Eşi sigara içenlerde kalp hastalığı riski iki kat daha yüksek!

Dünya Tütünsüz Günü: Her yıl 40 bin kişi pasif içicilikten ölüyor

Eşi sigara içenlerde kalp hastalığı riski iki kat daha yüksek!

Tobacco Atlas'ın verilerine göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 5,7 trilyon sigara tüketiliyor. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2018 verilerine göre ise 1,1 milyar kişi sigara kullanıyor ve her yıl yaklaşık 7 milyon kişi, sigaraya bağlı nedenlerden hayatını kaybediyor.

PASİF İÇİCİLİK DE ÖLDÜRÜYOR

Sigara içmek sadece kişinin kendisine değil, çevresindeki insanlara da zarar veriyor. Yapılan çalışmalara göre yılda 40 bine yakın kişinin ölüm nedeni pasif tütün içiciliğine bağlı hastalıklar.

Tütün ürünü kullanan kişilerin etrafındaki kişilerin sağlığından da sorumlu olduklarını söyleyen Göğüs Hastalıkları Uzmanları Dr. Esra Sönmez ve Dr. Hişam Alahdab, “Araştırmalara göre eşi sigara içen ancak kendisi içmeyen kadınlarda akciğer kanseri gelişme riski, eşi ve kendisi sigara içmeyen kadınlara göre 1.2-2 kat daha yüksek” dedi.

Fotoğraf: Yasin Demirci/AA

KALP VE AKCİĞER HASTALIKLARININ KÖTÜYE GİTME SEBEBİ PASİF İÇİCİLİK

Pasif içiciliğin de aktif içiciliğin sebep olduğu tüm hastalıklara neden olduğunu belirten Dr. Esra Sönmez ve Dr.

Hişam Alahdab, “Var olan kalp ve akciğer hastalıklarının kötüleşmesinin, kontrolden çıkmasının da en önemli nedeni pasif içicilik.

Astım ya da KOAH hastalarının düzenli tedavilerini kullanmalarına rağmen hastalığın kontrolünün sağlanamadığı durumlarda pasif içicilik mutlaka sorgulanmalı” açıklamasında bulundu.

SOLUNUM YOLU HASTALIKLARINA YAKALANMA RİSKİ 2 KAT DAHA FAZLA

Her iki ebeveyni sigara içen çocukların solunum yolu hastalıkları riskinin sigara kullanmayan ebeveynlere sahip çocuklarla kıyaslandığında yaklaşık yüzde 70 daha fazla olduğunu söyleyen Sönmez ve Alahdab, “Günde yarım paket veya daha fazla sigara içen anne-babaların çocuklarının herhangi bir solunum yolu hastalığından hastaneye yatma riski iki kat daha fazla” dedi. Sönmez ve Alahdab, sigara dumanının sinüzit, rinit, kistik fibroz ve bronşit ataklarını alevlendirdiğini de vurguladı.

BAŞKA ODADA SİGARA İÇMEK ÇÖZÜM DEĞİL

Fotoğraf: Pixabay

Açık havada tütün tüketmek dışında, kapı ya da pencere açmak ve klima çalıştırmak gibi yöntemlerin pasif tütün içiciliğine engel olmadığının altını çizen Dr. Esra Sönmez ve Dr.

Hişam Alahdab, “Her yıl 30-40 bin pasif içici kalp hastalıklarından dolayı hayatını kaybediyor” dedi. Bu rakamın akciğer kanserine bağlı ölümlerin oldukça üstünde olduğuna dikkat çeken Dr.

Sönmez ve Alahdab, pasif tütün içimine bağlı hastalıklara yakalanmak istenmiyorsa bulunulan hiçbir ortamda tütün tüketilmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

ÖĞRETMENLERİN YARISI SİGARA İÇİYOR

Türkiye’de pasif içicilik konusunda yapılan çalışmalarda ortaya çıkan sonuçlara dikkat çeken Dr. Esra Sönmez ve Dr.

Hişam Alahdab, “Okul çağındaki gençlerin yüzde 82’si evlerinde, yüzde 86’sı ise ev dışında sigara dumanına maruz kalıyor. Gençlerin yüzde 60’ının anne ya da babasından en az biri sigara içiyor.

Türkiye’de öğretmenlerin yüzde 50’si sigara içerken, sigara içen öğretmenlerin yüzde 81’i okulda ve yüzde 68’i öğrencilerinin önünde de sigara tüketiyor” dedi.

SİGARA AZALTILARAK BIRAKILMAZ

Fotoğraf: Pixabay

Sigara bağımlılığından kurtulmak isteyen birçok kişi sigarayı azaltarak bırakmayı deniyor. Ancak uzmanlara göre, sigarayı azaltmak, bırakmak için etkili bir yöntem değil.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde sigaranın zararları ile ilgili bilgilendirme çalışmaları yapılıyor, farkındalık oluşturulması amaçlanıyor.

Sigara bağımlılığının tıpkı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi tedavi edilebilir olduğunu söyleyen Uzman Klinik Psikolog Ahmet Yılmaz şöyle konuştu:

“Tedavi yöntemi olarak birçok teknik kullanılmakta. Bunların başında yapılandırılmış psikoterapiler kullanıyoruz. Sigara içmeye yönelik duygu ve düşünceler ile nüksü önlemeye yönelik durumları terapide ele alarak kişide davranış değişikliğine gidiyoruz. Motivasyonel görüşme bu terapilerde en önemli teknik olarak öne çıkıyor. Ayrıca gerek duyulduğunda ilaç tedavisi de kullanılabiliyor.”

ELEKTRONİK SİGARA, NORMAL SİGARA KADAR ZARARLI

Fotoğraf: Pixabay

Uzman Klinik Psikolog Ahmet Yılmaz, elektronik sigaranın da normal sigara kadar zararlı olduğunu belirterek “Toplumda son yıllarda giderek artan elektronik sigara zararsız gibi görünse de aslında içerisinde bulunan likit de insan sağlığı için neredeyse aynı derece zararlı diyebiliriz.

Yapılan araştırmalarda elektronik sigaranın da normal sigara gibi aynı rahatsızlıklara neden olduğu tespit edilmiştir. Sigarayı bırakmanın yolu elektronik sigara kullanmak değildir. Sigarayı azaltarak bırakmak da etkili bir yöntem değildir. Tamamen bırakmak gerekiyor.

Zorlanan kişiler için tedavi merkezlerine başvurup bırakmalarını öneriyorum” dedi. (HABER MERKEZİ)

Источник: https://www.evrensel.net/haber/353743/dunya-tutunsuz-gunu-her-yil-40-bin-kisi-pasif-icicilikten-oluyor

Kalp Hastalığı Risk Faktörleri

Eşi sigara içenlerde kalp hastalığı riski iki kat daha yüksek!

Grip yada kişinin geçirdiği başka hastalıklar kalp hastalığına neden olabilir mi ?
Kalp hastalıkları yanlış beslenme nedeniyle artık her yaş için risk teşkil ediyor. Genetik olarak da Türk toplumu kalp damar hastalıklarına yatkındır.

Türk gen yapısı gereği faydalı kolesterol oranı düşük ve zararlı kolesterol oranı yüksektir. Bu riskli gen yapısının üzerine bir de yanlış beslenme eklenince kalp hastalıklarının görülme oranı 40Tı yaşlarla birlikte büyük ölçüde artmaya başlıyor.

Araştırmalar ve istatistikler gösteriyor ki erkeklerde 45, kadınlarda ise 55 yaş üzerinde olmak kalp hastalıkları riskini artırıyor. Kadınların daha ileri bir yaşta risk grubuna girmesinin nedeni de menopoza girmeleri.

Menopoza girene kadar kadınları sahip oldukları östrojen hormonu koruyor. Ancak menopozla birlikte östrojenin azalması, kalp krizi riskini yükseltiyor.

Kalp hastalıkları için riskli bir yaş grubu var mı ?
Evet, bu konu sanıldığından çok daha önemlidir. Koroner kalp hastalığı başta olmak üzere kalple, kalbin zarıyla ilgili birçok sorana neden olabilir.

Grip, birçok mekanizmayı tetikleyerek kalp adalesinin zayıflamasına bile yol açabilir.

Daha ziyade genç hastalarda rastlanan bu durum erken dönemde teşhis edildiğinde, uygun tedavi ile çoğunlukla düzelme ve eski haline dönüş gösterir.

Genetik etkenler kalp hastalığında önemli mi ?
Genetik yapı özellikle ailede birinci dereceden akrabalarda varsa etkisini gösterir.

Aileden gelen kalp kökenli hastalık, erkeklerde 45, kadınlarda 55 yaş öncesi ani ölümle sonuçlanmışsa gelecek nesilin sürekli kontrol altında tutulması gerekir. Bu durum ileriki nesil için % 25 oranında kalp krizi tehsi anlamına gelir.

Aileden gelen yatkınlık; yanlış beslenme, sigara kullanımı ve düzensiz yaşam tarzı ile birleşince risk oranı daha da büyür.

Kalp ve damar hastalıkları için risk faktörleri nelerdir ?
Risk faktörlerini bireysel olanlar (değişemez) ve bireysel olmayan faktörler şeklinde iki ana grupta ve birçok alt grupta toplayabiliriz.

Değiştirilemez (bireysel) risk faktörleri

Yaş: Erkeklerde 45 kadınlarda 55 yaşın üstünde olmak veya erken menopoz, riskin artmasında etkili olur.Cinsiyet: Erkek olmak (20-34 yaşları arası Koroner Arter Hastalıklarından ölüm erkeklerde kadınlardan 3 kat daha fazla olmasına rağmen ileri yaşlarda bu oran gittikçe azalmaktadır.

)Aile öyküsü: (Genetik-kalıtsal yatkınlık) olarak l'inci derece erkek akrabalarında 55 yaşın altında kalp krizi (myokard enfarktüsü) veya ani ölüm 1. derece kadın akrabalarında ise 65 yaşın altında kalp krizi veya ani ölüm olması riski artırır.

Kalp hastalığı riski kadında mı, erkekte mi daha yüksek ?

20-34 yaşları arası Koroner Arter Hastalıklarından ölüm, erkeklerde kadınlardan 3 kat daha fazla olmasına rağmen İleri yaşlarda bu oran gittikçe azalmaktadır.

Değiştirilebilir (Bireysel olmayan) risk faktörleri

Stres, sigara, hipertansiyon, total kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı, obezite, fiziksel aktivite eksikliği, durağan yaşam tarzı.

Şeker hastalığı, artık günümüzde iskemik (belirti vermeden sessiz ve gelişen) kalp hastalığına eşdeğer olarak kabul edilmekte ve şeker hastalığı olup henüz aşikar kalp hastalığı olmayanlar, tıpkı bilinen kalp hastalığı olan kişiler gibi ele alınıp tedavi edilmektedir. Bir şeker hastasının kalp krizi geçirme riski daha önce kalp krizi geçirmiş bir hastanın ikinci defa kalp kriz geçirme riski ile aynıdır.

Sigara kalp sağlığı üzerinde etkili mi ?
Sigara tüm önlenebilir ölümlerin % 50'sinden sorumludur, bunların yarısı da kardiyovasküler nedenlidir, içilen günlük sigara miktarına ve kullanılma süresine bağlı olarak zararlı etkileri değişmekle beraber, kadınlar üzerindeki zararlı etkisi daha fazladır. Günde 1 paket sigara içen hipertansiyonlu hastada, sigarayı bırakmanın kardiyovasküler riskte % 35-40 azalmaya yol açtığı hesaplanmıştır. Sonuç olarak sigara sadece kalp için değil akciğerler, tüm damar hastalıkları, inme ve birçok kanser için alt yapı oluşturması nedeniyle zararlıdır.

Sigarayı bıraktıktan sonra kalple ilgili risk devam eder mi ?
Koroner kalp hastalığı olanlar arasında yapılan araştırmaya göre sigarayı bırakanlarda risk, 3 yılda, hiç sigara içmemiş bir kişinin düzeyine düşüyor.

Sigarayı bırakmak isteyen insanların aşırı kilo alması ve bunun ardından kilolarla birlikte gelen kalp krizi vakaları var mı? Sigarayı bırakmak da kalp krizine neden olabilir mi ?
Her sigarayı bırakan kilo almaz. Dengeli beslenme ve düzenli spor yapabilenler, sigarayı bıraksalar da kilo almazlar.

Ancak, sigarayı bıraktığında, iştahı açıldığı ve dengesiz beslendiği için kilo alan insanlar, koroner arter hastalıkları risk faktörleri arasında sayılan obezite-şişmanlık risk faktörü yönünden risk arz edebilirler. Kilo alıp şişmanlayacağım ve kriz geçireceğim endişesiyle sigaraya devam edenler, çok yanlış düşünüyor.

Çünkü sigara içmek, risk faktörleri arasında şişmanlıktan daha önde geliyor.

Bir insanın ne kadar süreç içinde kalp hastası oluyor ?
Kişinin damarlarının sağlıklı olduğu evrede şöyle bir durum vardır: Damar cidarı ince bir zarla kaplıdır. Bu zar damar içinde pıhtı oluşumunu önler ve kan damarın içinde rahatça akarak kalbe ulaşır.

Kişi, kalp hastası olma yolunda ilerlediğinde bu zar etkisini yitirmeye başlar. Damarların içinde yer yer yağ (kolesterol) birikimi olur. Bu birikim 10-20 yıl gibi bir süreç içinde oluşur. Bu durumun ilk aşamasında, kişi kalple ilgili hiçbir sorun hissetmez.

Erken dönemde teşhis için efor testi gerekir. Damar içerisindeki yağ birikimi ilk aşamada yakalanamazsa devam eder. Darlık derecesi % 80'lere vardığında belirtiler de ortaya çıkar. Kişi nefes darlığı çekmeye başlar, çarpıntılar olur.

En son aşamada da yağ birikimi ile daralmış olan damar, bir anda tıkanı-verir. Bu bir an saniyelerle ölçülür ve kişi kalp krizi geçirir.

Kilo ver riski düşür

Erkeklerde her % 10'luk kilo azalması, koroner kalp hastalıkları vakalarında % 20 azalma sağlıyor. Verilen kilonun miktarı arttıkça, risk oranı da düşüyor.

Kalp krizi hiçbir belirti olmadan birden bire ortaya çıkabilir mi ?
Evet, çıkabilir. Bu durum daha çok şeker hastalarında görülür. Şeker hastası olan kişi hastalığının tahribatıyla sinirlerindeki hissizleşmeden dolayı, kalp Ağrılarını hissetmez. Böylece aniden kalp sorunu ortaya çıkabilir.

Alkolün kalp sağlığı üzerine etkisi nedir ?
Alkolün fazla alınması halinde toksik etkileri yönünden' kardiovasküler sisteme zararlıdır.

Alkol ayrıca vitamin emiliminin bozulmasına bağlı beslenme bozukluklarına da neden olur. Tansiyonu arttırır, kalp ritmini bozar, pıhtılaşmayı arttırır.

Alkol tüketiminin artmasıyla birlikte trigliserid düzeyleri artar, kan basıncı yükselir. Bu durumlarda hipertansiyon ve felç riski artar.

Kırmızı üzümün, kalp hastalıklarını önleyici bir etkisi var mı ?
Sebze ve meyvelere kırmızı rengini veren madde, damarların da tıkanmasını önlüyor. Bu nedenle kırmızı üzüm kadar, kırmızı lahana, kırmızı biber, Elma , nar, kiraz da faydalıdır.

Peki ya ceviz, badem, fıstık

Evet, kabuklu yemişler kalp için fayda ihtiva etmektedirler. Yalnız faydalı diye aşırı miktarda yenmemelidir. Fayda sağlamalarının nedeni, içlerinde bulunan ve iyi kolesterolü yükselten yağdır.

Stresli yaşam kalp hastalığına neden olur mu ?Elbette stres vücutta salgılattığı çeşitli hormonların yarattığı tahribat sonucu başta kalp olmak üzere tüm vücuda olumsuz etki yapar.

Stres anında nefes alıp verme, tansiyon, kalp hızı, katekolamin düzeyleri artar. Bütün bunlar, koroner arter hastalığı için bir risk faktörü olarak sayılabilir.

Sinirlendikten sonra kalp krizi geçirilebilir mi ?
Bilimsel çalışmalarda sadece stresin değil, ağır iş yükünün yani fiziksel stresin de enfarktüs geçirme riskini % 10 gibi bir oranda başlatma etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Aniden sinirlenme durumunda kalp krizi geçirenler ise, saniyeler içinde yükselen Adrenalin seviyesine bağlı olarak açıklanabilir.

Hangi meslekler kalp hastalıklarında risk altında ?
Günümüzün yaşam koşulları kalp hastalıklarının yanı sıra birçok hastalık için de risk oluşturmaktadır.

Yaşadığımız hızlı tempolu, zamana karşı mücadele veren ve rekabet ortamı içerisindeki her meslek, kalp hastalıkları riski taşır.

Stresi diğerlerine oranla daha yüksek olan meslekler arasında ise Hava trafiği yöneten kuie çalışanları, pilotlar, doktorlar, borsacılar vs. sayılabilir.

123456789100 kişi puan verdi. Ortalama puan: 0

Источник: https://www.diyadinnet.com/saglik-4043-kalp-hastaligi-risk-faktorleri

Sigarayı bıraktıktan sonra vücutta görülen 11 değişim

Eşi sigara içenlerde kalp hastalığı riski iki kat daha yüksek!

Merdiven çıkarken nefesiniz mi kesiliyor? Sabahları uyandığınızda bile ağzınızda acı bir tat mı hissediyorsunuz? Bu sorunların nedeni açık. Tüm bunların sebebi; sigara. Sigara, uzun vadede sağlığınıza zarar verirken, fiziksel olarak da sizi zorlar.

Peki sigarayı bırakma konusunda ne düşünüyorsunuz? Sigara içenler için bağımlılıktan kurtulmak çok güç olabilir. Tiryakilerin önemli bir kısmı, hayatlarında en az bir kere sigarayı bırakmayı dener ancak bir süre sonra yeniden başlar.

Sigarayı bırakmaktan çok bırakmaya karar verme aşaması zorlu. Bağımlılar sigarayı bıraktıklarında yaşayacakları yoksunluk döneminden endişe eder. Ancak bu yoksunluk ömür boyu devam eden bir süreç değil.

Kararlı olunduğunda yoksunluk belirtilerin üstesinden gelmek çok daha kolay hala gelir. Sigarayı bırakmada birinci kural; günlük koşullar nasıl olursa olsun bıraktıktan sonra bir tane bile yakmamak. Çünkü bu davranış anıları, tadını ve kişiye verdiği hissi beynin yeniden hissetmesine neden olur.

Sıklıkla sigarayı bıraktıktan sonra ara ara bir tane içenler bir süre sonra yeniden başlar.

Sigara birçok önemli hastalığın nedeni

Sigara; kanser, kalp ve akciğer hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorununun başlıca nedenlerinden biri. Dünyada her yıl 5 milyon kişi ve Türkiye’de 100 binden fazla kişi yani ölen her 4 kişiden biri, tütün kullanımına bağlı nedenlerden hayatını kaybediyor.

Bu sayının 2030 yılında 240 bine ulaşılacağı tahmin ediliyor. Erkeklerde tüm kanser türlerine bağlı ölümlerin yüzde 35’i, kadınlarda ise yüzde 15’inin nedeni sigara. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin ise yüzde 90’ının temelinde sigara yatıyor.

Özellikle sigara ile doğrudan ilişkili olan akciğer kanseri, kanser nedenli ölüm oranında birinci sırada yer alıyor. Kronik bronşit ve amfizem gibi nefes darlığı yapan solunum sistemi hastalıklarının en önemli nedeni de yine sigara. Bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin oranı, hiç içmeyenlere göre 40 kat fazla.

Ayrıca sigara; kan dolaşımı ve damarlar üzerine etkileri nedeniyle beyin damarı hastalıkları ve felç olma riskini artırır, bacak kangrenlerine neden olabilir.

Sigara hangi hastalıkların oluşum riskini artırır?

Sigara bağımlılığı ve birçok kanser türü arasında doğrudan bir ilişki bulunuyor.

Sigara; akciğer bağımlılığı başta olmak üzere, gırtlak, prostat, diş eti ağız, mesane, yemek borusu, dil, pankreas, bademcik ve rahim ağzı kanserlerinin oluşum riskini artırır.

Ayrıca; erkeklerde iktidarsızlık, felç, ülser, kronik bronşit, bacak damar hastalıkları, kalp krizi, kadınlarda kısırlık ve KOAH gibi hastalıklara da yol açar.

Doğmadan sigara içen bebekler!

Sigara aynı zamanda hamile kadınlarda düşük ve erken doğum riskini artırır, bebeklerin düşük kiloda doğmasına neden olur ve bebeklerde ani ölüm riskini 6 kat artırır. Yine hamilelik döneminde sigara içen annelerin bebeklerinin zeka düzeyi düşük olabilir ve davranış bozuklukları görülebilir.

35 yaşından önce sigarayı bırakanlarda erken ölüm riski hemen hemen yok olur. Sigara içenlerin akciğer kanseri olma riskleri; süresine ve ne kadar içtiklerine bağlı olarak değişir. 20 yıldan fazla sigara içenlerde risk çok fazla. 20 yılın üzerinde sigara içenlerde ise risk hiç içmeyenlerin seviyesine inemiyor. Fakat bunun üzerine eklenecek her yıl riskin boyutlarını artırır.

Sigarayı bırakma evresinde vücutta meydana gelen değişiklikler neler?

  • 20 dakika sonra, kan basıncı ve nabız normale döner, el ve ayak dolaşımı düzelir.
  • 8 saat sonra, kan oksijen düzeyi normale döner, kalp krizi geçirme riski azalır.
  • 24 saat sonra, vücut karbonmonksitten arınır.

  • 48 saat sonra, kandaki nikotin düzeyi azalır, tat ve koku duyusu artar, peptik ülserli hastaların tedaviye verdikleri cevap artar.
  • 72 saat sonra, hava yollarının gevşemesi sonucu nefes alıp verme rahatlar, solunum yolları fonksiyon görmeye başladığı için sekresyon miktarı artar, hava yolları kendi kendini temizlemeye çalışır.

    Enerji düzeyi artar.

  • 2-12 hafta sonra, tüm vücuttaki dolaşım düzelir, solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riski azalır, yürürken yorulma ve tıkanma daha az görülür.

  • 3-9 ay sonra, öksürük, kısa aralıklarla nefes alıp verme ve wheezing yani hırıltılı ya da ıslık sesli soluk alıp verme gibi solunum yolu problemleri düzelir, akciğer fonksiyonları yüzde 5-10 oranında artar.
  • 12 ay sonra, koroner kalp hastalığı riski yarı yarıya azalır.

  • 12-36 ay sonra, mesane kanseri riski yüzde 50 azalır.
  • 5 yıl sonra, kalp krizi geçirme riski, yemek borusu ve ağız boşluğu kanserleri riski yüzde 50 azalır.
  • 10-15 yıl sonra, kalp krizi geçirme riski hiç içmeyenlerle aynı seviyeye iner, akciğer kanseri riski sigara içenlere göre yüzde 50 azalır.

Sigarayı bırakmak sosyal hayatı da olumlu etkiler

Genel sağlık açısından meydana gelen düzelmelerin yanında sigarayı bırakmanın sosyal hayatta da olumlu değişiklere neden olur. Öncelikle yiyeceklerden alınan tat artar, koku duyusu gelişir. Sigaraya sürekli olarak ödenen bedel ortadan kalkar.

Ev, araba gibi kapalı ortamlarda solunan hava daha temiz hale gelir. Aile içinde bebek ve çocukların sigaradan olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmiş olur. Sigarayı bırakmak cinsel hayatı da olumlu yönde etkiler.

Bununla birlikte bağımlılığın verdiği yoksunluk anları, endişe ortadan kaybolur ve kişi kendisini fiziksel olarak çok daha zinde hisseder.

Sigarayı bırakmada yeni tedavi yolları

Sigarayı bırakmada ilk adın karar vermek ve iradeli olmak. Ancak uzun süren bu bağımlılıktan kurtulmak için yardım almak gerekli olabilir. Sigarayı bırakma aşamasında çeşitli tedavi yolları bulunur. İlaç tedavisi ve replasman tedavileri yardımcı yollar arasında.

İlaç tedavisi: Bazı insanlar, bağımlılığın yanı sıra genetik olarak da yatkın oldukları için sigarayı daha zor bırakır. İlaç, beyindeki içme isteğini azaltır. Bu ilaçlar sigarayı bırakmakta zorlanan kişilerde kullanılabilir.

Replasman tedavileri: Nikotin maddesi, kişiye nikotin bantlarıyla dışarıdan verilir. Nikotin sakızları, hatta nikotin spreyleri de bulunur. Sigara ağızlıkları, yani nefesle çekilen mentollü ağızlıklar da bulunur.

Ancak bu nikotin bantlarının her gün değiştirilmesi ve geceleri çıkarılması gerekir. Bu bantların da dozları bulunur. Bağımlılık düzeyi çok yüksekse, en yüksek dozdan başlanır. Bu yöntem, ilaca ek olarak da uygulanabilir.

Etkinlik sağlanması için kombine tedaviler önerilir.

Sigarayı bırakma konusunda çok zorlanan kişiler için ilaç, nikotin bandı ve nikotin sakızı bir arada uygulanabilir. Ancak bu tedavilerin doktor kontrolünde uygulanması gerekir. Aksi halde kontrolsüz kullanımda sağlık açısından zararlı sonuçlar doğurabilir.

Video: Sigarayı bıraktıktan sonra vücutta görülen değişimler

İlginizi çekebilir

Sigarayı bırakmada en etkili 4 yol

Pasif içici olmak neden daha zararlı?

Sigarayı bırakma tedavilerinin yan etkileri var mı?

Sosyal sigara bağımlısı mısınız?

Sigarayı bırakmaya karar verdiyseniz…

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/hayat/bilgi/sigarayi-biraktiktan-sonra-vucutta-gorulen-11-degisim

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.