Gebelikte Kafein Tüketimi Nasıl Olmalı

içerik

Gebelikte Kafein Tüketimi Nasıl Olmalıdır?

Gebelikte Kafein Tüketimi Nasıl Olmalı

Anne adaylarının gebelik dönemlerinde mutlak olarak dikkat etmesi gereken konulardan biri de kafein tüketimidir. Uzmanlar tarafından da belirtildiği üzere gebelikte mutlak olarak günlük olarak alınması gereken miktar kadar alınması gereken kafeinin belirtildiği ölçüde alınması durumunda anne adaylarına ayrıca bazı faydalar da sağlaması söz konusu olmaktadır.

Gebelikte Ne Kadar Kafein Tüketilmelidir?

Uzmanlar tarafından da belirtildiği üzere anne adaylarının gebelik dönemleri boyunca günlük olarak 200 mg’den fazla kafein tüketmemesi gerekmektedir.

Gerek anne adaylarının sağlığı açısından ve gerekse de dünyaya gelecek olan bebeğin sağlığı açısından önem arz eden bu günlük kafein tüketiminde 200 mg’nin aşılması durumunda anne adaylarında ve anne karnındaki bebeklerde bazı sağlık sorunları söz konusu olabilmektedir.

Gebelikte Kafein Tüketimi Neden Önemlidir?

Gebelikte kafein tüketiminin özellikle de anne adayları açısından önemi bulunmaktadır. Anne adaylarının gebelik dönemleri boyunca hassas olmasının önlenmesi açısından ve bu sayede gebelik döneminin daha sağlıklı bir biçimde işlemesi açısından anne adaylarının gebelik dönemleri boyunca günlük olarak 200 mg oranında kafein almasında fayda bulunmaktadır.

Gebelikte 200 Mg Miktarınca Kafein Alınmasının Anne Adaylarında Sağladığı Başlıca Faydalar Nelerdir?

Gebelik dönemleri boyunca günlük olarak 200 mg miktarıca kafein tüketilmesinin anne adaylarında iştahın artmasını sağladığı gibi, beden uyuşukluğunu ve zihinde meydana gelebilen yorgunluğun kolay bir şekilde giderilmesini sağlamaktadır. Bu bakımdan bilinenin aksine gebelik dönemlerinde anne adaylarının uzmanlar tarafından belirtildiği üzere günlük olarak 200 mg oranında kafein tüketmesi oldukça fayda sağlamaktadır.

Gebelikte Kafein Gereğinden Fazlaca Tüketilmesi Durumunda Ne Gibi Olumsuzluklara Neden Olmaktadır?

Gebelik dönemlerinde günlük olarak alınması gereken kafenin 200 mg oranından fazlaca alınması durumunda anne adaylarında birçok farklı türden sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bu durum sonucunda da anne adaylarının gebelik dönemleri içerisinde sağlık açısından sorunlar yaşamasına neden olarak gebelik dönemlerinin sağlıksız bir biçimde işlemesine neden olabilmektedir.

Gebelikte kafeinin gereğinden fazlaca alınması durumunda anne adaylarında sindirim sistemi problemleri, mide salgılamasında yükselme problemi, uyku problemleri, böbreklerde uyarılmaların meydana gelmesine bağlı olarak günlük olarak daha sık idrara çıkılması sorunu, ruhsal olarak huzursuzluk ve gerginlik ve sinirlilik gibi birçok farklı türden sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Gebelikte kafein tüketiminin gereğinden az tüketilmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Bu bakımdan anne adayları uzmanlar tarafından belirtildiği üzere günlük olarak 200 mg’den fazla veya az miktarda tüketilmemesine özen gösterilmelidir.

Gebelikte Kafein Tüketimi Gerekli Midir?

Gebelikte kafein tüketimi çok gerekli değildir. Ancak uzmanlar tarafından da belirtildiği üzere gebelik süreci boyunca anne adaylarının ruhsal olarak kendilerini daha iyi hissetmesi açısından gebelik dönemleri boyunca günlük olarak 200 mg oranında alınmasında faydalar bulunmaktadır.

Gebelikte Kafein Tüketimi Kimlere Tavsiye Edilmemektedir?

Uzmanlar tarafından da belirtildiği üzere gebelik dönemlerinde kafein tüketiminin günlük olarak belirtildiği ölçüde alınabilmesi açısından anne adaylarının bu duruma elverişli olması da oldukça önemlidir.

Uzmanlar, nadiren de olsa anne adaylarında kafein tüketimine karşı hassasiyet olabildiğini ve bu bakımdan da gebelik dönemleri boyunca günlük olarak çok az düzeyde de olsa, kafein tüketimine olumlu yönde cevap sunamadığının altını çizmektedirler.

Bu bakımdan uzmanlar tarafından da belirtildiği üzere anne adaylarının gebelik dönemleri boyunca günlük olarak kafein tüketimine uygun olup olmadığının anlaşılması açısından ilk olarak ilgili doktora başvurması ve doktorun uygun görmesi durumunda gebelik dönemleri boyunca günlük olarak 200 mg oranında kafein tüketimine geçilmesinde faydalar bulunmaktadır.

Gebelikte Kafein Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Gebelikte kafein tüketiminde dikkat edilmesi gereken en önemli konu, ilgili doktor tarafından anne adayına günlük olarak tüketmesi gereken kafein miktarına anne adayının harfiyen uymasıdır. Bu sayede gerek anne adayının sağlığı ve gerekse de anne karnındaki bebeğin sağlığının riske girmemesi açısından anne adayının bu ayrıntıya dikkat etmesi gerekmektedir.

Gebelik dönemleri boyunca kafein tüketiminde dikkat edilmesi gereken ayrıntılardan biri de, mutlak olarak orjinal kafein ürünlerinden tüketilmesidir.

Bu sayede anne adaylarının günlük olarak tüketilen kafeinden gerçek anlamda fayda görmesi söz konusu olmaktadır.

Ayrıca ilk defa gebelik dönemlerinde kafein tüketimine başvuracak olan anne adaylarının ilk olarak ilgili doktora konu hakkında bilgilendirme sunması ve doktor tarafından uygun bulunması durumunda kafein tüketimine başlamalıdır.

Источник: //www.annegunlugu.net/gebelikte-kafein-tuketimi-nasil-olmalidir.html

Hamilelikte Kahve Tüketimi

Gebelikte Kafein Tüketimi Nasıl Olmalı

Sevdiklerimizle birlikteyken veya tek başımızayken bizim için vazgeçilmez olan içeceklerin başında kahve gelir. Bazılarımız için kahve saatleri inanılmaz bir keyif, bazılarımız içinse bir ihtiyaç durumundadır.

Sohbetlerimize eşlik ettiğinden, yoğun tempomuzun içinde bir nefes aldırdığından ve çeşitli aromaları ile damak tadımıza uyduğundan kahveyi severek tüketiriz. Peki bu kadar severken ve hayatımızda bu kadar yer etmişken kahve tüketimine hamilelik döneminde ara vermek gerekir mi?

Hamilelikte kahve içmek sakıncalıdır görüşleri eskilerden beri söylenir. Bu süreçte ne gibi zararları olur sorusu anne adaylarının aklını kurcalayan sorulardandır. Hamilelik sürecinde hangi besinleri ne sıklıkla tüketmek gerektiğini iyi bilmek gerekir.

Hamilelikte Kahve Tüketmek Zararlı mı?

Anne adayları henüz hamile kalmadan, hamilelik sürecinde ve doğumdan sonra yiyecekleri ve içecekleri her şeye dikkat ederler.

Bebeğine zarar verebilecek her türlü şeyden uzak durmaya çalışırlar. Kahve tüketimi de dikkat ettikleri durumlardan biri olur. Kimi anne adayları hamilelik sürecinde hiç kahve içmez. Ancak siz, bu davranış gerekli midir diye düşünebilirsiniz. Hamilelikte kahve tüketimi nasıl olmalıdır sorusu da burada önemlidir.

  • Azaltmanın veya tamamen kesmenin nedeni kahvenin içine bulunan kafeinden kaynaklanır.

Kafein; uyarıcı ve keyif verici madde olarak bilinir ve kahvenin içinde bol miktarda bulunur. Tabii ki kafein maddesinin yalnızca kahvede bulunmadığını göz ardı etmemek gerekir.

  • Tükettiğimiz her şeyin aşırısından kaçınmak önemlidir. Hamilelik sürecinde de her şeyi dozunda tüketmek sağlıklı olan davranışlardan olacaktır.

Yapılan araştırmalara göre günde 200 mg’a kadar kafein tüketmenin anne ve bebek üzerinde bir zararı yoktur.

Bu nedenle de kahve keyiflerinize ara vermek zorunda kalmanıza gerek yoktur. Sadece ölçülü tüketmek ve abartıya kaçmamak gerekir.

Kafein içeren besinlerin tüketimini en aza indirerek bu dönemi sağlıkla atlatabilirsiniz.

Kahve Tüketiminin Bebeğe Ne Gibi Zararları Vardır?

Aşırı kahve tüketimi, yani vücuda alınan aşırı kafein gebelikte bebeğe değişik zararlar verebilir, hamilelik sürecini olumsuz etkileyebilir. Bebeğin gelişimini olumsuz etkilemesinin yanı sıra, ilk aylarda düşük vakalarına sebebiyet verebilir.

Dikkat etmeniz gereken nokta, eğer seviyorsanız ve vazgeçmek istemiyorsanız kafeini tamamen kesmek değil, vücuda alınan kafein miktarını azaltmak olmalıdır!

  • Uzun süre ve gereğinden fazla tüketilen kafein sebebi ile bebek, anne karnında gelişimsel gerilik yaşayabilir.

Yapılan araştırmalar sonucunda anne günde 200 mg kafein tükettiğinde bebeğin kilosunda 60-70 gram azalma görülmüştür.

Buradan da anlaşıldığı üzere kafein nedeni ile anne karnındaki bebeğin kilosunda azalma, düşük doğum ağırlığı riskinde artış görülebilir.

  • Bebeğin vücut gelişiminde olduğu gibi beyin gelişimini de olumsuz etkileyebilir.
  • Aşırı kafein tüketimi düşük doğum olmasına sebep olabilir.
  • Anne karnındaki bebeğin kafeini etkisiz hale getirebilmesi imkansızdır. Yüksek dozda vücuda giren kafein, bebekte uzuv bozukluklarına da neden olabilir.
  • Kansızlık sıkıntısı yaşayan anne adayının hamilelikte yorgunluk ve halsizlik hissiyatı artabilir. Demir emilimini de etkilediğinden, anne adayı her ne kadar içeriğinde demir olan besinler tüketse de kafein sağlayacağı faydayı en aza indirebilmektedir.
  • Kalsiyum eksikliği olanların, uyku problemi yaşayanların ve hipertroid hastalarının aşırı kahve tüketimi olumsuz durumların yaşanmasını beraberinde getirebilir.

Kısacası gebelikte kahve tüketimi aşırıya kaçıldığında nikotin etkisi, alkol etkisi gibi anne karnındaki bebeğe zarar verici olabilir. Aşırıya kaçtığınız her durum için sıkıntı yaşayabileceğinizi hiçbir zaman unutmamanız ve ona uygun davranmanız gerekmektedir.

Bebeğinizin henüz doğmadan, anne karnındayken her türlü uyarandan olumlu veya olumsuz etkilenebileceğini göz ardı etmemelisiniz.

Sağlıklı, huzurlu, mutlu gebelik dönemi ve sonrası için bunlar önemli detaylardandır  

Günlük Tükettiğimiz İçeceklerin Kafein Oranları Nasıldır?

Vücudunuza ne kadar oranda kafein aldığınızı ve gün içinde tükettiğiniz içeceklerin kafein oranlarını biliyor olmak, size tükettiğiniz içecekleri ayarlamanızda yol gösterici olabilir. Günlük aldığınız kafein miktarlarını tahmin etmek zor değildir.

Bu bilgileri biliyor olmanız işinize yarayacaktır:

  • 1 fincan filtre kahvede 135-200 mg kafein bulunur.
  • 1 fincan türk kahvesinde 67 mg kafein bulunur.
  • 1 fincan espresso içerisinde 212 mgkafein vardır.
  • 1 fincan cappuccino içerisinde 100 mg kafein vardır.
  • 150 cc lik hazır kahvede yaklaşık 70 mg kafein bulunur.

Kafein yalnızca kahvede bulunmaz.

  • 1 kutu kolada 30-56 mg kafein vardır.
  • 1 kutu diyet kolada 38-45 mg kafein vardır.
  • 200 cc hazır çayda 30 mg kafein vardır.
  • 1 fincan yeşil çayda 20 mg kafein vardır.
  • 100 gram çikolatada 20 mg kafein bulunur.

Sonuç olarak besinlerin kafein oranlarını bilmeniz tüketeceğiniz besinlerin oranında düzenleme yapmanızı sağlayacaktır.

Kafein miktarı kahvenin sertliği ile doğru orantılıdır!

Türk kahvesi de tıpkı çay gibi hayatımızda büyük yer edinmiştir. Bazılarımız için kahve saatleri alışkanlık haline gelmiştir. Gebelik sürecinde mümkün olduğunca bu alışkanlıklarınızı azaltmanızda ve kontrol altına almanızda fayda vardır.

Gebelikte türk kahvesi zamanlarınızın keyfine devam edebilirsiniz.

Tabii belirtttiğimiz gibi aşırıya kaçmadan…

Hamilelikte Kahve Sınırlamasını Nasıl Olmalıdır?

  • Kahvenizi büyük bir fincanda içmek yerine daha küçük fincanda içebilirsiniz.
  • Dolu bir kaşık kahve ile kahve hazırlamak yerine kaşıktaki kahve miktarını azaltabilirsiniz.
  • Hamilelikte türk kahvesi içtiğiniz zaman tükettiğiniz çay, asitli içecekler, çikolata gibi besinleri fazla tüketmemeye özen göstermelisiniz. Vücudunuza alacağınız kafein miktarını günlük tükettiğiniz yiyecek ve içecek durumuna göre ayarlamaya çalışabilirsiniz.
  • Kafeinsiz kahve içmeniz de bir başka çözüm yolu olabilir. Kafeinsiz türk kahvesi tüketebilirsiniz.
  • Rahatsız hissettiğinizde kahve tüketimini gün aşırı hale getirebilirsiniz.
  • Gebe kalmadan önce günlük kahve tüketimi oranınız fazlaysa artık büyük oranda kahve tüketmek yerine hoşunuza gidebilecek sağlıklı alternatif içecekler bulabilirsiniz.

Severek tükettiğiniz içecekleri hayatınızdan çıkarmanız gerekmez.

Keyifli anlarımıza eşlik eden, bizi rahatlatan, molalarımızın vazgeçilmezlerinden olan türk kahvesini tüketmeye devam edebilirsiniz.

Görüyorsunuz ki hamilelikte kahve sanıldığı kadar zarar verici değildir. Yapılan araştırmalarda ve kontrollü deneylerde günde bir bardak türk kahvesinin olumsuz etkisine rastlanmamıştır.

Araştırmacılar yüksek miktarda alınan kafeinin zararı konusunda hemfikirdir. Burada önemli olan kahve tüketiminden ziyade kafein tüketimidir. Tüketimin sınırı metabolizmaya göre değişir.

Yapmanız gereken şey; günlük kahve tüketiminde aşırıya kaçmamak ve kontrollü tüketmektir. Bu süreçte seçeceğiniz çözüm yolları tamamen size bağlıdır.

Источник: //www.bebek.com/hamilelikte-kahve-tuketimi/

Hamilelikte kafein tüketimi zararlı mı?

Gebelikte Kafein Tüketimi Nasıl Olmalı

Hamile kaldığınızda, sağlığınıza ve beslenme düzeninize daha çok dikkat etmenin yollarını ararız. Alkol, çiğ balıkla yapılan suşi ya da pastörize olmayan peynirleri hayatımızdan çıkarmamız gerektiğini hemen hemen hepimiz biliyoruz. Peki ya kafein? Sabah kahvesinden de vazgeçmek gerekiyor mu?

Hamilelik döneminde güvenli kafein miktarı

Kafein, birçok içecekte, gıdada ve atıştırmalıkta bulunan bir bileşen. Kafeinden tamamen uzak durmak çok zor. Neyse ki her gün az miktarda kafein tüketmenin sağlık açısından yarattığı herhangi bir sorun yok. Uzmanlar günde 200 mg civarında kafeinin güvenli olduğunu söylüyorlar. Bu sayı, yaklaşık bir ya da iki 30 ml’lik fincan kahveye eşit.

Hamile anne üzerindeki etkileri

Hamilelik döneminde vücudu kafeinden tamamen temizlemek uzun sürse de hamile anneler, makul miktarda kafeini gayet iyi bir şekilde tolere edebilirler.

Ancak hamilelikten önce kafeinle ilgili hiçbir sıkıntı yaşamayan kadınların kimileri, hamilelikte kafeinden farklı bir şekilde etkilendiklerini fark edebilirler.

Bir zamanlar sabahın ilk kahvesine bayılan kadınlar, kahvenin tadına da kokusuna da katlanamayacak hale gelebilirler.

Kafeini hala tolere edebildiğinizi düşünüyorsanız, bir fincandan sıkıntı çıkmaz. Ancak yine de kafeinin bir ilaç olduğunu ve yan etkilere sebep olabileceğini bilmelisiniz.

  • Uyarıcıdır: Uyarıcılar, kalp atış hızını ve kan basıncını yükseltir. Ayık ve enerji dolu olmanızı sağlayabilir; ancak çok fazla kafein, kaygılanmanıza ve titremenize de sebep olabilir.
  • İdrar söktürücüdür: İdrar söktürücüler, suyu vücuttan alır. Daha fazla tuvalete gitmek isteyebilirsiniz. Ancak makul miktarlarda, dehidrasyona sebep olmaz.
  • Bağımlılık yapıcıdır: Vücudunuz, düzenli tüketimle kafeine alışır. Bir anda bırakmanız halinde, baş ağrısı, asabiyet ya da yorgunluk gibi yoksunluk semptomları deneyimleyebilirsiniz.

Hamileyken kahve içmek bebeği nasıl etkiler?

Kafein, plasentadan geçerek bebeğe ulaşır. Hamilelik sürecinde, bebeğin bedeni gelişim aşamasındadır. Karaciğer, beyin ve sinir sistemi henüz olgunlaşmamıştır ve kafeinle bir yetişkin gibi baş edemez. Uzmanlar fazla kafeinin bebeği nasıl etkilediğini tam olarak bilmiyorlar; ancak bilinen birkaç detay var:

  • Kafein bebeği uyarır; dolayısıyla bir fincan kahveden sonra bebeğinizin daha aktif olduğunu hissedebilirsiniz.
  • Bebeğinizin kalp atış hızını arttırarak düzensiz nabza ve uyku bozukluklarına sebep olabilir.
  • Gelişen bebeğin vücudundaki kafeini temizlemesi de güçtür. Yüksek miktarda kafeinin düzenli kullanımı, ilacın bebeğin bedeninde birikmesine sebep olur. Doğumdan sonra, bebekte asabiyet, titreme ve uyku düzeninde bozukluklar gibi yoksunluk semptomları görülebilir.

HAMİLELİKTE KAÇINILMASI GEREKEN ALIŞKANLIKLAR NELERDİR?

Hamilelik endişeleri

Kadınlar, kafeinin doğum kusurlarına, düşüğe, erken doğuma vs. sebep olup olmadığını merak ediyorlar. Araştırmalar hala sürüyor; ancak az miktarda kafeinin, hamile annede ya da bebeğinde herhangi bir soruna neden olmadığı aşikâr gibi. Yalnızca yüksek dozda kafeinin tehli olduğuna inanılıyor.

Doğum kusurları: Çok miktarda kafeine maruz kalmanın düzensiz kalp atışlarına sebep olduğu bilinse de kafeinin bebekte deformasyona ya da engele sebep olduğuna dair kesin bir kanıt yok.

Düşük: Söz konusu kafein ve düşük olduğunda, eldeki veriler çakışıyor. 26 farklı çalışmanın gözden geçirilmesi ile elde edilen verilere göre, kafein düşük riskini arttırıyor. Uzmanlara göre, günde her 150 mg’lık kafein tüketim artışı, düşük riskini %19 oranında yükseltiyor.

Yapılan başka araştırmalar da günlük 200 mg’dan fazla kafein tüketiminin düşük riskini arttırdığını gösteriyor. Ancak tüm çalışmalar ortak bir noktada buluşmuyor. Farklı bir araştırmaya göre, miktarı ne olursa olsun, kafein tek başına düşük riskini yükseltmiyor.

Yalnızca sigara, alkol ya da uyuşturucu gibi faktörlerle birleştiğinde risk oranı değişiyor.

Prematüre doğum: Araştırmalara göre, makul miktarda kafein prematüre doğuma dair bir risk taşımıyor.

Popüler gıdalardaki ve içeceklerdeki kafein miktarı

Evet, kahvenin yapısında kafein olduğunu hepimiz biliyoruz; ancak maalesef ki kafein, birçok gıdada ve içecekte yaygınlıkla bulunan bir bileşen. Kafeini içindekiler listesinde göstermeyen gıdaların, kafeinsiz olduklarını düşünmeyin. Kafeini alınmış ürünlerde bile az miktarda bulunabiliyor.

İşte keyifle tükettiğimiz bazı gıdalardaki ve içeceklerdeki kafein miktarı. Yalnız bunların yaklaşık olarak hesaplandıklarını unutmamalısınız. Çünkü üründeki gerçek kafein miktarı, markaya ve yapılış şekline göre değişebiliyor. 

Filtre kahve (evde demlenmiş) – 230 ml (1 fincan) – 95 mg

Kafeinsiz kahve – 230 ml (1 fincan) – 2 mg

Koyu kavrulmuş kahve – 230 ml – 130 mg

Siyah çay – 1 poşet çay – 40 mg

Yeşil çay – 1 poşet çay – 20 mg

Kafeinsiz çay – 1 poşet çay – 2 mg

Bitter çikolata – 28 gr – 12 mg

Sıcak çikolata – 230 ml (1 kutu) – 5 mg

Enerji içeceği – 248ml (1 kutu) – 80 mg

Cola – 354 ml (1 kutu) – 34 mg

HAMİLELİKLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER

Источник: //hthayat.haberturk.com/hamilelikte-kafein-tuketimi-zararli-mi-1069156

Hamilelikte Düzenli Kahve İçmek Bebeğin Doğum Kilosunu Düşürüyor

Gebelikte Kafein Tüketimi Nasıl Olmalı
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Memorial Ataşehir Hastanesi

Çay, kahve içmek ülkemizde pek çok kişi için büyük bir keyif; kimileri içinse vazgeçilmez bir alışkanlık.

Zinde kalmak, enerjiyi yüksek tutmak ya da sadece hoş bir sohbete eşlik etmek için hemen her gün içtiğimiz kahve ve çayın, içerdiği kafein nedeniyle bir o kadar ciddi zararları olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Özellikle gebelik sürecinde alınan aşırı kafeinin, bebeğinizin sağlığı açısından geri dönülmesi imkânsız sonuçlar doğurabileceğini hiç düşündünüz mü? Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü uzmanları kafeinin, gebelik sürecine olumsuz etkileri ve bu olumsuz etkileri ortadan kaldıracak önlemler konusunda bilgi verdi.

Kafein bebeğe geçiyor

Kafein, doğada en az 63 bitkinin tohumlarında ve yapraklarında bulunan bir maddedir. Neredeyse hemen her gün çay, kahve, kola gibi içeceklerle herkesin tükettiği bir maddedir.

Gebelik dönemlerinde de anne adayları tarafından kafein tüketimi, bilerek veya bilmeyerek içecekler, yiyecekler aracılığıyla alınmaktadır. Kafein içeceklerle alındığında hızla vücuda geçmekte ve plasenta aracılığı ile bebeğe gitmektedir.

Vücuda 200 mg kafein alındığında bebeğe kan gönderen plasentanın içindeki akım % 25 azalmakta ve kafein de bebeğe geçmektedir. Anne adaylarının göz ardı etmemesi gereken teh de burada başlamaktadır.

Anne adayının sahip olduğu kafein yıkımını sağlayan metabolizma, bebek ve plasentasında bulunmamaktadır. Bu yüzden de yıkımı sağlanamayan kafein, bebekte daha yüksek düzeylerde bulunabilmektedir.

Annenin metabolik özellikleri; bebeğe geçen kafein miktarını etkilemektedir, kafein metabolizması genetik ve çevresel faktörlerden(nikotin gibi) etkilenerek bireysel farklılıklar gösterebilmektedir. Kafeini hızlı bir şekilde metabolize ederek yıkan bir anne adayı ile geç metabolize eden bir anne adayı, aynı miktarda kafeini alsalar dahi, bebeklerine geçen kafein miktarı farklı olmaktadır.

Kafeinin her miligramı bebeğinizin kilosundan çalar

Uzun süre kafein alan anne adaylarının bebeklerinde, gelişme geriliği görüldüğü bilinmektedir. Alınan kafein miktarının, bebek gelişimini nasıl bir şekilde etkilediği ise cevaplanması zor bir sorudur. Annenin; bireysel, metabolik, çevresel ve genetik faktörlerinin değişken olması net bir cevap vermeyi zorlaştıran etkenlerdir.

Konu ile ilgili olarak yayınlanan bilimsel bir çalışmanın sonuçlarına göre; günde 200 mg kafein alındığında bebek kilosundaki azalma 60-70 gr olmaktadır.

Aynı araştırmada gebelik öncesi günde 300 mg kafein alan; ancak gebelik sürecinde bu miktarı günde 50 mg a düşüren anne adayları ile kafein miktarı alımını 300 mg de devam ettiren anne adaylarının bebeklerinin de ağırlıkları karşılaştırılmıştır. Kafein alımını azaltmayan anne adaylarının bebeklerinin ağırlıklarında 160 gr.

azalma saptanmıştır. Öne çıkan başka bir veri de kafein alımı arttıkça orantısal olarak bebekteki gelişme geriliğinin de artmasıdır; yani her mg kafein, bebek gelişimine olumsuz yönde etkili olmaktadır.

Bebeğin sağlıklı gelişiminin iki düşmanı: alkol ve kafein

Kafein alımı alkol alımına benzer şekilde bebekte gelişme geriliği yapmaktadır; hatta her ikisinin birlikte alınması bu olumsuz etkiyi kat kat artırmaktadır. Vücuttaki nikotin miktarı da bu süreçte, kafeinin bebek üzerindeki olumsuz etkilerini de adeta şiddetlendirmektedir.

(Nikotin miktarı sigara içimi ile direkt ilgili olduğu bilinmektedir.

) Toplumumuzda da sigara ile çay ve kahvenin sıklıkla birlikte tüketildiği düşünülürse; bu konu gebelik planlayan anne adaylarının dikkat etmesi gereken bir noktadır; çünkü bebeklerinin gelişimini etkileyecek olan bir riskle karşı karşıya kalabilirler.

Demir emilimini de bozuyor

Gebelikte bilindiği üzere demir ihtiyacı artmaktadır. Kafeinin olumsuz etkilerinden biri de burada ortaya çıkmaktadır; çünkü gebelikte demir emilimini %40’lara varan ölçülerde bozmaktadır. Kısacası bir anne adayının; demir ihtiyacını sağlamak amacıyla aldığı demir içeren gıda ve ilaçların sağlayacağı fayda, tüketilen kafein nedeniyle engellenmektedir.

Çay, çikolata ve asitli içeceklerin bilinmeyen yüzü

Kafein alımını sağlayan tek suçlu sanıldığının aksine kahve değildir. Günlük olarak alınan kafeinin ancak  %20-40’ını kahve sağlamaktadır. Özelikle ülkemizde, bu konuda masum gibi görünen suçluların başında çay gelmektedir. Çayı; 60 gramında 10-50 mg kafein yer alan çikolata, kola gibi kafeinli meşrubatlar takip etmektedir.

Yeşil çay da masum değil

Günlük olarak tükettiğimiz yiyecek ve içeceklerin kafein içeriğine bakmak en iyi yol olarak gözükmektedir. Bu yol ummadığımız içecek ve yiyeceklerde kafein miktarlarını da öğrenmemizi sağlamaktadır. Örneğin; “siyah çayda kafein var; yerine yeşil çay içeyim” diyen çoğu kişi yeşil çayın da azımsanmayacak oranda kafein içerdiğini bilmemektedir.

Bu açıdan bakıldığında her anne adayı kendi yeme içme alışkanlığını gözden geçirerek almakta olduğu günlük kafein miktarının farkına varmalıdır. Anne adayı, gebe kalmayı düşündüğü zaman kafeini mümkünse diyetinden kaldırmalı ya da en azından yarıya düşürmelidir.

İngiltere ve Amerika’da kadınların hamilelik planladıklarında ve hamileliklerinde günlük kafein alımını 300 mg altında tutmaları önerilmektedir.

Sonuç olarak kafein; gebelik sürecinde bebekte gelişme geriliği yapan ve tüketim miktarının artırılmasıyla da bebekte görülen olumsuz etkiyi de pekiştiren bir maddedir.

Gebelik öncesi ve sırasında kafeini, diyetinizde bulunan hangi yiyecek ve içeceklerle aldığınızın farkına vararak;  kafeini mümkün olduğunca en düşük miktarda tüketmek ve gebelikte bu alışkanlıklarınız üzerinde düzenlemeler yapmanız bebeğinizin gelişimi üzerinde olumlu etki yaratacaktır.

İşte bu konuda size yol gösterecek olan günlük yaşantımızdaki yiyecek ve içeceklere ait kafein oranları;

Kafein oranı
1 fincan filtre kahve135-200 mg
1 fincan espresso100 mg
1 fincan cappuccino100 mg
1 fincan türk kahvesi57 mg
150 cc hazır kahve57 mg
150 cc dekafeine kahve5 mg
175 cc demleme çay20 – 110 mg
330 cc buzlu çay70 mg
200 cc hazır çay30 mg
1 kutu kola30 – 56 mg
1 kutu diyet kola38 – 45 mg
1 kutu meşrubat50 mg civarı
1 kutu meyveli gazoz0 mg
1 bardak çay50 mg
1teneke kutu ‘enerji’ verici içecek80 mg
50 g ağırlığında çikolata50 mg
100 gr sütlü çikolata20 mg
Güncellenme Tarihi: 28 Temmuz 2010Yayınlanma Tarihi: 28 Temmuz 2010

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/hamilelikte-duzenli-kahve-icmek-bebegin-dogum-kilosunu-dusuruyor/

Gebelikte Beslenme Nasıl Olmalı?

Gebelikte Kafein Tüketimi Nasıl Olmalı

Gebelik dönemi her açıdan dikkat edilmesi gereken bir süreci kapsar. Bu süre içerisinde en önemli konulardan biri de beslenme olmaktadır.

Anne adayı kendi için yediği yemek kadar karnında büyüyen canlı içinde beslenmesine dikkat etmek zorundadır.

Gebelikte beslenme, sağlıklı ve dengeli olarak oturtulduğunda bebek ve anne için hem hastalıklardan korunmayı hem de sağlıklı bir gebelik süreci geçirmeyi sağlayacaktır.

Gebelikte Su Tüketimi Ne Kadar Olmalı?

Gebelikte Su Tüketimi

Normalde de su tüketimi oldukça önemlidir ancak gebelikte su tüketimi daha da artmaktadır. Annenin ve bebeğin gelişimi için su ihtiyacını karşılamak çok önemlidir.

Hamile bayanların gün içerisinde en az 10 bardak su içmeleri tavsiye edilmektedir. Kış aylarında vücuttan su atımı yaz aylarına göre daha azdır.

Yaz aylarında 10 bardağında üzerinde su tüketmek daha sağlıklı olacaktır.

Gebelikte Su İçmenin Faydaları

  • Bebeğin su içerisinde olduğu düşünülürse plasentada suyun azalması su içmekle önlenebilir.
  • Kabızlık, şişkinlik gibi sorunların önüne geçilmiş olur.
  • Mide yanması, mide ekşimesi ve bulantılar fazla su içildiğinde azalmaktadır.

  • İdrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde de su çok önemlidir.
  • Yaz aylarında su içmek anneyi rahatlatacaktır.
  • Hamilelikte oluşan şişliklerin inmesi içinde su içmek faydalı olacaktır.
  • Rahimdeki kasılmaları ve sancıları engeller.

Gebelikte Az Su Tüketmenin Zararları

Gebelikte suya ihtiyaç duyan vücuda yeterli oranda su verilmemesi sonucu şunlar görülmektedir:

  • Bulantı, kusma
  • İdrar yolu enfeksiyonu
  • Rahimde kasılmalar ve sancılar
  • Baş dönmesi ve baş ağrısı
  • Az su içilmesinden dolayı idrar koyu sarı renklidir eğer koku da buna eşlik ediyorsa vücudunuzun suya ihtiyacı var demektir. Yanınızda mutlaka bir şişe su taşımalısınız.

Gebelikte Maden Suyu İçmek

Gebelikte Soda/ Maden Suyu İçmek

Gebelikte maden suyu içmek zararlı mı diye merak eden hamile bayanlar için katıksız ve doğal maden suları zararlı değildir. İçerisinde çeşitli katkı maddelerinin bulunduğu, meyveli, tatlandırıcılı ve ya farklı işlemlerden geçmiş olan maden suları sakıncalı olmakla birlikte katıksız ve doğal olan maden suları bir ve ya 2 taneye kadar tüketilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.

Gebelikte Bitkisel Çaylar İçilir Mi?

Gebelikte Bitkisel Çay İçmek

Gebelikte bitkisel çaylar içmek sakıncalı olabilir çünkü her bitkinin içerisinde farklı etkilere sahip maddeler bulunmaktadır.

Adını duymadığınız ya da etkisinde emin olmadığınız bitki çaylarını içmeniz rahimde kasılmaları artırabileceği gibi mide bulantısı, kusma, baş dönmesi gibi problemlere de neden olabilir.

Bu nedenle hamilelikte bitkisel çaylardan uzak durmalı ve yemeklerinizde kullanmamalısınız.

İlaç kullanımından uzak durmak adına soğuk algınlığı gibi durumlarda nane limon, ıhlamur gibi çayları doktorunuza danışarak tüketebilirsiniz.

Gebelikte Çikolata Nasıl Tüketilmeli?

Günlük hayatta çikolata tüketiminin faydalı olduğu açıklanmıştır.

Gebelikte çikolata tüketimi ile ilgili olarak yapılan araştırmalarda da çikolatanın anne ve bebek üzerinde olumlu etkileri olduğu gözlenmiştir.

Gebelikte yüksek tansiyon ve ya gebelik zehirlenmesi gibi durumlarda çikolata tüketen annelerin bu durumlara daha az yakalandığı ve bu sıkıntıların olduğu annelerin ise durumunda iyileşme olduğu kanıtlanmıştır.

Gebelikte çikolata tüketimi aşırıya kaçıldığında kahve ve ya çay gibi kafein etkisi yaparak düşüklere ve erken doğum gibi durumlara da sebebiyet vermektedir. Haftada en fazla 2-3 kere az miktarda çikolata tüketimi yapılabilir. Gebelikte fazla çikolata tüketimi aşırı kilo alımına da neden olmaktadır.

Gebelikte Çikolata Tüketimi

[wp_ad_camp_1]

Gebelikte Dondurma Yemek

Normalde herkesin çok severek yediği dondurma hamilelik döneminde de rahatlıkla yenebilir. Ancak gebelikte dondurma yeme alışkanlığı çok fazlaysa kilo almaya neden olur. Gebelikte dondurma yemenin herhangi bir zararı ya da yan etkisi bulunmamaktadır. Annenin yediği dondurma soğuk olarak değil vücut ısısıyla aynı sıcaklıkta bebeğe ulaşmaktadır.

Gebelikte Dondurma Yemek

Hamilelikte Dondurma Ne Kadar Tüketilmelidir?

  • Haftada en fazla 1 ve ya 2 kere dondurma tüketilmesi sağlıklı olacaktır.
  • Tek sefere 1-2 yemek kaşığı kadar dondurma tüketmek gerekir.
  • İçerisinde süt bulunduğu için dondurma tüketimi yanlıştır. Dondurma yerine süt, meyve suyu gibi ürünler tercih etmek daha sağlıklıdır.

  • Hijyen kurallarına uygun olarak üretilen dondurmalar almak ve son tüketim tarihine bakarak tüketmek besin zehirlenmelerini önleyecektir.
  • Yenmeyen dondurma buzlukta ev ya derin dondurucuda bekletildiğinde bakteri üremesine neden olacağı için hamileler beklemiş dondurma yememelidir.

Gebelikte Kafein Tüketimi Nasıl Olmalı?

Kafein maddesi hamile kalamamaya etki eden değerlerden biridir. Gebelikte kafein tüketimi günlük 200 mg geçtiğinde düşük riski, çeşitli anomaliler ve erken doğum gibi durumlara neden olabilmektedir.

Bu yüzden annelerin hamilelik döneminde kafeinli gıdalardan uzak durması daha sağlıklıdır. 200 mg kafein 1 ve ya 2 fincanlık kahve (neskafe, Türk kahvesi vs.

)ye denk geldiği gibi günlük 5-6 bardak çaya ve ya az miktardaki kola ve ya çikolataya da denk gelmektedir.

Gebelikte Kahve Tüketimi

Gebelikte Kahve İçmek

İçerisinde kafein bulunmasından dolayı hamilelikte kahve içmek zararlı mı değil mi sorularını gündeme getirmektedir. Ancak içerisindeki kafein miktarı günlük en fazla 200 mg değerinde olduğunda kahve ve ya çay içmek zararlı bir durum teşkil etmemektedir. Çay ve ya kahve tüketiminde tiryaki olan hamilelerin mümkün olduğunca kahve ve çay tüketimini azaltmaları gerekmektedir.

  • 1 fincanlık siyah çayda 40 mg
  • 1 fincan kadar yeşil çayda 20 mg
  • 1 fincanlık espressoda 100 mg
  • 1 fincanlık cappuccinoda 100 mg
  • 1 fincan Türk kahvesinin içinde 60 mg
  • 1 fincan filitrelenmiş kahvede 135-200 mg
  • Bir paket hazır kahvede 60 mg kafein bulunmaktadır.

Gebelikte Çay İçmek

Gebelikte Çay İçmek

İçerisinde kafein bulunmasından dolayı gebelikte çay tüketimine dikkat edilmelidir. 200 mg kafeinin üzerinden olmayacak şekilde çay tüketimi yapılabilir. Çay türleri içerisinde en fazla kafein siyah çayda bulunmaktadır. 40 mg kafeine sahip olan siyah çaydan sonra 20 mg ile yeşil çay gelmektedir. 5-10 mg kafein içeren beyaz çay ise en sağlıklı çay türüdür.

Hamilelikte Tatlandırıcı Kullanımı

Gebelikte Tatlandırıcı

Tatlandırıcıların içerisinde çoğu zaman gebelik döneminde sorun oluşturmayacak ürünler bulunmaktadır.

Aspartam içeren tatlandırıcılarda hamilelik sürecine anneye ve ya bebeğe zarar veren bir olgu bulunmamıştır.

Ancak sakkarin adı verilen tatlandırıcı türünde bebeğin mesanesine zarar verici etmenlerin bulunduğu belirtilmiştir. Hamilelikte tatlandırıcı kullanımından mümkün olduğunca uzak durmak en iyisidir.

Gebelikte Balık Tüketimi Nasıl Olmalıdır?

Gebelik döneminde haftalık olarak 1 ve ya 2 kere balık tüketilmesi oldukça sağlıklıdır. Ancak büyük balıklarda yüksek oranda civa bulunduğu için bu balıkların tüketilmesi hamilelikte zararlı olabilir.

Büyük balık olarak ton balığı içerisinde omega 3 ve doğmamış yağlar bulundurduğu için oldukça faydalıdır. Haftada 1-2 kerelik tüketimlerin dışında balık tüketimi yapmak hamilelik döneminde sakıncalıdır.

Büyük balıklar yerine orta boy ve küçük balıklar tercih edilmelidir.

Gebelikte Balık Yağı Tüketimi

Omega 3 vücut tarafından üretilemeyen doymamış yağ asitleri içerdiği için anne ve bebek için oldukça önemlidir. Omega 3 hamsi, ton balığı, ceviz, ay çiçeği ve yeşil sebzelerde bulunmaktadır.

Anne karnındaki bebek omega 3 ihtiyacını anneden karşılar ve annenin vücudundaki omega 3 ise beyinde bulunur.

Annelerin hamilelik döneminde önerilen ölçülerde balık tüketmesi ve doktor tavsiyesinde omega 3 almaları gerekir.

Hamileliğin son 3 ayında ve emzirme döneminde 3 ay boyunca omega 3 almak bebekte zihinsel gelişimi güçlendirdiği gibi ilerleyen yaşlarda da meme ve prostat kanseri gibi durumları da önlediği bilinmektedir.

Bebeklerde fiziksel gelişime de katkısı olan omega 3 piyasada eczanelerde satışa sunulmaktadır. Ancak hamileler üzerinde fihs body oil yazan omega 3 tabletlerini tercih etmelidirler.

Çünkü diğer omega 3 tabletlerinde A vitamini oranı fazla olduğun için bebeğe zarar verebilir.

Omega 3 ihtiyacını doğal yollardan karşılamak isteyenler için haftada 2 kere balık yemek ve ya 1-2 ceviz yemek ya da haftada 2 kere sebze yemeği yemek yeterli olacaktır.

Gebelikte Vejetaryenlik

Gebelik döneminde her gıdadan yeterli ölçüde yemek gerekir.

Ancak gebelikte vejetaryenlik söz konusu olduğunda vücudun ihtiyaç duyduğu demir, vitamin ve mineraller doktorun önerdiği haplarla alınabilir.

Et yenmediği için genellikle demir ihtiyacında artış olmaktadır. Bu nedenle gebelikte vejetaryen beslenme tarzını tercih eden kişiler sebze ve meyvelerden bu demir ihtiyacını karşılamalıdırlar.

Gebelikte beslenmenin püf noktaları konumuza da göz atmanızı tavsiye ederiz.

Источник: //www.kadindenince.com/gebelikte-beslenme-nasil-olmali/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.