Gebelik Diyabeti (Gestasyonel) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

içerik

Gebelik & Gestasyonel Diyabeti Tanısı ve Tedavisi

Gebelik Diyabeti (Gestasyonel) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Diyabet yani daha çok bilinen ismiyle şeker hastalığı pankreasın hiç insülin üretmemesi ya da yetersiz insülin üretmesinden kaynaklanan son derece önemli bir sağlık sorunudur. Özellikle son yıllarda obezitenin de artmasına paralel olarak artış gösteren diyabet bugün global bir sağlık sorunu haline gelmiştir.

Yazımızda; gebelikte tokluk kan şekeri kaç olmalı, gebelikte açlık şekeri kaç olmalı, diyabet gebeliği ve bebeği nasıl etkiler gibi merak edilen soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Gebelik Diyabeti Nedir?

Gebelik diyabeti, hamileyken ortaya çıkan veya ilk defa gebelikte fark edilen şeker hastalığıdır. Daha önce diyabet tanısı almamış bir kadın gebelik döneminde diyabet tanısı alabilmektedir. “Gestasyonel diyabet” olarak tanımlanan bu tablo gebelik bitimiyle birlikte ortadan kalkabilmektedir.

Özellikle ailesinde diyabet hastası olanlar, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği ve fazla kilo sorunu olanlar gebelikte ortaya çıkan diyabet açısından risk grubunda yer almaktadır. Gestasyonel diyabet tüm gebelerin yaklaşık %3’ünde görülmekle birlikte bu vakaların yaklaşık %10’unda diyabet kalıcı olmaktadır.

Gebelik Diyabeti Nasıl Ortaya Çıkar?

Gebelik döneminde plasenta (göbek kordonu) büyüdükçe salgıladığı hormonlar artar, insülin etkisiz kalır ve kan şekerinde yükselme başlar. Bu etki genellikle gebeliğin 20. ve 24. haftalarında artmaktadır.

Ancak kilo fazlası olan kadınlarda gebeliğin ilk aylarından itibaren kan şekeri yüksek seyredebilmektedir.

Doğumun gerçekleşmesiyle birlikte plasenta atıldığından bu hormonlar kaybolur ve şeker hastalığı da ortadan kalkar.

Gebelikte Şeker Hastalığı (Gestasyonel Diyabet) Nasıl Teşhis Edilir?

Vücudumuzda insülin olmayınca, besinlerle aldığımız şeker ve diğer besin unsurları, ihtiyaç duyan hücrelere giremez. Böylelikle, hücreler şekere ulaşamazken kanda şeker normal değerlerin üstüne çıkar.

Diyabet Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki farklı şekilde görülür. Tip 1 Diyabet, pankreas bezinin yeterli insülin sağlayamadığı ve tanının genç yaşlarda konulduğu diyabet tipidir. Tip 1 diyabet hastalarının tedavisinde insülin kullanılmaktadır. Tip 2 diyabet ise, insülinden bağımsız diyabet olarak bilinir. Kadınlarda özellikle polikistik over sendromu ile beraber görülebilir.

Gebelik diyabeti kadında hiçbir belirti yapmadığından bütün gebeler mutlaka taranmalıdır. 50 gram şeker yükleme testi gebeliğin 24-28. haftasında yapılır.

Günün herhangi bir saatinde 50 gram glikoz içilir ve bir saat sonra kan şekerine bakılır. 140 mg/dl ve fazla ise şeker hastalığı riski vardır ve bu kişilerde 100 gramlık şeker yükleme testi yapılır.

140 mg/dl’nin altında çıkarsa şeker yok demektir.

Diyabet ve Tansiyon Gibi Hastalıklar Kısırlık Nedeni midir?

Tansiyon ve şeker gibi kronik rahatsızlıklar doğrudan kısırlık sebebi olmasa da kısırlığa sebep olabilen faktörler arasında yer alır. Fakat bundan daha da önemlisi hamile kaldıktan sonra şeker ve tansiyonun nasıl ilerleyeceğidir.

İlk aylarda şekeriniz çok iyi giderken insülin veya ilaç ihtiyacı azalır ama bebek büyüdükçe bu denge tersine dönmeye başlar. Bu süreçte daha çok insüline, diyetisyen kontrollerine ve egzersize ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.

Tansiyon ve şeker, infertilite değerlendirmesinde hamile kalmadan önce mutlaka gözden geçirilmelidir.

Kimler Gebelikte Diyabet Riski Taşır?

• Ailesinde şeker hastalığı olanlar• Fazla kilolu olanlar• Önceki doğumda iri bebek (>4 kg) doğuranlar• Düşük yapanlar• Gebelik yaşı 25’ten büyük olanlar• Önceki gebeliğinde yüksek kan şekeri sorunu yaşayanla

• İdrarda şeker bulunanlar

Risk Grubunda Olanlar Ne Yapmalı?

Gebelik diyabeti açısından risk grubunda olanlar şeker yükleme testini gebeliğin ilk aylarında yaptırmalıdır. Bu testin sonucunda diyabet tanısı konmasa da gebeliğin 20-24. haftalarında şeker yükleme testinin tekrarlanması gerekmektedir.

Gebeliği sırasında diyabet almış kadınlarda kan şekeri genellikle 24. haftada çıktığı için bebekte herhangi bir anormallik yaşanmaz. Ancak gebeliğin ilk üç ayında bu sorun tespit edilirse o zaman çok daha dikkatli olmak gerekmektedir. Gebelik öncesinde diyabet tanısı almış kadınlar da sağlıklı bebek dünyaya getirebilirler.

Ancak bu kadınların gebelikleri boyunca kan şekeri kontrolleri çok büyük önem taşımaktadır.
Gebelikte ortaya çıkan diyabet, bebeğin iri olarak doğmasına neden olduğu için önemli bir risktir. Annenin kan şekerinin yüksek olması nedeniyle bebeğin pankreası da daha fazla insülin üretmektedir.

Bu da bebeğin yağlanmasına ve sonuçta da iri olarak dünyaya gelmesine neden olmaktadır. Bu durumda doğumu sezaryen olarak gerçekleştirilmesi zorunlu hale gelebilmektedir. Bebekte doğumdan sonra kan şeker düşüklüğü yaşanabilmektedir. Bu nedenle bebeğin kan şekerinin düzenli ölçmek gerekir.

Ayrıca bu bebeklerde kan kalsiyum ve magnezyum seviyesi düşük olabileceğinden bu yönden de kontrol edilmeleri gerekmektedir.

Gebelikte Diyabet Takibinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar?

Gebelik diyabetinde takip iki yönlüdür. Birincisi annenin kan şekerinin ayarlanması, ikincisi kadın doğum uzmanı tarafından bebeğin gelişiminin incelenmesidir. Diyabet takibinin en önemli noktası ise kan şekeri değerlerinin normal seviyelerde kalmasının sağlanmasıdır.

Düzenli yapılacak kan şekeri ölçümlerinde kan şekeri değerinin 60-120mg/l arasında tutulması sağlanmalıdır. Açlık, tokluk 1.saat ve tokluk 2.saat olmak üzere kan şekeri ölçülmeli, ayrıca akşam yemek öncesi ve gece 22.30’da (bazen gece 03-04.00’te) kan şekeri ölçülerek takibi sağlanmalıdır.

Yapılan bu ölçümlerde, açlık kan şekeri 95 mg/dl ve altında, tokluk 1. saat kan şekeri 140 mg/dl ve altında, tokluk 2. saat kan şekeri ise 120 mg/dl ve altında olmalıdır. Ayrıca zaman zaman idrarda keton ölçümünün de yapılması önemlidir. İdrarda keton diyabet açısından önemli bir belirteçtir.

Diyabetli Kadınlar Hamilelik Sırasında Nelere Dikkat Etmeli?

Şeker hastalığı teşhisi ile izlenen anne adaylarının, gebelik öncesi değerlendirilmeleri çok önemlidir ve takiplerini kolaylaştırır. Eğer fazla kilolu ya da obez iseniz, gebelik öncesinde kilo vermeniz ve şekerinizin dengelenmesi, hamileliğinizi daha rahat geçirmenizi sağlayacak ve doğumu da kolaylaştıracaktır.

Öncelikle dengeli ve doğru beslenme alışkanlıklarını edinmek ve egzersiz hamilelikte çok önemlidir. Hamilelerin haftanın 4-5 günü yürüyüş yapmalarını öneriyoruz. Yürüyüş yapılamadığında aerobik egzersizler (hamilelik yogası) 30-40 dakikaya ulaşacak düzeyde yapılmalıdır. Böylece düzenli egzersiz kan şekerini düşürür, tansiyonu dengeler ve kontrolüne de destek olur.

Gebelikte Diyabet Hastalığı Önemli midir, Takibi ve Kontrolü Nasıl Olmalıdır?

Gebelikte şeker hastalığını iki gruba ayırabiliriz. Daha önceden şeker hastası olduğu bilinen ilk grupta yer alırken 2. grupta 24-28. haftalar arası şeker tarama testleri ile saptadığımız gebeliğe bağlı şeker hastalığı yer alır.

İki şeker hastalığının da gebelikte tanısı ve takibi oldukça önemlidir.

Daha önceden şeker hastalığı olduğu bilinen olgularda özellikle ilk 3 ayda şeker düzeylerinin yeterli olarak kontrol altına alınmadığı olgularda biz çocukta yapısal anomalilere sıkça rastlıyoruz.

En sık karşımıza çıkanlarsa beyin omurilik sisteminde oluşan yapısal anomaliler ve kalpte oluşan yapısal anomalilerdir. Bunların açıkçası telafisi mümkün değil.

Bu nedenle gebeliğin erken dönemlerinde hatta gebe kalmadan önce şeker hastası olduğu bilinen olgularda şeker düzeylerinin düzgün şekilde ayarlanması bu konuda hastaların kadın doğumcu ve endokrin uzmanlarından profesyonel yardım alması oldukça önemlidir.

İkinci gruptaki hastalarda ise yani gebelikte şeker hastalığı saptanan hastalarda yine çok önemli. Özellikle bu grupta aşırı iri bebek gelişimi anne karnında suyun aşırı artması ve bunun tetiklediği erken doğum karşımıza çıkan sorunlar arasındadır.

Ayrıca şeker hastalığı olduğu bilinen olgularda bebek doğar doğmaz kan şekerlerinde ciddi düşmelerle karşılaşabiliyoruz. Bu durum bebeğin hayatını tehdit edebilecek bir sıkıntı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu nedenle şeker hastalığı üzerinde durulması gereken ve gerekli önlemlerin alınması gereken bir rahatsızlıktır.

Gebelikte tokluk kan şekeri

Hamilelikte tokluk kan şekeri kaç olmalı: Yemekten 2 saat sonra Gebelikte açlık kan şekeri

Hamilelikte açlık şekeri kaç olmalı: Kahvaltıdan önce: 60-90 mg/dl

Öğle ve akşam yemeği öncesi: 60-105 mg/dl şeklinde olmalıdır.

Gebelik Süresince Yapılacak Diğer Testler

• Ultrason ile bebeği takip etmek• Bebek kalp atımı takip edilir.

• Amniosentez: Down sendromu için yapılan bu test özellikle yaşı 35’ten büyük kadınlarda uygulanmalıdır.

Beslenme ve Egzersiz

Gebelik süresince 9-12 kg alınması uygundur. Eğer gebeliğe fazla kilo ile başlandıysa 7– 8 kg, düşük kilo ile başlandıysa ise 17–20 kg ağırlık kazanımı normal olarak kabul edilmektedir.

Egzersiz ve hareketli bir yaşam, tüm diyabetliler için büyük önem taşımaktadır. Çünkü egzersiz kan şekeri düşürmeye yardımcı olabildiği gibi kan şekeri kontrolünün sağlanmasında da destek olur.

Gebe kadınların haftanın 4-5 günü yürüyüş yapmalarını önermekteyiz. Yürüyüş dışında aerobik egzersizler de yine her gün 45 dakika olarak yapılabilir.

Gebelikte beslenme çok önemli olmakla birlikte diyabet hastası için bu önem daha da artmaktadır. Beslenmede, daha çok sebze, tam tahıllar, kuru baklagiller, posalı gıdalar tercih edilmelidir.

Zeytinyağı, tam buğday ekmeği, yağsız yoğurt ve yağsız süt tüketmeye özen gösterilmelidir. Margarin tüketilmemeli ve karbonhidrat alımı sınırlanmalıdır.

Karbonhidratlar günlük alınan toplam kalorinin %40’ını aşmamalıdır.

Bir başka önemli nokta da tansiyon değerleridir. Bu nedenle düzenli tansiyon ölçümü ve takibi yapılmalı ve büyük tansiyonun 140’ı, küçük tansiyonun ise 90’ı geçmesi durumunda doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Gebelik Diyabetinde İnsülin Tedavisi Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?

Açlık kan şekeri diyete rağmen 105mg/dl’yi geçerse ve tokluk 2 saat 120 mg/dl’yi geçerse insülin tedavisine geçmek gerekmektedir. İnsülin başlanan gebeler evde kan şeker ölçümü yaparak takip yapmak zorundadır.

İnsülin günde 2 kez yapılabildiği gibi 4 kez de yapılabilir. Buna sizi takip eden hekiminiz karar verir ve sizin için en uygun ve uyum sağlayabileceğiniz bir metodu önerir.

Plasentadan geçtikleri için, oral antidiyabetikler gebelikte kullanılmamaktadır.

Gebelik Şekeri Anne ve Bebek için Hangi Risklere Neden Olur?

Gebelik şekeri, %3 oranında görülmekle beraber, bu annelerin %10’u ilerde şeker hastası olabilmektedir. Bebekte ise şeker hastalığı gelişmez. Ancak tekrar vurgulamak gerekirse anne adayında ilerde şeker hastalığı gelişme riski ilk 10-15 yıl içinde fazladır. Bu nedenle 6 ayda bir açlık ve tokluk kan şekerine baktırılmalıdır.

Gebelikte şeker hastalığı çıkan kadınlarda kan şekeri genellikle 24. haftada çıktığından çocuklarda anormallik olmaz. Çocuklarda anormallik ancak ilk 3 ayda kan şekeri yüksek ise olabilir. Ancak gebelik öncesi şeker hastalığı varsa bu kadınlarda kan şekeri kontrolü büyük önem taşır.

Gebelik şekeri, bebek açısından aşağıdaki riskleri taşır

• HbA1c gebeliğin ilk aylarında 8’in üzerinde ise düşük riski 3 kat artmaktadır.• Diyabetik kadınların çocuklarında engelli oranı %8-13, şeker hastası olmayan kadınlarda %2-4’tür. HbA1c ne kadar yüksek ise engelli çocuk oranı o oranda artar.

• Kan şekeri > 250mg/dl ise erken doğum riski artar.

• Gebeliğin ikinci yarısında yüksek kan şekerleri iri bebek, bebekte zor solunum, bebekte şeker düşüklüğü, sarılık, polisitemi, kalsiyum düşüklüğü ve doğumsal kalp problemlerine neden olur.

Doğum ve Sonrası

Gebelikte diyabet tanısı almış anne adayları da normal doğum yapabilir. Ancak burada kararı vermede çocuğun durumu etkendir. Doğum genellikle 38. haftada yapılır ve doğum sırasında kan şekeri yüksekse serum ile insülin verilir. Düzenli takip ve kontrollerle de sağlıklı bebekler dünyaya getirmek mümkündür.

Doğum sonrasında da annenin beslenmesinin gebelikte olduğu gibi devam etmesi gerekir. Kan şekeri değerleri kendiliğinden düzeldiğinde insülin tedavisi kesilebilir. Bu nedenle doğumun gerçekleştiği gün ve sonrasında kan şekeri ölçümlerinin düzenli olarak yapılmaya devam etmesi gerekir. Eğer doğum sonrası şeker normal ise doğumdan 1-2 ay sonra yine kan şekeri ölçümü yapılmalıdır.

Gebeliğinde şekeri yükselen tüm kadınlarda daha sonraki yıllarda diyabet gelişme riski yüksek (%10) olduğu için düzenli egzersiz ve kilo kontrolü yanında sağlıklı beslenmelerine de dikkat etmeleri gerekir. Ayrıca 6 ayda bir açlık ve tokluk kan şekeri ölçmekte de fayda vardır. Daha sonra tekrar gebe kalacaklarsa önceden takip ve kontrolleri çok önemlidir.

Kilo kadar önemli bir başka faktör de yağın vücutta daha çok nerede toplandığıdır. Kilosu normal bile olsa, bel çevresi 102 cm’yi aşan erkekler ve 88 cm’yi aşan kadınlar çok risklidir.

Bel çevresi 94 cm’yi aşan erkeklerle, 80 cm’yi aşan kadınlar daha dikkatli olmalıdır.

Kişiye özel kilo kontrolü, dengeli ve doğru beslenme ve egzersiz programıyla beraber yaşam biçimi değişikliği sayesinde, şeker hastalığı kontrol edilebilmektedir.

Источник: https://bahceci.com/hizmetler/gebelik-diyabeti/

Gestasyonel Diyabet Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

Gebelik Diyabeti (Gestasyonel) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Çoğu hamile kadın gebeliğinin 24.haftası ila 28.haftası arasında gestasyonel diyabet için test edilir. Gebelik diyabeti olarak da bilinir.

Tedavi edilmezse, gestasyonel diyabet, erken doğum ve ölü doğum gibi bebeğiniz için sorunlara neden olabilir. Gebelik diyabeti genellikle bebeğiniz doğduktan sonra ortadan kaybolur.

Ancak daha sonra diyabet gelişme riski de vardır.

Gestasyonel diyabet riskinizi azaltmak ve gelecekte diyabetin önlenmesine yardımcı olmak için neler yapabileceğiniz konusunda sağlık uzmanınıza danışınız.

Gestasyonel Diyabet Nedir?

Gestasyonel diyabet (gestasyonel diabetes mellitus veya GDM olarak da adlandırılır) gebelik sırasında ortaya çıkabilen bir çeşit şeker hastalığıdır. Her 100 gebenin 7’sinde (%7) gestasyonel diyabet gelişir. Vücudunuzun kanında çok fazla şeker (glikoz) olduğu bir hastalıktır.

Yemek yediğiniz zaman, vücudunuz şekeri ve nişastayı parçalayıp gıdalardan glikoz olarak enerjiye dönüştürür. Pankreasınız (midenizin arkasındaki bir organ) insülin olarak vücudunuzun kanda doğru miktarda glikozu tutmasına yardımcı olan bir hormon yapar.

Şeker hastalığınız olduğunda, vücudunuz yeterli miktarda insülin yapmaz ya da insülin kullanamaz. Bu nedenle kanınızda aşırı miktarda şeker kalır. Bu, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği ve körlük gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Bunun gibi problemleri önlemeye yardımcı olmak için şeker hastalığı tedavisi almak gerçekten önemlidir.

Hamilelikte gestasyonel diyabet sorunlara neden olabilir mi?

Gebelik diyabetinin çoğu, hem sizin hem de bebeğinizin korunması için gebelik sırasında kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir. Ancak tedavi edilmezse, gebelik sırasında aşağıdakilere neden olabilir:

  • Preeklampsi: Bu, hamile bir kadının yüksek tansiyonu olduğunda ve böbrekleri ve karaciğer gibi organlarının bazılarının düzgün çalışmayabileceğini gösteriyor. Preeklampsi belirtileri arasında idrarda protein olması, görme değişiklikleri ve şiddetli baş ağrıları bulunur.
  • Erken doğum: Bu 37 haftalık gebelik öncesi doğumdur. Prematüre bebeklerin doğumda ve sonrasında sağlık sorunları yaşamaları, tam süreli bebeklere göre daha olasıdır.
  • Kilolu bebek: Bebeğin 4 kilodan fazla ağırlıkta doğmasıdır. Bu kadar ağırlığa sahip olması, bebeğinizin doğum ve doğum sırasında daha fazla incinmesi ihtimali yaratır. Bebeğinizi güvende tutmak için sezaryen doğum yapmanız gerekebilir. Büyük bebeklerin daha sonraki yaşamlarında obez olma veya diyabet olasılığı daha yüksektir.
  • Ölü doğum: Bu, bebek gebeliğin 20.haftasından sonra rahimde öldüğünde gerçekleşir.

Gebelik diyabeti doğumdan sonra, nefes darlığı, düşük kan şekeri ve sarılık da dahil olmak üzere bebeğiniz için sağlık komplikasyonlarına neden olabilir. Yenidoğan sarılığı, bebeğin gözleri ve cildinin sarımsı renkte olduğu tıbbi bir durumdur. Karaciğer tam gelişmediğinde veya iyi çalışmadığında bebekte sarılık görür.

Gestasyonel diyabet riski altında mısınız?

Gestasyonel diyabet kimlerde görülür? diye merak ediyorsanız, aşağıdaki risk faktörleri gebelik diyabetine katkıda bulunabilir:

  • 25 yaşından büyük olmak
  • Hamilelik sırasında aşırı kilolu olmak ya da hamileyken çok kilo almak
  • Ailede diyabet geçmişi olması. Bu, bir veya daha fazla aile üyenizin diyabetli olduğu anlamına gelir.
  • Bir önceki gebelikte gestasyonel diyabet tanısı konmuş olması.
  • Geçmiş gebelikte bebeğinizin 4 kilodan fazla ağırlıkta doğmuş olması ya da ölü doğum yapmak.

Bu risk faktörlerine sahip olmayan gebe kadınlarda bile gestasyonel diyabet görülebilir. Bu nedenle, gebelik süresince sağlık uzmanınız sizi gestasyonel diyabet için test eder.

Gestasyonel diyabet olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Sağlık uzmanınız, gebelik diyabeti testini glikoz tolerans testi adı verilen prenatal bir test ile denetler. Gebeliğin 24 ila 28.haftasında testi alırsınız. Gestasyonel diyabet riski olabileceğini düşünüyorsa doktorunuz daha önce test yapabilir.

Glükoz tarama testiniz pozitif gelirse, gebelik diyabeti olup olmadığınızı görmek için bir glikoz tolerans testi adı verilen başka bir test yapılır. Bu test pozitif ise, tedaviniz aşağıdakileri içerebilir:

  • Hamileliğinizin geri kalanı boyunca siz ve bebeğinizin sağlıklı olduğundan emin olmak için doğum öncesi bakım kontrolleri için daha sık doktora gitmeniz gerekir.
  • Kan şekerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerekebilir. Doktorunuz size bunun nasıl yapılacağını gösterir ve size ne sıklıkta bunu kontrol edeceğini söyler.
  • Sağlıklı besinler yemek ve her gün aktif olmaya çalışmak önemlidir.
  • İnsülin almak.

Gestasyonel diyabet varsa, daha sonra diyabet nasıl önlenir?

Çoğu kadın için gebelik diyabeti doğumdan sonra ortadan kaybolur. Ancak buna sahip olmak sizi daha sonraki yaşamınızda tip 2 diyabet gelişme riski taşımınıza neden olabilir. Tip 2 diyabet, en yaygın diyabet türüdür. Tip 2 diyabetiniz varsa, pankreasınız çok az insülin yapar ya da vücudunuz buna direnir.

Ayrıca Bakınız: Şeker Hastalığı Belirtileri

Hamilelik sonrasında tip 2 diyabet gelişme riskinizi azaltmak için neler yapabileceğiniz aşağıda açıklanmıştır:

  • Emzirmek, hamilelikten sonra kilo vermenize yardımcı olabilir. Fazla kilolu olmak, tip 2 şeker hastalığı gelişme olasılığını artırır.
  • Bebeğiniz doğduktan 6-12 hafta sonra diyabet testi yaptırın. Test normalse, her 3 yılda bir tekrar test edin. Testte, prediyabetiniz olduğunu gösteriyorsa, yılda bir kez test ettirin. Prediyabet, kan şekeri düzeylerinin, olması gerekenden biraz yüksek olduğunu, ancak şeker hastalığına yakalanmayacağı anlamına gelir.
  • Sağlıklı kilonuzu koruyun.

Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.

Источник: https://www.hastalopedi.com/gestasyonel-diyabet/

Gebelik Diyabeti: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Gebelik Diyabeti (Gestasyonel) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Hamilelik harika bir yolculuktur. Ancak bazı komplikasyonlara karşı da hazırlıklı olmanız gerekir. Vücudunuz hamilelikte oldukça kırılgan ve hassas bir durumdadır. Hamilelikte ortaya çıkan bazı rahatsızlıklar sadece ufak risklere yol açsa da, diğerleri oldukça riskli olabilir. Hamilelikte en sık rastlanan sağlık sorunlarından biri ise, gebelik diyabetidir.

“Diyabet” kelimesi sizi ürkütebilir. Ancak gebelik diyabeti tanısı konulan hamilelerin öncesinde şeker hastalı olması gerekmez. Çok sağlıklı bir kadın gebe kaldıktan sonra gebelik diyabeti tanısı ile karşı karşıya kalabilir.

Gebelikte diyabet birçok komplikasyona neden olabilir ve zamanında tedavi edilmesi gerekir. Gebelik diyabeti ve hamilelikte şeker hastalığına dair daha fazla bilgi edinmek için yazımızın devamını okuyabilirsiniz.

Gebelik Diyabeti Neden Olur?

Birçok kadın diyabet hastalığından muzdariptir. Tip 1 diyabet ve tip 2 diyabet hastalarının yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları gerekir. Ancak gebelik diyabeti, diğer iki tip diyabet hastalığından farklıdır. Uzmanlar henüz gebelik diyabetinin nedenlerinden tam olarak emin değildir. Fakat hamilelikte glikozun vücuda etkilerini anlamanız yararlı olacaktır.

Besinler vücut tarafından sindirilir ve kan dolaşımına girerek glikoz üretir. Pankreas insülin yapmak için harekete geçer. İnsülin, kan dolaşımına ve hücrelerin içine glikoz geçiren önemli bir hormondur. Ardından hücreler bu glikozu vücudumuza enerji sağlamak için kullanır.

Hamileliğinizin başında, küçük değişiklikler olur. Şimdi resmin içinde plasenta da vardır ve vücut tarafından birçok hormon pompalanmaya başlar. Bu hormonlar insülinin çalışmasına engel olarak kan dolaşımında glikoz seviyesinin yüksek düzeye çıkmasına yol açabilir. Kan şekeri seviyesi teh işaretini geçtiğinde, gebelik diyabeti gelişir.

Risk Faktörleri:

Gebelik diyabeti her hamile kadında gelişebilir. Ancak aşağıda yer alan risk faktörleri gebelik diyabeti riskini arttırmaktadır.
  1. Yaş: Eğer 25 yaşın üstündeyseniz, gebelik diyabeti hamile kaldıktan sonra gerçek bir tehdit haline gelecektir.
  2. Aile Öyküsü: Eğer ailede şeker hastalığı varsa, gebelik diyabeti riski de yüksektir.
  3. Gizli Şeker (Pre diyabet): Eğer kan şekeri seviyeleri yüksekse, hamile kaldıktan sonra gebelik diyabetine yakalanma riski artar.
  4. Gebelik Diyabeti Tarihi: Eğer bir önceki hamileliğinizde gebelik diyabeti teşhisi konulmadıysa, bu seferki hamileliğinizde gebelik diyabeti riskiniz yüksek olabilir.
  5. Aşırı Kilo: Aşırı kilolu veya obez iseniz, gebelik diyabetine yakalanma riskiniz olasıdır.
  6. Köken: Kafkas kadınları gebelik diyabetine karşı doğuştan şanslıdır. Ancak Siyahi, Hispanik ve Asyalı kadınlar büyük risk altındadır.

Gebelik Diyabeti Belirtileri:

Hamileliğiniz boyunca aşağıda yer alan belirtilerin sizde de olup olmadığını kontrol ederek, gebelik diyabeti hastalığını erken süreçte fark edebilirsiniz. Bu belirtileri sizde de varsa, doktorunuza başvurarak şüphelerinizi giderebilirsiniz.

  • İdrarda şeker
  • Aşırı susuzluk
  • Sık idrara çıkma
  • Yorgunluk
  • Mide bulantısı
  • Mesane, vajina ve ciltte sık ortaya çıkan enfeksiyonlar
  • Bulanık görme

Gebelik Diyabeti Tanısı:

Sağlık söz konusu olduğunda geç kalmamak önemlidir. Eğer hamile kalmaya çalışıyorsanız, mutlaka doktorunuza başvurun. Doktorunuz gebelik için sağlığınızın iyi durumda olup olmadığını kontrol ederek bazı şüphelerinizi giderecektir.

Hamile kaldıktan sonra doktorunuz kan şekeri düzeylerinizi kontrol edecektir. Gebelik diyabetine dair testler genellikle hamileliğin son 3 ayında yapılır. Gebelik diyabeti tanısı için kullanılan testler şunlardır:

  • Glukoz Tarama Testi
  • Glikoz Tolerans Testi

Gebelik Diyabeti Komplikasyonları:

Hamileliğiniz boyunca ortaya çıkabilecek gebelik diyabeti komplikasyonları aşağıda yer almaktadır:

Eğer gebelik diyabeti tanısı konulursa, bebeğinizin aşırı doğum ağırlığına sahip olma ihtimali yüksektir. Kandaki ekstra glikoz bebeğin pankreasının fazla insülin yapması için teşvik edebilir.

Bu ekstra insülin bebeğinizin ekstra kilo almasına yol açar. Eğer normal doğum düşünüyorsanız, gebelik diyabeti nedeniyle sezaryen doğum yapmak zorunda kalabilirsiniz.

Aşırı doğum ağırlığı, bebeklerin büyüdüklerinde de kilolu olmasına neden olabilir.

  1. Erken Doğum Ve Solunum Sıkıntısı Sendromu:

Eğer kan şekeri yüksekse, erken doğum riski artar. Erken doğan bebeklerde solunum sorunları görülme olasılığı yüksektir. Eğer gebelik diyabeti varsa, erken doğum olmasa bile bebekte solunum sıkıntısı sendromu gelişimi daha yüksek bir risktir.

Eğer gebelik diyabeti varsa, doğumdan kısa süre sonra bebeğinizde kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) gelişebilir. Hipoglisemi bebekte nöbetlere yol açabilir.

Eğer gebelik diyabeti tanısı konursa, doğumdan sonraki hayatınızda tip 2 diyabetin gelişme riski de vardır.

Eğer gebelik diyabeti tespit edilmemişse ya da tedavi edilmezse, ölü doğuma neden olabilir.

Preeklampsi hastalığı hem bebeğin hem de annenin hayatını riske atabilir. Eğer gebelik diyabeti tanısı konulmuşsa, yüksek kan basıncı ve preeklampsi hastalıklarının gelişme riski daha yüksektir.

Gebelik Diyabeti Tedavisi:

Gebelik diyabeti tanısı konulduktan sonra, bu hastalık kolayca yönetilebilir. Hamileliğinizde ortaya çıkan gebelik diyabeti hastalığını nasıl kontrol edeceğinizi merak ediyorsanız, yazımızın devamını okuyunuz.

  1. Kan Şekerini Takibe Alma:

Gebelik diyabeti hastaları hamilelik boyunca bazı hususlara çok dikkat etmeliler.

Eğer gebelik diyabeti tanısı konursa, her gün kan şekeri seviyelerinin günde birkaç kez olmak üzere kontrol edilmesi gerekir.

Kan şekerini yakın takibe almak, seviyeleri düşük tutmanıza yardımcı olacaktır. Bunun dışında, kan şekeri seviyelerinizi doktorunuz da hamileliğiniz boyunca kontrol etmeye devam edecektir.

Dengeli beslenmenin sağlığınız üzerinde büyük etkisi vardır. Özellikle gebelik diyabeti olan hamilelerin beslenmelerinde daha dikkatli olmaları gerekir. Sağlıklı ve dengeli bir diyetle, hamilelikte yüksek kan şekeri düzeylerini kontrol altına alabilirsiniz. Gebelik diyabeti olan kadınların kilo alımı doktor tarafından kontrol edilmektedir.

Gebelik diyabeti olan hamile bayanların diyet listesi meyve, sebze ve tam tahıllar içerir. Gerekirse diyetisyene başvurunuz.

Hamile olduğunuzda, zinde ve sağlıklı kalmanız için düzenli fiziksel aktivite ve hafif egzersizler yapmanız gerekir. Ayrıca gebelik diyabetini kontrol altına almak için de doktorunuz bazı egzersizler önerebilir.

Hareket halinde olmak, kan şekeri seviyelerini kontrol altına almaya yardımcı olur. Egzersiz, vücudunuzun daha fazla insülin üretmesine teşvik eder.

Gebelikte egzersiz yapmak, aynı zamanda sırt ağrısı, kas krampları, şişkinlik, kabızlık ve uykusuzluk gibi rahatsızlıkları da rahatlatmaya yardımcı olur.

Gebelik diyabetini kontrol altına almak için her zaman ilaç tedavisine gerek duyulmaz. Doktorunuz kan şekeri seviyesini düşürmek için insülin enjeksiyonları önerebilir. Bazı doktorlar oral ilaç reçete edebilir. Merak etmeyin. Gebelik diyabeti ilaçları kullanımı hamilelik sırasında güvenlidir.
  1. Bebeğin Yakından İzlenmesi:

Hamileyken en önemli şey, bebeğin sağlığıdır. Bu yüzden, doktorunuz anne karnında büyüyen bebeğinizi devamlı kontrol edecektir.

Gebelik diyabeti hakkında kendi bilgi ve deneyimlerinizi aşağıda yer alan yorum bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Hamilelikte E Vitamini Faydaları başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Источник: https://www.hamilelikbelirtileri.co/gebelik-diyabeti/

DİYABETİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Gebelik Diyabeti (Gestasyonel) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Diyabet, kandaki şeker seviyesinin, uzun bir süreç boyunca yüksek miktarlarda olmasına bağlı olarak gelişen, metabolik hastalıklar grubuna ait bir hastalıktır. Diyabet, tedavisi mümkün olan bir hastalık olmakla beraber, tedavi edilmediği takdirde vücutta birçok komplikasyonun meydana gelmesine yol açmaktadır.

Bundan dolayı diyabet ihmal edilip, tedavi edilmediği takdirde, kardiovasküler hastalıklar, felç, kronik böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına ve ayakta yara oluşumu ile gözlerde hasar oluşmasına sebep olmaktadır. Diyabet, koma durumu gibi akut komplikasyonların oluşumuna da neden olmaktadır.

Pankreas ile bağlantısı olan diyabet, vücut hücrelerinin uygun şekilde insülin üretememesi ve pankreasın yeteri kadar insülin üretimi yapamamasına bağlı olarak gelişmektedir. Diyabet, 3 farklı türde gözlenebilmektedir. Diyabet 1, diyabet 2 ve Gestasyonel diyabet olmak üzere 3 tipi olan diyabet, tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.

Tip 1 diyabet hastalığının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi sonucu oluşmaktadır.

Diyabet 1 hastalığına, insüline bağımlı şekerli diyabet (IDDM) adı da verilmektedir. Diyabet 1 hastalarının düzenli olarak insülin enjektörlerini kullanmaları gerekmektedir.

Dünya üzerindeki diyabet hastalarının yaklaşık olarak % 10’unu diyabet 1 tipe sahip diyabet hastaları oluşturmaktadır.

Tip 2 diyabet, insülin direnci ile başlamaktadır. Hücrelerin, insülin üretimini başaramamasına bağlı olarak gelişen diyabet 2, insülin eksikliğinin gelişmesine neden olabilmektedir.

Diyabet 2 hastalığının diğer adı ise, insülin yokluğuna bağımlı diyabet (NIDDM) olarak bilinmektedir. Diyabet 2’nin oluşmasının nedeni ise, aşırı kilolu olmak ve yeterli miktarda egzersiz yapmamaktır.

Dünya üzerindeki diyabet hastalarının yaklaşık olarak % 90’ını oluşturan diyabet 2’nin nedeni sağlıksız beslenme, aşırı kilolu olmak ve yetersiz egzersiz yapmaktadır.

Gestasyonel diyabet, kadınlarda hamilelik döneminde ortaya çıkan bir diyabet türüdür. Bu durumda, bazı kadınların kanlarında çok yüksek seviyede glikoz birikimi olmaktadır ve vücutlarındaki hücrelerde, yeterli miktarda insülin ile glikoz geçişi sağlanamamaktadır.

Gestasyonel diyabetin, hamilelik sürecinde tanısı yapılabilmektedir. Fakat, hamile bayanlar, düzenli olarak yapılan egzersiz ve sağlıklı beslenme yardımı, diyabetlerini kontrol altında tutabilirler.

Diyabetin bu türü, doğum esnasında bebekte bazı komplikasyonların oluşmasına sebep olabilmekte ve bebeğin normalden daha kilolu doğmasına neden olabilmektedir.

Yaş ilerledikçe, özellikle diyabet 2 riski artmaktadır. Ayrıca, hareketsiz bir hayat tarzı da diyabet riskini artıran faktörlerden biridir. Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya kökenli insanlarda, özellikle diyabet 2 riski daha fazladır. Ayrıca, testosteron seviyesi düşük olan erkelerin, diyabet 2 için, yüksek riskli grupta yer aldıkları saptanmıştır.

Diyabet tedavisi, ilaç, iğne, yaşam tarzında değişiklik yapılması, diyet ve ameliyat ile yapılabilmektedir.

Diyabetin Belirtileri Nelerdir?

Diyabetin en belirgin olan klasik belirtileri arasında, kilo kaybı, poliüri (aşırı olarak tuvalete çıkma), susuzluk hissi, ağızda kuruma, sürekli açlık hissi gibi belirtiler bulunmaktadır. Diyabet belirtileri, çok kısa bir zaman içinde hızlıca gelişebilmektedir. Özellikle diyabet 1’de hızlı gelişen belirtiler, diyabet 2’de çok daha yavaş şekilde kendini gösterebilmektedir.

Diğer yandan, diyabetin bunlardan başka, birtakım belirtileri daha bulunmaktadır. Bunlar, bulanık görme, baş ağrısı, bitkinlik, yaraların geç iyileşmesi, diş etlerinde enfeksiyon, el ile ayaklarda uyuşma, erkeklerde cinsel işlev bozukluğu  ve ciltte kaşıntı şeklinde kendini gösteren belirtilerdir.

1.Sık İdrara Çıkma

Vücutta çok fazla miktarda glikoz birikmesi sonucu, vücut bir o kadar idrar üretmektedir. Bundan dolayı, çok sık tuvalete çıkma ihtiyacı, diyabet belirtilerinden biri olabilmektedir.

Eğer, vücutta insulin etkisiz bir halde ya da hiç yok ise, böbrekler kanın içine glikozu yeniden filtreleyemez hale gelirler. Bu durumda böbrekler, glikozu seyreltmek için, vücuttaki kanı kullanır.

Bunun sonucunda ise, idrar torbası dolmaya başlamaktadır ve böylece kişi, sürekli idrara çıkma ihtiyacı içinde olmaktadır.

2.Aşırı Susuzluk Hissi

Diyabetin belirtilerinden biri olan sık tuvalete çıkmanın bir sonucu olarak, vücut susuz kalmakta ve bu da aşırı derecede susuzluk hissinin yaşanmasına sebep olmaktadır. Çok fazla miktarda sıvı kaybeden vücut, susuzluğa ve ağızda kuruluğa yol açmaktadır.

3.Yoğun Açlık Hissi

Kanda bulunan insülin faktörünün uygun şekilde çalışamaması ya da kanda insülin yokluğu, hücrelerin ihtiyacı olan enerjinin üretilememesine sebep olmaktadır. Bundan dolayı, vücut enerji üretebilmek için yemek yemeye ihtiyaç duyar. Bu durumun sonucu olarak da, çok yoğun şekilde açlık hissi yaşanır. Çok sık acıkmak ve sürekli aç hissetmek, diyabetin belirgin belirtilerinden biridir.

4.Kilo Alma

Diyabetin belirtilerinden biri olan sürekli açlık hissinin sonucunda kişi çok fazla yemek yiyebilmektedir. Bu durum devam ettiği müddetçe, kiloda artış gözlenecektir.

5.Olağandışı Kilo Kaybı

Diyabet belirtilerinden biri olan anormal şekilde kilo kaybı yaşanması, genellikle Diyabet Tip 1 türündeki diyabet hastalığına sahip kişilerde gözlenen bir semptomdur. Vücut, insülin üretemediği için enerji ihtiyacını başka kaynaklardan kazanmaya çalışmaktadır. Yani hücreler glikoz elde edememek durumunda kalmaktadır.

Vücuttaki kas dokusu ve yağlar, enerji ihtiyacından dolayı bozulmaya uğrayacaktır. Bundan dolayı, vücut sürekli kilo kaybedecektir. Bu durum, Diyabet Tip 1’de çok daha ani şekilde başlamakta, Diyabet Tip 2’de ise çok daha kademeli şekilde yaşanmaktadır.

Fakat kilo kaybı yaşanması, daha çok Diyabet Tip 1 ile alakalı bir semptomdur.

6.Bitkinlik ve Yorgunluk

Eğer, vücutta, insülin faktörünün uygun şekilde çalışamaması ya da insülinin hiç bulunmaması durumu yaşanıyor ise, bu durumda hücrelere glikoz girişimi gerçekleşemez. Bu durum da, vücut için gerekli olan enerjinin üretilemediği anlamına gelmektedir. Bu faktörlerden dolayı, aşırı derecede yorgunluk ve bitkinlik hissi, diyabet belirtilerinden biridir.

7.Asabiyet ve Sinirlilik

Diyabet belirtilerinden bir diğeri olan asabiyet ya da sürekli sinirlilik hali, vücudun ihtiyacı olan enerjiyi üretememesi sonucu ortaya çıkan bir semptomdur.

8.Görmede Bulanıklık

Göz mercekleri tarafından çekilmiş olan dokular nedeni ile görmede bulanıklık yaşanabilmektedir. Bu durum gözlerin görme yeteneğini olumsuz etkiler ve bu sorunun uygun tedavi ile iyileştirilmesi mümkündür. Diyabetin sebep olduğu bulanık görmenin körlük gibi sonuçları olabilmektedir ya da bu şekilde bulanıklık problemi devam edebilir.

9.Geç İyileşen Yaralar ve Kesikler

Kandaki şeker seviyesi yükseldikçe yani kandaki glikoz seviyesi yükseldikçe, yaraların iyileşme süreci zarara uğrar ve yaralar normal süreden çok daha sonra iyileşir ya da uygun şekilde iyileşemez.

10.Ciltte Mantar Enfeksiyonu Gözlenmesi

Kandaki şeker seviyesi ne kadar fazla ise, vücudun enfeksiyonlardan etkilenme durumu da bir o kadar fazla olacaktır. Özellikle diyabetli kadınlarda, idrar yolları enfeksiyonları ile vajinal enfeksiyonlar gözlenebilmektedir.

11.Ciltte Kaşınma

Ciltte kaşınma hissi diğer bazı sağlık sorunlarından dolayı da gerçekleşebilir ama bazen de diyabet belirtilerinden biri olabilir.

12.Diş Etlerinde Kızarma, Şişlik ve Çekilme

Eğer diş etleriniz hassas ve yumuşak ise, diyabetten dolayı, kızarabilir veya şişebilir. Ayrıca, diş etlerinde çekilme de diyabet belirtileri arasında gözlemlenebilir.

13.Diş Etlerinin Enfeksiyon Kapması

Bir önceki diyabet semptomunda da belirtildiği gibi, diş etlerinin şişmesi veya kızarması durumu, sürekli olarak diş eti hastalıklarının yaşanmasına veya diş eti enfeksiyonlarının oluşmasına sebep olabilmektedir.

14.Erkeklerde Cinsel İşlev Bozukluğu

Özellikle 50 yaş üzeri erkeklerde, sık sık ya da sürekli olarak yaşanan cinsel işlev bozukluğu, diyabet belirtilerinden biri olabilmektedir.

15.El ve Ayaklarda Karıncalanma/Uyuşma

Vücutta çok fazla miktarda şeker birikmesi sonucunda, sinir sistemi ve sinir hücreleri zarar görebilmektedir. Bundan dolayı, el ve ayak bölgelerinde uyuşmalar ile karıncalanmalar yaşanabilmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/diyabetin-belirtileri-nelerdir/

Gebelik Diyabet (Gestasyonel) Trimester, Belirtileri, EtkileriTR.WomenHealthGuide.net

Gebelik Diyabeti (Gestasyonel) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Gestasyonel diyabet Gebelikte ortaya çıkan glikoz intoleransı olarak tanımlanır. Bununla birlikte, bunlar diyabetin gebeliğin öncesinde var olduğu ve teşhis edilmediği durumlar olabilir.

Yine de, bir kadının hamile kalmadan önce var olduğunu kesin olarak kanıtlamadığı sürece, gestasyonel diyabet olarak kabul edilmektedir. Tip 1 ve tip 2 diabetes mellitus'un aksine, gestasyonel diyabet her zaman kalıcı bir durum değildir.

Ancak, gestasyonel diyabet gelişen kadınlarda gestasyonel diyabet tanısı konulduktan 20 yıl sonra tip 2 diyabet geliştirme şansı% 50'dir.

Yükseltilmiş glikoz ve insülin seviyeleri, annenin yanı sıra fetüsü de etkiler. Bununla birlikte, genellikle herhangi bir semptomla ortaya çıkmaz ve rutin tarama yapılmayan gebe bir kadın, gestasyonel diyabetin varlığından haberdar olmayabilir.

Glikoz seviyeleri aşırı derecede yüksekse ve tıbbi müdahale yoksa fetus için kalıcı olabilecek bazı sağlık riskleri vardır. Gestasyonel diabetes mellitus (GDM) Amerika Birleşik Devletleri'ndeki tüm gebeliklerin% 14'ünde görülür ve gebeliğin en sık görülen metabolik komplikasyonudur.

Diyet ve egzersizle etkili bir şekilde yönetilebilir, ancak bazen insülin enjeksiyonları dahil olmak üzere ilaç gerekebilir.

Gebelikte Diyabet Nedenleri

Diyabetes mellitus, tip 1 ve 2'nin yanı sıra gestasyonel, insülin eksikliği ya da insüline karşı vücudun bozulmuş cevabı nedeniyle kan şekeri seviyelerinin yükseltildiği bir durumdur. Kan glikoz seviyeleri yükseldiğinde pankreas insülin salgılar.

Bu, glikozun hücreler tarafından alınmasını artırarak kan glikoz seviyelerini düşürür.

Ancak, insülin tip 1 diyabette olduğu gibi olmadığında veya vücut, tip 2 ve gestasyonel diyabette olduğu gibi insüline (insülin direnci) yanıt vermezse, kan glikoz seviyeleri yükselir (hiperglisemi).

Neden bazı kadınlarda gestasyonel diyabet görülür?

Gestasyonel diyabetin gerçekleşmesinin kesin nedeni bilinmemektedir. Tüm kadınlarda hamilelik sırasında insülin salgılanmasında bir rahatsızlık vardır, ancak bu neden bazı kadınların gestasyonel diyabet geliştirdiğini ve diğerlerinin de bunu yapamayacağını açıklamamaktadır. Plasental hormonlar, özellikle hamileliğin ikinci yarısında tüm gebeliklerde insülin yanıtını bozar.

Bununla birlikte, vücut insülin üretimini bazen gebe olmayan diyabetik olmayan bir kadından 2.5 kat kadar arttırır. Gestasyonel diyabeti geliştiren kadınlarda pankreas, normalden daha yüksek insülin seviyeleriyle başa çıkamaz. Sonuç olarak, kan glikoz seviyeleri normal aralıkta muhafaza edilemez ve gestasyonel diyabet teşhisi konur.

Gestasyonel diyabet daha yaygın hale geliyor

Son 2 yılda tip 2 diyabette artışa bağlı olarak gestasyonel diyabet insidansında bir artış olduğu gözlenmiştir. Daha iyi tanı yöntemleri ve gestasyonel diyabetin gerçek insidansını ortaya koyan yaygın taramaya bağlı olabilir.

Bununla birlikte, gestasyonel diyabetin, obezite ve aile diyabet öyküsü gibi benzer risk faktörleri ile ilişkili olduğu görülmektedir.

Mevcut obezite salgını göz önünde bulundurulduğunda, bu durum gestasyonel diyabetin neden daha yaygın hale geldiğini kısmen açıklayabilir.

Hangi trimester gestasyonel diyabet başlar?

Gestasyonel diyabet genellikle gebeliğin ikinci yarısında başlar. Başka bir deyişle ikinci trimesterin ikinci yarısında veya hatta üçüncü trimesterde meydana gelebilir. Ancak, gestasyonel diyabetin daha erken ortaya çıkması mümkündür. Erken tanının zaman zaman gebe kalmadan önce önceden var olan diyabet mellitusun olup olmadığı belirsizdir.

Belirti ve bulgular

Tip 1 ve tip 2 diabetes mellitusdan farklı olarak, çoğu kadın için gestasyonel diyabet ile belirgin bir semptom görülmez. Sorun şu anda gestasyonel diyabetin bu belirtilerinden bazılarının sıklıkla gebeliğe atfedilmesidir. Bu nedenle, rutin tarama genellikle gebeliğin 24 ila 28. haftalarında ve hatta daha önce riskli kadınlar için tüm hamile kadınlar için gereklidir.

Bununla birlikte, gebe kadınlar, özellikle tedavi edilmemiş diyabetlerde ortaya çıkabilecek semptomları bilmelidir.

  • Bazen kuru ağız olarak algılanabilecek artan susuzluk.
  • Sık idrara çıkma, sık sık tam mesanenin idrara çıkmasıdır.
  • Sıklıkla tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları (UTI'ler).

Semptomların yokluğunun, artmış kan şekeri seviyelerinin hem anne hem de bebek üzerinde etkili olmayacağı anlamına gelmediğini bilmek önemlidir. Ayrıca hamilelik diyabeti hakkında daha az bilinen gerçeklere bakınız.

Diyabetin Anneye Etkileri

Gebelikte diyabet komplikasyonları şunları içerebilir:

  • Erken doğum – Doğum 37 haftadan önce oluşabilir.
  • preeklampsi – Hamilelik sırasında aşırı yüksek tansiyon (hipertansiyon).
  • Aşırı amniyotik sıvı – Preterm eylem riskini arttırır.
  • Zor doğum – Bebek normalden daha büyüktür.

Bebekte Diyabetin Etkileri

Bebekte diyabet komplikasyonları şunları içerir:

  • Makrozomi – Bebek normalden daha büyük büyür ve doğum sırasında bebek için riskler vardır.
  • hipoglisemi – Bebeğin doğumdan sonra düşük kan şekeri seviyesi olabilir.
  • Nenonatal sarılık – doğumdan kısa bir süre sonra bebeklerde cilt ve gözlerin anormal sararması.
  • şişmanlık – daha sonra yaşamda daha yüksek obezite riski.
  • 2 tip diyabet – Daha sonraki yaşamda daha yüksek diyabet riski.

Gebelikte Diyabet Tedavisi

Gebelikte diyabet teşhisi konulduğunda sürekli izlenmeli ve bu izleme doğumdan sonra da devam edecektir.Diyabetik ilaç genellikle gestasyonel diyabetli her hamile kadın için reçete edilmez. Diyet ve yaşam tarzı değişikliği ilk önce tavsiye edilir ve çoğu kadın için özenli bir şekilde yürütülmesi şartıyla etkilidir.

  • Diyet: Kayıtlı bir diyetisyen tarafından formüle edilmelidir. Bol miktarda taze meyve, sebze ve tam tahıl içeren düşük glisemik indeks (GI) diyetinin bir kombinasyonu.
  • Egzersiz: Orta egzersiz insülin toleransı ile yardımcı olur, ancak düzenli olarak yapılması gerekir. Hamile kadınlar için uygun bir egzersiz programı sadece bir doktor onayı ile başlatılmalıdır.
  • Oral ilaç: Gestasyonel diyabet için oral yoldan alınan ilaçlar her zaman tavsiye edilmez. Hamileler ve fetüs için her zaman güvenli olup olmadığı hala belli değil ama bazen kullanılıyor.
  • ensülin: Bir enjeksiyon ile uygulanır ve vücut tarafından doğal olarak üretilen insülin ile aynı etkiye sahiptir. Gebelikte insülin genellikle diyete ve egzersize cevap vermeyen şiddetli gestasyonel diyabet için ayrılır.

Gebelik Diyabet (Gestasyonel) Trimester, Belirtileri, EtkileriÖnemli Yayınlara Link”>”>

Источник: https://tr.womenhealthguide.net/gebelik-diyabet-gestasyonel-trimester-belirtileri-470

Gestasyonel Diyabet (Gebelik Diyabeti) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Gebelik Diyabeti (Gestasyonel) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Gestasyonel diyabet ilk defa gebelik veya hamilelik döneminde ortaya çıkar. Gestasyonel diyabet nedir ve diyet / beslenme tedavisi hakkında bilimsel detaylara bu yazıdan ulaşabilirsiniz. Sorularınız olursa, yazının altına yorum olarak bırakın. Tüm sorularınızı cevaplıyor olacağım.

Gestasyonel diyabet nedir?

Diyabetes Mellitus insan vücudunda gelişen bir karbonhidrat metabolizması bozukluğudur. Bu metabolizma bozukluğunda kan şekeri olması gereken değerin çok üzerinde olur ve insülin mekanizması iyi çalışmamaktadır. Dolayısıyla bu metabolizma bozukluğunda birçok yan etki görülebilmektedir.

Diyabetes Mellitus’un farklı çeşitleri bulunmaktadır.

Bunlardan doğuştan olanı, daha çok bebeklik döneminde oluşan Tip 1 DM olarak adlandırılırken (Ayrıntılar için bknz: Tip 1 Diyabet); daha çok yetişkinlik döneminde ortaya çıkan ve diyabet sıklığının yüzde doksanını oluşturan, insülinin yetersiz olması veya etkisiz olması sonucu oluşanı Tip 2 DM olarak adlandırılmaktadır. (Ayrıntılar için bknz: Tip 2 Diyabet) Karbonhidrat metabolizması bozukluğu eğer gebelik döneminde ilk defa başlamış ise, öncesinde sağlıklı bir durumdaysa bu diyabet Gestasyonel Diyabet (GDM) yani gebelik diyabeti olarak adlandırılmaktadır.

Sağlıklı bir hamilelik dönemi için Hamilelikte Beslenme Rehberimize göz atabilirsiniz.

Gestasyonel Diyabet Nasıl Oluşur ve Risk Faktörleri

Gestasyonel diyabet ilk kez gebelik zamanı oluşan bir glikoz tolerans bozukluğudur. Doğum sonrası genellikle kan şekeri tekrardan normal düzeylerine düşmektedir ancak dikkat edilmediği takdirde bu bozukluk kalıcı olabilmektedir. Dolayısıyla gebelik döneminde hem beslenmeye hem de egzersiz ve düzenli yaşam koşullarının sağlanmasına dikkat edilmesi gerekir.

Ayrıca, tüm detaylar için bknz: Şeker Hastaları Nasıl Beslenmelidir? Örnek Diyet Listesi

Gebelik esnasında salgılanan hormonların çoğu kan şekerinin yükselmesine sebep olur. Örneğin plasentadan salgılanan steroid yapıdaki hormonlar kan şekerinin düşmesinde görevli olan insülin hormonuna karşı olarak kan şekerini yükseltirler.

Özellikle gebeliğin 24. ve 28. haftalarında  kan şekerini düşürmede etkisi olan insülin hormonuna karşı bir direnç gelişir ve özellikle diyabete yatkınlığı olan hastalarda kan şekeri yükselmeye başlar.

Gebelerde kan şekeri  yüksekliği oluşması durumunda dolayısıyla anne karnındaki bebeğin de kan şekerinde artışlar olur ve reaktif olarak salgılanan insülin hormonunun etkisiyle bebek irileşir ve makrozomik fetüs durumu ortaya çıkar.

Gestasyonel diyabette risk faktörleri nelerdir?

Yüksek risk taşıyan bireyler aşağıdaki gibi durumlara sahiptir:

  • Daha önceki gebeliklerde, gestasyonel diyabetes mellitus (GDM) varlığı
  • Gebelik öncesi bozulmuş glikoz toleransı
  • Obezite varlığı, beden kütle indeksinin 25 ve üzerinde olması durumu. Bknz: Vücut Kitle İndeksi (BKI) Hesaplama
  • Ailede birinci dereceden yakında Tip 2 DM öyküsü
  • Önceki gebeliklerde makrozomi ve polihidramnios öyküsü
  • Önceki gebeliklerde fazla ağırlık artışı (20 ve daha fazla)
  • Açlık kan şekerinin 95 mg/dl üzerinde olması
  • Glikozüri varlığı
  • 35 yaş üzeri hamilelik
  • Sebebi bilinmeyen bebek ölümleri

Düşük risk grubunda olan bireyler şu şekildedir:

  • Gebelik öncesi BKI nin normal aralıkta olması (20-25)
  • Gebe kadının yaşının 30’un üzerinde olmaması
  • Birinci derecede akrabalarda diyabet öyküsünün olmaması
  • Anormal glikoz toleransı durumunun olmaması
  • Makrozomik ya da bebek ölümlerinin olmaması durumu

Orta risk grubunda olan kişiler şu şekildedir:

  • Düşük ya da yüksek risk grubunda bulunmayan gebeler

GDM Tanısı ve Tarama Kimlere Yapılmalı?

Gestasyonel diyabet için yüksek risk grubu altında olan bireylere bu taramalar mutlaka yapılmalıdır.

Tanı için eğer risk faktörü taşıyan bir gebe ise gebeliğin başlarında yapılması gerekirken risk faktörü olmayan gebelerde ise gebeliğin 24-28. haftalarında yapılması gerekir. Test  mutlaka 8 saat açlık sonrası yapılmalıdır. 75 g OGTT yapılmalıdır. Bu test oral glikoz tolerans testi olarak adlandırılmaktadır ve bunun sonuçlarına göre;

GDM tanısı için 75 g OGTT değerleri:

  • Açlık – 92 mg/dl ve üzeri
  • Tokluk 1. Saat – 180 mg/dl ve üzeri
  • Tokluk 2. Saat -153 mg/dl ve üzeri

Eğer bu değerlerden herhangi birinin sonucu pozitif olursa gebede diyabetin bulunduğu anlamına gelir. Dolayısıyla her gebe bu konuda bilinçli olmalı ve doktorun tavsiyesi doğrultusunda hareket etmelidir.

Diyabete Bağlı Oluşan Komplikasyonlar

Karbonhidrat metabolizması bozukluğuna bağlı meydana gelen diyabet birçok komplikasyona sebep olabilmektedir.

Fetal komplikasyonalar;

  • Makrozomi
  • Gelişme geriliği
  • Erken doğum riski
  • Polihidroamniyoz
  • Konjenital anomaliler
  • Oligoamniyoz
  • Doğumsal travmalar

Maternal komplikasyonlar;

  • Hiperglisemi
  • Spontan abortus
  • Hipoglisemi (Bknz: Hipoglisemi Belirtileri)
  • İdrar yolu enfeksiyonu
  • Kronik anemi
  • Preeklampsi
  • Sezeryan doğum ve doğumsal anomaliler
  • Organ hasarları

Neonatal komplikasyonlar;

  • Hiperbillurubinemi
  • Hipoglisemi
  • Respiratuar distress sendromu
  • Serum elektrolit dengesizliği
  • Ölüm

Bunun gibi birçok komplikasyon görülebilmektedir. Dolayısıyla, sağlıklı bir gebelik için gebenin dikkatli olması gerekir.

GDM’nin Tedavisi 

GDM bir metabolik bozukluk olup düzenli bir yaşam kalitesi ile en az hasarla kurtulunabilir.

Diğer her hastalıkta olduğu gibi diyabet durumunda da yapılan egzersizler hastalığa olumlu etkilemektedir. Kan şekerinin dengelenmesinde düzenli egzersiz yapmak önemli bir rol oynamaktadır.

Dolayısıyla sporu hayatımızda bir yaşam felsefesi haline getirmek oldukça yarar sağlayacaktır.

Diyabetli bir hastanın beslenme tedavisi nasıl olmalıdır?

Gün içerisinde tüketilen bütün besinler kan şekerinin değişmesinde rol oynamaktadır, bunun için dengeli ve yeterli beslenme diyabet hastalığının tedavisinde önemli rol oynamaktadır.

Bu hastalar yiyecekleri sınırsız değil az oranlarda tüketmeye özen göstermelidir. Yüksek kan şekerinin olumsuz sonuçlarından etkilenmemek için;

  • Öncelikle günlük diyete dikkat edilmelidir.
  • Gün içerisinde öncelikle azar azar ve sık beslenme sağlanıp, 3 ana öğün ve 3 ara öğün beslenme düzenine dikkat edilmelidir.
  • Normal sağlıklı bir gebelik için, gebelik öncesi vücut ağırlığına dikkat edilmelidir.
  • Şişman olan bireyler normal vücut ağırlığına gelecek şekilde sağlıklı bir diyete başlanmalıdır.
  • Diyabeti olan bireylerin yüksek bir oranı obez olup, fiziksel aktivite ve beslenmede yapılacak davranış değişikliği ile zayıflama sağlanmalıdır.
  • Diyabetli bireylerde diyetin karbonhidrat oranı %45-60 olacak şekilde diyetisyen tarafından düzenlenmelidir. Diyette seçilecek olan karbonhhidrat türü de oldukça önemlidir.

Diyabetli olan birey için daha çok nişasta vb kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Bu tür karbonhidratların sindirim ve meilimleri daha yavaş olduğundan dolayı kan şekerini daha yavaş yükseltmektedirler.

Bal , pekmez , çay şekeri ve benzeri kaynaklar ise kolayca sindirilip emildiğinden dolayı kan şekerini çok daha hızlı yükseltip , düşürürler böylece kan dengesindeki değişmeler fazla olur ve metabolizmaya zarar verir.

Basit şeker miktarı enerjinin yüzde onundan az olacak şekilde diyet düzenlenmelidir. Yine karbonhidrat kaynağı olarak verilen meyveler de sınırlı olmalıdır .

Diyette verilmesi gereken fruktoz oranı enerjinin yüzde 15 inden az olarak düzenlenmelidir.

  • Meyve kabuğu, kurubaklagiller ve tam tahıllı ürünlerde posa oranı oldukça yüksektir. Yüksek posa miktarı kan şekeri regülasyonunda önemli roller oynamaktadır.
  • Diyetin protein miktarı da oldukça önemlidir, proteinlerin yapıtaşları olan aminoasitler insülin salınımında rol oynamaktadır. Diyetin protein içeriği %10-20 olacak şekilde düzenlenmelidir.
  • Diyette kullanılan yağların türü oldukça önemlidir. Diyabet hastalığında alınan yağ %30 u geçmemelidir. %25-30 aralığı ideal aralıktır. Ayrıca LDL kolesterolünün artışına sebep olacağından dolayı diyette doymuş yağ oranı yüzde 7 nin altında olmalıdır.
  • Diyette E, C, D ve B vitaminleri de önemli rol oynamaktadır. Detaylar için: E-Vitamini Zengini Besinler, C-Vitamini Zengini Besinler, D-Vitamini Deposu Besinler, B Vitamini İçeren Besinler)
  • Diyabette sağlıklı bir vücut için beslenme oldukça önemlidir. Besinlerin kan şekerini yükseltme özelliğine glisemik indeks denilmektedir, örneğin bal ve pekmezin glisemik indeksi yüksek iken posa içeriği yüksek olan bulgurun ki daha düşüktür. Diyette mutlaka glisemik indeksi düşük olan besinlerden yararlanmak gerekir.

Kaynaklar

Источник: https://aysetugbasengel.com/gestasyonel-diyabet-gebelik-diyabeti-nedir-belirtileri-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.