Erken teşhisle prostat kanserini yenin

Prostat Kanseri Erken Teşhisi

Erken teşhisle prostat kanserini yenin

Erken teşhisin oldukça önemli olduğu hastalıkların başında kanser gelmektedir. Bu kanser çeşidi Prostat olunca erken teşhisin önemi bir kat daha fazla artmaktadır.

Kadınlarda nasıl ki meme kanseri en çok görülen kanser türü ise erkeklerde de en çok görülen kanser türlerinin başında Prostat kanseri gelmektedir. Erkeklerdeki prostat kanseri daha çok iyi huylu olmaktadır. Bu nedenle 40-45 yaşına kadar kişide var olduğu halde fark edilmeyebilmektedir. Bu durum da doğal olarak erken teşhis yapmanın önüne geçmektedir.

Erken teşhis sonucu belirlenen prostat kanserinin tedavi edilme ihtimali neredeyse %100’e yakındır. Bu yüzden 20’li – 30’lu yaşlarda dahi olsanız yılda bir defa da olsa bir checkup yaptırmanız sizler için en doğru karar olacaktır.

Prostat kanserinin erken teşhisi ölüm ile yaşam arasındaki ince çizginin belirlenmesinde de önemli rol oynamaktadır. Yaşam standartlarınızda düşme olmaması için de mutlaka prostat kanserinin erken teşhisi çok önemlidir.

Uzman hekimler hastalarını prostat kanserinin erken teşhisi konusunda önemli bilgiler ile donatmak için ciddi çalışmalar ve eğitimler de vermektedirler.

Prostat Kanserinin Önceden Tahmin Edilme İhtimali Var mıdır?

Prostat kanserinin önceden tahmin edilmesi zor bir ihtimaldir çünkü erkeklerde genellikle iyi huylu olarak görüldüğü için kişi bu kanser çeşidini fark etmiyor. Bunun sonucunda yaş ilerledikçe kişi rahatsızlık duyduğundan dolayı geç de olsa prostat kanseri olduğunu öğreniyor.

Bu kanser çeşidini daha önceden öğrenmek için düzenli kontroller ile veya bu durumdan şüphelendiğiniz andan itibaren bir uzman doktora görünmeniz önceden tahmin edilme ihtimalini artıracaktır.

Prostat kanserinde 50 yaşında risk faktörü binde 10, 60 yaşında binde 50 ve 70 yaşından sonra ise %100’ yakın bir ihtimalle kişi bu kanser çeşidi riski ile karşı karşıyadır. Sağlıklı bir erkeğin prostat kanserine yakalanma riski ise %17 civarlarındadır.

Erken teşhis için hızlı bir şekilde harekete geçmek durumunda olan kişiler, ailesinde veya akrabasında prostat kanseri tedavisi gören kişilerdir. Bu kişiler mutlaka genetik nedenlerden dolayı kendilerinde prostat kanseri riskinin yüksek olduğunu unutmamalıdırlar. 

Prostat Kanseri Nedenleri

Prostat kanseri diğer kanser türlerinde olduğu gibi maalesef tam olarak neden olduğu bilinmemektedir. Fakat genel kanı genetik yatkınlık, çevre koşulları, yaş, ailede prostat kanseri varlığı, hormonlar ve yağlı beslenme gibi birçok durum bu kanser çeşidine neden olduğu tahmin edilmekte ve ileri sürülmektedir.

Prostat kanseri olan bireylerin çocuklarının bu hastalığa yakalanma riski ise %3 ile %9 oranında değişme göstermektedir.

Genetik Yatkınlık: Bu etken kişinin ailesinden bir kişinin prostat kanserine yakalanmış olup olmaması ile alakalı bir durumdur. Kişinin ailesinde bu kanser çeşidini yakalamış birisi var ise bu hastalığa yakalanma riski o derece de artış göstermektedir.

Çevre Koşulları: Çevre koşullarından kasıt kişinin yaşamış olduğu çevre sağlıksız bir çevre ise veya daha öncesinden bir takım biyolojik sıkıntılar yaşanmış ise çevre koşulları nedeniyle kişi prostat kanserine yakalanabilmektedir.

Yaş: Yaş faktörü kişinin yaşının ilerlemesi sonucunda oluşan bir nedendir. Yazımızın bir takım kısımlarında da belirttiğimiz gibi kişi yaşlandıkça bu hastalığa yakalanma riski o denli artış gösterebilmektedir.

Hormonlar:  Genetik olarak bir yatkınlık olmasa kişinin hormonlarındaki bir takım bozukluklar prostat kanseri olma riskini artırabilmektedir.

Yağlı Beslenme: Bu hastalık çeşidi kilolu bireylerde oldukça sık görülen bir kanserdir. Bu hastalığa yakalanmak istemeyen bir birey yağlı gıdalardan uzak durarak kilo almasının önüne geçecek ve bu sayede prostat kanseri yakalanma riskini ciddi oranlarda azaltabilecektir.

Prostat Kanseri Nasıl Önlenir?

Prostat kanserinin tam olarak neden olduğu bilinmediğinden bu hastalık ile ilgili olarak nasıl önlenmesi gerektiğine dair tam net bir bilgi yoktur. Fakat son zamanlarda hekimler hastalarına yaşam şeklini değiştirerek ve beslenme alışkanlıklarında revizyona giderek bu hastalığın önüne geçmeye çalışmaktadırlar.

Prostat Kanseri Erken Teşhis Yöntemleri Nelerdir?

Prostat kanseri erken teşhis yöntemleri arasında PSA (prostat spesifik antijen) testi gelmektedir. Bu test yönteminin kullanılması ile birlikte prostat kanserlerinde ciddi oranlarda azalmalar görülmüştür.

Prostat kanseri PSA ile tedaviden başka ayrıca elle kontrol, ultrason, röntgen ve prostattan parça alarak teşhis edilebilmektedir. 

PSA Teşhis Yöntemi

PSA kan tahlili ile ölçülür bu değerin yüksek oranda seyretmesi prostat kanseri olabilme ihtimalini artırmaktadır. Bu teşhis yönteminin mutlaka yılda bir defa 50 yaşını geçen insanlar için gerekli olduğu hekimler tarafından öngörülmektedir.

Elle Kontrol Teşhis Yöntemi

Uzman doktor elle kontrol teşhis yönteminde bizzat fiziki bir müdahale yaparak prostat kanserinin olup olmadığını anlayabilmektedir. Prostat erkeğin penisine bağlı bir organ olduğu için doktor yaptığı teknik incelemeler sonucunda oldukça kolay bir şekilde kanser bulunup bulunmadığını anlayabilmektedir.

Ultrason ve Röntgen Teşhis Yöntemleri

Bu tedavi şekli en çok bilinen teşhis yöntemlerinden biri olarak bilinmektedir. Kanserin oldukça net bir şekilde bulunup bulunmadığını ultranson ve Röntgen yöntemleri ile anlamak oldukça kolay olmaktadır.

Prostattan Parça Alınarak Teşhis Yöntemi

Prostattan parça alarak teşhis yönteminde doktor kanser olup olmadığını anlamakta güçlük çektiği zamanlarda veya net bir bilgiyi hastasına vermek amacıyla tercih etmektedir. Hastanın prostat organından bir parça alınarak yapılan bir takım testler sonucunda hastada kanser bulunup bulunmadığı rahatlıkla anlaşılabilmektedir.

Kısaca prostat kanserine yakalanma riskinizi ciddi boyutlarda azaltmak için erken teşhise oldukça büyük önem vermeli ve düzenli bir şekilde doktor kontrolünden geçmelisiniz.

Prostat kanseri hakkında yazılan diğer makalelerimiz aşağıda yer almaktadır.

Prostat Ameliyatı Sonrası

Источник: https://www.safahastanesi.com.tr/saglik-kosesi/Prostat-Kanserinde-Erken-Teshisin-Onemi

Prostat kanserinin belirtileri, erken tanısı ve yeni tedavi seçenekleri

Erken teşhisle prostat kanserini yenin

Türkiye’de prostat kanserinin akciğer kanserinden sonra 2. sıraya yerleştiğini bildiren Prof. Dr.

Çal, “65 yaş ve üstü her 10 kişiden birinin idrar kaçırmakta ve erkek cinsel organında sertleşme sorununu tüm dünyada erkeklerde görülen önemli problemlerin başında gelmekte, prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğu bilinmektedir.

Ürolojik şikayetleri olan kişilerin tıbbi yardıma başvurmayı ihmal etmelerinin en önemli nedenleri arasında utanma ve geç teşhis yer almaktadır” diyor.

Prostat kanserine karşı yılda bir kez yapılacak PSA testi hayat kurtarır

Çal, prostatın “sadece erkeklerde bulunan ve üreme ile ilgili ikincil görevleri yerine getiren, yaklaşık 20 gram ağırlığında bir organ” olduğunu belirtti.

İşlevlerinin üremeyle ilgili olmasına rağmen idrar torbasının çıkışında yerleşmesi ve idrar kanalını çepeçevre sarmasından dolayı prostat hastalıkları sırasında idrar atım zorluklarının geliştiğine dikkat çeken Çal, şunları ifade etti: “Genel hatları ile sınıflandırıldığında prostat bezinin üç grup hastalığı tanımlanabilir:

  • İyi huylu büyümesi, benign prostat hiperplazisi (BPH),
  • Kötü huylu büyümesi, prostat kanseri,
  • İltihaplanması, prostatit.

Aralarında geçiş olmamasına rağmen bu üç hastalık aynı erkekte eş zamanlı ya da farklı zamanlarda saptanabilir. İyi huylu prostat büyümesi mikroskobik düzeyde ileri yaştaki hemen her erkekte görülen bir değişimdir.

Prostat kanseri teşhisinde aile öyküsüne dikkat

Prostat hastalıklarında tanı için toplumdaki kişilerin prostat hastalıkları yönünden değerlendirilmesinde yıllık prostat muayenesinin yanı sıra kan PSA (Prostat Spesifik Antijen) düzeyinin belirlenmesi ve idrar tahlili yapılması gerektiğini ifade eden Çal, iyi ve kötü huylu prostat hastalıklarında kan PSA düzeyinde artış saptanabildiğini söyledi.

40 yaşından sonra erkeklerin prostat hastalıkları yönünden değerlendirilmesinde kan PSA değeri değişimlerinin saptanması yaygın kullanılan bir yöntemdir. Birinci derece akrabalarında prostat kanseri teşhis konan erkeklerin hastalığa yakalanma riski yüksektir.

Bunun için bu tür öyküsü bulananların mutlaka muayene ve kan PSA değerlerini takip ettirmesi gerektiğini vurguladı.

Parmakla prostat muayenesinde sertlik saptanan ya da kan PSA değerinde artış belirlenen erkeklere biyopsi yapılması gerektiğini anlatan Prof. Dr.

Çal, prostat biyopsisinin, makatta kalın bağırsağın son bölümüne yerleştirilen bir ultrasonografi cihazı (transrektal ultrasonografi) ile yapıldığını ifade etti.

Geçiken tanı prostat kanserinde önemli bir sorun

İyi huylu prostat büyümesi, ilaçla ya da cerrahi olarak tedavi edilebilir.

Tedavi şeklinin belirlenmesinde, “prostat bezinin boyutu, hastanın yaşı, şikayetlerin şiddeti, mesanede (idrar torbası) taş bulunması” etmenler dikkate alınır.

Tedavide kullanılacak ilaçlar; mesane boynu, prostat içerisindeki düz kas liflerinin gevşemesini sağlayanlar ve prostatın boyutunu küçültenler olmak üzere iki gruba ayrılırlar.

Prostat kanseri tanısı alan bir kişi, hiç tedavi uygulanmadan belirli izlem kuralları esas alınarak takip edilebileceği gibi cerrahi ya da ışın (radyoterapi) tedavileri kullanılarak sağaltılabilir.

Bu hastalarda da izlem ya da tedavi kararı vermede ve uygulanacak tedavi şeklini belirlemede hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkların varlığı, kan PSA düzeyi, biyopside saptanan kansere ait özellikler, eldeki olanaklar belirleyici etmenlerdir.

Cerrahi teknikler arasında “açık yöntem, standart laparoskopi ve robot yardımlı laparoskopi” bulunduğunu kaydeden Çal, şunları ekledi: “Günümüz literatür bilgisine göre, bu üç yöntem arasında hastalığı kontrol altına alma gücü, cinsel sorunlar ve idrar kontrol zorlukları yaşama riskleri açısından farklılık bulunmamaktadır.

İleri evre prostat kanseri tedavisinde sıklıkla vücutta erkeklik hormonlarını etkisiz hale getiren yöntemler kullanılır. Yine evreye bağlı olarak ilaçla kanser tedavisi (kemoterapi) bir diğer yöntemdir. Prostatit tedavisinde prostat dokusuna geçen antibiyotikler, gerektiğinde ağrı kesiciler ve idrar atımını kolaylaştırıcı ilaçlar kullanılabilir.”

Bazı hastalarda hiç bir belirti olmaz. Bazılarında ise sık, güç ve ağrılı idrar yapma, idrarın damla damla yapılması, idrarda kan yada iltihap olması, ejekülasyonda kan ve ağrı gibi belirtiler olabilir. Bu yakınmalar aslında sadece prostat kanserine özgü değildir.

Her erkeğin 45’inden sonra yaptırması gereken test…

Prostatın Kanser dışındaki diğer problemleri de bunlara benzer yakınmalara neden olabilir. Emin olmak için doktorunuzun detaylı bir muayene ve inceleme yapması gerekir. Ayrıca yakınmaların şiddeti ne kansere ne de kanser dışı problemlere işaret eder.

Prostat kanseri Parmak ile rektal muayene (PRM)

Bu işlem için doktor eldiven giyerek parmağınızı rektuma (makata) yerleştirir. Parmak yardımı ile prostatın büyüklüğü, şekli ve kıvamı incelenir. Kanser parmakla muayenede set olarak hissedilir. Ancak kanserin var olduğundan emin olmak için daha başka testlerin yapılması gerekir.

Prostat spesifik antijen (PSA) düzeyini ölçen bir kan testidir. PSA prostat bezinde üretilen ve kanda da bulunan bir proteindir. Prostat kanseri, prostat iltihabı ve benign prostat büyümesi (BPH) durumlarında kandaki PSA düzeyi artar. PSA testi % 100 kesin değildir. Ancak prostat kanseri tanısında ve hastalığın seyrinin izlenmesinde önemlidir.

Prostat kanseri Transrektal ultrasonografi (TRUS)

Rektumdan yerleştirilen bir prob aracılığı ile prostat bezine ses dalgaları gönderilir ve geri yansıyan ses dalgaları aracılığı ile prostatın şekli, büyüklüğü ve iç kesimlerinin detaylı görüntüsü alınır. Bazen prostat kanseri tanısında DRM ve PSA testine ek olarak TRUS’tan yararlanmak gerekebilir. Ayrıca prostat bezinden parça almak (biyopsi) gerekirse TRUS bu işlem için de yardımcı olur.

Prostat kanseri ve Biyopsi

Mikroskop ile incelenmek üzere prostat bezinden hücre örneklerinin alındığı cerrahi bir işlemdir. Biyopsi rektumdan prostat bezi içine uzatılan özel iğneler yardımı ile alınır. Biyopsi prostat bezi içinde kanser varlığı ve tipinin belirlenmesinde son yöntemdir.

Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanlarda prostat kanseri riski daha yüksektir. Ancak, 50 yaş ve üzerindeki bütün erkeklerin risk altında olduğu unutulmamalıdır.

Bu nedenle:

Elli yaş ve üzerindeki bütün erkelerin yılda bir kez parmakla rektal muayene olmaları,

Elli yaş ve üzerindeki erkeklerin PRM ye ek olarak yılda bir kez PSA testi yaptırmaları önerilir.
Eğer PRM veya PSA testinde bir şüphe varsa transrektal ultrasonografi yapılmalıdır.
Prostat kanserinin sıklıkla herhangi bir belirti vermeden geliştiğini unutmayınız. Düzenli olarak kontrolden geçmek hayat kurtarıcı olabilir.

Prostat Kanserinin Evreleri

Doktorlar prostat kanserinin yaygınlığını evrelendirme denilen bir sistem ile tanımlarlar. Sıklıkla 2 evrelendirme sistemi kullanılır

A-B-C-D Sistemi: Erken evrelerde (A ve B evreleri) prostatın az sayıda hücresi kanserlidir ve bu kanserli hücreler sadece prostat içerisinde yer alırlar. Prostat dışına çıkmamışlardır. Zamanla, kanser prostatın daha büyük kısmını işgal eder. İleri evrelerde kanser çevre dokulara (C evresi), daha sonra ise lenf bezlerine, diğer organlara ve kemiklere (D evresi) sıçrar.

TNM Sistemi: Bu sistemde, T tümör boyutunu, N lenf bezi tutulumunu, ve M ise diğer organlara sıçramayı belirler. Bu sistemle bütün olası yayılma durumları tanımlanabilir.

Örneğin T3c, N1, M0; tümör prostat dışına çıkarak seminal keseciklere sıçramış (T3c), bir lenf bezinde kanser var (N1) ve diğer organlara kanser sıçramamış demektir (M0).

Aslında tam olarak birbirlerine karşılık gelmese de TNM ve ABCD sistemlerindeki tanımlar birbirine benzer.

Prostat kanseri Derecelendirme

Evrelendirmeye ek olarak kanserin ne oranda tehli olduğunu belirlemek için “Gleason Sistemi” kullanılır.

Biyopsi ile tümörden alınan parça mikroskop altına konur ve hücrelerin normal hücre görünümünden ne oranda saptığı belirlenerek bir derece verilir.

Gleason skoru 2 ile 4 arası olan tümörler normal hücrelere çok benzeyen ve yavaş büyüyen hücrelerden oluşur. 8 ile 10 arası skor verilen tümörler ise daha kötü seyirlidir.

Prostat Kanserinin Tedavisi

Prostat kanserinin tedavisi kanserin evresi, nasıl seyrettiği, hastanın yaşı ve genel Sağlık durumu ile değişik tedavi seçeneklerinin yan etkileri göz önünde bulundurularak belirlenir.

Çok sayıda değişik tedavi seçeneği bulunduğundan, size uygulanacak tedavinin belirlenmesinde sizin, ailenizin ve doktorunuzun yukarda belirtilen temel kriterleri göz önünde bulundurarak birlikte karar vermesi en uygun yaklaşım olacaktır.

Prostat kanserinden korunmak mümkün mü? Erkekler için 6 koruyucu öneri

Birinci seçenek “bekleyerek gözlemektir”. Prostat kanseri genellikle çok yavaş ilerleyen bir hastalıktır ve yıllarca belirti vermeyebilir.

Ayrıca bu hastalık genellikle ileri yaşlarda ortaya çıktığından bir dönem bekleyerek gelişmeleri izlemek seçeneklerden birisidir.

Bekleyerek gözleme ile diğer tedavi seçeneklerinin yan etki ve rahatsızlıklarından da kaçınılmış olunur. Ancak, hastalık ilerledikçe, gereken tedavilerin uygulanması kaçınılmaz olmaktadır.

Tedavi seçeneğinin belirlenmesinde en önemli kriterlerden biri prostat kanserinin evresidir. Erken evrelerde birinci amaç kanseri vücuttan tamamen çıkarmak ya da kanser hücrelerini öldürmektir. Eğer kanser ileri evrelere ulaşmış ise kanser hücreleri tamamen temizlenmeyecek ya da öldürülemeyecek kadar çoğalmış demektir.

Bu durumda kanserin büyümesini yavaşlatmayı veya durdurmağı amaçlayan tedavi seçenekleri ön plana çıkar. Prostat kanseri testosteron gibi erkelik Hormonlarının etkisi ile büyür. Bilindiği gibi erkeklik hormonlarının çok büyük kısmı testislerde (yumurta) üretilir.

İlerlemiş prostat kanserinin tedavisi erkelik hormonlarının kanser hücrelerini beslemesini engellemek ile mümkün olabilir. Bu tedaviye “hormonal” tedavi denir.

Erken Evrede Prostat Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Erken evrelerde, kanser prostat bezi içinde sınırlı iken uygulanabilecek tedavi seçenekleri;

1. Radikal Prostatektomi: Prostatın Ameliyat ile çıkartılmasıdır. Amaç prostatın çıkarılması ile vücuttan kanser hücrelerini tam olarak temizlemektir. İktidarsızlık ve idrarı kontrol etmekte güçlük gibi yan etkileri olabilir.

2. Radyasyon Tedavisi: Prostat bezi içerisindeki kanser hücrelerini öldürmeyi amaçlar. İki şekilde uygulanabilir.

a)Radyasyon ışınlarının vücut dışından prostat bezine doğrudan uygulanması ile,b)Prostat bezi içerisine küçük radyoaktif tohumları ekerek.

Radyasyon tedavisi de iktidarsızlık, ishal, karın ağrıları, makatta rahatsızlık ve idrar yapmakta zorluklar gibi yan etkilere neden olabilir.

İlerlemiş Prostat Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Çok ilerlemiş prostat kanserinde bile hiç bir belirti olmayabilir. İlerlemiş prostat kanserinin tedavisinde amaç hastalığın daha da büyümesine engel olmaktır. Kanserin büyümesinin durdurulması belirtilerin ortaya çıkmasını erteleyebilir ya da var olan belirtilerin şiddetini azaltabilir. Prostat kanserinin büyümesini ve sıçramasını engellemek için genellikle hormonal tedavi kullanılır.

1. Kısmi hormonal tedavi: Testosteronun büyük çoğunluğu testislerde üretilir. Kısmi hormonal tedavi ile testislerde testosteron üretimi durdurulur. Bu amaçla kullanılabilecek yöntemler:
a)Ösrojen: Ösrojen prostat kanseri tedavisinde de zaman zaman kullanılabilen bir kadınhormonudur.

Erkekler östrojen alırsa testosteron düzeyleri düşer. Ancak östrojen kullanımının bazı ciddi yan etkileri olabileceğinden kullanımı çok yaygın değildir.

Günde bir tablet östrojen almak bulantı, kusma, memelerde büyüme ve hassasiyet, kalp ve damar problemleri (vücutta fazla Sıvıbirikmesi, damarlarda pıhtı oluşması, inme, kalp krizi) ve cinsel isteğin azalması gibi yan etkilere neden olabilir.
b)Orşiektomi: Orşiektomi testislerin ameliyat ile alınması işlemidir.

Cerrahi kastrasyon da denilir. Testosteron üreten en önemli kaynak vücuttan uzaklaştırıldığı için tümörün büyümesi yavaşlar. İktidarsızlık ve Sıcak basması gibi yan etkileri olabilir. Bu ameliyatın yapılması için genellikle hastanede yatmanız ve genel Anestezi (narkoz) almanız gerekmeyebilir.

Ameliyattan hemen sonra evinize gidebilirsiniz.
c)Medikal kastrasyon: Testislerin testosteron üretimi ameliyat yapılmaksızın da durdurulabilir. Medikal kastrasyon testislerin testosteron üretimini durdurmakta cerrahi kastrasyon kadar etkilidir. Bu amaçla kullanılan ilaçlara LHRH analogları denir.

Türkiye de bulunan ilaçlar Zoladex, Lucrin ve Decapeptyl dir. Ayda bir kez enjeksiyon ile uygulanırlar. Sıcak basması, iktidarsızlık, memede büyüme ve hassasiyet, cinsel isteğin azalması ve bulantı gibi yan etkilere neden olabilirler.

2. Komplet hormonal tedavi: Hem cerrahi kastrasyon (orşiektomi), hem de medikal kastrasyon (LHRH analogları enjeksiyonu) testis kaynaklı testosteron etkisini ortadan kaldırırlar. Ancak, vücuttaki tüm testosteron etkisini tam olarak engellemezler.

Böbrek üstü bezleri de çok az oranda da olsa bir miktar testosteron etkisi gösteren Hormon sentezlerler. Bu nedenle, bu Hormonların etkisini ortadan kaldırmak için ek ilaçların kullanılmasına gerek vardır. Bu ilaçlara “antiandrojenler” denir. Eulexin, Casodex ve Androcur bu grup ilaçlardır.

Bu ilaçlar kan dolaşımındaki testosteronun prostat hücrelerine ulaşmalarını engellerler.

Medikal veya cerrahi kastrasyonun antiandrojen ilaçlar ile kombine edilmesine komplet hormonal tedavi denir. Komplet hormonal tedavi vücuttaki erkeklik Hormonu etkisini tam olarak ortadan kaldırır ve tümörün büyümesini yavaşlatır.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/prostat-kanserinde-erken-tani-ve-tedavi/

Prostat, Prostat Kanseri belirtileri sebepleri nelerdir | Saglık.Com

Erken teşhisle prostat kanserini yenin

Erkeklerde idrar kesesinin hemen altında yer alan küçük bir salgı bezine verilen addır prostat. Yetişkin bir erkekte prostat ağırlığı ortalama 18-20 gramdır. Prostat salgı bezi idrar kesesinin (mesane) çıkımında idrar yolunu çevreler. Prostatın mesaneyi çevrelediği bölümde, meni kanalı idrar yoluna açılmaktadır. İdrarı tutmayı sağlayan iki tane büzük (sfinkter) sistemi bulunmaktadır.

Sponsorlu Bağlantılar

Prostat kanseri erkeklerde en sık rastlanılan kanser türüdür. Erkek üreme sisteminin en mühim ögesi olan prostatta meydana gelen kötü huylu değişimler olarak tanımlanır.

Prostat kanserinin, Amerika’da her 5 erkekten binde görüldüğü belirlenmiştir. Prostat kanseri genelde 50 yaş üzeri erkeklerde görülür ancak ender de olsa 50 yaş altındaki genç erkeklerde de görülebilir. Prostat yer olarak mesanenin hemen altında, rektumun önünde, ceviz büyüklüğünde bir tür bez halinde bulunur.

Prostat, ejekulasyon sırasında spermin dışarı atılmasını sağlayan akışkan sıvının ve enzimlerin 1/3 ünü salgılamaktadır. Ejakulatın içinde var olan sperm, testislerde üretilir ve vas deferens diye tabir edilen tüpler vasıtasıyla taşınır. Bu sırada prostattan bu katkı maddelerini alır ve penise taşıyıp dışarı atılmasını sağlar.

Prostatın arkasında bulunan seminal kabarcıklar bu akışkanın gerçekleştiği alandır. Prostata olan direkt teması ve yakınlığı sebebiyle, kanser bu seminal kabarcıkları ve prostatı çevreleyen kapsülü de etkileyebilmektedir. Böyle bir durumda ameliyat, kanseri yok etmek açısından pek fayda sağlamayabilir.

Rektuma olan yakınlığı yüzünden Rektal muayene prostat hakkında fikir verebilir.

Sponsorlu Bağlantılar

Prostat kanserinin nedeni tam olarak tespit edilememiştir. Fakat bazı unsurların, prostat kanseri riskini artırdığı tespit edilmiştir.Prostat kanseri riskini artıran ilk faktör, genetik etkenlerdir. Ailesinde prostat kanseri olan bir erkeğin prostat kanserine yakalanma riski, iki kat fazladır.

Yaş unsuru prostat kanseri riskini artıran bir diğer etkendir. Genelde 50 yaş üzerindeki erkeklerde prostat kanseri riski fazla iken 65 yaş üzeri erkelerde bu risk artmaktadır.

Yaşanılan coğrafyanın da prostat kanseri üzerinde etkili olduğu düşünülür.

Zira Afrikalı-Amerikalılarda prostat kanserinin daha çok görüldüğü tespit edilmiştir. Prostat kanserinin, erkeklik hormonları ile bağı olduğu düşünülmektedir. Zira kısır erkeklerde veya sonradan kısırlaştırılmış erkeklerde prostat kanserinin görülmemesi bu düşünceyi kuvvetlendirmektedir.

Karaciğer hastalıkları da prostat kanseri riskini artıran faktörlerden biridir.

Prostat kanseri belirtileri nelerdir?

Prostat kanseri maalesef çoğu zaman ileri evreye gelene kadar belirti vermeyebilir. Ancak uzman bir doktor muayenesi ve Prostate Specific Antigen (PSA) diye bilinen kan tahlili ile genellikle belirti vermeden önce erken evrelerde teşhis konulabilir.

Prostat kanseri ilk evrelerinde, prostat bezinin büyümesi ile idrar yapamama ve kanlı idrar gibi belirtiler gösterir. Hissedilen ağrı da prostat kanseri şüphesini akla getirir. Prostat kanserini önlemek için net bilgiler olmamakla birlikte, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz önerilir.

Prostat kanseri kimlerde görülür?

Erkeklerde en çok görülen iç organ kanseri prostat kanseridir. 50 yaş üzerindeki erkeklerde akciğer kanserinden sonran en sık rastlanılan kanser türü prostat kanseridir. 65 ila 75 yaş arasında prostat kanseri görülme riski en fazla olur bu yaşlı erkek hastalığı diye ifade edilir.

Prostat kanserinin bir belirti vermeyen kanser türü daha yaygındır ve 75 yaş üzeri erkeklerde prostat kanserine yakalanma riski yüzde 50dir. Kip kişinin yaşı ilerledikçe prostat kanser riski artmaktadır.

Zira yapılmış olan araştırmalar 60 beşi yaş üzeri erkeklerde süs prostat kanseri görülme ihtimalin daha yüksek olduğu görülmüştür.

Prostat kanseri teşhisi

Prostat kanseri teşhisi için yapılan prostat muayenesi rektal tuşe ile yapılır. Yapılan rektum muayenede prostat kenarları düzensiz ve noduler şekilde ele gelir. Ayrıca Prostate Specific Antigen (PSA) testinin ortaya çıkması da prostat kanseri teşhisinde yeni bir çağ açmıştır. Bu test sayesinde prostat kanseri çok erken evrelerinde teşhis edilmektedir.

Prostat kanseri tedavisi

Prostat kanseri tedavisinde, hastanın yaşı, kanserin evresi, hastanın genel sağlık durumu gibi bazı faktörler rol oynar. Prostat tedavisinde radyasyon tedavisi yani dışarıdan ışın tedavisi, Radikal Prostatektomi, hormon tedavisi uygulanır.

Radyasyon tedavisi, sadece prostatla sınırlı kalmış kanser türlerinde başarılı sonuçlar vererek, iyileşme sağlar. Hastanın hastanede yatması gerekmez ve ortalama 2 aylık bir tedavi süreci gerektirir. Ağrısız bir tedavi yöntemidir. Her bir tedavi seansı bir iki dakiak sürer.

Radikal Prostatektomi tedavi yönteminde ise prostat ve bağlı seminal kabarcıklar birlikte ameliyatla alınırlar. Hastanın birkaç gün hastanede kalması gerekir. ameliyat genel anestezi veya lokal anestezi ile yapılır. Ameliyatla kanserli dokunun tamamının alınması halinde iyileşme sağlanır.

Fakat kanser prostat dışına çıkarak lenf bezlerine, çevre dokulara sıçramış ise, ameliyat ile kanserli bu alanlar alınamadığı için, ameliyat sonrası bu bölgelere radyasyon tedavisi uygulanarak tedavi yoluna gidilir. Yine kanserin prostat dışına sıçraması durumlarında hormon tedavisi uygulanır.

Hormon tedavisi ile, testislerdeki erkeklik hormonunun salınımı baskılanır. Böylece kanser gelişimi durdurulabilir. Bu tedavide en hızlı yol testislerin alınmasıdır. Fakat çoğu zaman ağızdan alınan ilaçlar veya 3 aylık enjektabl ilaçlar bu tedavide tercih edilmektedir.

BAŞKA BİR KAYNAK

Prostat kanseri nedir

Vücudumuzda var olan tüm hücreler belirli bir düzen içersinde kontrol altında çoğalarak kendilerini yinelerler. Bazı sebepler yüzünden bu hücrelerin çoğalmasını kontrol edilmesi imkansızlaşabilir.

Kontrolsüz şekilde çoğalan bu hücreler  bir araya toplanarak tümör oluştururlar.Yani kısaca tümör kontrolsüz çoğalan hücrelerin topluluğudur.

Bu tümörlerin bazıları çoğaldığı yerde kalır, bazıları ise  dolaşım sistemi ile birlikte başka organlara yayılır ve yayıldığı organları tahrip eder. İşte bu şekilde yayılan tümörlere kanser veya kötü huylu tümörler denir.

Kanserli hücreler başka bir alana yerleşip, orada çoğalma üreme özel yeni sahiptirler. Prostat ise tüm erkeklerde var olan bir organdır. Prostatın işlevi erkekte meni yapımını sağlamaktır. Prostatta meydana gelen, kanser türüne  prostat kanseri denir.

Prostat kanserinin nedenleri

Prostat kanserinin sebebe tam olarak belirlenememiş olsa da, genelde var olan  hormonlar meydana getirmediği için  ergenlik döneminden sonra salgılanan hormonlar, prostat kanserinin tedavisinde kullanılan hormonların, prostat kanseri üzerinde etkili olduğunu düşündürmektedir.

Bu sebeple  genetik faktörler de,  prostat kanserinin nedenlerinden biri olarak sorumlu tutulmaktadır.

özellikle  belirli coğrafi bölgelerde prostat kanserinin daha sık görülmesi, kanserin oluşumunda coğrafi faktörlerin etkili olduğu düşüncesine sebep olmaktadır.

Örneğin İskandinav ülkelerinde prostat kanseri daha çok görülürken, Japonya ve bazı Asya ülkelerinde daha nadir görülmektedir.

Bunun yanında hayvansal yağların fazla olduğu besinlerin tüketilmesi prostat kanserine neden olduğu düşünülmektedir.

Prostat kanserinin belirtileri

Bir prostat kanseri  genelde sinsi ilerleyen ve yavaş gelişen bir hastalık olduğu için erken teşhis ya da erken tedavi sürece şansı pek olmamaktadır. Bir prostat kanseri olan kişi teşhis konulduğu ana kadarı prostattan herhangi bir şikayete bulunmaz. Siz ancak hastalık bu ilerledikten sonra kişide bu  bazı  şikayetler ortaya çıkmaya başlar.

Kişi idrar yaparken zorluk çeker.

Kişiye sık sık idrara çıkma isteği duyar.

İdrarında kan görebilir.

Bu şikayetler prostatın büyüdüğü zaman ortaya çıkmaya başlar bu prostat kanserinin ses yayılması ile birlikte vücutta ağrılar oluşmaya ve  hızla kilo kaybı görülmeye başlar.

Prostat kanseri tedavisi

Prostat kanser erken teşhis edilirse bu hastalıktan tamamen kurtulmak mümkündür. Prostat kanserine en uygun tedavi yapılabilmesi için öncelikle tümörü incelenir. Kanserin yayılma süreci bit tümörüm hangi bölgelerde oldurup tespit edilir.

Prostat kanser tedavisinde birinci tedavi yöntemi ilaç tedavisidir. Kanserli hücreleri yok etmek için kullanılan  ilaçlarla bu tedavi sürecine başlanır. Takviye olarak hormon tedavisi uygulanabilir.

Prostat kanserinde bir diğer tedavi şekli ise ışın tedavisidir. Yani diğer adıyla radyoterapi tedavisi. Işın tedavisin de amaç kanser hücrelerini yok edebilmektir. Prostat ameliyatında yapılan tedavi şekli ise kanserin yayıldığı organların çıkarılmasıyla olur.

Konuda dikkat çekici nokta herkes için aynı kanser tedavisinde uygulanmayacağıdır.

Sponsorlu Bağlantılar

Источник: https://www.xn--saglk-q4a.com/prostat/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть