Erken Teşhis Meme Kanserinden Ölümü Yüzde 30 Azaltıyor

Erken Teşhis Meme Kanserinden Ölümü Yüzde 30 Azaltıyor

Erken Teşhis Meme Kanserinden Ölümü Yüzde 30 Azaltıyor

Kadınlar arasında en çok görülen ve erken teşhis ile tedavisi mümkün olan kanser türlerinden biri olan meme kanseri konusunda ise toplumsal bilincin artırılması önem kazanıyor. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Selin Kapan, “1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı” vesilesiyle konuyla ilgili önemli bilgiler verdi.

Meme kanseri, kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada ve ülkemizde de her 4 kadın kanserinden biri olmaya devam ediyor. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr.

Selin Kapan, dünya çapında incelendiğinde hayat boyu her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanma riski olduğunu belirterek, son bir yıl içinde Türkiye’de 17 bin kadına meme kanseri teşhisi konulduğunu söyledi.

Kapan, meme kanserinde risk faktörleri, belirtiler, erken tanı ve tedavi yöntemleri hakkında şunları söyledi;

AİLESEL GEÇİŞ SADECE YÜZDE 7-9

Genetik yapıdaki bazı faktörler ve normal yaşlanmanın getirdiği kimi değişikliklerin kanser gelişiminde rol oynadığı ileri sürülmektedir. Ailesel geçiş sadece yüzde 7-9’luk bir kısımda geçerlidir. Anne tarafında genç yaşta meme kanseri görülmesi ve erkek meme kanseri görülmesi ailesel geçişe neden olabilir. Genel olarak risk faktörleri şöyle sıralanabilir;

  • İlk adet yaşının erken olması,
  • Geç menopoza giriş yaşı,
  • İlk doğumun 30 yaş sonrası yapılması,
  • Doğum kontrol haplarının uzun süre kullanımı,
  • Menopoz sonrası uzun süreli hormon ilacı tedavisi,
  • Menopoz sonrası aşırı yağlı beslenme ve aşırı kilo alımı,
  • Sigara ve aşırı alkol tüketimi.

MEMEDEKİ BELİRTİLER ÖNEMLİ

Meme kanserinin en sık belirtisi memede ağrısız, zamanla büyüyen bir kitlenin hissedilmesidir. Az bir kısım hastada kitlenin yerleşim yeri, memenin büyüklüğü gibi faktörlerle ilişkili olarak ağrı görülebilir.

Kanserin ilerlemiş dönemlerinde memede veya meme başında çekintiler, meme derisinde kalınlaşmalar, şişlikler, deride bozulma ya da açık yaralar, meme ucunun içe dönmesi görülebilir. Kanlı meme başı akıntısı da sanıldığının aksine genellikle kanserin ileri dönemlerinde görülür.

Bulgu vermeyen kanlı akıntılar çoğu zaman meme başına yakın kanallarda gelişen ‘papillom’ dediğimiz aslında iyi huylu olan ancak uzun zaman içinde kanser geliştirebilecek yapılardan kaynaklanmaktadır. Bunun adının ortaya konması için de mutlaka hekime başvurulmalıdır.

KENDİ KENDİNE MUAYENE VE DÜZENLİ KONTROL ŞART

Meme kanserinin erken tanısı, hem tamamının alındığı ameliyatlarda hem de meme kanserine bağlı ölümlerde azalmayı sağlamıştır.

Yapılan çalışmalarda 20-40 yaş arası 2 yılda bir, 40 yaş sonrası yılda bir meme muayenesi ile meme kanserine bağlı ölümlerde yüzde 30 azalma olduğu saptanmıştır. Meme kanseri oluşumu aslında yavaş bir süreçtir, memedeki kanserli kitlenin 1 cm’e ulaşması yaklaşık 5-7 seneyi alır.

Yayılımı öncelikle lenf yolları ile ilgili memenin koltuk altına ve daha sonra da kan yolu ile karaciğer, kemik, beyin gibi uzak organlara olur.

Erken tanı için en önemli faktör kişilerin bu konuda bilinçlendirilmesidir. Erken tanı hastalığın tedavisinin başarısını ve bu hastalıktan hayatta kalma şansını artırır.

Günümüzde hastalığın erken evrede tanısı, yapılacak cerrahi tedavinin boyutunu da azaltabilmektedir.

Meme kanserinde erken evrede tanı konması üç temel yöntem üzerinden gerçekleşir: Birincisi kendi kendine yapılan elle meme muayenesi, ikincisi yılda bir yapılan hekim kontrolü ve üçüncüsü de belli gruptaki hastalarda yapılan yıllık mamografi taramalarıdır.

ALANINDA UZMAN BİR EKİP DEĞERLENDİRMELİ

Meme kanseri teşhisi konulduktan sonraki süreç mutlaka alanında uzman bir ekip tarafından yapılmalıdır.

Teknolojik ve biyolojik gelişmeler ışığında meme cerrahı, tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğundan oluşan bu ekip; hasta bazlı, tümörün evresi, alt tipi, ilaçlara vereceği cevap açısından değerlendirip cerrahi, kemoterapi (ilaç tedavisi) ve radyoterapi (ışın tedavisi) sürecindeki sıralamaya karar vererek tedavi planını yapmaktadır.

HANGİ EVREDE NASIL TEDAVİ UYGULANMALI?

Erken evredeki küçük tümörlerde genellikle önce cerrahi girişim yapılıp mümkünse meme koruyucu cerrahi (memenin kanserli kısmının çevrede sağlam sınırla çıkarılması ve koltuk altındaki yayılımı anlamak amaçlı ‘SLNB’ dediğimiz nöbetçi lenf bezi biyopsisi işlemini) uyguladıktan sonra esas patoloji sonucuna göre gerekiyorsa önce kemoterapi, sonrasında da mutlaka radyoterapi uygulanmaktadır.

İleri evre türde ise bazen önce kemoterapi ile hastalığı kontrol altına aldıktan sonra cerrahi tedavi yapılmaktadır.

Cerrahi tedavi olarak mümkünse meme koruyucu cerrahi, değilse memenin tamamının alındığı mastektomi ameliyatına gerekirse ‘koltuk altı diseksiyonu’ denilen koltukaltındaki lenf bezlerinin temizlenmesi işlemi de eklenmektedir.

Bazı hastalarda hastalığın memede ve koltukaltında yaygınlığına göre bu işlem sonrası da radyoterapiye gerek duyulmaktadır. Meme dokusu haricinde uzak organlara yayılım olduğu durumlarda öncelikle meme ve yayıldığı organa göre tedavi şekline karar verilip sonrasında alınan cevaba göre mümkünse cerrahi tedavi yapılmaktadır.

TANI KONDUKTAN SONRAKİ SÜREÇ NEDİR?

Genellikle teşhis konulduktan sonra tüm bu tedavi süreçleri aşağı yukarı 6 ay sürmekte, bunun sonunda hasta ilk iki yıl 3 ayda bir, 2-5 yıl arasında 6 ayda bir, 5 yıl sonrasında yılda bir kontroller ile takip edilmektedir.

Bazı hastalarda kanserin cinsinin patolojik alt özellikleri ve hormon duyarlılık özelliklerine göre 5 ile 10 yıl her gün ağızdan alınacak bir koruyucu hap ile tedavi sürdürülmektedir.
https://medyademlik.

com/erken-teshis-meme-kanserinden-olumu-yuzde-30-azaltiyor/
İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi, Meme Kanseri, Prof. Dr. Selin Kapan, Sağlık

Источник: https://medyademlik.wordpress.com/2017/10/05/erken-teshis-meme-kanserinden-olumu-yuzde-30-azaltiyor/

Meme Kanserinde Erken Teşhis

Erken Teşhis Meme Kanserinden Ölümü Yüzde 30 Azaltıyor

1-Meme kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır.
2- Üstelik memeyi almadan tedavi şansı vardır.

Her yıl yeni kanser ilaçları geliştirilmektedir. Bu ilaçların ortak özelliği, tümör üzerine daha güçlü etki yaparken hastada daha az yan etkiler oluşturmasıdır. Bu kemoterapi ajanları ülkemizde de bulunmakta ve hastalara başarıyla uygulanmaktadır.

Kemoterapi ilaçlarının gelişmesi ile cerrahi sınırlar küçülmüştür.

Meme kanseri olgularında bundan 20 sene önce, hastanın memesi, o taraf göğüs duvarı adaleleleri ile birlikte blok olarak çıkartılırken, bugün tüm dünyada uygulanan ameliyat memenin korunarak sadece tümörün çıkartılmasıdır.

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, tüm memenin alınmasıyla elde edilen başarı sadece tümörlü dokunun çıkartılmasıyla da elde edilmektedir. Bu durumda, içindeki 1 veya 2 cm'lik kitle nedeniyle tüm memenin alınmasından bazı özel durumlar dışında vazgeçilmiştir.

MEME KANSERİ GÖRÜLME SIKLIĞI ARTIYORAma erken dönemde yakalanan hastalar da artmaktadır

1960 senesinde Amerika Birleşik Devletlerinde her 15 kadından biri meme kanserine yakalanırken bugün bu oran dokuz kadından birine yükselmiştir. Bunun anlamı şudur: Amerikada yaşayan her 9 kadından biri, yaşamının bir döneminde meme kanserine yakalanacaktır. Ancak artan meme kanseri görülme sıklığına karşı elimizde güçlü bir silahımız vardır: ERKEN TEŞHİS ve İDEAL TEDAVİ.

ERKEN TEŞHİS; AMA NASIL ?

Meme kanserini erken teşhis etmenin 3 altın anahtarı vardır.

Kendi kendini muayene etme Periyodik doktor muayenesi

Mammografi

 ve ultrason

KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ NASIL YAPILIR: Her kadın ayda bir kez kendi memesini kontrol etmelidir. Her kadının meme yapısının farklı olduğunu unutmamak gerekir. Ve her kadının memesi, yaş ile, mensturasyonun dönemi ile, hamilelikte, menapozda ve doğum kontrol hapı yada hormon ilecı kullandığında da değişiklikler gösterir. Menturasyon hemen öncesi veya menturasyon sırasında memelerin biraz şişmesi ve hassaslaşması da normaldir. Hasta kendi kendini muayene ederken verya başka bir zamanda memesinde farkettiği değişiklikleri hemen doktoruna bildirmelidir.

YILLIK DOKTOR KONTROLÜ: Ülkemizde meme hastalıkları genel cerrahi uzmanlık alanına girmektedir. Bu nedenle yıllık kontrolünüzü genel cerrahi uzmanının yapması doğru olur. Meme kanseri erken tanısında aktif rol almalısınız.

Doktorunuzla yapacağınız görüşmeler sırasında, hangi bulgulara karşı uyanık olmanız ve düzenli kontrollerinizin planlanması konusunda bilgi alabilirsiniz. Bunun dışında sormak istediğiniz konuları önceden not alırsanız muayene sonrası görüşme sırasında unutmazsınız. Doktorun tavsiyeleri, sizin yaşınıza tıbbi özgeçmişinize ve diğer faktörlere bağlı olacaktır.

MAMMOGRAFİ ve ULTRASON: Mammogram özel bir rontgen filmidir. Vücudun diğer bölgelerinde yapılan radyolojik incelemeden farklıdır. Gelişmiş ülkelerde düzenli olarak mamografi yapılması, kadınlarda meme kanserine bağlı ölüm oranını hızla düşürmektedir. Mammografi çekmek için çok düşük dozlarda radyasyon verilir.

Her bir memenin iki yönlü biri üstten diğeri yandan çekilen filmidir. Çekilen filmin daha net olması için memenin 2 plaka arasında hafifçe sıkıştırılması gerekir. Bu sıkıştırma biraz rahatsızlık verse de sadece birkaç saniye sürecektir.

Pek çok olguda mammografi henüz klinik bulgu vermeyen tümörlerin ortaya çıkarılmasını sağlar. Mammografi meme dokusu içinde küçük kalsiyum çöküntülerini de gösterir.

Kalsiyum çöküntüleri genellikle selimdir ancak ince yıldızsı uzantılar şeklinde ki çok küçük kalsifikasyonlar (mikrokalsifikasyon) kanserin erken dönem bulgusu olabilir.
Ultrasonografi ses dalgaları ile çalışır ve tamamen zararsızdır. İstenildiği kadar ard arda tekrarlanabilir.

Bir santimetreden  küçük kitleleri dahi görme ve iğne biyopsisi yapma şansı vardır. Ucuz güvenli ve kolay bir tetkiktir. 

Her yaştaki kadınlar için, bir hekim tarafından meme muayenesi yapılması, periyodik sağlık kontrollerinin bir parçasıdır.

Ancak 40 yaşında mutlaka bir mammografi alınmalı (baz mammografi) daha sonra yılda bir düzenli olarak çekilen mamografilerle + ultrasonografi ile her iki meme de radyolojik olarak takip edilmelidir.

Klinik olarak yapılan muayeneler hiçbir zaman çekilen mammografinin yerini tutmaz.

ÖZETLE

1-20 yaş sonrası her kadın ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. 2-20-35 yaş arası 3 yılda bir doktor muayenesinden geçmelidir.3-35-40 yaş arası ilk mammografi çekilmelidir.

4-40 yaş üzerinde her yıl doktor muayenesi ve mammografi + ultrason tetkiki yapılmalıdır.

Eğer hastanın bir meme yakınması varsa ilk mammografisi daha erken çekilebileceği gibi, bu takip şeması da değiştirilebilir. Bu tablo meme şikayeti olmayan sağlık bir kadının yaptırması gereken asgari işlemdir.

Memede ele kitle gelmesi bir kadının yaşamındaki belki de en korkulu süreçtir:
Çünkü hemen KANSER çağrıştırır. İstatistikler gösteriyor ki; her iki kadından biri bu olayı yaşamaktadır. Eğer başınıza gelirse unutmayın: memede bulunan kitlelerin çoğu selimdir; KANSER DEĞİLDİR

Eğer yaptığınız muayeneler sırasında kendi memenizde kitle olduğunu farkederseniz:

1- Önce Buraya tıklayın ve memedeki kitleler ile ilgili detaylı bilgi alın. 

2- Sonra en kısa zamanda hekime başvurun. 

HANGİ KİTLELER DAHA TEHLİKELİDİR ?

Memedeki kitlenin iyi huylu (selim) veya kötü huylu (malign=kanser) olduğunu kesin anlamanın tek bir yolu vardır. Biopsi ile mikroskopik tetkik sonucu tanı koymak. Ama bazı özellikler varki, o kitlenin daha çok neye benzediği konusunda muayene eden hekime ortalama bir fikir verebilir.

Meme kanseri % 90 aşağıdaki biçimde görülür.
Çevre dokulardan net olarak ayrılan, taş gibi sert ele gelir. Memenin içine bir fasülye yada nahut yerleştirilmiş gibi hissedilir.
Kitle çevreye yapışıktır ve kolayca sağa sola hareket ettirilemez.
Ağrısızdır. Özellikle çok geç dönemlere kadar hiç ağrı yapmaz.

Genellikle sadece bir memede ve bir noktadadır.

Yukarıdaki özelliklerin kanserlerin çoğunda görüldüğünü ama bunun yanında, memede ele gelen kitle olmadan, yada ağrı ile birlikte veya da her iki memede birden de görülebilme riski olduğunu unutmamak gerekir.

ELE GELEN KİTLE DIŞINDA BAŞKA NE BULGULAR OLABİLİR ?

Meme başı akıntısı: Meme başını sıkmadan, kendiliğinden akıntı olması meme kanseri erken bulgusu olabilir. Bu durumda hekime başvurmak gerekir. Memelerin sıkılması sonucu akıntı gelmesi bir hastalık bulgusu değildir. Akıntı olup olmadığını kontrol etmek amacıyla memelerin sıkılması doğru bir yaklaşım değildir.

Meme başının içeri çekilmesi: Meme başının hemen arkasından çıkan tümörler erken dönemde meme başının içeri doğru girmesine neden olur.

Yakın zamana kadar her iki meme başı simetrik ve dışarda iken; aniden meme başları arasında asimetri veya birirnin meme içine gömülmesi hastayı alarme etmelidir.

Cilt bulguları: Meme üzerinde uzun süre geçmeyen kızarıklık, yara, ülserasyon, meme cildinin portakal kabuğuna benzer bir görünüm alması, Cildin bir noktada içeri doğru çekilmesi.

Venöz değişiklikler: Meme üzerindeki mor-mavi renkli toplardamarların belirgin bir hal alması.

Memelerin şekli: Her iki memenin şeklini aynada karşılaştırınca, daha önceleri eşit ve simetrik iken, bu simetrinin bozulması, meme başlarının farklı yerlere doğru bakması.

MEMEDE KİTLE İLE DOKTORA BAŞVURURKEN:
Aşağıdaki konular hekiminiz için çok önemlidir:

TANI İÇİN:

Tanısal mammografi (Bir yakınma yok iken çekilen mammografi baz mammografidir).

Ultrasonografi: Kitlenin içinin sıvı ile dolu (kistik) olup olmadığını anlamaya yarar.
Galaktografi: Meme başından içeri ilaç verip süt kanallarının filminin çekilmesidir.

KESİN TANI İÇİN:

İnce ine biopsisi: İnce uçlu iğne ile hücresel düzeyde örnek alıp mikroskop altında bunların incelenmesidir.

Kalın iğne biopsisi: Kalın bir iğne ile doku parçası alınarak bunun incelenmesidir.
Stereotaksik biopsi: Kitlenin yerinin özel bir cihazla tespit edilip tam o noktadan örnek alınmasıdır.
Stereotaksik işaretleme: Özel bir cihaz ile şüpheli alanının görülüp içine ince bir tel bırakılmasıdır.
Cerrahi biopsi: Ameliyathanede yapılan ve kitlenin tamamının çıkartılıp mikroskop altında incelenmesidir. TERCİH ETMİYORUZ VE ÖNERMİYORUZ. 

UNUTMAYIN MEME KANSERİNE KARŞI EN GÜÇLÜ SAVUNMA, KENDİ KENDİNİZE YAPACAĞINIZ AYLIK MUAYENELER VE ŞÜPHELİ BİR DURUMLA KARŞILAŞTIĞINIZDA BUNU HEMEN HEKİMİNİZE GÖSTERMENİZDİR.

Источник: https://www.memesaglik.com/hastalarimiz-icin-/meme-sagligi-kitapligi/90-meme-kanserinde-erken-teshis.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.