Gebelikte Diyabet Bebek İçin Riskli Mi?

içerik

Gebelik Şekeri ve Riskleri/Sağlıklı Yaşam/milliyet blog

Gebelikte Diyabet Bebek İçin Riskli Mi?

Şeker hastalığı (diyabet) kanda yüksek şeker düzeylerinin oluşmasına sebep olan bir hastalıktır. Bazı kadınlarda hamile kalmadan önce diyabet zaten var olabilir. Bazı kadınlarda ise “gestasyonel diyabet” olarak isimlendirilen gebelik şekeri ortaya çıkabilir.

Neredeyse her 150 hamileliğin 1'inde pregestasyonel DM (hamilelik öncesi şeker hastalığı) görülebilmektedir. Şayet anne adayının hamile kalmadan evvel şeker hastalığı var ise, hamilelik süresi boyunca kan şeker düzeyinin kontrol altında tutulabilmesi, hamilelikten önceki halinden daha güç olabilir.

İnsülin dozunun değiştirilmesine gereksinim duyulabilir.

Gebelik henüz gerçekleşemeden herhangi bir şeker hastalığı ya da belirtisi olmayan bir anne adayında, gebelik esnasında glukoz yani şeker değerlerinde yükseklik olabilir.

Bu da gebelik şekerine işaret eden bir durumdur. Gebeliğin 24-28 haftaları arasında şeker su testi diye bilinen, glukoz yükleme testi aracılığı ile tarama yapılır.

Sonuçlar 100 gram oral glukoz testi ile kesin tanıya varılır.

Gebelik şekerinin anne adayı ve bebek için riskleri nelerdir?

Şeker hastalığı gebelik esnasında da kendini gösterse, gebelikten önce de başlamış olsa da, anne adayı ve bebek için bir takım riskleri de beraberinde getirir. Şeker hastalığına sahip anne adaylarında, şeker düzeyleri gebelik süresince ne denli düzgün devam ederse, diyabetin açacağı riskler o denli azalır.

Gebelik esnasında kendini göstermeye başlayan şeker hastalığında (diyabet),  görülebilen riskler, gebelikten önce zaten var olan şeker hastalığına göre daha azdır.

Şeker hastası anne adaylarının hamilelik sürelerince yüksek tansiyon (hipertansiyon), hamilelik zehirlenmesi, düşük ve erken doğum gibi riskler şeker hastası olmayan bir anne adayına göre daha yüksek olmaktadır.

Hamilelikten önce ortaya çıkmaya başlayan şeker hastalıklarında bebekte kimi anomalilerin ortaya çıkma olasılığı artar. Fakar hamilelikte ortaya çıkan gestasyonel şeker hastalığı bebekte anomalilere yol açmaz. Açsa dahi bununla ilginin çok az olabileceğine dair araştırmalar yapılmaktadır.

Hamilelik öncesi ya da hamilelik esnasında meydana gelen şeker hastalığı kaynaklı normalden iri denilen yani makrozomik bebek gelişimi ve bunun yol açtığı sezeryan doğum zorunluluğu sebebiyle risk ihtimalleri yükselir.

Anne adayında hamilelikten önce zaten mevcut olan şeker hastalığına sahip kişilerde hamilelikten hemen önceki bir kaç ay ve hamilelik süresince şeker düzeyleri ne denli normal devam eder ise, bebekte oluşabilecek anomali gelişme olasılıkları o denli düşecektir. Şeker seviyeleri sürekli yüksek seyreden ve kontrol edilmeyen hamileliklerde bu risk daha yüksektir.
Bu sebepten dolayı HbA1C ve glikoz takipleri çok fazla önem teşkil eder.

Diyabetik hamileliklerde bebekte görülebilecek riskler:

  • Doğumun ardından yaşanabilecek solunum sıkıntısı (respiratuar distres)
  •  Bebeğin iri olması (makrozomi)
  • Daha olarak görülen bebeğin normalden küçük olması (SGA)
  • Bebekte doğum ardından sonra hipoglisemi yani şekerin düşmesi, polisitemi, hipokalsemi, hiperbiluribinemi (sarılık)
  • Kalp anomalileri (VSD, TGA, kardiyomyopati…)
  • Beyin ve santral sinir sistemi anomalileri (Anensefali, spina bifida, kaudal displazi)
  • Böbrek anomalileri
  • Sindirim sistemi anomalileri
  • Kulak anomalileri

Gebelikte şeker hastalığı belirtileri nelerdir?

Gebelik şekeri, anne adayında mevcut ise;

  • Susuzluk hissi,
  • Kilo kaybı,
  • Çok fazla yemek yeme ihtiyacı,
  • Normalinden çok daha fazla idrara çıkmak,
  • Sürekli yorgunluk hali gibi belirtiler görülebilir.

Fakat çoğunlukla gebelikte şeker hastalığı kendini belirtilerle göstermeyebilir. Anne adayına uygulanacak olan tarama testi ya da tahliller aracılığı ile saptanır.

Şeker değerleri normalde kaç olmalıdır?

Gebelik şekerinin değerlendirmesi için uygulanan 50 gram glukoz yükleme testinde sınır değer 130 ya da 140 şeklinde belirtilmiştir. Belirtilen rakamlardan yüksek çıkan test sonuçlarına 100 gram oral glokoz testi uygulanır.

100 gram glukoz testinde açlık şeker değeri 95'ten büyük olmalıdır, 1.saat, 2.saat, 3. saat değerleri sırasıyla 180, 155 ve 140 değerinin altında olmalıdır.

Bu 4 değerden ikisinin yüksek çıkması neticesinde gebelik şekeri teşhisi koymak için yeterlidir.

Gebelik şekeri tedavisi nasıl uygulanır?

Gebelik şekerinin tedavisinde diyet tedavisi uygulanır. Şayet diyet tedavisi yeterli gelmiyosa insülin tedavisine başlanabilir.

Gebelik durumu bulunmayan hastaların kullandığı şeker hapları hamilelikle uygulanamazlar. Doğumun ardından çoğunlukla şeker yüksekliği kendi kendine düzelebilir.

Buna bağlı olarak da diyet ya da ilaç tedavisine ihtiyaç duyulmaz. Fakat buna karar vermek için, doğum sonrasında tahliller yapmak gerekir.

Gebelik diyabeti tedavi edilmez ise neler olabilir?

  • Anne adayının kanındaki şekerin yüksek düzeyde seyretmesi, bebeğin fazlaca irileşmesine yol açabilir. İri bebeklerde, doğum öncesinde ve doğum esnasında daha çok sorunun meydana gelme olasılığı mevcuttur. İri bebeklerde sezeryan yapılması zorunlu olabilir. Doğum esnasında omuz takılması, doğum travması, doğumun uzun sürmesi gibi problemler de yaşanabilir.
  •  Hamilelikten önce kendini gösteren şeker hastalığına sahip kişilerde, gebelik esnasınsa bebekte bazı anomalilerin görülme riski daha fazladır. Fakat hamilelikte ortaya çıkan gestasyonel diyabet (GDM) bebekte anomalilere sebep olmamaktadır, olursa da çok hafif ilgili olabilir.
  • Hamilelik süresince, “pre-eklampsi” olarak isimlendirilen yüksek tansiyon riski ortaya çıkabilir. Yüksek tansiyom bebekte ya da anne adayında risklerin oluşmasına sebep olabilir.
  • Erken doğumlar görülebilir.
  • Bebeğin doğumunu takiben, “hipoglisemi” olarak isimlendirilen, kan şekeri düzeyinde düşüklük durumu ortaya çıkabilir.
  • Bebeğin doğumunu takiben, akciğerleri tam gelişemediği için solunum sorunları kendini gösterebilir.
  • Ani bebek ölümleri gerçekleşebilir.
  • Doğum ardından RDS (bebekte solunum) sorunları oluşabilir.
  • Doğum ardında bebekte hipoglisemi yani, kan şekeri düşüklüğü ve biluribin yüksekliği, polisitemi yani, bebekte kan hücrelerinin fazla oluşu durumları görülebilir.
  • Şeker hastalığı olan anneden doğan bebeklerde şeker hastalığı bulunmayan anne çocuklarına nazaran ileriki yıllarda Tip 2 diyabet ve gebelikte (gestasyonel) diyabet oluşma riski neredeyse 20 kat fazla görülme riskine sahiptir.
  • Gebelik şekeri görülen anne adaylarının bebeklerinde şeker hastalığı görülme olasılığı %33 gibi bir orana sahiptir.

Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu

www.cemficicioglu.com.tr

Источник: http://blog.milliyet.com.tr/gebelik-sekeri-ve-riskleri/Blog/?BlogNo=449290

Gebelik Diyabeti Hem Anne Adayı Hem Bebek İçin Riskli — Hamileyim.net

Gebelikte Diyabet Bebek İçin Riskli Mi?

Diyabet, yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabileceği gibi gebelikte de gelişebiliyor. Özellikle gebelik diyabetinin anne adaylarında görülme sıklığı son yıllarda artış gösteriyor.

Vücut kitle endeksi yüksek, önceki hamileliğinde diyabet geçirmiş ve ailesinde diyabet hikayesi olanlarda görülen gebelik diyabeti, düşük riskinden rahim içi bebek ölümlerine, erken doğumdan çeşitli enfeksiyon hastalıklarına kadar pek çok sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Op. Dr. Asena Ayar gebelikte diyabetle ilgili önemli bilgiler paylaştı.

Gebelerin önemli bir kısmında görülüyor

Hamilelik öncesi kan şekeri hiç yükselmeyen kadınların gebelikle birlikte kan şekerinin yükselmesi “gebelik diyabeti” olarak adlandırılmaktadır. Gebelikle birlikte zamanla kan şekerini düzenleyen insüline karşı bir direnç gelişir ve bu durum kan şekerinin yükselmesine neden olur. Gebeliklerin önemli bir kısmını etkileyen gebelik diyabetinin tam olarak sebebi bilinmemektedir.

Hem anne adayı hem bebek için risk

Gıdalardan alınan şeker, pankreas hücrelerinden salgılanan insülin hormonu tarafından parçalanır.

Gebelikte ise bebeğin büyümesine destek olan hormonlar salgılayan plasenta aynı zamanda insülinin bir kısmını bloke ederek anne adayının bu hormona olan ihtiyacını artırır.

Vücuda giren şekerin yeterli insülin olmaması nedeniyle kandan uzaklaştırılamaması ve enerjiye çevrilememesi sonucu gebelik diyabeti gelişir. Bu şekilde yükselen kan şekeri hem anne adayının hem de bebeğin hayatı için risk oluşturur.

Gebelik diyabeti riskini artıran faktörler

• Şişmanlık• Önceki gebeliklerde gebelik diyabeti öyküsü olması• Daha önce iri bebek doğurmuş olmak• Önceki gebeliklerde doğumsal anomalili bebek dünyaya getirmek• Nedeni bilinmeyen ölü doğum yapmış olmak• 35 yaş üstü gebelik yaşanması• Ailede diyabet, yüksek tansiyon bulunması

• Açlık kan şekerinin 105mg/dl’nin, tokluk şekerinin 120mg/dl’nin üzerinde olması

Tip 1 diyabetiniz varsa…

Hamilelik öncesi diyabeti olan anne adaylarının gerek hamileliğini planlarken gerek hamilelik süresince dikkatli olması gerekmektedir.

Genellikle çocuk yaşta ortaya çıkan Tip 1 diyabet, vücudun şekeri harcamak için gerekli insülin hormonu üretememesinden kaynaklanır.

Tip 1 diyabeti olan anne adaylarının gebelik süresince doktorları ile iletişim halinde olması ve insülin tedavisini aksatmaması gerekmektedir.

Sonraki gebelikleri de etkiliyor

Tip 2 diyabet, genelde 40 yaş sonrası ve kilolu kişilerde ortaya çıkar. Tedavisinde hem tablet formunda ilaçlar hem de insülin enjeksiyonları kullanılabilmektedir. Gebelik öncesinde ya da gebelikte tanı konulmuş olabilir.

Gebelik diyabeti bu süreçte ihtiyaç duyulan ekstra insülinin üretilememesi problemidir. Genellikle gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkar ve gebelik sonlandıktan sonra geçer.

Ancak gebeliğinde diyabet ortaya çıkan bir anne adayının sonraki gebeliğinde de diyabet geliştirme riskinin iki kat arttığı unutulmamalıdır.

Gebelikten önce diyabeti olan anne adayları ve bebeklerini bekleyen riskler

• Göz ve böbrek problemleri,• İri bebek dünyaya getirme,• İri bebek nedeniyle müdahaleli doğum ya da sezaryen doğum yapma,• Düşük yapma,• Bebeklerde gelişme sorunları, özellikle sinir ve kardiyovasküler sistem anormallikleri,• Ölü doğum ya da erken ölüm,

• Doğum sonrası sağlık problemleri, hayatının daha sonraki evrelerinde diyabet ve obezite sorunları yaşama gibi riskleri vardır.

Gebelikte ortaya çıkan diyabette ise;

• İri bebek riski buna bağlı olarak doğumun zor olması ya da sezaryenle olması,• Bebekte kalp ve solunum problemlerinin görülmesi,

• Bebeğin daha sonraki hayatında obezite veya diyabet geliştirmesi riski artar.

Diyabet doğum şeklini de belirliyor

Diyabet nedeniyle göz, böbrek ve tansiyon sorunu olan gebelerin mecbur kalmadıkça sezaryenden kaçınması önemlidir. Çünkü bu kişilerde yaralar geç iyileşmektedir. Tıbbi zorunluluk bulunmadıkça diyabetli gebelerde normal doğum tercih edilmeli, bebeğin yüksek kilolu olduğu durumlarda sezaryene başvurulmalıdır.

Her gebe diyabet testi yaptırmalı

Diyabet riski yüksek anne adaylarının gebelik öncesi bir endokrinoloji uzmanı ile görüşmesi gerekmektedir. Her gebe, gebeliğin 24. – 26. haftalarında, riski yüksek olanlar ise daha erken dönemde gerekli testleri yaptırmalıdır. Diyabet tanısı konulan gebelerde hastalık, düzenli şeker takibi ve diyet ile kontrol edilmeli, gerekli durumlarda insülin tedavisi uygulanmalıdır.

Diyabeti olan gebelerin adım adım dikkat etmesi gerekenler

Kilo alımı: Gebelikte aşırı kilo alan bir diyabet hastasının kan şekeri, normal seviyenin üzerine çıkar. Yüksek kan şekeri bebeğe geçerek onun da kan şekerini yükseltir.

Bu durumda bebekte kalp, böbrek ve damar sorunları gelişir. Bebek, tüm endokrin dengesi bozulmuş olarak dünyaya gelebilir. Gebeler; 4. aydan sonra ayda ortalama 750 gram ya da 1 kilo alabilirler.

Gebelik tamamlandığında bu, 10-11 kiloyu geçmemelidir.

Beslenme: Gebeler, 3 ana öğün, 3 ara öğün yapmalı, ara öğünlerini aksatmamalıdır. Bu alışkanlık, hem kilo almalarını önler hem de 4 saati aşmayan açlıklar ortaya çıkmaz.

Folik asit: Folik asit her gebe için olduğu gibi diyabet hastası gebeler için de oldukça yararlıdır. Folik asidin doktorun belirlediği oranlarda düzenli kullanımı, bebeklerde “spina bifida” adı verilen omurilik gelişim bozukluğunun oluşmasına önler.

Egzersiz: Diyabetli anne adayları, sabah ve akşam 20 dakikayı geçmeyen hafif egzersizler yapmalıdır. Gebeler için en ideal egzersiz yürüyüştür. Düzenli egzersiz, insülin gibi kan şekerini düşürme özelliğine sahiptir.

Uyku: Vücudun ihtiyacı olan 7-8 saatlik uyku sonrası hormon sistemi kendini toparlar. Vücut için yararlı olan gece uykusudur. Kan şekeri gece gündüz ritmi ile bire bir ilişkilidir. Bu nedenle gece uyumadan, uykusunu gündüz almaya çalışan diyabet hastalarında şeker kontrolü sağlanması zorlaşır.

Doğumdan sonra da takip bırakılmamalı

Gebelik diyabeti olan kadınların doğum sonrası insülinle tedavi ihtiyacı genellikle ortadan kalkar. Ancak ilerleyen dönemlerde diyabetle karşılaşma riskleri artmaktadır.

Bu nedenle doğumdan 6 hafta sonra glisemik durum yeniden değerlendirilmeli ve glikoz yüklemesi yapılarak kan şekeri ölçülmelidir. Sonuçların normal çıkması halinde 3 yıllık aralıklarla testler tekrarlanmalıdır.

Gebelik diyabeti yaşayan kadınlar mutlaka hayat tarzında değişiklik yapmalıdır.

Источник: https://hamileyim.net/tedavi-edilmeyen-diyabet-hem-anne-adayi-hem-bebek-icin-riskli/

Hamilelikte şeker takibi önemli!

Gebelikte Diyabet Bebek İçin Riskli Mi?

Yiyeceklerle alınan karbonhidrat gıdalar, vücutta glukoz olarak şekerlere dönüşür. Bu dengede en ufak bir bozulma çeşitli hastalıklara yol açabiliyor. Metabolik hastalık olarak bilinen bu hastalıklardan toplumda en sık görüleni diyabet.

Diyabet, farklı tiplerle, farklı dönemlerde, yaygın olarak görülen önemli sağlık sorunlarından biri. Ama gebelik döneminde ortaya çıkan diyabet, hem anneyi hem de bebeği etkilemesiyle, daha büyük bir problem haline gelebiliyor. Ancak sevindirici yanı da var; doğru zamanda ve doğru şekilde kontrol altına alınırsa, ne anneye ne bebeğe zarar vermiyor.

9 ayın istenmeyen sürprizi: Gebelik diyabeti

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Başar Önal, erken teşhis için diyabete yönelik takiplerin, gebeliğin planlanmasıyla birlikte başlanması gerektiğine dikkat çekiyor.

Anne olmaya hazırlandığınız 9 ay süren o özel süreçte, daha önce hiç yaşamadığınız bazı durumlarla karşılaşmanız mümkün. Bunlardan biri, gebelik diyabeti. Bu sorunla karşılaşan anne adaylarının ortak özelliği ise gebe kalmadan önce diyabetle tanışmamış olmaları.

Yani bu anne adayları, ilk kez diyabet tanısı alıyorlar. Üstelik sayıları da az değil! Tüm gebelerin yüzde 5’i, gebelik diyabetiyle karşılaşıyor ve çoğunlukla da doğum sonrası diyabet sorunları ortadan kalkıyor.

Ancak gebelik döneminin hem anne hem de bebek açısından sıkıntısız tamamlanabilmesi için tanı alan anne adayının yakından takip edilmesi gerekiyor.Tanı konan gebelerin yarısında herhangi bir risk faktörü ya da belirtiye rastlanamadığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr.

Başar Önal, bu nedenle her gebede diyabet düşünülerek tarama yapılmasının önemli olduğunu söylüyor.

Gebelik diyabeti belirtileri nelerdir?

Gebelik diyabeti olan anne adaylarının yarısından belirti görülmese de, diğer yarısında birden fazla belirti ortaya çıkabiliyor. Bunlar arasında; çok yemek yemek, çok su içmek, idrar testinde glukoz görülmesi yer alıyor.

Önceden fazla kilolu olmak ya da gebelikte gereğinden fazla kilo almak, ileri yaşta gebe kalmak ya da birince derece yakınlarında diyabet varlığı sorunun ortaya çıkmasındaki en önemli faktörler arasında yer alıyor. Dr. Başar Önal, daha önce ölü veya anomalili doğum yapan, tekrarlayan idrar yolu ve genital mantar enfeksiyonu geçiren gebelerde de diyabetin araştırılması gerektiğine işaret ediyor.

Önemli riskleri var

Kontrol altına alınmamış gebelik diyabetinin, anne adayı ve özellikle de bebek için son derece önemli riskleri bulunuyor. Bebeğin suyunun ve kilosunun normalden fazla olması erken doğum riskini artırıyor.

Doğum sırasında da bebeğin aşırı kilolu olması vajinal doğum için engel teşkil edebiliyor.

Ayrıca yüksek şeker düzeyleri bebeğin oksijensiz kalmasına neden olabileceği gibi rahim içinde ani bebek ölümleri açısından da risk oluşturuyor.

Anne karnında uzun süre yüksek kan şekerine maruz kalmanın bebekte ileride obezite ve diyabet gelişme riskini artırdığına da dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr.

Başar Önal, “Kontrolsüz diyabeti olan gebelerin bebeklerindeki komplikasyon riskleri doğum sonrasında da devam ediyor.

Anneden ayrıldıktan sonra bebekte, hipoglisemi (kan şekeri düşmesi), hipokalsemi (kalsiyum düşüklüğü), hiperbilirubinemi (yenidoğan sarılığı), konvülzyonlar (havale) gelişebiliyor. Ayrıca, aldığı fazla ağırlığı hızla kaybeden bebek, emme problemi de yaşayabilir” diyor.

Hamilelikten önce hangi testler yapılmalı?

Gebelik diyabetinin önlenmesi için yapılması gerekenler nelerdir?

Diyabetin kontrol edilebilmesi için anne adayının gebelik öncesi muayenesinde, risk faktörlerinin sorgulanarak ilk etapta açlık kan şekeri ve son 3 aylık ortalama kan şekeri düzeyini veren testin istenmesi gerekiyor.

Test sonucunda risk belirlenenler, gebeliğin başlangıcından itibaren takibe alınıyor ve gerekli durumlarda bu testler tekrarlanıyor.

Açlık kan şekerleri yüksek olanlarda takiplerin dahiliye veya endokrinoloji uzmanı ve gebelik konusunda deneyimli bir diyetisyenle birlikte yapılması önem taşıyor.

Yüksek kiloyla gebeliğe başlanması ya da bu sürede fazla kilo alınmasının gebelik diyabetinin ortaya çıkmasında çok önemli bir faktör olduğunu hatırlatan Dr.

Başar Önal, anne adayının gebelik süresince 12-13 kg’dan fazla kilo almaması gerektiğini söylüyor.

Bu nedenle kan şekeri düzeyi normal olan, risk faktörleri taşımayan gebelerin de sağlıklı beslenmeye özendirilerek kontrollü kilo alımının sağlanması önem taşıyor.

Testler ihmal edilmemeli!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Başar Önal, gebelik diyabetinde erken önlem alabilmek adına hiçbir şikayeti olmayan tüm gebelere risk faktörleri sorgulanmadan 24-28. haftalarda mutlaka oral glikoz tolerans testi uygulanması gerektiğini belirtiyor.

Bu testler sırasında verilen glikozun gebeye ya da fetüsa herhangi bir zararının olmadığının altını çizen Dr. Başar Önal, “Yüklenen şeker miktarının bir adet gofret veya 2 dilim hamur tatlısı veya bir kase sütlü tatlıdan fazla olmadığı bilinmeli ve bu konuda gereksiz endişeye kapılmamalı” diyor.

Glikoz tolerans testinden elde edilen sonuçlar öngörülen değerlerin altında kalırsa negatif olarak kabul ediliyor ve başka bir teste gerek kalmıyor.

Gebelik diyabetinin tedavisi nasıldır?

Yapılan kontrollerde kan şekerinin yüksek olduğu tespit edilen anne adayı dahiliye veya endokrinoloji uzmanı ve diyetisyen birlikteliği ile tedaviye alınıyor. Bu kişilerin öncelikle beslenme programı yeniden düzenleniyor ve uygun egzersizler planlanıyor.

Açlık ve tokluk kan şekerinin istenilen sevide tutulmasının amaçlandığı bu dönemde sık aralıklarda şeker takibi gerekiyor. Diyetini, egzersizini ve şeker takiplerini düzenli yapan gebelerin yüzde 85-90’ında kan şekerlerinin düzelmesini beklediklerini söyleyen Dr.

Başar Önal, “Takip ve diyete rağmen kan şekerleri istenen düzeye inmeyen anne adaylarında insülin tedavisi devreye giriyor.

Aynı zamanda bebeğin kilo alımı, amniotik su durumu ve rahim içindeki iyilik durumunun da kadın doğum hekimi tarafından yakın izlenmesi gerekiyor” diyor.

Kimler risk altında?

  • Birinci derece yakınlarında diyabet bulunanlar
  • Daha önce gebelik diyabeti geçirenler,
  • Yüksek kilo ile gebeliğe başlayanlar
  • Gebelik sürecinde fazla kilo alanlar,
  • Sağlıksız beslenen gebeler,
  • İleri yaşta gebe kalanlar,
  • Bebeğinin tahmini kilosu beklenenden yüksek olanlar,
  • Polihidramnioslu (suyu fazla olan) gebeler.

DİYABET GEBELİĞE ENGEL DEĞİL

Hamilelikte 6. aydan itibaren plesantadan salgılanan hormonların insülüne karşı direnç gösterdiğini söyleyen Op. Dr. Aslı Alay, bu nedenle gebelik şekerinin mutlaka teşhis edilmesi ve takibinin doğru yapılması gerektiğini belirtti.

Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aslı Alay, konu hakkında bilgiler verdi. Gebelikte şeker takibinin önemli olduğuna değinen Op. Dr. Aslı Alay, şunları dile getirdi: “Yiyeceklerle aldığımız karbonhidrat olarak adlandırdığımız gıdalar vücutta glukoz olarak tanımlanan şekerlere dönüşür.

Glukoz yani karbonhidratların en küçük parçacıkları yaşamımızı devam ettirmemiz için gereken enerjiye dönüşür. Bu dengede en ufak bir bozulma çeşitli hastalıklara yol açar. Metabolik hastalık olarak bilinen bu hastalıklardan toplumda en sık görüleni diyabettir. Diyabet, kanda var olan şekeri hücrelerimizin kullanamamasından kaynaklanır. Kanda şeker yüksek ama işe yaramıyor.

Çünkü şekeri kullanmamızı sağlayan insülün ya vücutta yok yada etkisini gösterememektedir.

Gebelik şekeri bebeği de etkiliyor

Gestasyonel diyabet ise gebelikte tanı koyduğumuz şeker hastalığıdır. Görülme sıklığı %2-5 olup kadının sonraki gebeliklerinde tekrarlama ihtimali çok yüksektir. Gebelikte insülün salgısı artmakla beraber 6. aydan itibaren plesantadan salgılanan hormonlar insülüne karşı direnç gösterir.

Bu direnç diyabet açısından risk taşıyan kadınlarda kan şekerinin yükselmesine yol açar. Kontrolsüz yükselen kan şekeri fetüste de şekerin yükselmesine, artan insülün salınımına ve bu durumun yol açtığı sorunları beraberinde getirir.

Bu nedenle gebelik şekeri mutlaka teşhis edilmesi ve doğru takibi gereken bir hastalıktır.

Özellikle 35 yaş sonrası hamilelikler, kilolu kadınlar, 4000 gr dan fazla bebek doğuran ve diyabetik aile öyküsü olan gebelerde risk artmıştır. Tanı için gebeliğin 24-28. Haftaları arasında şeker yükleme testi yapılır.

Şeker yükleme testi tüm gebelere önerilmekte, eğer gebe yüksek risk grubunda ise gebelik tespit edilince bu test yapılmalıdır. Genel olarak tek aşamada yapılan 75 gr yükleme testi olarak uygulanır. Şeker yükleme testi öncesinde 3 gün gebenin normal diyetle beslenmesi önerilir.

8-12 saatlik açlık ardından sabah saatlerinde uygulanır. Öncelikle açlık kan şekerine bakılır. Ardından 75 gr şeker içeren solüsyon içirilir. Açlık kan şekeri ?93, 1.saat tokluk ?180 mg/dl, 2.saat tokluk ? 153 mg/dl değerlerden biri yüksek ise gebelik şekeri tanısı konur.

Detaylar için şeker yüklemesi kaçıncı hafta yapılır yazımıza da göz atabilirsiniz.

Beslenme düzenini değiştirmek şart

Gebelik şekeri tanısı konulan kadınlarda diyet düzenlenmeli, gerekli durumda insülün tedavisine geçilmelidir. Diyet hastanın kilosuna, boyuna, ek hastalık mevcudiyetine ve fiziksel aktivitesine göre değişir. Her gebe için hazırlanan diyet listesi farklı olup diyet kişiye özeldir.

Önemli olan karbonhidratın azaltılması, protein ve sebzenin artırılmasıdır. Karbonhidratlı gıdalar kan şekerini yükselttiği için tek seferde tüketilmemeli, gün içinde farklı öğünlerde küçük porsiyonlar şeklinde alınmalıdır.

Beyaz şeker, un ve ürünleri, yağ oranı yüksek yiyecekler kısıtlı miktarda tüketilmelidir. Gebelerde çok sık gördüğümüz tatlı isteği taze ve kuru meyveler ile karşılanmalıdır.

Ana ve ara öğünlerde hedef şeker düzeyini sağlayacak besin tüketilmesi, fiziksel aktivite planlanması, evde şeker takip sisteminin geliştirilmesi tedavinin amacıdır. Her kontrolde kilo artışı takip edilmelidir.

Doğum ile beraber gebelik şekeri kaybolur. Ancak tip 2 diyabet adayı olan bu kadınlar doğumdan 6 hafta sonra şeker yükleme testini tekrarlamalıdır. Normal çıktığı takdirde 3 yılda bir şeker yükleme yapılır.

Gebeliklerinde gebelik şekeri tanısı alan kadınlar doğum sonrasında da yaşam tarzını değiştirmeli, Akdeniz mutfağının hakim olduğu bir diyet ile beslenmeli, sigara içmemeli, hayatından sporu ve özellikle yürüyüşü eksik etmemelidir.”

DİYABET NEDİR?

Источник: https://hthayat.haberturk.com/hamilelik/haber/1034413-gebelik-sekeri-nedir

Gebelikte diyabet! Yarattığı riskler, belirtileri ve tedavisi..

Gebelikte Diyabet Bebek İçin Riskli Mi?

Vücudumuz, yediğimiz karbonhidratlı besinleri glukoz adını verdiğimiz şekere dönüştürür.

Şeker, vücudumuzun tüm aktivite gerektiren eylemlerinde (nefes alma, yürüme, koşma, okuma, uyuma gibi) kullandığı enerji kaynağıdır.

Diyabet (şeker hastalığı), vücudunuzun şekeri enerji olarak kullanmasını güçleştirir. Diyabetli kişiler, şeker yüksekliği sorunuyla karşı karşıyadır, ancak hücrelerinde enerji açlığı mevcuttur.

Normalde, şekeri kan damarlarımızdan alıp hücrelerimize taşımak için pankreas bezinde üretilen insülin hormonuna ihtiyaç vardır.

Diyabetli kişilerde pankreas tarafından ya yeterli insülin üretilmez ya da üretilen insülin etki gösteremez. İnsülin üretilemiyorsa tip 1 diyabet, insülin etki göstermiyorsa ise tip 2 diyabet söz konusudur.

Her iki durumda da kan glukozu (şekeri) yükselir. Bu duruma hiperglisemi adı verilir.

Gebelikte diyabet (şeker) hastalığının riskleri ve tedavisi

Hiperglisemi iyi tedavi edilmediğinde büyük ve küçük kan damarlarını bozarak göz, böbrek ve sinir dokusunda tahribata yol açar; kalp krizi ve inmeye (felç) neden olabilir.

Diyabeti olan bir kadın ne yapmalıdır?

Günümüzde gebeliğin iyi planlanması (yani kan şekerinin kontrol altında olması) ve modern gebelik takip yöntemleri sayesinde, diyabetli kadınlar da sağlıklı bir bebeğe sahip olabilir. Sadece biraz daha özverili olmaları gerekebilir.

Daha önceden diyabeti olan kadın gebe kaldığında pregestasyonel diyabet söz konusudur. Gebelik diyabeti (gestasyonel diyabet), daha önceden diyabeti bulunmayan bir kadında, gebelik sırasında ortaya çıkan ve bebeğin doğumu ile birlikte genellikle ortadan kaybolan, geçici bir diyabet şeklidir.

Gebelik diyabeti;

• Gebe kadınların yaklaşık olarak %2-4’ünde görülür.

• Gebeliğin genellikle 24-28. haftalarında ortaya çıkar.

• Daha sonraki gebeliklerde tekrarlayabilir.

• Bu tür diyabeti daha önce geçirmiş olan kadınlarda, daha sonraki yıllarda kalıcı tip 2 diyabet gelişme riski oldukça yüksektir. Bu nedenle, gebeliğinde diyabet gelişen annelerin gebelik sonrasında ideal kilolarına dönmeleri ve düzenli spor yapmaları hastalığın tekrarlamaması açısından çok önemlidir.

Gebelikte diyabet hangi sorunlara neden olur?

Gebelik diyabeti riski nasıl anlaşılır?

• Ailesinde diyabet hastalığı olan kişiler,

• Kilolu kişiler,

• 35 yaş üzerinde gebe olanlar,

• Daha önceki hamileliklerinde 4 kilogramın üzerinde bebek doğurmuş olanlar,

• Daha önceki gebelik sırasında gestasyonel diyabet olanlar gebelik diyabeti gelişmesi açısından risk altındadır. Gerekli testler için doktora danışmaları gerekir.

Gebelik şekeri tanısı konan anne adaylarının yarısında risk faktörlerinden hiçbiri bulunmaz. Bu nedenle hiçbir şikayeti olmasa bile tüm anne adayları 24-28. gebelik haftalarında, diyabet gelişme riskinin en yüksek olduğu dönemde şeker hastalığı tarama testine (oral glukoz tolerans testine) tabi tutulur.

Diyabetli hastaların gebelik öncesinde dikkat etmesi gerekenler

Kan şekerinin uzun süreli kontrolünü gösteren HbA1c (A1C) testinin normal aralıkta olması, eğer normal değilse normale değere gelinceye kadar (en az 2 ay süreyle) gebelikten kaçınılması gerekir. Gebelik, diyabetli anne adayında mevcut bazı sorunları ağırlaştırabilir.

Ayrıca bu sorunlar, anne karnındaki bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Bundan dolayı, gebe kalmadan önce göz dibi muayenesi ile idrarda mikroalbuminüri ve kanda kreatinin gibi böbrek testlerinin yaptırılması, ayrıca kalp damar sağlığı yönünden gerekli muayenelerden geçilmesi uygun olur.

Gebelik öncesinde tiroid fonksiyon testlerinin de değerlendirilmesi önemlidir.

Kreatinin nedir? Neye yarar? Yüksekliği ve düşüklüğü neye yol açar?

Gebelik sırasında diyabet tedavisi değiştirilmeli midir?

Gebelik sırasında vücutta önemli fiziksel ve hormonal değişimler olur. Bir yandan hormon seviyelerinin değişmesi, diğer yandan karındaki bebeğin büyümesi nedeniyle insülin ihtiyacı değişir ve dikkat edilmezse, kan şekeri kontrolü bozulabilir.

Gebelik öncesinde tip 1 (insüline bağımlı) diyabeti olan hastanın, varsa insülin tedavisinin yoğunlaştırılması ve sık aralıklı (bazal-bolüs) insülin tedavisi programına alınması için doktoruna başvurması gerekir.

Gebelik diyabeti (hamilelik şekeri) nedir? Testi ve tedavisi

Günümüzde tip 2 (insüline bağımlı olmayan) diyabet giderek daha genç yaşlarda ortaya çıkar ve bu arada doğurganlık çağındaki kadınlarda da görülebilir.

Tip 2 diyabeti varsa ve bebek sahibi olma planlanıyorsa, ağızdan alınan haplar kesilerek insülin tedavisine geçilmesi gerekir.

Çünkü ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçların, gebelik sırasında güvenle kullanılabileceğine dair yeterli kanıt yoktur.

İnsülin tedavisinin bebeğe etkisi nedir?

Anne adayları genellikle insülin tedavisinden korkar ve bebeklerinde de şeker hastalığı ortaya çıkacağı endişesi taşır.

Kan şekerlerini normale döndürerek, bebekte gebelik döneminde veya doğum sonrası ilk günlerde ortaya çıkması muhtemel durumların önüne geçilmesi açısından insülin tedavisi oldukça başarılıdır.

Bu nedenle, insülin tedavisi önerilen anne adaylarının bu tedaviyi korkmadan kabul etmeleri ve uygulamaları önemlidir.

Gebelik süresince iyi bir kan şekeri kontrolünü sürdürebilmek için, insülin dozlarının sık sık ayarlanması gerekir.

Gebeliğin özellikle ilk üç ayında görülen bulantı ve kusmalar, karbonhidratlı gıdaların alınımını zorlaştıracağından insülin ihtiyacı bu dönemde azalabilir.

Önlem alınmazsa ani kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) nöbetlerine maruz kalınabilir. Gebeliğin ikinci üç ayından itibaren insülin ihtiyacı artmaya başlar ve doğum öncesinde en üst seviyeye ulaşır.

Gebelik süresince kontroller hangi sıklıkta olmalıdır?

Gebelik sırasında hastanın hem diyabetiyle ilgilenen doktorunu hem de jinekoloğunu sık sık görmesi gerekir. Böyle davranılması hem annenin kendisinin hem de bebeğinin sağlığını koruması bakımından çok önemlidir.

Gebelik sırasında oluşabilecek komplikasyonlar yönünden göz, böbrek gibi kontroller doktorun önerdiği aralıklarla tekrarlanmalıdır. Gebeliğin ikinci yarısında tiroid fonksiyonlarının da kontrol edilmesinde fayda vardır. Gebelik boyunca, toplam kilo alımı 10-13 kilogramı aşmamalıdır.

Gebelik süresince kan şekeri takibi nasıl yapılmalıdır?

İdeal açlık kan şekeri düzeyi 60-90mg/dl, tokluk kan şekeri düzeyi ise 120-130 mg/dl’dir. Kan şekeri düzeyleri açlık (ayrıca öğün öncesi), öğün sonrası tokluk (özellikle 1 saat) ve insülin kullananlarda gece 03.00 ölçümleri yapılmalıdır.

Anne babadaki diyabet çocuğa geçer mi?

Anne tip 1 diyabetli ise, çocuğunun tip 1 diyabetli olma riski yüzde 2 kadardır. Hem anne hem de baba tip 1 diyabetli ise bu risk yüzde 30’a kadar yükselir. Buna karşılık, annenin tip 2 diyabeti varsa, çocuğun tip 2 diyabetli olma riski yüzde 25 kadardır. Hem anne hem de baba tip 2 diyabetli ise bu risk yüzde 50’ye kadar yükselir.

Kontrol altına alınmamış gebelik şekerinde bebek için var olan tehler

• Kan şekerinin yüksek seyretmesi, gebeliğin tüm dönemlerinde bebeğin anne karnında aniden ölme riskini artırır.

• Bebeğin normalden iri olmasına, amniyos sıvısının artmasına neden olabilir.

• Bebeklerde antenatal dönemde, fetal distres ve bebekte oksijen azlığı gelişme riski normal gebeliklere göre çok daha fazladır.

• Bebeğin irileşmesine neden olabilir ve doğum problemleri gelişebilir.

• Bebek doğduktan sonra da özellikle doğum eyleminin hemen öncesinde ya da doğum eylemi esnasında, kan şekeri yüksek seyreden annelerin bebeklerinde başta hipoglisemi (kan şekeri düşmesi) gibi yenidoğan problemleri ortaya çıkabilir.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/gebelikte-diyabet-tedavisi/

Gebelik Diyabeti Düşük Riskini Artırıyor

Gebelikte Diyabet Bebek İçin Riskli Mi?
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Memorial Ataşehir Hastanesi

Hamilelik, özellikle diyabetik anne adayları için riskleri nedeniyle özel bir süreç. Gebelik diyabeti, düşük riskinden rahim içi bebek ölümlerine, erken doğumdan çeşitli enfeksiyon hastalıklarına kadar pek çok sağlık sorununa yol açabiliyor.

Önceden diyabet sorunu ile hiç karşılaşmamış anne adayları hamilelik sırasında gebelik diyabetiyle karşı karşıya kalabiliyor. Gebelik diyabeti olan anne adaylarının kan şekerini olabildiğince normal düzeylerde tutması ve sürekli kontrol altında olması gerekiyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr.

Ferhan Kulu, “Gebelik diyabeti” konusunda bilgi verdi.

Gebelik diyabeti nedir?

Gebelik sırasında başlayan veya daha önce anlaşılmayıp da ilk kez hamilelikle birlikte fark edilen; gebede normalin üstü kan şekeri ile seyreden karbonhidrat metabolizma bozukluğuna Gestasyonel Diyabetes Mellitus (GDM) denir. Hamileliklerin yaklaşık yüzde 7’sinde gebelik diyabeti görülür.

Gebelik Diyabeti Nasıl Ortaya Çıkar?

Gebeliğin 24. haftasından itibaren kan şekerini düzenleyen insüline bir direnç gelişir ve bu durum kan şekerinin yükselmesine neden olur. İnsülin salınımında problemi olan gebeler bu durumu kompanse edemezler ve kan şekeri yükselir. Gebenin kan şekeri artışı fetusta da hiperglisemiye ve insülin salgılanmasının artmasına yol açar ve sonuçta makrozomi (iri fetus) gelişir.

Gestasyonel diyabet riskini artıran faktörler nelerdir?

  • Şişmanlık
  • Önceki gebeliklerde GDM öyküsü
  • Daha önce iri bebek doğurmuş olmak
  • Önceki gebeliklerde doğumsal anomalili bebek dünyaya getirmiş olmak
  • Nedeni bilinmeyen ölü doğum yapmış olmak
  • 35 yaş üstü gebelik yaşanması
  • Ailede diyabet, yüksek tansiyon bulunması
  • Açlık kan şekerinin 105mg/dl’nin, tokluk şekerinin 120mg/dl’nin üzerinde olması. ( Her hangi bir dönemde 200mg/dl’nin üzerindeki kan şekeri değeri DİYABET olarak kabul edilmektedir.)

Yüksek kan şekeri düzeyininin gebeliğe etkileri:

  • Düşük( Abortus): Özellikle gebeliğin ilk 3 ayında kontrolsüz yüksek kan şekeri olan annelerde düşük oranı artabilir.
  • Rahim içi bebek ölümü: Uzun süreli ve kontrolsüz gebeliklerde bu risk yükselir.

  • Polihidramniyos: Bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısının normalden fazla olmasıdır. Diyabetli gebelerde yüzde 20 oranında görülür. Erken doğum, plasentanın erken ayrılması( Plasenta dekolmanı),geliş anomalileri riski artar.

  • Preeklamsi: Gebelikte tansiyon yükselmesidir. Diyabetik gebelerde risk artmaktadır.
  • Doğumsal anomaliler: Gebeliğin özellikle erken döneminde kan şekeri kontrolü iyi olmazsa kalp anomalileri, solunum ve bağırsak anomalilerinde artış olabilir.

  • İdrar yolu enfeksiyonları ve vajinal mantar enfeksiyonları daha çok görülmektedir.

Gestasyonel Diyabet Hastalarının Doğum ile İlgili Sorunları Nelerdir?

  • İri bebekten dolayı zor doğum( omuz takılması, fetal asfiksi, normal doğum sonu kanama ve yırtık olasılığının artması) görülebilir.
  • GDM hamilelerde, bebeğin akciğer gelişimi gecikebilir. Doğum sonu, bebek solunum sıkıntısı yaşayabilir ve yeni doğan yoğun bakımına daha çok ihtiyaç duyulur.

  • GDM tek başına sezaryen nedeni değildir. Fakat iri bebek ve zor doğum olasılığı yüzünden sezaryen girişimi geniş tutulmalıdır.
  • Doğum sonrası bebekte; hipoglisemi ( kan şekerinin normalin altında olması), hipokalsemi (kan kalsiyum miktarının düşmesi) , uzayan sarılık vb metabolik sorunlar gelişebilir.

Nasıl Anlaşılır?

İdeal olan gebelik planlandığında açlık ve tokluk kan şekerine bakılmasıdır. Eğer mümkün olmamışsa ilk gebelik muayenesinde risk değerlendirmesi yapılmalıdır.

Ülkemizde tüm gebelerde 24-28. haftalarda 50gr oral glukoz tolerans testi uygulanmaktadır. 50 gr.OGTT bir tarama testidir. Gebeye günün herhangi bir saatinde aç veya tok karna 50gr glikoz içeren sıvı içirilerek bir saat sonra kan şekeri ölçülür.

Bu testte kan şekeri yüksekliği saptanırsa (140mg/dl -190mg/dl arasında ise) veya hastada risk artışı bulunursa 100gr oral glikoz yükleme testi (100gr OGTT) yapılmaktadır.

Bu testte de gestasyonel diyabet için riskli bulunan gebeye aç karna 100gr glikoz içeren sıvı içirilir; birinci, ikinci ve üçüncü saatlerde kan şekeri ölçümü yapılır. En az iki değer normalin üzerinde ise gestasyonel diyabet tanısı konur.

Çıkması gereken normal değerler:

  • Açlik; 95mg/dl,
  • 1. saat;185mg/dl,
  • 2. saat;165mg/dl,
  • 3. saat;145mg/dl olmalıdır.

Son 3 aylık kan şekeri değişikliklerini kontrol etmek için Hg A1c tayini yapılabilmektedir.

Tedavi

Tüm GDM gebelerin yüzde 15-20’sinde insülin tedavisine ihtiyaç duyulurken hastaların büyük bir kısmında bir diyet uzmanı ile beraber düzenlenen diyet ve egzersiz yeterli olmaktadır. Diyetteki kalori ihtiyacı 35kcal/kg olarak hesaplanır.

Beslenme 3 ana, 3 ara öğün şeklinde az ve sık olmalıdır. Kan şekeri kontrolü için diyetin düzenlenmesi tek başına geçerli olmayıp psikolojik stres de kontrol altına alınmalıdır. Orta dereceli fiziksel egzersiz kan şekeri kontrolünde çok yarar sağlamaktadır.

Tüm bunlara ek olarak yürüyüş, yüzme ve yoga önerilebilir.

Tanı konulduktan sonra hedef açlık kan şekerini 95mg/dl, tokluk kan şekerini 1. saatte 140mg/dl altında tutmaktır. Bakımın en önemli unsuru periyodik kontrollerdir. Diyetin ayarlanmasını takiben bir hafta sonra kan şekeri değerlendirilir. İstenilen sonuca ulaşılamazsa insülin ihtiyacı gelişir.

Gestasyonel diyabetlilerde hangi tedavi şekli yapılırsa yapılsın, haftada bir kez kan şekeri ölçümü mutlaka yapılmalıdır. Gebelik takip sıklığı 32. haftadan sonra sıklaşmalı ve gestayonel diyabetli anne bebekleri iri fetus ve geç akciger gelişimi nedeniyle son haftalarda dikkatle gözlenmelidir.

Doğum sonrası:

Gestasyonel diyabetli annelerde doğum sonrası insülinle tadavi ihtiyacı genellikle ortadan kalksa da yaşantılarının ilerleyen döneminde diyabetle karşılaşma riskleri artmaktadır.

Bu nedenle doğumdan 6 hafta sonra glisemik durum yeniden değerlendirilmeli ve 75gr glikoz yüklemesi yapılmalı; normal çıkması halinde 3 yıllık aralarla tekrarlanmalıdır.

Bu kadınlar; hayat tarzlarında değişiklik yapmalı, insülin direncini azaltmak için ideal kiloya inmeli, sık ve az beslenerek egzersiz yapmalıdırlar.

Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/gebelik-diyabeti-dusuk-riskini-artiriyor/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.