Fıtığa Yol Açan Hareketler

Boyun Fıtığı Belirtileri ve Tedavisi Hakkında Her Şey!

Fıtığa Yol Açan Hareketler

Masa başında, bilgisayar karşısında uzun saatler geçiriyor; spor yapmıyorsanız ya da genetik olarak kaslarınız zayıfsa “Boyun Fıtığı” için risk grubundasınız demektir.

Saatlerce bilgisayar karşısında çalışmak ve hareketsizlik sonucu ortaya çıkabilen boyun fıtığı, pek çok kişinin yaşam kalitesini etkiliyor. Ancak beyin ve sinir cerrahisindeki yeni yöntemler, teşhis ve tedavi süreçlerini kısaltarak, yaşam kalitesinin yükseltilmesine yardımcı oluyor.

Memorial Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü uzmanları, yürüme zorluğuna dahi yol açabilen boyun fıtığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Boyun Fıtığı Nedir?

Omurga, dikey yönde etki yapan vücut ağırlığı ve dış kuvvetlere karşı koymanın yanında, hareket fonksiyonunu da yürütmek durumundadır. Bu yüzden sabit kalmak ve hareketli olmak gibi çatışan iki özelliğe sahip olmalıdır. Bu ikili özellik, omurganın bölümlü yapısı ve omurlar arasındaki diskler tarafından sağlanır.

Diskler dikey yönde, yana eğilme ve dönme sırasında uygulanan kuvvetleri emerler. İnsanoğlunun iki ayak üzerindeki duruşu da disk üzerine yansıyan kuvvetleri artırır. Sonuç olarak omurlar arasındaki diskler yaşla belirginleşmek üzere yıpranmaktadır. Yük emme yetenekleri ve dayanıklılıkları azalır, fıtıklaşma gelişebilir.

Boynun fazla ağırlık taşımamasına rağmen hareketli yapısı nedeniyle bozulması ve disk fıtığı görülme riski yüksektir. Boyun bölgesinde her omur, cismi hizasından çıkan sinirlerde kola ve sırta yayılarak, bu bölgelerin duyu ve hareketini sağlar.

Omurgalar arasındaki disk dokusunun jelatin kıvamındaki iç kısmının, daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığı ortaya çıkar.

Boyun Fıtığı Belirtileri

Boyun fıtığı, omurilik ve sinir köklerini etkileyen, en sık hayatın 30- 40’lı yaşlarında hastalıktır. Boyun fıtığının belirtileri fıtığın yerine, hastalığın süresine ve ciddiyetine bağlı olarak değişkenlik gösterir. En sık karşılaşılan boyun fıtığı belirtileri ise şöyledir;

  • Tek taraflı, kola doğru yayılan bir ağrı,
  • Parmak uçlarına kadar yayılır ve uyuşma ile beraber seyreden ağrı.
  • Ağrı ile birlikte yayıldığı kolda kuvvet kaybı.
  • Ele alınan cisimleri düşürmek
  • Yürüme güçlüğü ve dengesizlik

Boyun fıtığı, akut ve kronik olarak iki döneme ayrılabilir.

Akut dönemde: nukleus pulpozus’un fıtıklaşması veya serbest olarak dışarı çıkması durumu söz konusu iken, kronik dönemde kemikte gagalaşmaların oluşumu (osteofit) veya genel olarak omurga sistemini oluşturan yapıların yaygın dejenerasyonu ile servikal spondilozis adı verilen bir tablo söz konusudur. Akut boyun disk fıtıklaşmalarında; tek yanlı, kürek kemiğine, göğse üst ekstremiteye yayılan ağrılar hissedilebilir. Ağrı, öksürük, ıkınma ve hapşırma ile artabilir.

Ağrı ve uyuşukluğun sıklaşması ve belirli sürede yatak istirahati ile geçmemesi durumunda mutlaka bir beyin ve sinir cerrahına başvurulması gerekir.

Boyun Fıtığı Nedenleri

Boyun fıtığının oluşması pek çok nedene bağlı olmakla birlikte boyun, bele göre daha narin bir yapıda olduğundan, boyundaki deformasyonlar daha erken yaşlarda başlayabilir.

Sürekli aynı noktaya bakmak, boynu uzun süre aynı noktada tutmak, bilgisayar ya da televizyon karşısında uzun süre geçirmek, soğuk klima ısısına maruz kalmak ve egzersiz yapmamak başlıca boyun fıtığı nedenleri arasındadır.

Boyun fıtığı bazı kişilerde yapısal özelliklere bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Genellikle ince, narin ve uzun boyunlu insanlarda boyun fıtığı, kısa boyunlu insanlara oranda daha çok görülmektedir. Bu tip insanların kas yapıları daha zayıftır ve çevresel faktörler ile yaşam biçiminden çok daha kolay etkilenir.

Boynun kötü kullanımı da söz konusuysa, bu kişiler daha yüksek oranda boyun fıtığı riski altındadır. Kısa boyunlu ve basık kafa yapısına sahip olan kişilerde ise boyun fıtığının görülme oranı çok daha düşüktür. 

Sigara kullanmak da boyun fıtığı riskini artıran nedenler arasındadır. Özellikle genç yaşlarda sigaraya başlayanlarda, boyun yapısı çok kısa sürede bozulmaktadır.

Sigara, akciğer kanserine genellikle 20 yıl gibi uzun bir dönemde neden olurken, sigara içen kişilerde ilk 5 yıl içinde boyun fıtığı vakalarına rastlanmaktadır. Genetik faktörler de boyun fıtığı üzerinde etkilidir.

Eğer kişinin ailesinde boyun fıtığı vakaları varsa, fıtık olma riski de artmaktadır.

Uygunsuz çalışma ve uyuma pozisyonları boyun fıtığının oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Oturur vaziyette uyuyakalmak, önemli bir boyun fıtığı faktörüdür. Bu tür alışkınlığı olan kişilerde boyun yastığı kullanılması gereklidir.

Gece uykusunda en az 6-8 saat vakit geçirildiği için boynu destekleyen ve boyun boşluğunu dolduran ortopedik yastıklar kullanılmalıdır. Yanlış bir uyuma pozisyonunda geçirilen süre, boyun fıtığına yakalanma riskini artırmaktadır.

   

Boyun fıtığı için risk faktörleri; 

  • Trafik kazası, travma geçirmek, şoförlük, bankacılık gibi mesleklerde çalışmak,
  • Boyunun yanlış hareketleri ve yanlış pozisyonları,
  • Boyun kaslarında zayıflık,
  • Yanlış duruş, psikolojik stres, yorgunluk
  • Uzun süreli bilgisayar kullanımı
  • Profesyonel olmayan masaj
  • Ev işleri, dikiş nakış, temizlik, perde asma, silme gibi aktiviteler boyun ağrılarını artıran faktörlerdir. Bu yüzden kadınlarda boyun ağrılarının görülme sıklığı daha fazladır.

Boyun Fıtığı Tanısı

Boyun fıtığı tanısında hastanın detaylı öyküsü ve fiziksel muayenenin önemi çok büyüktür ve sadece bunlarla tanı koymak bile mümkündür.

Ama görüntüleme teknikleri ile de boyun fıtığının varlığını teyit etmek ve seviyesini saptamak gereklidir.

Boyun fıtığında kesin tanının koyulabilmesi için ayrıntılı nörolojik muayene, uygun radyolojik incelemeler ve gerekli olan durumlarda uygulanan sinir elektrosu tetkiki (EMG) yeterlidir.

Yapılan muayene ile sinir tahribatına ait bulgular yoksa hastaya mutlak yatak istirahati, ağrı kesici kullanımı ve fizik tedavi önerilmektedir. Ancak sinir tahribatına ait bulguların mevcudiyetinde ve diğer tedavi yöntemlerinin başarısız kaldığı durumlarda cerrahi uygulanır.

Boyun Fıtığı Tedavisi

Boyun fıtığı tedavisi eğer hastalık hafif şiddette ise istirahat, stresten uzak bir yaşam, ağrı kesici ilaçlar ve fizik tedavi ile yapılır. Ancak boyun ve kol ağrıları ilaç ve fizik tedaviye rağmen geçmiyorsa, hastaların kollarında uyuşukluk, kuvvet azlığı varsa hasta ameliyatla tedavi edilmesi gerekebilir.

Günümüzde boyun fıtığı ameliyatları daha başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Uykuları kaçırabilen ve yaşam kalitesini düşüren boyun fıtığının, mikrocerrahi yöntemi ile tedavisi mümkündür.

Mikrocerrahi yöntemiyle hastada mevcut şikayetler ortadan, kaldırılmaya ve ağrıdan dolayı düşmüş olan yaşam kalitesi de yükseltilmeye çalışılır.

Boyun Fıtığı Ameliyatı

Boyun fıtığı ameliyatının amacı; omurilik ve buradan çıkan sinirlerin sıkışıklığını giderirken, birçok anatomik yapıyı ve boyun omurgasının yük taşıyabilme ve hareket edebilme fonksiyonunu korumaktır. Geleneksel cerrahi yöntemler, geniş alanda normal doku tahribatına neden olur.

Böylece omurilik ve sinir dokusu rahatlatılmakla beraber, omurganın fonksiyonunun bozulmasına yol açar. Sonuçta hastaya ek olarak kafes, plak, vida gibi materyallerle ameliyat yapılması zorunlu hale gelebilir.

Omurganın fıtık seviyesindeki bölümünü hareketsiz hale getiren bu ameliyat tekniğinin; süresinin uzun olması, fazla miktarda kan kaybı ve ameliyat sonrası ağrılı ve uzun iyileşme süreci, yüksek oranda başarısızlık, uzun vadede diğer disklerde fıtıklaşmalara yol açması bu yöntemlerin dezavantajıdır.

Diğer yandan hareketli bölümü koruma amacıyla geliştirilen disk protezi de istenilen sonuçlara ulaşılmasını sağlayamamıştır. Uzun dönemde protezlerin hareket kabiliyetini kaybettikleri izlenmektedir.

MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ İLE MAKSİMUM HASTA KONFORU

Radyolojik görüntüleme yöntemlerindeki (MR) gelişmeler boyun fıtığına yol açan yumuşak ve kemik dokuların ayrıntılı tespitinde faydalıdır. Mikrocerrahi yönteminde 1,5 cm.lik cilt kesisi yapılır. Doğal doku planları kullanılarak disk mesafesine girilerek omurilik ve sinir dokuları rahatlatılır.

Omurganın yük taşıyabilme ve hareket edebilme gücü bozulmadığı için hasta ameliyattan bir gün sonra yürütülür ve taburcu edilir. Hastanın boyunluk kullanmasına gerek kalmaz. Dikiş yoktur ve işlemden 2 gün sonra pansuman çıkarılıp banyo yapılabilir. Ameliyat sonrası hasta oturabilir, yürüyebilir ve merdiven inip çıkabilir.

Ameliyattan 2 hafta sonra da egzersiz programı başlatılır. Bu “minimal invaziv cerrahi” yani girişimsel yöntemle boyun fıtığı ameliyatlarında alınan sonuçlar son derece yüz güldürücüdür.

Bu ameliyat tekniği hastaların çok korktukları diğer ameliyat tekniklerine oranla; kanamanın olmaması, çok kısa sürede sosyal yaşantıya dönüş imkanı sağlaması ve ameliyat konforu nedeni ile özelikle önerilmektedir.

Boyun Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Boyun fıtığının cerrahi yöntemle iyileşme oranı son yıllarda oldukça yükselmiştir. Hasta medikal tedaviden yarar görmüyor ve felç durumu riski ile karşı karşıyaysa, cerrahi müdahale uygulanmaktadır.

Cerrahi müdahale sonrası ise hastanın aynı noktadan tekrar boyun fıtığı olma oranı ise son derece düşüktür. Ameliyatlar artık çok büyük kesilerle yapılmamakta, mikroskobik ve endoskopik yöntemlerle boyunun sağ tarafından girilerek uygulanan, 1-1.

5 saatlik ameliyatlar sonrası hasta 10 gün içinde normal yaşantısına geri dönmektedir. 

Boyu fıtığı ameliyatı olan hastaların 10 gün sonra normal aktivitelere dönebilmeleri bazı noktalara dikkat etmeleri gerekmektedir. Bunlar;

  • Taburcu olduktan sonraki ilk yedi gün içerisinde, hastanede olduğu gibi yatak istirahatine devam edilmelidir.
  • Günde sadece 6-7 kez (tuvalet ve yemek ihtiyacı için) kalkılmalı, bunun dışında yatılmalıdır. Yataktan kalkma ve yatağa yatma hareketlerinin öğretilen biçimde olmasına dikkat edilmelidir.
  • Yatak ve yatış biçimi: Yatak hastaya uygun ortopedik bin yatak olmalıdır. Sırt üstü ve/veya yan yatılıp, dönülebilir. Ortopedik bir yastık kullanılmalıdır. Yataktan kalkarken öğretildiği şekilde koldan destek alarak önce oturmak sonra ayağa kalkmak esastır.
  • Oturma: İkinci haftadan sonra dik olarak oturulabilir. Alçak, yumuşak koltuk ya da kanepelere gömülerek oturulmamalıdır.
  • Tuvalet: İlk hafta tuvalet ihtiyacı klozete oturularak giderilmelidir.
  • Banyo: Hastaneden taburcu olduktan sonraki 1’inci gün yara hattı su geçirmez şekilde kapatıldığından banyo almakta bir sakınca yoktur. Yara 1’inci haftada doktor gördükten sonra açık bırakıldığı halde hasta banyo yapabilir.
  • Yürüyüş: Taburcu olduktan 1 hafta sonra arttırılarak her gün yapılmalıdır.
  • Ameliyat yeri̇: Ameliyat yerinde karıncalanma uyuşukluk veya sertlik hissi olabilir. Hareketle, öksürmekle dikişlerin açılması söz konusu değildir. Yara yerinden dikiş̧ alınmayacaktır. Yara yerinden herhangi bir akıntı olduğunda kısa sürede doktora başvurulmalıdır.
  • Sigara ve alkol: Sağlığa zararlı olan maddelerin kullanılmaması gerekmektedir. Bunlar fıtık oluşumunda etkili olur. Yara iyileşmesini geciktirme gibi olumsuz bir etkileri de vardır.
  • Cinsel yaşam: Bir hafta süre ile cinsel aktivitenin kısıtlı olmasına dikkat edilmelidir.
  • Otomobil kullanma: Birinci haftadan sonra kısa mesafelerde araba kullanılabilir.
  • Diyet: Kilo almamak hem omurganın hem de genel sağlık için gereklidir. Bu nedenle hastanın durumuna uygun diyet düzeninin hastaneden çıkmadan programlaması gerekirse diyet bölümünden yardım istenmesi gerekmektedir.
  • İlaçlar: Hastaya taburculuğu esnasında verilen ilaçlar 1 hafta süre ile kullanılmalıdır.
  • Boyun ameliyatı sonrası dikkat etmeniz gerekenleriayrıntılı şekilde inceleyebilirsiniz.

Boyun Sağlığı İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Boyun sağlığının korunması için gün içinde uyulması için gereken kurallar ve egzersizler önemlidir.

  • Bakılan kişi, cisim ya da objeye cepheden baş-boyun ve gövde aynı düzlem üstünde olacak şekilde dönülmelidir.
  • Uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınılmalıdır. Oturma ve ayakta kalma süresi 45 dakikayı geçmemelidir. Maksimum 45 dakikada bir pozisyon değiştirmek ihmal edilmemelidir.
  • Yüz üstü yatmak yerine yan yatmak tercih edilmelidir. Ortopedik yastık kullanmak önemlidir. Kuş tüyü elyaf gibi maddelerden yapılmış yastıklar boyun sağlığı için uygun değildir.
  • Okuma sırasında boynu öne doğru ileri derecede bükmek boyun sağlığı açısından uygun değildir. Uzun süreli okumada boynu bükerek değil, kitap yüksekliğini uygun bir seviyede ayarlayarak ve göz hareketleri ile okuma yapılmalıdır. Bunun için açılı kitap destekleri kullanmak faydalı olur.
  • Özellikle bilgisayar kullanırken ekran göz hizasında olmalı ve ekrana gövde ile yönlenmiş olarak bakılmalıdır.
  • Boyun rüzgârdan, soğuktan, direk boyna vuran klima akımlarından korunmalıdır. Banyo ve yüzme sonrasında ıslak kalmamaya dikkat edilmelidir.

Boyun Fıtığına İyi Gelen Egzersizler

Boyun fıtığından korunmak için boyun fıtığına iyi gelen egzersizleri düzenli olarak yapmakta fayda vardır. Özellikle boyun fıtığı risk grubunda iseniz mutlaka düzenli egzersiz hayatınızın bir parçası olmalıdır. Genelde boynu sağa sola bükmeden, boyun adalesini güçlendiren egzersizler, boyun fıtığına yakalanma riskini azalmaktadır.

İzometrik denilen elin; alnın ortası, şakak ve enseye konularak itilmesi şeklinde yapılan ve her bir itmede 10’a kadar sayılan egzersizler, boyun kaslarını güçlendirmektedir. Önerilen bu hareketler, günde en az 2 ya da 3 kez yapılarak bir yaşam tarzı haline getirilmelidir. Kişi, gün içinde 5 dakikayı kendine ayırarak boyun fıtığı riskinden korunabilir.

Bunun yanında; boyun fıtığına yakalanma riski olanlar, bilinçli ve düzenli olarak yüzerek bu riski azaltabilir. Yüzme boyun yapısının bozulmasını engelleyen önemli bir faktördür. Masa başında çalışan kişiler ise sırt ve bel desteği olan sandalyeler kullanmalıdır.

Mümkün olduğu kadar klimalardan uzak durulmalı ve bilgisayarlar göz hizasında olacak şekilde çalışılmalıdır. 

Güncellenme Tarihi: 15 Kasım 2017Yayınlanma Tarihi: 14 Kasım 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/boyun-fitigi/

Bel Fıtığı Nedir? Bel Fıtığı Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Fıtığa Yol Açan Hareketler

Bel Fıtığı Belirtileri. Bel Fıtığı Nedir? Bel fıtığı bel omurları arasındaki süspansiyon vazifesi gören kıkırdak dokunun farklı nedenlerle  yırtılarak omurilikten çıkan ve kalçaya, bacağa dağılan sinire baskı yapmasıdır. Bel fıtığının meydana gelmesindeki en önemli sebep vücudun yanlış kullanılmasıdır.

18 yaşından küçüklerde çok önemli bir kaza olmadığı takdirde bel fıtığı görülmez. Fakat 30 yaşından sonra kıkırdaklar bozulmaya başlar.

50 yaşından itibarense tüm kıkırdaklarda bozulma kaçınılmaz olur. Kıkırdağın bozulması suyunu kaybetmesi ve yüke karşı koyamaması anlamına gelir.

Bu yüzden önemsiz sayılabilecek yüklenmelerde bile yırtıklar meydana gelir ve kıkırdağın kırılganlığı fazlalaşır.

Bel Fıtığı Nedenleri

Ağır kaldırmak, travma, uzun müddet aynı pozisyonda çalışmak, yüksekten düşme, kilo fazlalığı, çok doğum yapmak, düzenli egzersiz ve spor yapılmaması ve kalıtsal faktörler fıtığa yol açabilir.

Bel Fıtığı Belirtileri

• Bel fıtığı omurlar arasındaki disklerin bir sebepten ötürü bozulması veya yaş nedeniyle dejenere olup, özelliğini yitirerek balonlaşması ve bu balonlaşma neticesinde balonların yönüne göre farklı klinik şikayetler göstermesidir.

• Bel ağrısı, kalçaya, bir ya da iki bacağa yayılan ağrı, yürüme zorluğu, ayaklarda uyuşmalar ve güçsüzlük bel fıtığının belirtileri arasındadır.

• Her bel ağrısı bel fıtığı anlamına gelmez. Belde hissedilen ağrılar farklı sebeplere bağlı olarak meydana gelebilir. Belde ağrıya yol açan çok sayıda neden vardır.

Bel ağrılarının yalnızca  %5i bel fıtığı sebebiyle meydana gelen ağrılardır.

Bel ağrılarının %95’i duruş bozuklukları, bel kaymaları, omurganın denge bozuklukları, kireçlenme, bazı romatolojik rahatsızlıklar ve kas spazmları gibi sebeplerden ötürü görülür.

• Bel fıtığında ağrı çoğunlukla hareket edildiğinde ve ayağa kalkıldığı zaman artar. Genellikle bacağa arkadan ya da önden vuran bir biçimdedir.

Bel Fıtığı İçin Hangi Bölüme Gidilmeli?

Ağrının bel kaynaklı olduğu saptanmışsa bel ağrılarıyla uğraşan bir uzmana gidilmesi gerekir. Bunlar ağrı klinikleri, ortopedi-travmatoloji servisi ve nöroloji servisleridir.

Bel Fıtığı Tedavi Yöntemleri

• Manyetik rezonans, bilgisayarlı tomografi gibi yeni görüntüleme tekniklerinin kullanımı bel fıtığının doğru teşhis edilmesine ve doğru tedavinin uygulanmasına önemli katkılar sağlamıştır.

• Uzmanlar bel fıtığının tedavisinde fizik tedaviden ameliyata kadar çeşitli yöntemler olsa da sadece %15’inde cerrahi yönteme başvurulması gerektiğini belirtiyorlar. Ancak bel fıtığının tedavisinde cerrahinin yerinin sadece %1 ile % 3 oranında olduğunu belirten uzmanlar da var. Tedavi yöntemleri konusunda da farklı görüşler mevcut.

• Yalnızca bel ve bacak ağrısı varsa herhangi bir uyuşukluk, hareket kısıtlılığı ve güç kaybı yoksa bel fıtığı başlangıç aşamasındadır. Bu durumda hastaya kas gevşeticilerin verilmesi, yatak istirahatı ve belini zorlayacak hareketlerden kaçınması tavsiye edilir.

• Bel fıtığı ilerlediyse, istirahata ve kas gevşetici ilaçların kullanımına rağmen hastanın yakınmaları sürüyorsa fizik tedavi uygulanabilir.

• Yapılan tedavilere rağmen ağrılar geçmemişse nükleoplasti metodu uygulanabilir. Bu yöntem ileri aşamaya ulaşmamış bel fıtıklarında, fıtıklaşmış diske röntgen altında bir iğneyle girilerek radyofrekans dalgalarıyla diskin ısıtılması, diskin içindeki sinirlerin harap edilmesi ve diskin içinde boşluklar açarak fıtığın çökmesi temeline dayanır.

• Fizik tedavi uygulanmasına karşın ağrılar sürüyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta incelme, idrar tutamama, şiddetli ağrılar varsa ya da MR’da diskten bir parça koptuğu saptanırsa  cerrahi müdahale (Mikrodiskektomi) yapılır.

• Meydana gelen bel sorunlarının yarısında kıkırdağın sert kısmı yırtılır ve içindeki yumuşak kısım çıkıp ordaki sinirlere baskı yapar. İlaç tedavisi ve istirahat tedavisi gibi uygulamalardan sonuç alınamıyorsa klasik bel fıtığı ameliyatı yapılır. İkinci sorun ise diskin bozulmasıyla oluşan ağrılardır.

Bu durumda kıkıkırdak yapısı bozulduğu için biraz yayılır ve sinire basar. Fakat bu da bazen bel fıtığı olarak kabul edilip hastaya fıtık ameliyatı yapılmaktadır. Ameliyata rağmen hastanın ağrıları da devam ettiği için hasta mutsuz olmaktadır.

Uzmanlar bu durumda fıtık ameliyatı değil füzyon ameliyatı yapılması gerektiğini belirtiyorlar.

Bel fıtığı ameliyatı 3 değişik yöntemle yapılmaktadır;

• Açık cerrahi,

• Mikrocerrahi/ mikroendoskopik cerrahi

• Tam kapalı endoskopik cerrahi.

Her üç uygulamada da ameliyat edilen hastalarda ameliyat sonrasında yaklaşık %5 oranında ameliyat mesafesinde nüks olduğu ifade edilmektedir. Nüks eden vakaların %90’ı ilk 6 ayda nüksetmektedir.

Cerrahi yöntem bacağa ya da sinirlere basan diskin o kısmının çıkarılması esasına dayanır. Omurların üzerinde sinire ulaşmak için küçük bir pencere açılıp, sinirin üstüne basan kısmın çıkarılması ve sinirin bu konuda rahatlatılması hedeflenir.

Kapalı Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı (KEBFA) : Artroskopik bel fıtığı ameliyatı olarak da adlandırılmaktadır. Yöntemin bel fıtığı olan her hastaya uygulanabildiği belirtilmektedir. Ancak omur kayması sebebiyle vida ve plaklayla dolaşan veya kanal genişletme ameliyatı gerektiren kişilere uygulanmamaktadır.

Ameliyatın yapılabilmesi için özel endoskopik cerrahi aletler ve uygulayacak cerrahın uluslararası sertifika sahibi olması gerekir. Ameliyat 0.5 santimlik bir kesiden yapılmakta. Kas ve kemik dokularda herhangi bir uygulama yapılmadığı için ameliyat sonrası erken dönemde bel ağrısının olmadığı ve hastanın aynı gün taburcu olabileceği bu yöntemi uygulayan uzmanlar tarafından belirtiliyor.

Spinal Enjeksiyon: Omuriliğin yanına veya kuyruk sokumundan girilerek yapılan iğnelerdir. Bel ve boyun fıtıklarında etkili olduğu belirtiliyor. Lezyonun olduğu alanda ödemin, iltihabın çözülmesini sağlıyor ve şikayeti azaltıyor. Bu yöntem hastalık omuriliği etkilemişse, iki siniri tutmuşsa yapılıyor.

Bel Fıtığında Ozon Tedavisi: Majör uygulamada hastadan alınan 100 cc kan özel bir alette işlemden geçirilerek yeniden  vücuda verilir. Küçük uygulamada ise ozon gazı enjeksiyonla ağrının olduğu yere enjekte edilir. Ozon tedavisinin 10-15 seans uygulanması gerekir.

Ozon serbest oksijen radikallerin oluşumunu önler. Disk mekanik olarak büzüşür. Diskin küçülmesi sinirlerin basıdan kurtulmasına ve sinirlerin serbestleşmesine yol açar. Ozon antienflamatuvar ve kas gevşetici özelliğiyle sinir kökü üzerindeki baskıyı azaltarak ağrıyı keser. Bel fıtığında bel etrafındaki kaslara, sinir kökleri çevresine ya da disk içine ozon uygulaması yapılabilmektedir.

Manipülatif Tedavi: Omurgadaki küçük eklemler kilitlendiğinde açılması gerekir. Manipülatif tedavi kilitlenen noktaların belirli ve uzman tarafından yapılan el hareketleriyle açılmasına yönelik uygulamadır.  (Sadece uzman kişiler tarafından yapılabilir aksi takdirde  ciddi sonuçlara yol açabilir)

Akupunktur: Asıl tedavinin yanında destek tedavisi olarak uygulanabilir. Akupunktur uygulamasının ağrıyı kesici ve azaltıcı vardır.

Bel fıtığının tedavisinde önce istirahat ve ilaç tedavisi sonra fizik tedavi, ağrı klinikleri gündeme gelmelidir. Bu uygulamalarla iyileşme olasılığı yüksektir. Ancak hiçbirinden sonuç alınamamışsa ve kişinin yaşam kalitesi düşmüşse bu durumda ameliyat seçeneği çözüm olarak düşünülmelidir. İkinci bir doktora danışmak da daha sağlıklı bir karar verilmesi açısından faydalı olabilir.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/bel-fitigi-belirtileri

Vücut Geliştirme Sporu Yapanlar Bel Fıtığına Karşı Neler Yapmalı?

Fıtığa Yol Açan Hareketler

Haber güncelleme tarihi 28.07.2018 13:20

Fıtık, omurgadaki eklemlerin arasında yer alan dokuların zedelenmesi sonucu sinir sıkışması yaşanması durumdur. Sinirlerin sıkışması sonucunda ağrı ve his kaybı yaşanır. Fıtık rahatsızlığı genelde bel ve boyun bölgesinde görülür. Fazla ağır kaldırmak ve dengesiz hareket yapmak başlıca nedenleridir. 

Fıtık her zaman ağır kaldırıldığı zaman meydana gelmez. Omurgayı destekleyen kasların zayıflaması sonucu ayakkabınızı bağlarken dahi fıtık olabilirsiniz. Bunu önlemek için eklemlerin, kıkırdakların ve kasların kuvvetlendirilmesi gerekir. 

Yeni başlayanlar için ve daha önce egzersiz yapmamış olanlar için ağır kilolarda çalışmak fıtığa neden olabilir. Hafif kilolar kullanarak başlamak, tendonları ve eklemleri güçlendirdikten sonra ağır kilolar altına girmek fıtığı önlemek için etkili yöntem olacaktır. Antrenmanlarınızın ve yaşam kalitenizin bozulmaması için bu rahatsızlığa karşı her zaman dikkatli olmak önemlidir.

FITIK VE VÜCUT GELİŞTİRME

Önceden fıtık rahatsızlığı olan kişilerin vücut geliştirme yapamayacağı düşünülür. Aksine bu görüş yanlıştır. Fıtık rahatsızlığı geçiren kişilere fizik tedavi uzmanları belli başlı hareketler yapmalarını söyler. Bu hareketlerin amacı bel kaslarını güçlendirmektir.

Vücut geliştirme, vücuttaki bütün kasları çalıştırmayı ve geliştirmeyi hedefleyen bir spordur. Fıtığa karşı bel kasları, karın kasları ve sırt kaslarının kuvvetli olması gerekir. Bu kasların güçlenmesi ağrıların azalmasını sağlar ve günlük hayatı kolaylaştırır.

Belinde ya da boynunda fıtık rahatsızlığı olan kişilerin vücut geliştirme sporuna başlarken öncelikle küçük hedefleri olmalıdır. Başlangıçta bazı hareketleri yapmaktan uzak durmalı ve yavaş adımlarla ilerlemelidirler.

Spor salonundaki yetkili kişiye fıtık rahatsızlığı olduğunu belirtmeli ve gerekirse daha uzman kişilerin de yardımına başvurmalıdırlar.

Durumlarına uygun program ve hareketleri birlikte belirlemeli ve buna uygun biçimde çalışmalıdırlar.

BEL FITIĞINA FAYDALI EGZERSİZLER

Bel fıtığı rahatsızlığı olanların ağrılarını rahatlatacak ve kaslarını kuvvetlendirecek hareketlerden bazıları şunlardır:

1. BARFİKS

Sırt kaslarını ve ön kol kaslarını birlikte çalıştırır. Vücut ağırlığına dayalı bir hareket olduğundan yapılabilmesi için yeterli seviyede sırt kası gücüne sahip olmanız gereklidir.

 Hareketin yapılışında eller omuz genişliğinde açılmalı ve kartal tutuşu adı verilen avuç içleri ileriye bakacak şekilde kavranmalıdır. Hareket bu şekilde yapıldığı zaman sırt kaslarını etkili çalıştırır.

Enseye doğru yapılan şekli daha zordur ve sırt kaslarını daha çok zorlar. Barfiks çekemeyen kişinin tutunup ayaklarını sallaması dahi bel fıtığını rahatlatacaktır.

Alt bedeni serbest bırakan bu hareket ile omurga eklemlerinin arası açılacak ve sinirlere baskı yapan omurlar rahatlayacaktır. Bele ağırlık bağlayarak sallanmak daha faydalı olabilir. Hareketin bitiminde yere inerken dikkatli davranılmasına dikkat edilmelidir.

2. SUPERMAN HAREKETİ

Superman gibi uçma hareketinden esinlenilerek isimlendirilen bu hareket ile bel ve alt sırt kasları çalışır. Yüzüstü yere uzanılarak harekete başlanır.

Ardından ayaklar ve kolların yer ile teması kesilerek yere paralel olacak şekilde havaya kaldırılır ve uzatılır. Hareketi yaparken göğüs de yerden kesilmeye çalışılmalı ve sadece karın bölgesi yere temas etmelidir.

Birkaç saniye bu şekilde durup başlangıç pozisyonuna dönülmelidir. 

3. KÖPRÜ HAREKETİ

Bel kaslarını çalıştıran hareket köprüye benzer yapısıyla bu ismi almıştır. Hareketin yapılışı; yere sırt üstü uzanılarak dizler yukarı doğru kırılır ve ayak tabanları yere basacak şekilde harekete başlanır. Ayaklardan destek alınarak kalça ve belin yerden teması kesilir.

Sadece ense bölgesi omuzlardan destek alacak noktaya kadar kaldırılmaya devam edilir. Üst bacaklar ile karın ve üst gövde, düz bir çizgi oluşturduğu zaman tekrar başlangıç pozisyonuna dönülerek ilk tekrar sonlandırılır.

Hareket ile pelvis kasları da güçleneceği için aynı zamanda cinsel yaşamınıza olumlu etki yaratacaktır.

4. GÖĞÜSE ÇEKME

Bu makinenin mantığı barfiks çekerken kullanılan kanat ve sırt kaslarını çalıştırmaktır. Barfiks çekerken zorlanan kişilerin kaslarını geliştirebileceği makinelerden biridir.

Kendi ağırlığını kaldırabilecek seviyeye gelen kişilerin barfiks çekmesi ve ayaklarını sallandırması tavsiye edilir.

Barfiks seviyesinin üstündeki kişiler için sırt kaslarını güçlendiren bu hareket, belinize destek sağlayacak ve fıtık ağrılarının azalmasına yardımcı olacaktır.

5. SQUAT

Squat hareketi, öncelikle bacak ve kalçadaki kaslar olmak üzere karın, bel ve sırt kaslarını da çalıştırır. Bacaklardan sonra en çok kuvvetlendirdiği kaslar, karın ve bel kaslarıdır.

 Bu hareket, bacakların omuz genişliğinden biraz fazla açılması ve çömelip kalkılması ile yapılır. Başlangıç için kişinin kendi vücut ağırlığı yeterli olacaktır. Bir bacak önde olacak şekilde yapılan şekline Lunges adı verilir.

Bu şekilde uygulandığı zaman kalça kaslarını daha çok kuvvetlendirir. Kalçadaki kaslar bel kaslarını destekler.

BEL FITIĞI OLANLARIN UZAK DURMASI GEREKEN EGZERSİZLER

Belinde fıtık olan kişilerin başlangıç aşamasında kesinlikle uzak durması gereken hareketler şunlardır:

1. MEKİK VE CRUNCH

Göbek yağları ve karın kasları için mutlaka yapılması gereken hareket olarak belirtilen mekik, yapılan araştırmalar sonucunda anatomiye aykırı olan hareketler arasında gösterilmiştir.

Karın kaslarını inceleyen bilim insanları, bu kasların mekik hareketindeki gibi vücudun öne doğru eğilmesini değil aslında dik durmasını sağladığını ortaya çıkarmışlardır.

Omurganın arka arkaya eğilmesi temeline dayanan bu hareketler omurlar arasındaki disklere baskı uygulamakta ve sürekli tekrar edildiğinde zarar vermektedirler. Uzmanlara göre hareketin sıklığı ne kadar çok olursa disklerin ömrünü o kadar kısaltmaktadır.

Ellerin ensede tutularak yapıldığı mekik ise boyun omurlarına da zarar vermektedir. Bu nedenle mekik ve crunch hareketi ile vakit kaybedilmemeli ve karın kaslarını kuvvetlendirmek için squat gibi hareketler tercih edilmelidir.

2. DEADLIFT

Deadlift, fıtık sebebi hareketlerin başında gelmektedir. Yerdeki ağırlığı kaldırabilmek için bacaklara, ardından sırtı düzeltmek için bele büyük baskı uygular.

Bacak, bel, karın, sırt ve kolları çalıştırması onu vazgeçilmez hareketler arasında kılıyor olsa da yapılırken son derece dikkatli olunması gerekir. Aksi halde omurgaya zarar verecektir.

Alternatif olarak squat egzersizi öneriliyor olsa da deadlift hareketinin yaptığı etkiyi tek başına başka hareketin yapması mümkün değildir. Başlangıçta uzak durulmalı, ancak ilerleyen zamanlarda hafif ağırlıklar ile yapılarak bel kaslarının kuvvetlenmesi sağlanmalıdır.

3. KETTLEBELL SWING

Bu hareketin yapılışı; iki elinizle tuttuğunuz ağırlığı öne doğru savurarak kaldırmak temeline dayandığı için bel bölgesine ve omurgaya yüklenmeye neden olur. Ağırlık arttıkça omurgaya binen yük artar.

Bel, karın, bacak ve omuz kaslarını iyi çalıştıran egzersizler arasında olmasına rağmen dikkat edilmezse sakatlık yaratabilir. Hareket yapılırken bacaklara yüklenmek önemlidir. Bu şekilde bele binecek yük azaltılmış olur.

Bel fıtığı olanların kesinlikle uzak durması gereken egzersizlerden biridir.

4. BENT OVER ROW

Dambıl Row hareketine benzer şekilde yapılır. İki adet dambıl ile ya da halter çubuğu ve ağırlıkları ile yapılabilir. Hareketi yaparken dizler hafif kırık ve sırt 45 dereceden biraz fazla açıyla öne doğru vaziyet alınır.

Kollar aşağıda ağırlıkları tutacak, bel ve dizler sabit kalacak şekilde ağırlıklar karın boşluğuna doğru çekilir. Genelde halter çubuğu ile yapılanı tercih edilir. Bu hareket yapılırken vücudun duruşu itibarıyla bele binen yük miktarı fazla olur. Fıtığı olanlar için tehlidir.

 Belinde ve sırtında sorun olanlar için sehpa açısı ayarlandıktan sonra yüzüstü uzanılarak yapılması mümkündür.

5. OVERHEAD PRESS

Omuz kaslarını çok iyi çalıştıran bu hareket, ayakta ya da oturarak yapılabilir. Halter çubuğu omuz hizasına kadar indirilir ve kollar tam açılana kadar yukarıya doğru kaldırılır. Yavaşça geri indirilir.

Bu hareket kafanın önünde veya arkasında yapılabilir. Ellerde ağırlık olacağı ve bu ağırlık omuzların üzerinde olacağı için bele ve omurgaya baskı uygular.

Ağırlık altındaki bel bölgesi hareketi tekrar ederken zorlanabilir ve fıtık rahatsızlığının artmasına neden olabilir.

► Kas Yapan Besinler

► En İyi 5 Protein Tozu

► En İyi 5 Kilo Aldırıcı

► Dambıl Çeşitleri ve Modelleri

► Dambıl Setleri ve Fiyatları

► Yeni Başlayanlara Vücut Geliştirme Programları

► Orta Seviye Vücut Geliştirme Programı

► İleri Seviye Vücut Geliştirme Programı

► Hangi Alet Hangi Bölgeyi Çalıştırır?

► Fonksiyonel Antrenman Teknikleri

► Egzersizlerin Doğru Sıralaması

► Termojenik Yağ Yakıcılar

► İnsülinin ve Kas Yapımı

► Fitness Aletleri

► Sporcu Kürleri

► Ağırlık Çalışması Kaç Dakika Yapılmalı?

► Kas ve Vücut Yapan İlaçlar

► Antrenman Öncesi Beslenme

► En Etkili Supplement Markaları 

Источник: https://www.neoldu.com/vucut-gelistirme-bel-fitigi-15931h.htm

Bel Fıtığına Yol Açan Hareketler

Fıtığa Yol Açan Hareketler

Gün içinde farkında olmadan yaptığımız yanlış hareketler sonrasında bizlere birçok kronik rahatsızlık olarak geri dönebilir.

Vücudumuza yüklediğimiz yükün doğru dağılması omurganın aldığı pozisyona dikkat etmek gerekiyor.

Eğer siz de bu dikkat edilmesi gereken hareketlerin neler olduğunu öğrenmek istiyorsanız aşağıda yer alan bel fıtığına neden olan hareketler hakkındaki yazımızı okuyabilirsiniz.

İlgili Haber

Ayakkabılarımızı giyerken öne doğru eğilmek ve acele etmek belimize istenmeyen yüklerin binmesine neden oluyor.

Dizleri kırmaksızın belediye yük vererek öne doğru yere kadar eğilmek ve bu şekilde bağlama yapmaya çalışmak omurgada bulunan disklerdeki basıncın artmasına yol açıyor.

Bu hatalı davranışı bir alışkanlık haline getirmekse zaman içinde belin aşırı kullanımına bağlı fıtık nedenleri arasında yerini alıyor.

Doğru hareketse bir ayak öndeki bir basamakta dururken dizlerin öne doğru eğilirken bükülmesi şeklinde oluyor. Dizleri bir destek olarak kullanmak beldeki zedelenmeleri önlemeye yardımcı olacaktır.

Yatağa Uzanmak

Yatak içinde sürekli yanlış bir pozisyonda yatmak da en az hatalı hareketlilik kadar risklidir. Belin omurları arasındaki kıkırdak doku çok çabuk deforme olmaya müsaittir ve yanlış yatmaya bu durum daha da tehli bir hal alır. Bu durum bir alışkanlığa dönüştüğünde omurga disklerindeki çekirdek parçalanıp fıtık meydana getirir.

İlgili Haber

Yatağa aniden ve hızlı bir şekilde uzanmak yerine önce oturun ve sonrasında avuçları, dirsekleri, omuzla boynu yatağa yerleştirin. En son adım olarak ayaklarınızı da çekin ve sırt üstüne yatın. Yataktan kalkmaya çalışırken bu defa yan dönüp önce ayakları aşağı doğru sarkıtın ve dirsekleri güç alarak doğrulun. Belinize bu kademeli kalkış ve yatışla çok daha iyi davranmış olursunuz.

Ani Eğilme

Yere hızlıca eğilip düşen nesneyi almak çok pratik gibi görünse de aynı derecede hatalıdır. Ani yapılan ve belin odak noktasında olduğu hareketler kaslar için zedelenme faktörü ve bel fıtığı nedenleri olabilir. Gün içinde yaşanan ağrı vücudun sizin anı eğilme ya da anı kalkma gibi hareketlerinize karşı uyarı anlamına gelebilir.

Yine yerden bir nesne almaya çalışırken de ayakkabıları giyerken olduğu gibi dizleri bükerek eğilmek gerekmektedir.

Yüksek Topuklu Giymek

İş yaşamında yer alan kadınların daha da yaygın şekilde tercih etmekte olduğu ve şıklığın bir göstergesi olarak kabul edilen topuklu ayakkabılar bel fıtığı sebepleri arasında yer almasıyla ne yazık ki kadınları üzecektir.

Ancak yüksekliği belli bir uzunluğun üstünde olan ayakkabılar bel oyuntusunun kıvrımı ortadan kaldıran doğal yapısını bozar ve oyuntu kısmı düzleşir. Özellikle topuklu ayakkabıyla ağır eşya kaldırmak oyuntunun hafiflettiği riski daha da artırır.

Özel günlerde elbette topuklu ayakkabı giymek anında fıtığa yol açmasa da bunu gündelik bir alışkanlık haline getirmemek ve topuğun yüksekliğine dikkat etmek gerekiyor.

Televizyon İzlemek

Sırtı herhangi bir yere yaslamadığımız zaman gövde kasları bizi dik tutmak adına kasılırlar. Bu kasılma kan damarlarında daralma anlamına gelir. Bu nedenle enerjimiz düştüğünde vücut ağrı yoluyla kişiye dolaşımın azaldığı yönünde uyarı verir.

Bel ağrısı halinde dikkatli davranmamak ve vücudu içinde bulunduğu kötü pozisyondan kurtarmamak diskler arasındaki bağlantıların dayanamayarak kopmasına neden olmaktadır.

Diskin etrafındaki kaslar da bu durumdan etkilenerek fıtığın ilerlemesine neden olur.

Televizyon izlerken sırt üstü pozisyonda yatmak hepimizin sık yaptığı bir davranış olsa da sırtın tam olarak desteklenmeden boynun dik tutulmaya çalışılması nedeniyle oldukça yanlıştır. Doğrusu, sırtı koltuğa yasladığımız ve destek aldığımız pozisyon olup beldeki boşluğu bir yastık yardımıyla doldurmaktır.

Eşya Kaldırmak

Ağırlık kaldırmak halı hazırda zorlu bir hareketken ağırlığın fazla önde olmasıysa bel fıtığı riskleri arasında daha da büyük bir yere sahiptir.

Örneğin bir kutuyu vücuda yapışık şekilde kaldırdığımızda olan ağırlığı hissederiz ancak kutuyu önde kollar gergin şekilde tuttuğumuzda hissedilen ağırlık 3 katına kadar artabilir.

Ağırlıkların kol yerine bele verilmesine neden olan bu yanlış disklerde kalınlaşma ve yırtılmalara, sonunda da bel fıtığına dönüşür.

Doğrusu, hem kaldırılan ağırlıkta kendini zorlamamak ve mümkün olduğu kadar az ağırlık kaldırmak, zorunlu durumlardaysa yükü gövdeye olabildiğince yakın tutmaktır.

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:

Tüm Hakları Saklıdır. Aktif Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz!

Источник: https://www.aktuelbilgiler.com/bel-fitigina-yol-acan-hareketler/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.