Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp

Reçeteye Resmi Olarak Yazılabilecek Geleneksel ve Tamamlayıcı 14 Tıp Uygulaması

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp

Kendi kendimizin doktoru olmamız, en basit hastalıkta bile antibiyotik ilaçlara sarılmamız başta olmak üzere aslında sağlığımız için çok zararlı yöntemler kullanıyoruz. Bunlar sağlığımızı kötü yönde etkilerken ilaca bağımlılığımızı arttırıyor.

Sağlık Bakanlığı, beklenmeyen bir açıklama yaptı ve şimdiye kadar ‘koca karı yöntemi’ diye adlandırılan birçok yöntemin artık doktorlar tarafından reçeteye yazılabileceğini duyurdu. Bu yöntemlerin başında ise kimi kesimlerce vahşet olarak kabul edilen hacamat ve sülük yer alıyor.

Diğerleri için aşağı doğru inebilirsiniz.

Bakanlık yetkilileri,

“Bu hassas ve önemli bir konu. Burada hastalara ‘Ameliyat olma, hocaya git, akupunktura git’ gibi anlam çıkmamalı. Sağlık Bakanlığı bu konuda hekimlerle muhatap olmak istiyor. Onların tavsiyeleri ve reçetelendirmeleri dikkate alınacak. Devlet yararına inanıyorsa bunları karşılayacak. Bunları sunacak insanlar bilim insanları” dedi.

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği’ndeki 14 yöntem sıralaması şöyle:
1. Akupunktur

Akupunktur, şimdiye kadar ‘altenatif tıp’ dediğimiz tedavi yöntemleri arasında belki de en bilineni. İğneli uyarım denilen bu tedavi çin tıbbına dayanıyor ve vücudun belli noktalarına çok ince uçlu özel iğneler batırarak tedavi amaçlıyor.

2. Sülük

Asıl adı hirudoterapi olan sülük tedavisi insanlığın başlangıcından bu yana süregelen tedaviler arasında. Hatta FDA 2004 yılında sülükleri “tıbbi cihaz” olarak kabul ettiğini açıkladı.

Sülük tedavisinde önemli olan sülüklerin emdiği kan değil, kanı emerken vücuda salgıladığı maddedir.

Hirudin ve Calin başta olmak üzere bioaktif maddeler, kanın pıhtılaşmasını engelleyici, oluşmuş pıhtıyı eritici, ağrı kesici, mikrop öldürücü, tansiyon dengeleyici, kas gevşetici, bağışıklık sistemini düzenleyici, stres giderici etkilere sahip.

Kökü 1950 Fransasına dayanan terapi, sorunlu bölgede derinin orta katına mikro iğneler aracılığıyla bazı ilaçların enjeksiyonu demek. Bir nevi cildin yenilenmesi için kullanılan yöntem başladığı zamanın aksine artık sadece kozmetik dünyasında bulunuyor.

4. Hipnoz

İskoç hekim S. James Braid, hipnoza ismini verirken Yunan mitolojisindeki uyku ilahının adı olan Χυπνος’tan esinlenmiş. Hipnoz, telkine yatkınlık gösteren bir tür yapay uyku veya uyku-uyanıklık arası hali olarak tanımlanıyor psikolojiye göre.

5. Kupa uygulaması (Hacamat)

Görünümünün korkunçluğu bir yana bırakıldığında çok fazla kullanılan bu yöntemde deriden ufak ensizyonlardan vakum yolu ile kan alınıyor. Bardak veya boynuzla alınan kan, genellikle iki omuz arasından, sırttan, başın arka tarafından yahut vücudun herhangi bir yerinden alınıyor.

6. Fitoterapi

İlk olarak Fransız hekim Henri Lenclerc tarafından La Presce Medical adlı tıp dergisinde kullanılan terim, aslında hepimizce bilinen bitkilerle tedavi anlamına geliyor.

Belirli bölgelere masaj ve baskı yapılarak alternatif tedavi metodu olarak kullanılan Refleksoloji, çoğunlukla ayak olmak üzere el ve kulaklara uygulanıyor.

8. Homeopati

Kimyasal madde içermeyen bu yöntemde çeşitli bitkisel ilaç ve farklı masaj uygulamalarıyla tedavi uygulanır. Burada amaç, kişiye hastalıkların daha çok beyinde oluşturulduğu ve her şeyden önce beyindeki hastalığa neden olan düşüncelerden kurtulmak gerektiği öğretilir.

9. Osteopati

Bu tedavi vücut fonksiyonlarını baz alarak, kas-iskelet sistemine göre teşhis ve tedaviyi uygular. Amaç, bir sinirin veya omurilikten gelen sinirlerin fiziksel veya duygusal etkilenmeden dolayı organlarda görülen özellikle eklemlerdeki fizyolojik bozuklukların hareket kısıtlılığını düzeltme, fonksiyonel bozuklukları ve ağrıları yok etmedir.

10. Ozon

Oksijen terapisi, oksijenasyon terapisi, hiperoksijenasyon, bio-oksidatif terapi ve daha fazla isme sahip yöntem, bakteri ve mantar öldürücülüğü, virüs çoğalmasını önleyici özelliği sebebiyle, enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda ayrıca bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.

Başta Japonya, Doğu Asya ülkeleri, Amerika, Kanada olmak üzere pek çok ülkede kullanılan yöntem arı ürünlerinin bir ya da birden fazla hastalığın önlenmesi veya iyileştirilmesi amacıyla kullanılmasına hizmet ediyor. Kemiklerde Kalsiyum fiksasyonunu artırması, iştah artırma, enerji ve direnç kazandırması, besin içeriğinin insan sağlığına olağanstü derecede iyi geldiği özellikleriyle bal tercih edilen başlıca ürün oluyor.

12. Proloterapi

Genelde kronik kas-iskelet sistemi ağrılarının tedavisinde kullanılan yöntem yumuşak doku hasarlarının enjeksiyon kullanılarak tedavi edilmesi demektir. Enjeksiyon edilen maddeler hiperozmolar dekstroz solüsyonu olmak üzere irritan maddelerden oluşur.

13. Larva

İlk kez Baer tarafından 1931 yılında, Calliphora türüne ait sinek larvaları ile uygulanan yöntem cilt enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılıyor. Bu yöntemin tercih edilmesinin başlıca sebepleri olarak; yara üzerindeki ölü dokuyu salgıladıkları enzimler ile eriterek çıkarmaları, dokuyu granülasyon oluşturması için uyarmaları ve yarayı dezenfekte etmeleri gösteriliyor.

14. Müzikterapi

Müzik terapi; bir terapötik (tedavi edici) ilişkide bireylerin fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması için müziği kullanan kökleri eskiye dayanan bir yöntemdir.

Kaynak: 1 2 3 4 5

Источник: https://listelist.com/saglik-bakanligi-hacamat/

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp uygulamalarının geri ödeme kapsamına alınmasına ilişkin olarak değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, bu yöntemin tek başına tamamlayıcı olmadığını söyledi.

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarının Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) geri ödeme kapsamına alınmasına ilişkin çalışmaları uzmanlar değerlendirdi. 

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı ve TÜBİTAK Sağlık Bilimleri Araştırma Grubu Üyesi Prof. Dr. Mahmut Gümüş: Onkoloji alanında fitoterapi yani bitkisel ürünlerin kullanımı, hipnoz ve akupunktur uygulamalarının onkolojik endikasyonları belirlendi. Bunlar mevcut tedavileri destekleyici nitelikte.

Tek başına kansere çözüm değil. Örneğin zerdeçalın pankreas kanserine faydası görüldü. Kemoterapide kabızlık, bulantı, uykusuzluk gibi sorunların çözümü için bitkisel ürünlerden destek alınabilir. GETAT’lar deney ve gözlem yoluyla tespit edilecek.

Kansere çözüm gibi algılanırsa ticari hale getirilip suiistimal edilmesi tehsi var.

Kayseri İl Sağlık Müdürü Ali Ramazan Benli: Henüz emekleme aşamasındayız. GETAT’ta en büyük sorun doktorların ek ödeme alamaması ve hastaların ücret ödemesi. SGK kapsamına alındığında bu sorunlar da ortadan kalkacak.

Melisa otu, reishi mantarı, safran gibi bitkisel ürünler üzerine çalışmalar yapılıyor. Sülük tedavisi plastik cerrahide sıkça kullanılıyor. Sağlık Bakanlığın’nın düzenlemesiyle hacamatçılar tıpkı sünnetçiler gibi yok olacak.

Aile hekimlerine de sertifika verilerek önleri açılmalı.

“HER HASTAYA UYGULANMIYOR”

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi GETAT Uygulama Merkezi’nden Dr. Mustafa Öner Küçük: Migren, sedef, Suna Pekuysal hastalığı diye bilinen ‘ankilozan spondilit’ (romatizmal) gibi kronik hastalıklarda GETAT önemli bir destek. Ancak her hastaya uygulanmıyor. Kayseri’de 2 yılda 8 bin uygulama yaptık. Hastaların yüzde 50’sini reddediyorum. Öncesinde tetkik ve muayene yapılıyor.

Uygunsa GETAT’a yönlendiriliyor. Şeker hastalarına hacamat ve sülük tedavisi uygulamıyoruz. Bel fıtığı olan hasta ameliyat olmamak için bize geliyor ama hacamat yapmıyoruz. Kanser hastalarına ise onkoloji doktorunun kabulünden sonra kemoterapi aralarında ozon tedavisiyle destek olabiliyoruz. 5 bin sertifika verildi ama yeterli hekim yok. Şimdiye kadar hastalardan hiç şikâyet almadık.

 

Orta Doğu'da çoğu zaman yaşanan kanlı olayların, kardeş katliamlarının, darbe girişimlerinin birkaç yıl önce  15 Temmuz 2016'da Türkiye'de tekrarlanmak istendiğini düşünmek bile insana “zor” geliyor.

Oysa, temelini yüce bir tarihten alan Türkiye Cumhuriyeti'ni değil yıkmaya kalkışmak, bunu düşünmek bile beraberinde büyük badireler ve tehler getiriyor.

Her şeyden önce, Türkiye'nin bir Orta Doğu ülkesi olduğunu değil kabul etmek asla düşünmemek bile gerekiyor.

Zira, biraz “hissi” olacak ama, sanki Osmanlı İmparatorluğu'na “ihanet'in bedeli” Orta Doğu'yu sarıyor sarmalıyor.

Osmanlı İmparatorluğunun “gazabı” kendini hissettiriyor.

Üstelik, burada dinler, mezhepler, ırklar, soylar-soplar, sefalet ve refah bir biriyle kıyasıya çarpışıyor.

Bu arada, “özgürlük” zaman zaman gündeme getiriliyor.

Petrol ve doğalgaz zenginliğinin “güvenliği” en başta yer alıyor.

Orta Doğu'dan fışkıran “enerji” her şeyi daha da birbirine yüklüyor.

Sadece coğrafi değil, siyasi olarak da gizemini koruyan, pek çok meçhullerin, karmakarışık ilişkilerin, sorunların, dostlukların, ihanetlerin, çatışmaların hüküm sürdüğü Orta Doğu; her şeye rağmen varlığını sürdürüyor.

Tarih boyu, silahların susmadığı, kalıcı barışın sağlanamadığı bölgenin “petrol” zenginliği, zaten çekim merkezi oluyor.

Böylesine sosyal, tarihsel, ekonomik, stratejik konuma sahip Orta Doğu aynı zamanda bir “bataklığı” andırıyor.

Sanki, pimi çekilmiş bombalar, Mağrip'ten Maşrik'a kadar “patlama” anını bekliyor.

Kalıcı “barış” bir türlü sağlanamıyor.

Orta Doğu'nun coğrafyası da karmakarışık bir görünüm sergiliyor.

Tabii ki, petrol ve gaz paraları, “silah” olup dönüyor.

Diğer yandan; İran'ın “Nükleer bela” ile başını ağrıtmasına rağmen Mısır, Filistin, Lübnan, Ürdün, Suriye ve Irak'ta kökenini “mezhep”ten alan etkileri, girişimleri, gizli “silah” ve asker, yardımları…

Üç parçaya ayrılması hedeflenen Irak'ta bitip tükenmeyen suikastlar…

Öbür yanda; İran ve dostlarından, yıllardır gece gündüz demeden korkan, çekinen ve belki de, bu yüzden saldırgan, katı ve istilacı, ABD'nin himayesinde bir ülke İsrail…

Beri yanda; kime dost, kime düşman olacağına bir türlü karar veremeyen, çoğu kez ABD'nin dost saymadığı ülkelerle, başı derde sokulmak istenen “dengesiz” Türkiye…

Bir yanda da; başta Katar ve Suudi Arabistan olmak üzere Körfez Ülkeleri…

Taşların hâlâ yerine oturmadığı, huzurun sağlanamadığı ve yeniden alevlenen Libya…

Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren Suriye.

Her an patlamak üzere beklenen Sudan'a kadar da uzanmak şart oluyor.

İşte, böylesine bir fırtınalar içine, Rusya ve Çin'in de girmesi mümkün olduğuna göre, fotoğrafın “netliğini” tartışmak ve endişe duymak icap ediyor.

Aslında, bütün gelişmeler, petrol daha doğrusu enerji ve yollarının güven altına alınmasının anlamı çıkıyor.

Dengelerin her an değiştiği bir Orta Doğu'da, ABD'nin yıllar önce hazırladığı, sonra ülkelerin durumuna göre dizayn ettiği politikasının seyri gündemi zorluyor.

Her ne kadar; bir İran-İsrail füzeler savaşı senaryosu ortada dolaşıyorsa da, asıl düşmanın ABD ile İran'ın olduğu da hafızalardan silinmiyor.

Orta Doğu'nun “pimi çekilmiş bomba”ya benzemesinin birçok nedeni varken, aslında başta ABD ve AB ülkelerinden bazıları olmak üzere burada yaşayan bütün devletlerin büyük hataları ve günahlarının olduğunu belirtmek herkese düşüyor.

Sürece, çoğu ülkelere bağlı olan güç örgütlerinin de karışması Orta Doğu'yu ateşi bir türlü sönmeyen bir bölgeye çeviriyor.

Dünyada ki 54 kadar İslam ülkesinin içinde yer alan 22 Arap devletinin ayrı ayrı politikalar gütmesi ve menfaatlerini veya kazanımlarını koruma gayretkeşliğinin yanında İsrail'in daima tetikte olması ve “hassas durumlardan kendine görev çıkarması” zaten Orta Doğu'nun daima kargaşa içinde olmasına yetiyor.

Sözün kısası, Allah bir kez daha Türkiye'ye “15 Temmuz”lar göstermesin.

Bu arada, her sene olduğu gibi bir süre huzurunuzdan ayrılacağımızı belirtirken özür ve saygılarımızı da sunmamız icap ediyor…

Page 3

Источник: https://www.yenicaggazetesi.com.tr/geleneksel-ve-tamamlayici-tip-tek-basina-tamamlayici-degil-188132h.htm

Geleneksel Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları ve Hekim Davranışı

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp

Hekim olmayan kişilerin insan sağlığı ile ilgili yaptığı girişimler ve uygulamalar bilindiği gibi  net bir şekilde suçtur. Bu konuda vatandaşımızın elbette uyanık olması gerekir. Ama, Sağlık Bakanlığı da kamu sağlığı açısından olay taraf olmalıdır.

Benim dışımda diyerek bu olayı görmezden gelemez, kafasını kuma gömemez. Cumhuriyet  Savcılıkları da bu tür kişiler hakkında Kamu davası açması gerekir. Tarım Bakanlığı’ndan ruhsatlı (ek gıda yalanlarına sığınmış) bir takım formüller köşe başlarında açıktan satılmaktadır.

Elbette bunların ruhsat aşamalarında ve  piyasa aşamalarında analiz edilmesi, denetlenmesi ve izlenmesi gerekir. Bir de hiçbir şekilde ruhsatlı olmayan bir takım formüller veya uygulamalar çığ gibi yayılmış durumdadır. Bunların hiçbirisinin hekimlikle ilişkisi yoktur.

Hiçbir hekimin de bu tür uygulamalara insanımızı alet etmeyeceğini ve kendilerinin de bu tür uygulamaları yapmayacağını umuyorum.

Sağlıkta yeni oyun: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği!

Benim esas gündem konum ise Sağlık Bakanlığı’nın çıkardığı yönetmelikle tanımış olduğu ve izin verdiği 15 uygulamadır. Elbette neden böyle  bir yönetmelik  çıkardığı tartışmalıdır.

Sağlık Bakanlığı bu yönetmelikle;” bu uygulamaları disipline etmek, kontrol  altına almak istediğini” söylese de bence amaç gerçekleşmemiş ve konu aceleye gelmiştir. Bu tür uygulamalar çok tartışmalı iken geniş bir endikasyon tanımı yapılmıştır ve bu uygulamaların uygulama serbestliği artmış ve yaygınlaşmıştır.

Bu uygulamaları yapacak kişilerin eğitimi, eğiticisi, sertifikası konuları olgunlaştırılmadan her şeye serbestlik getirilmiştir.

Üstelik Sağlık Bakanlığı hastanelerinde uygulamaya başlanması çığ gibi yaygınlaşmasına fırsat vermiştir.

Kendi hastanelerini bile kontrol edemez iken, hastane dışındaki uygulamalarda  sınırsız bir serbestlik oluşmuştur.

Yönetmelikle bu uygulamaları disipline etmek şöyle dursun, serbestlik, curcuna, keyfilik artmıştır. Kimin  ne yaptığı belirsizdir. Bu haliyle durum bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir.

Sağlık Bakanlığı en hafif ifadeyle gereksiz aceleci  davranmıştır.
Sağlık Bakanlığı “Geleneksel ve Tanımlayıcı Tıp Uygulamaları” adı altında bir takım uygulamalara izin vermekte  neden acele etmiştir? Bir diğer soruda bu uygulamaların sınırsız  reklamları yapılır iken neden müdahale edilmemektedir?

Bu Tanımlamaların Anlamı Nedir?

Sağlık Bakanlığının çıkardığı yönetmelikte bu uygulamalar iki kavramla ifade edilmektedir; Geleneksel Tıp, Tamamlayıcı Tıp kavramı.

  • Geleneksel Tıp: Halk arasında yapıla gelen  geleneksel uygulamaları ifade etmektedir. Daha doğru tanımlamayla bunlara; geleneksel halk uygulamaları denebilirdi. Fakat  bunlara  tıp uygulaması demek bana doğru gelmemektedir. Bu nedenle “Geleneksel Tıp” isimlendirmesini doğru bulmuyorum. Buradaki uygulamaların bir kısmı Türk geleneğindendir. Fakat, bir kısmı ise Türk milleti ile alakası olmayan uygulamalardır. O zaman bizim geleneğimizden olmayan uygulamalara neden geleneksel diyoruz ve sahip çıkıyoruz?
  • Tamamlayıcı Tıp: Kavramı ise daha iddialı bir tanımlamadır. Bunu kabul etmek ise bana hiç doğru gelmiyor. Bu kavramı kabullenmek Tıp Fakültesinde okutulan ve tüm hekimlerin uyguladığı uygulamaları eksik kabul etmek ve bunu tamamlamak için bu uygulamaların kullanıldığını kabul etme anlamına gelmektedir. Bu hem bunu uygulayanı  hem de izin vereni sıkıntıya sokacaktır. Bunlar tamamlayıcı bir uygulama ise tüm hastalara mutlaka uygulanması gereken bir durumdur fikri  ortaya çıkar. Bu uygulama yapılmadan tedavi tamamlanmamış olması gibi bir durum ortaya çıkar ve hekimi, sağlık kuruluşunu, Bakanlığı sorumlu hale getirir.
  • Alternatif tıp kavramı ise daha farklı anlamlar ifade etmektedir. Bir şeyin alternatifi  olmak; iki ayrı seçenek durumu ifade eder. Farklı bir yolu ifade eder. Neyse ki  Sağlık Bakanlığı bu kavramı kullanmamıştır.

İnsanlar Neden Geleneksel veya Tamamlayıcı Uygulamaları Kullanmaktadır

Yapılan araştırmalar göstermektedir bir çok farklı nedenle bu tür uygulamalar kullanılmaktadır. Bu nedenlerin içerisinde iki neden öne çıkmaktadır.

1) Tıbbı Tedaviye Ulaşamamak

Tıbbı Tedaviye fiziksel nedenlerle veya ekonomik nedenlerle ulaşamamak en önemli nedenlerden biri  olarak gözükmektedir. Fakat günümüz Türkiye’sinde   fiziksel  veya ekonomik  nedenlerden dolayı tedavi hizmeti alamamak çok yaygın bir durum değildir.

Bu nedenle bu gerekçeyi   kabul etmek pek doğru olmayacaktır. Ulaşım imkanlarının arttığı günümüzde ve  genel sağlık sigortası var iken bir kişinin sağlık kuruluşuna ulaşamadığını söylemesi inandırıcı değildir.

Hatta bu tür uygulamalar kişiler için  ek ve cepten sağlık harcamalarına neden olduğu için vatandaşın bu hizmetleri  kullanmaması, hekimin de önermemesi gerekir. Çünkü bunlar ek sağlık harcamasına, özellikle de cepten sağlık harcamasına neden olmaktadır.

Birileri bundan para kazanırken vatandaşlar da sağlık adına cepten harcama yapmaktadır.

2) Tıbbı Tedaviden Sonuç Alamamak veya Çaresizlik

Bu hastalığından dolayı çaresizlik içerisindeki kişilerin  birilerinin önerisi  veya  kendi bulduğu bir uygulamayı tedavisi için denemesi durumudur. Kanser veya şikayetlerin arttığı kronik hastalık durumunda kişi çaresizlik içerisinde her şeyi denemektedir. Çaresizlik altında yapılan seçimler kişiseldir. Fakat bu seçimler kişinin sağlığına zarar verebilir.

Bu durumdaki kişiler aynı anda bir çok şeyi denediği için ortaya çıkabilecek olumlu veya olumsuz durumun  sebebi de belirsizdir. Bu uygulamaları  önermek olumsuz olarak bakıldığında kişiyi aldatmak, umut ticareti yapmak, ek kazanç elde etmekte olarak ta görülebilir.

Bunu bir hekimin iyi niyetli olarak önermesi için ise; uygulamaların bilimsel olması ve yöntemi her yönüyle bilmesi gerekir.

Bunların dışında  veya bunlara benzer başka nedenlerle kişiler bu tür uygulamaları denemektedir. Hekimlerin bir kısmı da bu uygulamalara inandığı veya başka nedenlerle hastalarına bu uygulamaları önermekte ve uygulamaktadır.

Uygulamaların Bilimselliği

Bu uygulamaların bilimselliği ile ilgili kanıtlar yetersizdir. Bazı yayınlarda bu uygulamalar ile ilgili makaleler vardır. Bunların çoğu özellikle geleneksel veya tamamlayıcı tıp dergilerindendir ve çoğu derlemedir.

Bilimsel olarak dizayn edilmiş kontrollü müdahale çalışmaları şeklinde araştırmalar yapılmalıdır.

Tek başına olgu sunumu şeklinde değil de, geniş çaplı kontrollü müdahale çalışması yapılması gerektiği ortadadır.

‘Geleneksel, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Yönetmeliği’

Bir maddenin ilaç olarak kabul edilmesi için; onun kökeni değil, geçirdiği aşamalar önemlidir.

Bir maddenin Laboratuvar çalışmalarından, hayvan deneylerinden sonra klinik çalışmalardan (Faz çalışmalarından) geçmeden ilaç olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Faz çalışmalarının hepsi randomize gruplara  ayrılmış kontrollü müdahale çalışmalarıdır.

Herhangi uygulamanın da insanda uygulanması için; önce hayvan deneyleri, sonra randomize kontrollü bilimsel çalışmalarla etkin olduğunu gösteren kanıtlara ihtiyaç vardır.

Bu Durumda Hekim Ne Yapsın

Unutmamalıyız ki  her hastaya bilimsel kanıta dayalı en iyi tedavi uygulanmalıdır. Her hastanın buna hakkı vardır. Bu nedenle Hekim hastasına vereceği  ilacın veya yapacağı uygulamanın  etkinliğini ve güvenliğini iyi bilmelidir. Bilmediği şeyleri kullanmamalı veya hastasına önermemelidir.

Bu uygulamalar için bilimsel kanıtlara bakılmalıdır ve bilimsel olmayan uygulamalar asla uygulanmamalıdır. Hekim daima kanıta dayalı kararlar vermeli ve uygulamalar yapmalıdır. Hekimler hastalarını iyi bilmediği konularda  yönlendirmemelidir.

Eğer bu  geleneksel veya tamamlayıcı uygulamaları uygulayacak veya önerecek ise; risklerini de, komplikasyonlarını da hastalarına anlatmalıdır.

Bu uygulamaların bir uzmanlık alanı olmadığı, sertifikalı eğitime dayanan bir uygulama olduğunu da hastalara anlatılmalıdır.

Bu uygulamalar kullanıldığında kişileri ceplerinden para harcadığı  için; yapılan harcamaların gerekliliği ve hasta yararı mutlaka göz önüne alınmalıdır. Kişilerin çaresizliği veya umudu sömürülmemeli, kişiler aldatılmamalı ve gereksiz harcama yaptırılmamalıdır.

 İşte tüm bu gerçeklerden sonra  Hekim; bu uygulamalarla  ilgili olarak kanıta dayalı tıp bilgisine ve vicdanına göre hareket etmelidir. Bilgisi yoksa bilmediğini söylemelidir.

Bu uygulamaları yapacak ise; öncelikle ilkemizin zarar vermemek olduğunu akala getirip, zarar vermediğinden emin olduktan sonra, bu uygulamaların ne kadar  yarar vereceğini de dikkate almalıdır.
Prof. Dr. Sefer AycanGazi Üniversitesi Tıp Fakültesisaycan@gazi.edu.tr

’dan takip için

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/geleneksel-tamamlayici-tip-uygulamalari-ve-hekim-davranisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.