Gebelik Zehirlenmesi

içerik

Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi) Hakkında

Gebelik Zehirlenmesi

Gebelik zehirlenmesi belirtileri nelerdir? Gebelik zehirlenmesi tedavisi nasıl yapılır? Hangi anne adaylarında oluşabilir? Bütün bu soruların cevapları yazımızda.

Gebelik zehirlenmesinin adından anlaşıldığı gibi bir zehirlenme değil tıbbi adı ise peerklamps olarak adlandırılır gerçek zehirlenme ile bir alakası olmamaktadır. Gebelik zehirlenmesi nedeni yüksek tansiyonun yol açtığı bir durumdur.

Yüksek tansiyonun dışındaysa yüz el,ayak bölgelerinde şişlik ve idrar ile atılımı yapılan protein miktarının çok fazla olmasıda nedenler arasına girmektedir.

Gebelik zehirlenmesinin bazı anne adaylarında hafif bir şekilde oluşurken bazı anne adaylarındaysa çok ciddi ve şiddetli oluşabilmekte ve acil müdahale gerekmekte olur.

Gebelik zehirlenmesi şiddetli bir şekilde oluşmuş ise anne adayına nöbet geçirtebilmektedir bu nöbetler sara nöbetine benzetilebilir böyle bir durum olması kesinlikle acilen anne adayına müdaha gerektirir şiddetli olarak gebelik zehirlenmesi yaşayan anne adaylarına acil şekilde doğumun gerçekleştirilmesi gerekebilmekte. Gebelik zehirlenmesinde en can alıcı nokta tansiyon ölçümlerinin özenle yapılmasıdır.

Hafif gebelik zehirlenmesinde tansiyon değeri 14\9 şiddetli gelişenlerdeyse 16\11üzerinde tansiyon seyretmektedir

Gebelik zehirlenmesi belirtileri

Gebelik zehirlenmesine baktığımızda gebe kalan anne adaylarında yüzde 10 oranında karşılaşılmakta ancak gebelik zehirlenmesi yaşayan anne adaylarının büyük bölümü bu durumu hafif şekilde atlatabilmektedir tansiyon ölçümü yapılması ve bazı testler ile preeklampsi anlaşılabilmekte. Gebelik zehirlenmesi yaşayan her anne adayında belirtiler çıkacak diye bir durum yoktur bazı yapılan kan testleri ile ve tansiyon ölçümleri ile tanısı yapılabilir

Bilinç kaybı oluşabilir, bayılma gibi

Görmede bozukluklar ve çok seyrekte olsa körlük oluşabilmekte

Vücutta bilhassa el, ayak, yüz bölgelerinde şişlik oluşabilir.

Nefes darlığı, nefes almada güçlük

Halsizlik, yorgunluk,bitkinlik  gibi hisler oluşabilir

Şiddetli baş ağrıları

Midede ve karın bölgesinde ağrı hissi

Yukarıda sıraladığımız belirtiler sadece gebelik zehirlenmesine özel belirtiler olmayıp bütün gebe kalan kadınlarda oluşabilecek belirtilerdir.

Şişlik ve ödem oluşması gibi belirtiler bütün gebe kalan kadınlarda ortaya çıkabilir fakat bunların hızlı bir biçimde artış göstermesi ve özellikle yüz bölgesinde yoğunlaşması gebelik zehirlenmesini akıllara getirmektedir.

Baş ağrısı oluşmasıysa ilk meydana gelen belirtiler arasındadır ve bu ağrıya yükselen tansiyon neden olmaktadır. Şiddetli şekilde baş ağrısı şikayeti ile doktora giden gebelerde yapılan testlerin sonucunda gebelik zehirlenmesi tanısı konulabilmekte.

Gebelik zehirlenmesi hangi anne adaylarında oluşabilir?

Anne adayı 20 yaşından küçükse

Aşırı kiloya sahipse

Anne adayı 40 yaşında daha büyükse

Aile fertlerinde daha önceden gebelik zehirlenmesi yaşamış birisi varsa

Gebe kalınmadan önce hipertansiyon teşhisi konmuşsa

Şeker hastalığı rahatsızlığı mevcutsa

Bir çoğul gebelik durumu varsa

Bağışıklık sisteminde bozukluk mevcutsa

Pıhtılaşma bozukluğu problemi mevcutsa

Anne adayı ilk defa gebe kalmışsa

Gebelik zehirlenmesine yukarıda sıraladığım etkenler neden olabilmektedir ancak gebelik zehirlenmesine asıl neden olan durum henüz tam olarak bilinmemektedir.

Yapılan bazı araştırmalara göre bebeğin eşi ile ilgili sebebi belli olmayan patolojik etkenlerin yol açtığı düşünülmektedir. Gebelik zehirlenmesinde bahsettiğimiz etkenler öncülük yapabilmektedir.

Bahsettiğimiz etkenler bulunan gebe kadınlar diğer gebe kadınlara göre daha fazla risk altındadırlar.

Gebelik zehirlenmesi tedavisi

Şiddetli seyretmeyen preeklampsi vakalarında anne adayı ve bebeği sıkı takip altında tutulur. Kan değerlerine bakılır ve tansiyonu kontrol etmek amacı ile tansiyon düşürücü ilaçlar verilmektedir.

Şayet bebek dünyaya geldiğinde hayatını idame ettirecek konumdaysa belirtilerde gittikçe ağırlaşıyorsa bebek dünyaya getirilir.

Neden peki çünkü gebelik zehirlenmesi rahatsızlığının bir tek çaresi vardır buda bebeğin vakit kayıp etmeden annenin vücudundan ayrılması olmaktadır.

Preeklampsi rahatsızlığı şiddetli seyrediyorsa anne adayına magnezyum takviyesi verilir. Doğumdan sonra anne yoğun bakıma alınarak kontrol altında tutulur.

Bir önceki konumuz çin takvimine göre cinsiyet belirleme ve hamilelikte karpal tünel sendromu

Источник: https://gebelikse.com/gebelik-zehirlenmesi

Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi) Nedir?

Gebelik Zehirlenmesi

Gebelik esnasında anne ve bebeğin sağlığı açısından ciddi önem arz eden gebelik zehirlenmesi, kadınlarda sadece hamilelik dönemlerinde görülmekle birlikte, genellikle gebeliğin 20.

haftasından sonra gelişen ve tansiyonun birdenbire yükselmesi, ellerde, ayaklarda ve yüzde ciddi ödem (şişme) ve idrarda protein çıkması ile tanımlanan hastalıktır ve gerçek manada zehirlenme ile ilgili değildir. Literatürde preeklampsi ya da toksemi olarak geçer. Hastalığın, gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) olarak tanımlanabilmesi için, 20.

haftaya kadar gebeliği normal seyrenden bir kadında 20. gebelik haftasından sonra kan basıncının 140/90 mm/Hg ve üzeri olmasıyla ve 24 saatlik idrar örneğinde 300 mg/dl ve üzeri protein saptanması gerekir.

Preeklampsi, hamilelik sürecinde en sık rastlanan hastalıklardan biri olup, hamile kadınların %3 ila % 14’ünde görülmektedir.

Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi) Neden Olur?

Gebelik zehirlenmesinin neden kaynaklandığı tam olarak netleştirilememiştir. Ancak yapılan araştırmalara göre çeşitli sebeplerden ileri geldiği öne sürülür. Bunlar:

  • Genetik faktörler: Hamile kadının annesi veya eşinin annesi gebeyken gebelik zehirlenmesi yaşamışsa onunda yaşama ihtimali artar.
  • Diş eti hastalıkları: Hamilelik boyunca diş eti problemleri olan kadınlarda preeklamsi yani gebelik zehirlenmesinin iki kat daha fazla olduğu saptanmıştır.
  • Damar Problemleri: Damarlarında genişleme yerine daralma olan kadınların gebeliklerinde böbrek ve karaciğere kan akışı azaldığı için gebelik zehirlenmesi görülebilir.
  • Bağışıklık sisteminin bebeği kabullenememesi: Vücudun bebeği ve plasentasını yabancı bir madde olarak algılaması da gebelik zehirlenmesi ihtimalini artırır.

Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi) Kimlerde görülür? 

Gebelik zehirlenmesi:

  • Çoğul gebelik yaşayan kadınlarda,
  • Kronik tansiyon hastası olanlarda,
  • Kronik şeker hastası olan kadınlarda,
  • Böbrek hastası olan kadınlarda,
  • 40 yaş ve üzeri olan kadınlarda,
  • Fazla kilolu veya obez olan gebelerde,
  • Daha önceki gebeliklerde gebelik zehirlenmesi yaşayan kadınlarda,
  • Ailesinden (gebenin kendi annesi yahut kayın validesi) birinin preeklampsi geçmişi olan kadınlarda,
  • İlk gebeliklerde ya da farklı bir kişiden yaşanan ilk gebeliklerde,
  • İlk gebeliğinin üzerinden 10 yıl geçen kadınlarda  görülme oranı daha yüksektir.

Önceki gebeliklerde preeklampsi geçiren kadınların, daha sonraki hamileliklerinde tekrar geçirme ihtimali 3’te birdir.

Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi) Belirtileri Nelerdir?

Gebelik zehirlenmesinin belirtileri arasında aşağıdakilerin hepsi veya birkaçı aynı anda görülebilir:

Gebelikte el ve ayakların şişmesi gebelik zehirlenmesi belirtisi olabilir.

  • Yüzde ve ellerde şişmeler,
  • Ayaklarda ve ayak bileklerinde istirahate rağmen geçmeyen şişmeler,
  • Yemeğe bağlı olmayan, aniden, haftada 0,9 kilogramdan fazla kilo alımı,
  • Şiddetli baş ağrısı (özellikle başın ön kısmında görülen ağrı),
  • Görme problemleri (bulanık ya da çift görmenin yanı sıra ışığa karşı duyarlılığın artması),
  • Baş dönmesi ile birlikte yaşanan bulantı ve kusmalar,
  • Özellikle üst karın bölgesinin orta kısmında hissedilen ağrı ve sancılar,
  • İdrarda protein çıkması,
  • Kalp atışında hızlanma,
  • İdrar miktarının azalması,
  • Aniden tansiyonun yükselmesi (daha önce tansiyon problemi yaşamamış kadınlarda tansiyonun 140/90 ve üzeri olması)
  • Aniden meydana gelen refleksler
  • Böbrek hastalıkları

Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi) Tedavisi Nasıldır?

Preeklampsinin tedavisinde ve önlenmesinde erken tanı çok önemlidir. Erken tanı ise ancak düzenli gidilen doktor muayenelerinde belli olur. Gebelik zehirlenmesi tanısı konulan bir gebeyi doktoru yakından takip ederek anne adayını ve bebeği kontrol altında tutar. Doktorun belli aralıklarla isteyeceği kan ve idrar tahlillerinin sonucunda durumu fark etmesi kolaylaşır.

Preeklampsi teşhisi konulduğunda doktor gebe kadına evde ya da gebelik haftasına göre hastanede yatak istirahati verir. Bu esnada anne adayının tansiyonu ve bebeğin durumu sürekli takip altında tutulur.

Eğer gebelik zehirlenmesi ileri derecedeyse  bir an evvel doğumun başlatılması gerekebilir. Böyle durumlarda doğum genelde sezaryen ile gerçekleştirilir. Hastanın gidişatı kötüyse damardan magnezyum sülfat verilerek hastalığın ilerlemesi engellenir.

Preeklampsinin tam olarak önlenip önlenemeyeceği kesin olmasa da uzmanlar; sağlıklı beslenme, vitamin ve mineral alımının yeterli olması, magnezyum seviyesinin ideal olması ve ağız sağlığına dikkat ederek bu hastalığın yaşanma ihtimalinin azaltılabileceğini öne sürmektedirler.

Gebeliğinde preeklapsi geçiren kadınların %97’si doğumdan sonra sağlıklarına kavuşarak tansiyonları normale döner.

Sağlıcakla kalın…

Kaynaklar:

http://www.kocatepetipdergisi.aku.edu.tr/PDF/MAYIS2014/20.pdf

http://dergi.cumhuriyet.edu.tr/cumunuj/article/view/1008001412

Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler?

Boyut Yayınlarından çıkan Hamileyim kitabı

Источник: https://yenianneyim.com/gebelik-zehirlenmesi/

Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi): Nedenleri ve Belirtileri Nelerdir?

Gebelik Zehirlenmesi

Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsi gebelik döneminde rastlanan anne ve bebeğin ölümüne bile neden olabilecek çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Nedeninin tam olarak ne olduğu bilinmeyen bu sorun tansiyon yükselmesi ve idrarda yüksek miktardaki proteinle başlayarak başka belirtileri de beraberinde getirerek annenin vücudunda bazı değişimlere yol açıyor.

Günümüzde her 100 anneden 6’sında görülen ve günümüzde daha fazla yaygınlaşmaya devam eden bir hastalıktır. Bu hastalık prematüre doğumlara sebep olur. Düşük, orta ve yüksek şiddette görülen bu hastalık bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

Bebekte gelişme sorunları, erken doğum ve hatta ölüm gibi sonuçlar doğurabilir. Bu hastalığın tedavi edilmesinin tek çaresi bebeğin anne karnından alınması yani doğum yapmaktır.

Hafif preeklampsi genellikle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır ve anne adayına magnezyum takviyesi yapılarak kontrol altına alınmaya çalışarak ağır preeklempsi görülmemesi için tedavi uygulanarak doğum sonrasıda anneyi yoğun bakıma alarak takibi yapılır. Eğer orta ve yüksek olarak seyrediyorsa düzenli kan ve idrar takibi yapılarak anne ve bebek sürekli kontrol edilir.

Genellikle gebeliğin 20. Haftasında ortaya çıkan; ilk gebelikler, ikiz bebek bekleyenler, obezite hastaları, yüksek tansiyon hastaları ve daha önce ailesinde bu durumu tecrübe etmiş kişilerde görülme ihtimali diğer anne adaylarına göre daha yüksek olan bir hastalıktır.

Öncelikle tansiyon yükselmesiyle başlayan bu durum daha sonra idrarla birlikte protein kaybı atılımıyla devam eder. Damarlar içerisinde ilerlemesi gereken sıvı bir süre sonra vücut boşluklarına geçerek ödem oluşumuna ödemle birlikte hızlı bir şekilde kilo alımına sebep olur.

Eğer hemen teşhis edilmezse ve önlemi alınmazsa anne ve bebeğin ölümü ile sonuçlanabilir Bu sorunun ortadan kaldırılmasının tek çözümü ise doğumdur.

Preeklampsi Nedenleri

Kesin olarak bir nedeni olup olmadığı hala saptanabilmiş değildir. Bazı doktorlar bu durumun genellikle bebek ve ve bebeğin babası arasında sebebi belirlenemeyen bazı patolojik bulgular sonucu oluştuğunu düşünüyor. Bu duruma yapılan gözlemler sonucunda genellikle;

1. Genetik faktörler

Anne adayının aile bireylerinde yaşanmış bir durum olması risk teşkil eder. Kalıtsal olarak taşınan bir durum olmamasına rağmen genetik faktörler buna sebep olan bazı belirtilerin taşınmasına sebep olabilir. Kişinin annesinde veya birinci derece akrabalarında böyle bir durum görülmüşse kontrollü bir gebelik geçirilmesinde fayda var.

Anne adayında yüksek tansiyon varsa bu ciddi bir risk oluşturur çünkü bu hastalığın en büyük nedeni tansiyondur. Hamilelikte tansiyon normal karşılanır fakat anne adayında zaten tansiyon varsa gebe kalındıktan itibaren tansiyon kontrol altına alınmalıdır.

3. Obezite ve kilo problemi

Anne adayının kilo problemi veya obezite durumu varsa birçok hastalıkta olduğu gibi bu hastalığı da tetiklediği görülmüştür. Kilo problemi olanlarda kolesterol sorunu olabileceğinden bu durumun görülme olasılığı daha yüksektir. Fazla kilolar bebeğin hareketini de kısıtlayabilir.

4. Böbrek hastalıkları

Eğer hamile kalmadan önce herhangi bir böbrek hastalığına sahipseniz bu durumun yaşanma olasılığı olmayanlara göre daha yüksektir çünkü böbrekler tansiyonu düzenler. İlk üç ayda tansiyon düşmesi normaldir fakat sağlıklı böbreklere sahipseniz bu durumu vücut tolere eder. Ama böbrek problemi yaşıyorsanız bu hastalığa yakalanma olasılığınız artabilir.

Preeklampsi Belirtileri

Her yüz anne adayından altısında görülebilen bu hastalığın birçok belirtisi bulunuyor. Hayati tüm organları etkileyen bu sorun anne ve bebek için oldukça tehlidir.

Bu durum hastanede yapılan tetkikler sonucunda bazı idrar ve kan testleriyle belirlenebilir, genellikle ilk belirtiler ani kilo artışı, yüksek tansiyon gibi sonuçlardır. Tansiyon yükselmesi gebelikte beklenebilen bir durumdur. Ancak bu durum genellikle 6. veya 7.

aydan itibaren gözlemlenir. Gebelik zehirlenmelerinde ise 20. haftadan itibaren annenin tansiyonunda ani bir artış görülür.

1. Yüksek tansiyon

Bu sorunun belirlenmesini sağlayan en tipik etki yüksek tansiyondur. Normal bir insanın tansiyonu 120/80 mmHg olması gerekirken birden bire 160/100 mmHg seviyelerine çıkar. Geriye kalan tüm belirtiler yüksek tansiyon sonrasında kendini gösterir. Genellikle 20. haftada tansiyon yükselir.

2. Bilinç kaybı

Anne adayı bu dönemde kendini sürekli yorgun hissedebilir. Halsizlik, bayılma gibi durumlar görülebilir. Vücut tansiyon yükselmesi sebebiyle bilinç kaybına uğrayabilir. Unutkanlık görülebilir. Bu nedenle bu tarz şikayeti olanlara istirahat önerilir.

3. Ani kilo artışı

Anne adayının vücudunda ödeme bağlı olarak ani kilo artışı görülebilir. Bu en belirgin belirtilerden bir tanesidir. Vücut fazla suyu tuttuğu için ellerde, ayaklarda ve yüzde şişlik, hareket etmekte zorlanma ayak numarasında büyüme gibi etkileri görülür. Kısa bir zaman içerisinde 10-15 kilo alımı görülebilir.

4. Görme problemleri

Anne adayında tansiyonun yükselmesi, proteinin vücuttan atılması gibi etkiler bulanık görme, geçici körlük gibi sonuçlar doğurabilir. Bilinç kaybının etkisiyle görme konusunda da sıkıntılar yaşandığı görülen belirtiler arasında.

5. İdrar problemi

Normalde damarlarda dolaşması gereken sıvı gerekli besin değerleri alındıktan sonra vücuttan idrar olarak uzaklaştırılmalıdır. Gebelik zehirlenmesi yüzünden vücut boşluklarına sızarak tüm vücuda yayılan sıvı ödem oluşturarak az idrara çıkmaya sebep olabilir.

Eğer önlemi alınmazsa sonucunda böbreklerin iflas etmesi bile söz konusu olabilir. Bir diğer sorun ise idrardaki protein miktarıdır. İdrar testinde gereğinden fazla protein (albümin) miktarı saptanabilir. Bu tıpta protein kaçağı olarak adlandırılır.

Normal bir gebelik geçiren anne adayının idrarındaki protein miktarı 24 saatte 300 mg’ın altında olmalıdır. Eğer 300 mg üzerindeyse annede protein kaçağı var demektir.

6. Nefes almada zorlanma

Anne adayının tansiyonunun yükselmesine bağlı olarak görülebilen bir durumdur. Nefes almada zorlanma, tıkanma gibi belirtiler gösterir. Aşırı kilo alımı sebebiyle de vücut, oksijen alımında sorunlar yaşayabilir. Bu nedenle tansiyon kontrolü sık sık tekrarlanmalıdır.

7. Şiddetli mide ve karın ağrısı

Ağır preeklampsinin gelişmesinden kaynaklı etkilerden biri de şiddetli mide ve karın ağrısıdır. Bu ve daha çok etkiyle beraber sara nöbetleri geçirilmesiyle birlikte beyin ödeminin oluştuğu söylenebilir. Başta mide ve karın ağrısının sebebinin bebek olduğu sanılsa da altında başka problemler yatabilir.

8. Mide bulantısı

Gebeliğin ilk aylarında görülen mide bulantısı, istifra etmek normal bir durum olarak kabul edilir. Genellikle çoğu anne de bu durumu yaşar. Fakat bulantılar 3. aydan itibaren kesilmez ve uzun süreli devam ederse bu hastalığa işaret edebilir. Anne adayında oluşan yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık sebebiyle görülebilir.

Mide Bulantısı Hakkında Detaylı Bilgi: Mide Bulantısına Ne İyi Gelir? Nasıl Geçer?

9. Karaciğer bölgesinde ağrı

Karaciğer, hormon üretimi, aminoasitlerin yıkımı ve bunun sonucunda ortaya çıkan zehirli atıkları vücuda zarar vermeyecek hale getirmeye yarayan işlemler gerçekleştirir. Hastalık sonucunda protein kaçağı meydana geleceğinden karaciğer bölgesinde ağrı ve benzeri durumlar görülebilir.

10. Bebeğin hareketsizleşmesi

Hastalık sonucu bebeğe yeterli kan ve oksijen gidişinde sorunlar yaşanabilir. Bu sebeple bebeğin hareketlerinde yavaşlama, kısıtlanma gibi etkiler görülebilir. Hastalığın şiddetine göre bebeğin rutin takibi yapılır.

Eğer ağır olarak geçiriliyorsa bebeğe akciğerlerinin gelişmesi için iğne yapılır. Ve hem anne için hem de bebek için en doğru zamanda anne adayı doğuma hazırlayarak bebeğin alınmasıyla bu durum ortadan kaldırılabilir.

Источник: https://sebboy.com/gebelik-zehirlenmesi-preeklampsi/

Hamilelik (Gebelik) Zehirlenmesi Nedir?

Gebelik Zehirlenmesi

Hamilelik, bir bebeğin dünyaya gelene kadar büyüyüp gelişebilmesi için anne rahminde geçirdiği süredir ve hamilelik deneyimi, kadından kadına farklılık gösterir.

Bu zaman dilimi kimi anne adayı için çok hızlı, rahat ve sorunsuz geçerken kimi anneler için ise uzun ve birtakım sağlık sorunları ile karşılaşılabilen bir dönem olarak yaşanır.

Gebeliğin hem anne hem de bebek için getireceği birçok sürpriz vardır

Источник: https://www.bebek.com/hamilelik-gebelik-zehirlenmesi-nedir/

Gebelik Zehirlenmesi – Preeklampsi

Gebelik Zehirlenmesi
Makalelerimiz > Tüp Bebek Makaleler > Laparoskopi-Histeroskopi Makaleler > Jinekoloji Makaleler > Gebelik-Doğum Makaleler > Vajinismus Makaleler

Preeklampsi, halk arasında gebelik zehirlenmesi diye adlandırılmaktadır. Gebelikte protein kaçağı ile birlikte olan tansiyon yükselmesi belirtilerini ifade etmektedir. Hafif ve şiddetli olmak üzere 2 formu vardır.

Hafif preeklampsi: Tansiyon 140/90 veya üzerinde iken idrarda protein kaçağı şiddetli forma göre düşüktür. Günlük protein kaybı 300 mg. dan fazladır.

Şiddetli preeklampsi: Tansiyon 160/110 veya üzerindedir. İdrarda protein kaçağı 2 gramdan fazladır.

Beraberinde karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma, trombosit sayısında azalma, baş ağrısı, görme bozukluğu, şiddetli karın ağrısı gibi bulgular eşlik edebilir.

Eğer preeklampsi olan hastalarda tabloya havale geçirme durumuda eklenecek olursa artık hastalığın ismi eklampsi olacaktır. Bu hastanın ve hala doğum olmamış ise bebeğin risklerinin ileri derecede arttığını göstermektedir.

Kronik hipertansiyon ise gebelikten önce tansiyon yüksekliği olan yada ilk defa gebelikte çıkan ancak doğumdan 6 hafta sonra halen devam eden tansiyon yüksekliğidir. Gebelik öncesi tansiyon yüksekliği olanlarda da gebelik sırasında aynı zamanda preeklampsi oluşabilir.

Gebelik takibi sırasında düzenli olarak tansiyon ve kilo ölçümleri yapılmaktadır.

Yapılan ölçümlerde eğer tansiyon değerleri 140/90 ve üzerinde çıkacak olursa preeklampsi gelişiminin araştırılması gerekecektir. Dinlenmiş bir şekilde hastanın tansiyonu tekrar ölçülür.

Yine yüksek çıkacak olursa derhal idrarda protein testi ve kan testlerinin bakılır. Gebelikte protein kaçağı yaşayanlar sıkı takibe alınır.

Hamilelikte tansiyon kaç olmalıdır?

Hamilelikte tansiyon ilk 3 aylık dönemde hormonal değişimlere bağlı olarak oldukça düşüktür. Genellikle 90-60 civarındadır. Ancak 120-80 ve altındaki değerler normal sayılmaktadır.

Tansiyon ölçümü muhakkak hasta dinlendikten sonra yapılmalıdır. İkinci 3 aylık dönemden sonra damarlardaki sıvının artmasına bağlı olarak tansiyon değerleri bir miktar toparlar. Bundan sonra ciddi tansiyon düşüklüğü pek yaşanmaz.

Ancak gebelikte 140-90’ ın altındaki değerler normal kabul edilir.

Protein kaçağı nedir?

Normalde insanlarda idrarda protein atılımı olmaz. İdrarda protein kaçağı varsa bir şekilde böbreklerde hasar olduğunun göstergesidir. Bu nedenle idrarda 1+ bile protein olsa araştırmak ve takip etmekte fayda vardır.

Hamilelikte idrarda protein çıkması tehlimi?

Hamilelikte idrarda protein çıkması sadece preeklampside yaşanmaz. Özellikle böbrek enfeksiyonu geçirenlerde yada bazı böbrek hastalıklarında idrarda protein kaçağı yaşanır.

Bunun ayrımı dikkatli bir hikaye alma, muayene ve testlerle rahatlıkla yapılabilir.

Ancak preeklampsiye bağlı protein kaçağı olmasa bile diğer nedenler de gebelik için risk oluşturmaktadır.

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) kimlerde görülür?

Gebelik zehirlenmesinin daha sık görüldüğü hasta grupları şu şekildedir:- İlk gebelik- Önceki gebelikte gebelik zehirlenmesi geçirenler- Önceki gebelikte anne karnında bebek ölümü yada plasenta ayrılması (plasenta dekolmanı)- Gebelik öncesi tansiyon yüksekliği- İleri anne yaşı (>35)- Ailede preeklampsi öyküsü- Şeker hastalığı- Şişmanlık- Çoğul gebelik- Pıhtılaşma bozuklukları- Annede böbrek hastalığı- Mol hidatiform (üzüm gebeliği)

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) ne sıklıkta görülür?

Tüm gebeliklerin %5-10’unda preeklampsi gelişmektedir. Özellikle daha önce preeklampsi geçirmiş olmak tekrar bir sonraki gebelikte riski oldukça yükseltmektedir. Vakaların sadece %25’i şiddetli preeklampsi şeklindedir.

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) nedenleri nelerdir?

Gebelik zehirlenmesinin nedeni halen tam olarak anlaşılamamıştır.

Ancak altta yatan patoloji ilk 3 ayda plasenta gelişiminde meydana gelen bozukluklar ve buna bağlı olarak plasentadan anne dolaşımına salınan bazı maddelerin plasenta kan akımını azaltmasıdır.

Annenin kan dolaşımına geçen bu maddeler vücuttaki tüm organlarda kan damarlarında daralma yaparak kan akımının azalmasına ve organların hasarlanmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda immünolojik yada genetik nedenlerde rol oynamaktadır.

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) belirtileri nelerdir?

Preeklampsi pek çok gebede gebelik takibi sırasında yapılan tansiyon ölçümleri ile tesbit edilirken bazı hastalarda aşırı ödem oluşması ile başlayabilir. Genellikle gebede herhangi bir belirti olmaz.

Ancak aniden aşırı kilo alan kadınlarda yada ellerde, yüzde ve ayaklarda aşırı şişlik oluşanlarda preeklampsi gelişiminden şüphelenmek ve araştırmak gereklidir.

Baş ağrısı, bulanık görme, nefes darlığı, ellerde ve yüzde ani şişme, karın ağrısı veya bilinç bulanıklığı olan gebelerde preeklampsi gelişimi açısından uyanık olmak gereklidir. Aslında preeklampsiye spesifik bir bulgu yoktur.

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) anne açısından riskli midir?

Hafif preeklampside genellikle anne ve bebek açısından mevcut riskler daha düşüktür. Ancak şiddetli preeklampside artık anne ve bebek açısından hayati öneme sahip riskler mevcuttur.

Tansiyon yüksekliğinin kontrol altına alınamadığı olgularda beyin kanaması yada beyin ödemi, konvülzyon geçirme (eklampsi), karaciğer ve böbrek yetmezliği, görme bozuklukları yada kaybı, erken doğum,plasentanın erken ayrılması (plasenta dekolmanı), HELLP Sendromu ve hatta anne ölümüne kadar gidebilen durumlar oluşabilir. Ayrıca gebelik zehirlenmesi yaşayanlarda yaşamın ileriki dönemlerinde hipertansiyon hastası olma riski de artmaktadır.

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) bebeğe zarar verirmi?

Şiddetli preeklampside bebek gelişimi genellikle geri kalmıştır. Hatta bazı bebeklerin anne karnında öldüğü durumlar bile yaşanabilir.

Bu noktada bebeğin risklerinin pek çoğu aslında erken doğumun getirdiği risklerdir. Erken doğuma bağlı bebekte kafa içi kanama, ağır bağırsak iltihabı (nekrotizan enterokolit), nörolojik hasar gelişebilir.

Uzun süreli yoğum bakım tedavisi gerekebilir.

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) nasıl anlaşılır?

Preeklampsi genellikle 20 haftanın üzerindeki gebelerde oluşan tansiyon yüksekliği ve protein kaybı ile karakterize bir hastalıktır. Gebelik öncesi tansiyon yüksekliği olmayan hastalarda 20 haftadan sonra gelişebilecek 140/90 ve üzerinde tansiyon yüksekliği veya vücutta değişik bölgelerde aşırı şişme bizi preeklampsi gelişimi açısından uyarmalıdır.

Bu hastalarda muhakkak idrarda protein kaçağını tesbit etmek için idrar testi yapılması gerekirse 24 saatlik idrar toplanması ve analiz edilmesi gerekecektir.

İdrar testinde protein kaçağının gösterilmesi ve tansiyon yüksekliğinin olması hastanın preeklamsi olduğunun göstergesidir. Bundan sonra yapılacak kan tahlilleri yardımı ile hastalığın şiddeti belirlenecektir.

Kan tahlillerinde karaciğer testlerinde bozulma yada trombosit değerlerindeki düşmeler hastalığın şiddetli olacağının bulgusu olabilir. Bu hastalar gerekirse hastaneye yatırılarak tedavi ve takip edilmelidir.

Preeklamsi (gebelik zehirlenmesi) tedavisi

Gebelik zehirlenmesinin tedavisi hastalığın şiddetine ve gebeliğin kaç hafta olduğuna göre değişmektedir. En önemli tedavi yöntemi doğumdur. Doğumdan sonra preeklampsi belirtileri dramatik bir şekilde düzelir. 37 hafta ve üstündeki gebeliklerde ağır preeklampsi mevcutsa hiç beklenmeden doğum yoluna gidilir.

37 haftanın altındaki gebeliklerde ağır preeklampsi durumunda bebeğin durumu değerlendirilir. 34 haftanın üzerindeki gebelerde yenidoğan yoğun bakımının olduğu hastanelerde doğum düşünülebilir. 34 haftanın altındaki gebeliklerde en azından bebeğin akciğer gelişimini hızlandırmak için steroid tedavisi için, vakit kazanılmaya çalışılır.

Anne ve bebekte sıkı takip ve hastanede yatış ile birlikte vakit kazanılabilecekse steroid tedavisi için 24-48 saat beklenmeye çalışılır. Ancak yapılan testlerde bebeğin anne karnında bekleyecek kadar iyi değilse yada annenin durumunun kötüleşmesinden korkuluyorsa o zaman aile ile görüşüp doğum yolu seçilebilir.

Hafif preeklampsi olan hastalarda ise genelde terme kadar beklenir. 37 haftanın üzerinde artık doğum düşünülmesi uygundur. Normal doğum yada sezeryan ameliyatı düşünülebilir. Takip esnasında gerekirse tansiyon düşürücü ilaçlar, havale geçirmeyi önleyen ilaçlar kullanılabilir.

Gebelik zehirlenmesi sonuçları günümüzde eskisine göre daha yüz güldürücüdür. Özellikle yenidoğan yoğum bakım şartlarının oldukça gelişmiş olması preeklampsiyi engelleyemesek yada tedavi edemesek bile bebeklerin yaşama şansını çok yüksek oranlara taşımıştır.

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) tekrarlar mı?

Pek çok hasta gebelik zehirlenmesi doğumdan sonra geçermi diye sormaktadır. Gebelik zehirlenmesi doğumdan sonra kendiliğinden düzelir.

Ancak bu hastalarda ikinci gebelikte preeklampsi riski %25-50 arasındadır.

Gebelik zehirlenmesi yaşayanlarda bir sonraki gebelikte daha yakın takip ve erken tanı ile bazen gebelik haftaları etkili bir şekilde uzatılabilmektedir.

Gebelikte preeklampsi nasıl önlenir?

Gebelikte preeklampsi gelişimini önlemenin herhangi bir yolu şu an için yoktur. Ancak preeklampsi riskini azalttığı söylenen ancak doğruluğu %100 olarak kanıtlanamayan tedaviler vardır.

Gebelikte kalsiyum ve magnezyum kullanımı, c vitamini yada bebek aspirini kullanımının gebelik zehirlenmesi riskini azalttığına dair çalışmalar olmakla birlikte desteklemeyen çalışmalarda oldukça çoktur.

Ankara Çankaya Çukurambar'daki muayenehanemizde gebelik takibi Ankara jinekolog Doç. Dr. Nermin Köşüş tarafından yapılmaktadır. Ankara gebelik takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Gebelik takibi Ankara, Doğum Ankara, Jinekolog Ankara, Doç. Dr. Nermin Köşüş

Etiketler

Aşağıdaki makalelerimizi de okuyabilirsiniz Nedir?

>>>Gebelik öncesi kontrol önemli midir?
>>>Gebelikte sık görülen şikayetler nelerdir?
>>>Gebelikte yapılan işlemler nelerdir?
>>>Gebelikte beslenme nasıl olmalıdır?
>>>Gebelikte İlk Üç Ay
>>>Her Bitkisel Çayı Gebelikte Tüketmeyin!
>>>Gebelikte kilo alımı nasıl olmalıdır?
>>>Gebelikte çiğ etle yapılan yiyecekler güvenli midir?
>>>Gebelikte ileri anne yaşı önemli midir?
>>>Gebelik Sırasında Beslenmeme Dikkat Etmeliyim!

Buradan gebelik hesaplama sayfamıza geçebilirsiniz.

Источник: https://www.drnerminkosus.com/gebelik-zehirlenmesi-preeklampsi.htm

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) nedir? Belirtileri, nedenleri ve tedavisi

Gebelik Zehirlenmesi

Gebeliğin 20. haftasından sonra tansiyonun 140/90 mmHg üzerinde seyretmesi ve idrarda protein çıkması ile kendini gösteren gebelik zehirlenmesine (preeklampsi), sıklıkla ödem de eşlik eder.

Tedavi edilmediği takdirde, hem siz hem de bebeğiniz için ciddi – hatta ölümcül – komplikasyonlara yol açabilir. Preeklampside tek tedavi bebeğinizin doğumudur.

Temelde yatan sorun; rahim yatağını döşeyen ince kıvrık arterlerin aşırı daralması ile plesantanın bebeği besleyememesidir.

Gebelik takiplerinde tansiyonu normal seyreden bir annenin 20. Gebelik haftasından sonra tansiyonu yükseliyorsa ve buna ödem ve idrarda protein kaybı eşlik ediyorsa rahatlıkla preeklampsiden şüphelenilebilir. Bu tabloya konvülziyon dediğimiz sara nöbetleri de eklenirse eklampsi denir.

Eğer gebeliğinizin erken haftalarında gebelik zehirlenmesi teşhisi koyulmuşsa ve doğum için daha erkense siz ve doktorunuz zorlu bir görevle karşı karşıya kalırsınız. Bebeğinizin olgunlaşmak için daha fazla zamana ihtiyacı vardır, ancak kendinizi veya bebeğinizi ciddi komplikasyon riskiyle karşı karşıya bırakmaktan kaçınmalısınız.

Hamilelikte asla yapmamanız gereken 8 beslenme hatası!

Gebelik zehirlenmesi neden olur?

  • Rahimde yetersiz kan akışı
  • Kan damarlarında hasar
  • Bağışıklık sistemi ile ilgili bir sorun
  • Belirli genler

Gebelik zehirlenmesinde kimler risk altındadır?

  • Aile öyküsünde gebelik zehirlenmesi olanlar
  • Kronik hipertansiyon hastaları
  • İlk gebelik
  • 18 yaş altı, 35 yaş üstü anne adayları
  • İkiz ya da üçüz gebelikler
  • Önceki gebeliğinde hipertansiyonu olan anneler
  • Gebelikte gebelik şekeri, gizli şeker çıkan anne adayları
  • Kronik böbrek hastası olan anneler
  • Otoimmün hastalığı (Lupus gibi) olanlar
  • Hidrops fetalis denilen bebekte su toplaması olan gebelikler
  • Dört ve üzerinde doğum yapan anneler
  • Obez anne adayları

Kürtaj nedir? Nasıl yapılır? Kürtajın riskleri nelerdir?

Gebelik zehirlenmesi belirtileri

  • Gebelikte yüksek tansiyon
  • İdrarda protein kaybı
  • Ani kilo artışı,
  • Gebenin yüzüğünün dar gelmesi,
  • Yüzde şişlik, ödem
  • Halsizlik, bilinç bulanıklığı
  • Unutkanlık
  • Bebek hareketlerinin azalması
  • Karın ağrısı
  • Ani görme bozukluğu
  • Karaciğer bölgesinde ağrı
  • Bulantı, kusma
  • Az idrara çıkma

Gebeler için sağlıklı beslenme önerileri: Hamilelikte nasıl beslenmeli

Rutin gebelik takiplerinde tansiyon ölçümü ve kilo ölçümü çok önemlidir ve mutlaka kaydedilmelidir.

İdrarda protein kaybının artması, tansiyonun 160/100 mmHg olması, günlük idrar çıkışının azalması, görme bozukluğu, şiddetli mide ağrısı, kanda trombosit sayısının azalması ağır preeklampsi geliştiğinin bulgularıdır. Bu tabloya konvülziyonların (sara nöbetlerinin ) eklenmesine eklampsi denir. Artık beyin ödemi gelişmiş ve bu nöbetler başlamıştır.

Gebelik zehirlenmesine mutlaka dikkat edilmelidir

Gebede beyin kanaması, kalp yetmezliği, pıhtılaşma bozukluğu, akciğer ödemi, böbrek yetmezliği gelişir. Bebekte gelişme geriliği başlar, erken doğum hatta anne karnında bebeğin ölümüne neden olur.

Gebelik zehirlenmesinde anne ve bebek ölümü

Küçük kılcal damarlar dediğimiz kapillerdamarlardaki direnç artışı, kapiller damardaki hasardan dolayı bebek ile anne arasındaki kan besin alışverişinin yapıldığı yerde (utero plesantal yatak) problem oluşur ve bebek için ciddi teh yaratır.

Hamilelik döneminde anneye yapılması gereken tüm önemli testler

Bebeğe az kan, az oksijen gider ve bu durum bebeği sıkıntıya sokar. Utero plesantal yatakta basınç artar, plesanta erken ayrılır ve bebek anne karnında kaybedilir.

Kapiller damardaki bozuklukta trombositler hasar görür, kanda trombosit sayısı azalır.

Bunun sonucunda vücudun pıhtılaşma faktörleri tükenir DIC (Dissemine İntravasküler Koagülasyon ) gelişir ve ölümle sonuçlanır.

Gebelik zehirlenmesi tekrarlar mı?

  • Gebelik süresinde preeklampsisi olan bir kadın, bir sonraki gebelikte preeklampsinin gelişmesi için yaklaşık % 10 risk taşır.
  • Şiddetli preeklampsisi olanlarda, sonraki gebeliklerde preeklampsi riski% 20 civarındadır.

  • Aynı babaya sahip ikinci bir hamilelik preeklampsi insidansını azaltırken, daha sonra farklı bir baba ile yapılan hamilelik preeklampsi riskini tekrar artırabilir.
  • Öncelikle anne adayı, preeklampsinin tekrarlamaması için kilo vermelidir.

  • İkiz gebelikler gebelik zehirlenmesinin tekrarlamasında önemli bir risk faktörüdür.
  • Gebeliğin ilk haftalarında yaşanan kilo artışı preeklampsinin tekrarlaması açısından risk faktörü değildir.

  • Dengeli ve düzenli beslenmeye özen göstermek, stresten uzak durmak, düzenli uyumak, normal sınırlarda kilo almak preeklampsinin tekrarlamasını önlemekte önemlidir.

  • Bir önceki gebeliğinde preeklampsi yaşamış gebelerin, özellikle tansiyon takibi ve kan tahlillerini düzenli yaptırması önemlidir.

Gebelik zehirlenmesi nasıl önlenir?

Gebelik zehirlenmesinden korunma yöntemleri çok belirgin değildir. Fakat konuyla ilgili çok sayıda çalışma yapılmaktadır.

Çok net olmasa da öncelikli olarak önerilen yöntemler, doğum öncesi gözetim, yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme takviyesi ve farmakolojik tedavidir.

Gebelik zehirlenmesinin önlenmesine yönelik birçok çalışma, birincil müdahalelere dayanmaktadır.


Bunlar; yatak istirahati, aktivite kısıtlaması veya düzenli egzersiz, tuzu azaltmak veya C ve E vitamin takviyesi gibi beslenme önlemleri, sarımsak, deniz yağı gibi antioksidanlar. Yüksek risk grubu söz konusu olduğunda ise ikincil korunma devreye girer; diüretikler, progesteron, nitrik oksit, kalsiyum takviyesi ve aspirin gibi ilaçlar.

Gebelik zehirlenmesi bebeğe zarar verir mi?

Çoğu gebelik zehirlenmesi vakası olumlu sonuçlanmaktadır. Bazen tansiyon sorunu devam edebilir fakat doğumdan sonra da takibi yapılarak bu sorun da aşılabilmektedir. Bebeklerin çoğu gebelik zehirlenmesi sorunundan zarar görmezler. Erken doğmuş bebekler genellikle daha uzun süre hastanede kalırlar ve doktor kontrolünde izlenir.

Ne yazık ki, pek çok kadın ve bebek gebelik zehirlenmesi nedeniyle hayatı tehdit eden komplikasyonlar yaşamaktadır. Eklampsi (gebelikte veya doğum sonrası nöbetler veya koma) seyrek görülen bir komplikasyondur, ancak yaklaşık % 2’lik bir ölüm oranına sahiptir ve bebeğe ciddi zarar verebilir.

Kaynaklar1- Preeclampsia, 2- Prevention of Preeclampsia, 3- Preeclampsia Treatment

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/gebelik-zehirlenmesi-preeklampsi-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть