Gebelikte Mutlaka Yaptırılması Gereken Testler Neler?

içerik

Gebelikte Yapılan Testler Nelerdir?

Gebelikte Mutlaka Yaptırılması Gereken Testler Neler?

Hamilelik başlı başına bir serüven. İlk öğrendiğiniz andan itibaren içinizde her an bir insanın büyüdüğünü, onu dünyaya getireceğinizi düşünmek, bir mucizeye ev sahipliği yapmak inanılmaz bir duygu.

Daha önce, gebeliği öğrenir öğrenmez başlayan doktor muayenelerinden bahsetmiştim.

Bu makalemde ise ilk doktor muayenesinden itibaren doktorunuzun isteyeceği gebelikte yapılan testler hakkında detaylı bilgiler aktaracağım.

Gebelikte ilk gittiğiniz doktorunuz sizden gebeliğiniz sırasında bebeğinizde bir sakatlığa neden olabilecek durumların olup olmadığını saptamak için bir takım testler ister. Bunun asıl amacı, yaşanabilecek bir olumsuzluğu önceden öngörüp ona göre tedbir almaktır.

Gidilen ilk muayenede istenen kan tahlili ile aşağıdaki durumlar saptanır;

  • Kan grubunuz
  • Kansızlık (anemi) probleminizin olup olmadığı,
  • Kızamıkçık hastalığına karşı bağışıklığınız olup olmadığı,
  • Sarılık ya da cinsel temas ile bulaşan ve gebeliğin 20. haftasından önce tedavi edilmesi gereken bir hastalığınızın olup olmadığı,
  • Akdeniz anemisi ve aileden gelen kalıtsal bir hastalığın olup olmadığı.

Gebelikte yapılan testler, tarama ve tanı testleri olarak ikiye ayrılır.

Tarama testleri: Bu testler, yalnızca bebeğinizde belirli bir sakatlığını olma ihtimalini saptar. Anomali bulgulamaz.

Tanı testleri: Tarama testleri sonucunda sonuç yüksek (riskli) çıkmışsa yapılacak tanı testleri sakatlığın bebeğinizde kesin olarak var olup olmadığı bilgisini veren testlerdir.

Gebelikte yapılan tarama ve tanı testlerinin belli haftaları vardır. O haftalar içinde yapılması gerekir.

Koriyonik Villus (CVS):

Bazı kan hastalıkları ile bebekteki down sendromunu tespit etmek amaçlı yapılan Koriyonik Villus testi bir tanı testidir. Bu test gebeliğin 10-14.

haftaları arasında yapılmalıdır. Bu test, plasentanın bir kısmını oluşturan dokulardan alınan küçük bir parçanın incelenmesi ile yapılır.

Uygulama çiçeği burnunda anneyi rahatsız ve huzursuz edebilir ve yaklaşık %2 düşük tehsi vardır.

HIV ve Hepatit B Testleri:

HIV virüsü, insan bağışıklık yetmezliği virüsü olarak Tükçe’ye çevrilebilir. Bu virüs gebelik, doğum ve emzirme ile bile bebeğe geçebilir. Gebeliğin 11-13. haftaları arasında yapılan HIV tanı testinde eğer anne adayında HIV virüsü saptanmışsa bebeğe geçememesi için gerekli önemler alınır. Gebelikte yapılan testler arasında önemli bir yere sahiptir.

Hepatit B testi de bir tanı testidir ve sarılık testi olarak da bilinir. Bebeğe geçmesi ölümcül olabilir ancak aşı ile tehnin önüne geçilebilir. Hepatit B testi de gebeliğin 11-13. haftaları arasında yapılmalıdır.

Ense Kalınlığı Testi:

Ense kalınlığı bir tarama testidir. Gebeliğin 11-14. haftaları arasında yapılması gerekir. Bebekte var olabilecek down sendromu hastalığının tespiti için yapılır.

Bu tarama testinde bebeğin ensesinde biriken sıvının miktarına bakılır. O dönemde her bebeğin ensesinde bir miktar sıvı bulunur ancak down sendromu olan bebeklerde bu miktar artış gösterir.

 Buradaki sonuç yüksek çıkmış olsa da gebeliğini sonlandırmayan annelerin bebeklerinde sağlıklı doğanlar olmuştur. 

Alfa Fetoprotein (AFP) Kan Testi:

Gebelikte yapılan testler arasındaki alfa fetoprotein, gebeliğin 15-20. haftalarında, kandaki alfa fetoprotein miktarının ölçülmesi için yapılır. Amaç; bebeğin sinir borusunda bir sıkıntı olup olamadığını kontrol etmek ile down sendromu riskini belirlemektir. Kaynaklara göre sonuç düşük de yüksek de çıksa gereksiz kaygı ve üzüntüye neden olabilir.

İkili Tarama Testi ve Üçlü Tarama Testi:

Anne adaylarının gebelikte yapılan testler arasında en çok duyduğu ikili tarama testi gebeliğin 11-14. haftaları arasında, üçlü tarama testi ise gebeliğin 15-20. haftaları arasında yapılır. Amaç; down senromu, kromozom anomalileri ve spina bifida gibi hastalıkların tespitidir.

Amniyosentez:

Tanı testi olan amniyosentez genelde gebeliğin 15-20. haftaları arasında ama özellikle 16. haftada yapılır. Amniyosentez de tarama testlerinde olduğu gibi bebekteki kromozom anomalileri, down sendromunu ve spina bifida gibi hastalıkların tespiti için yapılır. %0.5 ila %1 arasında düşük riski içeren bu uygulama anne adayını rahatsız edebilir.

Detaylı Ultrason Taraması:

Gebeliğin genelde 18-20. haftaları arasında yapılan ayrıntılı ultrason taraması, bebeğin gelişimi ile ilgili olarak, kalbi, beyni, kolları, bacakları, iç organları, omurgası ve diğer uzuv ve organları incelenir. Örneğin; yarık dudak/damak gibi hastalıklar tespit edilir. Bebeğin cinsiyeti net olarak belirlenir. Bebekte varsa anomalilerin saptanmasında yardımcıdır.

Özel hastaneler bu test için oldukça fazla ücret istiyorlar. Bence en güzeli devlet hastanelerinde yaptırmak.

Ben gebeliğim esnasında ikili ve üçlü testleri yaptırmadım.

Gebelik takibimi özel hastanede yaptırmama rağmen test için gittiğim bir devlet hastanesinde doktorum; “Bebeğini aldırmak istemiyorsan, sağlığında problem olsa bile  o benim bebeğim diyorsan, testleri yaptırmana gerek yok.” demişti. Bende yaptırmadım.

Allah’a şükür bebeğim sağlıklı doğdu. Etrafımda tanıdığım insanlar var, bu testi yaptırıp hamileliklerinin sonuna kadar ızdırap çeken ve sonunda sağlıklı bebek dünyaya getiren…

Kordosentez (Bebekten kan alma):

Gebeliğin 18-22. haftalarında bebekten kan alınarak yapılan bu tanı testi ile bebeğin kromozom sayısına ve kan hastalıklarının olup olmadığına bakılır. Gebelikte yapılan testler arasında pek yaygın bir uygulama olmadığı gibi, %1-2 düşük riski içerir.

Gebeliği esnasında gittiği doktor muayenelerinde neler olup bittiğini bilmeli bir anne adayı, gebelikte yapılan testler, kan ve idrar tahlilleri, ultrason muayenelerinde bebeği ve kendi sağlığının gidişatı açısından hem doktoru tarafından bilgilendirilmeli hem de kendi araştırarak öğrenmelidir.

Bizzat yaşadığım ve yakın tanıdıklarımdan şahit olduğum olaylar karşısında hastaya hasta, gebeye gebe gibi muamele edilen, şekil ve surete bakarak çalışan değil, ufak bir tebessümle dahi tedirgin hastayı rahatlatan ilk önce gönüllere hizmet eden sağlık personelleri ile karşılaşmanız ve sağlıklı, güzel günler görmeniz ümidiyle…

Источник: https://yenianneyim.com/gebelikte-yapilan-testler-nelerdir/

Gebelikte yaptırılması gereken testler

Gebelikte Mutlaka Yaptırılması Gereken Testler Neler?

Hamilelik döneminde hem annenin hem de bebeğin sağlığı için yaşamsal öneme sahip olan gebelik takibi aşamasında bir dizi testin yaptırılması gerekiyor.

Gebelik takibi önceleri 16. haftada başlatılıyor ve ayda bir kez yapılan rutin takipler, 30. haftadan sonra genellikle 2 haftada bir, 36. haftadan sonra ise haftada 1 olarak doğuma kadar sürdürülüyordu.

Bunun nedeni ise gebelik zehirlenmesi (preeklamsi) ve ani başlayan kanamalar gibi çeşitli komplikasyonların hamileliğin ikinci yarısından sonra görülmesiydi.

Oysa son yıllarda tıp teknolojisindeki gelişmeler ve bilgi birikimi sayesinde anne ile bebeğin yaşamını tehdit edebilen pek çok komplikasyon 3 basit yöntemle hamileliğin henüz ilk haftalarında belirlenebiliyor; anne adayının öyküsünün alınması, kan tahlili ve ultrason muayenesi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, bu 3 yöntemle anne ve bebekte hangi sağlık sorunlarının tespit edilebildiğini anlattı.

Prof. Önderoğlu, 11.14. haftalar arasında yapılan tek bir muayene ile anne ile bebeği düşük veya yüksek riskli grup olarak ayrılabildiğini belirterek şunları söyledi:

“Özellikle ilk üç ay sonunda kontrollerin yapılıp, bundan sonraki bakım programlarının kişiye ve ihtiyaca özgü yeniden planlanması hem anne hem de bebek için yaşam kurtarıcı oluyor. Çünkü bu sayede sağlık hizmeti çok daha verimli ve etkili verilebiliyor.

Riskli gruplar erken dönemde belirlendiğinde anne veya bebekte oluşabilecek gebelik kayıpları, erken doğum, doğum öncesi kanamalar, büyüme geriliği, preeklamsi ve Down Sendromu gibi ciddi komplikasyonlar tespit edilerek, önlenebiliyor ya da sorun hafifletilebiliyor. Dolayısıyla her anne adayının 11-14. haftalar arasında, en ideali ise 12. haftada kontrole gelmesi çok önemli.”

Muayenin 3 silahşörü; öykü, tahlil, ultrason

1.

Annenin öyküsü: Muayenenin ilk adımında anne adayına daha önceki hamilelikte erken veya ölü doğum, gebelik tansiyonu, gebelik zehirlenmesi, bebeğin anne karnında iyi büyümemiş olması gibi sorunların olup olmadığı soruluyor, yapmış olduğu doğum varsa bunun tam bir hikayesi alınıyor. Anne öyküsünün alınması yüksek risk taşıyan ve doğumu 34 haftadan önce yapılma tehsi olan anne adaylarını seçebilme ve önlem alma şansını sunuyor.

2.

Kan tetkikleri: Anne adayının kan grubu, RH faktörü ve tam kan sayımı, geçirmiş olduğu enfeksiyonların araştırılmasının yanı sıra bu döneme ilişkin bazı özel hormon ve plasental proteinlerin bakılarak, anne yaşı ile gebelik haftasının birleştirildiği birinci ilk üç ay testi yapılabiliyor. Elde edilen test sonucu olasılık hesabı ile anne adayının kromozom anomalili bebek doğurma, preeklampsi ve buna bağlı büyüme geriliği riskleri sayısal olarak tespit ediyor.

Çok yüksek risk taşıyanlar ile düşük risk taşıyan gebelerin ayrımına da böylece olanak tanınıyor. İlk trimester kan testinden en iyi sonucun alınabilmesi için bu test, ultrasonografi ile bakılan bebeğe ilişkin bazı özel ölçümlerle birleştiriliyor.

3. Ultrasonografi: 11-14 hafta arasında yapılacak ultrasonografi ile gebeliğe ilişkin pek çok bilgi alınabiliyor.

Bu dönemde özellikle ense saydamlığı ölçümü birinci trimester tarama testi olarak biyokimyasal değerler ile kombine edildiğinde ve gerekirse kalbe uygulanan duktus venozus doppleri, kalp kapağı doppler ölçümlerinin yanı sıra burun kemiği değerlendirilmesi ile bebekte down sendromu gibi önemli kromozom anomalilerinin tahmin edilme şansı yüzde 90’lara ulaşıyor.

Aynı zamanda çok erkenden bebekte majör yapısal anomalilerden anensefali, karın ön duvar anomalileri, mesane ve ağır nörolojik sistem anomalileri de görülebiliyor.

Hamilelik testlerinde hangi riskler tespit ediliyor?

Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, hamileliğin ilk 3 ayında yapılan kontrollerde tespit edilip, alınan tedbirler ve tedavilerle ortadan kaldırılabilen veya zararları büyük oranda hafifletilebilen riskleri şöyle sıraladı:

Anne adayında tespit edilen riskler

Gebelik hipertansiyonu: Anne adayının tansiyonunun 140/90 mmHg ve üzerinde seyretmesi, beraberinde böbrekten idrara protein kaçağı olmasına preeklampsi, bir başka deyişle gebelik zehirlenmesi adı veriliyor.

Yüzde 6-8 sıklıkla rastlanan hamilelik zehirlenmesi annede beyin kanamasından akciğer ödemine, görme kaybı, böbrek ve kalp yetmezliğinden ölüme kadar çok ciddi tablolara yol açabiliyor.

Anne karnında bebekte büyüme ve gelişme geriliği olabiliyor, plasentanın erken ayrılma riski de artıyor.

Erken doğum: Özellikle 34 haftanın altında gerçekleşen doğumlar sonucunda bebek ölümleri ve nörolojik kalıcı hasarlarla karşılaşılması bugün için en başta gelen sorun olarak görülüyor.

Önceki gebeliklerde erken doğum, erken su kesesi açılması gibi öykü alınması ve mevcut gebelikte rahim ağzı ile kanalın sonografik takibi bu yönde yüksek risk taşıyan gebeliklerin saptanmasına yardımcı oluyor.

Bebekte tespit edilen riskler

Down Sendromu: 11- 12 haftada anne yaşı, kan tetkikleri ve ultrasonografi takibinden alınan sonuçlar birleştirilerek bebekte kromozom anomali riski tespit edilebiliyor.

Eğer bebek yüksek risk grubundaysa, örneğin down sendromu riski yüzde 1 civarında ise koriyon villüs biyopsisi önerisi yapılarak erkenden kromozom analizine olanak sağlanabiliyor.

Yapılan bu birinci trimester taraması ile kromozom anomalileri yüzde 90 oranında tahmin edilebiliyor.

Fetal anomaliler: 11-14 hafta sonografisi ile majör anomalilerin önemli bir bölümü tanınabiliyor.

Örneğin bebeğin kafatası ve beyin dokusundaki gelişme sorunu, karın ön duvarındaki açıklık, dışarıya doğru fıtıklaşan bağırsak veya karaciğer, idrar kesesinde tıkanıklık veya dev bir idrar kesesi tespit edilebiliyor.

Ayrıca gebeliğin ilerleyen dönemlerinde kendini gösterebilecek kalp anomalileri ile iskelet sistemine ait anomaliler hakkında ön fikir elde edilebiliyor ve bu gebeler yakın takibe alınabiliyor.

Büyüme ve gelişme geriliği: Yetersiz gelişme ve büyüme nedeniyle anne karnında ölüm olabileceği gibi doğum sonrası kalıcı özürler de gelişebiliyor. Bu bebeklerin önceden tespiti, daha farklı bir takip önerilmesi ve gerekirse erkene alınabilecek doğum kararları ile anne ile bebeğin yaşamları kurtulabiliyor.

Etiketler: anne sağlığı, bebek sağlığı, büyüme geriliği, Down Sendromu, erken doğum, fetal anomaliler, gebelik hipertansiyonu, gebelik takibi, gebelik zehirlenmesi, gelişme geriliği, hamilelik, hamilelik testleri, hamilelikte hangi testler yaptırılmalı, hamilelikte yaptırılan testler, preeklamsi nedir, Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu

Источник: http://www.nazende.com/gebelikte-yaptirilmasi-gereken-testler/

Doğum Öncesi Mutlaka Yapılması Gereken Testler!

Gebelikte Mutlaka Yaptırılması Gereken Testler Neler?

Hamilelik, bebeğin anne karnında gün be gün geliştiği mucizevi bir dönemdir. Son adet döneminizin ilk gününden başlayarak ortalama 40 hafta sürecek olan bu süreçte, bebeğin gelişimi ve anne adayının sağlık durumu yakından takip edilmesi gereken önemli konulardır.

Sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmek için her anne adayının belli aralıklarla doktor kontrolünden ve bazı tetkiklerden geçmesi gerekir. Bu tetkiklerin bazıları hamilelik dönemi içerisinde yapılırken, bazılarının ise sağlıklı bir gebelik süreci geçirebilmek ve teh içeren durumların oluşma ihtimalini azaltabilmek adına gebe kalınmadan önce yapılması gerekir.

Bu nedenle, özellikle bebek isteyen kişilerin hamile kalmadan yaklaşık 3 ay öncesinde kontrol amaçlı birtakım taramalar yaptırması uygun olacaktır.

Bu süreç içerisine girmeyi planlayan anne adayları gebelikte yapılan testler hakkında bilgi sahibi olmalı ve bu testlerin uygulama zamanlarını doktorları ile birlikte takip etmelidir.

Peki bu testler nelerdir? Hangisi ne amaçla ve ne zaman yapılır?

Doğum Öncesi Testleri Nelerdir?

Doğum öncesi testleri iki aşamada ele alınmaktadır;

Gebelik Öncesi Yapılması Gereken Testler

Zamanlama olarak bebek anne rahmine düşmeden önce yapılması gerekli olan uygulamalardır. Bu testlerden elde edilen sonuçlar neticesinde, anne adayının bilmediği bir hastalığı varsa teşhis edilebilir, hamileyken alınması mümkün olmayan tedaviler uygulanabilir ve bebek sağlığı ve doğum açısından risk içeren tehli durumlar ortadan kaldırılabilir.

Bu nedenle, çocuk sahibi olmayı planlayan kişilerin öncelikle doktor muayenesinden geçerek doktor tarafından uygun görülen testleri yaptırması ve buna bağlı olarak gerek duyulan tedavileri hamilelik öncesinde tamamlaması gerekir.

Gebelik Sürecinde Yapılması Gereken Testler

Hamilelikte yapılan testler, bebeğin kesesinin rahimde görülmesinin ardından, belli haftalarda bebekle ilgili gelişmelerin gözlemlenmesi ve varsa riskli durumların tespitinin yapılması için gereken taramalardır.

Bu testlerden elde edilecek sonuçlar, olası riskli bir durumun önceden teşhis edilebilmesine ve erken tanı yardımıyla önlem alınabilmesine olanak tanır.

Bu sonuçlar doğrultusunda, doğum zamanı daha rahat belirlenebilir veya anne ve bebeğin hayatı riske atılmadan gebelik sonlandırılabilir.

Doğum Öncesi Testleri Ne Amaçla Yapılır?

Bebeğinizin doğumu öncesinde uzman doktorunuz tarafından birtakım tahliller yaptırmanız istenir. Doktorunuzun talebi doğrultusunda istenen bu testleri, çoğu zaman sadece rutin uygulamalar olarak görürsünüz.

Peki aslında gebelikte testler ne amaçla yapılıyor?

Hamilelikte ve öncesinde yapılan tahliller pek çok yarar sağlamaktadır;

  • Kan grubunuzun önceden belirlenmesi
  • Bazı hastalıklara karşı bağışıklığınızın olup olmadığının tespiti
  • Kansızlık (anemi) sorununun tespiti, anemi varsa gebelik öncesi tedavi edilmesi
  • Aileden gelen genetik bir rahatsızlığınızın bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve önlem alınması
  • Hamilelikte tedavi edilme imkânı olmayan rahatsızlıkların varlığının tespiti, varsa tedavi edilmesi

Doğumda risk oluşturabilecek faktörlerin ortadan kaldırılabilmesi

  • Bebeğin anne karnındaki gelişiminin takibi
  • Bebekte ortaya çıkabilecek anomalilerin önceden tespit edilmesi ve önlem alınması
  • Doğumun gerçekleşeceği tarihin belirlenmesi
  • Doğum şeklinin sezaryen mi yoksa normal mi olacağının belirlenmesi açısından yol göstericidir.

Gebelik Öncesi Hangi Testler Yapılmalıdır?

Hamilelikte yapılan ilk tahlillerin bazıları, aslında gebelik öncesinde tamamlanması gereken taramalardan oluşmaktadır. Ancak çiftler, çoğunlukla gebelik şüphesi oluştuğunda, yani adet gecikmesi yaşandığında ve gebelik testi pozitif çıktığında doktora başvurmaktadır.

Bu nedenle, bu uygulamalar hamileyken yapılmak durumunda kalınır. Doğum öncesi testlerden olan gebelikten önce yapılacak tahliller, kişiler bebek sahibi olmaya karar verdiklerinde, yani gebe kalınmadan önce yapılmalıdır.

Gebelik öncesi testler;

Hemogram olarak da bilinen kan tahlillerinin yapılmasındaki ana amaç, hamilelikte büyük bir rol oynayan ve önemli bir mineral olan demirin vücudunuzda depolanmasının kontrolünü sağlamaktır.

Anemi (demir eksikliği, kansızlık) varlığı aranır.

İdrar yolu enfeksiyonu gibi sorunların tespiti için gereklidir.

Anne ve babada kan uyuşmazlığı kontrolü yapılır.

Doğumda yaşanabilecek komplikasyonlara karşı anne adayının kanama ve pıhtılaşma zamanı kontrol edilir.

Böbrek, karaciğer gibi iç organ sağlığı kontrolü yapılır. Açlık kan şekeri, kolesterol ve üreye bakılır. Özellikle diyabet riski taşıyanlar için gereklidir.

Anne adayının üreme organlarının durumu kontrol edilir. Çatı muayenesi yapılır, yumurtalıklarda ve rahimde bir rahatsızlık olup olmadığı kontrol edilir.

Kadın sağlığının öncelikli testlerinden olan Smear testi ile rahim ağzı kanseri tespiti yapılır.

Toksoplazma, Rubella (kızamıkçık testi), Sitomegalovirus, Sifiliz, suçiçeği, Herpes Simplex gibi mikrop ve virüslerin tespiti için uygulanır.

Anne adayının tiroit hormonlarının çalışma durumu kontrol edilir ve guatr veya tiroit hastalığı varsa tedaviye başlanır.

Akraba evliliği söz konusuysa veya eşlerin aileden gelen bir kalıtımsal hastalığı bulunuyorsa bunların tespitinin yapılarak önlem alınabilmesi için gereklidir. Sakat doğumları önlemede büyük önem taşır.

Gebelik öncesi testlerinin belli bir tarihi yoktur. Bebek sahibi olmaya karar verildikten hemen sonra bir kadın doğum uzmanına başvurarak gereken muayene ve tahliller uygulanır.

Sonuçlar neticesinde vücudunuzun hamile kalmanız için hazır olduğu belli olduktan sonra da gebelik planlanır. Ancak vücudunuzda sizin bilmediğiniz birtakım rahatsızlıkların tespit edilme ihtimâli göz önüne alınarak, tedavi uygulanabilmesi için belli bir zaman aralığı bulunması gerekir.

Bu nedenle, ortalama 3 ay öncesinden hamilelik öncesi testlerinizi yaptırmanız daha uygun olacaktır.

Planlanmayan bir hamilelik oluşmuşsa, kısacası gebelik öncesi testlerinin yapılması mümkün olmamışsa, hamileliğin kesinleşmesinin ardından uygulanacak ilk tahliller gebelik öncesi tahlilleridir.

Bu nedenle, bu testler için hamilelikte yapılacak testler demek de yanlış olmayacaktır. Bu testler, ilk muayene sonrasında yapılacak tetkiklerdir.

Gebelik öncesi testlerine ek olarak aşağıda bulunan tetkikler, hamileyken yapılması gereken testler arasındadır;

Anneden bebeğe bulaşma riski bulunan Hepatit B virüsünün tespitinde uygulanan tahlillerdir. Pozitif çıkması durumunda doğum sonrası bebeğe antikor aşısı yapılması gerekir.

Hamileliğin 11-13. haftaları arasında yapılması uygundur.

Vücutta uzun yıllar bir belirti vermeden taşınan HIV virüsü, hamilelikte veya emzirme yoluyla bebeğe geçebilmektedir.

Hamileliğin 11-13. haftaları arasında yapılması uygundur.

Bebekte ortaya çıkabilecek kan hastalıklarının belirlenmesinde uygulanan bir testtir. Plasenta dokusundan örnek alınarak yapılır. %1-2 oranında düşük tehsi bulunmaktadır.

Hamileliğin 10-14. haftaları arasında yapılması uygundur.

Down Sendromu teşhisinde önemli olan NT (ense kalınlığı) testi, bebeğin ensesinde biriken sıvının normalin üzerinde çıkması, Down Sendromu olasılığını arttırmaktadır.

Hamileliğin 11-14. haftası arasında yapılır.

Bebeğin sinir ve sindirim sistemi hastalıklarından birini taşıma ihtimâlinin değerlendirildiği önemli bir testtir.

Hamileliğin 16-18. haftaları arasında yapılması uygundur.

Spina Bifida, Down Sendromu ve diğer kromozomal hastalıkların taramasında uygulanan kan testidir. Ense kalınlığı testi ile birlikte değerlendirilmesi, daha kesin sonuçlar verir.

Hamileliğin 11-14. haftaları arasında yapılması uygundur.

İkili testten farklı olarak Edward Sendromu, Nöral tüp defekti gibi rahatsızlıkların olasılığını da inceleyen bir tahlildir. İkili test gibi kan tahlili ile uygulanır ve AFP testi ile birlikte değerlendirilir.

Hamileliğin 15-20. haftaları arasında yapılması uygundur.

İkili ve üçlü testlerin anormal çıkması durumunda bebeğin amniyon sıvısından alınan örneklerin incelenmesi ile yapılan bir uygulamadır.  Uygulama, 200-300 gebelikte 1 oranda düşük riski taşır.

Hamileliğin 16-20. haftaları arasında yapılması uygundur.

Hamileliğin 18-20. haftaları arasında yapılan detaylı ultrason taraması, bebeğin organ ve uzuvlarının incelendiği ve gelişiminin kontrol edildiği bir taramadır.

Çok yaygın uygulanmayan, bebekteki kromozom bozukluklarını belirleyen bir tahlildir. Anne karnındaki bebekten kan örneği alınması ile gerçekleştirilir.

Hamileliğin 18-22. haftaları arasında yapılması uygundur.

Gebelik diyabetinin araştırıldığı, 50 gr ve 100 gr şeker yüklemesi yapılarak (anneye şekerli sıvı içirilerek) uygulanan tarama testleridir.

Hamileliğin 24-28. haftaları arasında yapılması uygundur.

Gebelik şekeri hakkında merak ettiğiniz her şey! konulu yazımızı inceleyebilirsiniz. Aşağıdaki bağlantıya tıklayın.

https://www.bebek.com/gebelik-sekeri-hakkinda-merak-ettiginiz-her-sey/Hamileliğin 28. haftasında yapılan IDC testi, anne ve bebek arasındaki kan uyuşmazlığını ölçmek amacıyla uygulanır.

Gebelikte yapılan testler, her zaman kesin sonuç vermeyebilir. Anne adayı, kromozom bozuklukları için yapılan uygulamalardan çıkan sonuçlarla gereksiz kaygılara kapılmamalıdır.

Bu testlerin yalnızca olasılıkları belirlediği muhakkak göz önüne alınmalıdır.

Источник: https://www.bebek.com/dogum-oncesi-mutlaka-yapilmasi-gereken-testler/

Hamilelikte Yapılan Testler

Gebelikte Mutlaka Yaptırılması Gereken Testler Neler?

Hamilelik sürecinde ortalama 40 hafta süren bebek gelişimi hekim tarafından belirli aralıklarla kontrol edilir. Bu kontrollerde bebeğin gelişiminin sağlıklı ilerleyip ilerlemediği, herhangi bir problem olup olmadığı gözlemlenir.

Sağlıklı ve tüm uzuvları ile normal bir bebek dünyaya getirebilmek için anne adaylarının, hamilelikleri boyunca doktor kontrollerini düzenli olarak aksatmadan yaptırmaları gerekir.

Hamilelik testleri içinde her muayenede yapılması gereken testlerin başında anne adayının tansiyon ve kilo ölçümü gelir.

Anne adayının aşırı kilo alması, tansiyon yüksekliği, preeklampsi denilen gebelik zehirlenmesi gibi hususların gebelik sürecine zarar vermemesi için bu testlerin yapılması, anne adayı ve bebeğin sağlığının kontrol altında tutulması adına önemlidir. Yani hamilelikte yapılması gerekenler başlığı altındaki ilk madde hamilelik testleri olmalıdır.

Hamilelikte Testler Kaçıncı Ayda Başlar

Hamilelikte yapılması gereken testlerin belirli zamanları vardır. Her test aynı zamanda yapılamaz. Bebek gelişiminin belirli evrelerinde yapılan testlerle bebeğin hem bedensel hem de mental gelişiminin normal seyrinde ilerleyip ilerlemediği, hem de herhangi bir kromozomal anomali olup olmadığı saptanır.

Bu sayede hem eğer bebekte herhangi bir sağlık sorunu mevcutsa erken müdahale şansı doğacak, hem de anne adayının içi rahat edecektir. Hamilelikte yapılması gereken testler içinde en çok da bebekte Down sendromu ve Edwards sendromu riski olup olmadığını tetkik eden testler son derece mühimdir.

Hekimin verdiği muayene, ölçüm ve test tarihleri atlanmadan, tüm testler titizlikle yaptırılmalıdır.

Hamilelikte Testler Ve Zamanları

Gebeliğin başladığı ilk andan itibaren bebeğin tüm gelişim süreci hekimin gözetiminde ve kontrolünde olmalıdır. Özellikle gebelik hormonu olan Beta-HCG kan ölçümü, ultrasonografi ve idrar testlerinin  mutlaka yapılması gerekmektedir.

Gebeliğin başı, ortası ve sonu olmak üzere 3 kez zorunlu ultrasonografi tetkiki vardır; fakat eğer anne adayı 37 yaşın  üzerindeyse veya hamilelik riskli bir yol üzerinde ilerliyorsa ultrasonografi sayısı artabilir. Ultrason muayenesinin kaç kez yapılacağına, hamilelik gidişatına göre hekim karar verecektir.

Ultrason dışında hamilelikte yapılması gereken testler;  idrar tahlili ve idrar kültürü, tiroit hormonu ölçümü, kanda enfeksiyon arama testi ve kan sayımı olarak sıralanabilir.

Gebelik testi: Hamilelik devresinin ilk kontrolü, adet gecikmesi sebebiyle hamilelik şüphesi yaşayan kadının yaptığı gebelik testidir.

İlk kontrol: Hamilelik testleri içindeki ilk kontrol, gebelik testinin pozitif çıkmasının hemen ardından yapılır. İlk ultrasonografide gebelik kesesinin olması gereken yerde yani rahim içinde olup olmadığına bakılır. Gebelik kesesi eğer rahim içinde gözükmüyorsa dış gebelik şüphesi ile gerekli tetkikler yapılacaktır.

Hamilelik kesesinin rahim içinde olduğu tespit edildikten sonraki diğer adım embriyoda kalp atışının olup olmadığının kontrol edilmesi işlemidir. Bunun için hamileliğin 6.

haftasında vajinal ultrason ile embriyoda kalp atışı varlığı kontrol edilir. Eğer 7. haftanın sonuna gelinmesine rağmen embriyoda hala kalp atışı  belirlenmediyse hamileliğin sonlandırılması gerekir.

Kalp atışları tespit edildiyse, sağlıklı bir gebelik için sırası geldikçe diğer hamilelik testleri yapılır.

Kan sayımı da hamilelik testleri içinde yer alan önemli bir testtir. Hamilelik sürecinde demir eksikliği yaşanmaması ve eğer demir eksikliği tespit edilirse demir takviyesi yapılabilmesi açısından oldukça önemli bir testtir.

TSH: Anne adayında gebelik öncesinde rastlanmayan veya bilinmeyen; gebelik başladığında ortaya çıkabilecek olan tiroid hastalığının tespit edilmesi için yapılan bir test olan TSH testi, hem anne adayının sağlığını hem de bebeğin gelişimini önleyebilecek tiroid hastalığını belirleme ve kontrol altında tutma açısından çok mühim ve gerekli bir testtir.

Kan grubu: Eğer anne ve babadan kaynaklanması muhtemel kan uyuşmazlıkları varsa  gerekli önlemlerin alınması için yapılan bir testtir.

Torch Tayini: Kızamıkçık (rubella) ve toksoplazma gibi hamileliği sonlandırmayı gerektiren enfeksiyonların erkenden tespit edilmesi ve tedavisinin başlatılması için gerekli olan testtir.

Tam İdrar Tahlili: Hamilelik sürecinde karşılaşılan erken dönem düşüklerin bir sebebi de gizli idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Bu yüzden tam idrar tahlilinin asla aksatılmaması gerekir.

Seroloji:  HIV ve Hepatit B testleri hem gebelik esnasında hem de gebelik sonrasında oldukça önemlidir.

8.haftada: Bu hafta içinde embriyodaki kalp atışlarının tetkiki yeniden yapılır.

9.haftada: hamilelik testleri içinde yine çok önemli bir yeri olan ikili test, ya da diğer deyişle ikili tarama testi ile bebeğin ense kalınlığı ölçümü yapılarak Down sendromu riski olup olmadığı tespit edilmeye çalışılır.

10.haftada: Bebeğin kız mı erkek mi olacağını bu haftada yaptıracağınız cinsiyet testi ile öğrenebilirsiniz. Ayrıca üçlü ve dörtlü test uygulamaları da yine bu hafta itibariyle yapılmaktadır.

11.haftada: Kapsamlı ultrasonografi de hamilelikte yapılması gereken testler arasında sayılabilir. Kardiyak anomalilerinin net teşhisi bu haftadan itibaren daha kolay olmaktadır.

24-28. haftalar arası: Gebelikte diyabet taraması amaçlı 75 gram oral glikoz tolerans testi, diğer bir deyişle şeker yüklemesi yapılır.

28.hafta: Ultrason ile yapılan hamilelik testleri bu hafta sıklaşır. 30,32, 34 ve 36. haftalarda da bu kontroller devam eder; çünkü eğer gelişme geriliği varsa bu haftalarda başlar ve belirginleşir. Gelişme geriliği ne kadar erken teşhis edilirse bebeğin sağlığı ve hayatı da garanti altına alınmış olur.

29.hafta: Bu hafta itibariyle göbek kordonundan yapılan doppler incelemesi bebeğin anne karnında yeterli oksijenizasyona sahip olup olmadığı bilgisini verir.

30.hafta: Bu hafta yapılan hamilelik testleri sayesinde bebeğin kilo ve duruş pozisyonu öğrenilebilmektedir.

Hamilelikte yapılması gereken testler ana hatlarıyla ve en elzem olanlar düşünüldüğünde bu saydıklarımızdır. Bu testlerin dışında hekim gerekli görürse, anne adayının sağlık durumu ve varsa şikayetleri dikkate alınarak idrar tahlili ve kültürü, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, kan sayımı gibi tetkikler de yapılabilir.

Hamilelikte yapılan testler ve fiyatları şehirlere ve hastanelerin durumuna bağlı olarak değişmektedir.

4 boyutlu ultrason fiyatı, yaptırılacak sağlık kuruluşuna gire değişmektedir ve bu konuda 50 TL’den başlayıp 1000 TL’ye varan bir fiyat yelpazesinden sözedilmektedir.

İkili ve üçlü test fiyatları: 100 TL ile 200 TL arasında değişmektedir.

Şeker yükleme testi: 50 TL civarındadır.

Diğer testlerin fiyatları, testin yapıldığı kuruma göre değişkenlik gösterir.

Источник: https://www.hamilelikgebelik.net/hamilelikte-yapilan-testler/

Hamilelik testi ne zaman yapılır? Doğru çıkması için kaçıncı gün yapılmalı?

Gebelikte Mutlaka Yaptırılması Gereken Testler Neler?

Hamilelik testi ne zaman yapılır? Sorusunu cevaplandırmak en doğru sonuçları almanız için önem taşımaktadır. Hamilelik testinin çok erken yapılması yanlış negatif sonuç çıkmasına neden olabilir.

Aslında hamilelik başlamıştır, ancak idrarda hala yeterince hCG (hamilelik hormonu) bulunmadığı için test negatif sonuç verir. Bazı nadir durumlarda ise hamile olmamanıza rağmen test yanlış pozitif sonuç verebilir.

Bazen de hamilelik testinde bir çizgi belirgin iken, bir de silik çizgi görünebilir. Bütün bunlar olduğunda yapılacak en iyi şey hamilelik testini tekrar yapmaktır.

Peki hamilelik testi ne zaman yapılır? Hamilelik en erken ne zaman anlaşılır? Hamilelik testinde silik çizgi neden çıkar? Silik çizgi hamilelik belirtisi mi? Hamilelik testinin yanlış pozitif çıkması ne anlama gelir? Bu soruları bu yazımızda cevaplandıracağız.

Birçok kadın hamileliğin ilk belirtilerinden olan yerleşme kanamasını fark ettiğinde hamilelik testi yapmaya yönelir. Düzenli bir adet döngünüz varsa hamilelik testi yapmak için en iyi zaman normalde adetin başlayacağı günden bir gün sonrasıdır.

Hamilelik testleri nasıl çalışır?

Evde uygulanabilen hamilelik testleri idrarınızdaki hCG olarak bilinen “insan koryonik gonadotropin” hormonunun miktarını ölçerek hamile olup olmadığınızı gösterir.

Hamile kaldıktan birkaç gün sonra vücut hCG hormonu salgılamaya başlar. Salgılanmaya başladıktan sonra hCG hormonu miktarı sürekli yükselir ve ilişkiden 8 gün sonra artık tespit edilebilir hale gelir. Ancak “hamilelik testi ne zaman yapılır?” sorusunu cevaplamak yine de zordur. Uzmanlar hCG konsantrasyonunun kadınların adet döngüsüne göre değişkenlik gösterdiğini belirtmektedir.

Clinical Chemistry dergisinde hamilelik testi üreticilerinin hamilelik testi yapma zamanını adetin başlama gününden bir gün sonrası olarak tavsiye ettiği belirtilmektedir. Bazı hamilelik testleri bu tarihten önce de hamileliği tespit edebildiklerini iddia etmektedir.

Hamilelik testi ne zaman yapılır?

En doğru sonuçları almak için hamilelik testi zamanı adet başlama gününden bir gün sonrasıdır.

Ancak bazı hamilelik testleri yeterince hassas olmadığından yerleşme kanamasından hemen sonra yapıldığı takdirde yanlış negatif sonuç verebilir. Test sonucu negatif ise testi tekrar yapınız.

Yine negatif sonuç alıyorsanız adet başlangıç gününden itibaren 1 hafta geçmesini bekleyiniz. Bu süreç sonunda yine negatif sonuç aldıysanız kesin olarak hamile olmadığınız söylenebilir.

Bazı hamilelik testleri yerleşme kanamasından 3-4 gün sonra bile hCG düzeyini tespit edebilmektedir. Ancak piyasada satılan hamilelik testlerinin %98’i hamileliği döllenmeden 7-8 gün sonra tespit edebilmektedir. Genellikle adet başlangıç gününden bir hafta sonra yapılan hamilelik testi sonuçları %100 doğru olarak kabul edilmektedir (düzenli adet gören kadınlar için).

Diğer yandan hamilelik testi ne zaman yapılır? sorusunun cevabının kadından kadına değişkenlik gösterdiği de unutulmamalıdır. Hamilelik testi sonuçlarının doğruluğunu etkileyen faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Yumurtlama: Adet döngünüze bağlı olarak yumurtlama adet kanamasının 11-21. Günleri arasında gerçekleşebilir.
  • Yerleşme kanaması zamanı: Bir sperm yumurtayı döllemek için ona ulaşırsa, bu dölleme yumurtlamadan 6 ila 12 gün sonra gerçekleşir. Yerleşme gerçekleştiğinde bir miktar yerleşme kanaması görülür.
  • İdrardaki hCG miktarı: Yapılan araştırmalar hCG hormonu düzeyinin her kadında farklı olabileceğini göstermiştir.
  • Hamilelik testinin hassasiyeti: Bazı hamilelik testleri adet kanamasından bir gün sonra yapıldığında dahi %99 doğru sonuç verebilmektedir. Ancak bunun dışındaki hamilelik testleri hamileliği yalnızca yerleşmeden en az 1 hafta sonra tespit edebilmektedir. Yani döllenmeden sonra hamilelik testi çok erken yapılırsa yanlış negatif sonuç elde edilebilir.

Yumurtlama döngünüzden emin değilseniz adet kanaması gününden 1 gün sonra hamilelik testi yapabilirsiniz. Adet kanaması gününden itibaren 7 gün sonra yapılan hamilelik testi negatif çıkarsa kesin olarak hamile olmadığınız söylenebilir.

Hamilelik Testinin Yanlış Negatif Çıkması

Bazen hamilelik testindeki negatif sonuç yanlış olabilir. Aslında hamile olunmasına rağmen hamilelik testinin negatif çıkmasına “yanlış negatif sonuç” denir. Bunun nedeni genellikle hamilelik testinin çok erken yapılmasıdır.

Hamilelik testi neden yanlış negatif çıkar?

Hamilelik testinde yanlış negatif sonuç çıkmasının 5 nedeni olabilir:

1. Hamilelik Testinin Çok Erken Yapılması

Hamilelik testinin çok erken yapılması genellikle yanlış negatif sonuç çıkmasına yol açar. Hamilelik testinde iki çizgi olması için idrardaki hCG düzeyinin tespit edilebilecek kadar yükselmiş olması gerekir.

2. Hamilelik Testinin Doğruluğu

Bazı hamilelik testleri %99 doğruluk garantisi verse de içlerinde doğru olmayan hamilelik testleri de bulunmaktadır. Bazı uzmanlar hamilelik testi kitlerinin yalnızca ideal laboratuvar koşullarında doğru olacağını belirtmektedirler. Hamilelik testlerinin doğruluk oranı %99’dan çok daha düşüktür.

3. Üzüm Gebeliği (Molar Gebelik)

Molar gebelik son derece nadirdir. Üzüm gebeliği olarak da bilinen molar gebelik genetik bir hata nedeniyle rahimde anormal bir dokunun gelişmesidir. Gynecologic Oncology dergisinde molar gebeliğin hCG düzeyini yükselttiği belirtilmiştir.

Bazı durumlarda hCG düzeyi hamilelik testinin ölçebileceğinden çok daha yüksektir. Bu durumda hamilelik testi tamamen yanlış bir sonuç verebilir. Buna hook etkisi denmektedir. Hook etkisinin bir sonucu olarak, idrarda oldukça yüksek miktarda hCG hormonu bulunmasına rağmen hamilelik testi yanlış sonuç verir.

4. İdrarın Seyrelmiş Olması

Çoğu hamilelik testi üreticisi hamilelik testinin sabah ilk idrar ile yapılmasını tavsiye etmektedir. Bunun nedeni bu idrarda hCG konsantrasyonunun en yüksek düzeyde olmasıdır. Bazı hamilelik testlerinin gün içindeki diğer idrarla yapılan testlerde yanlış sonuç verdiği bilinmektedir.

5. Test Sonucunun Yanlış Okunması

Bazı durumlarda hamilelik testlerinde ikinci çizgi çok silik olabilir. Bu durumda genellikle kişi hamile olmadığı kanısına varabilir. Aslında doğru sonuç yalnızca idrarda yeterince hCG bulunduğunda alınabilmektedir. Yazımızın ileriki bölümlerinde bu ikinci silik çizgi hakkında daha detaylı bilgi verilecektir.

Hamilelik testinde yanlış negatif sonuç nasıl önlenir?

Uzmanlar hamilelik testinin doğru çıkması için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesini tavsiye etmektedir:

  • En doğru sonuçlar için hamilelik testi adet kanamasının başlangıç gününden 1 hafta sonra yapılmalıdır. Çünkü adet kanamasının başlangıç gününden 1 hafta sonra idrardaki hCG düzeyi tespit edilebilir hale gelmektedir.
  • Test uygulandıktan sonra sonuçların belirmesi için yeterli süre beklenmelidir. Test sonuçları çok erken veya çok geç kontrol edilmemelidir.
  • Hamilelik testi sabah ilk idrar ile yapılmalıdır.
  • Hamilelik testinin kullanım talimatlarına uyulmalıdır.

Hamilelik Testinin Yanlış Pozitif Çıkması

Hamilelik testinin yanlış pozitif çıkması nadir görülen bir durum olsa da mümkündür. Hamilelik testinin yanlış pozitif çıkması aslında hamilelik söz konusu olmadığı halde testin pozitif sonuç vermesidir.

Hamilelik testinin yanlış pozitif çıkması durumu neden olur?

Hamilelik testinin yanlış pozitif çıkması 4 nedenden kaynaklanabilir:

1. Kimyasal Hamilelik

Kimyasal hamilelikte başarılı bir döllenme gerçekleştikten sonra hamilelik kendiliğinden sona erer. Buna kimyasal hamilelik adı verilir. Hamilelik testinin yanlış pozitif çıkması kadının hamileliğinin sadece birkaç gün sürdüğü anlamına gelebilir. Genellikle herhangi bir belirti ortaya çıkmadan hamilelik sona erer ve adet döngüsü normal şekilde devam eder.

Kimyasal hamilelikte hamilelik testinin yanlış pozitif sonuç çıkması  hamileliğin sona ermiş olmasına rağmen idrardaki hCG düzeyinin hala yüksek olmasından ileri gelir. Bazı hamilelik testlerinde hCG düzeyinin düşük olması nedeniyle ikinci bir silik çizgi de çıkabilir.

2. Beyaz Kan Hücresi Fazlalığı

Hamile olunmamasına rağmen hamilelik testinin yanlış pozitif sonuç çıkması beyaz kan hücresi (lökosit) fazlalığı durumundan kaynaklanabilir. Annals of Laboratory Medicine dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre idrarda lökosit bulunması halinde hamilelik testinde yanlış pozitif sonuç çıkabilir. İdrarda lökosit bulunması genellikle idrar yolları iltihabı belirtisidir.

3. İlaçların Yan Etkileri

Sakinleştiriciler, hipnotikler veya antikonvülsan ilaçlar çeşitli yan etkileri nedeniyle hamilelik testinin yanlış pozitif çıkması durumuna yol açabilir.

4. Dış Gebelik

Dış gebelik söz konusu olduğunda hCG düzeyi yükselir ve hamilelik testi yanlış sonuç verir. Dış gebelik döllenen yumurtanın rahim dışında büyümesidir. Dış gebelik kadınlarda hayati risk oluşturduğundan büyümekte olan fetusun derhal alınması gerekir.

Hamilelik testinin yanlış pozitif çıkması nasıl önlenir?

Yanlış pozitif sonuç çıkmasını önlemek için öncelikle hamilelik testinin kullanım talimatlarına uyulması gerekir. Bununla birlikte hamilelik testinin yanlış pozitif çıkması çoğunlukla testin yapılışı ile ilgili faktörlerden kaynaklanmaz.

Hamilelik Testinde İkinci Çizginin Silik Çıkması

Hamilelik testinde silik çizgi olması ne anlama gelir? Genellikle hamilelik testinde silik çizgi çıkmasının yanlış pozitif sonuç olduğu düşünülmektedir. Ancak bu silik çizgi görünümünün anlamı konusunda çeşitli tartışmalar mevcuttur.

Birinci sonuç hamilelik göstergesidir. İkinci ve üçüncü sonuçlarda silik çizgi gözlenmektedir.

Bazı kişiler ikinci bir silik çizgi çıkmasının test çubuğunda kuruyan idrarla ilgili bir kimyasal reaksiyon olduğunu düşünmektedir. Diğer yandan uzmanlar bu görüşün doğru olmadığını belirtmektedir.

Çünkü hamilelik testleri idrara değil, yalnızca hCG hormonuna reaksiyon gösterecek şekilde tasarlanmaktadır. İdrarda bulunan çeşitli kimyasallar nedeniyle çizginin renginin değişmesi ya da silik çıkması mümkün değildir.

Hamilelik testinde silik çizgi çıkması durumunda yapılabilecek en iyi şey birkaç gün sonra testi tekrarlamaktır. Ayrıca diğer hamilelik belirtilerini gözlemeniz de faydalı olacaktır.

Hamilelik testinde silik çizgi hamile olduğum anlamına gelir mi?

Hamilelik testi yaptıysanız ve ikinci çizgi silik çıktıysa, büyük olasılıkla hamilelik söz konusudur. Çizginin silik çıkması sık görülen bir durum değildir. Ancak eğer idrarınızdaki hCG hormonu yeterli düzeyde değilse silik çizgi çıkabilir.

İkinci çizginin silik olması bir miktar hCG hormonu tespit edildiği anlamına gelir. Yani hamilelik testinde silik çizgi çıkması vakalarının büyük çoğunluğunda hamilelik söz konusudur.

Источник: https://www.iyibakkendine.com/hamilelik-testi-ne-zaman-yapilir-yapilmali/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.