Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp

Reçeteye Resmi Olarak Yazılabilecek Geleneksel ve Tamamlayıcı 14 Tıp Uygulaması

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp

Kendi kendimizin doktoru olmamız, en basit hastalıkta bile antibiyotik ilaçlara sarılmamız başta olmak üzere aslında sağlığımız için çok zararlı yöntemler kullanıyoruz. Bunlar sağlığımızı kötü yönde etkilerken ilaca bağımlılığımızı arttırıyor.

Sağlık Bakanlığı, beklenmeyen bir açıklama yaptı ve şimdiye kadar ‘koca karı yöntemi’ diye adlandırılan birçok yöntemin artık doktorlar tarafından reçeteye yazılabileceğini duyurdu. Bu yöntemlerin başında ise kimi kesimlerce vahşet olarak kabul edilen hacamat ve sülük yer alıyor.

Diğerleri için aşağı doğru inebilirsiniz.

Bakanlık yetkilileri,

“Bu hassas ve önemli bir konu. Burada hastalara ‘Ameliyat olma, hocaya git, akupunktura git’ gibi anlam çıkmamalı. Sağlık Bakanlığı bu konuda hekimlerle muhatap olmak istiyor. Onların tavsiyeleri ve reçetelendirmeleri dikkate alınacak. Devlet yararına inanıyorsa bunları karşılayacak. Bunları sunacak insanlar bilim insanları” dedi.

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği’ndeki 14 yöntem sıralaması şöyle:
1. Akupunktur

Akupunktur, şimdiye kadar ‘altenatif tıp’ dediğimiz tedavi yöntemleri arasında belki de en bilineni. İğneli uyarım denilen bu tedavi çin tıbbına dayanıyor ve vücudun belli noktalarına çok ince uçlu özel iğneler batırarak tedavi amaçlıyor.

2. Sülük

Asıl adı hirudoterapi olan sülük tedavisi insanlığın başlangıcından bu yana süregelen tedaviler arasında. Hatta FDA 2004 yılında sülükleri “tıbbi cihaz” olarak kabul ettiğini açıkladı.

Sülük tedavisinde önemli olan sülüklerin emdiği kan değil, kanı emerken vücuda salgıladığı maddedir.

Hirudin ve Calin başta olmak üzere bioaktif maddeler, kanın pıhtılaşmasını engelleyici, oluşmuş pıhtıyı eritici, ağrı kesici, mikrop öldürücü, tansiyon dengeleyici, kas gevşetici, bağışıklık sistemini düzenleyici, stres giderici etkilere sahip.

Kökü 1950 Fransasına dayanan terapi, sorunlu bölgede derinin orta katına mikro iğneler aracılığıyla bazı ilaçların enjeksiyonu demek. Bir nevi cildin yenilenmesi için kullanılan yöntem başladığı zamanın aksine artık sadece kozmetik dünyasında bulunuyor.

4. Hipnoz

İskoç hekim S. James Braid, hipnoza ismini verirken Yunan mitolojisindeki uyku ilahının adı olan Χυπνος’tan esinlenmiş. Hipnoz, telkine yatkınlık gösteren bir tür yapay uyku veya uyku-uyanıklık arası hali olarak tanımlanıyor psikolojiye göre.

5. Kupa uygulaması (Hacamat)

Görünümünün korkunçluğu bir yana bırakıldığında çok fazla kullanılan bu yöntemde deriden ufak ensizyonlardan vakum yolu ile kan alınıyor. Bardak veya boynuzla alınan kan, genellikle iki omuz arasından, sırttan, başın arka tarafından yahut vücudun herhangi bir yerinden alınıyor.

6. Fitoterapi

İlk olarak Fransız hekim Henri Lenclerc tarafından La Presce Medical adlı tıp dergisinde kullanılan terim, aslında hepimizce bilinen bitkilerle tedavi anlamına geliyor.

Belirli bölgelere masaj ve baskı yapılarak alternatif tedavi metodu olarak kullanılan Refleksoloji, çoğunlukla ayak olmak üzere el ve kulaklara uygulanıyor.

8. Homeopati

Kimyasal madde içermeyen bu yöntemde çeşitli bitkisel ilaç ve farklı masaj uygulamalarıyla tedavi uygulanır. Burada amaç, kişiye hastalıkların daha çok beyinde oluşturulduğu ve her şeyden önce beyindeki hastalığa neden olan düşüncelerden kurtulmak gerektiği öğretilir.

9. Osteopati

Bu tedavi vücut fonksiyonlarını baz alarak, kas-iskelet sistemine göre teşhis ve tedaviyi uygular. Amaç, bir sinirin veya omurilikten gelen sinirlerin fiziksel veya duygusal etkilenmeden dolayı organlarda görülen özellikle eklemlerdeki fizyolojik bozuklukların hareket kısıtlılığını düzeltme, fonksiyonel bozuklukları ve ağrıları yok etmedir.

10. Ozon

Oksijen terapisi, oksijenasyon terapisi, hiperoksijenasyon, bio-oksidatif terapi ve daha fazla isme sahip yöntem, bakteri ve mantar öldürücülüğü, virüs çoğalmasını önleyici özelliği sebebiyle, enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda ayrıca bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.

Başta Japonya, Doğu Asya ülkeleri, Amerika, Kanada olmak üzere pek çok ülkede kullanılan yöntem arı ürünlerinin bir ya da birden fazla hastalığın önlenmesi veya iyileştirilmesi amacıyla kullanılmasına hizmet ediyor. Kemiklerde Kalsiyum fiksasyonunu artırması, iştah artırma, enerji ve direnç kazandırması, besin içeriğinin insan sağlığına olağanstü derecede iyi geldiği özellikleriyle bal tercih edilen başlıca ürün oluyor.

12. Proloterapi

Genelde kronik kas-iskelet sistemi ağrılarının tedavisinde kullanılan yöntem yumuşak doku hasarlarının enjeksiyon kullanılarak tedavi edilmesi demektir. Enjeksiyon edilen maddeler hiperozmolar dekstroz solüsyonu olmak üzere irritan maddelerden oluşur.

13. Larva

İlk kez Baer tarafından 1931 yılında, Calliphora türüne ait sinek larvaları ile uygulanan yöntem cilt enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılıyor. Bu yöntemin tercih edilmesinin başlıca sebepleri olarak; yara üzerindeki ölü dokuyu salgıladıkları enzimler ile eriterek çıkarmaları, dokuyu granülasyon oluşturması için uyarmaları ve yarayı dezenfekte etmeleri gösteriliyor.

14. Müzikterapi

Müzik terapi; bir terapötik (tedavi edici) ilişkide bireylerin fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması için müziği kullanan kökleri eskiye dayanan bir yöntemdir.

Kaynak: 1 2 3 4 5

Источник: https://listelist.com/saglik-bakanligi-hacamat/

Geleneksel Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları ve Hekim Davranışı

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp

Hekim olmayan kişilerin insan sağlığı ile ilgili yaptığı girişimler ve uygulamalar bilindiği gibi  net bir şekilde suçtur. Bu konuda vatandaşımızın elbette uyanık olması gerekir. Ama, Sağlık Bakanlığı da kamu sağlığı açısından olay taraf olmalıdır.

Benim dışımda diyerek bu olayı görmezden gelemez, kafasını kuma gömemez. Cumhuriyet  Savcılıkları da bu tür kişiler hakkında Kamu davası açması gerekir. Tarım Bakanlığı’ndan ruhsatlı (ek gıda yalanlarına sığınmış) bir takım formüller köşe başlarında açıktan satılmaktadır.

Elbette bunların ruhsat aşamalarında ve  piyasa aşamalarında analiz edilmesi, denetlenmesi ve izlenmesi gerekir. Bir de hiçbir şekilde ruhsatlı olmayan bir takım formüller veya uygulamalar çığ gibi yayılmış durumdadır. Bunların hiçbirisinin hekimlikle ilişkisi yoktur.

Hiçbir hekimin de bu tür uygulamalara insanımızı alet etmeyeceğini ve kendilerinin de bu tür uygulamaları yapmayacağını umuyorum.

Sağlıkta yeni oyun: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği!

Benim esas gündem konum ise Sağlık Bakanlığı’nın çıkardığı yönetmelikle tanımış olduğu ve izin verdiği 15 uygulamadır. Elbette neden böyle  bir yönetmelik  çıkardığı tartışmalıdır.

Sağlık Bakanlığı bu yönetmelikle;” bu uygulamaları disipline etmek, kontrol  altına almak istediğini” söylese de bence amaç gerçekleşmemiş ve konu aceleye gelmiştir. Bu tür uygulamalar çok tartışmalı iken geniş bir endikasyon tanımı yapılmıştır ve bu uygulamaların uygulama serbestliği artmış ve yaygınlaşmıştır.

Bu uygulamaları yapacak kişilerin eğitimi, eğiticisi, sertifikası konuları olgunlaştırılmadan her şeye serbestlik getirilmiştir.

Üstelik Sağlık Bakanlığı hastanelerinde uygulamaya başlanması çığ gibi yaygınlaşmasına fırsat vermiştir.

Kendi hastanelerini bile kontrol edemez iken, hastane dışındaki uygulamalarda  sınırsız bir serbestlik oluşmuştur.

Yönetmelikle bu uygulamaları disipline etmek şöyle dursun, serbestlik, curcuna, keyfilik artmıştır. Kimin  ne yaptığı belirsizdir. Bu haliyle durum bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir.

Sağlık Bakanlığı en hafif ifadeyle gereksiz aceleci  davranmıştır.
Sağlık Bakanlığı “Geleneksel ve Tanımlayıcı Tıp Uygulamaları” adı altında bir takım uygulamalara izin vermekte  neden acele etmiştir? Bir diğer soruda bu uygulamaların sınırsız  reklamları yapılır iken neden müdahale edilmemektedir?

Bu Tanımlamaların Anlamı Nedir?

Sağlık Bakanlığının çıkardığı yönetmelikte bu uygulamalar iki kavramla ifade edilmektedir; Geleneksel Tıp, Tamamlayıcı Tıp kavramı.

  • Geleneksel Tıp: Halk arasında yapıla gelen  geleneksel uygulamaları ifade etmektedir. Daha doğru tanımlamayla bunlara; geleneksel halk uygulamaları denebilirdi. Fakat  bunlara  tıp uygulaması demek bana doğru gelmemektedir. Bu nedenle “Geleneksel Tıp” isimlendirmesini doğru bulmuyorum. Buradaki uygulamaların bir kısmı Türk geleneğindendir. Fakat, bir kısmı ise Türk milleti ile alakası olmayan uygulamalardır. O zaman bizim geleneğimizden olmayan uygulamalara neden geleneksel diyoruz ve sahip çıkıyoruz?
  • Tamamlayıcı Tıp: Kavramı ise daha iddialı bir tanımlamadır. Bunu kabul etmek ise bana hiç doğru gelmiyor. Bu kavramı kabullenmek Tıp Fakültesinde okutulan ve tüm hekimlerin uyguladığı uygulamaları eksik kabul etmek ve bunu tamamlamak için bu uygulamaların kullanıldığını kabul etme anlamına gelmektedir. Bu hem bunu uygulayanı  hem de izin vereni sıkıntıya sokacaktır. Bunlar tamamlayıcı bir uygulama ise tüm hastalara mutlaka uygulanması gereken bir durumdur fikri  ortaya çıkar. Bu uygulama yapılmadan tedavi tamamlanmamış olması gibi bir durum ortaya çıkar ve hekimi, sağlık kuruluşunu, Bakanlığı sorumlu hale getirir.
  • Alternatif tıp kavramı ise daha farklı anlamlar ifade etmektedir. Bir şeyin alternatifi  olmak; iki ayrı seçenek durumu ifade eder. Farklı bir yolu ifade eder. Neyse ki  Sağlık Bakanlığı bu kavramı kullanmamıştır.

İnsanlar Neden Geleneksel veya Tamamlayıcı Uygulamaları Kullanmaktadır

Yapılan araştırmalar göstermektedir bir çok farklı nedenle bu tür uygulamalar kullanılmaktadır. Bu nedenlerin içerisinde iki neden öne çıkmaktadır.

1) Tıbbı Tedaviye Ulaşamamak

Tıbbı Tedaviye fiziksel nedenlerle veya ekonomik nedenlerle ulaşamamak en önemli nedenlerden biri  olarak gözükmektedir. Fakat günümüz Türkiye’sinde   fiziksel  veya ekonomik  nedenlerden dolayı tedavi hizmeti alamamak çok yaygın bir durum değildir.

Bu nedenle bu gerekçeyi   kabul etmek pek doğru olmayacaktır. Ulaşım imkanlarının arttığı günümüzde ve  genel sağlık sigortası var iken bir kişinin sağlık kuruluşuna ulaşamadığını söylemesi inandırıcı değildir.

Hatta bu tür uygulamalar kişiler için  ek ve cepten sağlık harcamalarına neden olduğu için vatandaşın bu hizmetleri  kullanmaması, hekimin de önermemesi gerekir. Çünkü bunlar ek sağlık harcamasına, özellikle de cepten sağlık harcamasına neden olmaktadır.

Birileri bundan para kazanırken vatandaşlar da sağlık adına cepten harcama yapmaktadır.

2) Tıbbı Tedaviden Sonuç Alamamak veya Çaresizlik

Bu hastalığından dolayı çaresizlik içerisindeki kişilerin  birilerinin önerisi  veya  kendi bulduğu bir uygulamayı tedavisi için denemesi durumudur. Kanser veya şikayetlerin arttığı kronik hastalık durumunda kişi çaresizlik içerisinde her şeyi denemektedir. Çaresizlik altında yapılan seçimler kişiseldir. Fakat bu seçimler kişinin sağlığına zarar verebilir.

Bu durumdaki kişiler aynı anda bir çok şeyi denediği için ortaya çıkabilecek olumlu veya olumsuz durumun  sebebi de belirsizdir. Bu uygulamaları  önermek olumsuz olarak bakıldığında kişiyi aldatmak, umut ticareti yapmak, ek kazanç elde etmekte olarak ta görülebilir.

Bunu bir hekimin iyi niyetli olarak önermesi için ise; uygulamaların bilimsel olması ve yöntemi her yönüyle bilmesi gerekir.

Bunların dışında  veya bunlara benzer başka nedenlerle kişiler bu tür uygulamaları denemektedir. Hekimlerin bir kısmı da bu uygulamalara inandığı veya başka nedenlerle hastalarına bu uygulamaları önermekte ve uygulamaktadır.

Uygulamaların Bilimselliği

Bu uygulamaların bilimselliği ile ilgili kanıtlar yetersizdir. Bazı yayınlarda bu uygulamalar ile ilgili makaleler vardır. Bunların çoğu özellikle geleneksel veya tamamlayıcı tıp dergilerindendir ve çoğu derlemedir.

Bilimsel olarak dizayn edilmiş kontrollü müdahale çalışmaları şeklinde araştırmalar yapılmalıdır.

Tek başına olgu sunumu şeklinde değil de, geniş çaplı kontrollü müdahale çalışması yapılması gerektiği ortadadır.

‘Geleneksel, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Yönetmeliği’

Bir maddenin ilaç olarak kabul edilmesi için; onun kökeni değil, geçirdiği aşamalar önemlidir.

Bir maddenin Laboratuvar çalışmalarından, hayvan deneylerinden sonra klinik çalışmalardan (Faz çalışmalarından) geçmeden ilaç olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Faz çalışmalarının hepsi randomize gruplara  ayrılmış kontrollü müdahale çalışmalarıdır.

Herhangi uygulamanın da insanda uygulanması için; önce hayvan deneyleri, sonra randomize kontrollü bilimsel çalışmalarla etkin olduğunu gösteren kanıtlara ihtiyaç vardır.

Bu Durumda Hekim Ne Yapsın

Unutmamalıyız ki  her hastaya bilimsel kanıta dayalı en iyi tedavi uygulanmalıdır. Her hastanın buna hakkı vardır. Bu nedenle Hekim hastasına vereceği  ilacın veya yapacağı uygulamanın  etkinliğini ve güvenliğini iyi bilmelidir. Bilmediği şeyleri kullanmamalı veya hastasına önermemelidir.

Bu uygulamalar için bilimsel kanıtlara bakılmalıdır ve bilimsel olmayan uygulamalar asla uygulanmamalıdır. Hekim daima kanıta dayalı kararlar vermeli ve uygulamalar yapmalıdır. Hekimler hastalarını iyi bilmediği konularda  yönlendirmemelidir.

Eğer bu  geleneksel veya tamamlayıcı uygulamaları uygulayacak veya önerecek ise; risklerini de, komplikasyonlarını da hastalarına anlatmalıdır.

Bu uygulamaların bir uzmanlık alanı olmadığı, sertifikalı eğitime dayanan bir uygulama olduğunu da hastalara anlatılmalıdır.

Bu uygulamalar kullanıldığında kişileri ceplerinden para harcadığı  için; yapılan harcamaların gerekliliği ve hasta yararı mutlaka göz önüne alınmalıdır. Kişilerin çaresizliği veya umudu sömürülmemeli, kişiler aldatılmamalı ve gereksiz harcama yaptırılmamalıdır.

 İşte tüm bu gerçeklerden sonra  Hekim; bu uygulamalarla  ilgili olarak kanıta dayalı tıp bilgisine ve vicdanına göre hareket etmelidir. Bilgisi yoksa bilmediğini söylemelidir.

Bu uygulamaları yapacak ise; öncelikle ilkemizin zarar vermemek olduğunu akala getirip, zarar vermediğinden emin olduktan sonra, bu uygulamaların ne kadar  yarar vereceğini de dikkate almalıdır.
Prof. Dr. Sefer AycanGazi Üniversitesi Tıp Fakültesisaycan@gazi.edu.tr

’dan takip için

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/geleneksel-tamamlayici-tip-uygulamalari-ve-hekim-davranisi/

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları için ikinci buluşma!

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp

Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) iş birliğiyle düzenlenecek olan 2. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Kongresi GETAT 2019, 24-27 Nisan 2019 tarihlerinde yapılacak.

İlki 19-22 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi’nin ikincisi, 24-27 Nisan 2019 tarihlerinde yine İstanbul’da yapılacak.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sağlık Bakanlığı ev sahipliğinde ve paydaş kurumların desteği ile düzenlenen kongre, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının bilimsel bir zemine oturtulması hedefini taşıyor.

Kongre tanıtım toplantısı yapıldı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi’nin İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nde düzenlenen tanıtım toplantısında, sağlık muhabirleriyle bir araya geldi.

Kongrenin Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenleneceğini aktaran Koca, insanlığın başlangıcından bu yana her dönemin imkanları, birikimleri ve deneyimleri doğrultusunda şekillenen bir tıp yaklaşımı, tıp uygulamaları ve bunların parçası olarak bir sağlık örgütlenmesi olduğunu söyledi.

Hemen her toplumun geleneklerinde hastalıklarla mücadeleye ilişkin uygulamaların söz konusu olduğunu ifade eden Koca, bunların çoğunun günümüz bilimsel paradigması içinde kanıta dayalı olmasa da yıllar boyunca yapılan deneme ve gözleme dayalı olduğunu dile getirdi.

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp nedir?

Sağlık Bakanı Koca, DSÖ’nün “geleneksel ve tamamlayıcı tıp” ile ilgili, “fiziksel ve ruhsal hastalıklardan korunma, bunlara tanı koyma, iyileştirme veya tedavi etmenin yanında sağlığın iyi sürdürülmesinde de kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı bilgi, beceri ve uygulamaların bütünüdür” tanımını kullandığını belirterek, şunları kaydetti:

“Önceleri kapalı toplumların kendi etki alanında sınırlı kalan geleneksel tıp, 1990’lardan sonra gelişmiş ülkeler dahil, tüm dünyada yaygınlaşmaya başlamıştır. Çok sayıda gelişmiş ülkede toplumun yüzde 70 ila 80’inin tamamlayıcı tıbbın bir şekline başvurduğu bilinmektedir.

Son 10-15 yıldır da yavaş yavaş geleneksel tıp ile modern tıbbın bir arada kullanılmaya başlandığı entegre tıp uygulamaları öne çıkmaya başlamıştır.

DSÖ’nün 2014-2023 GETAT Stratejisi ve son zamanlarda yapmış olduğu GETAT’la ilgili çalışmalarda Entegratif Tıp bakış açısı veya GETAT’ın modern tıp uygulamalarına entegrasyonu tavsiyeleri ön plana çıkmaktadır.

Birlikte kullanımdan maksat, güvenliği ve etkinliği kanıtlanmış uygulamaların bilim ışığında insanlığın hizmetine sunmaktır.

Bu amaçla Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp uygulamalarının laboratuvar ve klinik çalışmaları yapılarak doğru ve verimli bir şekilde uygulanabilmesi için DSÖ ve birçok ülkenin çalışmalarını inceleyerek, ‘Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarında Klinik Araştırmalar Yönetmeliği’ni hazırladık.

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu yönetmelik, GETAT uygulamalarının sağlam kanıtlar üzerinde oturması, bu alanda yapılacak akademik çalışmaların önünün açılması için önemli bir adım olacaktır.

Belki daha önemlisi, bu yolla geleneksel tedavi alanlarının etkin ve güvenli bir uygulamaya tabi tutulmaları güvence altına alınacaktır.”

Geleneksel tıp uygulamaları için sadece hekimler yetkilendirildi

Yaptıkları düzenlemeler çerçevesinde, geleneksel tıp uygulamalarında Türkiye’de sadece hekimleri yetkilendirdiklerini belirten Koca, müzikoterapi ve osteopati gibi birkaç uygulamada hekim gözetiminde sertifikalı yardımcı sağlık personelinin de görevlendirildiğini aktardı.

Bu uygulamaların akupunktur, apiterapi, fitoterapi, kupa terapisi, hirudoterapi (Sülük tedavisi), osteopati, kyropraksi, refleksoloji, ozon terapi, mezoterapi, maggotterapi (Larva tedavisi), müzik terapi, homeopati, hipnoz ve proloterapi olmak üzere 15 başlık altında toplandığını bildiren Koca, “Bugün itibarıyla ülkemizde 56 üniversite hastanemizde öncelikle Ar-Ge ve Eğitim faaliyetleri yapmak üzere GETAT Uygulama Merkezi açılmıştır. 3 bin 350 hekime de bu üniversitelerimizde GETAT uygulama sertifikası verilmiştir. Yine ülkemizin dört bir yanında 60’ı devlet hastanesi olmak üzere, özel sağlık kuruluşlarıyla birlikte toplamda 807 GETAT ünitesine açılış izni verilmiştir” dedi.

GETAT 2019

Bu alanda doğru bilgilendirmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla Bakanlıkça GETAT kongresinin ilkinin geçen yıl yapıldığını vurgulayan Sağlık Bakanı Koca, kongrenin bu yıl, 24-27 Nisan tarihlerinde İstanbul’da yapılacağını hatırlattı.

Koca, “Sadece hastalıkların tedavisi için değil, hastalıklardan korunmak ve sağlıklı yaşamak için de ihtiyaç duyduğumuz yaklaşımları, bilimsel çalışmalarla harmanlayarak günümüze taşıma sorumluluğuyla bu kongrede ele alacağız” şeklinde konuştu.

Bu yılki ana temanın Kronik Hastalıklarda GETAT Uygulamaları olduğunu dile getiren Koca, kongrede ayrıca apiterapi uygulamalarına da özel yer verileceğini söyledi.

Koca, 2 bini kişiyi aşkın bir katılımın gerçekleşmesi beklenen kongreye, 4 davetli ana konuşmacının katkıda bulunacağını, 40’ı aşkın panel, sözel ve poster bildiri ve sosyal oturumlarda 50’si yabancı olmak üzere 120’yi aşkın konuşmacının yer almasını beklediklerini anlattı.

1700 Sertifikalı Hekim-Diş Hekimi var

Kongrede üç ana kategoride TÜSEB GETAT ödüllerinin de sahiplerini bulacağını ifade eden Koca, konuşmasında apiterapi uygulamalarına da değindi. Bu uygulamanın alerjik reaksiyon riski nedeniyle çok dikkatli ve yalnızca hekim tavsiyesiyle kullanılabileceğine işaret eden Koca, şöyle devam etti:

“Ülkemiz, arıcılık ve bal üretiminde dünyada Çin’den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Türkiye müthiş zengin bir floraya sahip. Ülkemizde yüzlerce tıbbi endemik bitki mevcut. Dolayısıyla bu floranın balı da apiterapi için son derece önemlidir.

Bal dışındaki diğer arı ürünlerinde de gelişmeler yaşanıyor.

Tarım Bakanlığı da ülkesel arıcılık projeleri yürütmekte, arı ıslahı, arı yetiştiriciliği, arı ürünleri ve arı hastalıkları konusunda hem projeler yürütülmekte hem de eğitim çalışmaları yapılmaktadır.

Sağlık Bakanlığımız apiterapiyi de kapsayan bir yönetmelik yayımladı. Bugün örneğine az rastlanır bir şekilde üniversite bünyesinde apiterapi uygulama merkezlerimiz var. Bunlara dünya çapında olumlu geri dönüşler geliyor.

Uluslararası Apiterapi Federasyonu’nun yeni başkanı da ülkemizden seçildi. 2020’de Dünya Apiterapi Kongresi’ne Türkiye olarak ev sahipliği yapmak istiyoruz.

Özellikle gelecek yıl birleştirerek konu başlığı olarak da apiterapiyi öne çıkarmak istiyoruz.”

Apipunktur uygulamasına da değinen Bakan Koca, Türkiye’de TÜSEB bünyesinde ayrıca bir GETAT enstitüsü kurulduğunu, hala uygulama yetkilisi olarak bin 700 sertifikalı hekim-diş hekiminin mevcut olduğunu, 15 alanda, 12 GETAT Eğitim Merkezi’nde eğitim verildiğini aktardı.

54 GETAT Uygulama Merkezinde tedavi uygulamaları yapılıyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 54 GETAT Uygulama Merkezinde, tedavi uygulamalarının yapıldığını vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti:

“Temel amacımız, modern tıp ile GETAT uygulamalarını entegre bir şekilde insanımızın hizmetine sunmak ve bunu yaparken de bilimin yol göstericiliğinden hareket etmektir. Bildiğiniz gibi tıpta öncelikli prensip, zarar vermemektir. Dolayısıyla bu surette kontrolsüz, ehil olmayan, tıp eğitimi almamış ellerde yapılan uygulamaları doğru bulmuyor ve ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz.

Bu anlamda geleneksel tıp uygulaması adı altında merdiven altı uygulama yapan kişilere yönelik cezai müeyyideler uygulanmaktadır. Son 1 yıl içerisinde 19 kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu, bunlarla ilgili süreç devam etmektedir.”

Источник: https://www.gidahatti.com/geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulamalari-icin-ikinci-bulusma-144090/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.