Erken Müdahale İle Gelişimsel Bozuklukların Önüne Geçilebiliyor

Yaygın Gelişimsel Bozukluk

Erken Müdahale İle Gelişimsel Bozuklukların Önüne Geçilebiliyor

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar’ın en temel özelliği iletişim kurmada zorluk ve buna bağlı olarak sosyal ilişkilerde zayıflıktır.

Yenidoğan ve erken çocukluk döneminden itibaren gelişimsel farklılıklar söz konusu olabilmektedir: göz teması kurmama, ismi ile hitap edildiğinde bakmama, işaret parmağı ile objeleri göstermeme veya biri gösterdiğinde o yöne değil parmağa bakma, uzakta durma, arkadaşları ile ilişki kurma isteğinin olmaması. Yaygın Gelişimsel Bozukluklar’ın diğer bir özelliği dil gelişiminde gecikme veya dil becerisinin hiç kazanılamamasıdır. Zihinsel gelişimlerine baktığımızda IQ puanlarının oldukça farklı olduğunu görebiliriz. Yaygın Gelişimsel Bozukluk tanısı almış çocukların zihinsel becerileri, en ağır düzeydeki zekâ geriliğinden üstün zekâya kadar geniş bir aralıktadır. Yaygın Gelişimsel Bozukluklar beş tanedir:

Otizm

En bilinen ve en sık görülen yaygın gelişimsel bozukluktur. 6 aydan itibaren belirti vermeye başlar: heceleri tekrar etmeme (ba-ba-ba, da-da-da, ma-ma-ma), etkileşim sırasında ebeveynlerle göz teması kurmama ve ebeveynlerin gülüşüne karşılık gülümsememe gibi.

Daha ilerleyen dönemlerde ce-eee oyununa tepki vermediklerini, konuşmaya hazırlık olan ses taklitlerini yapmadıklarını, iletişim kurma çabasına girmediklerini, ismine bakmadıklarını gözlemleriz. Bu ek olarak bazı bedensel hareketleri tekrarlayıcı şekilde yapma (el çırpma, ayak vurma, kafa sallama, vs.) davranışı gözlemlenebilir.

Ama bu tanı koymak için bir koşul değildir. Birçok otizmli çocuk bu tekrarlayan hareketleri yaparken bazıları hiç yapmayabilir. Değişik ilgi alanlarının olması, belli konularda aşırı takıntı geliştirme, oyuncak olmayan objelerle takıntılı bir şekilde oynama gibi davranışlar sergileyebilirler. Bazılarının duyuları çok gelişmiştir.

Yüksek ses, koku ve dokunsal uyaranlardan çabuk rahatsız olup aşırı tepki gösterebilirler.

Asperger Sendromu

Asperger Sendromu olan bireyler otizmin aksine ağır bilişsel yetersizlikler ve dil gelişimi anomalileri göstermezken sosyal gelişim ve ilişki kurma açısından otizmdeki sıkıntıları yaşarlar. Bu çocuklar sosyal iletişimdeki ipuçlarını algılama ve sosyal durumları yorumlama becerisinden yoksundurlar.

Benmerkezci bir tutum içindedirler ve günlük yaşamın işleyişinin dışında kalırlar. Her ne kadar arkadaşları ile olmak ve sosyal iletişim konularında istekli olsalar da bu alanlarda başarılı olmakta zorlanırlar. Çünkü sözel olmayan dili anlamlandırmakta güçlük yaşamaktadırlar. Esnek değildirler.

Olaylara göre pozisyon almakta ve sosyal manevralar yapmakta zorlanırlar. Değişik ilgi alanlar vardır: arabalar, politika, savaş, mekanik vs. gibi. Bu konularda derinlemesine bilgi sahibi olup takıntılı şeklide konuşmak isterler.

Karşı tarafın isteklerini fark edemedikleri ve hep kendi ilgi alanlarında konuşmak istedikleri için bir süre sonra sosyal gruplara davet edilmemeye başlayabilirler. Bazılarının matematik, müzik, sanat ve tarih gibi alanlarda üstün yetenekleri olabilir.

Otizmli çocukların aksine zihinsel olarak ve dil alanında ortalama ve üzeri beceriye sahip olduklarından konuşmayı severler. Bu nedenle okula başlamadan pek tanı almazlar.

Rett Bozukluk

Otizmin aksine Rett bozuklukta ilk dönemlerde herhangi bir gelişimsel sıkıntı gözlenmez. Ancak 5 ay ile 48 ay arasında baş büyümesinin azaldığı görülür. Önemli diğer bir belirti el ve ayakların daha küçük olmasıdır. Tekrarlayıcı el hareketleri görülür. Bilişsel alanda gerilik yaşarlar. Sosyal iletişim, vücut koordinasyonu ve dil alanlarında önemli gerilik söz konusudur.

Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğu

İlk kez 19808 ylında Avusturyalı eğitimci Theodore Heller tarafından tanımlanan bu bozukluk, Heller Sendromu veya dezintegratif psikoz olarak da adlandırılmaktadır.

İlk yıllarda normal bir gelişim gözlenirken ortalama 2-4 yaşları arasında dil, motor ve sosyal beceri kaybının başladığı görülür. Bazı çocuklar halüsinasyon gördüklerini dile getirirler. Tuvalet eğitimi almış çocuklar aniden tuvaletlerini tutamamaya başlayabilir.

Oyun oynama becerileri gerileyebilir. Yapılan araştırmalar bu durumun neden kaynaklandığını henüz bulamamışlardır.

Başka türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk

Bu kategori daha çok “atipik otizm” olarak bilinir. Otizmin tanı kriterlerini tam olarak karşılamayan ama otizm belirtilerinin birçoğunun bulunduğu çocuklar bu tanıyı alırlar. İletişim bozukluğu, garip davranışlar ve duygusal olgunluğun yaşına uygun olmaması söz konusudur.

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Ne Sıklıkta Görülür?

Yaygın gelişimsel bozuklukların görülme olasılığı tüm toplumda %1’den azdır. Bu grubun neredeyse %25’i otizm tanısı alır. Kızlarda görülme olasılığı erkeklere oranla 3-4 kat daha az olmakla birlikte, kız çocuklarda görülen otizmde belirtiler daha ağırdır.

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Neden Olur?

Otizm ve diğer tüm yaygın gelişimsel bozuklukların neden olduğu henüz tam bilinmemektedir. En çok üzerinde çalışma yapılan YGB otizmdir.

Bu çalışmalar, genetik yatkınlığın otizmin gelişmesindeki en önemli faktör olduğunu, çevresel faktörlerin ancak tetikleyici olabileceğini ortaya koymuştur. Tek yumurta ikizlerinden birin de otizm olması durumun diğerinde de olma olasılığı %60-90 arasındadır.

Bu oran çift yumurta ikizlerinde %3-10.dur. Tartışmalı olmakla beraber kurşun ve civaya maruz kalmanın da otizme neden olabildiği düşünülmektedir.

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Nasıl Tedavi Edilir?

Yaygın Gelişimsel Bozuklukların iyileşme süreci bütüncül bir yaklaşımı içerir. Gelişimsel özel eğitim, sosyal beceri eğitimi, gerekli durumlarda medikal müdahale ve anne-baba danışmanlığından oluşmaktadır.

Источник: https://www.monomente.com/tr/icerik/33/yaygin-gelisimsel-bozukluk

Otizm ve Yaygın Gelişimsel Bozukluklar

Erken Müdahale İle Gelişimsel Bozuklukların Önüne Geçilebiliyor

Otizm başlıca sosyal beceri, dil ve davranışları etkileyen 3 temel alanda sorunların olduğu nörogelişimsel bir bozukluktur. Kategorisel olarak yaygın gelişimsel bozukluklar başlığı altında diğer bazı bozukluklarla beraber yer alan bir spektrum rahatsızlığıdır.

Yani çok ağır belirtilerle giden formlarının yanında, çok hafif düzeyde, sadece profesyonellerin fark edebileceği düzeyde bir iletişim problemi ile ortaya çıkan bir şekilde de bulunabilir.

Otizm, toplumsal ilişkide ve bu ilişkinin karşılıklığında, sözel veya sözel olmayan ilişkide ve oyun etkinliğinde bozulmaların olduğu, kısıtlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışların bulunduğu bir normalden sapma olarak da tanımlanabilir.

Otizmin tipik özelliklerinden biri olarak çocukların büyük bölümünde konuşma hiç başlamamış veya gecikmiştir. Üçte birlik bir grup hiç kelime kullanmadan kalabilir, veya kullanılan kelimeler iletişim amaçlı kullanılmayıp, basit tekrarlar halinde, anlamdan ve içerikten yoksun olarak kullanılabilir.

Kalıp halinde duygusuz bir anlatımları olabilir. Sosyal ilişkide ki işaretleri anlama güçlüğü çeken bu çocuklar genelde göz teması kurmaz, jest-mimik ifadeleri kullanmaz ve karşısındaki insan yokmuş gibi davranabilirler. Bazı yetenekleri çok gelişmiş olsada çok basit şeyleri anlamayabilirler.

Sınırlı ilgi alanları vardır ve bağlı oldukları rutinlerin dışına çıkmaya çok tepkili olabilirler.

Otizmin görülme sıklığı onbinde 4 oranındadır ve artış göstermektedir. Geçmişe göre daha sık otistik çocuk görmemizin en büyük nedeni ailelerdeki bilinçlenmedir.

Bir diğer nokta ise artık günümüzde insan ilişki ve etkileşimlerindeki azalmaya bağlı olarak otizmin neredeyse normal bir durum olarak karşımıza çıkabiliyor olmasıdır. Sosyal etkileşimin giderek azaldığı bölgelerde bir iletişim problemi olan otizmin artıyor görunmesi kaçınılmazdır.

Bir diğer nokta ise otizmin bir spektrum bozukluğu olması nedeniyle herkeste bazı otistik yönler bulunabileceği olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında sıklık onbinde 58lere kadar cıkmaktadır.

Otizmin Çeşitli Yaş Dönemlerine Ait Belirtileri

Otizm yaş küçüldükçe tanısı zorlaşan bir bozukluktur. Ama çok spesifik olmasa da küçük yaşta da aileleri uyarabilecek bazı bulgular vardır. Özellikle daha önceleri 3-4 yaşlarında daha sık olarak yakaladığımız bir bozukluk iken artık otizm teşhis yaşımız daha küçük yaşlarda da olabilmektedir.

Otistik çocukları tanımlamak için kullanılan birçok davranış özelliklerinin tamamı aynı çocukta görülmeyebilir ve aynı çocukta görülen belirtiler zamanla değişime uğrayabilir.

Güvenilir bir tanı için özellikle küçük çocukta acele etmemek, çocuğu farklı ortamlarda ve belirli aralıklarla tekrar değerlendirmek gerekmektedir. Mümkünse farklı klinisyenlerin de çocuğu değerlendirmesi önemlidir.

Çeşitli yaş dönemlerine ait otizm özelliklerini sıralayacak olursak,

0-2 yaş dönemi: Otistik bebekler çok huzursuz, sürekli ağlayan ve sakinleştirmesi çok zor olan, uyku problemi çeken bebekler olabileceği gibi çok sakin, sessiz, uslu, ailelerini çok memnun edecek bebekler de olabilirler. Çok fazla göz teması kurmazlar, gülündüğünde konuşulduğunda genelde tepkisizdirler.

Kendi ismi soylenildiğinde dönüp bakmayan çocuklar, sıklıkla aileleri tarafından duymadığı düşüncesi ile bir kulak-burun-boğaz hekimine götürülürler. Normal gelişen bir çocuk, yetişkin konuşmaya başladığında yüzünü ona döner ve incelemeye başlar, bu şekilde de kendi davranışlarının sonucunu ve ne hissetmesi gerektiğine bakar.

Otistik bebekler bunu yapamazlar. Kucağa alınmak istendiğinde kollarını kaldırmazlar, kucakta da gevşek bir şekilde durabilirler, biraz hipotonik bebekler olabilirler. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bu bebekler adları söylendiğinde dönüp bakmazlar, annenin işaret ettiği cisimlere bakmazlar, yani ortak bir dikkatlerı yoktur.

İlgilendikleri cisimleri yetişkinlerede göstermek için çaba göstermezler.

Otistik bebeklerin uyaranlara cevapları çok değiskendir. Mesela insan sesine hiç ilgi göstermezken çalan bir telefon veya başlayan bir reklam müziği çok ilgilerini çekebilir. Acıya karşı değişken bir duyarlılıkları olabilir, bazı otistik çocuklar canlarını gerçekten yakacak bir durumda bile hiç ağlamayabilirler.

Yürüme döneminde parmak uçlarında yürüme sık görülebilir. Bu dönemde yemek ile de ilgili sıkıntılar vardır; katı cisimleri yutma güçlüğü çekebilirler ve alıştığı bir besin dışında yeni yiyeceklere reaksiyon gösterirler. Taklit yeteneklerı gelişmemiştir ve taklide dayalı oyunları oynamakta güçlük çekerler.

Bu çocuklar elleri ile aşırı ilgili olabilir, elini gözüne yakın tutup hareket ettirme gibi tutuma girebilirler.

2-6 yaş dönemi: Bu dönem çocuklar açısından konuşmanın geliştiği, karmaşıklaştığı, iletişim amacıyla yoğun bir şekilde kullanıldığı bir dönemdir. 3 yaşındaki bir çocuk 200-300 kelimeyi bilir, 3 kelimelik cümleler kullanabilir, isteklerini iletir, soru sorar, başkaları ile fikirlerini paylaşır.

Otistik bir çocuk bunları yapamaz. Konuşmaya başlasa bile konuşmasını iletişim amaçlı kullanmaz, aynı kelime ve şarkıyı tekrar edebilir veya ekolali denilen karşısındakinin konuşmasını tekrar edici bir konuşma tarzı olabilir.

Konuşma gecikmesi olan ve genel anlamda bir iletişim problemi çekmeyen çocuk, otistiklerden farklı olarak sözsüz iletişim kanallarını iyi kullanır. Mesela jest, mimik kullanır, parmağıyla işaret eder fakat otistik çocuklar genelde işaret etmek yerine yetişkini tutup istediği şeylere götürmeyi tercih ederler.

Bu çocuklar genellikle kendi halinde oynarlar, karsılıklı oyun etkileşimine gecmezler. Ailelerin onlara aldıkları oyuncaklar ilgilerini çekmez, mutfak eşyalarına çok ilgi gösterebilirler. Özellikle mutfak esyaları ile ses çıkartma tarzında oyunlar oynarlar.

Elektronik eşya düşkünlüğü, dönen şeylere ilgi, parlak cisimlere ilgi görülebilir. Sıklıkla stereotipi denilen sallanma, kendi etrafında dönme, kanat çırpma tarzında hareketleri olabilir.

Otistik çocukların yaklaşık yarısında konuşma anlamlı bir etkileşim aracı olarak gelişmez. Konuşması kısmen gelişmiş olanlarda dilin yapısal ve anlamsal kurallarına uygun konuşamazlar.

Öğrendikleri kelimeleri çok çabuk unutabildikleri gibi bazen de daha önce hiç duymadıkları karmaşık bir kelimeyi şaşırtıcı bir şekilde söyleyebilirler. Ses tonları duygudan yoksun, bilgiç bir tavırla konuşabilirler.

Özellikle birinci tekil şahıs kullanımında sıkıntıları olur, kendilerinden ikinci tekil şahıs gibi bahsederler.

Bazı çocuklarda reklam panolarından gördükleri şeyleri kendiliğinden okuyabilirler ve bazen de bu yeteneklerini geliştirip çok küçük yaşta okuma yazma öğrenebilirler fakat ezbere okudukları için okuduklarını anlamazlar, konuyla ilgili bir soru sorulduğunda cevaplayamazlar. Otistik çocuklarda sadece konuşma değil anlama da kıstlıdır. Ailelerin söylediği en basit talimatları dahi anlayamayabilirler.

Okul dönemi: Bu yaşlarda kazanılan bazı becerilerin artık yerleştiği fakat henüz kazanılmamış becerilerin ise giderek daha zor kazanıldığını görürüz.

Kısıtlı bir anlama becerisi ve kısa süreli bir dikkat süresi olan otistik çocukların okuldada birçok sıkıntısı olabilir. Konuşmayı iletişim aracı olarak kısmen kullanabilselerde somut düşünce yapıları nedeniyle, mecaz, deyim, esprileri anlamaları gerçekten zor olabilir.

Bu yüzden okulda sıklıkla arkadaşlarını yanlış anlarlar, onların güldükleri şeylere gülemezler veya otistik çocukların yaptığı esprilere diğer çocuklar gülmezler. Bir cismin iki kelime ile ifade edilmesini anlamakta güçlük çekerler, eşanlamlı cisimleri sık karıştırırlar.

Bu dönemde kendi farklılığını anlayan otistik çocuklar açısından depresyon dikkat edilmesi gereken bir psikiyatrik durumdur.

Otizmde Genel Tedavi Yöntemleri

Otizmin belirlenmiş kesin bir tedavisi yoktur. Başlıca kullanılan tedavileri şu başlıklar altında toplayabiliriz:

  • Medikal tedavi
  • Davranışçı tedavi yaklaşımları, teach ve lovaas yöntemleri
  • Psikoterapi
  • Vitamin uygulamaları ve diet tedavisi
  • Duyu entegrasyonu terapisi, işitsel terapiler, kolaylaştırılmış iletişim

Eğer sizde çocuğunuzda otizm olabileceğinden şüpheleniyorsanız, erken tanı ve tedavisi için zaman geçirmeden bir çocuk psikiyatristine danışmanızı öneririz.

Dr. Gürkan Odabaşıoğlu

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Источник: https://cocukergenpsikiyatrisi.org/tr/otizm-ve-yaygin-gelisimsel-bozukluklar

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Nelerdir?

Erken Müdahale İle Gelişimsel Bozuklukların Önüne Geçilebiliyor

Yaygın gelişimsel bozukluklar (YGB), sosyalleşme ve iletişim becerilerinin geliştirilmesinde gecikmeler ile karakterize edilen bir grup nöropsikiyatrik bozukluğu ifade ediyor. Ancak yaygın gelişimsel bozukluklar şeklindeki isimlendirmeyi doktorlar artık fazla tercih etmiyorlar.

Şimdilerde bu bozukluklar, otizm spektrum bozukluğu şeklinde isimlendiriliyor.  Rahatsızlık genellikle 3 yaş civarında teşhis edilse de, dikkatli ebeveynler belirtileri bebeklik döneminde de fark ediyorlar.

Belirtiler arasında dili kullanma ve anlamayla ilişkili sorunlar, insanlar, nesneler ve olayları anlamlandırma ile ilgili zorluklar, tekrar eden vücut hareketleri ve tekrarlayıcı davranış kalıpları bulunuyor.

Yaygın gelişimsel bozukluklar arasında en karakteristik ve iyi bilineni otizm adı verilen rahatsızlık olarak bildiriliyor.

YGB grubunda bulunan diğer rahatsızlıklar ise atipik otizm ya da başka türlü sınıflandırılamayan yaygın gelişimsel bozukluk, asperger sendromu, çocukluğun çağı dezintegratif bozukluğu ve rett sendromu olarak sıralanıyor.

Yaygın gelişimsel bozukluğa sahip çocuklarda, çok farklı düzeylerde ve çeşitte belirtiler gözlemleniyor. Bozukluğu taşıyan bazı çocuklar hiç konuşmazken, diğerleri sınırlı cümlelerle kendini ifade ediyor, bazıları ise normal dil gelişimine sahip oluyor.

Sosyal becerilerdeki sınırlılık ve tekrarlayıcı oyun ritüellerindeki belirginlik dikkat çekiyor. Bu çocuklarda duyusal sorunlara da sıklıkla rastlanıyor.

Bu sorunlar, yüksek sesten ya da ışıktan aşırı rahatsız olma ya da ses ve ışığa aşırı ilgi duyma gibi farklı duyusal tepkiler ile kendisini gösteriyor. YGB’li çocuklar yetenek, zeka ve davranış bakımından farklılıklar sergiliyor.

Örneğin, bazı çocukların konuşması kısa cümlelerle sınırlıyken, diğerleri ise hiç konuşamayabiliyor. Bazıları ise normal şekilde konuşuyor; ancak insanlarla ilişki kurarken sorunlar yaşıyor.

Otizm spektrumu içerisinde bulunan çocuklar, sosyal iletişim ve etkileşimle ilgili sorunlar yaşıyorlar ve giriş kısmında söz ettiğimiz belirtilere ek olarak aşağıdaki belirtileri de gösterebiliyorlar.

  • Göz temasından kaçınma
  • Dil yoluyla ne düşündüğünü ifade etme güçlüğü
  • Yüksek tonda, fısıldayarak veya monoton şekilde konuşma ya da ses çıkarma
  • Bir konuşmayı başlatma ya da sürdürmede zorlanma
  • Duyguları kontrol etmekte güçlükler
  • El çırpma, sallanma, atlama veya kendi etrafında dönme gibi stereotipik hareketler
  • Yüksek sesler ve ışıklara alışılmadık tepkiler verme

Yelpazedeki çocuklar belirli oyun türlerini tekrar tekrar oynama eğilimi gösteriyor. Bir oyuncağın kendisinden ziyade bir parçalarına daha fazla ilgi gösterebiliyorlar. Nesneleri döndürmek ve kapıları açıp kapatmak gibi davranışlardan hoşlanıyorlar.

Sıkı bir planlamaya ihtiyaç duyuyorlar ve rutinlerinde değişikliklerden huzursuz oluyorlar. Spektrumun geniş bir aralıkta olduğunu ve belirtilerin de buna göre farklılaştığını unutmamak gerekiyor.

Bu bozukluğa sahip bazı insanlar kendi başlarına yaşayabiliyor, okula gidebiliyorlar, iş buluyorlar ve hatta çevresindeki insanlar onların bu durumlarını bilmiyorlar. Bir grup YGB’li birey ise ağır engele sahip oluyor. Genellikle çoğunluk bu iki uç arasında bir yerde bulunuyor.

Otizm spektrum bozukluğu içerisinde bulunan 5 rahatsızlığı, aşağıda kısa kısa ele almakta fayda görüyoruz.

Otizm, beyin işlevlerinde ortaya çıkan gelişimsel bir bozuklukluk olup araştırmalara göre en yaygın görülen YGB türü oarak bildiriliyor. Erkek çocukları, kızlara göre çok daha sık etkiliyor.

Bozukluk,  genellikle genetik faktörler ve beyindeki gelişimsel anormallikler sebebiyle ortaya çıkıyor. Ebeveynlerin çocuğa yaklaşımı otizme sebep olmuyor.

Belirtilerden bazıları şu şekilde sıralanıyor:

  • İnsanlara bakmaktan ve göz teması kurmaktan kaçınma
  • İsimleri söylendiğinde, kayıtsız kalma
  • Başkalarıyla konuşma başlatma veya devam ettirmede sıkıntı yaşama
  • Anormal ve aşırı derecede sınırlanmış ilgi alanları
  • Oyuncaklarla olağan dışı ve tekrarlayıcı şekilde oynama
  • Arkadaşlık kuramamak
  • Rutinlere katı bir şekilde bağlı olmak
  • Yakın temastan ve kalabalıktan aşırı rahatsızlık duyma
  • Sallanma ve kendi etrafında dönme gibi tekrarlayıcı hareketler

Bazı otizimli çocuklarda yaşadığı zorluklar ve karmaşıklık nedeniyle depresyon gelişebiliyor. Tedavi çocuğun ihtiyaçlarına göre düzenleniyor.

Özel eğitim ve rehabilitasyon desteği ile davranış problemleri, konuşma problemleri, sosyal ve iletişimsel problemler ortadan kaldırılarak tedavi edilmeye çalışılıyor.

Eğitime ne kadar erken başlanırsa, o kadar iyi sonuçlar alınıyor ve bu yüzden de erken teşhis hayati bir önem taşıyor.

Asperger sendromlu (AS) çocukların, dil gelişimi normal sırayı takip ediyor
ve genellikle bu çocuklara ilk önce otizm teşhisi konuyor. Çocuklar asperger tanısını ise daha sonraki yaşlarda alıyorlar. Genellikle, bu çocukların zeka seviyeleri normalin üstünde oluyor ve belli alanlarda üstün yetenekleri bulunuyor. Belirtiler arasında

  • Sınırlı ilgi alanı
  • Tekrarlanan rutinler / ritüeller
  • Mükemmel ezberleme yeteneği
  • Olağandışı meşguliyetler
  • El göz koordinasyonunda gerilik bulunuyor.

Tedavi, hayatı zorlaştıran belirtilerin kontrol altına alınmasına ve rehabilitasyonun sağlanmasına yönelik olarak planlanıyor. İnce motor beceriler için fizik tedavi uygulamak faydalı oluyor. Aile eğitimi, büyük önem taşıyor.

Çocukların sosyal beceri ve iletişim yönünden de desteklenmeleri gerekiyor. Bu çocuklar eğitimle, genellikle kendilerine yetecek becerileri kazanıyor ve yetişkinlik döneminde kimseye bağımlı olmadan hayatlarını devam ettiriyorlar.

3)Çocukluğun Dezentegratif Bozukluğu

Bu çocukların gelişimleri 18 aylık olana kadar tamamen normal olarak ilerliyor. Fakat 18 aylık olduklarında öğrendikleri becerileri yavaş yavaş  kaybediyorlar. Örneğin çocuk cümle kurmayı biliyorken ve kendisini rahatlıkla ifade ediyorken, yavaş yavaş konuşmayı tamamen bırakabiliyor ve sosyal etkileşimi normalken, içine kapanarak ebeveynleri ve akranlarıyla iletişimi kesiyor.

4)Rett Sendromu

Rett sendromu, öncelikle kız çocuklarını etkileyen genetik bir hastalık olma özelliği taşıyor. Hastalık X kromozomu üzerinden aktarıldığı için, rett sendromu olan erkek çocuklar doğumdan hemen önce ya da sonra ölüyorlar. İlerleyici nörolojik bir hastalık olup çocuk 6-18 aylık olana kadar normal ya da normale yakın bir gelişim gösteriyor.

Belli bir aya gelince gelişim duruyor ve bu noktadan sonra gerilemeye başlıyor. İlk görülen belirti olarak kas tonusunda kayıp ortaya çıkıyor. Tekrarlayıcı el hareketleri, göz temasını kaybetme, konuşma ve iletişim problemleri gibi otizm belirtileri görülüyor.

Hastalığa skolyoz adı verilen omurga eğriliği, yürümede güçlük, solunum problemleri gibi fiziksel belirtiler de eşlik ediyor.

5)Başka Türlü Sınıflandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluklar

YGB belirtilerinden bazılarını gösteren; ancak tanı koymak için yeterli sayıda belirtisi olmayan çocuklar bu gruba giriyor. Eski adıyla atipik otizm olarak bilinen bu bozuklukta belirtiler klasik otizme göre daha hafif düzeyde seyrediyor.

Yaygın Gelişimsel Bozuklukların Tanı ve Tedavisi

Uzmanlar, hastalığı teşhis etmek için çocuğu gözlemliyor ve çocuğun davranışları hakkında ebeveynler veya bakıcılara soru soruyorlar. Otizm spektrum bozukluğu tanısı için yapılan herhangi bir laboratuvar testi bulunmuyor. Kilit nokta, mümkün olan en kısa sürede teşhis koymayı içeriyor.

Bu şekilde, çocuğunuzun tüm potansiyeline ulaşmasına yardımcı olmak için erkenden eğitime başlamak olası hale geliyor.

YGB için bilinen kesin bir tedavi bulunmuyor.

Bazı ilaçlar hastalığa eşlik eden davranış problemlerini ve dikkat sorunlarını ya da depresyon belirtilerini azaltmak için kullanılıyor. İlaçlar, eğitsel terapi ile birlikte kullanılırsa en iyi sonucu veriyor. Çocuğu, tanı konur konmaz özel eğitim ile desteklemek problemleri azaltmak için önem taşıyor.

Otistik spektrum bozukluğu yelpazesi içerisinde bulunan bir bireyin dünyayı algılama şeklinin farklı biçimde olduğunu unutmamak getekiyor. Bu kişilerin yaşadığı zorluklar ve başarılı olukları alanlar sizinkinden çok farklı olabiliyor.

Bu çocuklar, iyi bir eğitimle, gelecekte büyük ve farklı başarılara imza atabilecek destek ve beceriler edinirken, benzersiz kişilikleriyle herkes tarafından saygı ve hayranlık duyulan bireyler olmaya aday oluyorlar.

Источник: https://ailedergisi.com/yaygin-gelisimsel-bozukluklar-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.