşıdır ve başarılı bir hamilelik için zemin hazırlayabilir. İnfertilite tedavisinde sağlıklı beslenmenin önemi büyüktür.
  • Doğurganlık Ameliyatları: Bazen yapısal bir sorundan kaynaklanan infertilite, gebelik şansını artırmak için cerrahi olarak tedavi edilebilir. Kısırlık ameliyatı genellikle son tercihtir.

Tüm Hakları Saklıdır. Aktif Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz!

Источник: https://www.aktuelbilgiler.com/kadinlarda-kisirlik-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.